635
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
TÜRKİYE İLE ORTA ASYA TÜRK CUMHURİYETLERİ’NİN BEŞERİ
KALKINMIŞLIK DÜZEYLERİ VE KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
İbrahim Güran Yumuşak∗
Mahmut Bilen**
GİRİŞ
Sosyalist ekonomik sistemle yönetilmiş ülkelerin bir bölümü, Sovyet bloğunun
çökmesinin ardından üretim ve mübadele biçimlerini piyasa ekonomisine doğru köklü bir şekilde
dönüştürmeye çalışmaktadırlar. Bu ekonomilerde gerek mülkiyet yapısı gerekse tüketici ve
üretici davranışları köklü bir şekilde değişime uğramaktadır. Bu ülkelerin ekonomik yapıları
geçiş ekonomisi olarak tanımlanmaktadır. Geçiş ekonomisi sürecinde olan ve Bağımsız Devletler
Topluluğu içerisinde yer alan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, birçok nedenden dolayı
araştırmacıların yakın ilgisine konu olmuşlardır. Bu ülkelerde ekonomik dönüşüm süreci ve
sonrasında kaydedilen gelişmelerin analizi bu açından önem taşımaktadır. Bu araştırmada geçiş
ekonomisi özelliği gösteren Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınma düzeyleri ile
beşeri kalkınma ve ekonomik gelişim arasındaki ilişki konu edilmektedir.
Bildiri, Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınmışlık düzeylerini karşılaştırmalı olarak
analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaca, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan,
Azerbaycan, Türkmenistan ve Türkiye’nin okur-yazarlık oranı, okullaşma oranı, ortalama yaşam
süresi ve kişi başına düşen milli gelir rakamlarından elde edilen beşeri kalkınma indeks değerleri
kullanılarak ve tablo analizleri yapılarak ulaşılmaya çalışılacaktır. Böylelikle bu ülkelerin,
iktisadi gelişmenin en önemli unsurlarından biri olan beşeri sermaye potansiyelleri tespit edilmiş
olacaktır.
Ülkelerin iktisadi gelişmişlik düzeylerinin gelir yanında eğitim, sağlık ve yaşam kalitesini
gösteren diğer kriterlerin de dikkate alınarak incelenmesi daha doğru bir yaklaşım olarak kabul
edilmektedir. Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı’nın 1990 yılından itibaren her yıl
yayınladığı Beşeri Kalkınma İndeksi (Human Development Index-HDI) ülkelerin
gelişmişliklerini yalnızca nicelik açısından değil aynı zamanda nitelik açısından da ölçen önemli
bir göstergedir. Bu indekste ekonomik performans, beşeri kalkınmanın temeli olan eğitim ve
sağlık göstergeleriyle beraber ele alınmaktadır.
Bildirinin ilk bölümünde geçiş ekonomilerinin temel özellikleri ve ekonomik performans
ile beşeri kalkınma arasındaki ilişki ele alınacaktır. İkinci bölümde beşeri sermaye kavramının ve
beşeri kalkınma indeksinin içeriği hakkında bilgi verilecektir. Üçüncü bölümde Türkiye ile Orta
Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Beşeri Kalkınma İndeksi’ndeki sıralaması ve trendleri
incelenecektir. Son bölümde ise ilgili ülkelerin beşeri kalkınma indeksinde yer alan
göstergelerinin karşılaştırmalı analizi yapılacaktır.
Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin ekonomik performansları ile beşeri
kalkınma düzeyleri arasındaki ilişkiyi daha kapsamlı olarak ortaya koyabilmek için gerekli veri
setinin tam ve güvenilir biçimde sağlandığı takdirde çalışma, ekonometrik veya istatistiksel
yöntemler kullanılarak geliştirilebilecektir.
∗
Yrd. Doç. Dr. Kocaeli Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat Bölümü, Türkiye, e-posta: [email protected]
Yrd. Doç. Dr. Sakarya Üniversitesi İ.İ.B.F. İktisat Bölümü, Türkiye, e-posta:[email protected]
**
636
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
1.
GEÇİŞ EKONOMİLERİ VE BEŞERİ KALKINMA
Sosyalist bloğun 1989 yılında çökmesinden sonra bu blokta yer alan ülkeler ekonomik
sistemlerini dönüştürme çabasına girişmişlerdir. Merkezi plan ekonomisinden serbest piyasa
ekonomisine geçiş sürecini yaşayan bu ülkelerin ekonomik yapıları “Geçiş Ekonomisi” olarak
isimlendirilmektedir. Bu ülkeler farklı kriterlere göre gruplandırılmakla birlikte genel olarak
coğrafi ve bağlı oldukları birliğe göre kategorik sınıflandırmaya tabi tutulmaktadır: Merkezi ve
Doğu Avrupa Ülkeleri ile Baltık Ülkeleri (Çek Cumhuriyeti, Polonya, Litvanya vd.), GüneyDoğu Avrupa Ülkeleri (Yugoslavya, Bosna Hersek, Arnavutluk vd.) ve Bağımsız Devletler
Topluluğu (Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan vd.) gibi.
Plan ekonomisinden piyasa ekonomisine geçiş zorlu bir süreçtir ve radikal reformların
gerçekleştirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Kurumsal yapı ile birlikte sosyal normların, informal
kurumların, güçler ve değerler arasındaki ilişkilerin dönüştürülmesi gerekmektedir749. Bu
dönüşüm, geçiş ekonomilerinin mevcut ekonomik problemlerine yenilerini de eklemek suretiyle
piyasa ekonomisine geçişi zorlaştırmaktadır. Ayrıca 1990’ların başında Merkezi ve Doğu Avrupa
Ülkeleri ile Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi ülkelerde yaşanan ekonomik çöküntü,
yoksulluğu artırmış, gelir dağılımını bozmuş ve işsizlik oranlarını yükseltmiştir. Zira özellikle
Eski Sovyetler Birliği ülkelerinde yaşayan insanların önemli bir bölümünün hayat standartları
eskisinden daha kötüdür. Bu durum bu ülkelerdeki piyasa ekonomisine geçiş sürecini aksatmış ve
buna olan inancı olumsuz etkilemiştir.
Yeni ekonomik düzen ve ilişkilerin kurulması, geliştirilmesi insanların algılarının
değişmesine bağlıdır. Uzun yıllar boyunca kolektivist bir ekonomik anlayış içerisinde yaşayan
insanların kendisi ve ailesinden yine kendisinin sorumlu olduğunu kabullenmesi oldukça zor bir
süreçtir ve belirli bir süreyi gerektirmektedir. Planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş süreci
aynı zamanda birçok sosyal maliyeti de içerisinde barındırmaktadır. Bunun birçok nedeni vardır.
Bu nedenler arasında piyasa ekonomisinin sosyal güvenlik garantisi vermemesi, kişisel refahı
sağlayan eğitim ve sağlık gibi hizmetleri bireylere bırakması, ekonomik etkinlik ve rekabet
üzerine yoğunlaşması, yaşanan bütçe açıklarının sosyal hizmetleri aksatması sayılabilir750.
Geçiş ekonomilerinde farklı nitelikler görülmesine rağmen ortak sayılabilecek bazı
özellikler taşımaktadırlar. Bu özelliklerden bazıları; devlet yönetiminin esneklikten görece uzak
ancak güçlü olması, kamu sektörünün büyük olması, gelişmemiş kurumsal altyapı, yoksulluk
sorunun yaygın bir şekilde göze çarpması sayılabilir. Bunların dışında kurumsal altyapı
yetersizliğinden beslenen suç oranın yüksekliği ile rüşvet problemi yine ciddi temel sorunlar
arasında yer almaktadır. Bu sorunlar, gelişmesi arzulanan piyasa ekonomisinin önündeki en
önemli engellerin başında gelmektedir. Bu olumsuzlukların aksine bu ülkelerin diğer bir özelliği
de, beşeri sermayenin en önemli unsuru olan eğitim alanındaki altyapılarının oldukça sağlam
olduğudur.
