14 OCAK 2015 ÇARŞAMBA
614807 >
Hazine 864 milyon TL borçlandı
771301
Hazine, dün düzenlediği ihalede piyasaya 863,8 milyon lira borçlandı. Hazine Müsteşarlığı, 1 yıl (336 gün)
vadeli, kuponsuz hazine bonosunu yeniden ihraç
etti. İhalede basit faiz yüzde 7,75, bileşik faiz yüzde
7,77 oldu. Nominal teklifin 1 milyar 913,9 milyon lira olduğu ihalede, nominal satış 502,5 milyon lira,
net satış 468,9 milyon lira olarak gerçekleşti. İhalede, kamudan gelen 100 milyon liralık teklifin tamamı karşılandı. İhalede piyasa yapıcılardan 983 milyon liralık teklif geldi ve 294,9 milyon liralık net satış yapıldı. Hazine, böylece piyasaya 863,8 milyon
lira borçlandı.
9
ISSN
Türk Standartları Enstitüsü (TSE), çeşitli nedenlerle 27 firmanın TSE markasını kullanma hakkı veren sözleşmelerini feshetti. Resmi Gazete'nin
dünkü sayısında yayımlanan ilana göre, 10 firmanın ara kontrol olumsuzluğu, 11 firmanın belge yenileme talebi bulunmadığı gerekçesiyle ve 6 firmanın kendi isteğiyle TSE markasını kullanma hakkı
veren sözleşmeleri iptal edildi. Söz konusu firmaların, ürünlerini TSE markalı olarak piyasaya sürmeleri durumunda haksız rekabet hükümlerine göre hukuki kovuşturma açılacak.
1301-6148
TSE'den sözleşme fesihleri
Sanayi ciro
endeksi arttı
Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi, geçen yılın kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 artış gösterdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2014 yılının kasım ayına ilişkin sanayi ciro endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, mevsim ve takvim
etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro endeksi, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,2 artış kaydetti. Sanayinin alt sektörleri
(2010=100 temel yıllı) incelendiğinde; kasımda, ekim ayına kıyasla madencilik ve taş
ocakçılığı sektörü endeksi yüzde 0,2, imalat sanayi sektörü endeksi de yüzde 1,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış toplam sanayi ciro
endeksinde 2013 yılının kasım ayına göre yüzde 5,4 artış yaşandı. Sanayinin alt sektörlerine
bakıldığında, geçen yılın kasım ayında madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,6 azaldı, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 5,6 artış gösterdi. Ana sanayi grupları sınıflamasına göre,
kasımda bir önceki aya göre en yüksek artış
yüzde 3,6 ile sermaye malı imalatında gerçekleşti. İmalat sanayi alt sektörleri incelendiğinde,
kasımda ekim ayına kıyasla en yüksek artış yüzde 8 ile kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması sektöründe görüldü. Bu sektörü yüzde
4,1 ile ağaç, ağaç ürünleri ve mantar ürünleri imalatı (mobilya hariç) ve yüzde 2,7 ile diğer metalik olmayan mineral ürünlerin imalatı izledi.
Kasımda bir önceki aya göre en yüksek düşüş
yüzde 5,6 ile kok kömürü ve rafine edilmiş petrol ürünlerinin imalatında görüldü. Bunu yüzde 5,3 ile temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatı, yüzde 4,3 ile
mobilya imalatı takip etti.
