Benim adım Caretta,
Ben sizin sıcak kumsallarınızda yaşıyorum ve bir Caretta Carettayım.
Akdeniz’in simgesiyim. Benim neslimin tükenmekte olduğunu biliyor muydunuz?
Sizin sahillere yol yapmanız, ev yapmanız demek neslimin yok olması
demektir. Asıl konumuza gelince işte benim size anlatmak istediğim hikâyem
şu:
Karanlık bir gecede gözlerimi açtım. Korkmuştum, ne yapacağımı
bilmiyordum. O daracık yerde sıkışmış, çıkamıyordum. Biraz çabaladıktan
sonra o daracık yerden çıktım. O daracık yer bir yumurtaymış. Dışarı çıktım
ve kardeşlerimi gördüm. Sanki çok büyük bir yarış varmış gibi ışıl ışıl
parlayan o güzel kokan denize ilerliyorlardı. Deniz sanki ayın ışıltısıyla
daha güzel oluyordu. Ben de denize gitmek istedim ve yola koyuldum. Denizin
kokusu ve sesi beni çağırıyordu. Derken bir ışık bana gelmeye başladı.
Gözlerim o ışığa daldı. O sırada ışıklı olan araba beni geri savurdu. Kumun
içine girmiştim. Biraz çabaladım ve nihayet oradan çıktım. Ama o kadar
yorulmuştum ki yorgunluktan uyuyakaldım. Uyandığımda sabah olmuştu. Sahil
kalabalıklaşmıştı. Korkudan kabuğuma saklandım. Ve o sırada bir çocuk beni
taş sanıp denize attı. Şanslıydım kurumamıştım ve sonunda denize ulaştım.
Ben şanslıydım ama şanslı olmayanlar da vardı ve onları üzüntü ile
geride bıraktım. Şuanda denizde arkadaşlarımla birlikte yüzüyorum ve çok
mutluyum. Belki bir gün sizinle karşılaşırız.
ADANA OKYANUS KOLEJİ
HASAN ALİ HEPSAĞ 5-A
İnsanlığa,
Merhaba, ben dünyada kalan
Kalanların sonu da kaçınılmaz.
son
21.000
kutup
ayısından
biriyim.
Çoğumuz gibi ben de Kuzey Amerika’da yaşıyorum, aslında yaşıyordum
düne kadar. Kuzey Amerika da aslında kutup sayılmaz. Sizin yüzünüzden
“kutup” diye bir şey çoğumuz için yok. Sizin “güzel kokma” takıntınız bizi
yok ediyor. Parfümlerin, oda spreylerinin, deodorantların içindeki gazlar
ozon tabakasını deliyor ve tahmin edebileceğiniz gibi küresel ısınma
gerçekleşiyor. Sonuç ne? Ben cevap vereyim: ÖLÜM
Şu an bir buz kütlesinin üzerinde sonu gelmeyen bir akıntıyla
okyanusta geziniyorum. Ailemi istemeden orada bıraktım. Kutupta. Ben bir
baba ayıyım. Eğer siz de babaysanız anlarsınız. Ailenizi korumak için her
şeyi yaparsınız. Ben yapamadım. Siz izin vermediniz. Muhtemelen ben de
birkaç gün içinde öleceğim. Zaten bizi umursamıyorsunuz ki!
Habitatımızı yok etmeniz yetmedi, bir de fok balıklarını öldürdünüz.
Beslenemedik. Sizin amacınız eğlence, bizimkiyse hayatta kalmak.
İki önemli hayvan türü tehlikede, siz tehlikedesiniz bu dünyada.
Bu bir haykırış, bir mektup… Şişenin içine sıkıştırdım, okyanusta
yüzecek.
İnsanlık beni artık kurtaramazsınız ama soyum için hala bir umut var.
Hatalarınızdan ders alın artık. Bir katil olarak mı anılmak istersiniz?
Kaderimiz sizin elinizde.
Bizlere yardım edin.
ATAŞEHİR OKYANUS KOLEJİ
KUTAL YİĞİTBAŞI 7-B
Sevgili İnsanlar,
Merhaba. Öncelikle kendimi tanıtayım: Ben Akdeniz’in mavi suları,
güneşli kumsallarında yaşayan genç bir Caretta Caretta kaplumbağasıyım.
Siz insanların birçok faaliyeti bizim yaşam alanımızı gittikçe
daraltıyor. Bu konudaki düşünce ve duygularımı sizinle paylaşmak için size
bu mektubu yazmaya karar verdim. Umarım bu konudaki eleştirilerimi
anlayışla karşılar, olumsuzlukların giderilmesi için çaba gösterirsiniz.
Ben ve kardeşlerim Akdeniz’in ne kadar çok turist tarafından ziyaret
edildiğini biliyoruz ve buraya birçok otel yapılıyor. Bu oteller sizlere
zarar vermiyor olabilir. Hatta sizi eğlendiren, dinlenmenizi sağlayan
mekânlar olabilir. Peki ya bizler ne olacağız, söyler misiniz? Bu oteller
yüzünden milyonlarca kardeşim ölüyor. Bunun sebebi ise para. Para bir
canlının hayatından daha önemli olabilir mi sizce?
Doğal dengeyi korumak, çevreye zarar vermemek konusunda bilim
insanlarınız konferanslar veriyor, sivil toplum kuruluşlarınız, bir avuç
çevre gönüllüsü çalışmalar yapıyor ve siz alkışlıyorsunuz.
Neslimizi devam ettirecek, mutlu bir yaşamı paylaşacak başka bir
gezegen yok evrende, diyorsunuz. Değil insana, herhangi bir canlıya zarar
vermeyi insanlık suçu, günah olarak nitelendiriyorsunuz. Büyük büyük laflar
ediyorsunuz.
Sonra
da
değil
diğer
canlıları,
kendi
neslinizi
ve
medeniyetinizi yok edecek davranış ve yaklaşımlar sergiliyorsunuz.
Öyleyse neden söyledikleriniz ile davranışlarınız uyumlu değil? Dost
acı söyler deyip de gerçekleri söylemeniz gereken yerde susmanız da cabası.
Fakat ben bir dostunuz olarak susmayı değil, sizden kaynaklanan hem size ve
hem de çevrenizde bulunan bizlere zarar veren davranışlarınızı söylemekten
çekinmeyeceğim.
Sevgili İnsanlar,
Doğaya bir bakın, sizden başka çevresine zarar veren, bu güzelim
dünyayı mahvetmeye çalışan başka bir canlı görebiliyor musunuz? Hayır…
Göremezsiniz!
Ben bu mektubumda size yüreğimden geçenleri söyledim. Sizin de kendi
nesliniz ve çevrenizde, belki farkında bile olmadığınız diğer canlıları
korumak ve her canlının yaşam hakkına saygı göstermek konusunda yürekli
olmanız ümidiyle…
AVCILAR OKYANUS KOLEJİ
EDİBE ATIŞ 6-A
Merhaba,
Ben bir kaplumbağa türü olan Caretta Caretta. Şu an benim ve
arkadaşlarımın soyu tükenmekte. İnsanlara sesleniyorum, lütfen bizim yaşam
alanlarımızı kirletmeyin. Bize de zarar vermeyin. Belki de iki üç yıl sonra
aranızda olamayacağız. Bırakın bizler de nefes alalım.
Bu arada ben hiç kendimden bahsetmedim. Birazcık bahsedeyim. Ben Caretta
Caretta Tuti.
Henüz bir yaşındayım. Bizim soyumuz tükenmekte. Annem de
babam da yaşam alanlarımız elimizden gittiği için üzüntüden öldü. Ben
arkadaşım ve onun ailesiyle yaşıyorum. Annemi ve babamı çok özledim.
Bazen bazı insanlar bizi görmeye geliyorlar.
fotoğrafımızı çekip ne yapıyorlar? Siz biliyor musunuz?
Acaba
bizi
görüp
BAHÇELİEVLER OKYANUS KOLEJİ
TUANA DURMUŞ 5-A
LEO’NUN MEKTUBU
Merhaba insanlar,
Öncelikle belirtmek isterim ki bu mektubu yazmaya zorlandım! Bunu kendi
isteğimle yazmıyorum yani. Benim ismim Leo. Ben bir Anadolu parsıyım. Bana
bunu yaptırmak için bütün Anadolu parsları toplanıp karar verdiler. Çekiliş
gibi bir şey yaptık. Kim çıktı bilin bakalım? Ben! Eminim Anadolu
parslarının nesillerinin tükenmekte olduğunu biliyorsunuzdur. Biz hayatta
kalan çok az parslar bu durum yüzünden endişeliyiz. Bu nedenle beni
görevlendirdiler. Size şu kadarını söyleyeyim, bütün parslar sizden çok
çekiniyor. Çünkü bizler için gerçek bir tehditsiniz.
Ayrıca bizleri çok
üzüyorsunuz. Örnek olarak anneannemi, amcamı ve teyzemi ve daha birçok
parsı avladınız. Endişe içindeyiz çünkü Anadolu parsları tükenmek üzere.
Bizim ailemiz beş kişiden oluşuyor: Annem, babam, ağabeyim, erkek kardeşim
ve ben.
Yaşam alanlarımızı daralttınız. Her yere yerleşip her yeri kapladınız. Ama
bu haksızlık! Oysa bizim avlanmak için geniş otlaklara ihtiyacımız var. Ara
sıra
bu
nedenler
yüzünden
sizinle
karşılaşmak
zorunda
kalıyoruz.
Hatırladığım kadarıyla yaptığı uzun süren bir avdan döndüğünde nefes
nefeseydi. Bize insanları gördüğünü söyledi. Bize nasıl göründüklerini
anlattı. Söylediğine göre iki ayaküstünde yürüyormuşsunuz ve elinizde
ucundan ateş çıkan gürültülü ölümcül sopalar varmış. Açıkçası ben hiç insan
görmedim ve nasıl göründüklerini bilmiyorum.
Mesajı aldınız mı bilmiyorum ama umarım almışsınızdır. Eğer anlattıklarıma
aldırmaz ve bir şeyler yapmazsanız bizim için çok geç olabilir. Beş ila on
yıl sonra nesli tükenmiş bir hayvan olarak anılmak istemiyorum.
Lütfen biraz daha duyarlı olun…
İmza
Leo
BAHÇEŞEHİR OKYANUS KOLEJİ
ZEKİ YAVUZ 6-C
BEN DE VARIM!
Merhaba, ben penguen,
Soyumun gittikçe tükendiğini biliyor muydunuz? Sizce bu kimin eseri? Evet,
bu sizin eseriniz. Fabrikalarınız benim ve arkadaşlarımın evlerini
öldürüyor. Memleketimizdeki bütün buzullar eriyor ve suya dönüyor. Ama bu
sadece bana zarar vermiyor, düşen buzullar büyük dalgalar oluşturarak
gemilerinizi, şehirlerinizi yıkıyor ve insanlarınız ölüyor. Mallarınız
zarar görüyor bizim de soyumuz tükeniyor. Dünyadan bir tür daha eksiliyor.
Bilim bizim yaşamımızı gözlemliyor. Biz olmazsak bilim bizi gözlemleyemez.
Bizim yaşamımız soğukta devam ediyor ama buzullar eriyor ve soğuk azalıyor.
Bizler balıkla besleniyoruz ama okyanuslar kirlenirse balıklar ölüyor ve
açlıktan ölebiliriz. Fabrikalarınız havayı kirletiyor bizim nefes alma
şansımız zorlaşıyor. Bu dünya sadece siz insanlara ait değil, bu dünya
bizlere ve diğer hayvanlara da ait! Biz de dünyada yaşıyoruz, biz de
dünyanın canlılarıyız. Siz bizim dünyamızı kirletemezsiniz. Siz insanlar
birçok hayvan soyunu tehlikeye atıyorsunuz. Duyarlı ve çevreci insanlar
bizim soyumuzun tükenmemesi için çalışıyorlar. Sizlerden istediğimiz
fabrikalarınızın bacalarına filtre takılması ve pisliklerin denize ve
okyanuslara atılmamasıdır. Siz kendi evinizi kirletiyor musunuz?
Kendi
evinizi pisletmemek için etrafı kirletiyorsunuz. Ama etraf dediğiniz yer
bizim evimiz. Biz farklı ve bir daha tekrarlanmayacak bir türüz. Size bir
zararımız yok. Doğadaki dengelerden biri de biziz. Etrafınıza bakın ve
görün, güzellikler yok olabilir ve bir daha gelmeyebilir. Bunu mu
istiyorsunuz?
Denizleri
temiz
tutun.
Okyanuslara
çöp
atmak
sadece
ağırlıktan kurtulmak değildir birçok soyun tehlikeye atılmasıdır! Biz
sizleri yine de çok seviyoruz.
BEYKENT OKYANUS KOLEJİ
MARİYA BALOĞULLARI 6-A
MERHABA İNSANLAR
Ben fok, kelaynak, panda vb. tüm hayvanlar. Biz sizin için sadece
aptal yaratıklarız öyle değil mi? Aslında biz sizin zerre kadar umurunuzda
değiliz fakat artık canımıza tak etti.
Siz lüks hayatlar yaşarken biz denizlerde, karada canımızı kurtarmak
için mücadele veriyoruz. Siz o kadar kontrolsüz varlıklarsınız ki kendinize
engel olamıyorsunuz. Söze gelince akıllısınız ama içinizden bir kere bile
geçmeyen varlıklarız biz. En küçük bir örnekle anlatırsak, arkadaşım
kelaynak, nesli tükenmek üzere. Neden mi? Hırsınızdan denizde balık
bırakmıyorsunuz. Kelaynaklar yüzemeyen kuşlar olduğundan sadece denizin sığ
tarafındaki
balıkları
yakalayabiliyorlar.
Bırakın
sığ
tarafı,
siz
denizlerin derininde bile balık bırakmadınız. Ben fokum. Denizde yüzerken
yanımdaki fokun birden durduğunu anımsıyorum, sırtında bir zıpkın izi
olduğunu gördüm. Zıpkın sıyırmıştı sırtını. Oracıkta yere yığıldı zavallı.
Av yasağını sorarsanız onu dikkate alan yok. Üstelik acı tarafı ne biliyor
musunuz? Denizin ne bir polisi ne de bir mahkemesi yok. Arkadaşım
pandaların günde on iki ila otuz sekiz kilo arası bambu yemeleri gerekiyor.
Zavallıcıklar Çin’den başka yere gidemiyorlar çünkü başka bir alternatif
yolu yok onlar için. Şuanda kalan panda sayısını öğrenmek ister misiniz?
Yedi yüz. Dünyamızda yedi yüz panda bulunmakta.
Umarım biraz da olsun içiniz burkulmuştur. Diğer bir konu ola…
BASKIN VAR!!!
BEYLİKDÜZÜ OKYANUS KOLEJİ
CEREN DÜVEN 6-D
Merhaba,
Ben imparator penguen. Tüm penguenlerin adına insanlığa bir mektup
yazmak istedim. Biz penguenler eskiden mutlu ve rahat yaşardık. Ama artık
mutlu ve rahat değiliz. Çünkü sizler çevreye çok zarar veriyorsunuz. Evimiz
olan Antarktika artık alarm veriyor. Küresel ısınma yüzünden buzullar
eriyor. Yaşayacak yerimiz kalmıyor. Lütfen bize zarar verecek şekilde
yaşamaktan vazgeçin.
Çevre kirliliği, kimyasal çöpler, ormanlarımızın yok edilmesi,
tüketim çılgınlığı, karbondioksit, metan ve di azot gazlarının atmosferdeki
yığılmasının artması küresel ısınmayı meydana getirir. Sonuç olarakta
buzullar erimeye başlar. Ailemiz ölüyor. Yavrularımızı çok zor şartlarda
büyütmek zorunda kalıyoruz. Neslimiz tükeniyor. Bizi korumak sizin
göreviniz. Çünkü bu dünyada sizde yaşıyorsunuz. Yaşadığınız yere neden
zarar veriyorsunuz? Bu dünyanın dengesinde bizim de etkimiz var. Bizde yok
olursak bu dünyanın dengesi bir kat daha bozulur. Bence çözüm aramaya
başlamanız gerek. Dünya yanıyor.
Size, dünyanın ölüme yaklaştığını söylemek istiyorum. Belki siz
beni ciddiye almayacaksınız ama bizim neslimizin tükeniyor olması demek
dünyadaki bütün canlıların hayatının tehlike altında olması demektir.
NE OLUR BİZE YARDIM EDİN, YAŞAMAK İSTİYORUZ, PENGUEN ADI SADECE
ANSİKLOPEDİLERDE KALMASIN !!!
FATİH OKYANUS KOLEJİ
ZEYNEP SUDE ÇELİK 7-B
SEVGİLİ İNSANLAR,
Ben buzullarda yaşayan bir anne kutup ayısıyım. Benim yavrum daha
1yaşındaydı.Buzulların erimesi sonucu hayata veda etti. Sizler hep
fabrikalarınızdaki dumanları gökyüzüne saldığınız için belki böyle oldu. O
soğuk yerdeki buzullarımız bile erimeye başladı. İnanabiliyor musunuz?
İnsanlar hep kendilerini düşünüyorlar. Aslında kendilerini yakacaklarını
nerden bilebilirlerdi ki? Dünyamızın eşsiz güzellikleri yok oluyor.
Dünyamız sıcakta bırakılmış bir dondurma gibi eriyor. Yakında coğrafya
haritasından kutuplar silinecek. İnsanlar eğer hala devam ederse benden ve
arkadaşlarımdan kalanlarda bir gün hayata veda edecek. Yaşadığımız her gün
yemek bulmamız zorlaşıyor. Yaşamak için kullandığımız bir buzulumuz kaldı
ancak.
Deniz seviyeleri yükselmeye başladı bile. Tek yapacağımız şey Allah’a dua
etmek.
Peki, size soruyorum. Sizin her yaptığınız beton yığını sizin için fabrika
ve her gün çıkardığı yüz binlerce duman, gökyüzünün her gün delinmesine ve
deliklerin iyice açılmasına sebep oluyor. Dünyamızın koruyucu ozon tabakası
bile buna dayanamayıp açılması ve Güneş ‘in zararlı ışınlarının dünyamızı
erittiği zaman işte hem bizim sonumuz hem de sizin sonunuz olacaktır. Son
buzul eriyince insanlar perişan olup yaptıklarından pişman olduğunda
İş işten geçtiğinde son pişmanlık fayda etmeyeceğini anlamış olacaklardır.
Benim durumum bu şekilde insanoğulları. Bir şey yapabilseydim ilk önce siz
insanlara merhamet vermek isterdim. İnsanların kendi kendine yaptığı
kötülüğü bütün canlılar toplansa yapamaz lütfen kendinize gelin zararın
neresinden dönsek kardır.
GÜNEŞLİ OKYANUS KOLEJİ
ECEM NUR ÖZEN 5-A
BENİM DE YAŞAMA HAKKIM VAR
Merhaba, ben Akdeniz’in kayaları arasında büyüyen bir Akdeniz
Foku’yum. Biraz ürkek bir yapıya sahibim, fakat cesaretliyim. Bugün en
büyük ve en temel hakkımı korumak, sizlere anlatmak için buradayım.
Ben daha yeni doğdum. Annem beni sizlerin göremeyeceğiniz bir
kayalık alanın ortasında koruyor. Duyduğuma göre adım “Foksi” imiş. Annem
kayaların üzerine çıkmamıza bile izin vermiyor, çünkü burada hayat çok zor.
Üç gün önce bir kardeşimiz kayaların üzerine çıkmıştı ve maalesef onu bir
daha göremedik. Annem günlerdir ağlıyor, ben ve kardeşim Foki ona hep
“Ağlama anne geri gelir, merak etme.” diyoruz, fakat annem “Geri gelemez, o
daha çok küçük, şimdi çift ayaklı kara adamları onu yakalamışlardır.”
diyor. Annem bize her gece çift ayaklı kara adamlarından bahsediyor. Bu
adamların diğer adı da insanmış, sanırım siz de insansınız. Sizler bizi çok
fazla avladığınız için neslimiz tükenmekteymiş, bu çoğu zaman balıkçıların
attığı ağlar nedeniyle, bazen ise yanlış avlanma teknikleri yüzünden
oluyormuş. Neden bunu yapıyorsunuz? Şimdi siz “Ben yapmıyorum ki.”
diyorsunuzdur. O zaman neden yapanları uyarmıyorsunuz? Birçok yerde
hayvanlar için dernekler var, fakat onlar bizi düşünmüyorlar. Hep kedi hep
köpek diyorlar, normal olarak da onların sayısı çok fazla. Ama ya bizler ne
olacağız?
Sonuç olarak siz bize zarar vermezseniz biz de size zarar vermeyiz
ve neslimiz mutluca devam eder. Eğer ağlara takılırsak hemen bırakın bizi,
biz de mutlu olalım. Bizim de yaşamaya ve sizler gibi mutlu olmaya hakkımız
yok mu? Sizin nesliniz tükenmekte olsaydı, ağlara takılıp çırpınsaydınız
siz nasıl hissederdiniz?
Arkadaşınız Foksi
HALKALI OKYANUS KOLEJİ
ÖYKÜ ATALAY 5-B
TÜKENİYORUZ
Sabahın ilk ışıkları ile uyanmıştım. Gecenin soğuğu ve yağmuru kalın
derimden
içeriye
geçmiyor
sadece
yalnız
kalmaktan
korktuğum
için
titriyordum. Boynuzlarımdan akan yağmur damlacıkları yüzümden aşağıya doğru
süzülüp yaprakların üstüne düştükçe tınlama sesi çok yalnız olduğumu
hissettiriyordu
bana.
Yakalanma
ve
vurulma
korkusu
ile
uyuyamıyor
etrafımdan gelen her sesle ürperiyordum.
Yaşadığımız ormanları siz insanoğulları durmadan kesiyor, yok
ediyorsunuz. Yaşama alanlarımızı her geçen gün biraz daha küçülttürüyor,
nefes almamızı engelliyorsunuz. Aslında ormanlarımızı yok ederek sadece
bizim değil kendinizin de sağlığını hiçe sayıyorsunuz. En kötüsü de
anlamsız bir zevk ve heves uğruna bizleri öldürmeniz, yok etmeye
çalışmanızdır. Ellerinizdeki boru parçalarıyla durmadan büyük gürültü
çıkartarak vurmaya çalışmanız ve tuzaklar kurmanız bizim özgür yaşamımızı
engelliyordu. Sormak isterim sizlere: Bizler sizlere ne yaptık, bizi neden
yok etmeye çalışıyorsunuz? Annem babam ve kardeşlerimle biz de bol bol
oyunlar oynamak, dağlarda ve ormanlarda hayatın tadını doyasıya çıkartmak
istiyoruz. Biz yeryüzünde sadece altmış kadarız. Siz böle yapmaya devam
ederseniz bir daha 'JAVAN GERGEDANI' diye bir canlı yeryüzünde bulamayacak
sadece tozlu raflarda kitaplar içerisinde yok edilişimizin hikâyelerini
okuyacaksınız.
Ormanları yok ederek bizler gibi nesli tükenen tüm canlılara zarar
veriyor,
doğanın
dengesini
bozuyorsunuz.
Kendi
zevkleriniz
uğruna
başkasının hayatlarıyla oynamayalım ve oynatmayalım. Birlikte yaşamak ve
mutlu olmak için var gücümüz ile bu fikirleri etrafımızdakilere aktaralım.
SANCAKTEPE OKYANUS KOLEJİ
ECE İNAN 6-B
Download

Benim adım Caretta, Ben sizin sıcak