Tıbbi
Prof. Dr. Orhan TERZİOĞLU
DEÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ve Genetik ABD
2
011 bir gazetede Ege Bölgesinden bir gurup ‘ Ege
Sağlık Gönüllüleri DerneğiEGESADER’ çatısı altında
yoplanıp çalışmalar yaptıklarını okudum.Tanzanya, Kamerun gibi ülkelere gidilmiş, sağlıkta
farklı alanlarda ve farklı tesislerde karşılıksız
hizmet vermişler. Yıllardır öğrendiklerimi
ben neden paylaşmıyorum sorusu aklıma
takıldı. Düşündüğümde içimde bu hizmete
karşı bir sıcaklık duygusunun geliştiğini birazda şartların denk gelmesiyle kendilerine
ulaşmış oldum.
Ziyarete gidip tanıştığımda gerçekten
yetenekli ve bilgili insanların paylaşmaktan, hizmetten zevk aldıklarını hissettim. İki
ay sonra Kamerun’da tüm yetersiz şartlara
karşın bilgili, deneyimli ve içten istekli insan olmanın ancak gereksinimi olnlara hizmete yönlendiğinde anlamlı hale geldiğini
gözledim. Bütün bu çalışmalar tamamlanıp,
üç aktarma ve uzun bir uçak yolculuğuyla
Yeşilköy’e döndüğümüzde yoplu bir rersim
çekildik.
Bilgisayarımda resimlere bakarken çok
önemli bir durum dikkatimi çekti. İzmir’den
hareketimizde evlerimizden yakınlarımızla
birlikte istirahat etmiş olara hava alanında
çekilen yoplu resimdeki yüzümüzdeki ifadeleri ve de duruşumuzu , uzun bir çalışma,
mahrumiyet ve saatlerce süren yolculuk sonrası dönüşümüzde çekilen fotoğraftaki ile
karşılaştırdığımızda, hizmet sonrası dostlar
daha dinç ve gözlerindeki mutlu ve beden
dilindeki huzur ifadesinin gidişdekinden çok
daha belirgin olduğunu hayretle fark ettim.
Gerçekten bu düşünceyi geliştiren, organizasyonu yapan ve katılanlara bir kez daha
saygı duyudum. Katılmaya yönlendiren
duygu ve düşüncelerinin kaynağına derinden minnetlerimi sundum.
34
Ocak - Şubat - Mart
Özellikle Afrika’da yüzyıllardan bu
yana sömürgeleştirilen ve özellikle 20. Yüzyılda bağımsız devletler topluluk insanları
Türkiye’den giden sağlık gönüllüleri için ‘siz
başka beyaz adamsınız’ tanımlamasını kullanır oldu. İlk gittiğinizde sabah araba beklediğiniz oten önünden geçenler size garipseyerek bakarken, hastanede kim bunlar, ne
çıkarları var gibi düşünürlerken üçüncü günden itibaren tişörtünüzün üzerindeki >Türk
bayrağına parmağını koyup ‘Türk bayaz
adam’ derken atalarınızdan gelen kültürün
sizi nasıl bir insana yaptığını ta kalbinizin
her köşesinde size hissettiriyorlardı.
İki gün önce katarakt ameliyatı olmuş
Kamerunlu hastamızın pansumanları yapılıp
görme kontroleri tamamlandığında Teşekkürler derken yüz ifadesini ve hemen ardından eliyle yine gözlerini kappatması doktoru
başta olarak hepimizde merak uyandırdı.
Sorduğumuzda 2 yıldır torunlarını görmediğini ve ilkkez onları görmek istediğini ve
bunun için gözlerini kapatıp eve gitmek istediğini duymak ayrı bir duyguydu.
Olumsuz ameliyathane şartlarında tamamen elle yapılan ve saatler süren ameliyat
sonrası bir doktorumuzun hastasının iyileşmesini basılda heyecanla beklediğini, gönül
verdiğini görmekse yaşanmaya değer bir
duyguydu. Yardımlaşmanın ve mesleki etki
değerlerin uluslar arası kanıtıydı.
Şeffaf bir anlayışla gidilen ülkenin ve
ülkemizin kurallarına saygılı, yoğun bir çalışma, dürüstçe güven kazanmanın, sosyal
sorumluluk duygusuylainsani bilinç sahibi olmanın, en ücra köşelerde bile karşılıklı
dostlukların çıkarsıs temeller üzerinde gelişebileceğini gösteriyorlardu.
Verme kültürü herkesin yapabileceği
bir erdemdir her insane kendinden daha yarıdıma muhtaç kişilere yardım edebilir.
Şiir
.
Ibrahim
Bu kurt postu ağır geliyor güvercinden ruha
Yırtılınca rahmet kitabının yaprakları
Önce aklımı yitirdiğimi sandım
Sonra ellerimi kaldırdığım yerde, ellerimi bulamadım
Üşüyorum İbrahim, kardelen çığlığı kadar yalnız
Öyle bir bak ki
Bembeyaz bir sayfada bembeyaz aksın kanım
Zamanın kanatlarında hüsrandan asır
Dökülüyor arzın kurşun şakaklarına
Ve büyüyor hergece ruhumda Nemrut bir nasır
Sirke küpünde beklerken hayatın
Devekuşlarının başlarını gömdüğü kumda
Bir çiğdem yeşerse bahara
Salıncağından düşen hayallerimin
Elinden tutsa biri yeniden
Darağaçlarını gömseler toprağa
Eflatun bakışlı bir başak
Sürgün verse ülkemin öksüz yamaçlarına
Karıncaların elleri yağmur duasına uzansa
Ağlayacağım yeniden billur ırmaklar gibi İbrahim
Topraklı elleriyle güneş
Ayçiçeğine su verse
Mahşeri bir koku sarsa
Aklımızın katran kuytusunu
Ve bir dağ kırlangıcı bozsa
Sürüsünü çakallar basmış çoban uykusunu
……
Yıkılıyor bütün kentler bir bir içimde
Kim kul kim tanrı bu dünyada bilelim
İbrahim çıkar sandıktan acılarımızı
Çıkar da yanmaya gidelim
Neyzen
Aşk kuru sazlıktır
Rüzgarda.
Köz öze
Düşmeye görsün
Ay sözü
Surer bulutlara
Yağmur alevlere
Yüzün sürsün
Damlalar maverayı siste
Kerem kerim”i
Berceste görsün..
Ne ateş
Ne ıslık
Neyzen hay”ı
Ne hu”yu
Yağmur yangını
Dilbeste görsün..
Ahmet Uysal
35
Ocak - Şubat - Mart
Download

Gönlümü zenginleştiren hizmet