Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
KANUN’DA SES TABLASI KALINLIĞININ TINI ÜZERİNE
ETKİSİNİN ANALİZİ
Yrd. Doç.Dr. Serdar Yılmaz1, Prof. Dr. İbrahim Belenli2
1
Mersin Üniversitesi Fizik Bölümü, Mersin, Türkiye, e-posta: [email protected]
2
Hakkari Üniversitesi, Hakkari, Türkiye, e-posta: [email protected]
ÖZET
Bu çalışmada bir müzik aleti olan Kanun’un ses tablası 4 farklı kalınlığa inceltildi, her bir
kalınlık için ses kayıtları alındı ve tını özellikleri ortaya konulmaya çalışıldı. Kaydedilen
seslerin şiddet değişimleri ve harmoniklerinin dağılımları incelendi. Helmholtz ve Miller’in
önermeleri doğrultusunda sesler birbirleriyle kıyaslandı ve kalınlık değişiminin sesler
üzerindeki etkisi ortaya konmaya çalışıldı. Ses şiddet değişimi grafiklerine göre kalınlık
azaldıkça atak oluşma ve zayıflama sürelerinin arttığı gözlendi. En çok sayıda ve en uzun
süreli kararlı hal davranışı, en az ara harmoniklere sahip, harmoniklerin en net ve belirgin
olduğu sesler 0.35 cm kalınlığındaki ses tablasında gözlendi. Sahip olduğu ses aralığındaki en
tiz ve en pest ses bölgelerinde harmonik dağılımlarının düzensizleştiği ve bu bölgelerde
şiddetlerinin temel harmoniklerinden daha zayıf kaldığı gözlendi.
Anahtar Kelimeler: Müzik Fiziği, Müzik Aletlerinin Frekans Analizi
ABSTRACT
In this study, the musical instrument Qanun’s sound table was made thinner to four different
thickness, sound records was taken for every thickness and tried to investigate the timbre
properties. Sound intensity variations of recorded sounds and intensity distributions of
harmonics were investigated. According to Helmholtz’s and Miller’s proposing, tones are
compared with each other and tried to establish the effect of sound changing on the tones.
According to the sound intensity graphics attack and decay times of tones increased with the
decreasing thickness of the sound. The most numerous and most long-term steady-state
behaviour with lowest intermediate harmonics, harmonics of the sounds are clear and distinct
at the sound table of 0.35 cm thickness. Harmonics distribution becomes irregular in the
highest and lowest sound parts and their intensities were weaker than the fundamental
harmonics.
Keywords: Physics of Music, Frequency Analysis of Musical Instruments
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
1. GİRİŞ
Müzik Fiziği, henüz ülkemizde yeterince ilgi görememiş ve üzerinde az çalışmalar yapılmış
olmasına karşın, kendisine ilgi gösteren ülkeler tarafından oldukça ince ayrıntılarına kadar
araştırılmış bir bilim dalıdır. Öyle ki batı müziği müzik aletlerinin çalışma prensipleri
neredeyse bütün ayrıntılarıyla incelenmiş, interferometrik hologram gibi özel yöntemlerle
yapı titreşimleri araştırılmış, oluşan sesin ve kaynağının yapılarıyla ilgili bir çok tespitlerde
bulunulmuştur. Müzik aletlerinin yapılarının, çıkardıkları ses üzerinde etkisinin bu şekilde
ayrıntılı incelenmesi, onların dijital olarak üretilmesini sağlamaya da yaramıştır. Böylece bir
çok müzik aletinin sesini gerçeğe en yakın şekilde vermeye çalışan, yüzlerce müzik aletinin
aynı anda çalması hissini uyandıran dijital ses kaynakları üretilmiştir. Ayrıca elde edilen
sonuçlar Batı müziği aletlerinin boyutlarının ve yapım tekniklerinin büyük oranda
standartlaşmasını sağlamış, buna rağmen yapımında bilimsellikten ayrı tutulan ve Türk
müziğinde kullanılan enstrümanların gerçek ölçü ve yapım teknikleri her zaman tartışma
konusu olmuştur. Sesin kaynağında üretilip, kulak tarafından algılanıncaya kadar geçirdiği
süre tamamen fiziksel bir olaydır ve sesin oluşmasında önemli bir yer kaplar. Müzik ise bu
sesin insanda uyandırdığı duygudur. Bir ses dalgasının “güzel ses” veya “kötü ses”
nitelendirmesi tamamen onun dalga yapısıyla beraber frekans spektrumuna bağlı sayısal
değerlerinin sonucudur. Zevke bağlı değişik yorumlar ise, seste ve yapıda belirli bir standart
değeri yakaladıktan sonra söz konusu olmaya başlar. Bu çalışmanın amacı, müzik aleti
“Kânun”un çıkardığı sesin oluşumunda en önemli etkiye sahip olan ve ses tablasının (ses
tablosu, ses tahtası, göğüs tahtası) yapısındaki değişikliğin, çıkardığı sesin özelliklerine
etkisinin gözlenmesidir. Geleneksel Türk müziği aletleri üzerine yapılan araştırmalar ve
bilimsel yayınlar yok denecek kadar azdır ve bunun sonucu olarak çalgı yapımcıları ve müzik
bilimciler arasındaki çalgı standartları hakkında pek çok farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu
çalışma, bu konulara katkıda bulunmak amacıyla yapılmıştır.