Geçiş ekonomisi sürecine dahil olan ülkelerin ekonomik yapıları ve durumları önemli
ölçüde farklılık göstermektedir. Baltık ülkeleri ile Balkan ülkeleri arasındaki farklılıklar, Türk
Cumhuriyetleri ile Merkezi Avrupa ülkeleri arasında da söz konusudur. Bu farklılıklara ilaveten
ekonomilerini liberalleştirme ve özelleştirme programlarındaki farklılıklar da dikkate alındığında
bu ülkelerin ekonomik performanslarında ve geçiş programlarının başarıyla sürdürülmesinde
benzerliklerin sınırlı olduğu görülmektedir. Bu nedenle, değerlendirmelerin ülke bazında değil
de, yapılan gruplandırma çerçevesinde ele alınması daha doğrudur.
749
Tridico, Pasquale, “Institutional Change and Human Development in Transition Economies,” EAEPE Conference, 10-12
November 2005, Bremen, s.2.
750
UNDP National Human Development Report, The Influence of Civil Society on the Human Development Process in
Kyrgyzstan, Kyrgzy Republic, 2005, s.16.
637
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 1: Geçiş Ekonomileri ve Ekonomik Performansları (1990-2005)
Merkezi ve Doğu Avrupa –
Baltık Ülkeleri
Ülke
Ortala
ma
Büyüm
e Hızı
Güney Doğu Avrupa
Ülkeleri
KBD
Gelir
(SAGP/
USD)
Ülke
2005
KBD
Ortala Gelir
ma
Büyü (SAGP/U
SD)
me
Hızı
2005
Bağımsız Devletler Topluluğu
KBD
Gelir
Ülke
Ortala
ma (SAGP/U
Büyüm SD)
e Hızı
2005
Slovenya
3.2
22273 Makedonya -0.1
7200
Rusya Fed.
-0.1
10845
Litvanya
1.9
14494 Romanya
1.6
9060
Ukrayna
-2.4
6848
3.6
13646 Bosna
Hersek
12.7
2546∗ Belarus
2.2
7918
Letonya
Estonya
4.2
15478 Bulgaristan
1.5
9032
Moldova
-3.5
2100
Polonya
4.3
13847 Arnavutluk
5.2
5316
Gürcistan
0.2
3365
Çek Cumh.
1.9
20538
Ermenistan
4.4
4945
Slovakya
2.8
15871
Kazakistan
2.0
7857
Hırvatistan
2.6
13042
Azerbaycan
…
5016
3.1
17887
Türkmenista
-6.8
n
3838
Özbekistan
0.3
2063
Kırgızistan
-1.3
1927
Tacikistan
-4.0
1356
Macaristan
∗ USD
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, Palgrave Macmillan, NewYork, 2007,
s.277-280’den derlenmiştir.
Geçiş ekonomilerinin ekonomik performansları açısından bir değerlendirme yapıldığında
özellikle Avrupa’da yer alan ülkelerin büyüme ve kişi başına düşen gelir göstergelerinin
diğerlerine göre oldukça yüksek olduğu ifade edilebilir. Merkezi ve Doğu Avrupa Ülkeleri ile
Baltık Ülkeleri’nin kişi başına düşen gelir düzeyleri 13000-22000 USD (SAGP) arasında iken
1990 ile 2005 yılları arasındaki yıllık ortama büyüme hızları 1.9-4.3 arasındadır. Güney Doğu
Avrupa ülkelerinde ise kişi başına düşen gelir düzeyi 5000-9000 USD (SAGP) ve yıllık ortama
büyüme hızları ise Bosna Hersek ve Arnavutluk dışında oldukça düşüktür. Bağımsız Devletler
Topluluğu’nda yer alan ülkelerden Rusya dışında kalanların gelir düzeyleri 8000 USD’ın
(SAGP) altında iken yıllık ortalama büyüme performansları ise -6.8 ile 4.4 arasında dağılım
638
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
göstermektedir. Bu grup içerisinde yer alan Türk Cumhuriyetleri’nin ekonomik performansları
ise diğerlerine göre daha düşüktür.
Geçiş ekonomilerinin beşeri kalkınma altyapısı düşük ekonomik performansla
karşılaştırıldığında, sosyalist rejim tarafından yapılan sosyal yatırımlar nedeniyle göreceli olarak
daha yüksektir. Ancak 1990’ların başında yaşanan ekonomik kriz nedeniyle gösterilen düşük
ekonomik performans beşeri kalkınmayı da olumsuz etkilemekte, özellikle Baltık ülkeleri ile
Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin ölüm oranlarının artmasına, ortalama yaşam
sürelerinin kısalmasına, eğitim ve sağlığa yönelik yatırımların yavaşlamasına neden
olmaktadır751. Kırgızistan’ın gelir, eğitim ve sağlık göstergeleri dikkate alındığında yaşanan
ekonomik krizin etkileri daha açık bir şekilde görülmektedir. Nitekim 1993 yılında 2330 USD
olan satın alma gücü paritesine göre kişi başına düşen gelir 1995 yılında 1850 USD seviyesine
gerilemiş, bununla birlikte 67.3 yıl olan ortalama yaşam beklentisi 66 yıla ve % 66 okullaşma
oranı % 63’e düşmüştür752. Beşeri kalkınma alt yapısını oluşturan bu göstergeler ancak 2000
yılından sonra eski seviyelerine gelebilmişlerdir.
Antik dönemlerdeki filozof ve tarihçilerden İbni Sina’ya kadar birçok düşünür beşeri
kalkınmaya ilişkin çeşitli değerlendirmeler yapmıştır. Bu nedenle beşeri kalkınma kavramı bir
anlamda insanlık tarihi kadar eskidir. Ancak modern anlamda ve UNDP’nin Beşeri Kalkınma
Raporları’nın dayandığı beşeri kalkınma kavramı, teorik altyapısı Amartya Sen tarafından
yapılan çalışmalara dayanmakta ve insanların seçeneklerini artırma süreci olarak
tanımlanmaktadır753. İnsanların seçeneklerinin artırılması ise insanların kabiliyetlerinin
genişletilmesi ile başarılabilir. Uzun ve sağlıklı bir yaşamı, bilgi edinmeyi ve iyi bir yaşam
standardı için gerekli koşulların sağlanmasını ifade eden beşeri kalkınma kavramı dört temel
unsuru içermektedir. Bunlar; insanların ekonomik anlamda tercihlerini genişletebilecek, iktisadi
açıdan verimliliği sağlayabilecek etkinlik, insanları ayrımcılığa karşı koruyan ve beşeri kalkınma
potansiyellerini özgürce kullanabildiği eşitlik, şimdiki ve gelecek nesillerin kabiliyetlerini
güvenli biçimde kullanabileceği sürdürebilirlik ve doğuştan gelen potansiyel yeteneklerini
keşfedebileceği ve bunları kullanabileceği bir kabiliyet gelişimidir754.
Beşeri kalkınma ile ekonomik performans arasındaki ilişki oldukça kompleks bir yapı arz
etmektedir. Ekonomik büyüme, beşeri kalkınma düzeyini artırmaya katkı sağlamaktadır. Ancak
ekonomik büyüme ile birlikte beşeri kalkınmanın gerçekleşeceğini ifade etmek doğru değildir.
Bu nedenle geçiş ekonomisi olarak tanımlanan ülkelerin ekonomik performansları ile beşeri
kalkınma performansı arasındaki ilişkiyi tümü için aynı şekilde ifade etmek mümkün değildir.
Ülkelerin ekonomik performansları ile beşeri kalkınma performansları farklı olabilmektedir.
Bunun en önemli nedeni, mevcut ekonomik sistemin dönüştürülmesinde yaşanan zorluklar ve bu
çabanın oluşturduğu sosyo-ekonomik maliyetlerdir. Nitekim 1985-2002 yıllarını kapsayan bir
çalışmaya göre Kırgızistan ve Kazakistan’ın hem gelir hem de beşeri kalkınmada gerileme söz
konusu iken Tacikistan ve Azerbaycan’ın beşeri kalkınma trendi istikrarlı ancak gelir
düzeylerinde gerileme söz konusu olmuştur. Özbekistan ve Türkmenistan ise gelir ve beşeri
kalkınma düzeylerinde herhangi artış sağlayamamıştır755. 1990-1997 yıllarını kapsayan diğer bir
çalışmada ise 16 ülkenin beşeri kalkınma düzeylerinde gerileme tespit edilmiştir. Bu gerilemenin
temel nedenleri arasında da ekonomik durgunluk ve salgın hastalıklar (HIV/AIDS) önemli bir yer
751
Tridico, s.15.
UNDP, Kyrgysztan: National Human Development Report for 2000, s.87.
