İÇİNDEKİLER
2-3
4-13
14-18
BRISBANE G20 KALKINMA GÜNCELLEMESİ: “Herkes
için büyüme”
G20 GIDA
BELGESİ
GÜVENLİĞİ
VE
BESLENME
ÇERÇEVE
GIDA
GÜVENLİĞİ
VE
BESLENMEYLE
İLGİLİ
EKONOMİK BÜYÜME VE İSTİHDAM YARATMA
FIRSATLARI
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 1
BRISBANE G20 KALKINMA GÜNCELLEMESİ: “Herkes için büyüme”
Ekonomik büyüme ve istihdamın sağlanmasında gelişmekte olan ve düşük gelirli ülkelerin
kritik rol oynadığı kabul edilmektedir.
Vergi, altyapı yatırımları, yolsuzlukla mücadele, enerji ve ticaret arasında bağlantı kurmaya
devam edileceği belirtilmektedir.
2013 Saint Petersburg Zirvesi’nde liderlerce kabul edilen beş öncelikli alana odaklanmaya
Avustralya Dönem Başkanlığı’nda da devam edilmektedir. Bu öncelikler;





Altyapı yatırımları
İç kaynakların mobilizasyonu
Finansal katılım ve işçi dövizleri
Gıda güvenliği
İnsan kaynaklarının geliştirilmesi
BM 2015 Sonrası Kalkınma Gündemi desteklenmektedir.
B20, C20, L20, T20, Y20 ve diğer uluslararası kuruluşlarla G20 Kalkınma gündeminin
belirlenmesinde ve ilerlemesinde işbirliği içerisinde çalışılacaktır.
Gıda Güvenliği ve Beslenme
G20’nin, gıda güvenliği ve beslenme ile ilgili iktisadi büyüme ve istihdam yaratılması
fırsatları üzerine OECD ve FAO tarafından hazırlanan, Gıda Güvenliği ve Beslenme
Çerçevesinde fikir birliğine varılan ve gelecekteki uzun vadeli G20 eylemleri için stratejik
yaklaşımlar sunan gözden geçirme raporu memnuniyetle karşılanmıştır. 2014’de, Avustralya,
AMIS, G20-OECD Tarımsal Verimliliğin Sürdürülebilir Artışı için Politika Analizi Çerçeve
Çalışması (şimdi 3 ülkede pilot çalışma yapılmaktadır) ve Tarım Konusunda Üst Düzey Bilim
İnsanları (MACS) G20 Toplantısı düzenlenmiştir.
Bulgular: Gözden geçirme belgesinin G20’nin gıda güvenliği ve beslenme ile ilgili mevcut
girişimlerin farkına varmasını ve bu girişimlerin daha da güçlendirilmesini önermesi
memnuniyetle karşılanmıştır. Çerçeve üzerinde mutabık kalınmakla beraber, G20’nin gıda
güvenliği ve beslenme çalışmalarının altyapı, istihdam, insan kaynaklarının geliştirilmesi,
finansal tabana yayılma ve ticarette, tarımda, vergilendirmede, enerjide ve kırsal kalkınmada
gıda güvenliğini ve beslenmeyi destekleyecek tutarlı politikalarının entegrasyonunun önemli
olduğunun farkındayız.
İleri Çalışma Programı
G20 Gıda Güvenliği ve Beslenme Çerçevesiyle uyumlu olmak üzere 2015 yılında, birbiriyle
ilişkili, çok yıllı öncelik hedefleriyle ilgili (gıda sistemlerinde sorumlu yatırımı, geliri ve
kaliteli istihdamı arttırmak ve gıda arzını genişletebilmek için verimliliği sürdürülebilir
şekilde arttırmak) yeni eylemler belirlenecektir. Ayrıca bu hedeflere yönelik eylemler, insan
beslenmesinin, kadınların, küçük işletmelerin ve gençlerin üzerinde olumlu etkiler
yaratacaktır.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 2
Devam eden eylemler:
Bu sene gıda güvenliğindeki gelişmeler 2015’teki stratejik yaklaşımın temelini
oluşturmaktadır. Gıda rezervleri ve insani gıda arzı üzerine Taahhüt 24 ve tarımsal risk
yönetimi üzerine Taahhüt 28 tamamlanmıştır ancak izlenmelerine devam edilecektir. Sorumlu
Tarımsal Yatırım Prensipleri üzerine Taahhüt 26 ve beslenmeyi iyileştirme üzerine Taahhüt
29 devam etmektedir ve Gıda Güvenliği ve Beslenme Çerçevesi kapsamında sonraki adımları
belirlenecektir. KÇG, 2015 yılında, Beslenme Bilgisi Güvenliği Platformunun
genişletilebilmesi için ilave uzman desteği sağlayacaktır ve AMIS’e ve MACS’a bağlılığını
sürdürecektir.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 3
G20 GIDA GÜVENLİĞİ VE BESLENME ÇERÇEVE BELGESİ
Giriş
Gıda ve beslenme güvenliğinin sağlanması kapsayıcı bir ekonomik büyüme ve kalkınma
yaklaşımı gerektirmektedir. G20 Liderleri 2013 Deklarasyonunda “küresel gıda sisteminin
güçlendirilmesi için ekonomik büyüme ve istihdam olanaklarının arttırılmasının
desteklenmesi kapsamında tarımsal verimlik, yatırımlar ve ticaretin önemi”ne vurgu
yapılmıştır. Liderler aynı zamanda “gıda güvenliği ve beslenmenin gündemin en önemli
önceliği” olduğunu kabul etmişlerdir.
İşbu G20 Gıda Güvenliği ve Beslenme Çerçeve Dokümanı (Çerçeve Dokumanı) uluslararası
kuruluşların daha evvelki çalışmalarına ve G20’nin geniş kapsamlı gündemine
dayanmaktadır. Liderlerin 2013 yılında talep etmiş olduğu ve FAO ve OECD’nin 2014
yılında diğer uluslararası kuruluşların desteği ile G20’ye sunduğu Gıda Güvenliği ve
Beslenme Kapsamında Ekonomik Büyüme ve İstihdam Yaratma Olanakları Değerlendirme
Belgesini göz önünde bulundurulmaktadır. Bahse konu değerlendirme Belgesi gıda güvenliği
ve beslenmenin G20’nin temel görev alanı içerisinde önemli bir yeri olduğu sonucuna
varmıştır. Raporda ekonomik büyüme, istihdam yaratma, gıda güvenliği ve beslenme
arasındaki bağ takip eden şekilde ifade edilmektedir:
G20’nin ekonomik büyümeyi destekleyen çabaları, küresel gıda güvenliği ve
beslenmenin sağlanmasına yönelik çabalarla örtüşmektedir. Dolayısıyla büyüme,
istihdam ve finans gündemi gıda güvenliği ve beslenme ile yakından alakalıdır…
Verimliliği arttıran yatırımlar ve küçük işletmelerin piyasalara entegrasyonu sadece
gıda güvenliğinin sağlanmasına katkıda bulunmakla ve fiyat dalgalanmalarına karşı
dayanıklılığı arttırmakla kalmamakta, aynı zamanda tarım sektöründe gelirleri arttırıp
istihdam olanaklarına katkıda bulunmakta ve kırsal sektörde katlayıcı etkileri
üzerinden yapısal dönüşüm çerçevesinde daha genel kapsamda büyüme ve kalkınma
için temel oluşturmaktadır.
Çerçeve dokumanı G20’nin gıda güvenliği ve beslenme konusunda gelecek eylemlerini
şekillendirecek uzun dönemli, entegre ve sürdürülebilir “gıda sistemleri” yaklaşımını
benimsemesi için temel teşkil etmektedir. Bahse konu dokuman gelecekteki avantajların
arttırılması ve krizlerin minimum düzeye indirilebilmesi için tarım sektörü içinde ve dışında
atılabilecek adımların gerekliliğine vurgu yapmaktadır. Dokuman, piyasaları, yatırım
kararlarını ve küresel gıda arzının sürdürülebilir olarak arttırılmasını etkileyebilecek politika
değişiklikleri için vakit gerektiğini kabul etmektedir. Çerçeve dokumanı aynı zamanda gıda
güvenliği ve beslenmenin gerek G20 ülkeleri gerekse düşük gelirli ülkeler için önemli etkileri
olan küresel bir husus olduğuna ve G20 ülkelerinde, düşük gelirli ülkelerde ve küresel
düzeyde eylem gerektirdiğine işaret etmektedir. Bu kapsamda Çerçeve 2015 sonrası
Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini destekleyebilecektir.
