YENİ YÜZYIL ÜNİVERSİTESİ
SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KANUNU KAPSAMINDA ÖZEL GÜVENLİK
SEKTÖRÜNÜN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bitirme Projesi
Gökhan TAMA
131101123131101123
131101123
Bölüm: İş Sağlığı ve Güvenliği
Danışman
Prof. Dr. Yıldız TÜMERDEM
Şubat, 2014
Özgünlük Bildirisi
1. Bu çalışmada, başka kaynaklardan yapılan tüm alıntıların, ilgili kaynaklar referans
gösterilerek açıkça belirtildiğini,
2. Alıntılar dışındaki bölümlerin, özellikle projenin ana konusunu oluşturan teorik
çalışmaların ve yazılım/donanımın benim tarafımdan yapıldığını
3. Araştırma ve/veya anket çalışmaları için “etik kurul onay” yazısı alındığını bildiririm.
İstanbul, Şubat 2014
Gökhan TAMA
I
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KANUNU KAPSAMINDA ÖZEL GÜVENLİK
SEKTÖRÜNÜN DEĞERLENDİRİLMESİ
ÖZET
1830’lu yıllarda Amerika’da atlı posta arabalarının korunması amacı ile başlayan güvenlik
ve koruma hizmetleri, zaman içinde dünya genelinde pek çok ülkede gelişerek
yaygınlaşmıştır. Sektör ülkemizde de önemli bir gelişim sergilemiş ve bugün itibarı ile
1608 güvenlik şirketinde, 261,264 çalışan ile devasa bir yapı haline gelmiştir.
Bu çalışma da hizmet sektöründe yer alan Özel Güvenlik sektörü 6331 sayılı İş Sağlığı ve
Güvenliği Kanunu kapsamında değerlendirilmiştir.
Projenin ilk bölümünde Özel Güvenlik sektörünün tanıtılması, ikinci bölümünde İş Sağlığı
ve Güvenliğinin tarihsel gelişimi, üçüncü bölümde mevzuat bilgileri ve dördüncü bölümde
Özel Güvenlik sektöründe İş Sağlığı Ve Güvenliği mevzuatlarının uygulanması
değerlendirilmiştir.
Anahtar sözcükler: Özel Güvenlik, iş sağlığı ve güvenliği, ÖGG, işveren
II
No. 6331 OCCUPATIONAL HEALTH AND
SAFETY EVALUATION OF LAW UNDER THE
PRIVATE SECURITY SECTOR
SUMMARY
In America in the 1830s, starting with horse-drawn stagecoach for protection of the
security and protection services, developed over time have become widespread in many
countries across the globe. Sector has demonstrated a significant improvement in our
country and as of today in 1,608 the security company, has become a large organization
with 261,264 employees.
This work is also located in the service sector index reading was evaluated within the
scope of the occupational health and Safety Act No. 6331.
Projects in the first part private security sector, introducing the second part of the
Occupational Health and Safety historical development of the third chapter, regulatory
information, and in the fourth chapter of Private Security Sector Occupational Health and
Safety legislation the implementation is evaluated.
Key Words: Private security, occupational health and safety, the ögg, the employer
III
İÇİNDEKİLER
Özgünlük Bildirisi .............................................................................................................. I
ÖZET ................................................................................................................................ II
SUMMARY .................................................................................................................... III
BÖLÜM 1. GİRİŞ ............................................................................................................. 1
TANIMLAR ..................................................................................................................... 2
1.
Dünyada ve Türkiye’de Özel Güvenlik Sektörü ......................................................... 3
1.1.
Sektörün Türkiye Ekonomisindeki Yeri ................................................................. 3
1.2.
İstihdam Düzeyi Niteliği ve Maliyeti ..................................................................... 3
1.3.
Kayıt Dışılık .......................................................................................................... 5
1.4.
Mesleki Eğitim ...................................................................................................... 5
1.5.
Üniversitelerde Özel Güvenlik Eğitimi .................................................................. 5
1.6.
Sektörün Bölgesel Dağılımı ................................................................................... 7
BÖLÜM 2. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ ........................... 8
2.1.
DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ.......................................................... 8
2.2.
ÜLKEMİZDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ....................................................... 9
2.2.1. Osmanlı Dönemi...................................................................................................... 9
2.2.2. Cumhuriyet Sonrası Dönem ..................................................................................... 9
2.3.
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN AMACI ....................................................... 10
BÖLÜM 3. MATERYAL VE METOT ........................................................................... 11
3.1.
6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNU .................................... 11
3.1.1. İşverenin Genel Yükümlülüğü ............................................................................... 11
3.1.2. Çalışanların Yükümlülükleri .................................................................................. 18
3.1.3. Teftiş ve İdari Yaptırımlar ..................................................................................... 19
BÖLÜM 4. BULGULAR ................................................................................................ 23
4.1.
Özel Güvenlik Sektöründe Devletin Yükümlülükleri ........................................... 23
4.1.1. Mevzuat Eksiklikleri.............................................................................................. 23
4.1.2. Cezai Muayedelerin Uygulanmaması ..................................................................... 24
4.2.
İşverenin ve Çalışanların Yükümlülükleri ............................................................ 24
4.2.1. Eğitim ................................................................................................................... 24
4.2.2. Sağlık Gözetimi ..................................................................................................... 25
4.2.3. İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları ......................................................................... 26
4.2.4. Risk Değerlendirme ............................................................................................... 26
IV
4.2.5. Ortam Ölçümleri.................................................................................................... 26
4.2.6. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu............................................................................... 26
4.2.7. Acil Durum Planı................................................................................................... 27
4.2.8. İş Elbisesi .............................................................................................................. 27
BÖLÜM 5. TARTIŞMA VE SONUÇ ............................................................................. 28
KAYNAKLAR ............................................................................................................... 29
V
BÖLÜM 1. GİRİŞ
Genel kabul görmüş tanıma göre; kişi kurum ya da kuruluşların dışarıdan ya da içerden
gelebilecek tehdit, taciz, sabotaj, yangın gibi olaylara karşı alınacak tedbirler zincirine
güvenlik denir. Güvenlik olgusu insan oğlunun var oluşundan bu tarafa ihtiyaç duyduğu
en büyük olgulardan biridir. İlk zamanlarda sadece can güvenliği insanlar için
önemliyken, cilalı taş devrinde yerleşik hayata geçilmesiyle farklı güvenlik alanları
ortaya çıkmıştır. Yeni ve farklı alanların ortaya çıkması güvenliği düşünülen ve koruma
ihtiyacı artan yeni bir olgu oluşturmuştur. Devirler değiştikçe bu gereksinim artmış ve
güvenlik olgusu sistematik bir şekil alarak özel mülkün ve kişilerin korunması olarak
kalıplaştırılmıştır. Güvenlik kişisel olarak alınan önlemler, sosyal devletin sorumluluğu
gereği yaptığı koruma ve özel veya tüzel kişilerin kendi imkânları dışında maddi olarak
satın aldığı bir olgu olarak üç parametrede incelenir. Güvenliğin sistemleşerek bir kalıp
haline bürünmesi zaman geçtikçe kanunlarla desteklenen bir şekil alarak yasal bir
zemine oturtulmuştur. Özel güvenliğin gerekli mali tablonun büyüklüğü ve kullandığı
insan kaynağının ne denli büyük bir istihdam sağladığı göze alınırsa, güvenlik alanında
ne kadarda önemli olduğu anlaşılır.[2]
İş sağlığı ve güvenliği konusunda yapılan yasal düzenlemelerle çalışan sağlığının
korunması konusunda işverenlerin, İş güvenliği uzmanlarının, işyeri hekimlerinin
sorumluluk alanları yapılan düzenlemelerle genişletilmiş, idari para cezalarıyla devletin
yaptırım gücü caydırıcı olmuştur. 20/06/2012 tarihinde kabul edilen 6331 sayılı İş
Sağlığı ve Güvenliği Kanunu daha sonra yayınlanan yönetmeliklerle desteklenerek
önlemler alınmaya devam edilmiştir
Her sektörde olduğu gibi Özel Güvenlik sektöründe çalışanların tamamen insanlardan
oluşmasından dolayı İş Sağlığı ve Güvenliğinin önemi çok büyüktür.
1
TANIMLAR
Özel Güvenlik: Gerçek ve tüzel kişilere ait yaşam hakkı, mülkiyet, zilyetlik ve işletme
yönetimi hakları ile diğer hak ve hürriyetlerin saldırıya uğramaması amacıyla kamu
güvenliğini tamamlayıcı mahiyette verilen koruma ve güvenlik hizmetlerine “özel
güvenlik” denir.