Her müzik aleti, üzerinde sesi oluşturan kaynak ile kolaylıkla rezonansa gelebilecek
malzemelerden yapılır. Bu malzemeler sesi oluşturan düzeneğin yapısına göre farklılık
gösterir. Ses kaynağı tel ise çoğunlukla ağaç malzeme tercih edilir. Çünkü bir tel titreşimine
en kolay uyum sağlayan malzeme ağaçtır. Çalgı içinde titreşen hava boşluğu, gövdeyi ve
titreşmeyen diğer telleri tekrar titreştirir. Böylece hem sesin güçlenerek dağılmasını sağlar
hem de yeni dalga biçimlerini meydana getirir. Bu da çalgının kendine özgü tınısının
oluşmasını sağlar. Bir müzikal sesin (ton) algılanması aynı anda kulağa gelen birkaç basit
(tekil) frekansın algılanmasıdır [1,2]. Bir müzik aletinin ürettiği tonların algılanan
karakteristik özellikleri tını ile belirlenir ve tını genellikle ton kalitesi ya da ton rengi olarak
tanımlanır [3]. Müzik sesi üst üste binmiş frekanslardan (harmoniklerden) meydana gelir. Bu
harmoniklerden en düşük frekanslı temel, bunu dışındaki yüksek frekansların her biri ise üst
ton olarak adlandırılır [1,2]. Seste, harmoniklerin dışında genellikle düşük şiddette ve ara
frekanslarda, gürültü olarak da nitelendirilebilecek istenmeyen ara harmonikler de vardır.
Temel harmonik dinleyici tarafından algılanan müzik notasının duyulan sesidir [2]. Perde ise
bu nota sesinin frekansının Türk müzik dilindeki karşılığıdır [4]. Bir sese ait harmonikler
arasında en yüksek şiddete sahip olan frekansın temel harmonik olması beklenir [1]. Temel
harmoniğe 1. harmonik de denilebilir. Harmoniklerin frekansları arttıkça artan numaralar ile
isimlendirilir. Ton kalitesi harmoniklerin dağılımına tabidir ve harmonik yapısının değişmesi
tınıyı değiştirir [2,3]. Ton yapısı harmoniklerin sayısı, görece dağılımları ve şiddetleri ile
incelenebilir ve bununla birlikte harmoniklerin yapısı, harmonik şiddetlerinin frekanslarına
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
göre grafiklerinin çizilmesiyle ortaya konabilir [5,6]. Harmonik analizinde hangi harmoniğin
güçlü olduğu ve şiddeti, sesin niteliği ve tınısı hakkında bilgi verir. Ancak telden çıkan tonlar
çalgının üst ses tabakası rezonansı ile güçlendirilerek perdeler elde edildiği için bu tonların
temel harmoniği göreceli olarak zayıf olabilir [7]. Harmoniklerin düzeni müzikal kaliteyi
belirler ve bu kalite çeşitli kelimelerle adlandırılabilir; yumuşak, keskin-delici, uluma, yankılı
yada zayıf, dolgun yada zengin, donuk, parlak, gevrek, sert-keskin gibi [1].
Duyulan bir sesin müzikal olması ve müzik aletinin niteliği hakkında yorum yapılması tınının
fiziksel özelliklerinin incelenmesi ile mümkün olabilir. Helmholtz’a göre harmoniklerden
oluşmuş birleşik bir tonda, ilk altı harmonik kuvvetli ve temel harmonik çok baskın ise o ses
müzikal olduğu gibi, yüksek frekanslı üst kısmi tonlar (yüksek frekanslı ara harmonikler) de
mevcut olmazsa yumuşak ve tatlıdır [1]. İlk altı harmonik kuvvetli ise ton kalite bakımından
zengin ve dolgun olarak adlandırılır [1]. Helmholtz ve Miller’e göre, ideal bir müzikal tonda
harmoniklerin şiddetleri, frekansların artması ile devamlı olarak azalmalıdır [1,8].
Harmoniklerin şiddetinin temel harmonikden daha yüksek olmaması ve düzenli bir azalma
seyrinde olması bu ağacın kendine özgü tınısını oluşturur. Üst kısmi tonların sayısının ve
şiddetlerinin yüksek olması istenmeyen bir durumdur. Harmoniklerin bir dereceye kadar aynı
şiddette ve tek tip olarak var olması tonun metalik kalitede olması anlamına gelir [1]. Ayrıca
duyulan tonun zaman içinde gürlüğündeki değişimi de tınıyı ve dolayısıyla algılanan kaliteyi
etkiler. Bu nedenle bir müzikal ton tam olarak şiddetinin atak, gevşeme ve sürekliliği ile
açıklanabilir fakat durgun hal süresinin incelenmesi diğer bölümlerden daha önemlidir [3].
Kânun, yaygın olarak makamsal müzik icrasında kullanılan bir sazdır. Çoğunlukla ses aralığı
24 perdeden meydana gelir. Her bir perdeye ait teller ise aynı kalınlıkta 3 adet tel içerir. Tarih
boyunca çeşitli yapı değişikliğine uğramış, son olarak plastik tellerin de takılmasıyla bu
günkü halini almıştır. Plastik teller ilk olarak 1950 yıllarının başlarında Cafer Açın tarafından
takılmıştır [9]. Dik yamuk biçimindedir ve diz üzerine konularak çalınır. Tellere, işaret
parmaklarında bulunan mızraplar ile vurulur. Mızraplar, işaret parmaklarına takılan yüzükler
ile sabitlenir. Bu mızraplar sert plastik, kemik, boynuz ya da kaplumbağa kabuğu (bağa) ile
yapılmış olabilir. Kanun üzerinde yaklaşık 200 kadar “mandal” adı verilen metal alaşım
malzemeden yapılmış frekans değiştiriciler bulunur. Bu mandallar tel boyunu ve gerginliğini
değiştirerek aynı telden farklı frekanslarda ara perdelerin üretilmesini sağlar. Tellerin ürettiği
sesler köprü tarafından deriye iletilerek, kulak zarında olduğu gibi derinin titreşmesini sağlar.
Köprü sesin enerjisini kayba uğratmayacak kadar ince fakat gerilime dayanacak kadar kalın
olmalıdır. Ses aktarımı için ağaç yapının cinsi de çok önemlidir. Yayılan sesin tınısının
belirlenmesinde, birçok müzik aletinde de olduğu gibi, titreşen ses tablasının, ses
balkonlarının ve hava sütununun hacminin çok önemli etkisi vardır. Bir çalgının ses tahtasının
serbest titreşimi ton kalitesinin belirlenmesinde önemli rol oynar ve buna bakarak ton
kalitesindeki değişimi izah etmek kolaydır [10]. Ses tablasının yapısındaki değişim sesin
frekans spektrumunu ve ses şiddet değişimini doğrudan etkiler. Bu değişimler ise kulak
tarafından farklı algılanır. Algılanan ses ise çalgının ses kalitesini tanımlar.
Bu çalışmada Kanun çalgısının üzerindeki tüm perdeler için ton analizi yapılmış, ses
tablasının kalınlık değişiminin tınıya etkisi incelenmiştir. Çalışma, çınar ağacından yapılmış
ses tablası ve tek tip balkon yapısı için geçerlidir. Farklı gövde yapısı farklı sonuçlar
doğuracağından bütün çalışma, aynı iskelet gövde üzerinde yapılmıştır. Öncelikle her tonun
ses şiddeti değişimleri ortaya konmuştur. Ardından tonlar harmoniklerine ayrılmış ve
harmoniklerin arasındaki farklılıklar incelenmiştir. Ses dalgalarının ses tablasının farklı
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
kalınlıklarına verdiği tepkiler belirlenmiş, en uygun ağaç kalınlığı için öneride bulunmaya
çalışılmıştır. Kanun sazı ilk defa bilimsel olarak bildirilmektedir. Ayrıca bir müzik aletinin ses
tablasının kalınlık değişiminin ton kalitesine etkisi de ilk defa incelenen bir konudur.
