T.C.
Ege Üniversitesi
Diş Hekimliği Fakültesi
Ortodonti Anabilim Dalı
ORTODONTİK TEDAVİNİN PERİODONTAL DOKULARA ,
PERİODONTAL PROBLEMLERİN ORTODONTİYE ETKİLERİ
BİTİRME TEZİ
Stj. Diş Hekimi: Özlem KAYA
Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Ali Vehbi TUNCER
İZMİR-2014
ÖNSÖZ
Bu tezi hazırlamada yardımlarını esirgemeyen değerli hocam Prof. Dr. Ali
Vehbi TUNCER’ e , iyi bir birey olmam ve eğitimim için hiç bir fedakarlıktan
kaçınmayan ve bana her konuda destek çıkan sevgili anneme teşekkür eder
saygılarımı sunarım.
İzmir-2014
Stj. Diş Hekimi Özlem KAYA
İÇİNDEKİLER
KONU BAŞLIĞI
SAYFA NO
1.GİRİŞ VE AMAÇ ………………………………………………………………….
2. GENEL BİLGİLER ……………………………………….…………………2-30
2.1. Sağlıklı Dişeti ……………………………………………………………..2-3
2.2. Enflamatuar Periodontal Hastalık Tipleri ……………..……………..3-6
2.2.1. Gingivitis ……………………………………………………..…………3-4
2.2.2. Periodontitis ……………………………………………………………5-6
2.3. Ortodontik Tedavinin Amacı ……………………………………………...7
2.4.
Ortodontik
Tedavi
Sırasında
Periodonsiyumda
Görülen
Değişiklikler ……………………………………………………………………..7-9
2.4.1. Direkt Rezorpsiyon ...……………………………………………………8
2.4.2 İndirekt Rezorpsiyon ……………………………………………………9
2.5. Ortodontik Tedavinin Periodontal Dokulara Etkileri ……………..9-28
2.5.1. Ortodontik Tedavinin Periodontal Dokulara Olumlu Etkileri ...9-19
2.5.1.1. Çapraşıklıkların Düzeltilmesi ……………………...…………..10-12
2.5.1.2. Mezyale Eğimli Dişlerin Düzeltilmesi………...…………………..12
2.5.1.3.
Patolojik
Migrasyon
ve
Anterior
Diastemaların
Düzeltilmesi…………………………………………………………………...12-14
2.5.1.4. Derin Overbite ve Deepbiteın Azaltılması ………………………15
2.5.1.5. Travmatik Oklüzyonun Düzeltilmesi ……………..…………..15-16
2.5.1.6. Dişeti ve Kemik Defektlerinin Eliminasyonu ……………….16-18
2.5.1.7. Ağızdan Solunumun Engellenmesi………………………..……..18
2.5.1.8. Kaybedilmiş İnterdental Papillerin Geri Kazanılması ……..18-19
2.5.2.
Ortodontik
Tedavinin
Periodontal
Dokulara
Olumsuz
Etkileri………………………………………………………………………….19-28
2.5.2.1. Plak Retansiyonuna Sebep Olması……………………...……20-24
2.5.2.2. Molar Bantların İrritasyonu ……………………………..……..24-25
2.5.2.3. Dişeti Çekilmesi ve Alveol Kemik Kaybı ……………….……25-26
2.5.2.4. Kök Rezorpsiyonu ………………………………………………26-27
2.5.2.5. Mobilite ……………………………………………………………27-28
2.5.2.6. Okluzal Travma…………………………………………….…………28
2.6. Periodontal Problemlerin Ortodontiye Etkileri ……………..……28-30
2.6.1. Dişeti İltihabı Varlığı…………………………………………………....28
2.6.2. Yetersiz Yapışık Dişeti Varlığı……………………...…………………29
2.6.3. Vertikal Defektlerin Varlığı…………………..…………………….29-30
2.6.4. Yetersiz Ankraj Sorunu………………………………………………..30
4. SONUÇ………………………..…………………………………………….30-31
5.ÖZET……………………………………………………………………………..31
6. KAYNAKLAR………………………………………………………………32-38
7. ÖZGEÇMİŞ………………………..……………………………………………39
1.GİRİŞ VE AMAÇ
Diş hekimliğinin özel bir dalı olan ortodonti, bireylerde ortodontik
anomalinin meydana gelmesini önleyen, meydana gelmiş ortodontik
anomaliyi tedavi eden, iyi bir fonksiyon, iyi bir estetik ve erişilen durumun
kalıcı olmasını sağlayan bilim ve sanat dalıdır.
Ortodontistin amacı; bireye iyi bir fonksiyon ve estetik vermekle birlikte
tedavi süresince çevre dokuların sağlığını korumaktır. Periodontal dokuların
sağlığını korumak ve arttırmak iyi bir ağız hijyeni oluşturulmasıyla mümkün
olur. Sağlık için yeterli ağız hijyeninin sağlanmasında kişinin uyguladığı
bakımın yanında, dişlerin birbiriyle ilişkilerinin düzenli olmasının önemli bir
rolü vardır. Dişler arası ilişkilerin düzenli olması sonucu hem çiğneme
esnasında hem de dudak, dil, yanak ile sağlanan temizlik işlemleri kolaylaşır.
Bu araştırmamızda ortodontik tedavi gören hastalarda görülen
periodontal problemler incelenerek ortodontik tedavi sonrası periodontal
dokuların sağlık durumu ve periodontal dokuların ortodontik tedaviye olan
etkileri araştırılmıştır.
2. GENEL BİLGİLER
2.1. SAĞLIKLI DİŞETİ
Dişeti dokularının tanımlanmasında kullanılan birçok terim vardır. Klinik
olarak sağlıklı dişeti kavramının bilinmesi muayene sırasında normal dışı
durumların ayırt edilmesini kolaylaştırır. Bazı değerlendirmeler sayesinde bu
ayrımı gerçekleştirebiliriz. Aşağıdaki terimler sağlıklı dişetini tanımlamada en
sık kullanılan değerlendirmelerdir (1).
Renk : Sağlıklı dişeti dokusu genel olarak açık pembe veya gül pembesi
renginde tarif edilir. Dişetinin rengi epitel kalınlığı, derin bağ dokusu
tabasındaki kan damarlarının zenginliği ve pigment ihtiva eden hücrelerin
miktarlarıyla değişiklik gösterir. Normal dişetinin rengine nazaran meydana
gelmiş değişiklikler periodontal hastalığın başlangıcına işaret eder.
Hacim : Hücre içi ve hücreler arası elementlerin normal sınırlar arasında
olması nedeniyle yüzey özelliklerine uygun bir görünüştedir. Hiperplazi ve
iltihap durumlarında hücre elementlerinde ve damarlarında bir fazlalaşma işe
dişetleri daha büyük görülür.
Kıvam : Sağlıklı dişeti sıkı , elastikive serbest dişeti hariç altındaki
kemiğin periostuna ve dişin sement dokusuna sıkıca bağlanmıştır.
2
Yüzey Yapısı : Yapışık dişeti normalde portakal kabuğu (stippling)
görünümündedir. Stipling görüntüsünün kaybı bir periodontal hastalığın
belirtisi olabilir.
Kontur : Bu terim dişetinin kordon şeklini ifade etmektedir.
Kanama : Klinik olarak sağlıklı dişeti sulcus içine ugulanan hafif bir
sondlama ve dişetine yapılan palpasyonla kanamaz (2).
2.2. ENFLAMATUAR PERİODONTAL HASTALIK TİPLERİ
2.2.1. Gingivitis
Mikroorganizmaların dişlerin etrafında birikmeleri , gingival kızarıklığa ,
kanamaya ve ödeme , gingival morfolojinin değişimine , dokuların dişlere
adaptasyonunun azalmasına , dişeti oluğu sıvısında artışa ve enflamasyonun
diğer klinik belirtilerinin meydana gelmesine sebep olur. Dental plağın
mekanik olarak uzaklaştırılması kronik gingivitisi geriletecektir , ancak birçok
ortodonti hastası plak kaldırılması yönünde motive olmayabilir , nu yüzden
plağın uzaklaştırılması muayenehanede veya diğer profesyonel servislerde
diş yüzeyi temizliği ve kök yüzeyi düzleştirmesi yapılarak ortodontik tedavi
süresince gerçekleştirilmelidir. Diş fırçalamada uyum sorunu yaşayan
hastalar elektrikli diş fırçası kullanmak için daha istekli olabilirler (3).
3
Supragingival bakteri plağının uzaklaştırılmasının subgingival flora
üzerinde inhibe edici etkisi vardır. Bu nedenle antibiyotikli ağız gargaraları
spesifik problemlerde tavsiye edilir. Antiplak etkililerden biri , antigingivitis
ajanı klorheksidin glukonattır , ancak ortodontist geçici renk değişikliği , doku
değişiklikleri ve tat değişikliği gibi yan etkilerini mutlaka izlemelidir. Dental
plağa yanıt olarak aşırı gingival büyümeler hamilelik , ergenlik dönemi ,
menstural döngü boyunca , steroid tedavisi ve doğum kontrol hapı kullanımı
gibi hormonal değişimlerle meydana gelebilir.