Özel güvenlik görevlisi: Özel koruma ve güvenlik hizmetlerini yerine getirmek amacıyla
istihdam edilen kişileri
Alarm izleme merkezleri: Konut, işyeri ve tesislerin güvenliğini sağlamak amacıyla
teknik donanım kullanarak bunları izleyen işletmeleri
Özel eğitim kurumu: Özel güvenlik görevlileri ve yönetici adaylarına özel güvenlik
eğitimi vermek üzere İçişleri Bakanlığı’nın izniyle kurulan eğitim kurumlarını
Özel güvenlik şirketi: Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan ve üçüncü kişilere
koruma ve güvenlik hizmeti veren şirketi
Özel güvenlik birimi: Kurum veya kuruluşun güvenliğini sağlamak üzere kendi
bünyesinde kurduğu birimi ifade etmektedir
ÖGG: Özel güvenlik görevlisi
İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça
yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında
çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren
fakültelerin mezunları ile teknik eleman.
İş kazası: İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren
veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olay.
İşyeri
hekimi: İş sağlığı ve
güvenliği
alanında
görev
yapmak üzere
Bakanlıkça
yetkilendirilmiş, işyeri hekimliği belgesine sahip hekim.
Risk: Tehlikeden kaynaklanacak kayıp, yaralanma ya da başka zararlı sonuç meydana
gelme ihtimali.
Tehlike: İşyerinde
var
olan
ya
da
dışarıdan
gelebilecek, çalışanı veya
işyerini
etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyeli.
İş sağlığı ve güvenliği: Çalışanların, geçici işçilerin, yüklenici personelinin, ziyaretçilerin
ve çalışma alanındaki diğer insanların sağlık ve güvenliğini etkileyen faktörler ve şartlar
2
1. Dünyada ve Türkiye’de Özel Güvenlik Sektörü
Yeryüzündeki özel güvenlik firmaları dünya piyasalarında, 2013 yılı ortalama verilerine
göre 140 milyar dolardan fazla bir pazar payına sahiptir. Hâlihazırda Avrupa Birliği
ülkelerinde özel güvenlik sektörü 1,9 milyon çalışanı, 50.000 şirketi ve 15 milyar € yıllık
geliri ile önemli bir sektördür. İngiltere 225 bin kişi ile güvenlik sektöründe istihdam
açısından Avrupa ikinci sıradadır. Ülkemizde ise özel güvenlik sektörü 5 milyar dolarlık
bir pazar oluşturmakta, 261,264 kişi ile istihdama önemli katkılar sağlamakta ve
Avrupa’da birinci sırada bulunmaktadır. Türkiye’de özel güvenlik sektörünün 2014 yılında
15 bin kişiyi daha iş imkanı sağlayacağı tahmin edilmekte ve bu büyüme hızıyla Avrupa
liderliğini koruyacağı öngörülmektedir.[2,5,6]
1.1. Sektörün Türkiye Ekonomisindeki Yeri
Emniyet Genel Müdürlüğü kayıtlarına göre ülkemizde özel güvenlik faaliyeti için izin
verilen şirket sayısı 1.604, özel güvenlik eğitimi veren kurum sayısı 755, kendi
güvenliğini sağlamak üzere özel güvenlik izni alan yer sayısı 64.418’dir.[6]
Jandarma Genel Komutanlığı kayıtlarına göre ise ülkemizde özel güvenlik faaliyeti için
izin verilen şirket sayısı 4, özel güvenlik eğitimi veren kurum sayısı 2, kendi güvenliğini
sağlamak üzere özel güvenlik izni alan yer sayısı 8.273’dür.[7]
1.2. İstihdam Düzeyi Niteliği ve Maliyeti
Ülkemizde 2014 yılı itibarı ile polis bölgesinde 1.136.893 kişi özel güvenlik görevlisi
sertifikası, 623.607 kişi özel güvenlik kimliği almış olup 453.806 özel güvenlik
görevlisi mevcuttur. Jandarma bölgesinde ise 3059 kişi özel güvenlik sertifikası,
118.066 kişi özel kimliği almış olup 72.457 özel güvenlik görevlisi mevcuttur. Böylece
ülkemizde sertifika alan özel güvenlik görevlisi sayısı 1.139.952, özel güvenlik kimliği
alan görevli sayısı 741.673, özel güvenlik görevlisi olarak aktif çalışan sayısı ise
261,264 kişi olup, 305 alarm merkezi bulunmaktadır. 1.460.299 kişi özel güvenlik
görevlisi olmak üzere sınava girmiş, bunların 939.369’u sınavda başarılı olmuştur
(Tablo 1-2). Bu veriler sektörün ve hizmet alanının büyüklüğü hakkında bize yeterli
bilgiyi vermektedir.[5,6]
3
Tablo 1. Polis Bölgesi Özel Güvenlik Kurumları ve Ö.G.G.
Kaynak: www.ozelguvenlik.pol.tr
Tablo 2. Jandarma Bölgesi Özel Güvenlik Kurumları ve Ö.G.G.
Kaynak: www.ozelguvenlik.pol.tr
4
1.3. Kayıt Dışılık
Özel güvenlik sektöründeki haksız rekabet ve kayıt dışı çalışma kaliteyi düşürmekte ve bu
bağlamda verilen hizmetlerin verimsizliği, kamu ve özel sektör işbirliğine olumsuz olarak
yansımaktadır.
1.4. Mesleki Eğitim
Ülkemizde özel güvenlik hizmetlerini düzenleyen ilk yasa, 22.07.1981 tarihli ve 2495
sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması
Hakkında Kanundur. Bu Kanun 10.06.2004 tarihinde kabul edilen 5188 Sayılı Özel
Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır. Söz konusu Kanun ile
birlikte yıllardan beri yasasız olarak çalışan özel güvenlik (gözetim) görevlileri de
Kanun kapsamı içine alınarak konuya belirli bir düzen getirilmeye çalışılmıştır. İlgili
mevzuatlarda belirlenen eğitimler, Emniyet Müdürlüğü denetim ve kontrolünde 120
saat silahlı veya 90 saat silahsız olarak, Kanunda belirlenen kriterleri taşıyan her Türk
vatandaşına verilmektedir. Bu eğitimlerde özel güvenlik hukuku ve kişi hakları,
güvenlik tedbirleri, silahsız savunma, olay yeri koruma, patlayıcı maddeleri tanıma ve
önlem alma, uyuşturucu madde tespiti, temel ilkyardım, yangın güvenliği, tabii
felaketlerde ve acil durumlarda müdahale, özel güvenlik etiği ve ahlâk kuralları, iletişim
ve müşteri odaklılık gibi alanlarda eğitim verilmekte ve özel güvenlik görevlileri
bulundukları
ortamlarda
insanların
güvenliklerini
sağlayacak
yetkinliğe
kavuşmaktadırlar.[1]
Sektörün geleceğine dönük ihtiyaçların analizi yapıldığında, bugün karşılaşılan en ciddi
sorunun nitelikli çalışan bulabilmek olduğunu görüyoruz. Mevcut düzenlemelere göre
“temel eğitim” alanlar özel güvenlik sektöründe çalışabilmek için aranan asgari şartı
yerine getirmiş olmaktadırlar. Ancak bundan sonraki kademeler için bir düzenleme
henüz yapılmamıştır. Bir meslek için olmazsa olmaz denilebilecek yetkinlikler ve bu
yetkinlikleri verecek eğitim ortamı mevcut değildir .
1.5. Üniversitelerde Özel Güvenlik Eğitimi
Ülkemizde üniversite koşullarında eğitim sunan özel güvenlik okulları hızla
artmaktadır. Özel güvenlik eğitimi veren şirket ve eğitim kurumlarından başka
5
Türkiye’de bulunan üniversiteler de sektörün ihtiyacını görerek daha nitelikli personel
yetiştirmek amacıyla, “Savunma ve Güvenlik” ve “Özel Koruma ve Güvenlik”
programları isimleriyle iki yıllık bölümler açmaya başlamıştır. İlk olarak İstanbul
Üniversitesi’nde “Savunma ve Güvenlik Bölümü” açılarak 2002-2003 eğitim öğretim
döneminde eğitime başlamış, 2009 yılında ismi değiştirilerek “Özel Güvenlik ve
Koruma” adıyla, özel güvenlik personelini yüksek öğretim düzeyinde yetiştiren ilk
eğitim programı olmuştur. İkinci olarak Kocaeli Üniversitesi bünyesinde bölüm
açılmıştır. Üniversite yönetimleri bu programın açılma nedenini; güvenlik ihtiyacının
giderek artması, çalışma alanlarının çeşitlenmesi ve bu ihtiyaca cevap verecek eğitimli
personelin bulunmaması olarak belirtmektedirler. Türkiye’de İstanbul Üniversitesi ve
Kocaeli Üniversitesi’nden sonra birçok üniversite, bünyesinde özel güvenlik ve koruma
programı açmış, hatta üniversitelerin bazıları aynı bölümün ikinci öğretim programını
da açarak eğitim vermeye başlamıştır. Bugün itibarı ile Türkiye’de üniversitelere bağlı
20 özel güvenlik ve koruma bölümü vardır.
