15 - 31 MAYIS 2014
Türkiye’nin ilk
yaşam laboratuvarı
%$û$.û(+ú5Belediyesi tarafından hayata
geçirilen ve Türkiye’nin ICT alanında
ilk ve tek LivingLab (Yaşam Laboratuvarı) olan Başakşehir İnovasyon
ve Teknoloji Merkezi, Avrupa Birliği
Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun katılımıyla açıldı. TTNET’in ana stratejik ortak
olduğu Living
Lab, dünya’da
sadece 340 tane
Türkiye’de ise
ICT alanında
ilk ve tek yaşam
laboratuarı. Î 2
Hem hafızlık yapıyorlar
hem üniversite okuyorlar
2005 yılından beri hizmet veren ve
onlarca hafız yetiştiren Tunahan Kız
Kur’an Kursu, mezuniyet halkasına
14 hafız daha ekledi. Bu 14 isimden
kimi 2 yılda, kimi ise 3 yılda hafızlığını tamamlayıp icazetini aldı.
Bazıları açık öğretimde lise okuyor,
bazıları ise üniversite öğrencisi.
İçlerinde henüz 14 yaşında olan da
var. Î 15
Açlık grevi tehdidi
geri adım attırdı!
&+3 Başakşehir ve Maltepe &+3Başakşehir ve Maltepe İlçe Gençlik
Kolları Başkanları, yerel seç
Kolları Başkanları, yerel seçim sonrası görevden alındı. Part
alındı. Partide büyük tartışma yaratan ka
tışma yaratan kararın ardınbaşkan, dan iki başkan, açlık grevine
t
başlayacakları tehdidinde
bulundular. Bu
bulundular. Bu açıklamanın ardında
nın ardından İstanbul İl Gen
bul İl Gençlik Kolları Başka
rı Başkanlığı, Aşkın T
kın Tuna ve Kenan
Otl
Otlu’yu görevler
lerine iade etti.
Î 6
\\ www.212haber.com //
ACIMIZ
!
K
Ü
Y
BÜ
Yıl:4
Sayı: 54
Fiyatı: 1
YALNIZ
DEGILSINIZ
Onlar savaşın çocukları. Zulümden
kaçıp Türkiye’ye sığındılar… Gittikleri
yerlerde hüzün de keder de peşlerini
bırakmadı... Yaşamak için en zor
şartlara kabul dediler… Kimilerinin evi
parklar ve köprü altları, kimilerinin ise
çatısı delik gecekondular oldu.
‘BOMBA MI ATILDI?’ DİYE KESİLEN NEFES
S
.RUNXQXQ resmini bir Suriyelinin minik gözlezlezl
rinde, yokluk ve sefaletin izlerini ise zayıf bedebeedeeninde görebilirsiniz ama her gürültüde ‘Bomba
mb a
mı atıldı?’ diye kesilen nefesini ve yüreğindeki
deekii
çarpıntının şiddetini hissedemezsiniz…
IŞIĞIM SÖNDÜ
Karıcığım hoşçakal, ışığım azalıyor,
Yanımda ölü arkadaşlarım.
Artık kömür kokulu ekmekler getiremeyeceğim sanırım.
Buraya kadarmış çocuklarım, hoşçakalın,
Hakkınızı helal edin; anacığım, babacığım.
Işığım azalıyor, hoşçakalın..
AZAP MAMO… GURBET DİYARDA…
Üstüme değil içime çöken ocağın sessizliğinde
Tek tek seslerinizi duyuyorum, yüzlerinizi görüyorum,
Işığım azalıyor, soluğum azalıyor, biliyorum,
Yavaş yavaş dünyanın kara kalbine gömülüyorum.
BAŞAKŞEHİR7DE 13 BİN SURİYELİ VAR
Işığım söndü, işte gidiyorum..,
Ah, en çok da şimdi, bir bilseniz
Nasıl da bulutları, ağaçları, gökyüzünü özlüyorum.
Işığım söndü.. hoşçakalın, arkadaşlarım çoktan gitti,
Artık ben de gidiyorum...
Şerif Enginbay
AGD
İstanbul İl
Başkanı
t:
Ali Uğur Bulu
}
ANADOLU Gençlik
Derneği’nin (AGD) ülke
genelinde ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlediği Yaz-Et programı, 16
Haziran’da start alıyor. 6
hafta süren programlar bu
yıl Ramazan ayı nedeniyle
5 haftaya indirildi. 212
$]DS0DPR3 yıl önce Suriye’deki savaştan
n
kaçıp Türkiye’ye geldi. 9 ay önce İstanbul’daa ççaalıştığı tekstil işinden ayrılıp gurbet ilde yardıma
dıma
dı
muhtaç halkına destek olmak için 6 Suriyelii
arkadaşıyla beraber Güvercintepe’de Suriyeliler
lileer
li
Derneği’ni kurdu.
%DüDNüHKLU·de 13 bin Suriyeli var. Bunlardan
an
an
sadece 3 bini Güvercintepe’de hizmet veren
Suriyeliler Derneği’ne kayıtlı. Bu sayının içinde
i nd e
yo
or..
muhtaç durumda olan yetimler de bulunuyor.
ye.
ye
Hemen her gün yeni mülteciler geliyor ilçeye.
Özellikle yeni gelenlerin yatacak yatakları,
oturacak minderleri dahi yok.
}
0HNkQODU×
XQ
V
O
R
W
H
Q
Q
H
F
Î9’DA
(øú7ú0
6ú67(0ú0ú=
Mustafa Tezcan
50 bin çocuğa
dokunmak istiyoruz
Haber’e konuşan AGD
İstanbul İl Başkanı Ali
Uğur Bulut, “Bu yıl 50 bin
öğrenciye kurumlarımız
vasıtasıyla dokunmak
istiyoruz. Bu dokunma
manevi, fıtri ve şuur dokunması olacaktır.” dedi.
Î 9
YEDİ GÜZEL ADAM
ekranda şiir yazıyor
7h5.ú<(·'( ilk kez baş karakterleri edebiyat
dünyasından olan bir dizi çekiliyor. Maraş
Lisesi’nde bir araya gelen Yedi Güzel Adam’ın
hayatı şair Erdem Bayazıt’ın dilinden anlatılıyor. Cahit Zarifoğlu’nun şiiri ete kemiğe
büründü dizi diye
göründü. Biz de
Kahramanmaraş’ta
kurulan sete gittik.
İşte gördüklerimiz…
Bünyamin Yılmaz yazdı Î 10
‘1400 yıllık ahenk
Çamlıca semalarında’
d$0/,&$ Camii projesinin
Uğur Bulut
Î12’DE
kaba inşaatının yüzde 50’si
tamamlandı. Projenin
1 Temmuz 2016 Cuma
gününe kadar tamamlanması hedefleniyor. Î 18
Î4’TE
1('(1
Emin Batur
2
HA BER
15 - 31 MAYIS 2014
DÜNYADA
SADECE
340 TANE
BULUNUYOR
Başakşehir Belediyesi tarafından
hayata geçirilen
ve Türkiye’nin
ICT alanında ilk
ve tek LivingLab
(Yaşam Laboratuvarı) olan Başakşehir İnovasyon ve
Teknoloji Merkezi, Avrupa Birliği
Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu’nun
katılımıyla açıldı.
TTNET’in ana
stratejik ortak olduğu Living Lab,
dünya’da sadece
340 tane Türkiye’de
ise ICT alanında
ilk ve tek yaşam
laboratuarı.
www.212haber.com
Türkiye’nin ilk
yaşam laboratuvarı
B
$û$.û(+ú5Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ın ev sahipliğinde gerçekleşen açılış törenine; AB Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu’nun yanı sıra, Finlandiya Türkiye Büyükelçisi Nina Vaskunlahti, ENoLL
Başkanı Jarmo Eskelinen, AB
Komisyonu DC Connect İnovasyon Bror Salmelin, Catalunya Citilab Cornella,i2cat
Living Lab Başkanı Prof. Artur Serra, Türkiye İhracatçılar
Meclisi Başkanı Mehmet Büyükekşi, Esenyurt Kaymakamı Ekrem İnci, Bakırköy Başsavcısı Selami Hatipoğlu,
Başakşehir Belediyesi Başkan Yardımcıları
Murat Şahin, Haluk Dikbaş, Hatice Demiralay katıldı. Basın mensuplarının da yoğun ilgi gösterdiği etkinliğe; yurt içi ve dışından akademisyenler, teknoloji ve inovasyon yetkilileri de katıldı.
Yeni ürün, hizmet, fikirlerin üretildiği, geliştirildiği Başakşehir İnovasyon ve Teknoloji Merkezi açılış programında Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve konuşmacılara plaket ve hediye takdim etti.
TTNET’in ana stratejik ortak olduğu Başakşehir Living Lab, Dünya’da sadece 340
tane Türkiye’de ise ICT alanında ilk ve tek
yaşam laboratuarı.
‘BAŞKAN UYSAL,
MEMLEKET
SEVGİSİNİ HİZMETE
DÖNÜŞTÜRDÜ’
Başakşehir Belediyesi’nin ilçeyi bir teknoloji ve inovasyon şehri markası yapma vizyonuyla projelendirdiği Başakşehir İnovayon ve Teknoloji Merkezi’nin açılış töreninde
konuşan Avrupa Bilirliği Ba-
‘LİVİNG LAB’DA ÜRETİLEN
PROJELER VATANDAŞIN
HAYATINI KOLAYLAŞTIRDI’
kanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Biz Başkanımız
Mevlüt Uysal ile çocukluk, gençlik arkadaşıyız. Gençliğimizdeki o memleket sevgisini bugün yerel yönetimler anlamında
milletine, Başakşehir’e hizmet olarak dönüştürdüğü için çok büyük mutluluk duyuyorum. Milletimiz bu güzel hizmetlerin
karşılığı olarak yeni dönem için seçti. Bu
dönemde de başarılı çalışmalar imza atacağınızdan hiç kuşkum yok.”dedi.
Başakşehir Living Lab’ın tüm Türkiye’ye
örnek olacak bir çalışma olduğunu belirten Bakan Çavuşoğlu: “Bilimde ve teknolojideki gelişmeleri takip etmek bile zorlaştı. Bu gelişmelerden devletler, yerel yönetimler ve vatandaşlar ne kadar yararlanıyor buna bakmak lazım. Dünya sanayi
ekonomilerinden, bilim ve teknoloji, inovasyon ekonomilerine doğru kaymaktadır.
Bu alanda üretilen ürün ve hizmetler daha değerli hale gelmektedir. Bunu hem ülkemizin hem de Avrupa birliğinin çok iyi değerlendirmesi gerekiyor. Türkiye bütçesinin yalnızca % 0.53’ünü ar-ge’ye ayırırken şimdi ise bütçesinin %1’ini bilim ve
teknolojiye ayırıyoruz. Fakat buda yetersizdir. Türkiye’nin her alanda 2023 hedefleri var bu hedeflere ulaşmak içinde bilim
ve teknoloji ağırlıklı üretimi artırmamız
gerekiyor. İnovasyonu desteklememiz gerekiyor. Teknoloji ve halk tarafından kullanılmazsa havada kalır. Bu çalışma bunu
sağlayacak.”dedi.
7ŶŽǀĂƐLJŽŶ͕ƚĞŬŶŽůŽũŝ
ǀĞŐŝƌŝƔŝŵĐŝůŝŒŝŶĂLJŶŦ
ĕĂƨĂůƨŶĚĂďƵůƵƔƚƵŒƵĂƔĂŬƔĞŚŝƌ7ŶŽǀĂƐLJŽŶǀĞdĞŬŶŽůŽũŝDĞƌŬĞnjŝŶŝŶĂĕŦůŦƔƚƂƌĞŶŝŶĚĞƐĞůĂŵůĂŵĂŬŽŶƵƔŵĂƐŦLJĂƉĂŶĂƔĂŬƔĞŚŝƌĞůĞĚŝLJĞĂƔŬĂŶŦDĞǀůƺƚhLJƐĂů͕>ŝǀŝŶŐ>Ăď͛ŦŶǀĂƚĂŶĚĂƔĂLJĂŶƐŦŵĂůĂƌŦŶŦĂŶůĂƴ͘ĂƔŬĂŶhLJƐĂů͗͞
7ůĕĞŵŝnjLJĞŶŝŬƵƌƵůĂŶ
ϴŝůĕĞĚĞŶďŝƌŝƐŝ͘ŝnjƂŶƺŵƺnjĚĞŬŝƐĞŶĞůĞƌĚĞ
LJĞŶŝ7ƐƚĂŶďƵůĚĞŶŝůŝŶĐĞŝůŬĂŬůĂŐĞůĞŶŝůĕĞ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌŽůƐƵŶŝƐƟLJŽƌƵnj͘ŝnjŝůĕĞŵŝnjŝŐŝƌŝƔŝŵĐŝůĞƌŝĕŝŶďŝƌĐĂnjŝďĞŵĞƌŬĞnjŝŚĂůŝŶĞŐĞƟƌŵĞŬŝƐƚĞĚŝŬ͘7ƔƚĞďƵ
ŶĞĚĞŶůĞ>ŝǀŝŶŐ>Ăď
DĞƌŬĞnjŝŵŝnjŝŚĂLJĂƚĂ
ŐĞĕŝƌĚŝŬ͘ƺŶLJĂ͛ĚĂŬŝƚƺŵůŝǀŝŶŐ
ůĂď͛ůĂƌŦŝŶĐĞůĞĚŝŬ͕ƺůŬĞŵŝnjǀĞ
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌŝŵŝnjŝŶŬŽƔƵůůĂƌŦŶĂ
ƵLJŐƵŶŚĂůĞŐĞƟƌĚŝŬ͟ĚĞĚŝ͘
>ŝǀŝŶŐ>Ăď
ďƺŶLJĞƐŝŶĚĞŐĞůŝƔƟƌŝůĞŶ
ƉƌŽũĞůĞƌĞĚĞ
ĚĞŒŝŶĞŶĂƔŬĂŶhLJƐĂůƐƂnj-
ůĞƌŝŶŝƔƂLJůĞƐƺƌĚƺƌĚƺ͕
͟ƵŵĞƌŬĞnjĚĞŐĞůŝƔƟƌŝůĞŶƉĞŬĕŽŬƉƌŽũĞǀĂƚĂŶĚĂƔŦŵŦnjŦŶŚĂLJĂƨŶŦŬŽůĂLJůĂƔƨƌĚŦ͘>ŝǀŝŶŐ>Ăď͛ĚĂƺƌĞƟůĞŶ
ŝůŬƉƌŽũĞŵŝnj͚DŽďŝů
^ĂŒůŦŬPůĕƺŵǀĞdĂƌĂŵĂ^ŝƐƚĞŵŝ͛ƉƌŽũĞŵŝnj͘
ƵƉƌŽũĞŬĂƉƐĂŵŦŶĚĂ
ŝůĕĞŵŝnjƐĂŬŝŶůĞƌŝĂƌƨŬƐĂŒůŦŬŬƵƌƵŵůĂƌŦŶĂ
ŐŝƚŵĞĚĞŶ͕ƐŦƌĂďĞŬůĞŵĞĚĞŶǀĞnjĂŵĂŶŬĂLJďĞƚŵĞĚĞŶϭϴĨĂƌŬůŦŬĂůĞŵĚĞƐĂŒůŦŬƚĞƐƚůĞƌŝŶŝƺĐƌĞƚƐŝnjŽůĂƌĂŬLJĂƉƨƌĂďŝůŝLJŽƌůĂƌ͘
ĂƔĂŬƔĞŚŝƌ͛ŝŶƐĂĚĞĐĞ
ďƵŐƺŶƺŶĞĚĞŒŝů͕LJĂƌŦŶŦŶĂĚĂŬĂůŦĐŦǀĞĞƚŬŝŶ
ĕƂnjƺŵůĞƌŝĕŝŶĕĂůŦƔĂĐĂŬŽůĂŶ>ŝǀŝŶŐ>Ăď͛ŦŶ
ƺůŬĞŵŝnjĞǀĞŝůĕĞŵŝnjĞŚĂLJŦƌůŦŽůŵĂƐŦŶŦƚĞŵĞŶŶŝĞĚŝLJŽƌƵŵ͘͟
GELECEK, BAŞAKŞEHİR
LİVİNG LAB’DA
ĕŦůŦƔƚƂƌĞŶŝŶĚĞƐƂnjĂůĂŶ͕dƺƌŬŝLJĞ7ŚƌĂĐĂƚĕŦůĂƌDĞĐůŝƐŝĂƔŬĂŶŦDĞŚŵĞƚ
ƺLJƺŬĞŬƔŝŝƐĞ͕͟7ŶŽǀĂLJŽŶdƺƌŬŝLJĞĂĕŦƐŦŶĚĂŶĕŽŬƂŶĞŵůŝĚŝƌ͘dƺƌŬŝLJĞ͛ŶŝŶ
ĐĂƌŝĂĕŦŒŦĚĞŒŝůŝŶŽǀĂƐLJŽŶĂĕŦŒŦǀĂƌĚŦƌ͘>ŝǀŝŐ>Ăď͛ŦŶďƵĂŶůĂŵĚĂďƺLJƺŬ
ŬĂƚŬŦůĂƌƐĂŒůĂLJĂĐĂŒŦŶĂŝŶĂŶŦLJŽƌƵŵ͟
ĚĞĚŝ͘
EŽ>>ĂƔŬĂŶŦ:ĂƌŵŽƐŬĞůŝŶĞŶLJĂƉƨŒŦŬŽŶƵƔŵĂĚĂ͟7ŶŽǀĂƐLJŽŶŬĂǀƌĂŵŦĕŽŬĞƐŬŝďŝƌŬĂǀƌĂŵ͕LJĞŶŝŽůĂŶŝƐĞ
ŬƵůůĂŶŦĐŦůĂƌůĂŽůĂŶĞƚŬŝůĞƔŝŵŬƵƌŵĂ
ďŝĕŝŵŝnjĚŝƌ͘ŬŦůůŦƔĞŚŝƌůĞƌŽůƵƔƚƵƌŵĂŬ͕
ƌĞĨĂŚŦĂƌƨƌŵĂŬŝĕŝŶ>ŝǀŝŶŐ>Ăď͛ĚĂƺƌĞƟůĞŶLJĞŶŝĮŬŝƌůĞƌŐĞƌĕĞŬŽƌƚĂŵŦŶĚĂĚĞŶĞŶŝLJŽƌ͕ǀĂƚĂŶĚĂƔĂLJĂŶƐŦƨůŦLJŽƌ͘
ŶŽ>>ŽůĂƌĂŬƚŽƉůƵŵƐĂůƐŽƌƵŶůĂƌĂ>ŝǀŝŶŐ>Ăď͛ůĂƌĚĂŐĞůŝƔƟƌŝůĞŶĮŬŝƌůĞƌůĞ
ĕƂnjƺŵĂƌŦLJŽƌƵnj͟ĚĞĚŝ͘
ĕŦůŦƔƚƂƌĞŶŝŶĚĞƐŽŶŽůĂƌĂŬƐƂnjĂůĂŶddEddĞŬŶŽůŽũŝ'ĞŶĞůDƺĚƺƌ
zĂƌĚŦŵĐŦƐŦbĂŚŝŶbĞŶ͕ddEd͛ŝŶĂŶĂ
ƐƚƌĂƚĞũŝŬŽƌƚĂŒŦŽůĚƵŒƵďƵŐƺnjĞůŵĞƌŬĞnjŝŶdƺƌŬŝLJĞ͛ĚĞŐŝƌŝƔŝŵĐŝůŝŒŝĚŝŐŝƚĂůŝŶŽǀĂLJŽŶƵĚĂŚĂĚĂŝůĞƌŝLJĞƚĂƔŦLJĂĐĂŒŦŶĂŝŶĂŶĚŦŒŦŶŦƐƂLJůĞĚŝͬͬ͘
4
A
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
NEDEN…
RZUHAL
Yöneticilerimizin dikkatini çekmek için ara-sıra bazı problemleri dile getirmeye çalışıyorum.
Bu yazı onlardan biri...
Hipermarketler ve Çalışma Saatleri
Neden AVM’ler şehir içine yapılır.
Neden büyük sanayicileri gümrük duvarları ile koruyan devlet, küçük esnafı çoğu
yabancı sermaye olan bu devasa ultra hipermarketlerden korumaz.
Anladık, küreselleşme denecek, yabancı sermaye girişi falan denecek tamam da,
hiç olmazsa çalışma saatlerini biraz olsun
yor ama 900’lü 300’lü numaralar geçip işlem yapıyor.
Dediğim gibi 1 kişi çalıştığı için ne kadar
gayret etse boş. 8-10 kişi dikilmiş bekliyoruz.
Neticede dayanamadım uzun bir yürüme
yolunu göze alarak pergelleri açtım.
Biraz gittikten sonra özel finans kuruluşlarından birisinin yeni açılmış şubesini görünce sevinçle daldım.
Bir iki müşteri bekliyordu ama bankanın
çalışan eleman sayısı iki kişi olunca, daha
geçip oturmadan sıram geldi.
İşlemimi yapıp çıktıktan sonra Ziraat
kısmak mümkün değil mi? Bu suretle esnafımızın biraz nefes almasına fırsat vermiş oluruz.
Nedir o saat 22.00 ye kadar mesai öyle!..
Burada bilhassa kasiyer olarak çalışan 1718 yaşında gencecik kızlarımızın evlerine
varıncaya kadar, şu İstanbul trafiğinde saat kaçı bulur?
Mesai saatleri şöyle saat 18.00 e veya hiç
olmazsa 20.00 ye çekilse hem çalışanlar
vakitlice evlerine varır hem de esnafımız
da biraz iş yapsa diyorum.
Bankası’nın tekrar önünden geçtim. İnanır mısınız 655 rakamı hala yerinde duruyordu.
