KURBAN VE BAYRAMI
Kurban; yaklaştıran, yakınlık anlamlarına gelmektedir. Kulun, Allah’a manen
yaklaşması, O’nun rızasını tahsil etmek ve kullukta sadakatini göstermek gayesiyle, dinen
kurban edilmesi meşru olan bir hayvanı boğazlaması anlamına gelmektedir. Bu ibadet şekli
de insanlık tarihi kadar eskidir. Yani nasıl ki namaz, oruç, hac ve zekât gibi ibadetler insanlıkla
başlamıştır. Yani Hz. Adem (a.s.) dan itibaren bu ibadetler emredilmiş ve yapılmıştır. Bunlar
gibi kurban da o zamandan itibaren uygulanmıştır. Nitekim, Hz. Ademin iki oğlu Habil ve
Kabilin hadisesinde kurban hususu geçmektedir.( Maide Suresi:27 )
Hz. İbrahim, oğlu İsmail’e bedel olarak Allah’ın gönderdiği koçu kesmesiyle kurban
ibadetinin devamını sağlamıştır. Hatta bu gün ki kurban ibadetimizin temeli, o
kurbandır(Saffat sûresi: 102-111) . Bunun Allah katında sevimli bir ibadet olduğunu,
kendisinin rızasını ifade eden bir bedel olarak, kurbanlık bir hayvanı cennetten göndermesi
de açıkça göstermektedir.
Nihai olarak, iki cihan hürmetine yaratılan Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.),
İbadet maksadıyla, mübarek elleriyle kurbanlarını kesmiştir. Zira O, bunu Rabbinden aldığı
emir gereği yapmıştır. Yüce Allah (c.c.) şöyle buyurmaktadır: “ Biz sana Kevseri verdik.
Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes! Şüphesiz ki ebter olan, o sana kin besleyendir”
(Kevser sûresi: 1-5) .
Kurban, mali bir ibadettir. Dinimizin tarif ettiği zenginlik seviyesine erişen Müslüman,
bu haliyle kurban bayramına erişirse, kurban kesmesi gerekir. Bu zenginliğin, sadece kurban
kesme günlerinde kişide bulunması yeterlidir. Yani kurban bayramından önce fakir iken,
bayramın hemen önünde dini tarife göre zengin sayılan bir seviyeyi yakalayan bir Müslüman,
kurban kesmekle sorumludur. Ancak yıl içerisinde zengin iken bayram günlerinde fakir düşen
bir Müslüman ise, kurban kesmekle mükellef olmaz.
Kurbanın asıl manası, kulun, her şeyin sahibinin Allah olduğunu gönlünün
derinliklerinden kabullenerek iman etmiş olmasıdır. Zira kesilen hayvan, Müslümanın sahip
olduğu tüm varlığının sembolüdür. Kurban kesen kul, manen şöyle demektedir: “Allah’ım!
Sahip olduğum her şey hatta kendim de sana aittir. Şimdi bir kurban istedin, onu senin için
kestim. Şayet isteseydin, her şeyimi, hatta kendimi de senin yolunda verirdim”. Nitekim Yüce
Allah, sevgili Rasûlüne ve bize şöyle buyurmuştur: “De ki; benim namazım da ibadetlerim de
hayatım da ölümüm de alemlerin Rabbi olan Allah içindir” (En’am sûresi:162). Bu iman ve bu
bilgi bakıldığında, kurban kesmenin bir hayvan katliamı değil, Allah’ı malını O’nun emri ve
rızası yolunda harcamak olduğu, çok açık ve net olarak görülecektir. Kurbanın kişiler ve
toplumların ekonomik ve sosyal açıdan oluşturduğu muazzam faydalar da bahis dışıolup,
aslında izahtan varestedir.
Kurban bayramı da gerçek mahiyetiyle, sadece fakir fukaranın ve insanların et
yemesinin bayramı değil, hacılarla beraber mü’min kulların affolunmasının bayramıdır.
Bayramınız mübarek olsun. Yüce Allah, bizleri bayrama eriştirsin. Hayırlı ve huzurlu
bayramlar nasip eylesin.
Mehmet ŞAHİN
Kırşehir Müftüsü
Download

kurban ve bayramı