Gingivitis (ataşman kaybı olmayan) , başlangıç , erken ve yerleşmiş
olarak sınıflandırılmıştır. Başlangıç lezyonu dental plağın diş üzerinde
birikiminden 1-2 gün sonra gelişir. Yerleşmiş lezyon haftalar sonra gelişir ,
enflamasyon ilerledikçe epitelyum doku bağ dokusuna doğru prolifere olur.
Yalnızca yerleşmiş lezyon klinik olarak gingivitis şeklinde izlenir. Önemli bir
nokta da şudur ki , alveoler kemik yıkımı henüz meydana gelmemiştir ve
lezyonun destek dokulara yayılması önlenebilir. Bu nedenle hastaya uydun
plak kontrolünün belirlenmesi , yıkıcı alveoler kemik kaybının önlenmesi için
çok önemlidir. Pseudo cep , dişeti büyümesi veya gingival marjin ya da
papilladaki genişlemeler , ilaç kaynaklı (Fenitoin veya siklosporin) ya da
primer olarakplak kaynaklı olabilir. Kötü oral hijyen tabloyu şiddetlendirir.
Sürekli profesyonel takviye gereklidir (3).
4
2.2.2.Periodontitis
Dişeti iltihabı bir ön şart olsa da , gingivitisten periodontitise dönüşümün
mekanizması hala tartışılmaktadır. Periodontitisin tüm türleri bağ dokusu
ataşman kaybı ve genellikle dişeti iltihabı ile izlenir. Hastalığın “Dönemsel
atak”larını genelde belirsiz inaktif bir periyodu önemli ataşman kaybının
izlediği kısa aralar oluşturur (4).
Erişkin periodontitis , en çok karşılaşılan periodontitis türüdür.
Araştırıcılar 18-19 yaşlarındaki tüm bireylerin yaklaşık yarısında bir yüzde 2
mm veya daha fazla ataşman kaybı bulunduğunu belirtmektedir. Yaygınlık
yaşla birlikte artmaktadır , 35-39 yas arasında %80, 45-49 yaşları arasında
%87, 60 yaş üstü bireylere ise %90 ı bulmaktadır. Erişkin periodontitisli
bireylerde en çok Porphiromonas gingivalis , Provotella intermedir ve
Bacteriodes forsythus görüldüğü rapor edilmiştir.Prepubertal periodontitis ,
süt dişi sürmesinden kısa bir süre sonra meydana gelen periodontitisin sık
görülmeyen bir formudur. Yaygın dişeti iltihabı , hızlı kemik yıkımı ve diş
kaybıyla karakterizedir. Bu hastalık lokal formda ise yalnızca süt dişlerini tutar
, yaygın formu ise süt ve daimi dişleri etkiler. Lokalize ve yaygın juvenil
periodontitis (erken yerleşimli) puberte döneminde ortaya çıkar. Lokalize
juvenil periodontitis ailesel geçişlidir ve birinci molar dişlerle birlikte kesicileri
tutan hızlı bir kemik yıkımı izlenir. Bu hastalarda önemli bir hastalık olmasına
rağmen çok az miktarda dental plak veya diş taşı ile meydana gelir ve
tetrasiklin veya uygun antibiyoterapi ile destekleyen yerel debridmana iyi
yanıt verebilirler. Yaygın juvenil periodontitis , diğer adıyla
5
hızlı ilerleyen
periodontitis , genç erişkinler için önemli bir problemdir. Fakat puberte
döneminde de başlayabilir. Belirgin dişeti iltihabının meydana gelmesinin
yanı sıra birçok dişin çevresinde yoğun plak ve diştaşı birikimi gözlenir.
Birçok periodontist enfeksiyonu gidermek için mekanik debridman ile birlikte
antibiyotik tedavisi kullanırlar (5).
Hızlı ilerleyen periodontitis genç erişkinlerde meydana gelir , bazı
bölgelerde hızlı kemik yıkımı , nötrofil fonksiyonunda azalma gibi sebebi ve
patogenezi birçok özellikleri paylaşır. İnatçı periodontitis periodontal
patojenlerle enfekte , yüksek oranda ataşman kaybının görüldüğü , diş kaybı
meydana gelen ve kemik kaybının önlenmesi için yoğun periodontal tedavi
gören hastaları tanımlamak için sınıflandırılmış hastalık tipidir. Konak defansı
etkilenen veya lezyon oluşumuna neden olan sistemik bir hastalığı olan
herhangi bir periodontal hastada hastalık inatçı hale gelebilir. Periodontal
hastalıkların herhangi biri inatçı hale gelebileceğinden dolayı bu kategorinin
önemi vurgulanır. Tekrarlayan enflamatuar hastalıklı ortodonti
hastaları
genelde bu kategoride yer alır (5).
Periodontitis ayrıca diabet , siklik nötropeni . down sendromu , papillon
le fevre sendromu , addison hastalığı , AIDS ve enflamatuar barsak
hastalıkları gibi sistemik hastalıklarla birlikte görülebilir (6).
Ortodontistin ortodontik tedavi sırasında gelişen periodontal hastalık
riski daha yüksek olan periodontal faktörlerin her hastada mutlaka
değerlendirilmesi gerekir. Hekim duyarlılığı olan hastaları belirlemeli ,
ataşman kaybı ve dişeti çekilmesini önlemek için stratejiler geliştirilmelidir (3).
6
2.3. ORTODONTİK TEDAVİNİN AMACI
Ortodontik tedavinin amacı mevcut ortodontik anomaliyi tedavi ederek
iyi bir fonksiyon , iyi bir estetik ve bunların idamesini sağlamaktır. Ortodontik
tedavide dişleri hareket ettirmek için kullanılan apareyler ; sabit , hareketli
veya bunların kombinasyonu şeklindedir. Fizyolojik veya ortodontik diş
hareketleri
periodonsiyum
hücreleri
tarafından
düzenlendiği
için
,
periodonsiyumun biyolojisi ve periodonsiyumdaki değişikliklerin çok iyi
bilinmesi gereklidir (6).
2.4.
ORTODONTİK
TEDAVİ
SIRASINDA
PERİODONSİYUMDA
GÖRÜLEN DEĞİŞİKLİKLER
Periodontal ligament dişi kemiğe bağlayan dens fibröz bir bağ
dokusudur ve temel fonksiyonu alveol içinde dişe destek olmak ve sement ile
kemik arasındaki fizyolojik ilişkiyi devam ettirmektir(7). Ortodontik tedavideki
diş hareketleri esnasında gerek periodontal ligamentte gerekse periodontal
ligamente komşu kemik duvarında önemli değişiklikler meydana gelmektedir.
Dişi hareket ettirmek için uygulanan kuvvetin cinsine göre periodontal aralıkta
daralma ( Periodontal liflerin sıkışması) ve genişleme (Periodontal liflerin
gerilmesi) görülmektedir(8). Basınca maruz kalan periodontal ligamente
komşu alveolar kemikte rezorbsiyon, gerilmeye maruz kalan alveolar kemikte
ise appozisyon görülmektedir. Rezorbsiyona ve appozisyona uğrayan kemik
yüzeylerinde kemik ile kök arasındaki fibröz bağın devamlılığı asla kesintiye
uğramaz bu devamlılığın sağlanmasında dış periodontal bölgenin (alveol
kemiğine komşu), iç periodontal bölgenin (semente komşu) ve ara bölgenin
7
(iç ve dış bölge arasında) önemi büyüktür. Kemik appozisyonu görülen
alanlarda dış periodontal bölge yeni teşekkül eden kemik tabakası içinde kalır
ve sharpey fibrilleri haline döner; Ara periodontal bölge yeni dış periodontal
bölgeye dönüşür; iç periodontal bölge ise semente yapışık olduğundan
stabildir. Bu olaylar appozisyon süresinde ardışık şekilde devam eder.
Kemik rezorbsiyonu olan alanlarda, kemik matriks lifleri harap
olmamakta ve çıplak kollajen lifler haline dönerek dış periodontal bölge lifleri
vazifesi görmektedirler. Böylece periodonsiyum ile kemik arasındaki fibröz
bağın devamlılığı korunur. Rezorbsiyon süresi boyunca eski dış periodontal
bölge lifleri ara periodontal bölge liflerine dönüşür. Kemik rezorbsiyonu olan
yüzeylerde bol miktarda osteoklast dağılımı ve girintili çıkıntılı bir kenar
gözlemlenir(9).
2.4.1. Direkt Kemik Rezorbsiyonu
Şiddeti az olan ortodontik kuvvetlerin etkisiyle basınç tarafında
periodonsiyumdaki hücre sayısı artar. 2-3 gün sonra alveolar kemik yüzeyi
boyunca periodonsiyum çok çekirdekli dev hücreler (osteoklast) görülmeye
başlar ve basınç yönünde alveolar kemiği rezorbsiyona uğratırlar. Bu tip
rezorbsiyona direkt kemik rezorbsiyonu denir ve en az 10 gün devam eder.
8
2.4.2.İndirekt Kemik Rezorbsiyonu
Diş üzerine gelen kuvvet çok şiddetli ise basınç altında sıkışan
periodonsiyumda
bölgesinde
dejenerasyon
hücresel
faaliyetler
(hyalinizasyon)
duracağından
oluşur.
alveoler
Hyalinizasyon
kemik
iliği
boşluklarından gelen osteoklastlar ile kemik iliğinden periodonsiyuma doğru
bir rezorbsiyon görülür. Bu rezorbsiyonoda indirekt kemik rezorbsiyonu denir.
Gelen kuvvet hafifledikten 3- 4 hafta sonra hyalinizasyon bölgesinde bağ
dokusu hücre sayısı artar ve sonrasında direkt kemik rezorbsiyonuyla olay
devam eder. İndirekt kemik rezorbsiyonu diş hareketlerinin başlangıç
safhasında görülür(1).
2.5. ORTODONTİK TEDAVİNİN PERİODONTAL DOKULARA ETKİSİ
Çapraşıklı , artmış overbite ve overjet, travmatik oklüzyon , açık kontak
noktaları , uzun frenulum gibi yumuşak doku anomalileri periodonsiyum
üzerine direkt travma yoluyla veya plak tutuculuğunun artmasıyla periodontal
hastalıkların oluşumu için zemin hazırlamaktadır(10).
2.5.1.
ORTODONTİK
TEDAVİNİN
PERİODONTAL
DOKULARA
OLUMLU ETKİLERİ
Bazı kaynaklara göre ortodontik tedavi uzun dönemde periodonsiyumun
sağlığı için faydalıdır, bazılarına göre ise böyle değildir.Ancak periodontal
hastalığın tipinin belirlenmesinde, ortodontik tedaviden çok,oral hijyen ve diş
9
hekimi ziyaretleri daha etkin rol oynar. Ancak bazı özel durumlarda ortodontik
terapi periodonsiyuma faydalı olabilir;
-Çapraşıklıkları düzelterek,
-Mezyale eğimli dişleri düzelterek,
-Patolojik migrasyon ve anterior diastemaları düzelterek,
-Derin overbite ve Deepbite azaltarak,
-Dişeti ve Kemik defektlerini elimine ederek,
-Oklüzal uyumsuzlukları ve prematür kontakları gidererek,
-Ağızdan solunumu engelleyerek
-Kaybedilen interdental papillerin geri kazanılmasını sağlayarak,
Plak retansiyonunun azaltılmasını,
Diş ve kemik formunu düzeltilmesini,
Protetik tedavinin kolaylaştırılması ,
Estetiğin düzeltilmesini sağlar(11).
2.5.1.1. Çapraşıklıkların Düzeltilmesi
Düzensiz diş dizilerinin periodontal hastalıklarla olan ilişkisi düzenli diş
dizilerine oranla daha fazladır.Çapraşık ve anormal eğimli dişlerin birikim
yerleri meydana getirdiği ve bu sahalarda bakteri plağının birikme oranının
fazla ve uzaklaştırılmasının zor olması nedeniyle periodontal hastalıkların
oluşmasına zemin hazırladıkları kabul edilmektedir.Periodontal hastalıklar ve
10
maloklüzyonlar arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla çok sayıda çalışma
yapılmıştır(11).
Hellgren çapraşıklık ile gingitivitis arasında pozitif bir korelasyon
olduğunu saptamıştır(12).
Poulton ve Aronson , Bilimoria , Buckley keser çapraşıklığı ile
periodontal
durum
arasında
önemli
bir
ilişki
olduğunu
belirtmişlerdir(13,14,15).
Griffiths ve Addy çapraşık keser dişlerin etrafında düzgün sıralanmış
dişlere göre daha fazla plak birikimi olduğunu saptamışlardır(16).
Buckley benzer bir şekilde , ağız hijyeninin kötü olduğu bireylerde
çapraşıklık ile plak oluşumu ve periodontal problemler arasında önemli
istatistiksel ilişki olduğunu bulmuştur(15).
Kesiciler bölgesinde görülen tek diş rotasyonları ve çapraşıklıkların da
periodontal sorunlara neden olabileceği belirtilmiştir.Bazı çalışmalarda
çapraşıklıkların herhangi bir periodontal soruna yol açmadığı öne sürülürken
,araştırmacıların büyük bir bölümü çapraşıklıkların bakteri plağı ve gıda
birikimine yol açtığı ve bu nedenle periodontal doku yıkımını hızlandırdığı
görüşündedir (17).
Dişler arası konturların bozulması, periodontal hastalığa en hassas
nokta olarak kabul edilen dişeti papilinin gıda sıkışmalarından etkilenmesine
ve ayrıca dişler arası mesafenin fazla olması,papilin çiğneme sırasında sert
gıdalardan doğrudan etkilenmesine neden olurlar.Dizi bozuklukları gösteren
dişlerin köklerinin birbirine yakın olmaları nedeniyle iki diş arasındaki kemik
11
duvarının ince olması, periodontal hastalığa daha hassas alanlar oluşmasına
neden olur (18).
Ortodontik tedavi ile çapraşıklıklar giderilerek periodontal hastalık
oluşturmaya sebep olan etiyolojik faktör ortadan kaldırılarak periodontal
sağlık korunur(10).
2.5.1.2.Mezyale Eğimli Dişlerin Düzeltilmesi
Dişsiz
bölgelere
komşu
dişlerde
zamanla
mezyale
eğimlenme
görülür.Bu mezyale eğimlenmiş dişler temizlenmesi zor alanlar oluştururlar.
Bunun sonucunda bu alanlarda plak birikimi kolaylaşır ve periodontal sağlık
bozulur.Ayrıca bu eğimli dişler oklüzal travmalara da sebep olmaktadır .
Ortodontik tedavilerle bu dişlerin eğimleri düzeltilerek periodontal sağlığı
bozan ve zarar veren etiyolojik faktör ortadan kaldırılmış olur(19).
2.5.1.3. Patolojik Migrasyon ve Anterior Diastemaların Düzeltilmesi
Geçmişte periodontal hastalığa yakalanmış dişlere umutsuz gözler
bakılmış ve ortodontik tedaviden önce çekilmeleri yoluna gidilmiştir(20).O
dönemlerde periodontitisli hastaların tedavisi aşırı kemik kaybı görülen
dişlerin çekiminden sonra , kalan sağlıklı dişlerin dişsiz bölgelere hareket
ettirilmesi ile gerçekleştirilmiştir(21).
Ancak son dönemlerde yapılan klinik ve laboratuvar çalışmaları
sonucunda periodontal tedavi felsefesi ; başlangıçta aşırı kemik defektleri
12
olsa
bile
daha
fazla
değişmiştir(22).Çekim
sayıda
yerine
ağız
dişin
ağızda
hijyeninin
bırakılması
maksimuma
şeklinde
çıkarılması
subgingival küretaj ve kök yüzeyi düzleştirmesini kapsayan periodontal
tedaviler uygulanmış , ayrıca antibiyotik ve kemoterapötik ajanlar kullanılarak
periodontopatojen mikroorganizmalar baskı altına alınmış ve böylece destek
kaybı olan dişlerin uzun yıllar ağızda kalabileceği gösterilmiştir(23).
Bilindiği gibi dişlerin sürekli migrasyonu fizyolojik bir olaydır ve
interproksimal
aşınma
ile
periodontal
dokulardaki
değişiklikten
kaynaklanır(24,25). Ancak jüvenil periodontitis , hızlı ilerleyen periodontitis ve
erişkin periodontitisi gibi hastalıklarda diş veya büyük periodontal doku kaybı
sonucu
dişlerin
patolojik
migrasyonu
ve
eğilmeleri
söz
konusudur.
Periodontal desteği zayıflamış dişlerin bu tür spontan hareketleri sekonder
maloklüzyon olarak adlandırılır(24).
Jüvenil periodontitis klinik belirtileri 12-24 yaş arasında görülen hızlı
alveol kemiği ve periodontal ataşman kaybı ile karakterize bir hastalıktır.
Gingivitis ile birlikte birinci büyük azılar ve kesici dişler bölgesinde
lokalizedir.Ancak klinik olarak belirgin bakteri plağı ve diştaşı yoktur.Bu
nedenle genellikle diş hekimlerinin gözünden kaçan bir hastalıktır.(24)
Hızlı ilerleyen periodontitis puberte ve 35 yaş arası dönemde yaygın
açısal ve yatay kemik defektleri ile karakterize , aktif ve pasif dönemlerin
birbirini takip ettiği bir hastalıktır(24).
Erişkin periodontitisinde de kemik yıkımı yavaş ilerlemesine rağmen
uzun dönemde patolojik diş hareketlerine neden olur(24).
13
Bu iltihabi hastalıklar sonucunda oluşan sekonder maloklüzyonar tek
dişi veya bir grup dişi kapsayabilir ve şu şekillerde ortaya çıkar(25) :
1-Üst iki santral diş arasında diastema veya genel olarak kesici dişler
bölgesinde yaygın diastemalar,
2-Kesici dişlerin vestibüle eğilmeleri ile birlikte diastemaların oluşması,
3-Küçük ve büyük azı dişlerin rotasyonu ve eğilmeleri ile arka bölge
oklüzyonda sorunlar ve overbite ın artması
Bu tür periodontitisli bireylerin tedavisi kombine ortodontik-periodontal
bir tedaviyi gerektirir.Mükemmel ağız hijyeni sağlandığında ve biomekanik
prensiplere uyulduğunda , periodontal desteği azalmış dişler başarı ile
hareket ettirilmekte ve herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmamaktadır(26).
Periodontal doku yanıtı , ağız hijyeni ve kooperasyonu iyi olan periodontitisli
hastalarda uygulanacak olan ortodontik tedavinin periodontal semptomları
arttırmayacağı aksine yeterli hijyenin sağlanmasında faydalı olabilecek ,
okluzal travmaların neden olabildiği yıkımları engelleyecektir.Bu tür tedavi
yaklaşımlarının iyi yanıt verdiği ve hastalarn erişkin olmaları nedenitle
düzelen oklüzyonun ; çiğneme fonksiyonu , fonasyon ve estetiği olumlu
yönde etkilediği ve periodontal sağlığın devamını kolaylaştırdığı açıktır. Tüm
bu olumlu sonuçlara rağmen hastaların düzenli konrole gelmeleri ve
periodontal
açıdan
değerlendirilmeleri
önemlidir(26).
14
dişlerin
prognozu
açısından
2.5.1.4. Derin Overbite Azaltılması
Derin overbite olan Sınıf II Divizyon 1 vakalarında da alt keserler üst
keserlerin palatinalindeki mukozayı tahriş ederek dişeti çekilmelerine sebep
olabilirler. Derin overbite sahibi olan Sınıf II Divizyon 2 maloklüzyonlu
hastalarda üst kesiciler alt kesicilerin vestibülündeki dişetine zarar vererek
dişeti çekilmesine sebep olurken alt kesiciler de üst kesicilerin palatinalindeki
mukozayı tahriş edebilirler(17). Ayrıca bazı deep bite sahibi olan Sınıf III
maloklüzyonlu vakalarda da bu duruma bağlı olarak periodontal bir hastalık
olmaksızın dişeti çekilmeleri ataşman kayıpları görülmektedir.
Bu hasta gruplarındaki dişeti çekilmelerinde mukogingival problemler ve
okluzal travma birlikte rol oynamaktadır.
Ortodontik ve periodontal cerrahi tedavinin kombine kullanımı ile
ardından uygulanan splint uygulamarıyla dişlerin ağız içindeki devamlılığı
sağlıklı bir şekilde sürdürülebilir(27).
2.5.1.5. Travmatik Oklüzyonun Düzeltilmesi
Travmatik oklüzton kuvvetleri sağlıklı periodonsiyumda , dişetinde
anflamasyon ya da ataşmanda kayıp yapmaz, gingivitise sebep olmaz veya
şiddetini arttırmaz.Fakat başlamış olan periodontal yıkımı arttırabilir,
periodontal tedavi sonrası ataşman kazancının azalmasına sebep olabilir.
Uyumsuz kök-kron oranı , artmış mobilite ,periodontal ligament aralığının
genişlemesi , açısal kemik kaybı , kök morfolojisindeki değişimler oklüzal
travma kaynağı olabilirler. Kemik defromitesi olan hastalarda kemik defektini
15
sığlaştırıp oklüzal travmayı azaltmak için ısırma plakları kullanılabilir.
Ortodontik tedavinin ana amacı , okluzal fonksiyon olsa da tüberkül-fossa
ilişkisi yetişkinlerde her zaman sağlanamamaktadır. Genel olarak aşındırma
sentrik ilişkide dengeli diş kontaklarının elde edilmesi için yapılmalıdır.
Sentrik ilişkiden sentrik oklüzyona lateral sapma olmasan geçiş , sentrikte
serbestlik , mandibular harekette sentrikten eksentrike yumuşak geçiş
sağlanmalı ve dengeleyen taraftaki yana açılmalar elimine edilmelidir. Hafiforta düzey periodontitis olan hastaların ortodontik tedavisi sonrası gel-git’in
azaltılması destek kaybını azalttığı , kemik dehisenslerinde rejenerasyona
neden olduğu ve periodontal tedavi sonrası defektlerin iyileşmesinde etkili
olduğu için önemlidir. Bundan dolayı dişleri bir arada tutan sabit ortodontik
pekiştiriciler periodontal sağlığa katkıda bulunmaktadırlar (28).
2.5.1.6. Dişeti ve Kemik Defektlerinin Eliminasyonu
Kemik defektlerinin tedavisinde sadece periodontal tedavi yerine
periodontal ve ortodontik yöntemlerle kombine tedavinin uygulanmasında
bazen daha iyi sonuçlar elde edilebilir. Böle defektler:
-Eğimli dişlerin mezyalindeki kemik içi defektler,
-Tek dişte bir veya iki dvarlı defektler
-Furkasyon defektleri
-Sürmekte olan dişlerin aksiyal eğimi veya diş rotasyonu sonucu olan
kemik defektleri,
16
Eğimli dişlerin düzeltilmesi sonucu oluşan kemik remodelasyonu ile
defektlerin büyük bir kısmı elimine edilebilir(8).
Paralel diş hareketinin kemik içi ceplere etkisi maymunlarda, köpeklerde
ve ratlarda deneysel olarak değerlendirilmiştir.Enflamasyonlu ve açısal kemik
kaybı olan bölgeye dişin sürdürülmesi yıkımı arttırmaktadır. Hayvanlarda
yapılan histoloji gözlemler dişler üzerine çok az kuvvet uygulandığında
azalmış dikey yüksekliği olan bölgeye paralel hareket ettirilen dişin etrafında
ince kemik tabakasının oluştuğunu göstermiştir (29).
Ortodontik ekstrüzyon kemikiçi defektlerin sığlaştırılmasında ve dişin
klinik kron boyunun arttırılmasında kullanılır. Ingber (30) bunu geleneksel
tedavi yapılamayan tek veya iki duvarlı kemik defektlerinin tedavisi için
önermiştir. Ortodontik ekstrüzyon sırasında kemikle birlikte yumuşak doku da
dikey olarak yükselmektedir. Kajiyama ve ark. (31) serbest dişetinin %90 ve
yapışık dişetinin %80’inin dikey olarak sürdüğünü belirtmişlerdir. Mine
sement sınırı (MSS) ile kemik kreti arasındaki mesafe fazla ise fiberotomi de
yapılmalıdır (32). Berglundh ve ark. (33) iki haftada bir yapılan fiberotomi ile
kemiğe zarar vermeden dişin yükseltilebileceğini belirtmiştir.
İntrüzyon horizontal kemik kaybı olan dişler ya da kemikiçi ceplerde ve
dişin klinik kron boyunun kısaltılmasında kullanılmaktadır. Supragingival
pozisyondaki ortam subgingivale dönüştüğü için ağız bakımı çok önemlidir.
Murakaini ve ark. 80-100 gr.lık devamlı kuvvetle intruzyonda dişetinin %60
kadar hareket ettiğini rapor ederlerken Kokich ve Mathews kesintili kuvvet
önermiştir (34)
17
Tüm bu calışmalar ışığında köklerin aksiyal eğimleriin değişmesi krestal
kemik fomasyonunu arttırabilir.Anguler kemik defektlerinin azaltılması veya
eliminasyonu için ortodontik olarak diş erüpsiyona uğratılabilir.Ayrıca
ortodontik tedavilerle furkasyon problemleri başarılı bir şekilde elimine
edilebilir ve dişeti yeniden konturlandırılabilir(8).
