Nihal Daşkın
Şule: Önce sizi tanıyalım.
Nihal: İsmim Nihal, soyadım Daşkın. 1974 Ankara doğumluyum. Hastalığım sonradan oldu.
Dokuz yaşıma kadar yürüyordum. Dokuz yaşında önce parmak uçlarında yürümeye başladım.
Sonra tamamen oturdum. İlkokul üçe gidiyordum. Kas hastasıyım. İşte bu şekilde hayatımızı
sürdürmeye çalışıyoruz.
Şule: Dokuz yaşında engelli olduğunuzu söylediniz ya, ne kadar okuyabildiniz?
Nihal: Dokuz yaşıma kadar iyi-kötü yürüyerek gidip geldim. Dokuz yaşında oturunca üçüncü
sınıfa gidiyordum. Üçüncü sınıftan sonra annem beni hep sırtında götürdü, getirdi. Beşinci
sınıfa kadar eğitimimi tamamladım. Çok zorlandım. O zaman şimdiki gibi imkanlar da yoktu.
Akülü arabam, tekerlekli sandalyem yoktu. Böylece iyi-kötü ilkokulu bitirdim.
Şule: İlkokuldan sonra devam etmeyi düşündünüz mü, açık öğretim gibi?
Nihal: Çok düşündüm. Ama götürüp getirme imkanı çok zor olduğu için gelemedim daha
doğrusu. Okuyayım istedim dışarıdan, açık öğretim gibi, olmadı. Okulumuz uzak olduğu için
götürüp getirme imkanları yoktu.
Şule: Nihal hanım, çalışmayı düşündünüz mü?
Nihal: Evet düşündüm, ama olmadı. Daha sonra müracaat ettim. İşçi Bulma Kurumu’nda hala
kaydım var. Ama kimse dönüş yapmadı.
Şule: Daha önce çalıştınız mı?
Nihal: Daha önce beş sene çalıştım. Özel sektör olduğu için çıkarıldım. Gidip gelme
sorunlarım oldu. Servis vardı, ama inip binme sorunlarım oldu. Beni işe alan müdürüm sağ
olsun, çoğunlukla çalıştı gösterdi. Haftada üç gün gidiyordum, zorlanıyordum tabi. Orada iki
engelliydik. O böbrek hastası olduğu için kaldı. Ölüm tehlikesi vardı, diyalize giriyordu. Ben
daha iyi olduğum için beni çıkardılar.
Şule: Tazminat ödendi mi?
Nihal: Evet tazminat ödendi.
Şule: Durumunuzun daha iyi olması, dezavantaj oluşturdu o zaman?
Nihal: Evet tabi.
Şule: Ne iş yapıyordunuz orada?
Nihal: Orada müdürümün telefonlarına bakıyordum. Yerinde olduğu zaman telefonlarını
bağlıyordum.
Şule: İlkokul mezunu olmanızdan da kaynaklanıyor mu iş bulamamanız?
Nihal: Bilmiyorum, ilkokul mezunuyum ama zaten oraya da ilkokul mezunu olarak girmiştim.
Olmadı işte, torpil ya, torpil işte. Oraya da torpille girmiştim, demek ki, torpil olmayınca
girilmiyor.
Şule: Şu anda ekonomik olarak başka bir geliriniz var mı? Yaşamınızı nasıl sürdürüyorsunuz?
Nihal: Annem evde bakım ücreti alıyor. Üç aydan üç aya 2022 maaşım var. Onlarla iyi-kötü
geçimimizi sağlıyoruz.
Şule: Yeterli mi sizce bu?
Nihal: Bence yetersiz. Ben çalışmayı daha çok tercih ediyordum. Çalışmak daha iyiydi. Her
türlü şeyden yararlanabiliyordum. Mesela şimdi şu anda araba almak istiyorum, alamıyorum.
Araba alacağım zaman 2022 maaşım kesiliyormuş. Onu söylediler bana sorduğumda.
Raporumu aldım, ama müracaat edemedim.
Şule: Belki de araba alsaydınız işe daha kolay gelip gidebilirdiniz?
Nihal: Tabi ki, araba alsaydım işe daha rahat gidip gelebilirim kendim. O imkanım olur.
Bakım ücreti ve 2022 maaşı aldığımız için her türlü şeyden yararlanamıyoruz, kısıtlanıyoruz.
Şule: Çalıştığınız iş yerinde size uygun düzenlemeler yapılmış mıydı?
Merdiven gibi,
erişilebilirlik anlamında?
Nihal: Düz girişti. Beni düz girişe vermişlerdi. Orda bir engelim yoktu.
Şule: Nasıl bir işte çalışmak istersiniz peki?
Nihal: Gidip geleceğim yer, giriş çıkışları bana uygun olacak. Benim oturduğum muhitte
uygun yerler var. Keçiören Belediyesi, Kaymakamlık var. Bu tür yerlere kendim de gidip
gelebilirim. Hiç araca gerek kalmayabilir.
Şule: Şu anda siz hem engellisiniz hem kadınsınız. İşyerinizde engelli kadın olmaktan dolayı
bir zorluk yaşadınız mı?
Nihal: İşyerinde öyle bir ayrımcılık olmadı. Gidip gelirken sıkıntı yaşadım sadece.
Şule: Erkek kardeşiniz engelli olsaydı, acaba durum daha farklı olur muydu?
Nihal: Bilmiyorum, ama zannetmiyorum, olmazdı. Onlar nasılsa, beni de ailem öyle görüyor.
Bir ayrımcılık yapıldığını zannetmiyorum.
Şule: Çevreniz nasıl bakardı acaba çalışmaya başlasaydınız? Mesela diyorlar mıydı, nasıl
gidip geliyorsun? Niye gidiyorsun? Ne gereği var. çalışmasan da olur gibi.
Nihal: Evet, o zaman diyorlardı, en basiti nasıl gidiyorsun? Orda nasıl yapıyorsun? Servise
nasıl binip iniyorsun? gibi…
Şule: Çalışırken ev işleri bir taraftan üstünüze biniyor muydu?
Nihal: Onu annem bana yaptırmadı sağ olsun. Zaten sabah gidip akşam geliyordum. Yorgun
geliyordum. Sürekli oturuyordum, hareketsiz olduğum için evde bir iş yapmadım.
Şule: O zaman aileyle birlikte yaşamanın kolaylığı.
Nihal: Tabi aileyle yaşadığım için. Eğer evli olsaydım mecbur yapacaktım. Benim için
zorlukları olacaktı tabi.
Şule: Güçsüzler Yurdu ile nasıl tanıştınız?
Nihal: Engelli Merkezi daha önce Keçiören Belediyesindeydi. Sonra Güçsüzler Yurdu’nun
içine taşındı. Buranın asansörlü arabasıyla hastaneye götürüp getirerek bana yardımcı
oluyorlar.
Şule: Şu anda bir tedavi oluyor musunuz?
Nihal: Evet, her gün fizik tedavi görüyorum. On beş yirmi gündür hastaneye gidip geliyorum.
Doktor bana fizik tedavi ve hareket egzersizleri önerdi. Onları yapmaya çalışıyoruz.
Şule: Az önce dediniz ki, benim ilkokuldan sonra okuma sıkıntım oldu, gidip gelmekte
zorlandım. Açık ilköğretim olunca sadece sınavlara gidip geliniyor. Kendinizi geliştirmeyi
düşünmediniz mi?
Nihal: Onu da düşündüm. Çok istedim hatta. Kendimi ilerletmeyi. O zaman da erkek
kardeşim oldu. Ona bakacak kimse yok. Annem beni okula götürüp getirecek. O zaman o
zorluklarla karşılaştığım için okuyamadım.
Download

Nihal Daşkın - Engelliler Konfederasyonu