TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS
YILYEAR: 17 SAYIISSUE: 79 EYLÜLSEPTEMBER- EKİMOCTOBER 2014
Sürdürülebilir
büyümenin
yolu üretimden
ve sanayiden
geçiyor
Otomotiv Sanayi
Otomotiv Sektörü ve İnsanlar
TAYSAD’dan Haberler
MAN Otobüs Satınalma Grup Başkanı
Barbaros Oktay: “Ürün ve hizmet
Sismak A.Ş.Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Özge Özen Kural: “Zorlu maçta
Ekonomi Bakanlığı
en iyi projeyi seçti:
tedarikçisi değil çözüm ortakları
arıyoruz”
iyi bir takıma mensup olduğumu biliyor
ve her kademesinde çalışmaktan müthiş
keyif alıyorum”
Kapasite geliştirme alanında
en iyi uygulama TAYSAD’dan
TAYSAD DERGİ’DEN FROM TAYSAD MAGAZINE
TAŞIT ARAÇLARI YAN SANAYİCİLERİ DERNEĞİ
URGE projeleri
geliştiren TAYSAD,
üyelerini geleceğe
hazırlıyor
SEVGİ ÖZÇELİK
TAYSAD Kurumsal İletişim Uzmanı
Corporate Communication Specialist
T
AYSAD’ın üretimde katma değeri artırabilmek için başlattığı ‘Küresel Rekabet
Yolunda Kurumsal Dönüşüm’ projesi Ekonomi Bakanlığı tarafından “Kapasite Geliştirme
Alanında İyi Uygulama Örneği” seçildi. Proje kapsamında eğitim alan firmalar ciroda, ihracatta ve istihdamda artış sağlayarak başarıya ulaşırken, Ekonomi Bakanlığı da bu projeyi ‘Kapasite Geliştirme Alanında İyi Uygulama Örneği’ seçerek başarımızı taçlandırmış oldu.
Bu sayımızda konuk ettiğimiz MAN Otobüs Satınalma Grup Başkanı Barbaros Oktay, otomotiv sektörü ve tedarik sanayimizin ilişkisini kendi penceresinden çarpıcı bir
şekilde değerlendirdi. Barbaros Oktay, Avrupa otomotiv sanayinin mevcut kapasitelerinin yakın bir gelecek için çok fazla genişlemeye ihtiyaç duymayacağını aktardığı söyleşisinde, ülkemize gelecek yatırımların yakın
gelecekte çok fazla olmayacağı kanaatini taşıdığını aktardı. Bu açıdan ülkemize yeni bir
yatırım gelmeyeceğinden hareket ederek,
Avrupa’daki mevcut yatırımlara nasıl daha
fazla ihracat yapılabilir sorusunu çözümlemek gerektiğinin önemli olduğunu belirtti.
TAYSAD prepares
its members for the
future developing
Improving International
Competitiveness (URGE)
Projects
TAYSAD has launched ‘Corporate Transformation Towards Global Competitiveness’
project in order to increase added value in
production and it’s been elected as “The
Best Application in Capacity Building” by
the Ministry of Economy. The companies,
which received training within the scope
of the project, have been successful by increasing their turnover, exports and employment. The project has been graced by the
Ministry of Economy with the award.
In this issue, one of our guests, MAN Bus
Purchasing Vice President Barbaros Oktay
evaluated the relationship between our automotive main and supply industry from his
own point of view. Barbaros Oktay stated
that our country will not receive many investments in the near future due to the
fact that the European automotive industry
doesn’t have the need to expand the current capacities. Therefore, we need to analyse how we can perform more exports to
the current investments in Europe.
Bu sayımızın bir başka konuğu Sismak A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özge
Özen Kural, aile şirketlerinde ikinci kuşakların işlerine odaklanarak kendilerini geliştirmeleri konusunda tavsiyelerde bulundu.
Aile şirketlerinde başarının kurumsallaşma
ve operasyonu büyütmekten geçtiğini de
dile getirmeyi ihmal etmedi.
Another guest of us in this issue is SISMAK
Inc. Vice President of the Board of Directors, Ozge Ozen Kural. She advised the
second and third generations to focus on
their job and improve themselves. She also
stated that a family business can be successful by institutionalisation and enlarging
the operations.
Üyemiz Figes A.Ş., havacılık ve uzay sanayinde ilk Ar-Ge ihracatını gerçekleştirerek
önemli bir uluslararası anlaşmaya imza attı.
Figes A.Ş.’nin başarısını gönülden kutluyoruz.
Our member Figes Inc. has signed an international agreement performing the first
R&D exports in the aerospace industry. We
sincerely congratulate Figes Inc. for their
success.
Keyifli okumalar dileğimizle...
We wish you a pleasant reading...
4
Eylül September - Ekim October 2014
ASSOCIATION OF AUTOMOTIVE PARTS & COMPONENTS MANUFACTURERS
Sahibi Publisher:
TAYSAD adına Yönetim Kurulu Başkanı
For TAYSAD, Chairman of the Board of
Directors Dr. Mehmet Dudaroğlu
Yazı İşleri Müdürü Editor in Chief:
Sevgi Özçelik
Yayın Kurulu Editorial Board:
Dr. Mehmet Dudaroğlu
Alper Kanca
Süheyl Baybalı
Sevgi Özçelik
Editörler Editorial:
Burçin Yeşiltepe
Burçin Orce Bekar
[email protected]
Yayın Yönetmeni Publishing:
Sevgi Özçelik
[email protected]
Görsel Yönetmen Art Director:
İlter Çıtak
[email protected]
Reklam Advertising:
Fırtına Arısoy
[email protected]
Yönetim Yeri Management Centre:
TOSB - TAYSAD
Organize Sanayi Bölgesi 1. Cad.
No: 10/1 Şekerpınar - Çayırova 41480
Kocaeli - Türkiye
Tel: +90 262 658 98 18
Faks: +90 262 658 98 39
www.taysad.org.tr [email protected]
Yapım Production:
Mavi Tanıtım ve İletişim
Ayrılık Çeşme Sok. No: 122
Yeldeğirmeni 34500 Kadıköy - İstanbul
Tel: +90 216 418 59 31
Faks: +90 216 348 95 22
www.mavitanitim.com.tr
Baskı Printed by:
Özgün Ofset Tic. Ltd. Şti.
Yeşilce Mah. Aytekin Sok. No: 21
Otosanayi 4. Levent-İstanbul
Tel: +90 212 280 00 09
Yerel - Türkçe - İngilizce - İlmi
İki Ayda Bir Yayımlanır
Tüm yayın hakkı TAYSAD’a ait olup kaynak
gösterilmek suretiyle alıntı yapılabilir. Tüm
reklamların sorumluluğu reklam veren
firmalara, yazılardaki görüşler yazarlarına
aittir. TAYSAD Dergi parayla satılmaz.
All publishing rights reserved by TAYSAD
and the content may be quoted by indicating
source. Advertisements are the liability of
advertising firms. Opinions are the liability of
writer. TAYSAD Magazine is distributed free
of charge.
CLEPA
Avrupa Otomotiv Yan Sanayicileri Derneği
TAYSAD CLEPA üyesidir
TAYSAD is a Member of CLEPA
www.taysad.org.tr
İÇİNDEKİLER CONTENT
76 Feka Otomotiv,
25. Yılda
25 Milyon TL Yatırım
Yaptı
TOSB'DAN
HABERLER
OTOMOTİV SANAYİ
NEWS FROM TOSB
AUTOMOTIVE INDUSTRY
30 “Ürün ve hizmet
tedarikçisi değil
çözüm ortakları
arıyoruz”
“Ürün ve hizmet
tedarikçisi değil çözüm
ortakları arıyoruz”
TAYSAD DERGİ’DEN
FROM TAYSAD MAGAZINE
04 URGE projeleri
geliştiren TAYSAD,
üyelerini geleceğe
hazırlıyor
TAYSAD prepares
its members for the
future developing
Improving International
Competitiveness
(URGE) Projects
Sevgi ÖZÇELİK
TAYSAD Kurumsal
İletişim Uzmanı
Corporate Communication
Specialist
TAYSAD'DAN MESAJ
MESSAGE FROM TAYSAD
08 Sürdürülebilir
büyümenin yolu
üretimden ve
sanayiden geçiyor
Production and industry
hold the key for
sustainable growth
Süheyl BAYBALI
TAYSAD Genel
Koordinatörü
52 TAYSAD Başkanı
Dr. Dudaroğlu:
Kalıpçılıkta Marka
Olmalıyız
OTOMOTİV SEKTÖRÜ
VE İNSANLAR
AUTOMOTIVE SECTOR
AND PEOPLE
Barbaros OKTAY
MAN Otobüs Satınalma
Grup Başkanı
MAN Bus Purchasing Vice
President
TAYSAD ALMANYA
TEMSİLCİLİĞİ
TAYSAD GERMANY
LIAISON OFFICE
40 Tedarikçiye
İş + Yük
To The Supplier
Business + load
44 “Zorlu maçta iyi
bir takıma mensup
olduğumu biliyor ve
her kademesinde
çalışmaktan müthiş
keyif alıyorum”
“I'm aware of the fact
that I belong to a good
team in a tough game
and I'm delighted to
be working at all levels
of it”
Özge ÖZEN KURAL
Ahmet YILMAZ
TAYSAD Almanya
Temsilcisi,
exTim GmbH Yönetim
Kurulu Başkanı
TAYSAD Germany
Representative, Chairman
of the Board of exTim
GmbH
Sismak A.Ş.Yönetim
Kurulu Başkan
Yardımcısı
SISMAK Inc. Vice President
of the Board of Directors
TAYSAD'DAN
HABERLER
NEWS FROM TAYSAD
50 Kapasite
geliştirme alanında
en iyi uygulama
TAYSAD’dan
AMERİKA'DAN
HABERLER
NEWS FROM USA
42 Kanada otomotiv
endüstrisi
Canadian automotive
industry
FEKA Automotive
invests 25 million TL in
their 25th year
TAYSAD President
Dudaroglu: "We
need to brand in
moldmaking"
54 AUTOMECHANIKA
2014, tedarik
sektörünün yine ilgi
odağı oldu
64 Araç ve aksam
parçaları dayanım,
ömür, performans
test laboratuvarı için
imzalar atıldı
Protocol signing
ceremony for vehicle
and components
endurance, lifetime
and performance test
laboratory
MAKİNELERİN
EVRİMİ
AUTOMECHANIKA
2014 is once again
the focus of the supply
industry
EVOLUTION OF MACHINES
56 IAA Ticari Araç
2014 Fuarı’na
Türkiye damgasını
vurdu
The networked factory:
“Industry 4.0”
Turkey marks on the
IAA Commercial Vehicle
Fair 2014
62 Otomotiv yan
sanayi '4. sanayi
devrimi'ne
hazırlanıyor
The automotive supply
industry is getting
prepared for the 4th
industrial revolution
66 Ağ tabanlı
fabrika:
“Endüstri 4.0”
ÜYELERDEN
HABERLER
82 Bodycote
Istaş'dan
Dilovası'na
12 milyon liralık
yatırım
Bodycote Istas invests
12 million TL in
Dilovasi
84 Figes A.Ş.'den
Güney Kore’ye Ar-Ge
ihracı
Figes Inc. to design
and analyse helicopter
engines
DÜNYADAN
HABERLER
NEWS FROM WORLD
92 Dünya otomotiv
üretimi yüzde 3,5
arttı
World automotive
production increases
by 3,5 percent
NEWS FROM MEMBERS
74 Coşkunöz
Alabuga Fabrikası
üretime başladı
Coskunoz Alabuga
Factory begins
manufacturing
The Best Application on
capacity building from
TAYSAD
Varol KARSLIOĞLU
Executive Officer
08
6
Eylül September - Ekim October 2014
30
44
54
70
92
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN MESAJ
MESSAGE FROM TAYSAD
Sürdürülebilir büyümenin yolu
üretimden ve sanayiden geçiyor
Orta Vadeli Program ile 2017 yılına kadar hedefler belirlenmiştir. Ancak 2017
yılı için konulan ve kendi içinde gerçekçi
olarak değerlendirebileceğimiz hedefler,
Türkiye’nin 2023 yılı hedeflerinden uzaklaşılmakta olduğunu göstermektedir. Bu
nedenle 2023 yılı hedefleri için orta vadeli programdaki yapısal reformların uygulanması büyük önem taşımaktadır.
Değerli Okuyucularımız,
K
alkınma Bakanlığı tarafından hazırlanan Türkiye ekonomisinin 3 yıllık dönemde izleyeceği yolu ve ulaşmak istediği hedefleri kapsayan Orta Vadeli Program
geçtiğimiz günlerde açıklandı.
Programda, makroekonomik politika tedbirleri çerçevesinde maliye politikasının;
ekonomik istikrarın desteklenmesine, yurt
içi tasarrufların artırılarak cari açığın kontrol altında tutulmasına, enflasyonla mücadele edilmesine ve büyüme potansiyelinin yukarı çekilmesine yardımcı olacak şekilde uygulanacağına vurgu yapılıyor. Bir
yandan sıkı para politikası sürdürülürken,
diğer yandan da yapısal reformlara ağırlık
verileceği açıklanıyor.
Bu çerçevede 2014 yılı için 2014-2016
OVP ile konulan hedeflerin altında kalınacağı görülmektedir. 2014 yılı büyüme tahmini yüzde 4’ten yüzde 3,3’e düşürülürken, enflasyon tahmini ise yüzde 5,5’ten
yüzde 9,4’e yükseltildi.
Aynı şekilde Uluslararası Para Fonu IMF
de dünya ekonomisine dair büyüme tahminlerini aşağı çekerek 2014 büyüme
tahmini yüzde 3,3’e indirdi. Küresel büyüme tahmini Nisan ayında yüzde 3,8 ve
Temmuz’da ise yüzde 3,4 idi.
Yüzde 4 olan 2015 büyüme tahminini de
yüzde 3,8’e çeken IMF, Euro Bölgesi’nin
2008 krizi sonrasında üçüncü kez durgunluğa girme ihtimalinin artığına da dikkat
çekti.
8
Eylül September - Ekim October 2014
Bu durum aynı zamanda, büyüme modelimizi gözden geçirme ihtiyacını açıkça ortaya koymaktadır.
SÜHEYL BAYBALI
TAYSAD Genel Koordinatörü
Executive Officer
Uluslararası Para Fonu’nun
(IMF) küresel ekonomideki
dengesiz iyileşmeye
işaret ettiği ve küresel
büyüme beklentisini
bu yıl için yüzde 3,3’e
çektiği Dünya Ekonomik
Görünümü Raporu'nun
ardından açıklanan Orta
Vadeli Program da Türkiye
ekonomisi için küçülmeye
işaret ediyor.
Tüm bu gelişmelere karşılık, otomotiv sektörümüz yılın ilk 9 ayında yüzde 9’luk bir
artış ile 17,3 milyar dolarlık ihracatı ile ihracat şampiyonluğunu sürdürmeyi başardı. Yıl sonunda bu rakamın 22 milyar doları aşması beklenmektedir.
Toplam üretimde ise yüzde 1’lik bir daralmaya karşılık, otomobil üretiminde yüzde
14’lük artış sağlandı.
Sürdürülebilir büyüme için ihracata dayalı, yenilikçi ve katma değeri yüksek ürünler üretilmesi gerekmektedir. Ülkemizin kısıtlı kaynakları, bir an önce üretim ve yatırım ortamını iyileştirecek ve sanayileşmenin önünü açacak büyük bir dönüşüm için
kullanılmalıdır.n
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN MESAJ
MESSAGE FROM TAYSAD
Production and industry hold the
key for sustainable growth
Turkey’s economy within
the Medium Term Program
which was revealed
following the World
Economic Outlook Program,
wherein International
Monetary Fund (IMF) points
out the unstable recovery
and lowers the global growth
expectancy to 3,3 percent,
point out downsizing.
IMF – lowering the growing estimation
ed as realistic within, showing that Turkey
to 3,8 percent from 4 percent for 2015,
is moving away from its 2013 objectives.
pointed out the increase in potentiality for
Therefore application of structural re-
Euro Zone entering recession for the third
forms, within medium term plan for 2023
time after crisis in 2008 .
objectives, is of great importance.
Targets until 2017, set out with Medium
Term Program 2017 and which can be rat-
view our growth model.
Against all these developments automotive industry achieved to maintain its leadership in exportation valued at 17,3 billion
$, thanks to 9 percent increase in the first
nine months of the year. By the end of
Esteemed Readers,
M
This also clearly exposes the need to re-
the year this figure is expected to exceed
22 billion $.
edium Term Program issued by the
Ministry of Development including
In contrast to 1% shrinkage in total pro-
the track that is to be followed during
duction, 14% increase in passenger car
3-year term by the Turkish economy as
production has been achieved.
well as the targets that are aimed for, has
For sustainable growth export based, in-
been revealed recently.
novative and value-added products are
In the program it is underlined that within
required to be manufactured. Limited re-
the macroeconomic policy measures fis-
sources of our country must be deployed
cal policy shall be practiced in such man-
ASAP for a grand transformation that shall
ner that will support economic stabili-
improve production and investment cli-
sation; keeping current deficient under
mate and smooth the way for industriali-
control by increasing the domestic sav-
sation. n
ings; tackling inflation and raising growth
potential. It is announced that while following tight monetary policy at the same
time it shall be concentrated on structural
Orta Vadeli Plan Karşılaştırma
Medium Term Plan Comparison
2014
2015
2016
2017
Enflasyon - %
Inflation - %
2015-2017
9,40
6,30
5,00
5,00
2014-2016
5,30
5,00
5,00
Enflasyon - %
Inflation - %
2015-2017
3,30
4,00
5,00
2014-2016
4,00
5,00
5,00
2015-2017
9,60
9,50
9,20
reform.
In this context, it is being predicted that
2014 targets set by 2014-2016 medium
term program shall not be achieved.
Whereas 2014 growth estimation decreased to 3,3 percent from 4 percent,
projection for inflation has been increased
to 9,4 percent from 5,5 percent.
Similarly International Monetary Fund
IMF, also by lowering growth estimations
for global economy, has decreased 2014
growth estimation to 3,3 percent. In April
global growth estimation was 3,8 percent
and 3,4 percent in July.
10
Eylül September - Ekim October 2014
İşsizlik - %
Unemployment - %
İhracat - milyar $
Exportation - billion $
İthalat - milyar $
Importation - billion$
2014-2016
9,40
9,20
8,90
2015-2017
160,50
173,00
187,40
2014-2016
166,50
184,00
202,50
2015-2017
244,00
258,00
276,80
2014-2016
262,00
282,00
305,00
Dış Ticaret Dengesi - milyar $
Balance of Foreign Trade – billion $
2015-2017
-83,50
-85,00
-89,40
2014-2016
-95,50
-98,00
-102,50
Cari İşlemler Dengesi - milyar $
Current Account Balance - billion $
2015-2017
-46,00
-46,00
-49,20
2014-2016
-55,50
-55,00
-55,00
5,00
9,10
203,40
297,50
-94,10
-50,70
www.taysad.org.tr
SEKTÖR ANALİZİ SECTOR ANALYSIS
2.118
A.I.O.S.
Ford Otosan
6.830
88
1
5.436
28
1.676
1
133.647
54
77
2
1.394
23.073
9.295
2
Hyundai Assan
96
168.986
148.297
28
13.832
72
Man Türkiye
300
225.384
12
234
0
43
1
2.750
56
778
16
311
6
933
19
1.056
4
73
2
42.387
8
Toyota
778
11
0
1.585
38
1.138
27
2.441
225.384
99.299
19
113.816
100
2.071
46
156.203
99.299
Türk Traktör
531.492
1.181
16.852
42
Temsa Global
Tofaş
2.100
148.297
M. Benz Türk
Otokar
6
9.295
Karsan
Toplam
5.265
2.100
Honda Türkiye
Toplam
Totals
33
Hattat Tarım
Oyak Renault
%
Traktör
F. Tractor
%
Midibüs
Midi-Bus
%
Minibüs
Mini-Bus
%
Otobüs
Bus
%
Kamyonet
Pick Up
%
B. Kamyon
M. Truck
%
K. Kamyon
L. Truck
%
Otomobil
Pass. Car
Firmalar
Companies
Otomotiv sanayi firmalarının 2014 yılı 9 aylık üretimleri
Production of Automotive Manufacturers 9 Months of 2014
2.418
100
19.268
100
249.382 100
4.892
100
24.140
100
4.190
100
34.549
94
34.549
36.649
100
872.431
Kaynak: OSD K. Kamyon: AYA 3.5-1.2 Ton, L. Truck: GVW: 3.5-12 Ton, B. Kamyon: AYA 12 Ton’dan Büyük, M. Truck: GVW 12 Ton And Up
Otomotiv üretimi Eylül’de yüzde 4 arttı
Otomotiv üretimi ağırlıklı olarak Avrupa pazarına yönelik otomobil ihracatındaki artışın etkisiyle Eylül ayında yüzde 4 yükselişle 116 bin
281 adet olarak gerçekleşirken, otomobil üretimi yüzde 11 arttı.
O
tomotiv Sanayii Derneği
(OSD) verilerine göre,
otomotiv üretimi OcakEylül döneminde yüzde 1
düşüşle 835,782 adet olarak
gerçekleşti. Otomobil üretimi
ise dokuz aylık dönemde
yüzde 14 artarak 531,492
adet oldu ve toplam üretimin
yüzde 63.6'sını oluşturdu.
Otomobil üretimi Eylül ayında
yüzde 11 artışla 72,120 adete
yükselirken, bu segmentin
ihracatı yüzde 18 yükselişle
54,221 adet oldu.
Hyundai Assan ve Toyota
Türkiye'nin devreye aldıkları
yeni modeller ile kapasite
artışları, otomobil üretimini
yıllık bazda yukarı çekiyor.
Sanayinin toplam ihracatı
ise Eylül ayında yüzde 8
14
Eylül September - Ekim October 2014
433
Bin
THOUSAND
Yılın ilk dokuz ayında da 433 bin
314 adet otomobil ihraç edildi.
artışla 83,111 adet olurken,
dokuz aylık dönemde yüzde
6 yükselişle 653,084 adete
ulaştı.
Otomotiv sanayi üretimi,
2013 yılında 1.13 milyon adet
olurken, OSD üretimin bu
yıl 1.25 milyon adete kadar
çıkabileceği öngörüsünde
bulunuyor. Bu tahmin yıllık
bazda yüzde 11'lik artışa
işaret ediyor.
Oyak Renault Eylül ayında
31,412 adet, Ford Otosan
25,649 adet, Tofaş 22,929
adet üretim gerçekleştirdi.
Oyak Renault dokuz aylık
dönemde 187,691 adet,
Ford Otosan 135,151 adet,
Hyundai Assan 132,170 adet,
Tofaş 105,305 adet, Toyota
Türkiye 87,264 adet ihracat
gerçekleştirdi.
Otomotiv pazarı Eylül ayında
yüzde 1 düşüşle 70,143 adete
inerken, pazar ilk dokuz aylık
dönemde yüzde 19 daralarak
500,301 adete geriledi.
Araç fiyatlarını belirleyen
Euro kurundaki artış, kredi
faizlerindeki yükseliş,
Automotive production
increased by4 percent
in September
Car production increased by
11 percent while automotive
production increased by 4
percent to 116.281 units
in September due to the
raise in automotive exports
mainly to the European
market. According the
the data by Automotive
Manufacturers' Association
(OSD), automotive production
amounted to 835.782 units
with a decline of 1 percent in
January-September period.
BDDK'nın kredi tedbirleri ve
yılbaşında ÖTV oranlarının
artırılması Türkiye'de 2014
yılında iç pazarın zayıf
kalmasına neden oluyor.
Otomobil pazarında ithalatın
pazar payı Eylül ayında yüzde
69 düzeyinde gerçekleşti.
OSD verilerine göre, son
10 yıllık ortalamalara göre,
toplam pazar yüzde 1.1
azalırken, otomobil pazarı
yüzde 13 arttı; hafif ticari
araçlar pazarı yüzde 30.9
azaldı. n
Car production on the other
hand reached 531.492 units
with a raise of 14 percent in
this nine-month period and
accounted for 63,6 percent
of the total production. Car
production reached 72.120
units with a raise of 11
percent in September while
the exports of this segment
was 54.221 units with an
increase of 18 percent.
The total production of the
industry in September was
83.111 units with an increase
of 8 percent and reached
653.084 units with a raise of
6 percent in this nine-month
period.
www.taysad.org.tr
SEKTÖR ANALİZİ SECTOR ANALYSIS
Parite, otomotivin ihracat
şampiyonluğunu kesemeyecek
Otomotiv endüstrisi 18 aydır devam eden ihracat artışına Ekim ayında
mola verdi. Ancak bu gelişme otomotiv endüstrisinin sektörel bazda ihracat şampiyonluğuna yıl sonunda ulaşmasına engel olamayacak.
T
ürk otomotiv endüstrisi
18 aydır devam
eden başarılı ihracat artışı
serüvenine Ekim ayında
ara verdi. Uludağ Otomotiv
Endüstrisi İhracatçıları
Birliği’nin (OİB) Ekim ayı
ihracat verilerine göre
endüstrinin dış satışlarında
geçen yılın aynı ayına kıyasla
yüzde 2 azalma oldu. Buna
göre Eylül ayında 1 milyar 713
milyon dolarlık ihracata imza
atan otomotiv endüstrisi, yılın
10 aylık döneminde de yüzde
7 büyüme ile 18,6 milyar
dolarlık dış satışa ulaştı.
Otomotiv endüstrisi, elde
ettiği bu dış satış rakamı ile
sektörel bazda da dokuzuncu
kez ihracat şampiyonluğuna
koşuyor.
1 Milyar
773 Milyon
İhracat verilerini
değerlendiren Uludağ
Otomotiv Endüstrisi
İhracatçıları Birliği Başkanı
(OİB) Orhan Sabuncu,
“İhracatın yüzde 85’ini Euro
ile yapan endüstrimizin,
Ekimde Euro/Dolar paritesi
kaynaklı 96 milyon dolarlık
bir ihracat kaybı oluştu”
dedi.
Rusya Federasyonu’nda
düşüş
Ekim 2014’te otomotiv
endüstrisi 1 milyar 773 milyon
dolarlık ihracata imza attı.
Türkiye’nin genel ihracatının
yüzde 6,7 artışla 12 milyar
599 milyon dolar olduğu Ekim
ayında otomotiv endüstrisi
uzun bir dönemden sonra
ilk kez aylık bazda ülke artış
hızının gerisinde kaldı. OİB
Başkanı Orhan Sabuncu,
Ekim ayı ihracat verilerinde
az da olsa gerileme olmasına
rağmen, 2014’te sektörel
bazda 22 milyar doları
aşarak yeni bir ihracat
şampiyonluğuna ulaşmalarına
iki adım kaldığına dikkat çekti.
Sabuncu, en fazla ihracat
yapılan AB bölgesine yüzde 2,
önemli alternatif pazarlardan
Birleşik Devletler’e ise
yüzde 175 gibi büyük oranda
artış olmasına rağmen
otomotiv endüstrisinin
Türkiye Otomotiv Sektörü
Ekim 2014 Aylık Mal Grubu İhracatı
Ürün Grubu
2013
2014
14/13
2014
FOB USD
FOB USD
DEĞ. %
PAY %
Otomotiv Yan Sanayi
768.319.493
746.414.639
-3
44
Binek Otomobiller
504.547.343
562.592.362
11,5
33
Eşya Taşımaya Mahsus
Motorlu Taşıtlar
346.671.021
305.288.423
-12
18
Otobüs, Minibüs, Midibüs
97.351.153
75.660.701
-22
4
Diğer
32.455.869
23.273.095
-28
1
1.749.344.880
1.713.229.220
-2
100
Toplam
16
Eylül September - Ekim October 2014
Ekim ayı ihracatını olumsuz
yönde etkileyen iki unsurun
bulunduğunu kaydetti.
Sabuncu, “Bu iki unsurdan
biri Rusya Federasyonu ve
Eski Doğu Bloğu ülkelerine
yönelik yüksek oranlı düşüş
yaşamamız. Bir diğer önemli
unsur da; Ekim ayında Euro/
Dolar paritesi kaynaklı 96
milyon dolarlık bir ihracat
kaybı oluştu. Parite geçtiğimiz
yılın aynı dönemine göre
eşdeğer seviyede bulunsaydı,
ekim ayını yüzde 2 düşüşle
değil, yüzde 3,4 oranında
artışla kapatacaktık” diye
konuştu.
Ürün bazında artış binek
otomobilde
Ürün bazlı ihracat verileri
incelendiğinde, Ekim ayında
bir önceki yılın aynı dönemine
göre binek otomobiller hariç
diğer ürünlerin tümünde
gerileme olduğu gözlendi.
Buna göre yan sanayide
yüzde 3 gerilemeyle 746
milyon, binek otomobillerde
yüzde 12 büyümeyle 563
milyon, eşya taşımaya
mahsus motorlu taşıtlar ürün
grubunda yüzde 12 azalışla
305 milyon, otobüs-minibüsmidibüs ürün grubunda
ise yüzde 22 gerilemeyle
76 milyon dolarlık ihracat
gerçekleşti. Diğer başlığı
altındaki ürünlerde de yüzde
23 düşüşle 28 milyon dolarlık
dış satışa imza atıldı.
