İLİ
TARİH
: GENEL
: 23/01/2015
Kıymetli Kardeşlerim!
Müminin sadâkati öncelikle kendisini yaratan
Rabbinedir. Sadâkat ehli mümin, daima Allah’ın
gözetiminde olduğu bilinciyle hareket eder. Her durumda
O’nun buyrukları doğrultusunda yaşar. Rabbinin hoşnut
olmayacağı durumlara düşmekten ateşe atılırcasına
korkar. Hayatın anlamını O’na kullukta bulur.
Hidayet yolunun kutlu rehberine sadâkat gösterir
mümin. Baş tacı eder, onun hakikat adına tebliğ
ettiklerini. En güzel örnek bilir O’nu ve erdemli
duruşunu. Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve daha nice
sâdık müminler gibi.
ERDEMLİ BİR DURUŞ: SADÂKAT
Kardeşlerim!
Kutlu Nebi (s.a.s); insanlara, Mescid-i Haram’dan
Mescid-i Aksa’ya bir gecede gerçekleşen yolculuğundan
söz etmişti. Bu nice hikmet ve esrar ile dolu mucizevi bir
yolculuktu. Ellerine bir fırsat geçtiğini düşünen müşrikler
hemen onun en yakın arkadaşı Ebû Bekir’in yanına
koştular. Alaylı tavırlarla ona, Allah Resulü’nün bu
yolculuğundan bahsettiler. Akıllarınca o, pişman olup
eski dinine geri dönecekti. Fakat bekledikleri
gerçekleşmediği gibi Resulullah (s.a.s)’a sadâkatin
simgesi olacak şu sözcükler döküldü Ebu Bekir
Efendimizin dilinden: “Bunları eğer o söylemişse
mutlaka doğrudur.”1
Kardeşlerim!
Ahlaklı ve erdemli bir hayat için vazgeçilmez
ilkelerden birisi de hiç kuşkusuz doğruluk ve sadâkattir.
Mümin, özü ve sözü doğru olandır. O, dilini yalan,
gıybet, boş ve kötü sözle kirletmeyendir. Peygamber
Efendimiz (s.a.s), “Her kim Allah ve Resul’ünün
kendisini sevmesini istiyorsa sözünde doğru olsun.”2
ifadesiyle müminde bulunması gereken sözün sadakatine
vurgu yapmıştır.
Doğruluk, sadece dilden dökülen sözcüklere bağlı
değildir. Gerçek anlamda sıdk ve doğruluk; hak ve
hakikati tasdik etmektir. Söylediğimiz doğru söze uygun
davranışta bulunmaktır. Sözümüzde durmaktır. Yüce
Allah’ın “Onlar emanetlerine ve verdikleri sözlere
riayet ederler.”3 âyeti ile müminleri vasıflandırdığı
erdemli bir duruştur sadâkat.
Kardeşlerim!
Beşeri münasebetlerde çıkarların daha çok
önemsendiği, bireyselleşerek “biz”in kuşatıcılığından
“ben”in yalnızlığına savrulduğumuz
zamanlarda
doğruluktan ayrılmayan, her hâliyle dürüstlüğü ve
sadâkati yaşatan, Allah katında “sıddîk” olarak kayda
geçer. Yalan ve hile ile hareket etmekten çekinmeyen ise
Allah katında bu kötü hâli ile anılır. Neticede
Efendimizin dile getirdiği gibi sadâkat mü’mini cennete
ulaştırırken yalanın götüreceği son durak ise
cehennemdir.4
Anne ve babasına sâdıktır mümin. Her türlü zorluk
ve meşakkate katlanarak kendisini yetiştiren ebeveynine
hürmet eder. Hastalıkta ve sağlıkta her daim yanlarında
olur. Yardımlarına koşar. Hizmetlerinde bulunur. Bunları
ibadet aşkı ile yapar. Onlara karşı “öf” sesi bile dökülmez
dudaklarından.
Allah’ın birer emaneti olan eşine ve çocuklarına
karşı sadâkat sahibidir mümin. Sadâkatinin bir gereği
olarak sorumluluklarını yerine getirir. Onların hak ve
hukukuna riayet eder. Onları ihmal etmez.
Mümin, çevresiyle olan ilişkilerinde de emin olarak
bilinir. Herkesin hak ve hukukunu korur.
Kardeşlerim!
Şimdi soralım şu soruları kendimize:
Rabbime vermiş olduğum kulluk sözüme ne derece
sâdık kalabildim? Peygamber-i zişânın güzel ahlakıyla
yeterince hemhal olabildim mi? Anne ve babama, eşime
ve çocuklarıma karşı sorumluluklarımı hakkıyla yerine
getirebildim mi? İşime, işverenime, işçime ve iş
arkadaşıma sadâkat gösterebildim mi?
Kardeşlerim!
Dünyevi ve uhrevi tüm ilişkilerini sadâkat
ölçüsünde sürdüren kişi “emin” olur. Hem güven duyar
etrafından, hem de çevresindeki herkese ve her şeye
güven verir. Bu güven sayesinde birlik, beraberlik ve
vefa duygusu kuvvetlenir.
Öyleyse gelin özümüz ve sözümüzle doğruluktan,
sadâkatten ayrılmayalım. Hiçbir şeyin karşılıksız
kalmayacağı hesap günü için sadâkati kendimize azık
edinelim. Rabbimizin o büyük günde sâdıklara vereceği
şu müjdeye kulak verelim:
"Bu, doğrulara, doğruluklarının fayda vereceği
gündür. Onlara, içinde ebedi kalacakları, zemininden
ırmaklar akan cennetler vardır. Allah onlardan razı
olmuştur, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte
büyük kurtuluş ve kazanç budur.”5
1
İbn Hişâm, Sîret, II, 244-245.
Abdürrezzâk, el-Musanef, No: 19748.
3
Mü’minûn, 23/8
4
Müslim, Birr ve sıla, 105
5
Mâide, 5/119.
2
Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü
Download

VAKTİ DEĞERLENDİRME