25 OCAK 2015 PAZAR
614807 >
Merkez Bankası rezervleri yükseldi
771301
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) toplam
rezervleri, 16 Ocak haftasında 2 milyar 560 milyon dolar
artarak 130 milyar 349 milyon dolara yükseldi. TCMB Haftalık Para ve Banka İstatistiklerine göre, brüt döviz rezervleri 16 Ocak ile biten haftada 2 milyar 288 milyon dolar arttı ve 107 milyar 502 milyon dolardan 109 milyar 790 milyon dolara çıktı. TCMB'nin 9 Ocak 2015 tarihinde 127 milyar 789 milyon dolar olan toplam rezervleri, 2 milyar 560
milyon dolarlık artışla 16 Ocak haftasında 130 milyar 349
milyon dolara yükseldi. Altın rezervleri ise 16 Ocak haftasında bir önceki haftaya göre 272 milyon dolar artarak 20
milyar 559 milyon dolara çıktı.
9
ISSN
Yurt dışında yerleşik kişilerin hisse senedi stoku, 16
Ocak haftasında yaptıkları 165 milyon dolarlık net alışla
64 milyar 940,2 milyon dolara yükseldi. Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık menkul kıymet istatistiklerine göre, yurt
dışında yerleşik kişiler 12 - 16 Ocak haftasında net
165 milyon dolarlık hisse senedi, 842,1 milyon dolarlık
devlet iç borçlanma senedi (DİBS) aldı. Yurt dışında
yerleşik kişilerin önceki hafta 64 milyar 251,5 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 16 Ocak haftasında yaptıkları 165 milyon dolarlık net alış ile 64 milyar
940,2 milyon dolar oldu.
1301-6148
Yabancıların hisse senedi stoku arttı
Toplam mevduat 1 trilyon
53 milyar TL oldu
Bankacılık sektöründeki toplam mevduat,
16 Ocak ile biten haftada yüzde 0,33 artarak
1 trilyon 53 milyar 139 milyon 190 bin liraya
yükseldi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri'ne göre, bankacılık sektöründeki toplam
mevduat 16 Ocak ile biten haftada yüzde 0,33
arttı. Söz konusu haftada 1 trilyon 53 milyar
139 milyon 190 bin liraya yükselen bankacılık sektörü toplam mevduatlarında, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde 10,36'lık artış kaydedildi. Aynı dönemde, bankalardaki TL
cinsi mevduat yüzde 0,85 artışla 645 milyar
919 milyon 11 bin liraya yükselirken, yabancı para (YP) cinsinden mevduat ise yüzde 0,81
azalışla 357 milyar 686 milyon 159 bin liraya
geriledi. Yıllık bazda bakıldığında, 16 Ocak ile
biten haftada bankalardaki TL cinsi mevduat yüzde 10,11 ve yabancı para mevduat da
yüzde 9,17 yükseldi. Bankalararası mevduat
ise bir önceki haftaya oranla yüzde 1,93 artışla 49 milyar 534 milyon 20 bin lira oldu.
Yurt içi yerleşiklerin mevduat bankalarındaki
toplam TL mevduatı 16 Ocak ile biten haftada yüzde 0,79 artarak 599 milyar 68 milyon
884 bin liraya ulaştı. Yurt içi yerleşiklerin
mevduat bankalarındaki toplam YP mevduatı ise yüzde 0,59 azalarak 303 milyar 764
milyon 681 bin lira oldu. Bankalardaki TL mevduatının 607 milyar 945 milyon 949 bin lirası mevduat bankalarında, 37 milyar 973 milyon 62 bin lirası katılım bankalarında bulunuyor. YP mevduatın ise 331 milyar 645 milyon
675 bin lirası mevduat bankalarında, 26 milyar 40 milyon 484 bin lirası da katılım bankalarında tutuluyor.
Bankacılık sektörü
kredi hacmi arttı
Bankacılık sektörü kredi hacmi (Merkez
Bankası dahil) 16 Ocak ile biten haftada
7,1 milyar lira artarak 1 trilyon 205,8 milyar liraya yükseldi. Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası (TCMB) Haftalık Para ve
Banka İstatistiklerine göre, bankacılık
sektörü toplam kredi hacmi 16 Ocak ile
biten haftada 7 milyar 177 milyon 630 bin
lira arttı. Böylece söz konusu dönemde
toplam kredi hacmi 1 trilyon 198 milyar
671 milyon 784 bin liradan 1 trilyon 205
milyar 849 milyon 414 bin liraya çıktı. Toplam kredi hacmi 16 Ocak haftasında bir
önceki haftaya oranla yüzde 0,60 artarken,
bir önceki yılın aynı dönemine göre ise yüzde 17,35 arttı. Verilen kredilerin 1 trilyon
182 milyar 239 milyon 559 bin lirası mali olmayan kesime, 23 milyar 609 milyon
855 bin lirası da mali kesime kullandırıldı.