Yapı Kredi, 'Türkiye'nin En
Yenilikçi Bankası' seçildi
Yapı Kredi, International Finance Magazine
(IFM) tarafından "Türkiye'nin En Yenilikçi Bankası" ödülüne layık görüldü. Yapı Kredi'den yapılan açıklamaya göre, dünyanın önde gelen
yayın kuruluşlarından biri sayılan IFM, Yapı Kredi'yi "Türkiye'nin En Yenilikçi Bankası" seçti. Yapı Kredi CEO'su Faik Açıkalın, şunları kaydetti: "Her anını, her duygusunu sınırsız yaşayan
bir ülkeye tam 70 yıldır sınırsız bir hizmet vermenin mutluluğunu yaşıyoruz. 70. yılımızı kutladığımız 2014 yılı Yapı Kredi açısından çok özel
bir yıl oldu. Bu ödül ile başarılarımızı ulusal ve
uluslararası arenada bir kez daha perçinlemiş
olduk. Dünyadaki trendleri yakından takip eden bir kurum olarak, 70 yıldır geleceğin teknoloji ile şekilleneceğinin bilinciyle zamanın çok
ötesinde bir vizyonla hareket ediyoruz. IFM tarafından aldığımız bu ödül de bankacılık sektörüne öncülük eden Yapı Kredi'nin inovatif çalışmalarının güzel ve anlamlı bir neticesi." İleri
dönemde Yapı Kredi'nin bankacılık, finans ve
kültürel alanda çıtayı daha da yukarı taşıyacağını ifade eden Açıkalın, sektöre sunacakları hizmetlerle ilklerin bankası olarak anılmak istediklerini kaydetti.
Brent petrol 45 dolar
seviyelerine geriledi
Brent türü ham petrolün varil fiyatı, küresel
petrol arz fazlasının artacağı beklentileriyle
yaklaşık 6 yılın en düşük seviyesi 45,20 dolara geriledi. Brent türü ham petrolün varil
fiyatının geçen yılın haziran ayında başlayan
düşüş trendi, küresel petrol arzının artacağına ilişkin beklentilerle ivme kazandı. Dün
güne 50 dolar sınırından başlayan Brent petrolün varil fiyatı, etkisini artıran satışlarla
47,14 dolara kadar geriledi. Bugün ise
Çin'in ham petrol ithalatının günlük 7 milyon varille rekor seviyeye ulaşmasının ardından 47,14 dolarla günün en yüksek seviyesini gören Brent petrolün varil fiyatı, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) üyesi Birleşik Arap Emirlikleri'nden (BAE) üretim tavanının değiştirilmemesi kararının doğru olduğuna yönelik gelen açıklamalarla 16
Mart 2009 tarihinden bu yana en düşük seviye olan 45,20 dolara kadar geriledi. Brent
petrolün varil fiyatı, şu dakikalarda ise
45,66 dolardan alıcı buluyor. Analistler, küresel petrol arzındaki artışın devam etmesine karşın OPEC'in üretim tavanını düşürmeyeceği beklentilerinin güçlendiğini belirterek, talep tarafında ise ekonomik aktiviteye ilişkin endişelerin devam etmesiyle petrol fiyatlarında satış baskısının etkili olduğunu kaydediyor. Uluslararası finans kuruluşlarının 2015 yılı için petrol fiyatı beklentilerini düşürdüğüne de dikkati çeken analistler, Brent petrol fiyatlarındaki gerilemenin
devamında 42 doların güçlü destek olarak
takip edileceğini, bu seviyenin altına inilmesi durumunda ise 37 doların gündeme gelebileceğini kaydediyor. Batı Teksas türü
ham petrolün (WTI) varil fiyatı ise dün bir önceki güne göre yaklaşık yüzde 4,7 değer kaybetmesinin ardından günü 46 doların hemen üzerinde tamamlamıştı. Bugün ise ABD'de yarın açıklanacak ham petrol stoklarında artış beklentileriyle düşüşünü sürdüren WTI'nın varil fiyatı, 44,21 doları gördü.
Analistler, WTI'nın varil fiyatı için 44,2 doların kritik destek konumunda olduğunu belirterek, bu seviyenin altında kapanışların
gerçekleşmesi durumunda 40 doların takip
edileceğini ifade ediyor.
www.hurses.com.tr
GÜNLÜK BAĞIMSIZ TİCARİ EKONOMİ VE POLİTİKA GAZETESİ
Yıl: 37 Sayı: 13123
Fiyatı: 25 KURUŞ
Cari açık 2014'ün zirvesinde
Türkiye'nin cari işlemler açığı kasımda 5.6 milyar dolar, yıllıklandırılmış bazda ise 47 milyar 86 milyon dolar
oldu. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net varlıklar, 11 ayda 6 milyar 657 milyon dolara çıktı.
