HELALİNDEN KAZAN Kİ;
imanın ziyade, ilmin geniş, ibadetin makbul, duan
kabul, kazancın bol ve bereketli, evin şen ve mutlu,
gözün tok, gönlün hoş, ve her daim alnın ak
OLSUN…
“Onları, ne ticaret ne
de alışveriş Allah'ı
anmaktan, namaz
kılmaktan ve zekât
vermekten alıkoyar.
Onlar, kalplerin ve
gözlerin allak bullak
olduğu bir günden
korkarlar.”
(Nur, 24/37)
TİCARÎ KÜLTÜRÜMÜZDE ÂHİLİK
“Sana, kendilerine
neyin helal kılındığını
soruyorlar,
onlara de ki:
TİCARET
AHLAKI
Size temiz olan şeyler
helal kılındı.”
(Maide, 5/5)
“Eşine, işine, aşına özen göster.”
Ahilik, Türk-İslam Kültürünün bir ürünü ve ticaret
ahlakının nasıl olması gerektiği noktasında örnek
olan bir teşkilattır. Ahilik, Selçuklu ve Osmanlı
dönemlerinde Anadolu’da yaşayan halkın sanat,
ticaret, ekonomi gibi çeşitli meslek alanlarında
yetişmelerini sağlayan, onları ahlakî yönden
yetiştiren, çalışma yaşamını iyi insan meziyetlerini
esas alarak düzenleyen bir örgütlenmedir.
“Yeryüzünde
kımıldayan hiçbir
canlı yoktur ki onun
rızkı Allah'a ait
olmasın.”
(Hûd, 11/6)
Ahiliğin ilkelerinden birkaçı şöyledir:
İşinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve
dedikodudan kaçınmak,
Ahdinde, sözünde ve sevgisinde vefalı olmak,




İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak,
Şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve
dürüst olmak,

Aza kanaat, çoğa şükrederek dağıtmak

İçi, dışı, özü, sözü bir olmak,

Fani dünyaya ait şeylerle övünmemek,

Fakirlerle dostluktan şeref duymak,


"Bilgi, hikmet, aşk ve merhamet helal
lokmadan meydana gelir. Bir lokmadan haset,
hile, bilgisizlik ve gaflet meydana gelirse sen o
lokmanın haram olduğunu bil. Hiç buğday ekilen
yerden arpa çıktığını gördün mü?" (Mevlana)
İnsanların işlerini içten ve güler yüzle yapmak,

Hakka, hukuka uymak, hak ölçüsüne riayet etmek,

Ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek.
www.bahcelievlermuftulugu.gov.tr
“Yemin malın sürümünü çoğaltır, fakat
kazancın bereketini azaltır.” (Hadis-i Şerif)
"Asıl zenginlik; mal çokluğuyla değil, gönül
zenginliğiyledir." (Hadis-i Şerif)
İyilerle dost olup, kötülerden uzak durmak,
Zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan
kaçınmak,

“Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir
şey yemiş değildir.” (Hadis-i Şerif)
ž“Eğer şu dört haslet sende varsa, dünyadan
kaybettiklerin için üzülme: Doğru sözlü olmak,
emaneti korumak, güzel ahlak sahibi olmak ve
helalinden kazanmak.” (Hadis-i şerif)
www.bahcelievlermuftulugu.gov.tr
www.bahcelievlermuftulugu.gov.tr
HELAL KAZANÇ
NEDİR?
NASIL ELDE
EDİLİR?
Helal; dinen yapılması veya yenip içilmesi
yasaklanmayan, serbest bırakılan şey demektir.
Allâh ve Rasûlü'nün bir şeyin helâl olduğunu
belirtmesi veya işlenmesinde günah olmadığını
bildirmesi, o fiilin helâl olduğunu gösterir.
Haramdan Uzak Durmalı
Müslüman, haksız kazancın karıştığı bir servete sahip
olmaktansa, az da olsa helal olanla yetinmesini bilir.
“Haramla beslenen hiçbir beden cennete giremez.
Cehennem ona daha layıktır.” (Hadis-i Şerif))
"Bir kısım insan vardır ki, Allah'ın mülkünden
haksız bir şekilde mal elde etmeye girişirler. Halbuki
bu, Kıyamet günü onlar için ateşten başka bir şey
değildir." (Hadis-i Şerif)
Buna göre bir şey, dinin açık bir hükmüne,
yasağına ve ilkesine aykırı olmadıkça helâldir.
Ticarette Dürüst Olmalı
Sadece Allah’a karşı olan görevlerimizde değil,
hayatımızın her alanında hileden uzak, dürüst ve
samimi olmamız gerekmektedir. Çünkü Hz.
Peygamber (sav) şöyle buyurdu:
“Doğru sözlü ve güvenilir tüccar, (ahirette)
peygamberler, sıddîkler ve şehitlerle
berabedir.” (Hadis-i Şerif)
“Bizi aldatan bizden değildir.” (Hadis-i Şerif)
Haset Etmemeli
Helal kazanç veya helal lokma ise; dinimizin
meşru gördüğü çerçeveler içerisinde elde edilen
gelir ve bu gelirle kazanılan rızık demektir.
Kazancın ve yenilen lokmanın helal olması için
çalışılan iş, Allah’ın haram kılmadığı işlerden biri
olmalı ve bu meşru işlerde bize verilen görevi en
güzel şekilde yapma gayretinde olmalıyız.
Haset, başkasının malına göz dikmektir. Dinimiz
haset etmeyi kesin bir dille yasaklar.
Verilene Kanaat Etmeli
Şunlar hasede sebep olur: Düşmanlık ve kin
gütme, üstünlük duygusu, kibir ve böbürlenme,
makam ve mevki tutkusu, nefsin kötülük ve çirkinliği.
Ka n a a t k a r l ık , mü mi n i n e n ö n e ml i
özelliklerinden biridir. Dolayısıyla aç gözlülük ve
tamahkarlık, mümine asla yakışmaz.
“Kanaatkâr ol ki; İnsanların en çok
şükredeni olasın.” (Hadis-i Şerif)
“Şükrü eda edilen az mal, şükrü eda
edilmeyen çok maldan hayırlıdır.” (Hadis-i Şerif)
İnançlı bir kimse rızkına razı olur. Daha fazla
mal-mülk edinme adına harama meyletmez.
www.bahcelievlermuftulugu.gov.tr
“Haset etmekten sakının. Zira, ateşin odunu (veya
otları) yiyip bitirdiği gibi haset de iyilikleri yer
bitirir.” (Hadis-i Şerif)
“Bir kulun kalbinde imanla haset bir arada
olmaz.” (Hadis-i Şerif)
O halde,
- Çalışılan işlerin meşru olması,
- Üstlenilen görevi en iyi şekilde yerine
getirmek,
- Haram olan hiçbir şeyi alıp-satmamak, yiyipiçmemek ve haramdan elde edilen kazanca değer
vermemek,
- Faizin tüm türevlerinden, alkolün her
çeşidinden, kumarın her türlüsünden uzak durmak,
- İnsanları aldatmamak,
- Hileli mal satmamak, tartıda ve ölçüde eksiklik
yapmamak,
- Sadece helalinden kazanıp sadece helal lokma
yemek inancımızın gereğidir.
“Aslolan; ne kadar değil, nasıl kazandığımızdır.”
www.bahcelievlermuftulugu.gov.tr
www.bahcelievlermuftulugu.gov.tr
Download

dosyayı indir