ANTİBAKTERİYEL
BOYALARDA YENİ
YAKLAŞIMLAR
Ayşesin TELATAR KILIÇ
Antalya – 21.03.2014
Neden Mikroorganizmalar ?
Yaşamımızda önemli roller üstlenirler,
Hastalık ve ekonomik kayıplara neden olurlar,
Faydalı amaçlar için kullanabiliriz,
Kötü amaçlar içinde kullanılabilirler
BAKTERİ
Bitkilerle hayvanlar arasında ayrı bir canlı
kategorisi olarak tanımlanan tek hücreli
mikroskobik canlılardır.
•Bakterilerin ihtiyaç duydukları şartlar:
•Su
•Besin
•Uygun sıcaklık
•Uygun pH
•Boya ve kaplamaların üzerinde, nemli ve
organik kirlilik içeren ortamlarda bakteri
üremesi görülebilir.
KÜF MANTARI
Küf mantarı açık hava dahil olmak üzere
hemen hemen her yerde mevcuttur.
• Küf sporlarının tutunacakları yüzeylere
taşınma ve yüzey üzerinde yaşama
koşulları:
•Hava akımı
•Rüzgar
•Nem
•Kaplamadaki içeriğin besin olarak
kullanımı
•Genellikle koyu renkli noktalar şeklinde
kötü bir görüntüye sebep olarak kaplamaya
zarar verebilir.
Nemli zeminler olan her yüzeyde küf
mantarı oluşabilir, bunlara koltuk - halı battaniye - duvar - ahşap kaplamalar da
dahildir. Fakat mobilya - halı gibi
parçalar gerekirse kolayca yıkanabildiği
veya odadan çıkartılabildiği için sorunu
çözmek daha kolaydır.
Önemli olan binamızın bir parçası olan
duvarlarda küf oluşumunu engellemek
veya oluşmuş küf mantarını başarılı
şekilde ortadan kaldırmaktır.
Fark Nedir ???
“Antibakteriyel”
•Birçok alanında daha sık
duymaya başladığımız
•Bakterilerin üremesini
engelleyen veya bakterileri
öldüren” anlamına gelir
“Antimikrobiyel”
• Bakterilere ek olarak küf,
maya, hatta virüsler gibi diğer
mikroorganizmaları da
kapsayan bir bağlamda
kullanılmaktadır.
Antibakteriyel Çalışmaların Tarihçesi
İlk antibakteriyel çalışmaları bakır ve bakırın alaşımlarının yüzeye
emülsiyon olarak püskürtülmesiyle elde edilmiştir. Bu yüzeyler genellikle
yüksek aralıkta bakteri öldürmede başarılı olmuşlardır. Özellikle bakırın
E-coli, Staphylococcus aureus Staphylococcus, Clostridium difficile,
influenza A virus, adenovirus, ve mantar üzerindeki üreme önleyici özelliği
bu konunun ileri araştırmalara alınmasında çok yardımcı olmuştur.
Bakırın insan üzerindeki negatif etkileri üzerine, gümüş, kuarter amonyum
klorid ürünleri de piyasaya çıkarak antibakteriyel etken maddelerin
çeşitliğini artırmışlardır.
Günümüzde, bu etken hammaddeler haricinde birçok diğer
hammaddelerde piyasalarda etkinliğini kanıtlamış olarak satılmaktadır.
Etken Maddeler
Her tip ürünün antibakteriyel özellik kazanabilmesi için farklı etken madde
tiplerine ihtiyacı vardır. Buna basit bir örnek verilmesi gerekirse,
antibakteriyel sabunlar ile boyaların antibakteriyel etken maddeleri aynı
değildir. Bunun sebebi, kullanım şekillerinin farklılığıdır. Sabunlar, el
üzerindeki bol sulu ortamda var olan bakterilerin yok edilmesi üzerine
çalışırlar. Bu nedenle sabunların içerisine giren antibakteriyel ürünler çok
daha etkili ve konsantrasyon açısından güçlü hammaddelerdir. Bunun tam
zıttı olarak, boyalar, duvara sürüldüklerinde, bakteri olmayan yüzeylerinin
kuruması sonucunda var olan bakterisiz yüzeyi etkin maddelerle korumayı
amaçlarlar.
Uluslararası Normlar
Yüzeylerin antibakteriyel aktivitelerinin belirlenmesi için JIS(Japanese
Industrial Standards ) Z 2801 Japon normu geçerlidir. JIS Z 2801 2000
yılında yayınlanmış olsa da, uluslararası geçerliliği 2007 yılına tekabül eder.
Bu nedenle norm ISO 22196, JIS Z 2801 ile aynıdır . Testte, antibakteriyel
bir kaplama olmadan sporisid ve özdeş yüzey sistemi ile kaplanmış bir
yüzey E coli ve Staphylococcus aureus mikroorganizmaları ile şarj edilir .
JIS-Z-2801:2000 test metodunda ,antibakteriyal maddenin, bakteriler
üzerinde etkili olup olmadığı hakkında kanıtlayıcı bilgiler alınmaktadır.
Uygulamada Ülkesel farklılıklar
Günümüzde, ülkelerin antibakteriyel yüzeylere karşı bakış açıları çok
farklıdır. Uluslararası JIS Z 2801 normu bütün ülkelerde geçerlidir; fakat
ruhsatlandırma konusunda ülkelerin bakış açıları birbirinde çok farklıdır.
Almanya’da Blue Angel “antibakteriyel yüzeye sahip ürünlerin
kategorilenmesi” sistemi altında ürünlerin gösterdiği antibakteriyel
performansları kategorize eder. Bu kategorilere göre yetkinlik veren Blue
Angel, satınalım ve sağlık bilincini tamamiyle müşterilerin sorumluluğuna
bırakır. Buna tamamiyle zıt bir örnek olarak, İngiltere’de antibakteriyel
ürün üreticilerinin üretim sertifikalarına bir ek ithaf edilir, ve sadece bu
üreticilerin antibakteriyel ürün satmaları sağlanır.
Türkiye’deki durum
•Türkiye’de yakın zamana kadar “Antibakteriyel” kelimesi her sektörde,
reklam amaçlı, bilinçsizce kullanılan bir ifadeydi.
•2009 yılı sonunda çıkan Biyosidal Ürünler Yönetmeliği ile bu tip
ifadelerin kullanımında sadece etkinliğini ispat eden ürünlerin bu
iddialara sahip olması gündeme gelmiştir.
•Boya ve kaplama üreticileri, uluslararası kabul görmüş test metodları ile
etkinliği kanıtlanan, çeşitli aktif maddeleri içeren özel ürünler
(müstahzarlar) geliştirmektedir.
•Geliştirilen ürünler Türkiye’de kabul gören JIS Z 2801 Japon metodu ile
Sağlık Bakanlığının onayladığı Üniversitelerde test ettirilmektedir.
Biyosidal ???
Biyosidal Latince kökenli bir kelime olup biyo - canlı ve sidal - öldürmek
kelimelerinden oluşmuş ve anlamı canlı öldüren demektir.
Bakteri, virüs, mantar, böcek, sinek, fare gibi tek hücreli yada çok hücreli
mikroorganizmalar ile mücadele için kullanılan kimyasal ya da biyolojik
preperatların tamamı “biyosidal” olarak nitelendirilmektedir. Kullanım
amacına göre “dezenfektan, antiseptik, antiviral, insektisit, rodentisit,
antibakteriyel” gibi isimler almaktadır.
Sağlık Bakanlığı’nın üreticiler için biyosidal ürün tanımı ise şöyledir: Bir
veya birden fazla aktif madde içeren, kullanıma hazır hâlde satışa
sunulmuş, kimyasal veya biyolojik açıdan herhangi bir zararlı organizma
üzerinde kontrol edici etki gösteren veya hareketini kısıtlayan,
uzaklaştıran, zararsız kılan, yok eden aktif maddeleri ve müstahzarları
ifade eder.
Antibakteriyel/Antimikrobiyel yüzeyler
Yapıldığı malzemenin yüzeyinde, üreme yetisi olan mikroorganizmaların
bu etkinliğini önleyen ya da azaltan özel ajanlar içerirler.
Bu tür yüzeylerin yaygın olduğu alanlar klinikler , sanayi, ve hatta evler de
dahil olmak üzere çeşitli ortamlardır.
Amerika Birleşik Devletleri'nde 2008 yılı istatistiklerine göre yaklaşık
100.000 ölüme sebep olmuş, hastane ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde
etken rol üstlenmişlerdir.
Antibakteriyel ve Antimikrobiyel
Uygulamalar
•Mikroorganizmaların neden olduğu
hastalıklar nedeniyle bilinçlenen
tüketiciler son yıllarda evlerimizin yaşam
alanlarında, özellikle hastane, kreş,
çocuk odaları gibi ortamlarda
Antibakteriyel ve Antimikrobiyel
malzemeler talep etmektedir.
Boyadaki yaklaşımlar
•Tüm bu mekanlarda diğer malzemelerin
yanında ,duvarlarda yaşam alanımızın
ayrılmaz bir parçası olduğundan ,Boya
üreticileri bu konuda harekete geçmiş ve
Antibakteriyel ve Antimikrobiyel boyalar
üretmeye başlamıştır.
Boyadaki yaklaşımlar
Günümüzde ameliyathanelerin ,
yoğun bakım ünitelerinin duvar
yüzeylerinde, nefes alabilen su
bazlı antibakteriyel/antimikrobiyel
boya veya kolay temizlenebilen
epoksi boya istenirken,
bunun bir adım ötesi olan su bazlı
antibakteriyel /antimikrobiyel
Epoksi boyalar özel şartnamelere
girmiş bulunmaktadır.
Neden Antibakteriyel- Antimikrobiyel Boyalar ??
•Hastane, okul, toplu yaşam alanlarının hijyen değerinin artmasında,
•Ev, iş yeri gibi özel yerlerin temizlik malzemelerinde maliyet avantajı
yaratmaktadır.
•Ürünler arasından kullanım amacına uygun, hedef mikroorganizmalara
karşı etkin, doğru ürünü seçmek tüketiciler açısından önem
kazanmaktadır.
•Bu bağlamda ürünlerin bakanlık tarafından öncelikli olarak
ruhsatlandırılması , tüketicilerin amacına uygun seçimi yapmalarını
kolaylaştıracaktır.
TEŞEKKÜRLER
Download

Ayşesin TELATAR KILIÇ