ISSN: 1303-9210
LEGAL
Hukuk Dergisi
LEGAL JOURNAL OF LAW
Cilt: 12 / Sayı: 140
Volume: 12 / Issue: 140
Yıl / Year: 2014
YARGITAY KARARLARI, DANIŞTAY KARARLARI
VE DİĞER YÜKSEK MAHKEME KARARLARI,
HUKUK HABERLERİ, HUKUKÎ MAKALELER,
GÜNCEL MEVZUAT, RESMÎ GAZETE ÖZETLERİ,
ÖNEMLİ BİLGİLER
COURT OF CASSATION DECISIONS, COUNCIL STATE DECISIONS
AND OTHER SUPREME COURT DECISIONS, LEGAL NEWS, LEGAL
WRITINGS, CURRENT LEGISLATION, ABSTRACTS OF OFFICIAL
GAZETTE, MAJOR INFORMATION
Legal Hukuk Dergisi
Legal Journal of Law
“Hakemli Dergidir”/“Peer reviewed Journal”
Cilt: 12/Sayı: 140
Volume: 12/Issue: 140
Yıl/Year: 2014
Yayın Sahibi/Publisher: Legal Yayıncılık A.Ş. adına Sahibi ve Genel
Yayın Yönetmeni/On Behalf of Legal Yayıncılık
INC. Publisher and Executive Editor
Av. / Aal. Lütfürrahman BAŞÖZ
(Sertifika No./Certificate No. 27563)
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Responsible Manager: Av. / Aal. Ramazan ÇAKMAKCI
Basım ve Cilt/Printing and Volume: Kitap Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti.
(Sertifika No./Certificate No.: 16053)
Tel.: 0212 482 99 10 Faks/Fax: 0212 482 99 78
Basıldığı Yer/Place of Publication: Davutpaşa Cad. No: 123, Kat:1
Topkapı/İstanbul
Basıldığı Tarih/Publication Date: Ağustos/August 2014
Yönetim Yeri/Place of Management: Bahariye Cad. No: 63/6 Kadıköy/İstanbul
Tel. 0216 449 04 86 Faks/Fax: 0216 449 04 87
Yayın Türü/Type of Publication: Yerel, Süreli, Aylık Hukuk Dergisi/This
journal is a peer reviewed national law journal
published per month
İzmir Temsilcisi/
Izmir Representative
Av. / Aal. İsmet KÖYMEN
Mersin Temsilcisi/
Mersin Representative
Av. / Aal. H. Hulki ÖZEL
ISSN: 1303-9210
Dergiye yapılan atıflarda “LHD” kısaltması kullanılmalıdır.
For citations please use the abbreviation: “LHD”
E-mail: [email protected]
Telefon/Phone: 0 216 449 04 85
Faks/Fax: 0 216 449 04 87
Posta Adresi/Postal Address:
Bahariye Cad. Çam Apt. No: 63 D. 6 Kadıköy – İstanbul
Bu dergide yayımlanan yazılarda ileri sürülen görüşler yazarlara aittir.
Articles published in this journal represent only the views of the contributors.
Copyright © 2014
Bu derginin tüm yayın hakları LEGAL YAYINCILIK A.Ş.’ye aittir.
Yayınevinin izni alınmadan eğitim ve tanıtım amaçlı kısmi alıntılar hariç
olmak üzere hiçbir şekilde kopya edilemez, çoğaltılamaz ve
yayınlanamaz.
All rights reserved. No part of this publication may be copied,
reproduced, stored in a retrieval system, or transmitted, in any form or
by means, without the prior expressed permission in writing of the
LEGAL YAYINCILIK A.S.
LEGAL HUKUK DERGİSİ
Bahariye Cad. Çam Apt. No: 63 D. 6 Kadıköy – İstanbul
Tel: (216) 449 04 85 – 449 04 86 Faks: (216) 449 04 87
İnternet adresi: www.legal.com.tr
E-mail: [email protected]
DANIŞMA ve YAYIN KURULU
EDITORIAL and ADVISORY BOARD
Prof. Dr. Gökhan ANTALYA
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Prof. Dr. Abdülkadir ARPACI
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Mehmet Emin ARTUK
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Oğuz ATALAY
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra-İflâs Hukuku
Anabilim Dalı
Prof. Dr. Cevdet ATAY
Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Özel Hukuk Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Süheyl BATUM
Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku
Prof. Dr. Ali Cem BUDAK
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Erdoğan BÜLBÜL
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Mustafa ÇEKER
Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Gürsel ÇETİN
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Adlî Tıp Anabilim Dalı
Prof. Dr. Osman DOĞRU
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Genel Kamu Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Ömer EKMEKÇİ
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Nuray EKŞİ
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Nüvit GEREK
Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Tevfik GÜLSOY
Gaziantep Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Alper GÜMÜŞ
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anabilim Dalı
Prof. Dr. Sibel İNCEOĞLU
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Turgut KALPSÜZ
Prof. Dr. Eser KARAKAŞ
Bahçeşehir Üniversitesi AB İlişkileri Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Işıl KARAKAŞ
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Üyesi - Devletler Umumi Hukuku
Prof. Dr. Mahmut KOCA
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku
Prof. Dr. Mustafa KOÇAK
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı – Anayasa Hukuku
Prof. Dr. Muharrem KILIÇ
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Serap Keskin KİZİROĞLU
Okan Üniversitesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Tekin MEMİŞ
İstanbul Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Ali Necip ORTAN
İstanbul Kültür Üniversitesi Fikri Haklar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalı
Prof. Dr. Ayhan ÖNDER
Ceza ve Ceza Usul Hukuku
Prof. Dr. Selçuk ÖZTEK
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Ömer ÖZKAN
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana Bilim Dalı
Prof. Dr. Saba ÖZMEN
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Prof. Dr. Bahri ÖZTÜRK
İstanbul Kültür Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Adem SÖZÜER
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Cumhur ŞAHİN
Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Şükran ŞIPKA
İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Güzin ÜÇIŞIK
Beykent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. Samim ÜNAN
Galatasaray Üniversitesi Ticaret Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Hakan ÜZELTÜRK
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Vergi Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Sultan ÜZELTÜRK
Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Prof. Dr. Serap YAZICI
Şehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Prof. Dr. Hamdi YILMAZ
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Doç. Dr. Faruk ACAR
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Doç. Dr. Pınar AKAN
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Müslüm AKINCI
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Murat ALIŞKAN
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Doç. Dr. Çetin ARSLAN
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı
Doç. Dr. Mustafa Erdem CAN
Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Doç. Dr. Osman CAN
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Özlem YENERER ÇAKMUT
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Ebru CEYLAN
İstanbul Aydın Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Medeni Hukuk
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Mehmet ERDEM
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Ahmet M. GÜNEŞ
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Doç. Dr. Pelin GÜVEN
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Doç. Dr. Şafak NARBAY
Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Doç. Dr. Ahmet Caner YENİDÜNYA
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı
Doç. Dr. İlhan YILMAZ
Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Özel Hukuku Anabilim Dalı
Doç. Dr. Sevtap YOKUŞ
Kocaeli Üniversitesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
Yrd. Doç. Dr. Taner AYANOĞLU
İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Sinan BAYINDIR
İstanbul Aydın Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Sevi BAKIM
İstanbul Aydın Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Fatma KARAKAŞ DOĞAN
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Yrd. Doç. Dr. Muzaffer EROĞLU
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Birgül SOPACI
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Varol KARAASLAN
Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflasHukuku Anabilim Dalı
Yrd. Doç. Dr. Nur KARAN
Özyeğin Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku
Yrd. Doç. Dr. A. Kürşat TANGÜN
Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Deniz Ticareti Hukuku Anabilim Dalı
Dr. İsmet Nezih ABANOZ
Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi
Haşmet Sırrı AKŞENER
İstanbul 10. Ticaret Mahkemesi E. Başkanı
Hasan ÖZKAN
Em. İstanbul Hukuk Hâkimi
İzzet DOĞAN
Em. İstanbul Hukuk Hâkimi
Arş. Gör. Mustafa ÜNLÜTEPE
Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
Av. Atilla COŞKUN, Av. Süleyman ÇETİN,
Av. İbrahim Murat HAZNEDAR, Av. Recep KAHRAMAN, Av. Dr. Filiz KESKİN,
Av. Fikret İLKİZ, Av. Hasan KÖROĞLU, Av. Mehmet UÇUM, Av. Talih UYAR
LEGAL HUKUK DERGİSİ YAYIN İLKELERİ
PUBLICATION AND SUBMISSION REQUIREMENTS OF LEGAL
JOURNAL OF LAW
1. Legal Hukuk Dergisi (LHD), ayda bir yayımlanan hakemli bir
dergidir.
Legal Journal of Law is a peer reviewed journal published per
month.
2. Dergi’de yayımlanabilecek yazılar, hukuk alanını ilgilendiren
içerikte her türlü makale, karar incelemesi ve kitap incelemesi ile çevirilerdir. Yazıların dili, Türkçe veya diğer Avrupa dilleridir.
This is a journal of law focusing on legal issues concerning law.
Articles, case notes and comments, discussions of legislative development,
book reviews and other similar type of papers which are written in
Turkish and in other European languages are welcome.
3. Dergi’de yayımlanmak üzere gönderilen yazılar başka bir yerde
yayımlanmamış ya da yayımlanmak üzere gönderilmemiş olmalıdır.
Articles that will be sent to the editor should not be published
elsewhere, nor be submitted to other journals simultaneously.
4. Yazılar Microsoft Word (Microsoft Office 98 ve üzeri
versiyonlar) formatında (.doc veya.docx dosya uzantılı olarak) yazılmış
olmalıdır. Ayrıca yazılar, aşağıdaki şekil şartlarına uygun olarak kaleme
alınmış olmalıdır:
Kağıt boyutu: A4
Üst: 2, 5 cm; Alt: 2, 5 cm; Sol: 2 cm; Sağ: 2 cm
Metin: Times New Roman, 12 punto, 1.5 satır aralığı, iki yana
yaslı
Dipnotlar: Sayfa altında, Times New Roman, 10 punto, 1 satır aralığı, iki yana yaslı
Articles should be submitted as Microsoft Word (either with.doc
or.docx file extensions) documents (Microsoft Office 1998 or higher
versions). Articles should be written according to the following style
guidelines:
Paper size: A4
Top: 2.5 cm; Bottom: 2.5 cm; Left: 2 cm; Right: 2 cm
Text body: Times New Roman, 12 points, at 1.5 line spacing,
justified
Footnotes: Times New Roman, 10 points, at 1 line spacing,
justified
5. Her yazı, kaydedildiği bir CD ile ya da elektronik posta yolu ile
Microsoft Word formatında editöre teslim edilmelidir. Yazının basılı
olarak teslimi gerekmemektedir.
Softcopy of the article either on a CD or as an attached Microsoft
Word Document via e-mail should be submitted to the editor. There is no
need to submit any hardcopy of the article.
6. Yazıyla birlikte yazarın (veya yazarların) adına, unvanına, çalıştığı kuruma, açık adresine, kolay ulaşım sağlanabilecek telefon numaralarına ve elektronik posta adreslerine ilişkin bilgiler de editöre ulaştırılmalıdır.
The name (s), formal position (s), institutional affiliation (s) and
contact details (especially e-mail (s)) of the author (s) must be clearly
included with the submission to the editor.
7. Dergi’ye gönderilen makaleler Türkçe ve İngilizce başlık ile
hem İngilizce hem de Türkçe özet kısmı içermelidir.
Each submission should contain a Turkish and an English Title, as
well as an Abstract part in Turkish and English.
8. Dergi’ye gönderilen makalelerde, ilgili makaledeki konuyu tanımlayan Türkçe ve İngilizce uygun anahtar kelimeler bulunmalıdır.
All articles should be accompanied by a sufficient number of keywords in Turkish and English that reflect the content of the article.
9. Dergi’ye gönderilen makalelerde kullanılan kaynaklar, makale
sonunda kaynakça olarak alfabetik sırada verilmiş olmalı ve kullanılan
kaynaklar dipnotunda veya metin içerisinde kısa olarak yer almalıdır.
All references cited in the text should be numbered in the order of
mention in the text and should be given in abbreviated form in footnotes.
They should be listed in full form at the end of the article in an alphabetically arranged bibliography as well.
10. Dergi’ye gönderilen makalelerin yazım bakımından son denetimlerinin yapılmış olduğu ve basılmaya hazır olarak verildiği kabul
edilir.
All submissions are regarded as ready to publish and already
proofread by the author himself.
11. Yayım Kurulu’nda ilk değerlendirilmesi yapılan makaleler,
anonim olarak hakeme gönderilecek, hakemden gelen rapor doğrultusunda makalenin yayımlanmasına, hakemden gelen rapor çerçevesinde
düzeltme istenmesine ya da yayımlanmamasına karar verilecek ve yazar
durumdan en kısa zamanda ve genellikle e-posta yolu ile haberdar edilecektir. Tamamlanmış veya düzeltilmiş yazı, Yayım Kurulu’nca, tekrar
hakeme gönderilebilir.
Initial assessment of the articles will be done by the editorial board. After the assessment is completed, the articles will be sent to an
anonymous peer reviewer. In accordance with reviewer’s report,
amendments may be done or the article may be decided not to be
published. After the amendments are completed, the article may be sent
to peer reviewer again, by the editorial board.
12. Dergi, hakemin yazarı bilmemesi esasına (kör hakemlik)
dayanır. Hakeme gönderilecek makalelerde de yazarın kimliğine ilişkin
bilgilerin gizliliği sağlanır.
All articles submitted are subject to a blind peer review. The identity of the author (s) and reviewer (s) will not be revealed to the other
party.
13. Dergi basıldıktan sonra ilgili sayının yazarlarına ve bu sayıda
hakemlik yapmış olanlara ücretsiz olarak gönderilir.
Free copies of the of the published issue will be sent both to the
author (s) and to the reviewer (s).
Dergimiz Hakkında/About Our Journal
Legal Hukuk Dergisi (LHD) Dergisi, ayda bir yayımlanan hakemli
bir dergidir. 2003 yılından beri yayın hayatını sürdürmekte olan dergide
hakem denetiminden geçmiş makaleler, karar tahlilleri, içtihat ve mevzuat kronikleri ile eser incelemelerine yer verilmektedir. Her sayıda Türk
ve yabancı akademisyenler ve hukuk uygulamacıları tarafından kaleme
alınan, hukuk ile ilgili değerli eserler yayımlanmaktadır.
Okuyucularımızın göndereceği hukuk alanına ilişkin makaleler ve
diğer türdeki eserlerle (karar tahlilleri, eser incelemeleri vb.), dergimizin
daha da zenginleşeceğine inanıyoruz.
Legal Journal of Law (LHD) is a peer reviewed journal published per
month, concentrating on issues of law and considers for publication articles,
case notes and comments, discussions of legislative developments and book
reviews. It has been in publication since 2003. Each issue contains scholarly
works concerning law bulletin/journal, authored by scholars and
practitioners around the globe.
We welcome your contributions in the form of articles, notes,
comments or reviews on topics reflecting a broad range of perspectives
on law; with your contributions and support our journal will progress.
EDİTÖRDEN…/FROM THE EDITOR…
Değerli abonelerimiz, 2014 yılının sekizinci sayısıyla sizlerle birlikte olmanın mutluluğu içindeyiz.
Dergimizin makaleler kısmında Prof. Dr. Sabâ ÖZMEN ve Araş.
Gör. Gülşah Sinem AYDIN’ın “Motorlu Taşıt ve Taşınmaz Satışında
Sözleşmeye Konulan “Bedelin Nakden ve Peşin” Alındığına Dair
Kayıtların Yarattığı Sancılar Üzerine Düşünceler”, Prof. Dr. Hasan
PULAŞLI’nın “Avrupada Avukatlık Mesleğinin Sermaye Şirketi Şeklinde
İcrası ve Türk Avukatlık Kanunu Taslağındaki Avukatlık Şirketine İlişkin
Kısmının Değerlendirilmesi”, Yard. Doç. Dr. Songül ATAK’ın
“Kuruluşundan Günümüze Avrupa Birliği Hukukunda Engelli Hakları”,
Hakim Mahmut ERDEMLİ’nin “Yargısal Yetkili Savcılık: Ceza Adaletindeki Tıkanmışlığın Aşılması Yönünden Karşılaştırmalı Hukuk Analizine
Dayalı Bir Ceza Yargılama Yasası Reform Önerisi” ve Stj. Av. Gizem
YILMAZ’ın “AB Hukuku Düzleminde Irk Ayrımı ve Ayrımcılık Yasağı”
isimli makaleleri yeralmaktadır.
Dergimizin uzman görüşleri Halil ÇIĞLI’nın “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Daha Önceden Kasıtlı Bir Suçtan Mahkum
Olmama Şartı”, Yavuz AKBULAK’ın “Halka Açık Anonim Şirketlerin
Sermaye Piyasası Mevzuatından Kaynaklanan Temel Yükümlülükleri-1”
ve Av. Davut GÜRSES’’in “6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a Göre Tüketici Kredisi Sözleşmelerinde Cayma Hakkı” isimli
yazısı yer almaktadır.
