KAşANi,
Museum'da bulunan üç nüshasına dayanarak yayımiarnıştır (Tahran 1345 h ş./
1966)
BİBLİYOGRAFYA :
Kaşani,
'Arayisü 'l-cevahir ve ne{ayisü 'l-eta-
yib(nşr. lrec Efşar). Tahran 1345 hş., neşredenin
girişi; Keşfü '?-?Un ün, ll, 951; M. Şemseddin [Günaltay] , İslamda Tarih ve Müverrihler, istanbul
1339-42, s. 312-313; Storey, Persian Literature,
1/1, s. 78, 267; 1/2, s. 1232, 1272; Hediyyetü'l'ari(in,ll, 149; Sarton. lntroduction, 111/1 , s.
755-757; Rypka, HIL, s. 471; Safa, Edebiyyat,
lll/2, s. 1231-1232; Mirza M. Kazvini, Yaddaşt­
ha-yi f:(azvfnf(nşr. Trec Efşar), Tahran 1363 hş . ,
lll-IV, 124-130; Derya Örs, Tarih -i Olcaytu: inceleme- Çeviri(yüksek lisans tezi. 1992). AÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü; Abbas ikbal, "'Arayisü '1cevahir ve nefiiyisü'l-etayib", Ferheng-i iranzemin, Vlll, Tahran 1339 h ş., s. ) 53- 160; P. P.
Soucek, "Abu'l-Qasem 'Abdal! ah Kasani", Elr.,
ı, 362-363; Seyyid Ali AI-i Davüd, "Ebü'l-~asım
Kaşani" , DMBİ, VI, 173-174. r;ı;:l
uıJIIJ DERYA ÖRS
KAşANI, Abdürrezzak
( ..dL;,lSJ! _;1j}1~)
Kemalüddln Abdürrezzak b. Ebi'I-Ganaim
Muhammed ei-Kaşanl
(ö. 736/1335)
Tasavvufi tefsir
ve terimiere dair eserleriyle
tanınan
mutasavvıf.
L
_ _j
iran'da Kum ile İsfahan arasında yer
alan Kaşan şehrinden olduğu bilinen Kaşanl'nin hayatı hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır. Doğduğu yerin adı kaynaklarda Kasan. Kaşan. Kaşan gibi farklı
biçimlerde yazıldığından n is besi de farkl ı
şekillerde (Kasanı. Kaşanl. Kaşanl. Kaşl)
kaydedilmektedir. Kati b Çelebi onu, Matıa<-ı Sa<deyn müellifi tarihçi Abctürrezzak b. İshak es-Semerkand! ei-Kasanl ile
(ö. 887/1482) karıştırmıştır (Keş{ü'<.-<.U­
nün, 1, 336)
İlhanlı hükümdarlarından Olcaytu Han
(ı 304-1 316)
ve EbO Said
Sahadır
Han
( 1317-1335) dönemlerinde yaşaya n Ab-
dürrezzak ei - Kaşanl'nin eserlerinden iyi
bir eğitim gördüğü, dini ilimierin yanın­
da felsefeye de ilgi duyduğu anlaşılmak­
tadır. Sühreverdl şeyhlerinden Abdüssamed b. Ali en-Natanzl'den hırka giyen Kaşanl'nin tarikat silsilesi Abdüssamed enNatanzl. Neclbüddin b. Büzgaş vasıtasıy­
la 'Avô.rifü '1-ma<ô.rif müellifi Şehabeddin
es-Sühreverdl'ye ulaşır. Katib Çelebi Kaşanl'nin vefat tarihini 730 (1330). Fasih-i
Hafi ise 736 (1335) olarak kaydeder. Abdülhüseyin Zerr!nkQb ikinci tarihin doğru
olduğu görüşündedir (Dünbale-i Cüstücü,
S.
130)
Kaşanl, Mişbô.J:ıü'l-hidô.ye müellifı izzeddin ei-Kaş! ile birlikte şeyhleri Abdüssamed'in yanı sıra İ sfahan . Kaşan, Save.
Şlraz ve Bağdat'taki diğer Sühreverdl
şeyhlerinin sohbet meclislerine katılarak
onlardan da feyiz almış. tasawufi görüş­
leri bu muhitte oluşmuştur. Muhyiddin
İbnü'I-Arabl mektebinin tasawuf çevrelerinde yaygınlık kazanmasında Fahreddln-i lraki. Saldüddin ei-Ferganl ve Müeyyidüddin Cend! gibi onun doğudaki temsilcilerinden daha fazla etkili olan Kaşa­
nl'nin İbnü'I-Arabl'nin eserlerine şeyhinin
ölümünden sonra ilgi duymaya başladığı
anlaşılmaktadır. Fahredd!n-i lraki. İbnü' I­
Arabl'nin tasawuf anlayışın ı şiirle yayarken Kaşanl daha önce Sadreddin Konevi'nin yaptığı gibi onun fikirlerini ilmi ve
felsefi bir üslupla yaymaya çalışmıştır. İb­
nü'I-Arabl'nin görüşlerine dair yorum ve
değerlendirme l eri büyük ilgi görmüş, bu
alanda yapılan çalışmalara ışık tutmuş­
tur. Bugün de İbnü'I-Arabl'yi anlamak için
en çok Kaşanl'nin eserlerine başvurul­
ması onun İbnü'I-Arabl mektebi içindeki
yerini göstermesi bakımında n önemlidir.
İbnü'I-Arabl'yi takip etmekle birlikte Kaşan! tamamen onun taklitçisi de olmam ı ş . kendine has bir hikmet anlayışı ortaya koymuştur. Fikirlerinin oluşmasın­
da Hace Abdullah-ı Herevi ve Gazzall gibi
sOfilerden de etkilendiği görülen Kaşanl,
İbnü 'I-Arabl'ye getirdiği yorum ve kendine özgü görüş l eriyle tasawuf düşüncesi
üzerinde etkili olmuş. İbnü'I-Arabl'nin daha sonraki takipçileri onu genellikle Kaşa­
nl'nin görüşleri çerçevesinde anlamış ve
yorumlamıştır. Dönemin İranlı sOfilerinden Alaüddevle-i Sim nan! ile vahdet-i vücOd konusundaki mektuplaşmaları Kaşanl'nin düşünce tarzını ortaya koyması
bakımından önemlidir (Cami. s. 484-489).
iranlı sQfilerin İbnü ' I-Arabl'ye muhalefetleri Kaşanl' nin eserleriyle kırılmış. bu
sOfiler Kaşanl'den sonra İbnü'I-Arabl'nin
eserlerine yönelmeye başlamıştır.
Kaşanl'nin mezhebi konusunda kaynaklarda bilgi bu l unmamaktadır. Eserlerinde sadece Iştılaf:ıô.tü 'ş-şufiyye'de
" sıdd!k" terimini açıklarken Hz. EbQ Bekir'in ResOl-i Ekrem'e en yakın kişi olduğunu ifade eden bir hadis nakletmesi
onun Sünni olduğuna delil sayı labilir. İ ki
tanınmış öğrencisinden DavQd-i Kayseri
Sünni. Kadı Sald-i Kumml Şil'dir. Kadı
NOrullah - ı Şüsterl, Aga Büzürg-i Tahrani gibi bazı Şii müellifler. Tuf:ıfetü'l-il].­
vô.n'ında Hz. Ali'den "aleyhisselam" diye
bahsettiği halde diğer üç halifenin adını
anmamasını
ğunu
iddia
Abdürrezzak
delil gösterip onun
Şii
oldu-
etmişlerdir.
Eserleri. 1. Te'vilô.tü'l- J>_ur'an . Te'vilü'l-J>_ur'an, Te'vilü'l-ayfıt ve Te'vilat-ı
Kô.şô.niyye olarak da tanınan eser geniş
ölçüde İbnü'I-Arabl'nin geliştirdiği kavram ve terimiere dayalı tasawufi bir tefsirdir. Bu açıdan eser. Abdullah et-Tüsterl ile başlayıp Süleml'nin lfaJsü'i]fu'ttefsir'iyle devam eden işarl tefsir geleneğinden farklı bir nitelik taşır. Eserde bütün ayetler değil süre sırasıyla bazı ayetler tefsir edilmiştir. Kati b Çelebi'nin, Kaşanl'nin Kur'an 'ı Sad sOresine kadar tefsir ettiğini söylemesi (Keş{ü'<.-<.unün, 1,
336) doğru değildir. Te'vilfıtü'l-f>.ur'ô.n
yanlışlıkla İbnü'I-Arabl'ye nisbet edilmiş
ve Tefsiru İbni'l-'Arabi (Te{sfrü'l-l)ur'a-
ni'l-Kerfm) adıyla defalarca basılmıştır
(Kahire 1283, 1317; Beyrut 1978) . Kitap
Ali Rıza Doksanyedi tarafından Türkçe'ye
çevrilmiştir (!-lll, nşr. Vehbi Güloğlu, An. kara 1987). Pierre Lory eseri değerlendi­
ren bir kitap kaleme almış (Les commentaires esoteriques du Coran d'apres 'Abd
ar-Razzaq al-Qashti.nf, Paris 1980, 1991).
M. Valsan, Yasin ve Nur sOresiyle ilgili
bölümleri Fransızca'ya tercüme etmiş
(Etudes traditionnelles, LXXIV 11973 ]. s.
97 -114; LXXVI 11975 J. s. 122-138). ayrı­
ca eser üzerine çeşitli inceleme yazı ­
ları kaleme alınmıştır (bk. bibl.). 2. Iştı­
laf:ıfıtü'ş-ş ılfiyye . SOO kadar tasawuf teriminin ebced sırasına göre açlıklandığı
eser İbnü'l-Arabl'nin kitaplarını anlamayı
kol aylaştırmak amacıyla yazılmıştır. Kaşan! eserin önsözünde kitapla rını tasavvuf terimlerine dayalı olarak yazpığını,
birçok kişi bu terimleri bilmediği için
böyle bir- eseri yazmaya gerek duyduğunu söyler. İlk defa bir bölümü Aloys
Sprenger tarafından yayımlanan kitabın
(Dictionary o{ the Tecnical Term o{Su{tes
IKalküta 1845; Lahor 19741) çeşitli baskı­
l a rı yapılmıştır (nş r. M. Kemal ibrahim
Ca'fer, Kah i re 1981; nşr. Abdülhalik Mahmud. Kahire 1984; nşr. Abdülal Şahin, Kahi re 1991; nşr. Muvaffak Fevzi el-Cebr, Dı­
maşk 1995) . Eseri Nebll Safvet İngilizce'ye
(A G/ossary o{Sufi Technical Terms, London 1991). Muhammed Hacevi Farsça'ya
(Ferheng-i lştıla/:ıti.t-ı 'İrfan u Taşavvu{,
Tahran 1372 hş . ) tercüme etmiştir. Şern­
seddin Fenari kitaba bir ta' lik yazrnış,
Haydar ei-Amüll onu ihtisar ederek yeniden düzen l emiştir (Keşfü '<.-<.un ün, ı. ı 08).
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevl'nin Cd- ·
mi<u'l-uşul adlı eserinin kenarındaki metin (Kahire 133 ı. s. 2-38) Kaşanl'nin bu ese-
5
KASANI. Abdürrezzak
n
ridir. 3. ReşJ:ıu'z-züld1 Şer]J.i elia~i'1mütedavile beyne erbabi'1-e?,Va]f ve
aJ:ıva1. önceki eserin genişletilmiş şekli­
dir (nşr. SaldAbdülfeWlh, Kahire 1995). 4.
Leta'ifü'1-i'1am işarati'1-ilhôm. 1785
tasawuf teriminin izah edildiği eser bu
alanda yazılan kitapların en kapsamlısıdır.
Eserde bazı terimler geniş olarak açıklan­
mıştır (I-II. n ş r. SaldAbdülfettah, Kahire
1996). s. ŞerJ:ıu Menazili's-sa'irin. Abdullah-ı Herevi'ye ait eserin şerhidir. Kaşan! bu kitabını kaleme alırken Afifüddin
et-Tilimsanl'nin aynı esereyazdığı şerhi
örnek almakla birlikte yer yer kendine has
görüşlerini de kaydetmiştir (nşr. Ali Şirva­
nl, Tahran 1373 h ş. ) . Ahmed Hoşnüvls eseri kısaltarak Farsça'ya çevirmiştir (Ayın-i
Rehreuan. Tell].fş-i Mentızilü's-sa'irfn, Tahran 13 3 7 h ş.). 6. ŞerJ:ıu Fuşuşi'1 -J:ıikem
(Kahire 1309, 1966). Kaşanl'nin Fuşuş
şerh i bu konuda yazılan çok sayıdaki şer­
hin en başaniısı ve en güvenilir alanıdır.
Bundan dolayı çağdaş araştırmacılardan
Ebü'l-A'la Afifi. Fuşuş'u yorumlarken en
çok güvendiği kaynaklardan birinin Ka-
n
şanl'nin Fuşuş şerhi olduğunu söylemiş­
s. 23). Başta
Kayseri olmak üzere daha sonra
Fuşuş'a şerh yazanlar Kaşanl'yi örnek almış ve ondan yararlanmıştır (mesela bk.
Şeyh Muhammed Hüseyin Fazı! TGnl. Ta'LU~a ber Şer/:ı-i Fuşuşü'l-/:ıikem, Tahran
tir
(Fuşuş, neşrede nin girişi,
Davfıd-i
1316 ). Kaşanl'nin e1-FütUJ:ıatü'1-Mekkiy­
ye'ye dair bazı haşiyeleri de vardır. 7.
Tu]J.tetü'1-i]Jvan ii ]Jaşa'işi'1-tityan . Fütüwetle ilgili eserlerin en güvenilir
olanlarından biridir. Şehabeddin es-Sühreverdl ve halifeleri fütüwete büyük
önem verdiklerinden aynı harekete mensup olan Kaşanl de bu husus u dikkate alarak Sühreverdl'nin tarunu Ali b. Yahya'nın tavsiyesiyle eserini önce Arapça yazmış , ardından birtakım küçük değişiklik­
lerle Farsça'ya çevirmiştir. Eser, Seyyid
Muhammed Damadi tarafından Arapça.
Farsça metinler ve geniş bir incelemeyle
birlikte yayımlanmıştır (Ta.hran 1369 hş . ).
Abdülbaki Gölpınarlı'nın tanıttığı, fakat
yazarını tesbit edemediği fütüwetname
bu eserdir. TuJ:ıfetü '1-i{ıvan yazılırken
Sühreverdl'nin 'Avaritü '1-ma'arit'inden
ve Gazzall'nin İJ:ıya'ü 'ulı1mi'd - din'in­
den geniş ölçüde istifade edilmiştir. Hüseyin Vaiz-i Kaşifi Fütüvvetname-i Su1tani'de, Şemseddin el-Amüll Neta'isü'1tünuri ii 'ara'isi'1-'uyun 'da ve Ma'sfim
Ali Şah Tara'iJsu'1-]J.aJsii'ils'ta bu eserden
alıntılar yapmışlardır. 8. ŞerJ:ıu ljaber-i
Kümeyl. Kümeyl b. Ziyad'ın, "Hakikat nedir?" şeklindeki sorusuna Hz. Ali'nin ver-
6
diği
cevaptan bahseden kısa bir metindir
(Ma 's Gm Ali Şah, II, 84). 9. Risa1e fi'1-Jsa.iô' ve'1-Jsader. Kaşanl bu risalede insanın irade sahibi bir varlık olduğunu göstermek için Allah- alem ve Allah- insan
ilişkisi üzerinde durmuş , alemi bir tür
"sudGr" ile açıklamıştır. Eser Stanislav
Guyard tarafından Fransızca 'ya çevrilmiş
(JA, ı [ 18731. s. 125-209). daha sonra da
yayımlanmıştır (Paris 1875) . Bunların dı ­
şında Kaşanl'nin Risa1e
ta'yini's-sünneti'1-i1ahiyye, Tetsiru Ayeti'1-kürsi,
Tetsiru sureti'1-Cum'a, /filyetü'1-abdôl
adlı eserleri bulunduğu kaydedilmektedir.
n
BİBLİYOGRAFYA :
315;
Nürullah-ı Şüster!,
Mecalisü'l-mü'minln,
hş .,
ll, 461-463; Keş{ü ';:-;:unun, ı,
ı 07-108, 266, 336; ll, 1263, 1552; Brockeı­
mann , GAL, ll , 203 , 204; Suppl., ll, 280-281;
Hediyyetü 'l-'arifin, ı, 567 ; izal;ıu '/-meknun, ı ,
516, 573; Ma'süm Ali Şah. Tara'ik, ll, 84; lll, 747;
Abdülhüseyin Zerr!nküb. Dünbale-i Cüstücu
der Taşauuuf-i lran, Tahran 1367 hş., s. 127131; Aga Büzürg-i Tahran!. e?-~erf'a ila teşanl­
fi'ş-Şl'a, Tahran 1358 hş . , ll, 381; J. van Ess.
"Die Tul:ıfat ul-Qı.wan des 'Abdurrazzaq-i Ka-
sani, ein Futuvatnama der ilbanidenzeit", ~a­
{ar Name, Memorial Volum e of Fe/ix Ta u er (ed.
R. Vesely- E. Go mbarı. Praha 1996, s. 8599; Abdülbaki Göıpınarlı, " İslam ve Türk illerinde Fütüvvet '!eşkilatı ve Kaynakları", iFM, Xl/
1-4 ( 1949-50), s. 16-18; M. vaısan. "Le commentaire esoterique du Coran par Abdu-r-Razzak
a1-Qachani", Etudes traditionnelles , LXX
( 1969). s. 255 -264; R. Deıadriere. "Les niveaux
de conscience selon l'exegese d'al-Qasani",
BEO, XXIX (1977), s. 115-120; N. Robinson,
'"Abd al-Razzaq al-Qashanl's Comments on
Sfıra Nineteen (1-40)",/slamochristiana , XVII,
Roma 1991, s. 21-33; D. B. Macdonaıd, "Abdürrezzak" , iA, ı , 106-109; a.mlf., "Abd al-Razzak al-I}affiani", EF (İng.), ı, 88-90.
li]
r
Siyasi ve askeri mücadeleye
SüLEYMAN ULUDAÖ
Taki-i Şlrazl'nin önderliğinde babasıyla
birlikte Kütül'amare savunmasına katıl·
masıyla başladı (ı 9 ı 5) . Savaş sonunda
Necef'te Medrese-i Alevi diye bilinen , geleneksel müfredat yanında tabii ilimierin
de okutulduğu, öğrencilere askeri eğitim
verilen yeni bir medrese kurma projesini
başlattı. Ancak bu girişim Necef'teki mutaassıp çevrelerin muhalefetiyle karşılan­
dı. ı. Dünya Savaşı ' nın ardından Filistin'in
Balfour Deklarasyonu'nca ( 1917) yahudilere teslimi, ülkesini İngiltere'nin mandasına çevirme tehlikesi taşıyan İngiliz-İran
antiaşması ve Irak'ta bir İngiliz manda
idaresi kurma projesi gibi gelişmeler ondaki İngiliz aleyhtarlığını uyandırdı. Yine
Muhammed Taki-i Şlrazl'nin Irak'taki
İngiliz güçlerine karşı isyanına katıldı
(ı 920) . İsyanı bastıran ingilizler'in gıya­
bında ölüme mahkum ettiği Kaşanl İran'a
kaçmak zorunda kaldı; Tahran'da son Kaçar ham Ahmed Şah tarafından takdirle
karşıtandı (Şubat ı 92 ı) .
Kaçar hanedanını yıkıp tahta çıkan Rı­
za Han'a diğer birçok diniliderin aksine
muhalefet göstermediği gibi muhtemelen yeni şahın İran'ın çıkarlarının daha
enerjik bir savunucusu olacağı beklentisiyle Meclis-i Müessisan üyeliğini kabul
KAşAN"i, Ayetullah
( .jL;.ıs::!l .J.ı~T)
Ayetullah Ebü'l-Kasım b. Mustafa
b. Hüseyn el-Kaşanl
(1882-1962)
L
atılması,
İngiliz güçlerine karşı Mirza Muhammed
ibnü'I-Arab!, Fuş[ış (Aflf!) , neşredenin girişi,
s. 23; Fasih-i Hat!. Mücmel-i Faşl/;ıl (nşr. Mahmud Ferruh). Meşhed 1339 -41, lll, 49; Cam!, Nefe/;ıtl t, Tahran 1370 hş., s . 484-489; Ali Ş!r Neva!. Nesayimü'l-mahabbe min şemayimi'l-fü­
tüuue (haz. Kemal Eraslan). İstanbul 1979, s.
Tahran 1365
on altı yaşlarındaki Kaşanl ile birlikte hac
görevini ifa ederek dönüşte Necef'e yerleşti. Kaşanl burada babasından, Ahund
Molla ve Mirza Hüseyin el-Halil! et-Ta.hranl gibi alimlerden fıkıh ve usul dersleri
aldı. Uzun ve dalgalı siyasi kariyeri boyunca sürdürdüğü ısrarlı meşrutiyet taraftarlığı bu hocalarının tesirine bağlanmak­
tadır. Necef'te Aga Ziyaeddin el-lraki'den
icazet aldı . Siyasi kariyerinin parlaklığı
yanında daha yirmi beş yaşında iken ilmi
başarılarıyla da çevresindeki alimierin
takdirlerini kazandı ve müctehid olarak
görülmeye başlandı.
İran ve Irak'taki
siyasi faaliyetleriyle tanınan
Şii müctehid.
_j
Irak'ta merci-i taklld Hasan eş-Şirazl'­
den ders alan babası Seyyid Mustafa Kaşan! oğlunun 1300'de (1882) doğumun­
dan bir süre önce İran 'a gitti. Daha sonra
Avetullah
Kasani
Download

TDV DIA - İslam Ansiklopedisi