6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun İle Getirilen Değişiklikler
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 07.11.2013 tarihi itibariyle
TBMM’de kabul edilmiş olup 28 Kasım 2013 tarihinde resmi gazetede yayımlanmıştır.
Yeni Kanun yayım tarihinden 6 ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girecek ve bu
tarih itibariyle şu an yürürlükte bulunan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun ise yürürlükten kalkacaktır.
6502 sayılı kanun 9 kısım ve 88 maddeden oluşmaktadır. Bu kanun ile ayıplı mallar,
ayıplı hizmet, mesafeli sözleşmeler, tüketici kredileri, konut finansmanı sözleşmeleri,
devre tatil sözleşmeleri gibi birçok konuda önemli değişiklikler getirilmiştir.
“Tüketici Sözleşmeleri” kavramını itinayla düzenleyen kanun, tüketicinin aleyhine olan
hususları azaltmaya çalışmıştır. Tüketici sözleşmelerinin belirleyici özellikleri;




Sözleşmenin tarafları yasaya göre Tüketici ile Satıcı-Sağlayıcı vasfını taşır.
Tüketici sözleşmelerinin konusu, yasada tanımlanan mal veya hizmet kapsamına
giren bir malın veya hizmetin arzına yöneliktir.
Tüketici sözleşmeleri ivazlıdır.
Tüketici sözleşmelerinin türü ve niteliği önem taşımaz.
Getirilen değişiklikleri madde madde ele alacak olursak;
 Madde 3; TANIMLAR
6502 sayılı kanun öncelikle 3. Maddesinin (I) bendiyle “Tüketici İşlemi” kavramını 4077
sayılı kanuna göre genişletmiş ve önceki kanunda bulunmayan eser sözleşmesi, taşıma
sözleşmesi, simsarlık, bankacılık sözleşmeleri ve sigorta gibi hukuki işlemleri tüketici
işlemi kapsamına almıştır.
 Madde 4; GENEL İLKELER
4. madde ile Tüketici Sözleşmeleri ile ilgili genel durumlar düzenlenmiş olup, yenilikler
şu şekildedir;
1. Tüm tüketici sözleşmeleri yazımı 12 puntodan küçük olmayacak ve okunabilir
düzeyde olacaktır.
2. Sözleşme şartları
değiştirilemeyecektir.
tüketici
aleyhine
sonradan
tek
taraflı
olarak
3. Tüketiciden; akdedilen sözleşmenin dışında, haksız olarak herhangi bir hizmet
kalemi adı altında ek bir bedel talep edilemeyecektir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
4. Tüketiciden talep edilecek her türlü ücret ve masrafa ilişkin bilgilerin
sözleşmenin eki olarak tüketiciye ayrıca verilmesi zorunluluğu getirilmiştir.
5. Tüketiciye sunulan ürün veya hizmetlerde tüketiciden faiz dışında alınacak her
türlü ücret, komisyon ve masraf türleri ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlığın
görüşü alınarak tüketiciyi koruyacak şekilde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu tarafından belirlenecektir.
6. Temerrüt hâli de dâhil olmak üzere, tüketici işlemlerinde bileşik faiz
uygulanmayacaktır.
7. Tüketicinin yapmış olduğu işlemler nedeniyle kıymetli evrak niteliğinde
sadece nama yazılı ve her bir taksit ödemesi için ayrı ayrı olacak şekilde senet
düzenlenebilecektir. Buna aykırı düzenlenen senetler, Tüketici yönünden geçersiz
olacaktır.
8. Kart çıkaran kuruluşlar Tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında
ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı sunmak zorunda kalacaklardır.
9. Katılım Bankaları da bu kanunun tüm düzenlemeleri yönünden kapsam içinde
olacaktır.
 Madde 8-12; AYIPLI MALLAR
4077 sayılı kanunda Ayıplı Mal konusu sekiz fıkradan oluşan uzun bir madde hükmüyle
açıklanmış iken (m.4) yeni yasada beş madde olarak bu konuya yer verilmiştir. Ayıplı
Maldan Sorumluluk başlıklı madde kabul edilmiştir. (m.9)
Yeni Yasanın 10. Maddesinde düzenlenen “İspat Yükü” ters çevrilmiş olup, zamanaşımı
süresinde kalmak kaydıyla ilk 6 ay içerisinde ortaya çıkan ayıplarda malın ayıplı
olmadığını satıcı ispat edecektir.
4077 sayılı kanunda yer alan malın teslim tarihinden itibaren “30 günlük bildirim
külfeti” yeni yasa ile kaldırılmıştır.
4077 sayılı kanunun 4. Maddesinde yer alan seçimlik haklar, aynı şekilde 6502 sayılı
yasanın 11. Maddesiyle ayıplı maldan dolayı 4 seçimlik hak olarak düzenlenmiştir. Buna
göre;
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,
3. Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak
üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme.
Aynı maddenin 2. Fıkrasıyla, “ücretsiz onarım” ve “malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi”
hakları, üretici ve ithalatçıya karşı da yöneltilebilecektir. Tüketicinin bu taleplerinin
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçıya müteselsil sorumluluk
yüklenmiştir. Belirtilen talepler satıcıya, ithalatçıya ve üreticiye yöneltilmesinden
itibaren 30 iş günü, konut ve tatil amaçlı taşınmazlarda ise 60 gün içinde yerine
getirilmelidir.
Getirilen yeni düzenleme ile geç teslim, montaj hataları gibi işlemler, ayıba ilişkin
hükümlere tabi kılınmış, ayıplı ifa ve zamanında ifa etmeme olguları da ayıplı mallar
kavramına dahil edilmiştir. M.8/3 ile kararlaştırılan süre içerisinde malın veya hizmetin
teslim edilmemesi ve montajın gereği gibi yapılmaması sözleşmeye aykırı ifa olarak
değerlendirilmektedir. İnternet portalında yer alan özellikleri taşımayan mal veya
hizmetler de ayıp sayılacak durumlara eklenmiştir. Aynı zamanda 9. Maddenin 2.
Fıkrasında, satıcının ürünü veya hizmeti hakkında yapılan reklamlardan sorumluluğu
konusu işlenmiştir.
Yeni yasa “teslim” olgusu üzerinde durmuş, m.8/1’de ayıbın teslim anına göre
belirleneceği, m. 9/1’de satıcının malı teslim etmekle yükümlü olduğu, m.10/1’de teslim
tarihinden altı ay içinde bildirilen ayıpların teslim anında bulunduğunun kabul edileceği
belirtilmiştir. Görüldüğü gibi yasa ayıbın teslim anında var olmasını aramıştır.
Ayıplı mal ile getirilen yeniliklerden biri ise 2. El satışlarda satıcının ayıptan sorumluluğu
olup, 12. Maddenin 2. Fıkrasıyla, ayıplı ürünlerin indirimli satışları saklı olmak üzere 2.
El satışlarda satıcının ayıptan sorumluluğu 1 yıldan, konut veya tatil amaçlı
taşınmazlarda ise 3 yıldan az olamaz hükmü getirilmiştir.
 Madde 13-16; AYIPLI HİZMET
Kanunun 13. Maddesi ile düzenlenmeye başlanan “Ayıplı Hizmet” durumlarında
tüketiciye ayıplı mal kavramında olduğu gibi 4 seçimlik hak tanınmıştır. Buna göre;
tüketici, hizmetin yeniden görülmesi, hizmet sonucu ortaya çıkan eserin ücretsiz
onarımı, ayıp oranında bedelden indirim veya sözleşmeden dönme haklarından birini
sağlayıcıya karşı kullanmakta serbesttir. Bu seçimlik hakların kullanılmasıyla birlikte
ortaya çıkan masraflar sağlayıcı tarafından karşılanır. Onarım süresi ya da yeniden
hizmet görülme süresi 4. Fıkrayla 30 gün olarak düzenlenmiştir. 4077 sayılı yasanın 4/A
maddesinin 2. Fıkrasında yer alan “Ayıbın 30 gün içerisinde sağlayıcıya bildirilmesi”
hükmü, yeni kanunda yer almamaktadır.
 Madde 17-21; TAKSİTLE SATIŞ
6502 sayılı kanunun getirdiği yeniliklerden birisi de finansal kiralama sözleşmeleri
hakkında da taksitle satışa ilişkin hükümlerin uygulanmasıdır. Taksitle satışa ilişkin
temerrüt hallerinde tüketicinin muacceliyet şartlarına karşı korunması amacıyla
Alacaklının diğer şartların sağlanması durumunda kalan tüm borcun ifasını isteme
hakkını kullanabilmesi için tüketiciye 30 gün süre vermesi ve muacceliyet uyarısında
bulunması zorunludur. Bu süre eski kanunda 1 hafta olarak düzenlenmiştir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
Tüketicinin 7 gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart
ödemeksizin cayma hakkı bulunmaktadır. Ancak tüketicinin satıcıyı bulduğu finansal
kiralama sözleşmelerinde cayma hakkı kullanılamaz.
6502 sayılı kanunun 20. Maddesiyle “Erken Ödeme” düzenlenmiş olup buna göre;
tüketici, borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği gibi vadesi gelmemiş bir ya
da birden çok taksit ödemesinde de bulunabilecektir. Her iki durumda da satıcı veya
sağlayıcı, faiz veya komisyon aldığı durumlarda ödenen miktara göre gerekli tüm faiz ve
komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür.
 Madde 22-31; TÜKETİCİ KREDİLERİ
6502 sayılı kanunun 2. Bölümünde “Tüketici Kredileri” düzenlenmiş olup, 4077 sayılı
kanuna kıyasla birçok değişikliği barındırmaktadır. 4077 sayılı kanunda Tüketici Kredi
Sözleşmelerinde bulunması gereken temel hususlar tek tek sayılmışken, Yeni Yasada bu
şekilde bir sayma söz konusu değildir.
“Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Yükümlülüğü” 6502 sayılı kanunun 23. Maddesinde
düzenlenmiş olup şu şekildedir; “Kredi verenin ve varsa kredi aracısının, tüketiciye, teklif
ettikleri kredi sözleşmesinin koşullarını içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin
kurulmasından makul bir süre önce vermesi zorunludur.” Buna göre kredi sözleşmesi
imzalanmadan önce, tüketicinin sözleşme şartları hakkında bilgilendirilmesi
zorunlu kılınmıştır.
6502 sayılı kanunun 24. Maddesi ise, 4077 kanunda yer almayan yepyeni bir düzenleme
içermekte olup tüketicilere kredi sözleşmesinden cayma hakkı getirmiştir. Buna göre
tüketiciler kredi kullandıkları günden başlamak üzere 14 gün içerisinde cezai şart
ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptirler. Krediyi veren, tüketiciye
cayma hakkının bulunduğunu bildirmekle yükümlüdür. Kredi veren bu bilgilendirmeyi
yaptığını ispatla yükümlüdür. Tüketici Cayma bildirimini kullandıktan sonra 30 gün
içerisinde anaparayı ve tahakkuk eden faizi geri ödemekle yükümlüdür. İade etmediği
takdirde, cayma hakkını kullanmaktan vazgeçmiş sayılır.
6502 sayılı kanunun 25. Maddesinde ise belirli süreli tüketici kredileri sözleşmelerinde
faiz oranının sabit olarak belirleneceği, bu oranın tüketici aleyhine değiştirilemeyeceği
hüküm altına alınmıştır.
Belirli süreli kredi sözleşmesinin şartları, tüketici aleyhine değiştirilemez. Belirsiz süreli
kredi sözleşmelerinde faiz oranında değişiklik yapılması hâlinde, bu değişikliğin
yürürlüğe girmesinden 30 gün önce, tüketiciye kâğıt üzerinde veya kalıcı veri saklayıcısı
aracılığıyla yazılı olarak bildirilmesi zorunludur.
Kredi sözleşmelerinde tüketicinin taksitleri ödemede temerrüde düşmesi durumunda,
taksitle satış sözleşmelerinde olduğu gibi, kalan tüm taksitlerin muaccel hale gelmesi
hakkının kullanılabilmesi için tüketiciye 30 gün süre vererek muacceliyet uyarısında
bulunulmalıdır. Bu süre önceki kanunda 1 hafta olarak düzenlenmiştir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
Yeni kanun ile belirli süreli - belirsiz süreli sözleşme ayrımı yapılmıştır. Bu ayrım
özellikle faiz oranı bakımından dikkat çeker. Belirli süreli sözleşmelerde faiz oranı sabit
olarak belirlenir. Belirsiz süreli sözleşmelerde ise faiz oranında değişiklik yapılması
halinde değişimin, tüketiciye 30 gün içerisinde kalıcı veri sağlayıcısı ile veya yazılı olarak
bildirilmesi zorunludur. Tüketici bildirim tarihinden itibaren en geç 60 gün içerisinde
borcun tamamını ödediği ve kredi kullanmaya son verdiği takdirde faiz artışından
etkilenmez.
Kredi kullanımında sigorta yapılması konusuna ise 29. Madde de yer verilmiş olup
Tüketicinin açık talebi olmaksızın krediyle ilgili sigorta yaptırılması
yasaklanmıştır. Tüketicinin sigorta yaptırmayı istemesi halinde, kendi seçtiği sigorta
şirketiyle imzaladığı poliçe, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır. Anılan
hüküm kredi verenin tüketiciyi belli bir sigortacı ile sözleşme yapmaya zorlama imkanını
tamamen ortadan kaldırmaktadır.
Yeni kanunda Bağlı Tüketici Kredisinin Eski kanuna göre daha net bir tanımı yapılmıştır.
Yeni Kanunda müteselsil sorumluluğu açıklama gayretine girişilmiştir. Bağlı kredi
sözleşmelerinde cayma hakkının kullanılması halinde sözleşme kendiliğinden sona
erecektir ancak cayma bildiriminin kredi verene de bildirilmesi gerekmektedir. Bu
durumda herhangi bir tazminat veya cezai şart ödeme yükümlülüğü söz konusu
olmayacaktır.
4077 sayılı kanunda yer almayan ve 6502 sayılı kanunda düzenleme alanı bulmuş olan
en önemli yenilik ise belirli süreli kredilerin bağlı olduğu hesaplardan hesap işletim
ücreti gibi masrafların alınmaması, üyelik aidatı alınmayan kredi kartlarının sunulması
zorunluluğudur. Bu konular 6502 sayılı kanunun 31. Maddesinde düzenlenmiştir Buna
göre;
(1) Bankaların kredinin ödenmesi için açılan hesaplardan, sadece kredi ile ilgili
işlemlerin yapılması durumunda tüketicilerden ücret ya da masraf talep etmesi
yasaklanmıştır. Bu hesap, tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması hâlinde
kredinin ödenmesi ile kapanır.
(2) Tüketicinin açık talimatı olmaksızın, belirli süreli kredi sözleşmesi ile ilişkili
bir kredili mevduat sözleşmesi yapılamaz.
(3) Kart çıkaran kuruluşlar, tüketicilere yıllık üyelik aidatı ve benzeri isim altında
ücret tahsil etmedikleri bir kredi kartı türü sunmak zorundadır.
 Madde 32-39; KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞMELERİ
6502 sayılı kanunun konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili 37. Maddesinde “Erken
Ödeme” konusu düzenlenmiştir. Buna göre Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi
halinde, sözleşmede yer verilmek suretiyle bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden
önce yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tüketiciden erken ödeme
tazminatı talep edebilir. Erken ödeme tazminatı erken ödenen tutarın kalan vadesi
36 ayı aşmayan kredilerde yüzde bir, kalan vadesi 36 ayı aşan kredilerde ise yüzde
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
ikiyi geçemez. Bu oranlar 4077 sayılı kanunda yüzde 2 olarak belirlenmişse de
6502 sayılı kanunda 36 ay vade ayrımı yapılarak belirlenmiştir.
Konut finansmanı kuruluşları, tüketiciye, konut finansmanı sözleşmesinin koşullarını
içeren sözleşme öncesi bilgi formunu, sözleşmenin kurulmasından makul bir süre önce
vermek zorundadır.
Konut finansmanı sözleşmelerinde, 6502 sayılı kanunun 38. Maddesinde belirtildiği
üzere; tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın
kredi ile ilgili sigorta yaptırılamayacağı hüküm altına alınmıştır. Tüketicinin sigorta
yaptırmak istemesi halinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren
tarafından kabul edilmek zorunda olup, sigorta kredi konusuyla, meblağ sigortalarında
kalan borç tutarıyla ve vadesiyle uyumlu olmak zorundadır.
Konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili getirilen bir diğer yenilik ise 39. Madde de
düzenlenmekte olup; konut finansmanı sözleşmesine göre verilen kredinin bağlı olduğu
hesaplardan hesap işletim ücreti gibi masraflar alınamayacaktır.
 Madde 40-46; ÖN ÖDEMELİ KONUT SATIŞ SÖZLEŞMELERİ
6502 sayılı kanun ile getirilen birçok yeniliklerden biride ön ödemeli konut satış
sözleşmeleri kapsamında düzenlenmiştir.
6502 sayılı kanunun 40. Maddesinde; tüketicilere sözleşmenin kurulmasından en az
1 gün önce bakanlıkça belirtilen hususları içeren ön bilgilendirme formu verilmek
zorundadır.
Yapı ruhsatı alınmadan, tüketicilerle ön ödemeli konut satış sözleşmesi
yapılamayacağı hususu getirilen en önemli yeniliklerden biridir. Ön ödemeli konut
satışının tapu siciline tescil edilmesi, satış vaadi sözleşmesinin ise noterde düzenleme
şeklinde yapılması zorunludur.
6502 sayılı kanunun 42. Maddesinde “Teminat” konusu düzenlenmiş olup, Bakanlıkça
projedeki devre sayısı ya da projenin toplam bedeli kriterine göre belirlenecek
büyüklüğün üzerindeki projeler için bina tamamlama sigortası yaptırılması
zorunlu olacaktır. (Böylece bir firmanın binayı tamamlamadan iflas etmesi
durumunda sigorta teminatında bina tamamlanarak tüketiciye teslim edecektir.)
Bina tamamlama sigortası kapsamında sağlanan tazminat, teminat ve benzeri güvenceler
iflas veya tasfiye masasına dâhil edilemez, haczolunamaz, üzerlerine ihtiyati tedbir ve
ihtiyati haciz konulamaz.
Ön ödemeli konut satışında, tüketiciyi koruma amacıyla tüketiciye “cayma hakkı”
getirilmiştir. Getirilen yeni düzenlemeye göre tüketici 14 gün içerisinde herhangi
bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayabilecektir.
Bu hakkını kullanabilmesi için 14 gün içerisinde satıcıya sözleşmeden caydığını
bildirmesi gerekir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
6502 sayılı yasanın 44. Maddesinde yer alan düzenlemeyle ön ödemeli konut
satışında devir veya teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 36 ayı
geçemeyecektir. Eski kanunda 30 ay olan teslim süresi 6502 sayılı kanun ile 36 aya
yükseltilmiştir.
Tüketiciye getirilen en önemli haklardan biri de sözleşmeden dönebilmedir. 6502 sayılı
kanunun 45. Maddesiyle getirilen bu hüküm; Tüketici konutun devir ve teslim
edilmesine kadar herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönebilmesine imkan
tanımıştır. Ancak bu durumda tüketici konutun satışı veya satış vaadi sözleşmesi
nedeniyle oluşan vergi, harç ve benzeri yasal yükümlülüklerden doğan masrafları ve
sözleşme bedelinin yüzde 2’sine kadar tazminat ödemek zorunda kalacaktır.
Sözleşmeden dönme durumunda, tüketiciye iade edilmesi gereken tutar ve tüketiciyi
borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya ulaştığı tarihten itibaren
en geç 90 gün içinde tüketiciye geri verilir.
 Madde 47; KAPIDAN SATIŞ
İşyeri dışında kurulan sözleşmeler imzalanmadan önce, sözleşme şartları hakkında
tüketicilere bilgi verilmesi zorunludur.
İşyeri dışında sözleşme kurma yetkisi mevcut uygulamada olduğu gibi Bakanlık
tarafından belge verilmiş satıcı veya sağlayıcılara verilecektir. Bu belgeye sahip olmayan
satıcı veya sağlayıcılar tarafından kurulan sözleşmelerde tüketici cayma hakkını
kullanmak için herhangi bir süre ile bağlı olmayacak, şayet tüketici cayma hakkını
kullanmak isterse bu hakkını sözleşmenin kurulmasından itibaren en geç 1 yıl içinde
kullanması gerekecektir.
Kapıdan satış sözleşmelerinde de cayma hakkı 4077 sayılı kanunda olan 7 günden
14 güne çıkarılmıştır. Satıcı ve sağlayıcı yükümlülüklere aykırı davranırsa, tüketici
cayma hakkını kullanmak için 14 günlük süreyle bağlı kalmayacaktır. Cayma süresi
içinde satıcı veya sağlayıcı sözleşmeye konu mal veya hizmet karşılığında tüketiciden
herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir
belge vermesini isteyemez.
Sözleşme imzalanırken, sözleşme tarihi tüketicinin kendi el yazısıyla yazılacak ve
sözleşmenin bir nüshası tüketiciye verilecektir.
 Madde 48; MESAFELİ SÖZLEŞMELER
Mesafeli satış sözleşmeleri kurulmadan önce Tüketici, sözleşme şartları hakkında
bilgilendirilecektir. Tüketicinin bilgilendirildiğine ilişkin ispat yükü satıcı veya
sağlayıcıya aittir.
4077 sayılı kanunda 7 gün olarak belirlenen cayma hakkı, 6502 sayılı kanun ile 14 güne
çıkarılmıştır. Tüketici 14 gün içerisinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve
cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olacaktır. Tüketici,
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak
için on dört günlük süreyle bağlı değildir
Mesafeli satış sözleşmesi ile sipariş edilen ürünler en geç 30 gün içerisinde tüketiciye
teslim edilecektir.
Tüketici cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını
kullanmak için 14 günlük süreyle bağlı değildir. Ancak her halükarda bu süre cayma
süresinin bittiği tarihten itibaren 1 yıl sonra sona erer.
 Madde 49; FİNANSAL HİZMETLERE İLİŞKİN MESAFELİ SÖZLEŞMELER
Finansal Hizmetlerin Mesafeli satışına ilişkin AB yönergesi ilk defa iç hukukumuza
aktarılmaktadır.
Tüketicilerin, Sözleşmeyle ilgili
bilgilendirilmesi zorunludur.
konularda,
sözleşmenin
kurulmasından
önce
Tüketici, sözleşme ilişkisinin devam ettiği süre içinde herhangi bir ücret ödemeksizin
sözleşmenin kâğıt üzerinde yazılı bir örneğini talep edebilir.
Finansal Hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerle ilgili olarak 6502 sayılı kanun ile
getirilen değişiklik cayma hakkına ilişkindir. Tüketici finansal hizmetlere ilişkin
mesafeli sözleşmelerden 14 gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve
cezai şart ödemeksizin cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair
bildirimin bu süre içerisinde sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Sağlayıcı cayma
konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispatla yükümlüdür.
Finansal hizmetlere ilişkin mesafeli sözleşmelerde, tüketicinin sözleşmeyi sona
erdirmesine ilişkin talebini herhangi bir uzaktan iletişim aracıyla iletmesi yeterlidir.
Tüketici, sözleşmeyi sona erdirmek için sözleşmenin tesis edilmesini sağlayan
yöntemden daha ağır koşullar içeren bir yöntem kullanmak zorunda bırakılamaz.
 Madde 50; DEVRE TATİL VE UZUN SÜRELİ TATİL HİZMETİ SÖZLEŞMELERİ
Devre tatil sözleşmeleri 6502 sayılı kanun ile birçok yeni düzenlemelere konu olmuştur.
Bunlardan biri de 50. Madde ile getirilen ve tüketicilere güvence sağlaması amaçlanan
yeniliklerden biri olan, Belediyeden yapı ruhsatı alınmadan tüketicilere ön ödemeli
devre tatil sözleşmesi imzalanmasının yasaklanmasıdır.
Uzun süreli tatil ürünleri sözleşmeleri ise 6502 sayılı kanun kapsamında getirilen
yeniliklerden biridir.
Devre tatil, uzun süreli tatil ürünü ve bunlara ilişkin değişim veya yeniden satım
sözleşmesi akdetmek isteyen tüketicilere sözleşmenin kurulmasından en az bir gün önce
kağıt üzerinde ya da tüketicinin ulaşabileceği kalıcı veri saklayıcısı ile ön bilgilendirme
yapılması zorunluluğu getirilmiştir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
Aynı maddenin 5. Fıkrasıyla, mesafeli sözleşmeler hariç olmak üzere tüketiciye
sözleşme tarihini kendi el yazısıyla atma zorunluluğu getirilmiştir. Bu durum satıcı
veya sağlayıcının yükümlülüğündedir. Aynı zamanda Sözleşmenin bir nüshasının
tüketiciye verilmesi zorunludur.
Tüketici, 14 gün içerisinde hiçbir sebep göstermeksizin ve hiçbir cezai şart
ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. 14 günlük cayma süresi
içerisinde satıcı veya sağlayıcı tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını
isteyemez.
6502 sayılı kanun ile getirilen yeniliklerden biri de bina tamamlama sigortası yaptırma
zorunluluğudur. Buna göre Bakanlıkça projedeki devre sayısı ya da projenin
toplam bedeli kriterine göre belirlenecek büyüklüğün üzerindeki projeler için
bina tamamlama sigortası yapılması zorunluluğu getirilmiştir. Bina tamamlama
sigortası kapsamında sağlanan tazminat, teminat gibi güvenceler iflas ve tasfiye
masasına dahil edilemeyecek, haczedilemeyecek ve üzerlerine ihtiyati haciz ve ihtiyati
tedbir konulmayacaktır.
Devre tatile konu taşınmazın ön ödemeli satılması durumunda, devir veya teslim tarihine
kadar tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeden sözleşmeden dönme imkanı vardır.
Sözleşmeden dönülmesi durumunda satıcı, sözleşme bedelinin yüzde 2’sine kadar
tazminat talep edebilir. Sözleşmeden dönülmesi durumunda, tüketiciye iade edilmesi
gereken tutar ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belge, dönme bildiriminin satıcıya
ulaştığı tarihten itibaren en geç doksan gün içinde tüketiciye geri verilir. Satıcının aldığı
bedeli ve tüketiciyi borç altına sokan her türlü belgeyi iade ettiği tarihten itibaren,
tüketici on gün içinde edinimlerini iade eder.
Devre tatil amaçlı taşınmazın ön ödemeli satışında devir ve teslim süresi sözleşme
tarihinden itibaren 36 ayı geçemeyecektir.
 Madde 51; PAKET TUR SÖZLEŞMELERİ
Diğer sözleşmelerde de olduğu gibi Paket tur sözleşmelerinde de sözleşme öncesi
tüketicinin bilgilendirilmesi yükümlülüğü vardır. Tüketiciye ön bilgilendirme amaçlı
broşür verilmelidir. Sözleşmenin bir nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur.
Gezinin başlamasından önce sözleşmenin esaslı unsurlarından birisinin değiştirilmesi
veya turun başlamadan önce iptal edilmesi halinde tüketici, bu değişikliği veya sunulan
alternatif bir turu kabul etme veya herhangi bir tazminat ödemek zorunda olmaksızın
sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sözleşmeden dönülmesi halinde tüketicinin
ödemiş olduğu bedel “derhal” iade edilmelidir.
Paket tur düzenleyicisi sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle
tüketicinin uğradığı her türlü zarardan sorumludur. Tüketici boşa harcanan tatil zamanı
için de uygun bir tazminat talep edebilir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
 Madde 52; ABONELİK SÖZLEŞMELERİ
Abonelik sözleşmeleri yeni kanunda “tüketicinin, belirli bir mal veya hizmeti sürekli veya
düzenli aralıklarla edinmesini sağlayan sözleşmeler” olarak tanımlanmış olup, eski
kanunda böyle bir tanım bulunmamaktaydı.
6502 sayılı kanun çerçevesinde, diğer sözleşmelerde de olduğu sözleşmenin bir
nüshasının kalıcı veri sağlayıcısı ile veya yazılı olarak tüketiciye verilmesi zorunludur.
Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar uzayacağına
ilişkin hükümler konulamaz. Sürenin uzatılmasına ilişkin hüküm müzakere edilse bile
hükümsüz olacaktır.
Tüketici belirsiz süreli veya süresi 1 yıldan daha uzun olan belirli süreli abonelik
sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin istediği
zaman feshetme hakkına sahiptir. Süresi 1 yıldan az olan belirli süreli abonelik
sözleşmesinde satıcı veya sağlayıcı tarafından sözleşme koşullarında değişiklik
yapılması halinde ve haklı sebep halinde tüketici sözleşmeyi feshedebilecektir.
Satıcı veya sağlayıcı tüketicinin aboneliğe son verme isteğini yönetmelikle belirlenen
süreler içerisinde yerine getirmekle yükümlüdür. Bu süre içerisinde yerine getirilmezse
abonelikten yararlanılmış olsa dahi tüketiciden herhangi bir bedel talep edilmesi
yasaklanmıştır.
Fesih sözleşmesi kurulmasından daha ağır şartlara bağlanamaz.
 Madde 53; SÜRELİ YAYIN KURULUŞLARINCA DÜZENLENEN PROMOSYON
UYGULAMALARI
4077 sayılı kanunla düzenlenen “ Kampanya süresi 60 günü geçemez.” hükmü, 6502
sayılı kanunda, süreli yayının yayınlanma periyoduna göre tek tek belirlenmiştir. Bu
süreler gazete gibi günlük süreli yayınlarda 75 gün, haftalık süreli yayınlarda 18 hafta, 1
haftadan daha uzun periyotlarda yayınlanan süreli yayınlarda ise 12 ay olarak
belirlenmiştir.
Promosyon uygulaması süresince, süreli yayının satış fiyatı arttırılamaz veya promosyon
olarak vaat edilen mal veya hizmet bedelinin bir kısmının tüketici tarafından
karşılanması istenemez.
Süreli yayın kuruluşları, kampanya konusu mal ve hizmetin teslim ve ifasını
kampanyanın bitiminden itibaren 45 gün içerisinde yerine getirmek zorundadırlar.
 Madde 54; İNDİRİMLİ SATIŞLAR
6502 sayılı kanun ile İndirimli Satışlar ilk defa kanun kapsamında düzenlemeye
alınmıştır. İlgili maddeye göre; İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetlerin
indirimli satış fiyatı, indirimden önceki fiyatı, tarife ve fiyat listeleri ile etiketlerinde
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
gösterilir. İndirimli satışa konu edilen mal veya hizmetlerin indirimden önceki fiyattan
daha düşük fiyatla satışa sunulduğunun ispatı satıcı veya sağlayıcıya aittir.
İndirimli satışlarla ilgili olarak, Bakanlık, Belediyeler ve İlgili Odalar denetim yapmaya
yetkilidir.
 Madde 55; TANITMA VE KULLANMA KILAVUZU
6502 sayılı kanunla tüketicilerin daha iyi bilgilendirilmesi amacıyla tanıtma ve kullanma
kılavuzları hakkında düzenlemeler yapılmış olup, bu düzenlemelerden biri; Malın
güvenli kullanımına ilişkin hususların malın üzerinde yer alması hâlinde yazılı ve
sesli ifadelerin Türkçe olması zorunlu olmasıdır.
Türkçe tanıtma ve kullanma kılavuzlarının hazırlanması sorumluluğu üretici ve
ithalatçıya; tüketiciye verilmesi ve teslim edildiğinin ispat sorumluluğu ise satıcıya aittir.
 Madde 56; GARANTİ BELGESİ
Mevcut mevzuatta yer alan durumlar yeni kanun ile devam ettirilmiştir. Ancak İmal ve
İthal edilen tüketici ürünleri için Bakanlıktan onaylı garanti belgesi alınması zorunluluğu
6502 sayılı kanun ile kaldırılmıştır.
 Madde 57; İHTİYARİ GARANTİ
“İhtiyari Garanti” kavramı 6502 sayılı kanun ile hukukumuzda ilk defa yer alan bir
kavram niteliğindedir.
İhtiyari garanti, tüketicinin yasal hakları saklı kalmak kaydıyla mal veya hizmetle ilgili;
değişim, onarım, bakım, bedel iadesi ve benzeri hususlarda satıcı, sağlayıcı, üretici veya
ithalatçı tarafından verilen ilave taahhüdü ifade eder.
İhtiyari garanti taahhüdü süresince, taahhüt edilen hakların kullanılması nedeniyle
tüketiciden masraf talep edilemez
İhtiyari garanti taahhüdünün tüketiciye yazılı olarak veya kalıcı veri saklayıcısı ile
verilmesi zorunludur.
İhtiyari garanti taahhüdü, bu maddede öngörülen özellikleri taşımasa bile taahhütte
bulunanı bağlar.
 Madde 59; TÜKETİCİNİN BİLİNÇLENDİRİLMESİ
6502 sayılı kanunun ilgili maddesi ile Ülke genelinde yayın yapan radyo ve televizyon
kuruluşlarına 08.00-22.00 saatleri arasında, ayda on beş dakikadan az olmamak üzere
tüketicinin bilinçlendirilmesi amacıyla yayınlar yapmak zorunluluğu getirilmiştir.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
 Madde 61; TİCARİ REKLAM
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile Ülkemizde ilk defa uygulama
alanı bulacak bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre; dünya uygulamalarında olduğu
gibi, rakip mal ve hizmetlerin marka ismi verilerek karşılaştırmalı reklam
yapılabilecektir.
 Madde 62; HAKSIZ TİCARİ UYGULAMALAR
6502 sayılı Yasanın 62. Maddesinin 1. Fıkrasına göre haksız ticari uygulama 3 unsurdan
oluşmaktadır. Bunlar;
a) Bir ticari uygulamanın olması,
b) Ticari uygulamada gerekli mesleki özenin gösterilmemesi,
c) Ticari uygulamanın ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozması veya
önemli ölçüde bozma ihtimalinin olmasıdır.
Bu madde ile Haksız Ticari Uygulamalara ilişkin AB yönergesi, ilk defa iç hukukumuza
aktarılmıştır. Yukarıdaki unsurları içeren kesin olarak haksız ticari uygulama sayılan
haller çıkarılacak yönetmelikte AB direktifine uyumlu bir biçimde ayrıntılı olarak
düzenlenecektir.
6502 sayılı yasanın 62. Maddesiyle tüketicilere yönelik haksız ticari uygulamalar
yasaklanmıştır. Bu maddenin getirilmesinin amacı tüketicinin ekonomik menfaatlerinin
korunmasıdır.
 Madde 63; REKLAM KURULU
Reklam kurulu, 6502 sayılı kanun kapsamında düzenlenen hem ticari reklamları hem de
haksız ticari uygulamaları denetlemekle görevlidir. Üye sayısı eski mevzuatta 29 iken
yürürlüğe girecek olan mevzuatta 19 olarak belirlenmiştir.
İlgili maddenin birinci fıkrasında getirilen hükümle Reklam kurulu başkanı tedbiren
durdurmaya yetkili kılınmıştır.
Kurulun karar vermesine yardımcı olmak üzere sektörel alanlarda ihtisas komisyonları
kurulur. Komisyonlar, başkan dâhil en az üç en fazla beş kişiden oluşur.
 Madde 65; REKLAM KONSEYİ
6502 sayılı kanunla ilk kez reklam konseyi kurulması öngörülmüştür. Buna göre Reklam
Konseyi; reklam politikalarının oluşturulması ve uygulanması ile ilgili olarak çağdaş
iletişim uygulamalarını takip etmek, reklam sektörünün ve reklam denetim işlevinin
geliştirilmesine yönelik araştırma ve çalışmalar yapmak, bu alanda görüş ve önerilerde
bulunmak ve bu görüş ve önerileri ilgili mercilere iletmek amacıyla yılda en az bir kez
Bakanlığın koordinatörlüğünde toplanacaktır.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
 Madde 66-72; TÜKETİCİ HAKEM HEYETİ
4077 sayılı kanunda; “Tüketici Sorunları Hakem Heyeti” olarak adlandırılan heyetin ismi
6502 sayılı kanunda “Tüketici Hakem Heyeti” olarak değiştirilmiştir.
Madde 67 ile “Raportörler il ve ilçe merkezlerinde kurulu bulunan tüketici hakem
heyetlerinde istihdam edilebilir. Raportör sayısının yeterli olmadığı illerde ticaret il
müdürü tarafından ticaret il müdürlüğü personeli arasından, ilçelerde ise kaymakam
tarafından ilçede görevli Devlet memurları arasından yeterli sayıda raportör
görevlendirilir.” Hükmü getirilerek Tüketici hakem heyetlerine raportör kadrosu ihdas
edilmiştir.
6502 sayılı kanuna göre Tüketici hakem heyetlerine yapılacak başvurular şu şekilde
gruplandırılmıştır;



Değeri 2 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem
Heyetine,
Değeri 3 bin liranın altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetine,
Büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası
arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunlu
duruma gelmiştir.
Yukarıda belirtilen değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için Tüketici Hakem Heyetlerine
başvuru yapılamayacaktır
6502 sayılı kanun ile getirilen uygulamayla, uyuşmazlığın tüketici lehine
sonuçlanması durumunda tebligat ve bilirkişi ücretleri karşı tarafça
karşılanacaktır.
70. madde de belirtildiği üzere, Tüketici Hakem Heyeti tarafından verilen kararlar
tarafları bağlar. Ancak eski kanunda parasal sınırın üzerindeki başvurularda verilen
kararların delil niteliğinde olacağı belirtilmiştir.
 Madde 73; TÜKETİCİ MAHKEMELERİ
6502 sayılı kanun ile Tüketici Mahkemelerinde dava açmak kolaylaştırılmaktadır.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara
ilişkin davalarda, davaları basit yargılama usulüne göre sonuçlandıran Tüketici
Mahkemeleri görevli olacaktır.
Tüketici örgütleri üst kuruluşlarınca açılacak davalarda, bilirkişi ücreti ve vekâlet ücreti
Bakanlıkça karşılanacaktır.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
Tüketici davaları tüketicinin ikamet ettiği yerdeki tüketici mahkemesinde de
açılabilecektir.
 Madde 77; CEZA HÜKÜMLERİ
6502 sayılı Kanun ile İdari para cezaları yeniden düzenlenmekte olup, ilgili madde de
ceza oranları yeniden belirlenmiştir.
 Madde 80; PİRAMİT SATIŞ SİSTEMLERİ
6502 sayılı kanun ile piramit satış sistemleri yasaklanmıştır. Buna göre Piramit Satış;
katılımcılarına bir miktar para veya malvarlığı ortaya koymak karşılığında, sisteme aynı
şartlar altında başka katılımcılar bulma koşuluyla bir para veya malvarlığı kazancı
olanağı ümidi veren ve malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen
diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılan, gerçekçi olmayan veya
gerçekleşmesi çok güç olan kazanç beklentisi sistemidir. Piramit satış sisteminin
kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi 6502 sayılı kanun kapsamında
yasaktır.
Detaylı bilgi için:
[email protected]
www.moral.av.tr
Download

İlimiz İlçe Müftülüklerinde münhal bulunan, ekte unvanı, hizmet sınıfı