Biyosidal Ürünlerin Çevre Sağlığı
Üzerine Etkileri
Dr. Şahin TOPRAK
Mart 2014, Antalya
Biyosidal Ürün ve Ekosistem
Arasındaki İlişki
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Biyosidal Ürün Kronolojisi
Ekosistem analizi
Enerji ve Madde döngüsü
Besin zinciri
Biyolojik Birikim
Çevreye Holostik (Bütünsel) yaklaşım
Biyosidal ürün gerekli mi? Gerekliyse
Niçin, Ne kadar, Nasıl ve Ne Zaman ?
Sonuçlarına katlanabilir miyiz?.....
BİYOSİDAL KULLANIMI
• İnsanoğlunun yerleşik ve tarım toplumu
olarak şekillenmeye başlamasıyla, kendisini
direkt veya dolaylı olarak etkileyen/zarar
veren canlılara karşı bir mücadele içerisine
girmiştir.
• Önceleri daha çok fiziksel bir korunma veya
kaçma davranışı şeklinde gerçekleşirken,
insanın doğaya egemen olma güdüsünün
artışına bağlı olarak farklı mekanizmalar
veya ürünler kullanılmaya başlanmıştır.
• Bulgular, bize ilk kullanılan biyosidal amaçlı
ürünlerin Kükürt ve Arsenik olduğu,
• sonraları bitkisel droglardan faydalanıldığı
göstermiştir
• 1800’ lerden sonra Bakır ve Cıva gibi
maddeler mantarlaşmaya karşı kullanılmış
olup, böceklerde siyanür, arsenik gibi
maddeler kullanılmıştır.
• Bunların başında bir dönem mucize ilaç/ürün
olarak
tanımlanan
DDT
(diklorodifenil
trikloroetan) P. Muller tarafından keşfedilmesiyle
pestisid kullanımında yeni bir dönem açılmış
oldu.
• Soğuk savaşların en yoğun dönemde yaşandığı
yıllarda, sinir gazı üzerinde çalışan Alman bilim
adamları organofosforlu bir insektisit olan
Parathionu bulmuşlardır ve takip eden yıllarda
ticari piyasaya sunulmuştur.
• Pestisidlerin dünyadaki kullanımı artmaya
başlanınca ilk pestisit yasası ABD de 1947
yılında çıkartılmış
• Pestisitlerin ekosistemdeki zararlı etkilerine
dikkat çeken bilim insanı ise biyolog Rachel
Carson'un 1962 yılında yayımladığı "Sessiz
İlkbahar" kitabıyla ortaya koyduğu çalışmadır.
• DDT ve klorlu hidrokarbonların ekosistemdeki
kalıcılığı, insan ve hayvanlardaki birikimini, hedef
dışı türler üzerindeki toksik etkilerini, çevre ve
insan sağlığı üzerindeki negatif etkilerine dikkat
çekerek ilk bilimsel kaygıları ortaya koymuştur.
• Daha sonraları bilimsel çalışmaların hız
kazanması sonucu DDT nin farelerde
kanserojen etki yaptığı kanıtlanınca 1971
de ABD de kullanımı yasaklanmıştır.
• 1980 yıllardan sonra birçok ülkede
kullanımı belli kriterlere bağlanmıştır.
Biyosidal Ürünler ve Çevre Sağlığı
• Biyosidal
ürünlerin
hedef
alana/ortama
püskürtülmesi
sonucu
ilk
olarak
havaya
karışmaktadır. Havayla teması olan tüm canlılar ilk
olarak ve direkt bir etkiye maruz kalmaktadır.
• Havadaki kalıcılığı veya yayılımı, Parçacıkların
büyüklüğüne, hacimsel dağılımına, hava akımına,
havanın sıcaklığı gibi bazı faktörlere bağlıdır. Belli
bir lokalitede kullanılan biyosidal ürün, hava
akımıyla istenmeyen birçok uzak alanlara
yayılması olasıdır.
•
• Bu anlamda kullanım öncesi klimatik faktörler
mutlaka değerlendirilmeli; doz, nozül çapı,
damlacık tek düzeliği gibi parametreler titizlikle
hesaplanarak uygulama yapılmalıdır.
• Biyosidal ürünler, havadaki toz partiküllerine
bağlanarak kilometrelerce uzaklara gidebilmekte
ve havadaki diğer kimyasallarla birleşerek
sekonder kirleticiler oluşturabilirler.
Biyosidal Ürünlerin Karasal (Toprak)
Ekosisteme Etkileri
• Toprak veya kara olarak adlandırdığımız karasal
ekosistemlerdeki kirlilik, sadece toprağın kirlenmesi
şeklinde kendini göstermez,
• Mekanik, biyolojik ve fiziksel olarak biyosidal
ürünler topraktan havaya buharlaşabilecekleri gibi
yer altı sularına sızarak veya akarak ta tehlike
yaratabilirler.
• Toprak kirliliğine bağlı olarak canlılar ve insanlar
bu zehirli kimyasalları doğrudan alabildikleri gibi,
toprak aracılığıyla bitkilere geçebilir ve kimi kültür
bitkilerinde söz konusu kimyasallar toksik düzeyde
birikebilmekte
ve
oradan
da
tüketicilere
geçebilmektedir.
Biyosidal Ürünlerin Sucul (Aquatik)
Ekosistemlere Etkileri
• Biyosidal ürünler, nerede kullanılırsa kullanılsın en
son varacağı yer toprak ve oradan da sucul
ekosistemlerdir. Bu durum doğrudan toprak
yüzeyinden akıntılarla, evlerden, bitkilerden ve
tarımsal bölgelerden akış şeklinde olabilir.
• Uygulama sonrası bazı kimyasallar su akımı,
toprağa enjekte edilmeleriyle, yağmur ve karla
yıkanarak yeraltı sularına karışarak içme suyunu
ciddi anlamda tehdit edebilir.
• Pestisitlerin kullanılması bu nedenle mutlaka
denetim altında olmalı, su kütlelerinin denetimi
düzenli olarak yapılmalıdır.
EKOSİSTEM
• Karşılıklı olarak madde alışverişi
yapacak biçimde birbirlerine etki
yapan canlı organizmalarla, cansız
maddelerin bulunduğu her hangi bir
doğa parçasına EKOSİSTEM diyoruz.
Ekosistemin en önemli işlevi, içinde madde ve
enerji döngülerinin gerçekleşmesidir.
Biyolojik Spektrum
Etki
Protoplazma – Hücre – Doku – Organ – Sistem
– organizma – Populasyon – Kommunite –
Ekosistem – Biyosfer (Ekosfer)
Etki
Güneş
EKOSİSTEMDE ENERJİ AKIŞI
Enerji
ISI
Fotosentez
ATP
Hücresel
Solunum
ATP
Hücresel
Solunum
ISI
Hücresel
Solunum
Karbonhidrat
ISI
ATP
Bitkiler
(Ototrof)
Hayvanlar
(Heterotrof)
Güneş enerjisi
2. Tüketiciler
BİYOSİDAL
Üreticiler
1. Tüketiciler
Üreticiler
İNSAN
Biyolojik Birikim
16 B
Balık
Balık
8B
8B
4B
4B
Küçük su
canlıları
4B
4B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
Plankton
Plankton
Plankton
Plankton
AIDS ve HIV Virüsünün Öyküsü
(Direnç mekanizması)
AIDS Dünyaya iki kaynaktan yayılmış (Afrika-Güney Asya:
ABD ve Avrupa)
HIV(Human immunodefiency virus) İnsanda makrofaj ve Tlenfositlerin parazitidir. Hücrenin enzim sistemini ve enerji
kaynaklarını taklit ederek çoğalır ve hücreyi öldürür. Virüs
kapıldıktan sonra 2 yıl içinde ölüm gözlenir.
AZT (Azidotimidin) bir nükleotid analogu olup, virüsün
replikasyonunu engelleyici bir ilaç olarak önemli başarılar
sağladı.
Ancak, İlaç uygulamasından 2 yıl sonra HIV, AZT ye dirençli
virüsler oluşturdu.
DDT nin Öyküsü
İnsanlığın kurtarıcısı olarak ilk başlarda düşünülmüş
Bir öğrencinin bitirme tezidir
DDT 30 yıl boyunca raflarda kalmıştır
Paul Muller DDT yi ilaçlamada kullanmıştır.
İlk 10 yıl içinde ddt nin milyonlarca hayat kurtardığı tahmin
edilmiş, ancak çok sonraları da yasaklanmış
Türkiye’de 1981 de yasaklandı
Endonezya’ da 1950’ lerde sıtma için
DDT kullanıldı. İlk birkaç sene sıtma
ve sivrisinekler azaldı fakat bu kez
VEBA salgını başladı ve sıtma tekrar
hortladı
NEDEN?
Kullanılan DDT ile bir ilgisi var mı ?
Kesinlikle EVET
Kediler ölünce,
Fareler üzerinde
Predatör baskısı yok
oluyor
DDT kedilerde
birikiyor
Kediler kertenkele
yiyince
Fare
populasyonu
artıyor
DDT kertenkelelere
geçiyor
Alana DDT uygulanmış
Veba salgını başlıyor
Çevresel Sorunlar ve İndirgemeli Çözümler
Sıtma-sivrisinek-Gambusia spp- Gambusia ile mücadele
Kaliforniya kıyıları- Deniz kestanesi-Yengeçler-Hüzünlü Son
İnsektisid-kimyasal mücadele-Direnç mekanizması-Çaresizlik
Pestisid-tarım zararlısı-Verimlilik-Trajedi
Hormon kullanımı- meyve sebzede estetik- Dramatik birikim
GDO lu ürünler- çeşitlilik ve bolluk- Geri dönülmez rahatsızlıklar
Ekosisteme müdahale- karşılığında sert tepkiler.
Çevre Sağlığında indirgemeli
(Reductionism) ve Bütünsel (Holism)
Yaklaşım
18. y.y dan bu yana Batı Bilimciliği, daha çok indirgemeli
yaklaşımla gelişmiştir. Bu yaklaşımın temel öngörüsü; Bir
problemi parçalar şeklinde çözmektir.
İndirgemeli yaklaşım fizik kimya gibi bilim dallarının temel
yaklaşım şeklidir. (Roket)
Ekolojik/çevresel sorunlarda da bazen indirgemeli yaklaşımlar
kullanılabilir (laboratuvar)
Günümüzde Ekolojik ve Çevre Bilimlerinde Bütünsel Yaklaşım
bir zorunluluktur. Neden. (Ekosistem mantığı).
Ekosistemde cereyan eden enerji ve madde döngülerinin her
hangi bir yerinde bir kesinti, yaşamın sonu demektir.
Bazı çevre bilimcilerine göre indirgemeli yaklaşım, batıdaki
hıristiyanlık felsefesinden kaynaklanmıştır. (insan-doğa arasına
çizgi çekilmiş)
Bu yaklaşımın sonucunda, doğaya saygı ve doğayı çözme
yerine, pervasız ve zarar verici bir yaklaşım doğmuştur. (çevre
sorunlardaki acz)
Bütünsel Yaklaşımın ise kökeni Batı Bilimi değil, Doğu
felsefesidir.
Bütünsel yaklaşıma, hemen hemen Doğu dinlerinin (Budizim,
Taoizm ve Hinduizm v.s) tümünde de rastlıyoruz.
Burada temel Öngörü: Alemde veya evrende veya sistemde her
şeyin birbirine bağımlı olduğu fikridir.
Ortak Malların Trajedisi
(Garrett Hardin, 1968)
• Herkesin kullanımına açık olan, ama hiç
kimsenin korumakta sorumlu tutulmadığı
alanlar.
• Bir mera (çobanların koyun otlatması)
• Su birikintisi (Biyosidal uygulama)
• Hava
• Toprak
Küçük Kararların Zülmü
(Kahn 1966)
• Bir fabrikadan çıkan kirli havanın yerel etkisini
azaltmak için küçük bir kararla baca boyunu
yükseltmek ileride daha büyük bölgesel bir
soruna neden olur.
• Haşerelerden korunmak için küçük bir kararla
sadece biyosidal (denetimsiz) uygulaması ileride
ekosistemin tahribatıyla ortaya çıkan daha büyük
bir soruna dönüşebilir.
Çevresel Sosyal Tuzaklar
(Cross and Guyer 1980)
• Tehlikeli atıkların bilinçsiz ve denetimsiz
kullanımı
• Aşırı ve denetimsiz kimyasalların kullanımı
• Sulak alan kirliliği ve bozulması
• Çekici bir yeme gelen bir hayvanın
tuzaktan bir daha çıkamaması
Çevresel Etik ve Değerler
(A.Carl Leopold 2004)
• Çevre sağlığının korunması, sadece yasal
yaptırımlarla değil etik – destek modeline
de ihtiyaç vardır.
• Çevresel anlamda ETİK : hayatta kalma
mücadelesinde hareket özgürlüğüne
getirilen sınırlamadır.
• İstediğimiz gibi bir biyosidal ürünü
istediğimiz yere uygulamaya getirilecek bir
sınır
Tehlikeyi Önleme İlkesi
(Rio prensipleri)
• İnsan doğası: Sorun ciddi anlamda
kötüleşmeden engelleyici eyleme
geçilmez.
• Çevresel sorunların çoğunda maalesef,
önleyici tedbirler alınmamaktadır.
• Sadece ülkemizde kullanılan 100 binlerce
ton biyosidal ürünün çevresel risk
parametreleri yeterince irdelenmemiştir.
İki kefeli Kapitalizm
(E.P.Odum 1997)
• Bir yatırımcı, bir yandan yeni ürün ya da
Pazar olanaklarını gözetirken, Bir yandan
da kaynakları en etkin kullanarak, olası en
yüksek geri dönüşümü sağlayarak kirliliği
minimum düzeye nasıl indirgeyeceğini de
öngörmelidir.
• Eokoloji ile Ekonominin Kesişme endeksi
yapılmalıdır.
ÇÖZÜM :
SADECE KİMYASAL MI?
ÇEVRESEL Mİ?
HEM ÇEVRESEL HEM KİMYASAL MI?
HANGİSİ ÖNCELİKLİ OLMALI ?
EĞER, Yaşam alanınız bu şekilde ise….!
Yakacak olarak tezek yapılması
Yakacak olarak kullanılan BİR TEZEKTE
larva durumu
Kırılan tezeklerin içinde aşırı pupa oluşumu
Kent merkezinin yanında hayvan
yetiştirilen mağaralar ve akan gübreler
Gübrelerin taşınmasında şehir
caddelerinin durumu
Şehir içi kanallarınız bu durumda ise
BİYOSİDAL ÜRÜNLER AÇISINDAN
EKOLOJİK RİSK DEĞERLENDİRMESİ
• 1- Ekosistem: Biyosidal ürünün ekosistemdeki
kalıcılığı, yayılımı
• 2- Çevresel Yazgı/kader: Ekosisteme verilen
biyosidal ürünlerin, su, toprak ve havadaki
durumları
• 3- Hedef Dışı Türler: Uygulama sonrası hedef
dışı türlerin etkilenme oranı
• 4- Hedef Türler: Hedef türlere olan öldürme
etkisi ve zaman
• 5- Toksisite. Biyosidal ürünlerin canlı yaşamı
üzerindeki zararlı etkileri
SONUÇ OLARAK
• Artan nüfus, küresel çevre sorunları, yaşamın
hareketliliği, içe ve dışa göçler, kaynakların
yetersizliği, yasal mevzuatların yetersizliği /
denetimsizliği, ekonomik ve ticari kaygılar gibi
birçok nedenden dolayı ekosisteme yoğun,
kontrolsüz ve bilinçsiz bir biyosidal ürün aktarımı
söz konusudur.
• Biyosidal ürünler ve kalıntıları; ekosistemde
besin zinciri, diğer biyokimyasal döngüler ve
klimatik faktörlerle, hava, yağmur, kar, toprak,
yeraltı suyu, yüzey suları, sis ve hatta
kutuplardaki buz parçalarında saptanmışlardır.
• Kullanılan her gram kimyasalın besin zinciri
boyunca, bizlere ulaştığını da dikkate aldığımızda,
birikim yoluyla insan ve çevre sağlığı açısından çok
ciddi riskleri beraberinde getireceği bilimsel olarak
kanıtlanmıştır.
• Bu anlamda biyosidal ürünlerin üretiminden
kullanımına kadar geçen bütün aşamalarının çok
titizlikle değerlendirilmesi, çevresel risk faktörlerinin
belirlenmesi ve katı bir denetimle bu risklerin
ekosistemde minimize edilmesi gerekmektedir.
NASIL MI ?
5 U KURALINA UYARAK
• 5 U KURALINA KESİNLİKLE UYULMALIDIR.
•
•
•
•
•
UYGUN BİYOSİDAL ÜRÜN,
UYGUN DOZ,
UYGUN EKİPMAN,
UYGUN ELEMAN VE
UYGUN ZAMANLAMA
• Bu parametrelerden birinin bile yetersizliği çevre ve
insan sağlığını olumsuz etkileyecektir
• “GEÇMİŞİ OLMAYAN YA DA SİLİNMİŞYOK EDİLMİŞ BİR DÜNYA
VAR OLMAMIŞ BİR DÜNYADIR”
• Dilerim, bu salondakilere, özellikle neyi
vurgulamaya çalıştığımı, gelecekte neler
olabileceğini, ortaya çıkacak sonuçların
çoğumuzun zannettiğinden daha ürkütücü
olabileceğini, yeterince anlatabilmişimdir.
GELECEK SİZLERİN ELİNİZDE,
ÇOK GEÇ KALMAYIN DERİM!!!
Download

Dr. Şahin TOPRAK