Mali olmayan kesime verilen kredilerin 22
milyon 420 bin lirası Merkez Bankası, 1 trilyon 62 milyar 656 milyon 90 bin lirası mevduat bankaları, 55 milyar 262 milyon
758 bin lirası kalkınma ve yatırım bankaları, 64 milyar 298 milyon 291 bin lirası da
katılım bankaları tarafından karşılandı.
Mali olmayan kesime verilen kredilerde
haftalık bazda yüzde 0,60 ve yıllık bazda
ise yüzde 17,41 artış oldu. Mali kesime kullandırılan kredilerin ise 17 milyar 657
milyon 432 bin lirası mevduat bankaları,
5 milyar 945 milyon 391 bin lirası kalkınma ve yatırım bankaları, 7 milyon 32 bin
lirası katılım bankaları tarafından verildi. Mali kesime kullandırılan kredilerde haftalık
bazda yüzde 0,72 ve yıllık bazda yüzde
14,37 artış kaydedildi.
Kredi kartı
kullanımı azaldı
Mevduat bankalarının tüketici kredileri,
16 Ocak ile biten haftada bir önceki haftaya kıyasla yüzdelik değişim göstermeyerek
269 milyar lira, kredi kartı harcama tutarı ise
yüzde 1,27 gerileyerek 82,2 milyar lira oldu. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
(TCMB) Haftalık Para ve Banka İstatistikleri'ne göre, 16 Ocak ile biten haftada mevduat bankalarının tüketici kredileri yüzde
yüzdelik bazda değişim göstermeyerek
268 milyar 755 milyon 523 bin lira oldu.
Kredi kartı harcama tutarı ise yüzde 1,27
düşüşle 82 milyar 220 milyon 860 bin liraya geriledi. Söz konusu dönemde taksitli
ticari krediler yüzde 0,02 azalarak 158 milyar 969 milyon 822 bin liraya ulaştı. Bu dönemde mevduat bankalarındaki tüketici
kredilerinin 114 milyar 668 milyon 171 bin
lirası konut, 6 milyar 128 milyon 333 bin lirası taşıt, 147 milyar 959 milyon 19 bin lirası da diğer kredilerden oluştu. Geçen yılın aynı dönemine oranla mevduat bankalarındaki tüketici kredileri yüzde 13,58, taksitli ticari krediler de yüzde 28,65 arttı. Bireysel ve kurumsal kredi kartlarıyla yapılan
harcamalar da 2014 yılının aynı dönemine
göre yüzde 8,76 ve yıl sonuna göre yüzde
0,71 azalışa işaret etti. Kredi kartı harcama
tutarının 38 milyar 524 milyon 244 bin lirası taksitli, 43 milyar 696 milyon 616 bin lirası taksitsiz olarak gerçekleşti. Finansman
şirketlerinin aynı dönemde kullandırdıkları tüketici ve taksitli ticari kredi tutarı 18 milyar 310 milyon 798 bin lira oldu. Bu tutar
geçen haftaya göre yüzde 0,40 azalışa, geçen yılın aynı dönemine göre ise yüzde
24,15 artışa işaret etti.
www.hurses.com.tr
GÜNLÜK BAĞIMSIZ TİCARİ EKONOMİ VE POLİTİKA GAZETESİ
Yıl: 37 Sayı: 13134
Fiyatı: 25 KURUŞ
Ihracatçı yüzünü dolar pazarlarına çevirdi
İDDMİB Başkanı Mertöz, avroda yaşanan düşüşün ihracatçıların en büyük sorunu olduğunu belirterek,
"Uzak pazarlardan Kuzey Amerika ve Latin Amerika pazarında da ciddi arayışımız var" dedi.
