Bizim
İVRİNDİ
Gazetesi
Yıl:8
Yıl:8
Sayı:371
Sayı:408 Haftada
Haftada bir
birPazartesi
Pazartesi
günleri
günleri
yayınlanır
yayınlanır
19.08.2013
05.05.2014
İlçemizin önemli bir eksiği:
MODERN MEZBAHA
Nüfusunun büyük bir bölümü
hayvancılıkla geçinen ilçemizin
belki de en önemli eksiği modern
bir mezbahadan mahrum
bulunması
.
Özellikle kuzu kesimi dönemlerinde bir çok hemşehrimizin
kuzu kesimi için Gönen,susurluk
gibi ilçelere gittiklerine ve bir
çok sıkıntı yaşadıklarına şahit
oluyoruz.
Geçtiğimiz günlerde Mola Dinlenme tessilerinde
gecenin geç saatlerinde karşılaştığımız bir grup
hemşehrimiz “Gönen ilçesine kuzu kesimi için gittik.
Bu saatlerde ancak döndük. Buradan daha köyümüze
gideceğiz. Hayvancılığın az olduğu Gönende
mezbaha varken Balıkesirde hayvan yetiştiriciliğinin
en fazla olduğu İvrindimizde bir mezbaha yok.
Belediye ve ya özel şirketler tarafından ilçemize
modern bir mezbaha kazandırılmasını istiyoruz”
şeklinde serzenişlerini ve isteklerini dile getirdiler.
İller Bankası 9.5 milyon lira 'mezbaha kredisi'
veriyor
Sağlıklı ve modern et kesiminin sağlanması için yerel
yönetimlerin mezbaha yapımı projelerine kredi veren
İller Bankası, son iki yıl içerisinde çeşitli belediyelerin
mezbaha tesisinin yapımı için 9.5 milyon lira kaynak
tahsisi gerçekleştirdi. Bu kredilerle yapılacak olan
mezbahalar temiz ve sağlıklı bir hizmet sunacak.
Mezbahalar, kurban bayramlarında da vatandaşlara
kapsamlı bir hizmet veriyor.
TAM DONANIMLI MEZBAHALAR
İller Bankası yetkilileri Ülke genelinde yapılan bir
hizmetin diğer hizmetleri olumlu şekilde etkilediğini
belirttiler ve , “Tam donanımlı yapılan bir mezbahanın
gıda sektöründeki öneminden tutun da çevreye kadar
birçok faydası vardır. Bizim banka olarak bu
desteğimiz yaşanılabilir bir çevre yolunda yapılan
hizmetlerden bir tanesidir. Kurban Bayramı'nda da
hizmet verecek olan mezbahalar vatandaşlarımızın
güzel, temiz ve rahat bir bayram geçirmelerini
sağlayacak. Bu tip projelerin çoğalması ile de hoş
olmayan görüntüleri bitireceğiz. Yapılan ve yapılacak
olan bu mezbahalar güvenin ve temizliğin simgesi
olacaktır.”şeklinde açıklamalarda bulundular.
YARALI GEYİK, JANDARMANIN
ŞEFKATLİ ELLERİNDE
İlçemize bağlı Döşeme Mahallesi
yakınlarındaki Bergama yolu kenarında
bulunan
bir yaralı geyik Korucu
Jandarma Karakoluna getirildi ve
buraya çağırılan veteriner hekim
tarafından tedavi edildi. yaralı geyiğin
Balıkesir Milli Parklar Müdürlüğü ile
görüşülerek yaralı geyiğin tedavi
edilerek doğaya salınması için gerekli
girişimlerde bulunulduğu öğrenildi.
JANDARMANIN TAKİBİ SONUCU
HIRSIZLAR YAKAYI ELE VERDİ
1
2 Nisan 2014 günü ilçemize Büyükyenice
Mahallesinde gerçekleşen hırsızlık
Devamı 3.sayfada
olayının failleri yakalandı. I2 Nisan günü
B.Yenice Mahallesinde M.K.’ya ait bakkal
dükkanına kimliği belirsiz kişi ve ya kişilerce kapı
kırılarak girilmiş ve muhtelif markalarda 5000 TL
değerinde sigara ile kasadan 500 TL para
çalınmıştı. Olayın ardından İvrindi İlçe
Jandarma Komutanlığı Asayiş Ekiplerinin
etraflıca soruşturması, kamera kayıtlarının
incelenmesi sonucu şüpheliler tesbit edilmiş ve
yapılan takipte şüpheli İ.Ç. Büyükyenice
Mahallesinde ;M.E. Burhaniye İlçe Merkezinde
yakalanmış ve mevcutlu olarak İvrindi
Cumhuriyet Başsavcılığına sevkedilmiştir.
HAYDİ!
HİJYEN EĞİTİMİNE
2.sayfada
Aynı evrende yaşamamalı
cellatlar ve çocuklar;
Ya ölmeli cellatlar ya da
hiç doğmamalı çocuklar..
