7
‘Seçim yönetmeliği
en büyük hayal kırıklığım’
BARUYR KUYUMCUYAN
Laki Vingas
FOTOĞRAF • BERGE ARABIAN
[email protected]
Yeni Vakıflar Kanunu kapsamında 2008 yılında
ortaya çıkan Vakıflar Meclisi’ndeki Azınlık Vakıfları
Temsilcisi görevine seçilen Laki Vingas, iki dönemin
ardından Aralık ayında bu görevi bırakıyor. 28
Aralık’ta düzenlenecek üçüncü dönem seçimlerinde
aday olmayacak Vingas’ın pozisyonu için Ermeni
toplumundan bir adayın ortak aday olarak
gösterilmesi gündemde. Altı yıl önce ilk kez gündeme
gelen bu konumda devlet ve azınlıklar arasında köprü
olmayı başaran Vingas’la, göreve başladığı dönemi,
yaşadığı zorlukları ve gelecek projelerini konuştuk.
• Göreve başladığınız
dönemde henüz Vakıflar
Kanunu yeniydi ve ilk kez
bu görev için seçim yapılıyordu. O günlerde nasıl
bir ortam vardı? Ermeni
toplumundan neredeyse
hiç kimse sizi tanımıyordu.
Böyle bir oluşumun içinde olacağımı ben de düşünmemiştim. Sorumluluğu alabilecek hukuki birikimimin
olmadığının bilincindeydim.
Cemaat vakıflarının Cumhuriyet döneminden itibaren çok
ciddi bir değer kaybına uğradıklarının ve bunun topluluklarda negatif bir algı yarattığının farkındaydım. Dolayısıyla
inandığım tek şey çocukluktan öğrendiğim, bir ülkenin
vatandaşı olma iradesinin ne
demek olduğu konusundaki bilinçti. Azınlık refleksiyle oluşan savunma mekanizmasını kırıp, öne atılmak ve
geniş topluma kendini anlatabilme, diyalog kurabilme anlayışıyla bir duruş sergiledim.
Sosyal alana ilk adımımı 19
yaşında bir LEO kulübünün
(Lions Kulübü Gençlik Programı) kuruluşuyla attım. Sosyal sorumluluk projeleri yapan
genç bir gruptuk ve kulüpteki tek gayrimüslim bendim,
buna rağmen kendimi farklı-
laştırmadım. Rum toplumuyla
ilk tanışmamsa askerden sonra
bir arkadaşımın davetiyle oldu.
Kimliğime bağlı biriyim ve
o kültür çerçevesinin korunmasını değerli buluyorum.
İlk adımlarımın cemaat dışı
olmasının da büyük faydaları oldu. Çünkü oradan edindiğim daha geniş ve vizyoner
anlayışı buraya empoze etme
imkânı buldum. Geçmişim
buydu ve bu görev ortaya çıktı.
Rum cemaatini teşvik ettim ve
bir toplantı yaptık. Toplantıda bu görev için lanse ettiğim 1-2 kişi vardı ama kabul
etmediler. Bu göreve geldiğimde Rum cemaatinin vakıf
sayısının daha fazla olması ve
Ermeni cemaatiyle Yahudi
cemaatinin de bazı vakıflarının destekleriyle öne çıktım.
İkinci dönemdeyse cemaatler
arası bir konsensüs sağladık
ve bir centilmenlik anlaşması çerçevesinde tek aday olarak seçildim.
• Ermeni toplumu tarafından tanınmayan biri olmanıza rağmen ortak paydada nasıl buluştunuz?
Elbette kolay olmadı;
alışma süreci, güven yaratma süreci... İş tarifimin olmaması benim gibi daha geniş
bir alanda hareket etmeyi
seven biri için avantaj sağladı. İnisiyatiflerimi kullanırken tepki de alabilirdim. İki
temaya önem verdim. Birincisi güven yaratma, ikincisi de
alan yaratma. Güven yaratmam gereken iki konum vardı;
birisi Vakıflar Meclisi, dolayısıyla devlet, diğeriyse cemaatler arası güven. Bunu da
ancak şeffaflıkla başarabilirdim. Bir diğer unsur da size
itimat edilen bilgileri etrafınızdakilerle paylaşarak kendinizi
üstte göstermeye çalışmamanız. Alan oluşturmak konusu
da benim tek başıma başarabileceğim bir şey değildi, burada cemaatlere müteşekkirim,
özellikle de vakıf yöneticilerine. Vakıflar Genel Müdürlüğü’nde (VGM) ilk üç yıl daha
zordu, biliyorsunuz cemaatlere karşı belirli hassasiyetler
oluyor, bazen Patrikhane’nin
adamı veya Avrupa’nın, Amerika’nın adamı diye şaka yollu
da olsa etiketlendiğim oldu.
• Bunu aşabildiniz mi?