753
UNDP Uzbekistan, Education in Uzbekistan: Matching Supply and Demand, Tashkent, 2007/8, s.22-23.
754
UNDP Uzbekistan, s. 24.
755
Tridico, s.26-27.
752
639
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
tutmaktadır. Bu çalışmada ekonomik durgunluk nedeniyle beşeri kalkınma düzeyleri gerileyen
ülkeler arasında Azerbaycan, Kırgızistan ve Tacikistan da yer almaktadır756.
2.
BEŞERİ SERMAYE VE BEŞERİ KALKINMA İNDEKSİ
Bir firmanın değeri yalnızca maddi varlıklarının değeriyle değil aynı zamanda çalışanların
sahip olduğu bilgi ve beceri düzeyiyle ölçülüyorsa, ülkelerin gelişmişliğini de yalnızca kişi
başına düşen gelirle değil vatandaşlarının sahip olduğu bilgi ve sağlık düzeyini dikkate alarak
değerlendirmek daha doğru bir yaklaşımdır. Bu nedenle ülkelerin gelişmişliğin ölçülmesinde ve
karşılaştırılmasında yalnızca nicel göstergeler değil niteliğe ilişkin diğer göstergeler de dikkate
alınmaktadır.
Literatürde bir ülke nüfusunun niteliğini gösteren özellikler farklı tanımlamalarla yer
almaktadır. Bu tanımlamalar beşeri sermaye kavramının yanı sıra sosyal sermaye, kültürel
sermaye, çalışanların değeri, insan varlıkları ve insan kaynakları gibi kavramlarla da
yapılmaktadır. Literatürdeki farklı kavramlar ve tanımlamalara rağmen beşeri sermaye,
işgücünün ve bireylerin sahip olduğu faktörlerin bir kombinasyonu olarak görülmektedir. Beşeri
sermaye insanların sahip olduğu birçok faktörü kapsamakla birlikte bilgi, beceri, kabiliyet, tutum,
yorum, güvenirlik, bağlılık, yaratıcılık, bilgi paylaşma isteği, bir takımın parçası olma ve
organizasyonun hedeflerine yoğunlaşma gibi unsurları da içermektedir757.
Beşeri sermayeye atfedilen vasıflar yalnızca bilgi ve beceri düzeyiyle sınırlı kalmamakta,
bunların yanı sıra birçok özelliği de kapsamaktadır. Bu vasıflar; Teknik bilgi ve yetenek; Eğitim;
Mesleki nitelikler; Çalışanların bir topluluğa katılımı; Mesleki gelişim; Girişimcilik ruhu,
yenilikçilik, ileriyi düşünebilme, değişebilirlilik; Eğitim programları; Irk, din ve rekabette eşitlik;
Özürlülere eşitlik; İstihdam güvenliği; Sendikal faaliyet; Çalışan sayısı; Çalışanların özellikleri
ve etkinliği gibi unsurlardan oluşmaktadır758.
Bir ülkenin yukarıdaki belirtilen tüm vasıflarını ölçmenin, doğru bir kombinasyonla
birleştirmenin ve beşeri sermaye düzeyini hesaplayarak bu verileri diğer ülkelerle
karşılaştırmanın zorluğu nedeniyle daha kolay ölçülebilen standart verileri kullanmanın daha
pratik bir yol olduğu ortadadır. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatı (UNDP),
ülkelerin kalkınmışlık düzeylerini eğitim, sağlık ve gelir verilerinden oluşturduğu Beşeri
Kalkınma İndeksi759 (HDI) ile ölçmektedir. Her indeksi oluşturmadaki zorluklar ve her hangi bir
göstergenin gerçek düzeyini ölçmedeki hatalar bir tarafa bırakıldığında Beşeri Kalkınma İndeksi,
belirli koşullar altına ülkelerin genel kalkınmışlık düzeylerini ve bu arada beşeri kalkınma
seviyelerini gösteren en önemli indekstir.
Şüphesiz beşeri kalkınmanın sonsuz sayıda göstergesi vardır; ancak ölçmedeki zorluklar
sınırlı sayıda gösterge ile çalışmayı zorunlu kılmaktadır. Politik, kültürel ve ekonomik
özgürlüklerden başlayarak, insan hakları, bireylerin yaratıcı ve verimli olmalarını sağlayacak
seçeneklerinin çeşitlendirilmesine kadar birçok boyutu içine alan beşeri kalkınma sadece üç
boyutu içermektedir. Sadece üç boyutun dikkate alınmasının altında, çok sayıda değişkenle
çalışmanın dikkatleri başka yönlere kaydıracağı ve temel göstergelerin vurgulanamaması endişesi
yatmaktadır760.
756
Mendoza, Maria F. Trujillo, The Global Digital Divide: Exploring The Relation Between National Core Computing and
Network Capacity and Progress in Human Development Over The Last Decade, Tulane University, 2001, s.101.
757
Abeysekera, Indra, James Guthrie, “Human Capital Reporting in a Developing Nation,” The British Accounting Review,
Volume:36 (2004), s.253.
758
Abeysekera, s. 259.
759
Beşeri Kalkınma İndeksi hakkında geniş bilgi için bakınız: Tuna, Yusuf, İbrahim G. Yumuşak, Kalkınmışlık Göstergesi
Olarak Beşeri Kalkınma İndeksi ve Türkiye Üzerine Bir Değerlendirme, İktisat Fakültesi Dergisi, Cilt:52, Sayı:1, 2002, s.1-26.
760
Tuna-Yumuşak, s.2-3.
640
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Beşeri kalkınma indeksinin birinci boyutu olan uzun ve sağlıklı yaşam, ortalama yaşam
beklentisi ile ölçülmektedir. Yaşam beklentisinin önemi, sağlık ve beslenme ile ilgili olarak iyi
bir yaşamın en önemli ölçütü olmasından kaynaklanmaktadır. Bireylerin sağlık ve beslenme ile
ilgili hizmetler konusunda iyi durumda olduğu ülkelerde ortalama yaşam süresi diğer ülkelere
göre daha uzun olmaktadır. Ortalama yaşam beklentisini belirleyen en temel sağlık göstergesi ise
bebek ölüm oranıdır. Özellikle bebek ölüm oranlarının yüksek olduğu ülkelerde ortalama yaşam
beklentisi de oldukça düşük olmaktadır. Bebek ölüm oranındaki iyileşme ise hızlı biçimde
ortalama yaşam beklentisini artırmaktadır.
Beşeri kalkınma indeksinin ikinci boyutu olan bilgi ve eğitim ise, bu boyutun en önemli
ve kolay hesaplanabilir göstergeleri ile ölçülmektedir. Nüfusun okul çağındaki yaş grubu
okullaşma oranı ile okul çağının üzerindeki grubu ise okur-yazarlık oranı ile ölçülmektedir.
Şüphesiz özellikle yetişkin nüfusun eğitim durumunun yalnızca okur-yazarlık oranı ile ölçülmesi
özellikle ülkelerarası karşılaştırmalar söz konusu olduğunda hatalı sonuçlara yol açabilmektedir.
Okullaşma oranı ile yetişkinlerin okuryazarlık oranının aynı olduğu ancak yüksek öğrenim
düzeyleri farklı olan iki ülkenin eğitim göstergeleri bu ölçümlerde aynı çıkmaktadır. Ancak tüm
ülkeler için kolay ve doğru hesaplanabilmesi nedeniyle okur-yazarlık ve okullaşma oranları
ülkelerin eğitim düzeyini ölçmede bu göstergelere riayet edilmesini gerekli kılmaktadır.
İyi bir yaşam sürdürebilmek için gerekli kaynaklara sahip olabilmek, beşeri kalkınmanın
üçüncü ve ölçmesi en zor olan boyutunu oluşturmaktadır. Bu boyutla ilgili gerektiği kadar
güvenilir veriler olmadığından ortalama gelir düzeyleri dikkate alınmaktadır. Ülkeler arasındaki
farklılıkları gidermek amacıyla da satın alma gücü paritesine göre hesaplanmış kişi başına düşen
gerçek gayr-ı safi yurt içi hasıla rakamları kullanılmakta ve gelirin refah düzeyine olan marjinal
katkısını dikkate alan hesaplamalar yapılmaktadır.
