Özel Selçuklu Hastanesi Bültenidir
Ücretsizdir
Bülten 13
Ekim - Kasım - Aralık 2014
www.selcuklu.com.tr
www.karamanselcuklu.com
ama yanınızda biz varız
2
Ekim-Kasım-Aralık 2014
İÇİNDEKİLER
04
SİZDEN GELENLER
05
UZM. DR. MURAT ŞAHİN
Okul malzemeleri ve sağlık
06
UZM. DR. ABDULLAH CANBAL
Çocuğuma rota virüsü aşısı yaptırmalı mıyım?
07
FİZYOTERAPİST İBRAHİM UĞURLU
Hacamat tedavisi
08
OP. DR. M. SEDAT YİĞİT
Polikistik over sendromu ve tedavisi
10
OP. DR. RENGİN KARATAYLI
İnterfilite hakkında merak edilenler
11
DİYETİSYEN AYŞE DURAN
Sonbahar diyeti için gıda önerileri
12
OP. DR. ERGÜL MAVİ
Dizde ön çapraz bağ yaralanmaları
14
UZM. DR. NİHAN KARAGÖZ
Kemik erimesi nedir, nasıl tedavi edilir?
16
DOÇ. DR. DEVRİM BEKTAŞ
Kulak enfeksiyonları ve tedavisi
18
DT. AYŞE KARAKAŞ
Diş eti hastalıklarının oluşum süreci ve tedavisi
Özel Selçuklu Konya Hastanesi
Hekim Kadrosu
BAŞHEKİM
Dr. Ahmet BİLGİN
GASTROENTEROLOJİ
Uzm. Dr. Ahmet HAMAMCI
KADIN HASTALIKLARI
VE DOĞUM
Op. Dr. Güler ALTINTEPE
Op. Dr. Hikmet KARABACAK
Op. Dr. Rengin KARATAYLI
KLİNİK MİKROBİYOLOJİ
Uzm. Dr. Emine ORAN
GENEL CERRAHİ
Op. Dr. Eralp GENÇAL
KBB HASTALIKLARI
Op. Dr. Halis PINARCI
GÖZ HASTALIKLARI
Op. Dr. Hasan Hüseyin UYSAL
Op. Dr. Himmet TEKİN
İÇ HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Hasan Tahir CANBAZ
Uzm. Dr. Sait ÖNAL
ÇOCUK SAĞLIĞI VE
HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Münir CANTİMUR
Uzm. Dr. Murat ŞAHİN
Uzm. Dr. Münire Çakır EVİN
KARDİYOLOJİ
Uzm. Dr. Ali ERYAVUZ
ÜROLOJİ
Op. Dr. Osman TUFAN
ORTOPEDİ VE
TRAVMATOLOJİ
Op. Dr. Önder AKKUŞ
ANESTEZİ VE REANİMASYON
Uzm. Dr. Ayşe ERGEN
BİYOKİMYA
Uzm. Dr. Tahsin YILDIZ
RADYOLOJİ
Uzm. Dr. Ahmet ANGI
DİŞ SAĞLIĞI VE
HASTALIKLARI
Dt. Ayşe KARAKAŞ
ACİL SERVİS
Dr. Hatice Hadiye ŞANLI
Dr. İlhan YAPICI
Dr. Mehmet Ali KAÇAR
Dr. Enes Malik Mehmet GÜMÜŞ
DİYET VE BESLENME
Dyt. Ayşe DURAN
Hekim Kadrosu
BAŞHEKİM
Uzm. Dr. Yunus YILMAZ
GENEL CERRAHİ
Op. Dr. Zihni KOCAERKEK
GÖZ HASTALIKLARI
Op. Dr. H. Reşit ÇELEBİOĞLU
Op. Dr. Metin BİLGİN
Bu yayında yer alan yazılar
bilgilendirme amaçlıdır.
İlaç önerisi ve tedaviler için
doktorunuza başvurunuz.
NÖROLOJİ
Uzm. Dr. Gökhan YILDIRIM
Özel Selçuklu Karaman Hastanesi
KBB HASTALIKLARI
Doç. Dr. Devrim BEKTAŞ
Önemli Not:
FİZİK TEDAVİ VE
REHABİLİTASYON
Uzm. Dr. Nihan KARAGÖZ
KADIN HASTALIKLARI
VE DOĞUM
Op. Dr. M. SEDAT YİĞİT
ENFEKSİYON HST. VE KLİNİK
MİKROBİYOLOJİ
Uzm. Dr. Adem ZORA
İÇ HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Burcu GÜNEŞ
Uzm. Dr. Fahri ARI
Uzm. Dr. Yunus YILMAZ
ÜROLOJİ
Op. Dr. Osman TÜKEL
KARDİYOLOJİ
Uzm. Dr. İsa COŞKUN
FİZİK TEDAVİ VE
REHABİLİTASYON
Uzm. Dr. Nermin ATCI
ÇOCUK SAĞLIĞI VE
HASTALIKLARI
Uzm. Dr. Abdullah CANBAL
ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ
Op. Dr. Ergül MAVİ
ANESTEZİ VE REANİMASYON
Uzm. Dr. Mesut ÖZ
BİYOKİMYA
Uzm. Dr. Aysel Hür TÜKEL
RADYOLOJİ
Uzm. Dr. İbrahim MERAL
ACİL SERVİS
Dr. Güney Mehmet KESMEZ
Dr. İbrahim DİŞÇİ
Dr. Murat GEDİK
Dr. Ali İhsan ÇUHADAR
3
Editör
Ekim-Kasım-Aralık 2014
Sonbahar'a Merhaba
Her sayımız benim için ayrı bir heyecan vesîlesi. Yeni bir sayı ile karşınızdayız. Yoğun geçen yaz
dönemi sonrası sonbahar ve kışı karşılamaya hazırlanıyoruz. Sizlerin sağlıklı bir dönem geçirmenizi
diliyorum. Bu sayımızda yine bizden haberlerin yanısıra hekimlerimizin çeşitli hastalıklarla ilgili
bilgilendirmelerini okuyacaksınız. Katkı veren tüm arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.
Muhtevamızın büyük çoğunluğu farklı alanlarda uzmanlaşmış çok değerli hekimlerimizin sizler için
hazırladıkları bilgilendirici makalelerden oluşuyor. Anne ve babalardan, anne ve baba olmak için gün
sayanlara; yaşlılardan, sporculara; zayıflamak isteyenlerden, alternative tedavi yöntemleriyle sıhhat
bulmak isteyenlere kadar birçoğumuzu ilgilendirecek konularla ilgiyle ve hızla okuyabileceğiniz bir
sayı hazırladık.
Dr. Seyit KARACA
Özel Selçuklu Hastaneleri
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Memleketimizin bağrından çıkan Sayın Ahmet Davutoğlu Hocamızın Başbakanlığı ülke ve Konya
sağlığı açısından da yeni ufuklar açacaktır diye umuyoruz. Kendilerine her zaman destek ve duacı
olduğumuzu kurumumuz adına da ifade etmek istiyorum.
Yaklaşan Kurban Bayramınızı tebrik ediyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum. Selam ile sağlıcakla.
Genel Yayın Editörü
Dr. Seyit KARACA
Bülten 13 Ekim - Kasım - Aralık 2014
Yayın Türü: Yerel Süreli Yayındır. 3 ayda bir yayınlanır.
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Uğur SAYAR
Yayın Kurulu
Dr. Hasan Tahir CANBAZ
Dr. Ahmet BİLGİN
Dizgi ve Tasarım
Basın ve Halkla İlişkiler
Birimi
Selçuklu
Sağlık Hizmetleri A.Ş.
Adına Sahibi
Ahmet YENİAY
Yönetim Kurulu Başkanı
Baskı Tarihi
Ekim 2014
Ailenizin Hastanesi
Matbaa
Poçan Ofset Matbaacılık
Fevzi Çakmak Mh. Hacı Bayram
Cd. Yeni Matbaacılar Sit. No:42
Karatay/KONYA
Tel: 0 332 342 72 42
Fax: 0 332 342 72 52
İdare Yeri
Hastane Cad. No:28 Selçuklu/Konya
Tel: 444 50 42
Fax: 0 332 233 23 10
www.selcuklu.com.tr
Dağıtım
Ekin Kurye Aracılık Hizmetleri
Kurumsal
Ekim-Kasım-Aralık 2014
SİZDEN GELENLER
4
K
onya Özel Selçuklu Hastanesinde tedavi gören hastalarımızın
hastanemizin web sitesi www.selcuklu.com.tr üzerindeki
'bize ulaşın ve doktor yorumları' linklerine ve hastane içerisindeki
iletişim kutularına bıraktıkları teşekkür mesajlarını Sağlıcakla
okuyucuları için paylaşıyoruz.
Büyük özveri, sabır ve titizlik isteyen sağlık sektöründe hizmet
üreten Özel Selçuklu Hastaneleri çalışanları olarak hastalarımızın
bize ilettikleri bu takdir mesajlarıyla gü kazanıyor, işimize daha
sıkı sarılıyoruz. Mesajlarını ileten hastalarımıza teşekkür ederiz.
üler
hem
Dr. G ım sizi evihan
ok s
n
epe olarak ç h sizde
t
n
ı
a
l
l
a
l
Alt
b
. A izinde
rum
em a
dr. h eğeniyo 'ın izni s ene
8s
eb
llah
yor v olsun. A birlikte ğıma
razı übenizle imi kuca
tecr üçüzler ım.
ald
önce
Bu güne kadar sağlık
sektöründe yapmış olduğu
hizmetlerden dolayı Sayın Ahmet
YENİAY ve ortaklarına ne kadar çok
teşekkür etsek azdır. Konyamıza özel
hastaneler gelmesinde büyük katkısı olduğunu
düşünüyorum. Bundan sonraki hayatlarında
kendilerine başarılar dilerim.
İyiki varsınız.
Gülşah YILMAZ
Kadın doğum
servisinde Dr. Hikmet
Karabacak’ın hastası olarak tedavi
gördüğüm süre boyunca bize ilgisini
ve güler yüzünü eksik etmeyen
Ebe Kübra Güzel hanıma
teşekkür ederiz.
Tuba
DEV
UŞ
e KA
ZK
t BO
HRA
MAN
Ç
Hem ocuk serv
şire G
is
göste
ülay inden
H
r
diği
anı
tavırl
arınd yakın ilgi m’a bize
a
den
nv
dolay
ı teşe e samimiy , sıcak
kkür
etin
Razı O ederiz. A den
llah
lsun.
l
Öna um
t
i
a
un
.S
. Dr memn lar her h
m
z
a
k
ç
U n ço
ı ila or. All
ğ
ı
e
d
y
d
’
i
z
Bey i ve ya uç ver
n
s
i
o
h
Teş en iyi s ı olsun
an
raz
zam
LU
Ğ
İLİO
ATL
in T
sr
Ne
- Ayş
e
hm
Me
RET
Han
dan
Rey
h
an Y
YAZ
A
R
YAN
eA
ILM
AZ
Alim
Sn. Eralp Gençal
Hocam , annemi yıllardır
tedavi edilemeyen kronik
rahatsızlığından kurtardığınız ve
gösterdiğiniz hassasiyet için size
çok teşekkür ederiz. Doktorluk
vazifesini en iyi şekilde
icra ettiniz.
Dedem Mevlüt
Ayan'ı muayene ettirdiğimiz
kardiyoloji hekimi Ali ERYAVUZ
bey'den ve sekreteri Elif Hanım'dan
çok memnun kaldık. Bu ilginin sadece bize olmadığını da gördük.
Minnettarız.
Ailenizin Hastanesi
5
Sağlık
Ekim-Kasım-Aralık 2014
OKUL MALZEMELERİ
VE ÇOCUK SAĞLIĞI
Konya Özel Selçuklu Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat
Şahin, okulların açılmasıyla birlikte çocuklarımızın hayatına giren kırtasiye
ürünlerinin kanserojen ve allerjik etkilerine karşı velileri uyardı.
Uzm. Dr. Murat ŞAHİN
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
ÇOCUK SAĞLIĞI
POLİKLİNİĞİ
K
alem, çanta, önlük, boyama malzemeleri, defter,
kitap v.b. gibi birçok farklı kategoriden oluşan
kırtasiye ürünlerinde ürün kalitesine göre fiyat
aralığının büyük ölçüde değiştiğini belirten Dr.
Şahin, ucuz boyalar, petrol ürünleri ve diğer ucuz
hammaddelerle üretilen kırtasiye ürünlerinde birçok
kanserojen madde, boyar madde, allerjik madde ve
ağır metallerin bulunabileceğini hatırlattı.
Dr. Şahin, Kırtasiye ürünlerini renklendirmek için
kullanılan Azo boyar maddelerin ve plastik kırtasiye
ürünlerine esneklik kazandırmak için kullanılan
fitalat gibi maddelerin kanserojen etki yaptığının
kanıtlandığını ve bu maddelerin oranıyla ilgili
sınırlamalar getirildiğini hatırlattı. Zararlı maddelerin
çocuklarda akut allerjik reaksiyonlar ve hastalıklara
neden olabileceği gibi, çocuğun gelişimini olumsuz
yönde etkileyecek ve tüm hayatı boyunca kalıcı
olacak rahatsızlıklara da sebebiyet verebileceğini
hatırlattı. Dr. Şahin, anne ve babalara önemli
uyarılarda bulundu;
TSE işareti ise Türk Standartlar Entsitisünün
standartlarına
uygunluğunun
patentlendiğini
gösterir.
4.
Çocuğunuzun kırtasiye ürünlerini oyuncak
haline getirip gereksiz tüketmesini veya kemirme,
koklama veya cildine sürme gibi eylemlerle kendisine
zarar verebilecek hareketlerde bulunmasının önüne
geçin.
5.
Çocuğunuzun kullandığı kırtasiye ürünlerinin
temizliğine de dikkat edin ve çocuğunuza
malzemelerini temiz kullanmasını öğütleyin.
6.
Çocuğunuza ayağının ortopedik yapısına
uygun ayakkabılar giydirin.
7.
Giydiği kıyafetlerin gereksiz terlemeye veya
alerjiye sebebiyet vermeyecek pamuk veya yün gibi
doğal malzemelerden yapılmış, mevsim şartlarına
uygun ürünler olmasını sağlayın.
1.
Aldığınız kırtasiye ürününün çocuğunuzun
yaş grubuna uygun olduğundan emin olun.
8. Çocuğunuzun çantasının büyüklüğüne
ve ağırlığına dikkat edin. Çocuğunuzun kolayca
taşıyabileceği, yaşına uygun büyüklükte çantalar
2.
Kırtasiye ürünü alırken olabildiğince doğal alın ve çocuğunuzun çantasını gereksiz yere çok
malzemelerden yapılmış, gereksiz boya ve kimyasal doldurmasına izin vermeyin. Çantanın ağırlığı en
maddelerden uzak tutulmuş ürünleri tercih edin.
fazla çocuğun ağırlığının yüzde 10’u kadar olmalıdır.
Çocuğunun normalden ağır olan çantasını kuru ve
3.
Tanınmış markaların taklit olmayan ürünlerini düz zeminde taşıyabildiğini görüp önemsemeyen
alın ve hangi ürünü alırsanız alın CE ve TSE işaretlerini anne ve babalar çocuğun o çantayla kaygan ve eğimli
arayın. CE işareti üreticinin ürettiği ürününün insan, alanlarda da pervasızca hareket edebileceğini ve bu
hayvan, bitki ve çevre sağlığına olumsuz etkisi durumun sakatlanmasına sebebiyet verebileceğini
olmadığını taahhüt etmesi anlamına gelmektedir. düşünmeleri gerekir.
Ailenizin Hastanesi
Ekim-Kasım-Aralık 2014
Sağlık
ÇOCUĞUMA ROTA VİRÜSÜ
AŞISI YAPTIRMALI MIYIM?
6
Uzm. Dr. Abdullah Canbal, ebeveynlerin yan etkileri olduğu düşüncesiyle
çekingeyle yaklaştığı ve hakkında halk arasında fazla bilgi bulunmayan rota
virüs aşısı hakkında detaylı bilgiler verdi.
Uzm. Dr. Abdullah CANBAL
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
ÇOCUK SAĞLIĞI
POLİKLİNİĞİ
R
ota virüs aşısı, çocuklarda ishal nedeni olan
rota virüs enfeksiyonlarından korunmak
için geliştirilmiştir. Rotavirüs küçük çocuklarda
özellikle kış aylarında görülen ishallere neden
olmakta, hatta vücudun su kaybı yerine
konamazsa ölümlere yol açabilmektedir. 5 yaşına
gelene kadar neredeyse her çocuk rotavirüsle
karşılaşmış olmakta, rotavirüs ishalleri dünya
çapında önemli bir sağlık sorunu olarak kabul
edilmektedir. Gelişmiş ülkelerin de için de
bulunduğu istatistiklerde her yıl 453.000 çocuk
ishal enfeksiyonlarına bağlı olarak ölmekte ve 2
milyon çocuk ise hastanelerde yatırılmaktadır.
Rota virüs çok hızlı yayılabilen dirençli ve su
kalitesini bozan bir virüstür. Dünyadaki her
çocuk bu enfeksiyon riskini taşımaktadır.
Ayrıca bu araştırmalarda ciddi bir yan etkiye olmayacaktır. Rotavirus aşısı rotavirüs dışındaki
rastlanmamıştır.
etkenlerin yol açtığı ishallere karşı koruyucu
olmayacaktır. İshalin pek çok nedeni vardır,
Aşı, 6 aydan küçük bebeklere en az 4, en fazla ancak rotavirüs çocukluk çağı ishallerinin en sık
8 hafta ara ile 2 dozda uygulanabiliyor. 6 aylık görülen nedenidir. Ben rotavirus aşısı yaptırdım
olmadan aşılamanın bitirilmiş olması gerekiyor. çocuğum hiç ishal olmayacak algısı yanlıştır.
İdeal aşılama 2. ay ile 3. ayda başlamalıdır.
Uygulama ise ağız yolu iledir; enjeksiyon
şeklinde değildir. Aşıdan sonra hemen beslenme
mümkündür; diğer aşılarla birlikte yapılabilir,
geçimsizliği yoktur. Aşıyı bebek kusarsa
tekrarlanmasına gerek yoktur, içeride kalan 1-2
damla bile koruyuculuğu sağlamaya yeterlidir.
Aşının ağır yan etkisi yoktur. 6 ayın altındaki
bebeklerde yapılan rotavirüs aşısına bağlı
bağırsak düğümlenmesi sıklığı hastalığa bağlı
bağırsak düğümlenmesi sıklığından bile daha
Bu nedenle, 1999’da ilk geliştirilmiş olan azdır. Güvenilirliği yaklaşık %100. Koruyuculuk
rotavirüs aşısının bazı ciddi yan etkiler nedeniyle da %100 civarı.
kullanımdan kalkmasından beri güvenli bir aşı
geliştirme çalışmaları sürmüştür. Bu çalışmaların Ülkemizde iki firmanın rotavirüs aşısı vardır.Bir
sonuçlanması, yeni rotavirüs aşılarının güvenilir üretici firma Glaxo-SmithKline; ürettiği aşının
olduğunun gösterilmesiyle, bu aşılar dünyada piyasa adı Rotarix®. Doz: 2 ve 4. ayda veya 3 ve
pekçok ülkede kullanıma girmiştir. 2007 yılı 5. ayda: (bu marka aşının ilk dozu en geç 12 hafta
başından beri ülkemizde de mevcuttur.
olunduğunda yapılabilir, 12. haftadan, yani 3
aydan sonraya kalınmamalıdır).Bir başka marka
Dünya Sağlık Örgütü ulusal bağışıklama da gene Amerikan markası olan Merck Sharp
programlarına rota virüs aşısının alınmasını Dohme'un ürettiği Rotateq®. Bu aşıda ise dozlar
önermiştir. Bir çok gelişmiş ülke bu öneriye 2-4-6. aylarda veya 3-5-7. aylarda olabiliyor.
uyarak rutin bağışıklama programlarında rota
virüs aşısına yer vermişlerdir. ABD, Finlandiya Aşı sonrası bulantı, kusma, burun akıntısı,
ve Venezuella da yapılan araştırmalar rota öksürük gibi yan etkiler görülebilir.Bebeklik
virüs aşısının %80-100 oranında rota virüs A dönemdeki diğer aşılarla birlikte uygulanabilir.
ya bağlı ishalleri engellediğini göstermişlerdir. Bu durumda, aşıların etkinliğinde bir sorun
Ailenizin Hastanesi
7
Sağlık
Ekim-Kasım-Aralık 2014
HACAMAT TEDAVİSİ
NEDİR, NASIL UYGULANIR?
Konya ve Karaman Özel Selçuklu Hastanelerinde Uzman hekimlerimiz
kontrolünde başarıyla uygulanan Hacamat tedavisiyle ilgili merak edilenleri
Fizyoterapist İbrahim Uğurlu'nun kaleminden sizlerle paylaşıyoruz.
Fizyoterapist İbrahim UĞURLU
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Fizyoterapi Uzmanı
FİZİK TEDAVİ
POLİKLİNİĞİ
Hacamatın tarihçesi?
dolaşımda bulunan kirli kan ve metabolik
Hacamat tarihçesi milattan öncesi 5000 binli atıkların vücuttan uzaklaştırılmasını bu sayede
yıllara dayandığı düşünülen alternatif bir tedavi bölgede yeni ve temiz kanın bulunmasına
yöntemidir. Dünyanın en eski tıp kitaplarından yardımcı olan en etkili yöntemlerden biridir.
biri olan Ebers Papyrus’ da hacamattan
bahsedilmektedir. Modern tıbbın kurucusu
Hacamat noktaları;
kabul edilen Hipokrat’ın bazı dahili hastalıklarda Hacamat noktaları akapunktur noktaları
hacamata başvurduğu ve kullandığı yöntemlerin ile parelellik göstermektedir. Buna göre
zamanla tüm dünyaya yayıldığı bilinmektedir.
vücudumuzda 12 meridyen ve 360 özel nokta
bulunmaktadır. Doğru yapılan hacamat ile ilgili
olan meridyen uyarılır ve rahatsız olan organ
Modern tıpta da kabul gördü
Hacamat bugün vücuttan enfeksiyonların sinirlerinin harekete geçmesi sağlar.
atılması için etkisi kanıtlanmış ve halen
uygulanmakta olan geleneksel bir tedavi türü Genel hacamat noktaları ise; baş arkası, kulak
olarak varlığını sürdürmektedir. Son yıllarda arkası, şakaklar, sırt, kuyruk sokumu ve dizlerdir.
uzman hekimlerin de başvurmaya başladığı
hacamat tedavisi popülerliğini gittikçe artırmakta
Hacamatın faydaları:
ve tekrar kazanmaktadır. Sağlık Bakanlığı da -
Kan dolaşımının artması
bugüne kadar genellikle uzman olmayan kişiler -
Bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi
tarafından steril olmayan ortamlarda uygulanan -
Çakraları düzenleyici etkisi
hacamat tedavisinin özellikle hastanelerde -
Hipofiz, epifiz, iç salgı bezleri ve
uzman hekimler kontrolünde steril ortamlarda hormonları düzenleyici etkisi
gerçekleştirilmesi adına prosedür çalışmalarına -
Psikolojik etkisi
başlamıştır.
Konya Özel Selçuklu Hastanesi Fizyoterapisti
İbrahim Uğurlu, geleneksel olarak yüzyıllardır
kullanılan, etkisi kanıtlanmış tedavi türlerinden
Hacamat'ın faydalarını ve uygulanırken nelere
dikkat edilmesi gerektiğini anlattı.
Öncesi ve sonrasında
dikkat edilmesi gerekenler:
-
Hacamat aç karnına yapılır. 3 saat
öncesinde yeme içme kesilmesi uygundur.
-
Minimum 24 saat öncesinde hayvansal
gıda alınması bırakılmalıdır.
-
Hacamattan sonra 2 saat bir şey
Nasıl uygulanır?
yenilmemelidir.
Hacamat primer olarak deri altı yani yüzeysel -
Hacamattan sonra 48 saat hayvansal
Ailenizin Hastanesi
gıda perhizine devam edilmelidir.
-
Hacamat sonrası 12 saat sonrası duş
alınabilir.
Yukarıda anlatılan tüm bilgilere ek olarak
hacamat yapılan yerlerin hijyenine herhangi
bir enfeksiyon riskine karşı azami ölçüde dikkat
edilmelidir. Unutulmamalıdır ki tüm malzemeler
tek kullanımlık kişiye özel olmalıdır.
Bu hassasiyetle hacamat gibi alternatif tıp
yöntemlerinin doğru ve hijyenik şekilde
uygulanmasını sağlamak için vatandaşlarımıza
tedaviyi hekim kontrolünde hastane veya
kliniklerde yaptırmalarını önermekteyiz.
Dini boyutu da olduğu unutulmamalı!
Dini olarak baktığımızda ise Peygamber
Efendimiz (S.A.V.)
hadislerinde övgü ile
bahsettiği bir tedavi şekli olup sünnet olma
özelliği de göstermektedir. Sünnet olan hacamatın yapılmasında dikkat
edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunlar
kısaca; mümkünse hicri ayın 17. 19. veya 21.
günlerinde en azından hicri takvimin 10. ila 23.
gün aralığında yapılması daha uygun olduğudur.
Ancak hastalık tedavisi için düşünülen
hacamatın; hicri takvimin uygun zamanını
beklemek yerine ilk fırsatta yapılması daha
uygun olacağı düşünülmektedir.
KADIN HASTALIKLARI
VE DOĞUM POLİKLİNİĞİ
POLİKİSTİK OVER SENDROMU
TANI VE TEDAVİSİ
Hastalığın tanımı
Op. Dr. M. Sedat YİĞİT
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Op. Dr. Sedat YİĞİT
obezite şikayetleriyle
beraber görülme sıklığı
artan ve kadınlarda
düşük yapma, kilo alımı,
tip 2 diyabet, inme,
kalp rahatsızlıkları ve
dislipidemi gibi ciddi
rahatsızlıklara sebebiyet
veren polikistik over
sendromu hastalığını
anlattı.
açabilir. Yetişkin tipi akne ve erkek tipi kellik (alopesi
androjenik) görülebilir.
•
Polikistik overler hacim olarak büyürler,
çok sayıda küçük sıvı dolu kesecikler yumurtayı
çevrelerler.
Üreme çağındaki kadınlarda sık görülen bir
endokrin sistem bozukluğudur. Overler büyük ve
genişlemiş olurlar ve içlerinde küçük sıvı birikimleri
olan “foliküller” bulunur. Gecikmeli, uzamış adet
dönemleri, tüylenmede artış, akne ve obezite
Adet düzeni konusunda endişeleriniz varsa,
Polikistik over sendromlu (PCOS’lu) her hastada •
gebe kalmada sorun yaşıyorsanız, akne ve erkek tipi
görülebilir.
tüylenme artışı gibi aşırı androjen bulgularınız varsa
doktora görünmelisiniz. Sebebi belli değildir ancak
Neden ve nasıl oluşur?
Kesin sebebi bilinmemektedir. Erken tanı ve tedavi bazı faktörler rol oynayabilir:
Aşırı insülin-pankreasta üretilen insülin
önemlidir. Çünkü tip II diabet ve kalp hastalığı gibi •
hormonu, hücrelerin glukoz kullanımını sağlar.
uzun dönem komplikasyonları azaltılabilir.
Sıklıkla menarştan sonra belirtiler görülmeye başlar; İnsülin direnciniz varsa, insülinin etkin kullanımı
bazen önemli kilo artışı sonrası üreme çağında bozulmuştur. Pankreas hücrelere glukoz sağlamak
başlayabilir. Birçok belirtisi vardır, kilo artımı ile için daha çok insülin üretmek zorundadır. Aşırı
insülin androjen üretimini artırarak overleri de
yakın ilişkilidir.
etkileyebilir, bu da yumurtlama faaliyetini bozar.
•
Düşük dereceli inflamasyon-lökositler,
Nasıl teşhis edilir?
inflamasyon denilen bir cevapla, infeksiyonlara
Aşağıdakilerden ikisi tanı için yeterlidir:
karşı maddeler üretirler. Araştırmalar göstermiştir
•
Düzensiz adet en sık görülen özelliktir. 35
ki, PCOS’lu kadınlarda düşük dereceli inflamasyon
günden fazla adet aralıkları, yılda 8 den az adet
vardır ve bu da polikistik overleri androjen üretmeye
görme, 4 ay ya da daha uzun süreli gecikme, aşırı ya
zorlar.
da az miktarda uzun süren kanamalar.
•
Kalıtım anne ya da kız kardeşinizde PCOS
•
Aşırı androjen üretimi hirsutismus’a yol
varsa, görülme ihtimali artmaktadır.
Ailenizin Hastanesi
9
Sağlık
Riskleri nelerdir
Pcos sendromu olan kadınlar için olası riskler
şunlardır;
• İnsülin direnci/Tip II diyabet
• Yüksek tansiyon
• Dislipidemi
• Kalp rahatsızlıkları
• İnme
• Kilo alımı
• Düşük
Tedavisi için ne yapılır?
Ekim-Kasım-Aralık 2014
ortadan kaldırır, böylelikle endometrium kanser
riskini azaltır, anormal kanamaları düzene sokar.
Alternatif olarak bir yada iki ayda bir 10-14 gün
progestoren alınabilir. Gebelik istenmiyorsa
hormon içeren rahim içi araçlar iyi bir seçenektir.
İnsülin direncini düzelten, insülin seviyelerini
azaltan tip II diabet ilacı metformin verilebilir.
Bu ilaç adeti düzeltip, yumurtlama sağlayabilir.
Ovulasyon için klomifen, yetmezse beraberinde
metformin verilebilir. Cevap alınmazsa
gonadotropinler, enjeksiyon yoluyla FSH-LH
gerekebilir.
Doktora görünmeden önce, adetle ilgili her
türlü sorununuzu, adet düzeninizi, hastalık Kilonuzu kontrol altında tutun. Obezite insülin
(geçirilmiş veya varolan) öykünüzü, belirtileri ve direncini kötüleştirir. Kilo kaybı, insülin ve
şikayetlerinizi etraflıca gözden geçirmelisiniz.
androjen seviyelerini azaltarak ovulasyon
sağlayabilir. Diyetisyenle temasa geçmek
PCOS için spesifik bir tanı testi yoktur. Diğer gerekebilir.
muhtemel bozuklukları eleyerek bulgu ve
belirtileri göz önüne alınır. Fizik muayene ve Yağı
azaltılmış,
yüksek
karbonhidratlı
pelvik muayene ile birlikte kan testleri (çeşitli diyetler insülin seviyelerini artırabilir, düşük
hormonlar ve ek olarak kolestrol, trigliserit karbonhidratlı diyetler tercih edilmelidir. Lifli
ve glukoz tolerans testleri)yapılır. Ultrasonla gıdalar daha yavaş sindirilir, kan şekeri daha
endometrium kalınlığı ve overlerin görüntüsüne yavaş yükselir. Bol lifli karbonhidratlar içinde
bakılır.
tam buğday ekmekleri ve hububatlar, bulgur,
Tedavide; infertilite, hirsutismus, akne veya
obezite gibi kişisel şikayetler göz önüne alınır.
Yaşam tarzında değişiklikler gerekebilir. Egzersiz
ve düşük kalorili diyetle kilo kaybı önerilebilir.
Kiloda hafif bir azalma ( ağırlığın %5 kadarını
verme) bile durumu düzeltebilir.
İlaçlarla adetlerin düzene sokulması gerekebilir.
Kombine doğum kontrol hapları androjen
üretimini azaltır, sürekli östrojen etkisini
fasulye, tam buğday makarnası sayılabilir.
Aşırı meyve suyu, kek, şekerlemeler,
dondurmalar, pasta, börek, kurabiye gibi basit
karbonhidratlar içeren gıdaları kısıtlayın.
Aktif olun. Egzersiz kan şeker seviyesini azaltır.
PCOS varsa günlük aktivitenizi artırın, düzenli
bir egzersiz programı uygulayın, bu bile insülin
direncinizi düzeltebilir.
Ekim-Kasım-Aralık 2014
Sağlık
10
İNTERFİLİTE ( KISIRLIK)
HAKKINDA MERAK EDİLENLER
Op. Dr. Rengin Karataylı, modern toplumlarda daha sık rastlanan
interfİlite(kısırlık) hastalığının tanımını, oluşum nedenlerini, erkekler ve
kadınlarda görülme sıklığını ve tedavi türlerini anlattı.
Op. Dr. Rengin KARATAYLI
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
KADIN SAĞLIĞI
POLİKLİNİĞİ
Nedeni açıklanamayan infertilite grubunda
Çocuk sahibi olabilmek evli bir çiftin en büyük
Yapılacak tetkikler nelerdir?
hayallerinden bir tanesidir. Çiftlerin %80'inde İnfertil çiftin incelemesi esnasında yapılacak optimal tedavi ovulasyon indüksiyonu ve
aşılamadır.
bir yıl içerisinde gebelik elde edilebilmektedir.
temel araştırma testleri şunlardır;
- Adetin 2. veya 3. günü FSH, LH, Prolaktin, TSH
- Histerosalpingografi (HSG, rahim filmi)
İnfertilite nedir?
1 yıl süresince korunmasız ve düzenli olarak - Spermiogram (2-3 günlük cinsel perhiz sonrası
gebelik elde etme girişiminde bulunan ancak sperm tahlili)
başarılı olamayan çiftler infertil (kısır) olarak
kabul edilir ve bu çiftler kısırlık açısından
Tedavisi nedir?
detaylı olarak incelenmelidir. 35 yaş ve üzeri Basit tedavi seçeneklerinden tüp bebek
bayanlarda bu süre 6 ay kabul edilmelidir tedavisine dek uzanan bu geniş tedavi seçenekleri
ve zaman kaybetmemek adına gerekli tedavi içerisinde, tüm değerlendirmeler yapıldıktan
planlanmalıdır.
sonra kişiye özel tedavi planlanmalıdır.
Nedenleri nedir?
Ovulasyon problemi olan hastalarda, yumurta
İnfertilitenin birçok nedeni bulunmakla geliştirici (ovulasyon indüksiyonu) tedavi
birlikte, hastaların %10-15'lik bir kısmında protokolleri ile tedavi başlanmalı, gerekirse
altta yatan sebep bulunamamaktadır. Temel hafif erkek faktörü bulunan kişilere aşılama
inceleme esnasında çiftler birlikte ele alınıp (inseminasyon) yapılmalıdır.
değerlendirilmelidir; çünkü sorun erkek ve
HSG (rahim filmi) tetkikinde sorun tespit edilen
bayanda eşit oranda saptanabilmektedir.
hastalara teşhis ve tedavi amaçlı histereskopi,
Kadına ait sebepler arasında yumurtlama tüplerde tıkanıklık tespit edilen hastalara
(ovulasyon) problemi, yumurtalık yetersizliği laparoskopi önerilebilir. Tüplerin açılması
(over rezervinin azalması), özellikle geçirilmiş olanaksız olan hastalara tüp bebek tedavisi
enfeksiyon ve cerrahilere bağlı olarak önerilir.
gelişebilecek tüplerde tıkanıklık bulunmaktadır.
Hafif erkek faktörü tespit edilen çiftlerde
Erkeğe ait faktörler arasında, sperm aşılama tedavisi önceliklidir. Azospermik
yokluğu (azospermi), sperm hareketsizliği (sperm bulunmayan) ve ileri derecede
(sperm
sayı
ve
(astenospermi), sperm şekil bozuklukları ve oligoastenospermik
hareketliliğinde azalma) vakalarda tüp bebek
diğer nadir sorunlar yer almaktadır.
tedavisi uygundur.
Ailenizin Hastanesi
11
Sağlık
Ekim-Kasım-Aralık 2014
SONBAHAR DİYETİ
İÇİN GIDA ÖNERİLERİ
Konya Özel Selçuklu Hastanesi Diyetisyeni Ayşe Duran, yaz aylarında tatil
öncesi verilen kiloların tatil dönüşü hızla geri alınabileceğini hatırlatarak her
zaman olduğu gibi sonbaharda da beslenme düzenine dikkat edilmesini önerdi.
Diyetisyen Ayşe DURAN
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Diyet ve Beslenme Uzmanı
DİYET
POLİKLİNİĞİ
Yazın neşesinden biraz uzaklaşıp yaprakların
dökülmek için gün saydığı güzel mevsim
sonbahara merhaba dedik. Tatil dönüşleri
kimileri için pek memnun edici olmadı. Tatil
öncesi bilinçsiz ve hızlı bir şekilde verilen kilolar
tatil dönüşü hızlı bir şekilde alındı. Sonbahar ayı
ile ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirerek hem
fazla kilolarınızdan kurtulun hem de kışı rahat
geçirin.
3.CEVİZ
Özelikle omega-3 yağ asitleri bakımından
zengin
olan
ceviz
çocukların
sabah
kahvaltısında bulunması gereken önemli bir
besindir. Antioksidan özelliğe sahip olan ceviz
sinir siteminin güçlendirir, kardiyovasküler
hastalık riskini azaltır. Aynı zamanda E ve K
vitaminlerinden de zengindir. Günde 2 tam
ceviz tüketmek yeterlidir.
SONBAHARIN EN ÖNEMLİ TOP 8
BESİN LİSTESİ
4.KEREVİZ
Yorgunluk hissiniz varsa, haftada 2-3 gün kereviz
tüketin. Stres hormonlarını azaltır, kolesterolü
düşürür, diüretiktir (idrar söktürücü), C vitamini
yönünden zengin olduğu için bağışıklığı
güçlendirir vücudu daha dirençli hale getirir,
enerji verir, kalp ve damar hastalıklarına önerilir,
yağ yakımını hızlandırır. A, B1, B2, B6, E, K
vitaminlerinden zengindir. Aynı zamanda fosfor,
potasyum, çinko ve demirden de zengindir. 150
gram kereviz 27 kaloridir.
1.ELMA
Potasyum, magnezyum, A ve C vitaminlerinden
oldukça zengin bir meyvedir. Lif oranı yüksek
olduğu için ara öğünler için doyurucu bir özelliğe
sahiptir. Aynı zamanda kabuksuz tüketildiği
takdirde içinde bulunan pektin sayesinde ishali
önlemeye de yardımcı olur. Günlük olarak
sonbahar diyetimizde muhakkak bir tane taze
elma yemeliyiz. Hem unutmayın ki elma cildi
5.
ISPANAK
güzelleştirir.
Betakaroten, C vitamini, alfa lipolik asit, glutation
gibi antioksidanlar sayesinde vücuda enerji ve
2.ARMUT
Lif bakımından oldukça zengin olan armut, dinçlik verir, bağışıklık sistemini güçlendirir.
beslenme de önemli bir yere sahiptir. Özellikle . Düzenli olarak sofralarda bulundurulduğu
hemoroid ve kabızlık sorunu çekenler için harika takdirde içerdiği K vitaminin sayesinde kalp
bir meyvedir. İçerdiği bol C vitamini sayesinde damar hastalıkları görülme riskini azaltır.
bağışıklık sistemini güçlendirir, enfeksiyonlara Klorofilin aflatoksine bağlı olarak karaciğer
karşı savaşır. Aynı zamanda kollojen yapısı kanseri oluşma riskini azaltır. Haftada 3-4 gün
sayesinde de yaraların kolay iyileşmesini sağlar. özellikle çocuklar için öğünlerinde bulunması
gerekir. Ispanak gibi koyu yeşil yapraklı ve
hassas yapraklara sahip sebzeler çok fazla
Ailenizin Hastanesi
pişirilmemelidir, alırken yaprakların düzgün
olmasına dikkat edin.
6.KABAK
B1, C vitamini, potasyum, fosfor ve çinkodan
zengindir. Kabak da diğer besinler gibi lif
açısından zengin bir besindir. Böbrek ve
mesane iltihaplarını temizler. Konsantrasyonu
artırır. Okul çocuklarının sabah kahvaltılarına
közlenmiş olarak konulabilir.
7.PIRASA
Lif bakımından zengin olan pırasa, A, C, K,
vitaminlerinden, fosfor, kalsiyum, demir,
sodyum, potasyum,
magnezyumdan da
oldukça zengindir. Bağırsakları yumuşatır ve
kabızlığa iyi gelir. Vücudun direncini artırır.
Anne sütünü artırır. Damarları korur. Böbrek ve
kalp sağlığı içinde oldukça faydalı olan pırasayı
sofralarınızdan eksik etmeyin.
8.SARIMSAK
Doğal antioksidandır. Karaciğer dostudur ve kanı
temizler. Kanserden koruyucudur. A, B, C ve E
vitaminlerinden zengindir. Gribal enfeksiyonları
önleyici özelliğe sahiptir. Vücuttaki parsak
kurtlarını düşürür. Kolesterol düzenleyici
özelliğine de sahip olan sarımsağı günde 2
diş olarak tüketilmesi sağılığınız için yararlı
olacaktır.
ORTOPEDİ
POLİKLİNİĞİ
DİZDE ÖN ÇAPRAZ BAĞ
YARALANMALARI
Op. Dr. Ergül MAVİ
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Modern toplumlarda
profesyonel, amatör
ve hobi olarak spor
yapan insan sayısı artış
göstermektedir. Spora
başlama yaşı giderek
küçülüp, ileri yaşlarda da
spora devam edilmekte,
bireylerde yüksek bir
fiziksel aktive beklentisi
oluşmaktadır. Aynı
zamanda modern ortopedi
içinde artroskopik
cerrahi eğitiminin
yaygınlaşması ön çapraz
bağ yaralanmalarına olan
ilgiyi arttırmıştır.
Ön Çapraz Bağ diz içinde uyluk kemiği (femur) Ön çapraz bağ yırtıkları genelde doğrudan temasın
nin alt ucundan, kaval kemiği (tibia)’nın üst ucuna olmadığı, ani hız azalması, bu sırada dizi düz
uzanan eklem içi bir yapıdır. (Resim 1)
duruma getirme ve ani yön değiştirme içeren dolaylı
mekanizmalarla olur. Yaralanma sırasında hastanın
Ön Çapraz Bağın işlevi (kavalkemiğinin öne %40 'ı tıpta popping olarak bilinen kopma hissini
kaymasını ve içe dönmesini kısıtlamaktadır.
tarif eder. Diz içine kan toplanması sonucu diz
hemen şişer. Yaklaşık 2-3 haftalık süre içinde bu şişlik
Ön Çapraz Bağ uzun süren hareketsizlik, kortizon kaybolup hasta günlük aktivitelerine döndüğünde
(steroid) içeren ilaç kullanımı ve tekrarlayan yaralanmanın şiddetine göre dizde emniyetsizlik
travmalarla gücünü kaybeder. 6 haftalık bir ve bolluk hissi ortaya çıkar. Kas gücü ve kontrolü
hareketsizlikte bağ gerilme kuvvetinin %60' ını yüksek bazı sporcular; spora dönebilir ancak dizin
eski performansında olmadığından yakınırlar.
Risk faktörleri
Sporcular antrenman sırasında daha kontrollü
oldukları için maç sırasında daha fazla ön çapraz
bağ yaralanması geçirmektedirler.
1- Hava durumu: Kuru ve sıcak havalarda,
nemli ve soğuk havalara kıyasla daha fazla diz
ve ayak bileği yaralanması oluşmaktadır. Bunun
nedeni sıcakta ayakkabı ile yer arasında sürtünme
ve dönmeye karşı (torsiyonel) direncin artmasıdır.
2- Ayakkabı-zemin ilişkisi: Doğal çim
kaybeder. Hareket ve egzersizle eski gücüne seçiminde kalın yapraklı çimler yerine ince yapraklı
dönmesi daha uzun zaman alır.
çimler seçilmelidir. Kalın yapraklı çimlerde (örn:
Bermuda çimi) ayakkabı yere daha fazla tutunduğu
Ön Çapraz Bağ yaralanmalarının %70 - 80'i başka için yaralanma olasılığı artar. Suni çimlerde
bir kişi ile çarpışma olmadan, koşarken ani yön sürtünme bundan da fazladır. Hatta zamanla
değiştirme ya da yüksek bir yerden atlarken ayak ve yüzeyin çok emici özelliği azaldığından yaralanma
dizlerin yanlış pozisyon olması sonucu (diz tam düz şansı daha da yüksektir. Diğer yandan son yıllarda
durumda ve ayaklar ise dönük pozisyonda) oluşur.
geliştirilmiş olan 3. ve 4. kuşak suni çimlerin; doğal
çime benzer daha fazla ön çapraz bağ yaralanma
Ailenizin Hastanesi
13
Sağlık
oranları gösterdikleri bildirilmektedir.
3- Anotomik yapı: Yapısal olarak dizleri
dışa açık olanlarda yaralanma riskinin daha
yüksek olduğu bildirilmiştir. Tibia platosunun
posterior eğiminin (kaval kemiğinin üst yüzünün
arkaya doğru eğimi ) fazla olması da bir hazırlayıcı
nedendir.
4- Artmış vücut kitle indeksi
(obezite): Artmış vücut kitle indeksi (obez)
olanlar sıçradıktan sonra yere inme sırasında
dizlerini bükmeden gergin tutmaya eğilimlidirler,
bu durum Ön Çapraz Bağın yaralanma riskini
arttırır.
5- Diz eklem gevşekliği:
Kadın sporcularda yaralanmanın daha sık
olmasının bir nedeni budur. Preovulatuvar fazda
(yumurtlama öncesi fazda) östrojen en yüksek
düzeydedir, bu eklem gevşekliğine neden olur.
Diğer yandan oral kontraseptiflerin (doğum
kontrol hapları) diz eklem gevşekliğini azalttığı
belirlenmiş.
6- Kas zayıflığı: Sıçradıktan sonra ayak
yere temas ettiğinden uyluk önü kas kitleri
(Quadriceps) kasılır; bu kaval kemiğini (tibia)
öne çeker, bu da ön çapraz bağın gerilmesine
ve zorlanmasına neden olur. Bu kası hamistring
(uyluk arkası kas kitleri) kasları dengeler. Bu
kaslar zayıf olduğundan da yaralanma olasılığı
artar.
Ekim-Kasım-Aralık 2014
sıçrama egzersizleri içerir. Bunun yanı sıra
profesyonel olarak sporla ilgilenmeyen, kilo ve
yaş problemi olan kişilerin ani dönüşler ve atiklik
gerektiren yaralanma riski yüksek sporlardan
kaçınmasını öneririz.
Tedavi şekilleri
Ön Çapraz Bağ yaralanmasından sonra dizinde
hastayı rahatsız eden güvensizlik ve kayma hissi
olan aktif bireylerde cerrahi tedavi (ameliyat)
gerekir. Ön Çapraz Bağ yaralanması sonrası tedavi
edilmeyen bireylerde tekrarlayan diz kaymaları,
ek menisküs ve kıkırdak yaralanmalarına neden
olur. Ön Çapraz Bağ yaralanması geçiren
sporcularda cerrahi yapılsa da, yapılmasa da
uzun dönemde eklem kireçlenmesi (gonartroz)
gelişme olasılığı yüksektir.
Günlük yaşamda dizinde kayma hissi olmayan
bireylerde ve inaktif yaşam tarzı olan yaşlı
bireylerde ameliyatsız tedavi yöntemleri
uygulanır. Ameliyatsız tedavide ilk basamak
hastanın yaşam stili ve yaptığı sporda uygun
değişikliklerin yapılmasıdır. Sıçrama ve ani yön
dışa bakar durumda olmalıdır.
değiştirme gerektiren sporlardan kaçınılmalı,
Sıçrayıp yere düşerken önce topuk yere temas bisiklet, yüzme, golf gibi düşük yaralanma riski
ediyorsa, kalça ve dizler düz durumda ise, ayrıca olan sporlara yönelinmelidir.
ayaklar içe bakacak şekilde ise bu tarz bir atlama
Cerrahi tedavi gerektiren bir ön çapraz
Ön çapraz bağ yaralanması için büyük bir risk bağ
yaralanması
olan ancak cerrahi tedavi
oluşturur. (RESİM 2)
Nasıl önlenir?
Yaralanmayı önleme programları genellikle istemeyen bireylere de dizlik kullanılması
Sıçrayıp yere düşme sırasında önce ayak parmak germe ve güçlendirme egzersizleri, yüksek riskli önerilebilir. Bunun dışında dizlik kullanılmasının
uçları yere temas etmelidir. Bu sırada kalça ve pozisyonlar konusunda bilgilendirme, spora özel bir yararı yoktur.
dizler bükülmüş durumda olmalı, ayaklar hafif beceri arttırma çalışmaları, denge egzersizleri,
FİZİK TEDAVİ
POLİKLİNİĞİ
OSTEOPOROZ (KEMİK ERİMESİ)
NEDİR, NASIL KORUNULUR?
kırıkları, sırtta kamburlaşma genelde en sık görülen
Osteoporoz, kemik kütlesinin giderek azalmasıdır. belirtileridir denebilir.
Osteoporoz, sağlam kemiklerin yavaş yavaş
erimesine ve zayıflamasına neden olan bir
Nasıl oluşur?
hastalıktır. Zayıflayan kemikler daha kolay kırılır Osteoporozun nedeni tam olarak bilinmese
hale gelir. Vücuttaki bütün kemikler bu durumdan de kemik erimesinin nasıl meydana geldiği iyi
etkilenmekle beraber kemik erimesi omurlarda, bilinmektedir. Normal şartlarda, bir yetişkinin
kalça ve bilek kemiklerinde daha belirgindir. Kemik toplam kemik kütlesinin % 6-12'si her yıl yenilenir.
kırıkları özellikle yaşlılarda tehlikeli bir durumdur. Kemik kütlesi 20'li yaşların sonunda maksimum
Kemiklerin sertleşmesini sağlayan asıl mineral yoğunluktadır. 30'lu yaşların sonunda veya 40'lı
kalsiyumdur.
yaşların başında ise kemik kütlesi yavaş yavaş
azalmaya başlar. Çünkü bu yaşlarda kemiklerde
Osteoporozdan etkilenenlerin %80’i kadınlardır. kalsiyum kaybı görülür ve alınan toplam kalsiyum
Çünkü kadınların kemikleri daha incedir ve miktarı kayıp miktarını karşılayamaz.
menopoz sonrası meydana gelen bir takım
hormon değişiklikleri kemik erimesini hızlandırır.
Kimler risk grubunda?
Osteoporoz erkeklerde daha nadirdir ve genellikle Kadınlarda, menopozdan sonraki ilk 3-7 yıl
70 yaşından sonra görülür.
arasında kemik yoğunluğundaki bu azalma daha
şiddetlidir. Sebebi, kemiklerin kalsiyumu tutmasına
Belirtileri Nedir?
yardımcı olan östrojen hormonunun menopoz
Çoğunlukla vücutta bir kemik kırığı oluşmadan sonrası çok hızlı şekilde azalmasıdır. Diğer taraftan
önce belirti vermez. Sırt-bel ağrısı, omurlarda, kemik yoğunluğunun yaşlanma sonucu bir miktar
kalça ve bilek kemiklerinde kırıklar oluşması, azalması ise doğaldır. Bazı kişiler osteoporoz
küçük travmalarla veya kendiliğinden oluşan kemik açısından daha yüksek risk altındadır.
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?
Uzm. Dr. Nihan KARAGÖZ
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Fizik Tedavi Uzmanı
Dr. Nihan Karagöz,
toplumumuzda
sıkça rastlanan ve
gün geçtikçe daha
genç hastalarda
gözlemlenmeye
başlanan kemik erimesi
hastalığının tanımını,
oluşum sürecini ve
engelenmesi için
yapılması gerekenleri
anlattı.
Ailenizin Hastanesi
15
Sağlık
Bu kişiler:
•
İnce kemikliler,
•
Sigara ve içki içenler
•
Hareketsiz bir yaşam tarzı sürenler,
•
Ailesinde osteoporoz hikayesi olan veya
özellikle 40 yaşından önce yumurtalıklarını
aldırmış kadınlar
•
Menopoza girmiş kadınlar
•
Kronik böbrek hastalığı veya daha
önceden geçirilmiş mide-barsak ameliyatı gibi
kalsiyum emilimini bozan rahatsızlıkları olanlar
•
Hastalığa bağlı uzun süren hareketsizlik
geçiren kişiler
•
D vitamini yapımında bozukluk olan
kişiler
•
Cushing hastalığı, tiroid hastalığı olanlar
veya uzun süre kortizon, heparin tedavisi alan
kişiler
•
Kemiklerinde gelişme bozukluğu olan
hastalar
•
Beslenme bozukluğu olan kişiler
Nasıl teşhis edilir?
Ekim-Kasım-Aralık 2014
erken teşhisinde yeri yoktur.
Nasıl korunuruz, tedavisi var mıdır?
Ostreopoz oluştuktan sonra yavaşlatmak
mümkündür. Fakat tamamen tedavisi yoktur.
Kemik erimesi her insanın belli bir yaştan sonra
az veya çok şekilde yaşayacağı bir durumdur.
Yaşlanmayla beraber gelen hareketsizlik
kemiklerin zayıflamasına sebebiyet verir.
Bu nedenle önemli olan kemiklerimizin
gelişiminin ve sağlığının olabildiğince uzun
süre korumasını sağlamaktır.
Gerekli kontrolleri ihmal etmeyin!
Kemik gelişiminin ve sağlığının korunması
için ise en önemli etkenler öncelikle sağlıklı
beslenme ve düzenli egzersizle sürdürülen
stressiz bir yaşam tarzıdır. Bunun yanı sıra
kadınlarda 40, erkeklerde ise 50 yaşından sonra
düzenli olarak kemik kontrolleri yaptırılmalıdır.
Doğru besinleri tüketin!
Kemik gelişiminin sağlıklı devam edebilmesi
Öncelikle kişinin kemik yoğunluğunun için zengin protein ve kalsiyumlu besinler
ölçülmesi gerekmektedir. Kemik yoğunluğunun tüketilmesi önemlidir. Süt ve süt ürünleri, balık,
ölçülmesi için Absorpsiometri veya kantitatif yumurta bol miktarda tüketilmelidir. Günde
bilgisayarlı tomografi yöntemleri kullanılır.
1-2 gram dozunda kalsiyum tabletleri alınabilir.
Hastada emilim bozukluğu varsa kalsiyumla
Bunun yanı sıra kan ve idrar tahlilleri ile birlikte D vitamini de verilmelidir.
malsiyum miktarı ölçülür, kalsiyum kaybı olup
olmadığına bakılır. Genellikle diğer kemik Osteoporozdan korunmak veya gelişimini
minerallerinin seviyeleri normaldir.
azaltmak
amacıyla
menopoza
girmiş
kadınlarda hormon tedavisi önerilmektedir.
Ayrıca, kemiklerin röntgen filmleri çekilerek Hormon tedavisinde, tek başına östrojen
bir sonuç alınamayacağını belirtmekte yarar veya östrojen-progesteron kombinasyonları
vardır. Çünkü, standart röntgen filmi, kemik uygulanmaktadır
kütlesinin %20-30'u kaybedilmeden herhangi
bir bulgu vermez. Dolayısıyla osteoporozun
KBB
POLİKLİNİĞİ
KULAK ENFEKSİYONLARININ
OLUŞUM SÜRECİ VE TEDAVİSİ
Kulağın yapısı
Doç. Dr. Devrim BEKTAŞ
Karaman Özel Selçuklu Hastanesi
Kulak, Burun, Boğaz Uzmanı
Dr. Devrim Bektaş,
özellikle çocuklarda
olmak üzere her
yaşta görülebilen ve
işitme kayıplarıyla
birlikte farklı ciddi
sağlık problemlerine
yol açabilen kulak
enfeksiyonlarının
oluşum süreci ve tedavi
şekilleriyle ilgili bilgi
verdi.
Kulağımız 3 kısımdan oluşur: dış, orta ve iç kulak.
Bu kısımların tamamını işitmemiz için kullanırız. Ses
dalgaları dış kulaktan girip kulak zarını titrettikten
sonra orta kulaktaki çekiç, örs ve üzengi kemikçikleri
aracılığıyla salyangoz şeklindeki iç kulağa iletilir. İç
kulak da bu dalgaları sinirsel iletiye dönüştürüp
beynimizin işitme bölgesine yollar ve beynimiz de
bu dalgaları ses olarak algılar ve bu sayede işitiriz.
Kulak kısımlarımızdan iç kulak aynı zamanda
dengemizi sağlama görevi de görür.
Kulak enfeksiyonları
Kulak hastalıklarının en sık görülen grubu kulak
enfeksiyonlarıdır. Enfeksiyonlar kulağın özellikle dış
etkenlere açık dış ve orta kulak kısmında görülürler.
-Dış kulak enfeksiyonları: Özellikle yaz
döneminde, yüzmeye kaplıcaya gidenlerde ve
kulağında kaşıntılı cilt hastalıkları olanlarda sık
görülürler. Kulak kepçesine temas aşırı derece
ağrılıdır. Bu hastalıklar çok ağrılı olmalarına rağmen
nadiren kalıcı problemlere yol açarlar ve genellikle 1
hafta içinde iyileşmeyle sonlanırlar.
Ailenizin Hastanesi
-Orta kulak enfeksiyonları: Çocuklarda görülen
orta kulak enfeksiyonları 2 türlüdür. İlk gurupta
şiddetli ağrı ve akıntı ön plandadır. Genellikle
nezle, gribal enfeksiyon gibi üst solunum yolu
enfeksiyonunu takiben oluşurlar. İkinci grupta ise
bir ağrı olmadan işitme kaybı olur. Bu çocukların
çoğunda işitme kaybı anlaşılamaz. Bu özellikle tek
kulağında hastalık olan çocuklar için geçerlidir. Bu
iki grup hastalığı geçiren çocukların çoğu tedaviyle
veya tedavisiz iyileşirler. Ancak bu çocukların
bazılarında hastalık ilerleyip kulak zarının delinip
deforme olacağı ve işitmesinin kaybolacağı ileri
kulak hastalıkları gelişir. Bunların önlenmesi için
ailelerin dikkatli olup bazı durumlarda kulak burun
boğaz hekimlerine uğramaları gerekir.
Belirtileri nedir
Özellikle çocuklarda işitmenin azalmasına yönelik
bulgularda, kulak ağrısı veya akıntı durumanda,
çocuğunuzun devamlı kulağını kurcalaması
durumunda, bebeklerde ağlama nöbetleri ve
huzursuzluk durumunda ve çocuklarda yüksek ateş
ve istahsızlık durumunda hekime başvurulmalıdır
17
Sağlık
Ekim-Kasım-Aralık 2014
Tedavi Süreci
Bu hastalıkların çoğunda yapılan öneriler
geçirilen Üst solunum yolu enfeksiyonlarının
sıklığının azaltılmasına yöneliktir. Çocuğun
mümkünse kreşten alınması, biberonla
beslenmenin çocuk yatarken değil otururken
yapılması, altta var olabilecek olan alerjinin
tedavi edilmesi, bazı durumlarda aşı uygulanması
ve
gerekli
durumlarda
antibiyotiklerin
kullanılması tedavinin ana basamaklarındandır.
Tedaviyle düzelmeyen çocuklarda geniz etinin
alınması ameliyatları ve kulağa kendiliğinden
atılan havalandırma tüplerinin takılması gerekli
olabilir.
Riskleri
Bu çocuklarda tedavilerin gerektiği zamanda
yapılamaması durumunda erişkinlik çağı kulak
hastalıkları gelişir. Erişkinlerin kulak hastalıkları
genellikle Kronik orta kulak hastalıklarıdır. Bu
hastaların çoğunda kulak zarında işitme kaybına
yol açan küçük büyük delikler, deformiteler ve
orta kulak kemikçikleri hasarı vardır. Bu hastaların
tedavisi ameliyatla mümkün olabilmektedir.
Kulak akıntısı olduğu sürece bu hastaların işitme
kayıpları tedricen kötüleşmekte ve hastalar
menenjit ve beyin apsesi gibi komplikasyonlara
açık olmaktadırlar.
Bir kişinin kulağı ne kadar sık ve pis kokulu
akarsa bu kişinin işitmesi o kadar kötüleşecek ve
o kişi de hayati risklere o kadar açık demektir.
Bu hastalarda ameliyatın iki amacı vardır. İlk ve
en önemli amaç kulaktaki iltihabı ve hastalığın
ilerlemesinin durdurulmasına yöneliktir. İkinci
amaç ise iltihabın durdurulmasının sağlanmasını
takiben işitmenin düzeltilmesidir. Bu düzeltme
bazı hastalarda kulağın normal bir kulak kadar
duymasını sağlar. Bazen ise kulak normal
duymaz ama iltihap kurutulduğu için hastanın
kulağı işitme cihazı kullanabilecek duruma
getirilmiş olur.
Hastalık hakkında küçük ipuçları
-Tüm çocukların yarısında üç yaşından önce
orta kulak enfeksiyonu geçirme sıklığı %50
civarındadır,
-Çocuk ne kadar erken enfeksiyon geçirirse,
nüks o kadar sık olacaktır,
-6 aydan uzun süre anne sütü ile beslenen
çocuklarda enfeksiyon daha az oluşur,
-Evde sigara içilmesi enfeksiyonu artırır,
Bu hastaların tedavi olmaması halinde özellikle -5 yaşından itibaren nüksler giderek azalmaya
akan kulağa sahip hastalar yaşları ilerlediğinde başlar,
yaşıtlarına göre çok kötü işitmesi olan ve işitme -Erkek çocuklar, kızlara oranla daha sık
cihazı kullanamayacak kulaklara sahip ciddi hastalanırlar,
iletişim sıkıntısı olan insanlar haline gelirler
-Kreş çocuklarında enfeksiyon daha sıktır,
-Kışın yaza oranla daha sık orta kulak
enfeksiyonu oluşmaktadır.
AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI
POLİKLİNİĞİ
DİŞ ETİ HASTALIKLARININ
NEDENLERI VE TEDAVİSİ
Dişeti hastalığının temel nedeni bakteri plağı denen
dişe sıkıca tutunan, yapışkan saydam bir tabakadır.
Tırnağınızla dişinizin üzerini kazıyarak plağı fark
edebilirsiniz. Plağın bir miligramında 200 ile 500
milyon arasında bakteri bulunur.
Uzm. Dt. Ayşe KARAKAŞ
Konya Özel Selçuklu Hastanesi
Ağız ve Diş Hastalıkları Uzmanı
Diş Hekimi Ayşe
Karakaş, insan
hayatında önemli yeri
olan ağız içinin ve
diş etlerinin sağlığını
kaybetmesine neden
olap unsurları ve oluşan
hastalıkların tedavi
yöntemlerini anlattı.
anlattı.
Bunun yanı sıra aşağıdaki faktörler de dişeti
sağlığınızı etkilemektedir
•
Sigara: Hepimizin bildiği gibi sigara
kanser, akciğer, kalp hastalıkları gibi birçok önemli
rahatsızlıklara sebep olur. Tüm bunların dışında
ağız içi mukozası ve dişetleri için de çok zararlıdır.
Dişetlerinin yumuşamasına ve dişeti hastalıklarının
gelişmesine neden olur.
•
Genetik Faktörler: Yapılan araştırmalara
göre %30 oranında genetik bir yatkınlık vardır.
Ayrıca ağız bakımının kötü olması ile dişeti
hastalığının gelişme olasılığı 6 kat daha artar. Ailede
dişeti problemi olan bir kişi var ise mutlaka bir dişeti
uzmanına siz de muayene olun.
•
Hormonal Değişiklikler:
Hamilelik,
puberte, menapoz, mensturasyon gibi hormonal
değişikliklerin yoğun olduğu dönemlerde ağız
hijyeninize ayrıca özen göstermeniz gerekmektedir.
Diş etleriniz bu dönemlerde daha hassas olur. Diş
eti hastalığına yatkınlık artar.
•
Stres: Hipertansiyon, kanser gibi pek çok
rahatsızlığın nedenlerinden biri olmasının yanında
Ailenizin Hastanesi
dişeti hastalıklarının da risk faktörlerindendir.
Araştırmalar
göstermiştir
ki
periodontal
hastalıklarda dahil olmak üzere stres vücudun
enfeksiyonla mücadelesini zorlaştırmaktadır.
•
İlaç Kullanımı: Doğum kontrol hapları,
anti-depresanlar, kalp ilaçları ağız sağlığınızı etkiler.
Bu yüzden bu ilaçlardan birini kullanıyorsanız lütfen
diş hekiminizi uyarınız ve ağız hijyeninize ayrıca
önem veriniz.
•
Diş Sıkmak Veya Gıcırdatmak: Diş ve
dişeti arasındaki kuvvetin azalmasına neden
olarak periodontal doku yıkımına sebep olurlar.
Diş etlerindeki çekilmenin bir sebebi de diş
sıkmaktır. Mutlaka gece plağı takılarak bu sıkmanın
durdurulması gerekir.
•
Diabet-Şeker Hastalığı: Diabet hastaları
periodontal (diş eti) enfeksiyon açısından yüksek risk
grubuna girerler. Mutlaka rutin diş eti kontrollerini
bir diş eti uzmanına (periodontolog) yaptırarak ağız
hijyenlerine ayrıca özen göstermelidirler.
•
Kötü Beslenme: Vücudun, immun
(bağışıklık) sisteminin zayıflamasına ve buna bağlı
olarak, diş eti enfeksiyonu da dahil olmak üzere
enfeksiyonlarla mücadelesinin zorlaşmasına neden
olur.
•
Kötü Yapılmış Kuron Köprü Ve Dolgular
:Dişetine basan ve taşkın yapılmış dolgu, kuron ve
köprüler dişetlerinde problem oluşturur.
19
Sağlık
TEDAVİSİ NASIL OLUR?
Dişeti hastalığının tedavisinde diş ile dişeti
arasında meydana gelen cep'lerin derinliğinin
özel bir alet vasıtasıyla ölçülmesi gereklidir.
Bu ceplerin miktarına ve derinliğine göre
teşhis konulur ve tedavi planlanır. Derin cepler
dişeti hastalığının hızla ilerlemesi için uygun
bir ortam hazırlayacağından yapılacak olan
tedavide amaç bunların mümkün olduğunca
sığlaştırılmasıdır. Çünkü derin ceplerin içine
yerleşen mikroorganizmaların fırçalama ve diş
ipi kullanımı ile sizin tarafınızdan tamamıyla
temizlenmesi
imkansızdır.
Sizin
dişeti
hastalığınızın seviyesine göre uygulanacak
tedavi aşağıdakilerdir:
* Daha Sık Diş Taşı Temizliği:
Rutin temizlik ve kontroller 6 ayda bir yapılırken
periodontal hastalığı olan veya buna eğimli
olan kişilerde hekimin belirleyeceği daha
kısa aralıklarla temizlik işlemi yapılır. Ceplere
yerleşen plağın içindeki mikroorganizmalar 3 ay
içinde kemiğe zarar verebilecek kadar çoğalır. Sık
diştaşı temizliği yaptırmak bu birikimi önleyerek
kemiğin zarar görmemesini sağlar.
Hekiminiz veya hijyenistiniz tarafından verilecek
olan hijyen eğitimini de doğru ve eksiksiz
uygulamak bu açıdan büyük önem taşımaktadır.
* Kök Yüzeyi Düzleştirilmesi(Küretaj)
Halk arasında küretaj olarak bilinen kök yüzeyi
düzleştirilmesi, kök yüzeyine tutunmuş olan
eklentileri özel küretler yardımıyla kazıyarak,
yüzeyden uzaklaştırma ve sağlıklı kök yüzeyini
açığa çıkartarak dişetinin tekrar kök yüzeyine
Ekim-Kasım-Aralık 2014
yapışmasını sağlama işlemidir.
altına kadar ilerler yada dişlerin boyu çok kısadır.
Bu gibi durumlarda yapılacak protetik(kuron
* Gingivektomi Ve Gingivoplasti
,köprü vb.) tedavilerin tutuculuğu ve dişeti
Bazı durumlarda iltihapsal, ilaca bağlı ya da sağlığı için dişeti seviyesinin kök kısmına doğru
kalıtsal olarak dişeti büyümeleri gözlenmektedir. uzatılması gereklidir
Bu dişeti büyümelerine kemik erimesi eşlik
etmiyorsa ya da kemik oluşturmamızı gerektiren * Doku Greftleri
derinlikte defektler mevcut değilse dişeti - Yumuşak doku greftleri:
büyümelerini, dişle-dişeti arasındaki cebin Diş fırçasının yanlış kullanılması, anatomik
yumuşak doku duvarını keserek çıkartabiliriz. Bu hatalar ya da dişeti hastalıkları sebebiyle bir
işleme Gingivektomi denir. Bu işlemden sonra veya birkaç dişte meydana gelen belirgin dişeti
genellikle dişetini cerrahi yöntemlerle düzelterek çekilmelerinin, ağzın farklı bir bölgesinden
normal fizyonomisini geri kazandırmak için ise alınan yumuşak doku parçalasıyla örtülmesi
Gingivoplasti işlemi uygulanır.
işlemidir. Genellikle estetik amaçla ya da bazı
durumlarda, dişeti hastalığının ilerlememesi için
* Flap Operasyonu:
koruyucu amaçla yapılır.
Periodontal cepler küretaj ve kök yüzeyi - Sert doku greftleri:
düzleştirilmesi ile sığlaştırılamıyorsa cerrahi Flap operasyonları esnasında kemik kaybının
olarak cebi oluşturan dişeti çıkartılır. Çok ileri boyutta olduğu bölgelerde yapay veya
derin ceplerde dişeti bütün olarak kaldırılıp doğal kaynaklı kemik tozu uygulamaları ile
altında gerekli kök yüzeyi düzleştirme işlemleri kemik yapımı uyarılır.
yapılır, kapatılır ve dikişlerle yerine sabitlenir.
Eğer bu aşamada erimiş olan kemiğin
SAĞLIKLI DİŞ ETLERİ İÇİN DİKKAT
desteklenmesi gerekiyorsa ya da o bölgede
ETMENİZ GEREKENLER!
kemik
oluşturulabileceği
düşünülüyorsa, • Her gün dişlerinizi doğru şekilde fırçalayın ve
defekt bölgesine sert doku greftleri ya da diş ipi kullanın,
hastanın kendi dokusundan elde edilen kemik • Dengeli beslenin, boş kalorilerden ve çok
parçacıkları koyularak, kaybedilen dokunun geri yapışkan gıdalardan kaçının,
kazanılmasına çalışılır.
• Kendi kendinizi muayene etmeyi öğrenin ve
* Kuron Boyu Uzatma Operasyonu
Dişlerin (ağız içerisinde görünen kısımlarını)
dişeti seviyesinin üstünde kalan kısımlarını
uzatmak amaçlı yapılan basit bir işlemdir. Bazı
durumlarda çürük veya kırık dişeti seviyesinin
rutin olarak bunu yapın. Böylece herhangi bir
ağız içi veya dişsel değişikliğin ilk sinyallerini
yakalayabilirsiniz,
• Senede en az iki kere diş hekimine gelerek
kontrol ve diş taşı temizliği yaptırın.
Download

ama yanınızda biz varız - özel selçuklu hastanesi