‘Arkanda Amerika var’,
‘Avrupa var’ dediklerinde, ben
de sırtımı dönüp tek başıma
bir adamım, arkamda kimse
yok diyerek espri yapıyorum.
Orada kızıp da tepki vermek
yerine karşındakinin seni anlamasını sağlayacak süreyi tanımak gerekiyor. Çünkü histerik diyebileceğim, paranoyalar
barındıran tarihi bir geçmişten geliyoruz. Sanıyorum en
azından oradaki varlığım bu
algıyı değiştirebildi ve bugün
VGM’de en tepeden en alt
kademeye son derece sağlıklı
ilişkilerimiz var. Üç yıl süren
hassas bir dönemin ardından
bugün her kurumla kolaylıkla
temas kurabiliyorum.
• 2011’de bir kırılma oldu
ve kanun hükmünde kararnamenin çıkmasıyla mesaileriniz çoğaldı. Nasıl bir
süreçti?
O mesai halen devam
ediyor. Henüz iade süreçleri
tamamlanmamış vakıf mülkiyetleri var. Bir olgunluk dönemindeyiz. İlişkilerin ve verimliliğin arttığı bir noktadayız.
“
TOPLUM
Azınlık Enstitüsü geliyor
• Bundan sonraki çalışmalarınız ne olacak?
En önemli projelerden biri Bilgi Üniversitesi’nde azınlıklarla ilgili akademik bir platform oluşturmak olacak. Bu
konuyla ilgili yaklaşık dokuz aydan beri Turgut Tarhanlı’yla görüşüyoruz. En çok rastladığım sorun, mütekabiliyet. Bu öyle işlemiş ki belleğimize, algının değişmesi için
çok çalışmalıyız. Yunanistan’da, Bulgaristan’da mütekabiliyetten bahsediliyor. Midyat’taki, Harput’taki, Van’daki,
Malatya’daki Ermeni veya Süryani toplumunun, İzmir’deki
Yahudi toplumunun günahı ne? Bu gibi sorunların değişmesi için azınlık kurumları ve devletin dışında denkleme üçüncü bir parametrenin girmesi gerekiyor. Buradaki
amaç da daha bağımsız üreten, ombudsman gibi hareket
eden, dünyadaki örnekleri adapte etmeye çalışan, enstitü
gibi kurumların oluşması.
Tabii
T
bii ki ‘Gezi’
‘G i’ sonrası siyasi
i i
konjonktürün oluşması, beklentilerin dışında bir siyasi
konjonktür ağırlığının çökmesi, bu konuları da sekteye
uğrattı. Ümit ediyordum ki
2011’de yayınlanan kanunda
eksik olan, etrafında vakıflar
meclisi üyeleriyle defalarca
mutabakat sağladığımız eklemelerle yeni bir açılım yapı-
llacak.
k Sürecin
S
i tamamlanması
l
için bunun sürekli gündemde tutulması lazım. O noktada hem vakıflar meclisi hem
de Vakıflar Müdürü’müzün
kanaati olumlu yönde. İadesi
tartışılmaz bir hak olan mülkler var. İnanıyorum ki önümüzdeki günlerde bu sağlanacak ve 2003’te başlayan iade
süreci tamamlanacak.
Altı yıllık görev sürem
boyunca Ankara’da
beni en çok etkileyen
şey de şu oldu. Çok
aktif bir vatandaş
olarak Türkiye’yi
çok iyi tanıdığımı
düşünüyordum. Fakat
yanılmışım. Türkiye’yi
anlamak, yönetimle
empati kurabilmek
için Ankara’da olmak
lazım. Ankara bana
bunu öğretti.
“
AGOS
31 EKİM 2014
• Sizi istifaya götüren yönetmelik sorunu konusunda
ne noktadayız?
Seçim yönetmeliği konusunda bir hayal kırıklığı içindeyim. Bu Türkiye’nin eski bakiyeleriyle yüzleşmesiyle alakalı.
Bu iktidar bugüne kadar azınlıklara diyalog imkânı verdi,
belli bir alan yarattı, mülk
iadesi yaptı, bir güven ortamı yarattı ama bu kadar irtibatımızın açık olduğu iktidarda bile bu konu bu kadar
sürüncemede kalabiliyorsa,
yolumuz bir o kadar zor ve
uzun demektir. Yeni Anayasa
için 10 bin teklif topladı devlet, bizim bir yönetmeliğimiz
için gönderilen beş teklifi mi
değerlendiremiyorlar? Neden
en doğal hakkımızı bize vermiyorlar?
• Üçüncü dönem için ne
düşünüyorsunuz?
