Semiha Kuş
Şule: Sizi kısaca tanıyalım.
Semiha: Ben Semiha Kuş. Ankara Bala doğumluyum. 43 yaşındayım. Doğuştan görme
engelliyim.
Şule: Okul hayatın nasıl oldu?
Semiha: İlk okul yaşıma geldiğimde babam okula kaydımı yaptırdı. Yakın
davranmadılar. Annem çok korktu. Mahallemdeki okula amcamın kızıyla gittim ve öğretmenle
konuştum. Öğretmen bana bizim için ayrı okulların olduğunu ve o okula gitmem gerektiğini
söyledi. Öğretmen annemle görüşmek istedi. Eve gelince anneme anlattım. Annem gitmedi.
Kesinlikle kabul etmedi. Evde oturmamı, görevimin evde olduğunu söyledi. “Görmeyenler
okuyup da ne yapacak?” diyerek bana kıyamadı.
Şule: Sonra nasıl okudun?
Semiha: Haberlerde dinledik. Yaz kursları açılmıştı hiç okuma-yazması olmayanlar için.
Amcamın kızı telefon etti. Gören eller İlköğretim Okulu’na gitmemiz gerektiğini söyledi. 1988
yılında iki buçuk ay kursa giderek ilkokul diplomamı aldım. 1989 yılında rehabilitasyona
giderek temel eğitim aldım. Kabartma yazı, beyaz baston, santral, paketleme kurslarına
katıldım. Derneklerin olduğunu ve açık öğretime devam edebileceğimi öğrendim. Eve gelip
anneme söylediğimde, yine karşı çıktı ve evde oturmamı söyledi. Yaşım 18’di. 2004’ün sonuna
kadar hep evdeydim. Sonra kütüphaneye üye olmak için derneğe geldim, Altınokta’ya. Başka
derneğe gitmedim. Baston aldım. Buradaki arkadaşlarım sağ olsunlar, beni kazandılar. Açık
öğretim okullarını dışarıdan bitireceğimi söylediler. Liseyi bitirdim ama üniversiteyi
kazanamadım. Çalışmak istiyorum ama olmuyor. Son e-kpss’den 58 aldım. İlk sınavda 77
buçuk puan almıştım. Tercih yaptım fakat yerleşemedim.
Şule: Çalışma yaşamında görme engelli kadınların ne tür sıkıntıları var sence?
Semiha: Başörtüye bel bağlamışlar. Tamam dinimiz tartışılmaz ama başörtü her yerde
serbestleşti artık. Bu sefer de evde bakım ücreti çıktı. Bakım maaşı alırken çalışırlarsa, şikayet
edileceklerinden ve maaşın iptal edileceğinden korkuyorlar. Eğitim almak istemiyorlar.
Eskiden aileler korkuyorlardı. “Sen okuyamazsın, gidemezsin, peşinden kim gidecek?”
diyorlardı. Şimdi de bunların okumasına bakım maaşı engel oldu. Bu kez de kendileri gitmek
istemiyorlar. Hazırcılığa alışıyorlar. Hem engelli maaşı, hem de evde bakım parası alıyorlar.
Engelli maaşına karşı değilim ama görmeyenlerin evde bakım maaşı almalarına karşıyım.
Şule: Ne olmalı sence?
Semiha: Devletimiz iş versin. Bizim görme engellilerimiz tembelliğe alışmasınlar.
Şule: Erkekler mi, yoksa kadınlar mı bunu tercih ediyor sence?
Semiha: Ben gittiğim yerlerde daha çok kadınları görüyorum. Maaş alırken kimi
annesini, kimisi de bacısını bakacak kişi olarak gösteriyor. Bence çok yanlış. Kendi özgürce
maaşlarını kazanmaya çalışmıyorlar. Ayakları üzerinde durmuyorlar. “Nasıl olsa ailemiz
bakıyor.” diyorlar. Aileye güvence sağlıyorlar.
Şule: Anlattığın kadarıyla özellikle bu durumda olan çok kişi var. Görme engelli
kadınların okuması ve çalışması için neler tavsiye edersin?
Semiha: Çalışmaları gerektiğini söyleyince tepki aldım. “Biz hayatımızdan memnunuz.
Okuyup da ne yapacağız?” dediler. Kimi okuyunca evde bakım ücretinin kesileceğinden
korkuyor. Kimi de engelli maaşını yeterli buluyor.
Şule: Senin de ailenin ekonomik durumu fena değil. Sen yine de çalışmak istiyorsun.
Niçin çalışmak istiyorsun?
Semiha: Benim sigortam da var. Ben evde kapalı kalıp oturmak istemiyorum. Emekli
olmama üç yılım kaldı. Dışarıya bir adım attığım için çalışmak istiyorum. Yaşın sınırı yok
düşüncesiyle çalışmak için mücadele ediyorum. Eylemler yapılıyor. Yine de yetersiz kalıyoruz.
Sınav stresini atmak için sürekli kitap okumayı tercih ediyorum.
Şule: Bu başarı ve mücadelelerinden dolayı seni kutluyoruz.
Download

Semiha Kuş Şule: Sizi kısaca tanıyalım. Semiha: Ben Semiha Kuş