10 aylık dönemde ürün
gruplarında artış
Yılın 10 aylık süreci 2013’ün
aynı dönemine göre
incelendiğinde, otomotiv
endüstrisi yüzde 7 oranında
746
Milyon Dolar
Otomotiv tedarik sanayi
ihracatı Ekim 2014’te % 3
azalarak 746 milyon dolar
olarak gerçekleşti.
%6
Otomotiv tedarik sanayi
ihracatı yılın ilk on ayında
geçen yılın aynı dönemine göre
% 6 artarak 7 milyar 976 milyon
dolar olarak gerçekleştirdi.
artışla 18,6 milyar dolarlık
dış satış gerçekleştirdi.
Aynı dönemde ürün bazlı
olarak yan sanayi yüzde 6
büyümeyle 8 milyar, binek
otomobiller yüzde 7 artışla 6,1
milyar, eşya taşımaya mahsus
motorlu taşıtlar yüzde 11
yükselişle 3,4 milyar, otobüsminibüs-midibüs ürün grubu
ise yüzde 5 gelişme ile
888 milyon dolarlık ihracat
gerçekleştirdi. Diğer başlığı
altında da yüzde 16 azalışla
259 milyon dolarlık dış satışa
yapıldı.
Almanya rakipsiz lider
Ülke bazlı ihracat verilerinde
ise Ekimde Almanya
liderliğini korudu. Buna
göre Almanya’ya yüzde 4
artışla 282 milyon, Birleşik
Krallık’a yüzde 8 azalışla 183
milyon, Fransa’ya yüzde 12
gerilemeyle 169 milyon dolar
dış satış yapıldı.
Bu arada Birleşik Devletler’e
yüzde 175 gibi büyük bir artış
oranıyla 49 milyon dolarlık dış
satış gerçekleşirken, Rusya
Federasyonu’na da yüzde 53
gerilemeyle 55 milyon dolarlık
ihracat dikkat çekti.
Yılın 10 aylık döneminde
de Almanya’ya yüzde 25
büyümeyle 3,1 milyar, Birleşik
Krallık’a yüzde 18 yükselişle
2,1 milyar, Fransa’ya ise
yüzde 0,4 gelişmeyle 2 milyar
dolarlık dış satış yapıldı.n
www.taysad.org.tr
SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR
Logo Hakkında…
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi,
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan’a logoyu oluşturan 8
farklı sembolün seramik üzerine
işlenmiş halini hediye etti.
Türkiye’nin yeni sloganı:
“Potansiyeli Keşfet...”
Türk sanayiini yurt dışında üst düzeyde temsil
etmek ve ‘Türk Malı’ algısını yükseltmek amacıyla Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar
Meclisi’nin (TİM) koordinasyonu ile başlatılan
‘Türkiye Markası’ çalışmaları tamamlandı ve
Türkiye’nin yeni logosu ve sloganı tanıtıldı.
T
18
“TURKEY Discover the
Potential…
tanıtmak noktasında yeni
bir değer kazanıyor. Bugün,
bir kez daha, hikayemizi
dünyaya anlatmak için yeni
bir atağa odaklanıyoruz”
dedi. Türkiye’nin tüm
ihraç mallarında ve tanıtım
materyallerinde kullanacağı
ürk sanayiini yurt
dışında üst düzeyde
temsil etmek ve ‘Türk Malı’
algısını yükseltmek amacıyla
Ekonomi Bakanlığı ve TİM)
koordinasyonu ile başlatılan,
yaklaşık bir buçuk yıldır süren
'Türkiye Markası' çalışmaları
tamamlandı ve Türkiye’nin
yeni logo ve sloganı tanıtıldı.
İşadamlarından reklamcılara,
tasarımcılardan sanatçılara
ve akademisyenlere kadar
yaklaşık 150 kişilik ekibin
ortak görüş alışverişleri ile
şekillenen ve kreatif yüzünü
Saffron Brand Consultant
danışmanlık firmasının
tasarladığı yeni slogan
ve logo; Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan’ın
yanı sıra Ekonomi Bakanı
Eylül September - Ekim October 2014
Nihat Zeybekci ve Kültür
ve Turizm Bakanı Ömer
Çelik’in katıldığı lansman ile
tanıtıldı. “Turkey Discover
the potential” sloganı ve
yeni logo, bugünden itibaren
Türkiye’nin yurtdışındaki yeni
yüzünü temsil edecek. Logo,
tarihte Türklerin kilim, mimari,
el sanatları gibi alanlarda
kullandığı 8 ayrı motiften
esinlenerek geliştirildi.
“Bu tüm dünyaya yapılmış
bir tekliftir”
Lansmanın açılışında konuşan
TİM Başkanı Mehmet
Büyükekşi, bir dağınıklık ve
karmaşayı sona erdirmek için
yola çıktıklarını belirterek,
“Bugün, tüm paydaşları ile,
Türkiye kendisini dünyaya
Saffron Brand Consultant
tarafından tasarlanan logoda,
Türklerin tarihte kilim, halı,
el sanatları, mimari gibi
alanlarda kullandıkları kültürel
motiflerden esinlenildi ve
onlara çağdaş anlamlar
yüklendi. Buna göre logoyu
oluşturan 8 motif; yükselişi,
sinerjiyi, dünyayı, buluşmayı,
doğu ve batıyı, inovasyonu,
birlikteliği ve harmoniyi
simgeliyor.
yeni logosunu tanıttıklarını
vurgulayan Büyükekşi şöyle
devam etti:
Turkey's new slogan:
"Turkey, Discover the
potential"
The Ministry of Economy
and Turkey Exporters'
Assembly (TIM) have
completed the 'Brand of
Turkey' studies in order
to represent the Turkish
industry abroad at high
levels and improve the
perception of 'Made in
Turkey' and introduced
the new logo and slogan
of Turkey. Turkey's new
slogan is 'Turkey, Discover
the potential".
Bu bir marka değildir. Marka
olan Türkiye’nin kendisidir.
TURKEY Discover the
Potential bir tekliftir. TURKEY
Discover the Potential’la tüm
dünyaya bir teklif yapıyoruz.
Gel, bu potansiyeli keşfet.
Keşfet ve kendine değer kat.
Keşfet ve kendini tamamla.
Keşfet ki kendini keşfetmiş
ol. Keşfet ve zenginleş.
Keşfet ki hepimiz kazanalım
Keşfet ki insan medeniyeti
zenginleşsin. Keşfet ki hep
birlikte mutlu olalım”
“Bu logo ve slogan tüm
dünyaya yayılacak”
Lansmanın onur konuğu
olan Cumhurbaşkanı Recep
Tayyip Erdoğan ise “Slogan
Türkçeye çevrilirken ‘gücünü
keşfet’ olarak çevrilmeli
diye konuşan Erdoğan,
“Bugünden itibaren bu
logo tüm dünyaya yayılacak
ve tüm dünya bu logoyu
tanıyacak. Türkiye’de üretilen
tüm ürünlerin üzerinde bu
logo bulunacak. Dünyaca
tanınan markalarımız bu
logoyu kullanacak. Türkiye
gücüne güç, itibarına itibar ve
güvenine güven katacak”n
www.taysad.org.tr
SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR
Anadolu Grubu
Yönetim Kurulu Başkanı
Tuncay Özilhan
Anadolu Motor, yeni üretim
tesisini hizmete açtı
“Gücünüze güç katar” sloganıyla üretim faaliyetine başladığı 1972
yılından beri Türkiye’ye hizmetini sürdüren Anadolu Motor, 44 milyon
TL’lik yatırımla hayata geçirdiği Çayırova’daki yeni üretim tesisinin
açılışını gerçekleştirdi.
Y
aklaşık yarım asırdır
ülke sanayisine ve
kalkınmasına katkı veren
Anadolu Motor; Antor
marka dizel motor, Antrac
marka çapa makinesi ve
portatif jeneratör üretiminin
yanı sıra tarım makineleri
ve motopomp montaj
faaliyetleri ile üretici
fonksiyonunu hakkıyla yerine
getirirken, tarım makine
ve mekanizasyonunda
gerçekleştirdiği distribütörlük
bazlı gelişimiyle de, büyüyen
bir şirket yapısına sahip.
Toplamda 44 milyon TL’ye
mal olan yeni tesisin 25
milyon TL’lik bölümü, Yeni
20
Eylül September - Ekim October 2014
Teşvik Yasası kapsamında
desteklendi. Açılışta konuşan
Anadolu Grubu Yönetim
Kurulu Başkanı Tuncay
Özilhan, yeni üretim tesisinin
hem Anadolu Grubu hem de
Anadolu Motor ailesi için çok
önemli olduğunu belirterek
şunları söyledi: “Anadolu
Motor, Türk tarımının
mekanizasyonlaşmasına
ve modernleşmesine
hizmet ediyor. Bugün eğer
Türk çiftçisi kara sabanı
bırakıp, modern makinelere
kavuşmuşsa bunda Anadolu
Motor’un rolü büyüktür.
Anadolu Motor, şu anda
motorun her parçasını kendi
üretebiliyor. Bu anlamda
gerçek bir sanayici olmamız
göğsümüzü kabartıyor…
Anadolu Motor yeni
tesisi ile kapasitesini %40
artırıyor
Çayırova’da 44 milyon TL
yatırım ile hayata geçirdiğimiz
yeni üretim tesisimiz,
hedeflerimize ulaşmamız için
büyük bir önem taşıyor. Yeni
tesisimizde hesaplanan %40
kapasite artışı ile mevcut
ürünlerin daha yüksek verim
ve kalite ile üretilmesi ile
beraber yeni ürünlerin de
devreye alınabilmesine imkan
sağlayacağız.”
Yeni üretim tesisi,
yüzde 50 emsal oranıyla
29.500 m2 arsa alanına
gerçekleştirilirken, toplam
kapalı alan 21.000 m2,
binalar ise 12.750 m2 alanda
yer aldı. Üretim binasında
yapı yüksekliği 9 metre ve
depo binasının yüksekliği
12 metre olarak tasarlanan
üretim tesisinde, üretim
holleri içerisinde dökümhane
ve ısıl işlem, talaşlı imalat,
boyahane, montaj ve motor
test atölyeleri bulunuyor.
Anadolu Motor
opens new
production facility
Since 1972, when it began
its manufacturing activity
with the slogan "Adds to
your power", Anadolu Motor
continues to serve Turkey
and has launched its new
production facility in Cayirova
with an investment of 44
million TL. Speaking at the
opening ceremony, Anadolu
Group Chairman Mr. Tuncay
Ozilhan stated that Anadolu
Group is the one and only
domestic manafacturer in its
own field in Turkey and the
new plant will increase the
production capacity by 40
percent.
Tesisin elektrik enerjisi
kurulu gücü, 4MW olurken,
bu enerjinin yüzde 50’si
yedeklemeli şeklinde inşa
edildi.
Yeni üretim tesisinde,
Anadolu Motor’un teknoloji
seviyesinin artırılması
hedeflenerek yeni tezgah –
makine ve tesis yatırımları
da gerçekleştirildi. Anadolu
Motor’un Kartal tesisinden
getirilen 220 adet işleme,
ölçme ve test tezgahına ek
olarak, 15 adet yeni işleme
tezgahı ve 10 adet yeni
ölçme ve test tezgahı yatırımı
yapıldı. Aynı zamanda boya,
yıkama, montaj bantları,
depolama ve benzeri 15
adet yeni tesis yatırımlarının
yanı sıra, modern bir “Motor
Test Ar-Ge Laboratuvarı” da
kuruldu.n
www.taysad.org.tr
SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR
Tofaş, SAGE Çalıştayı'na
ev sahipliği yaptı
Tofaş, AB’nin sürdürülebilir büyüme stratejisi Europe 2020
doğrultusunda güvenli ve çevreci araçların geliştirilmesine yönelik
çalışmaların yürütüldüğü Güvenli ve Yeşil Yol Araçları Platformu (SAGE)
Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı.
T
ofaş, AB’nin
sürdürülebilir büyüme
stratejisi Europe 2020
doğrultusunda, güvenli
ve çevreci araçların
geliştirilmesine yönelik
çalışmaların yürütüldüğü
SAGE (Safe and Green
Road Vehicles - Güvenli ve
Yeşil Yol Araçları Platformu)
Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı.
11 Eylül 2014 tarihinde, Tofaş
Genel Müdürlük binasında
gerçekleşen çalıştaya, Tofaş
ve Fiat yetkililerinin yanı sıra
SAGE, CRF (Fiat Research
Center), İsveç Lindholmen
Bilim Parkı, Regensburg
Bölgesel Yönetimi, Torino
Politeknik Üniversitesi,
TÜBİTAK ve çeşitli
üniversitelerden temsilciler ile
otomotiv yan sanayi ve Ar Ge yetkililerinin bulunduğu 60
kişi katıldı.
Tofaş Ar-Ge Direktörü Flippo
Sesia, SAGE Çalıştayı’nın
açılışında yaptığı konuşmada;
“SAGE proje platformunun,
Türkiye’nin de dahil olduğu
Avrupa otomotiv pazarında,
Tofaş Ar-Ge Direktörü
Flippo Sesia, dünyada
karayoluyla ulaşımda 700
milyondan fazla aracın
kullanıldığı ve 2050'de
araç sayısının 3 milyara
çıkacağının tahmin
edildiğini aktararak,
karayolu taşımacılığı
ve yarattığı etkilerin,
sürdürülebilir büyüme
gündemindeki en önemli
konulardan biri olduğunu
ifade etti.
daha çevreci, güvenli ve
akıllı araçlara dikkat çekmek,
Sanayi, üniversite ve yerel
yönetimlerin katılımıyla Ar-Ge
projelerinin başlatılmasına
imkân tanıyan SAGE Proje
Platformu, AB 7. Çerçeve
Programı kapsamında 5
bölgede ulaşımda güvenliği
iyileştirmek için, aktif güvenlik
sistemleri geliştirmek ve
sera gazı salınımını azaltmak
amacıyla alternatif yakıtlar
üzerinde 15 farklı projeyi
içeriyor.
bölgelerin rekabet gücünü
artırmaya yönelik araştırma ve
yenilikleri yakından incelemek
adına önemli bir girişim
olduğu inancındayız” şeklinde
devam etti.
Üniversitelerle bugüne kadar
100’ün üzerinde ortak proje
hayata geçirdiklerine dikkat
çeken Tofaş İnovasyon ve
Teknoloji Geliştirme Müdürü
Erhan Küçüksüleymanoğlu,
22
Eylül September - Ekim October 2014
“TOFAŞ Ar - Ge olarak bugün
bir yandan yeni bir binek araç
platformunun ülkemizde ilk
kez geliştirilmesi üzerinde
çalışırken bir yandan da
Doblo modelinin ABD
pazarı için geliştirilmesi
çalışmalarında sona gelmiş
durumdayız. Ayrıca yine
Türkiye’de geliştirilen ilk
tam elektrikli araç projesi
üzerindeki çalışmalarımızı
da sürdürmekteyiz. Bu
çalışmaların paralelinde
geleceğe yönelik otomotiv
teknolojilerinin ürünlerimize
yansıtılabilmesi amacıyla
TÜBİTAK ve bakanlık
destekleri ve Avrupa Birliği
desteğiyle yürüttüğümüz çok
sayıda araştırma projemiz
bulunuyor. Bu projelerin 41’i
tamamlanırken 12’si halen
devam etmekte, 12’si ise
onay sürecinde bulunuyor”
dedi.
SAGE platformu
temsilcilerinden, Torino
Politeknik Üniversitesi
Makine Mühendisliği
öğretim üyesi Ezio Spessa
ise çalıştayda yaptığı
konuşmasında, taşımacılık
sektöründe 2050 yılına
kadar, 1990 yılına göre
Avrupa’daki emisyonları,
yüzde 60 oranında
azaltmanın hedeflendiğini
aktardı. Spessa, “12 ila
14 milyon kişinin istihdam
edildiği Avrupa otomotiv
endüstrisinde Ar-Ge,
sürdürülebilirlik açısından
önemli bir faktör olarak öne
çıkıyor. SAGE projesine dahil
şehirlerin sayısını artırmak,
Türkiye’yi de bu çalışmaların
bir parçası haline getirmek
istiyoruz” şeklinde konuştu.
Sanayi, üniversite ve yerel
yönetimlerin katılımıyla Ar-Ge
projelerinin başlatılmasına
imkân tanıyan SAGE Proje
Platformu, AB 7. Çerçeve
Programı kapsamında 5
bölgede ulaşımda güvenliği
iyileştirmek için, aktif güvenlik
sistemleri geliştirmek ve
sera gazı salınımını azaltmak
amacıyla alternatif yakıtlar
üzerinde 15 farklı projeyi
içeriyor. n
Tofas hosts SAGE
Workshop
Tofas has hosted SAGE
(Safe and Green Road
Vehicles Europe) Workshop
where studies on
development of safe and
environmentally friendly
vehicles are performed
in line with the EU's
sustainable growth strategy,
Europe 2020. The workshop
took place at Tofas
Directorate General on
September 11, 2014, where
60 individuals attended
by representing CRF (Fiat
Research Center), Sweden
Lindholmen Science Park,
Regensburg Regional
Administration, Torino
Polytechnic University,
TUBITAK, various
universities and automotive
supply industry and R&D
institutes.
www.taysad.org.tr
SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR
desteklemek istiyoruz" diye
konuştu.
Toyota Türkiye Fabrikası'nda
üretilen Verso ve Corolla
modellerinin yanında bir
üçüncü model üretimi yapılıp
yapılmayacağı konusunda
konuşan Leroy, şunları
söyledi: "Mevcut bir modeli
burada üretiriz, belki yeni
bir model üretiriz. Türkiye
çok geniş bir bölgeye
ihracat yapabilir lokasyonda.
Yeni bir model burada
üretebilecek seviyede ama
kararı aldığımızda, karar
netleşince paylaşacağız.
Ya mevcut aracın hacmini
artırırız ya da yeni bir model
üretiriz. Üçüncü model için
atılmış herhangi bir adım yok.
Bunun için çok ciddi kararlar
vermemiz gerekiyor.
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye,
üretimde 20. yılını kutladı
Leroy, Hibrit otomobil
konusunda ise Türkiye'de
de bu araçlara talep artması
halinde burada da üretimi
düşünebileceklerini vurguladı.
Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş., halen Corolla ve Verso modellerini
üretiyor. 2014 yılsonunda 135 bin adet otomobil üretmeyi ve bunun yüzde 85’i ihraç etmeyi planlayan Toyota Otomotiv Sanayi, yıl sonunda 2 Milyar Dolar’lık ihracat hedefine ulaşmayı planlıyor.
Bugüne kadar yapılan toplam
yatırımın 1.9 milyar dolara
ulaştığı Toyota Otomotiv
Sanayi, 2002 yılında ihracata
başladı ve kümülatif ihracat
tutarı 20 milyar doları geçti.n
T
oyota Otomotiv Sanayi
Türkiye A.Ş üretimde 20.
yıla ulaşmasının coşkusunu
yaptığı törenle 3 bin 500
çalışanıyla birlikte kutladı.
Türkiye'nin ihracat liderleri
arasında yer alan Toyota
Otomotiv Sanayi, halen
Corolla ve Verso modellerini
üretiyor. 2014 yılı sonunda
135 bin otomobil üretmeyi
ve bunun yüzde 85'ini
ihraç etmeyi planlayan
Toyota Otomotiv Sanayi, yıl
sonunda iki milyar dolarlık
ihracat hedefine ulaşmayı
planlıyor. 1994 yılından bu
yana Sakarya'daki tesisinde
üretim ve ihracat faaliyetlerini
yürüten Toyota Otomotiv
Sanayi, yakın gelecekteki
24
Eylül September - Ekim October 2014
üretim ve yatırım artışı için
hazırlıklarını sürdürüyor. 20.
yıla özel yapılan kutlamalar
kapsamında fabrikanın
çalışmaları ve faaliyetleri
hakkında bilgilendirme
toplantısında konuşan
Toyota Otomotiv Sanayi
Türkiye A.Ş. Ceo'su Orhan
Özer, "Tesisimiz, başarılı
performansı sayesinde
üretim ve yatırım artışına
layık görüldü. Tüm ekip
arkadaşlarım, her bir
çalışanımız bugünkü
başarımızda pay sahibidir.
Her zaman uyumlu işbirliği
içinde olduğumuz ve
katkılarını bundan sonra da
sürdüreceklerinden emin
olduğum yan sanayimize de
çok güveniyoruz. Destekleri
için tüm iş ortaklarımıza
teşekkür ediyorum" dedi.
20. üretim yılı için
gerçekleştirilen kutlamalara
katılmak üzere Sakarya'ya
gelen Toyota Motor Avrupa
Başkan ve Ceo'su Didier
Leroy, "En büyük gücümüz
ürün kalitesi. Japonya'da
neyse Türkiye'de de onu
görüyor ve gurur duyuyoruz.
Türk ekonomisinin gücüne
güveniyoruz. Türkiye
fabrikamızdaki üretimi
artırmayı hedefliyoruz.
Mevcut modelin Türkiye'de
üretilmesi de olabilir, yeni
model de düşünülebilir.
Türkiye'yi ana ihraç merkezi
yapmak, dünya çapında
Toyota
Manufacturing
Turkey celebrates
20th year in
production
Toyota Motor
Manufacturing Turkey Inc.
celebrated its 20th year
in production, sharing the
enthusiasm with its 3500
employees in the ceremony.
Being one of the leading
exporters of Turkey, Toyota
Motor Manufacturing
produces the Corolla and
Verso models. Toyota
Motor Manufacturing plans
to reach its 2 billion dollar
exports target by the end
of 2014, producing 135.000
units and exporting 85
percent of them.
www.taysad.org.tr
SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık:
“Yerli otomobilin 2020 yılından
önce olmasını hedefliyoruz”
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobil markasının
2020'den önce yollarda olmasını hedeflediklerini belirterek, "Bu
markanın da daha çok içten yanmalı motor değil, menzili uzatılmış
elektrikli araç şeklinde olmasını hedefliyoruz. Buna yönelik de sektörle
güçlü iş birliği hedefliyoruz" dedi.
Dünyanın en iddiali test
merkezlerinden birini
kuracağız
Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı
Fikri Işık
B
ilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Fikri
Işık, Türkiye'de otomotiv
sektörüne yönelik test ve
muayene kapasitesini hızla
iyileştirmek için çalışmaları
sürdürdüklerini kaydederek,
"Bursa Yenişehir'de
kuracağımız test merkezinin
şu anda çalışmaları devam
ediyor. Belki şöyle bir müjdeyi
de sizinle paylaşmakta fayda
var. Bursa Yenişehir'de
kuracağımız test merkezinde
vites büyüttük. Dünyanın en
iddialı test merkezlerinden
birini kuracağız. Yerini
değiştirdik. Testlerin çok
daha iyi yapılabilmesiyle ilgili
bir alanı belirledik. Şimdi o
alanla ilgili bütün çalışmaları
yürütüyoruz" ifadesini
kullandı.
Gelecek 10-15 yılda
dünyadaki üretimin yarısının
BRIC ülkeleri tarafından
yapılacağını, küresel ısınmayla
dünyada çevresel faktörler
konusundaki bilinç ve
beklentinin arttığına dikkati
çeken Işık, buna bağlı olarak,
otomotiv sanayisinde araç
hafifletme, çevre ve tüketici
dostu araç, yeni malzemeler
ve yeni teknolojiler
konusunda çalışmaların
da her geçen gün artığını
vurguladı. Işık, 2020'ye kadar,
Avrupa'da her 5 araçtan
birinin elektrikli olacağının
26
Eylül September - Ekim October 2014
Gelecek 10-15 yılda
dünyadaki üretimin yarısının
BRIC ülkeleri tarafından
yapılacağını, küresel
ısınmayla dünyada çevresel
faktörler konusundaki bilinç
ve beklentinin arttığına
dikkati çeken Işık, buna
bağlı olarak, otomotiv
sanayisinde araç hafifletme,
çevre ve tüketici dostu
araç, yeni malzemeler ve
yeni teknolojiler konusunda
çalışmaların da her geçen
gün artığını vurguladı.
tahmin edildiğini vurgulayan
Işık, şunları söyledi:
"Gelişmiş ekonomilerde
tüketici tercihleri daha
esnek hale geliyor, tercihler
de bireyselleşiyor. Seri
üretimlerde çeşitlilik ve
esneklik artacak gibi
görünüyor. Yeni nesil
araçlarda, sürücü ve yolcu
konforu, araç eğlence kiti,
akıllı sensörler, akıllı güvenlik
kitleri ve düşük yakıt konuları
daha etkin hale gelecek.
Otomotiv teknolojisinde
ortaya çıkan birçok yenilik,
artık yazılım teknolojileri
kullanılarak gerçekleşiyor.
Yazılım teknolojileri konusuna
ayrı önem vermemiz
gerekiyor. Bugün gelinen
noktada, araçlardaki
elektronik ve gömülü yazılım
payı yüzde 40'lardayken,
önümüzdeki 10 yıl içinde bu
payın yüzde 70'lere çıkacağı
tahmin ediliyor.
Bu açıdan Gebze'de faaliyete
geçecek olan Bilişim
Vadisi'nin otomotiv sektörüne
yeni ivme kazandıracağına
inanıyorum."
"Yerli markanın, 2020
yılından önce yollarımızda
olmasını hedefliyoruz"
Otomotiv sanayisinin
2023 gelecek vizyonu ve
hedeflerini anlatan Işık,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yoğun rekabet nedeniyle
motorlu taşıt aracı üreticileri
arasında yaşanan birleşmeler
artarak devam edecek.
Üreticiler, üretim alanlarını
gelişmekte olan ülkelere daha
fazla kaydırarak, bunun yerine
tasarım, Ar-Ge, teknoloji ve
satış sonrası hizmet alanları
gibi daha yüksek katma
değerli alanlara yoğunlaşacak.
Aksam parça üretiminde de
benzer oluşumlarla firma
sayısı azalacak. Pazarlarda
etkinlik daha çok Ar-Ge
ile sağlanacak. Yeni ürün
geliştirmek amacıyla
Türkiye'deki şirketlere
daha fazla görev düşecek
ve ülkemizde otomotiv
alanındaki inovasyon yetkinliği
artacak. Mekatronik, yeni
malzemeler, emisyonlar,
elektronik kontrol, yeni
yakıtlar ve tahrik sistemleri,
ortak araç platformu
geliştirme, müşteri odaklı
tasarım ve araç ağırlığını
azaltma başlıca Ar-Ge
alanlarını oluşturacak."n
We aim to manufacture a domestic car before 2020
The Minister of Science, Industry and Technology Fikri Isik stated
that they aim to have a domestic automobile brand on the roads
before 2020 and said, "We prefer the car to be an electric vehicle
with extended range rather than an internal combustion engine. We
expect a strong cooperation with the industry." Mr. Isik pointed out
that among their priorities is to establish an automotive test center
which will contribute to the development of the industry and informed
that they continue to work for our country to gain one of the leading
test and innovation centers of the world, which will technically reduce
Turkey's dependence to Europe.
www.taysad.org.tr
SEKTÖRDEN HABERLER NEWS FROM AUTOMOTIVE SECTOR
OYDER “Otomobil Alıcıları Takibi Araştırması Raporu” açıklandı
Türkiye’de ortalama 4 yılda
bir otomobil değiştiriliyor
GfK’nın OYDER için Türkiye’de otomobil satın alan kişiler ile düzenli
olarak yaptığı araştırmada, 0 kilometre olarak satın alınan otomobillerin
ilk sahipleri tarafından kullanılma süresi 4 yıl olarak belirlenmiş.
nitelerken, kadın sürücülerin
4’te 3’ü erkek sürücüleri
otomobil kullanımında başarılı
buluyorlar.
Dört Yılda Bir Otomobil
Değişiyor
O
tomotiv Yetkili Satıcıları
Derneği (OYDER) adına
GfK’nın Mart-Temmuz 2014
tarihleri arasında sıfır otomobil
alan toplam 2 bin 546 kişi ile
gerçekleştirdiği “Otomobil
Alıcıları Takibi Araştırması’nın
sonuçları açıklandı. Rapora
göre Türkiye’de araç
değiştirme süresinin ortalama
4 yıl olduğu ortaya çıkarken,
otomobil satın almaya karar
verme ile otomobili satın
alma arasında geçen süre 4
ayı buluyor. GfK’nın OYDER
için yaptığı araştırmada erkek
sürücüler araç kullanma
konusunda kadınları “iyi araç
kullanamıyorlar” şeklinde
28
Eylül September - Ekim October 2014
GfK’nın OYDER için
Türkiye’de otomobil satın
kişiler ile düzenli olarak
yaptığı araştırmada, 0
kilometre olarak satın alınan
otomobillerin ilk sahipleri
tarafından kullanılma süresi
4 yıl olarak belirlenmiş. 4’ncü
yıldan sonra otomobillerini
değiştirerek 2’nci
otomobillerini alanların oranı
yüzde 37 olarak araştırmaya
yansımış. Araştırmada;
3’ncü otomobilini alanlar
yüzde 9, 4’ncü otomobilini
alanlar yüzde 9 ve 5’nci kez
otomobil alanlar da yüzde
8 olarak sıralanırken yüzde
24’lük oranlık bir kesim de
ilk kez otomobil satın almış.