Buna benzer hadiseler diğer banka şubelerinde de başıma geldiğine göre, sizler de
benzer hadiseleri yaşamışsınızdır.
Şimdi soruyorum:
Neden?
Bahsettiğim işlemleri Lise mezunu gençle-
ZİRAAT BANKASI
Ziraat Bankası kamu malı olduğu için bizim sayılır.
Binaenaleyh ismini açık açık zikretmekte
her hangi bir mahzur görmedim.
Şimdi gelelim konumuza:
Geçenlerde basit bir işlem yapmak üzere
yolum en yakın banka şubesi olarak Ziraat
Bankası’na düştü.
Sıra numaramı alıp beklemeye başladım.
Gerisini anlatmaya gerek yok. Sıram bir
türlü gelmiyor.
Banka kalabalık.
Ama işlemlerimizi yapacak memur bir kişi. Sadece bir kişi…
Elimdeki sıra no. 671 ekranda 655 yazı-
Emin
BATUR
[email protected]
rin rahatlıkla yapacağı ve memlekette bırakın lise mezunlarını, üniversite mezunlarının işsiz gezdiği bu ülkede, işi gücü olan
vatandaşı bu şekilde sırada bekletip eziyet
etmek kime ne kazandırır?
Neden bu gençlere bu mümbit alanlarda iş
verilmez?
Buna benzer hadiseleri sanayi ve ticaretin
yoğun olduğu bölgelerde 15-20 kişinin sıra
beklediği bankalar gördüm.
Devlet neden şubelerin yaptığı ciro ve işlem adedine göre istihdam şartı getirmez?
Bankalarda sıra beklemekten dolayı kaybolan toplam iş gücü maliyeti hiç mi düşünülmez?
Her bir banka şubesinin istihdam edeceği bir-iki gencin alacağı maaş, kaybolan iş
gücü maliyeti yanında nedir ki!?
Bankalar az mı kar ediyor?
Bankaların karı o kadar şişmiş ki, artık yıllık kar açıklamıyorlar. İlk çeyrek, ikinci
çeyrek şeklinde açıklıyorlar ki, o rakamlar
bile dudak uçuklatır.
‘’Ziraat Bankası her yerde’’ diye övünüyoruz.
Ancak THY gibi hizmet kalitesi ile de kendini ispatlamalı milli bankamız.
Bütün bunları yazıyorum ama kısa vadede
bir netice alınacağı kanaatinde değilim.
Nedenini bir örnekle açıklayayım:
Başakşehrimizin 1. Etap KİPTAŞ çarşısı önünde bulunan banka ATM lerinden birisi
de Ziraat Bankasına ait.
Bu ATM nin her iki tarafında ışıklı reklam
panoları bulunmaktadır.
7-8 ay öncesine kadar bu ışıklı reklam panosunda ülkemizin turistik yerlerini tanıtan çok güzel bir afiş vardı. Ziraat her yerde gibi bir şeyler yazıyordu ama afiş çok
güzel çarşı girişine renk katıyordu.
Uzun bir süre önce o afiş kaldırıldı yerine
soğuk itici bir reklam afişi kondu ama o afiş yarıya kadar sıyrıldığından reklamın ne
olduğu okunmadığı gibi ortaya kemik gibi
çiğ floransan lambaları çıktı.
Birkaç gün sonra gelir düzeltirler diye bekledim.
Ama aradan abartısız söylüyorum en az 78 ay geçti hala öyle duruyor.
Bu kadar yoğun işlem gören bir ATM ye
gelen görevlilerin hiç mi dikkatini çekmedi?
Görmüyorlar mı?
Bu çarpıklık bana dert oluyor da, oradan
BAŞAKŞEHİR BELEDİYESİ
Başakşehir belediyesi seçimlerden
önce, yoğun alt-yapı çalışmalarına girip birçok mahalle gibi, bizim
mahallemizde bu çalışmalardan istifade ederek bugün pırıl pırıl yaşanılır bir görüntüye kavuştu.
Yapılanları tek tek saymıyorum. Ama şu kadarını söyleyeyim. Aydınlatmadan, kaldırım düzenlemelerine, peyzaj, ağaçlandırma vs. ye kadar her şey çok güzel. Yeni aydınlatma direkleri harika. Geceleyin
her taraf ışıl ışıl aydınlanıyor.
Hele büyüklerin, bilhassa hanım
kardeşlerimizin termoslarını getirip belediyenin yapmış olduğu o
kamelyaların altında koyu sohbete dalmaları var ki Mevlüt başkanın
görmesini isterdim.
Aynı şekilde çocuklar için yapılan oyun gruplarına biz küçüklüğümüzde para verip oynardık. O da
bayramdan bayrama.
Velhasıl asfalt çalışmasına kadar
her şey çok güzel olmuş.
Vatandaşta bu çalışmaları takdir etti ve gereken desteği fazlasıyla verdi.
Mevlüt beyin karşısında Özgür Karabat gibi güçlü bir aday olmasına
rağmen daha önce almış olduğu oyu 10 puan artırarak %50 nin üzerinde bir oy ve açık farkla seçimi
kazandı.
Bundan dolayı Mevlüt Uysal bey
ve ekibine başarılar diliyorum.
Ancak söylediğim gibi, denizi geçer derede boğuluruz ya, yine öyle oldu.
Mis gibi yapılan bu çalışmalardan
sonra, köşe başlarında engelli rampaları biraz yüksek kalmış diye,
harçla öyle bir yama vuruldu ki, gecekondu bölgelerinde bile öyle bir
şey olmaz.
O bir avuç harç görüntüyü öyle bir
bozuyor ki, anlatamam.
Bundan dolayı resmini çekip koyuyorum.
Şimdi Mevlüt başkanıma rica ediyorum:
Biz İstanbul’un 94 öncesi halini yaşamış insanlarız.
Ne hendekler ne tümsekler gördük
bu memlekette.
Başakşehir de de yaklaşık 20 yıldır
yaşıyoruz.
Daha düne kadar 15 cm. yüksekliğindeki kaldırımı aşmaya çalışan
engelliler 2cm yüksekliğindeki imalat hatası rampaya mı çıkamayacak?
Çıkar.
Ancak o yap-şalap yapılan harç var
ya; o imalat göz zevkimizi bozmaya
devam eder.
Benim naçizane ricam:
Eğer bu iş yapılacaksa asfaltla doğru dürüst yapılsın.
Yok, buraya asfalt sokamayız diyorsanız, o zaman o imalatı sökün,
kaldırım asfalttan
2-3cm yüksek kalsın. Zararı yok.
Bütünlük bozulmamış olur.
Saygılarımla
Mavi kapak umut oluyor
Esenler Belediyesi’nin
‘Kapakları Topla Gel, Kalmasın Artık Engel’ sloganıyla
yürüttüğü pet şişe mavi kapak
toplama kampanyası bu yıl da
devam ediyor. Kampanyada
bugüne kadar 333 ton mavi
kapak toplandı, 17’si akülü
olmak üzere 2 bin 32 adet tekerlekli sandalye engelli ihtiyaç
sahiplerine dağıtıldı. Esenler
Belediyesi Çevre Koruma ve
Kontrol Müdürlüğü tarafından
yürütülen ve yurdun dört bir
tarafından gelen yardımlarla
kısa sürede ulusal bir kampanyaya dönüşen “Kapakları Topla
Gel, Kalmasın Artık Engel”
projesine yarının büyükle-
rinden de destek geliyor. Son
olarak Neyyir Turhan İlkokulu
da kampanyaya destek vererek,
engellerin kalkması anlamında
engellilere umut oldu. Kampanya kapsamında okul idaresine 1 adet tekerlekli sandalye
teslim edildi. Esenler Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol
Müdürü Fatih Kaleli de okulu
ziyaret ederek, öğrencilere teşekkür etti. Okulu ziyaret eden
Kaleli, hem çevre kirliliğini önlemek, hem de geri dönüşüm
yoluyla engelli vatandaşların
tekerlekli ihtiyacını karşılamak
amacıyla hayata geçirilen mavi
kapak kampanyasına devam
edeceklerini kaydetti. //
www.212haber.com
ekmek yiyen arkadaşların demek ki umurunda değil.
15 TL YURT DIŞI ÇIKIŞ HARCI
Yurt dışına çıkarken 50 $ karşılığı TL ödediğimiz günlerdi.
Başbakanımız haksız ve geri kalmış ülkelere ait bu uygulamayı kaldırmak istedi.
Ancak TOKİ nin başlatmış olduğu
500.000 konut projesine kaynak temin etmek maksadıyla tamamen kaldırmak yerine 15 TL gibi makul bir seviyeye çekildi.
Çok güzel!
Kimsenin bu harcı ödeme noktasında bir
itirazı yok. Da tahsil şekli çok sakil…
İstanbul’un bu trafiğinde kendinizi zar zor
havaalanına atmışsınız. X Rayı falan geçmiş, kendinizi pasaport kontrol noktasına atmışken, uyarı levhası karşınıza dikilir. (Eskiden o da yoktu. Polis memurunun
önüne kadar gider, memurun uyarısı üzerine gerisin geri dönüp yeni baştan sıraya
girerdiniz)
-Hop hemşeri harç pulu aldın mı?
Eyvah!
Zaman sıkışmış ve elinizde eşya da varsa
uçağı kaçırmanız işten bile değil.
Şimdi gelelim sorumuza:
Neden?
Neden denizi geçip derede boğuluyoruz.
İddia ediyorum havaalanımız (havalimanımız) birçok ileri Avrupa ülkesinde bulunan havaalanından (havalimanından) çok
daha güzel.
THY ile öğündüğümüz gibi, havaalanlarımız veya havalimanlarımız ile de öğünüyoruz.
Ama bu kadar basit bir şeyi devletimiz neden halletmiyor.
Yurt dışına gidenlerden almış olduğu bilete 15 TL koysa ve bizi bu sakil uygulamadan kurtarsa fena mı olur?
PASAPORT HARCI, TAPU
HARCI, SGK HARCI VS. VS. VS.
Devletimizin ayakta kalması için harç vergi rüsum vb. alması elbette gerekir. Ama işin insaf tarafı olmalı.
Vergi ve SGK harcı konusuna girmeyeceğim.
Ancak şu kadarını söyleyeyim:
Devlet vergi ve SGK harcını makul seviyeye çekse, şimdiki matrahtan çok daha fazlasını elde eder.
Gelelim pasaport harcına.
Öncelikle pasaport, nüfus cüzdanı vb. işlemlerdeki bürokrasinin azalmasından dolayı hükümeti tebrik ediyorum.
Bir pasaport almak için yaşadığımız kâbus
dolu günler, şükür geride kaldı.
Bu konuda ileri bildiğimiz birçok ülkeden
daha iyiyiz.
Örnek olarak Fransa’da nüfus cüzdanınızı
kaybettiğiniz zaman, tekrar çıkarmak için
en az 20 gün gerekiyor. Bizde harcınızı yatırdıktan sonra 10 dakika sürmez.
Pasaporta gelince:
Devletimiz 10 yıllık pasaport için 458 TL
70 kuruş alıyor. Ayrıca pasaport defteri için 75 TL alıyor.
Toplam 533 lira 70 kuruş yaptı.
Bu demektir ki, dünyanın en pahalı pasaport harcını biz ödüyoruz.
Şimdi 533 lirayı ödemek bir şey değil de, o
70 kuruş var ya, beni de bankada tahsilâtı
yapan o hanımefendiyi de müşkül durumda bıraktı.
535 liranın üstünü vermek öyle kolay değil.
“Kardeşim üstü kalsın’’ diyeceğim diyemiyorum.
Biliyorum desem o da vermemezlik edemez.
Her taraf kamera kaynıyor. Yarın bu 30
kuruş karşımıza ne olarak gelir ne o ne
ben tahmin edemeyiz.
Şimdi sorumuza gelelim.
Neden?
Pasaport harcında 530 lirayı anladım.
Hadi 3 lirayı da anladım diyelim.
70 kuruş neden alınıyor?
Neden?
Diyorum ki,
Devletimiz bizi bu 70 kuruşluk eziyetten
kurtarsa da, düz hesap 435 lira yapsa veya
hazır eli değmişken 450 TL yapıp pasaport
harcında dünya şampiyonluğumuzu kimseye kaptırmasak.
Ama yok “Ben devletim, babayım 400 TL
yaptım’’ derse…
Eh! O zaman “Ağanın eli tutulmaz’’ derim.
www.212haber.com
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
5
Dualarımız Soma için
Bağcılar Belediyesi’nin düzenlendiği Uluslararası Yemek
Yarışması’na katılmak için Türkiye’ye gelen engelli aşçılar, Eyüp
Sultan Camii’nde Soma’da vefat eden maden işçileri için dua ettiler.
A
ú/( ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bağcılar
Belediyesi’nin ortaklaşa düzenleyeceği
Uluslararası Yemek Yarışması, Soma‘da
yaşanan maden faciası nedeniyle ileri bir
tarihe ertelendi.
Arnavutluk, Azerbaycan, Bosna-Hersek,
İran, Pakistan, Tunus, Ürdün, Karadağ,
Kosova, Mısır ve Makedonyalı engelli
aşçılar, yarışma öncesi birçok etkinliğe
katılıp, kentin tarihi mekanlarını da gezerek tekneyle boğaz turu yaptılar.
TÜM ETKİNLİKLER İPTAL
Konuklar yarışma gününü heyecanla
beklerken Manisa’nın Soma İlçesi’nden
acı bir haber geldi. Yüzlerce maden işçisi ocakta çıkan yangın sonucu hayatını
kaybetti. Türkiye’yi yasa boğan bu acı olay karşısında Bağcılar Belediye Başkanı
Lokman Çağırıcı Uluslararası Yemek Ya-
İstanbul birincisi
Başakşehir’den
Tüm Türkiye’de liseler arası yapılan ve binlerce öğrencinin katıldığı Siyer-i Nebi yarışmasının İstanbul birincisi Başakşehir Çınar Koleji 9. sınıf öğrencisi Yusuf İslam Tuncer oldu.
Başakşehir’den yaklaşık 400 kişinin katıldığı
sınavda öğrenciler Peygamber Efendimizi en
iyi öğrenebilmenin gayretini sergilediler.
Anadolu Gençlik Derneği (AGD), Liseler
Komisyonu bünyesinde Siyer-i Nebi yarışması düzenleyerek, Peygamber Efendimiz Hz.
Muhammed’in (SAV) hayatı hakkında daha
hassas ve daha ayrıntılı bilgi edinmelerini
sağlıyor. Yaklaşık 13 bin öğrencinin başvurduğu Siyer-i Nebi yarışması Bağcılar, Zeytinburnu, Sultangazi, Fatih, Başakşehir, Avcılar,
Kağıthane, Bayrampaşa ve Eyüp gibi ilçelerde
Milli Eğitim okullarında yapıldı. Kızlar ve
erkekler olmak üzere iki kategoride yapılan
yarışmada, İrfan Yücel’in ‘Peygamberimizin
Hayatı’ adlı kitabı kaynak olarak belirlendi.
Başakşehir’de Emin Saraç Anadolu İmam
Hatip Lisesi’nde yapılan sınavda öğrenciler
dereceye girebilmek için ter döktü.
ÖDÜLLER FETİH ŞÖLENİ’NDE
VERİLECEK
26 Nisan’da yapılan sınavla belirlenen il birincileri, 10 Mayıs’ta yapılan sınavla Türkiye
derecesi elde edebilmek için ikinci bir sınava
tabi tutuldu. Burada dereceye giren öğrencilerin ödülleri ise 31 Mayıs’ta Kocaeli İsmet
Paşa Stadyumu’nda düzenleyecek İstanbul’un
Fethi Şöleni’nde verilecek. Ödüller arasında,
laptop, notebook, tablet, cep telefonu, fotoğraf makinesi, kol saati, kalem seti bulunuyor.
İFSADIN ÖNÜNE ANCAK
BÖYLE GEÇEBİLİRİZ
Liseler arası yapılan Siyer-i Nebi yarışması birincisinin Başakşehir’den çıkmasının
kendilerine çok mutlu ettiğini belirten AGD
Başakşehir İlçe Başkanı Yavuz Macit, hedeflerinin peygamberine sevdalı bir gençlik
yetiştirmek olduğunu söyledi. Günümüzde
gerek uyuşturucu, alkol, sigara, gerek dizilerin gençlerin ahlak ve maneviyatını tahrip
ettiğini kaydeden Macit, “Bizler milli ve
manevi değerlere bağlı bir gençlik yetiştirerek bu ifsadın önüne geçebiliriz. Siyer-i
Nebi Yarışması düzenleyerek liseli gençlerin
Peygamber Efendimizin hayatını okumasına vesile oluyoruz” dedi. Macit, İstanbul
birincisi Çınar Koleji öğrencisi Yusuf İslam
Tuncer’i tebrik ederek başarılarının devamını
diledi. //
rışması dahil olmak üzere birçok etkinliği iptal ederek bir tarihe erteledi.
Programın iptal edilmesinin ardından
yarışmaya katılacak konuk aşçılar Eyüp
Sultan Camisi’ne gittiler. Burada Eyüp
Sultan Camii İmamı Hafız Erhan Mete, engelli yarışmacı konuklarla birlikte, Soma’da yaşanan acı olayda hayatını kaybedenler için dua okudu. Duanın
sonunda engelli yarışmacıların bazıları
gözyaşlarını tutamadı.
Böyle bir acı olayın yaşanmasından dolayı üzgün olduklarını belirten aşçılar,
“Bizi ülkenize davet ederek göstermiş olduğunuz misafirperverlikten dolayı çok
teşekkür ederiz. Tabii ki böyle bir olayda
yarışmanın iptal edilmesi isabetli bir karar. Yarışma artık önemli değil. Dileğimiz oradaki olayda acıların en aza inmesi” diyerek Soma’da hayatını kaybedenler
için bol bol dua ettiklerini söylediler. //
6
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
Açlık grevi tehdidi
geri adım attırdı!
CHP Başakşehir ve Maltepe İlçe Gençlik Kolları Başkanları, yerel seçim sonrası görevden
alındı. İlçede büyük tartışma yaratan kararın ardından iki başkan, yanlıştan dönülmemesi durumunda açlık grevine başlayacaklarını söylediler. Bu açıklamanın ardından İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanlığı Aşkın Tuna ve Kenan Otlu’ya görevlerini iade etti.
C
uydurma bir sebep ile bizleri görevden
alma girişimi, büyük bir ayıptan başka
bir şey değildir” diye konuştu.
+3%$û$.û(+ú5 ve Maltepe İlçe Gençlik Kolları Başkanları, yerel seçim sonrası görevden alındı. İlçede büyük tartışma yaratan kararın ardından iki
başkan, yanlıştan dönülmemesi durumunda açlık grevine başlayacaklarını söylediler. Bu açıklamanın ardından
İstanbul İl Gençlik Kolları Başkanlığı Aşkın Tuna ve Kenan Otlu’ya görevlerini iade etti.
BU KABUL EDİLEMEZ BİR
TUTUMDUR
CHP KÜLTÜRÜNE HİÇ
YAKIŞMADI
Görevden alındıktan sonra basın açıklaması düzenleyen gençlik kolları başkanları yanlıştan dönülmemesi durumunda “İstanbul İl binasında, Maltepe
İlçe Gençlik Kolları ve bize destek veren partililerimiz ile birlikte açlık grevine başlayacağız” açıklamasında bulunmuşlardı. Seçimle göreve gelen yönetimlerin yine seçimle gidebileceğinin altını çizen CHP Başakşehir İlçe
Gençlik Kolları Başkanı Aşkın Tuna,
kişisel hesaplar uğruna, gece gündüz
çalışan bir örgütün uydurma bir sebep
ile görevden alınmasının CHP kültürüne yakışmadığını söyledi.
UYDURMA SEBEPLE
GÖREVDEN ALDILAR
CHP Gençlik Kolları Kurultayına az
bir süre kala böyle bir olayın yaşanmasının üzüntü verici olduğunu be-
lirten Tuna, “2012 yılında yaptığımız kongrede seçimle göreve geldik ve
2 yıllık süreçte gençlik kolları olarak
Başakşehir’de partimizin gücüne güç
katacak çalışmalar yaptık. Yerel Seçimde partimizin Başakşehir’deki seçim
kampanyasında gençlik kolları olarak
sahadaki en etkin güç olduk. Bizim bu
özverili ve fedakârca yaptığımız çalışmalara rağmen, CHP içinde yer alan bazı kişilerin şahsi hesaplar uğruna, yaptığımız fedakârlıkları hiçe sayıp
CHP Başakşehir İlçe Başkanı Kazım
Özeren, İlçe Gençlik Kollarının görevden alınması üzerine İl Başkanlığına gönderdiği yazılı açıklamada kendilerine bu konuda hiçbir bilgi verilmediğine dikkat çekti. Özeren, “Gençlik Kolları Yönetmeliğinin
17. Maddesi uyarınca ilçe gençlik kolunun görevden alınması esnasında ilçe ana kademe yönetiminin görüşünün alınması zorunludur. Bu görevden alınma konusunda ilçe başkanlığımızın görüşü alınmadığı gibi, görevden alınmada dayanak gösterilen
21.04.2014 tarihli tutanak ve içeriği
hakkında da tarafımıza bilgi verilmemiştir. Demokratik bir seçim sonucunda göreve gelen ve uzun süre özveriyle çalışan ilçe gençlik kolumuzun
gerekçesiz ve mesnetsiz bir şekilde görevden alınması, parti tüzüğümüz ve
evrensel demokratik ilkeler muvacehesinde kabul edilemez bir tutumdur.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik çalışmalara başlayan örgütümüzde
bu haksız ve dayanaksız tutumun yaratacağı huzursuzluk, partimiz bakımından kapanması imkansız zararlara ve motivasyon düşüklüğüne yol açacaktır” açıklamasında bulundu. //
İBB Turnuvası’nda
tüm maçları kazandı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından
düzenlenen Geleneksel Birimler Arası Spor
Şöleni’nde Başakşehir Zabıta müdürlüğü takımı tüm maçları kazanarak bir üst tura çıktı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi birimleri, iştirak şirketleri ve ilçe belediyeleri arasında her
yıl geleneksel olarak düzenlenen Geleneksel
Birimler Arası Spor Şöleni’nin bu yıl 32. si
gerçekleştiriliyor. Futbol, Voleybol ve Masa
Tenisi branşlarında binlerce çalışanın katılımıyla düzenlenen turnuvalar şölen havasında geçiyor. Her sene olduğu gibi oldukça
çekişmeli geçen turnuvalar sonucunda ilk üç
dereceye giren takımlara madalya, kupa ve
çeşitli ödüller verilecek.