Her ülkenin eğitim, sağlık ve gelir göstergeleri belirli hesaplamalardan geçirilerek∗ 0 ile 1
arasında bir değere dönüştürüldükten sonra toplanarak üçe bölünmekte ve böylelikle her ülkenin
indeks değeri hesaplanmaktadır. Bu hesaplamada, her indekste yer alan bir puanlık iyileşmenin
ortalamaya etkisi aynı olmakla birlikte beşeri kalkınma sürecine olan marjinal etkisi farklı
olabilmektedir. Örneğin ortalama yaşam süresini gösteren ortalama yaşam indeksindeki 0.1
puanlık gelişmenin 0.5 veya 0.9 puana ilavesi farklı etkiler oluşturmasına rağmen ortalamaya
etkileri aynı kalmaktadır. Yine sağlık indeksindeki 0.1 puanlık gelişme ile gelir veya eğitim
indeksindeki 0.1’lık puanlık iyileşmeler ortalamayı eşit düzeyde etkilemekle birlikte beşeri
kalkınma sürecine farklı düzeylerde katkı sağlayabilmektedir. Bu ve buna benzer eksikliklerine
rağmen beşeri kalkınma indeksi, ülkelerin gelişmişliğini ve beşeri kalkınma düzeyini göstermesi
açısından önemli bir indeks olarak kabul edilmektedir.
3.
TÜRKİYE ve ORTA ASYA TÜRK CUMHURİYETLERİ’NİN BEŞERİ
KALKINMA İNDEKSİNDEKİ DÜZEYLERİ
Ülkelerin ekonomik gelişiminin en temel unsurlarından birini beşeri sermaye gücü
oluşturmaktadır. Fiziki sermaye, teknolojik gelişim ve doğal kaynaklar gibi diğer unsurların
varlığı ile iktisadi sistemin işleyişi de diğer önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Şüphesiz
bütün unsurların ekonomik gelişim üzerinde önemli etkileri mevcuttur. Ancak beşeri sermaye
ekonomik gelişimin temel unsurlarından biri olmasının yanı sıra diğer unsurların oluşmasında ve
verimli biçimde kullanılmasında da pozitif etkiler oluşturmaktadır. Bu nedenle ülkelerin
ekonomik gelişiminde beşeri sermaye potansiyeli oldukça önemli bir faktör olarak kabul
edilmektedir.
∗
Iij = (maxXij-Xij) / (maxXij-minXij) (Yoksunlaşma İndeksi) Ij = 1/3 ∑ Iij HDI = 1-Ij
641
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin ekonomik gelişimlerine ait bir değerlendirme
yapabilmek için yalnızca gelir düzeylerini dikkate almak çok anlamlı olmayabilir. Zira bu
ülkelerin piyasa ekonomisine geçiş süreçleri hala devam etmekte olup gelir düzeyleri
vatandaşlarının refah seviyelerini göstermede yetersiz kalabilmektedir. Bu nedenle, gelir
düzeyleri ile birlikte ekonomik gelişimin önemli bir unsuru olar beşeri kalkınma düzeylerini de
dikkate almak gerekmektedir. Bunu da en iyi beşeri kalkınma indeksi göstermektedir.
Tablo 2: Beşeri Kalkınma İndeksi’nde Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin ve
Seçilmiş Bazı Ülkelerin Aldığı Değerler (2007-8)
Ülke ve
Sıralama
Kişi
Yetişki
n
Başına
Düşen
Ortala Okurma yazarlı
Gerçek
k OkullaşmGSYİH Ortala
Yaşam
Süresi Oranı a Oran (SAGP ma
(%)
(%)
(yıl)
$)
Yaşam Eğitim GSYİH
2005 2005 2005 2005 İndeksi İndeksi İndeksi
Gelir
sıralama
sıy-la
Beşeri BKİ
Kalkın sıralama
ma
sı
İndeksi arasında
Değeri ki fark
1 İzlanda
81.5
100
95.4
36510
0.941
0.978
0.985
0.968
4
2 Norveç
79.8
100
99.2
41420
0.913
0.978
0.978
0.968
1
3 Avustralya
80.9
100
113.0 31794
0.931
0.993
0.962
0.962
13
73 Kazakistan
65.9
99.5
93.8
7857
0.682
0.973
0.728
0,794
1
84 Türkiye
71.4
87.4
68.7
8407
0.773
0.812
0.740
0.775
-18
98 Azerbaycan
67.1
98.8
67.1
5016
0.702
0.882
0.653
0.746
4
109
Türkmenistan
62.6
98.8
73*
3838
0.627
0.903
0.609
0.713
5
113 Özbekistan 66.8
99*
73.8
2063
0.696
0.906
0.505
0.702
25
116 Kırgızistan 65.6
98.7
77.7
1927
0.676
0.917
0.494
0.696
29
122 Tacikistan
66.3
99.5
70.8
1356
0.689
0.896
0.435
0.673
32
177 Sierra
Leone
41.8
34.3
44.6
806
0.280
0.381
0.348
0.336
-5
Geliş. Olan Ülk. 66.1
76.7
64.1
5282
0.685
0.725
0.662
0.691
-
Dünya
78.6
67.8
9543
0.718
0.750
0.761
0.743
-
•
68.1
Tahmini
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, Palgrave Macmillan, NewYork,
2007, s.229-232’den derlenmiştir.
642
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınma indeksinde yer alan göstergeleri ve
sıralamaları Tablo 2’de yer almaktadır. Ayrıca karşılaştırma yapabilmek amacıyla bu indekste ilk
üç ve son sırada yer alan ülkelerin göstergeleri de tabloya dahil edilmiştir. 2005 verilerinden
oluşturulan 2007-2008 indeks göstergelerine göre en yüksek değere ve sıralamaya sahip Orta
Asya Türk Cumhuriyeti Kazakistan’dır. 0.794 indeks değerine sahip Kazakistan bu ortalama ile
177 ülke arasında 73. sıradadır. Kazakistan, beşeri kalkınma indeksinde yer alan göstergeler
arasında en yüksek değere ise eğitim göstergeleriyle ulaşmıştır. 0.973 eğitim indeks değeri,
sıralamada birinci olan İzlanda’nın indeks değerine oldukça yakındır. Kazakistan’ı 84. sıra ile
Türkiye, 98. sıra ile Azerbaycan, 109. sıra ile Türkmenistan, 113. sıra ile Özbekistan, 116. sıra ile
Kırgızistan ve 122 sıra ile Tacikistan takip etmektedir. Bu ülkelerin kendi aralarındaki
sıralamadaki yerlerini Türkiye hariç, daha ziyade gelir indeksi değerleri belirlemektedir. Yaşam
ve eğitim indeksi değerleri birlerine daha yakın olması nedeniyle gelir indeksi yüksek olan
ülkeler sıralamada daha üst seviyede yer almaktadır. Türkiye ise daha yüksek gelir ve yaşam
indeksi değerine sahip olmasına rağmen, eğitim indeksinde sahip olduğu değer, diğer Orta Asya
Türk Cumhuriyetleri’nin eğitim indeks değerlerinden düşüktür. Buna rağmen gelir indeksi
değerinin diğer ülkelerin değerlerinden yüksek olması nedeniyle sıralamada Kazakistan’ın
arkasında diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin ise üzerinde yer almaktadır.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınma indeksindeki sıralamasında göze
çarpan önemli bir husus ise Tablo 2’nin en sağındaki sütunda yer almaktadır. Gelir düzeylerine
göre yapılan sıralama ile eğitim ve sağlık düzeylerinin de katıldığı BKİ sıralaması arasındaki
farkı gösteren bu sütunda Türkiye hariç Orta Asya Türk Cumhuriyetleri pozitif değere sahiptir.
Özellikle Tacikistan, Kırgızistan ve Özbekistan olmak üzere Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin
eğitim indeksinde sahip olduğu yüksek değerlere rağmen düşük gelir indeksi değerleri, bu
ülkeleri sıralamada aşağıya itmektedir. Başka bir ifadeyle, bu ülkelerin gelir indeksi
değerlerindeki artışlar sahip olunan yüksek eğitim indeksi değerleri nedeniyle hızlı biçimde üst
sıralara taşıyacaktır. Türkiye ise diğer ülkelerin aksine sahip olduğu düşük eğitim indeksi
değerleri nedeniyle gelir düzeyine göre yapılan sıralamanın 18 basamak altında yer almaktadır.
Bu durum, sahip olunan gelir düzeyinin gerektirdiği eğitim ve yaşam indeksi değerlerinin altında
yer aldığını göstermektedir. Türkiye’nin özellikle eğitim indeksi değerlerinin benzer gelir
seviyesine sahip ülkelerin altında yer almasının temel nedeni ise eğitimde cinsiyet ve bölgesel
eşitsizliklerin oldukça yüksek oluşudur761.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye’nin BKİ göstergelerinin kendi aralarındaki
karşılaştırılması aşağıdaki grafiklerde yapılmıştır. Grafiklere göre, yaşam indeksinde en yüksek
değer Türkiye’ye en düşük değer ise Türkmenistan’a aittir. Eğitim indeksinde en yüksek değer
Kazakistan’a en düşük değer ise Türkiye’ye aittir. Gelir indeksinde en yüksek değer Türkiye’ye
en düşük değer de Tacikistan’a aittir.
761
Geniş bilgi için bakınız: Yumuşak, İbrahim Güran, Gelişmekte Olan Ülkeler ve Türkiye Açısından Eğitimin Ekonomik ve
Sosyal Boyutu Üzerine Bir Değerlendirme, Disiplinler arası Kadın Sempozyumu Bildiriler Kitabı, Cilt:III, 1-4 Mart 2002,
Yeditepe Üniversitesi GSF Yayını, İstanbul, s.291-301.
643
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Grafik 1: Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Beşeri Kalkınma İndeksi Değerleri
(2007-8)
1
0,8
0,6
0,4
0,2
0
Ortalama Yaşam İndeksi
Kazakistan
Türkiye
Eğitim İndeksi
Azerbaycan
GSYİH İndeksi
Türkmenistan
Özbekistan
Kırgızistan
Tacikistan
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, Palgrave Macmillan, NewYork, 2007, s.229-232’den
derlenmiştir.
Kazakistan’ın yüksek eğitim indeksi değeri, gelir ve yaşam indeksi değerlerinin
Türkiye’den daha düşük olmasına rağmen onu Türkiye’nin 11 basamak üstüne taşımıştır. Türkiye
ise yaşam ve gelir indeksindeki yüksek değerlere rağmen eğitim indeksindeki en düşük seviyesi
nedeniyle kendi aralarındaki sıralamada ikinciliğe ulaştırmıştır. Eğitim ve yaşam göstergelerinin
daha yavaş ve gecikmeli değiştiği dikkate alındığında düşük gelire sahip ülkelerin ekonomik
performanslarındaki gelişmeyle daha üst sıralara tırmanması mümkün olabilecektir. Türkiye’nin
ise öncelikle eğitim indeksi değerini artırarak indeks sıralamasında üst sıralara tırmanması
muhtemel bir gelişme olabilir.
0,4
122 Tacikistan; 0,673
116 Kırgızistan; 0,696
113 Özbekistan; 0,702
0,6
109Türkmenistan; 0,713
0,8
98 Azerbaycan; 0,746
1
84 Türkiye; 0,775
Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Beşeri Kalkınma İndeksi’ndeki
73 Kazakistan; 0,794
Grafik 2:
Sıralaması
73 Kazakistan
84 Türkiye
98 Azerbaycan
109Türkmenistan
113 Özbekistan
116 Kırgızistan
122 Tacikistan
0,2
0
Beşeri Kalkınma İndeksi
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, Palgrave Macmillan, NewYork, 2007, s.229-232’den
derlenmiştir.
Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınma indeksindeki değerleri ve
sıralaması Grafik 2’de yer almaktadır. İndekse göre 0.794 indeks değeri ile Kazakistan 73.
sıradadır. Kazakistan’ın ele alınan ülke grubunda ilk sırada yer almasına neden olan temel unsur
644
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
gelir düzeyidir. Diğer Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nden daha yüksek bir gelir seviyesine
sahip olan Kazakistan Türkiye’nin eğitim göstergelerinden de daha iyi bir durumda olduğundan
orta üst beşeri kalkınma düzeyinde yer almaktadır. Zira 0.8’in üzerindeki indeks değeri yüksek
beşeri kalkınma, 0.5 ile 0.8 arası orta beşeri kalkınma ve 0.5’in altı ise düşük beşeri kalkınma
düzeyi olarak kabul edilmektedir.
Kazakistan’ı 0.775 indeks değeri ile Türkiye takip etmektedir ve Türkiye bu değer ile 84.
sıradadır. Türkiye Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ne göre daha düşük eğitim seviyesine sahip
olmakla birlikte 8407 USD’lık gelir göstergesi ile grubun lideri durumundadır. Aynı zamanda
71.4 yıl ortalama yaşam süresi açısından da Türkiye yine grubun lideridir. Türkiye, Orta Asya
Türk Cumhuriyetleri’ne göre daha düşük eğitim göstergelerine sahip olmakla birlikte ortalama
yaşam süresi ve gelir göstergelerindeki liderliği nedeniyle grubun ikinci sırasında yer almaktadır.
Türkiye, eğer eğitim göstergelerini daha üst seviyeye çıkarabilirse grubun liderliğine de
yükselebilir.
Kazakistan ve Türkiye’nin arkasından 0.746 indeks değeri ile Azerbaycan 98., 0.713
indeks değeri ile Türkmenistan 109., 0.702 indeks değeri ile Özbekistan 113. ,0.696 indeks
değeri ile Kırgızistan 116. ve 0.673 indeks değeri ile Tacikistan 122. sırada yer almaktadır. Bu
ülkelerin eğitim göstergeleri ve ortalama yaşam süreleri birbirlerine oldukça benzer olduğundan
sıralama gelir düzeyleri tarafından belirlenmektedir. Özellikle Özbekistan, Kırgızistan ve
Tacikistan benzer gelir seviyelerine sahip ülkelere göre oldukça yüksek eğitim ve sağlık
düzeylerine sahiptir. Dolayısıyla bu ülkeler, gelir performanslarındaki gelişmelere bağlı olarak
kendi aralarında ve genel sıralamada daha üst sıralara yükselmeleri mümkün olabilir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınma indeksi değerlerindeki trende mevcut
veriler ışığında bakıldığında farklı performanslara sahip olunduğunu görülmektedir. Nitekim,
Kazakistan’ın indeks değerleri önce düşüş daha sonra ise artış göstererek daha yüksek bir düzeye
çıkarken Azerbaycan dışındaki ülkelerin değerlerinde gerileme söz konusu olmaktadır.
Azerbaycan’ın indeks değeri ise iki yılın verilerine göre aynıdır. Türkiye’nin indeks trendi, Orta
Asya Türk Cumhuriyetleri’nin indeks trendlerinin aksine oldukça istikrarlı biçimde
yükselmektedir. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin beşeri kalkınma indeksinde yer alan
göstergelere genel olarak bakıldığında ise 1995 yılına kadar gerilediğini, bu yıldan itibaren ise
yükseldiği göze çarpmaktadır. Örneğin Kazakistan’ın ortalama yaşam ümidi 1990 yılında 68.1
yıl iken 1995 yılında 63.5 yıla gerilemiş, 2004 yılında ise 66.2 yıla yükselmiştir. Okullaşma oranı
da 1990 yılında % 80 iken 1995 yılında % 73’e gerilemiş, 2004 yılında ise % 84’e çıkmıştır762.
762
UNDP Kazakhistan, The Great Generation of Kazakhstan: Insight into the Future, Almaty, 2005, s.21.
645
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tablo 3: Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Beşeri Kalkınma İndeks
Trendleri
Ülke
1985
1990
1995
2000
Azerbaycan
0.771
Kazakistan
0.724
0.738
Kırgızistan
Özbekistan
2002
2005
0.746
0.746
0.766
0.794
0.701
0.696
0.704
0.683
0.691
0.709
0.702
Tacikistan
0.705
0.703
0.638
0.640
0.671
0.673
Türkiye
0.651
0.683
0.717
0.732
0.742
0.775
0.752
0.713
Türkmenistan
Kaynak: UNDP, Human Development Report 2004, 2007-8 verilerinden derlenmiştir.
Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin gelir ve beşeri kalkınma indeks değerleri
arasındaki karşılaştırma Grafik 3’de yer almaktadır. Grafikte ilk göze çarpan husus, gelir indeksi
düştükçe gelirle beşeri kalkınma indeks değeri arasındaki farkın yükseldiğidir. Gelir artışıyla
birlikte beşeri kalkınma indeksinin diğer göstergeleri olan eğitim ve ortalama yaşam
seviyelerinin de yükselmesinin farkı azalttığı yorumu yapılabilir. Bu çerçevede en yüksek fark
Tacikistan’ın değerleri arasındayken en düşük fark ise Türkiye’nin değerleri arasındadır.
