Eğitim Bloğu 1.
SİYASİ DİYALOG VE SİVİL TOPLUM
0. GİRİŞ:
İspanya’da engelliliğe ilişkin sosyal politikalar, 70lerden itibaren bir artış göstererek 20. Yüzyılın
ortalarından bu yana bir gelişim ortaya koymaktadır.
1978 İspanyol Anayasası’nın kabul edilmesinden sonra rehabilitasyon odaklı olan engellilik politikalarında
fırsat eşitliği ve daha sonra da haklar ve ayrımcılığın engellenmesi yönünde bir dönüşüm başlamıştır.
REHABİLİTASYON ODAKLI
FIRSAT EŞİTLİĞİ ODAKLI (LISMI)
HAKLAR VE AYRIMCILIĞIN ENGELLENMESİ ODAKLI (LIONDAU)
KİŞİSEL OTONOMLİK ODAKLI (Yasa 2006)
Engellilerin Sosyal Entegrasyonu Yasası (LISMI 1982), rahabilitasyoncu modelin yetersizliklerine karşı
“fırsat eşitliği” ilkesine önem vererek engelliler hakkında kamu politikalarında bir dönüm noktası ortaya
koymaktadır.
LISM, İspanyol Anayasası’nın engelli kişilere tanıdığı ilk özel korumanın ilk kez somutlaşması anlamına
gelmektedir. Fakat bu yasa, engelli kişilerin topluma aktif katılımını ve vatandaşlık haklarından tam olarak
yararlanmalarını engelleyen engelleri ortadan kaldırmaktan çok engelli kişilerin korunmasını hedef alan
ölçütlerin geliştirilmesine dayanmaktadır.
Daha sonra, haklara ve ayrımcılığın önlenmesine dayanan odak noktasının en açık örneği, Fırsat Eşitliği,
Ayrımcılığın Önlenmesi ve Engelli Kişilerin Evrensel Erişebilirliği Hakkında Kanun’dur (LIONDAU 2003), bu yasa
fırsat eşitliği hakkını etkinleştirmek için yeni teminatlar düzenlemektedir. Bu teminatlar iki türdedir:
-
Ayrımcılığa karşı önlemler
Pozitif eylem önlemleri
2006 tarihli, Bağımlı Durumdaki Kişilere Yönelik Kişisel Otonomliğin ve Bakımın Teşvik Edilmesi Hakkında
Kanun da İspanya’da sosyal hizmetler sisteminin yapısını etkileyen bir diğer unsurdur. Bu düzenleme ile
Bağımlı Kişilerin Otonomliği ve Bakım Sistemi (SAAD) oluşturulmaktadır, bu sistem, bireysel ve sosyal refahın
elde edilmesi için uygulanan hizmetler ve eylemler, teknik ve profesyonel ekipler, ekipmanlar ve kamu
mülkiyeti kaynakları ile uygulanmaktadır. Bu sistemin, İspanya sosyal hizmetler sistemine yeni bir gelişim
veren ve rehber işlevini genişleten ve tamamlayan bir referans olması beklenilmektedir.
Son olarak, yeni modellere yönelen gelişme, aileler yerine engelli kişilerin kendilerini dikkate alan
hizmetlerin yönetimi iddiasının büyük desteği ile yeni kendini temsil (öz temsil) girişimlerinin ortaya çıkmasını
1
kolaylaştırmıştır. Bu yeni tür girişimlere bir örnek Bağımsız Yaşam Forumu’dur, bu forum işlevsel farklılığı
bulunan erkek ve kadınların hakları için mücadele ve felsefi etki forumu olarak oluşturulmuş bir birlik olup
aynı zamanda “örgüt olmayan” olarak tanımlanmaktadır. Bu yeni fikirler engelliliğin görülebilirliğinde ve
hakların ileri sürülmesinde önemli gelişmeler ortaya çıkarmaktadır.
1. Siyasi diyalogda sivil toplum örgütlerinin rolü.
Temsili demokrasiler günümüzde dönüşüm aşamasındadırlar, “katılımcı karakterli” ya da vatandaşların
doğrudan entegrasyonuolarak adlandırılan başka bir sisteme doğru yönlenmektedirler: söz konusu sivil
toplum, kamu konularının yönetiminde daha aktif bir rol üstlenerek kendileri tarafından seçilen
sorumluluların sürekli takibini gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır.
İdarelerin ve yöneticilerin ya da şirketlerin ve diğer ağların ya da toplumsal hareketlerin kararlarına ve
uygulamalarına itiraz ederek doğrudan halkın fikrine ve hükümetlere karşı çıkan, bunların faaliyetini toplum
tamamlayıcı olarak ifade eden ve bu tamamlayıcılığı ortadan kaldırmak için düzenlenen araçlar ve kanallara
girmeye çalışan ve tam anlamıyla muhalif, asi olarak tanımlanan hükümet dışı örgütler bulunmaktadır.
Katılımcı demokrasinin kabulü ve resmi olarak açıklanması ve bunun temel araçlarından biri olan sivil
diyaloğun gerçekleştirilmesi dünyanın belirli ülke ve bölgelerinde ortaya çıkan bir olgudur. Bununla birlikte,
Ekonomik ve Sosyal Komitenin ifade ettiği üzere daha fazla gelişme gerekmektedir: “Avrupa vatandaşlarının
ve özel olarak Birliğin gelişiminde ve örgütlü sivil toplum ile kurulmuş olan güvenilir sivil diyalog kapsamındaki
politikalarında gerçek anlamda etki sahibi olabileceği, bilgilendirilebileceği ve tartışabileceği örgütlerin işler
hale getirilmesi gerekmektedir”.
Engelli kişilerin sivil toplum örgütlerinin düzenlenmesinde en önemli araçlardan biri şüphesiz siyasi
diyalogu güdüleyen ve
bu grubun yaşam koşullarında bir iyileştirme sağlayacak olan Engelli Kişilerin Hakları Hakkında Uluslararası
Konvansiyondur, Birleşmiş Milletler tarafından 2006 yılında kabul edilmiştir, eşit koşullarda tüm insan
haklarının ve temel özgürlüklerin tüm engelli kişiler tarafından tam kullanımının sağlanması, korunması ve
güvence altına alınması ve insanlık onuruna saygı gösterilmesini sağlanmasını amaçlamaktadır”.
21. yüzyılın insan hakları konusunda ilk kapsamlı belgesi ve bölgesel bütünleşme örgütlerine imzaya
açılan ilk insan hakları konvansiyonu olarak görülmektedir. Engelli kişilere ilişkin eylemler ve odak noktalarının
“paradigmatik bir değişimine” işaret etmektedir.
Konvansiyon, açık bir şekilde bir toplumsal gelişim boyutu bulunan bir insan hakları belgesi olarak
değerlendirilmiştir. Bu belgede engelli kişilere ilişkin kapsamlı bir sınıflandırma kabul edilmektedir ve tüm
engelli kişilerin bütün insan haklarından ve temel özgürlüklerden faydalanabilmesinin gerekliliği
vurgulanmaktadır. Engelli kişilere tüm hak kategorilerinin nasıl uygulanacağı açıklanmakta ve belirtilmektedir
ve engelli kişilerin haklarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri için uyumlandırmaların gerekli olduğu alanlar ve
bu hakların ihlal edildiği alanlar ile haklara yönelik korumanın güçlendirilmesinin gerekli olduğu alanlar
ifade edilmektedir.
o
İspanya’da durum:
Engelli kişilerin haklarını savunmaya yönelik olarak kurulmuş olan İspanyol sivil örgütler, temel olarak üç
düzeyde farklı Kamu Yönetimi organları ile işbirliği ve bazı durumlarda doğrulama ilişkisi sürdürmektedirler,
sözkonusu üç düzey: Merkezi Yönetim (Sağlık, Sosyal Hizmetler ve Eşitlik Bakanlığı), Otonom Yönetim
(Otonom Bölgelerin Sosyal Konular Konseyleri) ve Yerel (çeşitli belediyelerin Sosyal Konular Meclisleri); ayrıca,
uluslararası düzeyde de özel olarak Avrupa kapsamında ilişkiler yürütmektedirler.
Sivil toplumu temsil eden kurumlar (bizim durumumuzda, engelli kişileri ve onların ailelerini) refah Devleti
içerisinde konumlarını Devlet tarafından sunulan temel sosyal hizmetler ortağı olarak tanımlamaktadırlar.
Doğrudan eylem kapsamında işlevi, hizmetlerin yönetimine katılımla ve dolaylı şekilde ise uluslararası
kurumlar nezdinde (örnek olarak, Engelli Kişilerin Hakları Hakkında Uluslararası Konvansiyon’da) baskı grupları
olarak siyasi faaliyetler vasıtasıyla gerçekleştirilmektedir.
Sivil kurumlar (sivil toplum örgütleri), özel sektör ve kamu sektörü olarak ifade edilen iki klasik sektörün
neden olduğu boşluğu doldurmak için yapılanan Üçüncü Sektörü teşkil etmektedirler. Son yıllarda, Üçüncü
Sektöre ilişkin kamu politikaları genişlemiş ve yoğunlaşmıştır.
Temsil faaliyeti alanları:
-
İstihdam.
Erişim ve engellerin ortadan kaldırılması.
Eğitim.
Sağlık, önleme ve rehabilitasyon.
Sosyal tedbir ve korumalar.
En fazla etkilenen engelli kişiler.
Yeni teknolojiler ve bilgi toplumu.
Engelli kadınlar.
Kültür, eğlence ve spora erişim.
Sivil toplum örgütleri, İspanya’da, sivil sosyal ağda önemli bir konuma sahip olan vakıf sektöründe yer
almaktadırlar. Bu türden binlerce örgüt bulunmaktadır ve kamu yararına çalışmakta ve çoklu alanlarda
faaliyet göstermektedirler.
Dernekler, vakıflar ile birlikte diğer büyük bir hükümet dışı örgüt türüdürler. Vakıf sektörü, İspanya’da örgütlü
sivil toplumun önde gelen ailelerinden biridir.
Belirgin bir biçimde örgütlü bir sektördür. Tarihsel olarak, bir tarafta Vakıflar Merkezi ve daha sonra
İspanyol Vakıflar Konfederasyonu bulunmaktadır. Bu iki kurumun paralel çalışma döneminden sonra süreç tek
bir platform oluşturulması ile sonuçlanmıştır: İspanyol Vakıflar Birliği (2003), bu kurum çok çeşitli boyutlara,
amaçlara ve faaliyet düzeylerine (yerel, bölgesel, otonom, ulusal ve uluslararası) sahip İspanyol vakıflarını
biraraya getirmektedir. Görevi, vakıf sektörünün faydasına onun gelişimi ve güçlenmesi için çalışmaktır.
Engelli dünyasına yönelik İspanyol sivil toplum örgütleri aşağıdakilerdir:
http://www.cermi.es/es-ES/Paginas/Portada.aspx
CERMI (Engelli Kişi Temsilcileri İspanyol Komitesi).
İstenmeyen sosyal grup konumun farklında olan engelli İspanyol vatandaşlarının temsil, savunma ve eylem
platformudur, haklarının tanınmasını sağlamak ve toplumun diğer kesimleri ile hak ve fırsat eşitliği altında tam
vatandaşlık elde etmek amacı ile oluşturulan örgütler yardımıyla birararaya gelmeye karar vermişlerdir.
CERMI’nin en büyük başarısı, kendi iç uyumu ve birliğini önemli ölçüde geliştirerek İspanya’da engelli
sektörünü temsil eden bir platformu birararaya getirmek olmuştur. Bu başarı, CERMI’nin İspanya’da engellilik
konusunda referans kurumu olarak görülmesi ve engelli kişilerin geçerli muhattabı olarak kamu ve sivil
toplum yetkilerinin tanınması sonucunu ortaya çıkarmıştır.
CERMI’nin parçası olan örgütler:
ONCE
COCE
FEAP
CNSE
FIAPA
ASPA
FEAFI
PRED
DOW
FESP
FEDE
FEDA
2. İspanyol sivil toplum örgütlerinin yerel, otonom ve merkezi siyasete katılımı.
Engelli kamu politikaları hakkında Kamu Yönetiminde mevcut olan katılım organları aşağıdakilerdir:
Merkezi düzeyde:

Ulusal Engelli Konseyi, Sağlık, Sosyal Hizmetler ve Eşitlik Bakanlığı’na bağlıdır, burada engelli kişileri
temsil eden örgütler ile Devlet Genel Yönetimi arasında işbirliği kurumsallaştırılmaktadır.
Engelli kişileri ve ailelerini temsil eden örgütlerin engellilik konusunda geliştirilen politikaların
planlanmasına, takibine ve değerlendirilmesine entegrasyonuile bakanlıklar arası danışma organıdır.
Bu organ, fırsat eşitliğinin, ayrımcılığın önlenmesinin ve engelli kişilerin evrensel erişiminin
sağlanması konusunda görevlendirilmiş olan Özel Daimi bir Daireye sahiptir.
http://www.msssi.gob.es/ssi/discapacidad/informacion/consejoNacionalDisc.htm

Engellilik Hakkında Kraliyet Kurulu, otonom bir kurumdur, Sağlık, Sosyal Hizmetler ve Eşitlik Bakanlığı
ile ilişkilidir, eksikliklerin önlenmesi, rehabilitasyon ve engelli kişilerin topluma entegrasyonu; gerek
ulusal gerekse uluslararası düzeyde farklı Kamu İdareleri arasında benzer şekilde bunlar ve özel
sektör arasında değişim ve işbirliğinin sağlanması; eğitim, araştırma ve geliştirme, bilgi, belge ve
formasyon konularında faaliyet gösteren organlar, kurumlar, uzmanlar ve proje sahiplerine destek
vermek ve engelliliğe ilişkin konular hakkında teknik düzenlemeler ve tavsiyeler yayınlama
görevlerine sahiptir.
Majesteleri Kraliçe, Kraliyet Kurulunun Onursal Başkanlığı görevini yürütmektedir.
http://www.rpd.es/
Otonom düzeyde:
-
Madrid Bölgesi Sosyal Konular Konseyi.
Madrid Bölgesi Engelli Kişiler Danışma Kurulu.
Madrid Bölgesi Temel Merkezler.
Madrid Bölgesi Sağlık Konseyi.
Yerel düzeyde:
- Madrid Belediyesi. Sosyal Hizmetler Birimi.
- Engellilik Belediye Kurulu.
Söz konusu kurumların (otonom ve yerel), İspanyol Devleti’ni oluşturan farklı Otonom Bölgeler’de
eşdeğerleri bulunmaktadır. Bizim faaliyet alanımızda bulunduğu için Madrid Bölgesi’ndeki kurumları belirttik.
3. İlgili aktörler ve gerçekleştirilen Programlar
Aşağıda, engellilik konusunda farklı İspanyol Kamu İdareleri tarafından (üç faaliyet düzeyinde: merkezi,
otonom ve yerel) gerçekleştirilen programlar ve hizmetleri açıklayacağız:
Merkezi düzeyde:
Sağlık, Sosyal Hizmetler ve Eşitlik Bakanlığı:







Engelli kişiler için hizmetler (primsiz emeklilik, LISMI hizmetleri…).
Engellilik hakkında bilgi hizmeti (SID).
Engellilik Devlet Gözlemevi (OED).
Daimi Uzmanlık Dairesi (OPE).
Fiziksel Engelli Kişiler için Tedavi Merkezleri (CRMF).
Devlet Referans Merkezleri (CRE).
Engellilik hakkında İspanya 2012-2020 Stratejisi...
Otonom düzeyde (bizim durumumuzda, Madrid Bölgesi):
Sosyal Konular Konseyi:




2012-2015 Engelli Kişiler iin Üçüncü Eylem Planı(*).
Engelli Hizmetleri Servisleri.
Engelli öğrencilere yardımlar.
ASPAYM-MADRID tarafından yönetilen Bağımsız Yaşam Programı...
(*)Engelli Kişiler için Eylem Planları, 6 genel eylem alanında geniş sayıda amaç ve eylemi düzenlemektedirler:
-
Engelliliğe ilişkin toplumsal bakım ve kişisel otonomliğin teşvik edilmesi.
Sağlık.
Eğitim.
İstihdam.
Toplumsal katılım.
Erken uyarı. Ve otizm spektrum bozukluğu olan kişiler için özel bir alan.
Ayrıca, Eylem Planları dört yatay programı kapsamaktadır: Fırsat Eşitliği, Kadın, Kalite, Yenilikçilik ve
Mükemmeliyet ve Evrensel Erişilebilirlik.
Temel amaçları, bağımsız yaşamın desteklenmesi, fırsat eşitliği, engelli kişilerin tam sosyal entegrasyonu,
yenilikçilik ve mükemmeliyet ile hizmet kalitesinin optimize edilmesi, engelli kişilerin ve ailelerinin vatandaşlık
kapsamında yaşam kalitelerinin iyileştirilmesidir.
Uygulama için, Madrid Bölgesi, Sosyal Konular Konseyi vasıtasıyla, söz konusu Konseyin ve İstihdam,
Eğitim, Sağlık gibi diğer konseylerin sorumluları ve teknik personelinden ve engelliliğe yönelik vakıf
dünyasından kurumların temsilcileri ve teknik personelinden oluşan bir Öncü Grup oluşturmuştur. Çalışma,
tartışılmak ve ilgililer arasında karara bağlanmak üzere teklifler hazırlayan komisyonlarda organize
edilmektedir. İlk olarak hazırlanır ve daha sonraki aşamada nihai Eylem Planı oluşturulur.
Engelli kişilerin sosyal kurumları bağlamında oldukça önemli bir başarı elde ettmiş bulunmaktayız: bu
Eylem Planlarının hazırlanmasında söz ve oy sahibi olma, danışma, fikir bildirme ve engelli kişilerin
haklarının savunulmasına ilişkin tüm konularda teklif sunma.
Yerel düzeyde (bizim durumumuzda Madrid Belediyesi):



Geçici bakım programları.
Bilgilendirme ve oryantasyon hizmetleri.
Engelli kişiler için yıllık istihdam fuarları...
Sivil toplum örgütleri bağlamında, CERMI dünyanın en yüksek düzeyde engellilik temsilcisi olarak,
ilgili yılda uygulamaya konulacak ola faaliyetleri, eylemleri ve programları (kendi bölgesel alanında
engelli kişilere yönelik her kurumun hizmetlerinden ve projelerinden ve kolektif faydayı sağlamak için
gerçekleştirilen eylemlerden bağımsız olarak) belirleyen yıllık özelliğe sahip bir Eylem Planı hazırlamakta
ve uygulamaktadır.
Örnek olarak, 2013 yılı için Eylem Planı aşağıdakileri kapsamaktadır:
-
-
39/2006 sayılı Yasanın ve Bağımlı Kişilerin Otonomliği ve Bakım Sisteminin (SAAD) takibi.
CERMI, İstihdam ve Formasyon Komisyonu çalışmaları ile çabalarını istihdam konusunda
oluşturulan talepleri İstihdam ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca dikkate alınmasına
yoğunlaştıracaktır.
Kapsayıcı eğitim.
Sağlık.
Sosyal Hizmetler ve Haklar.
Engelli kişilerin ailelerine destek.
Trafik kazası mağdurları…
CERMI’nin 2013 yılı boyunca eylimin bir vektörü olacak olan engellilik kamu politikalarının geliştirilmesi için
uygulamalı sivil diyalog ilkesinin uygulanmasına yoğunlaşılacaktır.
4. Siyasi diyalog için uygulama kurulları.
Sonuç olarak ve siyasi diyalog için uygulama kurulları bağlamında aşağıda engellilik sivil toplum
örgütlerinin temsil faaliyetini uygulama yollarını açıklayacağız:
 Engelli kişilerin Temsili ve savunması Platformu oluşturmak.
 Kamu Otoriteleri, Sosyal Kurumlar ve kendi engelli vatandaşları tarafından tanınmak.
 Temsil edilen gruba ilişkin konular için Geçerli bir Muhattap olmak.
 Aşağıdakiler vasıtasıyla Siyasi Eylemi uygulamaya koymak:
-
Teklif işlevi: Çözümleri önererek ve önlem ve eylemleri oluşturarak, şikayetler ve birincil ihtiyaçlara
ilişkin olarak oluşturulmuş teklifleri sunmak.
-
Baskı grubu işlevi: kamu otoriteleri, sendikalar, kurullar, kanaat önderleri nezdinde.
-
Müzakere işlevi: temsil platformları, otoriteler ile müzakerelerde bulunmalı ve temsil ettiği toplumsal
kesimin çıkarları her durumda savunmalıdırlar.
-
Ön danışma işlevi: engelli kişilere yönelik kararların alım sürecine aktif olarak katılmak.
-
Savunma ve ayrımcılığa karşı mücadele işlevi: örgütlü vakıf hareketi, engelli kişilerin haklarını ve
özgürlüklerini güvence altına alan kuralların uygulamasını gözetmelidir.
-
Toplumsal duyarlılık işlevi: engellilik ve kamuoyu arasında ittifaklar oluşturan ve sağlayan mesajlar
yayınlayarak engelli kişilerin gerçeğini kamuoyuna iletmek.
-
Ortak eylem işlevi: Eylem stratejileri ve hatları paylaşarak.
Profesör Stephen W. Hawking’in sözettiği üzere “engellilik başarı için bir engel olmamalıdır. Gerekli destekler
ile yaşamaya değer bir hayat sürülebilir. Engelli kişilerin muazzam potansiyelini serbest bırakmak için katılım
engellerini ortadan kaldırma ve yeterli kaynak ve bilgi ayırma ahlaki yükümlülüğüne sahibiz”. Diğer taraftan,
sivil toplum örgütlerinin birincil görevleri bağlamında
Müdahale stratejisi olarak bir refakat modeli (“Karmaşık destek ihtiyaçları bulunan kişilerin yatılı
bakımına uygulanacak yaşam kalitesi modeli, Imserso 2011) belirtilmektedir.

“Sosyal ihtiyaç” durumunda olan kişilere refakat etmeliyiz ve onları yönetmemeliyiz. Bu refakat
empati geliştirerek bir yakınlık, akrabalık planı ile gerçekleştirilmelidir. Onu bir kişi olarak
tanımamız ve hayati bir planı olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir.

Aktif katılım. Profesyoneller olarak hiçkimse için yürüyemeyiz, birileri ile birlikte yürüyebiliriz,
ama onun yerine değil. Karıştırmak ve kişilere bunu yapması için fırsatlar vermek yanlık bir
davranış olur.

Onlara söz vermek. Seslerinin duyurmalarını, ne düşündüklerini söylemelerini sağlamak,
ihtiyaçlarını sormak; diğerlerinin onların için diğer anlarda konuşmaması baskın eğilim olmuştur.

Bir rota oluşturmak. Sosyal refakat kişinin bir proje olduğu ; ve anlam ifade etme, ileriye bakma
düşüncesine dayanmaktadır.


Toplumda yaşamak. Bizim kişimizin inşası Ben ve Diğerleri ilişkilerine yoğunlaşan anlamlı bir bi
leşene sahiptir.
Gelecek yıllarda, engellilik daha büyük bir rahatsızlık nedeni olacaktır, çünkü yaygınlığı artmaktadır.
Nüfusun yaşlanması ve engellilik riski yaşlı yetişkinler arasında daha yüksek olması ve ayrıca kronik
hastalıkların dünya çapında artışı da dikkate alınmalıdır.
Engellilik hakkında Dünya Raporu (2011), Milenyum Gelişim Hedefleri 2015’in özünde yeralan gelişmiş,
daha iyi ve daha kalıcı bakış açıları elde etmek için eğilimin herhangi bir engel ile yaşayan kişilerin kurtulması
sonucuna ve onların toplumsal katılımını, kaliteli bir eğitim almasını, iyi bir iş bulmasını ve seslerinin
duyulmasını engelleyen engellerin kaldırılması sonucuna yönelmesi gerektiğini ifade etmektedir. Dünya Sağlık
Örgütü’nün (2001) İşlevsellik, Engellilik ve Sağlık Uluslararası Sınıflandırması (CIF) engellilik bakım
biyopsikososyal modeline dayanmakta olup spesifik bir sağlık koşulu ve bu kişinin yaşadığı ortamları temsil
eden bir dış faktör ve çevresinin beklenti ve talepleri ile bireyin kapasiteleri arasında sürekli bir ayarlama
süreci olduğunu varsaymaktadır.
Bu bağlamda, engellilik bireysel bir özellik olmaktan çıkıp doğrudan aileyi ve toplumu etkileyen bir özellik
haline gelmektedir. Yaşam kalitesi, insanların yaşamlarını etkileyen kararlara katılabilmeleri halinde
artmaktadır. Topluma dahil olma ve tam katılım kaçınılmaz bir taleptir.
Açıklama yazısı olarak, Sağlık, Sosyal Hizmetler ve Eşitlik Bakanlığı Engelli Destek Politikaları Genel Müdürü
Bay Ignacio Tremino’nun sözlerine yer veriyoruz:
“İdare sivil toplumla ve engelli kuruluşlarıyla elele gitmek gereksinimindedir ancak böyle
ilerlemeye devam edebilir…Önemli olan aynı masada Merkezi Yönetim, Otonom Yönetimler
ve Engelli Kişiler Organizasyonlarının oturabilmeleri ve bu materyaldeki politikaları
yaratabilmeleridir”
Başvurulan kaynaklar:
 “Doğrudan politik aktör olarak organize vatandaşlık: katılımcı demokrasi ve sosyal diyalog’’. Luis Cayo
Pérez Bueno, Engelli Kişilerin Temsilcileri İspanyol Komitesi başkanı (CERMI).
 “Engelli kişilerin haklarını korumada sivil toplum kuruluşlarının rolü”. Susana Mosquera, Hukuk
Doktoru. La Coruña Üniversitesi’nde Araştırmacı.
 “İspanya’da engelliler hakkındaki toplumsal politikalar. ‘’Haklar temelinde bir perspektife doğru’’ .
Antonio Jiménez Lara ve Agustín Huete García. Salamanca Üniversitesi
 “Engelli kişiler derneklerinin rolü: politik vakalar ve hizmet yönetimi”. José Rodríguez García. Omurilik
felçlilar Vakfı Başkanı 2010 yılına dek...
 “Sağlıklı yetişme ve engellilik durumlarına uygun yardım için özel yardımlar ve devlet destekleri.
Kendine yeterliği destekleyerek kurumlaşmayı azaltmak”. Susana Martín Polo, Aspaym-Madrid.
Eğitim bloğu 2.
‘REHBERLİK’ PROJESİ METODOLOJİSİ
1.
Rehberlik edilen kişiyle hastanede ilk görüşme
‘Rehberlik: Omurilik felçliya Tam Yardım’ projesi, prensip olarak, omurilik felçlisi ve/veya ailesi ve yakınları
için büyük önem taşıyan iki safhası veya etabı boyunca geliştirilir: Hastane dönemi ve hastane sonrası dönem.
Hastane periyodunda, yaşanan omurilik felciyle ilgili bilgisizlikten dolayı çok yüksek düzeyde belirsizlik
duygusu hakimdir, bu da omurilik felçli kişide hastaneden eve dönüşte karşılaşacağı değişikliklerle ilgili
anksiyete, korku vesaire hallerinin ortaya çıkmasına neden olur. Bu durum isabetli bir disiplinlerarası destek
gerektirir zira yakın bir gelecekte karşılaşılacak değişiklikler çok fazladır.
Yeni gerçekliğe adaptasyon da, omurilik felçlinin ailesinin ve yakınlarının da çaba ve gayretini
gerektirecektir, çünkü bunlar tüm süreç boyunca kayda değer şekilde hazır bulunurlar ve etkilerler. Omurilik
felçli kişilere yönelik danışmanlık projelerinin icrasında ASPAYM Madrid’in tecrübesinden yola çıkarak,
bunlardan yararlanan kişilerin durumla başa çıkabilme süreçlerinde bir iyileşme gözlenmiştir zira konuyla ilgili
bilgi edinmişlerdir ve gereken spesifik kaynaklara ulaşabilmek için uygun desteğe sahip olmuşlardır.
(rehabilitasyon tedavileri, ortoprotez malzeme, evin adaptasyonu vs...).
Toledo Parapleks Ulusal Hastanesindeki yeni omurilik felçlilere 1993 yılında yapılan ziyaretlerde (Hospital
Nacional de Parapléjicos de Toledo-HNPT), ASPAYM Madrid, burada hastaların hastane bakımından daha
ötede bazı gereksinimleri olduğunu saptamıştır. Bu hastane, hastanın tedavi sürecinden sonra eve dönüş
sürecine de adaptasyonunu garanti edecek tamamlayıcı bir hizmeti, eve dönüşe hazırlayarak vermekteydi.
Geçmiş dönemlerde hastanede yatmış omurilik felçlilerden oluşan ASPAYM Madrid bünyesinde bu ilk eve
dönüş dakikalarındaki bilgi ve destek ihtiyacı ilk elden bilinmekteydi. Bunun için, yardım etmek ve yolu
kolaylaştırmanın, daha felcin ilk aylarından başlaması gereken bir süreç olduğu görüşü çok açıktı.
2008 yılında, ASPAYM Madrid tarafından başlanan proje, değişik otonom bölgelerdeki ASPAYM Ulusal
Federasyonu üyelerine yayıldı. Projeyi uygulayabilmek için gereken kaynaklar ve araçlar kurumların hizmetine
sunuldu ve koordinasyonu Federasyon gerçekleştirdi.
2. ‘Tutors-Akran Danışmanlığı’ programının tanımı
‘Tutors-Rehberlik’ programı: Yeni Omurilik Felçlisine Integral Hizmet’’, ‘’hastanın durumuyla ağırlaşan veya
çözülen sosyo-ailevi ihtiyaçlara hizmet etmek’’ Genel Hedefi etrafında toplanmıştır.
Bu Genel Hedef şu Spesifik Hedeflere ayrılır:
-
-
-
Aile birliğini düzenlemede destek. Hastaya aileden birinin veya dışarıdan bir profesyonelin bakabilme
kapasitesine katkıda bulunmak için ailevi rollerin yeniden yapılandırılması gereklidir. Bunun için de
hastanın ve ailesinin yeni ailesel duruma adaptasyon sürecinde eşlik etmek ve aile danışmanlığı
yapmak yoluyla müdahalede bulunur.
Aile fertlerinin potansiyellerini iyileştirmek. Kişisel ve ailevi imkanların bilinçlendirilmesinde destek,
zira kriz durumu bu özdeşleştirmeyi bozmaktadır.
Aile içi çatışmalarda ve karar alımında kaynaklanan zorluklarda arabuluculuk yapmak. Yeni durumdan
dolayı oluşan aile çatışmalarının çözümlenme sürecinde pozitif kararları kolaylaştırmak.
-
Hasta-aile iletişimindeki problemlerde arabulucuk. Felcin kabullenilme sürecindeki farklı safhalar ve
farklı başa çıkma tarzlarının varlığından kaynaklanan problemlerde arabulucuk. Profesyoneller, aile
için uygun bir iletişim kanalı açmaya çalışırlar.
-
Çocuklara veya zorluk gösteren kişilere bilgi aktarımında danışmanlık. Profesyoneller, çocukları veya
haberi aldığında zorluk gösterebilecek aile fertlerini bu bilgiye hazırlamakta önemli rol üstlenirler.
-
Sosyal ağların bağlantısı, çeşitliliği ve güçlendirmesi. Her bir hastanın koşulları göz önüne alınarak
bunların sosyo-sağlık kaynaklarına erişimi kolaylaştırılır.
-
Hastane safhası periyodunda, yeni omurilik felçlisine, ailesine ve yakınlarına refakat etmek . Burada
hastane dönemiyle eve dönüş dönemi arasında ortaya çıkabilecek sorunlara çözüm bulunarak
bağlantı kurulur.
-
Yeni omurilik felçlisine ve/veya aile ve/veya yakınlarına hastane dönemi ve hastane sonrası dönemde
psiko-sosyal desteği sunmak. Destek talep eden hastalar ve aile fertlerine bu hizmet sunulur.
-
ASPAYM ekibi aracılığıyla hastane periyodundan sonra yeni koşullara adaptasyonu, kolaylaştırmak ve
sağlamak: sosyal hizmet uzmanları, psikologlar ve önceden omurilik felci geçirmiş kişiler. Hastanın
olduğu kadar aile fertlerinin sosyal ilişkilerini kurumun kendi imkanlarını kullanarak kolaylaştırmak.
3. Temel çalışma ekibi
Çalışma ekibi iki komponentten oluşur: Profesyonel ekip ve benzerler ekibi. Bu anlamda, profesyonel
profili, psikolog, sosyal hizmetler uzmanı ve uğraşı terapistinden oluşmaktadır. Benzerler ise, omurilik
felçlisine olduğu kadar ailesine de üstesinden gelinen deneyimleri aktarmada önemli araçlar olacaklardır.
Böyleyken, profesyonel ekibin komponentleri programın hepsinde veya bir kısmında beraberce yer
alabilecekken, benzerler ekibinin komponentleri daima hazır bulunacaklardır.
3.1. Profesyonel komponent:
Psikolog
Profesyonel psikolog, ‘Yeni Omurilik Felçlisine İntegral Yardım’ programının değişik safhalarında olabilir,
temel ekibin profesyonel olan komponentleri kadar olmayan geri kalanları için daima destek olmaya devam
edecektir.
Rehabilitasyon psikolojisinin değerlendirmesi temel olarak şunları kapsar:
-
Engellilik haline ayarlanmanın değerlendirmesi
Kişilik değerlendirmesi
Felçli ve ailesi için kognitif ve duygusal impakt ve başa çıkma.
Engellilik sonucu olarak acı impaktı ve cinsellikte değişiklikler.
Genel klinik psikolojiyle ilgili yönler (uyuşturucu kullanımı, post-travma stresi bozuklukları,
depresyon, anksiyete ve diğer duygusal düzensizlikler).
-
Doktor teşhisine bağlı olarak dikkat, hafıza, anlama, dil gibi alanları değerlendirmek gerekli veya
gereksiz olabilir.
Bütün bunlar omurilik felçli kişinin hayat kalitesindeki, aile hayatındaki ve topluma yeniden katılımındaki
impaktı psikoterapik müdahalelere uyarlayarak, engelliliğin limitasyonlarını en aza indirmeyi başarmak, kişinin
fonksiyonluğunu ve hayat kalitesini mükemmelleştirerek değerlendirmek içindir.
Psikoterapik tedaviler sadece kayıpları kabullenmeyi değil, bireyi ve ailesini hastane çevresi dışındaki
hayata hazırlamayı da hedefler. Bu tip müdahalelerin terapetist çalışma içerisinde en çok kullanıldığı
durumlar, olumsuz izlerden kopma, duygusal ayarlamayla çalışma, duygusal süreç, felçle ilgili koşullar, ailesel
işleyiş ve ailenin olayla başa çıkabilmesidir.
Empati inşası, pozitif gayret kullanımı, problemleri çözme teknikleri, acının kontrolü, endişe kontrolü,
depresyonda azalma, kontrol loküsü...bunların yanı sıra veteran omurilik felçli rehberlerin desteği de
önemlidir.
Psikoedukatif müdahaleler bireysel olduğu kadar, sadece omurilik felçlilerle veya ailelerle ya da felçliler ve
aileleriyle beraber, grup olarak da yapılabilir. Hedefi fiziksel ve duygusal değişiklikleri anlamak ve bunun
sonucu olarak problemlerin çözümüdür.
Psikoedukatif düzeyde müdahale çeşitleri arasında, gelecek hedeflerin planlanmasında çalışmak, keyif
verici maddelerin kullanımının ve aşırı kullanımının felç için önemi, omurilik felcine uyum ve bununla başa
çıkma, hayat tarzının değiştirilmesi ve felç sonrası cinsel hayat vesaire vardır.
Son olarak, profesyonel psikolog, muayene seanslarını ekibin üyeleri, aile veya kişinin rehabilitasyon süreci
ve sonrasında toplumsal çevresine geri katılımını için sağlık alanında önemli gördüğü bir personelle
gerçekleştirebilir.
Bu muayeneler hedef olarak hastanın durumunu aydınlığa kavuşturmak, başka terapetik mekanlarda
ortaya çıkan çatışmaları ve duyguları keşfetmek (fizyoterapi ve iş-uğraş terapisi departmanlarında)ekip
üyelerine veya aile fertlerine gerekli gördüğü bilgiyi vermek ve ekibi felçli kişinin verebileceği tepkilerin
yönetimi için eğitmektir.
Hedefleri gerçekleştirmekte, psikolog, felçli kişiye yardım etmek için uygun gördüğü herhangi bir teknik ve
terapetik ekolden yararlanacaktır. Psikofarmakolojik tedavi kullanımı, ciddi bir psikiyatrik patolojisi olsun
olmasın felçlinin psikolojik stabilitesine yardımcı olmak için önemlidir. Psikofarmakolojik destek gerekliliği
saptandığı kritik anlar için profesyonel psikiyatrist ile iyi bir ikili ilişkinin varlığı zorunludur.
Sosyal hizmetler uzmanı
Sosyal hizmetler uzmanı bu projede anahtar elementdir, hastane periyodunda olduğu kadar dış çevreyle
kontak bağı olarak da tüm süreçde hazır bulunur. Ayrıca, hasta taburcu edildiğinde omurilik felçlisi kişiyle ve
ailesiyle temel ilişkiyi sürdüren ve kişiyi ifade ettiği problem ve istekleri doğrultusunda diğer profesyonellerle
görüşmelere ve diğer programlara dahil edebilen profesyoneldir.
Sosyal hizmet uzmanlarının mesleki hedefi grup ve topluluklar için sosyal politikaları planlamak,
projelendirmek, hesaplamak, uygulamak, değerlendirmek ve değiştirmekle uğraşmaktır. Pek çok işlevsel
sektörde metodolojik yaklaşımlar kullanarak, örgütsel çevrelerde geniş bir yelpazede çalışırlar ve
toplumun değişik sektörlerine mikrososyal, medyososyal ve makrososyal düzeyde hizmet ve imkan sunarak iş
görürler.
Fonksiyonları arasında, önemli olan birisi, kişiyi ve ailesini bilgilendirmek, oryantasyon sağlamak ve
danışmanlık yapmaktır. Bu işlev kişiselleştirilmiş ve bireyselleştirilmiştir. Ayrıca, sosyal hizmetler uzmanı,
daima bireyle işbirliği yaparak problemlerin çözümünü bulmayı amaçlar. Bu müdahale oryantasyon olabileceği
gibi farklı kaynak ve hizmetlerden de türeyebilir ama daima sonradan izlemeye tabidir.
Sosyal hizmetler uzmanı, hastanın kendisi veya aile ferdinin ifade ettiği eksiklik ve ihtiyaçlara ek olarak
kendisi de saptamalar yaparak, gözlemleyerek ve gündelik gerçekliğe inerek mevcut durumu analiz ederler ve
talep edilen çözümler için kişiye alternatiflerle, komple bir görüş sunarlar.
Spesifik olarak ekibin içerisinde sosyal hizmetler uzmanı rehabilitasyonda olduğu kadar önleyici düzeyde
de sosyo-ailevi teşhis ve tedavi değerlendirmesi yapma işlevini görür. Hastaneye yatış anından itibaren ailevi
durum değerlendirmesi son derece önemlidir. Bunun için aile geçmişini öğrenmek, genogram sunmak
gereklidir zira bunun yardımıyla aile bünyesi incelenebilir. Aile hakkındaki bilgilerin kayıt edilmesi ve aile
ilişkilerinin hatlarının belirlenmesi gerekir.
Sosyal hizmetler uzmanı açısından şunlar da gereklidir:
-
Hastanın ve ailesinin, İfade edilen veya edilmeyen, tahmin edilen ve saklı ihtiyaçlarını belirlemek.
Engellilik halinin gidişatı hakkındaki endişe ve korkuları tanımak.
Pratik olduğu kadar(ekonomik ve materyal) duygusal imkanlardan da (sürekli bakıcı, hastanın
çevresinde kuvvetli duygusal bağları olan kişiler) haberdar etmek.
Sosyal hizmet uzmanları, hastaların ve ailelerinin ihtiyaçlarını belirlerler ve rehabilitasyon süreci aracılığıyla
bu ihtiyaçları çözümlerlerine ulaşırlar. Son hedef hastayı ve ailesini bilgilendirme ve fiziki, ekonomik ve
duygusal olarak özdeşleşme aracılığıyla bakıma ve başarılı bir görev aktarımına hazırlamaktır.
Uğraşı terapisti
Uğraşı terapisti, OMS’ye göre işini, işlevsel mekanizmayı restorasyona yarayan, hastalıkları önleyen ve
sağlıklı kılan, terapetik amaçlı aktiviteler gibi tekniklerle, metodlarla ve uygulamalarla yapan kişidir. İnvalidan
defisitleri toparlar ve davranışsal varsayımları, bunların derin anlamlarını, bireyin profesyonel, zihinsel, fiziksel
ve toplumsal tüm alanlarda geniş bağımsızlığı ve topluma olası geri-entegrasyonuiçin değerlendirir.
Uğraşı terapisti spesifik olarak günlük işleri gerçekleştirmek için işlevsel kapasiteyi, kognitif işlevi ve
rehberlik edilen ve rehber tarafından planlanmış hedefleri uygun hale getirmek için güncel kapasiteyi
değerlendirecektir.
İş-uğraş terapistinin işlevleri:






İşlevsel değerlendirme
Günlük Hayat Aktivitelerinde Antrenman (AVD)
Adaptasyon/İşlevsel yeniden adaptasyon
Stimülasyon ve tanılı yeniden eğitim
Stimülasyon ve sensöryel integrasyon
Ortez değerlendirmesi, tasarımı ve antrenmanı ve destek ürünleri





Protez kullanma antrenmanı
Evin ve iş yerinin adaptasyonu
Yönlendirme/ Mesleki yeniden yönlendirme
Boş zamanları değerlendirme ve eğlencede yol gösterme
Aktivitelere adaptasyon
Hastane safhası süresince, bu profesyonel, eve ve yakın çevreye yani banyoya, sokak kapı girişine vesaire
adaptasyonda aileyi desteklemekle yükümlüdür.
Bütün program boyunca, İş-Uğraşı Terapistinin başlıca işlevi destek ürünlerinin satınalımında veya
adaptasyonunda yol göstermektir.(tekerlekli sandalye, banyoda yardımlar..), binmeye elverişli arabaların
satınalımında, halk taşımacılığında hareket desteği, evde veya yakın çevrede hareket kolaylığı, öğrenim
hayatına veya iş hayatına devam etmek istediğinde bunlara adaptasyonları sağlamada yol gösterme, devlet
yardımlarına başvurmada (sosyal hizmetler uzmanıyla beraber)ve diğer ilgili meselelerde yol göstericilik
yapmaktır. Ayrıca, bir yerden bir yere giderken ve taşınmalarda ortaya çıkacak gereksinimlerde aileye gereken
destekleri verecektir.
3.2. Profesyonel olmayan eleman:
Benzerler
Benzerler grubu, ekibin profesyonel olmayan kısmını oluştururlar, ekibin temel kısmıdırlar, bunlar veteran
omurilik felçli kişilerdir ve profesyonel ekibin eleman veya elemanlarına hastane döneminde olduğu kadar eve
dönüş safhasında da eşlik ederler.
Yeni omurilik felçli kişinin normalleşmiş sosyal hayata yeniden entegrasyonusürecini hızlandırmada,
yardım, kontak ve deneyim aracılığıyla yardımcı olurlar.
Eski omurilik felçli:
1. Omurilik felcinin spesifik konuları üzerinde bilgi ve tecrübesini aktarır.
2. Günlük hayata dair beceri ve kolaylıkları pratik uygulamalar aracılığıyla öğretir.
3. Pozitif ve iyimser davranışlara yönlendirir.
4. Rehberlik edileni ve ailesini merak ettikleri konularda destekler ve yol gösterir.
Veteran omurilik felçli, öncelikli özellik olarak dirence sahip olmalıdır ki ‘’dirençli rehber’’ olabilsin, yani
sıkıntılı yaşamsal bir devreden geçen felçli kişiye vereceği destekle onu hayatta fırsatlara sahip olmaya devam
edebilsin. Böyleyken, dirençli rehber, kendi deneyimi aracılığıyla yeni omurilik felçlisine ve ailesine en iyi
opsiyonları sunabilecektir.
Direnç, zor durumlardan güçlenerek çıkabilme kapasitesidir. En dirençli kişiler stresli durumlar karşısında
en büyük duygusal dengeye sahiptirler ve baskı durumlarına daha dayanıklıdırlar. Bu da onlara olaylar
karşısında kontrol duygusu ve mücadele kapasitesi verir.
Dirençlilik, sarsıcı hadiselerin meydana gelmesine rağmen, zor hayat şartlarına ve başa gelen felaketlere
katlanmaya ve bunlara rağmen geleceğe umutla bakarak gelişmeye olanak verir.
Dirençli rehber, omurilik felci olmadan evvelki durumuna dönemeyeceğinin tamamen bilincindedir ama
yine de olup biteni yadsımadan hayatını güncel koşullara göre geliştirerek sürdürmeye devam edebilecek
kapasitededir.
Şema: Dirençli omurilik felçli rehber özellikleri.
1.
2.
3.
4.
5.
6.
Hayatını kontrol ettiğini hisseder
Stresli durumlarla başedebilir
Diğer insanlara empatisi vardır
Duygusal bir iletişim ve kişisel kapasiteler geliştirir
Gerçekçi hedefler koyar
Başarısızlıktan da, başarıdan da ders çıkarır
Kaynak:Bu kılavuz için Forés ve Grané’den uyarlandı (2011).
Bu durumda, rehbernun yararlanacağı DİRENÇLİ SİSTEMLER vardır ve bunları yer aldığı ‘Rehberlik’
programının gidişatında aktarmalıdır.
Dirençli Aile: Dirençli aile kendi fertlerinin herbirinin olumsuz durumlar karşısında aile bütünlüğünü koruyarak
büyümeye devam etmesine olanak tanır. Dirençli aile için hayatta başa gelenler, devam eden, yapıcı bir
sürecin parçasıdır, omurilik felcinin ortaya çıkmasıyla hayatlarında oluşan durumun üstesinden gelebilmek için
aktif, sağlıklı ve duyarlı formlar yaratarak alternatiflerin geliştirilmesi ve durumla başedebilmektir.
Arkadaşlar ve dirençli ortak çevre: Ortak çevre, özellikle arkadaşlar, zor durumlarla kolektif halde
başedebilmek için gerekli imkanların ve kapasitelerin kullanılmasını ve omurilik felçli kişinin çevresinde
karşılaşacağı engelleri aşmasını sağlar.
Dirençli ASPAYM Madrid Derneği: Dernek üyeleri karşılıklı hareket eder ve paylaşımda bulunurlar bu da
kolektif olarak ilerlemeye izin veren faktörleri kuvvetlendirici bağlantılar yaratmaya izin verir.
4. Program safhaları:
‘’Tutors-Akran Danışmanlığı Programı: Omurilik felçlisine İntegral Yardım’’ üç büyük safhaya dağıtılmıştır,
ilk ikisi hastane ortamında uygulanır, üçüncüsü hastanede olabileceği gibi aynı şekilde kişi taburcu olduğunda
yaşadığı yerde yapılabilir.
İlk safha, anahtar safhadır zira burada profesyonel ekip, ekibin geri kalan kısmıyla koordinasyon sağlar,
gelişmeleri planlar. Ziyaretler ve bunların periyodikliği programlanır.
İkinci safhada genel olarak hastaneye yatışın üçüncü ayına denk gelen subakut safhadaki yeni omurilik
felçlilere ziyaretler başlar. Bu sırada, vakaların çoğunluğunda kişiler çözülmesi gereken problemler hakkında
bilgi edinmeye ve orta vadede adaptasyona başlayabilirler. Bu bilgilendirme giderek fazlalaşır ve taburcu
olma anı yaklaştıkça, vakalara göre spesifik hale gelir.
Eğer aile refakat etmekteyse, bunlar da bilgilendirmeye tabi tutulmanın yanında, gerekli işlemleri
gerçekleştirmeye de başlayabilirler ve böylece hastanın taburcu olmasına dek pek çok muamele
sonuçlanabilir.
Üçüncü safhada, vakaların izlenmesi gerçekleşir ve engellilik işlemleri, mobilite danışmanlığı, eğitim ve iş
hayatına giriş hakkındaki sorularda yönlendirilmelerine devam edilir.
Bu izleme, yeni omurilik felçli kişinin eve dönüşünde, kişisel ve ailesel ihtiyaçlarında rehberliğin
uygulanmasına başlamaya olanak sağlar.
Rehberin profili:







Geniş deneyimli Eski Üye
Belli derecede bağımsızlık ve kendine yeterlik
Belli dozda sosyallik ve sosyal katılım
Dinleme ve iletişim kapasitesi
Motivasyon, sabır ve uyumluluk
Rehberlik edilen kişiyle benzeşen varyantlar (Felç düzeyi, cinsiyet, lezyon nedeni, yaş…)
Proaktif ve dirençli kişi
Rehberlik edilenin profili






Yeni üye veya maksimum becerilerine ulaşmamış üye
Programa katılım ve motivasyon
Öğrenme isteği ve kapasitesi
Tanımlanamayan problemlere öngörülen olası çözümlere duyarlılık
Kişisel, ailesel ve olanaklar bakımından hazırlık
Rehberiyle benzeşen varyantlar
5. Sosyal kurumlar için proje geliştirme planı
İlk safha:
1. Ön değerlendirme: Adayların seçimi (rehberlik edilen)
Profesyonellerle rehberler arasında görüşmeler
Pretest hazırlanması ( Omurilik felçlinin Çokboyutlu Değerlendirme Skalası. Ek1)
2. Planlama:
Hedeflerin saptanması ve bu hedeflerin yerine getirilmesi için somut imkanların tespiti.
İkinci safha: Programın uygulanması ve izleme.
1- Rehberlerin uygulamaları
2- Teknik ekibin rehber ve rehberlik edilen ile izleme toplantıları (her iki ya da üç haftada bir. İzleme
sayfası-Ek 3)
3- Meydana çıkabilecek durumlara adaptasyon (izleme sayfasında kayıt altına alınırlar)
Üçüncü safha: Sonuçların değerlendirilmesi.
-
Post-test fişi (Ek 1)
Son değerlendirme: Sonuçlar, elde edilen hedefler ve elde edilmesi beklenenler (Her bir rehberinn
raporu)
Rehberlik edilen için memnuniyet anketi (Ek 2)
Ekibin tamamının toplantısı, burada test öncesi ve test sonrası fişlerdeki önemli değişiklikler ve
rehberlik edilenin memnuniyet anketi değerlendirilir.
Rehberliğin uygulamadaki başarısını ve memnuniyeti tanımlayabilmek için sürekli bir değerlendirme
amaçlanmaktadır.
KAPAK ÇEVİRİSİ:
Tutors – Akran Danışmanlığı’ Projesi Uygulama Kılavuzu
2013
Rehberler Versiyonu
Download

Untitled - Tutors project