Tüm çalışanların ortak platformda buluşmalarını sağlamak ve kurumlar arası koordinasyon ve işbirliğini arttırmak amaçlarıyla
düzenlenen turnuvada, Başakşehir Belediyesi
Zabıta Müdürlüğü Takımı tüm maçları kazanarak bir üst tura çıktı.
Başakşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü
tarafından oluşturulan takım Başakşehir
Belediyesini en iyi şekilde temsil ederek turnuvada daha üst turlara çıkmayı hedefliyor. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
15 - 31 MAYIS 2014
7
‘Dergilerimizi desteklemeye
devam edeceğiz’
Başakşehir Belediyesi’nin ana sponsor olarak desteklediği ‘Uluslararası Türkiye Dergi Günleri Fuarı’ Sirkeci Tren Garı’nda gerçekleştirildi. Belediye Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş, “Dergiler okumada
olduğu kadar yazmada da bir basamaktır. Geleceğinin kalemlerin bu
dergilerde yayımlanan yazılarıyla yetiştiğini düşünüyorum. Bu anlamda kültürümüze, değerlerimize
d
sahip çıkmak adına bu tür çalışmalara her zaman sahip çıkacağız.”dedi.
1
00’ü aşkın derginin katıldığı ‘Uluslararası Türkiye Dergi Günleri Fuarı’ Sirkeci
Tren Garı’nda gerçekleştirildi. Başakşehir
Belediyesi’nin ana sponsor olarak desteklediği fuar, Türkiye Dergi Editörleri ve Yayın
Yönetmenleri Birliği (TÜRDEB) tarafından düzenleniyor. Etkinlikte; trende söyleşiler, Sirkeci Garı’nın tarihi ve bekleme salonunda konferans, panel, müzik dinletileri
ve dergiciliğin enleri töreni yapıldı.
ğindi, “Yayıncılığın ilk adımı dergiciliktir.
Hepimiz okul sıralarında dergilerle başladık
bu işe. Bu kadar fazla dergiyi burada görmek ve ulaşımı kolay olan merkezi bir yerde
fuarın düzenleniyor olması çok güzel.” Biz
hep dergilerle büyüdük diyen, Yeşilay Eski Başkanı Av. Muharrem Balcı: “Bu sektörde inatçı değil, çok inatçı olmak lazım. Biz
hep genel fuarlarda dergileri kenarda köşede görürdük. Şimdi hepsini bir arada görüyoruz. Ben birikimin büyük çoğunluğunu
çocukluğumdan itibaren takip ettiğim dergilere borçluyum. Dergicilik emek isteyen,
yürek isteyen bir iş, o nedenle onlara destek
olmamız gerekiyor. Gençlerimizi dergiciliğe
yönlendirmemiz gerekiyor.”dedi.
Fuarın en büyük destekçisi ve ana sponsoru olan Başakşehir Belediyesi adına söz alan
Başkan Yardımcısı Haluk Dikbaş ise yaptığı
konuşmada, “Dergiler okumada olduğu kadar yazmada da bir basamaktır. Geleceğinin
kalemlerin bu dergilerde yayımlanan yazılarıyla yetiştiğini düşünüyorum. Geçmişe eleştiri getirmek, bugünü fotoğraflayıp kağıt
üstüne aktarmak, yarının planlarını yazı üzerinde anlamlı hale getirmek dergicilikten
geçiyor. Bu anlamda kültürümüze, değerlerimize sahip çıkmak adına bu tür çalışmalara her zaman sahip çıkacağız. Çok eski bir
dergici olan Belediye Başkanımız bu projeyi getirdiğimizde duraksamadan kabul etti.
Fuarımız hayırlı olsun.”dedi. //
Bu sene yurt dışından da 20’den fazla derginin katılımıyla uluslararası bir boyutta ta
kazanan fuarın onur konuğu ‘Umran Dergisi’ olarak belirlendi.
Haluk Dikbaş
BU YIL Kİ TEMA ‘GENÇLİK’
Bu seneki ana teması ‘Gençlik’ olarak belirlenen fuarın açılış konuşmasını TÜRDEB
Başkanı Muharrem Baykul yaptı. Başakşehir Belediyesine teşekkür eden Baykul, fuarın katılımcılar için hayırlı olmasını diledi.
Basın Yayın Birliği Başkanı Münir Üstün ise
yaptığı konuşmada dergiliğin önemine de-
Bilgievi
ULQGHQ
H
O
L
F
Q
H
U
ù
|
X]DQDQ
Başakşehir Belediyesi, Cemil Meriç Bilgievi bünyesinde faaliyetlerine devam eden ‘İyilik Kulübü’ öğrencileri dost ellerini ihtiyaç sahiplerine uzatıyor, yüzleri güldürüyor.
¶GRVWHOL·
İYİLİK KATLANARAK ARTIYOR
ú.ú6(1( önce Sosyal
Sorumluluk projesi
olarak kurulan ‘İyilik
kulübü’ Başakşehir genelinde ve il dışında pek
çok başarılı proje gerçekleştirdi. Bu projeler
kapsamında öğrenciler;
Devlet Hastanesi’nde yatan hastaları ziyaret etti,
ellerine gül, yanaklarına öpücük kondurdu,
ilçe’de ikamet eden yaşlıları evlerinde ziyaret
etti, onlar için hediyeler
götürdü. Başka bir projelerinde kendi çabaları
ile topladıkları kitap ve
kırtasiye malzemelerini
Van ve Erzurum’da ki
kardeşlerine ulaştırdılar.
Hatta miniklerin iyilik
eli Türkiye dışına ulaştı.
Suriye’deki çocuklar
için kıyafet topladılar.
Kalplerini ısıttılar.
Küçük dokunuşlarla
başlayan iyiliğin dalga
dalga yayılarak geniş
kitlelere yayılmasını
hedefleyen ‘İyilik Kulübü’ ilçe’de ikamet eden
öğrencilerden oluşuyor.
Sene boyunca pek çok
başarılı projeyi, öğretmenlerinin önderliğinde hayata geçiren
öğrenciler; iyilikle buluşanın çevresine iyilik
vereceğinden hareketle
çalışmalar yürütüyor.
Bu çalışmaların en güzel
örneklerinden biriside
‘İyilik Kulübü’ öğrencilerinin hayata geçirdiği
‘İyilik kutuları projesi’.
Öğrenciler çalışma
kapsamında Başakşehir
genelindeki vatandaşlara ve ilçe esnafına
içerisinde şeker, lokum
ve iyilik mesajlarının
yer aldığı küçük kutular
dağıttı. Kutu içersinde ki mesajları alan,
çocuklarla sohbet eden
vatandaşlar mutlu oldu.
Başakşehir Belediyesi,
Cemil Meriç Bilgievi
öğrencilerinin ‘İyilik
Kulübü’ bünyesinde yürüttüğü Sosyal
Sorumluluk projeleri
önümüzdeki dönemde
de genişleyerek devam
edecek. //
Rumeli ve Trakya Hıdırellezi Şamlar’da kutladı
Yıllardır
Ahırkapı’da
yapılan ve
İstanbul ile
özdeşleşmiş
Ahırkapı Hıdrellez Şenlikleri
bu sene 450
yıllık tarihe
sahip Şamlar
Köyü’ne taşındı. Türkiye’nin
diğer bölgelerinde yaşayan
Rumeli ve
Trakyalılarında
büyük ilgi gösterdiği kutlama
renkli görüntülere sahne oldu.
esirgemeyen başta Başakşehir
Belediye Başkanı Mevlüt Uysal
olmak üzere sanatçılarımıza,
dernek üyelerimize şükranlarımı sunuyorum. Bu coşkunun
önümüzdeki senelerde katlanarak büyümesini temenni
ediyorum.”dedi.
%$û$.û(+ú5Belediyesi tarafından desteklenen ‘Şamlar Köyü
Hıdrellez Şenlikleri’ Şamlar
Köyü Kültür ve Yardımlaşma
Derneği tarafından düzenlendi. Bu sene üçüncüsü düzenlenen etkinliğe; Siyasi Parti
Temsilcileri, STK temsilcileri,
Mahalle muhtarları ve çok
sayıda vatandaş katıldı.
‘HIDIRELLEZ’İN
BEREKETİNİ, COŞKUSUNU PAYLAŞTIK’
Hızır ve İlyas Aleyhisselam’ın
yeryüzünde buluştukları gün
kabul edilen, aynı zamanda da
doğanın uyanışını temsil eden
Hıdırellez’i kutlamak için düzenlenen şenlik, Şamlar Köyü
Kültür ve Yardımlaşma Dernek
Başkanı Bilal Küçükkara’nın
selamlama konuşması ile
Birbirinden renkli görüntülere
sahne olan şenlikte, Hıdırellez ateşi yakılarak üzerinden
atlandı.
başladı. Küçükkara: “2010
yılında kurduğumuz Başakşehir Şamlar Köyü Kültür ve
Yardımlaşma Derneğimizin
geleneksel hale getirdiği ve bu
yıl 3. düzenlediği Hıdrellez
şenliklerimiz, köyümüzde 450
yıldır bireysel olarak kutlanıyordu. Dernek olarak yeşil
dokusu ile baharın en güzel
hissedildiği mekanlardan olan
Şamlar’da düzenlediğimiz bu
şenlikle Hıdırellez coşkusunu,
bereketini tüm Trakya ile paylaşmak istedik. Derneğimizin
tabela derneği olmadığını göstermek ve gerçekten köyümüze
faydalı bir kuruluş olması için
tüm mesaimizi derneğimiz
için harcadık ve harcamaya
da devam edeceğiz. Şenliğimizde desteklerini bizlerden
Şamlar Köy Meydanı’nda
düzenlenen programda,
Trakya yöresi müziğinin güçlü
isimlerinden Rumeli Ekrem’de
sahne aldı. Rumeli Ekrem’in
hareketli parçaları ile halaylar
çeken katılımcılar, Ahırkapı Hıdırellez Şenlikleri ile
özdeşleşen Ahırkapı Roman
Orkestrasının müzikleri doyasıya eğlendi. //
İMTİYAZ SAHİBİ
Erne Gazetecilik
ve Matbaacılık Ltd. Şti.
GENEL MÜDÜR
Halil Gölve
GENEL KOORDİNATÖR
Erol Çakır
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Abidin Koçoğlu
YAYIN DANIŞMANLARI
Necmettin Çakmak
Metin Öztürk
HUKUK DANIŞMANLARI
Av. Adem Yıldırım
Av. Ömer Geyik
GÖRSEL YÖNETMEN
Enis Ak
www.212haber.com
BÖLGESEL SÜRELİ YAYIN
Adres: Deposite AVM
A-1 Blok Kat: 3 No: 304
Başakşehir/İstanbul
Telefon: (0 212) 486 39 36
Web: www.212haber.com
e-mail: [email protected]
Baskı: İHLAS GAZETECİLİK A.Ş. Merkez
Mah. 29 Ekim Cd. İhlas Plaza No: 11/
A41 Yenibosna-Bahçelievler/İSTANBUL
Tel: (212) 454 30 00
Gazetemiz basın ve meslek
ilkelerine uymaya söz vermiştir.
Yayınlanan köşe yazılarından
yazarları sorumludur. Reklamların
sorumluluğu reklam verene aittir.
GAZETEMİZ ÜCRETSİZ OLARAK DAĞITILMAKTADIR
8
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
Stand-up tadında eğitim
ile sınav stresini yendiler
4 bin üniversite adayı genç,stand-up tadında eğitim ile
sınav stresini yendi. Haliç Kongre Merkezinin ev sahipliğinde Plato Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen
“Yaşama Dair Motivasyon Muhabbetleri” isimli eğitim
ile liseli gençler sınav streslerini attı.
P
LATO Meslek Yüksekokulu Kurumsal İletişim Müdürü ve Kariyer Danışmanı Nur Erdem Özeren tarafından, “Doğru Meslek Seçimi, Kariyer Planlama,
Sınav Stresini Yenme ve Üniversite Hayatını Etkin Değerlendirme” konularında verilen eğitime
İstanbul genelinde 50’den fazla
lisenin müdür, müdür yardımcısı, öğretmen ve öğrencileri katıldı. Eğitimden çıkan gençler
Plato Meslek Yüksekokulu’nun
26 programının akademisyenlerinin ve öğrencilerinin bulunduğu bölüm masalarından detaylı bilgi aldı.
Bunun yanı sıra gün boyu gençlerin sınav streslerini atabilmeleri için birçok etkinlik yapıldı.
Ailelerin “Bir sene sık dişini, iyi bir üniversiteye kapak attın
mı, gerisi zaten kolay” demelerine karşı öğrenciler, Plato Meslek
Yüksekokulu tarafından hazırlanan vemeslek isimlerinin yazılı
olduğu kutulara kapak attılar.
giydirdiği araçlarının üzerine ve
Haliç Kongre Merkezi içinde özel hazırladığı hayal panolarına
gençlerin hayallerini yazdırdı.
STRESİ SIKTILAR
GİTTİ
DÜNYANIN
EN KALABALIK
İ
SELFİE’Sİ ÇEKİLD
Eğitim sonunda öğrencilere Plato Meslek Yüksekokulu tarafından üzerinde “YGS-LYS’ Yİ SIK
GİTSİN” ve “STRESSİZ DERS
İÇİN SIK GİTSİN” yazılı stres
topları dağıtıldı.
Türkiye’nin en yaygın Meslek
Yüksekokulu olan Plato Meslek Yüksekokulu; Eylül ayından
itibaren yürüttüğü sosyal sorumluluk projesi kapsamında
İstanbul’da 30 bin lise son sınıf
öğrencisine “StandUp Tadında”
Kariyer Planlama eğitimi verdi
ve gençleri Yükseköğrenime teşvik etti. Nisan ayı boyunca İs-
ůĞƌĞďŝƌLJĞŶŝƐŝ
ĂƉŽƉƺůĞƌŽůĂŶƐĞůĮĞ
^ŽŶĚƂŶĞŵĚĞŽůĚƵŬĕ ĞŶĐŝĂLJŶŦĂŶĚĂƐĞůĮĞĕĞŬƟ͕ĂLJŶŦ
Œƌ
ĚĂŚĂĞŬůĞŶĚŝ͘Ϯ͘ϬϬϬƂ ŵPZEĚĞƚƺŵƂŒƌĞŶĐŝůĞƌŝŶŐƂĚĞ
ƌ
Ƶƌ
E
ĞŶ
ŝƚŵ
Ќ
ĞŶŬĂůĂďĂůŝŬĂŶĚĂ
ůĮĞĕĞŬƟǀĞηĚƵŶLJĂŶŝŶ
ƌƺŶƚƺƐƺŶƺŶŽůĚƵŒƵƐĞ ƚǀĂƌĞƟŬĞƚůĞƌŝŝůĞdǁŝƩĞƌ͛ĚĂƉĂLJůĂƔƨ͘
LJĂ
ƐĞůĮĞƐŝǀĞηƉůĂƚŽĚĂŚĂ
tanbul dışında Ankara, İzmir,
Antalya, Mersin, Kayseri, Bursa,
Eskişehir, Diyarbakır, Mardin,
Trabzon ve Samsun illerinde de
toplamda 20 bin öğrenciye daha
eğitim vererek üniversite adaylarına meslek seçimi konusunda
destek oldu. //
4 BİN GENÇ HAYALLERİNİ DUVARLARA VE
ARABALARA YAZDI
Öğrencilerin hayallerindeki bölümlerini tercih etmesini destekleyen Plato Meslek Yüksekokulu daha önce post it şeklinde
TOGEMDER’den
Ücretsiz toplu sünnet
Başakşehir’e yeni okul kayıtları devam ediyor
Toplumsal Gelişim Merkezi Eğitim ve Sosyal Dayanışma Derneği (TOGEMDER) ve bağışçıların desteğiyle Başakşehir Nurettin Topçu İlköğretim bahçesinde Anaokulu açtı.
%$û%$.$157$<<ú3(5'2ø$1’ın
eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde kurulan TOGEMDER’in ilçede
eğitime kazandırdığı üçüncü okul
olan Mehmet Büyükekşi Anaokulu,
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu
tarafından açıldı. Başakşehir Belediye
Başkanı Mevlüt Uysal’ın ev sahipliğini yaptığı açılışa, İstanbul Valisi
Hüseyin Avni Mutlu’nun yanı sıra İlçe
kaymakamlığını temsilen Esenyurt
Kaymakamı Ekrem İnci, TOGEMDER
Başkanı Saadet Gülbaran, Başakşehir
Belediyesi Başkan Yardımcısı Haluk
Dikbaş, Hatice Demiralay, okul öğretmen ve öğrencileri katıldı.
‘HAYIRLI GİRİŞİMLER
DEVAM ETSİN’
TOGEMDER’in “Anasınıfsız Okul
Kalmasın” projesi kapsamında Hayırsever Zehra Büyükekşi’nin desteği ile yapılan ‘Mehmet Büyükekşi
Anaokulu’ açılış töreninde konuşan
İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu
anaokullarının çok önemli olduğunu
dile getirdi, “Anaokullarımız sağlıklı,
donanımlı, üretken bireylerin yetişmesi için çok önemli. Bugün burada
çok güzel bir günü yaşıyoruz, hep
birlikte. Herkesin mutluluğu yüzlerinden okunuyor. Bu mutluluğu bizlere
kazandıran hayırseverlerimiz Mehmet
Bey’e, kıymetli eşlerine çok teşekkür
ediyorum. Zehra Hanım kendi yaptırdığı okulun ismini eşinin doğum günü
olan bugünde sürpriz yaparak eşinin
ismini verdi. Bu gerçekten çok güzel
bir hediye. TOGEMDER’e ve Emine
Hanımefendi’ye de anne gönlüyle yaptığı çalışmalardan dolayı şükranlarımı
sunuyorum. Bu hayırlı girişimlerin sayısının artmasını temenni ediyorum.”
Açılış töreninde ev sahibi olarak söz
alan Başakşehir Belediye Başkanı
Mevlüt Uysal, sözlerine hayırseverlere
teşekkür ederek başladı. Başkan Uysal,
“Bu okul ve çaba ilçemize önemli
bir çabadır. İlçemiz yeni kurulduğu için her şeyi tam olarak görünse
de özellikle bizim orta bölge olarak
adlandırdığımız mahallelerimizde
eğitim alanında büyük sıkıntılar vardı.
Çok şükür ki, yönetimler ve hayırseverlerimizin destekleri ile bu eksikliği
büyük oranda giderdik. Sınıflarımızdaki öğrenci sayılarını açılan yeni
okullarımızla azalttık. Daha önceleri
anaokulları yalnızca çalışan annelerin
çocuklarını gönderdiği yerler olarak
biliniyordu. Şimdi ise anaokullarının
önemi anlaşıldı. Okul yaşına gelen çocuğumuza anaokulu imkânı sağlamak
için var gücümüzle çalışmaya devam
edeceğiz.”
‘DAHA SAĞLIKLI,
DONANIMLI NESİLLER İÇİN
ÇALIŞIYORUZ’
Başakşehir İlçe Milli Eğitim Müdürü
Ramazan Yılmaz yaptığı konuşmada
‘çocukların ruh ve beden sağlığı, gelişimi için anaokullarının çok önemli
olduğunu belirterek, hayırseverlere ve
TOGEMDER’e teşekkür etti. Ramazan
Yılmaz sözlerini eğitim kurumlarının bu gibi güzel çabalarla çoğalması
temennisiyle sözlerini tamamladı.
700’den fazla okulun açılmasına vesile
olduklarını belirten TOGEMDER
Başkanı Saadet Gülbaran ise yaptığı
konuşmada, “Başakşehir’e hayırseverlerimizle yaptığımız 3. Okulumuz.
Bu okulda yetişen çocuklarımız daha
sağlıklı daha üretken bireyler olacaklardır.” dedi.
Gülbaran, TOGEMDER bünyesinde
gerçekleştirilen çalışmaları da anlattı,
“Kurumumuz bünyesinde ‘erken tanı,
erken hayat’ ismiyle öğrenim güçlüğü
çeken, hiperaktif çocuklarımız için
özel eğitim kurumları açacağız. Bir
diğer projemiz, annelerimizin daha
güçlü bireyler olarak topluma kazandırılması için başlattığımız ‘geleceğe
annemle yürüyorum’. Ayrıca anaokullarımızda ‘temiz sınıf, sağlıklı nesil’
projemiz ile daha sağlıklı, donanımlı
nesiller için çalışacağız.” //
%$û$.û(+ú5Belediyesinin
geleneksel hale getirdiği ücretsiz Toplu Sünnet kayıtları
başladı. Belediyenin sünnet
çağına gelmiş ancak çeşitli
nedenlerle sünnet olamamış
çocuklar için gerçekleştirdiği
organizasyonda geçtiğimiz yıl
1.131 çocuk sünnet ettirildi. Toplu sünnet töreninde
sahne alan sanatçılar çocukların mutluluğuna eşlik etti.
Çocuklara, pantolon, gömlek,
pelerin, ayakkabı, taç ve asadan oluşan sünnet kıyafetleri
de belediye tarafından hediye
edilecek.
Çocuklara eğlenceli bir hatıra
bırakmak isteyen belediyenin
düzenlediği toplu sünnete
kayıt yaptırmak isteyenler mahalle muhtarlıkları,
Bilgievleri, Başakşehir ve
Bahçeşehir Belediye hizmet
binalarına kayıt yaptırabile-
cek. İki yaş üstü çocukların
katılabileceği Ücretsiz Toplu
Sünnet kayıtları 23 Mayıs
2014 Cuma gününe kadar
devam edecek.//
Başakşehir Kızılay’dan
anlamlı program
Başakşehir Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Kaymakam
Fatih Kocabaş’ın önderliğinde oluşturulan “Sosyal Market’’ projesiyle 5 bin 200 ihtiyaç sahibine yardım sağlayan Başakşehir Kızılay Şubesi şimdide seminer düzenledi.
%$û$.û(+ú5Kızılay Şubesi
Kadın Kolları her sene düzenlediği bilgi odaklı seminerlerine bu sene bir yenisini daha
ekledi. Bu sene Başakşehir
Rizeliler Derneği’nde yapılan
“Esma-ül Hüsna’da Kişilik
Yansımaları” konulu seminer
hanımlar tarafından büyük
ilgi gördü.
İlahiyatçı -Yazar Mürşide
Uysal’ın konuşmacı olarak
katıldığı programda duygu
dolu anlar yaşandı. Yaklaşık
bir saat süren programda
önemli noktalara değinen
Uysal, Allahü teâlâdan gelen
isimlerin bedeni de etkilediğini söyledi. Peygamberler
Efendimizin üzerinde de
Esma-ül Hüsna’nın sıfatları olduğunu belirten Uysal, bunun
çok yönlü bir konu olduğunu söyleyerek Başakşehirli
hanımların aylık düzenlenen
seminerlerle katılmalarını istedi. Şube başkanı İlyas Bilen,
programda emeği geçen başta
Mürşide Uysal olmak üzere
kadın kolları ekibine ve Başakşehir halkına teşekkür etti. //
www.212haber.com
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
AGD
úVWDQEXOúO
%DüNDQ×
XW
$OL8ùXU%XO
50 bin çocuğa
dokunmak istiyoruz
Anadolu Gençlik Derneği’nin (AGD) ülke genelinde ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlediği
Yaz-Et programı 16 Haziran’da start alıyor. 212
Haber’e konuşan AGD İstanbul İl Başkanı Ali
Uğur Bulut, bu yılki hedeflerinin İstanbul’da 50
bin çocuğa ulaşmak olduğunu söyledi.
BİLAL KELEBEK
A
GD tarafından her yıl ortaokul 5, 6, 7
ve 8. Sınıf öğrencilerine yönelik düzenlenen Yaz-Et programları, çocukları İslam inancına teşkil eden değerlerle buluştururken, sosyal etkinliklerle yaz tatilini en güzel şekilde değerlendirmesini sağlıyor. Anadolu Gençlik
Derneği’nin ismiyle özleşen ve 6 hafta süren programlar bu yıl yaz tatilinin
Ramazan ayına denk gelmesiyle 5 haftaya indirildi. 212 Haber’e önemli açıklamalarda bulunan AGD İstanbul İl
Başkanı Ali Uğur Bulut, gece gündüz
demeden çalıştıklarını ve bütün geçlere hakikati öğretme çabasında olduklarını söyledi.
ÇALIŞMALARI SOSYAL
FAALİYETLERLE SÜSLÜYORUZ
Ali Uğur Bulut
Her yıl okulların tatil olmasıyla
olmasıy birlikte
öğrencileri5-6-7 ve 8. Sınıf ö
haftalık progne yönelik 6 haft
ramlarla çocuklarımızın
çocukl
manevi, sosyal, kültürel,
gelişimleripsikolojik ge
ne katkıda bulunma
amacıyla Yaz-Et
programları düprogram
zenlen
zenlendiğini be-
lirten Bulut, konuşmasına şöyle devam
etti, “Bu sene programımız ramazan ayının tam ortasına gelmesiyle 5 haftada bitirmeyi düşünüyoruz. Kur’an-ı Kerim okuma, iman-itikat ve akait esaslarını çocuklarımıza öğretirken, ibadetlerimizi nasıl yapacağımızı anlatarak konularına ve seviyelerine göre ilmihal eğitimi vermiş oluyoruz. Yoğun geçen
bir eğitim dönemi sonrası çocuklarımızı bilgi bombardımanına tutmadan sosyal ve sağlıklı gelişimlerini temin etmek
için yüzme, futbol, piknik gibi sosyal faaliyetleriylede Yaz-Et çalışmalarını süslüyoruz” diye konuştu.
OKULLARDA BUNLAR
ANLATILMIYOR
“Çocuklarımıza İslam’ın temellerini ibadet ve itikat noktasında öğretiyor ve
zihinlerine yerleştiriyoruz” diyen Bulut, geçen sene İstanbul genelinde Yaz-Et
programlarına 15 bin öğrencinin katıldığını söyledi. Bu yıl farklı bir çalışma yapacaklarının altını çizen Bulut, “Sadece
kendi müesseselerimizde değil camilere yönelikte programlarımız olacak. Geçen sene bu çalışma yapıldı ama bu sene daha yaygın şekilde camilerimize eğitimci göndermek suretiyle mahalledeki vatandaşlarımızın çocuklarını da cami
ƵůƵƚ͕͞ƵLJŦůϱϬďŝŶƂŒƌĞŶĐŝLJĞŬƵƌƵŵůĂƌŦŵŦnj
ǀĂƐŦƚĂƐŦLJůĂĚŽŬƵŶŵĂŬŝƐƟLJŽƌƵnj͘ƵĚŽŬƵŶŵĂ
ǀ
ŵĂ
ŵĂŶĞǀŝ͕ķƚƌŝǀĞƔƵƵƌĚŽŬƵŶŵĂƐŦŽůĂĐĂŬƨƌ͟ĚĞĚŝ͘
LİSELİ ÇOCUKLARA BUNLARI
ANLATMANIZ ÇOK ZOR
Kayıtların başladığını belirten Bulut, Yaz-Et programlarının
özellikle ortaokul çocuklarına yönelik olmasının sebebini şu
şekilde açıkladı; “Aslında AGD olarak öğrenci merkezli çalışmalar yapıyoruz. Üniversiteler, liseler ve ortaokullar. Bu kademeler farklı psikolojilere ortamlara sahip. Yaz-Et’te ortaokullara yönelik çalışma yapıyoruz çünkü bu tür faaliyetleri o
yaştaki çocuklara daha iyi anlatabiliyoruz. Liseye gelmiş bir
çocuğa bunu anlatmanız çok zor. Lise ve üniversite öğrencilerine Yaz-Et mantığından faklı çalışmalar yapıyoruz” bilgisini verdi.
AGD, MGV SÜRECİYLE BAŞLAYAN
BİR GELENEKTİR
Bulut, “Gerek cami ve kendi müesseselerimizin yoluyla gerekse Birikim Eğitim Kurumlarıyla İstanbul’da hedefimiz olan 50 bin çocuğa dokunmak istiyoruz. Dokunma manevi, fıtri ve şuur dokunma olacaktır. Ortaokul seviyesindeki öğrenciler için son derece ciddi bir rakamdır. Bu çalışmaları yıllar öncesinden biz başlattık ve AGD, MGV süreciyle başlayan bir gelenektir. Birçok vatandaşımız AGD’nin çalışmalarının kalitesini yakin olarak takip ediyor ve çocuklarını AGD’nin çalışmalarında görmek için yarışıyor. AGD’nin
Yaz-Et programları çok prestijli bir markadır. Güvenilir olmamız nedeniyle her zaman bu tür çalışmalarda öncü kuruluş olmuşuzdur” açıklamasında bulundu.
DEVLET ELİYLE ÖNLEM ALINMALI
Çocuk istismarının son zamanlarda ciddi anlamda arttığına değinen Bulut, bunun tamamen batıya endeksli İslam’a uzak eğitim sistemi, İslam’a aykırı yayın politikaları ve yanlış
uygulanan sosyal politikalar sonucu olduğunun altını çizdi.
Kötülükleri ortadan kaldırmanı sadece devlet eliyle yapılabileceğini belirten Bulut, “Maalesef toplumumuz içten içe çürüyor, bizim gibi toplumları zaten başka türlü teslim alamazsınız. İçten çürüyen bir toplum çabuk çöker sebebi de İslamsızlıktır ama gerçek anlamda İslamsızlıktır. Başörtüsü takan
bir kızımız bütün milletin ortasında dans ederken başka bir
erkeğin sırtına çıkıyor. Eskiden hiç aklımıza gelmeyecek şeyler şimdi ciddi boyutlara ulaşmış durumda. Biran önce ciddi
önlemler alınmalı” dedi. //
Mustafa
TEZCAN
[email protected]
Eğitim sistemimiz
FARKLILIKLARA değer veren
meşhur eğitimci Dr.R. H. Reeves’in
yazdığı “Hayvanlar Okulu ” öyküsünü sizinle paylaşmak istiyorum.
Hayvanlar insanlara bakıp özenerek onlar da kendilerini geliştirecekleri bir okul kurmaya karar verirler.
Tavşan, kuş, balık, sincap, ördek
ve diğer bütün hayvanlar bir araya
gelerek bir hayvanlar kurultayı oluştururlar ve hep birlikte bir öğretim
programı hazırlamaya koyulurlar.
Tavşan, programa koşmanın,
özellikle yokuş yukarı koşmanın
konmasında diretir. Kuş uçmanın,
sincap ağaca tırmanmanın, balık
yüzmenin, öteki hayvanlar da kendi
özelliklerinin öğretim programına
girmesi konusunda ağırlıklarını koyarlar. Böylece programa önerilen
bütün dersler konulur.
çatısı altında eğitim vereceğiz. Biz bütün
gençlerimize hakikati öğretmek istiyoruz. Çünkü okullarımızda bunlar anlatılmıyor. Bugün yapılan bütün objektif araştırmalar ve anketler gençliğimizin hakikatten büyük bir buhran içerisinde olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
AİLELER BİZE DUA EDİYOR
İnanç zafiyetinin yanı sıra çift kişilikli şizofren ve genleriyle oynanmış, GDO’lu
bir gençlik yetiştiğini vurgulayan Bulut,
uyuşturucu kullanımının ortaokul seviyelerine kadar düştüğünü belirtti. Bunun
dizilerle ve eğitim politikasındaki yanlışlarla desteklendiğine dikkat çeken Bulut,
“Aileler bu durumdan son derece rahatsız. Yaptığımız programlardan sonra çocuklarının hal ve hareketlerinde olumlu
değişiklikler olduğunu söyleyerek bizlere dua ediyorlar. AGD çatısı altına gelen
her çocuk bulunduğu ortamdan mutlaka
bir güzellik kapıyor. Bu çocukların içerisinde gerçekten güzel ve kaliteli insanlar
yetişiyor” şeklinde konuştu.
MADDİYATA DAYALI BİR
TEŞKİLAT DEĞİLİZ
Bulut, öğretmekle kalmayıp bütün teşkilat çalışmaları içerisine gençleri de alarak
tebliğe davet ettiklerini söyledi. “Cihat ibadeti yapmalarına vesile olduğumuz için çocuklarımız hiçbir yerde kazanamayacakları sevk-idare ve organizasyon
yeteneğini kazanmış oluyorlar” diyen
Bulut, konuşmasına söyle devam etti;
“Maddiyata dayalı çok büyük imkânları
olan bir teşkilat değiliz. Temelimiz Allah
rızasıyla bütün imkânsızlıklara rağmen
gayretini ortaya koyan, bunu yaparken
mutlak kudret sahibi Allahın gücüne teslim olan bir mantıkla hareket ediyoruz.
Faaliyetler esnasında çocuğa Allah tarafından verilen fıtratı özelliklerininde açığa çıkması sağlanıyor.”
İnsanları örnek aldıklarından
daha işin başında ilk büyük yanlışı
yaparlar. Sonra, hayvanların tümünün bütün derslere katılmasını
zorunlu kılmak gibi ikinci bir yanlışa
düşerler.
Sonunda bakın ne olur?
Tavşan yokuş yukarı koşmada en
başarılı hayvandır, hiçbiri onun gibi
koşamaz. Ama tavşandan uçması da
istenince iş değişir. Tavşan uçmaya
çalışırken düşer, ayağı kırılır, kafatası çatlar. Zavallı hayvan, uçmak bir
yana, koşamaz da artık.
Benzer bir durum kuşun başına
gelir. Kuş, uçma dersinde bir numaradır. Havada taklalar atar, türlü
gösteriler yapar ve diğer hayvanlara
dudak ısırtır. Ama öğretmenler bununla yetinmez, kuşun gelişmiş, çok
yönlü bir hayvan olması için onun
da köstebek gibi toprağı kazması ve
yer altında tünel yapmasını isterler.
Kuş, iyi niyetle toprağı kazmaya ve
tünel açmaya çalışırken gagası ve
kanatları kırılır. Tünel kazamaması
bir yana artık uçamaz da.
Ve eğitim böylece sürüp gider.
Son sınıfa gelindiğinde, birinci kim
olur dersiniz?
Zekası pek gelişmemiş, sıradan
bir hayvan olan yılanbalığı. Çünkü
herşeyi biraz yapabilmiştir. Sonunda aklı yok diye aşağıladığımız
hayvanların çoğu okulu bırakır,
her biri kendi yetenekleri yönünde
yaşamlarını sürdürür.
Bir gün bir yere misafirliğe gitmiştik , tanıdık bir arkadaş beni görünce, “Hocam, bizim çocukla bir
konuşur musun? Seneye 12. sınıf
oluyor, sınavlara hazırlanıyor”
dedi.
Öğrenci ile tanışıp konuştuk, 11
yıldır okula gidiyor , derslerde başarılı, karnesi iyi, ekstra ders dışı uğraştığı şeyleri sordum. Spor, müzik,
resim, sanat adına hiçbir şey yok.
Dikkat ederseniz ders dışı dedim.
Çünkü malesef okul diyince sadece
aklımıza ders geliyor.
Özellikle ilköğretim birinci kademede öğrencilerin bireysel
yetenekleri keşfedilse ve bu alanda
yönlendirilse çocuklar yetenekleri doğrultusunda eğitim alsalar,
sporcu ve sanatçılar küçük yaştan
itibaren yetiştirilseler.
Malesef sayısal öğrenciler daha
zeki, sözel öğrenciler daha az zeki
gibi bir algı mevcut. Matematiği iyi
olan öğrenciler zeki, güzel resim
yapan öğrenci değil, fen de yüksek
not alan öğrenci zeki, çok güzel şiir
okuyan değil, güreşte madalya alan,
okul basket takımında oynayan
değil...
Biz her öğrencinin ayrı bir dünya
olduğunun farkındayız. Eğitim sistemimiz de bunun farkına varıp bu
ayrı dünyaları keşfe çıkarsa 2023’e
daha sağlam temellerle ulaşırız
kanaatindeyim.
9
10
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
Yedi Güzel Adam
ekranda şiir yazıyor
E
BÜNYAMİN YILMAZ
'(%ú<$7/$ az çok ilgilenenler o isimleri bilirler. Yedi Güzel Adam’ın konu olduğu şiir Cahit Zarifoğlu’na ait: Bu insanlar
dev midir / Yatak görmemiş gövde midir diye başlar şiir. Bir mısraında ise şöyle der Zarifoğlu: Yedi adam biri bir gün
/ bir aşk bir gün / gereğini belledi / ölüm
girse koynuna / Ayırmaz aşkı yanından.
Türkiye’de ilk kez baş karakterleri edebiyat dünyasından olan
bir dizi çekiliyor. Maraş Lisesi’nde bir araya gelen Yedi Güzel
Adam’ın hayatı şair Erdem Bayazıt’ın dilinden anlatılıyor. Cahit
Zarifoğlu’nun şiiri ete kemiğe büründü dizi diye göründü. Biz de
Kahramanmaraş’ta kurulan sete gittik. İşte gördüklerimiz…
O İSİMLER KİMLER?
Dönemin Edebiyat dergisinde yayımlanan bu şiir neredeyse ‘beyaz haberlerim oluşuyor kardeşlerim’ diyen Zarifoğlu ile örtüşür ve hiç unutulmaz. Her
7 Haziran’da Küplüce’deki mezarı başında anılan Zarifoğlu’nun bahsettiği gerçek
isimler midir? Şiiri okurken pek irtibat
kuramayız ama edebiyat hafızamızda yer
eden isimler neredeyse etle tırnak gibi bir
araya gelmiş ve hiç unutulmamışlar. Bu isimler, Sezai Karakoç, Nuri Pakdil, Rasim
ve Alaeddin Özdenören kardeşler, Erdem
Bayazıt, Mehmet Akif İnan ve Ersin Nazif Gürdoğan. Maraş döneminden Hasan
Seyithanoğlu veya Yedi Güzel Adam dizisinde de yer alan Ali Kutlay isimleri de
eklenebilir.
MARAŞLILAR CUMARTESİ
EVLERE KAPANIYOR
dım. Mihmandarım elbette ki şair Cahit Zarifoğlu’nun sevgili oğlu Ahmet’ti.
Yapımcı İlksen Fırat’ın davetiyle katılmış diziye. Ajans 1400 yıllarından rahmetli Erdem ve Ahmet Bayazıt’ın yanında projelerde yer alan Ahmet, ata yadigarı Kahramanmaraş’ı da bu vesileyle yakından tanımış.
KURULUŞ VE KÜÇÜK AĞA’NIN
UNUTULMAZ YAPIMCISI
ÜLKEYİ YÖNETENLERDE
EMEKLERİ VAR
Aslında Yedi Güzel Adam bir metafor. Ama neredeyse Zarifoğlu’nun hayatına etki
eden önemli isimler de yedi sayısına oldukça uyuyor. Her şey bir yana, bir kısmı
aramızdan ayrılan o güzel adamların yazdıkları ve dillendirdikleri birkaç kuşağı
etkiledi. Hatta diyebilirim ki, Türkiye’yi
yönetenlerin her biri üzerinde bu güzel
insanların özel emeği var.
TRT 1’de yayımlanan Yedi Güzel Adam
dizisi birçoğunu şaşırttı. Edebiyat dünyasından tanınan bu isimlerin dizi karakteri olmasının sakıncalarına değinenler oldu. Kimi, popüler kişilik haline gelen bu önemli isimlerin değerinin yansıtılamayacağını söyledi. Kimi de, bu dizinin sola karşı edebiyatta ve sanatta zayıf
düşen iktidarın bir projesi olduğunu söyledi. Maraş’a yola çıkarken en çok güldüğüm tez de bu olmuştu. AKP bir dizi yaptırarak bakın biz de varız diyecekmiş. On
iki yıl sonra mı aklına gelmişti acaba? AK
Parti seçim müziğiyle çocukların biline
Dombıra’yı pelesenk edebilecek dolaşıma
sahipken gülünç bir iddia idi bu. Ama eserleri okunan ve çok sevilen bu güzel insanların dizi karakteri olması ve popülerleşirken bir yanlış tanıtım olabilir mi sorusu önemliydi. Ben de kafamda deli sorular Yedi Güzel Adam’ın setine var-
ken bir yapımla karşı karşıyayız. Yedi Güzel Adam sol ya da farklı fikirdeki şair ve
yazarlarla kavga etmiyor. Nazım da, Sabahattin Ali de dizide bir karakterin ağzından bize ulaşabiliyor. Gerekli izinler alındığı için dizi önyargısız tüm gerçek karakterlere, fikirlere aslını bozmadan açık
duruyor. Üstad Sezai Karakoç izin vermediği için şiirleri yer almıyor ama bakarsınız izin sorunu giderilir biz de o coşkun
şiirlere akarız. Yansıttığı dönem itibariyle
sağ sol kavgaları da yer alıyor dizide. Necip Fazıl’ın konferanslar vesilesiyle geldiği Maraş’ta, unutulmaz arkadaşlıklara şahit oluyoruz. Yedi Güzel Adam, Erdem Bayazıt’ın gözüyle anlatılan bir hikaye kurgusuna sahip.
Dizinin iki yapımcısı var. Ömer Can ve
İlksen Fırat. Benim aklıma düşen sizin de
aklınıza düştü değil mi? Yücel Çakmaklı
merhumun unutulmaz Kuruluş ve Küçük
Ağa dizilerinin yapımcısı İlksen Bektaş’tan
bahsediyoruz, evet. TRT’den emekli olunca özel kanallarda çalışmış ve torununun
doğumuyla yurt dışına gitmiş. İlksen hanım hem Erdem Bayazıt’la hem de Cahit
Zarifoğlu ile birlikte çalışmış bir isim. Hiç
düşünmeden kabul etmiş gelen teklifi ve
dizi için kolları sıvamış. Biz seti gezerken
altıncı bölüm çekiliyordu. Dizinin beşinci
bölümünden itibaren yönetmenliğine Adnan Güler getirilmişti. TRT Türk’te yayımlan Gündem Kültür Sanat programı için
yapımcılar ve yönetmenle bir araya geldik
ve Yedi Güzel Adam’ı konuştuk.
EDEBİYATIN SEYİRCİSİ OLUR MU?
Gözlemlerimi anlatayım biraz. Çok zor
bir işin altına girdiklerinin farkında her
iki yapımcı da. Edebiyat dünyasının beklentisi adeta bir belgesel gibi çekilmesi dizinin. Oysa dizi yapısı itibariyle kurmaca
karakterlere yer vermek zorunda. İzlenirlilik oranı sağlamak için de televizyon se-
yircisinin ilgisine muhtaç. Elbette ilk kez
böyle büyük bir projede edebiyat dünyasından isimler anlatılıyor. Bir de anlatılan isimler, eski solcu kırması reklamcı, yapımcı televizyoncuların didiklenmedik bir yer bırakmadığı sol edebiyattan
değil. Haliyle iki kez titizlenilmesi gere-
Dizide Uraz Kaygılaroğlu (Erdem Beyazıt), Baran Akbulut (Cahit Zarifoğlu)
Mertcan Sevimli (Rasim Özdenören), Kemal Uçar (Nuri Pakdil) Çağdaş Tekin (Ali Kutlay) Yiğit Çakır (Akif İnan) ve Orhan
Kanalp (Alaaddin Özdenören) gibi oyuncular rol alıyor. Maraşlılar her cumartesiyi iple çekiyor. Maraşlı gençler dizi setinde meşhur oyuncu pozlarındalar. Benimsemişler diziyi ve oyuncu olmak istediklerini söylüyorlar. Onlara oyuncu olmadan
önce yapılması gerekenlerle ilgili tüyolar
verdim. Mutlaka kitap okumaları gerektiğini dile getirdim. Hazır dizi vesilesiyle ilk
kez duydukları bu güzel insanların bıraktığı güzelliklere sıkı sıkı sarılmalarını tembih ettim. Dizide aynı zamanda 50’ler ve
70’lerin Maraş’ı da yer alıyor. Haliyle sohbetlerde dizi baş köşeye oturuyor, hatıralar canlanıyor. Maraş’ta edebiyat dünyası bitmiş değil elbet. Dizi setinden ayrıldığım saatlerde genç şair ve yazarlarla, tecrübeli ağabeylerle buluştum. Onların şiir
üzerine sohbetlerine ortak oldum. Hasan
Ejderha’nın tanıttığı şair dostlarla bugünü
konuştuk. Duran Boz’un Kıraathane’deki
çalışmalarını dinledim.
İLK KEZ KÖKLERİMİZ BİR
DİZİDE
Sizler dizi üzerinden Maraş’a katkı sunan edebiyatçıları izlerken bilesiniz ki o
topraklarda o isimler canlılığını sürdürüyor. Bünyamin Küçükkürtül’ün resmini yaptığı Yalnızardıç belki imge olarak zihnimizde kaldı ama bilin ki Sezai
Karakoç’un sığındığı Zeytin Ağacı’nın altı yeni isimleri de bir araya getiriyor.
Maraş’tan ayrılırken, edindiğim intiba şu.
Yedi Güzel Adam dizisiyle ilgili önyargılı bakışlara sahip kesimler eleştirilerini,
küçümsemelerini devam ettirecekler. İktidarın projesi diye dalgalarını geçmekten imtina etmeyecekler. Ama bilinsin
ki yapım ekibi ilk kez ‘köklerimiz’i ele alan böylesi önemli bir yapımı kurda kuşa
yem etmeyecekler. Senaryoyla ve yapımla
ilgili sıkıntılar elbette eleştirilecek. Ama
televizyon izleyicisinin bulduğu bu hazine kolay kolay unutulmayacak. //
www.212haber.com
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
11
Abisinin zoruyla başladı,
Başakşehir’in gururu oldu
Güreşe 11 yaşında abisinin zoruyla başlayan milli sporcu Enes Bilal Yeşilçiçek, Bulgaristan’da düzenlenen Avrupa
Şampiyonası’na İBB Başakşehir alt yapısından giden ilk isim oldu. 6 sporcu kardeşten biri olan Bilal Yeşilçiçek, 5’i
Türkiye Şampiyonluğu olmak üzere sayısız şampiyonluk ve dereceleri bulunuyor.
AİLEMİN DESTEĞİYLE
BURALARA GELDİM
Bir gününün 5 saatini antrenmanda geçirdiğini dile getiren Yeşilçiçek konuşmasına şöyle devam etti; “Hazırlık döneminde sabah ve akşam olmak üzere 2,
maç dönemine girdiğim zaman ise vücudu yormamak için ise 1 antrenman yapıyorum. Akşam ancak 8-9 gibi eve gide-
SPOR İNSANIN HAYATINI
DİSİPLİNE SOKAR
Güreşe abisinin zoruyla başladığını ifade eden
Yeşilçiçek, “Bir süre sonra vücudun kendisi istemeye başladı ve başarılar ardı ardına kendiliğinden gelmeye başladı. Güreşe 6. sınıfta başlamama rağmen çok geç kaldım. En genç 3 veya 4. sınıfta başlamak gerekiyor. Küçüklükten başlanılırsa vücut teknik ve taktiklere daha yatkın olur.
Her insanın güreşe mutlaka yeteneği olacak diye bir şey yok ama bu güreş olmasa da herkesin
sporla ilgilenmesi gerekiyor. Spor insanın hayatını disipline sokar. O yüzden sporla ilgilenenlerin dersleri iyidir. Gençlere sırf hayatlarını disipline sokmaları için bile spor yapmalarını öneririm. Bana göre spor yapmak hayatın mutlak
gereği” dedi.
<E/)/D>z>Z͗
ϱ͛ŝdƺƌŬŝLJĞbĂŵƉŝLJŽŶůƵŒƵŽůŵĂŬƺnjĞƌĞ
ϭϳĂůƨŶŵĂĚĂůLJĂ
Ϯ͛ƐŝdƺƌŬŝLJĞŝŬŝŶĐŝůŝŒŝŽůŵĂŬƺnjĞƌĞ
ϵŐƺŵƺƔŵĂĚĂůLJĂ
hůƵƐůĂƌĂƌĂƐŦƚƵƌŶƵǀĂůĂƌĚĂ
ϯŐƺŵƺƔϮďƌŽŶnjŵĂĚĂůLJĂ
ĞƔŝƚůŝƚƵƌŶƵǀĂůĂƌĚĂϭϬďƌŽŶnjŵĂĚĂůLJĂ
Kermesin
gelirleri Soma’ya
ESENLER Belediye Başkanı Mehmet Tevfik
Göksu, Hasip Dinçsoy İlkokulu’nda Engelsiz
Hayat etkinlikleri kapsamında düzenlenen
kermesin açılışını yaptı. Programda öğrencilerin topladıkları mavi kapaklardan sağlanan
tekerlekli sandalyeler de sahiplerine takdim
edildi. Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, “Aslında ülke olarak her birimizin
yüreğinde büyük bir acı var. Soma’da acısının
hissettiğimiz maden kazasının sonuçları hepimizin yüreğini yaktı. Vefat edenlere Allahtan
rahmet diliyorum, yaralananlara acil şifalar
diliyorum. İnşallah içeride kalanların da sağ
salim kurtulmasını temenni ediyorum. Ülke
olarak başımız sağ olsun” dedi. //
biliyorum. Sabah 6’da kalkıp yine idmana geliyorum sonra okula gidiyorum. Ailemin bana olan desteğini asla küçümseyemem. Zaten onların bana güveni ve
desteği sayesinde bu başarıları elde ediyorum. Özellikle anne ve babamı tribünde görmek bana her zaman artı bir motive sağlıyor.”
EN UFAK BİR TEREDDÜDÜM
YOK
Hedefinin olimpiyat şampiyonluğu kazanmak olduğun söyleyen Yeşilçiçek, şuan yolun çok daha başında olduğunu belirterek, “Bunun için daha anaokuldayız
diyebilirim. Büyüklerde 18-19 yaşından
sonra Türkiye’yi temsil eden bir sporcu
olarak müsabakalara çıkıyorsunuz. Önümde en az 2-3 sene daha var. Şuan kazandığım başarıları önemsemiyorum
çünkü hedefim olimpiyat şampiyonluğu. Bunun için sürekli çalışıyor ve dua ediyorum. Güreşte başarılı olan herkes
antrenörüm olan Cemal hocanın elinden mutlaka geçmiştir. Hem Cemal hoca hem Fatih hoca gerçekten mükemmel
insanlar. Onlara güvendiğim için hedefime ulaşma noktasında en ufak bir tereddüdüm yok” ifadelerini kullandı.
Enes Bilal Yeşilçiçek
G
REKOROMEN 85 kiloda güreşen Enes Bilal
Yeşilçiçek, Başakşehir’den Avrupa Şampiyonasına İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başakşehir alt yapısından giden ilk
isim oldu. İlk Avrupa tecrübesini yaşayan Yeşilçicek, hedefinin olimpiyat şampiyonluğu olduğunun altını çizdi. Güreşe
6. sınıfta başladığını ve 4 yıldır profesyonel olarak müsabakalara katıldığını söyleyen Yeşilçicek, akademik eğitimle sporu bir arada götürmenin çokta zor olmadığını vurguladı. Bazen turnuvalara gittiğinde kamplardan 1 ay gelmediğini kaydeden Yeşilçiçek, “Allah’a şükürler olsun
ki hocalarım ve arkadaşlarım bana bu
konuda yardımcı oluyor. Kamptan geldikten sonra 1 günde 4-5 sınava birden
girmek zorunda kalsam da derslerimde
şuana kadar hiçbir sıkıntı yok” dedi.
12
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
‘Günde on kez ağlıyoruz’
Savaştan kaçtılar, Türkiye’ye sığındılar… Gittikleri yerlerde hüzün ve keder peşlerini
erini
bırakmadı... Yaşamak için en zor şartlara kabul dediler. Kimilerinin evi parklar ve köprü
p
altları, kimilerinin ise çatısı delik gecekondular oldu. Üstelik burada insan yaşamaz
maz
denilen gecekondular için ayda 300 lira kira ödemek zorundalar…
HACER TÜRKEL
2
<$û,1'$Azap Mamo. 3 yıl olmuş
Türkiye’ye geleli. Daha önce İstanbul’da
tekstil işinde çalışıyormuş ama zor durumda olan halkına destek olmak için işinden
ayrılmış. 9 ay önce 6 Suriyeli arkadaşıyla beraber savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan vatandaşlarına maddi manevi yardımcı
olabilmek için Güvercintepe’de Suriyeliler
Derneği’ni kurmuşlar. Maaş almadan gece
gündüz koşturuyorlar. Sadece Allah rızası için insanların yarasını sarmak tüm dertleri.
“Önceden 5-10 aile vardı İstanbul’da. Onların sıkıntılarına çözüm bulabiliyorduk ama sonra sayı çoğalınca bu işin böyle olmayacağını, daha düzenli bir şekilde çalışmamız gerektiğini düşünerek arkadaşlarımla beraber dernek kurduk. 6 arkadaş burda
Allah rızası için çalışıyoruz. Maaş almıyoruz. Dernekte bir sadaka kutumuz var. Ay
sonunda bazen bir kira parası çıkıyor bazen
çıkmıyor. Önceden çalışıyordum ama bu
iş için işimi bıraktım. Şu anda çalışan 3 kız
kardeşim var. Onlar da maaşlarından yardım yapıyorlar derneğe. Abi sen devam et,
illa ki bir gün Allah bir kapı açar diyorlar.”
diye konuşuyor.
Azap Mamo
6 arkadaş İstanbul’daki hayırseverleri gezip dertlerini anlatmaya
çalışıyor. “Onlara
derneğimizden
bahsedip gelip
görmelerini istiyoruz. Gelin
bir gö-
rün, isterseniz yardımları siz dağıtın, isterseniz beraber dağıtalım diyoruz. Şu ana kadar 2 bin aileye yardım ettik.” diyor.
ACİLEN AMELİYAT OLMASI
GEREKEN HASTALAR VAR
Dernek, Suriyeli vatandaşların kamu kurumlarıyla ilgili işlerinde de yardımcı oluyor. Kim kaybolmuş ya da kim ölmüşse bunların kimlik tespiti yapılıyor. Eğer ölen ya da
kaybolan kişinin dernekte kaydı yoksa direkt Suriye aranıp kimlik bilgisine göre hangi köyde olduğu öğreniliyor. Örneğin ölmüş
bir kişi var. Önce annesi babası kim diye araştırıyor sonra ailesi bulunup birlikte hareket ediliyor. Dernek bugüne kadar 10 vakayı
çözüme kavuşturmuş.
Yine derneğin çalışmaları sayesinde
Güvercintepe’de Cumartesi günü özel doktorlar gelip 300-400 hastayı muayene edip
bedava ilaç dağıtıyor. Hamile kadınlar ya da
acil hastalar için ambulans ayarlanıyor. Azap Mamo, “Şu an bizde kayıtlı acilen ameliyat olması gereken insanlar var. Yine yürüme engeli olanlar için tekerlekli sandalye lazım. Gelen yardımlar yeterli değil.” sözlerine yer veriyor.
kişinin haberi yok. Geçenlerde bir işadamı
ziyaretimize geldi. Bir derneğe 60 bin lira para verdim ama o paraların nereye kullanıldığından haberim yok diyor. Buraya geldi kendi eliyle 5 bin liralık mal dağıttı. Bilseydim
bütün yardımı buraya yapardım diyor.” ifadelerini kullanıyor. Dernek şimdilerde bir işadamının yardımıyla okul açmaya hazırlanıyor. Okul, hem 1. sınıftan 6. sınıfa kadar eğitim verecek hem de Türkçe bilmeyenlere Türkçeyi öğrenmeleri için hizmet verecek.
Savaştan dolayı Türkiye’ye gelen çocukların büyük bir çoğunluğunun eğitimlerinden
mahrum kalması üzerine Mamo, “Çocuklar aldıkları dersleri unuttular. Bir kuşak cahil kaldı. Bu çocuklar yanlış şeyler yaparlar diye
çok korkuyoruz. Suriyeliler için hizmet veren okul var ama paralı. Öğrenci başına 400 lira istiyorlar. Bu okulların sahipleri eğitim için değil de ticaret için okul
açmışlar.” diyor.
GÜNDE ON KEZ AĞLIYORUZ
Başakşehir’de 13 bin Suriyeli var. Bunlardan
sadece 3 bini derneğe kayıtlı. Bu sayının içinde muhtaç durumda olan yetimler de bulunuyor. Hemen her gün yeni mülteciler geliyor. Özellikle yeni gelenlerin yatacak yatakları, oturacak minderleri bile yok. Belediye
de yardım yapıyor ama onlar genelde önceden gelip bir şekilde idare eden aileler… Yeni
gelenlerin durumunun içler acısı olduğunu
söyleyen Mamo şunları kaydediyor: “Günde 30 aile yardım istemek için derneğe geliyor. Çok zor durumda olanlar, oturup ağlayanlar var. Biz de onlarla beraber günde on
kez ağlıyoruz.”
“Topladığımız kıyafetleri ve eşyaları acil ihtiyacı olanlara, özellikle de yeni gelenlere dağıtıyoruz.” diyen Azap Mamo, “Milletin içindeyiz, kimin derdi var ona yardımcı olmaya
çalışıyoruz. Burada oturan Suriyelilerin durumu çok zor. Bir gecekonduda 3 aile yaşıyor. Yardım eden birkaç işadamı var
ama derneğimizden henüz pek çok
BİZ DE İNSANIZ! BİZ DE MÜSLÜMANIZ!
Mehmet Hannan… Ailesiyle beraber geçen yıl Ramazan ayında
Türkiye’ye gelmişler. Dil sorunu olduğu için iş bulup çalışamıyor. 10
nüfusla iki odalı gecekonduda kalıyorlar. Gecekondunun çatısı olmadığı için yağan yağmur bacadan içeri akıyor. Kışın ise çok soğuk oluyormuş. İçinde insanın yaşayamayacağı kadar berbat olan gecekondu için ayda 300 lira kira veriyor. Geçenlerde hanımının bacağı kırılmış. Şu an Taksim’de bir hastanede yatıyor. Hastaneden çıkarıp
getirmek için ne araba ne de cebinde parası var. Çaresiz bakışlarla tercüman aracılığıyla ben ne yapacağım şimdi diye soruyor.
Bir de torunu var; Gülistan… Henüz 11 yaşında. Savaştan önce
Suriye’de 4. sınıfa gidiyormuş Birkaç ay önce omuz kemiği çıkmış.
Doktorlar Gülistan’ın en az 3 ameliyat olması gerektiğini söylüyormuş
ama elde kuruş yok. Yokluk ve sefaletin izlerini zayıf bedeninde de görebilirsiniz. Güçlükle yürüyor Gülistan. Yatarken de rahat edemiyor.
Çıkık kemiği vücuduna battığı için
canı yanıyor.
Kızı Fatma ise hamile olan kız kardeşinin omuzuna saplanan kurşun
yarasıyla hastaneye gittiklerini ama hastanede doktorların ilgilenmediğinden yakınıyor. Boğazı düğüm düğüm titreyen sesiyle, “Biz
zaten savaştan kaçıp geldik. Burda
da doktorlar bize ya kötü muamele
ediyor ya da ilgilenmiyorlar. Biz de
insanız, biz de Müslümanız. Kardeşim nerde, nasıl doğum yapacak
bilmiyoruz. Özel hastaneler çok para alıyor.” diyor.
ÇOCUKLARIM İÇİN SADECE SÜT
İSTİYORUM
Güvercintepe’de ne tarafa baksan dert görürsün. İnsanlar
savaştan kaçarak geldikleri için çoğunun pasaportu yok.
Hal böyle olunca hastaneye gitmek de sorun, yardım talebinde bulunmak da. Yardım başvurusu için muhtarlığa
gidenler, kaydınız yok sözüyle elleri boş dönüyor.
2 odalı gecekonduda 10 kişilik ailesiyle kalıyor Abdülaziz Faur. 8 ay önce gelmişler İstanbul’a. Düzgün bir işi yok. İki gün çalışıyorsa bir ay işsiz dolaşıyor. Evde ekmek bekleyen 7 çocuğu var. Etraftan topladıkları odun parçalarıyla yaz günü evde soba yakıp yemek pişiriyorlar. Delik deşik gecekondunun tavanı başlarına göçmek üzere. Durumları olmasa da şükrediyor haline. Savaş onların da yuvalarını başlarına yıkmış. “Yıllarca çalışıp Halep’te bir daire aldık ama hiçbir şeyimiz kalmadı.
Biz Türkiye’de kalmak için sadece kimlik istiyoruz. Artık
Suriye’ye gitmek istemiyoruz; çünkü savaş devam ediyor.
Çocukların psikolojisi alt üst oldu. Bir gürültü duysalar
bomba mı düştü diye korkuyorlar.” ifadelerini kullanıyor
buğulu gözleriyle.
Süt ve bez ihtiyaçları olan ama kimsenin yardım etmediğini söyleyen Kardeş Yusuf Faur ise, “İki küçük çocuğum için sadece süt istiyorum.” diyerek hüznünü yüreğine gömüyor.
KOMŞULARIN YARDIMIYLA HAYATA
TUTUNUYORUZ
Bir diğer aile ise 4 kişiyle kalıyor çatısız gecekonduda.
Türkiye’ye geleli 11 ay olmuş. 300 lira kira ödüyor onlar
da. Konuşma engelli baba ayda birkaç gün kahvede çalışıp günlük 20 lira para alıyormuş. Suriye’de varil bombası atıldığı zaman ayağından ve elinden sakatlanmış. “Çocuklarım daha çok küçük. Durumumuz çok kötü. Arada komşuların yardımıyla hayata tutunuyoruz.” diyor ağlayarak. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
15 - 31 MAYIS 2014
13
Sadaka taşları
günümüze taşındı
n
Geçmişi ları,
aş
sadaka t arket’
‘sosyal msi ile
proje ze
günümüı.
taşınd
B
$û$.û(+ú5 Kaymakamlığı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile Başakşehir Kızılay ‘sosyal market’
projesi başlattı. Proje kapsamında
Osmanlı’nın sadakaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için kullandığı ‘sadaka taşları’ günümüze uyarlanarak ‘sosyal marketler’ projesinde
hayat buldu. “Sosyal Market” projesiyle bu güne kadar 5 bin 200 ihtiyaç sahibine giysi, kırtasiye ve hijyen malzemesi dağıtıldı.
İSME DOSYA
HAZIRLANIYOR
Türk Kızılay’ı Başakşehir Şubesi ve
Başakşehir Kaymakamlığı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı işbirliği ile hayata geçirilen “Sosyal Market Projesiyle” her türlü bağış kabul ediyor. Bu proje sayesinde ihtiyaç sahibi aileler, hem acil
gereksinimlerine istedikleri anda
ulaşabiliyor hem de giysi ürünlerine beğenilerine göre yapabiliyor
hem de sanki mağazadan alışveriş
yapıyormuş gibi bu yardımdan faydalanabiliyor.
Başakşehir Kaymakamlığı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı projeden faydalanmak isteyerek
başvuruda bulunan vatandaşın ismine dosya hazırlıyor. İhtiyaç sahibi
Başakşehirliler bu dosya ile haftanın
her günü açık olan mağazadan ihtiyaçlarını alabiliyor. Sosyal Market,
Başakşehir 5. Etap’ta bulunuyor.
İLYAS BİLEN:
HAYIRSEVERLERİ BULUŞTURAN
ORTAK BİR ZEMİN HAZIRLADIK
Başakşehir Kızılay Şube Başkanı İlyas Bilen, “Türk toplumunda her zaman var olan geleneksel yardımlaşma ve dayanışma duygusunu ortaya çıkararak, ihtiyacı olan bireyler ile onlara yardım etmek isteyen hayırseverleri buluşturan ortak bir zemin
hazırladık. Hayırsever vatandaşların bağışladıkları yiyecek, giyecek,
ev eşyası, tıbbi malzeme ve ortopedik malzemeler gibi birçok
tüketim maddesini Sosyal
Market’te tasnif ettik. Toplum vicdanını incitmeden ve bireylerin onurunu rencide etmeyecek bir biçimde gizli
ve en kısa sürede ihtiyaç sahiplerine ulaştırdık. Üç ay gibi bir sürede 5 bin
200 ihtiyaç sahibine hizmet verdik” dedi. //
YARDIMLAR, RAMAZAN
AYINDA DA DEVAM
EDECEK
Başakşehir Kaymakamlığı Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
Müdürü Sibel Akyüz projeyi anlattı, “Sosyal Marketin kurulması, hemen hemen her evde bulunan özellikle kadınların çok az kullanıp artık kullanılmayan dayanıklı tüketim
mallarının toplanması, bunların temizlenmesi ve ücretsiz olarak ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılması sağlanmıştır. Ocak 2014 tarihinde başladığımız projemiz, Ramazan
ayında da devam edecek. Bu mübarek ayda 3 bin ihtiyaç sahibini giydirmek istiyoruz.”
7 milyon İstanbullu’nun sağlığı tehlikede!
Geçtiğimiz
yıllarda
bütün
dünyada
olduğu gibi
Türkiye’de
de yemek
yeme ve
beslenme
alışkanlıklarının
çok hızlı
bir şekilde
değiştiği
reddedemeyeceğimiz bir
gerçek.
PLATO Meslek Yüksek Okulu Aşçılık Bölüm Başkanı Ece Şener’in
verdiği bilgiye göre Türk insanı haftada en az altı öğününü dışarıda yiyor. Büyük şehirlere baktıkça bu sayılar daha da yükseliyor. İstanbul’da
her gün dışarıda yemek yiyen insan
sayısı yaklaşık 7 milyon!
Bu günlerde kiminle yemek ile ilgili bir sohbete başlasak, birkaç yemek tarifi paylaşımından sonra her
zaman nerede o eski sofralar
tartışmasına dönüşüyor.
Herkes
annesinin hatta
anneanEce Şener
nesinin kurduğu o gösterişli, salatasından tatlısına en az üç çeşit yemeğin bulunduğu sofraları özlediğinden yakınıyor ama bu özlemi gidermek söz konusu olduğunda ellerinden modern hayatı suçlamaktan başka bir şey de gelmiyor.
Hızlı hayatlar hızlı yemekler getiriyor, çalışan bir kişinin özenli sofralara olan özlemi bir türlü bitmiyor. Günümüz toplumunun en büyük sıkıntılarından biri olan zamansızlık hayatımızın her alanını kısıt-
ladığı gibi sofralarımızı da kısıtlıyor. Plato Meslek Yüksek Okulu Aşçılık Bölüm Başkanı Ece Şener bu
değişimin sadece nostaljik hayallere değil aynı zamanda sağlığımızı da
tehdit ettiğini söyledi. Plato Meslek
Yüksek Okulu Aşçılık Bölüm Başkanı Ece Şener; “Gelişmiş ve gelişmekte olan bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de obezite, şeker hastalıkları, kalp rahatsızlıkları gibi
beslenmeye bağlı hastalıklar
gün geçtikçe artıyor.” Dedi.
ği o kahvaltılarda içilen süt, yenilen
peynir ve zeytin de yavaş yavaş sofralardan yok oluyor. Her zaman gururla dile getirdiğimiz zengin Türk Mutfağı da..
Başakşehirli izciler
AFAD programına
katıldı
Bir taraftan hayatımızı daha iyi hale getirmek ferah
bir yaşam standardına ulaşabilmek çalıştığımız uzun saatler, biz farkında olmadan aslında bizim sağlığımızdan ufak ufak çalıyor. Annelerimizin bize zorla ettirdi-
%$û$.û(+ú5Belediyesi Bilgievi İzcilik
Kulübü öğrencileri Afet ve acil durum
yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından
düzenlenen ‘Afete Hazır Okul Kampanyası’ tanıtım programına katıldı.
Başbakan R. Tayyip Erdoğan’ın ve
devletin üst düzey protokolünü katılımı
ile ArenaMega’da yapılan ‘Afete Hazır
Okul Kampanyası’ tanıtım programına;
Başakşehir Belediyesi Şahintepe, Cemil
Meriç, Cevdet Kılıçlar Bilgievi İzcilik
kulübü öğrencileri, Türkiye İzcilik
Federasyonuna bağlı izcilik kulüpleri ve
liderleri de katıldı.
Yanlış restorasyon tarihi
dokuyu yok ediyor!
Türkiye’nin kalbi İstanbul’da
Kültür Bakanlığı, belediyeler,
TBMM’ye bağlı Mili Saraylar,
Vakıflar Genel Müdürlüğü ve
özel sektör her yıl restorasyon
çalışmalarına milyonlarca lira
harcıyor. Ancak uzmanlar
İstanbul’da nitelikli restorasyon uygulamaları parmakla
gösterilecek kadar az olduğu
konusunda hem fikir.
7h5.ú<(’nin kalbi İstanbul’da Kültür
Bakanlığı, belediyeler, TBMM’ye
bağlı Mili Saraylar, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve özel sektör her yıl restorasyon
çalışmalarına milyonlarca lira harcıyor.
Sadece İstanbul Büyük Şehir Belediyesi
İl Meclisi ise İstanbul’daki tarihi eserlerin
yenilenmesi için geçen sene 1 milyar 155
milyon TL bütçe kullandı. İstanbul’daki
yaklaşık 40 cami ve eseri bu sene restore
eden olan Vakıflar Genel Müdürlüğü ise,
tarihi Teşvikiye Camii’nin restorasyonu
için 100 bin lira kaynak ayırdı.
Ancak uzmanlar İstanbul’da nitelikli
restorasyon uygulamaları parmakla
gösterilecek kadar az olduğu konusunda
hem fikir. Bu konuda görüşüne başvurduğumuz Plato Meslek Yüksek Okulu
Mimari Restorasyon Bölümü Başkanı
Mine Esmer sahip olduğu doğal güzellikleri ve tarihi mirası ile evrensel bir değere
sahip bulunan İstanbul’da, doğal ve
kültürel miras alanlarına karşı devlet ve
toplumun hassasiyetinin yeterli seviyede
olmadığı; uluslararası düzlemde kabul
gören koruma kavramlarının bu kesimler
RESTORASYONU KİMLER
YAPMAYA YETKİNDİR?
tarafından gereği gibi algılanıp benimsenmediğini söyledi.
Bu konudaki görüşünü şu şekilde
gerekçelendiren Plato Meslek Yüksek
Okulu Mimari Restorasyon Bölümü
Başkanı Mine Esmer İstanbul’da, Tarihi
Yarımada’da, (Dünya Mirası Listesi’nde
bulunan alanlar da dahil) tüm sit alanlarının durumunun içler açısı olduğunu
yapılan restorasyon ve ihlallerin tarihi
yarım adanın dokusuna, kültürel ve tarihi
değerine ciddi zararlar verdiğini söyledi.
ÇALIŞMALARININ BÜYÜK
KISMI NEDEN HATALI VE
YANLIŞ?
Plato Meslek Yüksek Okulu Mimari Restorasyon Bölümü Başkanı Mine Esmer bu
konuda şunları söyledi: “Koruma politikaları koruma ile ilgili birimlerde benimsenmemiş, yasaların gerçekçi uygulama
mekanizmaları geliştirilmemiş, net bir
koruma politikası oluşturulmamış, finansman sorunları bir türlü aşılamamış,
korumanın kamu yararına olduğu bilinci
gelişmemiş ve sonuçta koruma, toplum
geneline bir kültür olarak yayılamamıştır.
Tek yapı ölçeğine inildiğinde, 20. yy.’da
gerçekleşen restorasyon uygulamalarının başarısızlığı, projesiz uygulamalar,
çimentonun geleneksel malzemelerle
zararlı etkileşimlerinin bilinmemesi, anıtların eklerinin ve özgün yapı
elemanlarının korunması gerektiğinin
anlaşılamaması gibi etkenlere bağlıdır. Bunlara ek olarak, kullanıcıların
cehaleti, bilinçsizliği ve estetik kaygı ve
anlayışlarının olmaması yapıların uygun
olmayan ekler almasına yol açmıştır.
Kültür varlıkları, sahipsiz kalmış, verilen
zararların hesabı bugüne kadar devlet
tarafından sorulmamış; bir ceza uygulanmaması insanları çekinmeden yeni
zararlar vermeye yöneltmiştir.” Dedi.
ZĞƐƚŽƌĂƐLJŽŶ͕LJĞŶŝLJĂƉŦLJĂƉŵĂŬƚĂŶ
ĕŽŬĚĂŚĂƂnjĞŶ͕ďĞĐĞƌŝ͕ĞŵĞŬ͕ďŝůŐŝ
ǀĞƵnjŵĂŶůŦŬŐĞƌĞŬƟƌĞŶďŝƌĂůĂŶĚŦƌ͘
<ƺůƚƺƌǀĂƌůŦŬůĂƌŦŶŦŶŬŽƌƵŶŵĂƐŦǀĞ
ŐĞůĞĐĞŬŶĞƐŝůůĞƌĞĂŬƚĂƌŦůŵĂƐŦĚŝƐŝƉůŝŶůĞƌĂƌĂƐŦďŝƌĕĂůŦƔŵĂŐĞƌĞŬƟƌŝƌ͘&ĂƌŬůŦ
ŵĞƐůĞŬŐƌƵƉůĂƌŦŶĚĂŶďŝƌĕŽŬƵnjŵĂŶ
ƐƂnjŬŽŶƵƐƵĚĞŒĞƌůĞƌŝŶŬŽƌƵŶŵĂƐŦŝĕŝŶ
ďĞƌĂďĞƌĕĂůŦƔŵĂůŦĚŦƌ͘<ƺůƚƺƌǀĂƌůŦŬůĂƌŦŶŦŶŬŽƌƵŶŵĂƐŦǀĞŐĞůĞĐĞŬŶĞƐŝůůĞƌĞ
ĂŬƚĂƌŦůŵĂƐŦĚŝƐŝƉůŝŶůĞƌĂƌĂƐŦďŝƌĕĂůŦƔŵĂ
ŐĞƌĞŬƟƌŝƌ͘&ĂƌŬůŦŵĞƐůĞŬŐƌƵƉůĂƌŦŶĚĂŶ
ďŝƌĕŽŬƵnjŵĂŶƐƂnjŬŽŶƵƐƵĚĞŒĞƌůĞƌŝŶ
ŬŽƌƵŶŵĂƐŦŝĕŝŶďĞƌĂďĞƌĕĂůŦƔŵĂůŦĚŦƌ͘
DŝŵĂƌ͕ŝŶƔĂĂƚŵƺŚĞŶĚŝƐŝ͕ŐĞŽŵĂƟŬ
ŵƺŚĞŶĚŝƐŝ͕ĂƌŬĞŽůŽŐ͕ƐĂŶĂƚƚĂƌŝŚĕŝƐŝ͕
ƔĞŚŝƌďƂůŐĞƉůĂŶĐŦƐŦ͕ŵĂŬŝŶĞŵƺŚĞŶĚŝƐŝ͕ĞůĞŬƚƌŝŬŵƺŚĞŶĚŝƐŝ͕ŝĕŵŝŵĂƌ͕ƉĞLJnjĂũ
ŵŝŵĂƌŦ͕ŬŝŵLJĂŵƺŚĞŶĚŝƐŝ͕ũĞŽĮnjŝŬ
ŵƺŚĞŶĚŝƐŝ͕ŬŽŶƐĞƌǀĂƚƂƌ͕ƌĞƐƚŽƌĂƚƂƌǀď͘
&ĂƌŬůŦĚŝƐŝƉůŝŶůĞƌŝŶŝƔďŝƌŝůŝŒŝŶŝŐĞƌĞŬƟƌĞŶ
ĕŽŬLJƂŶůƺďŝƌĂůĂŶĚŦƌ͘DŝŵĂƌŦŶŬŽƌƵŵĂ
ŬŽŶƵƐƵŶĚĂĞŒŝƟŵĂůŵŦƔŽůŵĂƐŦŐĞƌĞŬŵĞŬƚĞĚŝƌͬͬ͘
Başbakanlık AFAD tarafından yürütülen ve toplumun farklı kesimlerine,
afetler konusunda doğru davranış
şekillerini benimsetmeye yönelik “Afete
Hazır Türkiye” projesinin ikinci basamağı “Afete Hazır Okul” kampanyasının
tanıtıldığı törende konuşan Başbakan
R. Tayyip Erdoğan, kampanyanın ülke
ve millet için hayırlara vesile olmasını
diledi.
Türkiye’nin afetlere karşı hazırlanması
için AFAD’ı kurduklarını ve böylece kamunun tüm imkanlarının koordinasyon
içinde en verimli şekilde kullanılabilmesini sağladıklarını aktaran Erdoğan,
Van, Bingöl ve Simav deprem deneyimlerinin bu konuda, doğru bir yolda
olduklarına işaret ettiğini dile getirdi. //
14
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
Organize sanayi de devrim!
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde Dersankoop arsasına yapılacak TRİOS 2023 (Türkiye İkitelli Organize Sanayi 2023),
üç ayrı blok ihtiva edecek. Bu blokların ikisinde atölye ve dükkânlara, üçüncüsünde çarşı ve kulelere yer verilecek.
ú
Başkanı Selahattin Kurumahmut, Dersankoop Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mahşuk Gülaçarve ve projenin satışından sorumlu olan TSP Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı Gökçenur
Çelebioğlu’nun katılımıyla yapıldı.
.ú7(//ú25*$1ú=(6$1$<ú%g/*(6ú’nde
Dersankoop arsasına yapılacak TRİOS 2023 (Türkiye İkitelli Organize Sanayi 2023), üç ayrı blok ihtiva edecek. Bu
blokların ikisinde atölye ve dükkânlara,
üçüncüsünde çarşı ve kulelere yer verilecek.
TRİOS 2023 PATRON KULE
TÜRKİYE’DE BİR İLK!
Birinci atölye bloğu 128 bin metrekare, ikinci atölye bloğu 97 bin metrekare,
çarşı ve kule bloğu da 76 bin metrekare
olup TRİOS 2023’ün toplam inşaat alanı 301 bin metrekareyi buluyor. Projede
toplam 250 adet atölye, 45 adet dükkân,
11’er katlı büro/otel, 2 kule bina var.
Toplam satılabilir/kiralanabilir alan 260
bin metrekare.
TRİOS 2023, Türkiye’de patron olmanın
prestijini ve ayrıcalığını en yüksek Seviyede hissedebileceğiniz yeni bir konsept
sunuyor: patron kule. Patron kule, sadece 100 seçkin patronun ofislerinin yer alacağı yeni bir “süper lüks” ofis konsepti.
Kule’de yer alan patron’lar, şu anda dünyada sadece çok seçkin binalarda yer alan otomobil asansörüyle ofislerinin olduğu kata kadar çıkarak, otomobillerini ofis katına park edip, direk ofislerine
geçebilecek. Güvenlik, sekreter ya, temizlik ve ofis boy gibi tüm hizmetleri bina yönetimince 5 yıldızlı otel kalitesinde
sağlanacak.
2017’de tamamlanacağı açıklanan kulelerden biri bürolar için ayrılırken, biri arsa maliki Dersankoop’un kullanımına bırakılacak. TRİOS 2023, basına tanıtıldı. Tanıtım etkinliği; Pulsar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sami Bektaş, Kurumahmutoğlu İnşaat Yönetim Kurulu
SAMİ BEKTAŞ: EN MODERN TİCARET ALANI OLACAK
Pulsar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Sami Bektaş “Türkiye’nin 2023 ekonomi hedefleri her alanda
modern yatırımlar yapmayı gerektiriyor. TRİOS 2023
bu hedefin gerekliliklerini
karşılayan modern ve güçlü altyapılı sanayi projelerinin öncderi olmak anlayışı
ile yola koyuluyor. TRİOS
2023, Türkiye’nin yanı sıra
dünyanın da en modern sanayii ve ticaret alanlarından
biri olacak. 7 metrelik tavan yüksekliği, metrekareye
2 ton kaldırabilen güçlü beton sistemi, yan yana 3 tırın
yol alabileceği araç yolları i-
le sanayicilerin ihtiyaçları
için tasarlanan proje adından söz ettirecek.” dedi.
Bektaş “TRİOS 2023, bir
sanayii vahasının ortasında, sanayinin kalbinde yükselecek. İkitelli Organize Sanayi’nin içinde olmasının verdiği artı ile metro, Atatürk Havalimanı,
TEM bağlantı yollarının ortasında bulunması ve yeni
Türkiye’nin gözde yatırımları 3. Köprü, Kanal İstanbul projelerine olan yakınlığı ile sanayicilerin ilgisini çekecek.” ifadelerini kullandı. //
Sami Bektaş
İkinci mağazasını Başakşehir’de açtı
Mahalle ekonomisine katkı sağlayacak yeni bir konsept ile müşterilerinin karşına çıkan Dizayn Grup, Mimaroba’dan sonda ikinci
DİZAYN’IM mağazasını Başakşehir’e açtı. Mağazanın açılış konuşmasını yapan Mir Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
Mirmahmutoğulları, “En ucuz bizde olacak diye bir iddiamız yok. Müşteride kaliteyi değerinde aldığı hissi uyanmalı “ dedi.
StarCity’ye 24
yeni kiracı geldi
67$5&ú7<287/(7&(17(5 Yenibosna’da
kapılarını açalı tam dört yıl oldu. Altınyıldız Fabrikası’nın yerine açılan bu
alışveriş merkezinin yüzde 60’ı Yıldız
Holding’e, yüzde 40’ı ise Boyner Holding’e
ait. AVM’nin fiilen yönetimini de Yıldız
Holding yürütüyor. StarCity Outlet’te son
altı aydır ciddi değişiklikler yaşanıyor.
AVM yönetimi son aylarda 24 yeni
kiralama yaptı. Son olarak Mudo Outlet,
AVM’den çıktı. Onun yerine Tekzen Yapı
Market’in bin 485metrekarelik satış alanına
sahip olan marketi açıldı. Desa’nın ise
AVM’deki yeri değişmiş, üst kata çıkmış.
Onun yerine Karaca Home’un açıldığını
belirtelim. Para Dergisi’nin haberine göre,
Starcity’deki bu hızlı trafik bir yıl önce
yaşanan yönetim değişikliği ile ilgili. Bursa
As Merkez AVM’nin yönetim kurulu üyesi
ve Genel Müdürü Fahir Çam, bir yıl önce
StarCity genel müdürlüğünü üstlenmişti.
Önce stratejileri oluşturan Çam ve ekibi
altı ay önce de yeni kiralamalar için düğmeye bastı.
MAHALLENİN PARÇASI
OLMAYA ÇALIŞIYORUZ
DİZAYN’IM ‘in mahallenin bir parçası
olması hedefiyle yola çıktıklarını söyleyen Mirmahmutoğulları, “Şehirlerin
büyük yapı marketleri zaten var. Onlar
sadece bulundukları yerin birer parçası.
Biz mahallenin bir parçası olmaya
çalışıyoruz. Mahallelinin yürüyerek
gidip alışverişini yapabileceği bir zincir
oluşturma niyetindeyiz” şeklinde konuştu. Başakşehir’in büyük bir mahalle
olduğunu kaydeden Mirmahmutoğulları, “Ağabeylerimiz bu mahalleyi kurmuş
bizde karınca kararınca şenlendiriyoruz. Buranın parçası mekân olarak
yakın olma anlamına gelmiyor. Mahalle
sorunlarının giderilmesi konusunda
ufakta olsa katkımızın olmasını istiyoruz” diye konuştu.
BÜYÜME AZMİ TAŞIYORUZ
Fahir Çam
Çam görevi devraldığında yüzde 84
doluluğu olan AVM’nin şu anda doluluk oranı yeni kiralamalarla yüzde
98,5’e ulaşmış. Defacto’
facto’dan
on’dan
e-Bebek’e Y-London’
Aker Giyim’e 24 yeni
eni marka
n dört marStarCity’e gelirken
u değişim
ka çıkmış. Peki bu
AVM’in rakamlarına
ına nasıl
ğimize
yansıdı? Öğrendiğimize
göre son beş aydırr
AVM’nin cirosunda
da
yüzde 30, ziyaretçii
sayısında da yüzdee
20 artış olmuş. //
´%(1ú0(9ú0%(1ú0'ú=$<1·,0µsloganıyla, yola çıkan Dizayn Grup, ev
yenilemede ihtiyaç duyulan tüm ürünleri bir arada sunan DİZAYN’IM mağazasının ikinci şubesini Başakşehir’de
açtı. Mağaza açılışına Mir Holding
Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
Mirmahmutoğulları, Başkan Yardımcısı
Adaletli Mirmahmutoğulları, Yönetim
Kurulu Üyeleri eski bakanlar Kürşat
Tüzmen, Hilmi Güler, Mustafa Açıkalın
Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt
Uysal, Erne Medya Genel Müdürü Halil
Gölve ve çok sayıda davetli katıldı.
Açılış töreninde konuşan Mir Holding
Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim
Mirmahmutoğulları, hedeflerinin bin
mağaza ulaşmak olduğunu söyledi.
300 ila 600 metrekare arasında değişen mağazalarla toplamda 5 bin kişiye
istihdam sağlayacaklarının altını çizen
Mirmahmutoğulları, “Her mağaza için
1 milyon liralık yatırım ön görüyoruz.
En ucuz bizde olacak diye bir iddiamız
yok. Müşteride kaliteyi değerinde aldığı
hissi uyanmalı” dedi.
Kendilerinin yüzde yüz yerli bir marka
olduklarının altını çizen Mirmahmutoğulları, bütün ürünlerinin kendilerine
ait olduğunu belirtti. Mirmahmutoğulları konuşmasına şöyle devam etti;
“Yabancıların piyasadan çekildiği bir
ortamda biz büyüme azmi taşıyoruz.
DİZAYN’IM endüstriyel ve ismi teknolojiyle-yeniliklerle anılan bir marka.
Firmamız Türkiye’de endüstriye dönüşmüş patent sayısında lider konumda.
Bizi daha çok profesyonel firmalar tanıyordu DİZAYN’IM ile son tüketiciye
yaklaşmış olduk. DİZAYN’IM mağaza
markası olarak şekillendirildi” dedi.
İbrahim Mirm
ah
mutoğulları
Kürşat Tüzmen
ZĂŇĂƌĚĂϱďŝŶ͕ĚŝũŝƚĂůƌĂŇĂƌĚĂϱϵďŝŶƺƌƺŶLJĞƌ
ĂůĂĐĂŬ͘ϭϯĂŶĂŬĂƚĞŐŽƌŝǀĞϭϭϮĂůƚŬĂƚĞŐŽƌŝĚĞ͕
ϱďŝŶĕĞƔŝƚƺƌƺŶďƵůƵŶĂĐĂŬ͘mƌƺŶůĞƌŝŶƚĂŵĂŵŦ
d^͕ĞůĞŬƚƌŝŬůŝƺƌƺŶůĞƌŝƐĞďĞůŐĞůŝ͘
G Ü N DEM
www.212haber.com
15 - 31 MAYIS 2014
15
Hem hafızlık yapıyorlar
hem üniversite okuyorlar
AFIZ İ
H
4
1 ETİN
İCAZ LDI
A
2005 yılından beri hizmet veren ve onlarca hafız yetiştiren Tunahan Kız Kur’an Kursu, mezuniyet halkasına
14 hafız daha ekledi. Bu 14 isimden kimi 2 yılda, kimi ise 3 yılda hafızlığını tamamlayıp icazetini aldı. Bazıları
açık öğretimden lise okuyor, bazıları ise üniversite öğrencisi. İçlerinde henüz 14 yaşında olan da var.
HACER TÜRKEL
B
$û$.û(+ú5 Müftülüğü 2014 yılında hafızlığını tamamlayan 14 hafız için ‘Tunahan Kur’an Kursu Hafızlık İcazet Merasimi’ düzenledi. Çınar Kongre Merkezi’nde
gerçekleşen merasime Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Kamil
Yılmaz, İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran, Sakarya Müftüsü İlyas Serenli,
İstanbul İl Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman, Başakşehir İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi, Bilim ve İnsan Vakfı Başkanı Turan
Kıratlı, ilçe müftüleri ve hafız aileleriyle
birlikte çok sayıda Başakşehirli katıldı. İki
bölümden oluşan programın birinci bölümü Ankara Hacı Bayram Camii Baş İmam Hatibi Ahmet Karalı’nın okuduğu
Kur’an’ı Kerim tilavetiyle başladı. Başakşehir İlçe Müftüsü Ahmet Bilgi’nin protokol konuşmasıyla devam eden program,
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilettiği tebrik mesajlarının okunmasıyla büyük bir
coşkuya sahne oldu.
Konuşmasında “Kur’an-ı Kerim müminler için rahmet ve şifa olarak indirilmiştir.” diyen Başakşehir İlçe Müftüsü Ahmet
Bilgi, “Kur’an, almak isteyenlere bir hi-
Nuray Demir / Rehber Öğretici:
HAFIZLARIMIZI
‘VAHYİN MUHAFIZI’
OLARAK GÖRÜYORUZ
Biz hafızlarımızı vahyin muhafızı olarak görüyoruz. Yorucu ve uzun
bir süreci bu şekilde taçlandırmanın
gururunu yaşıyoruz. Yüzlerce hafız
yetiştirdik. Bunlardan çoğu bugün
Kur’an öğretmenliği yapıyor. Bu da
bize hem enerji hem de güç veriyor.
Böylece Kur’an halkamız kopmadan
devam ediyor. Aynı maraton koşusu gibi; bayrak hiç yere inmiyor. 18
yıldır hafız yetiştiriyoruz. Yine 2 yıl
önce bu salonda 12 hafize kardeşimiz için tören düzenlemiştik.
dayet rehberi olarak gönderilmiş en büyük mucizedir. Yüz binlerce Müslümanın
Kur’an-ı Kerim’i ezberlemesi bunun apaçık bir delilidir. Nitekim bugün 14 kardeşimiz de Kur’an’ı hıfzederek icazetlerini
aldılar. Bu yavrularımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
NİTELİKLİ HAFIZLARIN
SAYISI ARTTI
Hafızlık eğitiminin kesintisiz eğitimle birlikte son yıllarda inkıtaya uğradığını; ancak hafızların sayısının azalmasına
rağmen nitelikli hafızların sayısında artış
olduğunu ifade eden Ahmet Bilgi, “Bugün hafızlık eğitiminin önünü açan kanuni düzenlemeler yapılmaktadır. İmam
Hatip liselerinde okuyan öğrencilerimiz
isterlerse bir veya iki yıl sınıf dondurmak
suretiyle hafızlık eğitimlerini tamamlayabilme imkânına sahip olabilirler. Şu anda Sular Vadisi’nde bitme aşamasında olan Selman-ı Farisi Cami’si 2014-2015 öğretim yılında hafızlık eğitimine başlayacak. Buraya sadece İmam Hatip liselerinde sınıf dondurmuş erkek öğrencilerimizi alacağız ve bu kursumuz yatılı olarak hizmet verecek. Kız öğrencilerimiz i-
çin de Mahmut
Esad Coşan
Kız Kur’an
Kursu’nda
böyle bir
imkân
sunacağız.” dedi.
Kur’an
Kursuna
kayıt yaptıran öğrencilerin eğitim ve öğretimlerinde hiçbir inkıtaya uğramayacağını vurgulayan Bilgi şunları kaydetti: “Sınıflarını dondurup hafızlık eğitimine başlayan bu yavrularımızın yıl sonunda okul müdürlüklerine müracaat ederek derslerini dışardan vermek suretiyle bir üst sınıfa devam
edebilecek. Böylece bu öğrencilerimiz iki yıl üst üste sınıf dondurma imkânına
sahip olacaklar ve eğitimlerinden de geri kalmayacaklar. Böylelikle hafızlık eğitimi çağında 10-15 yaş arasındaki öğrencilerimizin hafızlık eğitimini almalarını da
sağlamış olacağız.”
Zeynep Damar:
Fatmanur Daştan:
BENİM İÇİN
DÜNYADAKİ EN
YÜKSEK MAKAM
Hafızlık benim için dünyadaki en yüksek makam.
Rabbime şükürler olsun
ki bana hafız olmayı nasip
etti. Kur’an-ı Kerim o kadar mucizevi bir kitap ki
insan okudukça bambaşka bir âleme dalıyor. İnşallah ben de hocalarımız
gibi son nefese kadar bu
yolda hizmet edenlerden
olurum.
HAYATIMIN EN
ÖNEMLİ DÖNÜM
NOKTASI
Hafız olmak hayatımın
en önemli dönüm noktalarından biri. Hafızlık fakültemi tamamlayıp icazetimi aldım. Lütfuyla milyonlarca insan içinden bana hafız olmayı nasip eden Allah’a hamd olsun. Eğitimimde emeği
geçen, maddi manevi desteğini esirgemeyen aileme
ve hocalarıma teşekkür ediyorum.
Programın birinci bölümü
Başakşehir Müftüğü’nün
hafızlara çeyrek altın takdimiyle sona ererken ikinci bölümünde ise
bayanlara özel gösteri düzenlendi. Hafızların okudukları Kur’anı Kerim tilavetinin ardından anneleri için
hazırladığı video gösterimiyle katılımcılar duygulu anlar yaşadı.
Rabia Göktepe
Kars (1992)
Nice zorluklarla geldiğim bu yolda hafız olmanın sevincini yaşıyorum. Rabbim hafızlık yapan herkese kolaylık versin, bu yolun
sonundaki sevinci yaşamayı nasip etsin inşallah.
Ayşe Öztürk
Adıyaman (1993)
Rabbimden 3 yılda tamamladığım hıfzımın
bir ömür boyu beni
muhafaza etmesini diliyorum. Bu güzel ve zorlu yola baş koyan tüm
kardeşlerime de Allah
sonunu görmeyi nasip
etsin.
2014 yılında icazetlerini alan hafızların isimleri şöyle:
Rabia Göktepe, Tuba Akyüz, Şeyma Akmanoğlu, Leyla İnal, Ayşe Öztürk,
Zeynep Damar, Zehra Betül Bıyık, Rukiye Zikriya, Meryem Dal, Esra Erkılıç,
Asiye Kavakdan, Tuba Tirsi, Fatmanur Daştan, Sena Canaş. //
Sudan’da 103 hasta gün ışığına kavuştu
Yeryüzü Doktorları, “Göz Nuru
Projesi” kapsamında göz hastalıkları uzmanı
bulunmayan
Sudan’ın Marawi
bölgesine gitti.
Türkiye, Suriye
ve Sudan’dan
katılan göz hastalıkları uzmanı
7 gönüllüden
oluşan ekip
4,5 günde 103
ameliyat ve 550
muayene gerçekleştirdi.
YERYÜZÜ DOKTORLARI, 2006
yılında başlattıkları “Göz
Nuru” projesi ile önlenebilir
nedenler ile körlük ya da görme güçlüğü çeken ama tedavi
alamayan hastaları gün ışığına
kavuşturmaya devam ediyor.
Yeryüzü Doktorları, proje kapsamında Sudanese Islamic Medical Association (SIMA) ve
Al-Basar Foundation’a bağlı
Makkah Eye Complex uzmanları ile birlikte Sudan’ın Marawi şehrinde katarakt ameliyatı bekleyen hastaların ihtiyaçlarını karşılamak için göz kampı düzenledi. Türkiye’den Göz
Hastalıkları uzmanları Yeryüzü Doktorları Derneği Yönetim
Kurulu Üyesi Uzm. Dr. Hasan
Oktay Özkan, Uzm. Dr. Yusuf
Özay, YYD Proje Yöneticisi Selimcan Azizoğlu ve Uzm. Dr.
Raşit Kılıç ile 3 Sudanlı ve 1
Suriyeli uzman doktor 4,5 gün
boyunca Sudanlı hastalara gönüllü hizmet verdi. 27 Nisan
1 Mayıs tarihleri arasında Toplamda 103 ameliyat 550 göz
muayenesi gerçekleştiren ekip,
kamp süresince 350 Sudanlıya
da gözlük dağıttı.
2005 yılından beri hizmet veren ve onlarca hafız yetiştiren Tunahan Kız
Kur’an Kursu, mezuniyet halkasına 14
hafız daha ekledi. Bu 14 isimden kimi 2
yılda, kimi ise 3 yılda hafızlığını tamamlayıp icazetini aldı. Bazıları açık öğretimden lise okuyor, bazıları ise üniversite öğrencisi. İçlerinde henüz 14 yaşında
olan da var. Her birinin memleketi farklı
olsa da hafızlık için yolları Başakşehir’de
kesişmiş. Kendi imkânlarıyla hem hafızlık yapıyorlar hem de eğitimlerine devam ediyorlar…
TEDAVİ EDİLEBİLİR
AMA NE DOKTOR
NE DE EKİPMAN VAR
Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre dünya genelinde körlük sebeplerinin %50’si
kolayca tedavi edilebilecek katarakt vakaları sonucu oluşuyor. Kötü yaşam koşulları, sahra şartları, yetersiz beslenme,
Afrika’da katarakt başta olmak
üzere birçok göz hastalığının
ortaya çıkmasına sebep oluyor.
Bu nedenle Sahra Altı Afrika’da
milyonlarca insan günışığına
hasret yaşıyor.
Yeryüzü Doktorları, hastalarla
birlikte ailelerinin de yaşamını
felç eden bu göz hastalıklarını
iyileştirmek amacıyla başlattığı
“Göz Nuru” projesiyle katarakt
ameliyatlarının yanı sıra önleyici tedbirler uygulayarak diğer
göz hastalıklarını da tedavi ederek, Afrikalı insanların günışığına kavuşmasını sağlıyor. //
16
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
20 farklı şehirde gerçekleştirilen
7. Uluslararası Öğrenci Buluşması
renkli görüntülere sahne oldu.
Türkiye’de eğitim gören 103
ülkeden 14 bin öğrenci
kültürlerini tanıtmak
için adeta dünyayı
Türkiye’ye
taşıdılar.
Onlar bizim
başmisafirimiz
U
HACER TÜRKEL
LUSLARARASI Öğrenci Dernekleri Federasyonu (UDEF) Başkanı Mehmet Ali
Bolat’ın Topkapı Barcelo Eresin Hotel’de
düzenlediği 7. Uluslararası Öğrenci Buluşması basın toplantısının ardından 1012 Mayıs tarihlerinde 20 farklı şehirde
gerçekleştirilen 7. Uluslararası Öğrenci
Buluşması renkli görüntülere sahne oldu. Türkiye’de eğitim gören 103 ülkeden
14 bin öğrenci kültürlerini tanıtmak için adeta dünyayı Türkiye’ye taşıdılar. 80
farklı etkinlikle renklendirilen Öğrenci
Buluşmasında misafir öğrenciler stantlarında ziyaretçilerini ağırladılar. Her ülkenin etnik kostümleri, yemekleri, objeleri ile kendilerini tanıttıkları organizasyon bir şölen havasında geçti.
TÜRKİYE’YE, BÜYÜK
HEDEFLERİ OLAN
ÖĞRENCİLER GELİYOR
Zendel Yusufovski
Makedonya
Zendel Yusufovski…
Makedonyalı ve 23 yaşında. Diyanet vesilesiyle ilk olarak 2006 yılında henüz 15 yaşındayken gelmiş
Kayseri’ye. Orada
2 yıl İmam Hatip lisesinde okuduktan sonra İstanbul’a geçiş yapmış. İHL’den mezun
olduktan sonra üniversite sınavını kazanmış. Şimdi ise İstanbul’da Uluslararası Ticaret okuyor. “Gelen öğrenciler büyük hedefleri olan öğrenciler. Buraya boş öğrenci
gelmiyor.” diyor.
Tam bir İstanbul sevdalısı Yusufovski.
“İstanbul’u Pendik’ten Silivri’ye kadar gezdim. En çok da tarihi yerlerini seviyorum.
Örneğin Sur içi gibi. Buralarda yaşayan
insanlar bile farklı bence. İstanbul’u içinde
yaşadığın zaman anlayamazsın ama burdan ayrıldığın zaman gerçekten anlarsın.
Bence dünyada eşi benzeri olmayan bir şehir İstanbul. Memlekete gittiğim zaman
en fazla bir iki hafta kalabiliyorum, sonra tekrar İstanbul’a dönüyorum.” diye konuşuyor.
Öğrenci buluşmaları ile ilgili konuşan
UDEF Başkanı Mehmet Ali Bolat uluslararası öğrenci farkındalığını oluşturarak bu alanda faaliyet gösteren kurum ve
kuruluşlarla işbirliği yaptıklarını söyledi.
Bolat, “10 yıl önce başlayan çalışmalar
bugün katlanarak büyüdü ve yurt dışından eğitim için gelen öğrencilerde ciddi
bir artış oldu. Şu an ülkemizde 160 ülkeden 55 bin öğrenci eğitim alıyor, 2010 yılında 17 bin olan sayı dört yılda dört kat
arttı. Önümüzdeki birkaç yıl içinde öğrenci sayısı 250 bine ulaşacak” dedi.
25 uluslararası öğrenci derneğinin işbirliğiyle yapılan buluşmanın finali 17 Mayıs’ta Abdi İpekçi Kapalı Spor
Salonu’nda Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek.
Çok okul değiştirmiş Zendel Yusufovski. İstanbul Ticaret Üniversitesi’ne geçmeyi çok istemiş. Okulla ilgili ansını şöyle anlatıyor: “Tam iki yıl koşturdum bu konuda. Bir gün çalıştığım çiğ köfteci dükkanındayken yüzde yüz burslu kazandınız diye
bir telefon geldi. Bu hayatımda unutamayacağım ve hayatımı değiştiren en büyük anılardan biri oldu.”
4 ayda Türkçeyi öğrenmiş Yusufovski.
Türkçe bilmediği için zorluk yaşamış ilk
zamanlar. “İlk zamanlar çok zordu. Sadece okulda değil örneğin bir markete gittiğin
zaman da alacağın şeyi Türkçe söylemen
gerekiyor. Bir gün bakkala süt almaya gittik arkadaşlarla. Sağa sola baktık, sütü göremedik. Nasıl söyleyeceğimizi de bilmiyoruz. Arkadaş bir ses çıkardı, adam bize süt
getirdi. Her zorluğun bir lezzeti var. Güzel
zamanlardı benim için.” diyor gülerek.
BİZİ GÖREN ÇOCUKLAR
AĞLIYORDU
Yusuf Mugoya / Uganda
Türkiye macerası
2007’de başlamış Yusuf
Mugoya’nın. Eğitim için
Uganda’dan çıkmış yola.
O da Yusufovski gibi
önce Kayseri’ye daha sonra İstanbul’a
gelmiş. Kayseri anı-
larından bahsederken hiç unutmadığı ilk
günleri anlatıyor: “O zamanlar Kayseri’de
hiç Afrikalı öğrenci yoktu. Bizi gören çocuklar ağlıyordu. Herkes acaba bunlar kim
diye şaşırıyordu. O anları unutmuyorum.”
24 yaşında Mugoya. O da zor olsa da çok
pratik yaparak Türkçeyi 4 ayda öğrenmiş.
Şu an İslam ve Dini Bilimler bölümünde okuyor. İstanbul’un özellikle Sultanahmet,
Eyüp, Beyazıt gibi semtlerini çok seviyor.
“Okul bittikten sonra bir müddet daha burada kalıp çalışmayı düşünüyorum ama nihayetinde dönmem gerek; çünkü benim insanlarım, ülkem beni bekliyor. Onlara bir
şekilde hizmet etmem lazım ama Türkiye’yi
de Türkleri de çok seviyorum; çünkü Türkler çok sıcakkanlı, misafirperver insanlar.”
şeklinde konuşuyor.
İSTANBUL, İNSANLARIN GÖNLÜNÜ BİRLEŞTİREN BİR ŞEHİR
Madikhon İbragimov
Özbekistan
Özbekistanlı Madikhon
İbragimov. Liseyi bitirdikten sonra üniversite sınavına girmiş, istediği bölümü kazanamayınca 2010 yılında tanıdıkları aracılığıyla İstanbul’a
gelmiş. Geldikten sonra bir yıl Türkçe öğrenmiş. Özbekçeyle Türkçe akraba bir dil
olduğu için bir yıl içinde çok iyi öğrendiğini söylüyor. Bir yılın sonunda yabancı
öğrenci sınavına girmiş İbragimov. “Birçok yeri tutturabiliyordum ama İstanbul
29 Mayıs Üniversitesi’nin bana daha çok
imkân sağlayacağını düşündüm ve orayı
tercih ettim. Burslu kazandığım için de avantajlı oldu benim için. Tanımadığın bir
ülkede üniversiteyi burslu kazanmak önemli.” diyor.
23 yaşında Madikhon İbragimov. Şu an
Tarih 3. sınıf öğrencisi. Bu bölümü bitirdikten sonra ise Siyaset Bilimi Uluslararası İlişkiler bölümünü okumak istiyor. Akademik kariyerinde hem Türkiye hem de
Özbekistan açısından önemli bir yeri olur diye düşünüyor. İki kardeş ülkeyi hem
ekonomik hem kültürel hem de sosyal alanda daha da ileriye taşımayı hedefliyor.
İbragimov da İstanbul tutkunlarından.
“İstanbul benim için çok değerli bir şehir.
İstanbul’u sadece Avrupa ile Asya’yı birleştiren bir şehir olarak değil, aynı zamanda insanların da gönlünü birleştiren bir
şehir olarak görüyorum; çünkü insanları
çok sıcakkanlı. Farklı ülkelerden gelen insanlara her zaman bağrını açıyor ve kendi insanı gibi davranıyor. İnsanlarını özellikle samimi oldukları için çok seviyorum.
Yazın memlekete gidiyorum, bir ay geçince hemen özlüyorum İstanbul’u.” sözlerine
yer veriyor. Türkiye’yle alakalı unutamadığı bir de anısı var Madikhon İbragimov’un.
Bir derneğin 30 farklı ülkeden 100 kadar
öğrenci için düzenlediği bir gezide, yolculuk yaparken bir arabanın kaza yaptığını görünce otobüsü durdurup yardıma koşmuşlar. Herkes ambulansı beklerken aralarında doktorluk okuyanlardan birkaçı hemen yaralılara müdahale etmiş. “Benim içimde o anda çok farklı bir duygu oluştu. O
zaman anladım ki uluslararası öğrenci olmak faklı.” derken gözleri doluyor.
FARKLI KÜLTÜRLERİ
BURADA ÖĞRENİYORUZ
Nauleen Hossain Khan Bangladeş
25 yaşında Nauleen
Hossain Khan… Bangladeşli. Bir buçuk
yıl önce Türkiye’ye
burslu gelmiş. Şuan Marmara
Üniversitesi’nde Yönetim ve Organizasyon üzerine yüksek lisans yapıyor.
İstanbul’un çok
güzel bir şehir
olduğunu ve tarihi yerlerini gezdiğini söylüyor. En çok da Sultanahmet Camii’ni beğenmiş Hossain Khan. İstanbul’da hem
Asya hem de Avrupa kültürünü görüyoruz diyor.
Türkçe bilmediği için ilk zamanlar çok
zorlandığını anlatıyor. 8 ayda öğrenmiş dilimizi. “Bangladeş’ten gelen arkadaşlarım
da var. Farklı kültürleri öğreniyoruz burada. Okul bittikten sonra da İstanbul’da
hem iş için hem de doktora yapmak için
başvuru yapacağım.” ifadelerine yer veriyor.
İSTANBUL ÇOK
GÜZEL AMA…
Asma Mausa
Cibuti
Cibutili olduğunu öğreniyoruz 6
ay önce İstanbul’a
gelen 20 yaşındaki
Asma Mausa’nın.
İki kardeşiyle beraber
Sultangazi’de
oturuyor.
Şu anda
TÜMER’de
Türkçe öğreniyor. Türkçeyi öğrendikten
sonra yabancı öğrenci sınavına başvurup
kazanması halinde İşletme okumak istiyor.
İşletmeyi çok seviyor Mausa. Okul bitince
ülkesine döneceğini söylüyor. İstanbul’un
çok güzel ama aynı zamanda çok kalabalık
olduğunun altını çiziyor. Bir de Türk erkeklerinden yakınıyor: “Türk insanı çok
iyi ama erkekleri biraz sorun.”
TÜRKÇE ÖĞRENMEYE
BAŞLADIKTAN SONRA HAYAT
DAHA KOLAY OLDU
Zanjbeel Tabassum
Pakistan
Bir buçuk yıldır
Türkiye’de Pakistanlı Zanjbeel Tabassum. 8 ayda öğrenmiş Türkçeyi.
İstanbul Teknik
Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’nde yüksek Lisans yapıyor. “İlk geldiğimde çok zor geldi; çünkü dil bilmiyordum. Türkçeyi öğrenmeye
başladıktan sonra hayat daha kolay oldu.”
diyor. Gelmeden önce Türkiye’yi hiç tanımıyormuş. Bir arkadaşının tavsiyesi üzerine Türkiye’de eğitim almak için başvurmuş ve burslu kazanmış okulu. İstanbul’u
çok seviyor. Özellikle Büyükada’yı çok beğeniyor. Henüz karar vermiş olmasa da okul bittikten sonra hem İstanbul’da hem de
Pakistan’da başvuru yapacağını söylüyor.
25 yaşında olan Tabassum İstanbul’da ilk
günlerini şöyle anlatıyor: “İlk geldiğimde
bir yurda gittim. Orda hiç İngilizce bilen
yoktu; ben de Türkçe bilmiyordum. Konuşmalardan hiçbir şey anlamıyordum ama bir tek misafir kelimesini anlamıştım;
çünkü misafir kelimesi bizim orda da aynı. Anladım ki ben bu gece misafir olarak
burda kalacağım.”
ÇOCUK PSİKOLOĞU
OLMAK İSTİYORUM
Atmar Mansour
Cibuti
Psikolojiyi çok seviyor Atmar Mansour. Cibuti’de Psikoloji bölümü olmadığı için Türkiye’de eğitim almayı tercih etmiş. Henüz 3 ay olmuş İstanbul’a geleli. Türkçeyi yeni öğrenmesine rağmen şaşılacak derecede akıcı konuşuyor. Türkçenin çok zor olmadığını söylüyor. 19 yaşında Mansour. Okul bitince ülkesine dönüp
çocuk psikoloğu olarak çalışmak istiyor. //
G Ü N DEM
www.212haber.com
Makro İnşaat
ve Akyapı İnşaat Kayaşehir’de
inşa ettiği 220
konutluk Seyran Şehir’in
satışına başlandı. Çırağan
Sarayı’nda düzenlenen lansman toplantısında konuşan
Makro-Akyapı
Ortak Girişimi İcra Kurulu
Başkanı Ercan
Uyan, Seyran
Şehir’i insan
ve aile yaşamı
merkezinde
geliştirdiklerini
ve projenin kısa
süre içerisinde
yüksek prim
getirisi sunacağını söyledi.
15 - 31 MAYIS 2014
17
Bu projede komşuluk
ön planda olacak
M
0$.52ú1û$$79($.<$PI, Emlak Konut GYO hasılat paylaşımıyla Seyran
Şehir’in yapımına ve satışına başladı. Kayaşehir’de
“Bir Ev, Bir Aile” sloganıyla duyurulan ve yüzde sekseni yeşil alan olarak tasarlanan Seyran Şehir projesinde 220 konut
ve 63 dükkân bulunuyor.
Projede kiralama sirkülasyonu yüksek olduğu ve
bu nedenle sosyal ilişkilerin yani komşuluğun gelişmesine fırsat tanımadığı için 1+1 veya stüdyo dairelere yer verilmiyor. Bunun yerine projede
2+1’den 5+1’e uzanan geniş daire seçeneği bulunuyor. Seyran Şehir’de 2+1
dairelerin büyüklüğü 121
ULAŞIM LOKASYONUYLA
ÖN PLANA ÇIKIYOR
Seyran Şehir’i de insan ve aile yaşamı merkezinde geliştirdiklerini ve bu projelerinin de kısa
süre içerisinde yüksek prim getirisi sunacağını
kaydeden Uyan “Projemiz konseptinin yanı sıra
mükemmel lokasyonuyla da öne çıkıyor. Seyran
Şehir’in bulunduğu cadde Kayaşehir’in en işlek
ve en geniş caddesi. Ayrıca projemiz Avrupa’nın
en büyük sağlık kentinin karşısında yer alıyor.
Yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin 2016
projeksiyonunda yer alan tramvay ve metro güzergahı Seyran Şehir’in hemen yanından geçiyor. Seyran Şehir’in tam önünde istasyon alanı
bulunuyor” açıklamasını yaptı.
220 DAİREYE İKİ AYRI
SOSYAL TESİS
Arsanın 1,5 emsal gibi düşük bir imar hakkına
sahip olmasından dolayı, bloklar arasında kalan
yüzde 80’lik gibi geniş alan, peyzaj, gölet, şelale, oyun, yürüyüş ve spor alanlarına ayrılan projede güçlü komşuluk ilişkilerinin yeniden hayat
bulması için bloklar 5’er katlı ve her katta 2 daire bulunuyor. Sosyal tesislerde biri bayan, diğeri bay ve ikisi de çocuk olmak üzere dört adet
kapalı havuza, iki ayrı fitness ve spor salonuna,
Türk hamamına, fin hamamına ve göl cafe gibi
zengin sosyal donatılara yer verildi. //
Şampiyonlar
Uysal’ı ziyaret etti
.$7,/',./$5,müsabakalardan şampiyon
olarak çıkan Başakşehir’li Taekwondocular
Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ı
makamında ziyaret etti.
Eski Avrupa Şampiyonu Ebru Yümlü katıldığı İzmir Milli Eğitim Gençler
Şampiyonası’nda 1.lik, Yunanistan 2016 Rio
Olimpiyatları Büyükler Kategorisi G-1 Puan
Toplama Turnuvası’nda 2.olarak ülkenin ve
Başakşehir’in gururu oldu. Ebru Yümlü,
İstanbul Şampiyon’u kız kardeşi Eda Yümlü
ve Hocaları Mehmet Yümlü ile Başakşehir
Belediye Başkanı Mevlüt Uysal’ı ziyaret etti.
Uysal, sporcuya iyi dileklerde bulunarak,
“Başarılarınızla önce Türkiye’nin sonra
Başakşehirimiz’in göğsünü kabarttınız. Bundan sonra da başarılarınızın artarak devam
etmesini diliyorum. Sizinle gurur duyuyoruz.
Belediye olarak spora ve sporcuya olan desteğimiz her zaman sürecek” dedi.
Sporcular Belediye Başkanı Uysal’a arkasında
Mevlüt Uysal yazılı dabok adı verilen özel
taekwondo elbisesi hediye ettiler. //
metrekare ile 192 metrekare arasında değişirken,
3+1 dairelerin büyüklüğü 142 metrekare ile 187
metrekare arasında farklılık gösteriyor. Projede yer
alan 4+1 daireler 166 metrekareden başlıyor 178
metrekareye kadar çıkıyor. Seyran Şehir’de 5+1
dairelerse 326 metrekare büyüklüğünde. KDV
oranının yüzde 1 olduğu
Seyran Şehir’de dairelerin metrekaresi 2 bin 600
TL’den başlıyor. 2014 yılının en yeni ve teknolojik
ürünleriyle donatılan projede daire içlerindeki tüm
detayların tasarımı, konusunda dünya birincisi olan
iç mimari ekip tarafından
özel olarak hazırlandı.
KAYAŞEHİR’İN TAM
MERKEZİNDE
Makro-Akyapı Ortak Girişimi İcra Kurulu Başkanı Ercan Uyan, Seyran
Şehir’in 2 yıldır yükselen ve trend içinde
olan Başakşehir’le bütünleşen 1 milyon
nüfuslu Türkiye’nin en büyük uydu kenti Kayaşehir’in tam merkezinde yer aldığını söyledi. Seyran Şehir’in gerek konumu, gerekse mimari yapısıyla farklı ve ayrıcalıklı bir hayatın kapılarını araladığını belirten Uyan, “Yaşam merkezli tasarlanan projelerin bugüne kadar en çok prim getiren projeler olduğunu tecrübe ettik. Biz de hayata geçirdiğimiz projelerimizi hiçbir zaman yatırım
veya yaşam projesi olarak sınıflandırmadık. Bu sayede insan odaklı geliştirdiğimiz tüm projelerimiz 1 yıl içerisinde yüzde 50’ye varan prim getirisi sağladı” diye konuştu.
18
G Ü N DEM
15 - 31 MAYIS 2014
www.212haber.com
‘1400 yıllık ahenk
Çamlıca semalarında’
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın,
“Çamlıca’ya 15 bin metrekare büyüklüğünde
bir cami yapacağız” sözüyle başlayan Çamlıca Camii projesinin kaba inşaatının yüzde
50’si tamamlandı. Yarının tarihi eseri olacak
cami, birçok sosyal donatı alanı ve zekice
tasarlanmış detaylarıyla dikkat çekiyor.
HACER TÜRKEL
2
9 MAYIS 2012 tarihinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Kandilli Geleneksel Türk El Sanatları Merkezi’nin açılışında söylediği ‘Çamlıca’ya 15 bin metrekare
büyüklüğünde bir cami yapacağız’ cümlesiyle serüveni başladı Çamlıca Camii projesinin. Proje için farklı konsepte bir eserin ortaya konması için düzenlenen yarışmada 60 küsur eser arasından Bahar
Mızrak ve Hayriye Gül Totu isimli iki hanım mimarın yapmış olduğu eserde karar kılındı. Böylece projenin ilk aşaması için 29 Mart 2013’te ilk hafriyat alımı
başladı. Yaklaşık 80 bin kamyon hafriyat
önce Maltepe’ye sonra Ömerli, Şile, Yenikapı, Bolluca’ya kadar taşındı. 3 Ağustos
2013’te ise projenin resmi temel atma töreni yapıldı. 9 ay gibi bir sürede kaba inşaatının yaklaşık yüzde 50’si tamamlanan
projenin 1 Temmuz 2016 Cuma gününe
kadar tamamlanması hedefleniyor.
Caminin cemaat kapasitesi 37 bin 500 kişi ama sert zeminler dikkate alındığı zaman bu rakamın 50-60 bini geçileceği tahmin ediliyor. Caminin kubbe çapı 34 kubbe yüksekliği ise 72 buçuk metre. 6 minareden oluşacak yapı, sadece bir
cami değil; çünkü geleneksel anlamda bir
külliye, modern anlamda ise bir kompleks olarak tasarlanmış. Caminin altında
Türkiye’nin en büyük müzelerinden birinin olacağı tahmin edilen 11 bin metrekarelik bir müze alanı, 3 bin metrekare büyüklüğünde ihtisas kütüphane alanı, 3 bin
500 metrekare büyüklüğünde aynı anda 34 sanatçının eserlerinin sergilenebileceği
sanat galerisi alanı mevcut. Yine 1000 kişilik bir konferans salonu, 3 bin 500 araçlık kapalı otopark, 8 sanat atölyesi alanı
var. Hamam yok ama onun yerine duşlar
var. Projede aşevi ve alışveriş merkezi yok.
Peyzaj projesiyle cami bloğunun dışındaki
alanların yeşillendirilmesiyle dinlenme alanları, gezi alanları, oyun alanları olacak.
Kısaca proje, komplekse gelen insanların
birkaç saat vakit geçirebileceği bir yapı olarak tasarlanmış.
İNSANLARIN KEYİF
DUYACAĞI BİR ESER OLACAK
“Bizler gönüllülük esası üzerinde profesyonel mantıkla amatörce bir hizmet vermeye çalışıyoruz ama arkadaşlarımız gerçekten yaptığı işlerde başarılı olan insanlar. Çalışma ahengi temin edilmiş bir işte
başarı nasıl çok çabuk kotarılıyorsa, burda
da onun peşinde olduğumuzu çok rahat-
lıkla söyleyebiliriz.” diyen İstanbul Cami
ve Eğitim-Kültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı Ergin Külünk, “Kullandığımız malzemeler çok özel.
Şu anda Marmaray’da kullanılan betonu
kullanıyoruz. Ömrü birkaç yüz yıl olacak
bir beton ve çelik sistemimiz var. Proje bittiği zaman insanların keyif duyacağı bir eser olacak. Aynı zamanda arazinin büyüklüğü, çalışma şartlarımızın müsaitliği, mimar arkadaşlarımızın her yeni fikre çok a-
çık olmaları 21. yüzyılın bir şaheseri olacağını düşündüğümüz bu eseri ortaya çıkartacak diye düşünüyoruz.” diyor.
hi eseri olacak Çamlıca Camii ile Avrupa yakasındaki tarihi siluet Anadolu yakasına da aktarılmış olacak.
BİREBİR KOPYA ETMEK
ECDADA HAKARET OLUR
“Cumhuriyet tarihinin en büyük camisini yapıyoruz; lakin bu eserimizi ecdadın yapmış olduğu 50 kişilik bir mescitle
bile mukayese etmiyoruz.” sözlerine yer
veren Ergin Külünk şunları kaydediyor:
“Onlar bizim baş tacımız, onlar bizim
şaheserlerimiz. Biz elbette Sultanahmet’e
Adalar’dan aştıktan sonra Boğaz Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün belli noktalarından da görülecek ve yarının tari-
de Şehzade’ye de, Süleymaniye’ye de,
Selimiye’ye de öykündük ama kopya etmedik. Onlardan ilham almaya çalıştı arkadaşlarımız. Eğer kubbeli cami yapıyorsanız birbirine mutlaka benzer. Birebir kopya etmek ecdada hakaret olur. Mimar Sinan cami mimarisinde gelinebilecek son noktayı koymuş zaten.
Sinan’dan sonra yapılan camiler ancak
Sinan’ı ne kadar iyi taklit edip etmediğiyle konuşulur.”
ERDOĞAN’IN İŞARETİYLE HAYALDEN DÜŞÜNCEYE İNİVERDİ
dan sonra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bölgeyi özel proje alanı ilan etti. Bu proje içerisindeki 57 dönümlük kısmı da ibadet alanı olarak tescil edildi. Derneğimiz de gerekli resmi
kurumlardan izin alarak burada cami yapma
yetkisini aldı.” diyor İstanbul Cami ve EğitimKültür Hizmet Birimleri Yaptırma ve Yaşatma
Derneği Başkanı Ergin Külünk.
ϮϭϮ,ĂďĞƌ'ĞŶĞůDƺĚƺƌƺ,Ăůŝů'ƂůǀĞ͕7ƐƚĂŶďƵůĂŵŝǀĞŒŝƟŵͲ<ƺůƚƺƌ,ŝnjŵĞƚŝƌŝŵůĞƌŝzĂƉƨƌŵĂǀĞ
zĂƔĂƚŵĂĞƌŶĞŒŝĂƔŬĂŶŦƌŐŝŶ<ƺůƺŶŬ͛ĞŶĞnjĂŬĞƚnjŝLJĂƌĞƟŶĚĞďƵůƵŶĚƵ͘
AVLU KAPISINDAN GİREN,
MANEVİ BİR KORİDORDAN
GEÇİYORMUŞ GİBİ HİSSETMELİ
Çok ciddi bir iş programıyla çalıştıklarını söyleyen
Ergin Külünk, “Şu anda müteahhit firmanın ve derneğimizin teknik elemanları kolektif bir çalışmayla bu
projeyi tamamlayıp hayata geçirmenin adımlarını atıyor. Günlük ortalama 300 kişiyle çalışıyoruz. Bunun
40 kadarı teknik personel. 10’a yakın mimar
arkadaşımız camimizin aslan göğüsleri,
mukarnasları, sütun başları, sütun dipleri, bronz halkaları, süslemeler, pencereler, kapılar, kullanılacak boyanın
rengi, halıların rengi vs. detay projeleriyle ilgileniyor. Bütün amacımız camimizin avlu kapısından giren insanın mihraba gidene kadar bir bütünlük içerisinde, bir
manevi koridordan geçiyormuş gibi hissetmesi. Camimize gelen bir insanın amacının ibadet
olduğunu unutmadan bu projeyi hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu da sadelikten geçiyor.” şeklinde
konuşuyor.
Ergin Külünk
“Anadolu yakasında büyük cenazeler için, önemli toplantı ve organizasyonlar için büyük
bir cami ihtiyacı olduğu hep konuşulurdu. Bununla ilgili çokça çalışmalar yapılıyordu ama
son olarak Tayyip Erdoğan’ın Çamlıca’yı işaret
etmesiyle bu cami projesi hayalden düşünceye iniverdi. Biz de ‘1400 yıllık ahenk Çamlıca
semalarında’ sloganıyla yola çıktık. Bu aşama-
İŞİTME ENGELLİLER İÇİN
ÖZEL TASARIM
ĂŵůŦĐĂĂŵŝŝ͛ŶŝŶĞŶŐƺnjĞůƂnjĞ
ůůŝŬůĞƌŝŶĚĞŶďŝƌŝĚĞŝƔŝƚŵĞĞŶŐĞůůŝůĞ
ƌŝĕŝŶƂnjĞůďŝƌLJƂŶƚĞŵŝŶƚĂƐĂƌůĂŶŵ
ŦƔ
ŽůŵĂƐŦ͘ZĂĚLJŽĨƌĞŬĂŶƐLJƂŶƚĞŵŝLJ
ůĞ
ƐĂĚĞĐĞŝƔŝƚŵĞĐŝŚĂnjŦŬƵůůĂŶĂŶ
ŬŝƔŝůĞƌŝŶĂůŐŦůĂLJĂďŝůĞĐĞŒŝďŝƌƐĞƐƐŝƐƚĞ
ŵŝLJůĞƂƌŶĞŒŝŶŝƔŝƚŵĞĐŝŚĂnjŦŬƵůůĂŶ
ĂŶŬŝƔŝĐĂŵŝLJĞŐŝƌĚŝŒŝŶĚĞŬƵůĂŬůŦŒŦŶ
ĚĂŬŝ
ƐĞƐŶŽƌŵĂůƐĞƐĞĚƂŶƺƔĞĐĞŬ͘Ă
ŵŝĚĞĂLJƌŦĐĂĕŽĐƵŬůĂƌŝĕŝŶŽLJƵŶĂůĂ
ŶůĂƌŦ͕ĕŽĐƵŬůƵĂŶŶĞůĞƌŝĕŝŶĞŵnjŝƌŵ
ĞŽĚĂůĂƌŦ͕ĕŽŬŐƺǀĞŶůŝŬůŝƂnjĞůŽĚĂůĂ
ƌŽůĂĐĂŬ͘zŝŶĞLJƵƌƚŝĕŝŶĚĞŶǀĞLJƵƌƚ
ĚŦƔŦŶĚĂŶĕŽŬƂŶĞŵůŝĚĞǀůĞƚďƺLJƺ
ŬůĞƌŝŶŝŶĂŒŦƌůĂŶĂĐĂŒŦƐĂůŽŶůĂƌŽůĂď
ŝůĞĐĞŒŝŐŝďŝLJĞƌůŝǀĞLJĂďĂŶĐŦƚƵƌŝƐƚůĞƌ
ŝĕŝŶ
ŝďĂĚĞƚŝnjůĞŵĞƉůĂƞŽƌŵƵĚĂŽůƵ
ƔƚƵƌƵůĂĐĂŬ͘ĂŵŝLJĞnjŝLJĂƌĞƚĂŵĂ
ĐŦLJůĂŐĞůĞŶƚƵƌŝƐƚůĞƌŝďĂĚĞƚůĞƌŝďƵ
ƉůĂƚĨŽƌŵĚĂŶŝnjůĞLJĞďŝůĞĐĞŬ͘LJŶŦnj
ĂŵĂŶĚĂďŝůŐŝĞŬƌĂŶŦŶĚĂŶ͕LJĂƉŦůĂŶŝďĂ
ĚĞƟŶŶĞŽůĚƵŒƵ;ƌƺŬƸ͕ƐĞĐĚĞ͕ŬŦLJ
Ăŵ
ǀď͘Ϳ͕ŽĂŶĚĂŝŵĂŵŦŶŶĞŽŬƵĚƵ
ŒƵ
ŚĞŵŽƌŝũŝŶĂůŝŚĞŵĚĞŵĞĂůŝLJůĞď
ŝƌŬĂĕĚŝůĚĞŐƂƐƚĞƌŝůĞĐĞŬ͘dƺŵďƵŶů
ĂƌůĂ
ďŝƌůŝŬƚĞĐĂŵŝŶŝŶŝĕŝŶĚĞƚƵƌŝƐƚůĞƌŝ
ĕŝŶ
LJƺƌƺŵĞďĂŶĚŦŽůƵƔƚƵƌƵůĂĐĂŬ͘
ĂŵŝLJĞŐŝƌĞŶůĞƌŝŶĂĚĂďĂƵLJŐƵŶŐŝƌŵ
ĞƐŝŝĕŝŶĚĞƚĞŬŬƵůůĂŶŦŵůŦŬǀĞLJĂƚĞŵ
ŝnjůĞŶĞďŝůŝƌŬŦLJĂĨĞƚůĞƌŬƵůůĂŶŦůĂĐĂŬͬͬ͘
Download

başakşehir belediyesi