Dergilerimizin 2014 yılı abonelik dönemi devam etmektedir. Her
biri alanında uzman hukukçulardan oluşan yayın ve danışma kurullarının
hukuka katkı amacıyla gönüllü olarak çalıştığı zengin içeriğe sahip hukuk dergilerimiz sadece sizlerin abonelikleri ile yayın hayatına devam
etmektedir. Dergilerimize abone olarak verdiğiniz destek ile hukukun
gelişmesine ve yaygınlaşmasına yapmış olduğunuz katkıların bu yıl da
devam etmesini beklemekteyiz.
Legalbank elektronik hukuk programımız sizlerin değerli desteği
ile güçlenerek ve abone sayısını hızla arttırarak yoluna devam etmektedir. Önümüzdeki günlerde Dergilerimizi de elektronik ortama aktarmayı
planlamaktayız. Legalbank sitemizden ücretsiz 3 günlük tam kullanım
imkanı devam etmektedir. Programımızı denememiş abonelerimizin
www.legalbank.net internet adresinden sitemizi ziyaret etmelerini beklemekteyiz.
Editör/Editor
LEGAL HUKUK DERGİSİ
Cilt: 12/Sayı: 140
Yıl: 2014
İÇİNDEKİLER
Yüksek Mahkeme Kararları Kısa Özetleri .............................................................. 21
Hukukî Makaleler....................................................................................................... 35
Motorlu Taşıt ve Taşınmaz Satışında Sözleşmeye Konulan “Bedelin Nakden ve
Peşin” Alındığına Dair Kayıtların Yarattığı Sancılar Üzerine Düşünceler
Prof. Dr. Sabâ ÖZMEN
Araş. Gör. Gülşah Sinem AYDIN........................................................................... 37
Avrupada Avukatlık Mesleğinin Sermaye Şirketi Şeklinde İcrası ve Türk
Avukatlık Kanunu Taslağındaki Avukatlık Şirketine İlişkin Kısmının
Değerlendirilmesi
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI ...................................................................................... 51
Kuruluşundan Günümüze Avrupa Birliği Hukukunda Engelli Hakları
Yard. Doç. Dr. Songül ATAK................................................................................. 99
Yargısal Yetkili Savcılık: Ceza Adaletindeki Tıkanmışlığın Aşılması
Yönünden Karşılaştırmalı Hukuk Analizine Dayalı Bir Ceza Yargılama Yasası
Reform Önerisi
Hakim Mahmut ERDEMLİ................................................................................... 125
AB Hukuku Düzleminde Irk Ayrımı ve Ayrımcılık Yasağı
Stj. Av. Gizem YILMAZ ...................................................................................... 195
Uzman Görüşleri....................................................................................................... 223
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Daha Önceden Kasıtlı Bir
Suçtan Mahkum Olmama Şartı
Halil ÇIĞLI (Cumhuriyet Savcısı) ........................................................................ 225
Halka Açık Anonim Şirketlerin Sermaye Piyasası Mevzuatından Kaynaklanan
Temel Yükümlülükleri-1
Yavuz AKBULAK (SPK Başuzmanı) .................................................................. 241
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a Göre Tüketici Kredisi
Sözleşmelerinde Cayma Hakkı
Av. Davut GÜRSES.............................................................................................. 265
Hukuk Haberleri....................................................................................................... 305
Yargıtay Hukuk Kararları....................................................................................... 353
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları............................................................... 355
Yargıtay Hukuk Daire Kararları............................................................................ 392
18
Yargıtay Ceza Kararları .......................................................................................... 459
Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararı........................................................................ 461
Yargıtay Ceza Daire Kararları............................................................................... 466
Danıştay Kararı ........................................................................................................ 485
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı ........................................................ 487
Danıştay Daire Kararı ........................................................................................... 492
Anayasa Mahkemesi Kararları ............................................................................... 497
Güncel Mevzuat ........................................................................................................ 513
Kanunlar................................................................................................................ 515
Resmî Gazete Özetleri........................................................................................... 529
Önemli Bilgiler .......................................................................................................... 543
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU ............................................. 590
Yüksek Mahkeme Kararları Arama Dizinleri ....................................................... 591
Kavramlara Göre Arama Dizini ............................................................................ 593
Kanun Maddelerine Göre Arama Dizini ............................................................... 597
LEGALBANK ABONELİK FORMU .................................................................. 599
LEGAL JOURNAL OF LAW
Volume: 12/Issue: 140
Year: 2014
CONTENTS
Plot Summary of Supreme Court Decisions ............................................................. 21
Legal Writings............................................................................................................. 35
Some Thoughts upon the Problems Created by the Phrases “The Price is Paid
in Full and in Cash”, Placed on the Agreements for the Sale of Motor Vehicles,
and Real Estate
Prof. Dr. Sabâ ÖZMEN
Res. Asst. Gülşah Sinem AYDIN ........................................................................... 37
The Practice of the Legal Profession in Europe and the Assessment of the Part
of the Turkish Draft Law on Attorneyship Regarding Law Firms
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI ...................................................................................... 51
Since its Inception to Today the Rights of Disabled Persons in the
European Law
Asst. Prof. Dr. Songül ATAK ................................................................................. 99
Prosecutorship with Judicial Authority: A proposal for a Criminal Justice Law
Reform Based upon a Comparative Law Analysis, for the Purpose of
Overcoming the Congestion in Criminal Justice
Judge Mahmut ERDEMLİ .................................................................................... 125
Race Discrimination, and Law Against Discrimination under the European
Union Legal System
Intern Lawyer Gizem YILMAZ ............................................................................ 195
Expert Opinions ........................................................................................................ 223
The Condition of not Having Been Previously Convicted of an Intentional
Crime for Deferred Sentence
Halil ÇIĞLI (Prosecutor of the Republic) ............................................................. 225
Fundamental Obligations of the Publicly Traded Companies under the Money
Market Regulations-1
Yavuz AKBULAK (Chief Expert of Capital Markets Board of Turkey).............. 241
The Withdrawal Right Concerning the Consumer Credit Agreements
According To No. 6502 Act on the Protection of Consumers
Atty. Davut GÜRSES............................................................................................ 265
Legal News................................................................................................................. 305
20
Court of Cassation Civil Chamber Decisions ......................................................... 353
Court of Cassation Assembly of Civil Chambers Decisions ................................. 355
Court of Cassation Civil Chambers Decisions ...................................................... 392
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions.................................................. 459
Court of Appeal Assembly of Criminal Chambers Decision ................................ 461
Court of Appeal Criminal Chamber Decisions ..................................................... 466
Council of State Decision.......................................................................................... 485
Plenary Session of the Administrative Law Chamber Decision............................ 487
Council of State Chamber Decision ...................................................................... 492
Turkish Constitutional Court Decisions ................................................................. 497
Current Legislation................................................................................................... 513
Law Codes............................................................................................................. 515
Abstracts of Official Gazette................................................................................. 529
Major Informations .................................................................................................. 543
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS ............................... 590
Index of Supreme Court Decisions .......................................................................... 591
Index of Related Legal Terms ............................................................................... 593
Index of Related Law Code Articles ..................................................................... 597
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL DATABASE ....... 599
YÜKSEK MAHKEME KARARLARI KISA ÖZETLERİ
PLOT SUMMARY OF SUPREME COURT DECISIONS
ALACAK HUKUKU
Ziynet Eşyası Alacağı Tespiti- Davacı dava konusu ziynet
eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden
alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını,
ispat yükü altındadır. Olayda kadın, dava konusu ziynet eşyasının,
götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha
öncede götürme fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna
rağmen yukarıda yazılı ilkelerde hataya düşülerek hüküm
kurulması usul ve kanuna aykırıdır. ............................................................ 398
AVUKATLIK HUKUKU
Avukatın Özen Borcu- Davalı avukatın takip etmiş olduğu davada,
duruşmalara mazeretsiz olarak katılmayarak dosyanın iki kez
işlemden kaldırılmasına neden olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar
arasındaki güven ilişkisi vekalet akdinin en önemli unsurlarından
olup, somut olayda davacı müvekkilin, davalı avukatına olan
güveninin sarsıldığının, dolayısıyla azlin haklı olduğunun kabulü
gerekir. ........................................................................................................ 429
BANKACILIK HUKUKU
Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacağın Tahsili01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde bankalarca kredi kartı
hamilleri aleyhine açılan ve yukarıdaki istisnalar dışında kalan
davalarda görevli mahkeme, dava değerine göre genel mahkemeler
sıfatıyla sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise
6100 sayılı HMK’nun 2/1. maddesi uyarınca dava değerine
bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir. 28.11.2013 tarihli ve
28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinden
itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği öngörülen 6502 sayılı
Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un yürürlüğe
girmesinden sonra oluşacak banka kredi kartı uyuşmazlıklarında
görevli mahkeme, anılan kanunun 3/1-k-j,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1.
maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmelidir................... 441
XXII
Yüksek Mahkeme Kararları Kısa Özetleri
BORÇLAR HUKUKU
Eser Sözleşmesi- Dosya kapsamında mevcut bulunan tapu
kayıtlarına göre, arsa sahiplerinin ihtiyati tedbir ve hacizlerinin
sözleşme tarihinden önce var olduğu, davalının bunları bilerek
sözleşmeyi imzaladığı, esasen inşaatı yapıp genel iskân izni
alınmış olmakla da bu hususların inşaatın yapılmasına engeli
bulunmadığı gibi, davalının hakettiği bağımsız bölümlerin devri
konusunda, davacı arsa sahiplerini temerrüde düşürdüğüne dair
dosyaya delil sunulmadığı belirlenmiştir. Bu durumda, inşaatın
teslimindeki gecikmeden davalı yüklenicinin kusurlu olduğunun
kabulü gereklidir. ........................................................................................ 456
Kuyu Suyu Kullanımından Kaynaklı Borcun Ödenmemesi- Somut
olayda, davacı vekili, davalının kuyu suyu atık su abonesi olarak
atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek icra takibine yapılan vaki
itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Mevcut kuyu suyunun davalı
tarafından nerede ve nasıl kullanıldığı, kuyu suyundan dolayı
davacıya
ait
kanalizasyon
hizmetinden
yararlanılıp
yararlanılmadığı hususlarını da içine alacak şekilde alanında
uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde
inceleme yapılarak rapor tanzimi sağlanmalıdır. ........................................ 390
Motorlu Aracın Katıldığı Kazada Üçüncü Kişinin Uğradığı ZararHaksız fiil nedeniyle tazminat davası açma hakkı zarar görenin,
zararı ve haksız eylemi öğrenmesinden itibaren başlayacak ve bir
yılda zamanaşımına uğrayacaktır. Burada önemli olan zararı ve
tazminat sorumlusunu öğrenmektir. Öğrenebilecek durumda olmak
zamanaşımının işlemeye başlamasına sebep olmaz. Zarar ve
sorumludan hangisi daha sonra öğrenilirse, zamanaşımı son
öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar. .............................................. 360
Bütün kararlar bu şekilde özetli olarak dergimizin Ağustos
2014 tarihli 139. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
HU KU KÎ MA KA L E L E R
LEGAL WRITINGS
* Motorlu Taşıt ve Taşınmaz Satışında Sözleşmeye Konulan “Bedelin Nakden
ve Peşin” Alındığına Dair Kayıtların Yarattığı Sancılar Üzerine Düşünceler
Some Thoughts upon the Problems Created by the Phrases “The Price is Paid
in Full and in Cash”, Placed on the Agreements for the Sale of Motor Vehicles,
and Real Estate
Prof. Dr. Sabâ ÖZMEN
Araş. Gör./Res. Asst. Gülşah Sinem AYDIN
* Avrupada Avukatlık Mesleğinin Sermaye Şirketi Şeklinde İcrası ve Türk
Avukatlık Kanunu Taslağındaki Avukatlık Şirketine İlişkin Kısmının
Değerlendirilmesi
The Practice of the Legal Profession in Europe and the Assessment of the Part
of the Turkish Draft Law on Attorneyship Regarding Law Firms
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI
* Kuruluşundan Günümüze Avrupa Birliği Hukukunda Engelli Hakları
Since its Inception to Today the Rights of Disabled Persons in the
European Law
Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Songül ATAK
* Yargısal Yetkili Savcılık: Ceza Adaletindeki Tıkanmışlığın Aşılması
Yönünden Karşılaştırmalı Hukuk Analizine Dayalı Bir Ceza Yargılama Yasası
Reform Önerisi
Prosecutorship with Judicial Authority: A proposal for a Criminal Justice Law
Reform Based upon a Comparative Law Analysis, for the Purpose of
Overcoming the Congestion in Criminal Justice
Hakim/Judge Mahmut ERDEMLİ
* AB Hukuku Düzleminde Irk Ayrımı ve Ayrımcılık Yasağı
Race Discrimination, and Law Against Discrimination under the European
Union Legal System
Stj. Av./Intern Lawyer Gizem YILMAZ
H
MOTORLU TAŞIT VE TAŞINMAZ SATIŞINDA
SÖZLEŞMEYE KONULAN “BEDELİN NAKDEN VE PEŞİN”
ALINDIĞINA DAİR KAYITLARIN YARATTIĞI SANCILAR
ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
(SOME THOUGHTS UPON THE PROBLEMS CREATED BY THE PHRASES “THE
PRICE IS PAID IN FULL AND IN CASH”, PLACED ON THE AGREEMENTS FOR
THE SALE OF MOTOR VEHICLES, AND REAL ESTATE)
Prof. Dr. Sabâ ÖZMEN*
Araş. Gör./Res. Asst. Gülşah Sinem AYDIN**
ÖZET
Trafik sicilinde kayıtlı motorlu taşıtlar ile taşınmaz satışları resmî
şekle tâbidir. Bu resmî şekle noterler ve Tapu Kanunu m. 26 hükmünce
görevli tapu sicil müdürlükleri vücut verir. Ancak uygulamada hukukî
işlemi yapan taraflar irade beyan etmedikleri halde, matbu olarak sözleşmeye “bedeli nakden ve peşin aldım” şeklinde ibareler eklenmektedir. Söz konusu memurların kendi görev alanlarına girmeyen bir konuda
gösterdikleri bu çaba birçok sıkıntıyı da beraberinde getirir. Paranın
ödenip ödenmediğinin resmî şeklin içeriğinde esaslı nokta olarak yer
alması gerekli değildir. Buna rağmen resmî senetlerde “bedeli nakden ve
peşin aldım” şeklindeki kayıtlara yer verilmesi sonucunda, söz konusu
resmî senetler paranın satıcıya ödendiğine dair kesin bir delil oluşturmaktadır. Bu makalede söz konusu kayıtların ne gibi sorunlar doğurduğuna dikkat çekilmek istenmiştir.
H
Hakem denetiminden geçmiştir.
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medenî Hukuk Anabilim Dalı, Öğretim Üyesi.
**
Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Medenî Hukuk Anabilim Dalı, Araştırma
Görevlisi.
*
26
Motorlu Taşıt ve Taşınmaz Satışında Sözleşmeye Konulan “Bedelin Nakden ve
Peşin” Alındığına Dair Kayıtların Yarattığı Sancılar Üzerine Düşünceler
Anahtar kelimeler: Karayolları Trafik Kanunu, Türk Borçlar Kanunu, Satış Sözleşmesi, Taşınmaz, Motorlu Taşıt, Para Borcu, Resmî
Şekil, Borçlanma İşlemi, Tasarruf İşlemi.
ABSTRACT
The sale of motor vehicles registered to the traffic registry and the
sale of immovable properties can only be valid if contracts relating to
the sale property are dependent on offıcial form. Notaries or officers of
authorised real estate registration offices authenticate such official form
in accordance with article 26 of Deed Law. On the other hand in
practice, despite the fact that parties of contracts do not declare any
intention, contracts include clauses such as “I received the consideration in
cash”. This type of lack competence attempt which are draw up by both
notaries and officers can cause many problematic situations. Clauses
indicating the consideration has been received by the seller is not
compulsory, and do not constitute an essential component of official form.
It is, however, considered to be conclusive evidence when clauses such as
“I received the consideration in cash.” are taken place in authenticated
deeds. This article highlights such clauses and related issues.
Keywords: Highway Traffic Law, Turkish Code of Obligations,
Sale Contract, Immovable Properties, Motor Vehicles, Pecuniary Debt,
Official Form, Act of Disposal, Act of Incurring Debt.
***
“...Memurlar tarafından resmî senede bedelin nakden ve peşin
alındığına ilişkin konan kayıtlara rağmen taraflar arasında böyle bir
ödemenin gerek noter/ tapuda resmî senet düzenlenmeden önce gerekse
resmî senedin tanzimi sırasında yapılmamış olduğu durumlarda, resmî
senet, TMK m. 7 anlamında bizzat resmî memurlar tarafından
düzenlendiğinden bu resmî senette yer alan her türlü kaydın doğruluğuna
kanıt oluşturacaktır. Sonuç olarak memurların konuya ilişkin bu
gayretkeşliği hiç üstlerine vazife olmadığı gibi sıkıntıları da beraberinde
getirmektedir....”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
H
AVRUPADA AVUKATLIK MESLEĞİNİN SERMAYE
ŞİRKETİ ŞEKLİNDE İCRASI VE TÜRK AVUKATLIK KANUNU
TASLAĞINDAKİ AVUKATLIK ŞİRKETİNE İLİŞKİN
KISMININ DEĞERLENDİRİLMESİ
(THE PRACTICE OF THE LEGAL PROFESSION IN EUROPE AND THE
ASSESSMENT OF THE PART OF THE TURKISH DRAFT LAW ON ATTORNEYSHIP
REGARDING LAW FIRMS)
Prof. Dr. Hasan PULAŞLI*
ÖZET
Avrupa ülkelerinde 90 ıncı Yıllarda başlayan avukatlık bürolarının
sermaye şirketi şeklinde örgütlenmesi yasal düzenlemelerden çok, Yüksek Mahkeme kararlarına dayanmıştır. Örneğin Almanya’da ilk olarak
avukatlık limited şirketi, 1994 tarihinde Bayern Yüksek Eyalet Mahkemesinin bir kararıyla gerçekleşmiş ve daha sonra yasal düzenleme yapılmıştır. Benzer durum İsviçre’de avukatlık şirketinin sermaye şirketi
şeklinde organize olmasıyla ilgili olarak yaşanmıştır. Nitekim ilk olarak
Kanton Obwalden Avukatlık işleriyle yetkili olan Gözetim Komisyonunun 29.5.2006 tarihli kararıyla avukatlık anonim şirketi kurulabilmiştir.
İlginç olan, hem Alman hem de İsviçre Yüksek Mahkeme kararları Anayasa’daki meslek seçme özgürlüğü, eşit işlem ve mesleki örgütlenme
özgürlükleri hükümlerine dayanmışlardır. Böylece anayasal kurallar,
kişilerin meslek seçme serbestîsi ve örgütlenme özgürlüğü alanında doğrudan uygulanma imkânı bulmuştur.
Anahtar Kelimeler: Avukatlık mesleği, avukatlık ortaklığı, avukatlık limited şirketi, avukatlık anonim şirketi, avukatın bağımsızlığı.
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Başkanı.
Fransız hukukuna ilişkin tercümesi ve metindeki düzeltmelerle ilgili yardımları için
Yard. Doç. Dr. Ferna İPEKEL-KAYALI’ya çok teşekkür ediyorum.
28
Avrupada Avukatlık Mesleğinin Sermaye Şirketi Şeklinde İcrası ve Türk Avukatlık
Kanunu Taslağındaki Avukatlık Şirketine İlişkin Kısmının Değerlendirilmesi
ABSTRACT
The process of organisation of law firms in European countries in the
form of capital companies has begun in the 1990s. The said organisation
rests upon Supreme Court decisions rather than legislation. For instance in
Germany the Anwalt GmbH was first admitted by a decision in 1994 of the
Bayern State Supreme Court. The said company was then put on a legal
footing. A similar process occurred in Switzerland where the Anwalt AG
was first admitted by a decision in 2006 of the Surveillance Commission
in charge of legal profession of the Canton Obwalden. It is interesting to
note that decisions of both German and Swiss Supreme Courts rest upon
the provisions of the Constitution regarding the freedom of profession,
equal treatment and the freedom of professional organisation. Thus,
constitutional rules have found direct application in the fields of the
freedom of profession and the freedom of professional organisation
Keywords: Legal profession, attorneyship partnership, Anwalt AG,
Anwalt GmbH, independence of the lawyer.
***
“...
- Esas sözleşmede avukatlık anonim şirketinin konusunun hukuki konularda danışmanlık ve mahkemelerde temsil etmenin esas sözleşmede yer almasının sağlanması,
- Avukatlık AŞ’ye tüzel kişi avukat olarak “avukatlık ruhsatı”nın
verilmesi ve temsil yetkisinin şirketin organı veya organın yetkilendireceği üye avukatlar vasıtasıyla onun kişisel sorumluluğunda ve bağımsız
olarak kullanılacağı,
- Payların nama yazılı olacağı ve devrin yönetim kurulunun iznine
(YK tek kişiden oluşması halinde) genel kurulun iznine bağlı olacağı,
- Pay karşılığından hisse senedi çıkarılmaması ve ortakların bu konuda taleplerinin olamayacağı,
- Paylarda oy hakkında ve diğer konularda imtiyazın olup olmadığı;
gibi hususlar hakkında açıklık getirilmesinin yararlı olacağı düşüncesindeyim...”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
H
KURULUŞUNDAN GÜNÜMÜZE AVRUPA BİRLİĞİ
HUKUKUNDA ENGELLİ HAKLARI
(SINCE ITS INCEPTION TO TODAY THE RIGHTS OF DISABLED PERSONS IN
THE EUROPEAN LAW)
Yard. Doç. Dr./Asst. Prof. Dr. Songül ATAK*
ÖZET
Avrupa Birliği kuruluşundan günümüze kadar, engelli bireylerin
sorunlarını ele alan ve engelli bireylere karşı ayrımcılığı yasaklayan çok
sayıda belge kabul etmiştir. Ancak Avrupa Birliğinin bu alanda izlediği
politikalar ve kabul ettiği belgeler incelendiğinde, kurulduğu ilk yıllarda
bu konuya gereken önemi vermediği, engellilerin sorunlarını yalnızca bir
istihdam sorunu olarak değerlendirdiği görülmektedir. Ancak zaman
içinde bu alanda izlediği politikaların farklılaştığı ve özellikle 1980’lerden
itibaren önemli bir politika değişikliğine gidildiği görülmektedir.
Bu çalışmada, Avrupa Birliğinin bu alanda izlediği politikalar ve
konuya ilişkin kabul etmiş olduğu belgeler incelenmiş ve Avrupa Birliği
Adalet Divanının bu konuda vermiş olduğu kararlar değerlendirilmiştir.
Anahtar Kelimeler: Engelli hakları, Avrupa Birliği, Avrupa Birliği Adalet Divanı
ABSTRACT
The European Union's from founding to the present has addressed
the problems of disabled persons and accepted a large number of
documents which prohibited discrimination against the disabled.
However, when examined these documents which have been accepted in
this field by European Union, in the early years the necessary
importance has not given to this issue. The problems of disabled persons
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
Dicle Üniversitesi, Hukuk Fakültesi
30
Kuruluşundan Günümüze Avrupa Birliği Hukukunda Engelli Hakları
have been considered as an employment issue. But over time and
especially after 1980’s this policy has been changed considerably.
In this study, the documents and policies of European Union about
disability rights have been examined and the judgements of European
Court of Justice have been reviewed.
Keywords: Disability Rights, European Union, European Court of
Justice
***
“...Avrupa Birliği 1990’ların ortalarından itibaren, engellilerin
tedavilerine ve mesleki rehabilitasyonlarına öncelik veren tıbbi model
yaklaşımı terk ederek eşit haklar politikasına yönelmeye başlamıştır. Bu
politika değişikliğinde Birleşmiş Milletler tarafından atılan adımlar ile
uluslararası engelli hareketinin çalışmaları önemli rol oynamıştır.
Özellikle uluslararası engelli hareketinin artan etkisi bu politikalarda
oldukça etkili olmuştur. Bunun en önemli örneklerinden biri “İş
Yaşamında ve İstihdamda Eşit Muamele için Genel bir Çerçeve
Oluşturulmasına Dair Direktif”in kabulüdür. Engelli hareketinin ısrarı
sonucunda bu Direktifin kabul edilmiş olması Arupa Birliği’nin bu
alandaki politikasında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir.
Avrupa Birliği tarafından kabul edilen bütün bu belgeler değerlendirildiğinde Birlik düzeyinde 1990’lardan sonra engellilerle ilgili önemli
düzenlemelerin yapıldığı ve önemli adımların atıldığı söylenebilir. Özellikle 2000’li yıllar Avrupa Birliği’nin sosyal katılım, eşit haklar ve fırsatlar üzerinde yoğunlaştığı yıllar olmuştur Artık engellilerin sorunlarının Avrupa Birliğinin ilgili bütün politikalarına ve mevcut süreçlere dahil edilmesi amaçlanmakta ve bu yönde adımlar atılmaktadır....”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
H
YARGISAL YETKİLİ SAVCILIK:
Ceza Adaletindeki Tıkanmışlığın Aşılması Yönünden
Karşılaştırmalı Hukuk Analizine Dayalı Bir Ceza Yargılama Yasası
Reform Önerisi
(PROSECUTORSHIP WITH JUDICIAL AUTHORITY: A proposal for a Criminal
Justice Law Reform Based upon a Comparative Law Analysis, for the Purpose of
Overcoming the Congestion in Criminal Justice)
Hakim/Judge Mahmut ERDEMLİ*
ÖZET
Ülkemizde, ceza mahkemelerinin iş yükünün, gerek ulusal mevzuatın gerekse ülkemizin taraf olduğu insan hakları sözleşmelerinin öngördüğü standartlarda bir yargılamayı imkansız kıldığı, adaletin geciktiği,
yoğun iş yükünün adli hatalara neden olduğu yakınmaları sıkça dile getirilmektedir. Avrupa çapında, mahkemelerin karşılaştığı ağır iş yükü, son
yirmi yılda yoğun tartışmalara ve insan hakları organlarının, yargı faaliyetinin temel prensiplerine zarar vermeyen çözümler aranması çağrılarına konu olmuştur.
Anahtar Kelimeler: Ceza yargısı, aşırı iş yükü, alternatif çözüm
yöntemleri, prosedürel garantiler, şartlı takipsizlik, kamu yararı yokluğuna dayalı takipsizlik, savcılık ceza kararnamesi.
ABSTRACT
In Turkey, complaints are often made that the caseload in the
criminal courts makes it impossible for trials to be conducted under the
standards set out by national law and international conventions, delay
justice and result in judicial errors. The heavy caseload faced by
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
İstanbul Anadolu 29. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi.
E-mail: [email protected]
32
Yargısal Yetkili Savcılık: Ceza Adaletindeki Tıkanmışlığın Aşılması
Yönünden Karşılaştırmalı Hukuk Analizine Dayalı Bir Ceza Yargılama
Yasası Reform Önerisi
European courts has been extensively discussed over the last twenty
years and this discussion has prompted appeals by human rights
institutions that states seek alternative methods which do not harm the
core principles of judicial activity.
Keywords: Criminal trial, heavy caseload, alternative dispute
resolution methods, procedural guarantees, conditional disposal, nonprosecution on the ground of lack of public interest, prosecutorial penal
order.
***
“...Pek çok Batı Avrupa Ülkesi, bir yandan, gelişmiş ülkelerde
giderek kapsamı genişleyen insan hak ve özgürlüklerinin hayata
geçirilmesi ve bu kapsamda adil yargılanma hakkını gerçekleştirebilmenin çabası içinde iken, diğer yandan, yargı organlarının omuzlarında
bulunan ve giderek artan aşırı iş yükü karşısında, soruşturmada yasallık
prensibini sürdürmenin imkansızlığının farkına varmış, insan hakları
organlarınca yapılan çağrılara da uyarak, adil yargılanma hakkının özüne
dokunmaksızın, mahkemelere gelmekte olan dava sayısını azaltacak
yukarıda açıklanan AÇY’ni keşfetmiş bulunmaktadır. Bu yöntemler ile
mahkemelere gelen iş miktarında ne derece önemli düşüşler sağlandığı
da, bazen akademik metinlerden, bazen ise birinci elden temin edilen
sayılarla gözler önüne serilmiştir...”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
H
AB HUKUKU DÜZLEMİNDE IRK AYRIMI VE
AYRIMCILIK YASAĞI
(RACE DISCRIMINATION, AND LAW AGAINST DISCRIMINATION UNDER THE
EUROPEAN UNION LEGAL SYSTEM)
Stj. Av./Intern Lawyer Gizem YILMAZ*
ÖZET
Geçmişten bugüne değişen zaman ve şartlarla birlikte, toplumlardaki eşitlik algısı da farklılık göstermiştir. Genel olarak hoş görülmeyen
eşcinsel evlilikler, günümüz dünyasında insan hakları şemsiyesinin altında koruma alanı bulmuş, geçmiş zamanlarda doğanın gereği gibi görülen kölelik kurumu ise yerini eşitlik ve insan onuru kavramlarına bırakmıştır. Bugüne gelindiğindeyse adil bir eşitliğin sağlanabilmesi adına
cinsiyet, din, ırk vb. değerler temel alınarak, bu değerlere karşı ayrım
yapmama ve sınıflandırmamanın geliştirilmesi, ulusal hukuk sistemleri
ile uluslararası sözleşmeler kapsamında sağlanmaktadır. Bu çalışmada,
ayrımcılık yasağının bir türü olan ırk ayrımcılığı, Avrupa Birliği hukuku
ve Türk hukuk sistemi çerçevesinde ana hatlarıyla açıklanmaya çalışılacaktır. Irk ayrımcılığının düzenlenmiş olduğu diğer uluslararası metin ve
sözleşmeler ise çalışmanın amacını aşacağından özel olarak incelenmemiştir.
Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Irkçılık, Ayrımcılık yasağı,
Hukuk.
ABSTRACT
The perception of equality in society has changed along with the
changing conditions in time. Unwelcomed same-gender marriages found
H
*
Hakem denetiminden geçmiştir.
Marmara Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü Avrupa Birliği Hukuku Ana Bilim
Dalı yüksek lisans öğrencisi.
34
AB Hukuku Düzleminde Irk Ayrımı ve Ayrımcılık Yasağı
a protective shelter under today's human rights and the institution of
slavery which has seen as necessity in older times has been replaced by
the concept of equality and human dignity. Today, the justice based on
the values of achieving equality of gender, religion, race and fight
against the development of discrimination and classification is provided
by the national legal systems with international agreements. In this
study, racial discrimination which is a type of discrimination will be
explained by the European Union law and the Turkish legal system. The
other international context and agreements which has been written
about racial discrimination will not be specifically studied as it goes
beyond the scope of this study.
Keywords: European Union, Racism, The prohibition of discrimination,
Law.
***
“...Eşitlik olgusundan ayrı düşünülemese de ayrımcılık yasağı, herkese mutlak eşit ve simetrik muamele yapılmasını öngörmemektedir.
Belli kişilere veya gruplara makul ve nesnel ölçütlere dayanılarak farklı
muamele yapılması mümkündür. Her ne kadar kişiler arasındaki farklılaşmayı bütünüyle ortadan kaldıramazsa da, ırk ayrımcılığının yasaklanması düşüncesi, liberal bir hukuk düzeninin işletilmesinde temel taşlardan birisidir. Bu düşünce insan onuru ve hakkaniyet esasına dayanmaktadır ve ancak eşitlik ölçütüyle bağdaştırıldığında en üstün fayda
sağlanabilir. Ancak bu eşitlik, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin benimsemiş olduğu şekli eşitlik değil, durumun hal ve şartlarını değerlendiren
ve eşitsizlikleri pekiştirmeyen maddi eşitlik anlayışına göre şekillenmelidir. Bizce, ancak Anayasa’nın 2. Maddesinde bulunan değerlere, demokratik, laik ve milliyetçilik ile ırkçılığın ayrımını yapan Atatürk milliyetçiliğine uygun sosyal bir hukuk devleti oluşturulduğunda ayrımcılık
kavramı toplum ve devletçe aşılmış ve insan haklarına saygılı bir düzen
ile ırk ayrımcılığı bertaraf edilmiş olacaktır...”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
UZMAN GÖRÜŞLERİ
EXPERT OPINIONS
* Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Daha Önceden Kasıtlı Bir
Suçtan Mahkum Olmama Şartı
The Condition of not Having Been Previously Convicted of an Intentional
Crime for Deferred Sentence
Halil ÇIĞLI
(Cumhuriyet Savcısı/Prosecutor of the Republic)
* Halka Açık Anonim Şirketlerin Sermaye Piyasası Mevzuatından
Kaynaklanan Temel Yükümlülükleri-1
Fundamental Obligations of the Publicly Traded Companies under the Money
Market Regulations-1
Yavuz AKBULAK
(SPK Başuzmanı/Chief Expert of Capital Markets Board of Turkey)
* 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a Göre Tüketici Kredisi
Sözleşmelerinde Cayma Hakkı
The Withdrawal Right Concerning the Consumer Credit Agreements According
To No. 6502 Act on the Protection of Consumers
Av./Atty. Davut GÜRSES
HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINDA
DAHA ÖNCEDEN KASITLI BİR SUÇTAN MAHKUM
OLMAMA ŞARTI
(THE CONDITION OF NOT HAVING BEEN PREVIOUSLY CONVICTED OF AN
INTENTIONAL CRIME FOR DEFERRED SENTENCE)
Halil ÇIĞLI*
(Cumhuriyet Savcısı/Prosecutor of the Republic)
“...İlk olarak Anglo-Sakson Hukuk Sisteminde 19. yüzyıldan itibaren
uygulanmaya başlanan ve Kara Avrupası’nda ise ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren kabul gören hükmün açıklanmasının geri bırakılması
kurumu, Türk Mevzuatındaki yerini, ilk olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanmak üzere
almıştır. Kapsamı çok dar da olsa 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren
5560 sayılı Kanun’la yetişkinler açısından da kabul edilmiştir. Karşılaştırmalı Hukukta uygulaması 2 asır önceye dayanan ve yargılanması tamamlanmış olan sanığın belli bir süre denetim altında tutulması esasına
dayanan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun 08.02.2008
tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun’la uygulanma kapsamı
genişletilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu Tasarısındaki
düzenlendiği şeklini alması sağlanmıştır. 1
Çalışmamızda, yukarıda belirtildiği üzere mevzuatımızda çok yeni
olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun önemli şartlarında birisi olan ve uygulanması noktasında bazı farklılıkların olduğu
“daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkumiyetin bulunmaması” şartı ele
alınmıştır.
...
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, mevzuatımıza
girdiği günden itibaren uygulanması noktasında birçok sorunu ve tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlara, gerek yüksek yargı kararları, gerekse doktrinel görüşlerle çözümler aranmaya çalışılmıştır.
*
1
Aksaray Cumhuriyet Savcısı
Çığlı, Halil, Ceza Yargılamasında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Selçuk
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Konya 2010, s.1
38
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasında Daha Önceden Kasıtlı Bir Suçtan
Mahkum Olmama Şartı
Çalışmamızın konusu olan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının nesnel şartlarından olan “daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetin
bulunmaması” şartının uygulanması noktasında da farklı görüşler ve
uygulamalar doğmuştur. Çalışmamız ile bu farklı görüşler ve uygulamalar doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının nesnel
şartı olan “daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetin bulunmaması”
şartı ele alınmıştır.
Çalışmamız ile ortaya koymak istediğimiz en önemli husus,
01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin olarak verilen mahkumiyet hükümlerinin tekerrüre ilişkin süreler sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmeyeceğine dair Yargıtay
uygulamasının artık 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 12. maddesinin,
05/04/2012 tarih, 6290 sayılı Kanun’la değiştirilmesi sonucu geçerliliğini yitirdiği, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlara ilişkin olarak
verilen mahkumiyet hükümleri bakımından artık 5352 sayılı Adli Sicil
Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğidir..."
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
HALKA AÇIK ANONİM ŞİRKETLERİN SERMAYE PİYASASI
MEVZUATINDAN KAYNAKLANAN TEMEL
YÜKÜMLÜLÜKLERİ-1*
(FUNDAMENTAL OBLIGATIONS OF THE PUBLICLY TRADED COMPANIES
UNDER THE MONEY MARKET REGULATIONS-1)
Yavuz AKBULAK
(SPK Başuzmanı/Chief Expert of Capital Markets Board of Turkey)
1. GİRİŞ
Bilindiği üzere, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn),
30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve anılan Kanun’un 139’uncu maddesi gereğince 28.07.1981
tarihli ve 2499 sayılı SPKn yürürlükten kaldırılmış bulunmaktadır.
6362 sayılı SPKn’nun amacı;
- sermaye piyasasının güvenilir,
- şeffaf,
- etkin,
- istikrarlı,
- adil ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması,
- yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için
- sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir (m.1).
Söz konusu Kanun’un kapsamındaki unsurlar da aşağıda sıralanmaktadır (m.2):
- sermaye piyasası araçları,
- sermaye piyasası araçlarının ihracı,
- ihraççılar,
- halka arz edenler,
*
Bu yazıda yer alan görüşler yazarına ait olup çalıştığı kurumu bağlamaz, yazarın
çalıştığı kurum veya göreviyle ilişki kurulmak suretiyle kullanılamaz. Yazıdaki tüm
hata ve eksiklikler yazarına aittir.
40
Halka Açık Anonim Şirketlerin Sermaye Piyasası Mevzuatından
Kaynaklanan Temel Yükümlülükleri-1
- sermaye piyasası faaliyetleri,
- sermaye piyasası kurumları,
- borsalar ile sermaye piyasası araçlarının işlem gördüğü diğer
teşkilatlanmış piyasalar,
- piyasa işleticileri,
- Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği,
- Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği,
- merkezi takas kuruluşları,
- merkezi saklama kuruluşları,
- Merkezi Kayıt Kuruluşu ve
- Sermaye Piyasası Kurulu (SPK/Kurul)
...
- Vekaletnamelere uygun oy kullanımının izlenmesi ve oy pusulalarının toplanıp tasnif edilmesi toplantı başkanlığınca, varsa Gümrük ve
Ticaret Bakanlığı temsilcisi nezaretinde yapılır.
- Toplantı gündeminin görüşülmesine başlanmadan önce, çağrı
yoluyla vekalet toplayan vekil tarafından temsil edeceği payların sayısı,
çeşidi, itibari değeri ve varsa grubu ortaklığa bildirilir. Aksi halde, o
genel kurulda alınan kararlar, genel kurula yetkisiz katılmaya dair hükümler çerçevesinde genel kurulda alınan kararı etkilediği hallerde iptal
edilebilir. Toplantı başkanı yapılan bu bildirimleri açıklar. Bu açıklamanın yapılmaması tek başına genel kurulda karar alınmasını engellemez.
Ancak bu hususun tutanağa yazılması zorunludur. Bir pay sahibinin talebi üzerine açıklama yapılmamışsa, her pay sahibi bu durumun genel
kurulda alınan kararı etkilediği hallerde ortaklığa karşı açacağı dava ile
genel kurul kararlarının iptalini isteyebilir.
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
6502 SAYILI TÜKETİCİNİN KORUNMASI HAKKINDA
KANUN’A GÖRE TÜKETİCİ KREDİSİ SÖZLEŞMELERİNDE
CAYMA HAKKI
(THE WITHDRAWAL RIGHT CONCERNING THE CONSUMER CREDIT
AGREEMENTS ACCORDING TO NO. 6502 ACT ON THE PROTECTION OF
CONSUMERS)
Av./Atty. Davut GÜRSES
“..Bilindiği üzere 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun1 28.11.2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlandı. Kanun’un
yürürlük maddesine göre bu Kanun yayımı tarihinden 6 ay sonra, yani
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Yeni Tüketici Kanunu incelendiğinde, her şeyden evvel yasanın
selefine göre (4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a2
göre) daha kapsamlı ve daha radikal hükümler ihtiva ettiği göze çarpmaktadır. Bunun sebebi ise hiç kuşku yok ki bu yasanın bir tepki yasası
niteliğinde olmasıdır. Tepki yasası niteliği bir amaç olmaktan ziyade bir
sonuçtur; bu sonuç, yasanın bütün hükümlerinde hissedilmektedir.
..
Tüketici kredisi sözleşmelerinde, tüketicilere cayma hakkı imkânı
verilmesinin tüketicinin korunmasında önemli bir rol üstleneceği aşikârdır. Bu sebeple söz konusu hakkın tüketicilere tanınması; cayma hakkının uygulama alanın genişletilmesi suretiyle tüketici hukukunun içselleştirilmesi ve geniş kitlelerce bilinirliğinin artırılması yolunda önemli
bir adım olarak kabul edilmelidir.
Cayma hakkının varlığı, tüketicilerin korunması yanında, kredi verenleri tüketiciye karşı daha özenli davranmaya zorlayacak olması nedeniyle de önemlidir. Bu hakkın zaman içerisinde uygulanarak istikrar kazanması, kredi verenleri de tüketicinin korunması hususunda belirli bir
çizgiye getirecektir. Böylece en azından kredi verenler, işlem ve eylem1
2
Bu çalışmada Tüketici Kanunu olarak anılacaktır.
Bu çalışmada Mülga Kanun olarak anılacaktır.
42
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a Göre Tüketici Kredisi
Sözleşmelerinde Cayma Hakkı
lerini planlarken, bu planlamalara tüketici hukuku ilkelerini de dâhil
etmek mecburiyetinde kalacaktır. Böylece tüketici şikâyetlerinin yoğun
olarak yaşandığı bankacılık sektörü için bir otokontrol sistemi oluşturacaktır.
Bu çalışmada, temel olarak, cayma hakkının teorik temelleri ile fiili bankacılık uygulamaları birlikte değerlendirilmeye çalışılmış, bazı
konularda tüketici hukukunun daha da geliştirilmesini teminen önerilerde bulunulmuş, bazı hususlarda ise sadece fikir beyan edilmiştir.
Ülkemizde, tüketici kredileri için ilk defa uygulama alanı bulacak
olan cayma hakkı ile ilgili olarak, bu inceleme neticesinde önemli olduğu düşünülen değerlendirmeler, öneriler ve fikir beyanlarından bazıları aşağıda özetlenmiştir...”
Makalenin devamına, dergimizin dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140 sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
HU KU K HA B E R L E R İ
LEGAL NEWS
* Reklam Kurulu Yönetmeliği Yayınlandı
* Sağlık Beyanı ile Satışa Sunulan Ürünlerin Sağlık Beyanları Hakkında Yönetmelik
Değiştirildi
* Hakeme ve Resmi Arabulucuya Başvurma Tüzüğü Yürürlükten Kaldırıldı
* Tüketici Konseyi Yönetmeliği Yayınlandı
* Deniz Kazalarını ve Olaylarını Araştırma ve İnceleme Yönetmeliği Yayınlandı
* Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler Cinsiyet Eşitliği ve Kadının
Güçlendirilmesi Birimi (BM Kadın) Arasında BM Kadın Avrupa ve Orta Asya Bölge
Ofisinin İstanbulda Kurulmasına İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun
Bulunduğuna Dair Kanun Yayınlandı
* Vatansız Kişilerin Statüsüne İlişkin Sözleşmeye Katılmamızın Uygun Bulunduğuna
Dair Kanun Yayınlandı
* Araştırma Altyapılarının Desteklenmesine Dair Kanun Yayınlandı
* Parasal Sınırlar ve Oranlar Hakkında Genel Tebliğ (Sayı: 2014/1) Değiştirildi
* Elektronik Kimlik Bilgisini Haiz Cihazların Kayıt Altına Alınmasına Dair Tebliğ
Yayınlandı
* Elektronik Haberleşme Sektöründe Şebeke ve Bilgi Güvenliği Yönetmeliği
Yayınlandı
* Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair
Kanun Yayınlandı
* İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Yürürlükten Kaldırıldı
* Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği Seri No:1 Değiştirildi
* Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğ Değiştirildi
* Karayolu Taşıma Yönetmeliği Değiştirildi
* Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ (Sayı: 2013/15) Değiştirildi
* 6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince; İşkollarındaki İşçi
Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2014 Temmuz Ayı İstatistikleri
Hakkında Tebliğ Yayınlandı
* KDV Tebliğinin Bir Maddesinin İptali İçin Danıştay’a Dava Açıldı
* İş Akdiyle Çalışan Avukatların da ¾’lük Çalışması Memuriyette Geçmiş Gibi Sayılır
* Avukatlık Mesleği ile Birleşmeyen İşte Çalışma Yasağı Konusunda Duyuru
* Yasal Düzenleme Olmaksızın Parmak İzi Alınamaz Retina Tanıma Yapılamaz
Haberlerin tamamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
YARGITAY
HU KU K KA R A R L A R I
COURT OF CASSATION CIVIL CHAMBER
DECISIONS
* Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları
Court of Cassation Assembly of Civil Chambers Decisions
* Yargıtay Hukuk Daire Kararları
Court of Cassation Civil Chambers Decisions
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARLARI
COURT OF CASSATION ASSEMBLY OF CIVIL CHAMBERS DECISIONS
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2014/22-241
Karar No. 2014/483
Tarihi:
02.04.2014
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/3
• GEÇERSİZ SEBEPLE İŞ AKDİNİN FESHİ
• FESHİN GEÇERLİ SEBEBE DAYANDIĞININ İSPATI
• SERİ MUHAKEME USULÜ
• İŞE İADE İSTEMLİ TESPİT DAVASI
ÖZETİ: İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gözetilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay
içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Toplu iş sözleşmesinde
hüküm varsa veya taraflar anlaşırlarsa, uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi feshin başka bir
sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla
yükümlüdür. Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde
sonuçlandırılır, mahkemece verilen kararın temyizi halinde
Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. Özel hakemin
oluşumu çalışma esas ve usulleri bu yönetmelikle belirlenir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2014/9-215
Karar No. 2014/385
26.03.2014
Tarihi:
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/46
• HAKİMLERİN HUKUKİ SORUMLULUĞUNA DAYALI
TAZMİNAT İSTEMİ
• USULİ İŞLEMLERİN EKSİK YAPILMASI
Yargıtay Hukuk Kararları
48
ÖZETİ: Somut olayda, Bursa 5. İş Mahkemesi'nin dosyası kapsamı
itibariyle davacının fazla çalışma ücretinin eksik olarak hüküm altına alınması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunulmuştur. Dava konusu olayda tamamen yargısal faaliyet söz
konusu olup, HMK.nda yer alan nedenlerden bir ya da bir
kaçının bulunduğu davacı tarafça ispatlanamamıştır. Tazminat istemi, yasa yolları düzenlenmiş bulunan yargısal işlem ve
kararlara ilişkindir. Hatalı olduğu ileri sürülen yargısal işlemlerde, özel amaç ile davranıldığı yönünde bir delil bulunmamaktadır. Davada sınırlı ve sayılı hukuki sorumluluk nedenlerinden hiç birisi mevcut değildir. Bu durumda davanın
reddine karar verilmesi gerekmiştir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
2013/4-544
Esas No.
Karar No. 2014/315
Tarihi:
12.03.2014
İlgili Kanun/Madde
6098 s. TBK/55
• MOTORLU ARACIN KATILDIĞI KAZADA ÜÇÜNCÜ
KİŞİNİN UĞRADIĞI ZARAR
• MÜTESELSİL SORUMLULUK
• TAZMİNAT DAVALARINDA ZAMANAŞIMI
ÖZETİ: Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin
uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü
bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Haksız fiil nedeniyle tazminat davası açma hakkı zarar görenin,
zararı ve haksız eylemi öğrenmesinden itibaren başlayacak ve
bir yılda zamanaşımına uğrayacaktır. Burada önemli olan
zararı ve tazminat sorumlusunu öğrenmektir. Öğrenebilecek
durumda olmak zamanaşımının işlemeye başlamasına sebep
olmaz. Zarar ve sorumludan hangisi daha sonra öğrenilirse,
zamanaşımı son öğrenme gününden itibaren işlemeye başlar.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/10-1971
Karar No. 2014/274
Tarihi:
12.03.2014
49
İlgili Kanun/Madde
5510 s. SSGSSK/56
• KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ
• ÖLÜM AYLIĞINA HAK KAZANMAK AMACIYLA
GERÇEK BOŞANMA İRADESİ OLMAKSIZIN
BOŞANMA
• HİÇ KİMSENİN KENDİ KUSURUNDAN
YARARLANAMAYACAĞI İLKESİ
ÖZETİ: Dava, kurum işleminin iptali ile kesilen ölüm aylığının devamı
istemine ilişkindir. Öncelikle T.C. Anayasası’nın 20.maddesi,
5510 sayılı Kanun’un 59 ve 100.maddeleri, 5490 sayılı Nüfus
Hizmetleri Kanunu’nun 3, 45 ve 53.maddeleri, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında
Kanun’un 28 ve 45.maddeleri, 4857 sayılı İş Kanunu’nun
32.maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6,
24 ila 33.maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2
ve 6.maddeleri ve ilgili diğer mevzuat hükümleri göz önünde
bulundurulmak suretiyle yöntemince araştırma yapılmalı,
tarafların göstereceği tüm kanıtlar toplanmalı; hak sahibi ile
boşandığı eşinin yerleşim yerleri, adres değişikliği ve nakilleri
tarihleriyle saptanmalı, muhtarlık ve Nüfus Müdürlüğü gibi
özel ve kamu kurumlarındaki bilgi ve belgelerden yararlanılmalı, ilgililerin elektrik, su, telefon aboneliklerinin hangi adres ve tarihte kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen
bilgi kayıtlarındaki adresler ile mevcut ise 4857 sayılı Kanun
gereği ücret ödemelerinin yapılabileceği banka kayıtları sorgulanmalı ve böylelikle boşanılan eşle fiili olarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/10-1969
Karar No. 2014/273
Tarihi:
12.03.2014
İlgili Kanun/Madde
5510 s. SSGSSK/56
• KURUM İŞLEMİNİN İPTALİ İLE KESİLEN ÖLÜM
AYLIĞININ DEVAMI İSTEMİ
• YETİM AYLIĞININ İPTALİ İŞLEMİNDE GÖREVLİ
MAHKEME
• DÜRÜSTLÜK İLKESİ
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
50
ÖZETİ: 5510 sayılı Kanunun "Uyuşmazlıkların çözüm yeri" başlıklı
101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan
durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili
ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmiş olması, 5510 sayılı Kanunun 56.maddesinin
ikinci fıkrasına koşut/benzer herhangi bir düzenlemenin 5434
sayılı Kanunda yer almaması, taraflar arasındaki çekişmenin
5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasından kaynaklandığının belirgin olması karşısında, bu tür davalarda adli
yargı ve giderek iş mahkemelerinin görevli olduğu açıktır. Bu
maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmak suretiyle,
davanın esas yönünden incelemesine geçilerek, tüm kanıtlar
toplandıktan sonra, yapılacak irdelemeyle elde edilecek sonuca
göre, hüküm kurulması gerekir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/17-1952
Karar No. 2014/72
05.02.2014
Tarihi:
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/307, Gç3
• ÖLÜM VE CİSMANİ ZARAR SEBEBİYLE AÇILAN
TAZMİNAT İSTEMİNDEN FERAGAT
ÖZETİ: Dava, tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) istemine ilişkindir. Feragat, HMK’nun 307. maddesinde,
davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi
olarak tanımlanmış; 311. maddede ise, feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat
edilebilir. Temyiz edilen ve fakat henüz Yargıtay Hukuk Genel
Kurulunca görüşülmeyen bir direnme kararı, usul hukuku
çerçevesinde kesinleşmiş olmadığından, bu aşamada davadan
feragat mümkündür. Somut olayda, davacının 29.01.2014
günlü dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirdiğinden, bu
beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/10-2280
Karar No. 2014/65
Tarihi:
05.02.2014
51
İlgili Kanun/Madde
4857 s. İşK/4
• HİZMET TESPİTİ DAVASI
• EV HİZMETİNİN DOĞRUDAN EVE VEYA EV
YAŞAMINA YÖNELİK OLUP OLMADIĞI
• ÇALIŞMANIN SÜREKLİLİK ARZ EDİP ETMEDİĞİ
ÖZETİ: Hizmet tespitine ilişkin davada, mahkemece; öncelikle davacının çalışmasının süreklilik arz edip etmediğinin netleştirilebilmesi için; konutun kapsamı, hangi işlerde çalıştığı, bu çalışmalarının ne kadar süreyle yapılabileceği, buna göre çalışmasının tam zamanlı çalışmayı gerektirip gerektirmediği, dolayısıyla hizmet ilişkisinin unsurlarının oluşup oluşmadığı
yöntemince araştırılmalı, davacıya ödeme yapıldığını gösterir
banka kayıtlarının 2010-2011 dönemine ait olması karşısında
önceki döneme konu sürelere ilişkin ödemelerin nasıl yapıldığı
varsa yazılı delillerle tartışılmalı, tanık beyanında davacının
eşinin apartman görevlisi olduğunun bildirilmesi karşısında,
tarafların birlikte aynı apartmanda oturup oturmadığı, davacının apartman görevlisi olan kocasına yardım amacı ile temizlik veya özellikle apartman alışverişi yapıp yapmadığı, davacının farklı işverenler veya işyerlerinde çalışıp çalışmadığı,
davaya konu dönem içinde doğum, hastalık ve benzeri nedenlerle çalışmasına ara verip vermediği açıklığa kavuşturulmalı,
uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer
bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
Esas No.
2013/13-508
Karar No. 2014/39
Tarihi:
22.01.2014
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/Gç3
• KUYU SUYU KULLANIMINDAN KAYNAKLI BORCUN
ÖDENMEMESİ
• ATIK SU BEDELİ
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
52
ÖZETİ: Somut olayda, davacı vekili, davalının kuyu suyu atık su abonesi olarak atık su bedelini ödemediğini ileri sürerek icra takibine yapılan vaki itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Davalı
vekili ise, site içerisinde bulunan artezyen kuyusundaki suyu
içme suyu olarak kullanmadıklarını, bahçe sulamasında kullandıklarını ve bu suyunda kanalizasyona verilmediğini savunmuştur. Mahkemece, mevcut kuyu suyunun davalı tarafından nerede ve nasıl kullanıldığı, kuyu suyundan dolayı
davacıya ait kanalizasyon hizmetinden yararlanılıp yararlanılmadığı hususlarını da içine alacak şekilde alanında uzman
bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle mahallinde inceleme
yapılarak rapor tanzimi sağlanmalıdır.
Kararların devamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
YARGITAY HUKUK DAİRE KARARLARI
COURT OF CASSATION CIVIL CHAMBERS DECISIONS
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/3565
İlgili Kanun/Madde
4721 s. TMK/1011
Karar No. 2014/9667
Tarihi:
12.05.2014
• TAPU KAYDINA YANLIŞ YAZILAN KİMLİK
BİLGİLERİNİN DÜZELTİLMESİ İSTEMİ
• KAYIT DÜZELTİMİ İÇİN ÖNCE TAPU
MÜDÜRLÜKLERİNE DAHA SONRA MAHKEMEYE
BAŞVURULMASI GEREĞİ
ÖZETİ: Tapu müdürlüklerine oldukça geniş yetkiler verilerek tapudaki
hataların daha kısa bir sürede, idari yoldan düzeltilmesine
imkân verildiği görülmektedir ve kayıt düzeltmeleri için müdürlüklere başvuru yapılması zorunludur. Bu hüküm hak
arama özgürlüğünü kısıtlamamakta, aksine hak arayanlara
haklarını çok daha kısa bir sürede, kolay, ucuz ve basit bir
şekilde elde etme imkânı vermektedir. Hal böyle olunca, bu
imkânın öncelikle tüketilmesi ve bu yolla bir sonuç alınamaması durumunda ilgilinin mahkemeye başvurması zorunluluğu bulunmaktadır. Hal böyle olunca, Tapu Sicil Tüzüğü
gereğince öncelikle tapu müdürlüğüne başvurma zorunluluğu
getiren yasal prosedür izlenmeden doğrudan dava açıldığından, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken,
yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
54
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/19236
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/5209
6100 s. HMK/3
Tarihi:
10.03.2014
• TAPU KAYDINA YAZILMAYAN MALİK SOYİSMİNİN
DÜZELTİLMESİ
ÖZETİ: Dava, tapu kaydına yazılmayan malik soyisminin düzeltilmesi
isteğine ilişkindir. Mahkemece tam bir kanaat oluşması bakımından 378 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas eski tapu
kaydının getirtilmesi, gerekirse Ş. K.'ın nüfus bilgilerinden
yola çıkılarak F. isminde bir kızının bulunup bulunmadığının
araştırılması ve getirtilen kayıtların yukarıda tespit edilen somut olgular ile birlikte değerlendirilerek oluşacak duruma
göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2014/5511
Karar No. 2014/15643
6100 s. HMK/139
07.07.2014
Tarihi:
• ÖN İNCELEME DURUŞMASINDAN SONRA
TAHKİKATA GEÇİLMESİ GEREĞİ
• HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI
ÖZETİ: Mahkemece davalının yokluğunda 22.10.2013 tarihinde ön
inceleme duruşması yapılması doğru olmamıştır. Öte yandan,
aynı celsenin 4 nolu ara kararında “davalıya tebligat yapılamadığından tahkikat aşamasına geçilmemesine” denildiğine
göre ön inceleme duruşması için yeni bir gün tayin edilerek
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 139. maddesi uyarınca
davalıya usulünce tebliğ edilmesi ve tespit edilen bu günde
çekişmeli hususlar belirlenip Ön inceleme duruşmasının bittiği tespit edildikten sonra tarafların tahkikat duruşmasına
davet edilmesi zorunludur. Tüm bu hususların nazara alınmaması davalının hukuki dinlenilme hakkına aykırı olup
bozmayı gerektirmiştir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
55
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/22034
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/5013
6100 s. HMK/190
Tarihi:
10.03.2014
• TEDBİR VE YOKSULLUK NAFAKASI
• ZİYNET EŞYASI ALACAĞI TESPİTİ
• İSPAT YÜKÜ
ÖZETİ: Davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evi terk ederken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel
olunduğunu, evde kaldığını, ispat yükü altındadır. Olayda
kadın, dava konusu ziynet eşyasının, götürülmesine engel
olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha öncede götürme
fırsatı elde edemediğini ispat edememiştir. Buna rağmen yukarıda yazılı ilkelerde hataya düşülerek hüküm kurulması usul
ve kanuna aykırıdır.
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
2014/2952
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/6247
1086 s. HUMK/428
Tarihi:
17.04.2014
• ELEKTRİK ABONELİK SÖZLEŞMESİ
• ELEKTRİK DAĞITIM LİSANSININ VERİLDİĞİ TARİH
ÖZETİ: Davacı, tarımsal sulama abonesi olduğunu, 6111 sayılı Kanunun 17/10. maddesinin a ve b bendi gereğince elektrik borçlarının yapılandırılması ve takside bağlanması hususunda davalıdan talepte bulunduğunu, bu talebin 6111 sayılı Kanunun
17/10. maddesi kapsamına girmediklerinden bahisle davalı
tarafından kabul edilmediğini öne sürerek, 6111 sayılı Kanun
hükümlerinden yararlanması hususunda çıkarılan muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalının davacının başvurusunu 6111 sayılı Kanun kapsamında değerlendirmesi gerektiği dikkate alınarak davanın
kabulüne karar verilmesi gerekirken, elektrik dağıtım lisansının verildiği tarih esas alınarak yersiz gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
56
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
3. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/5394
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/5725
4077 s.TKHK/1
Tarihi:
09.04.2014
• TÜKETİCİ SORUNLARI HAKEM HEYETİ KARARINA
İTİRAZ DAVASI
ÖZETİ: Uyuşmazlığın çözümü Tüketici Mahkemesinin görevi içindedir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup
taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında
re’sen gözetilir. O hâlde davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesinindir. Mahkemece o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi
var ise görevsizlik kararı verilmesi, yoksa davaya Tüketici
Mahkemesi sıfatıyla bakılacağına karar verilerek, Tüketici
Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY
4. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/7109
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4354
818 s. BK/50, 51
13.03.2014
Tarihi:
6098 s. TBK/61, 62
• HATALI TEDAVİ UYGULANMASI SEBEBİYLE
RÜCUEN TAZMİNAT İSTEMİ
ÖZETİ: Teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol
açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna
ilişkin olup, zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Eldeki davada; zarar görene
ödenen tazminat, zarar verenlerden rücu yoluyla istendiğine
göre zarar verenler arasında teselsülden söz edilemez. Zarar
verenler kendi kusurları oranında sorumludurlar. Mahkemece
açıklanan yasal düzenleme gözetilerek, davalıların belirlenecek kusurları oranında ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerekir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
57
YARGITAY
5. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/35
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/10185
2942 s.KamulaştırmaK/10
Tarihi:
09.04.2014
• KAMULAŞTIRMA BEDELİNİN TESPİTİ VE
KAMULAŞTIRILAN TAŞINMAZIN HAZİNE ADINA
TESCİLİ İSTEMİ
ÖZETİ: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin
tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir. Taşınmazlara kuru tarım arazisi olarak değer
biçen dosyalardaki bilirkişi raporlarında münavebe ürünleri
olarak kabul edilen buğday, buğday samanı ve sılajlık mısırın
dekara verim miktarları sırasıyla 500-450 ve 3000 kğ alınmasına rağmen, sulu tarım arazisi olarak kabul edilen dava konusu taşınmazın değerinin tespitinde bu miktarlarında altında
verim miktarları esas alınmak suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre düşük bedele hükmedilmesi ve dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaş, cins ve verim
durumuna göre maktu değerlerini gösterir cetveller İlçe Tarım
Müdürlüğünden getirtilip, rapor denetlenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
2014/4921
Esas No.
Karar No. 2014/6784
1086 s. HUMK/428
Tarihi:
26.05.2014
• KİRA BEDELİNİN TESPİTİ İSTEMİ
ÖZETİ: Akit kural olarak sözleşmede öngörülen süre hitamında sona
erer ve mecurun kira parası hakkında taraflar arasında anlaşmazlık bulunması durumunda kira akdinin asli unsurlarından olan kira bedeli konusundaki uyuşmazlık nedeniyle artık
devam eden bir kira sözleşmesinin varlığından söz edilemez.
Ortada devam ettiğinden söz edilebilecek bir kira akdi bulunmadığına göre musakkaf olmayan kiralananlara yönelik açılan kira tespit davasında görev genel kurala göre belirlenir.
Yapılan keşif sonucu mahkemece taşınmazın konut ve çatılı
işyeri kirası hükümlerine tabi olmadığı belirlendiği halde Hukuk Genel Kurulunun ilgili kararında da belirtildiği üzere
ecrimisil saptanması gerektiği gözetilerek davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi gerekir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
58
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
6. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/4009
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/6392
6102 s. TTK/3, 14
Tarihi:
15.05.2014
• KİRA SÖZLEŞMESİNE KEFİLLİK
• KEFİLİN SORUMLULUĞUNUN BELİRLENMESİ
GEREĞİ
• KİRACININ TACİR OLUP OLMADIĞININ
ARAŞTIRILMASI GEREĞİ
ÖZETİ: Somut olayda: karara esas alınan 15.05.2011 başlangıç tarihli
ve 2 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir
uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kiracı olarak İ., kefil
olarak da M. tarafından imzalanmış ancak kefilin adi kefil mi
yoksa müşterek müteselsil kefil mi olduğu belirtilmemiştir.
Sözleşmede mecurun “internet cafe” olarak kullanılacağı
belirtilmiştir. Uyuşmazlık sözleşmeyi kefil olarak imzalayan
M.'in adi kefil mi yoksa müşterek müteselsil kefil mi olduğuna
ilişkindir. Sözleşmede kefilin kefilliği adi kefil olarak belirtilmiş ise kiralananın kullanım amacına ve kiracının tacir olup
olmadığına bakılması gerekir. Her ne kadar sözleşmede kiralanan yerin internet cafe olarak kullanılacağı belirtilmiş ise de
kiracının tacir olup olmadığı yukarda belirtilen esaslar çerçevesinde araştırılmamıştır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş
yukarda maddeler halinde belirtilen esaslar çerçevesinde kiralananın ne iş için kullanıldığı kiracının tacir olup olmadığının araştırılarak kefilin sorumluluğunun belirlenmesi gerekir.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/2125
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/6756
6356 s. SendikalarTopluİşK/1
Tarihi:
25.03.2014
• TOPLU İŞ SÖZLEŞMESİNDE ÖNGÖRÜLEN
ÖDENEKLER
• DİYARBAKIR VE ARAZİ ÖDENEĞİ
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
59
ÖZETİ: TİS.nin ilgili hükmü aynı unvanda görev yapan, sendikaya
üye olan ve olmayan işçiler arasında kıyaslama yapılmasına
imkan vermektedir. Kapsam içi olup da sendika üyesi olmayan
güvenlik görevlileri dışında personel olmadığı konusunda
taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Dosyada mevcut
bilirkişi raporlarında da bu durum açıkça belirtilmiştir. Davacının “Kaynakçı Yardımcısı” olarak çalıştığı anlaşılmakla
aynı unvanda görev yapan sendika üyesi olmayan ve Diyarbakır Ödeneği ve Arazi Ödeneği alan emsali işçi bulunmaması
sebebiyle davacı işçinin sadece sendika üyesi olmayan güvenlik görevlilerine ödenen Diyarbakır Ödeneği ve Arazi Ödeneğinden yararlanması söz konusu olamayacağı ve Toplu İş
Sözleşmesinin 4/D maddesinin ihlalinden söz edilemeyeceğinden davacının Diyarbakır Ödeneği ve Arazi Ödeneğine hak
kazanması mümkün olmayıp mahkeme kararı bu nedenle
bozulmalıdır.
YARGITAY
7. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
2014/851
Esas No.
Karar No. 2014/5055
4857 s. İşK/41
Tarihi:
04.03.2014
• ÜST DÜZEY YÖNETİCİNİN FAZLA ÇALIŞMASI
• FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI
ÖZETİ: İşyerinde üst düzey yönetici konumunda çalışan işçi, görev ve
sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda, ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı
yerde görev ve talimat veren bir başka yönetici ya da şirket
ortağı bulunması halinde, işçinin çalışma gün ve saatlerini
kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden, yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti talep hakkı
doğar. O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir. İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst
düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması
yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi
yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma
saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul
edilmelidir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
60
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/18861
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/8837
4721 s. TMK/887
Tarihi:
06.05.2014
• İPOTEĞE DAYALI BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNE
ŞİKAYET
ÖZETİ: Asıl borçlu ve ipotekli taşınmazın maliki Habibe Karaman
hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi
başlatılmış, ipotekli taşınmaz maliki vekili, vekil edeni hakkında ihtar gönderilmeden takip başlatılamayacağı gerekçesi
ile takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece icra emri tebliğinden itibaren itibaren 7 günde başvuru yapılmadığından
istemin süreden reddine karar verilmiştir. İpotekli taşınmaz
maliki hakkında muacceliyet ihbarı gönderilmeksizin takip
başlatılması kamu düzenine aykırı bir durum olduğundan, bu
husustaki şikayet, süreye tabi değildir. Mahkemece, şikayetin
esasının incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
2014/1926
Esas No.
Karar No. 2014/13285
Tarihi:
28.04.2014
İlgili Kanun/Madde
1475 s. MülgaİşK/14
4857 s. İşK/20
• İSTİFA EDEN İŞÇİNİN TAZMİNAT HAKKI
• İŞ SÖZLEŞMESİNİN İŞÇİ TARAFINDAN FESHİ
• FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI
ÖZETİ: Somut olayda, davacının kıdem tazminatını alarak 10.06.2012
tarihinde ayrılmak istediğini belirtir dilekçe verdiği, davacının
bu talebinin işverence kabul edilerek davacıya kıdem tazminatı
ödemesi yapıldığı, davacının söz konusu dilekçesinin irade
fesadına uğratılarak alındığının dosyadaki beyanlarla ve belgelerle kanıtlanmadığı, kıdem tazminatının ödenmeyeceği
yönündeki bir beyanın baskı olarak değerlendirilemeyeceği
anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
61
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2012/6352
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/11769
4857 s. İşK/36
Tarihi:
08.04.2014
• FAİZ BAŞLANGIÇ TARİHİ
• İŞÇİLİK ALACAKLARI
ÖZETİ: Somut olayda, genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti açısından,
davacının ıslah talebine karşı süresinde ileri sürülen zamanaşımı savunması gözetilmeksizin ve davacının ıslah dilekçesindeki talep de aşılmak sureti ile genel tatil ve hafta tatili ücretleri hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/14660
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4412
5510 s. SSGSSK/56
Tarihi:
03.03.2014
• BOŞANILAN EŞİ İLE FİİLEN BİRLİKTE
YAŞANILMASI
• GELİR VE AYLIK BAĞLANMAYACAK HALLER
ÖZETİ: Dava, davacının 10.03.2010 tarihinde ikinci evliliğinin son
bulmasından sonra 03.11.2010 tarihli tahsis başvurusu ile
ölüm aylığının bağlanmasına ilişkin talebinin Kurumca reddedilmesi nedeni ile ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi yöndeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece öncelikle, ölüm aylığının hangi tarih itibarıyla ne
zaman iptal edilip, Kurumca hangi dönem yönünden borç
tahakkuk işlemi tesis edildiği belirlenerek dava konusu dönem
saptanmalı, sonrasında, hak sahibi ile boşandığı eşinin fiili
beraberliğinin ortaya konulmasına ilişkin olarak yargılamada
ortaya çıkan çelişki ve belirsizliğin giderilmesi için, davacı ve
eski eşinin boşandıkları tarihten sonraki adresleri yönünden
Jandarma Komutanlığı ve Emniyet Müdürlüğü araştırması
yapılmalı, anılan yerlerde görev yapmış/yapmakta olan, mahalle/köy muhtar ve azalarından kanaat edinmeye yetecek
kadarının tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı,
davalı ve boşandığı eşinin talep konusu dönemde verdikleri
medula sisteminde kayıtlarda görülen adresleri ilgili sağlık
kuruluşlarından araştırılmalı, Nüfus Müdürlüğünden adres
hareketleri sorulmalı, boşandıkları tarihten sonra yapılan
seçimlerde aynı sandıkta oy kullandıkları hususu göz önünde
bulundurulmalı, 27.04.2011 tarihli kontrol memuru raporunun aksinin ispat edilip edilmediği hususu araştırılmalı, böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
62
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/8550
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4356
5510 s. SSGSSK/4
Tarihi:
03.03.2014
• BEKLETİCİ MESELE
• KURUM TARAFINDAN YAPILAN YERSİZ
ÖDEMELERİN GERİ ALINMASI
Davacı
Kurum, davalının 16/06/2008-30/11/2008 tarihleri
ÖZETİ:
arasındaki 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamındaki sigortalılığını ve 01/10/2009 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığını, 20/11/2009 tarihli kontrol memuru raporunda belirlendiği şekilde fiili çalışmaya dayalı olmadığı gerekçesi ile
11/05/2011 tarihli işlemiyle iptal ederek, davalıya 01/10/200919/05/2011 tarihleri arasında ödenen miktarın tahsili için
eldeki davayı açmış ise de; davalının da Kurumun aylık kesme
işlemine karşı Kurum işleminin iptali için Manisa 1. İş Mahkemesinin 2011/1233 Esasına kayıtlı davayı açtığı ve bu davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır. Davalının açtığı aylıkların
iadesine ilişkin işlemin iptali için açılan dava sonucunda verilen karar, bu davayı da etkileyeceğinden, mahkemece, Manisa 1. İş Mahkemesinin 2011/1233 Esasına kayıtlı dava sonucu bekletici mesele yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2013/13243
Karar No. 2014/3679
6102 s. TTK/2, 56, 57
27.02.2014
Tarihi:
• MARKA HAKKINA TECAVÜZ
• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
Davalı
uyuşmazlık konusu ibareyi 1998 yılından itibaren marÖZETİ:
kasal olarak kullandığını savunmuş ve bu hususta faturalara
dayanmıştır. Kural olarak marka hakkı bir işareti ilk kez
oluşturup kullanan kişiye aittir. Bu husus, öğretide ve uygulamada gerçek hak sahipliği olarak tanımlanmış olup, 556
sayılı KHK’nin hükümlerinde de aynı ilke yer almıştır. Önceye
dayalı hak sahibi olan kişi, markanın tesciline itiraz etmemiş
ve yapılan tescil aleyhine hükümsüzlük davası açmamış olsa
bile, tescilli marka hakkı sahibi, bu işareti önceden beri marka
veya sair bir tanıtma işareti olarak kullanan kişiyi, bu tanıtma
işaretini önceki kapsamı ile kullanmaktan men edemez. Diğer
bir deyişle; tescilli marka sahibi daha sonra bu öncelik hakkı
bulunan kişiye karşı dava açarak onu bu işareti kullanmaktan
men edemez. Bu durumda davalının eskiye dayalı kullanım ve
uzun süreli sessiz kalma nedeniyle hak kaybına ilişkin savunmasının yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde karar verilmesi gerekir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
63
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2014/15775
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/18123
2004 s. İİK/71
Tarihi:
23.06.2014
• BEDELSİZ SENEDİ KULLANMA SUÇU
• İMZASI İKRAR EDİLMİŞ ADİ SENET
• TALEPLE BAĞLILIK İLKESİ
ÖZETİ: Somut olayda, borçlunun sunduğu ödeme anlaşması başlıklı
adi yazılı belgedeki imza alacaklı tarafından ikrar edilmediğinden İİK'nun 71/1. maddesi kapsamında bir belge değildir.
İİK'nun 71/1. maddesine dayanan itfa şikayetinde alacaklı
tarafından imzası ikrar edilmeyen belgeye ilişkin imza incelemesi yapılarak sonuca gidilemeyeceği gibi, bedelsiz senedi
kullanma suçundan alacaklı aleyhine açılan cezası davasından aldırılan bilirkişi raporu ve Isparta 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 210/265 E. sayılı dava dosyasından verilen mahkumiyet hükmü de, anılan yasada aranan belgelerden değildir. O
halde mahkemece borçlunun isteminin reddine karar verilmesi gerekir.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2014/7655
Karar No. 2014/6744
1086 s. HUMK/440
11.03.2014
Tarihi:
• HİZMET SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN
TAZMİNAT İSTEMİ
• GÖREVLİ MAHKEME
ÖZETİ: Davacı ile davalılardan N. C. arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4857 ve 5521 sayılı kanunların 1.maddeleri hükümleri
gereğidir. Büyükçekmece'de ayrıca İş Mahkemesi bulunmadığına ve iş davalarının Bakırköy İş Mahkemesi tarafından görülmesinin gerekmesine göre dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken mahkemece işin esasına girişilerek yazılı
şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu yönlerin
gözden kaçırılması bozma nedenidir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
64
Yargıtay Hukuk Kararları
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/8075
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/6023
2004 s. İİK/72
Tarihi:
05.03.2014
• MENFİ TESPİT DAVASI
• HAKSIZ VE KÖTÜNİYETLE YAPILAN İCRA TAKİBİ
• İNKAR TAZMİNATI
ÖZETİ: İcra İflas Kanunu gereğince menfi tespit davasında alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, borçluyu
menfi tespit davası açmaya zorlayan icra takibinin haksız ve
kötüniyetle yapılmış olması gereklidir. Dava konusu olayda
davalı alacaklının, takipte kötüniyetli olduğu, davacıyı zarara
uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davacının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacı borçlu yararına inkar tazminatına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı
gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2013/31516
Karar No. 2014/31516
1136 s. AvK/174
22.04.2014
Tarihi:
• AVUKATIN VEKALET GÖREVİNDEN AZLİ
• AVUKATIN ÖZEN BORCU
ÖZETİ: Davalı avukatın takip etmiş olduğu davada, duruşmalara mazeretsiz olarak katılmayarak dosyanın iki kez işlemden kaldırılmasına neden olduğu anlaşılmaktadır. Avukatlık Kanununda düzenlenmiş olan “avukatın özen borcu”nun, objektif
sorumluluk olduğu göz önüne alındığında, basiretli bir avukatın mazeretsiz olarak duruşmaya katılmaması, bunun sonucunda da dosyanın müracaata bırakılması, üstelik bir süre
sonra aynı olayın tekrar etmesi, “özen borcu” konusundaki
yükümlülüğün yerine getirilmediğinin açık bir göstergesidir.
Az yukarda da açıklandığı üzere taraflar arasındaki “güven
ilişkisi” vekalet akdinin en önemli unsurlarından olup, somut
olayda davacı müvekkilin, davalı avukatına olan güveninin
sarsıldığının, dolayısıyla azlin haklı olduğunun kabulü gerekir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
65
YARGITAY
14. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/15774
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/3020
2644 s. TapuK/26
Tarihi:
06.03.2014
4721 s. TMK/1023
• ARSA PAYI KARŞILIĞI İNŞAAT SÖZLEŞMESİ
• YÜKLENİCİNİN EDİMİNİ YERİNE GETİRMEMESİ
• TAZMİNAT TALEBİ
ÖZETİ: İcabi hale göre kendisinden beklenen ihtimamı sarfetmeyen
kimse iyiniyet iddiasında bulunamayacağından, bu gibi durumda olanların ayrıca kötüniyetinin ispatı da gerekmediği
gibi davalılar arasındaki sözleşme ilişkisi, bağımsız bölümün
davacıya teslim edilmesi ve bağımsız bölümün davalıya satışının vaat edilmesinden sonra davalının bağımsız bölümün kendisine ait olduğu gerekçesiyle davacıdan bir talebinin olmaması ve özellikle davalı tarafın eksik işler nedeniyle yükleniciye düşen 1 no'lu bağımsız bölümün kendisine verildiğini
iddia etmesine rağmen bu konuda dosyaya bir belge sunulmaması nedeniyle davalılar arasındaki temlik işleminin, davacının 13.11.2008 günlü sözleşmeyle kazandığı şahsi hakkını
bertaraf etmek kastıyla yapıldığına dair karine oluşturduğundan mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekir.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
2013/6980
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/444
2004 s. İİK/179
21.01.2014
Tarihi:
• ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN
ALACAĞIN TEMLİKEN TAHSİLİ İSTEMİ
• ERTELEME KARARI
ÖZETİ: Erteleme kararı üzerine borçlu aleyhine yapılan takiplerin
duracağı ayrıca hiçbir takip yapılamayacağı, zamanaşımı ve
hak düşüren müddetlerin işlemeyeceği hükmüne yer verilmiştir. Az yukarıda sözü edilen erteleme kararları gözetildiğinde
zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı, davanın 5 yıllık sürede açıldığı ortadadır. Bu durumda uyuşmazlığın esasının
incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken erteleme kararı gözetilmeksizin zamanaşımı nedeniyle davanın
reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın
bozulması uygun bulunmuştur.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
66
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/11631
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1611
4721 s. TMK/713
Tarihi:
26.02.2014
• TAPU İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ
ÖZETİ: Keşfe katılacak yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarından;
ortak miras bırakan Nuri Ö. mirasçıları arasındaki ilişkilerin
neler olduğu, hangi mirasçıların paylarını Mustafa Ö.'a sattıkları, hangi mirasçıların paylarını Mustafa Ö.'a bağışladıkları, Nuri Ö. terekesine dahil taşınmaz mallardan Gülüzar Ş.'e
yer verilip verilmediği; yer verilmişse ne amaçla verildiği ile
verilen bu yerin akıbetinin ne olduğu, kadastro sırasında kim
veya kimler adına tespit edildikleri gibi hususlar tek tek ve
olaylara dayalı olarak sorulup saptanmaya çalışılmalıdır. Yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıklarının sözleri arasında doğabilecek çelişkiler, gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalıdır. Keşfe katılacak fen bilirkişisinden yapılacak keşif ve uygulamaları izleyip denetlemeye
olanak verir, dayanılan senetlerin kapsamını gösterir ayrıntılı
rapor alınmalıdır. Bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm
deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir
karar verilmelidir.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
2012/14556
Karar No. 2014/4774
2004 s. İİK/277
01.04.2014
Tarihi:
6100 s. HMK/33
• MUVAZAA HUKUKSAL NEDENİNE DAYALI TAPU
İPTALİ DAVASI
ÖZETİ: Somut olayda, mahkemece dava Türk Borçlar Kanununun
gereğince açılmış muvazaa hukuksal nedenine dayalı tapu
iptali davası olarak değerlendirilmiş ise de varılan sonuç dava
dilekçesine,davacı vekilinin yargılama sırasındaki yazılı ve
sözlü anlatımlarına uygun düşmemektedir. Mahkemece yapılması gereken iş davanın İİK gereğince tasarrufun iptali
davası olarak değerlendirilerek yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince dava ön koşulları ve iptal şartları yönünden taraf delillerinin değerlendirilerek sonucuna göre
karar vermekten ibarettir. Kabule göre de, davalı Eray U. dava
konusu tasarrufların tarafı olmadığı halde harç, yargılama
gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması isabetli görülmemiştir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
67
YARGITAY
18. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/18361
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4013
2942 s. KamulaştırmaK/Gç6, 7, 13
Tarihi:
06.03.2014
• KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA DAVALARI
• İRTİFAK HAKKI KURULMASI
• TAŞINMAZDAKİ DEĞER KAYBI ORANI
ÖZETİ: Mahkemece bedeline hükmedilen dava konusu taşınmazdaki
davacılara ait pilon yerinin tapu kaydının iptali, enerji nakil
hattının geçtiği kısım için de davalı lehine irtifak hakkı tesisiyle davalı adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinin
düşünülmemesi, 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487
sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarında getirilen “Bu
madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında
öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir “ve”...bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen
davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında karar ve
ilam harcının maktu olarak alınması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiştir.
YARGITAY
19. HUKUK DAİRESİ
2014/3056
Esas No.
Karar No. 2014/6481
Tarihi:
03.04.2014
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/2
5464 s. BKKKK/44
6102 s. TTK/5
• KREDİ KARTI ÜYELİK SÖZLEŞMESİNDEN
KAYNAKLANAN ALACAĞIN TAHSİLİ
• GÖREVLİ MAHKEME
ÖZETİ: 01.10.2011 tarihine kadar olan dönemde bankalarca kredi
kartı hamilleri aleyhine açılan ve yukarıdaki istisnalar dışında
kalan davalarda görevli mahkeme, dava değerine göre genel
mahkemeler sıfatıyla sulh veya asliye hukuk, bu tarihten sonraki davalarda ise 6100 sayılı HMK’nun 2/1. maddesi uyarınca dava değerine bakılmaksızın asliye hukuk mahkemesidir. 28.11.2013 tarihli ve 28835 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği öngörülen 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki
Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra oluşacak banka kredi
kartı uyuşmazlıklarında görevli mahkeme, anılan kanunun
3/1-k-j,4/3,73/1,83/2 ve geçici 1. maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde belirlenmelidir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
68
YARGITAY
20. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/462
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/3788
3402 s. KadastroK/4
Tarihi:
31.03.2014
• ORMAN KADASTROSU
• TAPU İPTALİ VE TESCİLİ İSTEMİ
• KADASTRODAN ÖNCEKİ SEBEPLERE DAYALI
AÇILAN DAVA
ÖZETİ: Tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık
süre içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan
önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabilecektir. Eldeki
dava 5304 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro sonucu orman
olarak tescil edilen taşınmaza karşı on yıllık süre içerisinde
açılmış olup, kanundaki değişikliğin derdest davalarda da
uygulanması gerektiğinden tapu kaydı koşulu aranmaksızın
işin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesini
teminen yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
YARGITAY
20. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/10203
Karar No. 2014/1911
Tarihi:
17.02.2014
İlgili Kanun/Madde
6100 s. HMK/177
6831 s. OrmanK/2B
• KADASTRO SINIRLARI İÇİNDE KALIP ORMAN
REJİMİ DIŞINA ÇIKARTILAN TAŞINMAZ
• TAPU KAYDININ İPTALİ VE TESCİL İSTEMİ
• DAVADAN FERAGAT
ÖZETİ: Davadan vazgeçilmesi için tapu kayıt maliklerine, idareye
başvurmalarına ilişkin veya başkaca her hangi bir yükümlülük getirilmediği, açılan davalardan vazgeçilmesinin kanunun
emredici hükmü gereği olduğu, öngörülen vazgeçmenin
H.M.K.'nda düzenlenen; “davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi” olarak tanımlanan "davadan
feragat" niteliğindeki bir vazgeçme olmadığı, kanundan kaynaklanan ve davalının rıza ve muvafakatının da aranmadığı,
kendine özgü bir vazgeçme olduğu gözetilerek, davacı Hazinenin, 6292 sayılı Kanun gereğince davasından vazgeçmiş sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden, davanın kabulü yönündeki karar, 6292 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi nedeniyle usûl ve kanuna aykırı olup, bozulması gerekmiştir.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Civil Chamber Decisions
69
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/3897
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/4705
506 s. SSK/79
Tarihi:
13.03.2014
• HİZMET TESPİTİ
• HİZMET TESPİTİ DAVALARINDA İSPAT
ÖZETİ: Dava, davacının 2004/ Haziran-2005/Ocak tarihleri arasında
davalılara ait işyerinde geçen ve Kuruma eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.
Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı
kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup
bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olgusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında
tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile
aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı
nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş
çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların
ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer
vermeyecek şekilde belirlenmelidir.
YARGITAY
22. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/9121
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/10575
4857 s. İşK/2
Tarihi:
30.04.2014
• FAZLA ÇALIŞMA ALACAĞI
• İŞÇİLİK ALACAKLARI
ÖZETİ: Davacının fazla çalışma ücreti talebi bulunmaktadır. İşveren
tarafından dosyaya sunulan haftalık puantaj listeleri, işe giriş
çıkış saatleri bulunmaktadır. Bunlar davacı tarafından imzalanmıştır. İmzaların sahte olduğu ileri sürülmemiş ve aksi
ispatlanmamıştır. Dolayısıyla puantajlara ve yazılı belgelere
göre davacının çalışma süresi 45 saati geçmemiştir. Yazılı
puantaj ve imza çizelgelerinin aksi yazılı belgeler ile kanıtlanmalıdır. Bu nedenle tanık anlatımlarına değer verilmemesi
gerekir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Hukuk Kararları
70
YARGITAY
23. HUKUK DAİRESİ
Esas No.
2013/8075
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/2846
6098 s. TBK/470
Tarihi:
11.04.2014
• ESER SÖZLEŞMESİ
• ARSA ÜZERİNDE HACİZ BULUNMASI
ÖZETİ: Mahkemece, tüm arsa sahiplerinin taşınmazdaki hacizleri
kaldırmadığı, kat irtifakına geçmedikleri ve davalı yüklenicinin hakettiği bağımsız bölümleri devretmedikleri gerekçesiyle
davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya kapsamında mevcut bulunan tapu kayıtlarına göre, arsa sahiplerinin ihtiyati
tedbir ve hacizlerinin sözleşme tarihinden önce var olduğu,
davalının bunları bilerek sözleşmeyi imzaladığı, esasen inşaatı
yapıp genel iskân izni alınmış olmakla da bu hususların inşaatın yapılmasına engeli bulunmadığı gibi, davalının hakettiği
bağımsız bölümlerin devri konusunda, davacı arsa sahiplerini
temerrüde düşürdüğüne dair dosyaya delil sunulmadığı belirlenmiştir. Bu durumda, inşaatın teslimindeki gecikmeden davalı yüklenicinin kusurlu olduğunun kabulü gereklidir.
Kararların devamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
YARGITAY
CEZA KARARLARI
COURT OF CASSATION CRIMINAL CHAMBER
DECISIONS
* Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararı
Court of Appeal Assembly of Criminal Chambers Decision
* Yargıtay Ceza Daire Kararları
Court of Appeal Criminal Chamber Decisions
YARGITAY CEZA GENEL KURUL KARARI
COURT OF APPEAL ASSEMBLY OF CRIMINAL CHAMBERS DECISION
YARGITAY
CEZA GENEL KURULU
Esas No.
2013/1-441
Karar No. 2014/123
Tarihi:
11.03.2014
İlgili Kanun/Madde
5237 s. TCK/29
• HAKSIZ TAHRİK
• KUSUR YETENEĞİNDEKİ AZALMA
• HAKSIZ FİİL
ÖZETİ: Olay öncesi ve sırasında sanığı hiddet ya da şiddetli elem etkisi
altında bırakan haksız fiiller beraat eden M. ve onun yakınları
tarafından gerçekleştirilmiş olup, sanığın çocuklarının yakın
arkadaşı olan ve olay sırasında sanıkla birlikte hareket eden
grupta yer alan maktul B.'dan kaynaklanan haksız bir hareketin olmadığı anlaşıldığından, “mağdurdan sadır olan bir
haksız eylem” şartının somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle, sanık lehine ilgili maddenin uygulanması imkanı bulunmamaktadır. Bu itibarla, sanık hakkında haksız tahrik
hükümlerinin uygulanmasına ilişkin yerel mahkeme direnme
hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.
Kararların devamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
YARGITAY CEZA DAİRE KARARLARI
COURT OF APPEAL CRIMINAL CHAMBER DECISIONS
YARGITAY
1. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/3722
İlgili Kanun/Madde
5271 s. CMK/135, 223
Karar No. 2014/3733
Tarihi:
04.07.2014
• KASTEN ÖLDÜRME VE YARALAMA SUÇLARI
• KANUN YARARINA BOZMA
• OLUMSUZ GÖREV UYUŞMAZLIĞI
ÖZETİ: CMK’nın 223. maddede tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, gerekli inceleme ve araştırma
yapıldıktan sonra yeniden karar verilir. Mahkumiyete ilişkin
hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya savunma
hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine ilişkin ise, kararı veren hakim veya mahkemece
yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hüküm
verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan
daha ağır olamaz. Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın
verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay’ın ilgili
ceza dairesince doğrudan hükmedilir. Mahkemelerin görevleri
kanunla belirlenir. Görev konusunda mahkemeler arasında
uyuşmazlık çıktığında, görevli mahkemeyi ortak yüksek görevli mahkeme belirler. Somut olayda, şüpheli A. tarafından
kullanıldığı belirtilen cep telefonu hattına ait iletişimin tespitine izin verilmesi talebi hakkında, Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesiyle Kuşadası Sulh Ceza Mahkemesi arasında olumsuz
görev uyuşmazlığının çıktığı ve öncelikle bu uyuşmazlığın
merci tayini yoluyla Yargıtay 5. Ceza Dairesince çözülmesi
gerektiği, CMK.nun 309. maddesinde belirtilen koşulların
oluşmadığı anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin
reddine karar verilmesi gerekmiştir.
YARGITAY
2. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/21314
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/17113
5237 s. TCK/58, 142
Tarihi:
17.06.2014
• HIRSIZLIK SUÇU
• TEKERRÜR HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASI
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
75
ÖZETİ: Somut olayda, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının
pişmanlığının bulunmaması nedeniyle ertelenmemesine ilişkin
gerekçesi, oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğundan,
tebliğnamedeki bu husustaki bozma düşüncesine katılınmamıştır. Sanığın suçlamayı kabul etmemesi, hurda alım satımı
işiyle uğraşması ve sanıklar H.B. ve O.N'ın getirdikleri 1650
kg demiri, 1.040 TL'ye satın alması karşısında; sanığın suça
konu eşyaların hırsızlık malı olduğunu bildiğine ilişkin
delillerin nelerden ibaret olduğu, denetime olanak verecek
şekilde açıklanıp tartışılmadan, sanığın yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY
3. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/1023
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/19893
5237 s. TCK/32
Tarihi:
21.05.2014
• AKIL HASTALIĞI SEBEBİYLE CEZA EHLİYETİNİN
BULUNMAMASI
ÖZETİ: Akıl hastalığı sebebiyle ceza ehliyetin bulunmadığından bahisle hakkında TCK'nin 32/1. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 57/1. maddesi gereğince bir Akıl Sağlığı Hastanesinde kontrol ve tedavi altına alınmasına karar
verilirken, aynı yasanın 57/2. maddesi gereğince “hakkında
güvenlik tedbirine hükmedilmiş olan akıl hastası, yerleştirildiği kurumun sağlık kurulunca düzenlenen raporda toplum
açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli
ölçüde azaldığının belirlenmesi üzerine mahkemece serbest
bırakılmasına” dair kısmın yasal sorumluluk olması nedeniyle
mahallince karara eklenmesi mümkün görüldüğünden bozma
nedeni yapılmamıştır.
YARGITAY
3. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/2720
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/12971
6831 s. OrmanK/91
Tarihi:
27.03.2014
• FİDAN NİTELİKLİ ORMAN EMVALİNİN KESİLMESİ
ÖZETİ: 6831 sayılı Yasa gereği, fidan nitelikli orman emvalinin kesilmesinde, ayrıca motorlu testere artımı yapılamayacağı gözetilmeden, sanıklar hakkında 6831 sayılı Yasanın yanında,
91/4. maddesinin de uygulanmasıyla 1 kat fazla ceza tayini,
bozmayı gerektirmiştir.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
76
Yargıtay Ceza Kararları
YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/4591
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/20650
5237 s. TCK/32
Tarihi:
09.06.2014
• EYLEMİN MAĞDURUN ONUR ŞEREF VE
SAYGINLIĞINI RENCİDE EDİCİ BOYUTTA
OLMAMASI
• EYLEMİN NEZAKET SINIRLARINI AŞAN KABA
SÖZLER NİTELİĞİNDE OLMASI
• HAKARET SUÇUNUN UNSURLARI
ÖZETİ: Somut olayda; sanığın, verdiği karar nedeni ile “görevini kötüye kullandığını” iddia ettiği hakime “...... Adliyesi, eğitim
dairesi başkanlığı değildir” demekten ibaret eyleminin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket sınırlarını aşan kaba sözler niteliğinde olduğu ve
hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, kanuni olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet
kararı verilmesi, kabule göre de, dosya içinde bulunan ve
başka bir soruşturma nedeniyle verildiği anlaşılan...... Devlet
Hastanesinin...... tarihli raporuna göre, sanığın 1 yıldır majör
depresyon tedavisi gördüğünün belirtilmesi karşısında; cezai
ehliyeti bulunup bulunmadığı, TCK’nın 32. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünde rapor alınması gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırıdır.
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
2013/20955
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
5237 s.TCK/43, 265
Karar No. 2014/11675
11.06.2014
Tarihi:
• HAKARET SUÇU
• MALA ZARAR VERME SUÇU
• GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU
• ALKOLMETRE İLE ÖLÇÜM YAPILMASINA ENGEL
OLMAK
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
77
ÖZETİ: Somut olayda; sanık H… Y…'un, alkollü halde aşırı süratli
bir şekilde araç kullandığı, yol üzerindeki ekipler amirliğinde
görevli nöbetçi polis memuru M… M…'nin son anda kaldırıma çıkarak kurtulduğu, bunun üzerine sanık H…'in kullandığı aracın park halindeyken bulunduğu şikayetçi polis memurlarının alkol kontrolü yapmak istedikleri sırada benim
ehliyetim yok a... koyduğumun çocukları, siz beni götüremezsiniz, beni götürecek polisin anasını, doğmamış çocuğunu
sinkaf ederim şeklinde sözler sarf ettiği, tekme atarak
alkolmetre ile ölçüm yapılmasına engel olduğu, sanık H… ve
o esnada yanında bulunan temyize gelmeyen sanık S… A…'in
zor kullanma yetkisi kullanılarak karakola alındıklarında sizin
ananızı sinkaf edeceğiz, bunun hesabını sizlere soracağız,
sizleri burada yaşatmayacağız dedikleri, raporlarının aldırılması için hastaneye götürüldükleri sırada aracın iç döşemelerine ve nezarethane kısmına zarar verdikleri, hastane önüne
geldiklerinde araçtan inerken sanık H…'in şikayetçi M…
A…'in sağ eline tekme atarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaraladığı, sanığın bu şekilde görevi yaptırmamak için direnme, kamu malına zarar verme, hakaret ve
trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarını işlediğine yönelik
kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunun yasal tanımında yer alan ve
hukuksal anlamda tek bir fiili oluşturan davranışları, görevini
ifa eden kamu görevlilerine karşı görevlerini yaptırmamak
için gerçekleştirmiş olması nedeniyle aynı nev'iden fikri
içtimanın koşulları gerçekleşmiş olduğu halde, 5237 sayılı
TCK'nın 43/2. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
YARGITAY
6. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2011/21386
Karar No. 2014/14108
Tarihi:
08.07.2014
İlgili Kanun/Madde
1412 s. CMUK/326
5237 s. TCK/149
765 s. TCK/499
• YAĞMA SUÇU
• KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUL KILMA SUÇU
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
Yargıtay Ceza Kararları
78
ÖZETİ: Atılı suçu kabul etmediği, tanık Cemal.... sanık V.'nin senet
karşılığı katılan A.'e 1 milyar lira verdiğini bildiğini, sanık
S.'in kardeşi tanık S..... ise sanık V.'nin abisi S.'e 2,5 ve 5 milyarlık senetleri verip tahsil etmesini istediğini bildiğini, tanık
Kadri.... sanık V.'ye kalıp verdiğini karşılığında suça konu 20
milyarlık senedi alıp icraya verdiğini ifade ettiği, sanık V.'nin
evinde yapılan aramada, katılanın ifadelerinde belirttiği silahın bulunduğu, silahın kuru sıkı tabanca olduğu, kolluk üst
yazısında sanık V....'ın maddi durumunun iyi olmadığı katılana 20 milyar borç veremeyeceği ve katılandan zorla alınan
senedin 20 milyar olarak doldurulmuş olabileceğinin tespit
edildiğinin anlaşılması karşısında; Sanık V......'ın alacak
miktarından fazla olarak katılan A.....'dan hukuki bir alacağı
bulunmayan sanık S..... ile birlikte katılana zorla senet imzalatma eyleminin yağma suçu ile, özgürlüğü kısıtlama suçunu
oluşturduğu gözetilmeden, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması
bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY
7. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/10307
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/10057
5271 s. CMUK/231
Tarihi:
26.05.2014
• KAÇAKÇILIK SUÇU
• YASAL OLMAYAN YOLLARDAN YURDA GETİRİLEN
EŞYANIN VERGİSİ
ÖZETİ: Kaçakçılık suçlarında, yasal olmayan yollardan yurda getirilen veya yurt içinde alım satıma konu edilen eşyanın, ithalinde
öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ve mali
yüklerin ödenmemesi nedeniyle, yoksun kalınan miktarın
kamu zararı olduğu gözetilmeden, sanıklara gümrüklenmiş
değerin kamu zararı olduğu bildirilerek bu zararı ödemediklerinden bahisle hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına
yer olmadığına karar verilmesi yasaya aykırıdır.
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
79
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2014/1115
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/1950
5237 s. TCK/192
Tarihi:
24.03.2014
• UYUŞTURUCU MADDE BULUNDURMA SUÇU
• SANIĞIN ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNDEN
YARARLANAMAYACAĞI
ÖZETİ: Suç konusu uyuşturucu maddelerin bulunduğu materyallerden siyah renkli naylon ve kağıt üzerinde tespit edilen 3 adet
parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği olayda,
sanığın olay yerinde yakalanması, suç konusu uyuşturucu
paketleri üzerinde sanığa ait parmak izlerinin bulunması karşısında, sanığın ikrarının sonuca etkili olmadığı ve hakkında
TCK’nda öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi yasaya uygun görülmemiştir.
YARGITAY
12. CEZA DAİRESİ
2013/26087
İlgili Kanun/Madde
Esas No.
Karar No. 2014/10205
5237 s. TCK/133
Tarihi:
28.04.2014
• KİŞİLER ARASINDAKİ KONUŞMALARIN
DİNLENMESİ VE KAYDA ALINMASI SUÇU
• BAŞKACA ŞEKİLDE İSPATLANMASI MÜMKÜN
OLMAYAN HALİN İSPATI
ÖZETİ: Sanığın başkaca şekilde ispatlanması mümkün olmayan bir
hal içerisinde iken toplantıda kendisine yönelik hakaret içerikli konuşmayı kayda aldığı, sanığın eyleminin hukuka aykırı
olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı anlaşıldığından,
tebliğnamede bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiş, gerekçede her ne kadar, atılı suçta failin aleni olmayan konuşmanın tarafı olmayan herhangi bir kişi olması gerektiğinden
sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmadığı
belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiş ise de, gerekçesi
yanlış olan hükmün, sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
80
Yargıtay Ceza Kararları
YARGITAY
13. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2013/14597
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/13145
5237s. TCK/54
Tarihi:
09.04.2014
• İŞYERİ DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA
• HAKKANİYETE AYKIRI MÜSADERE
ÖZETİ: Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını
bozma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde, 54/3.
maddesi uyarınca suça konu eşyanın 72 lira olan değeri ile
suçta kullanılan... 272 plakalı aracın 2300 lira olan değeri
kıyaslandığında, aracın müsaderesinin işlenen suça nazaran
daha ağır sonuçlar doğuracağının ve hakkaniyete aykırı olacağının düşünülmemesi, bozmayı gerektirmiştir.
YARGITAY
14. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2012/8626
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/842
5320 s. CMKYürK/8
Tarihi:
27.01.2014
• AİLE DÜZENİNE KARŞI İŞLENEN SUÇLAR
• ÇOCUĞUN KAÇIRILMASI VE ALIKONULMASI SUÇU
ÖZETİ: Aile düzenine karşı işlenen suçlar arasında sayılan ve yasal
temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk eden çocuk
hakkında ailesinin endişe içinde kalmasının önlenmesini
amaçlayan dava konusu suçta, korunan hukuki yarar, velinin
aile hukukundan kaynaklanan velayet hakkı ile ilgili bulunup
suçun mağdurunun veli veya kanuni temsilci olduğu, evi terk
eden çocuğun ise bu suçun ancak konusunu oluşturduğu anlaşılması karşısında, onaylı nüfus kayıt örneğinden 17 yaş
içerisinde olduğu görülen çocuğun velisi katılan S.'ın şikayetinin devam etmesine rağmen, sanık hakkında atılı suçtan
açılan kamu davasının ailesini veya yetkili makamları haberdar etmeksizin yanında tuttuğu M.'in şikayetinin bulunmadığından bahisle düşürülmesine karar verilmesi kanuna aykırıdır.
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
Esas No.
2012/17911
İlgili Kanun/Madde
Karar No. 2014/10947
5237 s. TCK/43
03.06.2014
Tarihi:
• DOLANDIRICILIK SUÇU
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
Court of Cassation Criminal Chamber Decisions
81
ÖZETİ: Somut olayda; sanığın, meyve sebze toptancılığı ve pazarcılık
işi ile uğraştığı ve katılanlarla 4.000 TL peşin verip kalan
38.000 TL'yi PTT kanalı ile göndereceğini söyleyerek 60 ton
patates alma konusunda anlaştıktan sonra katılanların tanık
H. G. adına malı göndermeleri üzerine katılanlara paralarını
APS ile gönderdiğini söylediği katılanların yaptığı araştırmada
çeklerin gönderildiğini öğrendikleri bu nedenle 2 kamyon
daha patates gönderdikten sonra çekleri dilekçe ile geri çektiği
şeklinde gerçekleşen eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Kararların devamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
LHD - Volume: 12 / Issue: 140 / Year: 2014
DANIŞTAY KARARI
COUNCIL OF STATE DECISION
* Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu Kararı
Plenary Session of the Administrative Law Chamber Decision
* Danıştay Daire Kararı
Council of State Chamber Decision
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU KARARI
PLENARY SESSION OF THE ADMINISTRATIVE LAW CHAMBER DECISION
DANIŞTAY
İDARİ DAVA DAİRELERİ
KURULU
Esas No.
2010/3333
Karar No. 2014/437
Tarihi:
20.02.2014
İlgili Kanun/Madde
4054 s. RKHK/4
• REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUNUN
İHLALİ
• DOĞRUDAN VEYA DOLAYLI OLARAK REKABETİ
ENGELLEME, BOZMA YA DA KISITLAMA
ÖZETİ: Dava konusu Kurul kararının teşebbüslere ilişkin tespitlerin
değerlendirildiği bölümünde davacı şirketle ilgili olarak Osman A.'ın şirket temsilcisi olduğundan hareketle 1, 2, 26, 45,
47, 73, 74, 82 ve 86 numaralı tespitler dikkate alınarak 4054
sayılı Kanunun 4. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varılıp,
aynı Kanunun 16. maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları
uyarınca 2001 yılı net satışlarının %4'ü oranında idari, para
cezası takdir edilmiş ise de, soruşturma raporunda Osman
A.'ın Medisis Mühendislik ve Ticaret Ltd. Şirketi'nin temsilcisi
olduğu belirtildiğinden ve söz konusu tespitler adı geçen şirket
hakkında sonuç doğuracağından, ayrıca davalı idarece aksi
yönde bir delil de ileri sürülemediğinden, anılan tespitlerin
davacı şirket aleyhine kanıt olarak kabul edilemeyeceği açıktır. Ancak, temyiz istemine konu karara ilişkin dosyanın incelenmesinden, aralarında davacı şirketin de bulunduğu tıbbi
sarf malzemeleri pazarında faaliyet gösteren soruşturma tarafı
teşebbüslerin, hastanelerden konsinye malzemelerin çekilmesine ve hastanelere mal verilmemesine ilişkin olarak hazırlanan 17/01/2002 tarihli bildiriye imza attıkları ve aynı içerikteki
30/01/2002 tarihli yazıyı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı
Y. O. 'a gönderdikleri (Tespit 25) anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı şirketin söz konusu fiili nedeniyle 4054 sayılı
Kanunun 4. maddesini ihlal ettiği açık olduğundan, dava konusu Kurul kararının, davacı şirkete idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Kararların devamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
DANIŞTAY DAİRE KARARI
COUNCIL OF STATE CHAMBER DECISION
DANIŞTAY
5. DAİRE
Esas No.
2014/449
İlgili Kanun/Madde
2577 s. İYUK/7, 51
Karar No. 2014/3077
Tarihi:
09.04.2014
• KANUN YARARINA BOZMA TALEBİ
• ATAMA NEDENİYLE VERİLMEYEN YOLLUĞUN
ÖDENMESİ İSTEMİ
ÖZETİ: Davacıya tebliğ edilen atama işleminde “harcırahsız” ibaresi
bulunmamakta ise; ilgilinin, atama işleminden doğan harcırahının tarafına ödenmesi için yaptığı başvuru, 2577 sayılı
Yasa kapsamında olup, bu başvuru üzerine kurulacak işlemin
iptali istemiyle açılacak davanın süresinin de 10. madde hükmüne göre belirlenmesi gerekmektedir. Davacının atanmasına
ilişkin işlemde atamanın harcırahsız yapıldığı yolunda herhangi bir ibarenin bulunmaması ve dosyada bu yönde bir
belge ya da bilginin yer almaması karşısında, harcırah ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun, 2577 sayılı Kanunun kapsamında yapılmış bir başvuru olarak kabulü zorunludur. Bu
nedenle davacının yeni görevine başlama tarihinin dava açma
süresi için başlangıç olarak alınması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Kararların devamına, dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
A N A Y A S A MA HKE ME S İ
KA R A R L A R I
TURKISH CONSTITUTIONAL COURT
DECISIONS
ANAYASA MAHKEMESİ KARARLARI
TURKISH CONSTITUTIONAL COURT DECISIONS
Resmi Gazete Tarihi: 24.07.2014
Resmi Gazete Sayısı: 29070
Esas Numarası: 2013/102
Karar Numarası: 2014/57
Karar Tarihi: 27.03.2014
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Bursa 3. İcra Hukuk Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas
Kanunu’nun;
1- 18.2.1965 günlü, 538 sayılı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına ve Bu Kanuna Bazı Madde ve Fıkralar Eklenmesine
Dair Kanun’un 15. maddesiyle eklenen 25/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“...şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını...” ibaresinin,
2- 31.5.2005 günlü, 5358 sayılı İcra ve İflas Kanununda Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun'un 12. maddesiyle değiştirilen 341. maddesinin,
Anayasa'nın 41. maddesine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar verilmesi
istemidir.
VI- SONUÇ
9.6.1932 günlü, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun, 18.2.1965 günlü, 538 sayılı Kanun‘un 15. maddesiyle eklenen 25/a maddesinin birinci fıkrasında yer alan
“...şahsi münasebette bulunmasına mani olunmamasını... ” ibaresinin Anayasa'va aykırı
olmadığına ve itirazın REDDİNE, 27.3.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Resmi Gazete Tarihi: 22.07.2014
Resmi Gazete Sayısı: 29068
Esas Numarası: 2013/88
Karar Numarası: 2014/101
Karar Tarihi: 04.06.2014
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 7. İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 1- 24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar
Kanunu’nun 29.6.2006 günlü, 5536 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 102.
maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin,
2- 10.10.1984 günlü, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinin beşinci fıkrasının,
Anayasa Mahkemesi Kararları
90
Anayasa’nın 2., 7. ve 128. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptallerine karar
verilmesi istemidir.
VII- SONUÇ
A- 24.2.1983 günlü, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 29.6.2006
günlü, 5536 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değiştirilen 102. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
B- 10.10.1984 günlü, 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinin beşinci fıkrasının, “Başbakanlık Müsteşarı” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE, iptal hükmünün, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216
sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK DOKUZ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, 4.6.2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
Anayasa Mahkemesi Kararlarının tam metinlerine,
dergimizin Ağustos 2014 tarihli 140. sayısından
ulaşabilirsiniz
LHD - Cilt: 12 / Sayı: 140 / Yıl: 2014
GÜNCEL MEVZUAT
CURRENT LEGISLATION
* Kanunlar
Law Codes
* Resmî Gazete Özetleri
Abstracts of Official Gazette
KANUNLAR
LAW CODES
VATANSIZ KİŞİLERİN STATÜSÜNE İLİŞKİN SÖZLEŞMEYE
KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN
ARAŞTIRMA ALTYAPILARININ DESTEKLENMESİNE DAİR KANUN
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER
CİNSİYET EŞİTLİĞİ VE KADININ GÜÇLENDİRİLMESİ BİRİMİ (BM
KADIN) ARASINDA BM KADIN AVRUPA VE ORTA ASYA BÖLGE
OFİSİNİN İSTANBULDA KURULMASINA İLİŞKİN ANLAŞMANIN
ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN
TERÖRÜN SONA ERDİRİLMESİ VE TOPLUMSAL BÜTÜNLEŞMENİN
GÜÇLENDİRİLMESİNE DAİR KANUN
Kanunlarun tam metinlerine, dergimizin Ağustos 2014
tarihli 140. sayısından ulaşabilirsiniz
RESMÎ GAZETE ÖZETLERİ
ABSTRACTS OF OFFICIAL GAZETTE
KANUNLAR
MİLLETLERARASI ANTLAŞMALAR
TÜZÜK
BAKANLAR KURULU KARARLARI
YÖNETMELİKLER
Aylık resmi gazete özetlerine dergimizin Ağustos 2014 tarihli
140. sayısından ulaşabilirsiniz
ÖNEMLİ BİLGİLER
MAJOR INFORMATIONS
KIDEM TAZMİNATI TAVANI
ASGARİ ÜCRET
YILLIK ÜCRETLİ İZİN SÜRELERİ
İHBAR TAZMİNATI
(AKDİN FESHİNDE BİLDİRİM SÜRELERİ)
İŞSİZLİK SİGORTASI PRİMİ
2014 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2013 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2012 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2011 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2010 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
2009 YILI GELİR VERGİSİ TARİFESİ
KURUMLAR VERGİSİ ORANI
GEÇİCİ VERGİ ORANLARI
KATMA DEĞER VERGİSİ ORANLARI
YENİDEN DEĞERLEME ORANI
DEĞERLİ KÂĞITLAR (2014)
YASAL FAİZLER VE YÜRÜRLÜK SÜRELERİ
TİCARİ TEMERRÜT (AVANS) FAİZ ORANLARI
AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN’A
GÖRE GECİKME ZAMMI ORANLARI
DAMGA VERGİSİ (2014)
HARÇ TARİFESİ (2014)
Yargı Harçları (2014)
NOTER HARÇLARI (2014)
VERGİ YARGISI HARÇLARI (2014)
TAPU VE KADASTRO HARÇLARI (2014)
KİRA ARTIŞINA YARGITAY’CA UYGULANAN ENDEKSLER
ENFLASYON ORANLARI (%) (TUİK Verilerine Göre)
AVUKATLIK ASGARÎ ÜCRET TARİFESİ
CMK AVUKATLIK ÜCRET TARİFESİ (2014)
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU BİLİRKİŞİ ÜCRET TARİFESİ
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU GİDER AVANSI TARİFESİ
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU HAKEM ÜCRET TARİFESİ
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU TANIK ÜCRET TARİFESİ
HMK’YA GÖRE PARASAL SINIRLAR TABLOSU
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI
DÖVİZ KURLARI
Önemli bilgilerin detayları en güncel halleri ile dergimizde
y e r a l m a k t a d ı r v e 4 6 s a y fa d e v a m e t m e k t e d i r
LEGAL HUKUK DERGİLERİ SİPARİŞ FORMU
ORDERING FORM FOR THE LEGAL LAW JOURNALS
Y Ü KS E K MA HKE ME
KA R A R L A R I
ARAMA DİZİNLERİ
INDEX OF SUPREME COURT
DECISIONS
* Kavramlara Göre Arama Dizini
Index of Related Legal Terms
* Kanun Maddelerine Göre Arama Dizini
Index of Related Law Code Articles
KAVRAMLARA GÖRE ARAMA DİZİNİ
INDEX OF RELATED LEGAL TERMS
A
Aile Düzenine Karşı İşlenen Suçlar................................................................ 483
Akıl Hastalığı Sebebiyle Ceza Ehliyetinin Bulunmaması .............................. 470
Alkolmetre ile Ölçüm Yapılmasına Engel Olmak.......................................... 473
Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ............................................................ 431
Arsa Üzerinde Haciz Bulunması .................................................................... 456
Atama Nedeniyle Verilmeyen Yolluğun Ödenmesi İstemi ............................ 492
Atık Su Bedeli ................................................................................................ 390
Avukatın Özen Borcu ..................................................................................... 429
Avukatın Vekalet Görevinden Azli ................................................................ 429
B
Başkaca Şekilde İspatlanması Mümkün Olmayan Halin İspatı...................... 480
Bedelsiz Senedi Kullanma Suçu..................................................................... 425
Bekletici Mesele ............................................................................................. 422
Boşanılan Eşi ile Fiilen Birlikte Yaşanılması................................................. 418
Ç
Çalışmanın Süreklilik Arz Edip Etmediği ...................................................... 384
Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçu.................................................. 483
D
Davadan Feragat............................................................................................. 447
Diyarbakır ve Arazi Ödeneği.......................................................................... 409
Doğrudan veya Dolaylı Olarak Rekabeti Engelleme, Bozma ya da
Kısıtlama......................................................................................................... 487
Dolandırıcılık Suçu......................................................................................... 484
Dürüstlük İlkesi .............................................................................................. 377
E-F
Elektrik Abonelik Sözleşmesi ........................................................................ 399
Elektrik Dağıtım Lisansının Verildiği Tarih .................................................. 399
Erteleme Kararı .............................................................................................. 433
Bütün kararların bu şekilde kavramlara göre arama dizini
d er g i m i z d e yer a l m a k t a d ı r
KANUN MADDELERİNE GÖRE ARAMA DİZİNİ
INDEX OF RELATED LAW CODE ARTICLES
Avukatlık Kanunu (1136)
Madde
Sayfa
174......................................................429
177......................................................447
190......................................................398
307......................................................383
Banka Kartları ve Kredi Kartları
Kanunu (5464)
Madde
Sayfa
44........................................................441
Hukuk Usulü Muhakemeleri
Kanunu (Mülga) (1086)
Madde
Sayfa
428............................................. 399, 405
440......................................................427
Borçlar Kanunu (Mülga) (818)
Madde
Sayfa
50........................................................403
51........................................................403
İcra ve İflas Kanunu (2004)
Madde
Sayfa
179......................................................433
277......................................................437
71........................................................425
72........................................................428
Ceza Muhakemeleri Kanunu (5271)
Madde
Sayfa
135......................................................466
223......................................................466
231......................................................478
Ceza Muhakemesi Kanununun
Yürürlük ve Uygulama Şekli
Hakkında Kanun (5320)
Madde
Sayfa
8..........................................................483
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
(6100)
Madde
Sayfa
Gç3.............................................383, 390
2..........................................................441
3..................................................355, 395
33........................................................437
46........................................................357
139......................................................397
İdari Yargılama Usulü Kanunu
(2577)
Madde
Sayfa
51........................................................492
7..........................................................492
İş Kanunu (4857)
Sayfa
Madde
2..........................................................453
4..........................................................384
20........................................................414
36........................................................417
41........................................................411
Kadastro Kanunu (3402)
Madde
Sayfa
4..........................................................446
Bütün kararların bu şekilde kanun maddelerine göre arama
dizini dergimizde yer almaktadır.
LEGALBANK ABONELİK FORMU
SUBSCRIPTION FORM FOR THE LEGALBANK LEGAL DATABASE
Download

lhd AĞUSTOS 140 broşür