Aynur Kankaz
Sultan: Hoş geldiniz, sizi tanıyalım.
Aynur: 2 yıldır Zihinsel Özürlüler Federasyonunun Başkanlığını yürütüyorum. Daha
önemlisi her şeyden önce 31 ve 28 yaşında 2 zihin engelli gencin annesiyim. Ayrıca çalışan bir
anneyim.
Sultan: Zihinsel engelli çocuklarınız olduktan sonra hayatınızda ne değişti?
Aynur: İlk etapta bunun bir kabullenme süreci var. Yaşantımız çok değişti. Tek başıma
2 zihin engelli çocukla ilgilenmek zorunda kaldım. Babamız bıraktı gitti. Ev hanımıyken,
çalışmak ve hayata atılmak zorunda kaldım.
Sultan: Aslında çalışma anlamında olumlu bir değişiklik olmuş ama zihinsel engelli
çocukların annesi bir kadın olarak çalışmanın getirdiği zorluklar olmuştur.
Aynur: Analık her normal çocuk için zordur aslında. Ama ben bunun iki katı zorluk
yaşıyorum. Ben Allah’ın bize ayrı bir güç verdiğini düşünüyorum. Ben kendimden vererek
çocuklarımı en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyorum. Topluma kazandırmaya çalışıyorum.
Sultan: Devletten bir desteğiniz oluyor mu çocuk bakımıyla ilgili çalışan zihinsel engelli
çocuğu olan bir anne olarak?
Aynur: Maalesef en büyük sorunumuz da bu zaten. İşe başladığımda, çocuklarım
büyüktü. Biri 10, biri de 7 yaşındaydı. Şu anda tüm ailelerin sorunu bu. Ben bunu her platformda
dile getiriyorum. Çalışmak bir kadın olarak başlı başına bir sorun zaten. Çünkü ev işi, çocuklar,
eş, ailenin geçimini üstlenmek, bir de engelli çocuk olunca, sorumluluk artıyor. Engelli çocuklar
için özellikle kreş olması, bizim hayallerimizden biri, yetişkin zihin engelliler için bir soluk
alma evlerinin açılması rahatlamamız için. Çünkü bizim özel yaşamımız diye bir şeyimiz yok.
Kitap okumayı çok severim. Boş zamanımız yok. Bir sinemaya bile gidemiyoruz. Çünkü
çocuklarımızın yaşantılarına göre kendimizi adapte ediyoruz.
Sultan: Ev hanımısınız, annesiniz, çalışıyorsunuz, aynı zamanda baba rolünü
üstleniyorsunuz. Bunları yaparken her hangi bir desteğiniz yok.
Aynur: Ailem ve arkadaşlarım dışında hiçbir desteğim yok. Manevi destek tabi. Mali
olarak devlet bazı kriterler koyduğu için, çalışmam destek almamı engelliyor.
Sultan: Federasyonunuza zihinsel engelli kız çocuğu olan aileler gelip gidiyor olmalı. Zihinsel
engelli kız çocuklarının eğitim ve çalışmayla ilgili sorunlarından söz edebilir misiniz?
Aynur: Hafif mental retarde olanların dışında çalışanlar yok. Bu hem erkek, hem de kız
çocukları ve gençler için geçerli. Yeterli eğitim alamıyorlar. Sınav kriterleri, kural usulü
nedenleriyle çalışma olanağı çok sınırlı. En dezavantajlı grubuz aslında.
Sultan: Hafif zihinsel engelliler çalışma hayatında ne gibi sorunlar yaşıyorlar?
Aynur: Toplumun bilinçli olması için eğitim şart. Onlara normalmiş gibi yargılayarak
davranıyorlar. Büyük oğlum hafif zihinsel engelli. Çalışırken onunla dalga geçiyorlar. Acıma
duygusundan söz etmiyorum. Çocuğun üzerine çok gidiyorlar. Ben hem çocuğumla, hem de
onun iş arkadaşlarıyla baş etmek durumunda kalıyorum. Çocuk ilk etapta kendisiyle dalga
geçildiğinin tam farkında olmuyor. Bana anlatımlarından ben algılayabiliyorum. Bir süre sonra
kendisi de dalga geçtiklerini anlıyor. Cinsellikleriyle dalga geçiyorlar.
Sultan: erkek çocuklarının çalışması toplumda daha çok önemseniyor. Bu dezavantajların
yanında, bu avantajlı bir durum sizin için. Çalışan Kız çocuklarıyla ilgili gözleminiz var mı?
Aynur: Toplumda engelsiz kızların çalışması erkeklere oranla çok az rağbet görüyor.
Çevremde çalışan kızlardan çok erkekleri görüyorum. Aileler çok korumacı oldukları için
kızlarının çalışmasını istemiyorlar. Toplumun bilinçsiz olduğu bir ortamda onları sokağa bile
çıkarmak istemiyorlar. Engellilerin yaşamlarını kendi başlarına idam ettireceğine inanmıyorlar.
Ailelerin büyük çoğunluğu cinsel istismara uğramasınlar diye kızlarının çalışmalarını
istemiyorlar.
Sultan: Hem kadın olmak, hem de engelli olmak, zihinsel engelli erkeklere oranla daha
güç bir durum yaratıyor çalışma hayatında. Çalışma yaşına gelen ve çalışmayan bekar ya da
evli zihinsel engelli kadınlar nasıl geçiniyorlar?
Aynur: Ailelerinin yanında kalıyorlar. Biz onların evlerinden dışarı çıkmalarını,
sosyalleşmelerini çok önemsiyoruz. İşkur projeleri derneklerin projeleri oluyor. Bu sayede
özellikle kadınların yeterliliklerinin gelişmesini sağlamak gerekiyor.
Sultan: Bunun için bir eğitim alma şansları var mı?
Aynur: Eğitim verildiği söyleniyor. Ama devletin verdiği ücret karşılığında haftada 3,
ayda 12 saat oluyor. Ders saati 40 dakika. Bu yeterli değil. Nasıl ki her normal çocuğu
ilkokuldan başlayarak liseyi bitirene kadar devlet sahipleniyorsa, bizim de görmek istediğimiz
bu aslında. Sahiplenilmesi ve sürekli bir eğitim verilmesi. Bizim eğitimimiz lise bitirmek değil,
yaşam boyu bir eğitim. Bu sağlanmalı ki, çocuklarımız tek başına neyin ne olduğunu görebilsin.
Biz birçok şeyi aşıyoruz, sonra unutuyoruz. Bir ay ara verelim, unutuyoruz. Tekrarlamak
gerekiyor.
Sultan: Kaynaştırma eğitimine nasıl bakıyorsunuz?
Aynur: Kaynaştırma eğitimini destekliyorum. Ama engel gruplarına göre olmalı diye
düşünüyorum. Orada da ayrıştırma söz konusu oluyor. Çocuklarımız öteleniyor. Konuşamayan
otistik çocuğumu kaynaştırma eğitimine veremedim. Milli eğitim ve öğretmenler sıcak
bakmıyorlar. Öğretmenler çocuklarımızı sınıfta ayrıştırıyorlar. Bu da aile ve çocuk için olumsuz
bir durum. Tam anlamıyla yapılırsa destekliyorum. Öğretmenlerimiz bu konuda eğitilmedikleri
için yanlış yönlere sevk ediliyorlar.
Sultan: Diğer sınıf arkadaşları o çocuğa ayrımcılık yapıyor mu?
Aynur: Ben hepsini kastediyorum. Çocukların bazıları çok acımasız oluyor. Kendisi
yapsa bile onun üzerine atabiliyor. Biz bu sıkıntıları hep yaşıyoruz. Sosyal yaşama dahil
olsunlar ki, diğer çocuklarla bir arada oldukları zaman birbirlerini tanıyacaklar ve yardımcı
olacaklar. Bu şekilde eğitim alıp engelliye nasıl davranacaklarını bildikleri zaman, çalışma
hayatında da sorun yaşanmayacaktır. Toplumun da bilinçlenmesi gerekiyor. Asıl engel
beyinlerde. Bizim gereksinim duyduğumuz en önemli noktalar, ilgi, sevgi, şefkat ve eğitim.
Hem de sürekli ve yaşam boyu.
Download

Aynur Kankaz Sultan: Hoş geldiniz, sizi tanıyalım. Aynur: 2 yıldır