Alevi cem evleri:
Türkiye ve Din veya İnanç
Özgürlüğü
Toplumsal tartışmaya katkı
No. 3-2014
Demokratikleşme Yolunda Önemli bir Dönüm Noktası- Cem evlerinin İbadet Yeri
Statüsü
Cem evlerinin ibadet yeri olarak tanınmaması, din veya inanç özgürlüğü
hakkına ve Türkiye’nin en büyük din veya inanç azınlığını oluşturan Alevi
toplumunun kimliğine ciddi bir müdahale olarak devam etmektedir. İbadet
yeri kurma hakkı, Türkiye’nin de korumakla yükümlü bulunduğu uluslararası
hukuk tarafından korunan temel bir insan hakkıdır. Ne var ki, cem evlerine
ilişkin karar ve politikaların ilahiyat açısından meşruiyet, ulusal birlik ve
güvenlik kaygılarıyla oluşturulduğu görülmektedir. Türkiye yeniden reform
sürecine dönerken, Norveç Helsinki Komitesi: İnanç Özgürlüğü Girişimi
olarak insan hakları bakış açısıyla toplumsal tartışmaya katkıda bulunmak
amacıyla elinizdeki politika notunu dikkatinize sunuyoruz.
Giriş
Cem evlerine ilişkin insan hakları standartlarıyla uyumlu bir politika geliştirilmesi önemli ve
acil bir konudur. Cem evlerinin ibadet yeri statüsüne sahip olma(ma)sı Türkiye’de düşünce,
din veya inanç özgürlüğü hakkının korunması konusunda belirleyici bir testtir. Türkiye’nin
demokratikleşme yolunda olduğu göz önünde bulundurulursa, Alevi cem evlerinin ibadet
yeri olarak tanınmamasının uzun dönemde sürdürülebilir bir politika olmadığını
savunuyoruz.
Alevi toplumunun sorunlarını çözme amacı taşıyan ve 2009 yılında başlayan Alevi açılımı
yanıt bulması gereken pek çok sorun için adımların atılmaması nedeniyle
somutlaşmamıştır.
Öne çıkan meseleler arasında Aleviler’in Diyanet İşleri Başkanlığı’nda temsil edilmemeleri,
Din Kültürü Ahlak Bilgisi derslerine katılma zorunluluğu, dini önder ve öğretmenlerini
yetiştirebilecekleri okullar açamamaları gibi eşitsizlikler bulunmaktadır. Bu sorunların
çözümü için Türkiye’nin devlet-din ilişkisinde temel değişiklikler gerekmektedir.
Cem evleri resmi olarak ibadet yeri olarak tanınmamaktadır. Ana noktasını cem evlerinin
ibadet yeri olup olmadığı sorusunun oluşturduğu ve belediye, valilik ve yargıyı ilgilendiren
süreçlerde cem evlerinin ibadet yeri olarak kabul edilemeyeceği görüşü hakim olmuştur.
Öte yandan, cem evlerine ibadet yeri statüsünün verilmemesinin Türkiye’nin insan hakları
yükümlülükleriyle bağdaşmadığı giderek artan bir şekilde çeşitli aktörler tarafından dile
getirilmektedir.
Alevi toplumu başta olmak üzere, çeşitli sivil toplum kuruluşları, devletlerarası örgütler ve
uluslararası insan hakları kuruluşları cem evlerinin ibadet yeri statüsünün tanınması
gerekliliği konusunda hemfikirdir. Bu mesele Türkiye içinde ve dışında Türkiye’nin insan
hakları performansının önemli bir göstergesi olarak görünmektedir. Cem evlerinin ibadet
yeri statüsünün reddine Avrupa Birliği Türkiye İlerleme raporlarında da dikkat
çekilmektedir.1
Türkiye’nin ibadet yeri kurma hakkını etkin bir şekilde korumamasının sadece Alevi
toplumunu değil, diğer din veya inanç gruplarını da etkilediğinin altını çizmek gerekir.
Kısıtlayıcı mevzuat ve uygulama gayri-Müslim toplulukların kullandıkları ibadet yerleri için
ibadet yeri statüsü edinememelerine yol açmaktadır.
Camiler söz konusu olduğunda ise, DİB’in, camilerin yönetimince tek el olmayı sürdürmesi
önemli bir sınırlama olarak devam etmektedir. Cem evlerine ilişkin bir çözüme varılması
herkes için din veya inanç özgürlüğü hakkının korunmasına katkıda bulunacaktır.
Türkiye’deki tüm inanç gruplarının ibadet yerine ilişkin yaşadıkları sorunlar hakkında daha
geniş bir değerlendirmeyi Türkiye’de Din veya İnanç Özgürlüğü İzleme Raporu OcakHaziran 2013 başlıklı raporumuzda bulabilirsiniz.
Arka Plan
Türkiye’de kentleşmeyle birlikte Alevi toplumunun önemli bir kesimi ibadet için cem evlerini
de kullanmaktadır. Cem evlerinin sayısı konusunda net bir istatistik olmasa da, İçişleri
Bakanlığı’nın açıklamasına göre Türkiye’de 937 cem evi bulunmaktadır.2 Herhangi bir
statüye sahip olmayan cem evleri genellikle bir dernek veya vakıf tüzel kişiliği çevresinde
kurulmaktadır. Ancak ibadet yeri statüsünün getireceği mali ayrıcalıklardan ve kamu mali
desteğinden yararlanamamaktadır.
Norwegian Helsinki Committee Kirkegata 5, N-­‐0153 Oslo Norway Tel.: 22 47 92 02 | Fax: 22 41 60 76 E-­‐mail: [email protected] no | www.nhc.no İnanç Özgürlüğü Girişimi P.K. 16, Tarabya, Istanbul Türkiye Tel.: 90 533 338 2961 E-­‐mail: [email protected] | www.inancozgurlugugirisimi.org A Norwegian Helsinki Committee Policy Paper | No. 3-2014 2
Cem evlerinin ibadet yeri olarak tanınmamasına ilişkin iki temel gerekçe, Müslümanların
ibadet yerinin cami olması görüşü ve tekke ve zaviyelerin kapatılmasını öngören 677
Sayılı Kanun’un cem evlerinin ibadet yeri olarak kabul edilmesi önünde engel olduğu
görüşüdür.
DİB, İslam’da tek ibadet yerinin cami olduğu görüşünü dile getirmiştir.3 Türkiye Büyük
Millet Meclisi’nde cem evi açılması amacıyla yapılan bir başvuru da, Diyanet İşleri
Başkanlığı’nın Müslümanların camide ibadet ettiği görüşü temel alınarak reddedilmiştir.4
Son dönemde alınan bir yüksek yargı kararı, “633 sayılı Yasa ve düzenlemeler karşısında
cami ve mescit dışında bir yerin ibadethane olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı’’
görüşüne dayanmaktadır.5
Oysa, söz konusu hüküm Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görev ve yetkisine ilişkindir ve cami
ve mescit dışında başka bir ibadet yeri olamayacağı şeklinde yorumlanamaz. Tekke ve
zaviyelerin kapatılmasına ilişkin 677 Sayılı Kanun ise, savunulanın aksine, cem evlerinin
ibadet yeri sayılması önünde bir engel oluşturmamaktadır.
Şayet cem evleri söz konusu kanun kapsamında olsa idi, serbestçe var olmaları mümkün
olmazdı ve cem evlerinin kapatılması gerekirdi.
Bir cem evinin içten görünümü. Uluslararası Hukuk
Türkiye’nin de taraf olduğu insan hakları sözleşmelerine göre din veya inanç özgürlüğü
ibadet yeri kurma hakkını da içerir.6 İbadet etmek izne veya belirli bir statünün
kazanılmasına bağlı olamaz. Bu noktada, cem evlerinin ibadet edilen yerler olarak, hali
Norwegian Helsinki Committee Kirkegata 5, N-­‐0153 Oslo Norway Tel.: 22 47 92 02 | Fax: 22 41 60 76 E-­‐mail: [email protected] no | www.nhc.no İnanç Özgürlüğü Girişimi P.K. 16, Tarabya, Istanbul Türkiye Tel.: 90 533 338 2961 E-­‐mail: [email protected] | www.inancozgurlugugirisimi.org A Norwegian Helsinki Committee Policy Paper | No. 3-2014 3
hazırda ibadet yeri olmalarıyla, ibadet yeri statüsüne sahip olmaları arasındaki ayrımı
gözetmek önemlidir.
Cem evinde ibadet etmek için resmen ibadet yeri olarak tanınması şart değildir. Öte
yandan, ulusal yasal sistem içinde yer alan ibadet yeri statüsü bazı ayrıcalık (çeşitli vergi
avantajları ve elektrik ve su giderlerinin tümüyle veya kısmen kamu finansmasıyla
karşılanması gibi) ve hakları beraberinde getiriyor ise, bu statünün tanınmasında bazı
önemli insan hakları yükümlülüklerinin gözetilmesi gereklidir.
Devletin din veya inancı dışa vurma hakkına, ve bu nedenle ibadet yeri kurma hakkına
ilişkin rolü kolaylaştırıcılıktır. Burada öne çıkan yükümlülük devletin dinle ilgili işlem ve
eylemlerinde tarafsızlık ilkesini gözetme yükümlülüğüdür. Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’ne göre, “sözleşme açısından, ilkesel olarak din özgürlüğü konusunda,
devletin dinsel inançların veya bu inançların dışavurum biçimlerinin meşruiyetine ilişkin bir
değerlendirmeye” yer veremez.7
Dolayısıyla cem evlerinin ibadet yeri olup olmadığı konusunda devlet herhangi bir
değerlendirme yapamaz.
Ulusal Mevzuat
Anayasanın 24. Maddesi açıkça ibadet yeri kurma hakkını korumasa da, ibadet etme
hakkı atfedilen genel koruma, ibadet yeri kurma ve devam ettirme hakkını da içerir.
İmar Kanunu (3194 Sayılı) planlanan beldenin ve bölgenin şartları ile müstakbel ihtiyaçları
göz önünde tutularak lüzumlu ibadet yerlerinin ayrılacağı hükmüne yer verir; burada
“ibadet yeri” ifadesiyle, özel olarak herhangi bir ibadet yerinden bahsetmeyerek aslında
tarafsız bir ifadeye yer verilmiştir.8 Diğer taraftan, ibadet yeri statüsünün tanınması, ilgili
yerin mülki idari amirinin iznine ve imar mevzuatıyla uyumuna bağlıdır.9
Uygulamaya bakıldığında, yasalarla mümkün hale gelenin, uygulamada olanaksız hale
getirildiği görülmektedir. Gayri-Müslimler’in durumuna bakıldığında, ibadet yerleriyle ilgili
yönetmeliklerin ibadet yeri statüsü başvurularının başarısız olması için kullanıldığı
görülmektedir; Aleviler’in durumunda ise, mülki idare amirinin izni alınamamaktadır.10
Sonu olarak, 2003 yılında gerçekleştirilen ve cami kelimesinin yerine, tarafsız ve her
ibadet yerini kucaklayan ibadet yeri ifadesini içeren mevzuat değişikliği, henüz Türkiye
toplumundaki din veya inanç çeşitliliği için çözüm sağlayamamıştır.
Politika Seçenekleri
Türkiye’nin önünden en azından üç farklı politika seçeneği olduğu görülmektedir.
Mevcut durumun sürdürülmesi, cem evlerinin herhangi bir statüye sahip olmamaları
anlamına gelecektir. Türkiye’nin insan hakları yükümlülükleri ve toplumsal talepler göz
Norwegian Helsinki Committee Kirkegata 5, N-­‐0153 Oslo Norway Tel.: 22 47 92 02 | Fax: 22 41 60 76 E-­‐mail: [email protected] no | www.nhc.no İnanç Özgürlüğü Girişimi P.K. 16, Tarabya, Istanbul Türkiye Tel.: 90 533 338 2961 E-­‐mail: [email protected] | www.inancozgurlugugirisimi.org A Norwegian Helsinki Committee Policy Paper | No. 3-2014 4
önünde bulundurulduğunda bu sürdürülebilir bir durum olarak görülmemektedir. Ayrıca
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne cem evlerinin ibadet yeri statüsünün reddine ilişkin bir
başvuru yapılması halinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. Maddesi’ni ihlal ettiği
gerekçesiyle Türkiye aleyhine bir karar çıkma olasılığı çok yüksektir.
İnanç veya kültür merkezi olarak yeni bir statü oluşturulması, üzerinde durulan bir diğer
seçenektir. Bu statü ibadet yeri statüsünden farklı bir statü olacaktır. İnsan hakları hukuku
aynı durumda farklı muamelenin nesnel bir şekilde gerekçelendirilmesini gerektirir. Buna
göre, cem evlerine diğer ibadet yerlerinden farklı bir statünün verilmesi söz konusu
olduğunda, bu farklı muamelenin nesnel kriterlerle açıklanması gerekecektir. Aksi takdirde
bu farklı muamele ayrımcılık sayılır. İbadet yeri statüsüne sahip olan cami, mescit, kilise ve
sinagoglardan farklı olarak, cem evlerine bu statünün verilmemesi için nesnel bir gerekçe
ileri sürülmemektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görüşünün temel alınması nesnel değil,
belirli bir ilahiyat görüşünü dikkate alan öznel bir gerekçe olduğu için kabul edilemez. Ek
olarak, toplumun “haksızlığa karşı adalet” (% 65,1) ve “Türk, Kürt, Sünni, Alevi gibi her
türden farklılıklar arasında eşitlik” (% 50,4) talepleri,11 de bu seçeneğin toplum tarafından
kabul görmeyeceğine işaret etmektedir.
Cem evlerinin ibadet yeri olarak tanınması, Türkiye’nin de taraf olduğu insan hakları
sözleşmelerinin kriterleriyle uyumlu bir adım olacaktır. Resmi olarak ibadet yeri olarak
tanınan cem evlerinin yönetimi, mevcut durumda olduğu gibi, inanç gruplarına
bırakılmalıdır. Resmi olarak tanınan ibadet yerlerinin sahip oldukları ayrıcalıklar veya
muafiyetler geçerli olmalıdır. Bunun yanı sıra Alevi toplumunun cem evlerinin ihtiyaçlarının
karşılanması için kamu finansmanına yönelik talepleri kapsayıcı bir şekilde tüm
paydaşların katılımıyla biçimlendirilecek politikalarla karşılanmalıdır.
Öte yandan, kamu finansmanı veya cem evlerinin yönetimine ilişkin belirsizlikler cem
evlerinin ibadet yeri olarak tanınması için bir engel oluşturmamalıdır. Müslüman toplumu
için camilerin yanı sıra cem evlerinin de resmen ibadet yeri olarak tanınması Türkiye
toplumunun dinsel çeşitliliğini dikkate alan bir örnek oluşturacaktır. Bu ancak devletin
tarafsızlık yükümlülüğünü gözetmesiyle mümkün olabilir.
Sonuç
Özet olarak, cem evlerinin ibadet yeri olarak tanınması Türkiye’nin inanç özgürlüğü hakkını
koruma yükümlülükleri ve hedefine ulaşmada önemli bir fırsat sunmaktadır. Türkiye
hükümeti gerek uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini gerekse Türkiye içinde dile
getirilen demokratik talepleri dikkate alarak bu yönde bir adım atmakla tarafsızlık ve
çoğulculuk ilkelerini de gözetmiş olacaktır.
Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi, yukarıdaki değerlendirmeler ışığında
aşağıdaki tavsiyeleri dikkatinize sunmaktadır:
- Bazı ibadet yerlerine indirimli tarife uygulanmasına olanak veren 12.04.2002 tarihli
ve 2002/4100 sayılı Bakanlar Kurulu kararının 2(f) bölümünde yer alan
Norwegian Helsinki Committee Kirkegata 5, N-­‐0153 Oslo Norway Tel.: 22 47 92 02 | Fax: 22 41 60 76 E-­‐mail: [email protected] no | www.nhc.no İnanç Özgürlüğü Girişimi P.K. 16, Tarabya, Istanbul Türkiye Tel.: 90 533 338 2961 E-­‐mail: [email protected] | www.inancozgurlugugirisimi.org A Norwegian Helsinki Committee Policy Paper | No. 3-2014 5
“ibadethaneler (cami, mescit, kilise, havra ve sinagog)” ifadesine “cem evi” ifadesi
de eklenmelidir. Söz konusu Karar, 3. Maddesi’nde ibadet yerlerinin elektrik
giderlerinin takip eden yılda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesine konulacak
ödenekten karşılanacağını belirtmektedir. Aynı madde ibadet yerlerinin su giderleri
için ortalama fiyat uygulanmasını öngörmektedir.
- 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun Ek 2. Maddesi uyarınca mülki idare amirleri, cem
evlerinin ibadet yeri statüsü için başvurularını değerlendirirken Anayasa’nın 24.
Maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 9. Maddesi’ni temel alarak karar
almalıdır. Gerektiği takdirde Başbakanlık bu konuda bir genelge yayınlamalıdır.
- Belediyeler imar planlarının düzenlenmesinde, ibadet yeri için yer ayırırken sadece
camileri değil, tüm ibadet yerlerini dikkate almalıdır. Bu kararlarda inananların
görüşleri birincil referans kaynağı olarak alınmalıdır.
Daha fazla bilgi için Norveç Helsinki Komitesi İnanç Özgürlüğü Girişimi Projesi yöneticisi
Mine Yıldırım ile temas kurabilirsiniz- [email protected] .
Norveç Helsinki Komitesi (NHC), merkezi Oslo’da bulunan ve insan haklarının pratikte
korunmasını sağlamak amacıyla 1977 yılından beri çalışan bir sivil toplum kuruluşudur. Bu
amaçla izleme ve raporlama yapar, eğitim düzenler ve demokratik yapıları destekler. NHC’nin
çalışmaları Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı
kapsamında kabul edilmiş insan hakları belgelerini temel alır. Orta Asya da dahil olmak üzere
birçok ülkede projeler yürütmektedir.
İnanç Özgürlüğü Girişimi Eylül 2011’de Türkiye’de düşünce, din veya inanç özgürlüğüne dair
konuları izleme ve bu konudaki hukuki standartları ve izleme raporlarını ilgili tüm paydaşların
kullanımına sunma amacıyla çalışmalarına başlamıştır. Bu süreçte Birleşmiş Milletler nezdinde
Evrensel Periyodik Gözden Geçirme ve İnsan Hakları Komitesi mekanizmaları çerçevesinde
Türkiye’de düşünce, din veya inanç özgürlüğü korunmasına ilişkin raporlar sunmuştur. Mart
2013 itibariyle Norveç Helsinki Komitesi’nin desteğiyle, izleme ve raporlama etkinliklerini içeren
İnanç Özgürlüğü Hakkını İzleme Projesi ile çalışmalarını sürdürmektedir.
Norwegian Helsinki Committee Kirkegata 5, N-­‐0153 Oslo Norway Tel.: 22 47 92 02 | Fax: 22 41 60 76 E-­‐mail: [email protected] no | www.nhc.no İnanç Özgürlüğü Girişimi P.K. 16, Tarabya, Istanbul Türkiye Tel.: 90 533 338 2961 E-­‐mail: [email protected] | www.inancozgurlugugirisimi.org A Norwegian Helsinki Committee Policy Paper | No. 3-2014 6
1
Avrupa Komisyonu, 2012 Türkiye İlerleme Raporu, Ekim 2013. T24, “CHP'li Aygün, Bilgi Edinme Yasası kapsamında Türkiye’deki cemevlerinin sayısal profilini ortaya çıkardı”, 15 Mart 2013. 3
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan İçişleri Bakalığı’na gönderilen 1773 Sayılı ve 17 Aralık 2004 tarihli belge. 4
Ntvmsnbc, “Meclis’te Cemevi Talebine Ret”, 09 Temmuz 2012. 5
Sabah, “ Yargıtay: Cemevi İbadethane Değildir”, 26 Temmuz 2012. 6
BM İnsan Hakları Komitesi, 22 Sayılı Genel Yorum: Düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı (Madde 18) UN Doc. CCPR/C/21/Rev.1/Add.4, para. 4. AİHM, Vergos -­‐ Greece, 24.06.2004, Başvuru No. 65501/01, para. 32. 7
AİHM, Besarabya Metropolit Kilisesi -­‐ Moldova, Başvuru No. 45701/99, 27.03.2002, para. 117. 8
Article 2 of the Supplementary of the İmar Kanunu [Zoning Law] No. 3194, 03 Mayıs 1985. 9
Ibid. 10
NHC:İÖG, “Monitoring Report on the Right to Freedom of Religion or Belief in Turkey-­‐ January-­‐June 2013”, Istanbul, September 2013. 11
TESEV, Anayasa’ya Dair Tanım ve Beklentiler Saha Araştırması, Eylül 2012, s. 23. 2
Norwegian Helsinki Committee Kirkegata 5, N-­‐0153 Oslo Norway Tel.: 22 47 92 02 | Fax: 22 41 60 76 E-­‐mail: [email protected] no | www.nhc.no İnanç Özgürlüğü Girişimi P.K. 16, Tarabya, Istanbul Türkiye Tel.: 90 533 338 2961 E-­‐mail: [email protected] | www.inancozgurlugugirisimi.org A Norwegian Helsinki Committee Policy Paper | No. 3-2014 7
Download

Türkiye ve Din veya İnanç Özgürlüğü