Tablo 3. Üniversitelerde Özel Güvenlik Eğitimi
Okullar
Kocaeli Üniversitesi
Kafkas Üniversitesi
Gaziantep Üniversitesi
İnönü Üniversitesi
İstanbul Üniversitesi
Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi
Aksaray Üniversitesi
Giresun Üniversitesi
Sütçü İmam Üniversitesi
Uludağ Üniversitesi
Anadolu Üniversitesi
Süleyman Demirel Üniversitesi
Mustafa Kemal Üniversitesi
Karabük Üniversitesi
Artvin Çoruh Üniversitesi
Celal Bayar Üniversitesi
Muğla Üniversitesi
Nevşehir Üniversitesi
Niğde Üniversitesi
Yalova Üniversitesi
Genel Toplam
Birinci
Öğretim
İkinci
Öğretim
Okul
Toplamı
95
50
35
40
35
30
35
60
40
30
100
82
40
30
35
50
40
60
50
40
95
50
35
40
60
30
-
190
100
70
99
35
30
35
120
40
60
100
82
40
30
35
100
80
120
50
40
977
460
50
40
60
1.456
Kaynak:www.osym.gov.tr
6
1.6. Sektörün Bölgesel Dağılımı
2014 yılı itibariyle özel güvenlik şirketlerinin Türkiye’deki bölgesel dağılımı ağıdaki
şekildedir;[4,5,6]
Marmara Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirketi sayısı: 702
İç Anadolu Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirketi sayısı: 295
Akdeniz Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirketi sayısı: 134
Ege Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirketi sayısı: 126
Karadeniz Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirketi sayısı: 159
Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirket sayısı: 95
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki özel güvenlik şirket sayısı: 97
Kapatılan Şirket Sayısı: 301
7
BÖLÜM 2. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN
TARİHSEL GELİŞİMİ
2.1. DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
Hastalığın daha evrensel olması ve iş kazalarını "yapılan işin gereği" olarak kabul edip
hafife alınması nedenleriyle hastalıklara duyulan ilginin geçmişi daha eskidir. Meslek
hastalıklarına olan ilgi, antik Yunan‘dan başlar. Hipokrat (MÖ 460-370) madenlerdeki
kurşun zehirlenmesi üzerinde durmuş ve Romalı Pliny (MS 23-77) kurşun ve kükürdün
zehirli etkilerini ele alarak, ilk kişisel korunma aracı olan deri maskeleri yapmıştır. MS 2.
yüzyılda, Yunanlı doktor Galen kurşun zehirlenmelerinin patolojisini ve bakır
ocaklarındaki asit buharlarının zararlarını incelemiştir. Orta çağda bilimle birlikte bu tür
çalışmalar da durmuş, Rönesans (MS 1500–1800) meslek hastalıkları ile ilgili çalışmaların
devam ettiği bir dönem olmuştur.
Konuya
ilişkin
yasal
düzenlemelerin
dönüm
noktası,
Percival
Pott‘un
baca
temizleyicilerinin kanser hastalığına yakalanmaları üzerine yapmış olduğu çalışmalar
sonucu İngiliz Parlamentosu‘nun 1788‘de Baca Temizleyicileri Yasası ve 1833 yılında
İngiliz Fabrikaları Yasasının çıkarılmasıdır.
İş sağlığı ve güvenliğinin ciddi biçimde ele alınması ve yasal düzenlemelere gidilmesi, 19.
yüzyıldan sonradır. 1802‘ de çıkartılan Çıraklık Sağlık ve Ahlak Yasası ile çırakların
horlanmasına ve emeklerinin kötüye kullanılmasına engel olunmaya çalışılmıştır. 1824‘ e
kadar yasak olan sendikal etkinlikler yasallaşmış ve kölelik kaldırılmıştır. (1833)
On dokuzuncu yüzyıldan itibaren sanayi devriminin yarattığı olumsuz çalışma koşullarının
düzeltilmesinin sağlanması amacıyla, işçi sağlığı ve iş güvenliği ile ilgili yasaların
hazırlanması ve yaptırımlar uygulanması konusunda çeşitli etkinliklerde bulunmuşlardır.
Sosyal güvenlik ilkeleri on dokuzuncu yüzyılda yaygınlaşmış, çeşitli sigorta kurumları
kurulmuş ve iş kazaları ile meslek hastalıkları sigortası uygulanmaya başlanmıştır.
Dünyadaki meslek hastalıkları ve iş kazalarının önlenmesine yönelik çalışmalarda
sendikaların katkıları yanında, 1919 yılında faaliyetine başlayan Uluslararası Çalışma
8
Örgütü (ILO) "Milletler Cemiyeti"ne bağlı olarak bu konuda önemli çalışmalar yapmış ve
1946 yılında ise Birleşmiş Milletler ile imzaladığı anlaşma sonucu bir uzmanlık kuruluşu
durumuna gelmiştir.
Uluslar arası Çalışma Örgütü (ILO) ile Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve bu kuruluşlarla
işbirliği yapan birçok kuruluş, işçi sağlığı ve iş güvenliği yönünden önemli çalışmalar
gerçekleştirmiştir. Ülkemizin de üyesi bulunduğu Uluslararası Çalışma Örgütü'nün
kimyasal maddeler için saptadığı "işyerlerindeki maruz kalma değerleri" ve işçi sağlığı ve
iş güvenliği ile ilgili alınan kararlar ve oluşturulan "uluslararası sözleşmeler" bu konudaki
sorunların çözümüne katkılar sağlamıştır. [10]
2.2. ÜLKEMİZDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
2.2.1. Osmanlı Dönemi
Konunun ülkemizdeki gelişimini ise Osmanlı ve Cumhuriyet dönemleri olmak üzere iki
ayrı dönem itibarı ile incelemeliyiz. Sanayileşmenin henüz oluşmadığı ve fabrika denilecek
büyüklükte işyeri sayısının çok az olması bu konudaki çalışmaların gecikmesine neden
olmuştur.
Osmanlı döneminde konuya ilişkin önemli gelişmelerin olduğundan söz edemeyiz. Bu
döneme ilişkin önemli yasaların 1865 yılında Ereğli kömür havzalarında çalışan işçilere
yönelik olarak çıkarılan "Dilaver Paşa Nizamnamesi" ve yine aynı işkoluna yönelik olarak
1869 yılında çıkarılan Maadin Nizamnamesidir. [10, 11]
2.2.2. Cumhuriyet Sonrası Dönem
Cumhuriyet dönemine bakıldığında, 1921 yılında 151 sayılı " Ereğli Havza-i Fahmiye
Maden Amelesinin Hukukuna müteallik Kanun" kömür işçilerinin çalışma şartları, iş
güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili ilk yasadır.
1924 yılında 394 sayılı yasa çalışanlara hafta tatilini getirmiştir. Daha sonra ise 1935
yılında milli bayram ve genel tatil günleri hakkındaki yasa da yürürlüğe girmiştir. 1926
yılında 818 sayılı Borçlar yasası, iş kazası meslek hastalıkları ile ilgili hukuki hükümler
getirmiştir. 1930 yılında çıkarılan Belediyeler Yasası ise denetim konusunda hükümler
içermektedir. 1930 yılında çıkarılan 1593 sayılı "Umumi Hıfzıssıhha Kanunu" ve 1937
9
yılında çıkarılan 3008 sayılı İş Yasası bu konuda çıkarılan önemli yasalardır. Bu yasalara
dayalı çok sayıda tüzük ile detaylar ve uygulamalar belirlenmiştir.