2. ÖLÇÜMLER
Analizi yapılacak çalgı ilk olarak 0.45 cm kalınlığında çınar ağacından yapılmış ses tablası ile
imal edildi. Deri olarak oğlak derisi, tel olarak Du Pont marka standart kânun telleri
kullanıldı. Burgular gül, sırtı kontrplak kaplama, köprü kelebek ağacıdır. Mandal tahtası
gürgen, burguluk ıhlamur ağacındandır. Ses tablası altına monte edilmiş olan ses balkonları
ise ladin ağacından ve üreticinin kendine özgü tasarımı ile yapıldı. Boyutları, boyun uzun
tarafı 88 cm ve kısa tarafı 26 cm, eni 42 cm, iç yüksekliği 4.1 cm, deri gözlerinden tekinin bir
kenarı ise 12 cm boyutlarında ve karedir. Çalgı verniklenmemiş fakat verniklenmeye hazır bir
şekilde yapımı tamamlanmıştır. Çalgının perdelerinin frekansları hesaplandı ve bazıları Tablo
1’de verildi. En düşük frekanslı perde Mi 123.74 Hz en yüksek frekanslı perde Sol3 ise
1173.37 Hz’dir.
Tablo 1. Kânun üzerindeki perdelerin bazıları
Sıra
No.
1
7
8
14
21
24
Perde
İsmi
Mi
Re1
Mi1
Re2
Re3
Sol3
Türk Müziğinde
Karşılığı
Kaba Hüseyni Aşiran
Yegâh
Hüseyni Aşiran
Neva
Tiz Neva
Tiz Gerdaniye
Batı Müziğinde
Karşılığı
B0
A1
B1
A2
A3
D3
Frekansı
(Hz)
123,74
220,00
247,48
440,00
880,00
1173,37
Çalgının akordu “Intelli Tuner DCT8M” dijital kromatik akort cihazı ile tam olarak
akortlanmaya çalışıldı. Akort elden geldiğince olması gereken frekanslara sabitlenmeye
çalışıldı fakat buna rağmen küçük sapmalar tam olarak önlenemedi. Bu sapma aralıkları icra
sırasında rastlanabilen küçük uyumsuzluklardan biri gibi düşünüldü ve bu durum deneyin
amacını saptırmayacağına karar verildi. Kayıtlar ses kayıt stüdyosunda yapıldı. Kayıtlarda
“Sony” bant kayıt cihazı, “Sony mikser” ve “Beyerdynamic MC-740N(C)P48” stüdyo
mikrofonu kullanıldı ve sesler teyp kasetine aktarıldı. Kasete alınan kayıtlar bir kasetçalardan
bilgisayar ortamına (48000 Hz örnekleme hızı, 16 bit ve mono) aktarıldı. Ses kayıtlarına
“Sound Forge 4.5” ses analizi yazılımı aracılığıyla Fourier analizi (Fast Fourier Transformu,
FFT) yaptırıldı. Mızrabın tele çarpma anı ve tele sürtünme sesi grafiklerde gürültü olarak
gözlendi ve bu gürültüler grafik üzerinde telin sesinden ayrılarak silindi.
Diz üzerinde çalınan kanun yerden 63 cm yüksekliktedir. Mikrofon yerden 72 cm yükseklikte,
çalgının kısa kenarından 16 cm uzakta ve icracıya yakın konumda, her seferinde aynı deri
üzerinde ve köprüye paralel konumda, köprüden 6 cm yüksektedir. Tellere su kaplumbağası
kabuğundan (bağa) yapılmış iyi kalite mızraplar ile vuruldu. Mızrap tellere köprüden göğüse
doğru 10-12 cm uzaklıktan ve orta şiddetle ve her seferinde aynı icracı tarafından vuruldu.
Kaydı alınan ses dışındaki teller sünger yastıklarla susturuldu. Böylece göğüs tahtası
farklılığının sadece ilgilenilen ses üzerine etkisinin incelenmesi sağlandı ve diğer tellerdeki
akort uyumsuzluklarının ölçümü etkilemesi de engellenmiş olundu. 0.45 cm kalınlığındaki ses
tablasından birinci ses kaydı alındıktan sonra sazın derisi ve mandal tahtası söküldü. Ses
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
tablası inceltilerek 0.39 cm kalınlığına getirildi. Kânun üzerine aynı mandal tahtası ve aynı
tabakadan kesilmiş yeni bir deri takıldı. Aynı yöntem ile ses tahtası 0.35 cm ve 0.30 cm
kalınlığına inceltilerek toplam 4 defa tüm seslerden kayıt alındı.
