HASBİLİKLE MEŞBU BİRKAÇ GÜN
11.11.2014
Prof. Dr.Abdurrahman Özdemir
Milat
Büyük şehirlerde, özellikle de İstanbul’da doğup büyümüş ve mecbur kalmadıkça oraların dışına
çıkmamış olanlar taşrayı, beğenilerine sundukları doğal ürünler ve damaklarına hitap eden özel
lezzetlerden ibaret bellerler. İlim ve kültür faaliyetleriyle taşrayı bir arada düşünmek çoğu kere
zihinlerinin sınırlarını zorlar.
Halbuki en az sıhhat ve lezzet odaklı olduğu kadar ilmî ve kültürel anlamda da üreten olmaktan
ziyade tüketen konumundadır, mega kentler. Zira söz konusu faaliyetler için gereken zihnî
dinginlik ve fikrî derinliğe elverir bir zemin ve zamandan mahrumdurlar. Vakit fukaralığının
sakinlerini sevk ettiği yüksek tempolu hayat, var olana bir şeyler eklemeyi değil testiye o güne
kadar doldurulabilmiş olan ne varsa ondan harcamayı gerektiriyor.
Akademik ömrünün hatırı sayılır bir dönemini taşrada geçirmiş biri olarak beyin işçilerine tavsiyem
dağarcıklarını doldurmak istiyorlarsa gurbeti tercih etmeleri, büyük kentlere geldiklerinde
heybelerinde neden ne kadar varsa onu tüketmekten öte fazla bir şey yapamayacaklarını
bilmeleridir.
Geçtiğimiz hafta Perşembe ve Cuma günleri Karabük ve Safranbolu’da katıldığım bir dizi etkinlik
dolayısıyla kimi dostlarımca hayli keskin bulunan yukarıda serdettiğim kanaatlerimin sağlamasını
yapma imkânı buldum. Öz evlâdı olmaktan haz duyduğum Safranbolu ile vilayetim Karabük’ün
kat ettiği entelektüel mesafe söz konusu düşüncedeki haklılığımı ispatlar mahiyetteydi.
Perşembe günü akşama doğru Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ikinci öğretim öğrencilerine
açılış dersi vermek üzere Karabük Üniversitesindeydim. Karabük Üniversitesinin emsal
üniversiteler arasında oldukça ileri bir noktada bulunduğu artık herkesin malumu. Teşekkülünü
büyük ölçüde tamamlamış ve şehirden öte bir şehir görünümü arz eden bu müessesinin 7 – 8
yıllık bir mazisi olduğuna görenleri inandırmak çok da kolay olmuyor. Başta Rektör Prof. Dr.
Burhanettin Uysal olmak üzere bu başarıya katkı veren herkesi yeri gelmişken şükranla yad
ediyorum.
“Dinî İlimlerin Tedrisatında Arapçanın Yeri” başlıklı konuşmam İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri
ve öğrencileri tarafından ilgi ile izlendi. Konferansın sonunda öğrencilerin Arapça öğrenme
yönünde duydukları heyecan ve zihinlerinde oluşmuş farkındalığın gözlerine aksettirdiği parıltı
deruhte ettiğim vazifeyi ifa edebilmiş olmanın bahtiyarlığını yaşattı, bendenize. Fakültelerinin
değerli akademik kadrosu ve birbirinden sevimli öğrencileri ile buluşmamızı sağlayan Fakülte
Dekanı Prof. Dr. Hür Mahmut Yücer ile yardımcıları Yrd. Doç. Dr. Yakup Koçyiğit ve Yrd. Doç. Dr.
Tuğrul Tezcan Beyefendilere teşekkür ediyor, başarılarının devamını diliyorum.
Ertesi gün saat 14.30’da Karabük İl Milli Eğitim Müdürlüğünün tertiplediği “Değerlerimiz ve
Gençliğimiz” konulu konferans kapsamında bir kısım lise öğrencileri ve rehber öğretmenleri ile bir
araya gelme fırsatımız oldu. Gençlere kendilerinin başlı başına bir değer olduklarını, her birinin
yekdiğerine nazaran mutlaka üstün bir niteliğinin bulunduğunu, meselenin söz konusu vasfın keşfi
ve geliştirilmesi olduğunu ifade ettim.
Son olarak da yetiştirdiklerinden biri olarak Karabük İmam – Hatip Lisesi Mezunları Derneği
KAİMDER’in aynı gün kısa adı SAKEM olan Safranbolu Kültür Eğitim Merkezinde “Yüzüncü
Yılında İmam-Hatipler” unvanlı bir konferans çerçevesinde bir bütün olarak halkla hasb-i hal
imkanı bulduk. Ayrı bir yazıda ele alınmayı hak eden bu konunun tarihi süreci, çekilen çileler ile
ilgili bilgi ve his paylaşımında bulunduk. Özellikle de kurucu müdür merhum Celalettin Ökten
Hoca’yı dua ile yad ederken kelimeler boğazımızda düğümlendi, gözlerimiz doldu, sesimiz titredi
ve hep beraber bir duygu deryası içinde buluverdik, kendimizi.
Söz konusu programları organize eden ve aynı zamanda liseden ve üniversiteden sınıf
arkadaşım KAİMDER Başkanı ve İl Milli Eğitim Şube Müdürü Nevzat Akbaş’ı sevgi ve şükranla
anıyorum. Ayrıca son iki konferansımı ilgi ile takip eden İl Milli Eğitim Müdürü Seyfullah Kaplan ve
Yardımcısı Kadir Öztürk ile gün boyu bendenize refakat eden İl Halk Eğitim Müdürü Dursun
Yeşiloğlu’na, yeni kurduğu gençlik eğitim merkezinde bizi ağırlayan Safranbolu Belediye Başkan
Yardımcısı Hüseyin Bilicioğlu’na ve burada tek tek tadat edemediğim için helallik talep ettiğim
bilcümle kardeşlerime teşekkürü ifası zaruri bir borç telakki ediyorum.
Çaba ve gayretlerinin Hak indinde bin bir misliyle karşılık bulması niyazımla…
Download

hasbilikle meşbu birkaç gün - İlahiyat Fakültesi