Özellikle, Çerçeve dokumanı gıda güvenliği ve beslenme konularındaki çalışmaları G20’nin
temel yetki alanları ve iş akışlarına entegre etmeyi hedefleyen ve G20’nin gıda güvenliği ve
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 4
beslenme çabalarına yön vermeyi amaçlayan 3 adet Öncelikli Hedef belirlemektedir.
Çerçeve dokumanı aynı zamanda bir uygulama süreci de içermektedir.
Sorun Tanımı
FAO’nun tahminlerine göre toplamda 842 milyon insan (küresel nüfusun % 12’si) günlük
temel besin ihtiyaçlarını karşılayamamakta olup, bu popülasyonun yaklaşık yarısı G20
ülkelerinde ikamet etmektedir (FAO, Dünyada Gıda Güvensizliğinin Mevcut Durumu, 2013).
2050 yılında 9 milyonu aşması beklenen ve sıklıkla değişkenlik gösteren tüketim
alışkanlıklarına sahip nüfusun gıda ihtiyacını karşılamak için gıda üretiminin %60 oranında
arttırılması gerekmektedir.
Gıda güvensizliği durumunun önemli sebepleri arasında yoksulluk, kırsalda az gelişmişlik,
işsizlik ve konut bazında yeterli gıdaya erişimi engelleyecek oranda gelir düzeyi yer
almaktadır. Dünyadaki yoksul nüfusun 4’te 1’inin gelişmekte olan ülkelerin kırsal
bölgelerinde yaşadıkları tahmin edilmektedir. Verimliliğin arttırılması, gelirlerin
iyileştirilmesi ve –kırsal kesimde çiftlik bazlı olmayan ekonomilerin yaratılması da dahil
olmak üzere- gelir kaynaklarının çeşitlendirilmesi yoksulluk, gıda ve beslenme zorlukları ile
mücadelede temel bileşenleri oluşturmaktadır. Aynı zamanda insanların 8’de 1’inin verimli
çalışabilmeleri için yeterli gıdaya erişememesinden ötürü küresel ekonomik büyüme de
olması gereken seviyede değildir. Yetersiz beslenme ve bahsi edilemeyen hastalıklar da
çocukların yetersiz beslenmesinin hayat boyu edinilen kazanımların %10’una mal olması
tahminiyle birlikte GSYH üzerinde eksilmelere ve bütçe kayıplarına sebep olmaktadır. G20
ülkeleri de dâhil olmak üzere gittikçe sayısı artan gelişmekte olan ülkelerde hem fazla hem de
yetersiz beslenmeden kaynaklanan ikili sorunlar görülmektedir. Gelişmekte olan ülkelerdeki
obezite oranları 1980 yılından bu yana neredeyse iki katına çıkmış olup, dünyadaki fazla
kilolu insan sayısı (yaklaşık 1.4 milyar erişkin, 500 milyonu obez) şimdiden dünyada yeterli
gıdaya erişimi olmayan insanların sayısını aşmıştır. Fazla kilolardan kaynaklanan sağlık
problemleri bireyler, aileler ve topluluklar üzerinde önemli ekonomik yükler yaratmaktadır.
2008 yılında sadece Avusturalya’da verimlilik kayıpları, sağlık sistemi giderleri ve bakıcı
giderleri de dâhil olmak üzere obezite kaynaklı giderler 58 Milyon ABD Doları’nı aşmıştır.
Obezitenin ülkelerin birçoğunda toplam sağlık harcamalarının %1 ila 3’ünü oluşturduğu
tahmin edilmektedir.
Fırsatlar
Değerlendirmede de özetlendiği üzere, küresel gıda güvenliği ve beslenmeyi geliştirmeye
yönelik çabalar G20’nin büyüme, istihdam ve finans gündemi ile yakından alakalı olup,
G20’nin kapsayıcı büyümeyi sağlamaya yönelik çabaları ile birbirini destekler niteliktedir.
G20 ülkeleri bir yandan girdileri azaltıp toprak ve su kaynakları üzerindeki baskıları
azaltırken bir yandan da sürdürülebilir olarak daha fazla gıda üretimine katkıda bulunacak
innovasyonların desteklenmesi konusunda dünyaya yardımcı olabilecek bir konumdadır.
Verimliliği arttırarak ve küçük ve orta ölçekli işletmeleri (aile işletmeleri ve küçük işletmeler
de dâhil olmak üzere) yerel, bölgesel ve küresel gıda değer zincirlerine dâhil ederek gıda
güvenliğinin sağlanması kolaylaştırılabilecek ve fiyat dalgalanmalarına karşı direnci
arttırabilecektir. Bu aynı zamanda tarım ve gıda sektörlerinde gelirlerin ve istihdam
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 5
olanaklarının artmasını sağlayabilecektir. Beslenmeye özen gösteren tarımsal büyüme
insanların verimliliğini arttırmak ve ekonomik büyümeyi sağlamak açısından benzeri olmayan
bir potansiyel barındırmaktadır.
G20 Katma Değeri
G20 ülkeleri küresel gıda sistemi içerisinde ana karakterlerdir. G20 ülkeleri dünyanın tahıl
üretiminin %80’ini gerçekleştirmekte olup, tarımsal ihracat konusunda da benzer bir orana
sahiptirler. G20’nin tarım, ticaret, enerji ve yatırım konularında iç politikaları küresel gıda
güvenliği ve beslenmeyi etkileyebilecek boyuttadır. G20 ülkelerinin kendi gıda güvenliklerini
sağlamaya yönelik olarak alacakları, verimlilik artırımı gibi, önlemler hem olumlu hem de
olumsuz yayılma etkileri yaratabilmektedir.
G20’nin uluslararası aktörler üzerinde koordinasyon ve toplantı alanında büyük avantajları
bulunmaktadır. Üye yelpazesi içerisinde bütün kıtalardan refah düzeyi yüksek ülkelerin
yanında yeni gelişen ekonomiler de bulunmaktadır ve ekonomik politikaları – ekonomik
büyüme, istihdam, finans, ticaret ve kalkınma – gıda güvenliği ve beslenme konularında geniş
bir perspektif kazandırmaktadır. Bu da farklı perspektiflerin analizlere kazandırılmasını,
politika diyaloglarını ve G20 eylem ve taahhütlerini beraberinde getirmektedir. Bu
kuvvetlerini kullanarak G20 küresel gıda güvenliği ve beslenme eylem ve tartışmalarına
farklılıklar kazandırabilecektir.
G20 uluslararası liderlik sağlayarak, uluslararası işbirliğini destekleyerek, G20 ötesinde
faydalar sağlayan girişimleri destekleyerek, bilgi ve deneyim paylaşımında bulunarak, G20
ekonomilerinde iç politikaları koordine ederek ve düşük gelirli ekonomiler de dâhil olmak
üzere bilgi ve deneyimleri üyesi olmayan ülkelere yayarak gıda güvenliği ve beslenme
çabalarına değer katabilecektir.
G20’nin gıda güvenliği kapsamındaki eylemlerinin etkileri şimdiden görülmektedir. 2008
yılının başlarında görülen gıda fiyatlarındaki kriz karşısında G20 kriz ve risk yönetimi
önlemleri olarak tasarlanmış birçok müdahale üzerinden liderlik kapasitesini sergilemiştir. Bu
müdahaleler arasında Tarım Piyasaları Bilgi Sistemi (AMIS)’nin kurulması ve AMIS’in Hızlı
Politika Geliştirme Platformu (RRF), Küresel Tarım ve Gıda Güvenliği Programı (GAFSP),
Küresel Tarımsal İzleme Girişimi (GEOGLAM), Tropik Tarım Platformu (TAP), Tarımsal
Risk Yönetimi Platformu (PARM) ve AgResults bulunmaktadır. AMIS gıda fiyatlarında
görülebilecek ve toplu eylem gerektirecek potansiyel krizler karşısında G20’yi
uyarabilmektedir. GAFSP gıda güvensizliği yaşayan yarım milyondan fazla insana ulaşmayı
başarmış olup, bazı alanlarda yararlanıcılar ürünlerini %200 oranında arttırmışlardır. G20 aynı
zamanda uluslararası kuruluşlardan gıda fiyat dalgalanmalarına karşı ve küçük aile