İlk olarak her ton için çalgının cevap eğrileri “ses şiddeti düzeyi-zaman (-t)” grafikleri
üzerinde incelendi. Bu grafiklerde sesin şiddet değişim özellikleri incelendi. Ses şiddetinin ilk
pik yapması “atak”, ses şiddetinin atak sonrasından azalmaya başladığı ana kadar olan
süredeki durumu “durgun hal”, sesin azalmaya başladığı ilk an ile söndüğü an arasında kalan
süre ise “zayıflama” olarak adlandırıldı. Atak süresi önemlidir ve çok gecikmemelidir ya da
çok kısa sürede oluşmamalıdır. Yani ses kararlı hal durumuna uygun sürede ulaşmalıdır. Bu
ses davranışları düzenli değişim göstermelidir, periyodik dalga yapısına sahip olmalı ve tüm
seslerde birbiri ile uyumlu olmalıdır. Bunu gözlemek için atak, durgun hal ve zayıflama
esnasındaki şiddet değişim eğrileri ve dalga yapıları incelendi ve düzenli değişim gösterenler
belirlendi.
İkinci olarak harmoniklerin dağılımını incelemek için frekans-şiddet (f-) eğrileri çizildi. Bu
frekans spektrumlarına FFT analizi yapılarak harmonikler tespit edildi. Elde edilen frekans
spektrumunda harmonik şiddet dağılımları incelendi ve harmoniklerin şiddetleri temel
harmoniğin şiddetine göre kıyaslandı. Bu nedenle ses şiddeti oranları logaritmik değil lineer
olarak verildi. Müzikte kullanılan ses aralığı genel olarak 27.5-4200 Hz aralığındadır ve bu
seslerden kulağımıza harmoniklerle beraber yaklaşık 12000 Hz’e kadar sesler gelir [4]. Bu
nedenle müzik aletleri bu frekansları verecek şekilde yapılır. Çizilen grafiklerde 100 Hz
altındaki ve 10000 Hz üzerindeki frekanslarda belirgin harmoniklere rastlanamadı. Bu frekans
aralığı kanunun verdiği ses aralığı ile de uyumludur. Bu nedenle grafiklerde frekans
aralıklarını 100-10000 Hz ile sınırlandırıldı.
24 perdeden 4 farklı kalınlık için toplam 96 ton kaydedildi. Her bir ton için (-t) ve (f-)
grafikleri oluşturuldu. Ayrıca (f-) grafikleri de 3 kısma ayrılarak atak, durgun hal ve
zayıflama süreleri ayrıntılı incelendi. Toplam 384 adet grafik üzerinde çalışıldı ve yorumları
yapıldı. Grafiklerin çokluğu nedeniyle bu çalışmada sadece sonuç ve yorumlarına değinildi ve
birkaç örnek ile de açıklanmaya çalışıldı.
3. SONUÇ
a. Şiddet Değişimi ( -t) Analizi
Atak, karalı hal ve zayıflama davranışları grafiklerde çeşitlilik göstermektedir. Bu yanıtlar
kimisinde yok denecek kadar azken, kimisinde ise oldukça belirgindir. Ama görünümler
genelde birbirlerine ana hatlarıyla benzer olup, kânuna özgü tipik şiddet eğrisini ortaya koyar
(Şekil 1). Başka müzik aletlerinde bu eğriler farklı görünümler alır [11]. Bu grafiklerde yatay
eksen zaman (saniye), düşey eksen ses şiddetidir (dB). Yaklaşık aynı kuvvetteki etkiye
rağmen kalınlıkların, bazı seslere daha yüksek genlikle tepki verirken bazı seslere de daha
zayıf tepkiler verdiği gözlendi. Bu durum bize ağaç malzemelerin farklı durumlarda farklı
frekanslara farklı tepkiler verdiğini gösterir.