2.5.1.7. Ağızdan Solunumun Engellenmesi
Periodontal sağlık üzerine etkili olan diğer bir problem de ağız
solunumudur. Kolay etkilenen hastada dokular üzerine kurutucu etki ,özellikle
maksiller ve mandibuler anterior bölgede büyümüş , eritematöz labial
gingivaya eşlik eder.Ağız solunumu yapan kişi genellikle kuru ve çatlak
dudaklara sahiptir.Dil pozisyonu , büyümüş adenoid doku , dar yüksek damak
, dar burun delikleri, septum deviasyonu gibi normal solunumda yetersizlik
semptomları gösterilmesine sebep olur.Bu tür bireyler nasal obstrüksiyon ve
adenoid dokular yönünden tetkik edilmeli ve bu duruma sebep olan etiyolojik
faktörler
ortadan
kaldırıldıktan
sonra
sabit
ortodontik
apareylerin
uygulanmasıyla mevcut maloklüzyonlar düzeltilerek ileriki süreçte ağızdan
solunum engellenir. Bu sayede periodontal sağlık korunmuş olur(35).
2.5.1.8. Kaybedilmiş İnterdental Papillerin Geri Kazanılması
Periodontal destek kaybının neden olduğu maksiler anterior dişin
patolojik migrasyonu oldukça yaygındır. Bu migrasyon dişlerin çekilmesine,
temas noktalarının kaybına, papilla kaybı ve zayıf estetik alan görünüşüne
18
neden olabilir. Yakın dişler arasındaki temas kaybında, papilla geriye çekilir.
Temas noktasından alveolar krete olan mesafenin, interdental papila
varlığının kısmi göstergeci olduğu ileri sürülmüştür.
Çekilen papillayı tekrar oluşturmak için pek çok periodontal cerrahi
tekniği önerilmiştir ancak öngörülebilir sonuçlar henüz elde edilmemiştir.
Periodontal destek kaybı ve değişken diş durumunda, yumuşak doku kaybı
olmadan
periodontal
iltihaplanmayı
ortadan
kaldırmak
için
estetik
periyodontal cerrahi ile multidisipliner tedavi yöntemine ihtiyaç duyulmaktadır.
Bu cerrahiye, eğilmeye başlayan lateral diş hareketi ve çekiminden
kaynaklanan kemik altı kusurları azaltmak için yapılan ortodontik tedavi eşlik
etmelidir. Bu klinik teknikleri temas noktalarının tekrar oluşturulmasına, temas
noktası ve alveolar kret arasındaki mesafenin azaltılmasına ve interdental
papillanın yeniden oluşturulmasına yardımcı olabilir.
İnocencio F. ve Sandhu H.S. nin yapmış olduğu çalışmaya göre dişlerin
intrüzyon noktasına doğru mezyal hareketini gerektiren ortodontik tedavi ve
periodontal tedavinin kombine uygulaması sonucu sağlıklı bir periodonsiyum
sağlanmış ve estetik alanın görüntüsü büyük ölçüde düzeltilmiştir(36).
2.5.2. Ortodontik Tedavinin Periodontal Dokulara Olumsuz Etkileri
Ortodontik tedavinin olumlu etkileri kadar olumsuz etkileri de vardır :
-İyi bakıldığı durumlarda dahi ortodontik tedavi sonucunda küçük
miktarda bir ataşman kaybı meydana gelebilir. Bunun nedeni bazı
ortodontistlerin ortodontik bantları hala subgingivale yerleştirmesinden
19
kaynaklanabilir.Bu durum hızlı bir doku yıkımına sebep olmazken, bakteri
birikimine sebep olarak sağlıklı dokunun hastalıklı hal almasına yol
açabilir.Bu sorunları iyileştirmek için, braket dişeti seviyesinden yukarıya
yerleştirilmelidir. Braket çevresi gingival dokulara uyumlu şekilde kesilmiş
olmalıdır.
-Ortodontik tedavi var olan bir periodontal problemi kötüleştirebilir.
-Ortodontik tedavi mukogingival problemlere yol açabilir.
-Eğer ortodontik kuvvetler yeterince nazik uygulanmazsa, periodontal
ligament sıkışır ve kemik önden ve arkadan yıkıma uğrar. Gergin olan tarafta
periodontal lifler uzar ve yeni kemik yapımı olur.Diğer taraftan eğer
uygulanan kuvvetler liflerin karşılayabileceği değeri aşarsa basınç tarafı ezilir
ve sonuçta doku nekrozu meydana gelir.Bu demektir ki, diş hareketleri daha
uzun sürede meydana gelecek, çünkü şimdi diş hareketlerine izin verecek
marrow boşluklarındaki rezorbsiyona bağlıdır(11).
2.5.2.1. Plak Retansiyonuna Sebep Olması
Ortodontik tedavi ve gingival dokulardaki mikrobiyal kolonizasyon
arasındaki ilişki konusunda çok az çalışma bulunmaktadır.
Müller ve Flores De Jacoby (37) sabit ortodontik tedavi ile birlikte
spiroketlerin ve fusiform bakterilerin oranında artış gözlendiğini bildirmişlerdir.
20
Diamonti ve Gusperti (38) sabit ortodontik apareylerin yerleştirilmesini
takiben siyah pigmentli bakterilerin (B. intermedius ve A. Odontolyticus)
sayısında önemli artış gözlemişlerdir.
Sallum ve Nouer’in (39) yaptığı çalışmada ortodontik tedavi süresince
oluşan gingival enflamasyonun sorumlusu olarak Porphyromonas gingivalis,
Bacteroides forsythus, Actinobacillus actinomycetemcomitans, Prevotella
intermedia ve Prevotella nigrescens gibi periodontal patojenler gösterilmiştir.
Tedavi sonunda ortodontik apareylerin çıkarılması ve profesyonel
profilaksi uygulanması ile periodontal patojenlerin miktarında önemli bir
azalma görüldüğü belirtilmektedir.
Zhao ve arkadaşları (40) yaptıkları çalışmada sabit ortodontik apareyler
yerleştirildikten sonra plak indeksi, kanama indeksi, cep derinliği indeksi
değerlerinde; sipiroketlerin ve fusiform bakterilerin sayısında önemli bir artış
belirlemişlerdir.
Ortodontik tedavinin periodontal dokular üzerine kısa dönem etkileri
konusunda birçok çalışma yapılmıştır. Çoğu çalışmada bu etkilerin geri
dönüşlü olduğu sonucuna varılmıştır.(41,42)
Polson ve Subtenly (43) yaptıkları uzun dönemli çalışmada, ortodontik
tedavinin üzerinden en az 10 yıl geçmiş hastalarda, tedavi görmeyenlere
göre periodontal sağlık yönünden önemli farklılık olmadığı sonucuna
varılmışlardır.
Yapılan bütün çalışmalar bireysel farklılıkların çok olduğunu ve bazı
bireylerin diğerlerine göre daha çok tepki gösterdiğini ortaya koymuştur.
21
Zachrisson(44) tedavi gören bireylerin %10’unun ortalamaya göre daha
fazla etkilendiğini belirtmiştir. Aynı çalışmada, periodontal dokuların sağlığı
tedavi süresince ve sonrasında değerlendirilmiş, iyi oral hijyene rağmen
aparey yerleştirildikten 1-2 ay sonra, hastalarda orta şiddette yaygın
hiperplastik gingivitis geliştiği gözlenmiştir. Bu durum aparey çıkarıldıktan bir
ay sonra düzelmiştir .
Alstad ve Zachrisson (42) sınıf I ve sınıf II malokluzyona sahip ve
premolar çekimi ile tedavi edilen 38 adolesan hasta ile ideal oklüzyona sahip
benzer bir hasta grubunu karşılaştırdıklarında, 5 aylık tedavi sonucunda
periodontal ataçman kaybı yönünden bir fark bulamamışlardır.
Kloehn ve Pfeifer (41) ortodontik tedavinin periodontal yıkıma neden
olmadığını ve hiperplastik gingivitisin aparey söküldükten 48 saat sonra
belirgin şekilde azaldığını gözlemlemişlerdir.
Trossello ve Gianelly (45) ortodontik tedavi görmüş ve tedavi sonrası
en az 2 yıl takip edilen vakaların, tedavi görmemiş benzer bir grupla
15 karşılaştırıldığı çalışmalarında, tedavi görenlerin periodontal doku ve
alveoler doku sağlığında çok küçük farklılıklar gözlemlemişlerdir.
Sadowsky ve arkadaşlarının (46) yaptığı çalışmada, adolesanlarda
ortodontik tedavinin periodontal sağlığı uzun dönemde olumsuz yönde
etkilemediği sonucuna varılmıştır.
Literatürde ortodontik tedavinin periodontal dokular üzerine etkilerinin
geri dönüşlü olduğunu gösteren çalışmalar çoğunlukta olmasına rağmen
bunun tersini savunan yazarlar da mevcuttur.
22
Pritchard (47) 4 premolar çekimi ile tedavi edilmiş hastalar üzerinde
yaptığı çalışmada, ortodontik tedavinin özellikle çekim bölgelerinde büyük
oranda periodontal probleme neden olduğunu belirtmiştir.
Kessler (48) ve Norton (49) yaptıkları çalışmalarda, ortodontik tedavinin
marjinal
periodontitisin
başlamasında
önemli
bir
faktör
olduğunu
belirtmişlerdir.
Ortodontik
tedavi
sırasında
oluşan
periodontal
problemlerin
oluşmasında yaş önemli bir faktör olarak gösterilmektedir.(50)
Schluger
nedeniyle
(51)
ortodontik
çocuklarda
tedavi
periodontal
sonucunda
dokuların
periodontal
hassas
yapısı
dokularda
hasar
görülebileceğini belirtmiştir.
Ortodontik tedavinin alveoler kemik üzerindeki etkileri konusunda
çelişkili görüşler vardır.
Polson ve Reed (52), Kloehn ve Pfeifer (41), ortodontik tedavi gören ve
görmeyen gruplar arasında alveol kemik yüksekliği bakımından önemli
farklılıklar saptanmadığını belirtmişlerdir.
Kennedy , Joondeph ve Osterberg (53) özellikle hareket yönündeki diş
tarafında önemli alveol kemik kaybı saptanmıştır .
Sjolien ve Zachrisson (54), Zachrisson ve Alnaes (44), Hamp ve
arkadaşları (55) çekim boşluklarında alveol kemiği yüksekliğinde azalma
olduğunu ortaya koymuşlardır.
23
Ataşman kaybı ve cep derinliğini değerlendiren bazı çalışmalarda,
kontrol
ve
çalışma
grubu
arasında
önemli
farklılıklar
saptanmıştır
(44,45,47,55). Bu farklılık posterior dişlerde anterior dişlere oranla daha
fazladır. Ancak, cep derinliğindeki artış, epitelial ataçmanın apikale
migrasyonundan çok gingival hiperplaziye bağlanmaktadır (41).
Staples ve arkadaşları(56) yaptıkları çalışmada, ortodontik tedavi
grubunda kontrol grubuna göre ortalama cep derinliğinin daha yüksek
olduğunu saptamışladır .
Asit-etching ve kompozit rezinlerle braketlerin bondingi ortodontik
teknikte majör ilerlemelerden biridir. Direkt bonding tekniklerinin geliştirilmesi
sonucunda, periodontal hasar gelişme olasılığında ve dekalsifikasyon
insidansında azalma görüldüğü belirtilmektedir (57).
Ortodontik ataçmanların ve kompozitlerin kimyasal yapısı ile yüzey
özellikleri plak retansiyonunu etkileyebilmektedir. Braketlerin çevresindeki
düzensiz kompozit yüzeyi oral mikroorganizmaların yerleşmesi için uygun
ortam sağlamaktadır (58,59).
Gwinnett
ve
Ceen
(60)
rezin
bonded
ortodontik
braketlerin
yerleştirilmesiyle plak akümülasyonunda artış gözlemlemişlerdir.
2.5.2.2. Ortodontik Bantların İrritasyonu
Daha önceleri ortodontik tedavide dişlerin arasındaki periodontal
desteği
tehlikeye
atan
,esnemeyen
ortodontik
bantlar
kullanılırken
günümüzde daha esnek ve hijyenik bantlar kullanılmaktadır. Hatalı kron
24
marjinleri gibi molar bantların da , duyarlı bireylerde subgingival patojenlere
bağlı olarak bölgesel irritasyona sebep olduğu belirtilmiş ve ortodontik
bantların %85 inde birleşim epitelinde apikale göç rapor edilmiştir(61).Dişlerin
erüpsiyon safhasında yani birleşim epiteli henüz mine üzerindeyken
ortodontik
tedavi
yapıldığında
bantlar
ataşman
seviyesinin
altına
yerleştirileceği için çoğu zaman dişeti çekilmeleri görülür.Eğer birleşim
epitelinin apikale migrasyonu engellenmez ise gingival enflamasyonla birlikte
cep formasyonu da oluşabilir(8).
2.5.2.3. Dişeti Çekilmesi ve Alveol Kemik Kaybı
Ortodontik tedaviler sırasında dişlerin hareketi için uygulanan kuvvetler
genelde alveoler kemikte herhangi bir yıkıma neden olmaz, ama diş
hareketleri için uygulanan aşırı kuvvetlerin kemik yıkımına neden olabilme
ihtimalleri mevcuttur. Bunun dışında ortodontik bantların yarattığı periodontal
sorunlar sonucu da kemik kaybı görülebilir(62). Eğer birleşim epitelinin
hemen altındaki fibriller aşırı kuvvetlerin etkisiyle harap olursa; epitel kök
boyunca prolifere olacak ve tamir için periodontal fibrillerin tekrar yapışmasını
önleyecektir. Periodontal fibrillerin fonksiyonel stimülasyonunun olmaması
alveolar kemik tepesinin atrofisiyle sonuçlanır. Yanlış diş hareketleri sonucu
bukkal veya lingual alveoler duvarlarda perforasyon görülebilir veya tamamen
rezorbsiyonla sonuçlanabilir. Ayrıca dişeti normal fizyolojik formunu kayberek
apikale göç edebilir(8).
Akca ve Pikdöken in yapmış olduğu çalışmada
aşırı ortodontik
kuvvetler sonucu üst kanin dişte alveol kemik kaybı ve dişeti çekilmesi
25
görülmüştür. Uygulanan kuvvetler paralel hareketi amaçlayan kuvvetler
olduğu için diş arka yerleşememiş kök kısmı mezyale doğru eğim gösterirken
koronal kısmı distale doğru eğilmiş ve bu hızlı hareket sırasında mezyalde
şiddetli kemik yıkımı meydana gelmiştir(62).
2.5.2.4. Kök Rezorbsiyonu
Ortodontik kuvvete bağlı kök rezorpsiyonu , ortodontik tedavinin sık
görülen ve önüne geçilmesi oldukça zor olan olumsuz yan etkileridir.Görülme
sıklığı , hangi hastaların daha yatkın olduğu, önceden tahmin edilebilirliği
veya engellenip engellenemeyeceği konuları hala tartışmalıdır.Bir dişin
fonksiyonlarını etkileyecek boyutlara nadiren ulaşsa da , ortodontik tedavi
sırasında gelişen kök rezorpsiyonu , ortodontistlerin ve hastaların tedavinin
başarısı konusundaki görüşleri olumsuz yönde etkilemektedir. Histolojik
çalışmalar, ortodontik tedaviye bağlı kök rezorpsiyonunun aşırı kuvvetler
sonucu oluşan hiyalinize alan eliminasyonu ile ilgili olduğunu göstermektedir.
Kök rezorpsiyonunu etkileyen faktörler:
-Genetik
-Sistemik faktörler
-Kronolojik yaş
-Cinsiyet
-Dentisyon
-Maloklüzyon tipi
26
-Diş hareketi tipi
-Tedavi süresi , diş çekimi , köşeli tel kullanımı
-Ortodontik kuvvetin büyüklüğü , tipi
-Mekaniklerin etkisi
-Alveol kemiğinin genişliği
-Kronik travma ( Dil itme , tırnak yeme vs. )(63).
2.5.2.5. Mobilite
Dişe bir güç uygulandığı zaman, kompresif tarafta kemik rezorbsiyonu
ortaya çıkar ayrıca kompresif tarafa doğru diş migrasyonu ve periyodontal
bağ doku (PDL) genişlemesinin eşlik ettiği çekme tarafında kemik eklemesi
de ortaya çıkmaktadır. Histolojik olarak, güç belirli sınırlar içerisinde tutulursa,
osteoklastlar kemik yüzeyinde daha geniş bir alanı aşındıracaklardır.
Dolayısıyla, PDL genişlemesi diş hareketlerinin fizyolojik kapsamında
oldukça büyük öneme sahiptir. Ortodontik diş hareketinde, PDL’de yeniden
biçimleme yöntemleri tekrarlanır ve diş mobilitesi, PDL alanındaki ve alveolar
kemik yüksekliğindeki anatomik değişimlerin yanı sıra yeniden biçimleme
yoluyla da büyük ölçüde etkilenir.
Fizyolojik diş mobilitesi, kök ve alveolar kemik arasındaki PDL’nin
elastik ataşmanının bir ürünüdür. Diş mobilitesinin ortodontik tedavi
esnasında arttığı ve ortodontik tedavi tamamlandıktan sonra seviyeyi
27
arttırmak için derece derece artırıldığı genellikle bilinmektedir.Aşırı uygulanan
kuvvet sonucunda fizyolojik diş mobilitesi patolojik bir hal alabilir (64).
2.5.2.6 Oklüzal Travma
Okluzal travma ortodontik diş hareketleri sonucunda görülebilir.Diş
hareketleri sırasında cusp-cusp a ilişkiler ortaya çıkabilir. Bunun sonucun
oklüzal travma görülebilir.Ters yöndeki bu ortodontik kuvvetler oklüzal
travmanın
bütün
etkilerini
sekonder
olarak
periodontal
dokularda
oluşturabilir(8).
2.6. PERİODONTAL HASTALIKLARIN ORTODONTİK TEDAVİYE
ETKİLERİ
Ortodontik
tedavinin
periodontal
sokulara
etkilerinin
yanı
sıra
periodontal hastalıkların varlığı da ortodontik tedavi sürecinde oldukça
etkilidir.
2.6.1. Dişeti İltihabı Varlığı
Ortodontik tedavinin en önemli kontrendikasyonu periodontal hastalığı
olan hastalarda faz 1 işlemleri yapılmış olmasın rağmen aktif hastalığın
yeterince iyileşmemesidir. Dişeti iltihabı üzerine bir de diş hareketlerinin
eklenmesi periodontal problemi arttırabilir veya tekrarına neden olabilir. Bu
28
durum da ortodontik tedavi sürecinin sağlıksız bir hal almasına neden
olacaktır.
2.6.2. Yetersiz Yapışık Dişeti Varlığı
Primer etiyolojik faktör plak olsa da, ortodontik tedavi hastaları
periodontal yıkıma ve yaralamaya hassas hale getirdiği için ,bukkolingual
yöndeki bir hareket , eğer bukkal dişeti ince ise dişeti ve kemik dehisensine
neden olabilir. Sonuç olarak var olan periodontal sorun ortodontik tedavi
yüzünden artış göstererek tedavinin seyrini ve kalitesini etkilemektedir(66).
2.6.3. Kalın Dokuların Varlığı
Dişsiz sahalardaki ya da dişsiz sahaya komşu dişlerin distalinde eğer
varsa kalın dokular azaltılmalıdır.Aksi takdirde ortodontiktedavi sırasında bu
bölgelerde mezyal ve distal hareket sonucu dişetinin toplanma sorunu ortaya
çıkabilir.
İkinci ya da üçüncü molarların uprighting hareketi sırasında distaldeki
dokunun harekete engel oluşturması sıktır. Bununla beraber fazlalık diş etinin
koronal doğru hareketi sonucu pseudo cep oluşumu görülür. Bu da
ataşmanın apikale göçü ve bakteriler için barınak yeri oluşturacağından
önlenmelidir. Dokuların toplanmasından dolayı oluşturacağı rezistansta diş
hareketinin yavaşlamasına nedenolacaktır(y).
2.6.4. Vertikal Defektlerin Varlığı
Vertikal defektlerin olduğu yerde dişlerin eğilme veya dişlerin tümüyle
hareketleri daha fazla bağdokusu kaybı oluşturabilir.Başlangıçta hastalık
aktivitesine olursa olsun tüm ortodontik hastalarda ortodontik diş hareketine
29
başlamadan önce periodontal değerlendirme yapılması , potansiyel yıkıcı
etkiler açısından çok önemlidir.
2.6.5. Yetersiz Ankraj Sorunu
Ortodontide ankraj diş hareketine karşı direnç demektir. Diş kayıplı ve
periodontal hastalıklı bireylerde ankraj kaynakları azalmıştır. Bu tedavinin
seyrini değiştirecek bir durumdur. Bu yüzden periodontal hastalığın harabiyeti
aparey dizaynında önemli bir problem oluşturmaktadır. Periodontal hastalık
sonucu harabiyetli dişlere sahip hastalarda ankrajı sağlamak için dikkatli
analiz ve inceleme yapılarak duruma uygun farklı ankraj uygulamaları ( dişleri
ark teline birlikte bağlamak , ısırma düzlemi kullanmak, ekstraoral ankraj vs. )
planlanmalıdır(65).
4. SONUÇ
Bu yapılan araştırmada ortodonti ve periodontoloji arasındaki göz ardı
edilmemesi gereken uyumu inceledik.
Ortodontik tedavi periodontal dokuları hem olumlu hem de olumsuz
açıdan etkilerken , periodontal dokuların durumu da bir o kadar ortodontik
tedaviyi etkilemektedir. Periodontal hastalık ortodontik tedavi sürecinde var
olan hastalığın şiddetlenmesiyle dolaylı yoldan etkilidir.
Bu yüzden ortodontik tedaviye başlamadan önce periodontal dokular
detaylı olarak incelenmeli , ideal bir sağlık söz konusuysa tedaviye başlangıç
30
yapılmalıdır. Dokular eğer sağlıksız ise ağız bakımı eğitimi ve gerekli
periodontal tedavi uygulamaları yapılarak ideal hale getirildikten sonra
ortodontik tedaviye başlanmalıdır. Periyodik aralıklarla ağız sağlığı kontrolleri
yapılarak bu ideal durum korunarak tedavi ilerletilmelidir. Bu sayede
ortodontinin amaçları arasında yer alan iyi bir fonksiyon ve estetik vermekle
birlikte tedavi süresince çevre dokuların sağlığını koruyarak maloklüzyonlar
tedavi edilebilir.
5.ÖZET
Periodontal dokular ve ortodonti arasında hassas bir denge vardır.
Birinin herhangi bir faktörden etkilenmesi üzerine oluşan idealden sapma
durumunda diğeri de bir o kadar etkilenmektedir.
Bu yüzden uygulanan tedavilerde periodontal dokuların durumları ve
ortodontik kuvvetlerin ortaya çıkaracağı durumlar iyice analiz edilip
öngörülerek müdahalelerde bulunulmalıdır.
Kısacası evrenin her alanında olduğu gibi periodontoloji ve ortodonti
arasındaki ince çizgide tedaviler sürdürülmelidir.
31
6.KAYNAKLAR
1- Ünlü F , Gürses N , Ana Hatlarıyla Periodontoloji , 1997, 1, s:10-12
2- Çelik Ö , Ortodontik tedaviler sırasında görülen periodontal problemler
Bitirme Tezi . Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi , 1999
3- Graber LW , Orthodontics : Current Principles and Techniques , 5th
Edition, 2011 , 1 , s: 901-935
4- Socransky SS et al ,New consepts of destructive periodontal disease , J
Clin Periodontal, 1984 , 11, 21-25
5- Page Rc et al , Rapidly progressive periodontitis a distinct clinical condition
, J Periodontol ,1983 , 54 , 197-209
6- Edward J. G , A. Study Of The Periodontium during Orthodontic Rotation
Of Teeth , Am J Orthod,1968, 54, 441-461
7- Sandallı , P : Periodontoloji , Erler Matbaası , İstanbul , 1981
8- Marakoğlu, İ ; Ataoğlu, T ; Doruk E. C : Ortodontik Tedavide Periodontal
Dokulardaki Değişiklikler ve Periodontal Hastalıklarda Ortodontik Girişimler ,
Sivas , 1998 , 102-106
9- Gürsoy , N : Ortodontinin Biyolojik Temelleri , Doyuran Matbaası , İstanbul
, 1988
10-Gökçelik , A ; Polat, Ö : Ortodontik Tedavilerin Periodontal Dokular ve Diş
Çürükleri Üzerine Etkisi , Cumhuriyet Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Dergisi, 2006 , 9, 118-123
11- Wilson T.G., Kornman K.S., Fundamentals of Periodontics-Orthodontics
and the periodontium, 2003, 1, 537-544
32
12-Helgren, A. :The association between crowding of teeth and gingivitis,
Trans Eur Orthod Soc, 1961 , 30,194-140
13- Poulton DR Aronson SA : The relationship between occlusion and
periodontal status , Am J orthod, 1961 , 47, 690-699
14- Bilimoria KF: Malocclusion – Its role in the causation of periodontal
disease and epidemiologic study , İndian dent Assoc, 1963 ,35, 293-300
15- Buckley LA : The relationshitps between irregular teeth , plaque , calsulus
and gingival disease , Br Dent , 1980, 52, 35-40
16- Griffiths Gs : Effects of malalingment of teeth in the anterior segment on
plaque accumulation , Clin Periodontol,1981 , 8, 481-490
17- Demiryiğit M, Tezcan Ş, Öztürkeri H, Müteharrik aygıtlarda bakteri
kontaminasyonunun değerlendirilmesi, Türk Ortodonti Dergisi , Kasım 1991,
52-54
18-Ersen G, Sabit ve hareketli aparey kullanan hastalarda dişeti değişiklikleri
ve plak birikiminin incelenmesi, Mezuniyet tezi, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesi,1998
19-Arıcan S. , Fıratlı E. , Uğur T. : Periodontal Hastalıklı Bireylerde Sekonder
Maloklüzyonların Tedavisi , Türk Ortodonti Dergisi , 1989 , 2, 317-321
20-Robinson, W.E. , Goodwin, W.C. Jr. , Heiner , S.R. : Cellular response to
orthodontic force , Dent Clin , 1981, 25, 3-17
21-Folio , J. , Rams T.E. , Keyes P.H. , :Orthodontic therapy in patient with
juvenile periodontitis : Clinical and microbiologic effects , Am J Orthod, 1985 ,
87 , 421-431
22- Furstman L. , Bernick S. : Clinical considerations of the periodontium ,
Am J Orthod ,1972 , 61 , 138-155
33
23-Lindhe J. : Treatment of juvenile periodontitis Genco ,American Seociety
of Microbiology , 1982, 382-394
24-Lindhe J. : Textbook of Clinical Periodontology , 1983
25-Ramjford S. , Ash M. : Periodontology and Periodontics , W.B. Sanders
Co. St. Louis, 1979 ,s: 445-452
26-Alakus Sabuncuoglu F. , Ozcan E. :Periodontitisli Hastada Kombine
Ortodontik ve Periodontal Tedavi , Atatürk Üniv. Diş Hek. Fak. Dergi, 2012 ,
5, 1-5
27- Ustun K , Sarı Z , Orucoglu Z , Duran İ , Hakkı S. S: Severe Gingical
Recession Caused by Traumatic occlusion and Mucogingival Stress : A Case
Report , Eur J Dent , 2008 , 2 ,127-133
28-Polson AM , Subtenly JD , Meitner SW , Polson PAS , Sommers EW , Iker
HP , Reed BE , Lon-term periodontal status after orthodontic tratmen , Am J
Orthod , 1988, 93 , 51-58
29-Lindskog-Stokland B, Wennstrom JL, Nyman S, Thilander B, Orthodontic
tooth movement into edentulous areas with reduced bone height, An
experimental study in the dog, Eur J Orthod, 1993, 15, 89-96
30-Ingber J, Forced eruption. Part I. A method of treating isolated one and
two wall infrabony osseous defects – rationale and case report. J
Periodontol, 1974 , 45, 199-206
31-Kajiyama
K,
Murakami
T,
Yokota
S,
Gingival
reactions
after
experimentally induced extrusion of the upper incisors in monkeys, Am J
Orthod Dentofacial Orthop, 1993, 104 , 36-47
34
32-Kozlowsky A, Tat H, Lieberman M, Forced eruption combined with
gingival fiberotomy A technique for clinical crown lengthening, J Clin
Periodontol, 1988, 1, 534-538
33-Berglundh T, Marinello CP, Lindhe J, Thilander B, Liljenberg B,
Periodontal tissue reactions to orthodontic extrusion. An experimental study
in the dog, J Clin Periodontol, 1991, 18, 330-336
34-Kokich VG, Matthews DP, Surgical and orthodontic management of
impacted teeth, Dent Clin North Am, 1993, 37,181-204
35-Akkaya S. : Ortodonnti –Periodontoloji İşbirliği , Türk Ortodonti Dergisi ,
1989 , 2, 317-321
36-İnocencio F. , Sandhu H. S. : İnterdental Papilla Reconstruction
Combining Periodontal
and Orthodontic Therapy in Adult Periodontal
Patients: A case report , Clinical Practice , 2008 , 531-534
37-Müller HP, Flores DE Jacoby L, Zusanmensetzung der subgingivalen
mundflora bei tragern festsitzender kieferorthopadischer gerate, Dutsche
Zahnarztliche Zeitschrift, 1982, 37, 855-860
38-Diamonti-Kipioti A, Gusperti FA, Lang NP, Clinical and microbiological
effects of fixed orthodontic appliances, J Clin Periodontol 1987, 14, 326-333
39-Sallum EJ, Clinical and microbiologic changes after removal of
orthodontic appliances, Am J Orthod, 2004, 126, 363-376
40-Zhao H, Xie Y, Meng H, Effect of fixed appliance on periodontal status of
patients with malocclusion, Zhonghua Kou Qiang Yi Xue Za Zhi, 2000 , 35,
286-288
41-Kleohn JS, Pfeifer JS, The effect of orthodontic treatment on the
periodontium, Angle Orthod, 1974, 44, 127-134
35
42-Alstad S, Zachrisson B. Longitudinal study of periodontal conditions
associated with orthodontic treatment in adolescents, Am J Orthod, 1979,
76, 277-286
43-Polson AM, Subtenly JD, Meitner SW, Polson PA, Sommers EW, Iker HP,
Reed BE, Long-term periodontal status after orthodontic treatment, Am J
Orhod, 1988, 93 , 51-58
44-Zachrisson BW, Alnaes L, Periodontal condition in orthodontically treated
and untreated individuals, Angle Orthod,1974, 44, 48-55
45-Trosello VK, Gianelly AA, Orthodontic treatment and periodontal status, J
Periodontol, 1979, 50, 665-671
46-Sadowsky C, Begole E, Long-term effects of orthodontic treatment on
periodontal health, Am J Orthod,1981, 80, 156-172
47-Prichard JF, The effect of bicuspid extraction orthodontics on the
periodontium, J Periodontol, 1975, 46, 534-542
48-Kessler M, Interrelationships between orthodontics and periodontics, Am
J Orthod, 1976, 70, 154-172
49-Norton L, Periodontal considerations in orthodontic treatment, Dent Clin
North Am, 1981, 25, 117-130
50-Burkett L, The effects of orthodontic treatment on the soft periodontal
tissues, Am J Orthod, 1963, 49, 660-671
51-Schluger S, The periodontist and the postorthodontic patient, Dent Clin
North Am, 1968, 68, 525-527
52-Polson AM, Reed BE, Long-term effects of orthodontic treatment on
crestal alveoler bone levels, J Periodontol, 1984, 55, 28-34
36
53-Kennedy DB, Joondeph DR, Osterberg SK, Lıttle RM, The effect of
extraction and orthodontic treatment on dentoalveoler support, Am J Orthod,
1983, 84, 183-190
54-Sjolien T, Zachrisson BU, Periodontal bone support and tooth length in
orthodontically treated and untreated persons, Am J Orthod,1973 , 64, 28-37
55-Hamp S, Lundstrom F, Nyman S. Periodontal conditions in adolescents
subjected to multiband orthodontic treatment with controlled oral hygiene, Eur
J Orthod, 1982, 4, 77-86
56-Staples G, Freer TJ, Basford K, The periodontal health of postorthodontic
subjects, Aust Orthod J, 1987, 10, 105-109
57- Branett S, Servoss JM, Wolfson J, Practical methods of bonding, direct
and ındirect, J Clin Orthod, 1975, 9, 610
58-Zachrisson BU, Brobakken BO, Clinical comparison of direct versus
ındirect bonding with different bracket types and adhesives, Am J Orthod,
1987, 74, 62-78
59-Svanberg M, Ljunglöf S, Thilander B, Streptococcus mutans and
streptcoccus sanguis in plaque from orthodontic bands and brackets, Eur J
Orthod, 1984, 6, 132-138
60-Gwinnett AJ, Ceen RF, Plaque distrubution on bonded brackets: A
scanning microscope study, Am J Orthod, 1979, 75, 667-677
61- Enhoş Ş. , Uysal T. : Ortodonti ve periodontoloji işbirliği , Modern biyolojik
ortodontide periodontal dokular , Cumhuriyet Dent J , 2010, 14 , 51-63
62- Akca AE. , Pikdöken ML.: Ortodontik Tedavi Sonucu Oluşan Periodontal
Yıkımın Yönlendirilmiş Doku Rejenerasyonu ve Demineralize Kemik Tozu ile
Onarımı : Vaka Raporu , Gülhane Tıp Dergisi, 2003 , 45, 74-78
37
63- Kale S. : Ortodonik Tedaviye Bağlı Kök Rezorpsiyonları , Hacettepe Diş
Hek. Fak. Dergisi , 2005 , 29, 94-103
64- Tanaka E., Kazuhiro U. , Kikuzaki M., .Yamada E. , Takeuchi M. , DallaBona D. , Tanne K. : Longitudinal Meaurements of Tooth Mobility during
Orthodontic Treatment Using a Periotest , Angle Orthodontist, 2005 , 75,
101-105
65- Alver , A. : Erişkinlerde Ortodontik Tanı ve Tedavi , Atatürk Üni. Diş Hek.
Fak. Dergi,1997 , 2, 92-101
66- Ak L. , Erişin Periodontal Hastada Ortodontik Tedavi , Ege Üni. Diş Hek.
Fak. Bitirme Tezi , 2003
38
7.ÖZGEÇMİŞ
1991 yılında Kocaeli’nde doğdum. 2005 yılında Seka Çocuk Dostları
İlköğretim Okulu’nu bitirdim.
2009 yılında Muammer Dereli Anadolu
Öğretmen Lisesi’ni bitirdim. 2009 yılında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği
Fakültesi’ni kazandım.
39
Download

1240 - Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi