KÜTÜ'I-KULÜB
(ö. 283/896) görüşlerinden onlar vasıtasıy­
la yararlanmıştır. Hasan-ı Basri, İbrahim
b. Edhem, EbG Süleyman ed-Daranl ve
Bayezld-i Bistaml gibi ilk zahid ve sütileri n görüşlerinden istifade eden müellif,
Ahmed b. Hanbel'in e1-Milsned'i ile EbG
DavGd'un es-Silnen'inden nakiller yapmıştır.
esas alın­
Mu'tezile. Mürtie
ve Hariciler eleştirilmiş. Mu'tezile tenkit
edilirken Selef itikadı savunulmuştur. Allah'ın sıfat , fiil ve isimleri, özellikle tevhid
konusu tasawuf açısından da açıklanmış­
tır. Tasawufu şeriatla bütünleştirici bir
yaklaşımı içermesi eserin çok ilgi görmesine sebep olmuştur.
Ehl-i sünnet'in
görüşlerinin
dığı Kiltil'1-]sulı1b'da
SGfi müellifleri derinden etkileyen Kiltasawuf konusunda yazılan
eseriere örnek olmuştur. e 1-Miln]sı~
mine'Q.-Q.a1ô.1 adlı eserinde Kiltil'1-Jsu1Ub'dan yararlandığıhı söyleyen Gazzal1
İ./.ıyô.,daki bilgilerin önemli bir bölümünü
bu kitaptan almıştır. İ./.ıyô.,il 'ulilmi'ddin'in Kiltil '1-Jsu](ib'un genişletilmiş ve
sistemleştiritmiş bir şekli olduğu söylenebilir. Abdülkadir-i Geylani e1-Gunye'yi, Şehabeddin es-Sühreverdl 'Avô.rifil'1- ·
ma'ô.rif'i. Yahya b. Ahmed el-Baharzl
Evrô.dil '1-a./.ıbô.b ve fuşuşil '1-ô.dô.b'ı, İz­
zeddin el-Kaşl MişbdJ.ıu '1-hidô.ye'yi yazarken Kiltil'1-Jsu1Ub'dan faydalanmış­
til'1-Jsulı1b
tır.
Abdurrahman-ı Cami Kiltil'1-]suW.b'un
tasawufi sı rları toplayan bir hazine olduğunu, daha önce bu sahada bir eşinin yazılmadığını söyler (Nefaf:ı[it, s. 121 ). Ebü'lHasan eş-Şazell müridierine Kütil'1-Jsulılb'u okumalarını tavsiye etmiş ve İ./.1yô.,dan ilim. Kiltil '1-Jsu](ib'dan nur fışkır­
dığını söylemiş. İbn Ab bad er-Ruridl mutlaka bu esere başvurulması gerektiğini
vurgulamıştır. Kiltil '1-]suW.b'un güzel bir
şekilde yazılmasına, ciltlenmesine ve süslenmesine önem verilmiştir. Saryakus
Tekkesi şeyhi Mecdüddln-i Aksarayi'nin
yanında Kütil'1-Jsu1Cıb'un fevkalade güzel
bir nüshasını gördüğünü kaydeden Safedi
satılık olsaydı bu nüshaya 3000 akçe vermeye hazır olduğunu söyler (el- Va-fi, IV,
ı 16).
EbG Abdullah ei-Mühtedl eseri Tebsitu kitabi Kilti'1-Jsu1Cıb adıyla şerhetmiş,
İbn Ab bad er-Rundl e1-Beyô.nil'ş-şô.fi,
Muhammed ei-Esv1Jjayô.tü'1-]su1Ub ii
keyfiyeti '1-vilşıl1 il.e '1-ma./.ıbılb adlı
eserlerinde Kil tü '1-]suWb'un anlaşılması
güç bazı ifadelerini açıklamışlardır. Hindli
502
sGfi GlsGdıraz'ın da bu tarz bir eseri vardır. Muhammed b. Halef ei-Ümevl adlı bir
Endülüslü alim Kiltil '1-JsuiUb'u el-Uşıll
ile 'l-garô.ii'l-matlCıb min cevô.hiri Kil ti'l-]su](ib adıyla özetlemiştir. Hüseyin b.
Ma'n ile Derviş Abdülkerlm b. Ali de eseri
özetlemişlerdir ( Keş{ü '?-?Un ün, ll , ı 36 1;
Brockelm ann , GAL, l, 217; Sezgin , l, 667;
Shukri , XX.Vlll/2 ]1989] , s. 169) .
Kütil 'I-JsuW.b içerdiği hadislerden bir
uydurma olduğu, Allah ' ın sıfatları konusunda yapılan
yorumlar içinde hatalı olanların bulunduğu ileri sürülerek Hatlb el-Bağdadl, İb­
nü'l-Cevzl, İbn Teymiyye ve İbn Keslr gibi
alimler tarafından eleştirilmiştir (Tarf/] u Bag dad, lll , 89; el-Munta{.am, VII,
! 89; Resa,ilü 'l-kübra, rı . 306 ; el-Bidaye,
Xl , 319) .
kısmının zayıf. bazılarının
İlki 1310'da (1892) Kahire'de olmak
üzere birkaç defa basılan eserin (l-ll , Beyrut, t s. ; l-ll, Kahire ı 35!1193 3; l-V, Kah i re
19 37; l-ll, Ka h i re 196 1; nşr. Ahmed At a,
Kahire 1964) tenkitli neşri Abdülmün'im
Hifnl tarafından yapılmıştır (l-ll , Kah i re
!4!2/ 1991 ). Kiltil'l-Jsulılb, dipnot ve açık­
lamalar eklenerek Von Richard Grainlich tarafından Die Nahrung d er Herzen Ab il Tiilib al-Makkis Qilt al-qulilb
adıyla Almanca'ya çevrilmiştir (I-IV, Stuttgart ı 992-1995) .
BİBLİYOGRAFYA :
Ebu Tali b ei-Mekkl, Kütü '1-~ulüb, Mısır ı 96 ı,
1-11; Hatib, TarZI] u Bagdad, lll, 89; Gazzali. İ/:ıy a',
ı , ı ı 6- 118;
Aynülkudat Hemedani, Şekv e 'l-ga­
rib, Tahran 1962, s. 26 ; ibnü'I-Cevzi, el-Munta?am, VII, 189; a.mlf., Telbisü İblls ( n ş r. M. Mü nir
ed- Dım aşki ). Kahire 1368, s. 210; ibn Hallikan,
Ve{eyat, IV, 303; ibn Ataullah eı-iskenderi, Leta'ifü '1-minen, Kahire 1304, s. 68; ibn Teymiyye , Mecmü'u {etav a, X, 551-552; a.mlf.. er-Resa'ilü'l-kübra, Kahire 1323, ll, 306; ibn Abbad
er-Rundi, er-R esa'ilü 'ş-ş ug ra (n ş r. P. Nwyia S. J.),
Beyrut 1957 , s. 58; Yahya b. Ahmed ei-Baharzi,
Evradü 'l-a/:ıbab ve {uş üşü '1-adab, Tahran 1345
hş . , s. 357; Safedi. el-Va{1, IV, 116; ibn Kesir, elBidaye, Xl , 319; Muhammed Parsa, Tevhide Giriş: Faslü 'l-hitab Tercümesi (trc. Ali Hüs revoğ lu) ,
istanbul 1988, s. 209; Cami, Ne{e/:ı a t, Tahran
1947, s. 121; Keş{ü '?·? Unün, ll , 1361; i smail
Hakkı izmirli, Siyer-i CeWe-i Nebeviyy e, istanbul
1332, s.- 98; Brockelmann, GAL, 1, 217; Suppl.,
ı , 359-360; Abdülhamid Abdülmün'im Medkur,
Ebü Talib el-Mekki ve Menhecühü 'ş-ş ü{i (y ü k­
se k li san s tezi , Kah i re 1972). s. 79 vd .; Sezgin,
GAS, ı , 667 ; Bilal Saklan. Kütu 'l-kulüb 'daki Tasavvufi Hadis lerin Hadis.Metodo/ojisi Açısın­
dan Değeri (doktora tezi, 1989). SÜ Sosyal Bi limler Enstitüsü, s. 24 - 153; M. A . M. Shukri,
"Abii Talib al- Makkı and h is Qut al- kulub" , IS,
XXVIII/2 (1 989). s. 16 1-170; Louis Massignon,
" Ebu TiHib el-Mekki ", iA, VII, 644; Fethullah
Müctebai, " Ebü Talib M ek ki", DMBİ, V, 631. .
liij!J
BiL AL SAKLAN
KÜTÜL'AMARE
( ö_,L~ı..:.ı_ç)
Güneydoğu
Irak'ta bulunan
merkezi.
Vas ıt muhafazasının
L
_j
Çoğunlukla
MedlnetülkGt şeklinde adKGtül'amare, Bağdat ile Arnare
arasında Dicle nehrinin sol kıyısında ve Fı­
rat ile Dicle'yi birleştiren eski Şattülhay
(el-Garraf) Kanalı'nın Dicle tarafındaki ağ­
zının karşısındadır. Küt Hintçe'deki kot
(kale) kelimesinden gelmekte ve Irak'ta
bu isimle anılan KGtülmuammer ve KGtülhay gibi yerler de bulunmaktadır. KGtül'amare'nin kuzeyine doğru genişleyen
ovalar Arap kabilelerinden Beni Lam'ın
kollarından Beni Rebla'nın yaşadığı yerdir. Çok eski bir yerleşim merkezi olmayan KGtül'amare. Mazeraya adlı bir İlkçağ
kasabasının bulunduğu yerde kurulmuş­
tur; Yaküt el-Hamevl'nin "el-Mezar" dediği yerin de burası olduğu tahmin edilmektedir.
landırılan
Bölgenin Osmanlı idaresine girmesi Kanuni Sultan Süleyman zamanın­
da (ı 520- 1566) Bağdat'ın fethi sırasın­
da gerçekleş i r. KGtül'amare. İran Şa­
hı ı. Abbas ' ın Bağdat'ı ele geçirmesiyle
(ı 03 2/ ı 623) bir ara elden çıktıysa da IV.
Murad ' ın Bağdat ' ı yeniden fethi (ı 048/
1638) üzerine tekrar Osmanlı Devleti
sınırları içine girdi. İdari taksimatta
Bağdat vilayeti merkez sancağına bağ­
lı bir kaza merkezi olan KGtül'amare'de,
Dicle'de buharlı gemilerin çalışması ve
Lynch Şirketi'nin burada kömür depoları
ve yakıt istasyonları kurması üzerine büyük bir hareketlilik başladı. Çünkü 1869'da İngiliz Lynch Şirketi, Osmanlı Devleti'nden Bağdat ile Basra arasında vapur iş­
letme imtiyazı almış ve arada kalan KGtül'amare'yi bir istasyon olarak belirlemişti. XIX. yüzyılın sonlarında Gureybe.
Bedre, Clzan ve Zurbatiye n ahiyelerinin
bağlı bulunduğu KGtül'amare kazasının
nüfusu ( çoğ unlu ğ u Sünni) 30.000 kişi kadardı. Merkezde ise nüfus 4000'in biraz
üzerinde idi. Halk genelde ziraat ve taşı­
macılıkla uğraşıyordu. Yahudiler altın işle­
meciliği ve ticareti, hıristiyanlar daha çok
demirhindi ticareti yapıyorlardı. Kaza
merkezinde 200 iş yeri, on otel, sekiz kahvehane ve yün eğirmek için iki de atölye
vardı. Şehrin çevresindeki araziler İran tarafından gelen ve Dicle'ye dökülen Kelal
nehriyle sulanırdı ve pek verimliydi. XX.
yüzyılın başlarında , yani Osmanlı döneminin sonlarına doğru kasabanın nüfusu
7000 kadardı ve burada bir rüşdiye rnek-
KOTVAL
te bi, Sünni ve Şiiler için birer cami, bir
havra. iki han, çok sayıda iş yeri, mağaza
ve dükkanla iki hamam bulunuyordu .
1329 (1911) yılı Bağdat salnamesinde
1SOO ev. 1so dükkan ve on h anın kayıtlı
olduğu görülmektedir.
ı. Dünya Savaşı sırasında KGtül'amare
çok hareketli günler yaşadı. 191 S yılı Eylül
sonlarına doğru ingiliz Generali Townshend Dicle nehri boyunda harekete geçti;
Osmanlı Devleti'nin Türk ve Araplar'dan
oluşan kuwetleri Albay Yusuf NCıreddin
Bey'in kumandasında bulunuyordu. Hedefleri Bağdat'ı almak olan ingilizler yol
üzerindeki KGtül'amare'yi işgal ettiler
(26 Eylül 191 5) . Bunun üzerine bölgedeki _
Altıncı Ordu'nun başına Birinci Ordu kumandanı Alman Mareşali Goltz Paşa getirildi (22 Ekim 1915). 22-26 Kasım 191S'te
General Townshend. Bağdat ' a 30 km.
uzaklıktaki Selmanıpak denilen bölgede
taarruza başladı. Meydana gelen çarpış­
malar. Bağdat'ı ele geçirmeye çalışan ingilizler'le onları durdurmaya çalışan Türkler arasında büyük bir mücadeleye dönüştü. Çok sayıda kayıp veren ingilizler
KGtül'amare'ye çekilirken Osmanlı kuvvetleri kaleyi kuşatma altına aldılar ( 5
Aralık 1915). Halil Paşa kumandasındaki
bu kuşatma ve ingilizler'in verdikleri karşı mücadele I. Dünya Savaşı'nın en önemli
çarpışmaları arasında yer alır. 191 6 yılının
başlarında ingilizler'in Irak cephesi kumandanlığında bulunan General Nixon'un
yerine General Percy Lake tayin edildi. General Percy Lake'in emriyle Basra tarafındaki ingiliz kuwetlerinin kuşatma altındaki General Townshend'e yardım teşebbüsleri sonuç vermedi ve ingilizler,
Hindistan'dan Basra'ya gönderilen yeni
tugayların desteğinde S Nisan 1916'da
Felahiye'de başlattıkları dört gün süren
taarruza rağmen kuşatmayı yaramadılar.
Kaledeki yiyecek stoklarının tükenmesi
üzerine uçaklarla atılan yiyecek paketlerinin çoğu nehre düştüğünden yapılan
yardımlar yerine ulaşmadı. ingilizler, 2122 Nisan 1916'da IV. Felahiye Muharebesi
denilen bir saldırı daha gerçekleştirdiler­
se de geri püskürtüldüler. Başka çaresi
kalmayan General Percy Lake, 26 Nisan
1916'da kuşatma altındaki General Townshend'e Türkler'le teslim müzakerelerini
başlatmasını bildirdi. Yaklaşık beş ay sü~
ren kuşatmanın kaldırılması karşılığında
ingilizler bütün silahlarını ve 1 milyon
sterlin tazminat vermeyi teklif ettiler ve
karşılığında Arnare yolu ile Hindistan'a
gitmek için müsaade istediler; Türk tarafı
ise ingilizler'in kayıtsız şartsız teslim ol-
masında direndi. Nihayet27 Nisan 1916'da KGtül'amare'nin 4 km. kuzeybatısın­
da nehir üzerinde Halil Paşa ile General
Townshend arasında yapılan görüşmede
ingilizler tazminatı 2 milyon sterline çı­
kardılar. 29 Nisan 1916 günü protokol
KÜTVAL
(Jf~~
imzalanmasının ardından halkın coşkulu
gösterileri arasında Türk kuwetleri KGtül'amare'ye girdi ve 13.309 kişilik ingiliz
ordusunu teslim aldı.
ı. Dünya
ele geçirmeye yönelik planlar yapan ingilizler'e büyük bir darbe vurmuştur. Ancak bu askeri
başarı. Haziran 1916'da Hicaz'da ortaya
çıkacak olan ingilizler'in planladığı Şerif
Hüseyin ayaklanmasını engelleyemedi.
1916 ve 191 7 yıllarındaki savaşlar Osmanlı Devleti'nin bağlı bulunduğu tarafın
başarısızlığı ile sonuçlandığından Ortadoğu tamamen kaybedildi; Şubat 1917'de
Kütül'amare ve Mart ayında Bağdat ingilizler'in eline geçti. Bölgeye gelen ingiliz manda idaresinin yaptığı idari taksimata göre Kfıtül'amare yeni kurulan on
dört livanın (muhafaza) ana şehirlerinden
biri. daha sonra da Irak Devleti'nin kurulmasıyla (Ağustos ı 92 ı) bu on dört livadan birinin merkezi oldu. Günümüzde on
sekiz muhafazadan Vasıt'ın merkezi olup
muhafazanın nüfusu860.000 (2002) KGtül'amare'nin nüfusu 380.000'dir (2002).
KGtül'amare zaferi genelde
Savaşı'nı etkilemiş
ve
Bağdat'ı
L
Hindistan' da hüküm süren
İslam devletlerinde
şehir veya kasabalardaki
asayişten sorumlu
yarı askeri memur.
_j
Hintçe kôt-vala birleşik isminden gelmekte olup kôt "kale". vala "bekçi, muhafız. kumandan" demektir (etimalajik tartışmalar için bk. Doerfer, lll , 6 18-62 I) . Kelime Ortaçağ boyunca müslüman Hindistan, Orta Asya ve iran'da kullanılmış. zamanla batıya doğru geçerek iran körfezi
ve Irak bölgelerinde de yaygınlık kazanmıştır. ilhanlılar, Timurlular ve Safevller'de "bir şehir veya kasabanın mahalli idarecisi" anlamında kullanıldığı görülür.
Babürlüler'de bazı yerlere asayişi sağ­
lamak ve i syan ları bastırmak üzere tayin
edilen valilere "fevcdar". kal el erin kontrolü altında bulunan uzak bölgelere kale
kuma ndanı olarak gönderBeniere de "kı l­
' adar, kal'adar" deniliyordu. Büyük iktalarda ikta sahibi bir vali yetkisine sahipti.
Şehirlerde ise hakim, polis müdürü. belediye başkanı ve ahlak zabıtasının yetki
ve sorumluluklarını bir arada uhdesinde
taşıyan kGtvaller valilik yapardı. Kfıtvalle­
rin emrinde düzenli bir polis kuweti bulunmuyordu; yalnız onlardan rütbeleri
BİBLİYOGRAFYA :
gereği tuttukları askerleri bu iş için kulCuinet.lll, 139-142; Delilü'l-ljalic (Coğrafya).
lanmaları bekleniyordu; ancak kuwetleri
lll, 1296-1298; Bağdad Vilayeti Salnamesi
yeterli
görülmediği takdirde kendilerine
(ı 329). s. 242-246; Kütülamare Muhasarası,
yardım gönderilirdi. Babür hatıralarında.
Başkumandan Sir Percy Lake Raporu (t re. H üsameddin). istanbul 1332; Mehmed Emin, SelKabil'de iken cesareti dolayısıyla kGtval
mfınıpak Meydan Muharebesi, ista nbul , 1337,
olarak orada bırakılmış bir dostundan
ll, 329-336; V. E lbwnshend. My Campaign in · bahsetmektedir (Vekayi', s. 219).
Mesopotamia, London ı 920; a.e.: Irak Se{erim,
istanbul 1337 ; s. ı98-202; F. J . Moberly. Th e
Campaign in Mesopotamia: 1914-1918, London ı923-24,1-ll; a.e.: /rak Seferi(trc. Binbaşı
Cemal). istanbul1928,11, 70-76, ı87, 2ı3-215,
457-474, 520-522; S. H. Longrigg.
Four Centuries of Modern Iraq, Oxford 1925 ,
s . 294, 313; a.mlf .. Iraq 1900 to 1950, Oxford
1953, s. 80-81; Navallntelligence Division. Ad-
428 - 43ı,
miralty H andbooks, Iraq and Persian Gul{.
London 1944, s . 277-283, 543-544; Field Marshal von der Goltz. Golç Paşanın Hatırası (tre.
Salih). istanbul 1932, tür.yer.; R. Millar. Kut :
The Death of an Army, London 1969; Birinci
Dünya Harbinde Türk Harbi : Irak-iran Cephesi 1914-1918, Ankara 1979,111/1, s. 373-380,
407-500, 620 -631, 640-786; Cengiz OrhonluTurgut lşınsal, "Osmanlı Devrinde Nehir Nakliyatı Hakkında Araştırmalar: Dicle ve Fırat Nehirlerinde Nakliyat" , TD, sy. ı 7-18 ( 1962). s. 771 02 ; Besi m Darkot. "Kilt-ül-amare", İA, VI,
ı 060-1061; J. H. Kramers- [J . B. Kelly]. "Kilt
a[-<Amara", EJ2 (İng . ). V, 537-538.
li!
MUSTAFA
L. BiLGE
KGtvaı terimi. özellikle Babürlüler'in
hakimiyeti altındaki müslüman Hindistan'ında bu imparatorluk çöktükten sonra da yaklaşık bir yüzyıl daha ingilizler zamanında kullanıldı. Fakat daha ewel de
halk düzeninden sorumlu memur olarak
Delhi Sultanlığı topraklarında, Tuğluklu­
lar öncesi devir boyunca Güney ve Doğu
Hindistan'da hüküm süren taşra sultanlıklarında mevcuttu. Vasco da Gama'dan
sonra Portekizliler'in Hindistan'a yaptık­
ları seferleri anlatan kaynaklarda Portekizliler'in "catual" lle savaştıklarından
bahsedilmektedir.
Ebü'I-Fazl ei-AIIaml'nin eserinde (bk.
bi bl.) kfıtvalin görevleri arasında şunlar
sayılmaktadır: Cani ve haydutları takip
etmek, asayiş ve nizarnı sağlamak, evlerin ve çarşıların kaydını tutmak. şehirde
bir istihbarat sistemi oluşturmak (halkın
503
Download

TDV DIA