1946 yılında Çalışma Bakanlığının kurulması İş güvenliği ve İş sağlığı konusunda en
önemli aşama olarak görülmektedir. 1945 yılında 4792 sayılı" İşçi Sigortaları Kurumu
Yasası" da önemli bir aşamadır. 3008 sayılı İş Yasası, 1967 yılında 931 sayılı yasayla
yürürlükten kaldırılmış, bunun yerine ise 1971 tarihinde 1475 sayılı İş Yasası gelmiştir. Bu
yasa uzun bir süre yürürlükte kalmış ve bu yasaya dayanarak birçok tüzük ve yönetmelikte
çıkarılmıştır. Son olarak 2003 tarihinde 4857 sayılı İş Yasası yürürlüğe girmiştir.
1964 yılında yürürlüğe giren 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasası işçilere çeşitli risklere
karşı güvenceler getirmiştir. Bu yasa 2003 yılında çıkarılan 4958 sayılı yasayla
değiştirilmiştir. Son olarak da 16.06.2006 tarihli 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Yasası kabul edilmiştir. [11]
2.3. İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN AMACI

Sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlamak,

Çalışanları çalışma ortamından kaynaklanan sağlık ve güvenlik risklerine karşı
korumak,

Çalışanların sağlık, güvenlik ve refahını sağlamak ve geliştirmektir.

Üretimin devamlılığını sağlamak,

Verimliliği artırmak,

Çalışanlara en yüksek sağlıklı ortam sunmak,

Çalışma koşullarının olumsuz etkilerinden onları korumak,

İş ve işçi arasında mümkün olan en iyi uyumu sağlamak,

İşyerlerindeki riskleri tamamen ortadan kaldırmak ya da zararları en aza
indirebilmek,

Oluşabilecek maddi ve manevi zararları ortadan kaldırmak,
10
BÖLÜM 3. MATERYAL VE METOT
3.1. 6331 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ
KANUNU
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu 20/06/2012 tarihinde kabul edildi ve
30/06/2013 tarihinde 28339 sayılı resmi gazete ile yayınlandı.
3.1.1. İşverenin Genel Yükümlülüğü
MADDE 4 – (1) İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla
yükümlü olup bu çerçevede;
a) Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dâhil her türlü tedbirin alınması,
organizasyonun yapılması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik
tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi
için çalışmalar yapar.
b) İşyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler
ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c) Risk değerlendirmesi yapar veya yaptırır.
ç) Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu
göz önüne alır.
d) Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışındaki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan
yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır.
(2) İşyeri
dışındaki
uzman
kişi
ve
kuruluşlardan
hizmet
alınması,
işverenin
sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.
(3) Çalışanların
iş sağlığı ve
güvenliği
alanındaki
yükümlülükleri,
işverenin
sorumluluklarını etkilemez.
(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin maliyetini çalışanlara yansıtamaz.
3.1.1.1. Risklerden Korunma İlkeleri
MADDE 5 – (1) İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler
göz önünde bulundurulur:
11
a) Risklerden kaçınmak.
b) Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek.
c) Risklerle kaynağında mücadele etmek.
ç) İşin
kişilere
uygun
hale
getirilmesi
için
işyerlerinin
tasarımı ile
iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle
tekdüze çalışma
ve üretim
temposunun
sağlık
ve
güvenliğe
olumsuz
etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek.
d) Teknik gelişmelere uyum sağlamak.
e) Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek.
f) Teknoloji, iş organizasyonu, çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili
faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek.
g) Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine göre öncelik vermek.
ğ) Çalışanlara uygun talimatlar vermek.
3.1.1.2. İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri
MADDE 6 - (1) Mesleki risklerin önlenmesi ve bu risklerden korunulmaya yönelik
çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren;[9]
a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli
görevlendirir. Çalışanları
arasında
belirlenen
niteliklere
sahip
personel
bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik
birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli
belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin
yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir.
b) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşların görevlerini yerine
getirmeleri amacıyla araç, gereç, mekân ve zaman gibi gerekli bütün ihtiyaçlarını karşılar.
c) İşyerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerini yürütenler arasında iş birliği ve koordinasyonu
sağlar.
ç) Görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşlar tarafından iş sağlığı ve
güvenliği ile ilgili mevzuata uygun olan ve yazılı olarak bildirilen tedbirleri yerine getirir.
d) Çalışanların sağlık ve güvenliğini etkilediği bilinen veya etkilemesi muhtemel konular
hakkında; görevlendirdikleri kişi veya hizmet aldığı kurum ve kuruluşları, başka
işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanları ve bunların işverenlerini
bilgilendirir.
12
(2) 04/01/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kamu kurum ve
kuruluşları; iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini, Sağlık Bakanlığına ait döner sermayeli
kuruluşlardan doğrudan alabileceği gibi 4734 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde de
alabilir.
(3) Tam süreli işyeri hekimi görevlendirilen işyerlerinde, diğer sağlık personeli
görevlendirilmesi zorunlu değildir.
3.1.1.3. Risk Değerlendirmesi, Kontrol, Ölçüm ve Araştırma
MADDE 10 – (1) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden risk değerlendirmesi yapmak
veya yaptırmakla yükümlüdür. Risk değerlendirmesi yapılırken aşağıdaki hususlar dikkate
alınır:
a) Belirli risklerden etkilenecek çalışanların durumu.
b) Kullanılacak iş ekipmanı ile kimyasal madde ve müstahzarların seçimi.
c) İşyerinin tertip ve düzeni.
ç) Genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi özel politika gerektiren gruplar ile
kadın çalışanların durumu.
(2) İşveren, yapılacak risk değerlendirmesi sonucu alınacak iş sağlığı ve güvenliği
tedbirleri ile kullanılması gereken koruyucu donanım veya ekipmanı belirler.
(3) İşyerinde uygulanacak iş sağlığı ve güvenliği tedbirleri, çalışma şekilleri ve üretim
yöntemleri; çalışanların sağlık ve güvenlik yönünden korunma düzeyini yükseltecek ve
işyerinin idari yapılanmasının her kademesinde uygulanabilir nitelikte olmalıdır.
(4) İşveren, iş sağlığı ve güvenliği yönünden çalışma ortamına ve çalışanların bu ortamda
maruz kaldığı risklerin belirlenmesine yönelik gerekli kontrol, ölçüm, inceleme ve
araştırmaların yapılmasını sağlar.
3.1.1.4. Acil Durum Planları, Yangınla Mücadele ve İlk Yardım
MADDE 11 – (1) İşveren;
a) Çalışma ortamı, kullanılan maddeler, iş ekipmanları ile çevre şartlarını dikkate alarak
meydana gelebilecek acil durumları önceden değerlendirerek, çalışanları ve çalışma
çevresini etkilemesi mümkün ve muhtemel acil durumları belirler ve bunların olumsuz
etkilerini önleyici ve sınırlandırıcı tedbirleri alır.
b)
Acil
durumların
olumsuz
etkilerinden
korunmak üzere
gerekli ölçüm
ve
değerlendirmeleri yapar, acil durum planlarını hazırlar.
13
c) Acil durumlarla mücadele için işyerinin büyüklüğü ve taşıdığı özel tehlikeler, yapılan
işin niteliği, çalışan sayısı ile işyerinde bulunan diğer kişileri dikkate alarak; önleme,
koruma, tahliye, yangınla mücadele, ilk yardım ve benzeri konularda uygun donanıma
sahip ve bu konularda eğitimli yeterli sayıda kişiyi görevlendirir, araç ve gereçleri
sağlayarak eğitim ve tatbikatları yaptırır ve ekiplerin her zaman hazır bulunmalarını sağlar.
ç) Özellikle ilk yardım, acil tıbbi müdahale, kurtarma ve yangınla mücadele konularında,
işyeri dışındaki kuruluşlarla irtibatı sağlayacak gerekli düzenlemeleri yapar.[3,9]
3.1.1.5. Tahliye
MADDE 12 – (1) Ciddi, yakın ve önlenemeyen tehlikenin meydana gelmesi durumunda
işveren;
a) Çalışanların işi bırakarak derhal çalışma yerlerinden ayrılıp güvenli bir yere
gidebilmeleri
için, önceden
gerekli
düzenlemeleri
yapar
ve çalışanlara
gerekli
talimatları verir.
b) Durumun devam etmesi hâlinde, zorunluluk olmadıkça, gerekli donanıma sahip ve özel
olarak görevlendirilenler dışındaki çalışanlardan işlerine devam etmelerini isteyemez.
(2) İşveren, çalışanların kendileri veya diğer kişilerin güvenliği için ciddi ve yakın bir
tehlike ile karşılaştıkları ve amirine hemen haber veremedikleri durumlarda; istenmeyen
sonuçların önlenmesi için, bilgileri ve mevcut teknik donanımları çerçevesinde müdahale
edebilmelerine imkân sağlar. Böyle bir durumda çalışanlar, ihmal veya dikkatsiz
davranışları olmadıkça yaptıkları müdahaleden dolayı sorumlu tutulamaz.
3.1.1.6. İş Kazası ve Meslek Hastalıklarının Kayıt ve Bildirimi
MADDE 14 – (1) İşveren;
a) Bütün iş kazalarının ve meslek hastalıklarının kaydını tutar, gerekli incelemeleri yaparak
bunlar ile ilgili raporları düzenler.
b) İşyerinde meydana gelen ancak yaralanma veya ölüme neden olmadığı halde işyeri ya
da
iş ekipmanının
zarara
uğramasına
yol
açan
veya çalışan,
işyeri
ya
da
iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olan olayları inceleyerek bunlar ile ilgili
raporları düzenler.
(2) İşveren, aşağıdaki hallerde belirtilen sürede Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimde
bulunur:
a) İş kazalarını kazadan sonraki üç iş günü içinde.
14
b) Sağlık hizmeti sunucuları veya işyeri hekimi tarafından kendisine bildirilen meslek
hastalıklarını, öğrendiği tarihten itibaren üç iş günü içinde.
(3) İşyeri
hekimi
veya
sağlık
hizmeti
sunucuları;
meslek
hastalığı ön
tanısı koydukları vakaları, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucularına sevk eder.
(4) Sağlık hizmeti sunucuları kendilerine intikal eden iş kazalarını, yetkilendirilen sağlık
hizmeti sunucuları ise meslek hastalığı tanısı koydukları vakaları en geç on gün içinde
Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirir.
(5) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının uygun
görüşü alınarak Bakanlıkça belirlenir.
3.1.1.7. Sağlık Gözetimi
MADDE 15 – (1) İşveren;
a) Çalışanların işyerinde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik risklerini dikkate alarak
sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlar.
b) Aşağıdaki hallerde çalışanların sağlık muayenelerinin yapılmasını sağlamak zorundadır:
1) İşe girişlerinde.
2) İş değişikliğinde.
3) İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaşmalarından
sonra işe dönüşlerinde talep etmeleri hâlinde.
4) İşin devamı süresince, çalışanın ve işin niteliği ile işyerinin tehlike sınıfına göre
Bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla.
(2) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde çalışacaklar, yapacakları işe
uygun olduklarını belirten sağlık raporu olmadan işe başlatılamaz.
(3) Bu Kanun kapsamında alınması gereken sağlık raporları, işyeri sağlık ve güvenlik
biriminde veya hizmet alınan ortak sağlık ve güvenlik biriminde görevli olan işyeri
hekiminden alınır. Raporlara itirazlar Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen hakem
hastanelere yapılır, verilen kararlar kesindir.
(4) Sağlık gözetiminden doğan maliyet ve bu gözetimden kaynaklı her türlü ek maliyet
işverence karşılanır,çalışana yansıtılamaz.
(5) Sağlık muayenesi yaptırılan çalışanın özel hayatı ve itibarının korunması açısından
sağlık bilgileri gizli tutulur.
15
3.1.1.8. Çalışanların Bilgilendirilmesi
MADDE 16 – (1) İşyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve sürdürülebilmesi
amacıyla işveren,çalışanları ve çalışan temsilcilerini işyerinin özelliklerini de dikkate
alarak aşağıdaki konularda bilgilendirir:
a) İşyerinde karşılaşılabilecek sağlık ve güvenlik riskleri, koruyucu ve önleyici tedbirler.
b) Kendileri ile ilgili yasal hak ve sorumluluklar.
c) İlk yardım, olağan dışı durumlar, afetler ve yangınla mücadele ve tahliye işleri
konusunda görevlendirilen kişiler.
(2) İşveren;
a) 12 nci maddede belirtilen ciddi ve yakın tehlikeye maruz kalan veya kalma riski olan
bütün çalışanları, tehlikeler ile bunlardan doğan risklere karşı alınmış ve alınacak tedbirler
hakkında derhal bilgilendirir.
b) Başka işyerlerinden çalışmak üzere kendi işyerine gelen çalışanların birinci fıkrada
belirtilen bilgileri almalarını sağlamak üzere, söz konusu çalışanların işverenlerine gerekli
bilgileri verir.
c) Risk değerlendirmesi, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili koruyucu ve önleyici
tedbirler, ölçüm, analiz, teknik kontrol, kayıtlar, raporlar ve teftişten elde edilen bilgilere,
destek elemanları ile çalışan temsilcilerinin ulaşmasını sağlar.
3.1.1.9. Çalışanların Eğitimi
MADDE 17 – (1) İşveren, çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerini almasını sağlar.
Bu
eğitim özellikle;
işe
başlamadan önce, çalışma
yeri
veya
iş değişikliğinde,
iş ekipmanının değişmesi hâlinde veya yeni teknoloji uygulanması hâlinde verilir.
Eğitimler, değişen ve ortaya çıkan yeni risklere uygun olarak yenilenir, gerektiğinde ve
düzenli aralıklarla tekrarlanır.
(2) Çalışan temsilcileri özel olarak eğitilir.
(3) Mesleki eğitim alma zorunluluğu bulunan tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan
işlerde, yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenler çalıştırılamaz.
(4) İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan çalışana işe başlamadan önce, söz
konusu kazanın veya meslek hastalığının sebepleri, korunma yolları ve güvenli çalışma
yöntemleri ile ilgili ilave eğitim verilir. Ayrıca, herhangi bir sebeple altı aydan fazla
süreyle işten uzak kalanlara, tekrar işe başlatılmadan önce bilgi yenileme eğitimi verilir.
(5) Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; yapılacak işlerde karşılaşılacak
16
sağlık ve güvenlik riskleri ile ilgili yeterli bilgi ve talimatları içeren eğitimin alındığına dair
belge olmaksızın, başka işyerlerinden çalışmak üzere gelen çalışanlar işe başlatılamaz.
(6) Geçici iş ilişkisi kurulan işveren, iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı çalışana gerekli
eğitimin verilmesini sağlar.
(7) Bu madde kapsamında verilecek eğitimin maliyeti çalışanlara yansıtılamaz. Eğitimlerde
geçen
süre çalışma
süresinden
sayılır.
Eğitim
sürelerinin
haftalık çalışma
süresinin üzerinde olması hâlinde, bu süreler fazla sürelerle çalışma veya fazla çalışma
olarak değerlendirilir.
3.1.1.10.Çalışanların Görüşlerinin Alınması ve Katılımlarının Sağlanması
MADDE 18 – (1) İşveren, görüş alma ve katılımın sağlanması konusunda, çalışanlara veya
iki ve daha fazla çalışan temsilcisinin bulunduğu işyerlerinde varsa işyeri yetkili sendika
temsilcilerine yoksa çalışan temsilcilerine aşağıdaki imkânları sağlar:
a) İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili konularda görüşlerinin alınması, teklif getirme hakkının
tanınması ve bu konulardaki görüşmelerde yer alma ve katılımlarının sağlanması.
b) Yeni teknolojilerin uygulanması, seçilecek iş ekipmanı, çalışma ortamı ve şartlarının
çalışanların sağlık ve güvenliğine etkisi konularında görüşlerinin alınması.
(2) İşveren, destek elemanları ile çalışan temsilcilerinin aşağıdaki konularda önceden
görüşlerinin alınmasını sağlar:
a) İşyerinden görevlendirilecek veya işyeri dışından hizmet alınacak işyeri hekimi,
iş güvenliği uzmanı ve diğer personel ile ilk yardım, yangınla mücadele ve tahliye işleri
için kişilerin görevlendirilmesi.
b) Risk değerlendirmesi yapılarak, alınması gereken koruyucu ve önleyici tedbirlerin ve
kullanılması gereken koruyucu donanım ve ekipmanın belirlenmesi.
c) Sağlık ve güvenlik risklerinin önlenmesi ve koruyucu hizmetlerin yürütülmesi.
ç) Çalışanların bilgilendirilmesi.
d) Çalışanlara verilecek eğitimin planlanması.
(3) Çalışanların veya çalışan temsilcilerinin, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için
alınan önlemlerin yetersiz olduğu durumlarda veya teftiş sırasında, yetkili makama
başvurmalarından dolayı hakları kısıtlanamaz.
17
3.1.2. Çalışanların Yükümlülükleri
MADDE 19 – (1) Çalışanlar, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldıkları eğitim ve işverenin
konudaki
talimatları
doğrultusunda,
yaptıkları işten
etkilenen
diğer çalışanların
bu
kendilerinin
ve
hareketlerinden
sağlık
ve
güvenliklerini
eğitim
ve
talimatlar
veya
tehlikeye
düşürmemekle yükümlüdür.
(2) Çalışanların,
işveren
tarafından
verilen
doğrultusunda
yükümlülükleri şunlardır:
a) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tehlikeli madde, taşıma ekipmanı ve diğer üretim
araçlarını kurallara uygun şekilde kullanmak, bunların güvenlik donanımlarını doğru
olarak kullanmak, keyfi olarak çıkarmamak ve değiştirmemek.
b) Kendilerine sağlanan kişisel koruyucu donanımı doğru kullanmak ve korumak.
c) İşyerindeki makine, cihaz, araç, gereç, tesis ve binalarda sağlık ve güvenlik yönünden
ciddi ve yakın bir tehlike ile karşılaştıklarında ve koruma tedbirlerinde bir eksiklik
gördüklerinde, işverene veya çalışan temsilcisine derhal haber vermek.
ç) Teftişe yetkili makam tarafından işyerinde tespit edilen noksanlık ve mevzuata
aykırılıkların giderilmesi konusunda, işveren ve çalışan temsilcisi ile iş birliği yapmak.
d) Kendi görev alanında, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için işveren ve çalışan
temsilcisi ile iş birliği yapmak.
3.1.2.1. Çalışan Temsilcisi
MADDE
20 – (1) İşveren;
işyerinin
değişik
bölümlerindeki
riskler
ve çalışan
sayılarını göz önünde bulundurarak dengeli dağılıma özen göstermek kaydıyla, çalışanlar
arasında yapılacak seçim veya seçimle belirlenemediği durumda atama yoluyla, aşağıda
belirtilen sayılarda çalışan temsilcisini görevlendirir:
a) İki ile elli arasında çalışanı bulunan işyerlerinde bir.
b) Elli bir ile yüz arasında çalışanı bulunan işyerlerinde iki.
c) Yüz bir ile beş yüz arasında çalışanı bulunan işyerlerinde üç.
ç) Beş yüz bir ile bin arasında çalışanı bulunan işyerlerinde dört.
d) Bin bir ile iki bin arasında çalışanı bulunan işyerlerinde beş.
e) İki bin bir ve üzeri çalışanı bulunan işyerlerinde altı.
(2)
Birden
fazla çalışan
temsilcisinin
bulunması durumunda
baş temsilci, çalışan
temsilcileri arasında yapılacak seçimle belirlenir.
18
(3) Çalışan temsilcileri, tehlike kaynağının yok edilmesi veya tehlikeden kaynaklanan
riskin azaltılması için, işverene öneride bulunma ve işverenden gerekli tedbirlerin
alınmasını isteme hakkına sahiptir.
(4) Görevlerini yürütmeleri nedeniyle, çalışan temsilcileri ve destek elemanlarının
hakları kısıtlanamaz ve görevlerini yerine getirebilmeleri için işveren tarafından gerekli
imkânlar sağlanır.
(5) İşyerinde yetkili sendika bulunması hâlinde, işyeri sendika temsilcileri çalışan
temsilcisi olarak da görev yapar.
3.1.3. Teftiş ve İdari Yaptırımlar
MADDE 24 – (1) Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasının izlenmesi ve teftişi,
iş sağlığı ve güvenliği yönünden teftiş yapmaya yetkili Bakanlık iş müfettişlerince yapılır.
Bu Kanun kapsamında yapılacak teftiş ve incelemelerde, 4857 sayılı Kanunun 92, 93, 96,
97 ve 107 nci maddeleri uygulanır.
(2) Bakanlık, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği konularında ölçüm, inceleme ve araştırma
yapmaya, bu amaçla numune almaya ve eğitim kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik
birimlerinde kontrol ve denetim yapmaya yetkilidir. Bu konularda yetkilendirilenler
mümkün olduğu kadar işi aksatmamak, işverenin ve işyerinin meslek sırları ile gördükleri
ve öğrendikleri hususları tamamen gizli tutmakla yükümlüdür. Kontrol ve denetimin usul
ve esasları Bakanlıkça düzenlenir.
(3) Askeri işyerleriyle yurt güvenliği için gerekli maddeler üretilen işyerlerinin denetim ve
teftişi konusu ve sonuçlarına ait işlemler, Millî Savunma Bakanlığı ve Bakanlıkça birlikte
hazırlanacak yönetmeliğe göre yürütülür.
3.1.3.1. İşin Durdurulması
MADDE 25 – (1) İşyerindeki bina ve eklentilerde, çalışma yöntem ve şekillerinde veya
iş ekipmanlarında çalışanlar için hayati tehlike oluşturan bir husus tespit edildiğinde; bu
tehlike giderilinceye kadar, hayati tehlikenin niteliği ve bu tehlikeden doğabilecek riskin
etkileyebileceği alan ile çalışanlar dikkate alınarak, işyerinin bir bölümünde veya
tamamında iş durdurulur. Ayrıca çok tehlikeli sınıfta yer alan maden, metal ve yapı işleri
ile tehlikeli kimyasallarla çalışılan işlerin yapıldığı veya büyük endüstriyel kazaların
olabileceği işyerlerinde, risk değerlendirmesi yapılmamış olması durumunda iş durdurulur.
19
(2) İş sağlığı ve güvenliği bakımından teftişe yetkili üç iş müfettişinden oluşan heyet,
iş sağlığı ve güvenliği bakımından teftişe yetkili iş müfettişinin tespiti üzerine gerekli
incelemeleri yaparak, tespit tarihinden itibaren iki gün içerisinde işin durdurulmasına karar
verebilir. Ancak tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi hâlinde; tespiti yapan
iş müfettişi, heyet tarafından karar alınıncaya kadar geçerli olmak kaydıyla işi durdurur.
(3) İşin
durdurulması kararı,
ilgili
mülki
idare
amirine
ve
işyeri
dosyasının
bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu il müdürlüğüne bir gün içinde gönderilir. İşin
durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından yirmi dört saat içinde yerine getirilir.
Ancak, tespit edilen hususun acil müdahaleyi gerektirmesi nedeniyle verilen işin
durdurulması kararı, mülki idare amiri tarafından aynı gün yerine getirilir.
(4) İşveren, yerine getirildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde, yetkili iş mahkemesinde
işin
durdurulması
kararına
itiraz
edebilir. İtiraz,
işin
durdurulması kararının
uygulanmasını etkilemez. Mahkeme itirazı öncelikle görüşür ve altı iş günü içinde karara
bağlar. Mahkeme kararı kesindir.
(5) İşverenin işin durdurulmasını gerektiren hususların giderildiğini Bakanlığa yazılı olarak
bildirmesi hâlinde, en geç yedi gün içinde işyerinde inceleme yapılarak işverenin talebi
sonuçlandırılır.
(6) İşveren,
işin
durdurulması sebebiyle
işsiz
kalan çalışanlara ücretlerini ödemekle
veya ücretlerinde bir düşüklük olmamak üzere meslek veya durumlarına göre başka bir
iş vermekle yükümlüdür.
3.1.3.2. İdari Para Cezaları ve Uygulanması
MADDE 26 – (1) Bu Kanunun;
a) 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri
yerine getirmeyen işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı iki bin Türk Lirası,
b) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince belirlenen nitelikte iş güvenliği uzmanı veya
işyeri hekimi görevlendirmeyen işverene görevlendirmediği her bir kişi için beş bin Türk
Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar, diğer sağlık personeli
görevlendirmeyen işverene iki bin beş yüz Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için
aynı miktar, aynı fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerinde belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen işverene her bir ihlal için ayrı ayrı bin beş yüz Türk Lirası, (ç) bendine
aykırı hareket eden işverene yerine getirilmeyen her bir tedbir için ayrı ayrı bin Türk
Lirası,
20
c) 8 inci maddesinin birinci ve altıncı fıkralarına aykırı hareket eden işverene her bir ihlal
için ayrı ayrı bin beş yüz Türk Lirası,
ç) 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre risk değerlendirmesi yapmayan veya
yaptırmayan işverene üç bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için dört bin beş
yüz Türk Lirası, dördüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen
işverene bin beş yüz Türk Lirası,
d) 11 ve 12 nci maddeleri hükümlerine aykırı hareket eden işverene, uyulmayan her bir
yükümlülük için bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay için aynı miktar,
e) 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen
işverene her bir yükümlülük için ayrı ayrı bin beş yüz Türk Lirası, ikinci fıkrasında
belirtilen
yükümlülükleri
dördüncü fıkrasında
yerine
belirtilen
getirmeyen
yükümlülükleri
işverene
yerine
iki
getirmeyen
bin Türk
Lirası,
sağlık
hizmeti
sunucuları veya yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularına iki bin Türk Lirası,
f) 15 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen işverene, sağlık gözetimine tabi tutulmayan veya sağlık raporu alınmayan
her çalışan için bin Türk Lirası,
g)
16 ncı maddesinde
belirtilen
yükümlülükleri
yerine
getirmeyen
işverene,
bilgilendirilmeyen her bir çalışan için bin Türk Lirası,
ğ) 17 nci maddesinin bir ila yedinci fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen işverene her bir çalışan için bin Türk Lirası,
h) 18 inci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene, her bir
aykırılık için ayrı ayrı bin Türk Lirası,
ı) 20 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkralarında belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen işverene bin Türk Lirası, üçüncü fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen işverene bin beş yüz Türk Lirası,
i) 22 nci maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen işverene her bir aykırılık
için ayrı ayrı iki bin Türk Lirası,
j) 23 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen bildirim yükümlülüklerini yerine
getirmeyen yönetimlere beş bin Türk Lirası,
k) 24 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili
konularda ölçüm, inceleme ve araştırma yapılmasına, numune alınmasına veya eğitim
kurumları ile ortak sağlık ve güvenlik birimlerinin kontrol ve denetiminin yapılmasına
engel olan işverene beş bin Türk Lirası,
21
1) 25 inci maddesinde belirtilen yükümlülüklere göre işyerinin bir bölümünde veya
tamamında
verilen
durdurma
kararına
uymayarak
durdurulan
işi
yönetmelikte
belirtilen şartları yerine getirmeden devam ettiren işverene fiil başka bir suç oluştursa
dahi on bin Türk Lirası, altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen
işverene ihlale uğrayan her bir çalışan için bin Türk Lirası, aykırılığın devam ettiği her ay
için aynı miktar,
m) 29 uncu maddesinde belirtilen; büyük kaza önleme politika belgesi hazırlamayan
işverene elli bin Türk Lirası, güvenlik raporunu hazırlayıp Bakanlığın değerlendirmesine
sunmadan işyerini faaliyete geçiren, işletilmesine Bakanlıkça izin verilmeyen işyerini açan
veya durdurulan işyerinde faaliyete devam eden işverene seksen bin Türk Lirası,
n) 30 uncu maddesinde öngörülen yönetmeliklerde belirtilen yükümlülükleri yerine
getirmeyen işverene, uyulmayan her hüküm için tespit edildiği tarihten itibaren aylık
olarak bin Türk Lirası,
idari para cezası verilir.
(2) Bu Kanunda belirtilen idari para cezaları gerekçesi belirtilmek suretiyle Çalışma
ve İş Kurumu il müdürünce verilir. Verilen idari para cezaları tebliğinden itibaren otuz gün
içinde ödenir. İdari
para
cezaları tüzel
kişiliği
bulunmayan
kamu
kurum
ve
kuruluşları adına da düzenlenebilir.
22
BÖLÜM 4. BULGULAR
4.1. Özel Güvenlik Sektöründe Devletin Yükümlülükleri
4.1.1. Mevzuat Eksiklikleri
Özel Güvenlik sektöründe, İş Sağlığı ve Güvenliği olarak öncelikle tanımlamamız
gereken Özel Güvenlik sektörünün Tehlikeli sınıfta yer almasıdır. Tehlikeli sınıfta yer
alması ve iş bütünlüğü olarak tamamının insana dayalı olması sektörde İş Sağlığı ve
Güvenliğine ayrı bir önem vermektedir. Sektörün kendine has kanunu olmasına rağmen
sektördeki mevzuat eksiklikleri İş Sağlığı ve Güvenliğini de tehlikeye atmaktadır.
Bunlara örnekler göstermek gerekirse aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz; [1,2,3]
- Silah kullanma yetkisi: Mevzuat, ÖGG’nin silah bulundurma ve taşıma yetkisine
açıklık getirmişken zor kullanma yetkisine bağlı silah kullanma şartları belirsizdir. Eski
TCK’da meşru müdafaa; nefse ve ırza saldırı ile sınırlanmışken, 5237 sayılı Yeni Türk
Ceza Kanununda meşru müdafaa ve müdafaa sınırının aşılması ile ilgili olarak
ihtiyaçlara uygun düzenlemeler yer almıştır. Dolayısıyla ÖGG’nin YTCK’ya göre silah
kullanma yetkisi tanımlanmalıdır. İş bu şekilde değerlendirildiğinde ÖGG ‘si silah
kullanma yetkilerini tam anlamıyla bilmediğinden herhangi adli vakada yaralanabilir
hatta olayın sonucu ölümle sonuçlanabilir.
-Özel Güvenlik sektöründe denetim eksiklikleri, sektörde çalışan personellerin dikkatsiz
davranışlar sergilemesine ve iş disiplinsizliğine sebebiyet vermektedir. Özel Güvenlik
Şube Müdürlüklerinin denetimlerini sıkça yapması gerekmektedir.
-Disiplin suç ve cezaları yönetmeliği: 4857 sayılı yasanın 25/II. maddesi ÖGG’lerin
işlediği ve karıştığı suçlara verilecek cezaları kapsamıyor. Ceza hukuku uygulaması
sırasında devlet memuru sayılan ÖGG’ler ile eğitim kurumuna devam eden özel
güvenlik
görevlilerinin
işleyebileceği
disiplin
suçları
için
bir
yönetmelik
hazırlanmalıdır. Bu durum Özel Güvenlik sektörünün tamamen bir disiplin içerikli
meslek olduğunu düşünürsek iş disiplininin bozulmasında büyük rol oynar.
-Faaliyet izin belgesi: 5188 sayılı Kanunun 5’inci maddesindeki şartları yerine getiren
herkes bir şekilde özel güvenlik şirketi/eğitim kurumu işletmek için müracaatla belge
alabilmektedir. Özel Güvenlik sektörüne yansımaları ve çalışanlara geri dönüşü
olumsuz olmaktadır.
23
-Sektörde vardiya düzenlemeleri kanuna aykırı olarak yapılabilmektedir. 11 saati geçen
gece çalışma süreleri olmaktadır. Bu durum çalışan personelin görev esnasında zafiyet
verebilmesine sebebiyet verdiği gibi meslek hastalığına da yakalanmasına sebep
olabilir.
-ÖGG ‘leri işleri dışında fotokopi v.b. işerin yaptırılması yasak olmasına rağmen ÖGG
leri iş dışında iş yaptırılması ve cezai muayedelerin uygulanmaması ÖGG lere aşırı iş
yükü getirdiği gibi ÖGG leri mesleki buhrana sokmaktadır.
-ÖGG lerin Özlük haklarında düzenlemeler getirilmemesi ve ücret politikalarına asgari
tutar getirmemesi sektörde çalışan ÖGG ler için ruhsal bozukluklara sebebiyet verdiği
gözlenmiştir.
4.1.2. Cezai Muayedelerin Uygulanmaması
Özel Güvenlik sektörünü denetleyen devlet kurumlarının, denetimlerini yaparken
eksiklikler tespit ettiği halde kanun gereği uygulanması gereken cezai muayedeleri
uygulamaması, gerek işverenlerin gerek ise çalışanların yaptıkları hatalarda ısrarcı
olmasına sebep olmaktadır.
4.2. İşverenin ve Çalışanların Yükümlülükleri
4.2.1. Eğitim
4.2.1.1. Mesleki Eğitim
1.4. Mesleki Eğitim kısmında mesleki eğitim detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Lakin
ÖGG lerin yeni çalışmaya başlayacağı projelerde çalışmaya başlamadan önce
oryantasyon sürecinden geçirildikten sonra başlatılmalıdır.
4.2.1.2. İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi
Sektörün tehlikeli sınıfta yer almasından dolayı işverenler çalışanlarına 2 yılda en az 12
saat eğitim aldırmak ile yükümlüdür. Sektörde vardiya sisteminin olmasında dolayı
çalışanlara eğitim 4 saat ve katları şeklinde verdirilebilir. Eğitimlerde ölçme ve
değerlendirme yapılıp ve bu eğitimler imza karşılığı kayıt altında tutulmaktadır. Eğitim
konuları;[3,9]
24
Genel konular:
a) Çalışma mevzuatı ile ilgili bilgiler,
b) Çalışanların yasal hak ve sorumlulukları,
c) İşyeri temizliği ve düzeni,
ç) İş kazası ve meslek hastalığından doğan hukuki sonuçlar
Sağlık konuları:
a) Meslek hastalıklarının sebepleri,
b) Hastalıktan korunma prensipleri ve korunma tekniklerinin uygulanması,
c) Biyolojik ve psikososyal risk etmenleri,
ç) İlkyardım
Teknik konular:
a) Kimyasal, fiziksel ve ergonomik risk etmenleri,
b) Elle kaldırma ve taşıma,
c) Parlama, patlama, yangın ve yangından korunma,
ç) İş ekipmanlarının güvenli kullanımı,
d) Ekranlı araçlarla çalışma,
e) Elektrik, tehlikeleri, riskleri ve önlemleri,
f)İş kazalarının sebepleri ve korunma prensipleri ile tekniklerinin uygulanması,
g) Güvenlik ve sağlık işaretleri,
ğ) Kişisel koruyucu donanım kullanımı,
h) İş sağlığı ve güvenliği genel kuralları ve güvenlik kültürü,
ı) Tahliye ve kurtarma
4.2.2. Sağlık Gözetimi
ÖGG lerin projelerde maruz kalacakları sağlık ve güvenlik riskleri dikkate alınarak
sağlık gözetimine tabi tutulmalarını sağlanmaktadır. İşe alınacak personel çalışabilirliği
işyeri hekimi tarafından uygun görülürse sağlık raporu ile kayıt altına alınıp işe girişi
yapılmaktadır.
25
4.2.3. İş Kazaları ve Meslek Hastalıkları
Tehlikeli sınıfta yer alan sektörde iş kazası ve meslek hastalığına belirli ölçülerde
rastlanmaktadır, lakin SGK kayıtlarında önemli bir yer tutmadığı için gözükmemektedir.
Sektörde iş kazası olduğu zaman çoğunlukla tehlikeli ölçülerde sonuçlar oluşmaktadır. Bu
duruma örnek verecek olursak banka soygunlarında ÖGG lerin silahla yaralanması ve hatta
soygunların sonucunun ölümcül olması sektördeki iş kazalarının ehemmiyetini
vurgulamaktadır.
4.2.4. Risk Değerlendirme
Sektörde yapılan risk değerlendirmesinde öne çıkan risk ve tehlikeleri sıralandığında
güvenlik tedbirlerindeki zafiyetler, ÖGG lerin iş disiplinin, ÖGG lerin eğitim durumları,
gerek devlet gerek ise işverence yapılan denetim eksikliği, vardiya monotonluğu, projelerin
çevresel faktörleri, projelerin bulunduğu bina ve eklentiler, olası acil durumlar, iş kazaları
ve meslek hastalıkları diyebiliriz.
4.2.5. Ortam Ölçümleri
Kullanılan x-ray cihazlarının ve bulunduğu projedeki ortamın gerekli ölçümlerinin belirli
periyotlarla yapılması gerekmektedir.
4.2.6. İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu
Sektörde çalışan sayısı 50’ nin üstünde olan bütün projelerde ayrı ayrı kurul kurma
zorunluluğu vardır. Çalışan sayısına bağlı olarak tam zamanlı veya yarı zamanlı olmak
üzere iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personeli istihdamı zorunludur.
Kurul aşağıda belirtilen kişilerden oluşur: [9]
a) İşveren veya işveren vekili,
b) İş güvenliği uzmanı,
c) İşyeri hekimi,
ç) İnsan kaynakları, personel, sosyal işler veya idari ve mali işleri yürütmekle görevli bir
kişi,
d) Bulunması halinde sivil savunma uzmanı,
e) Bulunması halinde formen, ustabaşı veya usta,
f) Çalışan temsilcisi, işyerinde birden çok çalışan temsilcisi olması halinde baş temsilci
26
4.2.7. Acil Durum Planı
Sektörde acil durum planı çok önemlidir. Özel Güvenlik sektörü düşünüldüğünde olası acil
durumlara müdahale etme elzem değer taşımaktadır. Bütün ÖGG ’lerin almış oldukları
mesleki eğitim gereği ilk yardım ve yangın hakkında bilgi sahibi olması gerekmektedir.
Lakin işveren ÖGG ‘ler için her projesine ayrı olmak kaydıyla acil durum planı hazırlamak
ve bunu ÖGG ‘lere öğretmek zorundadır.
4.2.8. İş Elbisesi
Sektörde her firmanın kendine has logosu ve kıyafet yönetmeliği vardır. ÖGG ler
çalışmakta olduğu işyerinin kıyafet yönetmeliğine göre giyinmek ve iş başı yapmak
zorundadır.
27
BÖLÜM 5. TARTIŞMA VE SONUÇ
Yapmış olduğumuz çalışmalardan, elde ettiğimiz bulgulara dikkatli baktığımızda Özel
Güvenlik sektörünün tamamen insana dayalı olduğu ve iş olarak da tehlikeli sınıfta
bulunduğu açıkça gözlenmiş bu durumunun ise tehlikeli durum ve davranışlarla
pekiştiği bu sebep ile İş Sağlığı ve Güvenliği olarak büyük önem arz ettiği beyan
olunmuştur. Sektördeki gerek mevzuat eksiklikleri gerek ise denetim eksiklikleri bu
sektörde çalışan ÖGG ler üzerinde olumsuz etki yaptığı açıkça tespit olunmuştur.
Kanun koyucuların sektördeki işveren ve çalışanlar üstüne vermiş olduğu ödevlerin
günümüz şartlarına göre tekrar düzenlenmesi ve zafiyet oluşturacak ucu açık kanunların
netleştirmesi gerekmektedir. Sektörde verilen mesleki eğitimlerin özveriyle verilmesi ve
insanların mesleki olgunluğa ulaşması sağlanmalıdır. Aynı zamanda genel iş güvenliği
eğitimlerinin tam anlamıyla verilmesinin önündeki engeller işverenler tarafından
önlenmeli, çalışanların iş güvenliği tedbirlerine uymadıklarında işverenlerce çalışanlar
uyarılmalı ve tedbirlere uygunluk sağlanmalıdır. Çalışanların acil durum planlarının tam
anlamıyla öğrendiklerini ve bu planlardaki görevlerini tam anlamıyla kavradıklarını
olağan tatbikatlarla sınanmalı, çalışanların hem mesleki olarak hem de acil durum
planlarındaki görevlerinden dolayı ilk yardım eğitimlerinin olmasına dikkat edilmelidir.
Ayrıca çalışanların yangın kavramını bilmeleri ve olası yangın durumlarında neler
yapabileceklerinin farkında olmaları gerekmektedir. ÖGG lerin işverenlerce belirlenen
vardiya saatlerinin düzenli olmalı, ÖGG ler monoton vardiya sistemlerinde çalışmaya
zorlanmamalı, ÖGG lere baskı uygulanmamalı, ÖGG lerin özlük hakları ve yıllık
izinleri verilmelidir, aksi takdirde ÖGG lerin işlerinde zafiyet vereceği ve bunun
sonucunda iş kazaları oluşacaktır. ÖGG lerin iş disiplini bozucu faaliyetlerden uzak
durmaları gerekir bu konuda kendilerine beyan edilen iş güvenliği talimatları ve görev
talimatlarını harfiyen uygulamaları gerekir. Son olarak devlet işveren çalışan üçgeninin
koordineli bir şekilde çalışmasıyla kazasız, sağlıklı, refah seviyesi yüksek bir sektör
elde ederiz.
28
KAYNAKLAR
[1] DERDİMAN Cengiz. ‘Özel Güvenlik Anlayışı ve 5188 Sayılı Kanunun
Uygulanmasından Doğan Sorunlara İlişkin Değerlendirmeler’ 12.11.2005
[2] BOZKURT H. 2007 Bilgilendirme Sunusu, EGM, 2007
[3] 20.06.2012 tarih ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ( RG: 28339,
30.06.2012 )
[4] 18.10.2012 tarih ve 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu ( RG:
28640, 07.11.2012 )
[5] www.ozelguvenlik.pol.tr
[6] www.egm.gov.tr
[7] www.jandarma.gov.tr
[8] www.osym.gov.tr
[9] www.mevzuat.gov.tr
[10] Yılmaz G. 2004 İş Güvenliğine Genel Bakış Mühendis ve Makine Dergisi Sayı, 224.
Ankara
[11] http://www.isgforum.net
29
Download

bitirme projesi Gökhan TAMA - İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi