A BÜLTEN- MAYIS /2014
#SOMA
17. ARAŞTIRMA ZİRVESİ
SEKTÖRDEN HABERLER
SEKTÖRDEN HABERLER
TÜAD AKADEMİ
GÜNCEL ARAŞTIRMA
KİTAP VE FİLM ÖNERİSİ
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 1
ÜLKEMİZİN VE MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN
Soma'da yaşanan ve ülkemizi derinden üzen maden kazasında yaşamını yitiren
işçilerimizin, ailelerine başsağlığı, yaralı kurtulan işçilerimize acil şifalar diler;
göçük altında kurtarılmayı bekleyen madencilerimizden sevindirici haberlerin
gelmesini temenni ederiz.
Türkiye Araştırmacılar Derneği
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 2
17. ARAŞTIRMA ZİRVESİ'NDE "DEĞER VE DÖNÜŞÜMÜ TARTIŞILDI
Türkiye Araştırmacılar Derneği (TÜAD) on
yedincisini düzenlediği Araştırma Zirvesi'nin ilk
gününde değer ve dönüşüm masaya yatırılırken
çok sayıda konuşmacı panellerde bilgi ve
deneyimini ortaya koydu. TÜAD Başkanı Vural
Çakır sektörün dünyadaki büyüklüğünün 39 milyar
dolar olduğunu ifade ederken TÜİK Başkanı Birol
Aydemir ise yılda 2464 istatistik yayınladıklarını
belirtti.
Türkiye’deki araştırma sektörünün büyüklüğü 200 milyon dolar !
Zirvenin açılış konuşmasını yapan TÜAD Başkanı Vural Çakır, toplantıda yaptığı sunumda
yüksek araştırma değeri kavramına dikkat çekti Çakır; “ İş sonuçlarına etki yapma kapasitesi,
hız, yenilikçilik, bölgesel merkez olmak ve güçlü öz denetim yüksek araştırma değerinin
önemli kıstasları. ESOMAR verilerine göre dünyada araştırma sektörünün büyüklüğü 39
milyar dolar ve %2,5 büyüme oranına sahip. Türkiye’de ise sektörün ölçülebilir rakamlara
göre 200 milyon dolar. Bu performansta dünya sıralamasında 27. sırada yer alıyoruz. 2023
vizyonumuza göre ortalama %15 civarında büyürsek 1 milyar doların üzerine çıkabiliriz.”
dedi.
Dünyada neler konuşuluyor?
TÜİK Başkanı Birol Aydemir ise zirvede yaptığı konuşmada
sağladıkları verilerin hepsinin ‘resmi istatistik’ olduğuna dikkat
çekti. Yılda 2464 adet istatistik yayınladıklarının altını çizen
Aydemir, 2005 yılında kendileri için çıkartılan kanundan sonra
modern ve çağdaş bir düzenlemeyle yollarına devam ettiklerini
söyledi. Aydemir; “ Kamu kuruluşlarında hala istatistik birimi
olmayanlar var. Bu yerler için gerekli yazışmaları yapıp, istatistik
birimi kurmaları için destek olmaya çalışıyoruz.” diye konuştu. Özel
sektör ve kamu arasında istatistikle ilgili iş birliği alanlarına da
değinen Aydemir, kamunun ilerideki dönemlerde özel sektörden
yardım alabileceğini, TÜİK’in bazı araştırmalarını özel şirketlere
yaptırabileceğini ve özel sektörün de resmi istatistik üretiminde yer
alabileceğini belirtti.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 3
17. ARAŞTIRMA ZİRVESİ'NDE "DEĞER VE DÖNÜŞÜM” TARTIŞILDI
Zirvenin ikinci günü Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin
"Uluslararası Pazarlarda Fırsatlar ve Markalaşmak" konulu konuşması ile başladı TİM Başkanı
Mehmet Büyükekşi, ülkelerin markalara ve katma-değerli ürünlere dayalı ihracat
stratejilerinin, uzun vadede rakiplerine karşı kalıcı bir üstünlük kurmalarını sağladığını belirtti.
Markalaşmada 2023 Hedefi…
Türkiye’nin markalaşma konusunda sahip olduğu büyük potansiyele dikkatleri çeken
Büyükekşi, konuşmasında Türkiye’nin artan marka değerine vurgu yaptı. Türkiye’nin
markalaşma konusundaki gücüne yürekten inandığını belirten Büyükekşi; “2023 Türkiye
İhracat Stratejisi’nde
Meclisimiz sorumluluğunda takip ettiğimiz ‘Türk Markalarının Bilinirliğinin Artırılması”
stratejik hedefi doğrultusunda 2013 yılı için belirlenen performans göstergelerinin üzerinde
bir başarı sergiledik. Bu kapsamda, Ulusal Marka Endeksi 2013’e göre Türkiye 19.sırada yer
alıyor. 2023 yılında 15. sırada olmayı hedefliyoruz.” dedi. Büyükekşi, ülkelerin markalara ve
katma-değerli ürünlere dayalı ihracat stratejilerinin, uzun vadede rakiplerine karşı kalıcı bir
üstünlük kurmalarını sağladığını belirtti.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 4
17. ARAŞTIRMA ZİRVESİ'NE İLİŞKİN BAZI HABERLER
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 5
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 6
SEKTÖRDEN HABERLER
Yöntem Araştırma'nın Genel Müdürü Bülent Gündoğmuş, 30 yıllık profesyonel çalışma
hayatına son verdi. Bu kararını TÜAD'la paylaşan Bülent Gündoğmuş'un sektöre veda
mektubu;
Bilginin Sınırların(d)a Yolculuk…
"Çocukluğumda çok sevdiğim sürgülü kapağı olan tahta kalem kutumun içindeki tüm
kalemlerimi, üzerinde ince ve sonradan oldukça değerli olduğunu öğrendiğim bir halı
bulunan sedirin üzerine döker ve her birini asker gibi belli bir sıraya dizip savaş düzeni alan
bir ordu haline getirirdim. Sonra da 10-15 kişilik bu orduyu, bazı yerlerinden katlayarak çeşitli
dağ silsileleri oluşturduğum halının üzerinde ellerimle hareket ettirerek hayalimde yürütür,
dağların arkasına sakladığım düşman kalemlerle savaştırırdım. Bazen dağların arkasına
saklanan kalemler dost güçler olur, orduya gerilla taktikleriyle saldırırlardı.
Hep düşünmüşümdür; oynadığım bu oyun benim bir araştırmacı olacağımın işareti miydi
acaba? Şunun için söylüyorum; kalem benim hep silahım olmuş, yaşamımı onunla
kazanmıştım.
Bazı anlar vardır, konuşmak istediğimiz halde ağzımızdan her hangi bir kelime çıkarmakta
zorlanır, boğulur gibi oluruz; işte o gün böyle bir durumdaydım; sanki yeri doldurulamaz bir
yakınımı kaybetmiş gibi…
Ayrılma kararımı, Yöntem’deki çalışma arkadaşlarıma açıklarken duyduğum üzüntüyü
açıklayabilmem çok zor. Dile kolay, tam 25 yıl, yani çeyrek asır, her sabah arabama binmiş,
aklımda o günün programıyla çok sevdiğim işime gitmiştim. Meslekteki kariyerim ise 30 yılı
geçmişti. Toplantıya katılan hiç kimsede çıt yoktu ve herkes sonsuz bir bekleyiş içinde
ağzımdan dökülecek kelimeleri merak ediyordu.
Sonra, uzun uzun konuştum. Zaman hızlanmış, normal seyrine girmişti. Kısmen de olsa
yorulduğumu, 30 yılı aşan profesyonel çalışma hayatıma son vermemin doğal karşılanması
gerektiğini, artık, araştırmacılıktan kopmasam da bu mesleğe daha başka düzeylerde ve
yazarak - teorik ve felsefi – hizmet vermek istediğimi ve bir süreden beri tekrar merak
sardığım edebiyat ve sanatla ilgileneceğimi anlattım.
