KENTLERİN
SU YÖNETİMİ ve İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
UYUMU
KÜRESEL ISINMA VE KENTLERİMİZİN GELECEĞİ
10-11-12 Eylül 2014
Prof. Dr. Feza KARAER
Yrd. Doç. Dr. Aslıhan KATİP
Yük. Müh. S. Sonay ONUR
Su, diğer doğal kaynaklardan farklı olarak, yaşamın ana unsurunu oluşturmaktadır. Bu niteliği ile insanların yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması yanında ekonomik, sosyal ve çevresel değerler içermektedir. Su, sadece mühendislik disiplinlerinin öznesi olmaktan çıkmış ekonomi, çevrebilim ve tüm toplum bilimlerinin de konusu haline gelmiştir. Uluslararası kurumların ve toplantıların gündemine girmiş, su kaynaklarının en etkin şekilde nasıl kullanılması gerektiği sayısız toplantıda tartışılmış, yeni kavramlar oluşturulmuştur.
Su veya su yönetim politikaları her ülkede farklı hedefleri gerçekleştirmeye yönelmiştir. Bu yönelişte ve hedeflerin seçiminde ülkelerin kalkınma düzeyleri önemli bir etkendir. Politikaların evrimindeki tarihi sürece baktığımızda, günümüzün gelişmiş ve zengin toplumları dâhil, bütün ülkelerin su arz güvenliğine ilk aşamada büyük önem verdikleri görülecektir.
Su politikaları yani, su yönetiminde temel tercih ve hedefler; • Gelir dağılımının düzeltilmesi, • İstihdam imkânlarının geliştirilmesi, • Gıda ve enerji güvenliğinin temini, • Ekonomik büyümeye katkı sağlanması, • Sağlıklı bir çevre yaratılması,
• Ekosistemlerin korunması olarak sıralanabilir.
Suyun Yönetimi
Suyun Yerel ve Bölgesel düzeyde yönetileceği bilinmektedir.
Ulusal iklim tahminlerinin yerel düzeye aktarılması güvenilir değildir.
Su yönetimi ile ilgili veri girişinin geliştirilmesi gerekmektedir.
En İyi Yöntem;
Su arzını ve talebini yöneten kurumların zaman içinde konunun nasıl gelişeceğine yönelik, Değişimlerin suyu nihai kullananları nasıl etkileyeceğine yönelik yeni modeller geliştirilmesidir.
Sorun,
alternatifi olmayan doğal bir kaynak olan suyun daha planlı ve ekonomik kullanılması, su kaynaklarını tehdit eden sorunların belirlenmesi ve önlenmesi, su ve suya bağlı ekosistemlerin korunması, sürdürülebilir bir ekonomik büyümenin sağlanması, vb. hedeflerle geliştirilen “su kaynakları yönetimi” dir.
Su kaynakları sorunları, hatalı kararlar ve uygulamalara sahip yönetimler sonucunda daha ciddi boyutlara ulaşmış ve geleceği tehdit eder duruma gelmiştir.
Çünkü gelecekteki güç dengeleri “suya hakimiyetle”
belirlenecektir.
Su Güvenliği
“Ekosistemlerin sürdürülebilirliğinden ödün vermeksizin yeterli miktarda ve kalitede suya uygun fiyatla, sağlıklı ve üretken yaşama erişimi sağlayacak, gıda, enerji ihtiyaçlarını sağlayarak, su ile ilgili afetlerden ve hastalıklardan korunma sağlayacak bir kavram”
Entegre Su Kaynakları Yönetimi
Adaptif (entegre‐bütünleyici) yaklaşım, yönetmeden önce daha fazla bilgi edinmeyi, özellikle disiplinler arası bilginin entegrasyonunu, farklı bilgiye sahip insan ve kurumların katılımını içermektedir.
Temel Öğeler ve Amaçlar
Entegre Su Kaynakları Yönetimi
Adaptif (entegre‐bütünleyici) yaklaşım, yönetmeden önce daha fazla bilgi edinmeyi, özellikle disiplinler arası bilginin entegrasyonunu, farklı bilgiye sahip insan ve kurumların katılımını içermektedir.
Bölgesel Su Güvenliği Stratejileri Geliştirilmelidir!
Uluslar arası su kaynakları Birliği (IWRA) ve Dünya su kongresi (WWC) hem küresel hem de bölgesel seviyede su güvenliğini temin eden su stratejilerini önermekte, bu da Entegre yaklaşımları, Entegre Su Kaynakları Yönetimini teşvik etmektedir.
Ülke Örnekleri
Hollanda
Yeni politikalar entegre yaklaşımları benimsemekte, fiziki planlama ve taşkın yönetimini birleştirerek entegre arazi yönetimi yaklaşımına yönelmektedir.
Avustralya
Ulusal su önceliklerinde Entegre yönetim yer almaktadır. Özellikle de Murray‐Darling
Havza Planında. Havza planı su güvenliği konusundadır. Su Ayak İzi
Suyun ekonomi içerisinde oynadığı rolün ve su yönetiminin ekonomik kalkınma süreçlerinde bir araç olarak kullanımının anlaşılmasını sağlayan, yeni bir kavramdır.
“Su Ayak İzi” kavramı, ilk kez 2002 yılında NESCO‐
IHE’de1 Arjen Hoekstra tarafından ortaya koyulmuştur. Su Ayak İzi
Bir ülkenin su ayak izinin incelenmesi, Suyun ekonomik faaliyetlerdeki yönünü izleyerek plancıların, karar vericilerin ve yatırımcıların tahsis, ticaret, rekabet avantajı ve ekosistem desteğine yönelik kararlarının zeminini oluşturan bilgiyi temin eder.
Su Ayak İzi
Su ayak izi ise yalnızca su hacmini değildir!
Suyun türü
Ne zaman kullanıldığı
Nerede kullanıldığı
Su Ayak İzi
Mavi Su Ayak İzi, bir malı üretmek için ihtiyaç duyulan yüzey ve yer altı tatlı su kaynaklarının toplam hacmi için kullanılır ve geleneksel olarak tatlı su denildiğinde akla gelen su kaynaklarıdır.
Yeşil Su Ayak İzi, bir malın üretiminde kullanılan toplam yağmur suyudur. Ancak, yeşil su ayak izinde sözü edilen yağmur suyu kaybolmaz ya da yeraltı sularına karışmaz; toprakta ya da bir süre için toprak üstünde saklanır. Yağış miktarı, yeşil su arzını ve talebini etkilediği için, bir bölgenin yeşil su gereksinimi değerlendirilirken iklim değişikliği ve değişkenliği göz önünde bulundurulmalıdır.
Gri Su Ayak İzi, kirliliğe yönelik bir göstergedir. Mevcut su kalitesi standartlarına dayalı olarak, kirlilik yükünün bertaraf edilmesi ya da azaltılması için kullanılan tatlı su miktarını ifade eder. Bu nedenle, gri su kavramı nüfus ve endüstriyel büyüme ile ilişkili olarak ele alınır.
Türkiye’nin Su Ayak İzi
Türkiye’nin su ayak izi hesaplamaları, ülkedeki üretimin ve tüketimin yüzde 80’inin iç su kaynaklarına dayandığını ortaya koymaktadır. Bu durum, tatlı su kaynaklarının sürdürülebilirliğinin ülke ekonomisini doğrudan etkilediğini gösterir.
Türkiye’nin Su Ayak İzi Raporu’nda, 2006‐2011 verileri kullanılarak Türkiye’nin kişi başına düşen su ayak izi yeniden hesaplanmıştır. Buna göre, Türkiye’de kişi başına düşen su ayak izi 1.977m3/yıl’a çıkmıştır. Kişi başına düşen su ayak izindeki artış, değişen tüketim alışkanlıklarına ve artan üretim hacmine bağlıdır.
Türkiye’de içme ve kullanma amacıyla günlük kişi başına düşen su miktarı 216 litredir (TÜİK). Su ayak izi yaklaşımı çerçevesinde sanal su dikkate alındığında Türkiye’de bir kişinin günlük doğrudan ve dolaylı su tüketiminin 5.416 litre olduğu görülmektedir. Bu da, doğrudan tüketimin yanı sıra dolaylı olarak mal ve hizmetler aracılığıyla tüketilen su miktarını ifade eder.
BAZI ÜRÜNLERİN SU AYAK İZLERİ
1 porsiyon kırmızı et (200 gr)
3.100 lt
1 porsiyon beyaz et (200 gr)
780 lt
1 dilim ekmek
40lt
1 bardak çay
30 lt
1 kadeh şarap
120 lt
1 hamburger
2.400 lt
1 adet A4 kağıdı
10 lt
1 adet küp şeker
7.5 lt
Sanayi ürünü
80 lt x alınan ürünün fiyatı x 1.6
Örnek:
20.000TL’ye alınan bir arabanın sudaki ayak izi 2.587.478 lt’dir.
Su Ayak İzi
Farklı sektörlerde yoğun su talebinin olduğu ve/veya su kalitesinin olumsuz yönde etkilendiği nehir havzalarında detaylı su ayak izi çalışmaları
Su kaynakları üzerindeki gerçek etkinin ortaya koyar.
Havza yönetim planı hazırlık süreçlerinde yardımcı olur.
Dünya gittikçe kentleşmekte, dünya nüfusunun yarısı kentlerde oturmakta ve tahmini nüfus artışının gelecek 30 yıl içinde gelişmekte olan ülkelerin kentlerinde olacağı bilinmektedir. Gelecek yıllarda yeterli su temininin, sanitasyon ve atıksu arıtımının sağlanması en önemli sorun olarak görünmektedir. Kentleşmenin Etkileri
Büyük miktarda ekolojik ayak izi
Bitki örtüsünün (vejetasyonun azalması)
Su miktarında ve kalitesinde azalma Yoğun kirlilik ve devamında sağlık problemleri
Aşırı koku problemi
İklim değişimi
Işık kirliliği
Nüfusla beraber hızla artan şehirleşmeyle topraklarımız geçirimsiz hale geliyor ve suyun doğal döngüsünde yeraltına sızması engelleniyor.
Yağmursuyu yüzeysel akışı tehlikeli şekilde artıyor ve bu akış şehir merkezlerinde %55’e ulaşıyor. SERA GAZLARI
Yeryüzünde ve atmosferde tutulan ısı enerjisi, atmosfer ve okyanus dolaşımıyla Yeryüzünde dağılır ve uzun dalgalı yer radyasyonu olarak atmosfere geri verilir.
Bunun bir bölümü, bulutlarca ve atmosferdeki sera etkisini düzenleyen sera gazlarınca soğurularak atmosferden tekrar geri salınır. Bu sayede Yerküre yüzeyi ve alt atmosfer ısınır. SERA GAZLARI
1. Karbon Dioksit (CO2)
2. Metan (CH4)
3. Diazot Oksit (N2O)
4. Hidroflorokarbonlar (HFC’ler)
5. Perflorokarbonlar (PFC’ler)
6. Sülfür Hegzaflorid (SF6)
İnsan Faaliyetlerinin Küresel Isınmaya Katkıları
ormansızlaşma
14%
endüstrileşme
24%
tarım
13%
enerji kullanımı
49%
Kentleşme – Küresel Isınma
Kentlerdeki kaplı yüzeyler, yollar binalar nedeniyle geçirimsiz alanların artması toprak yüzeyinden oluşan buharlaşmayı önemli ölçüde azaltır ve yüzeyde ısı depolanmasını arttırır.
“Kentsel Isı Adası”
İklim Değişikliğinin Etkileri
Kuraklık ve taşkınların büyüklüğünde ve frekansında artış
Yağışta, sıcaklıkta, nem oranında, rüzgar şiddetinde, kar depolanmasındaki değişimlerle doğa ve bitki örtüsündeki değişimler,
Toprak nemi ve akış gibi değişimlerle yenilenebilir su kaynaklarında uzun vadeli değişimleri
İklim Değişikliğinin Etkileri
İklim değişirken, deniz seviyesinin yükselmesinden ziyade tatlı su kaynakları temininin azalması küresel ölçekte önemli bir problem olacaktır.
İklim Değişikliğinin Etkileri
İklim değişikliğinin su temini ve kalitesi üzerindeki potansiyel etkisi ekonominin her sektörünü, özellikle sağlık, tarım, endüstri, ulaşım, enerji temini, ekosistem hizmetleri, balıkçılık, ormancılık ve rekreasyon aracılığıyla etkileyeceği beklenmektedir.
Uzmanlar yeryüzündeki iklimsel değişimler
nedeniyle mevcut canlı türlerinin dörtte
birinin 2050 yılında soyunun tükenmiş
olacağı uyarısında bulunuyor.
Küresel Isınma orman yangınlarını
tetikleyerek yangınlarda artışa neden oluyor.
iklim değişiklikleri yüzünden 60 ülkede toplam
7 milyar insanın su kıtlığı yaşayacak.
Küresel ölçekte yaşanan kasırgalar, tayfunlar iklim değişikliğinin bir sonucu olarak son yıllarda artış göstermiştir.
İklim Değişikliğine Uyum
Temel Konular
•
•
•
•
•
•
•
Suyun sulamada aşırı kullanımı
Kaçak yer altı suyu kullanımı
Mevcut tesislerin işletmesinden kaynaklanan sorunlar
Şebekelerdeki kayıp ve kaçaklar
İdari ve kurumsal sorunlar
Yatırımların gecikmesi Çeşitli nedenlerle su kirliliğinin oluşması
Öncelikli Hedef 1. İklim Değişikliğinin Etkilerine Uyumun Su Kaynaklarının Yönetimi Politikalarına Entegre Edilmesi
Türkiye’de tüketilebilir yüzey ve yeraltı suyu potansiyeli yılda yaklaşık 112 milyar m3’tür.
DSİ’nin ‘Su ve DSİ’ Raporu’nda, 2023 yılı su tüketim miktarları; sulama 72 milyar m3, içme ve kullanma suyu 18 milyar m3 ve endüstri 22 milyar m3 olmak üzere toplam 112 milyar m3 tüketim öngörülmüştür İklim değişikliğinin en önemli etkisinin su döngüsü üzerinde olacağı ve Türkiye’de de iklim değişikliğinin gelecekte su kaynakları genelinde bir azalmaya neden olacağı bilimsel olarak öngörülmektedir.
Yaz Sıcaklıklarının Artması
Kış Yağışlarının Azalması (Özellikle Batı İllerinde) Yüzey Sularının Kaybı
Kuraklıkların Sıklaşması
Toprağın Bozulması
Kıyılarda Erozyon
Su Baskınları
Su kaynakları varlığını tehdit ediyor.
İklim değişikliğinin etkileri nedeniyle Türkiye’de yüzey suyu kaynaklarında, kar depolamasında ve yeraltı suyu potansiyelinde %30’a varan azalmalar tahmin edilmektedir. Bitkilerin doğal ve tarımsal su gereksinimlerinde olacak artışa karşılık su rezervlerindeki bu azalma, gelecekte su kaynaklarının daha etkin yönetiminin zorunlu olacağını göstermektedir.
Bu kapsamda su kaynaklarının yönetimi politikalarına iklim değişikliğinin etkilerine uyum yaklaşımının entegre edilmesi ihtiyacı görülmüş olup; Öncelikli değerlendirmeye alınmıştır.
• Havza bazında su yönetimi, • Sektörler arası su dağılımı, • Su tasarrufu, • Talebin yönetimi, • Su kullanımının kontrolü, • Gözlem ağının genişletilmesi, • Büyük hacimli yapay depolama yapılarının artırılması
9. Kalkınma Planında
• Su kaynaklarının tahsisi, kullanılması, geliştirilmesi ve kirlenmeye karşı korunmasıyla ilgili hukuki düzenleme ve idari yapı oluşturulmasına yönelik başlatılmış çalışmalar tamamlanacaktır.
• Yüzey ve yeraltı su kaynaklarının kirlenmeden korunması sağlanacaktır.
• Mevcut su sağlama tesislerinde kayıp ve kaçaklar azaltılarak, ülke su kaynaklarının etkin kullanılması sağlanacaktır.
• Su, atık su, katı atık gibi çevre korumaya yönelik altyapı tesislerinin yapılmasında, bakımında ve işletilmesinde ülke şartlarına en uygun sistem ve teknolojiler tercih edilecektir.
• Ülke genelinde çevre korumaya yönelik kentsel altyapı ihtiyacının belirlenmesi için belediyelerin içme suyu, kanalizasyon, atık su arıtma tesisi gibi altyapı ihtiyaçlarını belirleyecek kentsel altyapı ana planı ve finansman stratejisi hazırlanacaktır.
• Kentsel altyapı yatırımlarının gerçekleştirilmesinde belediyelere verilecek mali ve teknik danışmanlık hizmetleri etkinleştirilecektir.
• Atık suların arıtıldıktan sonra tarım ve sanayi sektöründe kullanılması teşvik edilecektir.
• Çevre yatırımlarının (su yatırımları ve diğer) yapılması ve işletilmesinde özel sektörün katılımı dâhil, yeni finansman yöntemleri geliştirilecektir.
Öncelikli Hedef 2. Su Kaynaklarının Yönetiminde İklim Değişikliğine Uyum Konusunda Kapasitenin, Kurumlar Arası İşbirliği ve Eşgüdümün Güçlendirilmesi
İklim değişikliğinin etkilerine uyum için Türkiye’de temiz su kaynakları üzerindeki tehdidi bertaraf etmek üzere, su yönetimi konusunda güçlü bir idari ve kurumsal yapının oluşturulması gerekmektedir.
Öncelikli Hedef 3. Su Kaynaklarının Yönetiminde İklim Değişikliğinin Etkilerine Uyumun Sağlanması İçin Ar‐Ge ve Bilimsel Çalışmaların Geliştirilmesi ve Yaygınlaştırılması
Belirli yoğunluktaki verilerin elde edilmesi için, meteorolojik ve hidrolojik gözlemlerin yapılacağı gözlem ağının geliştirilmesi önemlidir. Bu açıdan iklim değişikliklerinin su kaynaklarına etkilerinde fayda sağlayacak nitelikteki Ar‐Ge
ve bilimsel çalışmaların geliştirilmesi gereklidir
Öncelikli Hedef 4. İklim Değişikliğine Uyum İçin Su Havzalarında Su Kaynaklarının Bütüncül Yönetimi
Hazırlanan Havza Koruma Eylem Planlarının yapılan izleme çakışmalarından edinilen sonuçlara göre düzenli revizyonu sağlanmalıdır.
Yer altı sularının kaçak kullanımı, kontrolsüz atıksu deşarjları, aşırı su çekimi sonucunda YAS seviyesinde azalma, YAS kirliliği, kurumlar arası koordinasyon eksikliği ve bilimsel çalışmalardaki yetersizlik sorunları giderilmelidir.
Kıyılar ile ilgili olarak risk değerlendirmesi çalışmaları yapılmalıdır.
Öncelikli Hedef 5. Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının İklim Değişikliğinin Etkileri ve İklim Değişikliğine Direnci Artırıcı Ekosistem Hizmetlerinin Sürdürülebilirliği Dikkate Alınarak Planlanması
Türkiye’nin yerli kaynakları olan kömür, hidroelektrik, rüzgar, jeotermal ve güneş enerjisi başta olmak üzere, çeşitli enerji kaynaklarından, enerji arz güvenliği ve iklim değişikliği hedefleri doğrultusunda en üst düzeyde faydalanması gerekmektedir.
İklim değişikliğinin su kaynakları ve doğal sistemler üzerine baskısı dikkate alındığında; HES’lerin, doğayı tahrip etmeden ve su kaynaklarının rasyonel kullanımına imkân verecek şekilde planlanmaları gerekmektedir.
Örnek Çalışmalar
Vietnam
Özellikle pirinç mahsulündeki su tüketiminde atıksuyun yeniden kullanımı, Can Tho City ve Mekong Deltasının bazı bölgelerindeki iklim değişikliği uyum stratejisi olarak iyi bir potansiyeli mevcut.
Ayrıca atıksuyun yeniden kullanımı, şehrin su kaynaklarının daha etkin kullanımına ve akarsu/kanal sistemlerindeki su kalitesi yönetiminin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır.
Örnek Çalışmalar
Konya
ETİ firması WWF ile ortaklaşa Konya Kapalı Havzasında yürüttüğü çalışmada 3000 çiftçiye modern sulama sistemleri hakkında eğitim vermiştir.
Eğitim etkinliği için modelleme yapılarak 2015, 2030 ve 2050 yılları için projeksiyonlar oluşturulmuştur.
Projeksiyona göre 2030 yılına kadar Konya havzasında 4‐
6°C artış olacağı öngörülmüştür.
Bölgesel çalışmadan ülke geneline yayılması hedeflenmektedir.
Download

Prof.Dr. Feza KARAER - Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği