Öykü İsmi
SAAT KULESİNİN ÖYKÜSÜ2
Tema: Büyüksaat, Atatürk.
Öyküyü Gönderen: Selahattin KALLİ
Bundan yıllar önce Akdeniz’in kıyı kentlerinden Adana’da bir saatçi yaşarmış. Bu saatçi
bir gece rüyasında sarı saçlı bir çocuk görmüş. Çocuk ona bir yerleri işaret etmiş ve ondan bir
saat yapmasını istemiş.
Saatçi sabah kalktığında gördüğü rüyanın etkisi ile çocuğun tarif ettiği yere gitmiş ve
etrafa bakınıp sarı saçlı çocuğu aramaya koyulmuş. Bu arada başka birisi de oralarda birisini
arıyormuş gibi dolanıyormuş ve aradığını bulmanın verdiği rahatlık ile saatçinin yanına
yaklaşmış ve ona ‘İşte o saati tam buraya yapacaksın.’ demiş. Saatçi hayretler içerisinde olup
biteni anlamaya çalışıyormuş. Adam söze girmiş hemen. Saatçinin o gece gördüğü rüyayı, sarı
çocuğun ondan istediklerini tek tek anlatmış. Saatçinin merakı giderek daha da artıyormuş.
Sonunda dayanamayıp ‘Kimsin be adam? Benim rüyamdakileri bu kadar iyi nasıl
bilebiliyorsun?’ diye meraklı bir şekilde sormuş. Adam ‘Ben buraların beyiyim. Dün gece sen
o rüyayı görürken ben de senin tam arkandaydım ve olup biteni izliyordum.’ demiş. Saatçi,
‘Ben bu saati yapacak olanım. Peki sen ne yapacaksın?’ diye sormuş beye. Bey ‘Sen bu saatin
ustasısın. Ben ise bu saati sana yaptıracak olanım.’ diyerek saatin tüm masraflarını üstlendiğini
söylemiş.
Saat yapımına başlanmış ve kısa bir zaman sonra da saat bitmiş ama bu işin sırrını ne
saatçi ne de bey anlayabilmişler. Zaman aktıkça saatçi ile bey yaşlanmışlar. Aradan yıllar
geçmiş ve bir gün Adana’ya sarı saçlı bir paşa gelmiş. Bu paşa bir milletin Anka misali
küllerinden doğmasını sağlayan Mustafa Kemal Atatürk’müş. Adana’da halkın sevinç
gösterileri ile karşılaşan paşa çok mutlu olmuş ve şehrin meydanındaki saat kulesinin altında,
halka bir konuşma yapmış. Konuşmasının sonunda saat kulesini yapanı ve yaptıranı sormuş.
Her ikisi de artık yaşlanmış olan saatçi ile bey ‘Biziz!’ diye çıkmışlar. İşte o gün sarı çocuk,
yıllar önce yerini işaretlediği saatin dibinde, saatçi ve beyden saatin öyküsünü dinlemiş.
Öyküyü dinledikten sonra sarı saçlı adam, yüzünde hafif bir tebessümle her ikisine de teşekkür
edip ayrılmış.
Saatin yapımının üzerinden yıllar geçtikten sonra gerçeğin farkına o an varan saatçi ve
bey ise kendi kendilerine ‘Biz 1881 de bir saat yapmadık. Bu milletin zamanını deştirecek bir
yiğidin zamanının geldiğini bu halka haber verdik. Ne mutlu ki saatin sahibi bu gün geldi.’
deyip sevinmişler ve sohbet ederek evlerine gitmişler.
Adana Markasının Öyküleri Yarışması’nda İkincilik Ödülü’ne layık görülmüştür.
Telif ve yayın hakkı Adana Ticaret Odası’na aittir. İzinsiz kullanılması kesinlikle yasaktır.
2
Download

Öykü İsmi SAAT KULESİNİN ÖYKÜSÜ2 Tema: Büyüksaat, Atatürk