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
(a)
(b)
Şekil 1. Gözlenen şiddet eğrilerine örnekler; a) Do (195.57 Hz) 0.45 cm
b) La (164.99 Hz) 0.35 cm
Her bir kalınlığa ait ortalama atak oluşum süresini belirlendi. Bunun için aynı kalınlıktan
alınan tüm perdelere ait atak sürelerinin aritmetik ortalaması alındı. Böylece ses tablasının bu
kalınlığa karşı genel tepkisi belirlenmeye çalışıldı. Kalınlık azaldıkça ortalama atak süresi
arttı (Tablo 2). 0.45 cm ve 0.39 cm kalınlıklardaki atak süreleri yok denecek kadar kısadır. Bu
ani atak, seste patlama benzeri davranış göstererek kulakta rahatsızlık hissi yaratır. 0.35 cm ve
0.30 cm’de ise ilk pik gecikmiş ve atak süresi artmıştır. Ses tablası kalınlığının yani kütlesinin
artması, ağacın esnekliğini azaltır ve tablanın sese tepki verme süresini kısaltır. Aynı sebepten
dolayı, tahtanın elastiklik katsayısı da salınımın genliğinin dolayısıyla sesin karakterinin
belirlenmesinde önemli rol oynar. Atak sırasında şiddeti artan ses dalgasının yapısının
periyodikliği de incelendi. Periyodik salınım gösteren tonların sayıları Tablo 2’de düzenli atak
sayısı olarak verildi. En fazla sayıda düzgün artışa sahip atak gözlenen kalınlık 0.35 cm olarak
gözlendi (Tablo 2).
Tablo 2. Ses şiddet eğrilerine göre ortalama seslerin davranışlarının analizi
Kalınlık
(cm)
0.45
0.39
0.35
0.30
Atak
Ortalama Düzenli
atak süresi
atak
(ms)
sayısı
2.88
1
3.01
0
14.60
12
14.21
11
Durgun Hal
Ortalama
Düzenli
durgun hal
durgun hal
süresi (ms)
sayısı
1.92
4
1.24
3
8.35
15
7.30
11
Zayıflama
Ortalama
Düzenli
zayıflama zayıflama
süresi (ms)
sayısı
455.56
13
536.05
16
648.32
16
657.93
6
Ses şiddetinin durgun hal süresindeki yapısı incelendi ve ortalama süre ölçüldü. Kararlı hal
süresi uzun ise ses uzun süre ve belirgin şiddetle tınlıyor demektir. Süre kısa ise ses şiddeti
erken azalmaya başlıyor demektir ve bu durum çalgının gürlüğünün de azalması demektir. En
uzun ortalama kararlı hal zamanı 0.35 cm kalınlıkta gözlendi (Tablo 2). Durgun hal esnasında
şiddetteki dalgalanmanın düzenli ve kararlı olması da araştırıldı (Şekil 2). Tüm seslerde
durgun hal esnasındaki şiddet değişimlerinin küçük farklılıklar dışında periyodik olduğu
gözlendi. Ses şiddetindeki bu küçük azalma ve artışlar grafiklerde önemsenmedi. En fazla
sayıda düzenli durgun hale sahip perdeler 0.35 cm kalınlıkta gözlendi (Tablo 2). Süreler 0.45
cm ve 0.39 cm kalınlıklarda yok denecek kadar kısa ölçüldü (Tablo 2). Tiz ve pest ses
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
bölgelerinde şiddette daha basit ve sade salınımlar, orta ses bölgesinde ise daha karmaşık
salınımlar gözlendi. Bu sonuçlara dayanarak ağacın belirli frekans arlıklarına daha düzenli
tepki verdiği söylenebilir.
Şekil 2. Periyodik dalga görünümlerine örnekler
Ses şiddetindeki zayıflamanın süresi sesin sönme hızını verir. Sesin çok uzun süre ve çok kısa
süre devam etmesi istenilen bir durum değildir. Kısa olması durumunda ses çabuk söner.
Uzun olması durumunda ise sesler birbiri üzerine biner ve maskeleme, binişim gibi durumlar
ortaya çıkar. Bu nedenle zayıflama uygun hızda ve düzgün olmalıdır. Sesin sönüm süresinin
uzun olması vurmalı çalgılarda yaygın gözlenir ve yapısı nedeniyle kanunda kolay
gözlenebilir bir durum değildir. Kalınlık azaldıkça ses tahtası daha kolay salınacağı için
zayıflama süresinin de görece artması beklenen bir sonuçtur (Tablo 2). Zayıflama süreleri
incelendiğinde 0.35 cm ve 0.30 cm kalınlıkta perdelerin zayıflama süreleri yeterince uzundur
(Tablo 2). 0.45 cm ve 0.39 cm kalınlıklarda ise diğerlerinden daha kısa sürdüğü görüldü. Yine
bunun nedeni de ağır olan bu ses tablalarının yeterince esnek olmamasıdır. Oldukça düzgün
değişime sahip zayıflama davranışları gözlendi (Şekil 2 ve Şekil 3). Düzenli değişim gösteren
zayıflamalara en çok sayıda 0.35 cm kalınlıktan alınan kayıtlarda rastlandı (Tablo 2).
