T.C.
KOCAELİ
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/734
YÜRÜTMENİN DURDURULMASINI
İSTEYEN (DAVACI): Işıtan ÖNDER'e velayeten babası Mustafa ÖNDER, annesi Ayşe ÖNDER
VEKİLİ: Av. Necmiye ŞABBAZ
Aziziye Mahallesi Cinnah Caddesi Willy Brant Sokak No:13 - Çankaya Çankaya/ANKARA
KARŞI TARAF (DAVALI): İzmit Kaymakamlığı - İzmit/KOCAELİ
İSTEMİN ÖZETİ: Davacılar tarafından,Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Gazi Anadolu Lisesi 12/A sınıfı
öğrencisi olan çocuğunun kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16/06/2014 tarih ve 252 sayılı
davalı idare işleminin; disiplin cezası tesis edilirken mevzuatta öngörülen usule uyulmadığı, ifadesinin
müdür yardımcısı tarafından alındığı, rehberlik servisinin görüşünün alınmadığı, tanık dinletilmediği,
isnat edilen eyleminceza gerektirmediği, cezanın dayanağı olan madde kapsamında
değerlendirilemeyeceği, disiplin cezası verilmesiyle okul birinciliğinin kaybedildiği ileri sürülerek
iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Davacıların çocuğu hakkında tesis edilen disiplin cezasına ilişkin
soruşturmasürecinin usule uygun bir şekilde sonlandırıldığı, ilgili kişi tarafından yapılan konuşmanın
siyası içerikli bir konuşma olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Kocaeli 2. İdare Mahkemesi'nce dava dosyası incelenerek yürütmenin
durdurulması hakkındaişin gereği görüşüldü:
Dava,davacılar tarafından,Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Gazi Anadolu Lisesi 12/A sınıfı öğrencisi
olan çocuğunun kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16/06/2014 tarih ve 252 sayılı davalı idare
işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27 nci maddesinin değişik 2 nci fıkrasında,
"Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız
zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi
durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe
göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari
işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması
alınmaksızın da durdurulabilir. Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama,
görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla
etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin
hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç
veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali
istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı
verilemez." hükmüne yer verilmiştir.
07.09.2013 tarihli 28758 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğegiren Milli Eğitim
Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin Disiplin Cezasını Gerektiren Davranış ve Fiiller
başlıklı 164.maddesinin 2.fıkrasının (c) bendinde, kişileri veya grupları dil, ırk, cinsiyet, siyasi
T.C.
KOCAELİ
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/734
düşünce, felsefi ve dini inançlarına göre ayırmayı, kınamayı, kötülemeyi amaçlayan davranışlarda
bulunmanın veya ayrımcılığı körükleyici semboller taşımanın okuldan kısa süreli uzaklaştırma
cezasını gerektiren fiil ve davranışlar arasında sayılmış olup, Ceza Takdirinde Dikkat Edilecek
Hususlar başlıklı 168.maddenin 3.fıkrasında, öğrencinin daha önce ceza almamış olması, derslerinde
başarılı olması ve davranışlarının olumlu olması durumunda rehberlik servisinin görüşü de alınarak bir
alt ceza verilebileceği kuralına yer verilmiştir.
Disiplin cezaları, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasanın 38. maddesindeki suç ve cezalara
ilişkin kurallara tabi tutulmuşlardır.
"Kanunsuzsuçvecezaolmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin
tanımının yapılması veyasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer
vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun
karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kişinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin
açık bir şekilde ortaya konulması da zorunlu olup,sözkonusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma
uymuyorsa verilen disiplin cezasınınhukuka aykırı olacağı açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Gazi Anadolu Lisesi 12/A sınıfı
öğrencisi olandavacıların çocuğununnot ortalaması bakımındanokul birincisi olması münasebetiyle
2013-2014 eğitim ve öğretim yılımezuniyet töreninde okul idaresi tarafından denetlenmiş konuşma
metninin dışına çıkarak Ülkemizde son zamanlarda meydana gelen toplumsal olaylarda hayatını
kaybeden bazı vatandaşlar ile Manisa İli, Soma İlçesinde meydanagelen maden kazasına atıfta
bulunarak siyasi içerikli konuşma yaptığından bahisle okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezası ile
cezalandırılmış ise de bir alt ceza uygulanmak suretiyle kınama cezası verilmesi üzerine bu cezanın
iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dava konusu olayda, davacıların çocuğunun 12/06/2014 tarihinde okul bahçesinde yapılan
2013-2014 eğitim ve öğretim yılı mezuniyet töreninde konuşma metninin dışına çıkarak Ülkemizde
son zamanlarda meydana gelen toplumsal olaylarda hayatını kaybeden bazı vatandaşların isimlerini
anarak söz konusu vatandaşların eğitim ve yaşam haklarının gasp ediliğini ve Manisa İli, Soma
İlçesinde meydana gelen maden kazada hayatını kaybedenmaden işçilerinin çocuklarına Devletin ya
da maden şirketinin sahip çıkmadığını ölümlerinden de sorumlu olduğunu belirterek konuşmasını
bitirdiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü ile dava konusu olayın birlikte
değerlendirilmesinden; bir öğrenci hakkında okuldan kısa süreli uzaklaştırma cezasıverilebilmesi için
öğrenciye isnat edilen eylem dolayısıyla kişilerin veya grupların sahip olduğu dil, ırk, cinsiyet,
benimsediği siyasi düşünce, felsefi ve dini inançlarına göre ayrılması, kınanması, kötülenmesi
amacıyla davranışta bulunmak gerektiği, olayda ise davacıların çocuğu tarafından her hangi bir kişi ya
da grubakarşı, söz konusu kişilerin veya grupların yukarıda sayma yolu ile belirtilen ve sahip olduğu
ya da benimsemiş olduğu değerleri dolayısıyla ayrıma tabi tutulması, kınanması veya kötülenmesi
maksadıyla her hangi bir eylem ya da davranışta bulunulmadığı,diğer bir ifadeyle, isnat edilen eylemin
Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliğinin 164.maddesinin 2.fıkrasının (c)
bendiyle örtüşmediği ve disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği sonucuna
varılmıştır.
T.C.
KOCAELİ
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/734
Bu durumda, Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Gazi Anadolu Lisesi 12/A sınıfı öğrencisi
olandavacıların çocuğunun bir alt ceza uygulanmak suretiyle okuldan kısa süreli uzaklaştırma
cezasının yerinekınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata
uyarlık görülmemiştir.
Öte yandan, Danıştay 5. Dairesi'nin 16/04/2014 tarih ve E:2014/470 sayılı kararında da
belirtildiği gibi dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu saptanmasına rağmen uygulamanın
sürdürülmesi, tüm eylem ve işlemleri hukuka uygunluk karinesine dayanan hukuk devleti ilkesine
aykırı bir durum yaratacak, davacı yönünden telafisi güç zarara neden olacaktır. Zira işlemin
yürütmesinin durdurulmasına karar verilmemesi halinde, hukuka aykırı bulunan işlemin etki alanına
bağlı olarak ilgili açısından oluşacak zarar, işlemin uygulanmasına devam olunmasıyla artacak,
yargılamanın sonunda verilecek iptal kararı ile önceki halin iadesi zorlaşacaktır.
Diğer taraftan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 13. maddesinde düzenlenen etkili başvuru
yolunun var olup olmadığının değerlendirildiği uyuşmazlıklarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi,
yargısal denetimi yapan Mahkemenin, hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişinin başvurusu halinde
makul sürede ihlali giderebilecek ve sonuçlarını tamamen askıya alabilecek bir giderim yolu
sağlamasının zorunluluğuna vurgu yapmaktadır. (13 Aralık 2012 tarihliKararı De Souza Ribeiro Fransa Kararı)
Ayrıca,Jabari-Türkiye Kararıyla iç hukukta yer alan iki şartın birlikte gerçekleşmesini arayan
ve bu şartlar gerçekleşmediği için yürütmenin durdurulması talebini reddeden idare mahkemesi kararı
nedeniyle Ülkemizin Sözleşmenin 13.maddesini ihlal ettiğine hükmedilmiştir. 11.07.2000 tarihli bu
kararda, hukuka aykırı olduğu tespit edilen işlemin, sonuçlarının bu tespitin yapıldığı tarihte ve
mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde ortadankaldırılmasının gerekliliğine vurgu yapılmıştır. 6
Haziran 2013 tarihli Muhammed-Avusturya Kararında da, idari otorite veya mahkemenin hukuka
aykırılık ve hak ihlalini tespit ettiği anda bu ihlali gidermesi gerektiği belirtilmektedir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Danıştay kararları
dikkate alındığında açıkça hukuka aykırı olduğu tespit edilen idari işlemin yürütmesinin durdurulması
isteminin Anayasanın 90. maddesi uyarınca kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde
telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 Sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın
yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde Sakarya Bölge İdare
Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere 14/07/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
Başkan
SALİM CİVAN
38446
X
(X) KARŞI OY :
Üye
RECEP ŞENDİL
100513
Üye
ABDULLAH SEÇİL
ÇALIKAN
124801
T.C.
KOCAELİ
2. İDARE MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/734
Dava,davacılar tarafından,Kocaeli İli, İzmit İlçesi, Gazi Anadolu Lisesi 12/A sınıfı öğrencisi
olan çocuğunun kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16/06/2014 tarih ve 252 sayılı davalı idare
işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında; idari
mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve
işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin
savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin
durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; 2577 sayılı Kanun'un yukarıdaaktarılan 27. maddesinin 2.
fıkrasında belirtilen şartların birliktegerçekleşmediği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerektiği görüşüyle,
yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne dair Mahkememizin sayın çoğunluk kararına
katılmıyorum.
Başkan
SALİM CİVAN
38446
Download

tc kocaeli 2. idare mahkemesi esas no : 2014/734 - Eğitim-Sen