Che Guevara
Armut deyip
geçmeyin,
onun ilk hecesi
çoğu kişide
yoktur
Toplumumuzun Manevi Hastalığı:
GIYBET-DEDİKODU
Toplumumuzu içten içe kemiren , bizleri birbirimize
düşman yapan dilin âfetlerinden biri belki de en
önemlisi “gıybet ve dedikodu”dur. Hele az gelişmiş
dolayısıyla işsiz sayısının bir hayli yüksek olduğu nüfus
azlığı nedeniyle herkesin birbirini tanıdığı geçmişini
bildiği toplumlarda gıybet-dedikodu ve iftira gibi manevi
hastalığa yakalanmış insan sayısı oldukça fazladır. Bu
manevi hastalığa yakalanan kişini hacı-hoca olması ve
ya sarhoş - berduş olması sonucu değiştirmiyor. Allahın
yasakladığı bir işi yapan (ki gıybet ,dedikodu ve iftira da
yasaklanan büyük günahlardandır)kim olursa olsun
cezasını çekecektir. Çünkü insanlar Allah’ın önünde
tarağın dişleri gibi eşittir.
***
Anlatılacak sözlerin doğruluğunu tespit etmeden ve
duyduğu her sözü herhangi bir araştırma yapmadan
nakleden insanın bu yaptığı, yalan söyleme anlamına
gelir. Bu sebeple insanın, duyduklarını başkasına
nakletmeden önce, onların doğru olup olmadığını iyice
araştırması, doğruluğunu tespit ve tahkik etmesi
gerekir.
"Ben duyduğumu söylüyorum." savunması bizi
sorumluluktan kurtarmaz. Herkes her duyduğunu
anlatacak olursa, ortalık yalan dolandan geçilmez hale
gelir. Onun için Sevgili Peygamberimiz (s.a.v): "Her
duyduğunu söylemesi, nakletmesi, anlatması kişiye
günah olarak yeter." buyurarak bizleri uyarmıştır.
Bir gün bir kişi, tanıdığı bir bilgeye rastladı ve dedi ki:
"Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?" "Bir
dakika bekle." diye cevap verdi bilge kişi. "Bana bir şey
söylemeden önce senin küçük bir testten geçmeni
istiyorum."
"Üç filtre mi?" der o kişi. "Doğru" diye devam etti bilge.
"Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan
önce, bir süre durup ne söylediğini filtre etmek, iyi bir
fikir olabilir"
Birinci filtre: " Gerçek filtresi."
"Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla
gerçek, doğru olduğundan emin misin?"
"Hayır," dedi adam. "Aslında bunu sadece duydum ve
"Tamam," dedi bilge, "Öyleyse sen bunun gerçekten
doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi
deneyelim ."
"İyilik filtresi."
"Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun
şey iyi bir şey mi?"
"Hayır tam tersi" dedi adam.
"Öyleyse onun hakkında bana kötü bir şey söylemek
istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin.
Fakat yine de testi geçebilirsin. Çünkü geriye bir filtre
daha kaldı"
"İşe yararlılık filtresi."
"Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim
işime yarar mı?"
"Hayır gerçekten değil."
"İyi, eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse, iyi
değilse ve işe yarar, faydalı değilse bana niye
söyleyesin ki?"
Adam şaşırıp kalmış ve mahcup olmuştu. Sözünü şöyle
tamamladı bilge kişi:
"Sen dostumla ilgili bir söz nakletmekle hem beni, hem
kendini hem de dostumu huzursuz ve rahatsız etmiş
olursun. Üçümüze de zarar verirsin. Ben duyduğum
sözden dolayı üzülürüm, dostuma kırılırım, dostuma
olan güvenim zedelenir, sana olan güvenim de yara alır.
Çünkü ben seni aklı başında bir adam sanıyordum."
Adam iyice şaşırıp afalladı ve hatasını anlayıp başını
öne eğdi. Bilge şöyle dedi:
Rabbimiz ne güzel buyurmuş: "Ey iman edenler!
Fasık (İslam'ın koyduğu sınırlardan dışarı çıkmayı
âdet haline getiren) biri, size bir haber getirirse, ona
inanmadan önce doğru olup olmadığını iyice
araştırın. Yoksa bir topluluğa yanlışlıkla, bilmeden
kötülükte bulunur, incitirsiniz de sonra
yaptığınızdan pişmanlık duyarsınız. " (49 Hucurat, 6)
" Her duyduğunu söylemesi, kişiye yalan olarak
yeter."buyruğuna uymaya çalışalım, öbür alemde
müflislerden olmayalım..
Gıybetsiz, dedikodusuz bir toplum olabilmemiz
temennisiyle sağlıcakla kalın…
Download

MODERN MEZBAHA - İvrindi Gazetesi