Belirlenen bu düzenli dalgalar zayıflama süresi boyunca değil çeşitli kısa zaman aralıklarında
ve sönüm süreci içerisinde dağınık olarak gözlendi. Düzenli dalgalar bazı perdelerde uzun
süreli kendini gösterirken bazılarında çok kısa süreli ya da anlık kendini gösterdi.
Şekil 3. Düzgün azalan şiddet grafiği örneği, Fa2 (521.54) 0.39 cm
b. Frekans Spektrumu (f-β) Analizi
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
0.45 cm, 0.39 cm, 0.35 cm ve 0.30 cm kalınlığındaki ses tablalarından alınan seslerin frekans
spektrumları ortaya çıkarıldı. Grafiklerde yatay eksen frekans (Hz) düşey eksen ise şiddettir
(dB). Grafiklerde harmoniklerin ilk 6 tanesine dikkat edildi. Harmoniklerin şiddet değişimleri,
temel harmoniğin şiddeti ve yüksek frekanslı harmoniklerin durumu incelendi.
0.30 cm kalınlığa ait olan bütün grafiklerde çok sayıda ara harmonikler gözlendi (Şekil 4).
Ayrıca bu kalınlıkta yüksek frekanslı harmonikler daha belirgin olarak gözlendi. Bunun
nedenin ince olan yapısının gelişigüzel salınmasından olduğu düşünüldü. Bu ton kalitesini
azaltan istenmeyen bir durumdur ve Helmholtz’un nitelendirmesine göre metalik ses olarak
tanımlanır. Ayrıca tellerin aşırı gerilimi bu incelikteki ses tablasının zaman içinde
deformasyona uğramasına da neden olabilir.
(a)
(b)
(c)
(d)
Şekil 4. Örnek frekans spektrumları, her bir grafikte yukarıdan aşağı 4.5 mm, 3.9 mm, 3.5
mm, 3.0 mm kalınlıklar; a) La (164.99 Hz), b) La1 (329.98 Hz), c) Re2 (440 Hz), d) Sol2
(568.68 Hz)
0.35 cm kalınlıkta tiz harmonik sayısı daha az olarak gözlendi. La1 (329.98 Hz) perdesinden
itibaren ara harmoniklerin sayısının azaldığı ve harmoniklerin şiddetlerinin düzenli azalma
seyrinde oldukları gözlendi. Ayrıca bu perdeden itibaren temel harmonik şiddeti ise daha
belirgin olarak arttı. Bu davranışlara örnekler Şekil 4’de de görülmektedir.
En az ara harmoniğe sahip, harmoniklerin en net ve belirgin olduğu perdeler 0.35 cm
kalınlığındaki ses tablasından alınan kayıtlarda gözlendi. En tiz ve en pest ses bölgelerinde
harmonik dağılımlarının tüm kalınlıklarda düzensizleştiği, bu bölgelerde temel harmoniğin
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
diğer harmoniklerden zayıf kaldığı görüldü. Genel yapıya bakarak en uygun harmonik
dağılımının 0.35 cm kalınlıktan alınan perdelerde olduğu düşünüldü.
c. Değerlendirme ve Tartışma
Çalışmada kanun sazının ses analizi yapıldı, farklı ses tablası kalınlığının ton karakteristiği
üzerindeki etkisi ortaya kondu. Ses şiddet değişimleri incelendi. Ses kayıtlarına Fourier
analizleri yapıldı ve yüksek frekanslı harmoniklerin yapıları incelendi. Grafiklerdeki sayısal
değerlerin analizi yapılarak bütün harmoniklerin arasındaki farklılıklar tespit edildi. Kanuna
ait tipik ses şiddet eğrisi gösterildi. Grafiklerin ve sayısal değerlerin yorumlanması sonucunda
en uygun ses tablası kalınlığı 0.35 cm olarak önerildi. 0.30 cm her ne kadar ona yakın
değerler sergilese de inceliğinden kaynaklanan düzensiz salınımları nedeniyle gereğinden
fazla harmonik ve uzun zayıflama davranışları göstermiştir. Zayıflamanın yavaş olması
üretilen seslerin birbirine karışmasına yol açar. Ayrıca kânun üzerindeki tellerden
kaynaklanan aşırı gerilim ve yükse baskı bu incelikteki tahtasının kısa sürede zarar görmesine
yol açabilir. Müzik aleti yapımında dayanıklılık ve uzun ömürlü olma özelliği de önem
taşıdığında kalınlığın 0.35 cm veya ona en yakın değerlere sahip olan 0.39 cm’ye yakın bir
kalınlık uygun olacaktır. Uygulanabilecek daha yüksek kalınlıklarda harmoniklerin sönüklüğü
ve azlığından dolayı kânun kendine has tınısını ortaya koyamayacak ve oluşan seslerin tınısı
melodik yapıya sahip olmayacaktır. Kalın yapılarda tiz harmonikler sayıca fazla ve
şiddetlerinin temel harmonikten yüksek olacağından dolayı kânun metalik ses verecektir.
Kanunun çıkardığı ses yalnızca ses tablasına bağlı değildir. Ses tablasının hemen altında yer
alan ses balkonları da ses tablasından sonra ikinci gelen çok önemli bir bölümdür. Bu
balkonların diziliş şekli titreşen ses tablasının salınımını kontrol eder. Her kanun yapımcısının
faklı bir balkon sistemi uygulamaya çalışır. Farklı balkon yapıları sesin tınısının farklılığını
dolayısıyla zevk ve kalite ayrımlarını ortaya çıkarır. Köprüdeki derinin cinsi ve kalitesi de
önemlidir. Ayrıca yapıda kullanılan ağaçların cinsi, nem oranları, yetişme şartları gibi tınıyı
etkileyen birçok etken vardır. Bütün özelliklerin aynı anda mükemmel olmasını sağlamak çok
zordur. Bizim sonuçlarımız çoğunlukla kullanılan standart bir yapı için geçerlidir. Ancak
farklı yapıdaki kanunlar için de yol gösterici sonuçlardır. Bu nedenle kanunun yapısında
kullanılan ağaçlar ve işçilik kaliteli olduğu sürece çalışmamızda belirlediğimiz en uygun ses
tablası kalınlığı her zaman geçerliliğini koruyacaktır. Bu çalışmada elde edilen bulgular kanun
yapımındaki tartışmalara veri olarak kullanılacak niteliktedir ve sonraki çalışmalara bir fikir
olması amaçlanmıştır.
KAYNAKLAR
[1] Helmholtz, H. L. F., On the sensations of tone. As a physiological basis for the theory of
music, 2nd ed., Dover Publications Inc., New York, s.69-71-73-118-119, 1954.
[2] McNeil, L. E., Mitran, S., Vibrational frequencies and tuning of the African mbira, The
Journal of the Acoustical Society of America, 123(2):1169-1178, 2008.
[3] Fletcher, H., Loudness, pitch and the timbre of musical tones and their relation to the
intensity, the frequency and the overtone structure, The Journal of the Acoustical Society of
America, 6(2): 59-69, 1934.
[4] Zeren, A., Müzik fiziği, Pan Yayınları, İstanbul, s.52, 1997.
[5] Abbott, R. B., Response measurement and harmonic analysis of violin tones, The Journal
of the Acoustical Society of America, 7:111-116, 1935.
Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası Kalınlığının Tını Üzerine Etkisinin
Analizi”, 9. Ulusal Akustik Kongresi, Ankara, s.364-373 (2011)
[6] Saunders, F. A., The mechanical action of violins, The Journal of the Acoustical Society
of America, 9(2):81-98, 1937.
[7] Feng, S., Some acoustical measurements on the Chinese musical instrument P’i-P’a, The
Journal of the Acoustical Society of America, 75(2):599-602, 1984.
[8] Miller, D. C., The science of musical sounds, The Macmillan Company, New York, s.213,
1916.
[9] Açın, C., Enstrüman bilimi (Organoloji), İTÜ Yayınları, İstanbul, s.152-156, 1994.
[10] Ghosh, R. N., On the tone quality of pianoforte, The Journal of the Acoustical Society of
America, 7:27-28, 1935.
[11] Bora, U., Geleneksel Türk sanat müziği çalgılarının dinamik spektrum analizi, Yüksek
Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir, s.26-50, 1993.
TEŞEKKÜR
Çalışmada kullanılan kanunun imalat ve her türlü düzenlemelerini herhangi bir karşılık
beklemeden ve özenle yapan kanun yapımcısı Ataç SEVİL ve Kaan SEVİL’e çok teşekkür
ederiz.
Download

Yılmaz, S., Belenli, İ., “Kanunda Ses Tablası