İSTANBUL, AA
stanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı Rıdvan Mertöz, avroda yaşanan düşüşten dolayı yaşadıkları sorunlara işaret ederek, "Uzak
pazarlardan Kuzey Amerika ve Latin
Amerika pazarında da ciddi bir pazar arayışımız var. Afrika ve Amerikan pazarında bu ara çok koşturuyoruz" dedi.
Demir ve demir dışı metaller
sektörünün 2014 yılı performansı ve
2015 yılı hedefleri Başkan Mertöz,
Başkan Yardımcısı Çetin Tecdelioğlu ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül
Çapan'ın ev sahipliğinde düzenlenen
toplantıda paylaşıldı.
Rıdvan Mertöz, 2014 yılındaki
olumsuzlukların ve 2015 öngörülerinin biraz can sıkıcı olmasına karşın,
Türkiye'nin 2023 hedefleri çerçevesinde birlik olarak belirledikleri 25
milyar dolarlık hedefi revize etmeden
ulaşmak için devam edeceklerini
söyledi. İDDMİB'nin, İstanbul Maden
ve Metaller İhracatçı Birlikleri (İMMİB) içindeki 6 birlikten biri olduğuna işaret eden Mertöz, bu 6 birliğin
toplam ihracatın yüzde 29'unu gerçekleştirdiğini dile getirdi.
Mertöz İDDMİB'in tasarım ve
Ar-Ge konusunda diğer birliklere
'2015 zor bir yıl olacak'
İ
İDDMİB'in 2014 yılında yüzde 4,5 artışla
7,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğini belirten Mertöz, "2015'te ihracatımızda yüzde 8 artış hedefliyoruz" dedi.
Mertöz, bölge ülkelerde yaşanan sıkıntılardan dolayı geçtiğimiz yıl hedefin az
da olsa gerisinde kaldıklarını kaydederek, 2015'in de avro-dolar paritesi ve yine bölgedeki sıkıntıların devam etmesi
nedeniyle zor bir yıl olacağı öngörüsünde bulundu. İDDMİB olarak ihracatın
yüzde 55'inin avro olduğunu, bu yüzden avroda yaşanan gelişmelerin sektörü olumsuz etkilediğini ifade eden Mertöz, şunları kaydetti: "Alımlarımız yüzde
öncülük edip destek verdiğini ifade
ederek, bu kapsamda yapılan çalışmalar hakkında bilgi verdi.
İMMİB Erkan Avcı Endüstriyel
Tasarım Meslek Lisesi'nin durumuna da değinen Mertöz, şunları kaydetti: "Katmedeğerli üretim bizim şu
andaki hedefimiz. Bunun için İMMİB
olarak bir lise yaptık. Meslek lisesi şu
anda üçüncü öğretim yılına başladı.
Okulumuzda şöyle bir talihsizlik yaşandı, 2 sene evvel bizim okulla aynı bahçeyi kullanan ana okul, Erkan
Avcı Meslek Lisesi depreme dayanak-
lı olmadığı için yıkılmak zorunda kaldı. Müteahhit 2 yıl içinde bunu teslim edeceğine söz vermesine rağmen, yaşadığı çeşitli sorunlardan
dolayı işi aksattı, Ağustos'ta teslim
edilmesi gereken okul teslim edilemedi. 3 aylık bir gecikmeyle teslim
etti. Şimdi bizim okul, yani Tasarım
Meslek Lisesi gerçek anlamda hedeflediğimiz Meslek Lisesi'ne dönüştü
fakat hedeflediğimiz kadar öğrenci
alımını yapamadık, önümüzdeki sene ilk mezunlarımızı vereceğiz ve gelecek sene çok daha fazla öğrenci ala-
90-95 dolarla ama avroyla satış daha
fazla olduğu için bu gidiş bizi etkileyecek. Paritenin yüzde 1,10'lara düşeceği
söyleniyor, bu bizi ciddi anlamda etkileyecek. bizim kar oranlarımız çok yüksek
değil, zaten sektörün karları yüzde
10'lar seviyesindeyken şu an karın yüzde 5'i erimiş durumda. Genel olarak kar
oranlarımız bir hayli düştü. Bu sektör
olarak önümüzde büyük sorun oluşturuyor. Hedeflerimize ulaşabilmek, sıkıntıları aşabilmek için yurt dışında ticaret
merkezleri şeklinde şirketler kurmayı ve
hedef ülkelerde bu yönde etkinlikleri ve
pazar paylarını artırmayı planlıyoruz."
cağız. Nitelikli eleman sorununu bu
sayede çözmeyi planlıyoruz. Türkiye genelinde bu modeli geliştirerek
devam ettireceğiz." Mertöz, şunları
kaydetti:
"Tamamen AB'ye çalışan ihracatçılarımız gerçekten çok zor durumda. Biz de yumurtaların hepsini tek
sepete koymamaya çalışacağız. Dünyanın bir çok yerine, bir çok bölgesine dağılma hepimizin hedefi. Sadece avroya bağlı kalmak çok doğru değil ama hem Türkiye'nin hem de
birliğimizin gerçeği şu; Türkiye'nin
ihracatının yüzde 45-56'sı AB'ye yapılıyorken AB'den vazgeçme gibi bir
lüksümüz yok. AB'ye dolarla ihracat
yapmamız da çok zor o yüzden maliyetler gözden geçirilecek, karşılıklı anlayışla firmalarımız ihracatını artırmaya çalışacak. AB'de sıkıntılar
2015'de devam edecek bu bir gerçek,
başka piyasalara açılma da genel
politikamız olmalı. Şu an da Afrika'ya
ciddi yönelimimiz var burası bakir bir
pazar, sadece Avrupa'ya yönelmek
doğru olmaz. Ayrıca Türkmenistan,
Romanya ve Macaristan da merceğimiz altında. AB'ye olan yüzde 50 seviyesindeki ihracatımızı yüzde 40 seviyesine indirip pazarlarımızı çeşitlendirmeyi amaçlıyoruz. Uzak pazarlardan Kuzey Amerika ve Latin Amerika pazarında da ciddi bir pazar arayışımız var. Afrika ve Amerikan Pazarında bu ara çok koşturuyoruz. Yeni pazarların yanı sıra maliyetleri
azaltmak için sanayiyi İstanbul'dan
Anadolu'ya kaydırmak için 5. ve 6.
Bölgelerdeki teşvik imkanlarından
yararlanmak amacıyla çalışmalar
yapıyoruz."
Hedeflere ulaşmak kapsamında
kapasite artırımının da olduğuna
dikkati çeken Mertöz, "Her ne kadar
otomasyona geçilse de işçi çıkarmak gibi bir politika bizim gündemimizde yok" dedi.
Çağrı merkezlerinden memnun değiliz
UNIQ CEO'su Alp Kohen, "Türkiye'de ilk kez çağrı merkezi müşteri deneyiminin markaya etkisini
ortaya koyan bu araştırma, sektörümüz için çok önemli bir kaynak olacak" dedi.
NIQ Eğitim ve Danışmanlık tarafından Barem araştırma firmasına yaptırılan "Türkiye Çağrı Merkezi Müşteri Deneyimi Araştırması"na göre, çağrı merkezlerinden hizmet
alan her 3 müşteriden biri aldığı
hizmetten memnun kalmıyor.
Çağrı Merkezi sektörünün eğitim
ve danışmanlık firması UNIQ tarafından Barem araştırma firmasına Türkiye'yi temsil eden
800 kişiyle telefonla görüşerek
yaptırılan araştırmanın sonuçları, düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
UNIQ CEO'su Alp Kohen,
toplantıda yaptığı değerlendirmede, Türkiye Çağrı Merkezi sektörünün hızla büyüyen ve pek çok
fırsatı içinde barındıran önemli
bir sektör olduğunu söyledi. Bu
sektörü derinlemesine anlamak,
çağrı merkeziyle müşteri arasındaki ilişkinin marka algısına, sadakatine olan etkisini ölçümleyebilecek verilerin bulunmadığını
dile getiren Kohen, "Bugüne kadar bu konularda deneyimlerimiz
U
ve yurt dışı kaynaklı araştırmalarla varsayımlar ortaya koyuyorduk. Türkiye'de ilk kez çağrı merkezi müşteri deneyiminin markaya etkisini ortaya koyan bu araştırma, sektörümüz için çok önemli bir kaynak olacak" diye konuştu.
Tüm bu sonuçların fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kohen, her şikayetin her memnuniyetsizliğin, daha iyisini yapmak, hataları görmek, düzeltmek için fırsat olduğunu belirtti. Türk tüketicisinin
çağrı merkezi deneyimi konusunda ilk kez yapılan araştırma
sonuçları, Müşteri Hizmetleri
(Gelen Çağrılar), Telefonla Satış
ve Pazarlama (Giden Çağrılar) ve
Şikayet Yönetimi başlıkları altında incelendi.
Müşteri Hizmetleri alanındaki memnuniyetin araştırma
sonuçlarına göre, Türk tüketicisinin yüzde 54'ü çağrı merkezlerinden memnunken, her 3 müşteriden biri memnun değil. Müşteri temsilcilerinden memnuniyet
ise yüzde 68 ile müşteri hizmetlerine oranla daha fazla olarak
gözlemlendi. Müşteri temsilcisinin sunduğu hizmetten memnuniyet dağılımına bakıldığında ise en memnun bölge Karadeniz, en az memnun bölge ise Akdeniz olarak kaydedildi. Memnun olmayan müşterilerin yüzde
65'i mutsuzluğunu başkalarıyla
paylaştığını belirtirken, memnun müşterilerin ise yüzde 49'unun olumlu deneyimlerini paylaştığı belirlendi.
Müşteri hizmetleriyle ilgili
temel memnuniyetsizliklerin başında yüzde 47 ile "birine canlı
bağlanabilmek için uzun süre
beklemek" geldi. Sesli yanıt sisteminden her 10 kişiden 3'ü memnun değilken, müşterilerin yüzde 31'inin bekleme müziği konusunda memnuniyetsiz olduğu
görüldü. "İlk aramada işim çözüldü" diyenler ise yüzde 54 seviyesinde kaldı.
Araştırmaya göre, çağrı merkezlerinde yaşanan pozitif veya
negatif deneyimler markaya
doğrudan yansıyor. Araştırmada
çağrı merkezindeki deneyiminden memnun olan her iki kişiden
biri, markayı tavsiye edebileceği, marka sadakatini kaybedenlerin yüzde 81'inde ise çağrı
merkezi deneyiminin etkili olduğu gözlemlendi. Araştırmaya
göre, Telefonla Satış ve Pazarlama konusunda, çağrı merkezi tarafından aranılan her 10 müşteriden 6'sı hiçbir işlem yapmazken, 3'ü dinlemeden telefonu
kapatıyor, sadece 1 kişi işlemi tamamlıyor. (Ekonomi Servisi)
Avea, 4G hız testinde
3.6 Gigabit hıza ulaştı
Nokia ekipmanlarıyla
Avea,
gerçekleştirdiği 4G hız tes-
Toplam Kalite Yolculuğu'nda 20. yıl
Kalite Başarı Ödülü'nü
KalDer
ilk kazanan kuruluş olan
İpek Kağıt, Yalova fabrikasında
düzenlenen törende, kalite yolculuğunun başarılı takımlarını
ödüllendirdi. Türkiye'nin ilk Kalite Başarı ödülünün sahibi İpek
Kağıt, Toplam Kalite Yolculuğu'ndaki 20. yılını, Yalova Fabrikası'nda 300 çalışanıyla birlikte kutladı. Fabrika Direktörü
Erdem Ülkümen'in yaptığı açılış
konuşması ile başlayan program, başarılı takımlara ve uzun
yıllar kuruluşa hizmet eden çalışanlara ödüllerinin verilmesiyle devam etti. İpek Kağıt Genel
Müdürü Sertaç Nişli, Toplam
Kalite'nin İpek Kağıt'ın ilk yıllarından başlayarak iş yapış biçimi
haline geldiğini vurgulayarak
şunları söyledi: "Kurulduğu günden itibaren sektörüne öncülük
eden, Selpak ve Solo markalarıyla açık ara pazar liderliğini sürdüren İpek Kağıt'ın, bu başarısında Toplam Kalite Yönetimi'nin
katkısı çok büyüktür. Toplam
Kalite, İpek Kağıtlıların hayatına
1993'te girdi. Her geçen yıl Toplam Kalite yolculuğumuza yenilikler getirdik. Toplam Kalite
çalışmalarımızın, organizasyonun her noktasına ve tabana
yayılmasına özen gösterdik. ''Kalite Günü'' organizasyonu düzenliyor ve tüm çalışma arkadaşlarımızla biraraya gelerek, başarılı çalışmalarımızı hep birlikte
kutluyoruz." (Ekonomi Servisi)
tinde saniyede 3,6 Gigabit
(Gbps) hıza ulaştı. Avea açıklamasına göre, operatör, Nokia
Networks ile birlikte Avea Teknoloji Merkezi'nde Nokia ekipmanlarıyla gerçekleştirdiği 4G
hız testinde saniyede 3,6 Gigabit hıza ulaşırken, bu sonuçla
Türkiye'nin bir önceki hız rekorunu dörde katlayarak, dünyada bu hıza ulaşabilen ilk 5 mobil operatör arasında yerini aldı.
Kırdığı 4G hız rekorunun
yanı sıra eş zamanlı gerçekleştirdiği canlı demoyla Türkiye'de
4X4 MIMO özelliği yardımıyla
tek taşıyıcı kullanarak 300 Mbps
hıza ulaşan ilk operatör olan
Avea, böylece 4x4 MIMO Teknolojisi'ni de Türkiye'de ilk kez
test eden şirket oldu. Avea Network Grup Direktörü Cemal Baki, Avea altyapısı ve Nokia teknolojileri yardımıyla çoklu terminal ile LTE frekans bandı kullanılarak ulaşılan bu hızın, Türkiye'de şimdiye kadar bir iletişim
noktasından ulaşılabilen en yüksek hıza karşılık geldiğini belirterek, şunları kaydetti: "Burada
ulaşılan 3.6 Gbps hızı, 2G ve 3G
teknolojileriyle karşılaştırıldığında büyük bir gelişme olarak
kabul edilebilir. Mesela 3 dakikalık 500 MB boyutlu yüksek çözünürlüklü bir video, 300 Mbps
hızla 13 saniyede, 30 dakikalık
5 GB boyutlu yüksek çözünürlüklü bir video, 3,6 Gbps hızla sadece 11 saniyede indirilebilecek.
Demolarda kullanılan radyo sistem üniteleri, Avea 3G şebekesinde hali hazırda kullanılan
radyo sistem üniteleri ile aynı
donanıma sahip" ifadelerini kullandı.
Nokia Networks Türkiye Satış Direktörü Özlem Öztürk Sağlıkova da "Mobil geniş bant çözümlerinin lider tedarikçisi olarak, operatörlere, karşılaştıkları yoğun veri kullanımlarıyla
başa çıkabilmeleri için destek
oluyor ve bu konuda yenilikçi
yönümüzü sürekli geliştiriyoruz" dedi. (İstanbul, aa)
Otokar yılın ilk filo
siparişini Malta’dan aldı
O
tokar Malta'dan toplu taşımada kullanılmak
üzere 142 adet otobüs siparişi aldı. Otokar'ın
Doruk model otobüsleri, yıl içinde Malta'ya teslim
edilecek. Şirket açıklamasına göre, 40'tan fazla ülkeye otobüs ihracatı gerçekleştiren Otokar'a, 2015
yılının ilk filo siparişi Malta'dan geldi.
Üst üste 5 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen
otobüs markası olan Otokar, 142 adet sağdan direksiyonlu Doruk otobüsü, Malta Ulaştırma Bakanlığı tarafından adanın toplu taşıma ihtiyacını karşılamak üzere seçilen şirkete 2015 yılı içinde teslim edecek. Koç Topluluğu şirketi olan Otokar'ın otobüslerinin yıllardır Avrupa'da Fransa, İtalya, Almanya gibi farklı ülkelerde kullanılması, yüksek beğeni ve müşteri memnuniyeti yaratması, şirketin
Malta toplu taşımacılığı için Otokar araçlarını tercih etmesinde rol oynadı. Malta toplu taşıma hizmeti için ilk etapta, öncelikli ihtiyaç olarak tespit edilen orta boy Doruk otobüsleri sipariş edildi. Sipariş, Otokar'ın ilk sağdan direksiyonlu filo satışı olma özelliğini de taşıyor.
Yılın ilk filo ihracatı olan satış, Otokar'ın Avrupa otobüs müşterilerine daha yakın olmak amacıyla 2011 yılında Fransa merkezli olarak kurduğu
Otokar Avrupa şirketi tarafından gerçekleştirildi.
Bu yıl içinde Malta'da göreve başlayacak Doruk otobüsleri, Avrupa pazarında Vectio ismi ile tanınıyor. Otokar tasarımı ve üretimi olan otobüsler engelli yolcu taşımaya uygun alçak giriş tabanı, çevreci motoru ve yüksek taşıma kapasitesi ile dikkati çekiyor. (Ekonomi Servisi)
1930’dan
Günümüze
AYLIK YAPI-TASARIM-KENT KÜLTÜRÜ DERGİSİ
Download

25 Ocak s1