İSTANBUL, AA
ürkiye'nin cari işlemler açığı
kasım ayında 5 milyar 636
milyon dolar, yıllıklandırılmış bazda ise 47 milyar 86 milyon
dolar oldu. Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası (TCMB) tarafından
açıklanan cari işlemler açığı, ocak
- kasım döneminde bir önceki yılın
aynı dönemine göre 17 milyar 949
milyon dolar azalarak 38 milyar
716 milyon dolara geriledi.
Türkiye'nin cari işlemler açığı
kasım ayında 5 milyar 636 milyon
dolar, yıllıklandırılmış bazda ise 47
milyar 86 milyon dolar oldu. Bu gerilemede, ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 15 milyar 171 milyon dolar azalarak 56
milyar 673 milyon dolara düşmesi, net hizmet gelirlerinin 2 milyar
397 milyon dolar artarak 24 milyar
851 milyon dolara yükselmesi ve birincil gelir açığının 576 milyon dolar azalarak 7 milyar 923 milyon
dolara gerilemesi etkili oldu.
Seyahat gelirleri bir önceki yı-
T
lın aynı dönemine göre 1 milyar
765 milyon dolar tutarında artarak
28 milyar 431 milyon dolara, seyahat giderleri de 184 milyon dolar
tutarında artarak 4 milyar 589 milyon dolara ulaştı.
Birincil gelir dengesi altında yer alan yatırım gelirinden kaynaklanan net çıkışlar bir önceki yılın aynı dönemine göre 672 milyon dolar azalarak 7 milyar 569 milyon
dolar iken, ikincil gelir dengesinden
kaynaklanan net girişler 195 milyon dolar azalarak 1 milyar 29
milyon dolar olarak gerçekleşti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) kasım ayına ilişkin
ödemeler dengesi verilerine göre,
doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net varlıklar, ocak - kasım döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 3 milyar 790 milyon
dolar artarak 6 milyar 657 milyon
dolara yükseldi.
TCMB 2014 yılı kasım ayına ilişkin ödemeler dengesi verilerini yayımladı. Doğrudan yatırımlardan
kaynaklanan net varlıklar, bir önceki yılın ocak - kasım dönemine
göre 3 milyar 790 milyon dolar artarak 6 milyar 657 milyon dolar tutarında gerçekleşti. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net yükümlülükler, bir önceki yılın ocak
- kasım dönemine göre 61 milyon
dolar artarak 10 milyar 947 milyon dolara yükseldi.
Portföy yatırımları kalemindeki net yükümlülük oluşumuyla ilgili olarak, yurt dışında yerleşik kişiler hisse senedi piyasasında ocakkasım döneminde 2 milyar 540
milyon dolar tutarında net alım ger-
çekleştirdi. Kasım ayında kaydedilen 524 milyon dolar tutarındaki
net alım işleminin 339 milyon dolar bankacılık sektörü dışındaki
hisselerde gerçekleşti.
Devlet iç borçlanma senetleriyle ilgili olarak yurt dışı yerleşikler, kasım ayındaki 945 milyon
dolar tutarında net alımla birlikte
11 aylık dönemde 84 milyon dolar
tutarında net alım yaptı.
Uluslararası sermaye piyasalarında kasım ayında gerçekleştirilen 1 milyar dolar tutarındaki
tahvil ihracıyla birlikte genel hükümet, 11 aylık dönemde yurt dışı piyasalardan 4 milyar 202 milyon dolar tutarında net kullanım gerçekleştirdi.
Yurt dışında gerçekleştirilen
tahvil ihraçları yoluyla, kasım ayında bankalar 223 milyon dolar net
geri ödeme ve diğer sektörler 510
milyon dolar net borçlanmaya gitti. Böylece, 11 aylık dönemde söz
konusu sektörler sırasıyla 10 milyar
176 milyon dolar ve 3 milyar 178
milyon dolar net borçlanma yaptı.
Londra Borsası ile kapsamlı işbirliği
Borsa İstanbul, Londra Borsası ile "Türev Ürünler" ve "BIST Endeksleri Ortaklığı" anlaşmaları
imzaladı. Borsa İstanbul VİOP BIST 30 endeksine ve pay senetlerine dayalı vadeli işlem ve
opsiyon sözleşmeleri Londra Borsası Türev Ürünleri Piyasasında işleme açılıyor.
orsa İstanbul, Londra Borsası Grubu (LSEG) ile türev ve endeks ürünlerini
kapsayan geniş kapsamlı bir
anlaşmayı tamamladığını duyurdu. Borsa İstanbul'dan yapılan açıklamaya göre, Borsa İstanbul, Londra Borsası ile "Türev Ürünler" ve "BIST Endeksleri Ortaklığı" anlaşmaları imzaladı. Türev ürünler ile ilgili anlaşma kapsamında LSEG, Borsa İstanbul'un piyasa kapitalizasyonu ve işlem hacmi bakımından önde gelen şirketlerini
içeren BIST 30 endeksine ve
pay senetlerine dayalı vadeli
işlem ve opsiyon ürünlerini yatırımcılara
sunabilecek.
LSEG'nin iştiraki olan takas kuruluşu London Clearing House
(LCH.Clearnet) merkezi karşı
taraf işlevini üstlenecek.
BIST 30 endeks vadeli işlem
sözleşmelerinde günlük ortalama 170 bin adedin üzerinde
sözleşme alım-satımı gerçekleşiyor. Düzenleyici otoriteden
gerekli izinlerin alınması ve
müşteri hazırlığına bağlı olarak,
bu ürünlerin Londra Borsası'nda 2015'in ikinci yarısında işleme açılması bekleniyor.
Türev ürünlerle ilgili yapılan
iş birliğine ek olarak Borsa İstan-
B
bul, LSEG'nin iştiraki olan Financial Times Stock Exchange
(FTSE) ile 2015 sonunda başlamak üzere, Borsa İstanbul'a ait
olan endeksler ve Türkiye menkul kıymetlerini referans alan,
FTSE tarafından geliştirilebilecek diğer endeksler de dahil
olmak üzere endeks ortaklığı
yapmayı planlıyor.
Anlaşma ile Borsa İstanbul
ve FTSE'nin, teknik konularda,
ortak marka haline getirilecek
BIST endekslerinin pazarlaması ve yeni yatırımcıların Borsa İstanbul'a çekilmesi konusunda
küresel ölçekte birlikte çalışması öngörülüyor. FTSE ile yapılan iş birliği, Uluslararası Menkul Kıymetler Komisyonları Örgütü (IOSCO) kriterlerine tamamen uyumlu bir dizi endeks
ürünü sunacak ve iş birliği sayesinde Türkiye piyasalarının
uluslararası yatırımcılar tarafından erişilebilirliği önemli öl-
çüde artırılmış olacak.
Açıklamada görüşlerine yer
verilen LSEG CEO'su Xavier Rolet, Borsa İstanbul iş birliği ile ilgili olarak şunları kaydetti: "Türkiye, dünyanın en heyecan verici piyasalarından biri ve 2015
G-20 dönem başkanlığı yoluyla
dünya ekonomi gündemini şekillendirmede önemli rol oynayacak. Bir trilyon dolara yaklaşan Gayri Safi Yurtiçi Hasılası (GSYH), ihracata dayalı ekonomisi ve dinamik şirketleri ile
Türkiye Sermaye Piyasaları ileriye dönük çok ciddi potansiyel
sergiliyor. LSEG, İstanbul Uluslararası Finans Merkezi Projesi
doğrultusunda hızla bölgesel
bir finans merkezine dönüşen
İstanbul ve Borsa İstanbul'un
sermaye piyasaları konusunda
doğal olarak iş ve endeks ortağıdır." Borsa İstanbul Yönetim
Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Turhan, Londra Bor-
sası'nın çok geniş bir spektrumda ürün ve menkul kıymet için
piyasa derinliği sağlayan, dünyanın en önemli ve öncü piyasa
işleticilerinden biri olduğunu
belirterek, şunları kaydetti:
"Stratejisini farklı piyasalarda ve ürünlerde işlem hacimleri itibarı ile liderlik konumunda yer almak şeklinde belirleyen Londra Borsası, global
ölçekte bir cazibe merkezi, aynı zamanda işlem sonrası hizmetlerinden endeks ürünlerine
kadar geniş bir yelpazede yürüttüğü faaliyeti ile de dengeli bir
iş modeli sergiliyor.
Türkiye sermaye piyasalarının gücünü Türkiye ekonomisinin gerçek potansiyelini yansıtacak bir seviyeye taşımaya çalıştığımız bu dönemde Londra
Borsası, hem sektörde başarılı
bir iş modeli olması hem de
birçok alanda sunduğu faaliyet kapasitesi bakımından bize
ilham veren bir iş ortağı olacak.
Yapmış olduğumuz anlaşmayı
dünyanın çeşitli yerlerindeki
ortak müşterilerimize daha iyi
hizmet verme adına birlikte çıktığımız uzun bir yolculuğun ilk
adımı olarak görüyor ve iş birliğimizden büyük memnuniyet
duyuyorum."((İstanbul, aa)
OYAK Renault, iki kategoride 2014'ü lider kapattı
Diğer yatırımlar altında, 11 aylık dönemde bankaların yurtdışı
muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 951 milyon dolar, diğer
sektörlerin yurtdışındaki mevduatı da 1 milyar 260 milyon dolar
azaldı. Yurt dışında yerleşik Türk
vatandaşlarınca Merkez Bankası
nezdinde açılan mevduat hesaplarında 2 milyar 247 milyon dolar net
çıkış gerçekleşti.
Genel hükümetin yurt dışı piyasalar ve diğer uluslararası kuruluşlardan sağladığı uzun vadeli kredilerle ilgili olarak, 752 milyon dolar
net geri ödeme yapıldı.Bankacılık
sektörü, uzun vadeli kredilerde 5
milyar 767 milyon dolar, kısa vadeli kredilerde de 5 milyar 299 milyon dolar tutarında net kullanım gerçekleştirdi. Diğer sektörlerin net
kredi kullanımı 5 milyar 167 milyon dolar oldu. Bir önceki yılın
aynı döneminde net kullanım 984
milyon dolar düzeyindeydi. Rezerv
varlıkların içinde bulunan resmi rezervler de 5 milyar 168 milyon
dolar artış görüldü.
ALTIN, 2.5 AYIN EN
YÜKSEK SEVİYESİNDE
piyasalarda altının ons fiyatı
Uluslararası
1.244,19 dolara çıkarak son 2,5 ayın en yüksek seviyesini gördü. Son iki yılda yatırımcısını üzen
ve 2013 yılında yüzde 28, 2014 yılında ise yüzde
2 değer kaybeden altın, 2015 yılına iyi bir başlangıç yaptı ve yılbaşından bugüne kadar olan dönemde yüzde 4,70 değer kazandı.
Uluslararası piyasalarda güne 1.233,05 dolardan başlayan altının ons fiyatı bu seviyeden gelen
alımların etkisiyle 1.244,19 dolara kadar çıkarak
23 Ekim 2014 tarihinden bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Altının ons fiyatı 23 Ekim 2014'te
1.244,75 doları görmüştü.
Geçen hafta cuma günü ABD'de açıklanan tarım dışı istihdam verisinin beklentileri aşmasına karşın saatlik ücretlerin beklentilerin altında kalması ve petrol fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi sonucu riskli varlıklarda değer kaybı görülürken
güvenli liman varlıklarına alım geldi. Altının ons fiyatı da söz konusu gelişmelere paralel yükselişini
sürdürdü. Analistler, altında fiziki talebin sınırlı düzeyde olduğunu ifade ederken, kısa ve orta vadede Fed politikalarına bağlı fiyatlamaların devam
edeceğini belirtiyor. Teknik olarak altının ons fiyatında 1.255 doların direnç konumunda olduğunu
aktaran analistler, aşağı yönlü hareketlerde ise
1.230 doların destek konumuna gelebileceğini
ifade ediyor. Noor Capital Market Uluslararası Piyasalar Uzmanı Ahmet Uluhan, altın fiyatlarının
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımında aceleci davranmaması, Yunanistan belirsizlikleri ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) genişlemeci adımlarına dair beklentiler ve petrol fiyatlarındaki sert
gerileme ile bir kez daha kritik 1.250 dolar direncine yükseldiğini söyledi.
Fiziki talebin halen sınırlı olduğu altında gelişmelere paralel fiyatlamaların bir süre daha devam
edeceğini dile getiren Uluhan, burada özellikle
1.250 doların kritik seviye olarak görülmesi gerektiğini kaydetti. Mevcut koşullarda bu seviyenin aşılacağını düşünmediğine dikkati çeken Uluhan,
şunları ifade etti: "Ancak petrol fiyatının düşüşüne yönelik Rusya başta olmak üzere petrol üreticisi ülke ekonomilerinin dar boğaza girmesi ve sektörel bazda yaşanabilecek diğer olumsuzlukların
tekrar ön plana çıkması durumunda işin gidişatı değişebilir." (İstanbul, aa)
Otomobilde de sektörün adet bazında üretiminin yüzde 43.39'unu, dış satımının ise yüzde 44.33'ünü tek
başına karşılayan OYAK Renault'yu, her iki kategoride de Ford Otosan izledi.
ürk otomotiv endüstrisinin 2014 yılında adet bazında traktör hariç üretiminin yüzde 27,19'unu, ihracatının
yüzde 29,14'ünü gerçekleştiren
OYAK Renault, bu iki kategoride
yılı lider kapattı. Otomobilde de
sektörün adet bazında üretiminin
yüzde 43,39'unu, dış satımının ise
yüzde 44,33'ünü tek başına karşılayan OYAK Renault'yu, her iki
kategoride de Ford Otosan takip
etti. AA muhabirinin, Otomotiv
Sanayii Derneği (OSD) verilerinden derlediği bilgilere göre,
Türk otomotiv sektörü, 2014 yılında otomobilde 733 bin 439,
toplamda ise traktörler hariç 1
milyon 170 bin 445 adet üretim
gerçekleştirdi. OYAK Renault,
bu dönemde otomobil üretiminin
yüzde 43,39'una (318 bin 246),
toplam üretimin de yüzde
T
27,19'una (318 bin 246) imza attı. Bu firmayı, toplamda 244 bin
682 adet ve yüzde 20,90'lık payla Ford Otosan, 222 bin 807 adet
ve yüzde 19,03 payla Tofaş, 203
bin 157 adet ve yüzde 17,35
payla Hyundai Assan, 131 bin
504 adet ve yüzde 11,23 pay ile
de Toyota izledi.
Sektör, 2014 yılında otomobilde 581 bin 993, toplamda ise
traktörler hariç 885 bin 180 adet
ihracat yaptı. 2013 yılında, 266
bin 508 adet olan ihracatı,
2014'te yüzde 3,19 düşüşle 257
bin 992 adete gerileyen OYAK
Renault, buna rağmen otomotiv
sektörünün 885 bin 180 adetlik
(traktörler hariç) toplam ihracatından yüzde 29,14 pay aldı.
Firmanın otomobil ihracatındaki payı ise yüzde 44,33'ü buldu.
2014 yılında, bir önceki yıla
nazaran yüzde 9,96 kayıpla dış
satımı 187 bin 921 adete düşen
Ford Otosan ise sektörün toplam
ihracatının yüzde 21,23'ünü karşıladı.Geçen sene yüzde 110,28
artışla 179 bin 793 adet dış satım
gerçekleştiren Hyundai Assan,
sektör ihracatının yüzde 20,31'ini karşıladı.
Yüzde 11,27'lik düşüşle 142
bin 234 adet ihracata imza atan
Tofaş da sektör ihracatının yüzde 16,07'sini üstlendi. 2014'te, bir
önceki yıla göre, dış satımı yüzde
26,01'lik artışla 109 bin 517 adedi bulan Toyota da sektörün toplam dış satışından yüzde 12,37
pay aldı. (Bursa, aa)
1930’dan
Günümüze
AYLIK YAPI-TASARIM-KENT KÜLTÜRÜ DERGİSİ
Download

14 Ocak s1