Lefkoşa,KKTC
Cumhurbaşkanlığı Basın Bürosu
13 Ocak 2015, Salı
[email protected]
[email protected]
Cumhurbaşkanı Konuşması
Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu’nun, Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf
Denktaş’ın Ölümünün Üçüncü Yıldönümünde kabri başında gerçekleştirilecek
törendeki konuşması:
“Değerli katılımcılar, bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kurucu
Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın üçüncü ölüm yıldönümü dolayısı ile bir kez daha
kabri başında toplanmış bulunuyoruz.
Kıbrıs Türkü olarak bizi, toplum olma noktasından Devlet noktasına taşıyan
sürecin mimarına ve uygulayıcısına bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.
Rauf Denktaş, bir mücahit, diplomat, dava avukatı, Devlet adamı, olarak
varoluş ve özgülük mücadelemize damgasını vurarak tarihteki şanlı yerini almıştır.
Destansı hayat hikayesi özgürlük için mücadele edenler için örnek teşkil edecek
niteliktedir.
Ne mutlu Kıbrıs Türkü’ne ki Denktaş gibi bir kişiyi yetiştirmiş, yok olma
noktasından Devlet sahibi bir Halk noktasına gelmiştir.
Değerli kardeşlerim, Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlük mücadelesini, Denktaş’ın
mücadelesini, yaptıklarını çok iyi bilmeli, anlamalı ve anlatmalıyız.
Neden?
Çünkü, ancak bilinçli halklar, kitleler geleceğe güven içinde uzanabilirler.
Eğer bilinçli değilseniz esen rüzgarlar, akımlar, yapılan propagandalar sizi
istenmeyen noktalara sürükleyebilir.
Ölümünün hemen arkasından vurgulamıştım yinelemek istiyorum:
Denktaş, Kıbrıs sevdalısıydı.
Vatansever idi.
Yaşamının her zerresinde bu topraklara duyduğu sevgiyi görmeniz mümkündür.
Denktaş, yaşadığı çağı doğru okumuş, çağın ulus devletler çağı olduğunu iyi
kavramış, kendini iyi yetiştirmiş bir Atatürk milliyetçisi idi.
Dilinden Atatürkçülükle ilgili övücü cümleler hiç düşmezdi.
Halkını severdi.
Halkla diyalogu üst seviyede idi.
1
O, halkın egemenliğin asıl sahibi olduğunun bilinci ile her zaman için kapısını
halka açık tuttu, gerektiğinde halkını devreye koymasını çok iyi bildi.
Kıbrıs Türkünün bağımsızlık davası, O’nun var oluş sebebi, adeta yaşamının ta
kendisi idi.
Çok şey verdi bizlere, ve çok şey öğretti...
Kıbrıs Türk Halkı’nın 1950’li yıllardan 2005 yılına kadar uzanan yaklaşık 55
yıllık tarihinin her önemli noktasında Kurucu Cumhurbaşkanımızın yaşamsal kararları
ve katkıları vardır.
O, gayesine ulaşmış muzaffer bir dava adamıdır.
Bir zamanlar hayalini kurduğu Devlet kurma olayı verilen mücadele sayesinde
gerçekleşmiştir ve o Devlet yaşıyor.
Rahmetli Kurucu Cumhurbaşkanımız, üniversitelerimize, turizme, ekonomiye,
eğitime, gençliğe, çevreye, maneviyata önem vermemizi isterdi.
Egemenliğe, Devlet’e, Anavatan Türkiye’ye dört elle sarılmamızın altını ısrarla
çizerdi.
Bugün geldiğimiz nokta hiç de küçümsenecek bir nokta değildir ama daha ileri
gitmeliyiz.
Bunun için yapmamız gereken sahip olduğumuz değerleri yıpratmak, yok
saymak değil, tam tersine onlara sahip çıkarak çok çalışmak, birlik beraberliğimize
gereken önemi vermektir.
Rahmetli Kurucu Cumhurbaşkanımızla en uzun süre çalışan Başbakan ben
oldum.
Aramızda hep saygı ve sevgi vardı. Çoğu zaman hep birlikte hareket ettik,
zaman zaman da rakip olduk ama bir birimize karşı sevgimizi, saygımızı hiç
yitirmedik.
Sayın Denktaş bana sık sık şunu vurguluyordu;
“Devlete, egemenliğe, halka, sahip çık”
Ben bunu Cumhurbaşkanımızın Kıbrıs Türk Halkı’na ve bana en önemli
vasiyeti olarak değerlendiriyorum ve ona sesleniyorum:
Sözümde duruyorum; Duracağım.
Kıbrıs Türk Halkı’nı asla Devlet sahibi egemen bir halk noktasından geriye
düşürmeyecek, Türkiye’nin etkin ve fiili garantisinden asla taviz vermeyeceğim.
Bu asla antlaşmadan kaçmak değildir.
Kıbrıs’ta bir antlaşma olacaksa egemenliği iki halktan kaynaklandığı 11 Şubat
Ortak Açıklamasında da yer aldığı üzere esas alınmalıdır.
Biz görüşme masasındayız.
Rum komşularımız Kıbrıs’ta sadece kendi istediklerinin değil bizim de
istediklerimizin olduğunu, ortak noktalarda buluşmamız gerektiğini içlerine
sindirirlerse antlaşma sağlayabiliriz.
Ama hala Kıbrıs’ı kendi hakimiyetleri altına alabilecekleri hayalinde iseler
boşuna bizi oylamasınlar, gün gele kendilerine taviz verebileceğimiz, özgürlük
yolundan geri dönebileceğimiz hayali içinde olmasınlar.
Kıbrıs Türkü, Doktor Fazıl Küçük’lerin Denktaşların yolundan gitmeye devam
edecektir.
Değerli katılımcılar, ölümünün üçüncü yılında Denktaş’ın Kıbrıs Türk Halkı
için yaptığı hizmetler hala capcanlıdır.
2
En önemlisi Devletimiz yaşıyor, yüceliyor.
Onun, Kıbrıs Davamızın savunulmasında ortaya koyduğu temel görüşler ve
politikalar hala yolumuzu aydınlatıyor.
Ölümünün üçüncü yılında bir kez daha Rahmetli kurucu Cumhurbaşkanımıza
sesleniyor ve vurguluyorum:
Rahat uyu değerli Kurucu Cumhurbaşkanımız…
Kıbrıs Türk halkı, senin bize söylediğin gibi Atatürkçü çizgiden ayrılmadan,
Anavatan Türkiye ile el-ele gönül gönüle kurduğumuz devleti sonsuza kadar
yaşatacaktır.
Halkımız uyanıktır ve yaşanan bazı sıkıntılara rağmen devletinin
egemenliğininöneminin bilincindedir.
Barışçıyız ama özgürlüğümüzü teslim edecek teslimiyetçi bir anlayış içinde asla
değiliz.
Senin söylediklerini, yaptıklarını asla unutmayacağız…
Sen bizim için değerli bir hürriyet meşalesisin ve hep öyle kalacaksın….
Vatan ve Halkımız sana minnettardır...”
3
Download

Cumhurbaşkanı Konuşması - KKTC Cumhurbaşkanlığı