Araştırmada ayrıca; otomobil
satın almaya karar verenlerin
bu kararlarını ortalama olarak
4 ayda hayata geçirdikleri de
ortaya çıktı.
Erkeklere Göre Kadın
Sürücüler “Başarısız”
Türkiye çapında 58 yetkili
bayiden “0” km. otomobil
satın alan 2 bin 546 kişinin
katıldığı araştırmada ortaya
çıkan bir başka ilginç sonuç
da trafikte hiç bitmeyen
bir taştırma konusu olan
“erkekler mi kadınlar
mı daha iyi otomobil
kullanır” sorusuna verilen
cevaplar oldu. OYDER-GfK
araştırmasına katılan her
10 erkek sürücüden 6’sı
kadın sürücüleri trafikte
başarısız bulup “hiç iyi
araç kullanamıyorlar”
derken, kadın sürücüler
tam tersi erkek sürücüleri
yüzde 75 oranında başarılı
buluyorlar. Ankette sorulan
“sürücü olarak kendinizi
nasıl buluyorsunuz”
sorusuna erkekler yüzde 84
oranında “kendimi başarılı
buluyorum” derken, kadın
sürücülerin kendilerini başarılı
bulmalarının oranı ise yüzde
52’de kalıyor.
Otomobil Sosyal Statü
Simgesi
GfK tarafından müşterilerin
araç seçimindeki kriterlerini
ortaya koymak amacıyla
yapılan araştırmada, otomobil
yüzde 51 ile sosyal statü
simgesi olarak görülürken,
premium marka satışlarda
bu oran yüzde 81’e kadar
yükseliyor. Araştırmaya göre
otomobil satın alan her iki
kişiden biri kredi kullanırken,
yeni araç alımında karar
vermedeki ana motivasyon
“mevcut işine olan güven”
olarak belirlenmiş. Otomobilin
dizaynı ve teknolojik özellikleri
otomobil seçiminde ilk
sıraya yerleşirken yakıt
tasarrufu, güvenlik özellikleri
ve emisyon değerleri son
sıralarda yer alıyor.n
In Turkey people change cars
every 4 years in average
The results of "Car Buyers Tracking Survey" have been announced.
The research was done by GfK on behalf of Authorised Automotive
Dealers' Association (OYDER) between March-July 2014 among a
total of 2546 individuals. According to the report, the average time
a car is changed in Turkey is 4 years and the duration between the
decision to purchase a car and the purchase is about 4 months. In the
survey, male drivers describe female drivers as "they don't drive well"
and three fourth of female drivers find the male drivers successful.
www.taysad.org.tr
OTOMOTİV SANAYİ AUTOMOTIVE INDUSTRY
MAN Otobüs Satınalma Grup Başkanı Barbaros Oktay:
“Ürün ve hizmet tedarikçisi değil
çözüm ortakları arıyoruz”
Türk otomotiv ve otomotiv yan sanayisini nasıl değerlendiriyorsunuz?
T
ürk otomotiv ana ve tedarik sanayi ülkemizin lokomotif sektörü olma konumunu hep koruyor. Bu nedenle sektördeki büyümenin ülkemizin büyümesine paralel veya daha hızlı olması durumunda ülke
gelişimine katkısı tartışılamaz bir gerçektir.
Geçen son 10 yılda olduğu gibi önümüzdeki yıllarda da Türkiye’nin otomotiv ana
ve tedarik sanayisi dünya liginde önemli bir aktör olma çabasını devam ettirmesi şart.
Ancak bunun için sürdürülebilir olarak büyümek ve önümüzdeki fırsatları ve riskleri
iyi değerlendirmek önem arz ediyor.
Benim bulunduğum noktadan baktığımızda; ülkemize gelecek üretim amaçlı yatırımlara verilen desteğin yanı sıra otomotiv
tedarik sanayinin ihracatını artırması için
yapılacak çalışmalara öncelik verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Otomotiv sanayimizin büyümesi sadece
ülkemizdeki yatırım ve montaj hatlarının
artması ile değil, tedarik sanayinin küre-
30
Eylül September - Ekim October 2014
Türk tedarikçilerin mühendislik çalışmalarına daha fazla önem
vermesine değinen Barbaros Oktay; Süreç analizleri, alt tedarikçi yönetimleri, üretimde verimlilik hedefleri ve yalın üretim çalışmaları ile süreçlerin sürekli iyileştirilmesi ve parça bazında seri
üretim yapılmasının artık önemli bir şart olduğunu dile getirdi.
sel otomotiv imalatçılarına daha çok ihracat yapması ile gelişecektir.
ne verilecek destekler giderek çok önemli
bir konu haline geliyor.
Avrupa’daki otomotiv ana sanayilerinin
mevcut kapasitelerinin yakın bir gelecek
için çok fazla genişlemeye ihtiyaç duymayacağı görülüyor. Bu nedenle ülkemize gelecek yatırımların yakın gelecekte çok fazla
olmayacağı kanaatini taşımaktayım. Yeni
bir yatırım gelemeyecekse Avrupa’daki
mevcut yatırımlara nasıl daha fazla ihracat
yapılabilir sorusunu çözümlemek gerekiyor. Ayrıca ülkemizdeki mevcut yatırımların yerlilik oranlarının yükseltilmesi de bilindiği gibi çok önemli bir konu. Genel olarak yüzde 55 seviyesinde olan bu rakamın
doğru çalışmalar ile yüzde 80’lere çıkarılmasının hedeflenmesi gerekiyor. Bunlardan dolayı Türk otomotiv tedarik sanayisi-
OSD, TAYSAD, OYDER, ODD gibi çok
önemli derneklerimiz ve bu konuda bilgi
ve deneyim sahibi insanlarımız var.
Genel olarak rekabet gücümüzü artırmamız için gereken çalışmalara öncelik verilmesi durumunda artan bir ivme ile sektörün büyümeye devam edeceğini düşünüyorum.
Ancak bizimle beraber Orta Avrupa ve Kuzey Afrika ülkelerinin de uygun maliyetli iş
gücü ile rekabetten her geçen gün daha
fazla pay almaya çalışacağından, ülkemizdeki milli gelir düzeyinin artması ve bizim
rekabet düzeyimizin etkileneceğinden de
bahsetmek gerekir.
www.taysad.org.tr
Ancak bu noktada yakınmak yerine nasıl
mücadele edilebileceği üzerine çalışmalar
yapmak gerekiyor. Ülkemizde bunu çok iyi
başaran tedarik sanayicilerimiz mevcut.
Otomotiv üreticileri ile tedarik sanayinin ilişkisini 3 aşamada ele alarak konuyu
özetlemek istiyorum. Bu üç aşama; tanıma ve teklif verme, proje süreci ve seri tedarik ve servis hizmetidir.
Seri Tedarik ve Servis
Çok açık yüreklilikle söylemek isterim, şu
ana kadar sektörde rastladığı bir iki şanssız
vaka dışında Avrupa’da Türk tedarikçilerin
seri tedarik ve servis sürecindeki performansına ait olumsuz bir duruma rastlamadım. Bilakis, ülkemiz insanının sorun çözmedeki hız ve pratikliğiyle başarılı olmadaki gurur ve isteği buraya çok iyi motivasyon olarak yansıyor. Bunun sonucunda ise
uzun vadeli ilişkiler kuruluyor. Buradaki temel eksiklik modern verimlilik geliştirme
çalışmalarının devreye alınıp uzun vadede
maliyetlere olan yansımasının tedarikçilerimiz tarafından tam anlamıyla tatbik edilememesidir.
hususundaki gelişim ihtiyacı ana sanayi ile
ülkemizdeki tedarik sanayicilerinin arasındaki ilişkilere de maalesef yansıyor.
Her bir parça nominasyon kararına bir proje olarak bakmak, bir proje organizasyonu ve lideri oluşturmak ve projenin istenilen kalite, maliyet ve termin süresinde tamamlanmasını amaçlamak gerekiyor. Bunun için şüphesiz, iyi yabancı dil bilen ve
proje yönetimi hususunda deneyimli insanlara ihtiyaç var. Yurt dışındaki tedarikçiler ile Türk tedarikçileri karşılaştırdığımda gördüğüm ilk fark bizim tedarikçilerimizin çoğunun mühendislik ya da satış bürolarını bu projelerin yönetiminden sorumlu tutmaya çalışması. Hâlbuki yurt dışındaki tedarikçiler bunun için bünyelerinde
özel proje yönetim ofisleri bulundurmaktadırlar. Böylelikle esas işi proje yönetimi
olan bu insanlar, daha konsantre ve profesyonelce proje yürütüyorlar. Bunu ülkemizde de başaran tedarikçilerimiz mevcut
olduğunu biliyoruz. Bu tedarikçiler farklarını iş süreçlerinde hemen belli ediyor. Bu
zihniyetin tüm tedarikçilerimize yayılması
gerekir.
BARBAROS OKTAY: MAN; belirli bir süre önce NEOPLAN markasının ürünlerinin tamamını Ankara’daki fabrikasında üretilmesine
başlama kararı alarak Türkiye’deki üretim portfoyünü ve kapasitesini artırdı. Bu karar sonrası Ankara’daki fabrikamız da sadece bir
üretim tesisi olmaktan çıkarılarak mühendislik ve ürün geliştirme
faaliyetlerinde Alman meslektaşları ile ortak çalışmalar yapan bir
Ar-Ge merkezi haline getirildi.
Tecrübelerinize dayanarak Türk tedarikçilerin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Hem kişisel olarak hem de görevim gereği
Türk tedarikçilerin yurt dışındaki çalışmalarını yakından takip ediyorum.
Türk tedarik sanayicileri özellikle son 10
yılda çok önemli gelişmelere imza attılar.
Bunu göz ardı edemeyiz. Şirketler kurumsallaşma yolunda çok ilerlediler. Fakat firmalar ihracat yapmaya başladıkları ilk yıllarda belki de tecrübesizliklerinden kaynaklanan yaptıklarını yanlışlar yüzünden bir
takım ön yargıların oluşmasına neden oldular. Bu durum, Türk tedarikçilerin aşması gereken önemli bir bariyer olarak karşılarına çıkmaktadır.
www.taysad.org.tr
Ana sanayi şirketleri uzun vadeli güvenilir ilişkiler kurarak bu ilişkilerde iyi hizmet
ve yıllar içinde azalan maliyet performansı bekliyorlar. Hizmetin iyi sunulması konusunda bir sorun yok. Fakat maliyetleri
azaltmaya yönelik çalışmalar ve bunların
ürüne yansıması gibi mühendislik çalışmalarına önem verilmesi gerekiyor. Süreç
analizleri, alt tedarikçi yönetimleri, üretimde verimlilik hedefleri ve yalın üretim çalışmaları ile süreçlerin sürekli iyileştirilmesi ve parça bazında seri üretim olarak çalışılması şart.
Proje Yönetimi
İkinci konu ise nominasyon kararı ile başlayan proje yönetimi. Çok iyi örnekleri olmakla beraber, ülkemizdeki proje yönetimi
Tanıma ve Teklif Verme
Tanıma ve teklif verme sürecinde dünyadaki ana sanayiler her geçen gün yenilikler
üzerinde çalışıyorlar. MAN bildiğiniz üzere
bir VW grup şirketidir. VW’de tüm tedarikçilerimiz ile iletişim kurduğumuz bir online
portal bulunmaktadır. Bu portal üzerinden
ihtiyaç duyduğumuz tüm parçalar için tedarik çağrısında bulunuyoruz. Her şey sistem üzerinden yürüyor.
Bunun için ana sanayi bazında sistemleri
çok iyi tanıyan ve kullanılabilen uzman personele sahip olmak çok önemli. Ana sanayiciler bu sistemlerin kurulumu ve eğitimleri için başvurulması durumunda her zaman destek veriyorlar.
Bu sistemlerde malzeme gruplarına göre
Eylül September - Ekim October 2014
31
OTOMOTİV SANAYİ AUTOMOTIVE INDUSTRY
tanımlı ve onaylı tedarikçi olmak işin en
önemli temeli.
Bu sistemler üzerinden tedarik ihtiyaçlarını takip etmek gerekir. Gelecekte Satın Alma Ofisleri ile tedarikçiler arasındaki
ilişkiler bu sistemler üzerinden daha farklı şekillenecek. Artık eskisi gibi ‘Proje için
beni nasıl olsa ararlar’ mantığından kurtulmak gerekiyor. Bunun yerine sistem üzerinden ‘Şirketimi ilgilendiren hangi projeler mevcut’ diyerek proaktif araştırma yapmalıdır. Bu açıdan sistemi tanıyabilen ve
gerekli projeleri belirleyebilen eğitimli personele sahip olmak çok önemli. Ben, kişisel olarak her hafta katıldığım grubumuz
bünyesindeki tedarik komitelerinde ülke-
ları ekleniyor. Ancak daha öncede de belirttiğim gibi süreçlerini sistemler üzerinden yürüten, ana sanayicilerle pazarlık yapılmadan ya da teklif veren en iyi iki tedarikçi ile pazarlık yapılarak dosyalar kapanıyor. Bu da baştan pazarlık payı ekleyen
Türk tedarikçilerini zaman zaman sürecin
dışına itiyor.
Diğer bir noktayı ise lojistik maliyetleri
oluşturuyor. Orta Avrupa her geçen gün iş
süreçlerindeki kalitesini ve imkânlarını artırıyor. Bu da merkezi Avrupa’da bulunan
tesislere coğrafi yakınlıklardan dolayı daha
iyi lojistik maliyet olarak yansıyor. Bu bugün için hissedilen ve yakın gelecek için
etkisini artıracak bir gerçek.
Geçmiş yıllarda İstanbul’da faaliyet gösteren ve Volkswagen bünyesindeki 12 şirkete hizmet veren VW Bölgesel Tedarik Ofisi (RSO) Man’ın
Ankara’daki tesislerine 2014 yılı başında taşınarak Man Türkiye A.Ş. bünyesindeki satın alma ofisimiz ile birleşti. Böylece VW Bölgesel Tedarik
Ofisi’nin Türk imalatçılardan daha fazla tedarik imkân sağlanması amaçlanmıştır. Ayrıca Bölgesel Tedarik Ofisi çalışmaları MAN’ın yıllarca Türk tedarikçileri ile kurduğu sağlam temelli ilişkiler üzerinden desteklenmektir.
mizde konu ile ilgili tedarikçi olmasına rağmen teklif verilmeyen ve sonrasında ilgili
şirketlerin genel müdürlerinin ‘iş alamıyoruz’ diye şikâyet edilen çok vaka gördüm.
Dolayısıyla, bu sistemlerin aktif olarak kullanılması bir başka şart.
Bu konudaki diğer önemli nokta teklif paketlerinin ve sunumlarının ana sanayilerdeki karar verme süreçlerinde ne kadar
önemli araçlar olduğunun anlaşılmasıdır.
Yine çok iyi örnekleri olmasına rağmen
maalesef tedarikçi şirketlerden çok profesyonelce hazırlanmamış teklif paket ve
sunumları ile karşılaşıyoruz. Bu tekliflerinin uygun olmasına rağmen nominasyonlariın başka ülke kaynaklı tedarikçilere gittiğini görüyoruz. Teklif paketi ve sunumu
teknik şartnameler çok iyi incelenerek hazırlanmalıdır. Sunum mutlaka proje yönetimi hususunda bilgileri içermelidir. Herkesin zamanla yarıştığını unutmamak gerekiyor. Maliyet ne kadar uygun olursa olsun
hiçbir ana sanayi, projesini parça tedariği
için riske atmak istemeyecektir.
Ürün ya da hizmet tedariği
yapan sanayiciler değil,
çözüm ortağı olan tedarikçiler
arıyoruz. Bu nedenle
tedarikçilerin şimdiye kadar
tüm TAYSAD başkanlarımızın
altını çizdiği Ar-Ge faaliyetlerine
önem vermeleri çok ama çok
önemlidir.
İhracat yapan Türk tedarikçilerinin lojistik
verimliliklerini artırmaya yönelik dernek çatıları altında çözüm bulmaları ve güçlerini
birleştirmeleri gerekmektedir. Ayrıca ihracat yapan şirketlerin lojistik maliyetlerinin
devlet tarafından desteklenmesi de diğer
bir katkı olabilir.
Hepsinden önemlisi, artık ürün ya da hizmet tedariği yapan sanayiciler değil, çözüm ortağı olan tedarikçiler arıyoruz. Bu
nedenle tedarikçilerin şimdiye kadar tüm
TAYSAD başkanlarımızın altını çizdiği ArGe faaliyetlerine önem vermeleri çok ama
çok önemlidir.
Elbette tüm bu iyi ve iyileşmeye açık olan
yönleri vurgularken ihracat yapan yerli tedarikçilerimizin ülke adına çok önemli işler
yaptıklarının altını çizmek gerekiyor. Bunu
yaparken, bugünden çok daha fazla devlet desteğini hak ettiklerini vurgulamadan
da konuyu kapatmak istemiyorum. En basit örnek olarak, bir konsept sunumu için
yurt dışına giderecek şirket yetkilerinin
vize problemi ile karşılaştığı durumları yaşanıyor. Bu yüzden fırsat eşitsizliklerine tanık oluyoruz. Tüm bunlara rağmen ülkemiz
Diğer önemli bir konuyu ise teklif rakamları oluşturuyor. Ne yazık ki hala geleneksel olarak, ‘Nasıl olsa fiyatta pazarlık yapılacaktır’ öngörüsü taşınıyor. Bu nedenle ilk
verilen tekliflerdeki maliyete pazarlık pay-
32
Eylül September - Ekim October 2014
www.taysad.org.tr
OTOMOTİV SANAYİ AUTOMOTIVE INDUSTRY
tan çıkarılmış, mühendislik ve ürün geliştirme faaliyetlerinde Alman meslektaşları
Bilinmeyen Yönleriyle Barbaros Oktay
ile ortak çalışmalar yapan bir Ar-Ge merkezi haline getirilmiştir.
Geçmiş yıllarda İstanbul’da faaliyet gösteren ve Volkswagen bünyesindeki 12 şirkete hizmet veren VW Bölgesel Tedarik
Ofisi (RSO) Man’ın Ankara’daki tesislerine 2014 yılı başında taşınarak Man Türkiye A.Ş. bünyesindeki satın alma ofisimiz
ile birleşti. Böylece VW Bölgesel Tedarik
Ofisi’nin Türk imalatçılardan daha fazla tedarik imkân sağlanması amaçlanmıştır.
Ayrıca Bölgesel Tedarik Ofisi çalışmaları
MAN’ın yıllarca Türk tedarikçileri ile kurduğu sağlam temelli ilişkiler üzerinden desteklenmektir.
Daha önce grup bünyesinde Budapeşte’ye
raporlayan ofis, bu birleşme kararı ile merkezi fonksiyonların bulunduğu Wolfsburg’a
raporlama yapmaktadır. Bu da karar verme
tedarikçileri çok başarılı işlere imza atıyorlar. Bir kez daha hepsine başarılar dilemek
isterim.
kabiliyetlerimizi şüphesiz Türk tedarikçiler
lehine artırmıştır.
Ankara’daki fabrikamızda üretilen ürünle-
MAN’ın Türkiye’deki operasyonlarından ve Türk tedarikçileri ile olan ilişkilerinden bahseder misiniz ?
rin yerlilik oranlarını da her geçen gün ar-
Dünyanın önde gelen kamyon, otobüs
şase ve motor üreticilerinden Man, bir
Volkswagen grup şirketidir. MAN, merkezi olan Almanya dışındaki ilk yatırımını 48
yıl önce Türkiye’de yapmıştır. Bu nedenleMAN ve Türkiye’nin temellerini çok uzun
tarihsel geçmişten alan sağlam ilişkileri
mevcuttur.
grubunuz bünyesindeki her yeni parça te-
2009 yılında MAN Türkiye AŞ’nin CEO’su
Münür Yavuz ve yönetim ekibinin aramıza
katılmasıyla Ankara işletmemiz MAN ticari araçlar şirketler grubunda en iyiler arasında yerini almıştır. Otobüslerin uzun yıllara karşı korozyon dayanımını sağlayan ön
işlem ve tüm gövde daldırılabilme imkânı
bulunan kataforez kaplama tam otomatik
tesisi yatırımı gerçekleştirilmiştir. Kablo tesisat üretim kapasitesi artırılmıştır. Böylece Man’ın dünya üzerindeki tüm otobüs
ve yürüyen şaselerine hizmet verilmeye
başlanmıştır. Man belirli bir süre önce NEOPLAN markasının ürünlerinin tamamını Ankara’daki fabrikasında üretilmesine
başlama kararı aldı. Böylece Türkiye’deki
üretim portfoyünü ve kapasitesini artırmış
oldu. Bunun devamında Ankara’daki fabrikamız da sadece bir üretim tesisi olmak-
34
Eylül September - Ekim October 2014
tırmak gibi bir politikamız mevcuttur. Bunun yanı sıra Avrupa merkezli şirketimiz ve
dariğinde RSO ofisinin Türkiye’deki tedarikçilere yer vermesi gibi önemli bir görevi
bulunmaktadır.n
Güne Nasıl Başlar?
Çok erken
Hangi Sporları Yapar?
Her hafta Çarşamba günü akşam
yüzmek, Cumartesi günü ormanda
yürüyüş
Düzenli Takip Ettiği Yayınlar?
TAYSAD Dergi, Focus, National
Geographic ve bazen Der Spiegel
En Sevdiği Yemek?
Yurt dışındaki bir insan olarak tüm Türk
yemekleri
En Sevdiği Şehir?
Şüphesiz İstanbul
Sevdiği 3 Özelliği?
Hızlı ve atak olma, ikna etme kabiliyeti,
mücadelecilik
İş Hayatında En Çok Kızdığı Durum?
Sorulara çok uzun cevap verilmesi ve
cevap dışında her konuya değinilmesi,
ileri görüşsüzlük
Hangi Tür Müzikleri Dinler?
Arabeskten tutun da, sabahları işe
gelirken dinlediğim klasik müzik
CD’lerime kadar geniş bir yelpazem var.
Ama daha çok eski şarkılar diyelim
Son Okuduğu Kitap?
Kesin İnançlılar - Eric Hoffer
Son İzlediği Film? Budapeşte Oteli
Ailesiyle/Arkadaşlarıyla Yapmaktan
Hoşlandığı Şeyler?
Yeni yerler keşfetmek
BARBAROS OKTAY: 35 yaşında olan
Barbaros Oktay İstanbul doğumludur. Babasının mesleği nedeniyle
Türkiye’nin değişik bölgelerinde tahsilini tamamladı. Kendisine nereli olduğu sorulduğunda “Türkiyeli” demeyi sevdiğini söyleyen Oktay, üniversite
eğitimini Hacettepe Üniversitesi Kim-
Tatillerini Nerede Geçirir?
Muhakkak bir hafta deniz kenarı
Antalya, geri kalanında muhakkak yeni
bir şehir
En Sevdiği Söz
Barışta ter dökmeyen savaşta kan döker
ya Mühendisliği bölümünde tamamladı. Mesleki görevlerini sürdürürken Bilkent
Üniversitesi’nde Executive MBA eğitimi aldı.
10 yılı aşkın bir süredir çalışma hayatına mühendis olarak başladığı MAN ticari araçlar bünyesinde devam eden Barbaros Oktay, şu anda otobüs satınalma süreçlerinin
tamamından sorumlu olarak hizmet vermektedir. Polonya, Türkiye, Almanya, Güney
Afrika ve Hindistan’a kadar dünyanın tüm bölgelerinde faaliyetlerini MAN Truck &
Bus AG’nin merkezi olan Munih’ten yürütüyor. Yaklaşık 2 senedir Münih’te yaşıyan
Barbaros Oktay, bu görev için Münih’e davet edildiğinde Almanya’daki bu pozisyon
da MAN Türkiye çıkışlı ilk Türk olmanın verdiği gurur ve sorumluluk bilinciyle göreve
başladığını ifade ediyor. Oktay, 7 yaşında bir kız babasıdır.
www.taysad.org.tr
OTOMOTİV SANAYİ AUTOMOTIVE INDUSTRY
MAN Bus Purchasing Vice President Barbaros Oktay:
“We are looking for solution
partners, not product and
service suppliers”
Barbaros Oktay pointed out the importance of engineering
studies of the Turkish suppliers, process analysis, sub-supplier management, production efficiency targets, lean manufacturing studies, continuous improvement of processes and
part-based mass production.
How do you evaluate Turkish automotive and automotive supply industry?
T
urkish automotive main and supply
industry maintain their position as the
leading industry of our country. Therefore,
it’s an indisputable fact that the growth of
the industry will be a contribution to the
development of the country as far as it’s
parallel to (or even faster than) the growth
of the country.
In the coming years, it’s essential for the
Turkish automotive main and supply industry to continue the effort to become
36
Eylül September - Ekim October 2014
an important player in the global league
as the past 10 years. However, to achieve
this, it’s necessary to grow sustainably
and use the opportunities and risks ideally.
From my point of view, investments with
productional purpose should be supported
as well as the studies performed should
be given priority in order to increase the
exports of the automotive supply industry. The automotive industry will grow not
only with the increase of investments and
assembly lines, but also with more ex-
BARBAROS OKTAY: Some
time ago, MAN decided to
manufacture all the products
of NEOPLAN in Ankara plant.
So, it increased both its
product portfolio and capacity
in Turkey. Following this, our
plant in Ankara is no longer
just a production facility
but has become an R&D
center where all engineering
and product development
operations are performed
in cooperation with German
colleagues.
www.taysad.org.tr
OTOMOTİV SANAYİ AUTOMOTIVE INDUSTRY
VW Regional Supply Office
(RSO) has moved to Ankara
and merged with the
Purchasing Office at the
beginning of 2014 after
servingr 12 companies in
Istanbul for the past years, so
that VW Regional Supply Office
is intended to provide more
from Turkish manufacturers.
Also, the operations of the RSO
has been supported by the
strong relationship with Turkish
suppliers which was wellestablished by MAN throughout
the years.
and expericence. I believe that the industry will continue to grow with an increasing momentum as far as we give priority
to necessary studies in order to increase
our competitiveness in general. However,
we should mention the fact that with
each passing day, Central European and
Northern African countries will try to take
a share in the competition with their affordable labor force and our competitive
level and national income will be affected.
Could you tell us about the operations
of MAN in Turkey and its relationship
with the Turkish suppliers?
As a Volkswagen Group company, MAN
is one of the world’s leading truck, bus
chassis and engine manufacturers. MAN
matic plant where the vehicles have pretreatment and are submerged entirely,
which is for cataphoresis coating in order
to provide corrosion resistance of buses
for long years. We increased the production capacity of cable installation. Thus,
MAN started to provide service to all buses and moving chassis in the world. Some
time ago, MAN decided to manufacture
all the products of NEOPLAN in Ankara
plant. So, it increased both its product
portfolio and capacity in Turkey. Following this, our plant in Ankara is no longer
just a production facility but has become
an R&D center where all engineering and
product development operations are performed in cooperation with German colleagues.
VW Regional Supply Office (RSO) has
moved to Ankara and merged with the
Purchasing Office at the beginning of
2014 after servingr 12 companies in Istanbul for the past years, so that VW Regional
Supply Office is intended to provide more
from Turkish manufacturers. Also, the operations of the RSO has been supported
by the strong relationship with Turkish
suppliers which was well-established by
MAN throughout the years.
ports of the supply industry to the global
automotive manufacturers.
made its first investment out of their
It’s predicted that the European automotive industry manufacturers will not be in
the need of expanding their current capacities in the near future. Therefore, I don’t
expect many investments to our country
in the foreseeable future. If there’s no
new investment, then we need to find
an answer to the question on how to export to the current investments in Europe
more than usual. Also, as known, another
important subject is increasing the rate
of the indigenousness of the current investments in our country. We need to
increase the rate from 55 percent upto
80 percent by performing proper studies.
Because of all these, the support to the
Turkish automotive supply industry becomes a very substantial subject. In this
regard, we have significant people and
organisations such as OSD (Automotive
Industrialists’ Association), TAYSAD, OYDER (Authorised Automotive Dealers’ Association) and ODD (Automotive Distributors’ Association) with great knowledge
That’s why MAN has a long historical past
38
Eylül September - Ekim October 2014
center, Germany, 48 years ago in Turkey.
and strong relationship with Turkey.
In 2009, when MAN Turkey Inc. CEO
Munur Yavuz and his administration team
joined us, our Ankara unit took place
among the best of MAN commercial vehicles group of companies. We made an
investment and established a fully auto-
The office used to report to Budapest in
the group and following the merge now
it reports to Wolfsburg where the central
functions are and this has increased our
ability to decide in favor of Turkish suppliers.We also have the policy to raise the
indigenousness of the products that we
manufacture in our plant in Ankara with
each passing day. In addition, the RSO
has the important task that it includes
the Turkish suppliers in each new supply under our group and European based
company.n
BARBAROS OKTAY: He’s 35 years old and was born in Istanbul. Due to his father’s
profession, he completed his education in different regions of Turkey. When asked
where he’s from, he prefers to say he’s “from Turkey”. He has graduated from Hacettepe University Chemical Engineering and has also received Executive MBA from Bilkent
University while working. Currently, Purchasing Vice President responsible from Bus
Business and RSO Turkey where he started work as an engineer more than 10 years
ago. He operates all the activities in Poland, Turkey, Germany, South Africa, India and
other several regions of the world from the center of MAN Truck & Bus AG in Munich
where he’s been living for the past 2 years. He states that he’s honoured by being selected for this position in Germany as the first Turkish citizen from MAN Turkey and he’s
well awared of his responsibilities.
www.taysad.org.tr
KALIP TAŞIMA ROBOTU
BÜYÜK
YENİLİK!
ü5 - 50 ton taşıyabilen model seçenekleri
ü
Sınırsız manevra kabiliyeti
ü
Bulunduğu konumda yön değiştirme
ü
Kullanımı özel eğitim, ehliyet ve beceri gerektirmez!
ü
Çevreye duyarlı, %100 elektrikle çalışır,
8 saat şarj süresi - tam yüklü kesintisiz 3 saat çalışma
ü
Yüksek iş güvenliği / Lazer mesafe sensörleri
ü
Çok düşük bakım ve işletme maliyeti
TOSB 1. Cadde 14. Sokak No:5 Çayırova / KOCAELİ
Tel: +90 262 658 0404. [email protected]
www.tekiskalip.com.tr
TAYSAD ALMANYA TEMSİLCİLİĞİ TAYSAD GERMANY LIAISON OFFICE
Tedarikçiye İş + Yük
G
sinin olacağını belirtmiştik, tabii ki bu sürecin getirdiği yükler de oldukça fazla, ancak aşılabilir. Kısaca tedarikçiler küreselleşmek zorunda. Bir ana sanayinin sadece Avrupa fabrikalarına mal vereceğim diğer kıtalar, fabrikalar benim için ilginç değil
dönemi kapanmak üzere. Küreselleşmenin maliyeti iyi hesap edilmeli ve küreselleşmenin gerektirdiği “know how”ları iyi
içselleştirebilen yapılara bir an evvel geçilmelidir.
ünümüz otomotiv sanayisine şekil
veren “mega trend”ler çoktankendisini göstermiş, bir çok ana ve yan sanayi bu trendlere göre pozisyon almaya başlamıştı. Kısaca bu mega trendleri; elektrikli araç ve bunun üretim/modül/parçalara etkisi, araç başı CO2 emisyonun azaltılmasının etkileri (alternatif motor/şanzıman teknikleri) enformasyon teknolojilerinin ve akıllı sistemlerin araçlara adaptasyonu ve hafif/yeni malzemeler vb. olarak
belirtebiliriz.
Küresel rekabet baskısı da bu trendlerin
yanı sıra hissedilmeye devam ediyor. Ayrıca, yaklaşık 3 yıldır otomotiv ana sanayilerin üretim yapılarını modernize etmeye,
yeni teknolojik gelişmeleri daha fazla entegre etmeye ve verimliliklerini artırmaya
yönelik çalışmalarını izlemekteyiz. Milyar
Avro’lar tutarındaki yatırımlar ile süreç hızlı bir şekilde ilerlerken ana sanayinin merkez Avrupa ülkelerindeki araç katma değer
oranı yüzde 25 seviyelerine kadar indi.
Ana sanayiler tarafından bir başka mesaj
ise; masrafları azaltma ve satın alma süreçlerinde optimizasyon aracılığıyla milyarlarla ifade edilen bir tasarruf programının
uygulamaya konulacağı yönünde…
Bir taraftan yeni teknolojik gelişmelere
ayak uydurmak zorunda olan ve yatırım
yapan tedarikçiler, diğer taraftan da milyar
avro mertebelerindeki tasarruf programlarına uymak zorunda bırakılmaktalar. Bu tür
çok taraflı sorunlarla baş etmek durumunda kalan tedarikçiler aslında geçmişte de
bu gibi durumlarla karşı karşıya kaldılar.
Fırsatlar
Mega trendler ve ana sanayide üretim/
modüler yapıdan kaynaklı satınalma stratejileri tedarikçilere önemli iş fırsatları da
doğurmaktadır. Bu fırsatları iki kalemde
belirtmek gerekirse; birincisi üretim/modüler sistemden kaynaklı olarak ana sanayiler küresel çapta belirledikleri tedarikçiler ile daha fazla iş sözleşmesi yapmak istiyorlar. İkincisi, ana sanayilerin katma değer oranından daha fazla çekilmesi ile olu-
40
Eylül September - Ekim October 2014
AHMET YILMAZ
TAYSAD Almanya Temsilcisi,
exTim GmbH Yönetim Kurulu Başkanı
TAYSAD Germany Representative,
Chairman of the Board of exTim GmbH
şan/oluşacak alanlarda iş taleplerinin artması. Bu klasik anlamda sadece outsource edilen ürün/ürün gruplarını kapsamıyor
(klasik anlamda bilindiği üzere, ana sanayilerin yetkinlik sahibi oldukları alanları/ürünleri, daha ucuza satın alabildikleri anda dışarıya verdiler), teknolojik gelişmelerden
dolayı, artık ana sanayiler yetkinlik geliştiremedikleri ‘teknolojik ürünler’i daha fazla
satın almak zorunda kalıyor. Audi firmasının satın almadan sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Bernd Martens, bu durumu satın
alma için yeni bir fenomen olarak yorumlamakta ve bu alanda inovatif küçük tedarikçi firmalar ile de çalışmak istediklerini belirtmektedir. Bu alanın bir diğer özelliği, bu
yeni teknolojik ürünlerin piyasa fiyatı henüz oluşmadığı için, ana sanayiler bilindik
satın alma strateji metotlarına buna uygulayamamaktalar.
Yükler
Ana sanayilerin küresel çapta belirlenen
tedarikçilerle çalışmak istediğini (yani değişik coğrafyalar için değişik tedarikçilerle
değil aynı tedarikçilerle tüm üretim ağına
hizmet) ve bunun kapasite artırıcı bir etki-
Küreselleşmenin ve bir o kadar da mega
trendlerin etkisi ile bir çok büyük dev yan
sanayi firmasının da zorlandığı bilinmektedir. Organik olarak büyümede (hem ürün
hem de coğrafya açısından) zorlanan firmalar satınalmalar aracılığı ile bu açığı kapatmaya çalışmaktadırlar. ZF Friedrichshafen firmasının TRW’yi satınalma operasyonu bu gözle de irdelenebilir. Delphi
ile BorgWarner’in birleşmesini, FederalMogul’un Honeywell fren diskleri bölümünü devir almasını, Mahle’nin Letrika’yı,
Bosch’un ZF-Lenksysteme almasını da bu
kıstaslarla değerlendirmek yerinde olur.
Diğer taraftan bu örneklerin yakın tarihte
hızla çoğalacağını belirtmek isterim.
Küreselleşme becerisi gösteren ve teknolojik alanda inovatif çözümler/ürünler geliştirebilen tedarikçiler önümüzdeki dönem
daha şanslı olacak.n
To The Supplier
Business + Load
M
ega trends, shaping Today’s Automotive Industry had already shown;
and a lot of main industries and sub-industries had started to get position according
to these trends. In short, we can remark
these mega trends as electrical vehicle
and its effect on production/module/parts,
and the effects of the reduction of CO2
emissions per vehicle (alternative engine/
transmission techniques), adaptation of
information technologies and smart systems to the vehicles, and the light/new
materials, etc.
www.taysad.org.tr
Increased global competition
pressure is felt together with
these trends. Furthermore, for
about 3 years, we have been
watching the works of main
industries oriented to modernize their production structures,
to integrate much more new
technological developments
and increase their productivities. The value-added ratio of
main industries in central European countries has dropped
down to 25 per cent levels
whilst the operation is progressing rapidly with the investments of worth billions of
Euros.
Another message from the
main industries is in the direction of the fact that an austerity program denoted with billions will be put into practice
through the optimization within the purchasing processes
and cost reduction...
The suppliers who invest and
who have to comply with new
technological developments
on one hand are obliged to
the austerity programs with
billions of Euros, on the other
hand. The suppliers who have
to overcome this kind of multilateral problems, in fact, had
also been faced with such situations in the past.
Opportunities
The mega trends and procurement strategies arising from
production/modular structure
in the main industry create significant business opportunities
for the suppliers. If we remark
these opportunities in two
items, the first is the fact that
the main industries , as arising from production/modular
system, want to make more
business agreements with the
suppliers they determined in
global size. The second is the
demands increase in the areas that was/to be arisen as a
result of the fact that drawing
from value-added ratio much
more. This does not cover
the products/product groups
‘outsourced‘ only (as known
in the classical sense, OEM’s
mainly sourced the areas/products within their competence
only that as they can purchase
with cheaper prices), but
also the ‘technological products’, where OEM’s do not
have competence anymore.
Bernd Martens, Member of
www.taysad.org.tr
the Board of Directors of Audi
Company who is responsible
for purchasing interpret this
situation as a new phenomenon; and remarks that they
want to make business with
also innovative small suppliers. Another characteristic of
this area is the main industries
cannot apply their known procurement strategies to this because of the market price has
not yet been formed.
Burdens
We had already stated that the
main industries want to make
business with suppliers determined in global size (that is, it
is not with different suppliers
for different geographies but
the service together with same
suppliers for all of production
network), and this will have a
capacity booster effect however the burdens created by this
process are pretty much. In
short, the suppliers have to be
global. Period in which a main
industry envisages that it will
sell goods for European factories only but other continents,
factories are not interesting for
it is about to be closed. The
cost of globalization must be
calculated carefully; and the
structures that can endogenize
the “know how”s perfectly
that globalization requires.
It is known that a lot of giant
sub-industry companies also
slogged under the effects of
the globalization as well as the
mega trends. The companies
slogged in organically growth
(both products and geography) endeavors to close this
gap through procurements.
ZF Friedrichshafen Company’s operation for purchasing
TRW can be probed from this
point of view. Likewise, Delphi and BorgWarner merger;
Federal-Mogul’s acquisition of
Honeywell’s brake discs section; Mahle’s acquisition of
Letrika; Bosch’s acquisition of
ZF-Lenksysteme are additional
examples. It is possible to augment the samples; stating that
these samples will increase in
on near future.
The suppliers that can demonstrate the skill of globalization, and that can develop innovate solutions/products will
be more fortunate in the next
season.n
Eylül September - Ekim October 2013
41
AMERİKA’DAN HABERLER NEWS FROM USA
Kanada otomotiv endüstrisi
K
sanayiinde son yıllarda büyüyemeyen bir
ülke için önemli bir başarı. Pazar çeşitlendirmesi açısından da görünüm umut verici. Meksika’ya olan ihracat yüzde 30 artarken ABD’ye yapılan ihracat, 10 yıl öncesine göre yüzde 20 azalmış bulunuyor.
uzey Amerika dediğimizde, üç ülkeyi
kasdediyoruz: Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada.
Dünya otomotiv üretiminde önemli paya
sahip olan bu üç ülkeden Kanada’ya biraz
daha yakından bakmaya çalışacağız. Özellikle Ontario Eyaleti’nin, otomotiv sanayi
açısından Türkiye ile benzerlikler göstermesi nedeniyle okuyucularımız açısından
ilginç olacağını düşünüyorum.
Birinci Dünya Savaşı’nı takip eden bir kaç
yıl boyunca ABD’den sonra dünyanın ikinci büyük otomotiv üreticisi olan Kanada,
o günlerinden çok uzak olsa da bugün iki
milyon adedi aşan üretimiyle dünyada hala
ilk on içinde yer alıyor.
600 milyar doları aşan GSMH ile
Kanada’nın ekonomik değerinin neredeyse üçte birini üreten Ontario, bir zamanlar dünya otomobil üretiminin merkezi olan Detroit’e yakınlığı ve Michigan’a
komşu olması nedeniyle Kanada otomotiv sanayinin kalbi sayılabilir. Bu eyalette General Motors, Ford, Chrysler, Toyota ve Honda’nın üretim tesisleri var. Örneğin Ford, Kuzey Amerika’daki araç üretiminin yüzde 10’unu Kanada’da gerçekleştiriyor ve aynı zamanda bu bölgedeki satışlarının yüzde 10’u Kanada’da. Mavi oval logolu firmanın her yıl Kanadalı tedarikçilerden satın aldığı parça tutarı 3.6 milyar doları buluyor.
Kanada otomotiv yan sanayi hızlı bir toparlanma sürecinde. Bunu sağlayan en
önemli iki faktör, ABD’de son on yılın en
parlak döneminin yaşanması ve Kanada
dolarının, Amerikan doları karşısında son
bir buçuk yıldaki değer kaybı. Otomotiv
yan sanayii satışları Temmuz ayı itibariyle yıllık yüzde 14 arttı. ABD dışındaki pazarlara yapılan ihracatın yıllık artış oranı ise
yüzde 19’u buldu. Bu, özellikle ABD’nin
yanıbaşında olan bir ülke için, risk dağılımı açısından doğru yönde atılmış bir adım.
Ontario’daki otomobil ve ticari araç üretimi, yeni modellere geçiş ve kalıp değişimleri nedeniyle duraklasa da, yan sanayideki bu artış oranı, sanayi üretimindeki genel artışın neredeyse üç katı. Kuzey Amerika’da üretilen her bir araçta or-
42
Eylül September - Ekim October 2014
VAROL KARSLIOĞLU
talama 1.600 dolarlık, Kanada üretimi parça var. Bu nedenle ABD üretimindeki artışın sürmesi, 2014 yazında satışlarda beklenen durgunluğun yaşanmaması ve 2015
için tahmin edilen 17.8 milyonluk adet tahmini, ABD, Meksika ve Kanada’daki yan
sanayi firmalarının en azından yakın geleceğe güvenle bakmasını sağlıyor.
Ancak bir de madalyonun öbür yüzü var:
Otomotiv yan sanayi açısından Kanada
açık veren bir ülke. Yukarıda değindiğim
geçiş süreci nedeniyle 18.1 milyar dolara
inmiş olan açığın 2015’te 19.5 milyar seviyesine yükselmesi bekleniyor. Kanada’da
üretilen her bir araçtaki ortalama ithal girdi tutarı 16 bin dolar seviyesinde. Bu oran
dünya ortalamasının neredeyse iki katı ve
ABD ve Meksika’da üretilen araçlardaki ihtal girdi oranından da yüzde 25 daha fazla.
Kanada’nın ABD’ye olan ihracatında, eyaletler arası kaymalara da bakmakta yarar
var: Michigan ve Ohio gibi eski endüstriyel
merkezler dışındaki destinasyonlara yapılan ihracatın artış oranı yüzde 20’yi buldu. Missouri ve Tennessee gibi Orta Batı
eyaletleri ABD’deki araç üretiminin yüzde 30’unu gerçekleştiriyor. Gerek ABD’li
gerekse Japon üreticiler, sendikal ilişkilerin daha az sorun yarattığı ve maliyetlerin
daha düşük olduğu bu eyaletlere doğru kayıyor.
Ancak Kuzey Amerika otomotiv sanayisine daha geniş bir perspektiften baktığımızda Kanada açısından endişe duymak için
hala nedenler var:
Kanada otomotiv endüstrisinin Kuzey
Amerika içindeki üretim payı, 2010’da yüzde 17 iken, 2013’te yüzde 15.6’ya düştü.
Buna karşılık son dönemde tüm küresel
üreticilerin gözdesi olan Meksika’nın payı
yüzde 19’a yükseldi.
Dünyanın
yükselen
yıldızlarından
Meksika’yı önümüzdeki sayılarda daha geniş şekilde ele alacağım.n
Canadian
automotive industry
W
Kanada yan sanayi üretiminde lokomotif unsur, motor ihracatı. Bu alandaki ihracat artışı 2014’te yüzde 32’ye ulaşıyor.
Ford’un Windsor Ontario’daki fabrikasında, Ontario ve Kanada hükümetlerinin sağladığı teşviklerle yeni kuşak ecoboost motorları üretimi sayesinde bin kişilik istihdam yaratılması bekleniyor.
hen we say “North America”, we refer
the three countries: The United States
of America, Mexico, and Canada.
Kanada otomotiv yan sanayii son bir yılda
yüzde 5’lik istihdam artışı sağladı. Krizden
bu yana kaydedilen kümülatif artış ise yüzde 22’yi buldu. Bu oran Kanada gibi imalat
Canada, world’s second-largest automotive
manufacturer the United States during a
few years next to The World War I, today,
although very far from its those days, still
takes place amongst the world’s top ten
We are going to look at a little more closely
to Canada one of this three countries that
have significant shares in World automotive
production. In particular, I think that Ontario
State will be interesting for our readers because of its similarities to Turkey.
www.taysad.org.tr
with its manufacturing of over
two million units.
Ontario, which manufactures
almost one-third of Canada’s
economic value with its more
than USD600 billion Gross National Product, can be deemed
as heart of Canada’s automotive
industry, because of it is neighbor to Detroit and Michigan
which were once world automobile production centers. General
Motors, Ford, Chrysler, Toyota
and Honda’ have manufacturing
facilities in this state. For example, Ford produces 10 per cent
of its vehicle production in North
America; and, at the same time,
10 per cent of its sales in this region are in Canada. The amount
of parts that the company with
blue oval logo purchases from
the Canadian suppliers reaches
to $3.6 billion every year.
Canadian automotive industry is
in a rapid recovery period. The
most important two factors that
providing this are that the most
brightest period of last ten years
is lived in US, and value loss of
Canadian Dollar against US dollar
within the last one and half year.
Automotive sub-industry sales
increased 14 per cent per annual
as of month July. Annual rate
of increase in exports to markets outside the United States
reached to 19 per cent per annual. This is a step in the right direction in respect of risk distribution
for a country which is next to the
United States, in particular. Although automobile and commercial vehicle production in Ontario
pauses because of passing to
new models and mold changes,
this ratio of increase in the subindustry is almost three times of
general increasing in the industrial increasing. In each of the
vehicles that produced in North
America, there are average parts
with $1,600 that was made of
Canada. For that reason, that
maintaining of increasing in the
production of USA, and recession of sales expected in summer 2014 was not experienced,
and estimation of 17.8 million
items for 2015 ensure that subindustry companies in USA,
Mexico and Canada look to near
future, at least, with confidence.
However, there is also the other
side of the medallion: In respect
of automotive sub-industry,
Canada is a country which has
a deficit. Because of the transition period that I mentioned
in above, the deficit that has
dropped down to $18.1 billion
is expected to increase up to
$19.5 billion level. The average
import input amount in each of
www.taysad.org.tr
vehicle produced in Canada is 16
thousand dollars level. This ratio
is almost twice of world average
and 25 per cent more than the
import input ratio in the vehicles
produced in Mexico.
The locomotive element in Canadian sub-industry production
is engine exportation. Increase
in exports of this area in 2014
is reaching to 32 per cent. It is
expected that employment for
thousands of employee is created thanks to Ford’s production of new generation ecoboost
engines in its plant in Windsor
Ontario, thanks to the incentives
provided by Canadian governments.
Canadian automotive side-industry ensured 5 per cent increase
in employment within last one
year. As for the cumulative increase recorded since the crisis
reached to 22 per cent. The ratio
is a great success for the country such as Canada that could
not grow in the manufacturing
industry within the last years.
The view in respect of market
diversification is also promising.
While the exportation to Mexico
is increasing 30 per cent, the
exportation to USA has reduced
by 20 per cent comparing to the
exportation of 10 years ago.
It had also better to look at
the interstate variations in the
Canada’s exports to the United
States. The ratio of increase
in exports to the destinations
other the industrial centers such
as such as Michigan and Ohio
reached to 20 per cent. Central
Western states such as Missouri
and Tennessee produce 30 per
cent of the vehicle production in
the United States. The producers from both the United States
and Japan are sliding towards
these states where the trade-union relations create lesser problems; and also the labor costs
are lesser.
However, when we looked at
North American automotive industry from a wider perspective,
there are still reasons not to be
concerned about Canada.
The production share of Canadian automotive industry within
the production in North America
dropped to 15.6 per cent in 2013
as well as it was 17 per cent
in 2010. In return, the share of
Mexico which is favorite of all
global manufacturers within the
last period rose to 19 per cent.
I will deal with Mexico which is
one of the World’s rising stars in
more detail in my future articles.
Eylül September - Ekim October 2014
43
OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE
Sismak A.Ş.Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı Özge Özen Kural:
“Zorlu maçta iyi bir takıma mensup
olduğumu biliyor ve her kademesinde
çalışmaktan müthiş keyif alıyorum”
Sismak A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özge Özen Kural, aile şirketlerinde başarının kurumsallaşma ve operasyonu
büyütmekten geçtiğini dile getirdi. Kural, ikinci kuşak yöneticilere işlerine odaklanmalarını ve her fırsatta kendilerini geliştirmelerini tavsiye etti.
İki kuşak bir arada...
Özge Özen Kural ve Sismak A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Özen
Sismak’ın 1982’den bugüne gelen öyküsünü kısaca aktarabilir misiniz?
S
ismak, bir çok başarılı sanayi kuruluşu gibi çekirdekten büyümüş bir şirket.Aslına bakacak olursanız azmin, istikrarın ve çok iyi kurgulanmış bir stratejinin
başarılı sonucu. Sonuç SİSMAK için virgül
çünkü; Yönetim Kurulu Başkanımız Orhan
Özen’in liderliğinde sürekli iyileşme, gelişme, büyüme ve sürdürülebilinirlik konusunda çalışmalarına devam ediyor…
Kuruluşunun hemen ardından otomotiv
yedek parça piyasasına odaklanan SİSMAK, geride kalan 30 yılı aşkın sürede bugün bu pazarın önemli üreticilerinden biri
haline geldi ve özellikle direksiyon kutusu
üretiminde lider bir konuma ulaştı.
Sismak’ın üretim yapısı, ürünleri ve
gelecek projeleri ile ilgili bilgi alabilir miyiz?
Biraz klişe gibi gelebilir ama Sismak’ta herşey kalite kavramı ile başlar, üretimin ve
yönetimin her aşamasında kalite yönetimi
odaklı bir anlayışı benimsiyoruz.
Sürekli ürün geliştiren ve iyileştiren deneyimli bir mühendislik ekibimiz var. Tüm
marka ve modellere uygun yenileme pazarında mekanik, eps, hidrolik direksiyon
kutuları ve rot mili, rot başı, körükten oluşan servis kitleri üretiyoruz. Sismak olarak
biz direksiyon kutularımızın tamamını rot
başlı olarak müşterilerimize sunuyoruz. Bu
noktayı özellikle belirtmek istedim zira fiyat karşılaştırmalarında bu çoğu zaman atlanan bir nokta oluyor maalesef. Önümüzdeki dönemde bu konuda pazarda yerleşmiş yanlış bir algıyı ortadan kaldırmayı hedefliyoruz.
Öncelikli bir diğer konu da ihracat. Özellikle yurt dışı fuarlarında yeni pazarlardan yoğun ilgi görüyoruz. Bu konudaki çalışma-
44
Eylül September - Ekim October 2014
www.taysad.org.tr
larımıza hızlanarak devam etmeyi planlıyoruz. Önümüzdeki yıllarda direksiyon sistemleri üretiminde otomotiv sanayisinin
güçlü ortağı bir dünya şirketi olmak istiyoruz.
Siz, Sismak’ta çalışma hayatına nasıl
başladınız?
Ben Sismak’taki çalışma hayatıma 2002
yılında üniversitede okurken başladım.
Yaklaşık 12 yıldır çeşitli kademelerde görev yaptım.
Şimdi ise finansman direktörü olarak görev yapıyorum ayrıca Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısıyım.
Otomotiv sektörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?
Otomotiv her dönem cazibesi olan potansiyeli çok yüksek bir sektör. Tabi aynı ölçüde rekabetin oldukça yoğun yaşandığına tanık oluyoruz.
Bu nedenle artık eskisinden biraz daha fazla fark yaratmanız gerekiyor. Yakın geçmişe kadar uzak doğulu üreticilerin haksız rekabetine maruz kaldık.
Biz bu anlamda hiç bir zaman müşteri kaybetmemek adına kaliteden vazgeçmedik.
Kadın, işte disiplinli bir yönetici, eşitlik sağlayan bir idareci ve ciddi bir denetçidir. Kadın evde, iyi bir eş, iyi bir anne ya da arkadaştır. Kadın yerine göre güçlü, kararlı ve
aynı zamanda şefkatlidir. Tüm bunlar kadını her koşula uyumlu hale getiriyor. Bu anlamda iş dünyasında daha fazla yer ve söz
sahibi olmalılar.
Erkek egemen otomotiv sektöründe
kadın yönetici olmakla ilgili görüşlerinizi alabilir miyiz?
Türkiye’de bir çok şirketin temelinde
aile şirketi olmak yatıyor. Aile şirketleri konusunda neler düşünüyorsunuz?
Aslına bakarsanız erkeklerin egemen olması durumu hemen her sektör için geçerli. Tabi otomotivde bu durum biraz
daha belirgin. Kadınların pek anlamadığı bir
konu olduğu düşünülür.Ben prensip olarak
bu ayrımı çok doğru bulmuyorum. Bir konuda yetkin olup olmadığınız cinsiyetinizle
değil, bilgi birikiminizle ilintilidir. Günümüzde işlerin doğru, hızlı ve verimli yapılması önemli; artık “yetenek savaşlarının” yaşandığı bir dönemdeyiz.
Bu bir yönüyle iyi bir yönüyle zor bir durum. İyi; çünkü aile şirketlerinin ortakları birbirlerine yanlızca ekonomik nedenlerle bağlanmadıkları için uzun süreli oluyor.
Zor; çünkü işin içine duygusal parametreler giriyor.Türkiye’de birçok aile şirketinde
özellikle kız evlatlar yönetim kurulunun doğal üyesi oluyor, ancak pratikte çok etkili
olamayabiliyorlar.
Ancak artık bir çok müşterimiz tek kriterin fiyat olmadığını anlamış durumda. Otomotiv ve özellikle yedek parça güvenlikten ve kaliteden asla ödün veremeyeceğiniz alanlar.
Ben işimi severek yapıyorum ‘özen’le
üretmek benim genlerimde var, iyi bir yönetici olamaya çalışıyorum ve bu sektörde
olduğum için çok mutluyum. Ünvanımın
önüne kadın ifadesini eklemiyorum veya
cinsiyetim yüzünden pozitif ayrımcılık da
beklemiyorum. Çevremdeki bir çok hemcinsim de böyle.
www.taysad.org.tr
Ben bu anlamda kendimi oldukça şanslı
buluyorum. Babam yıllar içinde bütün deneyimini benimle paylaştı ve önemli aşamalar kaydettiği şirketinde bana da bir yer
verdi. Ben de elimden geldiğince şirketimizin geleceğe hazırlanmasına katkı vermeye çalışıyorum. Tabi aile şirketlerinin
yaşayabilmesi ve büyümesi için alanında
başarılı profesyonellerle birlikte hareket
etmek gerektiğini de belirtmem gerekir.
ÖZGE ÖZEN KURAL: “1982, İzmir doğumluyum. İki erkek çocuk annesiyim,yaşları
küçük olduğu için vaktimin çoğunu onlarla
birlikte geçirmeye özen gösteriyorum. Çocukları ve onların eğitimlerini çok önemsiyorum ‘’içimdeki Çocuk’’ derneği üyesiyim, dernek aracılığı ile birçok sosyal sorumluluk projesine katkıda bulunmaya çalışıyorum. Arta kalan zamanımda ise sanatla ilgilenmekten hoşlanıyorum. Özetleyecek olursak; otomotiv sektöründe, işini
severek yapan bir yönetici, evimde çocuklarım ile keyifli sevgi dolu bir anne, sosyal hayatta hep üreten ve paylaşan bir bireyim”.
Bir ikinci kuşak olarak, siz mevcut ikinci kuşaklara ve gelmekte olan üçüncü
kuşaklara neler öneriyorsunuz?
Sanılanın aksine aileden olmak size herşeyin altın tepside sunulduğu anlamına gelmiyor. Aksine sıradan bir çalışandan daha
fazla sorumluluk yükleniyorsunuz ve sizden beklentiler artıyor. Türkiye’de gözlemlediğim en belirgin konu şirketlerin belli büyüklüklere ulaştıktan sonra bölünmeye başladıkları. Cirolar artınca, biraz da kar
edilince herkes kendi gemisinin kaptanı olmaya soyunuyor. Halbuki başarı kurumsallaştıkça ve operasyonunuzu büyüttükçe
geliyor. Benim ikinci kuşaklara ve geriden
gelenlere tavsiyem işlerine odaklanmaları
ve her zaman kendilerini geliştirmeye çalışmaları. n
Eylül September - Ekim October 2014
45
OTOMOTİV SEKTÖRÜ VE İNSANLAR AUTOMOTIVE SECTOR AND PEOPLE
SISMAK Inc. Vice President of the
Board of Directors Ozge Ozen Kural:
“I'm aware of the fact that I belong to
a good team in a tough game and I'm
delighted to be working at all levels of it”
SISMAK Inc. Vice President of the Board of Directors Ozge Ozen
Kural stated that a family business can be successful through
institutionalisation and enlarging the operations. She also advised the second generation managers to focus on their job and
improve themselves at every opportunity.