Daha sonra, kendisini çocukluktan tanıdığım Mehmet ile eşi Sevim söz aldılar. Her ikisinin de,
Yöntem’i devam ettirmekten onur duyacaklarını ifade ederken gözlerinde beliren pırıltı bu
ifadelerinin delili gibiydi.
Ve sevgili meslektaşlarım, sizlerin de unutmamanızı istediğim bir şey var: “Araştırma bilginin
sınırlarında yapılan heyecanlı bir yürüyüştür.” Bu heyecan yüreğinizden hiç eksik olmasın"
Bülent Gündoğmuş
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 7
TÜİK 88 YAŞINDA
TÜİK’in kuruluşunun 88. yılı ve Türkiye İstatistik günü Ankara'da kutlandı. Kutlama TÜİK
binasında kurum yöneticileri ve diğer kamu kuruluşları temsilcilerinden oluşan geniş bir
katılımla yapıldı. Açılış konuşmaları TÜİK Başkanı Birol Aydemir ve Başbakan yardımcısı Ali
Babacan tarafından yapıldı. Aydemir, TÜİK’in kuruluşundan bu yana sağladığı gelişmeleri
özetleyerek önümüzdeki dönem hedeflerini paylaştı. Başbakan yardımcısı Babacan bilgi
üretimine olan ihtiyacın arttığını belirterek önümüzdeki dönemde TÜİK’in yolsuzluk algısı,
adalet algısı gibi alanlarda da kapsamını cesaretle genişletip güvenilir araştırmalar
yapmasının önemine değindi. Ayrıca, Bakanlıkların idari istatistikler ve bunlara bağlı ölçerek
yönetme sistemine daha fazla önem vereceğini belirtti. Kamu yöneticilerinin vatandaşları
müşteri gibi görmeleri ve düzenli olarak memnuniyet ölçümü yapmaları gerektiğine değindi.
Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen panelde ilk konuşmayı TÜAD Başkanı Vural Çakır
yaptı. Araştırma sektörü ve TÜİK arasında bir kan bağı bulunduğunu belirten Çakır, TÜAD ve
TÜİK arasında ilişkilerin gelişmesine çok önem verdiklerini ve TÜİK’i de özenle
desteklediklerini belirtti. Kamunun araştırma sektörünü ve TÜAD’ı daha iyi tanıması
gerektiğini belirten Çakır, konuşmasında TÜAD’ın çalışmalarını özetleyerek taleplerini ve
ortak çalışma alanları konusundaki önerilerini aktardı.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 8
BAYKUŞ ÖDÜLLERİNE BAŞVURULAR BAŞLADI!
Türkiye Araştırmacılar Derneği’nin, araştırma sektöründeki başarılı pazar, pazarlama ve sosyal
araştırmaları ödüllendirmek ve araştırma şirketleri, araştırma verenler ve veri toplama şirketleri
arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla düzenlediği Baykuş Ödülleri'ne başvurular başladı.
Geçen yıl Meraklı Baykuş, Usta Baykuş, Vizyoner Baykuş, İçgörülü Baykuş, İnovatif Baykuş ve
Sosyal Baykuş olmak üzere toplam 6 kategoride verilen ödüllere bu yıl "Genç Baykuş" adıyla
yeni bir kategori daha eklendi. Genç Baykuş kategorisine 1984 yılı sonrası doğmuş olan genç
araştırmacılar, yönettikleri projeler ile başvuru yapabilecekler.
2 Mayıs'ta başlayan başvuru süreci 18 Temmuz'a kadar devam edecek.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 9
TÜAD AKADEMİ MAYIS AYI EĞİTİMLERİ
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 10
TÜAD AKADEMİ MAYIS AYI EĞİTİMLERİ
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 11
GÜNCEL ARAŞTIRMA
TÜİK tarafından Türkiye genelinde 125 bin 720 hanede yapılan "2013 Yılı Yaşam Memnuniyeti
Araştırması'ndan bazı çarpıcı sonuçlar;
Mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı geriledi
2012 yılında bu oran yüzde 61 iken 2013 yılında yüzde 59'a geriledi. Mutsuz olduğunu beyan
eden bireylerin oranı ise 2012 yılında yüzde 10.2 iken 2013 yılında yüzde 10.8 oldu.
Kadınlarda mutluluk oranı, 2012 yılında yüzde 62.8 iken 2013 yılında yüzde 61.9, erkeklerde ise
2012 yılında yüzde 59 iken 2013 yılında yüzde 56.1 oldu. 2013 yılında mutsuz olan kadınların
oranı yüzde 9.1'den yüzde 9.6'ya yükselirken, erkeklerde yüzde 11.3'ten yüzde 11.9'a yükseldi.
Gençler daha mutlu
Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyine bakıldığında, mutluluk oranı en yüksek yüzde 65.1 ile 1824 yaş grubunda, en düşük mutluluk oranı ise yüzde 54.5 ile 45-54 yaş grubunda gerçekleşti.
2013 yılında 25-34 yaş grubunda mutluluk oranı yüzde 60.3, 35-44 yaş grubunda yüzde 55.1, 4554 yaş grubunda yüzde 54.5, 65 yaş üstünde yüzde 63.4 oldu.
Evliler daha mutlu
Evli bireylerin, evli olmayanlara göre daha mutlu olduğu görüldü. Evli bireylerin 2013 yılında
yüzde 61.3'ü mutlu iken, evli olmayanlarda bu oran yüzde 53.6 olarak gerçekleşti. 2012 yılında
bu oran evlilerde yüzde 63.9, bekarlarda yüzde 52.9 düzeyinde gerçekleşmişti.
Bireyleri en çok aileleri mutlu etti
Kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 73 olurken, bunu
sırasıyla; yüzde 12.9 ile çocuklar, yüzde 5.2 ile eş, yüzde 2.9 ile anne ve baba, yüzde 2.5 ile
kendisi, yüzde 1.7 ile torunlar ve yüzde 1.9 ile diğer nedenler takip etti.
Mutluluğun kaynağı olan değerler arasında ilk sırada "sağlık" yer aldı
Kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı yüzde 68 olurken, bunu
sırasıyla; yüzde 15.2 ile sevgi, yüzde 8.6 ile başarı, yüzde 4.1 ile para, yüzde 2.3 ile iş ve yüzde1.8
ile diğer nedenler takip etti.
Eğitimli insanlar daha mutlu
Yükseköğretim mezunu olanlarda mutluluk oranı yüzde 62.5 iken, bunu sırasıyla; yüzde 59.8 ile
ilkokul, ilköğretim veya orta okul, yüzde 58.4 ile lise ve dengi okul, yüzde 57.3 ile bir okul
bitirmeyenler takip etti.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 12
GÜNCEL ARAŞTIRMA
Kamu Hizmetlerinden Memnuniyet Arttı
Bireylerin kamu hizmetlerinden genel memnuniyet düzeylerine bakıldığında, 2013 yılında en
yüksek memnuniyet oranı yüzde 79.4 ile asayiş hizmetlerinde gerçekleşti. Bunu sırasıyla; yüzde
76.4 ile ulaştırma yüzde 74.7 ile sağlık, yüzde 69.7 ile eğitim, yüzde 69.6 ile Sosyal Güvenlik
Kurumu ve yüzde 52.8 ile adli hizmetlerden memnuniyet takip etti.
Bireylerin yüzde 77'si kendi geleceklerinden umutlu
Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2012 yılında yüzde 76.6
iken 2013 yılında yüzde 77 oldu. Kendi geleceklerinden umutlu olan kadınların oranı, 2012
yılında yüzde 76.9 iken 2013 yılında yüzde 77.5, erkeklerin oranı ise 2012 yılında yüzde 76.3 iken
2013 yılında yüzde 76.5 oldu.
Kaynak: http://www.tuik.gov.tr
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 13
AYIN FİLM ÖNERİSİ
FİLM: IMAGINE
32.
Uluslararası
İstanbul
Film
Festivalinde
gösterilen, İngiltere-Portekiz-Fransa ortak yapımı olan
filmde pek çok ülkeden görme özürlü çocukların
bulunduğu klinikte kendisi de görme özürlü olan Ian'ın
çocuklara verdiği oryantasyon eğitimini işlenmekte.
Ian; baston kullanmayı reddetmekte ve kendince
bulduğu yöntemlerle kimi zaman küçük kazalar geçirse
de hayatını sürdürmektedir. Ancak Ian'ın yöntemleri
kliniğin doktoru tarafından hoş karşılanmamakta, ve
doktor, Ian'ın
çocuklar için tehlike olacağını
düşünmektedir.
Sıra dışı eğitim yöntemleriyle meşhur olan Ian, tüm öğrencilerin hayatını değiştirir. Ian sesler ve yankılar
aracılığıyla bir nevi görmeyi sağlamaktadır. Ian bu yöntem sayesinde baston kullanmayı bırakmış ve tıpkı
gören bir insan gibi hareket ederek şehirde tek başına dolaşabilmektedir.Film bir taraftan görmenin
insan için büyük bir lütuf olduğu hatırlatırken, bir taraftan da görebilen ama pek çok şeyi görmeyen
insanlara da dikkat çekmekte.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 14
AYIN KİTAP ÖNERİSİ
İnsanların alışveriş ve yaşam tarzlarını anlayabilmek için
kültür ve kültürün yarattığı kodlardan yola çıkan “Kültür
Kodu” isimli kitap çekici ürünler yaratmak, başarılı
pazarlama kampanyaları geliştirmek ve her şeyden önce ise
dünyadaki insanların hareketlerini anlamamız için gerekli
kapıyı aralıyor.
Clotaire Rapaille kitabında kültürün ve kültürel farklılıkların
insanların yaptıkları ve yapmadıkları şeyler üzerinde
olağanüstü bir güce sahip olduklarını birçok farklı ülke
(Amerika, Almanya, İngiltere, Fransa, vb.) ve birçok farklı
marka (Procter & Gamble, IBM, Chrysler, Ford, Disney,
Dior, Nestle, vb.)üzerinden bizlere anlatarak dünyayı
anlamamıza ışık tutuyor.
“Kültür kodu” kavramını “Herhangi bir şeye (araba, yiyecek, ilişki ya da ülke olabilir) içinde
bulunduğumuz kültür aracılığıyla yüklediğimiz anlamdır.” şeklinde tanımlayan Clotaire
Rapaille, kültürel kodları ortaya çıkarırken kullandığı beş yöntemi de kitabında ayrıntılı olarak
açıklıyor. İşte Rapaillle’nin beş ilesi;





Birinci İlke: İnsanların söylediklerine inanamazsınız.
İkinci İlke: Herhangi bir şeyi öğrenmek için gereken enerji duygudur.
Üçüncü İlke: Mesajı içerik değil, yapı verir.
Dördüncü İlke: Zamanda etki için bir pencere vardır ve etki kültürden kültüre değişir.
Beşinci İlke: Belirli bir kültürde bir etkinin anlamını anlamak için o etkinin kodunu
öğrenmeniz gerekir.
“Kültür Kodu” isimli kitap bu 5 ilke çerçevesinde aşağıda yer alan kodların; ülkeden ülkeye
nasıl değiştiğini ve bu kodların hayatlarımızı ve alışveriş tarzımızı ne şekilde yönlendirdiğini
ayrıntılı bir şekilde ele alıyor.









Aşk, baştan çıkarma ve seks kodları
Güzellik ve şişmanlık kodları
Sağlık ve gençlik kodları
Aile evi ve akşam yemeği kodları
Çalışma ve para kodları
Kalite ve mükemmellik kodları
Yemek ve alkol kodları
Alışveriş ve lüks kodları
Amerika’nın diğer kültürlerdeki kodları
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 15
AYIN KİTAP ÖNERİSİ
Kültür Kodu'nda neler bulacaksınız

















Kültür kodunu anlamak bize son derece yeni bir araç kazandırır; eğer isterseniz,
kendimizi ve davranışlarımızı anlamaya yarayacak bir gözlük.
Kodları bir kez öğrendiğinizde; artık hiçbir şey eskisi gibi görünmeyecek.
İlgi alanları ve tercihlerine yönelik sorular sorulduğunda, insanlar soru soranın
duymak istediğine inandıkları yanıtları verme eğilimindedirler.
Çoğu insan, yaptığı şeyleri neden yaptığını bilmez.
Duygular, öğrenmenin ve etkinin anahtarlarıdır. Duygu ne kadar güçlü olursa, tecrübe
o kadar açık biçimde öğrenilir.
Önemli olan şey, hikâyenin yapısı, farklı unsurlar arasındaki bağlantıdır.
En keyfi eylemlerimiz bile, zihinsel otoyollarımızda çıktığımız yolculukların bir
sonucudur.
Kültürler süreç içinde doğar ve evrim geçirir, ancak değişme oranı buz gibidir. Bir
kültür nesiller boyu belirgin bir değişime uğramayabilir.
Ergenlik tecrübesindeki belki de en dikkat çekici unsur, masumiyetin kaybıdır.
Bir gençlik “maskesini” pazarlamanın bir başka etkili yolu da, hedef pazarınız farklı bir
şey olsa bile; ürünü genç bir ürün olarak satmaktır.
Her kültürün biyolojik şemasının bir uzantısı olan bir de kültürel şeması vardır.
Biyolojik şema bir ihtiyacı belirler; kültürel şema ise bu ihtiyacı belli bir kültürün
parametreleri içinde yorumlar.
Belirli bir kültürün koduna temelden zıt düşen bir değişikliği dayatma girişimi
başarısızlığa mahkumdur.
Lüks bir ürün, ancak başkaları onun ne kadar lüks bir ürün olduğunu bilirse değerlidir.
Tüketiciler bir markayla, o marka kendini eşsiz bir şey olarak sunduğu zaman bağ
kurarlar.
Markaların kendi eşsiz miraslarına vurgu yaparak küresel başarı sağlama şanslarının
daha yüksek olduğunu anlamak (Starbucks, Sony, Mercedes, vb.) kültür ve dünya
sahnesi üzerinde yaşama şansı arasındaki temel bağlantıyı aydınlatmaktadır.
Bir marka isminden ya da üründen daha önemlidir. Başarılı bir marka ikondur,
kültürel bir arketipin ifadesidir.
Her birimiz bu küresel cemaatin bir parçası olduğumuzda hepimiz, her marka gibi
kendi kasabamızı kucaklamayı hatırlamalıyız.
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 16
Attribute
A word or phrase to describe a qualitative characteristic of an idea or object under
consideration,eg gender is a attribute but age is a variable.
Average Issue Readership
The average number of people who read a particular publication.
Blind Testing
The testing of products with potential consumers where brand names, packaging and other
identifying items have been removed.
Blocking Factor
The relevant external variable that is used to group (or block) experimental units into groups so that
the experimental group and the control group are matched.
Centralised Research Function
Where the marketing researchers in an organisation are located together in one department .
Cognitive Age
An individual’s perceived age, which may be different to their Chronological Age. For example preteens aspire to be older and 40 year olds may well aspire to be younger.
Kaynak: http://www.esomar.org/knowledge-and-standards/market-research-explained/glossary.php
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 17
MİZAH KÖŞESİ: DILBERT
Kaynak: http://dilbert.com/strips/comic/1992-04-09/
A BÜLTEN- MAYIS /2014
Sayfa 18
Download

#SOMA - TUAD