Grafik 3: Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Beşeri Kalkınma İndeks
Değerleri ile GSYİH İndeks Değerlerinin Karşılaştırılması (2007-8)
0,8
0,794
0,775
0,74
0,728
0,7
0,746
0,713
0,702
0,696
0,505
0,494
0,653
0,6
0,5
0,435
GSYİH İndeksi
ci
ki
sta
n
Ta
sta
n
ırg
ız
i
K
zb
ek
ist
a
n
n
Ö
rb
ze
A
Tü
rk
m
en
ist
a
ay
ca
n
iy
e
rk
Tü
az
ak
i
sta
n
0,4
K
0,673
0,609
BKİ
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, Palgrave Macmillan, NewYork, 2007, s.229-232’den
derlenmiştir.
646
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
4.
TÜRKİYE ve ORTA ASYA TÜRK CUMHURİYETLERİNİN BEŞERİ
KALKINMIŞLIK DÜZEYLERİNİN KARŞILAŞTIRMALI ANALİZİ
Beşeri kalkınmanın temel unsurlarını nüfusun sahip olduğu eğitim ve sağlık düzeyi ile iyi
bir yaşam sürdürmek için gereken mali imkânlar oluşturmaktadır. Beşeri kalkınma indeksi, beşeri
kalkınmanın bu üç temel unsurunu ölçerek ülkeler arası bir karşılaştırma imkânı sağlamaktadır.
Tablo 4’de Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin eğitim göstergeleri, ortalama yaşam
süreleri ve gelir düzeyleri yer almaktadır.
Ülkelerin eğitim düzeyleri iki gösterge ile ölçülmüştür. Bunlar yetişkin okur-yazarlık
oranı ve okullaşma oranıdır. Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri arasında yetişkin okuryazarlık oranı açısından bir karşılaştırma yapıldığında Türkiye dışındaki ülkelerin % 99 civarında
bir okur-yazarlık oranına sahip olduğu ancak Türkiye’nin okur-yazarlık oranının % 87.4 olduğu
görülmektedir. Bu ülkelerin okullaşma oranları ise birbirinden oldukça farklıdır. En düşük
seviyeye Azerbaycan sahip iken en yüksek okullaşma oranı Kazakistan’a aittir.
Tablo 4. Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin Eğitim, Yaşam ve Gelir
Düzeyleri
Yetişkin Okur- Okullaşma Oranı
(%)
yazarlık Oranı
(%) 2005
2005
Ülke
Ortalama Yaşam Kişi Başına
Süresi
Düşen Gerçek
(yıl)
GSYİH (SAGP$)
2005
2005
Kazakistan
99.5
93.8
65.9
7857
Türkiye
87.4
68.7
71.4
8407
Azerbaycan
98.8
67.1
67.1
5016
Türkmenistan
98.8
73*
62.6
3838
Özbekistan
99*
73.8
66.8
2063
Kırgızistan
98.7
77.7
65.6
1927
Tacikistan
99.5
70.8
66.3
1356
•
Tahmini
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, s.229-232’den derlenmiştir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye’nin ortalama yaşam süreleri incelendiğinde
62.6 ve 71.4 yıl arasında değiştiği görülmektedir. Yaşam sürelerinde en yüksek değer Türkiye’ye,
en düşük değer ise Türkmenistan’a aittir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye arasındaki karşılaştırmada en yüksek
farklılıkların kişi başına düşen gelir rakamlarında olduğu görülmektedir. Bu ülkeler arasında en
düşük değer 1356 USD ile Tacikistan olurken, en yüksek gelire 8407 USD ile Türkiye sahiptir.
4.1.
Eğitim Düzeyleri Açısından Karşılaştırma
647
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Türkiye ile Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin eğitim düzeyleri Grafik 4’te
karşılaştırılmaktadır. Türkiye dışındaki ülkelerin yetişkin okuryazarlık oranları birbirlerine çok
yakındır. Bunun en önemli nedeni, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin tümünde yetişkinlerin
neredeyse tamamının okuma yazma bilmesidir. Yetişkin okuryazarlık oranları açısından sıralama
şu şekildedir: Kazakistan, Tacikistan, Özbekistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Kırgızistan ve
Türkiye.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin yetişkin eğitiminde gösterdiği başarı cinsiyet
eşitliğinde de sürmektedir. Örneğin Azerbaycan’da kadınların % 17.4’ü, erkeklerin % 21.1’i
yüksek öğrenim derecesine, kadınların 20.6’sı erkeklerin 24.1’i kolej ve teknik okul derecesine,
kadınların 45.3’ü erkeklerin 41.2’si ortaöğrenim derecesine sahiptir. İlk ve lisansüstü
derecelerinde ise eşitsizlik oranı daha yüksektir. İlköğrenimde kadınların oranı % 10.3 ve
erkeklerin oranı % 3 iken lisansüstünde kadınların oranı % 4.4 ve erkeklerin oranı ise 7.1
düzeyindedir763.
Grafik 4. Okuryazarlık ve Okullaşma Oranları
100
99,5
98,8 98,8 99 98,7 99,5
87,4
93,8
68,7 67,1
75
77,7
73 73,8
70,8
Kazakistan
Türkiye
Azerbaycan
50
Türkmenistan
Özbekistan
25
Kırgızistan
Tacikistan
0
Y. Okuryazarlık Oranı
Okullaşma Oranı
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, s.229-232’den derlenmiştir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye, okul çağındaki nüfusun eğitim düzeylerini
gösteren okullaşma oranı açısından karşılaştırıldığında yetişkin okur-yazarlık oranına göre daha
farklı bir durum ortaya çıkmaktadır. Orta Asya Türk Cumhuriyetleri, merkezi plan
ekonomisinden kalan mirası eğitim açısından sürdürmekte fazla başarılı gözükmemektedirler.
Kazakistan dışındaki ülkelerin okul çağındaki nüfusun ilk ve orta öğrenime devam etme oranları
% 67 ile % 77 arasındadır. Türkiye ise yine Kırgızistan’ın biraz üzerinde yer alarak eğitim
açısından gösterdiği başarısız performansı okullaşma oranında da sürdürmektedir. Kazakistan,
diğer ülkelerden farklı olarak okul çağındaki nüfusun yaklaşık % 94’ünün eğitimlerini
sürdürmesini sağlamış gözükmektedir. Kazakistan’ı Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan,
Tacikistan, Türkiye ve Azerbaycan takip etmektedir.
Orta beşeri kalkınma seviyesine sahip ülkelerin ortalama yetişkin okur-yazarlık oranının
% 78 ve ortalama okullaşma oranının % 65.3 olduğu göz önünde tutulduğunda Türkiye ve Orta
Asya Türk Cumhuriyetleri’nin bu ortalamaların oldukça üzerinde bir seviyeye sahip olduğu
görülmektedir764.
763
UNDP, Azerbaijan Human Development Report 2007, Gender Attitudes in Azerbaijan: Trends and Challenge, Çevik
Qrup Publishing, 2007, s.35.
764
UNDP Human Development Report 2007-8, s.232.
648
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
4.2.
Ortalama Yaşam Süreleri Açısından Karşılaştırma
Bir ülkede yaşayanların ve/veya bir ülkenin sağlık düzeyini birçok gösterge ile ölçmek
mümkündür. Kişi başına düşen sağlık harcamaları, kişi başına düşen doktor ve hemşire sayısı,
yatak başına düşen hasta sayısı ve bebek ölüm oranları gibi göstergeler bunlardan bazılarıdır.
Sağlık alanındaki tüm gelişmelerin nihai olarak etkileyeceği en önemli gösterge ise ortalama
yaşam süresidir. Doğal olarak bir ülkede verilen sağlık hizmetlerinin nicelik ve niteliğindeki
gelişmeler o ülkede doğan çocukların ortalama yaşam ümitlerini artıracaktır. Bu nedenle ülkeler
arası karşılaştırmalarda her canlı doğumda beklenen yaşam ümidi (yıl) en sık kullanan
göstergelerden biridir. Beşeri kalkınma indeksi de, sağlık düzeyini bu gösterge ile ölçmektedir.