Could you briefly tell us the story of
SISMAK since 1982 until today?
L
ike many other successful industrial
enterprises, SISMAK is a company
which has grown from the core. As a
matter of fact, it’s a successful result of
determination, stability and a well-built
strategy. SISMAK continues to work on
development, improvement, growth and
sustainability under the leadership of our
Chairman, Orhan Ozen. Shortly after its
establishment, SISMAK focused on the
automotive spare parts market and has
become one of the most important manufacturers of this market and a leader in
steering box manufacturing in the past 30
years.
Could you inform us about the products, production structure and future
projects of SISMAK?
It may sound like cliche, but everything
starts with the quality concept in SISMAK,
we adopt a perception that focuses on
quality management at every stage and
level of manufacturing and execution. We
manufacture mechanical,hydrolic and eps
steering boxes and service kits that include tie rod, tie rod end and bellows that
are suitable for all brands and models. We
offer our customers all the steering boxes
with tie rod end. I wanted to mention this
especially, because it’s often ignored during price comparison. We aim to eliminate
this false perception in the market in the
following term.
Another prior subject is exports. We at-
46
Eylül September - Ekim October 2014
tract great attention from new market in
foreign exhibitions. We plan to continue
to accelerate our efforts in this matter. In
the coming years,we want to become a
strong partner of the automotive industry
as a global company which manufactures
steering systems.
How did you begin our professional life
in SISMAK?
I began working for SISMAK in 2002 while
studying in the university. I’ve worked in
several positions for about 12 years. Currently, I’m the Financial Director and the
Vice President of the Board of Directors.
Could you tell us your opinion about
being a female director in the maledominant automotive industry?
As a matter of fact, all industries are maledominant and of course it’s more noticable in the automotive industry. People
think that it’s not for women. In principle,
I don’t find this distinction very accurate.
Your knowledge matters whether you’re
capable of a subject, not your gender.
Nowadays, we’re in a period of “talent
wars” in order to perform correctly, fast
and efficiently.
I do love my job and it’s in my genes to
produce with “care”, I’m trying to be a
good director and I’m happy to be in this
industry. I don’t add a feminen title to my
name and I don’t expect positive discrimination because of my gender, just like
many other female colleagues. A woman
at work is a disciplined manager who provides equality and a serious auditor. A
woman at home is a good partner, mother
or friend. A woman is strong, determined
and compassinate at the same, according
to the situation. All these make a woman
adaptable to all types of conditions. In
this sense, the women should have more
place and rights in professional life.
As a second generation individual,
what do you suggest to the second
and third generations to come?
Contrary to popular belief, being in the
family doesn’t mean that you’ll be served
everything in a golden plate. You are loaded with more responsibility than an ordinary employee and the expectations are
high. What I’ve observed in Turkey is that
when a company reaches a certain size, it
starts to be divided. As the turnover and
profit raise, everyone wants to be the captain of their own ship. However, success
comes as you are institutionalised and
you enlarge your operations. My advice to
the second and third generations is that
they should focus on their job and always
improve themselves. n
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
Ekonomi Bakanlığı tarafından %75
destek ile yürütülmekte olan URGE projeleri arasından seçilen iyi
uygulama örnekleri
Kapasite Geliştirme Alanında İyi
Uygulama Örnekleri
•Taşıt Araçları Yan Sanayicileri
Derneği- Otomotiv Yan Sanayi
Sektörü Projesi
•Bursa Organize Sanayi BölgesiTekstil Sektörü Projesi
2. Uluslararası
Rekabetçilik ve İşbirliği
Konferansı
1
6 Ekim 2014 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilen “2. Uluslararası Rekabetçilik ve İşbirliği Konferansı”nda, UR-GE
Projesi yürüten işbirliği kuruluşların temsilcileri başta olmak üzere, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm işbirliği kuruluşlarının temsilcileri, proje yürütücüleri ve ilgili kamu kurumlarının temsilcileri yer aldı.
da detaylı bilgi vererek, projenin sonunda
elde edilen başarılı sonuçları aktardı.
Ekonomi Bakanlığı Müsteşarı İbrahim
Şenel’in açılış konuşması ile başlayan konferansa 200 kişinin üzerinde katılım sağlandı. UR-GE Projeleri başarılı uygulama
örneklerinin paylaşımı vizyonu ile gerçekleştirilen konferansın ilk bölümünde, başarılı UR-GE Projeleri sahibi işbirliği kuruluşlarının başkanları projelerini ve kazanımlarını değerlendirdi.
Günün son paneli olan “Bütüncül Anlayış
ve Yenilikçi İş Modeli Geliştirme Alanında
İyi Uygulama Örnekleri” paneli ise Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı Özgür Volkan Ağar moderatörlüğünde
gerçekleştirildi.n
Konferansın ikinci panelinde ise Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Veysel
Parlak moderatörlüğünde “Uluslararasılaşma Alanında İyi Uygulama Örnekleri”ne
yer verildi.
48
Eylül September - Ekim October 2014
•Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği
- Mobilya Sektörü Projesi
•Tohum Sanayicileri ve Üreticileri
Alt Birliği- Hububat, Bakliyat, Yağlı
Tohumlar ve Mamulleri Sektörü
Projesi
Uluslararasılaşma Alanında İyi
Uygulama Örnekleri
•Çelik İhracatçıları Birliği- Çelik
Sektörü Projesi
•İstanbul Maden Metaller İhracatçı
Birlikleri- Ev Mutfak Eşyaları
SektörüProjesi
•İstanbul Maden Metaller İhracatçı
Birlikleri- Kablo ve İletken Sektörü
Projesi
•İnegöl Mobilya Sanayicileri DerneğiMobilya Sektörü Projesi
•OSTİM Organize Sanayi BölgesiMedikal Sektörü Projesi
Bütüncül Anlayış ve Yenilikçi İş
Modeli Geliştirme Alanında İyi
Uygulama Örnekleri
Konferansın öğleden sonraki bölümünde
Ekonomi Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı
Vekili Tarık Sönmez’in moderatörlüğünde
gerçekleştirilen panel kapsamında “Kapasite Geliştirme Alanında İyi Uygulama Örnekleri” alanında başarılı bulunan projeler
kapsamındaki faaliyetler proje uzmanları
tarafından değerlendirildi.
TAYSAD adına sunum yapan Kurumsal İletişim Uzmanı ve URGE Proje Koordinatörü Sevgi Özçelik, iyi uygulama örneği seçilen “Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal
Dönüşüm Projesi” kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizi, eğitim-danışmanlık
ve yurtdışı pazarlama programları hakkın-
•İzmir Ticaret Odası- Plasik SektörüAyakkabıcılık Sektörü- Kuyumculuk
Sektörü Projeleri
•İstanbul İhracatçı Birlikleri- Gemi ve
Yat Sektörü Projesi
•İstanbul Maden Metaller İhracatçı
Birlikleri- Beyaz Eşya Sektörü
Projesi
•Ege Soğutma Sanayicileri ve
İşadamları Derneği- Makina ve
Aksamları Sektörü Projesi
TAYSAD Kurumsal İletişim
Uzmanı ve URGE Proje
Koordinatörü Sevgi Özçelik
•Ostim Savunma ve Havacılık
Kümelenmesi Derneği- ElektrikElektronik Sektörü Projesi
•ODTÜ Teknokent- Yazılım Sektörü
Projesi
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
Ekonomi Bakanlığı en iyi projeyi seçti:
Kapasite geliştirme alanında
en iyi uygulama TAYSAD’dan
O
tomotiv endüstrisinde katma değeri artırmak ve 2023 vizyonu
ile ortaya konan hedefleri yakalayabilmek için projeler geliştiren Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) ‘Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm’ projesinde hedefe
ulaşıldı. Proje kapsamında eğitim alan
firmalar ciroda, ihracatta ve istihdamda artış sağlayarak başarıya ulaşırken,
Ekonomi Bakanlığı da bu projeyi ‘Kapasite Geliştirme Alanında En İyi Uygulama’ seçti.
10 firma hedefe ulaştı
Otomotiv yan sanayide rekabet gücünü artırmada kilit nokta olarak öne çıkan kalite, maliyet ve teslimat performanslarını geliştirmeye yönelik ihtiyaçtan yola çıkılarak URGE projeleri
geliştiren TAYSAD, üyelerini geleceğe hazırlıyor. Bu çerçevede ‘Küresel
Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm’
başlıklı bir proje geliştiren TAYSAD’ın
burada eğitime tabi tuttuğu 10 firmanın cirolarında yüzde 32, ihracatların-
TAYSAD üretimde katma değeri artırabilmek için başlattığı
‘Küresel Rekabet Yolunda Kurumsal Dönüşüm’ projesi Ekonomi Bakanlığı tarafından “Kapasite Geliştirme Alanında En
İyi Uygulama” seçildi.
da yüzde 17 ve istihdamlarında ise yüzde
36’lık gelişme sağladıkları görüldü.
Projede 12K Üretim Sistemi Mükemmellik
rın hayata geçirileceği proje başlıkları belirlenerek 5 yıllık zaman çizelgesi
hazırlandı.
Modeli kapsamında eğitim ve danışmanlık
Yeni URGE projeleri devam ediyor
alan TAYSAD üyesi firmaların durum ana-
URGE teşviklerinden daha çok firmanın yararlanabilmesi için eş zamanlı
çalışmalar yürüten TAYSAD, ilkini tamamladığı ‘Küresel Rekabet Yolunda
Kurumsal Dönüşüm’ projesinde şu an
10 firmadan oluşan ikinci grubun eğitimini sürdürüyor. TAYSAD’ın yine Ekonomi Bakanlığı’nın %75 desteği ile yürüttüğü 3. URGE Projesi olan ‘İş Mükemmelliği’ çalışmasında ise 13 üye
firmanın eğitim ve danışmanlık çalışmaları da devam ediyor.n
lizi ve güçlü yönleriyle gelişime açık alanları tespit edildi. Buna göre firma vizyonlarının oluşturulması sonrasında kurumların
stratejik hedefleri, bu hedefleri başarmak
için ihtiyaç duydukları stratejiler ve bunla-
The Best Application on capacity
building from TAYSAD
TAYSAD has reached its goal with its
project "Corporate Transformation in
Global Competitiveness" which has been
developed for increasing the added value in
the automotive industry and achieving the
2023 goals. The Ministry of Economy has
elected the project as "The Best Application
on capacity building" as the companies
which received training under this project,
have increased their turnovers, exports and
employment with success.
URGE teşviklerinden daha çok
firmanın yararlanabilmesi için
eş zamanlı çalışmalar yürüten
TAYSAD, ilkini tamamladığı
‘Küresel Rekabet Yolunda
Kurumsal Dönüşüm’ projesinde
şu an 10 firmadan oluşan ikinci
grubun eğitimini sürdürüyor.
50
Eylül September - Ekim October 2014
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
Ulusal Kalıp Semineri'nin 4'ncüsü düzenlendi
TAYSAD Başkanı Dr. Dudaroğlu:
Kalıpçılıkta Marka Olmalıyız
TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, “Türkiye, eğer ilk 10
ekonomi arasına girmek istiyorsa kalıpçılık konusunda marka olmak zorundadır.” dedi.
U
lusal Kalıp Üreticileri Birliği’nce
(UKUB) bu yıl 4’ncüsü düzenlenen
Ulusal Kalıp Semineri, otomotiv ana sanayi
temsilcileri ile tedarikçilerini biraya getirdi.
Kalıpçılık sektörünün genel durumunun
ele alındığı toplantının açılış konuşmasını yapan UKUB Başkanı Şamil Özoğul,
önemli küresel markalara doğrudan kalıp
ihraç eden birçok kalıpçının bulunduğunu
belirterek, “Buna rağmen maalesef bu kalıpçılarımız dahi iç piyasadan yeterli kalıp
siparişi alamamaktadır” dedi.
Özoğul, 4 yıl önce “kalıp tedarikinde yurt
dışına bağımlılığın azaltılması” başlığı altında geniş kapsamlı bir çalışma yaptıklarını
anımsattı.Bu çalışma kapsamında kalıpçıların bilgi ve tecrübe eksikliklerinin ele alındığını vurgulayan Özoğlu, şunları söyledi:
“Önemli küresel markalara doğrudan kalıp ihraç eden birçok kalıpçımız var. Buna
rağmen maalesef bu kalıpçılarımız dahi iç
piyasadan yeterli kalıp siparişi alamamaktadır. Bu raporun yayınlanmasının üzerinden 4 yıl geçti.
Bu süre içinde faaliyetlerimize finansman
sağlamak amacıyla UKUB İktisadi İşletmesini kurduk ve faaliyete geçirdik. UKUB
Eğitim Merkezi UKEM’i kurduk. Tersine
Mühendislik Birimi, Analiz-Simülasyon ve
Optimizasyon Birimi, Metroloji Birimi gibi
alt birimlerini kurduk ve faaliyete geçirdik.
Yalova’da, Kalıp İmalatı İhtisas Organize
Sanayi Bölgesi’nin kuruluş çalışmaları devam etmektedir. Yani biz kalıpçılar olarak
ödevlerimizi yerine getirdik, getirmeye devam ediyoruz.”
tirileri de değerlendirerek kendimize yeni
görevler çıkarıyoruz” dedi.
Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) Genel
Sekreteri Prof. Dr. Ercan Tezer ise kalıp sanayisini otomotiv sektörü için çok
önemli gördüklerini belirterek, kalıbın yerel
işletmelerden sağlanmasının Türk sanayisi için büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Prof. Dr. Tezer, “Sadece döviz açısından
değil sürdürülebilirlik açısından da bu gereklidir. İthal kalıbın tedariki, tamiri ve yenilenmesi çok zor. Kalıpçılıkta geleneksel
teknoloji artık yetmiyor. Artık sacı ve kalıbı şekillendirmeyle ilgili teknolojimizi güncellemeliyiz. Bünyemizdeki Ar-Ge merkezi teknolojik yenilenme için hazır bekliyor.
Hazır değillerse hep birlikte zorlayacağız”
diye konuştu,
TAYSAD Başkanı Mehmet Dudaroğlu ise
üyeleri için kalıpçıların tedarik zincirinde
çok önemli yeri bulunduğunu ifade etti.
Dr. Dudaroğlu, özellikle iyileştirme sürecinde kalıpçılığın çok önemli yer tuttuğunu kaydederek, şöyle konuştu: “Türkiye
kalıpçılık konusunda marka olmak zorundadır. Eğer ilk 10 ekonomi arasına girmek
istiyorsak bunu yapmalıyız. UKUB’un yaptığı çalışmaların çok anlamlı olduğunu düşünüyoruz. UKUB’un çalışmalarını bizler
de bir yerlere taşımalıyız. Sektörün başarılarını ve sorunlarını, UKUB’un çalışmalarını daha çok duyurmalıyız. Dünyada kalıp
sektörü yüzde 70 oranında otomotiv sektörüne çalışıyor. Bizde ise oran sadece
yüzde 30’dur. Bu durumu el birliğiyle dünya ölçeğine taşımak zorundayız. Yenilikle,
sağlam mallarla ve de rekabetçi fiyatlarla
bunu sağlamak zorundayız. Türkiye’nin sanayi stratejisinde kalıpçılık da yer almalıdır.
Bu konuda devlet desteği çok önemlidir.
Bunu alabilecek miyiz, almalıyız.” n
TAYSAD President Dudaroglu:
"We need to brand in
moldmaking"
Association of Automotive Parts &
Components Manufacturers (TAYSAD)
President Mehmet Dudaroglu said,
"If Turkey wants to be among top 10
economies in the world, it needs to be a
brand in moldmaking."
Tool Manufacturers' Association of Turkey
(UKUB) has organised the 4th National Mold
Seminar and hosted the automotive main
and supply industry representatives.
UKUB Başkanı Şamil Özoğul, OSD Genel Sekreteri Prof. Dr.
Ercan Tezer, TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu
Özoğlu, kalıp sektörünün Türkiye’deki üretim tedarik zincirine oldukça geç eklenen
halka olduğunu belirterek, “Türk sanayisinin ihtiyacı olan kalıpları elimizden geldiğince tedarik etmeye çalışıyoruz. Bu anlamda yapılan olumlu, olumsuz tüm eleş-
52
Eylül September - Ekim October 2014
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
Automechanika
2014 Fuarı'nı
173 ülkeden
140 bin ziyaretçi
fuarı ziyaret etti.
TAYSAD Başkanı
Dr. Mehmet
Dudaroğlu, fuarla
ilgili Anadolu
Ajansı'na
açıklamada
bulundu.
Automechanika 2014, tedarik
sektörünün yine ilgi odağı oldu
Frankfurt’ta yapılan Automechanika fuarının 23’üncüsü bu yıl 1620 Ekim 2014 tarihlerinde gerçekleştirildi. Sektörün lider fuarı
olarak gösterilen organizasyon, bu yıl da ilgi odağı oldu.
M
esse Frankfurt’tan aktarılan bilgiye
göre, 173 ülkeden 140 bin ziyaretçi
fuarı ziyaret etti. 71 ülkeden 4.631 firmanın katıldığı fuarda ziyaretçilerin, alternatif
aktarma organları, tam otomatik dijital veri
aktarımları, enerji verimliliği, araç hafifletme konuları en çok ilgiyi gördü. Fuar yetkilileri, 2012 yılına göre sektörün daha canlı ve umut veren bir görünüş çizdiğini dile
getirdiler.
Fuara Türkiye’den katılan 261 katılımcı arasında, 43 TAYSAD üyesi firma bulunuyordu. Firmaların, farklı sektör gruplarında ziyaretçi etkileşimleri yaşadıkları gözlemlenirken, Frankfurt dışındaki Automechanika
fuarlarının, ziyaretçi sayısını etkilediği anlaşılıyordu. Katılımcı firmalar ziyaretçilerin
seçici davrandığını, müşterilerle farklı Automechanika fuarlarında yine buluştuklarını, bu sürecin de Frankfurt’taki fuara etkisi
olduğunu belirttiler.
12 ayrı bölümden oluşan fuarda farklı ülkeler için ayrılan hollerin yanında, basılı yayınların, ülke yatırım ajanslarının, 3 boyutlu yazıcıların ve dış alanda araçlar için bazı
örnek uygulamaların da yapıldığı alanlarda
ziyaretçiler, firmalarla buluşma imkanı yakaladı.
54
Eylül September - Ekim October 2014
TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, fuarda Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada; fuara ilk olarak yaklaşık 30 yıl önce
katıldıklarını ve Türk firmalarının bu süreçte kendilerini çok geliştirdiğini söyledi. 30
yıl öncesine kıyasla sektördeki Türk firmalarının giderek profesyonelleştiğini ifade
eden Dudaroğlu, “Türkiye’nin ihracatında
Almanya’nın önemi çok büyük. Burası bizim için vazgeçilmez bir fuar. Aynı zamanda bu fuarın eşdeğeri de İstanbul’da yapılıyor” diye konuştu.
TAYSAD’ın da standının bulunduğu fuara, otomotiv tedarik sektörünün farklı ülkelerinden muadil dernekler de katıldı. Bu derneklerin Brezilya, Hindistan ve
Fas’takileriyle ortak çalışma yürüten TAYSAD, fuardaki görüşmeler sonunda Güney
Afrika, Birleşik Krallık, Çek Cumhuriyeti,
İspanya ve Güney Kore’de faaliyet yürüten muadil derneklerle de görüşmelerde
bulundu.
Fuarın Türk otomotiv tedarik sanayisi için
bir önemli başlığı Amerika Pazarı oldu.
ABD’nin tüm eyaletlerini kapsayan yapıda
faaliyet gösteren Select USA açtığı stantta
firmalarla görüşmeler yaptı. TAYSAD’ın da
bir süredir ABD otomotiv pazarı hususunda sürdürdüğü çalışmalar için bilgiler alan
ve destek vereceğini açıklayan kuruluş, federal düzeyde bağları olan ve tüm eyaletlerle doğrudan ilişki kurabilecek önemli bir
konumda bulunuyor. n
Yazan: Sercan DUYGAN
AUTOMECHANIKA 2014 is once again
the focus of the supply industry
Fuara Türkiye’den katılan 261 katılımcı arasında,
43 TAYSAD üyesi yer aldı.
According to the information reported
from Messe Frankfurt, 140.000 visitors
from 173 countries visited the fair. 4.631
companies from 71 countries participated
the fair where subjects such as alternative
drivelines, fully automatic digital data
transmissions, energy efficiency and
vehicle weight reduction received the
most attention by the visitors. The fair
officials stated that the industry has a more
promising appearance in comparison to
2012.
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
IAA Ticari Araç 2014 Fuarı’na
Türkiye damgasını vurdu
24 Eylül - 02 Ekim 2014 tarihleri arasında Almanya’nın Hannover şehrinde 65’incisi düzenlenen IAA Ticari Araçlar Fuarı bu yıl
54 ülkeden 2 bin 66 firma ve 322 dünya premieri ile başarılı bir
fuar gerçekleştirdi. IAA Hannover 2014’te; Ford, Fiat, MAN, Mercedes, Hyundai, Otokar, Temsa, Karsan, Anadolu Isuzu, Bozankaya gibi markalar Türkiye’de ürettikleri modellerle gövde gösterisi yaptı.
Fuar kapsamında, Alman Otomotiv Sanayi Derneği (VDA),
TAYSAD ve OİB işbirliği ile 29 Eylül 2014 tarihinde IAA Türk
Günü Konferansı gerçekleştirildi.
56
Eylül September - Ekim October 2014
T
ürk Otomotiv Endüstrisi, 113 firma ile
Çin ve Almanya’nın ardından fuara en
fazla firma ile iştirak eden ülke oldu. Fuar,
uluslararası niteliğini katılımcılarının yüzde
59’unun uluslararası kimliğe sahip olması
ile bir kere daha kanıtlamış oldu. Tedarik
sanayi, toplam katılımcı profili içerisinde
yüzde 70’lik bir sayıyla fuarda gücünü sergiledi. Fuarda 300’ü aşkın yeni ürün sergilenerek müşterisiyle buluştu. Toplamda
113 firma ile fuara katılan Türk tedarikçilerin 28’i TAYSAD üyesi idi.
Bu yıl fuarın seçilen “Driving Future” sloganını bütünüyle yansıttığını ifade eden
Alman Otomotiv Sanayi Birliği (VDA) Başkanı Matthias Wissmann, fuarın mobilite,
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
ulaşım ve lojistik alanlarında kendini dünyanın en önemli ticaret fuarlarından biri
olarak kanıtladığını belirtti. Bağlanırlık, verimlilik ve fleksibilite konularının bu yılki
IAA’nın teknik odağını oluşturduğunu ileten Matthias Wissmann, fuarın katılımcılara sektördeki en son yenilikleri bir arada
görmelerini sağlayan bir teknoloji platformu oluşturduğunu, yenilikçi çözümleri katılımcılarıyla buluşturduğunu ifade etti.
Alman Otomotiv Sanayi Derneği (VDA)
Başkanı Klaus Bräunig
Dünyanın en büyük ticari araç fuarları arasında yer alan ve 2 yılda bir gerçekleştirilen IAA Ticari Araçlar Fuarı, bu yıl da birçok yerli markanın yeni modelini sergilediği bir sahne oldu. Fuara sergiledikleri yeni
modeller ile Ford Otosan, Otokar, Tofaş,
Karsan, Temsa ve Bozankaya gibi üreticiler damgasını vurdu.
TAYSAD da tanıtım standıyla yer aldığı fuarda, otomotiv tedarik sektörünün farklı
ülkelerinden muadil dernekler ve yatırım
ajansları ile görüşmelerde bulundu ve Alman Otomotiv Sanayi Birliği (VDA) bünyesinde yer alan çeşitli departmanlar ile ilgili
konularda toplantılar gerçekleştirdi.
Beşinci IAA Türkiye Günü Etkinliği
Fuar kapsamında, Alman Otomotiv Sanayi
Derneği (VDA), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) işbirliği ile 29 Eylül 2014 tarihinde IAA Türk
Günü Konferansı gerçekleştirildi.
Bu yıl 5’incisi düzenlenen etkinliğe ana
sanayiden FORD ve AUDI olmak üzere birçok sektör temsilcisi katılım gösterdi. Almanya’da yerleşik Ticaret ve Sanayi
Odaları başta olmak üzere Kalkınma Ajansları ve İşadamları Derneklerinin de ilgi gös-
terdiği etkinliğe, Türkiye Hannover Başkonsolosu Mehmet Günay ve Hannover
Ticaret Ateşesi M. Kudret Ceran da katılımları ile destek verdi.
IAA Ticari Araç fuarında, her dönem periyodik olarak gerçekleştirilen etkinlik, içinde bulunduğumuz yılın 2014 Türk-Alman
Araştırma, Eğitim ve İnovasyon yılı olması
sebebiyle de ayrıca ilgi gördü.
Fuar, İşbirliği Platformu…
Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TAYSAD Başkanı Dr. Mehmet Dudaroğlu, otomotiv endüstrisinde Türkiye ile
Almanya’nın üretim ve ticari işbirliği anlamında önemli iki ülke olduğunu vurgulayarak, fırsatların altını çizdi. Dr. Mehmet Dudaroğlu, 113 Türk firması ile katıldıkları fuarın önemine değinirken Türkiye
ve Almanya’nın, ortak bilim yılı süresince
“Science Bridging Nations” sloganı altın-
da araştırma, eğitim ve inovasyon alanlarındaki hedeflerine dikkat çekti.
Alman Otomotiv Sanayi Derneği (VDA)
Başkanı Klaus Bräunig ise konuşmasında
küresel zorluklara göğüs gerebilmek amacıyla iki ülkenin Ar-Ge işbirliğini çok daha
ileri boyutlara getirmesi gerektiğini ve bunun iki ülke işbirliğinde büyük potansiyel
teşkil ettiğini ifade etti.
Etkinlikte sırasıyla Ford Otosan Satın alma
Direktörü Murat Senir, Fraunhofer Enstitüsü IAO Ar-Ge Yönetimi Başkanı Mehmet
Kürümlüoğlu, HEXAGON STUDIO Direktörü Tolga Kaan Doğancıoğlu sunumları ile
yer aldı.n
Turkey marks on the IAA
Commercial Vehicle Fair
2014
Fuarda 300’ü aşkın yeni ürün sergilenerek müşterisiyle buluştu.
58
Eylül September - Ekim October 2014
The 65th IAA Commercial Vehicles Fair took
place between September 24 – October
2, 2014 in Hannover, Germany with the
attendance of 2066 companies from 54
countries and 322 world premieres. At
IAA Hannover 2014, the brands such as
Ford, Fiat, MAN, Mercedes, Hyundai,
Otokar, Temsa, Karsan, Anadolu Isuzu and
Bozankaya had a show of strength with
their models that they produce in Turkey.
www.taysad.org.tr
TAYSAD’ın Temmuz 2014 Otomotiv Raporuna göre, ilk 6 ayda
Almanya’nın Otomotiv Sektörünün Toplam Cirosunun ancak
%1’i oranında Almanya’ya ihracat yapmışız !
Alman Otomotiv Endüstrisi yıllık 260 milyar doların üstünde bir ciro elde etmektedir. Aynı zamanda da Almanya’nın en büyük eğitim kurumlarından biridir. Endüstri Ar-Ge için yılda 20 milyar dolar ayırmakta, günlük olarak da 10 patent başvurusunda bulunmaktalar.
VDA QMC, bu bilgi ve tecrübeyi kendi eğitimlerinde uluslararası alanda üreticilere aktarma misyonunu üstlenmiştir. Otomotiv sektörünün gerek ana sanayi
ve gerekse yan sanayi uzmanları tarafından özel olarak VDA QMC eğitimleri hazırlanmıştır.
TAYSAD Temmuz 2014 Sektör Raporuna göre ise Türk Otomotiv Endüstrisi tarafından Ocak-Temmuz 2014 döneminde toplam 13.8 milyar dolar ihracat yapılmış ve bunun 2,26 milyar doları da Almanya’ya ihraç edilmiştir. Oysa yukarıda
belirtilen toplam ciro ile bu ciro karşılaştırıldığında, cironun ancak yüzde 1’i kadar bir rakamı ilk altı ayda karşılayabildiğimizi kolayca anlayabiliriz.
Bu ciroyu daha fazla artırabilmemiz için Alman Otomotiv Endüstrisinin Standartlarını ürün gerçekleştirme süreçlerimize dahil etmek zorundayız.
