SAYFA 16
y
2 Aralık 2014 Salı
SIYAH
MAVI KIRMIZI
SARI
Galapagos’ta ‘hediyelik eşya’ dükkânı
.
Galapagos Adaları’ndaki yaban hayat, yerliler ve bilim
insanları arasındaki yer savaşı yüzünden tehlike altında.
Araştırmacıların açtığı ve haftada 8 bin dolarlık satış yapan
hediyelik eşya dükkânları bu sebeple kapatıldı.
İklim Değişikliği
Taraflar Toplantısı
Peru
İklim, emek, adalet:
COP20 başladı
1
Nükleer ÇED Raporu Putin’in geldiği gün onaylandı
Putin gelmese de
o karar gelirdi!
Nükleerin Nihai ÇED raporu Çevre Bakanlığı’nca onaylandı. Dava açmaya hazırlanan Ekoloji
Kolektifi’nden Avukat Erdem: Karar Putin gelmese de çıkardı. Bakanlık tüm bilgileri gizledi
n
Seçil Türkkan
M
ersin’in Gülnar ilçesi
yakınlarına yapılması
planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santralına (NGS) ilişkin
Nihai Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu, bütün eksiklere rağmen
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından
onaylandı. Onay ise, Rusya Devlet Başkanı
Vladimir Putin’in enerji gündemiyle Türkiye’yi ziyaret edeceği gün geldi.
İtirazlar dikkate alınmadı
ÇED raporunun kamuoyuna oldukça geç
açıklanmasından sonra Akkuyu NGS’nin
Bakanlığa sunduğu 3 bin sayfalık rapora pek
çok demokratik kitle örgütü itiraz etmiş, bu
itirazları 24 Temmuz’daki İDK (İnceleme
Değerlendirme Kurulu) toplantısına katılan
Ekoloji Kolektifi, TEMA ve Greenpeace de
yinelemişti. Ayrıca 3 bin adet itiraz dilekçesi
de Bakanlığa gönderilmişti.
TEMA atıkların bertarafının nasılyapılacağına raporda belirtilmediğine dikkat çekmiş
ve nükleer santral projesinin Türkiye mevzuatındaki sınanmışlık ilkesine uymadığını
vurgulamıştı.
Ekoloji Kolektifi atıkların Rusya tarafından alınmayacak oluşunun maliyeti
yükselteceğini ve maliyet analizinin yeniden
gözden geçirilmesi gerektiğine dikkat çekmiş,
Greenpeace ise acil durum ile olası kaza hallerindeki senaryoların detaylandırılmadığını
belirtmişti.
Bakanlık süreci gizledi
Ekoloji Kolektifi Üyesi Avukat Cömert
Uygar Erdem ise sürecin kamuoyu ve itiraz eden kurumlardan Çevre Bakanlığı’nca
gizlendiğine vurgu yaparak, yargı sürecinin
başlayacağını belirtti.
Erdem: "Revize ÇED raporunun Bakanlığa sunulduğunu 5 Nisan'da AA kaynaklı
haberlerden öğrendik. İDK toplantısı olduğunu, Bakanlık sitesinin en ücra köşesinden
öğrendik. ÇED raporunun onaylandığını yine
AA kaynaklı haberlerden duyduk. Bakanlık
internet sitesinde herhangi bir duyuru yok.
Herkes, kararı Putin'in gelmesine bağlıyor
ama Putin gelmese bu karar paket yapılıp
kendisine gönderilirdi. Sürece ilişkin tüm
bilgiler Bakanlıkça gizlendi. İDK toplantısına
sunulan görüşler bilgi edinme hakkı kapsamında yurttaşlara verilebilir diye karar veren
Başbakanlık Bilgi Edinme Değerlendirme
Kurulu, Bakanlık görevlileri ile 23 Ekim
tarihinde yaptığı ve uyuşmazlığın diğer tarafı
olan bizleri çağırmadığı toplantı sonrasında, verdiği kararını değiştirdi. Şimdi yargı
sürecine giriyoruz. Büyük bir gizem içerisinde
işletilen Akkuyu NGS ÇED sürecinde neler
yapıldığını dava dosyasına sunulan belgeler
ile göreceğiz.” dedi.
992’deki Rio Dünya Zirvesi’nde imzaya
açılan BMİDÇS (Birleşmiş Milletler
İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi) ile
yola çıkan ve ilki 1995’te gerçekleşen İklim
Değişikliği Taraflar Toplantısı (COP) serisinin 20.’si Peru’nun başkenti Lima’da dün
itibariyle başladı. Kısa bir süre önce yayınlanan IPCC (Hükümetlerarası İklim Değişikliği
Paneli) 5. Değerlendirme Sentez Raporu
sayesinde atmosferdeki seragazı miktarındaki durdurul(a)mayan artış ve buna bağlı
küresel ortalama sıcaklıklardaki yükselişe
dair bilimsel açıdan bir şüphemiz yok. Dahası
1990’da yayınlanan ilk IPCC raporundan beri
iklim değişikliğinin sadece semptomlarına ve
sonuçlarına değil nedenlerine de daha net
biçimde aşinayız: Fosil yakıtlara bağımlı karbon-yoğun ekonomik büyüme modeli, adına
‘dünya’ dediğimiz evrendeki bu küçük mavi
bilyeyi mahvediyor. 20 yıldan fazla süredir
iklim krizine çözüm üretemeyen devletlerarası müzakerelerin yeni hedefi ise önümüzdeki
sene Paris’te düzenlenecek zirvede yeni bir
anlaşmaya varmak. Bu anlamda 1-12 Aralık
arası Lima’da toplanan COP20 yeni bir küresel iklim anlaşmasının mimarisini oluşturmak
adına büyük önem taşıyor.
İplerinden kopmuş biçimde varil başına
70 doların altına gerileyen petrol fiyatları,
doğalgaz bağımlılığını azaltma iddiasıyla
kömür üretimine/tüketimine abanan Türkiye
gibi ülkelerin kalkınmacı tepkileri ve doğal
varlıkları metalaştıran karbon ticareti, ekosistem hizmetleri ödemeleri gibi yaklaşımlarca
kuşatılmış iklim müzakerelerinin Lima’daki
bu ayağından elle tutulur bir sonuç çıkabileceği meçhul. Yine de COP20 iklim adaleti
mücadelesinin sadece kömür, petrol, doğalgaz karşıtlığından değil, Ermenek’teki gibi
kömür madencileri, Yatağan’daki gibi termik
santral işçileri ve Yırca’da zeytin ağaçları
kesilen çiftçiler gibi toplumsal hareketlerin
bir araya gelmesinden geçtiğini göstermesi
açısından önemli bir dönemeç. Peru Amazon’larındaki yaşam alanlarının petrol üretimi
için talanına karşı duran yerli halklarla, bir
sonraki zirvenin ev sahibi olacak nükleer zengini Fransa’daki ‘planlı ekonomik küçülme’
(décroissance) hareketlerini bir araya getiren
bir platform.
‘Sözleri eyleme dönüştürmek’
‘Siyanürü fabrikada öğrendim’
O
rdu'nun Fatsa ilçesi Bahçeler köyünde Altıntepe
Madencilik tarafından
işletilmek istenen siyanürlü altın
madenine karşı ekim ayından beri
çadırlı direniş sürerken, siyanürü
yerinde görüp tanıyıp bu yüzden
mücadeleye destek veren köylüler
de var. Sarıhalil köyündeki caminin
Ormanlar Hattat’a feda
n
Amasra’da HATTAT Holding
tarafından yapılması planlanan
termik santralın daha ÇED raporu onaylanmadan elektrik iletim
hattı için 43 bin ağacın kesimine
başlanmasına Bartın Platformu
tepki gösterdi. Platform adına
yapılan açıklamayı okuyan Berrin
Küçüktabak, “Kesim termik
santral ÇED sürecinin sonucunu
beklemeden yangından mal kaçırır gibi başlatıldı. Biz buradan
Bartın Valiliğini yapılan orman
katlini son vermeye çağırıyoruz.
Bir an önce harekete geçmeliler"
dedi. Ahmet Öztürk
hat işlemelerini yapanlardan 25
yaşındaki Rıdvan Uygun siyanür
konusunda bilgilendirilmediklerini fakat maddeyi başka bir yolla
tanıdığını anlatıyor. Daha önce
İstanbulda çatal kaşık parlatmak
için siyanür kullanılan bir fabrikada
çalışmış. Anlattığına göre ellerinde
eldiven ve ince bir maskeyle çatal
ve kaşıkları siyanür havuzlarına
batırıp çıkarıyorlarmış. Şirket,
solunduğu takdirde göz ve ciğerlere
zararı olduğunu hatta ciğeri direkt
yaktığını anlatmış. Uygun “Elbiseye
denk gelse orayı yakıyordu, ben de
korktum ayrıldım, köye döndüm”
diyor. Kendisi bu yüzden siyanürü
yakınında istemediğini belirtiyor.
Yırca’ya yeni fidanlar
n
Kolin İnşaat’ın
termik santral yapmak
için sabaha
karşı 6 bin
zeytin ağacını
kesmesinden sonra çok sayıda kişi
zeytin fidanı dikmek üzere Soma'ya
bağlı Yırca'ya gitti. Haftasonu da
Tamzara Turizm, Kibrit Kutusu Cafe
ve Anatolia Vosvos Derneği'nin
topladığı 500'ü aşkın zeytin fidesini
köylülere teslim etti. Yırcalılar mahkemenin nihai kararını vermesini
ve toplanan ağaçların dikilmesini
bekliyor. Mustafa Dermanlı
İklim zirveleri elbette sadece hükümetlerarası resmi müzakerelere ve şirket lobilerine
ev sahipliği yapmıyor. Bu bağlamda 2009’da
Kopenhag’daki fiyaskodan beri ulus-aşırı
örgütlenen ve mevzi kazanan gençlik hareketleri (YOUNGO), 10. İklim Değişikliği
Gençlik Konferansı’nda (COY10) 28-30
Kasım tarihlerinde Lima'da, 9 farklı organizasyonun ortak çalışması ve 100'den fazla
gönüllünün katkılarıyla buluştu. Dünyanın
farklı yerlerinden 600’den fazla genç iklim
aktivisti, akademisyen ve genç profesyonelin
katıldığı etkinlikte, farklı çalışma grupları
altında bilgilendirme, kapasite geliştirme ve
ağ oluşturma amaçlı oturumlar düzenlendi.
“Sözleri eylemlere dönüştürmek” başlığı taşıyan etkinlikte, iklim değişikliği bağlamında
farklı ölçeklerde dönüşüm, uyum, yenilik ve
kalkınma gibi kavramlar tartışıldı.
Konuşma fırsatı bulduğumuz COY10 koordinatörlerinden Andrea Rivera, COP20'nin
Peru için önemli bir fırsat olduğunu, bugüne
kadar oluşamamış iklim hareketinin temellerinin atıldığını ve gençliğin farkındalığının
arttığını belirtti. Rivera, bu bağlamda gençlik
konferansının iki ana hedefinin, gençlerin
iklim krizi konusunda bilgilendirilmesi ile
iklim aktivistleri için yaratıcı direniş, örgütlenme ve müzakere gibi konularda kapasite geliştirme ve ağ oluşturmak olduğunu
belirtti. Rivera aynı zamanda Latin Amerika
gençliğinin örgütlenmesini sağlayan benzer
etkinlikler oldukça küresel güneyin, iklim
adaleti konusunda geleceğe umutla bakabildiğini söyledi. Harekete geçmek için kısıtlı
zaman olduğunu da belirten Rivera, gençlerin
gezegenin geleceğini belirlemek için ortak
bir dil kurması gerektiğini vurguladı. Bu fikre
paralel olarak Gençlik Zirvesi’nin kapanış
bildirisi #UnaAccionMas (#BirEylemDaha)
başlığıyla kabul edildi.
Önümüzdeki günlerde COP20’den haberler, iklim gündemi ve diğer gelişmelerle
karşınızda olacağız.
* Cemre Kutluay (Bağımsız araştırmacı)
* Lara Aysal (Bağımsız araştırmacı/oyuncu)
* Ethemcan Turhan (Mercator-IPC araştırmacısı)
Download

İklim, Emek, Adalet: COP20 Başladı