Bir ülkede sağlık düzeyindeki her türlü gelişme ortalama yaşam süresini etkilemekle
beraber bunlar arasında en büyük etkiye sahip en önemli gösterge bebek ölüm oranıdır. 0-12
aylık bebeklerin ölüm oranlarındaki gelişmeler, ortalama yaşam süresini gecikmeli olarak
doğrudan etkileme gücüne sahiptir. Bu nedenle bazı ülkelerin bu konuda gösterdikleri hızlı
gelişmeler neticesinde ortalama yaşam süreleri hızlı biçimde artış göstermektedir. Bebek ölüm
oranlarının yüksek olduğu ülkelerde ise buna bağlı olarak ortalama yaşam süreleri düşük
olmaktadır. Şüphesiz bir ülkedeki ortalama yaşam süresini etkileyen faktörler bebek ölüm
oranlarından ibaret değildir. Bebek ölüm oranları düşük olan bazı ülkelerde, diğer unsurlardaki
olumsuzluklar nedeniyle ortalama yaşam seviyesi de düşük olabilmektedir. Ayrıca düşük gelir
seviyesine sahip olanların sağlık ve bakıma yönelik harcama düzeyleri de düşük olduğundan
bebek ölüm oranları daha yüksek gerçekleşmektedir. Bu nedenle gelir dağılımındaki bozukluk
dolaylı olarak bebek ölüm oranlarını da artırabilmektedir. Yukarıdaki tabloda Türkiye ve Orta
Asya Türk Cumhuriyetleri’ndeki bebek ölüm oranları yer almaktadır. Tabloya göre en düşük
bebek ölüm oranına sahip ülke Türkiye olurken, Türkiye’yi Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan,
Tacikistan ve Azerbaycan takip etmektedir. En fakir % 20’lik dilimle en zengin % 20’lik dilim
arasındaki farkın en yüksek olduğu ülke Türkiye iken, farkın en düşük olduğu ülke ise
Özbekistan’dır.
Tablo 5: Bebek Ölüm Oranları
Bebek Ölüm Oranı (1000 canlı doğumda)
Ülke
En fakir % 20
En zengin % 20
Ortalama ∗
Azerbaycan
-
-
76
Kazakistan
68
42
32
Kırgızistan
83
46
55
Özbekistan
54
46
58
Tacikistan
-
-
63
Türkiye
68
30
31
Türkmenistan
89
58
-
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, s.255’den derlenmiştir. ∗ Ortalama bebek
ölüm oranları Hausmann, Ricardo, L.D. Tyson, S. Zahidi, The Global Gender Gap Report
2007, World Economic Forum, Geneva, 2007’den alınmıştır. Bu oranlar, tablodaki diğer
649
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
oranlardan farklı bir veri setine ait olup Türkmenistan’a aitveri bulunamamıştır. Amanniyazova,
Ludmila, Family Welfare in Turkmenistan: Trends and Indicators, Report No.8, Unicef,
2001, s.16’da Türkmenistan’ın bebek ölüm oranı 1999 yılı için %o 25.4 olarak verilmektedir.
Grafik 5’te Türkiye ve Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’ndeki ortalama yaşam süreleri
gösterilmektedir. En yüksek ortalama yaşama sahip ülke 71.4 yıl ile Türkiye olurken, Türkiye’yi
67.1 yıl ile Azerbaycan, 66.8 yıl ile Özbekistan, 66.3 yıl ile Tacikistan, 65.9 yıl ile Kazakistan,
65.6 yıl ile Kırgızistan ve 62.6 yıl ile Türkmenistan takip etmektedir. Orta beşeri kalkınma
düzeyindeki ülkelerin ortalama yaşam süresinin 67.5 yıl olduğu göz önünde bulundurulduğunda
Türkiye dışındaki ülkelerin bu ortalamanın gerisinde yer aldığı görülmektedir.765
Grafik 5. Ortalama Yaşam Süreleri
80
65,9
71,4
67,1
62,6
66,8
65,6
66,3
Kazakistan
Türkiye
60
Azerbaycan
40
Türkmenistan
Özbekistan
20
Kırgızistan
Tacikistan
0
Ort. Yaşam Süresi (Yıl)
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, s.229-232’den derlenmiştir.
4.3.
Kişi Başına Düşen Gayrı Safi Yurt İçi Hasıla Düzeyi Açısından Karşılaştırma
Yüksek eğitim ve sağlık düzeyi, iyi bir hayat standardı sağlayabilmek için gereken satın
alma gücüne sahip olunmasıyla yaşam kalitesini daha anlamlı kılmaktadır. Beşeri kalkınma
indeksinde yer alan her üç göstergenin ortalamaya katkısı eşit olmakla birlikte, gelir
seviyesindeki düşüklük yüksek eğitim ve sağlık düzeyinin refah üzerindeki olumlu etkisini
azaltmaktadır. Bundan dolayı, eğitim ve sağlık düzeyindeki gelişmeler yüksek gelirle
birleştiğinde refah etkisini artırıcı bir faktör olmaktadır.
Beşeri kalkınma indeksinde ülkelerin gelir göstergeleri satın alma gücü paritesine göre
hesaplanmış kişi başına düşen gayrı safi yurt içi hasıla rakamları ile ölçülmektedir. Orta Asya
Türk Cumhuriyetleri’nin gelir düzeyleri karşılaştırılırken geçiş ekonomisi özelliklerini taşıdıkları
gözden uzak tutulmamaktadır. Nitekim bu ülkelerin merkezi plana dayalı ekonomik
sistemlerinde, 1990’lardan itibaren piyasa ekonomisine entegre çabaları ve bu çerçevede farklı
düzeylerde liberalleşme ve özelleştirme faaliyetleri sürdürülmektedirler. Örneğin Orta Asya
Cumhuriyetleri ile Baltık ülkeleri ve Doğu Avrupa ülkelerinin piyasa ekonomisine adaptasyon
süreçleri ve gösterdikleri ekonomik performanslar farklı konjonktürler içerisinde devam
etmektedir. Bu anlamda Avrupa Birliği’ne dahil olan veya olmaya hazırlanan ülkelerin piyasa
ekonomisine adaptasyonlarında ve ekonomik performanslarında diğerlerine göre önemli ölçüde
farklılıklar gözükmektedir.
Merkezi plan ekonomisine sahip oldukları dönemde de farklı ekonomik yapılara sahip
olan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin bu geçiş ekonomisi süreçleri de farklı biçimlerde devam
etmektedir. Bu nedenle bu ülkelerin kişi başına düşen gayrı safi yurt içi hasıla düzeyleri oldukça
geniş bir yelpaze oluşturmaktadır. Tacikistan ve Kırgızistan’ın kişi başına düşen geliri 2000
765
UNDP Human Development Report 2007-8, s.232.
650
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
USD’ın altında iken Özbekistan 2063 USD, Türkmenistan 3030 USD, Azerbaycan 5016 USD ve
Kazakistan ise 7857 USD’lık bir kişi başı gelir düzeyine sahiptir. Dolayısıyla eğitim ve ortalama
yaşam süreleri açısından benzer düzeylere sahip olan bu ülkelerin gelir göstergeleri arasında 6
kata yakın bir farklılık söz konusu olmaktadır. Bu çerçevede, bu ülkelerin beşeri kalkınma
indeksindeki sıralamaları gelir göstergeleri tarafından belirlendiği göze çarpmaktadır.
Türkiye’nin kişi başına geliri 8407 USD’lık düzey ile bu ülkelerle karşılaştırıldığında en üst
sırada yer almaktadır.
Grafik 6. Kişi Başına Düşen Gelir Düzeyleri (USD/SAGP)
10000
8407
Türkiye
7857
Kazakistan
7500
Azerbaycan
5016
5000
2500
Türkmenistan
3838
2063
1927
Özbekistan
1356
Kırgızistan
Tacikistan
0
KBD GSYİH (USD)
Kaynak: UNDP Human Development Report 2007-8, s.229-232’den derlenmiştir.
Beşeri kalkınma raporlarında Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri gelişme trendleri
iki periyotta ele alınmaktadır. Bunlardan birincisi keskin bir yükselişin olduğu 1990-1995 yılları
arasıdır. İkinci aşama ise daha yavaş gelişmenin görüldüğü 1996-2002 yıllarıdır. Nitekim
Kazakistan ilk periyotta 54. sıradan 39 basamak atlayarak 93. sıraya çıkmış, ikinci periyotta ise
15 basamak ilerleyebilmiştir. 2002 sonrasında ise 5 basamak çıkarak 73. sıraya yükselmiştir.
Kazakistan’ın özellikle ikinci aşamadaki yükselmesinde % 53 oranında ekonomik gelişmenin
etkisi olmuş, eğitimdeki gelişmenin etkisi % 26 ve yaşam beklentisindeki iyileşmenin etkisini ise
% 21 düzeyinde gerçekleşmiştir766. 1995 yılında Kazakistan’ın kişi başına düşen gelir düzeyi
4508 USD iken 2004 yılında 7260 USD’a çıkarak 2752 USD artmıştır. 1996-2004 yılları
arasında Kazakistan’da kişi başına gelir düzeyinin beşeri kalkınma indeksine etkisi % 48
oranında gerçekleşmiştir767.
SONUÇ
Sovyet bloğu içerisinde yer alan ülkeler, bu bloğun sona ermesinden itibaren kendilerini
merkezi plan ekonomisinden serbest piyasa ekonomisine geçiş süreci içerisinde bulmuşlardır.
Her ülkenin piyasa ekonomisine geçiş süreci farklı mecralarda devam etmesine rağmen bu
ülkelerin ekonomik yapıları geçiş ekonomisi olarak adlandırılmaktadır. Geçiş ekonomilerinin bu
süreçteki ekonomik performansları içsel ve dışsal faktörlere bağlı olarak önemli ölçüde
farklılıklar göstermektedir. Geçiş ekonomileri içerisinde yer alan Orta Asya Türk Cumhuriyetleri
ise, bu geçişin sosyo-ekonomik maliyetleri en fazla yaşayan ülkeler arasındadır. Orta Asya Türk
Cumhuriyetleri’nin piyasa ekonomisine geçişinde ortaya çıkan zorlukları aşmasını sağlayabilecek
en önemli faktörlerden biri, sahip oldukları beşeri sermaye potansiyelidir. Nitekim bu ülkelerin
tamamında okur-yazarlık ve okullaşma oranlarından oluşan eğitim göstergeleri oldukça
yüksektir.
766
UNDP Kazakhistan, National Human Development Report Kazakhstan for 2004: Education for All: the Key Goal for a
New Millenium, Printed in Pilot TC, Kazakhstan, 2004, .21-22.
767
UNDP Kazakhistan, The Great Generation of Kazakhstan: Insight into the Future, s.20.
651
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ve Türkiye’nin beşeri kalkınma düzeyleri, beşeri
kalkınma indeksi yardımıyla karşılaştırıldığında diğerlerine göre daha yüksek gelir ve eğitim
düzeyi nedeniyle Kazakistan ilk sırada yer aldığı görülmektedir. Kazakistan’ın özellikle
okullaşma oranı, % 93.8’le grup içerisindeki tüm ülkelerden oldukça yüksektir. 177 ülke
içerisinde 73. sırada yer alan Kazakistan, orta üst beşeri kalkınma seviyesine sahiptir.
Kazakistan’ı 84. sırada yer alan Türkiye takip etmektedir. Türkiye gelir seviyesi bakımından ele
alınan grup içerisinde en yüksek gelir ve ortalama yaşam ancak en düşük eğitim seviyesine
sahiptir. Türkiye’yi Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan takip
etmekte ve bu ülkeler orta beşeri kalkınma düzeyi içerisinde yer almaktadırlar. Orta Asya Türk
Cumhuriyetleri’nin kendi aralarındaki sıralamasını, benzer eğitim ve ortalama yaşam göstergeleri
nedeniyle gelir düzeyleri tarafından belirlenmektedir. Özellikle Özbekistan, Kırgızistan ve
Tacikistan’ın gelir seviyeleri, benzer beşeri kalkınma düzeyine sahip ülkelere göre oldukça
düşüktür.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin beşeri kalkınma göstergeleri ele alındığında, yüksek
eğitim göstergelerine rağmen buna göre daha düşük gelir ve ortalama yaşam seviyesine sahip
oldukları görülmektedir. Eğitim göstergelerinden okur-yazarlık oranı, okullaşma oranına göre
daha yüksektir. Bu ülkelerin 1990 sonrasında yaşadığı ekonomik kriz, yalnızca gelir seviyelerini
değil aynı zamanda eğitim ve ortalama yaşam göstergelerinin de gerilemesine neden olmuştur.
Dolayısıyla bu ülkelerin ekonomik performanslarında yaşanan sıkıntılar, beşeri kalkınmanın
diğer unsurlarını olumsuz etkilemiştir. Bu olumsuzlukların ortaya çıkmasında, bu ülkelerin
piyasa ekonomisine geçişte yaşadığı zorlukların önemli bir etkisi olmuştur. Orta Asya Türk
Cumhuriyetleri’nin ekonomik performansları ile beşeri kalkınma seviyeleri arasındaki ilişki,
ülkelerin içinde bulunduğu farklı durumlar nedeniyle tam bir paralellik göstermemektedir.
Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nin iktisadi gelişimlerinde sahip oldukları beşeri sermaye
potansiyelinden faydalanabilmeleri için öncelikle bu durumlarını korumaları ve geliştirmeleri
gerekmektedir. Bunun gerçekleştirilebilmesi bu ülkelerin piyasa ekonomisine geçişte
gösterecekleri performansa bağlı gözükmektedir. Bu ülkelerde, devletin birçok sektörde olduğu
gibi eğitim ve sağlık alanından çekilerek sistemi piyasa koşullarına bağlama çabalarında intibak
ve algılama zorlukları yaşanmakta ve bu durum yeni sistemin işleyişini aksatmaktadır. Ayrıca
liberalleşmenin beraberinde getirdiği sosyo-ekonomik maliyetler mevcut beşeri sermaye
potansiyellerini kullanmalarını engellemektedir. Piyasa ekonomisine dayalı sistemin yerleşmesi
ve ekonomik istikrarın sağlanması ile birlikte bu ülkeler beşeri sermaye potansiyellerini harekete
geçirebilecek ve iktisadi gelişmeleri için gerekli ivmeyi kazanabilecektir.
KAYNAKÇA
Abeysekera, Indra, James Guthrie, “Human Capital Reporting in a Developing Nation,” The
British Accounting Review, Volume:36 (2004).
Amanniyazova, Ludmila, Family Welfare in Turkmenistan: Trends and Indicators, Report
No.8, Unicef, 2001.
Hausmann, Ricardo, L.D. Tyson, S. Zahidi, The Global Gender Gap Report 2007, World
Economic Forum, Geneva, 2007.
Mendoza, Maria F. Trujillo, The Global Digital Divide: Exploring The Relation Between
National Core Computing and Network Capacity and Progress in Human
Development Over The Last Decade, Tulane University, 2001.
652
II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMCİLER KONGRESİ
Tridico, Pasquale, “Institutional Change and Human Development in Transition Economies,”
EAEPE
Conference,
Bremen,
2005.
http://host.uniroma3.it/dipartimenti/economia/pdf/wp59.pdf
UNDP, Human Development Report 2007-8, Palgrave Macmillan, NewYork, 2007.
UNDP Azerbaijan, Azerbaijan Human Development Report 2007, Gender Attitudes in
Azerbaijan: Trends and Challenge, Çevik Qrup Publishing, 2007.
UNDP National Human Development Report, The Influence of Civil Society on the Human
Development Process in Kyrgyzstan, Kyrgzy Republic, 2005.
UNDP Kazakhistan, The Great Generation of Kazakhstan: Insight into the Future, Almaty,
2005.
UNDP Kazakhistan, National Human Development Report Kazakhstan for 2004: Education
for All: the Key Goal for a New Millenium, Printed in Pilot TC, Kazakhstan, 2004.
UNDP, Kyrgysztan: National Human Development Report for 2000.
UNDP Uzbekistan, Education in Uzbekistan: Matching Supply and Demand, Tashkent,
2007/8.
Yumuşak, Kalkınmışlık Göstergesi Olarak Beşeri Kalkınma İndeksi ve Türkiye Üzerine Bir
Değerlendirme, İktisat Fakültesi Dergisi, Cilt:52, Sayı:1, 2002, s.1-26.
Download

indirmek için tıklayınız