Bu amaç doğrultusunda VDA QMC eğitimleri, bu zorlukların üstesinden gelmek
için en iyi ve hedef odaklı çözümlerdir. VDA QMC eğitimleri onaylı lisanslı firmalar tarafından üreticilere verilmektedir. MBT Danışmanlık olarak lisanslı VDA
QMC eğitimlerimiz ile sizlere Türkiye’de yardımcı olmak isteriz.
www.mbtdanismanlik.com
Saygılarımızla,
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
AB HORIZON 2020 Programı
Bilgilendirme Günü
TAYSAD ve TÜBİTAK işbirliği ile düzenlenen AB HORIZON 2020
Programı Akıllı, Temiz ve Entegre Ulaşım Alanı Eğitim ve Bilgilendirme Günü 23 Eylül 2014 tarihinde, TAYSAD’da yapıldı.
A
vrupa Birliği Komisyonu’nun bilim ve teknoloji alanındaki çalışmaları desteklediği 30 yıllık Çerçeve Programları, Horizon 2020 ile devam ediyor.
Türkiye, ilk kez 2002-2006 yıllarında TÜBİTAK koordinatörlüğünde 6. Çerçeve
Programı’na üye oldu. Şimdi ise 7. Çerçeve Programı’nın (2007-2013) devamı
olan Horizon 2020 Programı’nda yer alacak. 2014-2020 yılları arasında yürütülecek
program, Avrupa çapında araştırmacılar ve
araştırma kuruluşları arasındaki işbirliği faaliyetlerini destekleyecek. Geleceğin tek-
TAYSAD’da düzenlenen bilgilendirme
gününde AB HORIZON 2020 Ulaşım
Ulusal İrtibat Noktası Serhat Melik, program hakkında katılımcılara bilgiler verdi.
Bilimsel mükemmeliyet, endüstriyel liderlik ve toplumsal sorunlara çözümler
başlıklı 3 öncelikli alanda yaklaşık 80 milyar Euro destek bütçesi bulunduğunu ve
programlarda koordinatör, katılımcı ve
son kullanıcı rolleri almanın mümkün olduğunu ifade etti.
HORIZON 2020 ile ilgili detaylı bilgilere
www.h2020.org.tr adresinden erişilebilmektedir. n
nolojilerine uluslararası ortaklıklar yoluyla
yön verecek.
Fraunhofer Türk-Alman Günleri
2014 Türk-Alman Bilim Yılı etkinlikleri kapsamında Fraunhofer
tarafından düzenlenen “Fraunhofer Türk-Alman Günleri” Açılış
Konferansı, Türk bilim ve sanayi çevresinden 300’den fazla katılımcı ile 25 Eylül 2014 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirildi.
Dipl.-Ing. Mehmet
Kürümlüoğlu,
Fraunhofer-Institut für
Arbeitswirtschaft und
Organisation IAO
E
tkinlik, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu, Alman Federal Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (BMBF) Müdürü Peter Webers, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. Mehmet Toptaş, Fraunhofer Gesellschaft Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Alexander Verl ve İstanbul Alman Başkonsolosluğu Konsolosu
Harald Schindler’in açılış konuşmaları ile
başladı. Açılış konuşmalarını takiben, 4
ana başlık altında paralel uzman oturumlar gerçekleştiridi. Bu oturumlar esnasında katılımcılar, Fraunhofer Enstitülerinden gelen toplam 30’un üzerinde uzman
ile görüş paylaşımında bulundular. Etkinliğin son oturumunda, ilgili Türk araştırma
60
Eylül September - Ekim October 2014
enstitüleri, üniversiteler ve firmalar, “Fraunhofer Türk-Alman Günleri” kapsamında
Almanya’da düzenlenecek olan uzman çalıştaylara davet edildi.
Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakan
Yardımcısı Prof. Dr.
Davut Kavranoğlu
“Fraunhofer Türk-Alman Günleri”nin bir
sonraki etkinliği, Almanya’da farklı Fraunhofer Enstitülerinde “4 Uzman Çalıştay”
şeklinde düzenlenecektir. Uzman çalıştaylar “İnovatif Malzemeler”, “Dijital Hayat, Nesnelerin İnterneti, Haberleşme ve
Gömülü Sistemler”, “Geleceğin Şehri”,
“Ar-Ge - Üretim - Endüstri 4.0” konularında olacak.n
www.taysad.org.tr
TAYSAD’DAN HABERLER NEWS FROM TAYSAD
Otomotiv yan sanayi
'4. sanayi devrimi'ne
hazırlanıyor
TAYSAD, İzmir’de bir araya geldiği üyelerini bilgilendirerek geleceğe hazırlanmalarını istedi.
T
AYSAD, otomotiv endüstrisinin gelişimiyle ilgili üyelerini bilgilendirmek,
global olarak son trendleri ve beklentileri üyeleriyle paylaşmak ve yeni stratejiler
oluşturmak için düzenlediği üye bilgilendirme toplantılarına İzmir’de devam etti.
Ege bölgesinde faaliyette bulunan üyeleriyle İzmir’de buluşan TAYSAD, üretim ve
pazar verilerindeki negatif gelişmelere rağmen sektörün önünü ihracatın açtığına dikkat çekti. TAYSAD Başkanvekili Alper Kanca, bu yıl ihracatta hedefin üzerine çıkılarak 23 milyar dolarlık dış satış beklendiğini vurguladı.
Fraunhofer Enstitüleri işbirliği
Küresel anlamda araç üretiminde 2017 sonunda 100 milyon adedin aşılacağının öngörüldüğüne işaret eden Kanca, “Çağımızın yeni endüstriyel vizyonu olan dördüncü sanayi devrimi gerçekleşmektedir. Endüstri 4.0 olarak ifade edilen bu çalışmada Almanya yönlendirilen değil, yönlendiren konumda olmak için yoğun çaba göstermektedir. Bildiğiniz üzere bu alanda da
çalışmalarda bulunan Alman Fraunhofer
Enstitüleri ile uzun bir süredir işbirliği içindeyiz. Bu işbirliğiyle birlikte gelişmeleri hepinizin yakından takip etmesi gerektiğine
inanıyorum” dedi.
Kanca, rekabet gücüne göre 2014 yılında
144 ülke arasında bir basamak gerileyerek
45. sırada yer alan Türkiye’nin buna göre
‘Verimlilikten, İnovasyon Odağına Geçiş
Ülkeleri’ arasındaki konumunu koruduğunu ve bu nedenle Ar-Ge ve inovasyondan
vazgeçmemesi gerektiğinin üzerinde durdu.
TAYSAD’ın İzmir üye toplantısına TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi Temsilcisi Serhat Melik ile
Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç konuk konuşmacı
olarak yer aldı.
TAYSAD
Başkanvekili
Alper Kanca
Sürdürülebilirlik Akademisi Yönetim Kurulu Üyesi Semra Sevinç sanayide sürdürülebilirlik üzerine tüyolar verdi.
Semra Sevinç, hızla değişen ve büyüyen,
sorunları artan dünyanın gündeme getirdi-
Melik, TAYSAD üyelerini ‘HORIZON 2020’
programıyla ilgili bilgilendirdi.
ği en önemli konulardan birinin, değiştiri-
Serhat Melik yaptığı sunumunda, AB Çerçeve programlarının, Avrupa’nın bilim, teknoloji ve politika uygulamalarının birbirine
yakınlaştırılması için oluşturulan çok yıllı
programlar olduğunu belirterek, bu programların faaliyetleriyle ilgili bilgiler verdi. Serhat Melik, sunumunda AB çerçeve
programlarına daha önce Türkiye’den katılmış projelerin başarı hikâyelerini anlattı. Üniversitelerin bu alanda başarı sağlamaları için de mutlaka bünyelerinde “proje ofisleri” oluşturmaları gerektiğinin altını çizdi.
ği olduğunu dile getirdi. Sevinç, “İş dün-
lemeyen değişikliklerin nasıl yönetileceyasının gittiği bir yön var, akıntının tersine kürek çekerek bir yere gelemiyor, belli
bir değişimi yönetmek durumunda kalıyorsunuz. Acaba bu değişik koşullar nasıl kullanılabilir? Dünyamız çok ciddi sorunlarla
karşı karşıya. Doğa ve çevre değerleri açısından bakıldığında, dünya son yıllarda baş
döndürücü hızla çevre sorunlarını artırarak
devam ediyor. Sürdürülebilirlik için yapılan
çalışmalarla bugünden yavaş yavaş bütün
alışkanlıklar, üretim tüketim kalıpları yeniden gözden geçirilerek, sürdürülebilirlik
esas alınmalı” değerlendirmesini yaptı.n
The automotive supply
industry is getting prepared
for the 4th industrial
revolution
TAYSAD had a meeting with its members
in Izmir and asked them prepare for the
future. TAYSAD Vice President Alper Kanca
said, "The new vision of our era, the fourth
industrial revolution has been coming true. I
believe you should all continue to follow the
developments closely."
62
Eylül September - Ekim October 2014
www.taysad.org.tr
TOSB’DAN HABERLER NEWS FROM TOSB
Kalkınma Bakanı Cevdet
Yılmaz, Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı Fikri Işık,
Kocaeli Valisi Hasan Basri
Güzeloğlu, TOSB Yönetim
Kurulu Başkanı Yunus Çiftçi
protokolü imzaladılar.
Araç ve aksam parçaları dayanım, ömür,
performans test laboratuvarı için imzalar atıldı
TOSB Otomotiv Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi ile
MARKA arasında Araç ve Aksam Parçaları Dayanım, Ömür, Performans Test Merkezi protokolü imzalandı.
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık
ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın da
yer aldığı törende verilen bilgilerin ardından iş birliği protokolü Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ile TOSB Yönetim
B
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri
Işık, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz
ve Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan’ın
katılımları ile yapılan protokol imza törenine, Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Milletvekilleri Zeki Aygün, İlyas Şeker, Mehmet Ali Okur, Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı Başkanı İlker Aycı, MARKA Ajansı Genel Sekreteri Dr. Fatih Akbulut, TOSB Yönetim Kurulu Başkanı Yunus Çiftçi, Sanayi Genel Müdürü Prof. Dr. İbrahim Kılıçaslan, OTAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof.
Dr. Ali Göktan, OSD Genel Sekreteri Prof.
Dr. Ercan Tezer, Otomotiv Sanayi üst düzey yöneticileri ile Bakanlık ve Marka Ajansı mensupları katıldı.
Türk Otomotiv Ana ve Yan Sanayiine
önemli test ve doğrulama hizmeti verecek olan laboratuvarda Hidromekanik test-
64
Eylül September - Ekim October 2014
ler, Elektromekanik testler, İklimlendirilmiş testler, Motor dinamometresi, Araç
üstü emisyon ve yakıt testleri yapılabilecek. Kapsam ve hizmet alanında bir ilki
gerçekleştirecek laboratuvar Otomotiv,
Savunma, Deniz ve demiryolu araç sanayinin yanı sıra bilimsel çalışmalara da katkı sunacak.
Türkiye’deki Ar-Ge merkezlerinin üçte birinden fazlasına sahip olan Otomotiv Sanayinin geliştirdiği yeni ürünlerin test ve
doğrulama hizmetleri de bu laboratuvarda
yapılacak. Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) ve TOSB Otomotiv Yan Sanayi İhtisas Organize Sanayi Bölgesi tarafından eş güdümlü proje olarak hayata geçirilecek laboratuvarın işletmesini bu konuda yılların deneyim ve altyapısına sahip
OTAM yapacak.
Kurulu Başkanı Yunus Çiftçi tarafından
imzalandı.n
Protocol signing ceremony
for vehicle and components
endurance, lifetime and
performance test laboratory
Turkey Automotive Supply Industry
Expertise Organised Industrial Zone (TOSB)
and East Marmara Development Agency
(MARKA) signed a protocol on vehicle
and components endurance, lifetime and
performance test center. The laboratory
will be serving the Turkish automotive main
and supply industry with hydromechanical,
electromechanical, air-conditioned, vehicle
emission and fuel tests and engine
dynamometer. The laboratory will break
new ground in coverage and service fields
and contribute to scientific studies as well
as the automotive, defence, naval and
railway vehicles.
www.taysad.org.tr
MAKİNELERİN EVRİMİ EVOLUTION OF MACHINES
Ağ tabanlı fabrika:
“Endüstri 4.0”
Fraunhofer Institut für Arbeitswirtschaft
und Organisation (IAO)
Mehmet Kürümlüoğlu (Dipl.-Ing.)
DEP Head of Competence Centre R&DManagement, Head of PLM Consultancy
Center
Erdem Geleç (Dipl.-Ing.)
Project Manager and Researcher at the
Competence Centre R&D-Management
Siber Fiziksel Sistemler (CPS) şirketler
içinde entegrasyona, değiştirilebilir üretim koşullarına ve üretimde ve lojistikte artan esnekliğe yolaçabilir. Siber Fiziksel Sistemlerin işlemler (prosesler), iş organizasyonları, iş modelleri ve servisler üzerinde
güçlü bir etkisi olacaktır. “Endüstri 4.0”,
Almanya için mevcut olan Yüksek Teknoloji Stratejisinin parçasıdır ve amacı, Siber
Fiziksel Sistemler için hem önde gelen bir
pazar ve hem de önde gelen bir tedarikçi haline gelerek, Alman endüstrisini güçlendirmektir.
Şirketler, “Endüstri 4.0”a uygun olarak
kendi mevcut üretim tesislerini akıllı ağ
tabanlı fabrikalara doğru nasıl geliştirebilirler?
İnsanların ve makinelerin akıllı sistemler üzerinden iletişim kurdukları ağ tabanlı fabrika, “Endüstri 4.0” olarak adlandırılır.
E
ndüstri 4.0, Ar-Ge ve üretimden başlayan servisler dahil olmak üzere ürün
ömrü döngüsüne kadar uzanan tüm değer zinciri kapsayacak şekilde yeni bir organizasyonu ve kontrolü temsil etmektedir. ‘Endüstri 4.0’da, işletmelerin tüm bölümlerinden ve değer zinciri elemanlarından ulaşan gerçek zamanlı bilgilerin varlığı
ve optimum değer akışı türetme yeteneği
altyapı olarak hizmet etmektedir.
İnsanların, nesnelerin ve sistemlerin ağ tabanlı bağlantısı sonucunda; maliyet, elde
edilebilirlik ve kaynak tüketimi gibi çeşitli kriterler ile optimize edilebilen; dinamik,
kendi kendine organize olan, gerçek zamanlı değer ağlarının şirketler arasında
oluşmasına yol açar. Bir diğer deyişle, modern üretim teknolojilerinin (Cyber Physical Systems - Siber Fiziksel Sistemler) üretime entegrasyonu ve nesneler interneti
(Internet of Things) ile servisler internetinin (Internet of Services) üretim süreçlerinde kullanımı sonucunda gerçekleşir.
66
Eylül September - Ekim October 2014
Fraunhofer Endüstri Mühendisliği Enstitüsü, yeni çözümler bulmak için endüstriyel ve bilimsel ortakları ile birlikte çalışmalar yapmaktadır. “Endüstri 4.0”a geçiş bir gecede başarılamaz, çünkü insanlar, makineler, ürünler ve bilişim sistemleri gibi tüm katılımcı varlıkların değişime entegre edilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, şirketlerin “Endüstri 4.0”a doğru değişimi için, entegrasyon içinde hazırlanmaları önemlidir. Diğer taraftan sadece, güvenilirlik ve kârlılık noktalarında yaşanabilecek karışıklıklardan kaçınarak, stratejilerini
oluşturacak şirketlerin akıllı (smart) bir üreticiye doğru dönüşebileceği de inkar edemeyiz.
örnek olarak uygulanacaktır. Endüstri ve
araştırmadan seçilen toplam sekiz iş ortağı, “MetamoFAB”’ı başarılı bir yöntemle
uygulamaya koymak için işbirliği içinde çalışmaktadır. Bu proje, Federal Alman Eğitim ve Araştırma Bakanlığı (BMBF) tarafından finanse edilmektedir. n
Referanslar
[VDMA 2014] cf. Dr. Bernhard Diegner, Gesamtüberblick Stand 2014, PlattformIndustrie 4.0, Web sayfası.http://ost.vdma.org/documents/106133/4697460/Plattform%20
Industrie%204.0/780d7772-9489-4f8a-8b3fe4b9f416ed81, 02.10.2014tarihinde girildi.
[MetamoFAB, 2014] MetamorphosezurintelligentenundvernetztenFabrik,
Web
sayfası.
http://metamofab.de, 02.10.2014 tarihinde girildi.
[FU/Acatech, 2013] Forschungsunion, acatech:
Alman imalat sanayisini güvenceye almak için,
INDUSTRIE 4.0 stratejik girişimini uygulamaya yönelik öneriler. Industrie 4.0 Çalışma Grubunun nihai raporu,Nisan 2013. http://www.
acatech.de/fileadmin/user_upload/Baumstruktur_nach_Website/
Acatech/root/de/Materi-
al_fuer_Sonderseiten/Industrie_4.0/Final_report__Industrie_4.0_accessible.pdf, 02.10.2014
tarihinde girildi.
İmalatçı şirketlerin akıllı ve ağ tabanlı fabrikalara dönüşümüne olanak sağlamak için,
“Akıllı ve ağ tabanlı fabrikaya dönüşüm
olan MetamoFAB” projesi içinde, modeller, metotlar ve araçlar geliştirilmektedir.
Böylece, Siber Fiziksel Sistemler kullanılarak mevcut fabrikaların performansları artırılacaktır. “Üretim otomasyon ekipmanları”, “Yarı iletkenler” ve “Elektronik elemanların ve parçaların üretimi “ alanlarında, dönüşümün altyapısı olarak Siber Fiziksel Sistemleri kullanacak, ağ tabanlı fabrikalar oluşturmak için vizyonlar geliştirilmektedir. Çözümler, endüstriyel ortakların gerçek zamanlı üretim ortamlarında
www.taysad.org.tr
MAKİNELERİN EVRİMİ EVOLUTION OF MACHINES
The networked factory:
“Industry 4.0”
The networked factory where humans
and machines are communicating via
smart systems is named “Industry 4.0”
– the fourth industrial revolution.
I
ndustry 4.0 stands for a new level of
organization and control along the
whole value chain, starting from R&D and
production to product life cycle including
services .The availability of all relevant real-time information from all entities and elements of the value chain and the ability to
derive optimum value stream at any time
serve as the basis. The networked connection of humans, objects and systems
result in dynamic, self-organizing real-time
optimized value networks across companies which can be optimized with various
criteria such as costs, availability and resource consumption. That is mainly realized by integrating modern manufacturing
technologies (Cyber Physical Systems) in
the production and the use of Internet of
Things (IoT) and Internet of services (IoS)
in the production processes.
The integration of Cyber Physical Systems (CPS) in companies can lead to
interchangeable production conditions
and rising flexibility in manufacturing and
logistics. This will have strong effects
on process, work organization, business
models, services, etc. “Industry 4.0” is
part of the current High-Tech Strategy for
Germany. The aim is to strengthen Germany’s manufacturing equipment industry by becoming both a leading market
and a leading supplier for Cyber Physical
Systems.
How can companies evolve their existing
production facilities towards intelligent
networked factories according to “Industry 4.0”? Fraunhofer IAO is working together with industrial and scientific partners to find new solutions.
The transition to “Industry 4.0” cannot
be achieved overnight but all participating
entities like humans, machines, products
and IT systems have to be integrated in
the change. Therefore it is necessary to
68
Eylül September - Ekim October 2014
"Industry 4.0" stands for a new
level of organization and control
along the whole value chain,
starting from R&D and production
to product life cycle including
services .
prepare companies with an integration
process for the change of paradigms towards »Industry 4.0«. Besides, we cannot
deny the fact that, only with a clear strategy implementation, companies can evolve
towards a smart manufacturing company,
while avoiding operative disturbances in
reliability and profitability.
Within the project “MetamoFAB - Metamorphosis to intelligent and networked
factory”, models, methods and tools are
developed to enable the transition of
manufacturing companies to intelligent
and networked factories. Thus the performances of existing factories will be
enhanced by the utilization of CPS. As a
basis for the transition, dedicated visions
for networked factories with CPS are
developed for each of the three demonstration cases, namely “Manufacturing
of automation equipment”, »Production
of semiconductors« and »Manufacturing
of electrical components and parts«. Solutions will be demonstrated in real time
production environments of the industrial
partners. In total, eight selected partners
from research and industry are working
collaboratively to put “MetamoFAB” into
action in a successful way. The project is
funded by the German Federal Ministry of
Education and Research (BMBF).n
References
[VDMA 2014] cf. Dr. Bernhard Diegner, Gesamtüberblick Stand 2014, Plattform Industrie 4.0, WWW page. http://ost.vdma.org/
documents/106133/4697460/Plattform%20
Industrie%204.0/780d7772-9489-4f8a-8b3fe4b9f416ed81, accessed 02.10.2014.
[MetamoFAB, 2014] Metamorphose zur intelligenten und vernetzten Fabrik, WWW page.
http://metamofab.de, accessed 02.10.2014.
[FU/Acatech, 2013] Forschungsunion, acatech: Securing the future of German manufacturing industry - Recommendations for implementing the strategic initiative INDUSTRIE 4.0,
Final report of the Industrie 4.0 Working Group,
April 2013, http://www.acatech.de/fileadmin/
user_upload/Baumstruktur_nach_Website/
Acatech/root/de/Material_fuer_Sonderseiten/
Industrie_4.0/Final_report__Industrie_4.0_accessible.pdf, accessed 02.10.2014.
www.taysad.org.tr
MAKİNELERİN EVRİMİ EVOLUTION OF MACHINES
Bosch Sanayi, 4.0’ın
öncü şirketleri arasında
gi şekilde üretilmesi gerektiği söyleniyor,
makineler de bunu algılayarak üretimlerini bu şekilde gerçekleştiriyor. Yani eskiden bir hatta bir ürün ailesi işlemden geçerken, artık 8 ürün ailesi aynı hatta işlem
görebiliyor.
A
lmanya, özellikle üretimde geleneksel yapıda varlığını sürdüren sektörleri bilgisayarlaşma ve ileri teknoloji kullanımı yönünde teşvik etmek amacıyla Sanayi
4.0 stratejisini hayata geçiriyor. Su ve buhar gücüyle gerçekleşen ilk, elektrik enerjisi kullanılan ikinci ve dijitalleşme tabanlı
olarak gerçekleşen üçüncü sanayi devriminin ardından, dördüncü sanayi devrimi olarak tanımlanan Sanayi 4.0, nesnelerin birbirine bağlanması prensibi üzerine kurulu.
İnternet bazlı servisler sayesinde yeni
iş modelleri üretiliyor
İnternet bazlı servislerle yeni iş modelleri geliştiren Bosch’un 2025 vizyonunda,
günlük hayatta, yaşamın bir parçası olan
tüm nesnelerin birbirleriyle iletişim halinde olarak hayatımıza daha fazla kolaylık ve
kalite katması bulunuyor. Sanayi 4.0 ise,
bu vizyonun endüstriyel hayata yansıması
olarak görülüyor.
Konuyla ilgili bilgi veren Bosch Türkiye
Temsilcisi Steven Young “Yapılan araştırmalara göre, günümüzde 200 milyar adet
internete bağlanabilen cihaz, 14 milyar da
hâlihazırda internete bağlı cihaz bulunuyor. 2020 yılında internete bağlı cihaz sayısının 32 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. İnternetin hayatın her alanına olduğu
gibi iş yaşamına da farklılık getirmesi kaçınılmaz” dedi. Young sözlerine şöyle devam etti “Bosch, yazılım ve sistem entegrasyonundaki tecrübesini nesneler ve hizmetlerin internetine taşıyor. Bosch’ta her
dört Ar-Ge çalışanında biri yazılım uzmanı.
Sistem ve cihazların üreticisi olmayı sürdü-
70
Eylül September - Ekim October 2014
rürken bu sistem ve cihazların hassas ve
iletişime açık olmalarını sağlamaya çalışıyoruz. Sanayi 4.0 devrimine hazır nadir şirketlerden birisiyiz.”
Bosch’ta Sanayi 4.0’la ilgili 50’nin üzerinde pilot proje bulunuyor
Şu an Bosch’ta Sanayi 4.0 ile ilgili 50’den
fazla pilot proje son hızla devam ediyor. Homburg’ta bulunan Bosch Rexroth
Fabrikası’nda uygulanan pilot proje buna
çok güzel bir örnek oluşturuyor. Bu fabrikada insanlar, makineler ve ürünler birbirlerine bağlı olarak çalışarak yarının üretiminin nasıl olacağının en canlı örneğini sergiliyorlar. Birinci sınıf üretim yapmak amacıyla, aynı hatta birçok farklı ürün üretilebiliyor. Makinelere sıradaki ürünün yuvarlak mı, köşeli mi ne şekilde olduğu, han-
RFID teknolojisiyle gerçekleşen otomatik algılama sayesinde ürünlerin ve taşıma kaplarının durumu her an için görülebiliyor. Çalışanlar yardımcı cihazlar sayesinde iş yapış şekillerini kolaylaştırıyorlar.
Örneğin, siparişler depo çalışanlarının gözlük camlarına geliyor ya da teknisyenler
kullanma kılavuzlarını gözlüklerinde görerek elleri serbest bir şekilde çalışabiliyorlar. Robotlar çalışanları tehlikeli, zorlu ya
da tek düze işlerden kurtarırken, akıllı üretim hatları kendi performanslarını kendileri
test ediyor, arızalandıkları durumda kendi
arızalarını servise kendileri bildiriyor. Tüm
bu teknoloji ürün testleri esnasında da kullanılabiliyor.
Amaç uluslararası üretim ağını birbirine bağlamak
Bosch’un amaçlarından biri, ileride uluslararası üretim ağının tamamını birbirine bağlamak. Aynı zamanda ürünlerin birer “hafızası” olacak, yani ürünler, temel özelliklerini her zaman yanlarında taşıyacaklar.n
Bosch is among the leading companies of Industry 4.0
Developing new business models with
internet. In 2020, the internet-connected
internet-based services, in vision 2025 of
devices are expected to reach 32 billion.
Bosch is the contribution of all the objects
It’s inevitable that the internet brings di-
in communication with each other for
versity in business life as well as it does
convenience and quality of life. Industry
in every area of life. Bosch brings its ex-
4.0 on the other hand, seems like the ref-
perience in software and system integ-
lection of this vision on industrial life. Gi-
ration to the internet. One in every four
ving information about the subject, Bosch
of R&D employee of Bosch is a software
Turkey Representative Steven Young
specialist. We produce systems and de-
said, “According to the researches, today
vices and try to ensure that they are sen-
there are 200 billion devices that can be
sitive and open to communication. We’re
connected to the internet and 14 billion
one of the few companies which are re-
devices that are already connected to the
ady for Industry 4.0 revolution.
www.taysad.org.tr
BENİM YOLUM, BENİM KİTABIM MY WAY, MY BOOK
En iyi hayat derslerini size
hiç benzemeyen insanlardan
öğrenebilirsiniz
Yaşadığımız hayatın güzel noktalarına değinip, yaptıklarımız ve yapmadıklarımız konusunda dünyaca meşhur insanların sözleriyle en güzel
şekilde ifade edilişlerini gördüğüm bir kitap, okuması rahat, Avrupa’ya
uçan herkes uçuş sırasında kitabı bitirebilir.
TAMER TAŞKIN
Petrofer Yönetim Kurulu Başkanı
Petrofer Turkiye Chairman
Şu Hayatı Nasıl Yaşamalı?
B
u kitap hayata bakış açınıza bakma davetidir. Einstein’ın deyişiyle, ‘’bir so-
runu yaratan zihni aynı şekilde çalıştırarak
o sorunu çözemezsiniz.’’ Hayata dair mevcut düşünce ve kanaatleriniz sizi şu anda
bulunduğunuz yere getirdi. Daha farklı ve
Dünyadaki her yüz insandan sadece biri
Türkçe düşünüyor. İngilizce gibi yaygın bir
dili kullananlar üç milyardan fazla insanın
ortak akıl havuzuna erişebiliyorlar. Bilmeyenler ise bu bilgi hazinelerinden habersizce yaşıyor. Neler kaçırdığımızı bile bilmiyoruz! Sonuçta dilimizin sınırı dünyamızı sınırlıyor.
Bu kitapta insanlığın ortak akıl okyanusundan Türkiye’nin ‘’milli’’ kültür havuzuna bilgi aktarımı amaçlandığından, Türk büyüklerine değil, dünya büyüklerine odaklanılmıştır.
iyi bir yerde olmak istiyorsanız, yeni bir akla
Zirvedekilerin düştüğü notlar...
ve çoklu bakış açılarına ihtiyacınız var. Yeni
Oprah Winfrey: “Çukura düştüğünde, bunun başarısızlık olduğunu düşünebilirsin.
Bazen kısa süre için bile olsa kendini kötü
hissetmek iyidir. Elinden kaçırmış olduklarına üzülmek için kendine izin ver. Seni çukurdan çıkaracak olan şey ise hatalarından
ders almak.”
bir hayat da yeni(lenmiş) bir akılla gelir.
Beyin sosyal bir organdır. Gelişmesi için
kendisinden büyük beyinlerle sosyalleştirilmesi gerekir. Bir düşünün, çevrenizde sizden daha akıllı kaç kişi var? Yakın çevreniz
beyninizi aşağı mı çekiyor, yukarı mı? Bu
kitap size çevrenizdeki akıl ortalamasının
ötesine geçme imkanı veriyor.
72
Eylül September - Ekim October 2014
Henry Ford: “Her şey ters gidiyorsa unutma: Uçak, rüzgârı karşısına alarak yükselir,
Hayat Bilgesi
Şu Hayatı Nasıl Yaşamalı?
Alfa Yayıncılık
Mümin Sekman
Sayfa Sayısı: 208
Baskı Yılı: 2014
Ne ilginç bir oyun şu hayat! Tek
bir hakkınız var. Kuralları oynarken
öğreniyorsunuz. Zaman hızla akıyor.
Başa çıkmak kolay değil. Sağ çıkmak
ise imkânsız! Hepimiz büyük bir
sorunun peşindeyiz: Şu hayatı en iyi
şekil de nasıl yaşamalı?
Bu kitap 'özdeyiş derlemesi' değil,
sistematik bir düşünce taraması.
Alanında ilk. Hayat Bilgesi Dizisi
hayatın bin bir halini karşılayan bir
'akıl açacağı' oluşturma çabası. Akıl
verme kitabı değil, zihin açma kitabı!
Mantıklı ve motive edici cevaplar,
kışkırtıcı sorularla bir arada. Karışık
kafaları toplamak, kapalı akılları
açmak için. Hem kâşiflik hem
kılavuzluk! Hayata bakış açınıza bir
daha bakın! Bildikleriniz sizi şuan
da bulunduğunuz yere getirdi, daha
iyi bir yer de olmak istiyorsanız, size
yeni(lenmiş) bir akıl gerek!
arkasına alarak değil. Çalışanlarımdan hiçbiri ‘uzman’ değildir. Kendini ‘uzman’ olarak gören çalışanlarla yolumuzu ayırıyoruz.
Çünkü bir işi gerçekten bilen kimse, kendini ‘uzman’ sanmaz. Her zaman çok daha
fazlasını yapması gerektiğini bilir, ne kadar
iyi ve verimli olduğunu düşünmez. Hep ileriyi düşünür, “İmkânsız” diye bir şey olmadığına inanır.”
Woody Allen: Bir yerde hata olacaktır
“Bir sahneyi defalarca tekrar tekrar çekeriz. Buna rağmen hiçbiri mükemmel olmaz.
Ne kadar çekerseniz çekin, bir yerde hata
olacaktır.”n
www.taysad.org.tr
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
Coşkunöz Alabuga Fabrikası
üretime başladı
Rusya Federasyonu’na bağlı Tataristan
Cumhuriyeti’nin ilk büyük presli parça üretim
tesisine sahip Coşkunöz Alabuga Fabrikası
faaliyete geçti.
C
oşkunöz Holding’in yurt
dışındaki ilk yatırımı olan
Coşkunöz Alabuga Fabrikası,
Tataristan Cumhurbaşkanı
Rustam Minnihanov, çok
sayıda üst düzey devlet
yetkilisi ve çeşitli ülkelerden
konukların katıldığı resmi
açılış töreni ile 29 Ağustos
2014 tarihinde fiilen üretime
geçti.
Tataristan Cumhurbaşkanı
Minnihanov açılış
konuşmasında geçtiğimiz yıl
Türkiye’deki Coşkunöz Metal
Form fabrikasına yaptığı
ziyarete değinerek Coşkunöz
Holding’den beklediği gibi
yüksek teknolojili bir fabrika
ile karşılaşmaktan duyduğu
memnuniyetini dile getirdi.
Coşkunöz Holding Genel
Koordinatörü Cenk Yöney
ise gerçekleştirdikleri
yatırımla Rusya Federasyonu
otomotiv yan sanayi
sektörünün gelişimine
sürekli katkıda bulunmayı ve
bu konuda öncülük etmeyi
amaçladıklarını vurguladı.
Törende yapılan konuşmaların
ardından Minnikhanov, Ford
Sollers ve Coşkunöz Holding
üst yönetimi tarafından hat
çalıştırıldı ve ilk presli parça
üretimi gerçekleştirildi.
Coşkunöz Alabuga Fabrikası;
60 yıllık köklü üretim
geçmişi ile 6 farklı sektörde
12 firması, 2500 çalışanı
ile faaliyet gösteren ve
Türkiye’nin en büyük sanayi
kuruluşlarından biri olan
Coşkunöz Holding çatısı
altında yer alıyor. Yıllık 50.000
ton sac işleme kapasitesine
sahip olan fabrika, binek
74
Eylül September - Ekim October 2014
araçlarda kullanılacak parçalar
için ful robotik otomasyonlu
pres hatlarında üretim
yapacak.
Coşkunöz Holding’in dışa
açılma politikasının ilk adımı
olan Coşkunöz Alabuga
Fabrikası, sınırların ötesine
taşıdığı Ar-Ge ve know-how’ı
Tataristan Cumhuriyeti’ndeki
eğitimli iş gücü, alanında
uzman markalar ve enerji
olanakları ile buluşturuyor.
TS-16949-2002, ISO 14001,
OHSAS 18001 standartlarına
göre üretim yapacak olan
fabrika; “Yalın Üretim” ve
otomotive özgü pek çok
sistem transferi ile alanındaki
en son teknolojileri bölgeye
kazandırarak, önemli bir
model olma amacını taşıyor.
Rus Otomotiv Forumu’ndan
Gelen “Yılın Yatırımı”
Ödülü
Coşkunöz Alabuga
Fabrikası’nın ilk etabı
15.000 m²’si kapalı olmak
üzere, 78.000 m² açık alan
üzerinde kuruldu. Coşkunöz
Alabuga; şirket kuruluşu,
yasal prosedürlerin yerine
getirilmesi, fabrika inşaatı,
makinelerin montajı ve
Coşkunöz Alabuga Fabrikası, Tataristan Cumhurbaşkanı Rustam
Minnihanov, çok sayıda üst düzey devlet yetkilisi katıldığı resmi açılış
töreni ile üretime geçti.
Coskunoz Alabuga
Factory begins
manufacturing
The first investment
of Coskunoz Holding
abroad, Coskunoz Alabuga
Factory was launched
for production on 29
August 2014 with the
official opening ceremony
with the attendance
of Tatarstan President
Rustam Minnihanov and
many senior officials of
the state.
devreye alınması süreçlerinin
1,5 yıl gibi rekor bir sürede
tamamlanmasıyla örnek
gösterilen bir proje oldu. Bu
başarı, Rus Otomotiv Forumu
tarafından “2013 Yılının En
İyi Yatırım Projesi Ödülü” ile
taçlandırıldı.
Coşkunöz Alabuga
Projesi’nin doğuşu ve
gelişimi
Coşkunöz Holding, otomotiv
sektörünün dünya çapında
hızla değişen dinamikleri ve
sürdürülebilir başarı stratejileri
kapsamında yurt dışı yatırım
alternatifleri konusunda geniş
çaplı çalışmalar yaptı. Bu
çalışmalar sonucunda Ford
Motor Company ve Sollers
ortak girişimi olan Ford
Sollers’ın Rusya Federasyonu
Tataristan Cumhuriyeti’ndeki
iştirakinin büyük ve orta
ölçekli presli parçaları ve
kalıp üretimi için tek tedarikçi
olarak belirlendi. Coşkunöz,
böylece yurt içinde elde
ettiği başarıları yurt dışına da
taşıyarak önemli bir yatırım
projesi başlatmış oldu.
Coşkunöz’ün 2012 yılında
Yelabuga kentinde yatırım
yapma kararı almasının
ardından, her kulvarda gerekli
tüm girişimler başlatıldı.
Bölgede kurulacak fabrikanın
alt ve üst yapı çalışmalarının
yanı sıra, gerekli tüm
bürokratik işlemler de hızla
tamamlandı. Fabrikada
ful robotik otomasyonlu
pres hatlarının montajının
yapılmasının ardından Mayıs
2014’te ilk deneme üretimi
başarıyla gerçekleştirildi.n
www.taysad.org.tr
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
sürdürülebilirliği yakaladık.
Her daim yaptığımız işin
üzerine bir şeyler katmaya
çalıştık. Tedarikçilerimizin,
müşterilerimizin,
üniversitelerin ve daha
birçok paydaşımızın ne
dediğine önem verdik. Hayat
anlayışımızda mütevazılığımızı
koruduk ama iş yapış
biçimimizde en iyisi için
mücadele ettik” dedi.
“Bu Tür Yatırımlar Ülkemiz
Adına Kazanç”
Feka Otomotiv, 25. Yılda
25 Milyon TL Yatırım Yaptı
Tüm fabrikalarını tek çatı altında toplayarak toplamda 25 milyon TL tutarında yatırım ile yeni fabrikasını oluşturan Feka Otomotiv, aynı zamanda
25.yılını da bu etkinlikle birlikte kutladı.
M
üşteri odaklı yaklaşım
ilkesi, yüksek seviyeli
teknolojisi, üretimde esnek
yapısı, tecrübeli kadrosu ve
teknik uzmanlarıyla, misyonu
doğrultusunda çalışmalarını
yürüten Feka’da bu yıl farklı
bir heyecan yaşanıyor. Tüm
fabrikalarını tek çatı altında
toplayarak toplamda 25
Milyon TL tutarında yatırım
ile yeni fabrikasını oluşturan
Feka, aynı zamanda 25.yılını
da bu etkinlikle birlikte kutladı.
Feka Otomotiv’in yeni
fabrika binası açılış törenine,
Vali Yardımcısı Mustafa
Karslıoğlu ve Nilüfer Belediye
Başkanı Mustafa Bozbey’in
yanı sıra, iş dünyasının yurt
içi ve yurt dışından önemli
temsilcilerinin yer aldığı, çok
sayıda davetli katılım gösterdi.
“Gelecek Adına Büyük
Umutlar Besliyoruz”
Fabrika binasının açılış
töreninde ilk sözü, Feka
Otomotiv Yönetim Kurulu
Başkanı Ferit Karslıoğlu aldı.
76
Eylül September - Ekim October 2014
Otomotiv sektöründe dolu
dolu 25 yılı geride bırakmanın
gururunu yaşadıklarını
kaydeden Karslıoğlu,
gelecek adına büyük umutlar
beslediklerini söyleyerek,
sektöre değer katmayı
sürdüreceklerini ifade etti.
“Sektörün Babayiğidi
Olduk”
Çeyrek asırlık bir zaman
dilimine acısı ve tatlısı ile
birçok olayı sığdırdıklarını
aktaran Karslıoğlu,
“Her şeyden önce ülke
menfaatlerimizi önceledik.
Başarılarımızı birlikte
kutladık. Üzüntülerimizi
birlikte yaşadık. Memleket
menfaatlerini hiç unutmadık.
Kimi zaman Anadolu
Kaplanı olduk. Kimi zaman
sektörümüzün babayiğidi...
Ama hiç vazgeçmedik.
Paydaşlarımızın isteklerine
göre kendimizi geliştirdik.
Yabancı iş ortaklarımızdan
yeni şeyler öğrendik. Onların
katkıları ile büyüdük. Yerli
iş ortaklarımızın sayesinde
FEKA Automotive
invests 25 million TL
in their 25th year
FEKA Automotive has
established its new factory
gathering all its factories
under one roof with an
investment of 25 million
TL for its 25th anniversary.
FEKA continues to operate
with its customer-oriented
approach principle, high
technology, flexible
structure in production,
experienced staff and
technical experts and
mission.
Geleceğe yönelik böylesine
büyük bir yatırımı hayata
geçirdikleri için Feka
Otomotiv’i kutlayan Mustafa
Bozbey’de, 25. kuruluş yılında
açılış töreninde yer almaktan
dolayı duyduğu memnuniyeti
dile getirdi. Bursa’nın sanayi
sektöründe ülkemizin adeta
kalbi olduğunu anımsatan
Bozbey, çok sayıda insana
iş imkânı sağlayan bu tür
yatırımlara, yerel yöneticiler
olarak da desteklerinin
süreceğini ifade etti.
“Bursa Türkiye’nin En
Önemli Sanayi Kenti”
Bozbey’in ardından sözü
Bursa Vali Yardımcısı
Mustafa Karslıoğlu aldı. Feka
Otomotiv’de inovasyon,
ileri teknoloji ve girişimci
ruhun ne olduğunu çok
yakından gördüklerini aktaran
Karslıoğlu, bu tür değerli
yatırımların ülkemiz adına
büyük önem teşkil ettiğini
vurguladı.n
www.taysad.org.tr
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
Uluslararası Soğuk Dövme
Grubu 47. Olağan Toplantısı'nı
Ankara’da yaptı
Taner Makas
Kanca A.Ş. Ar-Ge Müdürü
R&D Manager
1
960’lı yıllarda soğuk
dövme teknolojisinin
teknik ve ekonomik
anlamda gelişmesini teşvik
etmek amacıyla bir grup
Avrupalı akademisyen
tarafından başlatılan bir
proje kapsamında kurulan
Uluslararası Soğuk Dövme
Grubu (ICFG - International
Cold Forging Group)
aynı amaç çerçevesinde
günümüzde de hala başarılı
bir şekilde faaliyetlerini
devam ettiriyor.
Her yıl Eylül ayı içinde bir
üye ülkenin ev sahipliğinde
toplanan grup bu yıl
47. olağan toplantısını
Atılım Üniversitesi Metal
Şekillendirme Mükemmeliyet
Merkezi (MŞMM) ev
sahipliğinde gerçekleştirdi.
Bundan önceki ilk Türkiye
toplantısı 10 yıl önce
2004 yılında İstanbul’da
düzenlenmişti.
İlk gün ICFG içinde
oluşturulmuş çalışma grupları
faaliyetlerini tamamlıyor.
Kalıp teknolojisi, yağlama
teknolojisi gibi başlıklar
altında toplanan alt grup
üyeleri gün boyu yapılan
sunum ve tartışmalarda yıl
boyunca yaptıkları faaliyetleri
paylaşıyorlar, kendileri
arasında kıyaslamalar
yapıyorlar.
alınması gereken bir faaliyet,
üstelik bunu neredeyse
yarım yüzyıla yakın bir süredir
devam ettirmeleri de üzerinde
düşünmemiz gereken ayrı bir
nokta.
Bazı çalışma grupları 10
yılı aşkın süredir faaliyette
ve sadece yılda bir değil,
yıl içinde de ara toplantılar,
çalıştaylar yapıyorlar. Grubun
faaliyetinin devamına yine
grup üyeleri karar veriyor.
Her grup yaptığı çalışmalar
sonrasında bir kılavuz kitapçık
veya yayın çıkararak üyelere
bilgilendirme yapıyor.
ICFG yıllık olağan toplantısının
ikinci günü ise ortak bir
oturum ile soğuk dövme
teknolojisi hakkında teknik
bildiri sunumları yapılıyor.
Bu yılki yapılan sunumlar
arasında Türkiye"de soğuk
dövme konusunda faaliyet
gösteren az sayıdaki firmanın
arasında 3 tane de TAYSAD
üyesi vardı. Üyelerimizden
Kanca A.Ş., Norm Civata ve
ORS uluslararası dinleyici
kitlesine Türkiye’de soğuk
dövmenin geldiği seviyeyi
gösterir beğeni toplayan
sunumlar yaptılar.
Değişik ülkelerden
akademisyenlerin ve hatta
birbirine rakip firmaların
bir araya gelerek ortak bir
araştırma projesi yürütmeleri
ve sonuçlarını grup içinde
paylaşmaları TAYSAD içinde
yaşatılmaya çalışılan bir çok
grup çalışması için örnek
Uluslararası Soğuk Dövme
Grubunun bir önceki dönem
başkanlığını yapmış ve uzun
yıllardan beri grupta aktif
olarak rol alan Prof. Dr. Erman
Tekkaya halen Dortmund
Üniversitesinde Makina
Mühendisliği Fakülte Dekanı
olarak bu alanda çalışmalarına
devam ediyor. Grubun diğer
daimi Türk üyeleri olarak
Kanca A.Ş. Ar-Ge Müdürü
Taner Makas, Norm Civata
Ar-Ge Müdürü Umut İnce ve
Atılım Üniversitesinden Yrd.
Prof. Dr. Celalettin Karadoğan
bulunmakta.
Soğuk Dövme Teknolojisi
Nedir?
Soğuk dövme genel olarak
sanayide çeliğin kalıplar içinde
plastik olarak şekillendirilmesi
olarak anılır. Soğuk dövme
teknolojisinde çelik oda
sıcaklığında veya mikroyapı
değişimine uğramayacak
seviyede sıcaklıklarda
şekillendirilir.
İkinci dünya savaşı yıllarında
silah sanayisi için geliştirilen
soğuk dövme teknolojisi
günümüzde en yaygın olarak
otomotiv sanayisinde yüksek
mukavemete dayanımlı
hassas parçaların üretiminde
kullanılır. Halen dünya
genelinde dövme parçaların
yüzde 6-8 civarı soğuk
dövme ile üretilmektedir.
Sağladığı düşük enerji
maliyetleri ve yüksek ölçüsel
hassasiyet nedeniyle soğuk
dövmeye rağbet günden
güne artmaktadır. Birçok
imalat türüne görece genç
bir teknoloji olan soğuk
dövme gelişmiş ülkelerde
çok az sayıda firma tarafından
yapılabilmektedir.n
Yaklaşık 20 değişik ülkeden
soğuk dövme konusunda
faaliyet gösteren firma
temsilcisi teknik uzman ve
akademisyenlerden oluşan
120 civarında bir katılımcı
ile gerçekleştirilen toplantı
22-23 Eylül tarihleri arasında
Ankara’da gerçekleştirildi.
Hemen hemen eşit sayıda
katılan sanayi temsilcisi ve
akademisyenlerin tamamı
uzun yıllar bu alanda
çalışmış, profesör, doktor,
Ar-Ge müdürleri ve üst düzey
yöneticilerden oluşuyor.
78
Eylül September - Ekim October 2014
www.taysad.org.tr
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
Açılır-Kapanır Sistem
(Temizlenebilir)
Soğutma Modülü Uygulaması
tek veya iki kademede açılma
ilave piston ve mekanizma
ile sağlanmaktadır. Birinci
kademede, ön grupta yer
alan ürünler, ikinci kademede
ise diğer soğutucular uygun
açı ile pistonlar vasıtasıyla
açılarak sabit pozisyon alır.
Bu durumda ürünler gerek
basınçlı hava gerekse basınçlı
B. Akın Kurt
Kale Oto Radyatör
San.ve Tic.AŞ.
Ar-Ge Yurtdışı Projeler Şefi
R&D Overseas Projects Chief
S
ektöründe teknolojik
gelişmelerde öncü olan
firmamız, Kale Oto Radyatör
AŞ, otomobil, hafif ve ağır
ticari araç, endüstriyel
uygulamalarla beraber,
tarımsal araç sektöründe
traktörler, biçerdöverler,
teleskopik yükleyiciler gibi
araçlar için hem yurt içi
hem yurtdışı OEM, OES ve
IAM müşterilerine radyatör,
intercooler, hidrolik yağ
soğutucusu, transmisyon
yağ soğutucusu, kalorifer
ve kondenser ürünleri ve
komple soğutma modülleri
geliştirmektedir.
Tarımsal araçların kullanım
alanlarından kaynaklanan
toz, toprak, ot saman
gibi maddelerin radyatör
peteklerini tıkaması nedeniyle
ürünlerin temizlenebilir
olması ihtiyacı doğmuştur.
Bu sebeple komple soğutma
modüllerinde açılır kapanır
sistemler geliştirilmiştir.
Bu tasarımların başlıca
avantajı kullanıcıya soğutma
modülünün pistonlar vasıtası
ile açılarak temizlenmesi ve
yine kolaylıkla kapanmasıdır.
Böylece her bir ürünün araç
üstünden tek tek demonte
edilmesi ve temizlenmesi
ve tekrar montaj
yapılması işlemine gerek
kalmamaktadır.
Soğutma modülünün
açılıp kapanması çalışma
prensibi şu şekildedir.
Soğutma modülü kullanım
esnasında kilit mekanizmaları
ile kapalıdır. Soğutma
modülünün kapsamına göre
yıkama sıvısı ile yıkanır.
Yıkama sıvısı ile yıkanan
ürünler kuruma sonrasında
soğutma modülü yine
pistonlar vasıtasıyla kademeli
olarak tekrar kapatılır ve kilit
mekanizmaları kilitlenerek
işlem sona erer.Burada dikkat
edilecek husus temizleme
havasının yada suyunun
sisteme giren soğutma
havasının akış yönüne ters
yönde tutulmasıdır.Aksi
halde daha fazla tıkanmaya
sebebiyet verir.
Firmamız bünyesinde
müşterilerimizin taleplerine
göre araç üstünde soğutma
ürünlerinin yerleşimi ve
açılabilme pozisyonlarına
göre farklı tasarım çalışmaları
yapılmaktadır.n
Açılır kapanır sistem soğutma modülü tasarım ve resimlerinden birkaç örnek
Komple sistem çözüm
ortağı olma hedefimiz
doğrultusunda ve müşteri
odaklılık prensibimizle,
müşterilerimizin talepleri
ve pazarın beklentileri
doğrultusunda ArGe faaliyetlerine yön
vermektedir.
Özellikle sahadan gelen
geri bildirimler, detaylı
bir şekilde incelenmekte,
ürün geliştirmeye ve ürün
tasarımlarına bu bildirimler
yansıtılmakta, Ar-Ge
faaliyetleri, ilgili alanlarda
bilgisayar simülasyon
programları, prototip üretimi
ve laboratuar validasyon
testleri ile doğrulanmaktadır.
80
Eylül September - Ekim October 2014
KAPALI
I. KADAME
II KADAME
www.taysad.org.tr
Open-Close System
(Cleanable) Cooling
Module Application
B
eing the automotive
sector leader in technology, Kale Oto Radyatör
A.Ş. develops radiators,
intercoolers, hydraulic oilcoolers, transmission oilcoolers, heaters, condensers, and complete cooling
modules for automobiles,
light and heavy commercial vehicles, together
with industrial applications agricultural industry
applications like tractors,
harvesters, teloscopic
loaders for OEM, OES and
IAM clients in domestic
and foreign markets.
With the objective of
complete system solution
partner and customer-oriented principle, customer
demands and market expectancies direct our R&D
activities. The feedback
received from the field in
particular are evaluated
in detail, and reflected on
product design and development, and verified with
R&D activities, relevant
simulation programmes,
prototype
development,
and laboratuary validation
tests.
Substances
like
dust,
earth, grass, hay clogging the radiator cores in
the operational fields of
agricultural vehicles have
reasoned the need for a
cleanable products. For
this reason an open-close
system was developed for
complete cooling modules.
The primary advantage of
this design is to enable the
user to open and clean the
module via the means of
pistons and close it again
with ease. In effect, it is
no longer necessary to dismantle the module from
the vehicle for cleaning.
The cooling module openclose operational principle
is illustrated as follows. In
operation, the cooling module is securely closed with
the lock mechanisms. Depending on the extension
of the module, unlocking
is performed in either 1 or
2 steps with the additional
pistons and mechanism. In
the first step, the products
at the front group, and in
the second step other coolers are exposed at the desired angles in their fixed
positions. Thus, all parts of
the module can be cleaned
either with compressed
air or liquid. The cooling
module can be closed in
steps with the use of pistons again only after parts
cleaned with liquid are
dried, and the operation
will be complete after lock
mechanisms are securely
closed. It is important here
to make sure that cleaning
operation is done in the
opposite direction to the
operational cooling flow
of the module. Otherwise,
there will be more clogging
problems.
Within our company structure, different designs can
be built in compliance to
our clients’ requirements
for cooling modules depending on the position of
the module and its extension limits in the vehicle. n
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
Bodycote Istaş'dan Dilovası'na
12 milyon liralık yatırım
4 milyon Euro yatırım maliyeti ile 3 bin metrekare açık, 4 bin metrekare
kapalı alan üzerine kurulan Bodycote Istaş Dilovası Tesisleri, düzenlenen
bir törenle açıldı.
yüzde 80 BODYCOTE, yüzde
20 ise Istaş ortaklığı ile
faaliyetlerini sürdürmektedir.
Isıl işlem konusunda en
üst segmente uygulama
gerçekleştiren firmamızın
Türkiye genelindeki pazar
payı ise yüzde 20-25'lerde
seyretmektedir" diye konuştu.
B
ursa'da 1990 yılından
itibaren faaliyetlerini
sürdüren Bodycote Istaş,
12 milyon liralık yatırımla
Dilovası'ndaki yeni fabrikasını
hizmete açtı.
Isıl işlem konusunda
uyguladıkları teknoloji
açısından dünyanın en ileri
ülkeleri ile rekabet edebilecek
seviyede olduklarının altını
çizen BODYCOTE Genel
Müdürü Barış Telseren,
"Dünya ölçeğinde 26
82
Eylül September - Ekim October 2014
değişik ülkede yaklaşık
190 işletmesiyle ile faaliyet
gösteren BODYCOTE
firması bilindiği üzere,
ısıl işlem konusunda
sektörünün adeta deyim
yerinde ise dünya devi olarak
adlandırılmaktadır. Sektörde
önemli bir pazar payına
sahip olan BODYCOTE'un
yıllık toplam cirosu 1
milyar Euro'nun üzerinde
seyretmekte. 2006 yılında
ortaklık kuran işletmemiz,
Merkezi İzmir'de kurulu
bulunan firmanın Bursa, İzmir
ve Gebze Dilovası OSB'deki
tesislerinde başta otomotiv
sektörü olmak üzere; makine
imalat, havacılık ve savunma
sanayi, tarım, inşaat,
demiryolu, iş makineleri,
medikal, gıda, elektronik ve
mekanik iş koluna yönelik
ısıl işlem konularında A'
dan Z' ye hizmet vermekte
olduğunu ifade eden
Telseren, "1990 yılına kadar
tuz banyoları, 1990-2000
yılları arasında atmosfer
kontrollü kamaralı tip
fırınlar, daha sonraki yıllarda
ise vakum sertleştirme
fırınlarında gerçekleştirilen ısıl
işlem uygulamaları, özellikle
kalite bilincinin oluşması
ile birlikte 2000'li yıllardan
sonra, dünya genelinde
uygulanan sistemin aynısı
uygulanmakta olduğunu
söyleyebiliriz. Bilindiği
gibi, her sektörde olduğu
gibi, bizim iş kolumuzda
da makine ve teknolojiye
yapılan yatırımlar son derece
önemlidir. Yeniden birleşme,
iş güvenliği, kalite, kapasite
artıştı ve yeni sistemin
Türkiye'ye getirilmesinde
hep öncü olduk ve olmaya
da devam edeceğiz" diye
konuştu.
Tesisin açılış törenine Dilovası
Belediye Başkanı Ali Toltar,
BODYCOTE Kuzey Ve
Güney Avrupa Başkanı Paul
Clough, BODYCOTE IŞTAŞ
Yönetim Kurulu Başkanı
Aydın Telseren, Genel Müdür
Barış Telseren ve fabrika
yöneticileri katıldı. n
Bodycote Istas
invests 12 million TL
in Dilovasi
Bodycote Istas, which has
over 190 factories all over
the world, held an opening
ceremony at Dilovasi
IMES Industrial Zone for
its new factory. The new
production plant occupies
a total of 4000 square
meters (3000 square
metres indoors) and
costed 4 million Euros.
www.taysad.org.tr
Otomotiv ihracatında
'aslan payı' dört ilin
Bursa yüzde 33,67'lik payla toplam
otomotiv ihracatının üçte birinden fazlasını
tek başına sağlarken, İstanbul yüzde
22,34'lük payla ikinci, Kocaeli yüzde
19,21 ile üçüncü, Sakarya da yüzde
10,21 ile dördüncü sıralarda yer aldı.
Ü
lke ihracatının
lokomotifi
konumundaki otomotiv
sektörünün başarısına
en büyük katkı Marmara
Bölgesi'ndeki Bursa,
İstanbul, Kocaeli ve
Sakarya illerinden geldi.
33,78'lik artışla 3 milyar
782 milyon 97 bin dolara
taşıdı. İstanbul, böylece
Ocak-Eylül dönemindeki
otomotiv ihracatından
yüzde 22,34 pay alarak
ikinci sıradaki yerini
korudu.
Bu dört ilin 9 aylık
dönemdeki sektör dış
satımı 14 milyar 464
milyon 433 bin dolara
ulaştı. Böylece, otomotiv
sektörünün Ocak-Eylül
döneminde toplam 16
milyar 930 milyon 625
bin dolar olan ihracatının
yüzde 85,43'ünü de bu
iller sırtladı.
Kocaeli'nin sektör
ihracatı ise Ocak-Eylül
2013'teki 3 milyar 445
milyon 501 bin dolardan
yüzde 5,61'lik düşüşle bu
yılın aynı döneminde 3
milyar 252 milyon 44 bin
dolara geriledi. Kocaeli,
bu dönemdeki sektör
ihracatından yüzde 19,21
pay aldı.
Bursa, otomotiv
ihracatındaki düşüşe
rağmen açık ara önde
Yılın 9 aylık döneminde
sektör ihracatını en fazla
artıran il ise yine Sakarya
oldu. Sakarya, OcakEylül 2013'te 1 milyar
287 milyon 573 bin dolar
olan sektör ihracatını
yüzde 34,23'lük artışla bu
senenin aynı döneminde
1 milyar 728 milyon 422
bin dolara çıkardı. Sakarya,
bu rakamla ülkenin sektör
ihracatından aldığı yüzde
10,21'lik payla dördüncü
oldu.
Ev sahipliği yaptığı ana
ve yan sanayi firmalarıyla
sektöre yön veren
kentlerin başında bulunan
Bursa'nın, geçen yılın
ocak-eylül döneminde 6
milyar 13 milyon 79 bin
dolar olan sektör ihracatı,
yüzde 5,17'lik düşüşle
5 milyar 701 milyon 870
bin dolara geriledi. Buna
rağmen Bursa, yüzde
33,67'lik payla toplam
otomotiv ihracatının üçte
birinden fazlasına tek
başına imza attı.
Bursa'nın en yakın takipçisi
İstanbul ise geçen yılın
ilk 9 ayında 2 milyar 826
milyon 936 bin dolar olan
sektör ihracatını yüzde
Milyar doların üzerinde
ihracat başarısını gösteren
bu illeri, Ankara, İzmir
ve Manisa izledi. Bu
dönemde, Ankara 589
milyon 443 bin, İzmir 512
milyon 949 bin, Manisa da
325 milyon 131 bin dolar
ihracat gerçekleştirdi.n
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
Figes A.Ş.'den Güney
Kore’ye Ar-Ge ihracı
helikopterin motor bölümü
tasarım ve analizlerini
yapacak. 3 milyon dolar
tutarındaki bu antlaşma; bir
Türk KOBİ şirketinin Havacılık
Figes A.Ş. havacılık ve uzay sanayiinde ilk ArGe ihracatını gerçekleştirecek uluslararası bir
antlaşma imzaladı.
ve Uzay Sanayiinde ilk Ar-Ge
ihracatı olması açısından
önem taşıyor.
FİGES; KAI ile yapacağı “Sivil
F
İGES A.Ş., havacılık
ve uzay sanayiinde
ilk Ar-Ge ihracatını
gerçekleştirecek uluslararası
bir antlaşma imzaladı.
Savunma başta olmak üzere
bir çok sektörde önemli
projeler gerçekleştiren,
Ankara’da OSTİM ve ODTÜ
Teknokentte ayrıca İstanbul,
Bursa ve İzmir illerinde
faaliyetlerini sürdüren
Figes Inc. to design
and analyse helicopter
engines
FIGES ENGINEERING INC.
has signed an international
agreement under the
scope of ICDDA Ankara
Aerospace and Defence
Industry – Industrial
Cooperation Days on
October 14,2014. Figes
Engineering operates in
Istanbul, Bursa,Izmir and
Ankara OSTIM and METU
Technopolis in several
industries including
defence industry.
84
Eylül September - Ekim October 2014
FİGES MÜHENDİSLİK A.Ş.;
ICDDA Ankara Havacılık ve
Savunma Sanayii Endüstriyel
İşbirliği Günleri kapsamında
uluslararası bir anlaşmaya
imza attı.
İleri mühendislik hizmetleri,
Ar-Ge çalışmaları,
danışmanlık, mühendislik
eğitim hizmetleri ve yazılımdonanım satışı faaliyetlerini
başarılı bir şekilde sürdüren
FİGES MÜHENDİSLİK A.Ş;
Güney Koreli KAI şirketi ile
imzalanacak anlaşmayla
Hafif Helikopter (LCH - Light
İleri mühendislik hizmetleri,
Ar-Ge çalışmaları, danışmanlık,
mühendislik eğitim hizmetleri
ve yazılım-donanım satışı
faaliyetlerini başarılı bir
şekilde sürdüren Figes
Mühendislik A.Ş; Güney
Kore’nin en büyük havacılık
şirketi KAI ile imzaladığı "Sivil
Hafif Helikopter (LCH - Light
Commercial Helikopter) Ortak
Geliştirme Projesi” antlaşması
ile helikopterin motor bölümü
tasarım ve analizlerini
yapacak.
Commercial Helikopter) Ortak
Geliştirme Projesi’nin imza
töreninde konuşan FİGES
Genel Müdürü Koray Gökalp,
bu imzanın gerek firmaları
gerekse Türkiye için büyük
önem taşıdığını söyledi.
Gökalp, anlaşma kapsamında
iki yıl boyunca KAI firmasına
destek vereceklerini ifade
ederek, “Sonrasında titreşim
analizleri konusunda da bu
anlaşmanın devamını yapmayı
hedefliyoruz.
Bu imza sektörümüzde bir
ilk olma özelliğini taşıyor”
diye konuştu. KAI yetkilileri
de imza töreninde “FİGES’in
kendine özgün kabiliyetleri
var. Bu nedenle onlarla yol
almayı tercih ettik. Bu imza
bir başlangıç niteliği taşıyor.
Önümüzdeki günlerde ortak
yeni çalışmalara da birlikte
imza atmayı hedefliyoruz”
dediler.n
FİGES MÜHENDİSLİK A.Ş. YÖNETİM KURULU BAŞKANI TARIK ÖGÜT: "Genel olarak bu gibi projeler,
SSM’nin de teşvikleriyle birlikte büyük ölçekli firmalarca kazanılırdı. Bu sefer bir KOBİ'nin kazanmasıyla FİGES, bir
ilke de imza atmış oldu. Bu başarının altında, son 10 yılda MİLGEM gibi başarıyla tamamladığımız prestijli projelerle SSM nezdinde rüştümüzü ispat etmemiz ve SSM tarafından referans gösterilmemiz yatıyor. Bu gibi projelerde KOBİ’lerin yer alması, “offset” statüsünden dolayı ayrı bir tercih nedeni de oluyor. Offset çarpanı bizim için bu
projede 4’tür; ancak eğer bu projeyi büyük ölçekli bir firma kazanmış olsaydı, çarpan 2 olacaktı. Yabancı firma, FİGES gibi hem KOBİ hem de Ar-Ge hizmeti veren bir şirketle çalışmakla offset borcunu iki kat daha fazla veya daha
hızlı kapatmış oluyor. Projenin offset yönünün SSM tarafından mutlaka onaylanması gerekiyor. Bu onay, iki hafta
önce SSM tarafından verilmişti.
Projemiz KAI, Sikorski veya Airbus şirketlerinden birisiyle ortak yürütülecek ve bir ay içinde Kore Hükümeti bu konudaki kararını açıklayacak. Biz de doğal olarak Sikorski veya Airbus ile yakın çalışacağız. Bizim iş paketimizi yapacak
grubun içinde 11 FİGES mühendisi ve 2 KAİ mühendisi yer alacak ve Ankara ofisimizde 2 sene birlikte çalışacağız.”
www.taysad.org.tr
Ermetal Otomotiv'e Renault ve
Nexteer'den iki ayrı Kalite Ödülü
önemli başarılara imza
atmıştı. Daha sonra bu
direksiyon mili yerlileştirme
çalışmaları yine Tofaş'ın
Palio ve Albea modelleri için
Ermetal Otomotiv, 1 Ekim 2014 tarihinde Fransa’da gerçekleştirilen
Renault Grubu Tedarikçi Ödül Töreni’nde ve 15 Ekim 2014’de Polonya’da
gerçekleştirilen Nexteer Ödül Töreni’nde Kalite Ödülü almaya hak kazandı.
başarıyla gerçekleştirildi.
Yıllar içinde gelişen teknoloji
ve müşteri beklentilerinin
artmasıyla Bursa'da üretilen
Renault Kalite Ödülü
B
ursa sanayinin köklü
kuruluşlarından Ermetal
Şirketler Grubu iştiraki
Ermetal Otomotiv, bir büyük
ödülü daha kucaklayarak
başarı çizgisini yükseltti.
Geçtiğimiz günlerde
Fransanın Paris kentinde
düzenlenen Renault Ödül
Töreninde Kalite Ödülü,
RNPO Yönetim Kurulu
Başkanı ve Renault Satınalma
Sorumlu Kıdemli Genel
Müdür Yardımcısı Christian
Vandenhende tarafından
Ermetal Otomotiv Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı
Alper Gülenere verildi.
www.taysad.org.tr
Fiat Doblo'nun direksiyon
Ermetal Otomotiv Yönetim
Kurulu Başkan Yardımcısı
Alper Gülener konuya ilişkin
olarak şu açıklamalarda
bulundu: “Bu başarı
otomotiv sektöründe önemli
bir bilgi birikimine sahip
olan Ermetal Otomotiv
ve Erkalıp çalışanlarının
uzun yıllardırsürdürdükleri
özverili, müşteri odaklı ve her
aşamada uygulanmaya özen
gösterilen üretim ve kalite
sistemlerinin şirket bilinci
olması sonucu gelmiştir.
Nexteer Kalite Ödülü
15 Ekim 2014 günü
Krakow Polonya'da
gerçekleştirilen Nexteer
Ödül Töreni'nde Ermetal
Otomotiv Kalite Ödülü'nü
aldı. Ermetal Otomotiv,
Nexteer'in toplantıya
katılan 55 tedarikçisinin
performanslarının
değerlendirilmesi sonuvu
istenilen kalite değerlerini
yakaladığı için bu ödüle layık
görüldü.
kapsamında Nexteer ile
Bu gelişimin bizler adına en az
ödül kadar değerli olduğuna
inanıyor ve başarılarından
dolayı tüm çalışanlarımızı
kutluyoruz."
Ermetal Otomotiv, Tofaş'ın
1980'li yılların başında M131
Şahin, Kartal, Doğan ve Kuş
Serici araçlarında kullanılan
ithal millerini yerlileştirererek
Ermetal Otomotiv üretime
millerini ortak bir proje
gerçekleştirmeye başladı.
Nexteer ve Ertemal Otomotiv
arasında yapılan anlaşmaya
göre milin ürün geliştirmesi,
teknik sorumluluğu Nexteer
tarafından gerçekleştiriliyor.
Ürünün imalatı, milin komple
hale getirilmesini ve ürün
kalitesinin sorumluluğunu ise
Ertemal Otomotiv üstlenmiş
durumdadır.
başladığı 2008 yılının Kasım
ayından bu yana 420 bin
adet mil üretimini başarıyla
gerçekleştirmiş durumdadır.n
Eylül September - Ekim October 2014
85
ÜYELERDEN HABERLER NEWS FROM MEMBERS
Alper Kanca, üçüncü kez
EUROFORGE Başkan
Yardımcılığı Koltuğunda
NSK Group, ROTA ile
Automechanika Frankfurt’ta
ve IAA Hannover'de yer aldı
NSK Group, Almanya’da düzenlenen
'Automechanika Frankfurt 2014' fuarında
ROTA markası ile geliştirdiği son patentli
ürünlerinin tanıtımlarını yaptı. Almanya
Hannover’de düzenlenen 'IAA 2014' fuarında
ise ROTA markası ile dünyanın önde gelen
OEM ve OES firmaları ile ilişkiler kurdu.
D
ünyanın dört bir
yanından gelen sektör
temsilcilerinin yeni ürünlerini
sergilediği Automechanika
Frankfurt 2014 fuarı 173
ülkeden yaklaşık 140 bin
ziyaretçi katıldı. ROTA
standı fuarda ile mevcut
ve potansiyel müşteriler ile
birçok iş görüşmesine ev
sahipliği yaptı. NSK Group,
ROTA markası ile rot, rotbaşı,
rotil, komple rot, rot kolu, rot
mili, V kol, bugi kolu gibi 6
binden fazla ürünü 5 kıtadaki
100 ülkeye ihraç etmektedir.
Türk mallarına bakıyor
olmasının bile kendilerini
gururlandırdığını anlattı.
Kazangil, artık bu dönemim
kapandığını ve Türk mallarının
gururla Avrupa pazarlarına
girdiğini dile getirdi.n
NSK Group takes
place with ROTA
in Automechanika
Frankfurt and IAA
Hannover
NSK Group presented the
Rot Grubunda Türkiye'de
İthalatın Ayağını Kestik
latest patented products
Fuarda AA’ya verdiği
röportajda NSK Group
İcra Kurulu Başkanı Ömer
Kazangil, 5 kıtada ihracat
yaptıklarını hatırlatarak, 20 yıl
önce fuara tuvalet kenarında
9 metrekarelik bir stantla
katıldıklarını, o dönemde
yabancı bir ziyaretçinin
together with ROTA, in
86
Eylül September - Ekim October 2014
which they developed
Automechanika Frankurt
2014. They also built
relationships with the
world's leading OEM and
OEM companies in IAA
2014 held in Hannover,
Germany.
Avrupa Dövmeciler Birliğinin bu yıl
Stockholm’de yapılan Genel Kurulu'nda,
Kanca Dövme Çelik AŞ nin Genel Müdürü
Alper Kanca, Avrupa Dövmeciler Birliği
(EUROFORGE)'nin Başkan Yardımcılığı görevini
üçüncü kez üstlendi. Böylece Euroforge
tarihinde ilk kez aynı yönetim kurulu üç kez üst
üste göreve seçilmiş oldu.
A
vrupa Dövmeciler
Birliği (EUROFORGE),
dünyanın önde gelen
otomotiv markaları başta
olmak üzere makine,
savunma, enerji sektörlerinin
üretimlerinde vazgeçilmez ve
büyük önem taşıyan dövme
parçaları üreticilerini aynı çatı
altında toplayan Avrupa”nın
tanınmış ve etkin bir meslek
örgütüdür. Türkiye, 2000
yılından sonra gözlemci
olarak faaliyetlerine katıldığı
Avrupa Dövmeciler Birliği
(EUROFORGE)'ne 2006
senesinde Dövme Sanayicileri
Derneği (DÖVSADER) ile
resmen üye oldu.
2010 yılına gelindiğinde
ise, Türk dövme sanayisi,
iş hacmi, bilgi birikimi,
teknolojisi ve Avrupa'ya
olan ihracatı sayesinde
EUROFORGE derneği içinde
saygın bir yer edindi. Bunun
bir göstergesi olarak da, 2010
yılında Brüksel'de yapılan
Genel Kurulunda Alper
Kanca, Avrupa Dövmeciler
Birliği (EUROFORGE)'nin
Başkan Yardımcılığı görevine
seçilen ilk Türk olmuştu. 2012
Ekim ayında ikinci defa bu
göreve layık görüldü.
Alper Kanca to be
the Vice President of
EUROFORGE for the
third time
Kanca Forged Steel Inc.
General Manager Alper
Kanca has been elected
as the Vice President
of EUROFORGE for
the third time at the
General Assembly held
in Stockholm. Thus, for
the first time in history of
EUROFORGE, the same
board is elected for 3
consecutive years.
başkenti stockholm'de
yapılan genel kurulda üçüncü
kez aynı göreve seçildi.
Bu başarı Türk otomotiv
tedarikçiklerinin, Türk yan
sanayicilerinin geldiği konumu
ve uluslararası arenada
gördüğü kabulü vurgulaması
açısından oldukça önemlidir.
Otomotiv sektörünün önemli
bir tedarikçisi olan dövme
sektörünün Avrupa'ya olan
entegrasyonu bu sayede
ivme kazanacak ve dövme
sektörü dış ülkelerde daha da
tanınır hale gelecektir.n
Alper Kanca, 2 yıllık görev
süresinin dolması sonrası,
bu sürede yaptığı başarılı
çalışmalara gösterilen
güvenin bir karşılığı olarak 26
Eylül 2014 tarihinde İsveç'in
www.taysad.org.tr
FUAR FAIR
TEKİŞ, Ar-Ge
ürünlerini sergiledi
TEKİŞ, özel amaçlı makine ve ekipman üretim
gamı ile 14-19 Ekim 2014 tarihleri arasında
Istanbul'da düzenlenen makine ve imalat
sektöründeki tüm gelişme ve yeniliklerin bir
arada görülme fırsatının yakalandığı MAKTEK
Fuarı'na katıldı.
2
009 yılında ilk Ar-Ge
projesini başarı ile
tamamlayan TEKİŞ, o günden
beri TUBİTAK-TEYDEB başta
olmak üzere KOSGEB ve
Marmara Kalkınma Ajansı ile
10'un üzerinde Ar-Ge projesi
gerçekleştirdi.
MAKTEK fuarında sergilenen
Kalıp Taşıma Robotu,
CNC Portal Freze ve Derin
Delik tezgahı da bu Ar-Ge
çalışmalarının sonuçlarıdır.
Kalıp taşıma robotu, 5- 50 ton
arası değişen kapasitede, dar
ve yoğun makina yerleşimi
Junker Türkiye'nin büyüme
potansiyelinden etkilendi
MAKTEK Fuarı'nda gösterilen büyük ilgi
taşlama makineleri üreticisi Junker'in
İstanbul'da bir şube açma kararını güçlendirdi.
M
AKTEK Fuarı'na katılan
Junker Grubu'nun
standına en son taşlama
teknolojileri hakkında bilgi
almak amacıyla pek çok
ziyaretçi uğradı. Junker bu
yoğunluğa karşı kendini
iyi hazırlamıştı ve özel
88
Eylül September - Ekim October 2014
olarak fuar standına Lean
Selection allround tipi bir dış
ve iç çap taşlama makinesi
kurmuştu. Böylece alanın
uzmanı ziyaretçiler silindirik
ve konik dış ve iç çapların,
radüslerin ve omuzların nasıl
taşlandığını bizzat canlı olarak
olan alanlarda özellikle yüksek
tonajlı kalıpların taşınması
(raftan almak/vermek ve
prese yüklemek/boşaltmak)
için forklifte alternatif,
manevra alanı gereksinimi
olmayan, bulunduğu
noktada manevra yapmadan
yön değiştirebilen, az yer
kaplayan, %100 elektrikle
çalışan, ekonomik ve çevre
dostu bir çözüm.
1972 yılında İstanbul’da
kurulan TEKİŞ, başta
otomotiv sanayi olmak
üzere, beyaz eşya, ısıtma
– soğutma, elektrik ve
havacılık sektörlerine yönelik
üretim yapmaktadır. TOSB
içerisinde 5 bin metrekaresi
kapalı, toplam 15 bin
metrekare alan üzerine
görebilme imkanını buldu.
Junker taşlama makinelerini
dünyanın her yerinde
pazarlayan ve taşlamanın
neredeyse tüm alanlarında
yüksek hızıyla teknoloji lideri
olarak kabul edilmektedir.
Global şube ağına doğru
giden yolda bir sonraki
kilometre taşımız Türkiye'de
bir açılacak şube olacaktır
diye vurgulayan Junker Genel
Müdürü Rochus Mayer
ayrıca şunları da ekledi:
"MAKTEK Fuarı önümüzdeki
yıl İstanbul'da kendimize
ait bir satış ve servis şubesi
açma kararını teyit etti." En
kurulu olan firma, modern
üretim tesislerinde kalıp
setleri, progresif sac kalıpları,
ısıtma-soğutma, otomotiv
sektörüne yönelik bakır,
alüminyum ve paslanmaz
çelik boru mamulleri üretimi
yapmaktadır.
TEKİŞ, deneyimli mühendis
kadrosu ve makina parkı
ile özel amaçlı makina ve
ekipman tasarım ve imalatını
da üretim gamına katmıştır.
CNC yatay freze, CNC
dikey freze tezgahlarını ve
CNC yatay freze ile derin
delik delme tezgahlarının
özelliklerini tek tezgahta
birleştiren çok fonksiyonlu
CNC Derin Delik DelmeYatay Frezeleme-Diş Açma
Tezgahını geliştirmiştir.n
nihayetinde ülkenin kendisi
zaten uzun süredir bölgenin
tamamı için ekonomi motoru
rolünü üstlenmiş.
Kendi ifadelerine göre Junker
daha şimdiden Türkiye'de çok
iyi konumlanmış durumda:
Bugüne kadar 70 taşlama
makinesi kurulmuş. Ayrıca
firma 2014'ün son çeyreğinde
Türkiye'den yine çok
sayıda sipariş almış. Böyle
olunca müşterilere daha iyi
hizmet verebilmek amacıyla
gelecekte devamlı olarak
yakında bulunmak anlamlı
olacaktır.n
www.taysad.org.tr
KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK CORPORATE SOCIAL RESPONSIBILITY
“EML’miz Geleceğin Yıldızı“ Projesi ile 23 okula tam donanımlı
laboratuvar kuruluyor
Mercedes-Benz Türk’ten
meslek liselerine teknolojik destek
Mercedes-Benz Türk, yeni sosyal sorumluluk projesi “EML’miz Geleceğin
Yıldızı” çerçevesinde bayileri ile birlikte 23 farklı endüstriyel teknik eğitim, okul ve kurumlarının motor bölümlerinin geliştirilmesi amacıyla laboratuvarlarını yeniliyor.
M
ercedes-Benz Türk,
yeni sosyal sorumluluk
projesi “EML’miz Geleceğin
Yıldızı” kapsamında,
endüstriyel teknik eğitim,
okul ve kurumlarının motor
bölümlerinin geliştirilmesi
amacıyla laboratuvarlarını
yeniliyor ve gerekli
ekipmanlarla donatıyor.
Mercedes-Benz Türk’ün
Mercedes-Benz Bayileri ile
Milli Eğitim Bakanlığı’nın
işbirliğinde gerçekleştirdiği
proje kapsamında yenilenen
ilk laboratuvardan biri
Kartal Atalar Teknik ve
Endüstri Meslek Lisesi’nde
öğrencilerin hizmetine
sunuldu.
Mercedes-Benz Türk Direktörler
Kurulu Başkanı Rainer Genes ve
Kartal Kaymakamı Cemil Aksak
Sektöre kalifiye eleman
yetiştirilecek
Düzenlenen basın
toplantısında eğitimin
toplumun temel direklerinden
birini oluşturduğuna dikkat
çeken Mercedes-Benz Türk
Direktörler Kurulu Başkanı
Rainer Genes, “Bu nedenle
eğitim, şirketimizin sosyal
sorumluluk projelerinde
öncelikli olarak projeler
gerçekleştirdiği alandır.“ dedi.
Projeyi tanıtan MercedesBenz Türk Pazarlama ve
Satış Direktörü Süer Sülün,
“EML’imiz Geleceğin
Yıldızı” adıyla yürüttüğümüz
projemizde, 2015 yılı sonuna
kadar Türkiye’de toplam
23 okula, yer aldıkları ilde
bulunan bayilerimiz ile birlikte
destek vereceğiz, MercedesBenz Türk ve bayileri olarak
toplam yatırım tutarımız
yaklaşık 10 Milyon TL
olacak.“ dedi.
Her laboratuvara birer
kamyon bağışlanacak
Proje kapsamında, meslek
liselerinde laboratuvar
koşullarının iyileştirilmesi ve
yeniden yapılandırılmasının
yanı sıra, teknik ve mesleki
eğitim alan öğrencilerin
sanayinin beklentilerine
cevap verecek nitelik ve
donanıma ulaşmaları amacıyla
eğitimlerin düzenlenmesine
de önemli bir katkı
sağlanıyor. Mercedes-Benz
Laboratuvarları, teknolojik
eğitim için özel ekipmanlar
ile donatılıyor ve her okula
üzerinde uygulamalı eğitim
gerçekleştirilecek birer
90
Eylül September - Ekim October 2014
adet kamyon bağışlanıyor.
Ayrıca, okul yöneticileri
ve alan öğretmenleri,
Mercedes-Benz Türk A.Ş.‘nin
yüksek teknoloji ile üretilen
modelleri, girişimcilik ruhu ve
kalite sistemleri konusunda
bilgilendirilecekler. Bugüne
kadar toplam 15 okulun
laboratuvarı yenilenen
“EML’miz Geleceğin Yıldızı”
projesi kapsamında toplam
23 farklı laboratuvar yeniden
yapılandırılacak.
“Her İşin Başı Eğitim”
“Her işin başı eğitim”
prensibini benimseyen
Mercedes-Benz Türk,
sürdürdüğü sosyal
sorumluluk çalışmaları ile
uzun yıllardır Türkiye’nin
çağdaş geleceğine katkıda
bulunuyor. Hem şirket içinde
hem dışında eğitim ve kişisel
gelişimin desteklenmesi,
Mercedes-Benz Türk’ün
sosyal sorumluluk
felsefesinin temelini
oluşturuyor.n
Technological support to
vocational schools from
Mercedes-Benz
Mercedes-Benz Turk
renews its laboratories in
order to develop the engine
departments of the 23
different industrial technical
training, school and institutes
along with its dealers under
the scope of their social
responsibility project "Our IVS
is the star of the future".
www.taysad.org.tr
DÜNYADAN HABERLER WORLD NEWS
Dünya otomotiv üretimi yüzde 3,5 arttı
Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Derneği (OICA) verilerine göre,
geçen yılın Ocak-Haziran döneminde 43 milyon 668 bin 678 olan dünya
motorlu araç üretimi, bu yılın aynı periyodunda yüzde 3,5 artışla 45
milyon 212 bin 661’e çıktı.
Y
ılın ilk yarısında dünya
motorlu taşıt üretimi,
geçen yılın aynı dönemine
kıyasla yüzde 3,5 artarak 45
milyon 212 bin 661’e ulaştı.
Uluslararası Motorlu Taşıt
Üreticileri Derneği (OICA)
verilerine göre üretimi en
fazla artan araç, yüzde 3,9 ile
otomobiller oldu. Otomobil
grubu, 33 milyon 895 bin 253
adetle toplam üretimin yüzde
75’ini oluşturdu.
Hafif ticari araç üretimindeki
artış da yüzde 2,9 olarak
gerçekleşti. Bu dönemde
otomotiv fabrikaları 9 milyon
217 bin 629 hafif ticari araç
üretti.
Üretim miktarı yüzde 1,5
artan ağır ticari araçlar, 1
milyon 958 bin 113’le üçüncü
sırada yer aldı.
Son sıradaki otobüs grubunun
üretim miktarı ise yüzde 12’lik
düşüş gösterdi. Bu dönemde
üretilen otobüs ve minibüs
adedi 141 bin 666 olarak
kayıtlara geçti.
Her 80 araçtan biri
Türkiye’den
Türkiye'de banttan indirilen
araç sayısı geçen yıla göre
yüzde 0,9 azalarak, 569 bin
347’den 564 bin 78’e geriledi.
Bunun 357 bin 47'sini
otomobiller, 207 bin 31’ini de
ticari araçlar oluşturdu.
Bu dönemde, Türkiye’nin
otomobil üretimi yüzde 17,5
artarken, hafif ticari araç
üretimi ise yüzde 23,4, ağır
ticari araç üretimi yüzde 4,8,
otobüs ve minibüs üretimi
yüzde 10,6 düştü.
92
Eylül September - Ekim October 2014
%
75
2,9
%
1,5
%
OTOMOBİL
HAFİF TİCARİ ARAÇ
AĞIR TİCARİ ARAÇ
33 milyon 895 bin 253
9 milyon 217 bin 629
1 milyon 958 bin 113
Dünya otomotiv üretiminde
17'nci sırada yer alan
Türkiye, yılın ilk yarısında
üretilen araçlarda yüzde
1,2'lik paya sahip oldu.
Ocak-Haziran periyodunda
her 80 araçtan 1'i
Türkiye'de üretildi.
En fazla büyüme, üretimini
geçen yıla göre yüzde 39,7
artıran İran'da gözlendi. Bu
ülkede yılın ilk 6 ayında 488
bin 69 motorlu taşıt üretildi.
Araç üretim performansı en
fazla düşüş gösteren ülke
ise yüzde 30,9'la Mısır oldu.
Çin’den en yakın rakibe
2 kat fark
Son 5 yıldır dünyanın en
büyük motorlu taşıt üreticisi
unvanını elinde bulunduran
Çin’in, yılın ilk 6 ayındaki
üretim performansı geçen
yılın aynı dönemine göre
yüzde 9,6 artış gösterdi.
Sektörün lokomotif ülkesi
Çin, yılın ilk yarısında 11
milyon 783 bin 335 motorlu
araç üretti.
İkinciliği 5 milyon 943 bin 329
adetlik üretimle ABD alırken,
bunu 5 milyon 66 bin 178'le
Japonya, 3 milyon 67 bin
749'la Almanya ve 2 milyon
342 bin 542'yle Güney Kore
takip etti. Sektördeki en fazla
büyüme, üretimini geçen
yıla göre yüzde 39,7 arttıran
İran'da gözlendi. Bu ülkede
yılın ilk 6 ayında 488 bin 69
motorlu taşıt üretildi.n
World automotive production increases
by 3,5 percent
According to the data taken from the International Organisation
of Motor Vehicle Manufacturers (OICA), this year the world
motor vehicle production was 45.212.661 units in January-June
period with an increase of 3,5 percent in comparison to last
year's production of 43.668.678 in the same period. The report
also shows that the passenger car production had the highest
increase with a rate of 3,9 percent. Passenger car group covered
75 percent of the total production with 33.895.253 units. Light
commercial production also increased by 2,9 percent with
9.217.629 units.
www.taysad.org.tr
Download

Sürdürülebilir büyümenin yolu üretimden ve sanayiden