işletmelerinin verimliliklerinin arttırılması için politikalarının geliştirilmesine destek olmak
üzere geniş bir yelpazede analizler toparlamıştır.
Gıda ve Beslenme Güvenliği için G20’nin Öncelikli Hedefleri
Takip eden birbiri ile bağlantılı G20’nin 3 Öncelikli Hedefi Değerlendirme sonuçlarına
dayanmakta olup, G20’nin gıda güvenliği ve beslenmeyi destekleyici farklı çalışmalarını bir
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 6
araya getirmekte ve bunları G20’nin ekonomik büyüme ve istihdam yaratma odağı ile
bağdaştırmaktadır. Bunlar çıktı-odaklı olup uzun dönemlidir. Gıda güvenliği ve beslenmenin
özellikle G20’yi ilgilendiren ve aynı zamanda G20’nin birçok alanda çalışmaları ile alakalı,
öncelikli hedefleri ilgilendiren faktörleri bulunmaktadır. Öncelikli Hedefler kapsamındaki
eylemler tarım sektörünün hem içinde hem de dışında küresel gıda güvenliği ve beslenmenin
sağlanması için eş zamanlı olarak eylem almasını gerektiren faktörler bulunmaktadır.
Öncelikli Hedefler dâhilindeki eylemler uluslararası kuruluşlar, Dünya Gıda Güvenliği
Komitesi (CFS) ve diğer uluslararası ve bölgesel girişimler dâhil olmak üzere konu üzerine
çalışmaları olan diğer kuruluşların girişimlerini destekler nitelikte olması gerekmektedir.
Gıda güvenliği ve beslenme kapsamındaki belli G20 eylemlerinin yanında, G20’nin bu
konudaki uluslararası kuruluşların oluşturmuş olduğu çerçeveyi takip etmesi önemli bir
husustur. G20’nin katma değer sağlayabileceği alanlarda, eylemler ulusal ve bölgesel
öncelikleri ve Öncelikli Hedefleri destekleyen diğer girişimleri tamamlayıcı nitelikte
olmalıdır.
Çerçeve dokümanının temelini oluşturan gıda sistemleri yaklaşımı 3 hedef üzerinde iyi
yönetimi başarabilen sonuçların kritik önemini kabul etmektedir. Çerçeve aynı zamanda
insanları odağına alan bir yaklaşım benimsemektedir. Bu kapsamda, insanların beslenmesi,
kadınların, gençlerin ve küçük işletmelerin dâhil edilmesi 3 hedefin tamamında birbiri ile
kesişen unsurlardır: bu unsurlar üzerindeki etkiler FSN Çerçevesinin gözden geçirilmesi
sırasında değerlendirilecektir.
Öncelikli Hedef 1: Gıda Sistemlerinde Sorumlu Yatırımların Arttırılması
Etkili bir küresel gıda güvenliği ve beslenme özel sektör ortaklığında kapsayıcı ekonomik
büyüme ve kalkınma yaklaşımını gerektirmektedir. Dünyadaki gıdanın büyük bir bölümünü
üreten, işleyen ve dağıtan (aile işletmeleri, kooperatifler, küçük ve orta ölçekli gıda sistemi
girişimleri ve işletmeleri de dâhil olmak üzere) özel sektördür. Gelecekte artan gıda talebini
karşılayabilmek için özel sektör tarafından gerçekleştirilecek (tarım-gıda girişimlerinin
büyümesini sağlayacak kamu yatırımları ile desteklenen) daha büyük yatırımlara (FAO
tarafından gelişmekte olan ülkeler için yıllık 83 milyar ABD Doları olarak tahmin
edilmektedir) ihtiyaç duyulmaktadır. İşletmeler gıda ve alakalı servislerdeki talebi karşılamak
için yatırım yaptıkça istihdam olanakları artacak ve ekonomik ortam canlanacak olup, böylece
talep daha da artacaktır. Olanak sağlayıcı bir ortam gıda sistemi girişimlerinin gelişen talebe
yanıt vermelerini, yatırım yapmalarını, büyümelerini ve inovasyonlara katkıda bulunmalarını
sağlayacaktır. Tarımsal verimliliğin arttırılması ve gıda sistemi değer zincirlerinin
güçlendirilmesi için araştırma, inovasyon, altyapı ve insan kaynaklarına yatırımlar yapılması
gerekmektedir. Üretim, işleme, stoklama, ulaşım ve lojistik yatırımları piyasaların
genişlemesine katkıda bulunacak olup, ülkelerin mevcut durumda besleyici gıdaya sahip
olmayan bölgelerine gıda ulaştırmalarını sağlayarak ulusal beslenme politikalarına katkı
sağlayacaktır.
Gıda güvenliği ve beslenme yatırımlarının olumsuz sosyal ve çevresel yayılma etkilerinin en
aza indirgenerek yoksul insanların yararlanacağı hale getirilmesi için gıda ve tarım
sistemlerinde sorumlu yatırımların kolaylaştırılması önem arz etmektedir. Bu aynı zamanda
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 7
işletmelerin kamudan beklentilerini daha şeffaf hale getirerek yatırımların artmasını da
sağlayacaktır. Gıda değer zincirlerine yapılan sorumlu yatırımlar küçük ölçekli gıda sistemi
girişimlerinin (küçük ölçekli aile işletmeleri de dahil) ulusal, bölgesel ve küresel gıda değer
zincirlerine erişimini kolaylaştıracak ve çeşitli ve besleyici gıdaların arzını kolaylaştıracaktır.
Bundan dolayı, CFS’in Tarım ve Gıda Sistemlerinde Sorumlu Yatırım İlkeleri (RAI İlkeleri)
G20 için önem arz etmektedir.
Kapsayıcı finansal hizmetlere erişim (risk yönetimi de dahil) kadınlar, gençler ve küçük
işletmelerin gıda sistemi fırsatlarından yararlanmalarına olanak sağlayacaktır. Finansman ve
işçi dövizlerine erişim küçük ve orta ölçekli gıda sistemi girişimlerinin yatırım
toparlamalarına ve gıda değer zincirlerinin gelişmesine ve istihdam yaratılmasına katkı
sağlayan agro-endüstriyel girişimleri bir sonraki aşamaya taşımaya yardımcı olacaktır.
Tasarruflar, kredi, sigorta ve para transferi hizmetleri kırsal alanlarda hizmetlerin dengeli
sağlanmasına olanak vermek için erişilebilir hale getirilmelidir. Finansal sistemin
geliştirilmesinin yanında, yakın zamanda finansal olarak kapsayıcı teknolojik inovasyonlar ve
elektronik bankacılık hizmetleri çeşitli finansal hizmetler için fırsatlar doğurmakta ve gıda
sistemi girişimlerinin büyümesi için uzun dönemli finansman fırsatları sağlayabilmektedir.
Ülkelerin politika alanlarını gözden geçirmesine izin veren, DTÖ kurallarına ve
sorumluluklarına tabi, açık, şeffaf ve etkili gıda ve tarım ticareti, sürdürülebilir tarımsal
büyümeyi canlandırabilir ve bir ülkenin gıda arzını çeşitlendirip esneklik kazandırırken,
gıdanın maliyetini düşürüp, gıda fiyatlarındaki aşırı dalgalanmayı azaltabilmektedir. G20 hali
hazırda AMIS ile emtia piyasalarının şeffaflığına önemli bir katkıda bulunmuştur.
Etkin gıda piyasaları ve tarımsal yatırım, sorumlu yönetim için, güvenli arazi ve kaynak
kullanım hakkını, tahmin edilebilir uygulamaları ve kaynakların kullanımı ve transferini
gerektirmektedir. Özellikle, küçük toprak sahiplerini ve kadınların erişimini ve kullanımını
güvence altına alan, ekilebilir alanın, suyun ve doğal kaynakların iyi yönetişimi, sorumlu
yatırım seviyesini arttırmak için desteklenmelidir. “Arazi, Balıkçılık, Ormanların, Ulusal Gıda
Güvenliği Kapsamında Kullanımının Sorumlu Yönetişimi Üzerine Gönüllü Prensipler”
belgesi, işletme yatırımlarını desteklemek ve verimliliği arttırmak için önemli bir araçtır.
Olası eylemlere örnekler:

Gıda değer zincirleri için altyapı yatırımlarını kamu-özel sektör ortaklıklarıyla
desteklemek, GAFSP ve AgResults gibi G20 girişimleriyle, gelişmekte olan ülkelerde
kalkınma finansmanını arttırmak ve tarım piyasaları başarısızlıklarının üstesinden
gelmek,

RAI ilkeleri kapsamınca CFS müzakerelerini desteklemek, karara varıldığı zaman
nasıl uygulanacağını belirlemek ve Hızlı Politika Geliştirme Platformu ve AMIS’i
desteklemeye devam etmek,

Kırsal bölgelere gönderilen işçi dövizlerinin değerini arttırmak ve maliyetini düşürmek
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 8
Öncelikli Hedef 2: Gıda sistemlerinde gelirlerin ve nitelikli istihdamın arttırılması
Tarımsal değişimin önemli bir kısmı emek piyasasının değişken doğasıdır. Gıda değer
zincirlerine yatırım ve emek piyasası politikalarının kalkınması, gıda sistemlerindeki gelirleri
arttırabilir ve kaliteli istihdam sağlayabilir. Ayrıca kırsal bölgelerde iktisadi büyümeyi ve
istihdamı canlandırabilir. Bu sürecin önemli bir kısmı, proaktif insan kaynakları geliştirme
programı geliştirmektir, özellikle mesleki eğitimle küçük işletmelere, gençlere, üretici
kuruluşlarına ve kadınlara gelişen gıda sistemlerine dâhil olmaları için gereken yetkinlikleri
kazandıracak ve kendi gıda güvenliği ve beslenme ihtiyaçları için yeterli geliri kazanmaları
sağlanacaktır.
Küçük işletmelerin ve aile işletmelerinin piyasa yönelimini modernize etmek ve
performanslarını iyileştirmek, özellikle kırsal alanlarda, gelirlerin artmasına olanak verecek ve
işletme içi ve dışı ekonomisi ve istihdam fırsatlarının artmasını sağlayacaktır. Bu
modernizasyon, teknik tavsiye, arttırılmış piyasa erişimi, kapsayıcı finans hizmetleri (risk
yönetimi dâhil olmak üzere), altyapı tedarikiyle kırsal ve şehir bölgelerinin birbirine
bağlanması ve insan kaynaklarının geliştirilmesi aracılığıyla sağlanabilecektir.
Uyumlu istihdam politikalarıyla beraber bu iyileştirmeler, özellikle kadın çiftçiler için,
kayıtdışı ekonomiden kayıtlı ekonomiye geçişi sağlayabilir ve işçilerin gıda üretim
sistemlerindeki hizmetlere erişim sağlamasını ve düzgün bir gelir elde etmesini mümkün
kılabilecektir.
Büyüme geriliğinin ve obezite oranlarının düşmesiyle kanıtlanan daha iyi beslenme,
nüfusların iş güçlerinde tam potansiyellerine erişmeleri için ve gıda sistemleri girişimlerinin
verimliliğinin en iyi hale gelebilmesi için gereklidir. İnsan kaynakları yatırımına, yoksulların
yaşam alanı ve üretim kapasitelerine odaklanan etkin sosyal koruma politikaları ve
programları, gıda güvenliği ve beslenme direnci oluşturabilecek ve çalışabilen nüfusunu emek
piyasası ile daha bağlantılı kılabilecektir. Böylece istihdam mümkün olduğunda, işe girmeleri
sağlanabilecektir.
Kapsayıcı bir sosyal koruma tabanı, beslenmelerini iyileştirmelerine yardımcı olarak,
eğitimlerine yatırım yaparak üretken değerleri koruyarak ve riskleri azaltarak, gıda
güvensizliği veya yetersiz beslenme durumlarıyla karşı karşıya kalan hane halkının üretim
kapasitesini olumlu yönde etkileyecektir. Yerel gıda krizleri esnasında sosyal koruma
politikaları mevcut değilse, etkin insani müdahaleler, beslenme değerlerinin kaybolmamasını
sağlamak için gereklidir.
G20 bu modernizasyon süreci için hali hazırda çeşitli eylemleri desteklemektedir; örneğin
İstihdam üzerine Görev Gücü G20 üyelerinin istihdam piyasası programları ile zorlukları,
sosyal korumayı, yetenek gelişimini hedefleyen eylem planları koordine edilmektedir. Alınan
bazı önlemler, kırsal bölgelerde kayıtlı çalışmayan kadınların iş gücüne katılımını arttırarak
gıda güvenliği ve beslenmeye olumlu katkı sağlamayı hedeflemektedir. Finansal Tabana
Yayılma Küresel Ortaklığı (GPFI) ve yetenekler için uluslararası veri tabanı göstergeleri gibi
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 9
insan kaynakları gelişimi üzerine eylemler kapsayıcı iktisadi büyümeye ve tarımsal
modernizasyon sürecinde istihdam yaratılmasına katkıda bulunmaktadır.
Olası eylemlere örnekler:

Kırsal ve tarımsal modernizasyonu ve yetersiz beslenme kapsamında işgücü
piyasasının planlanması ve programlarına yönelik tecrübelerin G20 içerisinde ve
düşük gelirli ülkelerde paylaşılması,

Kadın ve genç çiftçiler ile küçük aile işletmelerinin katılımını arttıracak insan
kaynaklarının geliştirilmesinin desteklenmesi,

Gıda ve beslenme güvensizliğinden etkilenecek, şoklara karşı kırılgan olan gruplar
için sosyal koruma tabanının kabul edilmesi ve risk yönetimi hizmetlerine ulaşılması,
düşük gelirli ülkelerle birlikte G20 ülkeleri arasında politika ve programlama
deneyimlerinin paylaşılması.
Öncelikli Hedef 3: Gıda arzının genişletilmesi için verimliliğin sürdürülebilir biçimde
arttırılması
G20 ve düşük gelirli ülkelerde, tarımsal üretimin, gıda zincirinde işleme ve dağıtımın
etkinliğini ve dayanıklılığını sağlayabilmek için birçok fırsat bulunmaktadır. Gelecekteki
talepleri karşılayabilecek sürdürülebilir gıda sistemlerine erişim, girdilerin daha etkin
kullanımını sağlayacak ve gıda kaybı ve israfını engelleyici, önemli seviyelerdeki araştırma,
kalkınma, inovasyon ve teknoloji transferleri gerektirmektedir.
Özel gıda girişimi araştırmaları, kalkınma ve inovasyon ile bağlantılı küresel kamu malları
araştırmalarına yapılması gereken yatırımlar inovasyon zorluklarının üstesinden gelmeyi
sağlayacak ve gıda sistemlerinin dayanıklılığını arttıracaktır. Küçük ölçekli aile işletmeleri
küresel gıda sistemlerine önemli katkılar sağlamaktadırlar, bu yüzden araştırma ve geliştirme
çalışmalarının küçük işletmeleri tamamen kapsadığından ve pratikte uygulanabilir
olduğundan emin olunması gerekmektedir. Küresel kamu malları araştırmaları ve inovasyon
yatırımları özellikle küçük ölçekli tarımın piyasa erişimi ve verimliliği üzerine
odaklanmaktadır, böylece yüksek seviyede ticarileşmelerine ve katma değer ilavesi ile
verimliliğin, gelirin ve istihdam imkânlarının kırsal bölgelerde artmasını hedeflemektedir.
G20 ülkeleri dünyanın tarımsal araştırmaya, kalkınmaya ve innovasyona en fazla yatırım
yapan (ulusal kamu araştırma enstitüleri, üniversiteler, özel kuruluşlar ve CGIAR sistemine
verdikleri katkılar açısından) yatırımcılarındandır ve ulusal olarak destek vermekte ve
deneyimlerini paylaşmaktadırlar. İlaveten, bitkilerin, hayvanların ve mikro-organizmaların
biyoçeşitliliğinin korunmasını güvence altına alacak araştırmalarını, geliştirmelerini ve
inovasyonları hızlandırabilecek ve küresel gıda sistemlerini daha dayanıklı, sürdürülebilir ve
verimli hale getirebilecek önlemleri almaktadırlar.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 10
G20 ülkeleri ayrıca çok sektörlü ulusal politika girişimleriyle yetersiz ve fazla beslenmeyi
hedefleyen çalışmaları da geliştirmektedirler. Küresel gıda sistemi, G20 ülkelerinin
sürdürülebilir tarımsal verimlilik iyileştirmeleri ve beslenme politika girişimleri üzerine elde
ettikleri deneyimleri kendileriyle ve düşük gelirli ülkelerle paylaşılmasından
faydalanabilecektir.
Üretim ve kaynak kullanımı etkinliği, yeni iş imkânları, yüksek gelir ve sürdürülebilir
ekosistemler ile tüketicilere ve şirketlere fayda sağlayabilecektir. Geniş kapsamlı iktisadi
politikalar, tarımsal çıktılarda, altyapı, rekabet ve iş gücü piyasalarında olduğu gibi ana
artışlar sağlayabilir. Daha iyi kırsal altyapı (ulaşım, sulama, elektrik ve iletişim) ve kırsalşehir bağlantısı, tarımda, gıda işlemesinde ve gıda ulaşımı sektörlerinde sürdürülebilir
verimliliği destekleyebilmek için gereklidir. Artan verimlilik, altyapı yatırımlarıyla, insan
kaynakları gelişimiyle, finansmana ve piyasalara erişimiyle ve işe imkân sağlayan ortamlarla
desteklenmektedir. Özel şirketler tarafından alınan kararlar (küçük ve orta ölçekli gıda
sistemleri girişimleri, aile işletmeleri, kooperatifler ve kuruluşlar) tarımsal verimliliğin
arttırılmasında ana rolü oynamaktadırlar ve hükümetler de DTÖ kuralları ve sorumlulukları
çerçevesinde, kurumsal çevreyi canlı tutacak ve büyümeyi mümkün kılacak, inovasyonu
ödüllendirecek önemli rollere sahiptirler.
Olası eylemlere örnekler:

G20 Tarımsal Üst Düzey Bilim İnsanları toplantılarının devamlılığının sağlanması ve
küresel tarımsal verimliliği arttıracak araştırma, geliştirme ve inovasyonda uluslararası
işbirliğinin desteklenmesi,

OECD Tarımsal Verimlilik Çerçevesinin desteklenmesi ve çevresel sürdürülebilirliği
de göz önünde bulundurarak kalkınmakta olan ülkelerin ihtiyaçlarına yanıt verilmesi,

Bitkisel ürünler ve gıda türlerinin doğal değerlerinin ve dayanaklıklarının arttırılması
için biyoçeşitliliğin korunması ve sürdürülebilir şekilde kullanılması.
G20 Gıda Güvenliği Ve Beslenme Çerçeve Belgesinin Uygulanması
G20’nin gıda güvenliği ve beslenme konularının tüm alanlarında hareket etmesinin mümkün
olmadığı göz önünde bulundurularak, G20 Kalkınma Çalışma Grubu aşağıdaki 6 filtreye göre
eylemlerini seçecek ve bir eylemin ilerleyebilmesi için hepsinin yerine getirildiğinden emin
olunacaktır:
1. Taahhüt, 2010 yılında Seul’de kabul edilen G20 kalkınma ilkeleri ile uyumlu mudur?
2. Taahhüt, G20 görev ve hedeflerini ilerletmekte midir?
3. Taahhüt, G20’nin karşılaştırmalı avantajını ortaya koymakta mıdır? Bir başka deyişle,
aşağıda yer alan eylemlerden birini ya da birkaçını içermekte midir?
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 11
a. Küresel kamu mallarının oluşturulmasında G20 liderliğinin ve politik desteğin
sağlanması,
b. Ayrı ayrı veya birlikte, G20 ülkeleri tarafından iç ve dış politika uyumunun
teşvik edilmesi,
c. Uluslararası örgütler ile daha etkin işbirliğinin teşvik edilmesi,
d. Güney-Güney ve üçlü işbirliği yoluyla olmak üzere, üye olmayan ülkelere bilgi
ve uygulamanın ulaştırılması.
4. Bu konuyu G20’den daha iyi ele alacak ve/veya önerilen eylemi üstlenecek başka
kuruluşlar veya forumlar mevcut mudur?
5. Bu taahhüdün G20 üyesi olmayan ülkeler için gıda güvenliği ve beslenme faydalarını
kısıtlayacak herhangi bir durum söz konusu mudur?
6. Taahhüttün ne zaman tamamlanacağı ve başkaları tarafından istense bile
tamamlanmasını neyin sağlayacağı açık mıdır?
Uygulama, Güncelleme ve İzleme
Entegre ve sürdürülebilir bir "gıda sistemleri" yaklaşımı için, Kalkınma Çalışma Grubu
(KÇG) ilgili diğer G20 iş alanları ile uyum ve koordinasyonu geliştirmek için pratik yollar
geliştirecektir. Hesap verilebilirlik ve Çerçevenin ilgisini sürdürebilmek için KÇG,
uygulanmasından ve Şerpalara rapor verilmesinden sorumlu olacaktır. KÇG’nın
sorumlulukları:

Çok yıllı eylem planında kabul edilen uygulamaların devamlılığını ve takibini
sağlamak,

G20 iş alanları içerisine entegre olmuş gıda güvenliği ve beslenme için somut ve
ölçülebilir katkılar sunulması için her bir dönem başkanlığını ve uluslararası
kuruluşların çalışmalarını tamamlanmasını desteklemek,

Gerekli olduğunda, küresel gıda sisteminde fırsatların ve risklerin raporlanması
amacıyla uluslararası kuruluşları görevlendirmek,

Yıl içerisindeki faaliyetlere ilişkin Şerpaları bilgilendirmek amacıyla Çerçeve
belgesinde yıllık güncellemeler yapmak,

Uygun görüldüğü şekilde, gıda güvenliği ve beslenmeyi G20’nin diğer iş alanlarına
entegre etmek için toplantılar düzenlemek,

Geniş KÇG hesap verilebilirlik süreci ile tutarlı olarak, Çerçevenin ilerlemesini,
küresel gıda güvenliği ve beslenme üzerine G20 eylemlerini ve kapsamdaki
değişiklikleri periyodik olarak gözden geçirmek,
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 12

Diğer G20 çalışma gruplarıyla toplantı ayarlayarak gıda güvenliği ve beslenmeyi
uygun şekilde entegre etmek.
G20 başkanlığı bu Çerçevenin öncelikli hedeflerinde ve yeni eylemler teklif edilmesinde
önemli bir rol oynamaktadır.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 13
GIDA GÜVENLİĞİ VE BESLENMEYLE İLGİLİ EKONOMİK BÜYÜME VE
İSTİHDAM YARATMA FIRSATLARI
G20 içerisinde gıda güvenliği konusu Kalkınma Çalışma Grubu (KÇG) bünyesinde ele
alınmaktadır.
Gıda güvenliği küresel bir sorundur. Yaklaşık 850 milyon insan (küresel nüfusun %12’si)
yetersiz beslenmektedir. Her yıl 7 milyona yakın çocuk 5. yaş gününe ulaşamadan hayatını
kaybetmektedir ki bu ölümlerin yaklaşık yarısı yetersiz beslenmeden kaynaklanmaktadır.
Gelişmekte olan ülkelerde beş yaşın altındaki çocukların 3’te biri (160 milyon çocuk) kronik
yeterli beslenememekten ötürü yeterli gelişemezlerken, 99 milyon çocuk olması gereken
ağırlığın altındadır.
Yetersiz beslenme ekonomik açıdan da sıkıntı doğurmaktadır. Afrika ve Asya’da çocukların
yetersiz beslenmelerinin giderilmesiyle GSYİH’ları %10’dan fazla artabilir.
Mikro besin ögeleri yetersizliği ya da “gizli açlık” yaklaşık 2 milyar insanı (Dünya nüfusunun
% 30’u) etkilemektedir. Yetersiz beslenme ile birlikte mikro besin yetersizliğinin ekonomik
gideri hesaplandığında küresel GSYİ’nin % 2 ila 3’üne denk gelmektedir ki bu da yıllık 1.4
ila 2.1 trilyon ABD Doları’na tekabül etmektedir.
Küresel düzeyde, G20 ülkeleri gıda ve tarımsal ürünlerin üretim ve ticaretinin %80’inden
fazlasını oluşturmakta olup denizaşırı hibelerin ve kalkınma yardımlarının büyük kısmını
gerçekleştirmektedir. Dört G20 ülkesi dünyadaki açlığın yaklaşık yarıdan fazlasını
oluşturmaktadır. Gıda güvenliği 2010 Seul Zirvesi’nde G20 Çokyıllı Eylem Planı’ndaki
dokuz sütundan birisidir. G20 bilhassa Gıda Fiyat Dalgalanmalarına İlişkin Eylem Planı ve
AMIS’in kurulmasıyla bu yönde önemli bir yol kat etmiştir.
Mevcut durumdaki yüksek ve dalgalı gıda fiyat dalgalanmalarının sonucu olarak yüksek
düzeyde açlık ve yeterli beslenmemeyle birlikte, küresel gıda güvenliği temel olarak uzun
dönemli bir konudur. Gıda güvensizliğinin temel sebebi yoksulluk ve düşük gelir düzeyidir.
2050 yılına kadar tarımsal verimliliği ve gıda mevcudiyetini arttırarak tarımsal üretimi %60
oranında arttıracak önlemler, üretici ve tüketicilerin reel gelirlerinin yükselmesine de fayda
sağlayacaktır.
G20 Neden Gıda Güvenliğine Değinmektedir?



Sürdürülebilir ve dengeli ekonomik büyüme ve üretken istihdam için temel
koşullardan birisi gıda güvenliği ve yeterli beslenmenin sağlanmasıdır. Açlık ve yeterli
beslenememe küresel büyümeyi etkileyen bileşenlerdendir.
Dünya’da yaşanan açlığın yaklaşık %50’si G20 ülkelerinde yaşanmaktadır ve bütün
uluslar şiddetli gıda fiyat dalgalanmalarının etkilerine karşı kırılgandır. G20 ülkeleri
aynı zamanda küresel gıda üretiminin ve tüketiminin ve küresel gıda ticaretinin önemli
bir kısmını temsil etmektedir.
2050 yılında gerekli gıda talebinin karşılanması için küresel gıda arzının %60 oranında
arttırılması gerekirken, gelişmekte olan ülkelerin üretimlerini neredeyse %100
oranında arttırmaları gerekmektedir.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 14
G20 ülkelerinde gıda güvensizliğinin devam etmesinin sebebi;




Kırsal altyapıya yönelik yeterli/etkili yatırımların yapılmaması
Gerek kırsal gerek kentsel düzeyde işsizliğin fazla olması
Küçük işletmelerin gıda değer zincirine katılımlarının fazla olmaması
Tarımsal bölgelerde mali hizmetlere ve sosyal korumaya ulaşımın zayıf olması
Gıda güvenliği, G20’nin de her zaman üzerinde durduğu temel küresel ekonomik sorunlardan
birisidir. G20 gıda güvenliği ve beslenmeye yönelik faaliyetlerde bulunmaya devam
edecektir. Bu faaliyetler arasında;







Tarım, ticaret, kalkınma, finans ve enerji alanlarında siyasal liderlik ve küresel politika
tutarlılığı oluşturma,
G20 ülkeleri içerisinde küresel gıda güvensizliğini önemli ölçüde azaltma ve G20
üyesi olmayan ülkelere de fayda yayma,
EAGÜ’lerde tarım, arazi, gıda yardımı ve teknik destek konularında dış doğrudan
yatırım ve resmi kalkınma yardımları bakımından baş sağlayıcılardan olma,
Küresel kamu hizmetlerinin oluşturulması için kaynakları mobilize etme,
Mevcut küresel girişimlerin desteklenmesi için siyasi etki kullanma,
Bilgi ve tecrübe paylaşımı için forum oluşturma ve
Uluslararası gıda sisteminin esnekliğini kuvvetlendirme bulunmaktadır.
Gıda güvenliğinin sağlanarak büyüme ve istihdamın geliştirilmesi için G20 gündeminde yer
alan öneriler; yatırım ve altyapı, finansal tabana yayılma, istihdam, piyasalara ulaşımın
geliştirilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi ve bölgesel ve kırsal alanlarda teknolojik
inovasyon başlıklarıyla incelenmektedir.
Taslak Öneriler (Gıda güvenliğine yönelik olarak G20’nin gelecekteki önerileri)



Büyümenin desteklenmesi ve istihdamın yaratılması için diğer G20 faaliyetlerinde yer
alan KÇG gıda güvenliği çalışmalarının üzerinde durulması ve gıda güvenliği için
uzun vadeli bir stratejik yaklaşımın benimsenmesi
Tarımsal araştırma, kalkınma, inovasyon ve teknoloji kullanımı konularında küresel
uzmanlar ve G20 arasında işbirliğinin sağlanarak G20 üye ülkelerinde ve EAGÜ’lerde
küresel kamu mallarının tedarikinin güçlendirilmesi. Bu durum Tarımsal Piyasa Bilgi
Sistemi gibi başarılı G20 faaliyetlerinin geliştirilmesini de içermektedir.
Mevcut faaliyetleri tekrarlamadan, gıda güvenliği ve beslenmeyi maddi açıdan
geliştirecek sadece G20 bünyesinde yer almayan daha geniş faaliyetlere siyasi destek
oluşturmak
KÇG, gıda güvenliği üzerine çalışmalarını sürdürürken, altyapı, iç kaynakların mobilizasyonu
ve mali katkı üzerine de odaklanmaktadır. Bu alanlarda yapılacak faaliyetler küresel
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 15
ekonomik büyüme ve istihdama da katkı sağlayacaktır. Dahası, bu çalışmalar büyüme ve gıda
güvenliği arasındaki iki yönlü nedenselliği de güçlendirecek en etkili yoldur.
Politika ve yatırımlar için temel gereksinim kırsal ve kentsel alanlarda dengenin
sağlanmasıdır. Hâlihazırda kırsal ekonomi ihmal edilmektedir ve doğal sinerjilerden
faydalanacak potansiyeller gerçekleştirilmemektedir.
St. Petersburg Kalkınma Görünüm Raporu, KÇG’nin gıda güvenliği ve beslenmeyle ilişkili
büyüme ve istihdam yaratılması için fırsatları gözden geçirmesi gerekmektedir.
Gıda güvenliği ve beslenme ile ekonomik büyüme arasındaki bağlantı iki yönlü ve pozitiftir
ancak karışıktır. Bulgular, gıda güvenliğinin arttırılması için büyümenin gerekli ancak yeterli
koşullarda olmadığını göstermektedir. Büyüme, adil ve kapsamlı olmayı, yoksullar için
istihdam ve gelirlerinde artış fırsatı sağlamayı gerektirmektedir. Tarım sektörü ve kırsal
ekonomideki büyüme, geniş ölçüde fakirliğin azaltılması ve gıda güvenliği üzerinde orantısız
pozitif etki sahibi olmalıdır.
LIC (Low Income Countries)’de yoksullukla mücadele de tarım sektöründeki büyüme diğer
sektörlerdeki büyümeye göre üç kat daha etkilidir.
LIC’de tarım GDP’nin %28’ini, LMIC (Low and Midle Income Countries)’de %17’sini
oluşturmaktadır ve istihdamın büyük kısmını tarım sektörü sağlamaktadır. Çiftlik gelirlerinin
arttırılmasıyla birlikte tarımsal verimliliğin arttırılmasına yönelik büyük bir eğilim vardır.
Gelişmekte olan ülkelerde toplam kırsal gelirin yaklaşık %40 ila %60’ı, küçük işletmeler
tarafından karşılanmaktadır (hem çiftlik hem de faaliyetlerle). Küçük işletmelerin
faaliyetlerinin geliştirilmesi için zayıf altyapının geliştirilmesi, kredi piyasalarının
oluşturulması ve azgelişmiş beşeri sermayenin geliştirilmesi gerekmektedir. Son 50 yılda
birçok ülkede yapılan araştırmalar, tarımsal ARGE, eğitim ve kırsal altyapıya yapılan kamu
yatırımlarının girdi desteği verilmesinden daha faydalı olduğunu göstermektedir. Fakir
işletmelerin karşılaştığı sorunlar; tasarrufların olmaması, krediye ulaşım ve risklere karşı
sigorta sisteminin bulunmamasıdır.
Kırsal finansal piyasaların gelişimi yasal, düzenleyici hukuk sistemini, taşımacılık ve
telekomünikasyon altyapılarının geliştirilmesini ve çiftçi organizasyonlarının desteklenmesini
gerektirmektedir.
Bilhassa altyapının geliştirilmesinde kamu yatırımlarının iyi düzenlenmiş olması, özel sektörü
de teşvik etmekte ve daha fazla iş imkanı sağlamaktadır.
Kırsal kalkınma ve kentsel bölgelerle iletişim daha fazla sağlanarak kırsal-kentsel gelir
eşitsizliği azaltılabilir.
Bilhassa Afrika’dakiler olmak üzere çoğu LIC’de imalat sektörü gelişmemiştir ve genç nüfus
için tarım dışı sektörlerde fazla iş imkânı bulunmamaktadır. Tarım-gıda değer zincirinin ve
ilgili sektörlerin geliştirilerek yeni iş imkânları sağlanabilir ve hem gıda güvenliği hem de
yoksullukla mücadele edilebilir.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 16
Küresel gıda piyasalarına entegrasyonu halen zor olan ülkelerde bölgesel ve sınır ötesi ticaret
yapılması gıda güvenliğini arttırabilir. Bölge içi ticarette yollar gibi fiziki altyapının olmaması
engelleyici hükümet müdahaleleri gibi kısıtlar bulunmaktadır. Afrika’da toplam pazarlama
maliyetinin yaklaşık %50-60’ın ulaştırma maliyetleri oluşturmaktadır. İhracat yasakları,
gereksiz izin ve lisanslar, yüksek maliyetli evrak gereksinimleri ve tutarsız standartlar
ulaştırma maliyetlerini arttırmakta ve özel tacirleri sektörün dışına itmektedir. 2014 yılında
Bali’de kabul edilen DTÖ Anlaşması’na göre, ticarette ulaştırma maliyetlerinin azaltılması
yoluyla değer zincirinin işleyişi için teşviklerin arttırılması sağlanmalıdır.
G20 Seul’de yapılan görüşmeler sonucunda gıda güvenliği konusunu da gündemine eklemiş
ve BM kuruluşlarından FAO, IFAD, WFP, uluslararası kuruluşlardan IFPRI ve CFS ile
birlikte çalışarak konu üzerine yoğunlaşmıştır.
Uluslararası gıda güvenliği yapılarının farklı yönleri arasındaki farklılıkları gidermek adına
G20; Tarımsal Piyasa Bilgi Sistemi (AMIS), Tropikal Tarım Platformu (TAP), Tarımsal Risk
Yönetimi Platformu (PARM), AgResults ve Tarım Konusunda Üst Düzey Bilim İnsanları
(MACS) platformlarıyla çalışmalarını sürdürmektedir.
DTÖ müzakereleri de çok taraflı ticaret sistemini güçlendirmede ve tarımsal reform sürecini
derinleştirmede önemli fırsatlar sunmaktadır. Böylece ülkeler, dünya tarımsal piyasalarındaki
kısıtlamaları ve bozucu önlemleri düzeltme ve önleme şansı elde edebilecektir. Bali
görüşmelerinin başarılı şekilde sonuçlanması da gıda güvenliği hedeflerine olumlu katkıda
bulunacaktır.
G20 KÇG’nin yaklaşımı genel olarak toparlanacak olursa;

KÇG geçmişte gıda güvenliği konusunu daha dar anlamda incelemiş olup gıda
güvenliğini gündemine yaygınlaştırarak dâhil etmiştir. Gıda güvenliğinin birlikte
incelenmesi gereken öncelikli konular; altyapı yatırımları, insan kaynaklarının
geliştirilmesi, istihdam, finansal tabana yayılma ve ticarettir.

Tarımsal büyüme ile gıda güvenliğine önemli katkı sağlanacağının farkında olarak
büyüme stratejileri geliştirilmeli ve kırsal alanlarda daha geniş iştiham olanakları
yaratılmalıdır.

Sosyal korumayı ihmal etmeden, gıda güvenliğini büyüme gündemi ile ilişkili şekilde
yürüterek orta vadede tarımsal büyümeyi sağlayacak faaliyetler belirlenmelidir.

Gelişmekte olan ve düşük gelir grubunda olan ülkelerin kırsal bölgelerinde, tarımsal
verimlilik ekonomik büyüme ve düzgün yeni iş alanları oluşturmayı sekteye
uğratmaktadır. G20 tarım uzmanlarının bir araya getirilerek gıda güvenliğine yönelik
olarak KÇG’nin daha etkin çalışması sağlanmalıdır.

MACS’ın etkinliği, GFAR (Global Froum on Agricultural Research) ve GCARD
(Global Conference on Agricultural Research for Development) ile yakın işbirliği
içine girerek arttırılabilir.
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 17

G20, gıda piyasalarında şeffaflığı ve tarım piyasalarındaki koşullara göre daha
koordineli politika tepkilerinin verilmesini sağlayan AMIS ve RRF’a verdiği desteği
sürdürmelidir.
Gıda & Beslenme Güvenliği
(mevcudiyet, ulaşım, uygulama, istikrar)
Gıda
Kullanımı
Beslenme
Müdahaleleri
Gıda Satın Alabilme
Gücü
Gıda
Mevcudiyeti
& Kullanımı
Gıda
Mevcudiyeti
İnsan Üretkenliği
Güvenliği ve İstikrarı
Büyüme, İş ve
Direnç
Tarım ve Gıda Sektörü
Büyümesi ve Verimliliği
Gıda Satın
Alabilme
Gücü
Sosyal
Koruma
Gıda Satın
Alabilme
Gücü
Kırsal Kadınlar, Erkekler ve
Gençler İçin Kapsayıcı Büyüme
& İş İmkanları
Küçük Ölçekli Tarım/Tarımsal
İşletmeleri Dönüştürmek
Sürdürülebilir Verimliliğin İyileştirilmesi
(sürdürülebilir üretim, girdi verimliliği, kayıpların azaltılması, iklim direnci, sürdürülebilir beslenme
tarzı)
Potansiyel
G20
Eylemleri
için
Alanlar
Yenilikçilik
Araştırması &
Yayım
Altyapı
Finans &
Sorumlu
Yatırım
İnsan
Kaynakları
Piyasalar &
Ticaret
Kaynak
Kullanım
Hakkı
İmkan Sağlayan Politikalar, Düzenlemeler & Kuruluşlar
G20
Odağı
Uluslararası Liderlik &
Koordinasyon
Ulusal Politika Reformu
Küresel Kamu Malları
Riskleri ve Fırsatları Anlamak – Öngörü ve Senaryo Analizi
ABDGM-Uluslararası Kuruluşlar Daire Başkanlığı
Sayfa 18
Download

2014 Yılı G-20 Avustralya Dönem Başkanlığında Yayınlanan