İŞ YERİNDE KREŞ OLSAYDI ALİ CAN ÖLMEYECEKTİ!
21 Nisan 2014
Antalya’nın Aksu ilçesi, Isparta Karayolu üzerindeki bir ambalaj firmasına ait
fabrikada çalışan anne ve baba, çocukları bırakacak bir yerleri olmadığı ya da özel
kreşlere para veremeyecekleri için Ayşe ile Ali Can’ı da iş yerine götürdü. Çocuklar
oyun oynarken, bir işçinin sayım yapmak için üzerine çıktığı tomrukların üstüne
devrilmesi sonucu Ali Can, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. 3 yaşındaki çocuğu
babası son anda kurtardı. Ancak, 6 yaşındaki Ali Can hayatını kaybetti.
Takdir-i İlahi Değil, Cinayet!
Eğer o iş yerinde kreş olsaydı, Ali Can yaşıtları ile birlikte oyun oynamaya
devam edecekti. Ne mahallesinde ne iş yerinde çocuklarını bırakabilecek bir kreş
olmadığı için çocuğunu kaybeden anne babanın yaşadığı bu durumu daha önce
yaşayanlar da olmuştu. 2009 yılında iş aramak için evden çıkan Necla K. başka
bırakacak bir yer olmadığı için 8 aylık ve 6 yaşındaki iki çocuğunu, 13 yaşındaki
çocuğuna emanet ederek evde bırakmış, çocuklardan birisi dışarıdayken çıkan
yangında 8 aylık bebek hayatını kaybetmişti. Bu ölümler kader ya da istisna değil,
devletin sorumluluğunu yerine getirmediği için meydana gelen cinayetlerdir!
Erken Çocukluk Bakım ve Eğitim Hizmetleri
2009’dan 2014’e ne değişti? Hâlâ kreş olan mahalle sayısı çok az. Hâlâ
yalnızca 150 üstü kadın çalıştıran iş yerlerinin kreş açma zorunluluğu var. Oysa,
Türkiye'de daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerin yaygın olduğu düşünüldüğünde
150 üstü kadın çalışanı olan işletme sayısının yok denecek kadar az olduğu aşikâr.
Var olanlar da yeterince denetlenmiyor. Devlet kurumlarında ise ödeneklerinin
kesildiği 2007 yılından itibaren 492 olan kreş sayısı 118’e düşmüş durumda. Ayrıca,
bu hizmetlerden yalnızca 3-6 yaş arası çocuklar yararlanabiliyor, 3 yaşın altındaki
çocuklar için ise devlet neredeyse hiç bakım hizmeti sunmuyor.
Diğer yandan, biz kadınlar, çocuk bakımının çalışma hayatı başta olmak üzere
toplumsal yaşamın her alanına katılımımızın önündeki en önemli engellerden biri
olduğunu senelerdir dile getiriyoruz. Yasa yapıcılar da bu gerçeğin farkında; ancak
kadınların önündeki bu engeli kaldırmak yerine esnek çalışma adı altında eğreti
çalışma biçimlerini sihirli bir formülmüş gibi öne sürüyor ve kadınları eve hapseden
politikaları uygulamaya geçirmeyi tercih ediyorlar. Oysa, Ali Can annesi çalışmak
zorunda olduğu ve hükümetin teşvik ettiği gibi evde ona bakmadığı için değil, devlet
kreş açma sorumluluğunu yerine getirmediği için ölmüştür!
Devlet eğitim, sağlık gibi sosyal hizmetleri özelleştirirken,
İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanmadığı işyerleri bu kadar yaygınken,
İş cinayetleri her gün artarken,
Hükümet kadınlara esnek çalışma alternatifleri oluşturarak zaten kadınların
sorumluluğunda görülen çocuk bakım yükünü yine kadınların üzerine yüklerken,
Ali Can'ın ölmesi hiç tesadüf değil!
Ücretsiz, 7/24 açık kreş istiyoruz!
Bir yılı aşkın süredir, Kreş Haktır Platformu olarak hazırladığımız videolarla,
broşürlerle, afişlerle “çocukların yaşadığı her yerde her çocuğa uygun kreş” diyoruz.
Kreşlerin kolay ulaşılabilir, ücretsiz, nitelikli ve özellikle vardiyalı çalışanların çocukları
için 24 saat açık olması; kaliteli ve ulaşılabilir bakım hizmetlerinin devlet tarafından
sunulması ve ayrıca erkekler tarafından paylaşılması; iş yerlerinde emzirme odası ve
çocuk bakım hizmeti verilmesi zorunluluğunun kadın çalışan sayısı üzerinden değil,
toplam çalışan sayısı üzerinden uygulanması; yerel yönetimlerin kreş açması için
yerel yönetimler yasasında gerekli değişikliklerin yapılması gerektiğini savunuyoruz..
Ve Kreş Haktır Platformu olarak diyoruz ki;
Artık Yeter!
İş yerlerimizde, mahallelerimizde, kentlerimizde, köylerimizde, yaşadığımız her
yerde kreşlerimizi istiyoruz!
Kreş Haktır Platformu
www.kreshaktir.org/
Download

iş yerinde kreş olsaydı ali can ölmeyecekti!