AVUKAT
M.Alp PESOK
Mecidiyeköy Yeniyanyol, Celilağa İş Merkezi, No: 10 Kat.10
Tel: (0212) 213 98 00 pbx - Fax : (0212) 213 99 44
Mecidiyeköy- Şişli /ISTANBUL
İNSAN HAKLARI AVRUPA KOMİSYONU
AVRUPA KONSEYİ
STRASBOURG
I-TARAFLAR :
BAŞVURU SAHİBİ
: Her Davacının İsim-Soyad, T.C.Kimlik Numarası ve
Adresleri Ayrı Ayrı Yazılmıştır.
TEMSİLCİSİ
: Av.M.Alp PESOK
Mecidiyeköy Yeni yan yol Cad. Celilağa İş Merkezi No:10
Kat:10 – Şişli
Istanbul/TÜRKİYE
: Türkiye Cumhuriyeti Devleti
KARŞI TARAF
II-OLAYLARA İLŞKİN AÇIKLAMALAR:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. Maddesine göre, İş
Mahkemelerinin verdiği Kararlara karşı Karar Düzeltme yolu kapalı
olduğundan, İÇ HUKUK YOLLARI TÜKETİLMİŞTİR.
Son Yargıtay Kararı, tarafımızdan 18.01.2012 tarihinde
Tebellüğ edilmiştir. 6 aylık başvuru süresi, bu tarihte başlamıştır. (EK-1)
6 aylık başvuru süresi içerisinde bu dava açılmıştır.
Müvekkilimiz, Türk Hava Yolları A.O. işvereni yanında, işçi olarak
çalışmıştır. 200 ün üzerindeki iş arkadaşları ile birlikte,
“….Yer işletme hizmetlerinin TGS firmasına devredilmesine
bağlı olarak gerçekleştirilen yeniden yapılanma sonucunda ortaya çıkan
istihdam fazlalığı nedeniyle organizasyon ihtiyacına uygun başka bir
birimde görevlendirilme olanağınız da bulunmadığından, iş sözleşmeniz,
İcra Komitesinin…..gün ve …..sayılı kararı ile 4857 sayılı İş Kanununun
18. maddesi gereği….”
Gerekçesi ile işten çıkartılmıştır.
Müvekkilimiz, Çalışması sırasında, Türk Hava Yolları A.O. da 50 yıla
yakın süredir üyeleri adına Toplu İş Sözleşmesi imzalamış bulunan Hava İş
Sendikasına üye olmuş, çalıştığı süre boyunca, Türk Hava Yolları A.O.
İşletmesinde uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmelerinden yararlanmıştır.
Müvekkilimizin İş Sözleşmesinin feshedildiği tarih itibariyle, 01.01.200931.12.2010 yürürlük süreli, 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi yürürlüktedir.(EK-2)
Davalı şirket ile, Müvekkilimizin üyesi olduğu Hava İş Sendikası arasında
imzalanmış bulunan, 01.01.2009-31.12.2010 yürürlük süreli Toplu İş
Sözleşmesinin, SENDİKA ÜYELİĞİNİN GÜVENCESİ başlıklı 8.Maddesinin (B)
şıkkının birinci bendi;
1
“Sendika üyesi personelin; çalıştığı işyerinin kısmen veya
tamamen kapanması halinde veya işyerinin başka bir işverene
devredilmesi halinde, işveren, işçiyi işletmenin başka işyeri veya
bölümlerinde istihdam eder.”
Demektedir.
Anayasaya, Yasalara ve özellikle, taraflarının serbest iradeleri ile
imzaladıkları Toplu İş Sözleşmesine ve bu Toplu İş Sözleşmesinin çok açık bir
şekilde düzenlenmiş bulunan 8. Maddesine aykırı bir şekilde işten çıkartılan,
Müvekkilimiz ile birlikte, 200 ün üzerindeki işçilerin, Bakırköy İş
Mahkemelerinde açtıkları davaların tamamında, Davacı işçiler, davalarında ve
taleplerinde haklı bulunmak suretiyle Yerel Mahkeme tarafından, İşe İadelerine
Kararlar verilmiştir. Davacılara ait Dava Dilekçeleri ve Mahkeme Kararları
ektedir.(EK-3) ve (EK-4)
Yine Müvekkilimizle birlikte 200 ün üzerindeki işçinin talepleri
doğrultusunda lehlerine verilen Kararlar, THY A.O.nun Kararları Temyiz etmesi
üzerine,
Yargıtay tarafından;
Anayasaya, Yasalara ve özellikle, taraflarının serbest iradeleri ile
imzaladıkları Toplu İş Sözleşmesine ve bu Toplu İş Sözleşmesinin çok açık bir
şekilde düzenlenmiş bulunan 8. Maddesine aykırı bir şekilde,
Hatta, Yargıtay’ın daha önce başka işverenlerle ilgili olarak verdiği,
emsal Kararlara da aykırı bir şekilde bozulmuştur. Davacılara ait Bozma
Kararları ektedir.(EK-5)
Bozma sonrası,
4857 sayılı İş Yasasının 20. Maddesinin 3. paragrafında yer alan;
“..Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde
kesin olarak karar verir.” Hükmü uyarınca, Mahkemelerin eski Kararlarında
ısrar etme olanağı bulunamamıştır.
Bakırköy İş Mahkemeleri, bu defa Yargıtay’ın Bozma Kararları uyarınca,
prosedür tamamlanınca, zorunlu olarak, Davanın Reddine Karar vermiştir.(EK-6)
Bu Red Kararı, Müvekkilimiz tarafından Temyiz edilmiş ise de, sonuç
alınamamış, Red Kararı Yaygıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından ONANMAK suretiyle
Kesinleşmiştir. Yargıtay Kararları ve kesinleşme şerhleri Ektedir(EK-7)
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. Maddesine göre, İş
Mahkemelerinin verdiği Kararlara karşı Karar Düzeltme yolu kapalı
olduğundan, Böylece, İÇ HUKUK YOLLARI TÜKETİLMİŞTİR.
Son Yargıtay Kararı, tarafımızdan Tebellüğ edilmekle, 6 aylık
başvuru süresi içerisinde bu dava açılmıştır.
III-İLERİ SÜRÜLEN SÖZLEŞMEYE AYKIRILIKLAR
VE İLGİLİ DAYANAKLARA İLİŞKİN AÇIKLAMALAR:
1-ADİL YARGILAMA YAPILMAMIŞTIR. (AİHS MD 6)
2- DERNEK KURMA VE TOPLANTI ÖZGÜRLÜĞÜ. (AİHS MD 11)
Sendikalar Kurmak Ve Sendikalara Katılmak
Hakları’nın Asıl Amacı Olan
Toplu İş Sözleşmesi Hükmü Ve Toplu İş Sözleşmesi
Özerkliği,
2
Ortadan Kaldırılmıştır.
3-ETKİLİ BAŞVURMA HAKKI TANINMAMIŞTIR. (AİHS MD. 13)
4-AYRIMCILIK YAPILMIŞTIR. (AİHS MD. 14)
1-)4857 sayılı İş Yasasının 20. Maddesine göre, yerel Mahkemenin 2 ay
içerisinde, Yargıtay’ın da 1 ay içerisinde Karar vermesi gerekmektedir.
Buna uyulmamıştır.
Adil yargılama yapılmamıştır.
2-)Yargıtay, Yöneticileri, Siyasi irade tarafından belirlenen
Davalı THY A.O için, bu dosyada, tarafları farklı olan dosyalarda verdiği
Kararların, tersine Kararlar vermiştir.
Adil yargılama yapılmamıştır.
Etkili başvurma hakkı ortadan kaldırılmıştır.
Ayrımcılık yapılmıştır.
a)Toplu İş Sözleşmesinde çalışanları koruyucu nitelikte konulan aynı
doğrultudaki hükümleri, İşveren başka gerçek veya tüzel kişilik ise “İşverenin
girişim özgürlüğüne” aykırı bulmamış, geçerli kabul etmiştir. (EK-8)
Ancak,
Davalı İşvereni, T.C.Hükümeti tarafından seçilen, Hukuken kamu
teşekkülü olmamakla birlikte, fiilen Kamu’ya ait THY A.O. işletmesinde, aynı
mahiyetteki Toplu İş Sözleşmesi Hükmünü,(TİS 8. Md.) “İşverenin girişim
özgürlüğünü ortadan kaldırdığı” gerekçesiyle geçersiz saymıştır.(EK-5) de.
Böylece, Müvekkilimizi,
Adil Yargılamadan mahrum bırakmıştır.
Etkili başvurma hakkını ortadan kaldırmıştır.
Ayrımcılık yapmıştır.
b) 4857 sayılı İş Yasasının 2. maddesinin 6 ve 7. paragrafında aynen;
“Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet
üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde
işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren
işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde
aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan
ilişkiye asıl işveren- alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt
işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş
sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden
doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak
çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha
önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi
halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme
dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl
işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile
teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek
alt işverenlere verilemez.
Denmektedir.
3
Yargıtay, bu hükmü, Eğer, İşveren başka gerçek veya tüzel kişilik ise
Yasa’nın amacına uygun olarak uygulamış, Yasada çok özel olarak belirtilen işler teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler- hariç, Asıl işlerde, Alt
işveren ilişkisi kurulamayacağını belirtmiştir.(EK-9)
Dosyamızda ise, İşvereni, T.C.Hükümeti tarafından seçilen,
Hukuken kamu teşekkülü olmamakla birlikte, fiilen Kamu’ya ait THY A.O.
işletmesinde, aynı Kanun hükmünü farklı uygulamıştır. Bozma Kararında, Asıl
İşteki Alt İşveren uygulamasını geçerli kabul etmiştir
Havacılığın asıl işi olan ve hiçbir şekilde, teknolojik nedenlerle uzmanlık
gerektirmeyen “Havacılığın Yer Hizmetlerini” TGS adlı firmaya devrettiğini
belirten THY nın bu işlemini, Geçerli Alt İşveren ilişkisi olarak kabul etmiş, geçerli
kabul etmiş, ona göre hüküm oluşturmuştur.(EK-5)
Daha doğrusu, Yargıtay, yasanın bu hükmü ile bu konudaki örnek
kararlarını, huzurunuzdaki bu uyuşmazlıkta, “yok” kabul etmiştir.
Böylece, Müvekkilimizi,
Adil Yargılamadan mahrum bırakmıştır.
Etkili başvurma hakkını ortadan kaldırmıştır.
Ayrımcılık yapmıştır.
c)Yargıtay, Yasa gereği ve bu konudaki örnek Kararlarında, “Muvazaa”
nın, taraflar ileri sürmese ve bu konuda delil bildirmese dahi, Mahkeme tarafından
Re’sen değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu belirtmesine rağmen (EK9) ve (EK-10)
Huzurunuzdaki dosyamızda,
Yöneticileri T.C.Hükümeti tarafından seçilen, Hukuken kamu
teşekkülü olmamakla birlikte, fiilen Kamu’ya ait THY A.O. işletmesinde,
Hukuk kaidelerinin ve örnek Kararlarının tersine bir değerlendirme ile, Sanki,
Muvazaa durumu Re’sen araştırılacak bir durum değilmiş gibi, Yargıtay tarafından
Karar oluşturulmuştur.Davacının hakkı peşinen ortadan kaldırılmıştır.(EK-5)
Mahkemelerin, Toplu İş Sözleşmesinin çok açık bir şekilde düzenlenmiş
bulunan 8.Maddesi uyarınca, diğer konularda inceleme yapma gereksinimi dahi
duymadan, davanın kabulü doğrultusunda verdiği kararı,
Yargıtay, Adil Yargılanma hakkı ve ayrımcılık yasağı ile bağdaşmayacak
şekilde ortadan kaldırırken, verdiği karar gerekçelerinden biri olarak da,
“Davacı vekili, işin alt işverene verilmesinin muvazaaya
dayandığını ileri sürmüşse de asıl işveren-alt işveren ilişkisinin
muvazaaya dayandığına ilişkin yeterli delil sunulmamış olup, dosyadaki
bilgi ve belgelere göre ilişkinin kanuna uygun ve muvazaaya
dayanmadığı anlaşılmaktadır.”
Gerekçesini göstermiştir. .(EK-5)
Bu gerekçe, Hukuka ve dosya içeriğine taban tabana zıttır.
Davanın reddedilmesini temin edebilmek için, zorlama olarak
yaratılmak istenen hukuk dışı bir gerekçedir.
-Yukarıda da belirttiğimiz gibi,
TİS nin 8. Maddesindeki açık hüküm uyarınca Bakırköy İş Mahkemesi
tarafından, davanın kabulüne Karar verildiğinden, dosyada başkaca bir konunun
araştırılmasına dahi gerek duyulmadan, karar oluşturulmuştur.
-Bu nedenle, TİS nin 8. Maddesinin açık hükmü karşısında, tarafların
hiçbir delilinin toplamasına ihtiyaç duyulmamış ve toplanmamıştır.
4
-Bu bakımdan ”Davacı vekili, işin alt işverene verilmesinin
muvazaaya dayandığını ileri sürmüşse de asıl işveren-alt işveren
ilişkisinin muvazaaya dayandığına ilişkin yeterli delil sunulmamış olup..”
Gerekçesi hukuka ve dosya içeriğine aykırıdır.
-Kaldı ki, “Muvazaa” Yargıtay’ın çok sayıda örnek kararında da belirttiği
gibi, Mahkeme tarafından re’sen incelenmesi gereken bir husustur.
Yargıtay,
Genel Hukuk kaideleri, dosya içeriği ve bu konudaki örnek kararlarını,
huzurunuzdaki bu uyuşmazlıkta, “yok” kabul etmiştir.
Yargıtay,
Yasa gereği ve bu konudaki örnek Kararlarında, “Muvazaa” nın, taraflar
ileri sürmese ve delil bildirmese dahi, Mahkeme tarafından Re’sen
değerlendirilmesi gereken bir durum olduğunu belirtmesine rağmen,
Huzurunuzdaki dosyada,
İşvereni T.C.Hükümeti tarafından yani Türkiye’yi yöneten siyasi
irade tarafından seçilen, Hukuken kamu teşekkülü olmamakla birlikte, fiilen
Kamu’ya ait THY A.O. işletmesinde, Hukuk kaidelerinin ve örnek Kararlarının
tersine bir değerlendirme ile,
Sanki, Muvazaa durumu Re’sen araştırılacak bir durum değilmiş gibi
Yargıtay tarafından Karar oluşturulmuştur.
Bununla da yetinilmeyerek,
Mahkeme tarafından deliller toplanmış da, davacı tarafından Muvazaa
konusunda delil sunulmamış gibi, davanın ve hakkın, peşinen önünü kapamak
amacıyla, dosya içeriği ile bağdaşmayan, zorlama gerekçe ile karar oluşturmuştur
Böylece, Müvekkilimizi,
Adil Yargılamadan mahrum bırakmıştır.
Etkili başvurma hakkını ortadan kaldırmıştır.
Ayrımcılık yapmıştır.
d) “İş Güvencesi” veya “işe iade” Hukuk anlayışında, “geçerli sebeple
fesih” te, “Son Çare” ilkesi değerlendirilirken, İşveren ile “organik bağı”
bulunan diğer İşveren/İşyerinde de istihdam olanağının olup olmadığı
değerlendirilir.
THY A.O ile Alt işveren olarak işleri devrettiğini ileri sürdüğü
TGS Yer Hizmetleri A.Ş. arasında “organik bağ” bulunmaktadır.
Davanın yürütümü sırasında da belirttiğimiz ve delillendirdiğimiz gibi;
Alt işveren durumundaki TGS firması, önce %100 sermeyesi THY A.O
tarafından karşılanmak suretiyle kurulmuş, daha sonra %50 hissesi bir başka
şirket olan HAVAŞ firmasına devredilmiştir.
Bunun dışında, TGS firmasının kurucuları ve yöneticileri, THY A.O. nun
Yönetim Kurulu başkan ve üyeleri ile Genel Müdürü ve İnsan Kaynakları
Müdürüdür.
Bu durumu resmi bir şekilde belirleyen 08.10.2009 tarihli ve 7413 sayılı
Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi ektedir.(EK-11)
Şu anda dahi,
THY nin Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi TOPÇU, aynı zamanda, TGS
firmasının da Yönetim Kurulu Başkanıdır. THY A.O nun birçok yöneticisi,
aynı zamanda TGS firmasının da yöneticisidir.
5
Özetle,
THY A.O ile TGS Yer Hizmetleri A.Ş. arasında, Hukuken de,
fiilen de “Organik Bağ” bulunmaktadır. Dosyada da sabit olmuştur.
Asıl İşverenle Alt İşveren arasında Organik Bağ olması
sebebiyle, “son çare” ilkesi uyarınca, Alt işveren olarak gösterilen, TGS
Yer Hizmetleri A.Ş. de de, istihdam etmekle yükümlüdür.
TGS firmasına bu dönemde 1000’lerce işçi alınmıştır.
Yargıtay,
Davalı THY A.O dışındaki işverenlere karşı açılan davalarda,
“Organik bağ” araştırılarak, organik bağ var ise, işvereni, organik bağı
olduğu işyeri veya işletmede de istihdamla yükümlü tutarak, “son çare”
ilkesine göre, işe iadesine karar vermiştir. Buna dair örnek Mahkeme
Kararı ile bu Kararı ONAYAN Yargıtay Kararı ektedir.(EK-12)
EK-11 de sunduğumuz belge gereği, Organik bağ kesin ve
tartışmasız olduğu halde,
Buna rağmen Davacıya TGS de de iş verilmemiştir.
Bu konunun tüm bilgi ve belgeleri dosyadadır.
Yargıtay, Bozma Kararında, bu durumu değerlendirmemiş, bu
konuda, bilerek, olumlu veya olumsuz değerlendirme dahi yapmamıştır.
Böylece, Müvekkilimizi,
Adil Yargılamadan mahrum bırakmıştır.
Etkili başvurma hakkını ortadan kaldırmıştır.
Ayrımcılık yapmıştır.
Davacı, yukarıda belirttiğimiz 4 Ana konuda,
Davalı İşveren, başka bir işveren ise, Hukuka uygun, çalışanın
hakkını alabilmesi yönünde Kararlar oluşturmuş,
Buna karşılık, Davalı işveren, T.C. siyasi otoritesi tarafından
atanan, THY A.O. olduğunda, tam tersine, karar oluşturmuştur.
Müvekkilimiz,
Adil Yargılanmamıştır. Adil Yargılamadan mahrum bırakılmıştır.
Etkili başvurma hakkı ortadan kaldırılmıştır.
Ayrımcılık yapılmıştır.
DERNEK KURMA VE TOPLANTI ÖZGÜRLÜĞÜ
Sendikalar Kurmak Ve Sendikalara Katılmak
Hakları’nın Asıl Amacı Olan
Toplu İş Sözleşmesi Hükmü Ve Toplu İş Sözleşmesi
Özerkliği, Ortadan Kaldırılmıştır.
Dosyada mevcut 01.01.2009-31.12.2010 yürürlük süreli 22. Dönem TİS
nin 8. Maddesinin (B) bendi aynen;
“Sendika üyesi personelin; çalıştığı iş yerinin kısmen veya
tamamen kapanması halinde veya iş yerinin başka bir işverene
devredilmesi halinde, işveren, işçiyi işletmenin başka işyeri veya
bölümlerinde istihdam eder.
İşverenin , yukarıdaki hallerde ve bunlarla sınırlı olmadan
genel olarak sendika üyesi personel ile ilgili, görev değişikliği yapması
veya görev yaptığı il/ilçe sınırları dışında bir başka iş yerine nakletmesi
halinde;
6
Personel, görev değişikliği veya nakil evrakının kendisine
tebliğinden itibaren 6 işgünü içerisinde, iş sözleşmesinin, ihbar ve
kıdem tazminatları ile 6 aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı
ödenmek suretiyle ikale yolu ile sona erdirilmesini isteyebilir.
İşveren, bu talebe uygun işlem yapmak zorundadır. ….”
Demektedir.(EK-2)
TİS nin bu hükmü, Davalı şirketin, uzun süreden beri, yeni şirketler
kurması, bir kısım faaliyetlerini bu şirketlere devredeceğinin bilinmesi sebebiyle,
ileride yeni uyuşmazlıklara fırsat bırakmamak amacıyla, işçilerin iş güvencesinin
sağlanması amacıyla düzenlenmiştir.
Açık, anlaşılır, net, kesinlik ifade eden bir maddedir.
Bu açık, anlaşılır, net, kesinlik ifade eden maddeye göre, İşveren,
Davacının İş Sözleşmesinin feshine gerekçe gösterdiği hususta, Hava İş Sendikası
üyelerini, işletmenin başka işyeri veya bölümlerinde istihdam etmeyi,
açık, anlaşılır, net, kesin bir şekilde, kabul etmiştir. “İstihdam eder”
demiştir.
“istihdam edebilir” dememiştir…
İşveren, altına imza koyduğu bu TİS ve belirttiğimiz madde hükmü
çerçevesinde işlem yapmak ve müvekkilimizi, işletmenin başka işyeri veya
bölümlerinde istihdam etmeye zorunludur.
Eğer, Türkiye Cumhuriyeti bir Hukuk Devleti ise, Hukuk var ise,……
Huzurunuzdaki uyuşmazlıkta,
Hukuken kamu teşekkülü statüsünde olmamakla birlikte, fiilen Kamu’ya
ait ve Yöneticilerinin tamamı T.C.Hükümeti tarafından seçilen, THY A.O. işvereni;
Toplu İş Sözleşmesinin 8. Maddesinin (B) bendi hükmünü, önceleri tam
olarak uygulamış, kendi beyanlarına göre 1600 civarında personeli, işletmenin
başka işyeri ve bölümlerinde istihdam etmiştir. İşverenin çalıştırmak istediği başka
işyerlerinde çalışmayı kabul etmediğini, TİS deki hüküm uyarınca bildiren, 30 un
üzerinde personel ile “ikale” sözleşmesi yapmak suretiyle kendilerine ihbar+kıdem
tazminatları dışında ilave olarak, 6 aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatını
da ödemiştir.
Ancak,
Daha sonra, Davacı ile birlikte toplam 200 civarında personele ise, bu
maddeyi uygulamamış, bu nedenle huzurunuzdaki uyuşmazlık çıkmıştır.
İşveren, 200 civarında personel ile Davacıyı;
“….Yer işletme hizmetlerinin TGS firmasına devredilmesine
bağlı olarak gerçekleştirilen yeniden yapılanma sonucunda ortaya çıkan
istihdam fazlalığı nedeniyle organizasyon ihtiyacına uygun başka bir
birimde görevlendirilme olanağınız da bulunmadığından, ..”
Gerekçesi ile işten çıkartmıştır.
Oysa,
Yukarıda tam metnini yazdığımız TİS nin 8. Maddesinin (B) bendinde,
İşverenin, açık, net, anlaşılır şekilde düzenlenmiş, “işletmenin başka işyeri
veya bölümlerinde istihdam etme” kabul ve taahhüdünde bulunmuştu.
İşveren, TİS deki bu kabul ve taahhüdüne uymamıştır.
Yerel Mahkemelerin (Bakırköy İş Mahkemelerinin) tamamı,
Davacının ve 200 civarındaki işçilerin tamamının davasını ve talebini;
Toplu İş Sözleşmesinin 8/B madde ve bendi uyarınca ve gerekçesiyle,
7
Diğer hususların incelenmesine ve delillerini toplamaya gerek duymadan
İlk celsede,
TİS nin 8/B maddesi uyarınca, İş sözleşmesinin feshini geçersiz kabul
ederek, talep sahibini, eski işine iadesine karar vermiştir.
Bakırköy İş Mahkemesi tarafından verilen İşe İade Kararı,
Yargıtay tarafından,
Yukarıda, belirttiğimiz,
Adil Yargılama, Etkili başvurma hakkını ortadan kaldırma,
Ayrımcılık yapma, başlığı altında belirttiğimiz, Hukuk ilke ve taahhütlerine aykırı
gerekçeler dışında,
DERNEK KURMA VE TOPLANTI ÖZGÜRLÜĞÜ, sendikalar
kurmak ve sendikalara katılmak Hakları’nın asıl amacı olan toplu iş
sözleşmesi hükmünü ve toplu iş sözleşmesi özerkliğini, ortadan kaldıran,
“..İş sözleşmesinin feshedildiği tarihte işyerinde yürürlükte
bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 8/B maddesinde “sendika üyesi
personelin çalıştığı işyerinin kısmen veya tamamen kapanması halinde
veya işyerinin başka bir işverene devredilmesi halinde, işveren işçiyi
işletmenin başka işyeri veya bölümlerinde istihdam eder..” kuralına yer
verilmişse de, söz konusu kuralın, işverenin geçerli nedenle fesih
hakkını tamamen ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması, Anayasanın
girişim özgürlüğünü düzenleyen 48. maddesine uygun düşmez. Toplu İş
Sözleşmesinin sözü edilen hükmü, işverenin işçiyi işletmenin diğer
işyeri veya bölümlerinde istihdam edebilme imkanı ile sınırlı olarak
geçerli olması gerektiği şeklinde yorumlanmalıdır…”
Gerekçeleri ile,
Yerel Mahkeme olan Bakırköy İş Mahkemesinin vermiş bulunduğu, İşe
İade Kararını, BOZMUŞ, Ortadan kaldırmıştır.(EK-5)
Oysa,
-Toplu İş Sözleşmesinin 8/B maddesinde açıkça belirtilen hüküm,
tarafların serbest iradeleri ile düzenlenmiş bir hükümdür.
-Bu Toplu İş Sözleşmesi, THY A.O yetkililerine silah zoru ile veya hukuk
dışı baskı ile imzalatılmış bir hüküm değildir.
-TİS nin 8/B maddesi daha önce ihtilafsız bir şekilde işveren tarafından
uygulanmış, daha sonra Hukukun dışına çıkılmıştır.
-Yargıtay, verdiği bu Bozma Kararı ile, Hukuka uygun olarak,
büyük zorluklarla mücadele edilmek suretiyle bağıtlanan bu TİS nin 8/B
maddesini, Anayasaya, Yasalara, daha önce kendisinin verdiği diğer
emsal Kararlara, Evrensel Hukuka ve Hukuk anlayışına aykırı bir şekilde,
“yok” saymıştır.
-Madde metninde açıkça, “…..işveren işçiyi işletmenin başka işyeri
veya bölümlerinde istihdam eder..” şeklinde belirtilen hükmü, “…..Toplu İş
Sözleşmesinin sözü edilen hükmü, işverenin işçiyi işletmenin diğer
işyeri veya bölümlerinde istihdam edebilme imkanı ile sınırlı olarak
geçerli olması gerektiği şeklinde yorumlanmalıdır…” şeklinde, Hukuk dışı
ve zorlama bir yoruma gitmiştir.
-Evrensel Hukukun ilkelerine göre, ancak, açıkça yazılı olmayan, ne
dediği tam anlaşılmayan veya anlatımda tereddüt olan hususlarda, “Yorum” a
gidilebilir.
8
TİS nin 8/B Maddesi açıktır,
TİS’nin 8. Maddesi yoruma muhtaç değildir. Metni açıktır. TİS
dosyadadır. Evrensel Hukuk anlayışı ve tekniğine göre, açıkça belirtilen
hususta yorum yapılamaz, açıkça yazılan hususun tersine yorum hiç
yapılamaz. Yapılırsa, Hukuk dışı olur, Hukuk ortadan kalkar.
Bir Hukuk Devletinde, Yargıtay da olsa, açık bir hükmü
Yorumla ortadan kaldırmaya hakkı ve yetkisi yoktur.
-Yargıtay,
“söz konusu kuralın, işverenin geçerli nedenle fesih hakkını
tamamen ortadan kaldıracak şekilde yorumlanması, Anayasanın girişim
özgürlüğünü düzenleyen 48. maddesine uygun düşmez.”
İlave gerekçesiyle de,
Yerel Mahkeme olan Bakırköy İş Mahkemesinin verdiği kararı Bozmuş ve
ortadan kaldırmıştır.
Yargıtay’ın, T.C. Anayasanın 48. Maddesine dayanarak ileri
sürdüğü bu gerekçe,
T.C. Anayasasının, 49. Maddesinde düzenlenen Çalışma hakkı ve
ödevi, 51.Maddesi ile düzenlenen Sendika kurma hakkı, 53.Maddesi ile
düzenlenen Toplu İş Sözleşmesi Hakkı’na aykırıdır.
Yargıtay’ın bu kararı ve gerekçesi;
T.C. Anayasasına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine
aykırıdır.
TİS nin 8/B maddesinin, Yargıtay tarafından, “geçersiz” veya
“yok” kabul edilmesinin değerlendirmesi:
a)Toplu İş Sözleşmesi, Hukuk çerçevesinde, Yasal zeminde bağıtlanmış
bir sözleşmedir. Hem de sıradan bir iş sözleşmesi değil, aileleri ile birlikte 50.000
kişiyi ilgilendiren, adı üzerinde “Toplu” İş Sözleşmesidir.
2822 sayılı TİSGLK’nın 5. Maddesi, TİS’ne konulamayacak
hükümleri açıkça saymıştır. Madde, aynen aşağıdaki gibidir;
“Toplu İş Sözleşmesine Konulamayacak Hükümler
Madde 5 – Toplu iş sözleşmelerine, Devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, milli egemenliğe, Cumhuriyete, milli güvenliğe,
kamu düzenine, genel asayişe, genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı
hükümler ile kanunlarda suç sayılan fiilleri teşvik, tahrik ve himaye
eden veya kanun veya tüzüklerin emredici hükümlerine aykırı hükümler
konulamaz.”
Görüldüğü gibi, TİS’nin 8.Maddesindeki düzenlemenin, 2822/5.
maddesinde belirtilen hususlarla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Maddenin mefhumu muhalifinden, 2822/5. Maddesinde, tahdidi olarak
belirtilen hususlar dışında kalan tüm hususların, TİS ne konulabileceği ve Hukuken
geçerli olacağı, tarafları bağlayıcı olacağı açıkça anlaşılmaktadır.
Buna rağmen, Yargıtay, Hukukla izah edilemeyecek bir şekilde, TİS nin
8/B maddesini “geçersiz” veya “yok” kabul ederek, bir hakkı ortadan
kaldırmıştır.
9
b)2822/5. Madde dışında, Genel Hukuki kaide olarak, T.C.Borçlar
Yasasına göre, Sözleşmeler, Kanunların emredici hükümlerine ve Genel Ahlaka
aykırı olmamak kaydıyla, serbest bir şekilde düzenlenebilir.
TİS’nin 8.Maddesindeki düzenlemenin, Borçlar Yasasında belirtilen
kısıtlama konularıyla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Yasaların emredici kurallarına aykırı bir durum yoktur ve Genel
Ahlaka aykırı bir durum da yoktur.
TİS’ nin açık hükmüne uyulması zorunludur.
Buna rağmen, Yargıtay, Hukukla izah edilemeyecek bir şekilde, TİS nin
8/B maddesini “geçersiz” veya “yok” kabul ederek bir hakkı ortadan
kaldırmıştır.
Girişim Özgürlüğü’nün değerlendirilmesi:
1-Anayasanın 48. maddesinde belirtilen girişim özgürlüğü ile TİS de yer
alan 8. Maddenin hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.
Anayasanın 48. maddesinde ifadesini bulan “Girişim Özgürlüğü”,
öncelikle, Devlete karşı güvence altına alınmış bir özgürlüktür.
TİS nin 8. Maddesindeki düzenlemenin, işverenin girişim özgürlüğü ile
ilgisi bulunmamaktadır.
2-Kaldı ki, TİS, 2 yıllık bir süre için imzalanmıştır. İşveren açısından,
devamlılık arzeden, sınırsız taahhüt içeren bir sözleşme değildir.
3-En önemlisi,
Yukarıdaki durumlar olmasa dahi,
İşverenin girişim özgürlüğü sınırsız değildir.
İşverenin girişim özgürlüğü yanında, Anayasa, 49. Maddesi ile
Çalışma hakkı ve ödevi’ni, 51.Maddesi ile Sendika kurma hakkı’nı,
53.Maddesi ile Toplu İş Sözleşmesi Hakkı’nı da, Hukuk Devletinde olması
gereken, aynı zamanda da uygulanması gereken, diğer özgürlükler olarak
düzenlemiştir.
TİS nin 8. maddesi, bir an için girişim özgürlüğü ile ilgili olsa dahi, bu
özgürlüğün, sınırsız olduğunu düşünebilmek, Hukuk Devleti anlayışı ile
bağdaşmaz.
Girişim özgürlüğünün de sınırı vardır.
Bu sınır, konumuzla ilgisi olmayan konular ve hususlar dışında;
Konumuzla ilgili olarak da, Anayasa’nın 49. maddesindeki Çalışma
hakkı ve ödevi, 51.Maddesindeki Sendika kurma hakkı, 53.Maddesindeki
Toplu İş Sözleşmesi Hakkı ile sınırlıdır.
Girişim Özgürlüğü gerekçe gösterilerek, Anayasa’da mutlak olarak yer
alan, Çalışma hakkı ve ödevi, Sendika kurma hakkı, Toplu İş Sözleşmesi
Hakkı ortadan kaldırılamaz.
Kaldırılırsa buna “Hukuk” denmez.
Bu Anayasal Haklar göz ardı edilerek, zorlama yorumlarla ileri sürülen
“Girişim özgürlüğü” gerekçe gösterilmek suretiyle, TİS nin 8. Maddesinin
hükmünü yok kabul etmenin, hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay’ın bu konudaki değerlendirmesi, Anayasaya ve
Hukuka uygun değildir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine aykırıdır.
10
TİS deki düzenleme Anayasa’ya uygundur. Yasalara uygundur. Uyulması
zorunludur.
“Girişim Özgürlüğü” bakımından, daha önce de yine bir İşçi
Sendikasının, bir işveren ile imzaladığı Toplu İş Sözleşmesindeki hüküm uyarınca
uyuşmazlık çıkmış,
O Toplu İş Sözleşmesindeki, huzurunuzdaki uyuşmazlıktaki hükümden
daha bağlayıcı olan bir hükmün dahi, girişim özgürlüğüne aykırı bulunmamıştır.
Girişim özgürlüğüne aykırı olduğu savunmasını kabul etmeyerek hüküm
oluşturan Mahkeme Kararı,
Yargıtay tarafından ONANMAK suretiyle
kesinleşmiştir.
Bu konudaki örnek Karar olan, İstanbul 3.İş Mahkemesi
Kararını ve Y.9.H.D. Kararlarını ekte sunmaktayız.(EK-8)
Bu Karardaki Bilirkişi Heyet Raporunda, Bilirkişilerden birinin Muhalefet
şerhi bulunmaktadır. O uyuşmazlıkta hazırlanan Muhalefet şerhinde dahi, O
uyuşmazlıkta, girişim özgürlüğünü, diğer Anayasal özgürlükleri ortadan kaldıracak
şekilde, çok geniş yorumlarla, izahatta bulunan şerh sahibi, konuyu örneklerle
anlatırken, Huzurunuzdaki uyuşmazlıkta olduğu gibi bir hükmün konulabileceğini,
bu hususun, “Girişim Özgürlüğünü ortadan kaldırmayacağını” açıkça
belirtmiştir.
Muhalefet şerhinin 2. sayfasının sonunda ve 3. sayfasının başında,
aynen,
“İşverenin işyerinin tamamını veya bir kısmını devredip
devredemeyeceği, yahut, tamamen kapatıp kapatamayacağı gibi
hususlar, Girişimci özgürlüğünün kapsamına girer ve TİS ile düzenleme
erkinin dışında kalır.
Taraflar, sadece işverenin bu gibi ekonomik kararlarının,
bireysel iş ilişkileri üzerindeki sonuçlarını düzenleyebilirler. Örneğin,
işyerinin bir kısmı, bir başka işverene devredildiğinde, o kısımda çalışan
işçilerin, bir başka kısma nakledilmesi gibi..”
Diye özel olarak belirtme ihtiyacı duyulmuştur.
Bu örnek dosyadaki Bilirkişi Raporu ve bu rapordaki Muhalefet
şerhini Ekte sunmaktayız. (EK-13)
Bu örnek dosyada dahi, İşverenin “Girişim Özgürlüğü”
savunması, Hem Bilirkişi Heyeti tarafından, Hem Mahkeme tarafından,
hem de Yargıtay tarafından, kabul edilmemiştir.
Hatta, Raporda, Muhalefet şerhi yazan Akademisyen dahi, O dosyadaki
“Girişim Özgürlüğü” konusundaki görüşünü pekiştirebilmek için, Huzurunuzdaki
uyuşmazlıktaki konuyu örnek göstererek, bu hususun, girişim özgürlüğü ile
ilgisinin olmadığını belirtmiştir.
TİS nin 8. Maddesinde düzenlenen hüküm, bu derece, Girişim
Özgürlüğü ile ilgili olmayıp, Anayasadaki, Çalışma hakkı ve ödevi, Sendika
kurma hakkı ve Toplu İş Sözleşmesi Hakkı ile ilgilidir.
Bu örnek dosyada, “Girişim Özgürlüğü” konusunun, devlete karşı
güvence altına alınmış bir özgürlük olduğunu, girişim özgürlüğünün sınırlarının
olduğunu, diğer Anayasal Haklarla ilişkisini, çok geniş bir şekilde irdeleyen,
Prof.Dr.Devrim ULUCAN ve Prof.Dr.Savaş TAŞKENT tarafından hazırlanmış
olan HUKUKİ GÖRÜŞ’ü de ekte sunmaktayız.(EK-14)
11
Özetle;
Yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz nedenlerle,
1-4857 Sayılı Yasanın 20. Maddesinde açıkça belirtilmesine
rağmen, toplam 3 ay içerisinde yargılama sonuçlandırılmamıştır.
2-Sermayesi T.C. Maliye’si tarafından karşılanan ve Yöneticileri
Türkiye’deki siyasi irade tarafından belirlenen davalı THY A.O. ile ilgili
olarak, bu dosyada verdiği Kararlar, siyasi irade ile ilgisi olmayan diğer
işverenlerle ilgili olarak verdiği Kararların tam tersi olmuştur.
a)”Asıl” İşlerde, Yasaya ve Hukuka aykırı Alt işveren ilişkisi,
diğer işverenlerle ilgili kararlarda geçersiz sayılmasına örnek
kararlarının tersine, burada geçerli sayılmıştır.
b)Yargıtay, 10 larca Kararında, “muvazaa” yı, Mahkeme
tarafından Re’sen değerlendirilmesi ve incelenmesi gereken bir husus
olduğu şeklinde belirtmesine rağmen, huzurunuzdaki uyuşmazlıkta, tam
tersine bir karar ve gerekçe ile, hakka ve adalete ulaşmanın önünü
kapatmıştır.
c)Yargıtay, 100 lerce Kararında, Asıl işveren ile Alt işveren
arasında “Organik bağ” olması halinde, Alt işverene ait işyerinde de
istihdam zorunluluğunu tanımış olmasına rağmen,
Yukarıda ayrıntılı olarak belirttiğimiz gibi, TGS nin
sermayesinin %100 THY tarafından karşılanarak kurulmasına, Yönetim
Kurulu Başkanı ve Yöneticilerinin çoğunluğu THY Yönetim Kurulu
Başkanı ve Yöneticisi olmasına, Yani, TGS firması tamamıyla THY nin
olmasına rağmen,
THY A.O ile Alt İşveren olarak gösterilen TGS firması arasındaki
ilişkiyi “Organik bağ” olduğu şeklinde kabul etmemiştir.
d) Yargıtay, birçok Kararında, huzurunuzdaki uyuşmazlığa
benzer uyuşmazlıkta, hatta daha kesin çizgilerle belirtilen TİS
hükmünün,
Anayasanın
48.
Maddesinde
belirtilen
“Girişim
Özgürlüğüne” aykırı olmadığını belirtmiş olmasına rağmen,
Huzurunuzdaki uyuşmazlıkta, Siyasi iradenin yönetimindeki
THY A.O. ya karşı, tam tersine bir karar ve gerekçe ile, hakka ve adalete
ulaşmanın önünü kapatmıştır.
3-Ayrıca, bu konuda hiç örnek Karar olmasa dahi,
Yargıtay’ın “Girişim Özgürlüğü” konusunda verdiği bu olumsuz
Kararın, Hukuk ile, Anayasa Hükümleri ile ve Avrupa insan Hakları
Sözleşmesi ile izahı mümkün değildir.
Hukukla izah edilemeyecek bu Karar ile, Anayasanın 49.
maddesindeki Çalışma hakkı ve ödevi, 51.Maddesindeki Sendika kurma
hakkı, 53.Maddesindeki Toplu İş Sözleşmesi Hakkı, arasında çelişki
yaratılmıştır. Bu Anayasal Haklar ortadan kaldırılmıştır
Belirttiğimiz nedenlerle ve Mahkemenizce değerlendirilecek
diğer nedenlerle;
1-ADİL YARGILAMA YAPILMADIĞINDAN,
2- DERNEK KURMA VE TOPLANTI ÖZGÜRLÜĞÜ.
Sendikalar Kurmak Ve Sendikalara Katılmak
12
Hakları’nın Asıl Amacı Olan
Toplu İş Sözleşmesi Hükmü Ve Toplu İş Sözleşmesi
Özerkliği,
Ortadan Kaldırıldığından,
3-ETKİLİ BAŞVURMA HAKKI ORTADAN KALDIRILDIĞINDAN,
4-AYRIMCILIK YAPILDIĞINDAN,
Türkiye’de verilen bu Karar, T.C.Anayasasına, T.C. Yasalarına,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve ilgili mevzuata aykırıdır.
IV-BU YARGILAMA YÖNÜNDEN İÇ HUKUK YOLLARI
TÜKETİLMİŞTİR:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununa göre, İş Mahkemelerinde verilen
Kararlar, Temyiz aşamasından geçtikten sonra, Karar Düzeltme (Tashihi Karar)
yolu bulunmamaktadır. Bu nedenle Karar düzeltme yoluna gidilememiştir.
Mahkeme Kararı, Yargıtay’dan geldikten ve tarafımıza tebliğ edilmekle,
İç Hukuk Yolları tükenmiştir.
V-BAŞVURU AMACIMIZ VE TALEPLERİMİZ:
Maalesef;
TİS nin 8/B Maddesine Açıkça konulan hükme rağmen,
Yukarıda ayrıntılı bir şekilde belirttiğimiz gibi, Yargıtay’ın, Davalı şirket
gibi, Yönetimi T.C. siyasi otoritesi tarafından atanan, şirketlerle ilgili bu davalar
dışında, aynı konularda, TİS hükmünü geçerli kabul edip, işçinin lehine Kararları
olmasına rağmen,
Anayasanın 49. maddesindeki Çalışma hakkı ve ödevi, 51.Maddesindeki
Sendika kurma hakkı, 53.Maddesindeki Toplu İş Sözleşmesi Hakkı, ile düzenlenmiş
Anayasal haklara rağmen,
Sermayesi Kamu’ya ait, Yönetimi T.C. siyasi otoritesi tarafından atanan,
THY A.O. işvereni ile ilgili “Özel” Karar oluşturulmuştur.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin, başta, 6, 11, 13 ve 14.
Maddeleri olmak üzere bütününe, Amacına ve Ruhuna aykırı hareket
edilmiştir.
Müvekkilimiz,
-Adil Yargılanmamıştır. Adil Yargılamadan mahrum bırakılmıştır.
-Etkili başvurma hakkı ortadan kaldırılmıştır.
-Toplu İş Sözleşmesi Hükmü Ve Toplu İş Sözleşmesi
Özerkliği, Ortadan Kaldırılmıştır.
-Ayrımcılık yapılmıştır.
Böylece, kendi ülkemizde, Ulusal ve Evrensel Hukuka uygun sonuç
alınamadığından, Adalete ve Hakka ulaşabilmek amacıyla, Huzurunuzdaki dava
açılmıştır.
Yukarıda belirttiğimiz tüm bu hususların tespiti ile,
Müvekkilimizin uğradığı haksızlık nedeniyle meydana gelen Maddi ve
Manevi kayıpların kısmen karşılanması için;
Bu Dava ile talebimiz, 50.000.-EURO’dur.
Talebimizin, faiz, Yargılama gideri ve Avukatlık ücreti ile birlikte tahsiline
Karar verilmesini talep etmekteyiz.
13
VI-BAŞKACA ULUSLARARASI BİR KURULUŞA
BAŞVURULMAMIŞTIR.
VII-TARAFIMIZDAN TERCİH EDİLEN DİL İNGİLİZCEDİR.
VIII-EKLER.
1-Vekaletname ve Yetki Belgesi (Her davacı için ayrı ayrı)
2-01.01.2009-31.12.2010 Yürürlük süreli 22.Dönem TİS.
3-Dava Dilekçesi (Her davacı için ayrı ayrı)
4-Mahkemenin, TİS 8.Maddesi uyarınca verdiği, “Kabul” Kararı. (Her
davacı için ayrı ayrı)
5-Yargıtay’ın, Bu Mahkeme Kararını ortadan kaldıran “Bozma” Kararı.
(Her davacı için ayrı ayrı)
6-Yargıtay Bozmasından sonraki Mahkemenin Red Kararı (Her davacı
için ayrı ayrı)
7--Bu Kararı ONAYAN son Yargıtay Kararı ve kesinleşme şerhi. (Her
davacı için ayrı ayrı)
8-İşverenin “girişim özgürlüğü”ne aykırılık iddiasını kabul
etmeyen, İstanbul 3. İş Mahkemesi Kararı ve bu kararını ONAYAN
Yargıtay Kararı.
9-“Asıl İşte” Alt İşveren ilişkisinin geçersiz olduğuna dair
ve Muvazaa’nın Re’sen araştırılması gerektiğine dair THY A.O.
işvereni dışındaki işverenlerle ilgili, örnek Yargıtay Kararı.
10-Yargıtay’ın, Sermayesi Kamu’ya ait, Yönetimi T.C. siyasi otoritesi
tarafından atanan, THY A.O. işvereni dışındaki işverenlerle ilgili,
“Muvazaa” ile ilgili, bu dosyadaki kararının tersine, örnek kararları.
11- THY A.O ile TGS nin organik bağını gösteren 08.10.2009 tarih ve
7413 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi
12-Yargıtay’ın, Sermayesi Kamu’ya ait, Yönetimi T.C. siyasi otoritesi
tarafından atanan, THY A.O. işvereni dışındaki işverenlerle ilgili,
“Organik Bağ” ve İşe iadede “son çare ilkesi ” ile ilgili, bu dosyadaki
kararının tersine, örnek kararı.
13- (EK-8) de sunduğumuz Mahkeme ve Yargıtay Kararı dosyasındaki
B.K.Raporu.
14-(EK-8) de sunduğumuz Mahkeme ve Yargıtay Kararı dosyasındaki
“Girişim Özgürlüğü” ile ilgili “Hukuki Görüş”
Gereğini ve talebimiz gibi Karar verilmesini dileriz
Saygılarımızla,
Başvuru sahibi Vekilleri
Av.M.Alp PESOK
14
Download

1 AVUKAT M.Alp PESOK Mecidiyeköy Yeniyanyol - Hava-İş