Birilerinin daha bu dengeleri kavraması ve öğrenmesi
gerek. Cemaatler arasındaki
dayanışmanın ve diyaloglarının yükselmesi lazım. Bu
centilmenliğin devam etmesi konusunu Rum cemaatine
teklif ettim, kabul edilir, edilmez, bunu toplantılarımızda
göreceğiz. Bu sefer Rum cemaatinden aday olmaması, böylece Rum cemaatinin de kendileri dışında bir temsilciyle
çalışmayı öğrenebilmesi, bu
pratiği geliştirilebilmesi gerek.
Bu şekilde dayanışmamızı da
göstermiş oluruz, samimiyetimizi de.
Türkiye’den ‘Ahtamar’ açılımı
A
Batı Ermenicesi için
Lizbon-Yerevan işbirliği
E
rmenistan devleti ile Calouste Gulbenkian Vakfı arasında Batı Ermenicesinin korunmasına yönelik çalışmalar
yürütecek bir enstitünün kurulması için
işbirliği anlaşması imzalandı. 28 Ekim’de
Yerevan’da yapılan imza törenine Ermenistan Diaspora Bakanı Hranuş Hakobyan ile Gulbenkian Vakfı Ermeni Kültürü Direktörü Razmik Panossian katıldı.
Hakobyan, törende yaptığı açıklamada, “Bir bakan olarak, Gulbenkian Vakfı’yla Ermeni diasporasının gerçekliğine yönelik çalışmalar yapmaktan gurur
duyduğunu” dile getirirken, kurulacak
enstitü hakkında da bilgi verdi. Ermenistan’da kurulacak olan Ermenice enstitüsü, temel olarak Batı Ermenicesi üzerine çalışmalar yapacak ve bu konuda
kaynaklar yayımlanmasını sağlayacak.
Batı Ermenicesi uzmanları yetiştirmeyi
de hedefleyecek olan enstitü, Batı Ermenicesi çalışmak için dünyanın çeşitli yerlerinden Ermenistan’a gelecek öğrencilere burs imkânları sağlayacak.
Gulbenkian Vakfı Direktörü Panossian da, törende yaptığı konuşmada, Batı
Ermenicesinin korunması ve geliştirilmesinin önemini vurguladı: “Batı Ermenicesinin, özellikle Diaspora’daki gençlerin
kullanacağı bir dil haline gelmesini sağlamak zorundayız. Diaspora Bakanlığı’nın
bu meseleyle ilgilenmesi beni çok mutlu
etti, çünkü bugün Diaspora’nın en önemli
ve acil konusu budur. Bu meseleyi çözemezsek, ileride kimse Batı Ermenicesini
korumayı başaramayacak.”
merika Birleşik Devletleri’nde İngilizce yayımlanan California Courier adlı
gazetenin editörü Harut
Sasunyan, son makalesinde, Ahtamar Adası’ndaki
Surp Haç Kilisesi’nin tabelasında yapılan değişikliğe
dikkat çekti. Bu gelişmeyi
Glendale’de tesadüfen karşılaştığı Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Doç.
Senem Çevik’ten öğrendiğini
yazan Sasunyan, olayı şu söz-
lerle anlattı: “Senem Çevik,
Ahtamar’daki tabela değişikliğinden bahsettikten sonra
bana bir yıl önce çekilen eski
tabelanın ve daha sonra arkadaşı tarafından geçtiğimiz
günlerde çekilen yeni tabelanın fotoğraflarını gösterdi. Eski tabelada ‘Akdamar
Adası Anıt Müzesi, Giriş 5
TL’ yazısının yanında kilisenin rahipler ve mimar Manuel tarafından 915-921 yılları
arasında Vaspuragan Kralı I.
Gagik’in emriyle inşa edildiği yazılmakta. İkinci fotoğraftaysa bu kez , ‘Ahtamar
Surp Haç Ermeni Kilisesi’
ibaresi görülüyor. Burada
da kilisenin yapımı hakkın-
da aynı bilgiler aktarılıyor.
Ahtamar Surp Haç Kilisesi’nin Ermeni geçmişine herhangi bir atıf yapılmaması, geçmişte büyük tepkilere
neden olmuştu.
Karagözyan’dan 100. yıl balosu
K
aragözyan Yetimhanesi Vakfı, kuruluşunun 100. yılını etkinliklerini sonlandıracağı büyük balo organizasyonu için geri sayım başladı.
15 Kasım Cumartesi günü
İstanbul Marriott Hotel’in
ev sahipliğinde yapılacak
baloda Ermenistan’ın en
popüler sanatçılarından
Tata Simonyan da sahne
alacak. Simonyan ayrıca,
17 Kasım Pazartesi günü
de Zorlu Center’daki Performans Sanatları Merkezi’nde
(PSM) vereceği konserle sevenlerinin karşısına çıkacak.
Balo öncesinde, vakfı yarınlara taşıyacak proje olarak büyük
önem taşıyan KEY Plaza’nın açılışı töreni yapılacak.
Geçtiğimiz günlerde değiştirilen Ahtamar Kilise’sindeki tabela.
Download

sayfa 7.indd