2 Ayda bir yayınlanır
MaYIS - HAZİRAN 2014
Sayı: 78
“artı değer katar...”
/
www.eplustr.com
Sektör ISSA/INTERCLEAN
FUARI’NA kilitlendi
Temizlik Sektörü Dünü,
Bugünü,Yarını…
“ULUSAL TEMİZLİK
ZİRVESİ’’ TESHİAD
işbirliğiyle
25-27 Eylül tarihleri
arasında İstanbul’da
gerçekleşecek
2020 yılında plastik çöp
olmayacak
TESİAD BİLGİ ODASI
00
MAYIS 2014
MART 2014
01
TESİAD BİLGİ ODASI
E-Plus geçmiş yıllardaki sektör tecrübeleri ile kurulmuş olup şu anda
Türkiye’nin 7 bölgesinde hizmet vermektedir.
E-Plus ‘ın güvenlik hizmetleri markası olan
2 A Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.
yasal olarak alınması gerekli tüm belgeler
alınmış olup ayrıca ISO 9001 KALİTE
SİSTEMLERİ BELGESİ de alınmıştır.
Verilen Hizmetler:
Fabrika ve Üretim Tesisleri Güvenliği
Alış Veriş Merkezi
Güvenliği
Perakende Mağazalar
Güvenliği
Akaryakıt Sektörü Güvenliği
Özel Organizasyon ve Fuar Güvenliği
Eğitim Kurumları
Güvenliği
Site ve Yaşam Alanları
Güvenliği
Otel Güvenliği
02
MAYIS2014
MART
2014
“artı değer katar...”
Yeniliklere açık dinamik yapısı, uzman kadrosu ve sağlam çözüm ortakları ile
tüm yaşam ve hizmet alanlarında yüksek kalite ile hizmet vermeyi hedeflemekteyiz.
E-Plus ‘ın Tesis Yönetimi hizmetleri markası
olan 2 A Yönetim Hizmetleri Ltd. Şti. tüm
iş, sosyal ve yaşam alanlarının kalitesini
arttırmaya yönelik tüm hizmetleri vermektedir.
Hizmet Verilen Sektörler
Hastane ve Sağlık Tesisleri,
Fabrika ve Endüstriyel
Tesisler,
Alışveriş Merkezleri ve Plazalar,
Site ve Residence
Depo ve Lojistik Tesisler, Mağazalar,
Verilen Hizmetler:
Periyodik Temizlik
Dış Cephe ve Cam Temizliği
Hastane Temizliği ve Hijyeni
Site ve Yaşam Alanı
Temizliği
İnşaat ve Tadilat Sonrası Temizlik
Endüstriyel Temizlik
Kent Temizliği Cumhuriyet Cad. Babil Sok. No:2 Kat:3 Elmadağ - Şişli / İSTANBUL
Tel: +90 212-230 75 71 pbx Faks: +90 212-230 75 72 E-Mail: [email protected]
MART 2014
03
TESİAD BİLGİ ODASI
Ürün Gruplarımız
• Cila ve Parlatma Makinaları • Fırçalı Sistem Halı Temizleme Makinaları
• Buharlı Sistem Temizlik Makinaları • Otel ve Hastane Ekipmanları
• Endüstriyel Tip Elektrik Süpürgeleri • Halı ve Koltuk Yıkama Makinaları
• Pulex Temizlik Ürünleri
04
MART 2014
Mükemmelliğe dokunun...
Profesyonel temizlik kağıdı ürünlerinde
hijyenin yeni adı Agron.
www.agronkagit.com.tr - www.yigitoglu.com.tr
MART 2014
05
BAŞKANIN MESAJI
06
MAYIS 2014
BAŞKANIN MESAJI
Elimizdeki gücü
hafife almamalıyız!
TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Bülent DOĞRU
Değerli Meslektaşlarım,
Daha önceki yazımda da belirtiğim gibi Temizlik
var oluştan buyana insanın hayatında olan bir ihtiyaç
5 Mayıs’ta TESHİAD olarak katıldığımız ISSA/Interclean Amsterdam Fuarı’nda ihtiyaçtan doğan sektörün
olağanüstü gelişimini ve potansiyeli görmüş olduk.
Özelikle Avrupa’ya baktığımızda endüstriyel temizlik
sektöründe 100 yılı geride bırakmış durumdalar. Tecrübe, sistemli çalışma, teknoloji ve eğitimli iş gücünü
iyi kullanmaları sektörde gözle görülür bir profesyonellik sağlamış durumdalar.
Ülkemizde 1980’ler ve 1990’lar, sektörün kendi
dinamiklerini oluşturması ve 2000’li yıllarda, özellikle
yabancı orijinli temizlik kuruluşları şirket evlilikleri ya
da satın alma yöntemi ile ülkemize gelmeye başlamasıyla farklı bir boyuta gelmiştir.
Ülkemizde 30 yılı askın bir geçmişe ve gelişime
sahip olan sektörümüz, kamu kurumlarının yanı sıra,
özellikle çok uluslu otel, AVM, perakende marketleri
ve endüstri kuruluşlarının, kendi hizmet satın alma
kültürleri doğrultusunda yapmaya başladığı hizmet
satın almaları sektör geneline pozitif olarak yansı
endüstriyel temizlik sektörünün sistem ve hizmet kalitesi bakımından gelişmesine neden olmuştur. Bugün itibari ile baktığımızda sektörde 1 milyondan fazla
çalışana sahip ülkemiz açısından en büyük istihdam
sağlayan sektörlerden biri haline gelmiş durumda. Ülkemizi batıyla karşılaştırdığımızda azımsanmayacak
bir potansiyele ulaşmış durumdayız. Hizmet vermekte olduğumuz tesis %35 civarında tahmin edilmekte.
Yani ülkemiz açısında mevcut doygunluğa ulaşmış
değiliz. Tabi bu sektör açısından büyük bir potansiyel,
yani yeni üretilecek tesislerden önce var olan tesislere bu hizmeti satabilmenin çözümleri bulunduğunda
sektör mevcut cüssesinin çok üzerinde bir potansiyele
ulaşacaktır.
Sektörümüzün yukarıda belirtiğim potansiyeli
sağlayabilmesi için sektörümüzün göz önünde bulunan sorunlarımızı çözmekten geçer. Tabi bunlar birçok alanda ve birkaç başlık altında veya daha uzun
değerlendirebiliriz. Burada başlıcalarını özet olarak
değerlendirmek istedim. Maalesef sektörün ülkemizde kurumsallaşmaya başlamasının 30. yılında, yaşanan bunca olumlu gelişmeye karşın, gelişmeyen tek
unsur iş gücü kavramı olmuştur. Nitelikli ve eğitimli
iş gücü kavramı, hep söylenip ama hiç yatırım yapılmayan tek unsur olarak kalmıştır. Başta sağlamamız
gereken unsurlardan biri olarak görüyorum. Bununla
beraber sektörün “En Ucuz Teklif, En İyi Tekliftir...”
mantığının yansıması olarak, ucuz ve niteliksiz iş gücü
ile hizmet alımı, sektörde de bariz şekilde kendisini
göstermektedir. Teknolojinin gerekliliğine inanan birçok kuruluş, müşterisinin ucuz hizmet beklentisi nedeni ile maalesef nitelikli iş gücü gerekliliğinin, henüz
farkına varamamış gibi davranmaktadır.
Müşteri satın almayı biliyor mu? Sektörün genel
anlamda gelişiminden söz edebilmemiz için öncelikle
satın alma yöntemlerini daha efektif hale getirmek,
adam bazlı teknik şartnameler yerine metrekare ya
da adam/saat bazlı hesaplama yöntemlerini sektöre
kabul ettirmek gerekmektedir.
Ayrıca, ülkemizde henüz yasal alt yapı ve piyasa
alışkanlıkları nedeniyle yerleşememiş Part-Time çalışma sisteminin uygulanabilir hale gelmesi, “Gerektiği An İstihdam” ile sabit kadrolardaki atıl saatlerin
heba olmasını önleyerek, hem hizmet verenlere hem
de alanlara verimlilik sağlayacaktır.
Sektörün bir diğer sorunu da yine özellikle kamu
satın almalarında geçerli olmak üzere, niteliksiz
(Merdiven altı) ekipman ve kimyasal kullanımıdır.
Değerli meslektaşlarım, Türkiye’de endüstriyel
temizlik sektörü, yapmamız gereken düzenlemeler
yapıldığında, doğu ve batı ticareti arasında önemli
bir buluşma ve dağıtım merkezi ve hala gelişime çok
açık bir konumdayız. Yazımın başında belirttiğim gibi
batının sağladığı tecrübe, sistemli çalışma, teknoloji,
eğitimli iş gücü ve birlikteliği sağladığımızda hak ettiği
değere kavuşacaktır. Elimizdeki gücü hafife almamamız gerektiğine inanıyorum.
Keyifle okuyacağınız bir sayı bulacağınızı umuyorum.
MAYIS 2014
07
İÇİNDEKİLER
TESHİAD Adına İmtiyaz Sahibi
Bülent DOĞRU
Yayın Koordinatörü
Abdurrahman Çınar
Avrupa Yakası Temsilcisi
Ruşen Tanrıverdi
Yazı İşleri Müdürü
Zafer Mumcular
Editör
Cengiz Tepebaş
Tasarım ve Uygulama
Ozan Gürel
Yayın Kurulu
Bülent DOĞRU (Başkan)
Zafer MUMCULAR
Mehmet ERSOY
Umut DELİKANLI
Yayın Türü
Yaygın, süreli, 2 ayda bir
Yönetim Yeri
Libadiye Cad. Tahralı Sok. Kavakyeli Plaza
A Blok No:7 D:30 Ataşehir / İSTANBUL
(Soyak Migros Karşısı)
Tel: 0216 291 22 58
Faks: 0216 291 22 59
E-mail: [email protected]
Web: www.teshiad.org.tr
Yapım
Ekonomi Ajans Yayıncılık, Paz.ve Danışmalık Hizmetleri
Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750
Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul
Tel: +90 (0) 216 572 60 69
Faks: +90 (0) 216 576 89 96
Basım: İstanbul Basım Ltd.Şti
Tel: 0212 603 26 21
Hizmet Dergisine Ulaşmak için:
[email protected]
[email protected]
Her hakkı saklıdır. Yayımlanan yazı ve fotoğrafl ar kaynak gösterilerek
özet alıntı olarak kullanılabilir. Basılan ilanların sorumluluğu tamamıyla
ilan sahiplerine aittir. Yazılarla ilgili her türlü hukuki ve etik sorumluluk
yazarlarına aittir.
08
MAYIS 2014
10
Temizlik Sektörü
14 Dünü, Bugünü, Yarını…
“Hijyende hizmet
18 farkı”
Endüstriyel temizlik
20 firmalarının nabzı,
DEÇA HİZMET GRUPLARI
YILLARIN TECRÜBESİNİ SUNUYOR
EDT Expo’da attı!
22
Yiğitoğlu EDT Expo fuarı’nda
yenilikçi ürün ve hizmetleri
ile yer aldı
DGR Group sektörde
tecrübesini konuşturuyor
24
HEDEFİMİZ SEKTÖRÜN
28 GELİŞİMİNE DESTEK OLMAKTIR
Sabun ve Deterjan
30 Sanayi
Sektör ISSA/INTERCLEAN
34 FUARI’NA kilitlendi
DAHA TEMİZ
36 BİR TÜRKİYE
Sektör ISSA /INTERCLEAN
38 Amsterdam Fuarı’nda buluştu
Ermop ISSA Interclean
40 Amsterdam’ı fethetti
41
44
YKS, tüm disiplinleri
bünyesinde toplamış
62
İŞLETMELERDE, NORMLAR HİYERARŞİSİ,
DÜRÜST TİCARET İLKESİ ve
HUKUKİ CHECK UP
Park Bosphorus Hotel’in Genel
Müdür Yardımcısı
Tolga Akıncı oldu
48
50
52
54
55
63
Küresel iş gücü darboğazı
Türkiye için fırsat olacak
Wyndham Grand İstanbul
Kalamış Marina’ya
“Mükemmellik Sertifikası”
64
65
66
68
70
72
Vialli dispenser
konusunda uzman
İşletmelerimizden bağırarak
sesimizi kaç kişiye ulaştırabiliriz?
Star Makine tecrübeyi
kaliteyle buluşturuyor
Hayat Kimya, YZB 2014 Fuarı’nda
misafirlerini ağırladı
En Beğenilen Şirketler
araştırmasında Sealed Air
ilk sırada yer aldı
56
Kenar ve köşelerin
57 temizliğinde etkin çözüm!
Beyin pazarlamaya
58 ipucu verir mi?
‘Etkin’ yöneticilerin
60 performansı çalışan
Ecolab’den çubuklu
oda kokuları: Xense
bağlılığını artırıyor
74
75
76
2014 Mükemmelik Ödülü
Ramada Resort Bodrum’un
Venedik KOBİ’lerin de
İş’ine geliyor!
dsÖ, Dünya El Hijyeni Günü’nde
sağlık çalışanlarına eğitim verdi!
İpek Kağıt’tan
üçlü atılım
Sealed Air’in İş Birimi olan
Diversey Care’in Mardinli
Kadınlara Desteği Sürüyor
The Grand Tarabya,
2014 Mükemmellik Ödülü
Mall of İstanbul
açıldı
2020 yılında
plastik çöp olmayacak
MAYIS 2014
09
AYIN KONUĞU
DEÇA HİZMET GRUPLARI
YILLARIN TECRÜBESİNİ SUNUYOR
Endüstriyel temizlik konusunda uzun yılların vermiş olduğu deneyimle kendisini kanıtlamış bir firma olan Deça, özellikle İstanbul, Ankara, İzmir, İzmit, Bursa ve Bodrum’da
müşteri portföyüne sahip olmasının yanı sıra, birçok büyük inşaatın, inşaat sonu temizliklerini ve otellerin açılış temizliklerini yapıyor.
T
ESHİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Deça Hizmet
Gurupları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Murat
Çimen, “Bugün ülkemizde her türlü kimyasal
ve hijyenik temizleyici madde, araç-gereç, deneyim
ve bilgi birikimi var. Artık ülkemiz bu konuda Amerika’yla bile başa çıkacak seviyeye gelmiştir.” dedi.
Ali Murat Çimen, “temizlik konusunda, Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok” sloganıyla tüm
firmalarıyla ihtiyaçları karşılamaya hazır oldukları belirterek dergimize firması ve sektör hakkında
önemli bilgiler verdi.
Deça Hizmet Grupları’nı tanıyabilir miyiz?
1. Dört farklı hizmet grubunda hizmet veriyoruz.
Bunlar;
a) Genel temizlik hizmetleri
b) Güvenlik hizmetleri
c) Haşere kontrol hizmetleri
d) Personel istihdamı ve bordrolaması hizmetleridir.
10
MAYIS 2014
2.Türkiye’nin en ilkleri ve en büyükleri olan alışveriş merkezlerine, rezidanslara ve iş kulelerine,
holdinglere, fabrikalara, sitelere ve otellere vermiş
olduğumuz hizmetlerle sektörümüzün büyümesinde ve gelişmesinde Türkiye’ye getirdiğimiz temizlik
teknolojisinin ve kimyasalların kullanımında 32 yıldır
öncü ve model firma olduk. İstanbul--İzmit- ve Kayseri’de hizmet verdiğimiz AVM ve Sanayi kuruluşları
ile market zincirleriyle çalışmalarımız uzun yıllardır
devam etmektedir. Ayrıca inşaat sonrası temizlik hizmetlerinde büyük inşaat gruplarına Türkiye’nin her
yerinde bu hizmeti verme kabiliyetine sahibiz Ancak
hiçbir zaman kontrolsüz bir şekil de Pazar payımızı
yükseltme yarışı içinde olmadık. Çünkü; Türkiye ‘de
sık sık yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerin en çok
hasar verdiği yer Hizmet sektörü olduğundan ve haksız rekabetin çok çirkince yaşandığı, sektörümüzdeki
kar marjlarının sıfıra indiği bir alanda krizlerin faturası da çok ağır olmaktadır. Hazırlıksız ve birikimsiz
yakalanan çok sayıda meslektaşlarımızın sonunda
maalesef hüsranla son bulmaktadır. Onun için çalıştığımız iş yerlerinde karlı ama uzun ömürlü bir hizmet
verme politikasını sürdürmekteyiz. Bunu sağlamanın
tek yolu da müşteri memnuniyetini en üst seviyelere
çıkararak çalıştığımız firmaları hizmet alma arayışına
sokmamak, verdiğimiz temizlik kalitesinin sürekliliğini korumak ve artırmaktan geçmektedir.
Temizlik hizmeti verdiğiniz alanlar nelerdir. Bu
alanlar ne gibi farklılıklar göstermektedir?
Alışveriş merkezleri, rezidanslar, iş kuleleri, holdingler, fabrikalar, siteler, oteller, basın kuruluşları
gibi yerlere hizmet vermekteyiz. Tüm bu yerlerde öncelikli amaç Temizlik hizmetini en iyi kalitede sunmaktır. Verilen hizmet projeye göre değişim gösterir
ve hassasiyet gerektirir. Mesela; AVM’ler binlerce
insanın girip çıktığı yerlerde klasik bir temizlik yapamazsınız. Tuvaletlerde kullanılan temizlik malzemesi
ile steril alanların temizlik malzemesini mutlaka ayırmak lazım. AVM’lerde yapılan hijyen, hastanelerde
yapılan temizlik programı gibi olmalıdır. AVM’lerin her
gün dezenfektan içeren kimyasallarla temizlenmeli
bu işlemi hem şirket hem de AVM yönetimi takip etmelidir ki gerçek steril alanlar oluşsun. Biz bunu yapıyoruz ve bu işlemi daha da geliştirme çalışmalarımız
devam ediyor. Otellerde ise; daha hassas ve düzenli
bir temizliğin sağlanması, hijyene önem verilmesi ve
elemanların titizlikle seçilmesi öncelik arz eder. Buna
önem veren otellerle çalışmaya özen gösteriyoruz.
İşyeri hijyeni konusunda DEÇA ve HENKEL- ECOLAB olarak bizler her bir temizlik birimi için özel olarak geliştirilmiş ürün ve sistemle hijyen alanındaki
beklentileri eksiksiz yerine getirme konusunda son
derece iddialıyız. Tedarikçimizden aldığımız TSE ve
Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin Ürün güvenlik formu
titizlikle incelenip, temizliği yapılacak alana en uygun
ürünler seçilir. Eğitimli ve bilinçli elemanlarımız sayesinde bu ürünler en doğru şekilde kullanılıp, doğru
temizlik yapılması başarımızı yükseltmektedir.
Temizlik hizmeti verirken ne gibi teknolojik
ürünler kullanıyorsunuz. Bu ürünlerin çalışanlarınıza ve hizmet vermiş olduğunuz kurumlara katkıları
nelerdir?
Deça olarak dünya genelinde kullanılan tüm teknolojiyi kullanıyoruz. Binmeli veya itmeli çok çeşitli
otomat makinalarımız var. Buharla temizlik ve hijyen
konusunu geliştiriyoruz. 6,5 bardan 12 bara kadar buhar veren makinalar aldık. Asma iskele sistemimiz,
hidrolik yükselticilerimiz, tazyikli yıkama makinalarımız ile sektörde Makine teknolojisi konusunda iddialı
bir firma olduğumuzu belirtmek isterim. Ayrıca kimyasal kullanımında tüm yenilikleri ve NANO teknoloji
kullanımına önem veriyoruz ve takip ediyoruz. Ayrıca
müşterilerimizin kullandığı tuvaletleri belli periyodlar
da dezenfeksiyon uygulaması yaptırarak bakterilerle
mücadele ediyoruz. Bu uygulamada Sağlık Bakanlığı
onaylı olması bize ayrı bir güven vermektedir.
Personel seçimini ve kontrolünü nasıl sağlıyorsunuz?
Personeli seçerken tüm birimler için çok hassas
HİZMET GRUPLARI
MAYIS 2014
11
AYIN KONUĞU
davranmaktayız. Öncelikle insan kaynaklarına müracaat eden elemanı, önce asistanım, sonra housekeping departman sorumlusu en son ben mutlaka görürüm. Tecrübeliyse deneme yaparız. Yoksa bir projede
bir hafta pratik eğitimi alır sonra çalışacağı projeye
gönderilir. Prensip olarak asgari ücretin %20 ‘si üze-
rinde ücret vermeye çalışıyoruz. Buda bize personel
sirkülasyonunu azalttığı gibi projelerde de sorun yaşamıyoruz. Bu ücretleri verebilmek içinde bunun doru
olduğuna inanan kurumsal firmaları tercih ediyoruz.
Asla asgari ücrete dayalı bir teklif vermeme gayreti
içerisinde olduğumuzu da belirtmek isteriz.
Birçok kurumdan farklı olarak joker servis adı
altında farklı bir hizmet sunmaktasınız bu servis
hakkında bilgi verir misiniz?
Biz Türkiye genelinde inşaat sonu temizlik hizmetinde ve periyodik genel temizlik hizmetlerinde
aranan ve bu hizmeti başarılı bir şekilde devam ettiriyoruz. 4 adet büyük boy araçlarımız teknik açıdan
tam donanımlı olup her araç 10 kişilik bir yetişmiş
kadrolu ekiplerimizle bu joker servis hizmetini vermekteyiz.
Ülkemiz temizlik sektörü alanında ne gibi gelişmeler göstermektedir. Geçmişten, günümüze
sektörel gelişmeler ile ilgili sizlerin değerlendirmelerini alabilir miyiz?
Temizlik sektörü Türkiye ekonomisi içinde binlerce çalışanı olan ciro bakımından da azımsanmayacak
boyutları olan bir sektör durumunda Türkiye’nin her
yerindeki tüm AVM’ler, Kurumsal işyerleri ve kamuya ait olan her yer temizlik firmalarıyla çalışıyor. Bu
eleman sayıları ve ciro olarak çok yüksek boyutlarda
bir hizmet kolu olmuştur. Biz bu hizmet kolunda bin
kişilik çalışanımızla, belki de bu pastanın çok az bir
payına sahibiz diyebiliriz. Ancak; kâr marjlarının kalmadığı bir ortamda agresif bir büyüme stratejisini düşünmedik. Bu sektörün Türkiye ekonomisi içerisinde
ekonomimizin gelişmesine göre paralel olarak arz ve
Talep artacak, gelişmiş ülkelerdeki Temizlik sektörlerinin seviyesine çıkacağına olan inancımızı da korumaktayız.
Bir yılı geride bıraktık. 2013 yılı kurumunuz açısından nasıl bir yıl oldu. 2014 beklentileriniz nelerdir?
Maalesef 2013 yılını sektör olarak yine haksız rekabetlerin içerisinde, kar oranlarının diplerde, hizmet
sektörünün yerinde saydığı bir yıl olarak değerlendiriyoruz. 2014 yılında bu sıkıntılar içerisinde geçeceğine inanıyorum. Hizmet alan firmaların haklı olarak
kemer sıkma ve tasarruf tedbirleri uyguladığı sürece
bizim sektörün karlılık açısından büyümeyeceği kanımı üzülerek belirtmek isterim.
Başarınızı ve istikrarınızı neye borçlusunuz?
Bu kalıcılığımızı yukarıda söylediğim gibi uzun süre
çalışabildiğimiz müşteri portföyümüz ile bu müşterilerimizin kalıcı olmalarını sağlayan Yönetici ile Çalışanlarımızın özverili ve dürüst çalışmalarına borçluyuz.
12
MAYIS 2014
MAYIS 2014
13
KAPAK
Temizlik Sektörü
Dünü, Bugünü, Yarını…
1983 Öncesi…
Özellikle 1955 yılında hizmete giren İstanbul Hilton ve daha sonrasında açılan Kuşadası Fransız Tatil
Köyü, İstanbul Sheraton, İstanbul Intercontinental gibi
uluslararası Konaklama İşletmelerinde, 60’lı yıllarda,
Uluslararası standartlarda başlayan bir meslektir TEMİZLİK...
Özellikle İstanbul Hilton Oteli, Otelcilik Sektörünün ve dolayısı ile Housekeeping’in ilk okulu olarak
anılmaktadır. Kurumsal ilk eğitim kurumu Alman Eğitim Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortak projesi olarak 1962’de eğitime başlayan Ankara Otelcilik
Okulu’dur.
1983 ve sonrası...
1983 yılında iktidara gelen Serbest Liberal Ekonomi yaklaşımlı hükümet ile Türkiye’de Kamu Yönetimi
tarafından ilk defa hizmetlerin Dış Kaynak Kullanımı
yolu ile yerine getirilmesi dönemi başladı ve bu hizmetlerin başlıcalarından birisi de Endüstriyel Temizlik
Hizmeti oldu.
Bu tarihe kadar kendi bünyelerinde istihdam edilmekte olan ve gerek mental gerekse nitelik olarak
düşük seviyedeki “MÜSDAHDEM” veya “HADEME”
gibi kadrolarla yerine getirilmeye çalışılan Temizlik
Hizmetleri, bu tarihten sonra hızla çoğalmaya başlayan Özel Temizlik Şirketlerince yerine getirilmeye
başlandı.
Endüstriyel Temizlik Sektörü’nün Gelişimi
1980’ler ve 1990’lar, sektörün kendi dinamiklerini
oluşturma ve özelikle yurt dışı orijinli markaların da
ithal edilmeye başlanması ile uluslararası uygulamaları tanıma süreci olarak tanımlanabilir.
Ayrıca Kamu Kurumlarının yanı sıra, özellikle çok
uluslu Otel, AVM, Perakende Marketleri ve Endüstri
Kuruluşlarının, kendi hizmet satın alma kültürleri
doğrultusunda yapmaya başladığı hizmet satın almaları da sektör geneline pozitif baskı unsuru olarak
yansımış ve Endüstriyel Temizlik Sektörünün sistem
ve hizmet kalitesi bakımından gelişmesine neden olmuştur...
Temizlik Sektörü 2000’li yıllarda, özellikle yaban14
MAYIS 2014
cı orijinli Temizlik Kuruluşları ve FM Kuruluşlarının,
şirket evlilikleri ya da satın alma yöntemi ile ülkemize
gelmeye başlamasıyla farklı bir boyuta gelmiştir.
Bazı uluslar arası markaların franchising sistemi ile girdiği ülkemize, bazı Avrupa orijinli kuruluş ise
Şirket evlilikleri veya satın alma yöntemi ile geldiler.
Böylece, 2002 yılı sonrası dönem; uluslararası markaların kalite ve sistem yönünden rekabetine sahne
olmaya başladı...
Yine bu dönemde, özellikle gayrimenkul konusunda faaliyet gösteren yerel büyük kuruluşlar, başta
kendi yatırımlarını doğru ve ekonomik yönetebilmek
adına FM Sektörü konusunda kendi örgütlerini kurarak geliştirmek ve bazen de yabancı markalarla iş birliği tesis etmek yönünde çalışmalar başlattılar.
2009 yılında etkisini ülkemizde de iyice hissettirmeye başlayan Global Ekonomik Kriz döneminde, Avrupa’ya oranla çok yüksek denilebilecek kar marjları
ile hizmet vermekte olan kuruluşlar, özellikle büyük
sermaye grupları bünyesinde bulunan hizmet firmalarının, kar marjlarını ve vadeleri rekabet enstrümanı
olarak kullanmaya başlaması ile zor bir döneme girdiler ve sektörde dengeler değişmeye başladı...
2009 Global Krizi sonrası, Temizlik Hizmeti veren
kuruluşların profili ana hatları ile belirlendi;
1. Operasyon Gücü / Yeteneği ve Kalitesi ile kontrat alanlar ve
2. Finansman Gücü ile Kontrat Alanlar...
Başka bir deyişle, Batı’da yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip Endüstriyel Temizlik Sektörünün ülkemizdeki Doğal Seleksiyon süreci olgunlaşmaya başlamıştır.
Ancak, maalesef sektörün ülkemizde kurumsallaşmaya başlamasının 30. yılında, yaşanan bunca
olumlu gelişmeye karşın, gelişmeyen tek unsur İş
Gücü kavramı olmuştur... Nitelikli ve Eğitimli İş Gücü
kavramı, hep söylenip ama hiç yatırım yapılmayan tek
unsur olarak kalmıştır.
Temelde, Kamu İhale Uygulamalarında görülen,
“En Ucuz Teklif, En İyi Tekliftir...” mantığının yansıması olarak, Ucuz ve Niteliksiz İş Gücü ile hizmet alımı,
Özel Sektörde de bariz şekilde kendisini göstermektedir...Teknolojinin gerekliliğine inanan bir çok kuruluş,
Müşterisinin ucuz hizmet beklentisi nedeni ile maalesef Nitelikli İş Gücü gerekliliğinin, henüz farkına varamamış gibi davranmaktadır...
Rekabet için Sistemin ve kalitenin, bunun için de
öncelikle Eğitilmiş İş Gücünün farkına varıldığı dönem!
Günümüzde Türkiye Endüstriyel Temizlik Sektörünün durumu; yerli / yabancı tüm unsurların kabul ettiği hali ile gelecek vaat eden, gelişime açık ve yatırım
yapılabilir olarak tanımlanmaktadır...
Gelecek dönemde bu nedenle yabancı firmalar ile
evliliklerin artacağı düşünülmektedir.
1 Milyondan fazla çalışana sahip, bu sayıdan yola
çıkarak toplam hacmi +2 Milyar Lira/Ay ciroya ulaşmış
bir endüstridir Türkiye’de Temizlik Sektörü... Ancak,
Kamu Kurumlarına hizmet vermekte olan kuruluşlar
ile Küçük Ölçekli Kuruluşlar açısından her hangi bir
sektörel standarttan söz etmek neredeyse imkansızdır!
TESHİAD’ın 2012 yılında MYK ile başlattığı Ulusal
Meslek Standartları çalışması sonucunda başlayacak
olan Mesleki Belgelendirme süreci, Sektöre çalışanlar bakımından bir kimlik kazandıracağından, oldukça
değerli bir çalışma olarak devam etmektedir. Ancak
sürecin tamamlanmasına en iyi ihtimalle 1 yıldan fazla
bir çalışma gerekmektedir.
Sektörün bir diğer sorunu, daha önce kısaca söz
ettiğimiz, hizmetin satın alma aşamasında İnsan Kaynağının en düşük ücret olan Asgari Ücret bazında hesaplanmasıdır. Bu sebeple hizmet kuruluşları insan
kaynaklarını geliştirebilmek ya da nitelikli iş gücü istihdamı için her hangi bir bütçe ayıramamaktadır.
Bu durum, kaçınılmaz olarak vasıfsız, sadakati ve
aidiyet duygusu düşük bir çalışan kitlesi yaratmaktadır. Ayrıca bu, sektör çalışanlarının yaptıkları işi bir
meslek olarak görmemesinin başlıca nedeni olarak
karşımıza çıkmaktadır.
Müşteri “SATIN ALMA”yı Biliyor mu?
Sektörün genel anlamda gelişiminden söz edebilmemiz için öncelikle satın alma yöntemlerini daha
efektif hale getirmek, adam bazlı teknik şartnameler
yerine metrekare ya da adam/saat bazlı hesaplama
yöntemlerini sektöre (özellikle satın alan tarafına) kabul ettirmek gerekmektedir.
MAYIS 2014
15
KAPAK
Ayrıca, ülkemizde henüz yasal alt yapı ve piyasa
alışkanlıkları nedeniyle yerleşememiş Part Time çalışma sisteminin uygulanabilir hale gelmesi, “Gerektiği An İstihdam” ile sabit kadrolardaki atıl saatlerin
heba olmasını önleyerek hem hizmet verenlere hem
de alanlara verimlilik sağlayacaktır.
Sektörün bir diğer sorunu da yine özellikle kamu
satın almalarında geçerli olmak üzere, niteliksiz
(Merdivenaltı) ekipman ve kimyasal kullanımıdır. Ancak özel sektörde genellikle ürün kalitesi ortalamanın
üzerinde hesap edilmekte ve hizmeti alanlar bu konuda oldukça duyarlı davranmaktadır.
Sektörün Geleceği
Türkiye’de Endüstriyel Temizlik Sektörü’nün gelecekteki gelişiminin, salt büyüyen İnşaat Sektörü,
gelişen Konaklama Endüstrisi ya da Özel Sağlık Kurumları gibi potansiyel gelişmeye bağlanamayacağı bir gerçektir. Hali hazırda bu hizmeti Dış Kaynak
Kullanımı ile almayan büyük bir potansiyelin olduğu
bilinmektedir. Yani yeni üretilecek tesislerden önce
var olan tesislere bu hizmeti satabilmenin çözümleri
bulunduğunda sektör mevcut cüssesinin çok üzerinde
bir potansiyele ulaşacaktır.
Sektörün istenen gelişim sürecini sağlayabilmesi
için elbette, kamu yönetimi tarafından bir dizi önlem
ve teşvik gerektiği de yadsınamaz bir gerçektir. Türkiye’de Endüstriyel Temizlik Sektörü, genel cari yasal
uygulamalar dışında hiç bir yasal düzenleme ile desteklenmemekte ya da denetlenmemektedir. Yani her
isteyen bu sektöre yatırım(!) yapabilir durumdadır. Bu
denetimsizlik sektöre olan güvensizliği yaratan yegane unsurdur... Örneğin, finans kuruluşları gözünde
kredibilitesi en düşük segmentlerden birisi de bu sektördür!
Özellikle 2013 yılına kadar
yaşanan iflaslar nedeni ile sektör, belki de Dünya’da tek örneği
olmak üzere yeni bir ekonomik
forma kavuştu denilebilir... Öyle
ki; Temizlik Hizmeti Kuruluşları,
sektörün tüm diğer unsurlarına
“TEMİNAT” sağlamakla yükümlü
hale geldiler. Kredi Kuruluşlarının yanı sıra, Müşteri sözleşmede teminat mektubu isterken,
şimdi tedarikçi firmalar da hizmet firmalarından geçerli teminatları almadan, makine ekipman ve kimyasal satmamak gibi
bir refleks geliştirdiler.
Özetle, Türkiye’de Endüstriyel Temizlik sektörü, yapılması
gereken düzenlemeler yapıldı16
MAYIS 2014
ğında, hak ettiği değere kavuşacaktır. Bunun için önereceğimiz düzenlemeler şu şekilde özetlenebilir;
Devlet tarafından yapılması gereken düzenlemeler;
l
Emek yoğun nitelikteki sektörde istihdamın
arttırılabilmesi için genel bir teşvik politikası oluşturmak,
l Temizlik Firmalarının kuruluşu ile ilgili disiplinleri oluşturmak,
l Belgelendirme sürecini hızlandırarak bir an
önce mesleğe dair kimliği oluşturmak,
l Kamu İhale Kanununda gerekli düzenlemeleri
yaparak, Temizlik Hizmetinin ruhuna uygun bir düzenleme gerçekleştirmek.
Endüstriyel Temizlik Kuruluşlarının Yapması Gerekenler;
l Fiyatla / Kar Marjında Rekabetten önce sistem
ve hizmet kalitesinde rekabet anlayışına dönülmesi,
l Etkin ve verimli bir hizmetin ancak sisteme,
teknolojiye ve eğitime yatırım yaparak gerçekleşeceğinin farkına varılması,
l Sinner Çemberindeki denklemin doğru okunabilmesi (En basit hali ile temizliğin denkleminde
bulunan unsurlardan diğer üçüne daha az yatırım
yapmanın, dördüncü unsur olan İŞ GÜCÜ’ne ihtiyacı
artırdığının ve en pahalı unsurun bu olduğunun anlaşılması...),
Hizmet Satın Alanların Yapması Gerekenler;
l Temizlik Hizmeti satın alma sürecinde, “Başarılı Temizlik = Tecrübe + Sistem + Teknoloji + Eğitimli
İş Gücü” Formülünden yola çıkarak, bütçe çalışmalarını yaparken bu unsurları doğru biçimde tablolarına
yerleştirmek,
l “Çakılı Adam Sayısı” ısrarından vazgeçip, oluşturulacak efektif
temizlik programları ile part time
çalışmaya olanak sağlamak,
l Temizlik Firmalarının, Esnek
Kadrolar ile gerektiği gün ve saatte
gereken hizmeti vermesine olanak
sağlamak...
Türkiye Pazarının Gücü
l Sürekli büyüme trendindeki
Pazar,
l Çok fazla Yeni Yatırım ve Büyük Projeler (Özellikle Devlet Yatırımları),
l Genç Nüfus (Nüfusun 60% ‘ı
30 yaşından genç),
l Düşük Maliyet (Brüt Asgari
Ücret $500/Ay),
l Tüketiciler Yeni Marka ve Yeni Ürünlere açık,
l Dünyanın 16. büyük Ekonomisi ve Dünya Ticaret Hacminin 1.2% ‘si,
Bölgesinin büyüyen ekonomik ve politik gücü
Doğu ve Batı Ticareti arasında önemli bir buluşma ve dağıtım Merkezi (Türki Devletler, Orta Doğu,
Asya ve Afrika Pazarı bakımından)
Ülkenin Büyük Ekonomik Potansiyeli (18 milyon
konut, 30milyon 2050 yılı için tahmin edilen)
Endüstri, Otomotive, İnşaat, Madencilik, Turizm,
Perakende, Enerji Sektörleri sürekli yükselen bir
çizgiye sahip, (20milyon kayıtlı araç, 32milyon/Yıl turist)
Ekipman kullanımında her yıl görülen artış,
Sayılarla
Türkiye
Devletin yeni ve tabancı yatırımcılara sağladığı
yardım ve teşvikler,
l Günümüzde yaklaşık 3.000 firma, €2 Milyar
Ciro/Yıl ve 1 milyon çalışanıyla bir dev
l Sadece pazarın 10-15% bölümü henüz Temizlik Hizmetlerini Dış Kaynak Kullanımı ile sağlıyor
Gelecek Potansiyeli Büyüleyci!
l Profesyonel Temizlik Makineleri Pazar büyüklüğü : € 80 Milyon / toplam yıllık
l Profesyonel Temizlik Ekipman Pazar Büyüklüğü: €100 Milyon / toplam yıllık
l Yüzlerce çeşit, farklı kalite ve fiyat seviyesinde Marka… (Yerel, Avrupalı, Çinli üreticiler)
Toplam Yüzölçümü
Nüfus Kişi Başı Milli Gelir
Gayri Safi Milli Gelir
şsizlik Oranı
Ekonomik Büyüme
Enflasyon Oranı
İthalat / İhracat
Dış Ticaret Açığı
: 800.000 m2
: 76 milyon
: $10.500
: $800 Milyar
: 10%
: 3-4%
: 7%
: $240 milyar / 150 milyar
: 8% (GSYİH)
Hazırlayan: Zafer Mumcular
MAYIS 2014
17
FUAR
“Hijyende hizmet farkı”
E
TÜDER Online Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri Grubu’nun ev dışı tüketim pazarında faaliyet gösteren şirketi Eczacıbaşı Profesyonel, endüstriyel
temizlik ürünlerindeki markası Maratem ürünlerinin
ambalajlarını yeniledi. Maratem’in yeni sloganı da,
“Hijyende hizmet farkı” oldu.
Persona Kişisel Temizlik ve Hijyen, Purina Genel
Temizlik ve Bakım, Rumina Oda Temizliği ve Hijyeni,
Culina Mutfak Hijyeni, Linela Çamaşır Hijyeni ve Hydra Su Şartlandırma kategorilerindeki ürünleriyle otel,
restoran, cafe, ofis, fabrika, sağlık kuruluşları ve eğitim kurumları olmak üzere pek çok sektöre hizmet
veren Maratem, portföyünde bulunan tüm ambalajlarının yüzünü yeniledi. Ambalajın tek yüzünde bulunan
18
MAYIS 2014
ürün etiketlerini çift yüz olacak şekilde revize eden ve
ön yüze kullanım alanını anlatan görsel ekleyen Maratem, ürünlerin kullanıcılar tarafından daha anlaşılır
olmasını amaçlıyor. Alt kategori renklerini yenileyerek
ürün ambalajlarında kategori rengine uygun etiket ve
kapak kullanımına başlayan Maratem, yeni yüzü ile
daha prestijli bir noktaya ulaşmayı hedefliyor.
Endüstriyel temizlik ürünleri pazarında ürünlerinin yanı sıra sektöre yön verme misyonuyla da hareket
eden Eczacıbaşı Profesyonel, EP Akademi ekibi ile işletmelere eğitim, denetim ve danışmanlık hizmetleri
veriyor. EP Akademi, 3 yılda 20 farklı uzmanlık alanında yaklaşık 6 bin 500 profesyonele eğitim imkânı
sağladı.
HİZMET GRUPLARI
Türkiye’nin ilklerinde ve
en büyüklerinde 32 yıldır
hep bizim hizmetlerimiz var
Türkiye’s fIrst and largest In the 32 years our servIces have always
Mahmut Şevketpaşa Mah. Şahinkaya Sok.
Aydın İşhanı No: 22 Kat: 4 Okmeydanı / İSTANBUL
[email protected]
www.deca.com.tr
GSM: 554 401 94 49 TEL: 212 256 56 80 / 3 Hat FAX: 212 256 56 83
MAYIS 2014
19
FUAR
Endüstriyel temizlik
firmalarının nabzı,
EDT Expo’da attı!
B
u yıl ikincisi düzenlenen EDT EXPO 2014 Fuarı, Ev Dışı Tüketim sektörünün dinamiklerini
belirleyen markaları buluşturdu. 300 markanın katılımıyla gerçekleşen fuarı, 32 bin 625 kişi
ziyaret etti.
Temizlik, hijyen ürünleri ve ekipmanları için ayrılan salonlarda sergilenmesinin yanı sıra sektörümüzün hizmet sunduğu Otel, restoran, fastfood,
20
MAYIS 2014
cafe zincirleri, okul, ofis, kamu kurumları, turistik
tesisler gibi sektörlerin bir arada olma olanağı buldu. Fuarda Endüstriyel temizlik sektörünün tedarikçileri ürünlerini ve markalarını tanıtma fırsatı buldu.
Sektörün güçlü oyuncularını; Akdeniz ülkeleri başta
olmak üzere Ortadoğu, Körfez ülkeleri ve Rusya’nın
aralarında bulunduğu ülke ve bölgelerden gelen ziyaretçileri buluşturdu.
SARUHAN TEMİZLİK KİMYA
Müşteri Hizmetleri Müdürü
Ömer Faruk AYDIN
CİHAT KARAKUŞ
ADONİS ENDÜSTRİYEL
TEMİZLİK GENEL MÜDÜRÜ
YİĞİT ÖCAL
BAYCO END KİMYA SAN
EMRAH TAŞÇI
MAYIS 2014
21
FUAR
Yiğitoğlu EDT Expo fuarı’nda
yenilikçi ürün ve hizmetleri
ile yer aldı
Ev Dışı Tüketim Sektörü’nde, Profesyonel Temizlik Ürün ve Sistemleri alanında faaliyetlerini sürdürmekte olan Yiğitoğlu Ltd. 27-30 Mart 2014 tarihleri arasında CNR Expo fuar
merkezinde düzenlenen 2. EDT Expo fuarında, yenilikçi ürün ve hizmetleri ile yer aldı.
Y
iğitoğlu Ltd. Kanal Pazarlama Müdürü, Aykut
Acar; sektörümüzün gelişmesine çok olumlu
yönde katkıları olan 2. EDT Expo fuar organizasyonuna katılmaktan çok memnun olduklarını ve bu
sayede değerli sektör temsilcileri ve iş ortaklarıyla bir
araya gelme olanağı yakaladıklarını belirtti.
Acar, ülke ekonomisi genel büyüme oranlarının
çok üzerinde bir büyüme potansiyeli yakalayan Ev Dışı
Tüketim Sektörünün, bu tür organizasyonların desteği
ile yakın zamanda çok farklı bir konumda olacağını ve
bu süreçte sistemsel alanda, lojistik hizmetleri ve insan kaynaklarına yatırım yapan kurumların çok büyük
bir başarıya imza atacaklarını belirtti.
Acar, “Ayrıca bu fuarda sektöre farklı bir soluk getiren ve değerli sektörümüzün beğenisine sunduğumuz
22
MAYIS 2014
2013 yılının başından bu yana çok büyük bir beğeniyle
karşılanan Agron markalı profesyonel temizlik kağıdı
ürün grubumuzdaki yenilikleri değerli ziyaretçilerimizle paylaştık. Diğer taraftan; temizlik operasyonlarını oldukça kolaylaştıran yeni nesil ‘’Wetrok’’ zemin
temizleme makinelerimizin lansmanını, değerli ziyaretçilerimizle birlikte özel dans grubunun gösterileri
eşliğinde ve çeşitli özel hediyeler sunarak yapma şansını yakaladık. Özellikle ilgi çeken diğer ürünlerimizin
yanı sıra bu yenilikçi ürünlerimize karşı gösterilen ilgi
bizleri çok memnun etti” şeklinde konuştu.
Acar, “2. EDT Expo fuarına ve Yiğitoğlu Standına
ilgi gösterip, değerli ziyaretlerini esirgemeyen tüm
sektör temsilcilerimize sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz” dedi.
MAYIS 2014
23
RÖPORTAJ
DGR Group sektörde
tecrübesini konuşturuyor
Yılların tecrübesini nitelikli insan gücü ve sistemli çalışmayla destekleyen DGR
Group, sektöre katkı sağlamaya devam ediyor. Satış Operasyon Direktörü Civaş, başarıyı yakalamak için çok çalıştıklarını ve işlerini şansa bırakmadıklarını söylüyor.
1
997 yılında Bülent Doğru tarafından kurulan DGR
Group, kuruluşundan itibaren sektördeki kalitesini koruyarak değişim ve gelişim çıtasını her geçen
gün yükseltmiş bir firma. Bu yıl sektördeki 15. Kutlayan DGR Group, sektördeki yeniliklere en iyi uyum
sağlayan firmalardan biri. DGR Group Satış Operasyon Direktörü Nazan Civaş, müşterisi ile bütünleşerek hizmet üretme noktasında yapmış olduğu başarılı
projeler ile sektördeki öncü firmalar arasında yer aldıklarını belirterek, kazanılmış başarıların getirdiği
referansların, başka başarılara da ulaşmayı kolaylaştırdığını kaydetti.
DGR Group’un sektördeki faaliyetlerinden söz
eden Nazan Civaş, “Firmamız geniş bir yelpazede
hizmet veriyor. Temizlikle faaliyete geçen şirketimiz
zaman içerisinde; güvenlik, bordro taşeronluğu, pestcontrol, peyzaj, depo, lojistik iş kolları gibi pek çok
alanda faaliyet göstererek tesis yönetiminin tamamını
yapısına dahil etmiş durumda. Ağırlıklı olarak; site,
fabrika, AVM, okul, iş merkezi gibi yaşam alanlarının
oluştuğu her noktada hizmet veriyoruz. DGR Group’un
hizmet alan tarafına baktığınızda sektöründe markalaşmış firmalarla uzun soluklu çalışmalar yaptığını
görebiliyorsunuz. DGR Group hızla gelişen bir hizmet
organizasyonu olup, bugün her sektörü temsil eden
uluslararası ve yerli, ticaret ve sanayi işletmelerinden
oluşan geniş bir müşteri portföyüne sahip. Müşteri,
kavramı genişledikçe bizim hizmet sınırımız da genişliyor” şeklinde konuştu.
“Yeniliklere açığız”
Civaş, “Yenilikçi ve değişime açık olmamız faaliyetleriniz açısından bizi sektörde farklı bir konuma
getiriyor. Yüksek standartlarda, özel ve yeni çözümler
üretmek için rekabet şartlarının ağırlaştığı günümüzde, müşteriler artık daha verimli, daha az maliyetli ve
daha az riskli yeni çalışma metotları arayışına giriyor.
Sürekli ve kaliteli hizmet verilmesini sağlayan her türlü bilgi, teknoloji ve donanıma sahip olan DGR Group,
özellikle verimlilik konusunda ciddi kazanımlar sağlayan araç ve gereçleri müşterilerinin hizmetine sunuyor. DGR Group; ERP ile ilgili ciddi yatırımlar yapıyor.
Kaliteli malzeme ve ekipman kullanımları ile sektördeki farklılığını gösteriyor” dedi.
Büyümeye devam ediyor
Rakiplerimizden ayrılmamızı sağlayan ikinci en
önemli unsur ise yatırım potansiyelimizdir diyen Ci-
24
MAYIS 2014
Nazan Civaş
vaş, “DGR Group başarısını sabitlerken diğer yandan
da büyümesine endeksli kendini yenilemeye devam
ediyor. Yönetim kadrosunu her geçen gün büyütüp
güçlendiriyor. Yönetim birimlerinde çalışan kadromuz, son dönemdeki en önemli farklılığımız. Sektörden gelen ve DGR Group’a ait kurum kültürünü kendi
deneyimleriyle zenginleştiren, tamamen profesyonellerden kurulu eğitimli ve tecrübeli bir kadro bu. Takım
çalışmasıyla hareket etmemiz, yenilikçi bir vizyonla
daima ileriye bakmamız ve proaktif yaklaşım tarzını
benimsememiz de sektörde standartlara uygun çalışma konusunda yarattığımız en büyük farklılığımızdır.
Değer yaratmak, müşteri memnuniyeti oluşturmak
ve kalite standardizasyonunu korumak, hassasiyetle
takip ettiğimiz konuların başında geliyor. İSO, TSE ve
OHSAS dışında, hizmette farkındalık yaratmak adına kaliteyi baz alarak, tüm bu bahsettiklerimin kağıt üzerinde kalmaması için yoğun emek harcıyoruz.
Kavramların içini doldurup, gerçekten uygulanan bir
sisteme dönüşmesini sağlayacak adımlar atıyoruz.
Teoriyi ölçülebilir çalışmalarla destekleyerek, yaşayan bir kalite anlayışı ekseninde yürütüyoruz” şeklinde konuştu.
“Çok iyi Referanslarımız var”
Nazan Civaş, “Geride bıraktığımız 15 yılın tecrübesi ile istikrarlı bir çizgide, hızımızı sürekli artırarak
ve en iyiyi hedefleyerek yolculuğumuza devam ediyoruz.2014 yılı süreci doğru yönetilmesi gereken bir yıl.
Büyümemiz yeni projelerimizin açılışları devam ediyor. Özellikle mevcut projelerimizin devamında gelişen yeni projeler var. Carrefour depo ve mağazalar da
Türkiye genelinde hizmet yürütüyoruz. Yeni mağaza ve
depolar açıldıkça buna paralel olarak bizde büyüyoruz. Çok iyi Referanslarımız var. Doğuş Grubu, Eroğlu, Ford Otosan yeni fabrikaları gibi müşterilerimizde
hizmetin devamı olarak yeni projeler var. Bu nedenle
bölge müdürlükleri açarak alt yapımızı geliştirmeye,
ekipler kurmaya devam ediyoruz. Yılın ikinci yarısında
sanayi ve toplu yaşam alanlarında (siteler)büyümeyi
hedefliyoruz” ifadesinde bulundu.
“Satın almalar doğru yönetilmedi”
Geçtiğimiz dönemde sektörde gerçekleşen satın almaların doğru yönetilmemesi hizmet firmaları
ve müşteriler açısından da zor günler yaşanmasına
sebep oldu diyen Civaş, “İzleri yeni yeni silmeye çalışıyoruz. Bu nedenle hizmet firmalarının kendilerini
daha iyi anlatması ve güvenirlik sağlaması çok önemlidir. Sektör hizmet kalitesi, iş güvenliği ve standartlar
konusunda yenilenmek zorunda kalacak. Doğru rekabet kurallarına ve standartlara uymadan bir noktaya
gelmiş firmalar başarı kriterlerini değerlendirmek
zorunda kalacak. Biliyorsunuz iki türlü başarı vardır.
Öğrenilmiş başarı ve ‘harala gürele’ başarı. Nasıl başarılı olacağınızı öğrenmeden kadrolarınızı eğitmeden, yönetici kadronuzu geliştirmeden belli standartlarda çalışmayıp başarılı olabilirsiniz ancak başarınız
kalıcı olmaz. Bir işin nasıl yapılması gerektiğini yaparken öğrenemezsiniz. Biraz şans biraz ‘katakulli’ ile bir
yere gelmiş olunabilir. Tesadüfen başarı sağlanabilir.
Ancak tesadüfen başarılı kalınamaz. Bu nedenle sektörün bu dönemde işi çok şansa bırakmaması doğru
bir yaklaşım olacaktır” dedi.
MAYIS 2014
25
ÜRÜN TANITIMI
TESİS HİZMETLERİ SEKTÖRÜ,
GELECEĞİNİ TEMİZ TV’DE KONUŞUYOR!
E
ndüstriyel temizlik sektöründe 2010 yılından bu
yana faaliyet göstermekte olan CM Basım Yayın
bünyesinde yayın hayatına başlayan TEMİZ TV,
TESHİAD’ın sponsorluğu ve destekleriyle sektörün ilk
Canlı Yayın Programlarını gerçekleştirmeye başladı.
Programlar ayrıca TEMİZ TV arşivlerinden istenildiği
zaman izlenebilmektedir.
Projeyi hazırlayan ve Program Yapımcılığını da
üstlenen TESHİAD Genel Sekreteri Zafer Mumcuların
sunduğu her iki program da birbirinden değerli sektör
temsilcilerini ağırlamaya devam etmektedir.
Salı sabahları Saat 10;00 ila 11;00 arasında canlı
olarak yayınlanan TEMİZ SAATLER Programı, her hafta bir sektör temsilcisini ağırlayarak TESHİAD üyesi
firmaların kendilerini, yeni ürün ve hizmetlerini tanıtmalarına, hedef ve beklentilerini paylaşmalarına olanak sağlıyor.
Perşembe akşamları Saat 16:00 ila 18:00 saatlerinde yine canlı olarak yayınlanan TEMİZ ARENA
Programı ise açık oturum formatında ve belirlenmiş
konular hakkında katılımcıların görüşleri ve önerilerini sektör mensuplarına ulaştırmayı hedeflemiş durumda.
İlk TEMİZ ARENA Programı’na konuk olarak katılan TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Bülent
26
MAYIS 2014
Doğru ve Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Sayın Ali
Murat Çimen, TESHİAD’ın hedefleri, ISSA/Interclean
İstanbul 2014 Fuarı ve II. Ulusal Temizlik Zirvesi hakkındaki görüşlerini belirttiler. 2. ve 3. TEMİZ ARENA
Programı ise “Sektörün Sorunları ve Çözüm Önerileri” konusunda katılımcıların görüş ve önerilerini izleyenleri ile paylaştı.
Konu hakkında görüşlerini aldığımız Program Yapımcısı ve Sunucusu Zafer Mumcular, “TEMİZ TV bünyesinde gerçekleştirdiğimiz her iki program hakkında
aldığımız olumlu görüşler cesaretimizi arttırıcı nitelikte. Özellikle TEMİZ ARENA Programımız, sektörün
her üyesinin sesini özgürce duyurabileceği, sorunları
ve çözüm önerilerini enine boyuna tartışabileceği bir
formatta olduğu için hem katılım hem izlenme konusunda ciddi talep alıyor. Hedefimiz birkaç ay içerisinde
Tesis Hizmetleri Yönetimi Sektörünün tüm aktörlerini
“Sorunlar ve Çözüm Önerileri” başlığı altında stüdyomuzda konuk etmek ve sektörün geleceğine ışık
tutan bir proje üretmek. Bu nedenle, sektör adına
söyleyecek sözü olan, çorbada tuzunun bulunmasını
arzu eden tüm sektör temsilcilerini bu program çatısı
altında, sektörün geleceğini şekillendirmeye ve tüm
kuruluşları çok önemsediğimiz bu projeye destek vermeye davet ediyoruz” dedi.
“kurumsal hijyen”
Marin Grubu
Temizlik
Deterjanlar›
Endüstriyel
Temizlik
Deterjanlar›
Endüstriyel
Temizlik Makine
Ve Ekipmanlar›
Endüstriyel G›da
Hijyen Ürünleri
Endüstriyel Temizlik
Ekipman Aksesuar
ve Yedekleri
l
dea
in i runda
ç
i
ller nfo
Ote lik ko
iz
ess
YEN‹‹
s
S 20 Öko Power
Endüstriyel
Temizlik Ka¤›tlar›
Otomatik
Dozajlama ve
Köpük Sistemleri
Teknik Servis
&
E¤itim
Endüstriyel temizlik ve hijyenin tüm detaylar›nda…
Saruhan ‹ç ve D›fl Tic. A.fi. ‹stanbul (212) 698 07 77 (Pbx)
www.nilco.com.tr
MAYIS 2014
fi‹RKETLER GRUBU
27
SABUN VE DETERJAN
HEDEFİMİZ SEKTÖRÜN
GELİŞİMİNE DESTEK OLMAKTIR
KTSD, toplamda 16,7 milyar TL’lik bir pazarı oluşturan, toplam reklam pastasının
yüzde 18’ini bulan reklam yatırımlarıyla sektörde ilk sırada yer alan kozmetik, temizlik, ve hijyenik kağıt sektörlerindeki üretici ve ithalatçı firmaları temsil ediyor.
K
ozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği (KTSD),
‘90’lı yıllardan bu yana, temizlik ve kişisel bakım sektörlerinin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmek için faaliyet gösteren iki farklı sivil toplum örgütünün birleşmesiyle , 2010 yılında
İstanbul’da kurulmuş bir sivil toplum örgütü.
Temizlik ve kişisel bakım sektörlerinde üretici ve ithalatçı
firmaların birliğini ve geniş kapsamlı temsilini sağlayan KTSD,
temizlik ve kişisel bakım alanında ülkeye ve topluma fayda sağlayacak bilimsel temelli projeleri hayata geçirerek, Türkiye’nin bu
alanlarda Avrupa standartlarında bir ülke olarak konumlanmasını sağlamayı, önde gelen sorumluluklarından biri olarak kabul
etmiş durumda. Derneğin 2010 yılında Sağlık Bakanlığı ile birlikte
hayat geçirdiği “Suya Sabuna Dokunun!” kampanyası, toplumsal
sorumluluk yaklaşımının en güncel örneklerinden biriydi.
KTSD’nin kısa vadeli hedefleri arasında ‘piyasa verileri ve teknik
bilgiler ışığında temizlik ve kişisel bakım sektörlerinin bilgi kaynağı altyapısı oluşturulması geliyor. İlgili sektörlerin temsilcilerine yönelik
bilgilendirme toplantıları, eğitimler, seminerler düzenlemeyi
planlayan KTSD, temsil ettiği sektörlerin Avrupa Birliği
uyum politikaları kapsamında kamusal alandaki en
güçlü sosyal paydaşı konumunda.
Kozmetik ve Temizlik Ürünleri Sanayicileri Derneği (KTSD) olarak sektöre hizmet vermek için
tüm güçleriyle çalıştıklarını belirten KTSD
Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Pura, “
Kozmetik ve temizlik sektörü ile karar
verici ve düzenleyici kurumlar arasında karşılıklı iletişim ve görüş
alışverişi platformlarının oluşturulmasını sağlıyoruz. Sektörümüzle ilgili düzenleme
ve denetim süreçlerine
katkı sağlayarak, tüketicilerin ve diğer tüm paydaşların sektör ürünleri ile
ilgili doğru ve bilimsel olarak
Ahmet Pura
28
MAYIS 2014
bilgilendiriyoruz. Sektörel konularda toplantı ve seminerler düzenleyerek tüketici ve kamu yararı temelinde sosyal sorumluluk projeleri yürütüyoruz” şeklinde
konuştu.
KTSD’nin ev ve kişisel bakım endüstrisinin yasal,
bilimsel ve toplumsal platformlardaki ortak sesi olduğunu kaydeden Pura, “Temizlik ve kişisel bakım
sektörlerinin önde gelen ve saygın kuruluşlarının birliğini ve geniş kapsamlı temsilini sağlayan KTSD’nin
öncelikli hedefi, ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri izleyerek, temsil ettiği sektörlerin her anlamda
gelişimine destek olmaktır. Misyonumuz, ülkemizin
temizlik ve kişisel bakım sektörlerinin uluslararası
standartlara uygun olarak şekillenmesine yönelik her
türlü yasal, bilimsel ve toplumsal konuda yetkin bir
sivil toplum platformu olarak sektörlerimizin gelişimine destek olmak, tüketicilerimizi bilinçlendirerek
sağlıklı, güvenilir ve yüksek kaliteli ürünlere erişimlerini sağlamaktır” dedi.
Pura, “Hali hazırda 41 üyesi bulunan KTSD’nin üye
profili; ülkemizde kozmetik, temizlik ve hijyenik kağıt
ürünleri alanlarında yatırım yapan ulusal ve uluslararası saygın kuruluşlardan oluşmaktadır. KTSD üyeleri
ayrıca, sektörün % 70’ini ve Türkiye’deki reklam yatırımlarının da yaklaşık yüzde 18’ini temsil etmektedir”
ifadelerini kullandı.
Ahmet Pura, “Ülkemizi gerek hizmet kalitesi gerekse üretim faaliyetleri alanında diğer gelişmiş ülkelerle kıyasladığımızda, kozmetik, temizlik ve hijyenik
kağıt ürünleri sektörü, gelişen teknoloji ve yaşam
standartlarının yükselmesine bağlı olarak bireysel
ihtiyaçların artması ve bireylerin sektör ürünlerine
yönelik tercihlerinin çeşitlenmesi nedeniyle ivme kazanmıştır. 2013 yılı sonu itibarıyla 220 bin civarı satış
noktasında her gün hareket gören, tüketiciye yönelik önemli bir sektör konumundayız. Türk kozmetik
sektörü geçtiğimiz birkaç yıldan beri hızlı bir büyüme
trendi yakaladı. Sektörümüzün 2013 yılında yaklaşık
yüzde 16,7 oranında büyüdüğünü söyleyebiliriz ve bu
büyüme temposunun önümüzdeki yıllarda da devam
edeceğine inanıyoruz. Kişi başı tüketimlerde kalıp sabun hariç tüm kategorilerde AB ülkelerinin oldukça
altında olmamız, sektörümüzün geleceği adına olumlu bir potansiyeldir. Bu hızlı büyüme, rekabetçi pazarlar, bilim ve teknolojinin hızla ilerlemesi tüketici istek
ve arzularındaki sürekli değişim ve ürün çeşitliliğinin
sektör için taşıdığı önem dolayısıyla firmalar tüketicilerine en iyi hizmeti sunmak ve sürdürülebilir bir
marka olmak adına ar-ge çalışmalarına hız vermeye
başladı” ifadesinde bulundu.
Önümüzdeki orta ve uzan vadede dernek olarak
hayata geçirmeyi planladıklerı projelerden de söz
eden Pura, “Dernek olarak kozmetik, temizlik ve hijyenik kağıt ürünlerin güvenli kullanımı, hijyen ve temizlik konusunda, paydaşlarımıza ve topluma değer
katmaya ve kamuoyu farkındalığını arttırmaya çalışıyoruz. KTSD’nin hedefleri arasında tüketicinin bilinçlendirilmesi, sağlıklı ve doğru ürün seçimleri konusunda bilgilendirilmesi de bulunmaktadır. Özellikle
yeni ürün yaklaşımları veya bunların piyasaya arzı durumunda Derneğimizin bu hedefi daha da önem kazanmaktadır” dedi.
MAYIS 2014
29
SABUN VE DETERJAN
Sabun ve Deterjan
Sanayi
K
imya sektörünün alt sektörlerinden olan sabun
ve deterjan sanayii, üretim süreçleri farklı olmasına karşın mevzuat, yapı ve sorunlar açısından büyük ölçüde benzerlik göstermektedir.
İleri toplumların günlük yaşamlarında en çok
gereksinim duydukları maddelerin başında yıkayıcı
ve temizleyici maddeler gelmektedir. Bu maddelerin
tüketim seviyesinin toplumların gelişmişlik düzeyini
yansıtan göstergelerden birisi olduğu tüm dünyada
kabul edilmiştir. Temizlik ürünleri, pazarının hangi
ürün kategorilerinden oluştuğuna bakılacak olursa
pazarın, % 88’ini deterjanın, %12’sini ise sabunun
oluşturduğu görülmektedir.
Sabun ana maddesi bitkisel ve/veya hayvansal
yağların veya yağ asitlerinin alkalilerle (NaOH, KOH
vb.) reaksiyonu sonucu üretilen ve genel anlamda canlılarla eşyaların temizlenmesinde kullanılan, ancak
tekstil sanayii gibi diğer sanayi kollarında da kullanım
yeri bulan ilk ve en eski temizlik maddesidir. 1884 yılında W.H. Lever tarafından ilk defa ambalajlı sabunun piyasaya sunulmasıyla modern sabun sanayiinin
temeli atılmıştır. Bu tarihten sonra devamlı gelişen ve
teknolojik bakımdan kendini yenileyen sabun sanayii,
bugün milyonlarca ton üretimiyle temizlik maddeleri
sektöründeki önemli yerini devam ettirmektedir.
Türkiye’de 20. yüzyılın ortalarına kadar sabun tüketimi basit usulde sergi sunuculuğu olarak devam
etmiş olup bugünde hala özellikle küçük yerleşim
birimlerinde bu tür üretim yaygındır. Yüzyılın ortalarından itibaren makine sunuculuğu başlamış ve yapılan yatırımlarla bugün bir kısmı bu tür imalata dönmüştür. Gerek kapasite gerekse kalite olarak önemi
tartışılmaz olan makine sabunculuğunun, giderek
tümüyle sergi sabunculuğunun yerini alması beklenmektedir.
1994 krizinden sonra hızlı bir biçimde büyüyen
temizlik sektörü 2000 yılında yavaşlama eğilimine
girmiş, daha sonra sektör 2001 krizinin etkisiyle iç
pazarda oldukça önemli bir daralma yaşamıştır. Türkiye’de toplam sabun pazarı 2000-2002 yılları arasında yaklaşık 100 milyon ABD doları düzeyinden 2001 yılında yaşanan krizin etkisiyle 80 milyon ABD dolarına
gerilemiştir. Daralma, özellikle klasik kati sabun piyasasında görülmüş, buna karşın sıvı sabun pazarı krize
30
MAYIS 2014
rağmen büyümesini sürdürmüştür. İhracatın etkisiyle
2002 ve 2003 yıllarında sabun sektöründe üretim yaklaşık % 5 düzeyinde artmış, ancak 2000 yılındaki düzeye hala ulaşılamamıştır.
Mevcut durum
Sektördeki firma sayısı 1980’li yıllarda 400’den
2000’li yıllarda yaklaşık 110 adete düşmüştür. Firma
sayısındaki söz konusu azalma, üretim kapasitesi ve
miktarına olumsuz etki yapmamıştır. Modern teknoloji ile üretim yapan kuruluşlar kapasitelerini önemli
ölçüde artırarak iç ve dış talepleri kolaylıkla karşılayabilecek duruma gelmiştir. Sektörün toplam kapasitesinin % 75’i 10-11 büyük firma tarafından karşılanmaktadır. Sektördeki ortalama kapasite kullanım
oranı % 50 düzeyindedir. Son yıllarda görülen kapasite
artışı ise makineli sabunculuk yönündedir. Bu sektördeki önemi girdiler donyağı ve palm ve koko yagi gibi
bitkisel yağlar olup tamamen ithal edilmektedir.
Üretim
Sabun sektöründe içerde doymuş bir pazar görüntüsüne karşılık sektörde faaliyet gösteren firmaların
uzun senelerden beri ihracata verdikleri önem ve yeni
pazar geliştirmekteki becerileri bu pazarda yeni fırsatlar yaratmaktadır. Sabun üretiminin yaklaşık üçte
biri iç pazarda tüketilmekte, üçte ikisi ise muhtelif dış
pazarlara ihraç edilmektedir.
Üretim verileri ele alındığında, 2001 yılında yaşanan kriz ithalatta azalma, ihracatta ise artış getirmiştir. Fakat iç pazardaki daralma, üretimi az da
olsa etkilemiştir. Sektör açısından iç Pazar önemini
muhafaza etmektedir. Ancak firmaların mevcudiyetini
sürdürebilmesi için ihracat büyük önem taşımaktadır.
Sektör üretiminde TS 54 uygulanmakta olup, bu ayni
zamanda mecburi standarttır.
DIE’den alınan verilerle 1999-2003 yılları arasında
Türkiye’de sabun üretimi, yurtiçi talep ve dış ticaret
verileri, miktar (bin ton) ve fabrika çıkış değeri olarak
(milyon ABD doları) Grafik 1 ve 2’de verilmiştir.
2003 yılı toplam sabun tüketimi miktar ve değer
olarak, perakende fiyatlarla birim tüketim değeri ve
Türkiye ile AB kişi başı ortalama tüketim miktarı Tablo
1 ve ‘’de verilmiştir.
Sektörde 1999 yılı ortalarından itibaren, tuvalet sabunu kullanımında önemli bir azalma görülmektedir.
Banyo sabununda da benzer bir eğilim söz konusudur.
Kalıp sabun tüketiminde yaşanan düşüşe karşın, likit
sabun kullanımında gözle görülür bir artış vardır. Toplam tüketim fazla bir değişim göstermemekle birlikte,
kati sabundan sıvı sabuna geçiş olduğu net olarak görülmektedir.
Tonaj olarak fazla değişiklik göstermeyen sabun
tüketimi değer olarak (tüketici fiyatlarıyla) ekonomik
krizden oldukça etkilenmiş, kriz sonrası yeniden toparlanmıştır. Veriler sıvı ürünlerin giderek tüketicinin
beğenisini kazandığını ve talebin bu yöne kaydığını
göstermektedir.
alınan bu ürün Türkiye’de sabun kategorisinin içinde
görünmektedir. Yerli pazarda segmentasyon geliştikçe bugün sabun olarak tüketilen bazı kişisel temizlik
ve bakim kategorileri büyük olasılıkla kendi alanlarına
kayacak ve sabun tüketimi göreceli olarak azalacaktır.
Birim tüketim verilerinden görüleceği gibi AB içinde sabunun tüketiciye maliyeti 2,2 euro/kg olup Türkiye’de tüketici maliyeti ise 1,50 euro/kg’dir. Türkiye
ortalama fabrika çıkış fiyatları AB ülkelerine göre çok
daha ucuzdur. Bu nedenle Türk ürünlerinin uluslar
arası pazarda rekabet gücü oldukça yüksektir. Ancak,
burada Türkiye’de ağırlıklı olarak daha çok banyo ve
çamaşır sabunu gibi ucuz sabunların kullanıldığı da
unutulmamalıdır.
AB’de sabun sektörüne bakış
Sabun sektörü AB içinde temizlik ürünler sektörünün oldukça küçük bir bölümüdür. Bu sektörün
2001 yılı cirosu tüketici fiyatlarıyla yaklaşık 1,1 milyar
euro düzeyindedir. Sektör geleneksel olup diğer ürün
gamlarındaki yenilikler nedeniyle zaman içinde pay
kaybetmiş olmasına rağmen el ve banyo kullanımında
önemli yer tutmaya devam etmektedir. Avrupa içinde
2000 yılı itibariyle kişi başı sabun harcamasının tüketici fiyatlarıyla 2,00 euro/yıl ve 0,91 kg/yıl olduğu hesap
edilmektedir. Türkiye için bu oranlar 1,91 euro/yıl ve
1,27 kg/yıl seklindedir.
AB içindeki kişi başı tüketim Türkiye ortalamasına
göre düşüktür. Bunun temel nedeni AB içinde vücut
jeli ve duş jeli olarak anılan kategorinin Türkiye’de
gelişmemiş olmasıdır. AB’de ayrı bir kategoride ele
Sabun sektörünün rekabet gücü
Sektörde kapasite darboğazı bulunmamaktadır.
İhracata yönelik yatırım nedeniyle atıl kapasite söz
konusudur. Üretim teknolojisi, bazı özel tip sabunlar
dışında, diğer dünya ülkeleriyle ayni düzeye ulaşmıştır.
Fiyat rekabeti nedeniyle yatırımlar son teknolojilere yönelmektedir. Bu eğilim istihdamı nicelik olarak
azaltmakta ancak nitelik olarak artırmaktadır. İsçi
yoğun üretimler yavaş yavaş yok olmaktadır. En son
teknolojiye yatırım yapıldığı için finansman maliyetleri oldukça artmıştır. Bu durum ise, fiyat politikasında
üreticiyi fiyat artışına zorlamaktadır. Gerek yerli gerekse yurt dışı piyasalarda rekabet çok arttığından
fiyat ve kalitenin birleştiği ürün değeri ön plana çıkmıştır. Bununla birlikte markalaşma da önem kazanmıştır. Üretimin fabrika çıkış fiyatı genelde AB ülkeleri
MAYIS 2014
31
SABUN VE DETERJAN
ve diğer gelişmiş ülkelerden oldukça düşüktür ki, bu
da rekabet gücünü artırmakta ve ihracat potansiyelini
olumlu etkilemektedir.
Hammadde önemli ölçüde ithalata dayalı olup
bunlar ABD (donyağı) ve Uzakdoğu (palm ve koko yağları) menşelidir.
Son yıllarda pazar payları giderek artan büyük
market zincirleri, kendi markaları ile (private label)
ürün yapılmasını istemektedir. Bu gelişme fason üretimi giderek ön plana çıkarmaktadır.
Temel girdilerden enerji (elektrik ve doğalgaz) ve
su maliyetleri AB ülkelerine göre çok yüksektir. Bu
durum ürün maliyeti açısından karşılaşılan rekabette
önemli ölçüde olumsuz etki oluşturmaktadır.
Firmaların kısıtlı imkanları nedeniyle Ar-Ge’ye yeteri kadar bütçe ayrılmamaktadır.
Üretim, hammadde ve ürün ithalatı Sağlık Bakanlığı ön iznine tabidir. Bu ise zaman ve is kaybına neden
olmaktadır. Bugünkü rekabet ortamında piyasa ve tüketici ihtiyaçlarına geç cevap verilebilmektedir.
Üretimde genel olarak AB için geçerli standartlar
uygulanmamaktadır. Bu olgu ihracattaki rekabette
ülkemiz yönünden problem yaratmaktadır. Piyasa denetimi olmaması nedeniyle haksiz rekabet söz konusudur. İzin ve denetime tabi olmayan ürünler piyasaya
verilebilmekte, halkın sağlığına gereken önem verilmemektedir.
Vadeli alımlarda uygulanan %3 KKDF vergisi maliyetleri olumsuz etkilemektedir. Bu verginin bitmiş
ürünlerden fazla alınıp hammadde ve ara ürünlerden
alınmaması halinde yurt içinde üretilen ürünün rekabet şansı artırılacaktır.
Deterjan Sektörü
Deterjan sözcük anlamıyla temizleyici demektir.
Deterjan “yüzey aktif özelliği olup bu özelliği nedeniyle temizleme işlemi yapabilen, içinde ayrıca yıkamaya
yardımcı kimyasal maddelerde de içeren” sentetik bir
üründür.
İlk deterjan üretimi 1917 yılında gerçekleştirilmiştir. BASF’da görev yapan bir Alman kimyacısı F.Gunter
naftalini alkolleştirerek elde ettiği maddeyi sülfonlamis ve ilk deterjan aktif maddesini elde etmiştir. Bunu
sonraki yıllarda özellikle Alman kimyacıların araştırmaları takip etmiş ve 1932 yılında Henkel’in “Fewa”
ve Procter and Gamble’in “Dreft” markaları piyasaya
çıkan yağ alkolü sülfatı bazlı ilk deterjandır.
Deterjanlar ev tipi ve sanayi tipi olarak ikiye ayrılmaktadır:
1. El ve otomatik yıkama için çamaşır deterjanları,
2. El ve otomatik yıkama için bulaşık deterjanları,
3. Ovma maddeleri,
4. Genel temizleme maddeleri (banyo, mutfak, cam
temizleyicileri, kireç çözücü, tuvalet temizleyicileri),
32
MAYIS 2014
5. Çamaşır suları olarak sınıflandırılabilmektedir.
Sanayi tipi deterjanlar ise daha ziyade sınai tesisler, hastaneler, oteller, fabrikalar gibi büyük tüketim
yerlerinde kullanılmaktadır ve yapı itibari ile ev tipi
deterjanlardan farklı değildir.
Mevcut durum
Türkiye’de bu sektörün tüketiciye tanıtılması
1960’li yıllarda olmuştur. 1970 yılında 5 bin ton olan
toplam üretim 1995 yılında 250 bin tona ulaşmıştır.
Türkiye’de bilhassa büyük yatırım isteyen toz deterjan
kule ve sülfonasyon üniteleri kurulu kapasite ihtiyacın çok üzerindedir. 2003 yılı sonu olarak toplam toz
deterjan kule kapasitesinin mamul madde karşılığı
olarak 1,5 milyon tonu geçtiği tahmin edilmektedir.
Kurulu kapasitenin % 45-50’si kullanılmaktadır. Sülfonasyon tesisleri ele alındığında ise durum çok daha
çarpıcı olup yaklaşık 2,5 milyon ton LABSA üretecek
kadar kurulu kapasite mevcuttur. Çamaşır tozları dışındaki temizlik madde üretimleri çok düşük yatırımlarla gerçekleştirilebildiğinden bu sahada üretim yapan birçok firma vardır. Kapasite doluluk oranı likit ve
jel deterjanlarda daha yüksektir.
Üretim
Halen deterjan sektöründe 250 civarında firma
üretim yapmaktadır ve toz deterjan üretiminin % 90’i
12 firma tarafından gerçekleştirilmektedir. 1999-2001
yıllarında yaşanan ekonomik krizlere bağlı olarak tüketicinin satın alma gücündeki gerileme daha hesaplı
ürünleri ön plana çıkartmıştır.
Sektördeki girdilerden LAB, STPP, enzim, optik
ağartıcı ve parfüm ithalata dayalı olup sadece CMC,
sülfat ve silikat gibi hammaddeler yerli üretimden
sağlanabilmektedir.
Toz deterjanlarda çok köpüklü deterjan kullanımı
çok azalmış, otomatik makinada kullanılan az köpüren deterjan kullanımı artmıştır. Az köpüren deterjan
pazarında pahalı deterjanların pazar payı tüketicinin
satın alma gücünden gözlenen aşınmaya bağlı olarak % 70’den % 50 düzeyine gerilemiştir. Ucuz ancak
kaliteli deterjanların pazar payı ise yaklaşık % 20’den
% 35 düzeyine çıkmıştır. Diğer önemli bir gelişme ise
market markalarına doğru bir eğilimin izlenmesidir.
Çamaşır ağartıcısı ürünlerde genel olarak imalatın
kolay ve denetimin yetersiz olması nedeniyle ambalajlı
markalı ürün üretimi aylık 2500 tondan 1800 tona kadar gerilemiştir. Buna karşın açık, denetimsiz ürünlerin üretimi ise yaklaşık 800 ton/ay düzeyinden 2200
ton/ay düzeylerine kadar çıkmıştır. Bu ürünlerin pazar
payı %25’lerden % 55’lere ulaşmıştır. Bu gelişme piyasa denetim eksikliğinden kaynaklanmakta olup, insan
sağlığı yönünden de ciddi sakıncalar da taşımaktadır.
Cam temizleyicileri de çamaşır ağartıcılarına benzer
bir durum sergilemektedir.
Çamaşır yumuşatıcıları ve genel temizlik ürünlerinde de benzer eğilim söz konusudur. Açık ürünlerin
pazar payı yükselirken, normal ürünlerin pazar payı gerilemiştir.
Otomatik makine tipi bulaşık deterjanları ise hem
formülasyön hem de üretim teknolojisi açısından zor
ürünlerdir. Genelde tüketici kendisi için önemli bir yatırımı ifade eden ve korunması gereken bulaşık makinasını riske atacak davranışlardan kaçınmaktadır. Bu
nedenle açık ürünler diğer ürünlerde olduğu gibi çok
fazla talep edilmemektedir.
AB’de deterjan sektörüne bakış
AB’de temizlik maddeleri sektörü 2000 yılı sonu
itibariyle tüketici fiyatlarıyla 24,4 milyar Euro büyüklüğüne ulaşmış olup, bir yıl öncesine göre % 4 artış görülmektedir. Toplam pazarın muhtelif kategorilere göre
dağılımı aşağıda verilmiştir.
AISE verilerine göre AB çamaşır ve temizlik maddeleri pazarı 2001 yılı içinde % 4,5 büyüyerek tüketici
fiyatlarıyla 30 milyar Euro satış hacmine ulaşmıştır. Bu
pazarın yaklaşık 1,0 milyar Euro bölümü sabun ( % 3,4),
kalan 29 milyar Euro içinde yaklaşık 9,0 milyarlık bölümü endüstriyel ürünlerdir. Doğrudan tüketiciye satılan
sabun dışındaki temizlik maddeleri ise 20 milyar Euro
pazara sahiptir. Bu pazar yılda yaklaşık % 3-5 oranında
büyümektedir.
2000’li yıllarda AB temizlik sektörü içinde büyüme stratejisinin temel itici gücünün ürün yenilikleri ve
toplumsal sorumluluk anlayışı olacağı görülmektedir.
Ürün yenilikleri konusunda doz ayarlama iyi bir örnek
teşkil etmektedir. Bu amaçla 1997 yılında AB’de piyasaya çıkartılmış olan tablet deterjanlar 2000 yılı sonu
itibariyle % 12 pazar payı elde ederek tüketici tarafından
benimsendiğini göstermiştir.
Diğer taraftan, AB temizlik ürünleri sektörü, sektör kuruluşları
kanalıyla sosyal bilinç-
lenmenin topluluk içindeki rolünü iyi değerlendirerek
temizlik ürünlerinin çevreye olan olumsuz etkilerini
sınırlamak yada askeriye indirmek amacıyla bir dizi çalışma başlatmıştır. Bu çalışmaların Türkiye’de faaliyet
gösteren üreticileri de yakın bir zamanda etkileyeceği
açiktir. Bu çalışmalar arasında sayılabilecek olanlar;
l Sürdürülebilir gelişme,
l Yeni deterjanlar yönetmeliğinin hazırlanması,
l Tehlikeli kimyasallar ve tehlikeli müstahzarlar
tarih ve sınırlamaları (DSD ve DPD),
l Asgari biyolojik parçalanma oranlarının tanımlanması,
l İnsan ve çevre sağlığı risk analizi (HERA) inisiyatifi,
l Biyositlerin tanımlanması ve kontrol altına alınması gibi çalışmalar olup yerli üreticilerin de şimdiden
bu çalışmalar konusunda bilgi sahibi olmalarında yarar
görülmektedir.
Deterjan sektörünün rekabet gücü
Üretim teknolojisi dünya teknolojisi ile es düzeydedir. Yaklaşık 1,5 milyon ton kurulu kapasite bulunmasına karşın kapasite kullanım oranı % 35-45 düzeyindedir. Buna karşın DPT tarafından yeni kapasite kurulması
için teşvik verilmektedir.
Hammadde önemli oranda ithalata dayalıdır. Türkiye’de kişi başı toplam deterjan ve temizlik maddeleri
tüketimi yılda yaklaşık 15 kg, AB ortalama tüketim miktarı ise kişi başı 23 kilo düzeyindedir. Bu nedenle gelir
artışına bağlı olarak iç pazarın potansiyeli yüksektir.
Üretimin fabrika çıkış maliyeti AB ülkelerinden genelde daha düşüktür ve bunun ihracat potansiyeline
etkisinden azami ölçüde yararlanmak gerekir. Piyasa
denetimi yok denecek kadar azdır. Yapımı kolay olan
ürünlerde “açık tip” yapımı zor olan ürünlerde “ucuz fakat kaliteli”
ürünlere doğru çok önemli
b i r
eğilim görülmektedir.
MAYIS 2014
33
ISSA/İNTERCLEAN ISTANBUL
Sektör ISSA/INTERCLEAN
FUARI’NA kilitlendi
25-27 Eylül 2014 tarihleri arasında WOW İstanbul Hotel’de gerçekleştirilecek olan
ISSA/İNTERCL EAN Fuarı için TESHİAD Yönetim Kurulu ISSA yetkilileri, UBM Fuar
Organizasyon ve NTSR fuarcılık yetkilileri ve çok sayıda sektör firma temsilcisi bir
araya geldi.
O
rganizasyonun sektör için çok önemli olduğu
vurgulayan Tesis Hizmetleri Yönetimi İşadamları Derneği (TESHİAD) Yönetim Kurulu Başkanı
Bülent Doğru, “Bu fuar tüm sektörün sahip çıkması
gereken ve kendi sesimizi tüm dünyaya duyurabileceğimiz bir organizasyondur. Bu anlamda firmalarımız
pazarlama tarafında desteklerini esirgememeleri
gerekir. Bu fuarı sektörün geleceğine atılan bir adım
olarak değerlendirilmeli. Bu fuar ülkemizdeki temizleme endüstrisindeki algı açısından çok önemlidir.
Bu fuarı birlikte düzenlediğimiz yabancı ortaklarımız
Türkiye’ye bu konuda çok önem veriyorlar. Sektörde
iş yapan firmalar olarak gücümüzü göstermemiz gerekiyor. Bu işe sadece fuar olarak bakmamak lazım.
Fuarla birlikte bizim yıllardır desteklediğimiz zirve
de çok önemli. Bu zirve uluslararası düzeye yükselmiş durumda. Bu zirve fuarla birlikte sektördeki algıyı
başka noktalara taşıma açısından çok önemli” şeklinde konuştu.
Fuarla birlikte düzenlenecek ihtisas zirvesi hakkında da bilgiler veren Doğru, “Ben özellikle zirveye
de tüm sektörün mutlaka desteğini bekliyorum. Birlikte hareket ettiğimiz sürece hem bu organizasyonu
hem de gelecek için bu sektörü çok önemli yerlere
taşıyacağız. Ülkemizde bu sektörde taşlar yerine henüz oturmamış durumda. Bizim de eksiklerimiz vardır
mutlaka. Hep beraber bu eksiklerimiz tamamlayarak
ülkemizi bu alanda bir dünya markası haline getirmek
amacıyla bugünden çalışmalarımıza başlamamız lazım” ifadesinde bulundu.
“ÇALIŞMALARA UZUN SÜRE ÖNCE BAŞLADIK”
UBM Türkiye Genel Müdürü Kerim Alain Bertrand,
34
MAYIS 2014
“Bu fuar çalışmalarına çok uzun süre önce başladık.
Sektörü bir araya getirmek için bir ekip çalışması gerçekleştirdik. İSSA İstanbul birçok kuruluşun özveriyle hareket ettiği bir fuar konseptidir. Önemli bir çok
kurumun birlikteliği var burada. ISSA gibi çok köklü
bir organizasyon var. Uluslararası bir federasyonun
işbirliğiyle gerçekleştirilmiş bir fuar olacak. Interclean tarafında ise 100 yıldır fuar organizasyonu yapan
ve Amsterdam’ın bir fuar kenti olmasını sağlayan bir
yapı var. 1967 yılından bu yana bu fuar Amsterdam’da
yapılıyor. Böyle bir fuarı ülkemizde gerçekleştirmek
güven, özveri ve hizmet içeriyor. Türkiye ayağında ise,
dünyanın en büyük fuar organizatörlerinden biri olan
UBM ISSA ile birlikte sektörümüzün temsilcisi TESHİAD Derneği’nin katkılarıyla bu fuar gerçekleştirilecek.
Bu açıdan bu projeye katkıda bulunan herkese çok
teşekkür ediyorum. Burada biz TESHİAD ve ISSA’nın
birlikteliğinden doğan güç ile sektördeki herkese
ulaşmak için çalışıyoruz” şeklinde konuştu.
“İSTANBUL ÖNEMLİ BİR ME RKEZ”
İSSA/INTERCLEAN Fuarı Proje Müdürü Emre
Özkan, “İstanbul’da bu fuarı düzenlerken TESHİAD
Derneği’nin çok büyük desteğini görüyoruz. Bu çalışmalar aslında yaklaşık 1 yıla varan bir süreci kapsıyor. Başta başkan olmak üzere onların desteğiyle bu
organizasyonu buraya getirdik. Bu pazardaki ihtiyaçları sektördeki oyuncalar çok iyi biliyor. Farklı lokasyondaki insanları buraya çekerek yeni iş olanakları ve
yeni ürünlerle tanışmak olacak. İstanbul tarihte köprü
niteliği görmüş ender şehirlerden biridir. Bir kesişme noktası olarak dünyadaki en önemli şehirlerden
biridir. İstanbul bu avantajını her geçen yıl daha da
artırıyor. Yapılacak üçüncü havalimanıyla da dünyada
tek bir noktadan en çok uçuş yapılan lokasyonlardan
biri olacak. Bu durumun fuarcılık açısından önemli bir
avantajı var. Dünyada 250’dan fazla şehirden, aktarma
yapmadan tek bir uçakla İstanbul’a ulaşılabiliyor. Bizim 3 saatlik bir uçuş süresinde ulaşabileceğimiz insan sayısı 1 buçuk milyarın üzerinde. İnsanlar buraya
ticaret yapmaya geliyorlar. Fuarlara gelen insanların
yüzde 50’si ya sipariş vermiş ya da fiyat teklifi almış”
dedi.
“SEMİNERLER FUARA KATKI SAĞLAYACAK”
UBM –NTSR Pazarlama& İletişim Müdürü Güliz
Kına, “Fuarda organize edeceğimiz birçok seminer
toplantısı olacak. TESHİAD’ın da ekleyeceği konu başlıklarıyla geniş yelpazeli bir içerik oluşacak. Bu seminerler konuşulacak konulara ilgi duyan, dünyadan
ve Türkiye’den pek çok katılımcının gelmesine vesile
de olacak. Bu sektördeki ana başlıkları kapsayan seminerlerle birlikte Interclean daha güçlü olacak. Her
fuarımızda bu çalışmamıza devam edeceğiz” şeklinde
konuştu.
Soldan sağa: TEHİAD Genel sekreteri Zafer Mumcular, NTSR Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı
Serkan Tığlıoğlu, TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Doğru, UBM Türkiye Genel Müdürü
Kerim Alain Bertrand
“10 YIL İÇİNDE DÜNYADA
İLK 3 ARASINDA OLACAĞIZ”
NTSR Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Serkan
Tığlıoğlu, “Türkiye’nin coğrafi konumu nedeniyle
dünya üzerinde çok önemli bir noktada. İddia ediyorum Türkiye 10 yıl içerisinde dünyanın en önemli fuar
merkezlerinden birisi olacak. Bunun içinde tüm sektörlerin bir arada hareket etmesi gerekiyor. Biz ISSA/
Intercleaner Fuarı’nı bu kadroyla buraya getirdik.
Sektörde buna destek verirse gelecek 10 yıl içerisinde
dünyanın en büyük ilk 3 fuarından birisi olacak. Çünkü İstanbul olarak bizimle rekabet edecek hiçbir şehir
yok. Biz bu fuarın marka olacağına inanıyoruz. Siz de
inanın, elinizdeki imkanlarla sizde bu organizasyona
destek olun” şeklinde konuştu.
“ULUSAL TEMİZLİK ZİRVESİ’NE DE
KATILIM BEKLİYORUZ”
TESHİAD Genel Sekreteri Zafer Mumcular, “2010
yılında yönetime geldiğimizde öncelikli hedeflerimiz
arasında Türkiye’ye yakışır bir fuar ve temizlik zirvesi organizasyonu vardı. Biz bir sivil toplum kuruluşu
olarak Türkiye’de bir markayız. Bizim üyemiz olsun
veya olmasın sektörün tüm unsurlarına destek oluyoruz ve sektörümüzün gelişmesi için özverili bir şekilde
çalışıyoruz. Bu fuara bir bebek şefkatiyle yaklaşmak
lazım. Bu fuar aynı amanda sektörümüz açısından bir
prestij olarak ele alınmalı ve ona göre hazırlanmalıyız.
Fuarda eş zamanlı gerçekleştireceğimiz Ulusal Temizlik Zirvesi’ne tüm sektörün katılmasını bekliyoruz”
şeklinde konuştu.
MAYIS 2014
35
ISSA/İNTERCLEAN ISTANBUL
Umut Delikanlı
TESHİAD Yön-Kur Üyesi,
EKİPMAN MARKET
Kurucusu ve Yöneticisi
www.ekipmanmarket.com
DAHA TEMİZ BİR TÜRKİYE
T
ürkiye bugün bölgesinde hem güvenilir bir iş ortağı, hem de Batı ile Doğuyu birbirine bağlayan
bir köprü konumunda. İçinde bulunduğumuz 21.
Yüzyılda İstanbul bölgesel bir başkent haline geldi.
Avrupa merkezli birçok firma, Asya ve Ortadoğu hatta
Afrika ile ticaretlerini geliştirmek için İstanbul’u bir ticaret üssü olarak kullanıyorlar. Türk firmalarının son
yıllarda yurt dışındaki yatırımları 25 milyar doları aştı.
Müteahhitlik firmaları önümüzdeki 8-10 yılda tamamlanacak toplamı 100 milyar doları bulan dev projeler
almış durumda. Türkiye’nin GSMH yıllık 900 milyar
dolara ve toplam dış ticaret hacmi de yıllık 500 milyar
dolara yaklaştı.
Şu an 18 milyon olan hane sayısının, 2050’ye kadar
30 milyon olacağı tahmin ediliyor. Bu da yıllık en az 1
milyon araç ve 1 milyon konut ihtiyacı anlamına geliyor. 76 milyonluk genç nüfusu ile (nüfusun %60’ı 30
yaşından genç), ekonomisi bu kadar hızlı ve istikrarlı
büyüyen, içerisinde geniş fırsatlar barındıran Türkiye’de, birçok iş kolunda ciddi bir potansiyel harekete
geçmeyi bekliyor.
Elbette temizlik sektörü de bunlardan birisi. 3000’e
yakın profesyonel temizlik ve tesis yönetim firmasının
iş yaptığı, 1 milyon çalışanın istihdam edildiği ve 2 milyar doların üstünde ekonomik büyüklüğe sahip dev
bir sektör haline geldi. Sadece profesyonel temizlik
makinesi sektörü 100 milyon doları aştı; bugün Türkiye’de profesyonel temizlik makineleri üretim yapan
irili ufaklı 30’a yakın firma var. Temizlik ekipmanı, sarf
malzemeleri ve temizlik kimyasalı üretenleri de buna
da eklerseniz toplam firma sayısı yüzlerce oluyor.
Bu olağan üstü pazarın organize ve kontrollü büyümesi gerekiyor. Sağlıklı bir altyapıya sahip ve finansal gücü oranında büyüme ve gelişim gösteren
36
MAYIS 2014
şirketlere ihtiyaç var. Doğrusu sektör kendi içinde bu
potansiyeli ve dinamizmi taşıyor. Ancak sektörün kendine has kronik sorunları bulunuyor. Düşük karlılık
baskısı, kısa süreli sözleşmeler, yetişmiş eleman eksikliği, kurumsal altyapının ve kalite bilincinin henüz
yeterince nüfuz etmemiş olması, kapital eksikliği gibi
çeşitli konu başlıklarını sayabiliriz. Sektörün hem dış
ülkelerde iş alması ve kendine yeni pazarlar bulması
gerekiyor. Aynı zamanda da yabancı firmalarla yeni iş
birliklerine ve ticaret ortaklıklarına gitmesi gerekiyor.
Hem sermaye, hem teknik alt yapı hem de tecrübe
transferi ile sektör kendini daha hızlı geliştirecektir.
Elbette ki, sektör büyüdükçe ve geliştikçe bu sorunların üstesinden gelecek.
Bu anlamda Türkiye’ye yatırım yapma fikri şu dönemde oldukça cazip. Çünkü pazarın kendi iç dinamikleri şöyle dursun, hükümet de bu tarz yatırımları
destekler ve teşvik eder bir anlayışta. TESHIAD benzeri sivil toplum kuruluşları da sektöre bir dinamizm
ve örgütlü bir duruş kazandırıyor.
ISSA Interclean’in İstanbul’da düzenlenecek
olması hepimiz açısından oldukça heyecan verici
bir gelişme. Uzun yıllardır dünyanın önemli ticaret
merkezlerinde başarılı fuarlar organize etmiş ISSA
gibi bir organizasyonun, RAI ve onların Türk partneri
NTSR’nin TESHIAD işbirliğinde yapacağı bu Interclean Eurasia’yı heyecanla bekliyoruz. Temizlik Zirvesi’nin de düzenleneceği bu etkinliğin çok başarılı
ve verimli geçeceğine inanıyoruz ve yeni fırsatlar ve
yeni kapılar açacağını düşünüyoruz. Türkiye’de yatırım yapma ya da yeni ticaret ve iş birlikleri oluşturmak açısından bu organizasyonu çok önemsiyoruz.
Konuya ilgi duyan herkesi de fuarımızda görmeyi
umut ediyoruz.
XXXXXXXXXXX
ISSA/Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri
ISSA/Interclean İstanbul Endüstriyel Temizlik Teknolojileri
ve Hizmetleri Fuarı ve Konferansı
ve Hizmetleri Fuarı ve Konferansı
Avrasya
Avrasya Temizlik
Temizlik Endüstrisinin
Endüstrisinin
İstanbul’daki
İstanbul’daki en
en önemli
önemli buluşma
buluşma noktası…
noktası…
Organizasyon Organization
Organizasyon Organization
Destekleyen Supported by
Destekleyen Supported by
WOW CONVENTION CENTER
İletişim
Emre
ÖZKAN
İletişim
Proje
Emre Müdürü
ÖZKAN
E.
[email protected]
T. +90 (0) 216 693 32 00
Proje
Müdürü
E. [email protected] T. +90 (0) 216 693 32 00
WOW CONVENTION CENTER
http://www.issainterclean.com/Istanbul
MAYIS 2014
37
http://www.issainterclean.com/Istanbul
BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR.
BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ) İZNİ İLE DÜZENLENMEKTEDİR.
ISSA/İNTERCLEAN AMSTERDAM
Sektör ISSA /INTERCLEAN
Amsterdam Fuarı’nda buluştu
I
38
SSA AMSTERDAM Bu yıl 25’incisi düzenlenen ve 2527 Eylül tarihlerinde İstanbul’da gerçekleştirilecek
olan ISSA /INTERCLEAN fuarının Avrupa ayağında
Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da yapıldı. TESHİAD’ın da standıyla katıldığı fuara özel hazırlanan
gazetesi de ziyaretçilere ücretsiz olarak dağıtılıyor.
Açılışının ardından düzenlenen yarışmada, KӒ RCHER
B60/10C MopVac Amsterdam İnovasyon Ödülü’nün
galibi olarak ilan edildi.
Karcher B60/10C MopVac paspas ve kova ve fırça
ve kurutucu arasındaki boşluğu doldurdu. Çok daha
ekonomik olarak bir boy kurutma daha düzenli bir
paspas beş kat daha hızlı açık alanları temizleyebiliyor. Ve elektrik veya pil gücü ihtiyaç duymayan ürün,
zemini vakum pompası kullanılarak kurutuyor.
çekten üreticileri gerçek gün hesaba çözümler geliştirmeye ne kadar önem gösteren bir ürün yelpazesiyle, müşterilerinin ihtiyaçları ve mevcut ürünler bu
boşlukları dolduruyor.”
Önceki yıllarda gösterdiği gibi, sürdürülebilirlik
trendi çok burada kalmak olduğunu kanıtlayan ve biz
daha az su, enerji ve kimyasal madde kullanımı, yeni
ürünler görmeye devam ediyor. Sadece bu değil, aynı
zamanda daha çevreci yöntemlerle üretilen ve toplam
yaşam döngüsü etkisine bir göz ile olmuştur.
Bu sektör son web tabanlı teknoloji yararlanarak
görmek de çok cesaret vericidir -. Gerçekten daha
etkin, verimli ve akıcı olması için temizlik işlemleri
yardımcı olmalıdır bazı son derece akıllı çözümler getirilmesi ile ”
Günlük ihtiyaçlar için çözümler
2014 Amsterdam İnovasyon Ödülü Jüri Başkanı
Michelle Marshall,: “Çeşitli kategorilerde karşısında
biz, bu yıl girdilerin en ilginç karışımını gördük ger-
Kazananlar ve Amsterdam
İnovasyon Ödülü 2014 adayları
Makineleri, aksesuarlar ve komponentler
Kategori galibi: WETROK – WETROK Discoma-
MAYIS 2014
tic Mambo – Bu 30 litrelik yıkama kurutma makinesi
kompakt boyutları son derece manevra ve yeni geniş
bir uygulama yelpazesi için uygun hale getirir. Bir lityum-iyon pille Aslında bunu bir geleneksel kurşun pil
daha dört kat daha uzun bir çalışma zamanı verir. Su
besleme kontrol panelinden kontrol edilebilir ve operatör eğitimi hatta kolaylaştırmak için, sadece dört
kontrol düğmeleri vardır.
Tennant Avrupa – T17 Pil Ağır Rider Scrubber
Powered su ve temizlemek için gereken kimyasal
miktarını azaltırken, tek bir şarjla temizlik tüm gün
sunmak için tasarlanmış bir ağır ride-on yıkayıcı olduğunu.
Teinnova – tek bir operasyonda – Visioair görüntülemek temiz ve her ölçekteki AC kanallarındaki video
rapor üretebilen bir makinedir. Bu oldukça geleneksel
fırçalama daha hava enjeksiyon kullanır.
Temizlik, bakım ve
güvenlik ekipmanları / aletleri
Kategori ve Genel Kazanan: Karcher – B60/10C
MopVac
Sofidel – Biotech su ile temas üzerine enzimleri
üreten mikroorganizmaları ihtiva eden biyolojik olarak
aktif bir tuvalet dokudur. Bu enzimler temizlik ihtiyacını azaltmaya yardımcı, kanalizasyon boruların içinde
kir beslenirler.
Tennant Avrupa – su elektroliz ve tuz kullanılarak
oluşturulan – - yani geleneksel kimyasal kullanımını
azaltarak Orbio os3 müşterilerin kendi temizlik ve yerinde dezenfekte çözümler üretmesine olanak veren
bir birimdir.
Yönetim ve eğitim temizleme solüsyonları
Kategori galibi: Avrupa Temizlik Dönüşüm – ECMR
– profesyonel temizlik sektörü için gerçekten benzersiz bir kavram. Makine bertaraf temizlik sorunu bizim
sanayi için zor biridir ve düzenlemeler kaçınılmaz hayatlarının sonunda makineleri için daha fazla sorumluluk almaya üreticileri mecbur olacak gibi hatta daha
çok olacak – ve tamamen şeffaf bir şekilde.
Alpheios Uluslararası – ExpertAtHand mümkün
bir temizleme uzmanı yerinde bir temizleyici gözüyle
bakmak ve gerçek zamanlı olarak onlarla iletişim kurmak için yapar gibi Google Glass gibi cihazlar için bir
uygulama.
Hako – Hako-Filo Yönetimi-Çözümleri temizleme
makineleri filoları yönetmek ve kontrol etmek ve cep
telefonu ve internet üzerinden ekonomik onları çalıştırmak için müşterilerine yardımcı olmak için tasarlanmış bir sistemdir.
Karcher – Karcher Filo Hizmetleri temizleme makineleri filoları yönetmek için bir çözümdür. Veri makinelerinden alınan analiz ve web-tabanlı kullanıcı
arabirimi kullanmak için uygun hale getirilir.
Alpheois ExpertAtHand Ziyaretçi Seçimi Ödülü’nü
kazandı
İkinci kez ziyaretçinin tercihi ödül ISSA / INTERCLEAN Amsterdam katılımcılar tarafından en yenilikçi
olarak oy olan vekiline verilir. Oyların yüzde 39,9 ile,
Ziyaretçi Seçimi Ödülü 2014 Alpheois ExpertAtHand
kazanır.
2014 Uluslararası Jürisi:
Michelle Marshall – Başkan – Baş Editör Avrupa
Temizleme Journal – Birleşik Krallık
Reinhard Knittler – Publisher Reinigungs Markt –
Almanya
Paolo Pellizzari – Editör Pulizia Industralie e Sanificazione – İtalya
Pierre Deschamps – Şef Editör Batiment Entretien
– Fransa
Rob Geissler – Publisher Sıhhi Bakım, Akit Kar,
Kat Çözümleri – ABD
Cor van der Velden – Becerileri Hollanda’da Başuzman – Hollanda
Dick van Zomeren – Sanayi Uzman ve Editör Hizmet Yönetimi – Hollanda
Ton van der Riet – Yönetmen SENZORA Yönetme
– Hollanda
Amsterdam Yenilik Ödülü Afrika’nın su projesini
destekliyor
Amsterdam Yenilik Ödülü 2014 kayıt ücretinin yargılama Afrika Tıp ve Araştırma Vakfı (AMREF) Uçan
Doktorlar ve onların proje “Kajiado, Kenya Masai için
Sürdürülebilir Su Erişim” bağışlanıyor. Bu proje temiz
(içme) suya erişimi daha iyi olan yerel topluluğa sunmayı hedefliyor ve su sanitasyon ve hijyen ile ilgili hastalıkların azaltılması hedeflenmektedir.
ISSA / INTERCLEAN Takvim
ISSA / INTERCLEAN Amsterdam, 2014 Mayıs 6-9
ISSA / INTERCLEAN İstanbul 25-27 Eylül 2014
ISSA / INTERCLEAN Kuzey Amerika, Orlando, 5-7
Kasım 2014
ISSA / INTERCLEAN Latin Amerika, Mexico City
25-27 Şubat 2015
ISSA / INTERCLEAN merk. / Doğu. Avrupa, Varşova 22-24 Nisan 2015
MAYIS 2014
39
ISSA/İNTERCLEAN AMSTERDAM
Ermop ISSA Interclean
Amsterdam’ı fethetti
T
eknolojinin ilerlemesi her an yeni ürünleri üretmeye daha çok olanak sağlıyor diyen Ermop
Genel Müdürü Erdal Demircioğlu, aynı şekilde
temizlik sektörün de teknolojinin ilerlemesinden faydalanarak sürekli değiştiğini ve kendini yenilediğini
söyledi. Erdal Demircioğlu, “Ermop olarak 9. kez Amsterdam ISSA Interclean fuarına katılarak bu değişime
ve yeniliğe açık olduğumuzu, çoğu meslektaşımızdan
farkımızı ortaya koymayı hedeflediğimizi bir kez daha
göstermiş olduk” şeklinde konuştu.
Demircioğlu, “Katıldığımız diğer tüm yurtdışında
gerçekleştirilen fuarlar gibi Amsterdam ISSA Interclean Fuarı da bizim için Türkiye’deki temizlik sektörünün geldiği profesyonel seviyeyi yurtdışındaki pazara
göstermek oldu” ifadesinde bulundu.
Standımız hemen hemen tüm ülkeler tarafından
ziyaret edildi ve ilgi gördü diyen Erdal Demircioğlu,
“Standımızda Portekiz, Malta, Amerika, İrlanda, İngiltere, Almanya, Rusya, Gürcistan, Polonya, İtalya, İsrail, Hollanda, Fransa, Belçika, Birleşik Arap Emirlikleri
40
MAYIS 2014
ve Türkiye’den gelen misafirlerimizi ağırladık” dedi.
Erdal Demircioğlu, “Standımızı ziyaret eden misafirlerimize yeni ürünlerimizi tanıtmanın yanında
onlardan gelen önerilerle hareket ederek yeni ürün
gamları oluşturmak için fikir alışverişinde bulunarak
çözüm geliştirmek amacıyla ar-ge çalışmalarımızı
hızlandırdık. Fuar sırasında gördüğümüz yoğun ilgi ve
döndükten sonra ziyaretçilerimizden aldığımız tatmin
edici geri dönüşler bizleri Avrupa pazarında daha da
ileriye gitmemiz için motive etti. Kasım ayında Orlando’da gerçekleşecek olan ISSA Interclean fuarı için
şimdiden sabırsızlanıyoruz” şeklinde konuştu.
TESİS YÖNETİMİ RÖPORTAJ
Bahadır Adıyaman
YKS, tüm disiplinleri
bünyesinde toplamış
Yapı Kredi Plaza’nın tesislerinin yönetimi için kurulan YKS Tesis Yönetim Hizmetleri, ilk 10 senede sadece Yapı Kredi Plaza’nın yönetimini yapmış. 2000’li yıllara
girildiğinde ise sektördeki büyümeye paralel olarak ihtiyaçların ortaya çıkmasıyla
dışarıdan başka işleri de alarak büyüyerek bugünlere gelmiş bir firma.
İ
lk kurulduğunda sadece Yapı Kredi Plaza’nın yönetimi görevini üslenen YKS Tesis Yönetim Hizmetleri, bugün elimizde 50’den fazla büyük projeye ve
endüstriyel tesise yönetim hizmeti veriyor. YKS Tesis
Yönetim Hizmetleri Genel Müdürü Bahadır Adıyaman,
“Biz apartman yöneticiliği yapmıyoruz. Yaptığımız işler
A ve A plus işlerdir. Endüstriyel tesislerdir. Tabi burada
tesis yönetimi kavramını biz hep ayırıyoruz. Biz tek bir
disipline bağlı kalmadan çalışıyoruz. Sektörde servisi
biz; temizlik, teknik ve güvenlik hizmetlerinin bir bütünü olarak tanımlıyoruz. Bütün bu hizmetlerin tek
elden koordine edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.
Adıyaman, “Biz Türkiye’de bu kavramın boşluğunu çok iyi biliyoruz. Bu işi yapan çok firma var. Sadece
temizlik işi yapan, sadece güvenlik işi yapan ya da sadece teknik işi yapan firmalar var. Bu firmaların pek
çoğu standartlardan uzak çalışıyorlar. Bazılarının da
belli standartları var ama Türkiye standardı değil. Genelde Avrupa’dan getirdikleri bir takım standartlardır.
Veya müşterilerinin şartnamelere koydukları standartlarda çalışıyorlar” ifadelerini kullandı.
Tesis yönetim hizmetleri sektörünün Amerika’da
MAYIS 2014
41
TESİS YÖNETİMİ RÖPORTAJ
1900’lü yılların başında ortaya çıktığını belirten Adıyaman, “O yıllarda yüksek katlı binalar ortaya çıkmaya
başlamıştı. Türkiye’de bu iş son 10-15 yılda yoğunluk
yaşamaya başladı. Bu sektörün gerçek manada gelişmeye başlaması, ki biz daha emekleme devresindeyiz,
artık bir sıçrayışa geçme vakti geldi. Biz Türkiye’de biz
sektör olarak tanımlanmıyoruz. Henüz oturmuş bir
sektör değil. Bunun sıkıntısını biz her zaman yaşıyoruz” dedi.
ENTEGRE TESİS YÖNETİMİ
Tesis yönetimi kavramını entegre tesis yönetimi
olarak tanımladığını anlatan Bahadır Adıyaman, “Entegreden kastımız, bütün disiplinlerin tek bir çatı altında ortaklaşa çalışabilmesidir. Tesis yönetimi içinde
çok farklı hizmet alanları var. Vale park hizmetinden
tutunda, daire içi teknik hizmetlere, iletişim, resepsiyon, taşınma gibi daha pek çok hizmeti kapsayacak
geniş yelpazede hizmet vermekteyiz. Tesis yönetim
hizmeti böyle olmalı. Bu bahsettiğim hizmetler aslında birer servis hizmetidir. Saf temizlik, güvenlik veya
teknik hizmeti veren bir firma önemlidir. Tesis yönetim firmasının kaynağını oluştururlar. Tesis yönetimi
firması bu hizmetleri kendi kadrosuyla vermek zorunda değil. Yani gelen talepler doğrultusunda bütün disiplinleri organize eden bir firmayız. Daha çok denetleyen, işin kalitesini artıran bir çatı firmasıdır. Eğer siz
tesis yönetim firmasını oradan çıkarırsanız, diğer hizmetleri veren firmalar kendi başına bazı handikaplar
yaşarlar. Biz o kurumun kurumsal hafızasıyız. Müşterimize gittiğimizde, kişiye bağlı olmadığımızdan bizim
için değişen bir şey yok. Müşteri istediği veriyi istediği
anda kurumdan temin edebilir. Bir profesyonel firmanın olması önemlidir. Personeliniz ayrıldığında yerine adam koymak zorundayız. Asıl işiniz bu değilse
işiniz zor. Ama profesyonel firmalar bu işi yapıyorsa
onlardan destek alırsınız. Yani bizim asıl işimiz işin
devamlılığını sağlamak. Geriye kalan tüm alt birimler
koordineli bir şekilde çalışırlar. Siz bir bina yöneticisi
olarak; orada bütçenin hazırlanması, aidatların takibi, yıllık takipler, denetleme raporları konusunda çok
fazla bilgi sahibi olamayabilirsiniz. Ama bu işi yıllardır
profesyonelce yapan firmalardan bu hizmeti alırsanız
hata yapma şansınız olmaz” ifadesinde bulundu.
“İNŞAATIN BAŞINDAN İTİBAREN VARIZ”
Adıyaman, “Son 5 yılda yeni yapılan projelerin tamamında artık öyle bir noktaya gelmeye başladık ki,
yatırımcılar dizayn kriterleri aşamasından itibaren
işin içinde olmamızı istiyorlar. Daha inşaata başlamadan biz de personel yapılandırılması, işletmeye
yönelik bütün gerekliliklerin yerine getirilmesi, bütçe aidatların belirlenmesi ve teknik gerekliliklerin ve
personel yapılandırılmasında orada yapılacak olan
42
MAYIS 2014
dekorasyon şartnamesine kadar bütün o kiracı sözleşmelerine kadar tamamını içeren bir danışmanlık
hizmeti veriyoruz. Bunu belirtmek gerekir. Tesis yönetimi firması burada olmazsa ne olur? Çok mu gereklidir? Evet çok gereklidir. Çünkü yüksek bir bina
yaptığınızda, giderleri iyi hesap edemezseniz, işletme
giderlerinin altında ezilirsiniz. İşletme giderleri rekabeti belirleyen en önemli unsurlardan birisidir. Bugün
satmak veya kiralamak istediğinizde insanlar aidatların ne kadar olduğunu sorarlar. Aidatları belirleyen
en öneli etkenler, hizmet seviyesi ve binanın yapısıdır.
Hizmet seviyesinin nasıl olacağını tesis yönetim firması organize olarak yatırımcıyla kara verir. Eğer sizin
istekleriniz farklılıklar gösterirse işletme giderleri de
artar. Bunu makul seviyelerde tutup, hizmet seviyesini
konforu bozmayacak şekilde yaparsanız o bina daha
yaşanılabilir optimum hale gelir. Son yıllarda bu sorun
önemli sevilere ulaştı. Biz de bu konuda pek çok firmaya tesis yönetim danışmanlık hizmeti de veriyoruz.
Burada yatırımcı daha yola çıktığında işletme zamanında cebinden çıkacak parayı da hesap ederek önünü
görebiliyor” şeklinde konuştu.
“BİR CİHAZI EN İYİ KULLANAN BİLİR”
Adıyaman, “Yönettiğimiz tesislerde mevcut resepsiyonunuzda x-ray cihazı kullanacaksanız, o cihazın kullanım kriterlerini iyi bilmeniz gerekir. Bunu
mimarlar veya yatırımcılar bilemeyebilirler. Bunu en
iyi kullanan bilir. Tesis yönetim firmaları o cihazın resepsiyon bankosuna ne kadar uzakta olması gerektiğini, başında kaç kişinin olması gerektiğini, hangi yasal belgelerin olması gerektiğin bilmesi gerekir. Bazı
şeyler yapılmadığı takdirde bu ceza olarak gelebilir.
Bunun gibi pek çok örnek verebiliriz. Önemli olan işi
uzmanına az maliyetle ve yüksek faydayla yaptırabilmek” dedi.
“TÜRKİYE’NİN BÜYÜK BİR
PAZAR POTANSİYELİ VAR”
Türkiye’de bu hizmeti yürüten firmaların yerli ve
yabancı olmak üzere ikiye ayrıldığını belirten Adıyaman, “Yabancı firmalar burada bir potansiyel gördükleri için geldiler. Önümüzdeki yıllarda daha da fazlası
gelecek. Yerli firmalarımız henüz yurtdışında hizmet
verecek kapasiteye ulaşmış değiller. Veremezler demiyorum. Henüz Türkiye’deki pazarı doldurmuş değiliz. Türkiye’de henüz veri yok elimizde. Bu pazarın
ne kadar büyüklükte bir pazar olduğunu ve biz bunun
neresindeyiz onu bilemiyoruz. Ama resmi rakamlar
olmasa da sektörün içindeki herkes bilir. Henüz var
olan potansiyelin yaklaşık yüzde 15’ini kullanıyoruz.
Daha fazlası var. Biz bunu fark edemiyoruz ama yurtdışından çok iyi fark edilen bir pazara sahibiz” ifadesinde bulundu.
“DAHA ÇOK İŞİN BAŞINDAYIZ”
Ülke olarak tesis yönetim hizmetleri konusunda
daha çok işin başında olduğumuzu belirten Adıyaman, “Bu işin gelişebilmesi eğitim seviyesiyle daha
olgun bir hale gelecek. Kentsel dönüşümle binalar
yenileniyor. Geçmişte apartman sistemi vardı. Apartmanlarda yönetici vardır. Kapıcı vardır. Parasını elden
toplar. Kapıcının çok fazla hizmet seviyesi yoktur. Binalarda farklı kat malikleri vardır ve onlar istedikleri
değişiklikleri ayrı ayrı yaparlar. Ortak alan kavramı
gelişmemiştir. Biz bu insanları apartmanlarından alıyoruz. Yüksek katlara ve toplu yaşamın olduğu yerlere
koyuyoruz. Birlikte yaşamanın belli kurallara bağlı olduğu mekanlara taşıyoruz. Böyle olunca mantık değişiyor. Kafamıza esen her şeyi yapamıyoruz. Kanunun
emrettiği yoldan ilerlemek zorundayız. Bunu aşmış
değiliz henüz. Hala günümüzde toplu yaşanan sitelerde ödediği aidatı niçin ödediğini bilmeyen insanlar
var. Ben kendi evimde otururken aidat mı vereceğim
diyen insanlar var. Bu konuların çözümünü bulmamız
gerekiyor. Sektör olarak biraz daha zamana ihtiyacımız var” dedi.
“SADECE KONUTLAR YOK”
Adıyaman, “Tesis yönetimi sadece konutları ilgilendiren husus değil. Aynı zamanda endüstriyel
tesisleri, AVM’leri ve iş merkezlerini ilgilendiren
hususlar var. Bizde pazarın potansiyeline baktığımızda bu hizmeti talep edenlerin neredeyse tamamı
kurumsal firmalardır. AVM yönetimi taşeron olarak
ve ofis binaları da bu hizmetleri alıyorlar. Rezidans
dediğimiz, yaşam alanlarında daha çok gerideyiz.
Oralarda bu hizmetin anlatılması konusunda alacağımız yol var. Avrupa’da bu çok farklı. Orada bu iş
kurallarla belirlenmiştir. Müstakil eviniz bile olsa bir
takım kurallara uymanız gerekiyor. Ben bahçemi bu
sene temizlemiyorum deme hakkına sahip değilsiniz. Temizlemediğiniz takdirde cezayı yersiniz. Orada
toplu yaşam içerisinde olmasanız dahi bu kuralları
uymanız gerekir. O kurallara gelişmiş pek çok ülkede aynıdır. Özellikle Amerika’da ile Türkiye arasında bir değerlendirme yaparsak, Amerika’da tesis
yönetim firması mal sahibinden bile daha yetkindir.
Çünkü anahtar onun elindedir. O ne derse o olur. Kat
maliki onun söylediğine kolay kolay itiraz edemez.
Çünkü o binanın sorumluluğu o kişidedir. Bu çok
önemli bir ayrıntıdır. Bizde daire içine hizmet verme
konusu çok kolay değil. Bugün Amerika’da bir apartman dairesinde bile bir teknik görevli var. Mal sahibi
evde yokken bile bu gerçekleşebilir. Anahtarları var.
Evinize girip tamiratı yapabiliyor. Bizim ülkemizde
böyle bir durum zor. Tanımadığımız biri evimize giremez. Bizim bu duruma gelmemiz lazım” ifadesinde
bulundu.
“SEKTÖRDE EĞİTİM EKSİK”
Bu işin temelinde eğitim olduğunun altını çizen
Adıyaman, “Avrupa’da, Amerika’da, Avusturalya’da
bu işin dernekleri var. Eğitim veriyorlar. Diğer taraftan da hizmet standartlarının da belirleyicisi oluyorlar.
Üniversitelerde bir bölüm olarak okutuluyor. Bizim
dışardan bulduğumuz çalışanlarımız genelde işletme
mezunudur. Aramızdaki en büyük farklardan birisi
bu. Bizde alaylı, onlarda ise mektepli. Hepimizin elini
taşın altına koyması gerekiyor. Baktığımızda hepimiz
birbirimize rakibiz ama yeri geldiğinde bir araya gelerek sektörün yararına çalışmalar yapmalıyız. Biz bir
ürün satmıyoruz. Biz hizmet veriyoruz. Merkezimizde
insan var. Hizmetin en zor tarafı ürettiğiniz anda tüketiliyor olmasıdır. Hizmeti rafa koyma şansınız yoktur.
Hizmet talep edilir, verilir ve tüketilir. Bir ikinci şansınız yoktur. Böyle olunca memnuniyet veya memnuniyetsizlik o anda ortaya çıkar. Bu hassas denge içerisinde standartlarınızı çok iyi konumlandırmanız lazım.
Bir taraftan hizmeti çok kötü verilirken, diğer taraftan
çok iyi verilirken bunların rekabet etmesi imkansızdır.
Maalesef son noktada fiyata bakıldığı için, ucuz olan,
kalitesi olan çoğunlukla tercih edilir hale geliyor. Artık
biz hem kendimizi, hem de müşterilerimizi eğitmemiz
gerekiyor. Bunu savaşarak değil, karşılıklı ortaya bir
şeyler koyarak başarabiliriz. Biz kendimizi sektör olarak kabul ettirebilmemi için birlikte olmamız tek bir
ses olmamız gerekir” şeklinde konuştu.
MAYIS 2014
43
MEVZUAT
Av. Serdar SEZER
YÖNDES Hukuk Müşaviri
[email protected]
www.yondes.com
İŞLETMELERDE, NORMLAR HİYERARŞİSİ,
DÜRÜST TİCARET İLKESİ ve
HUKUKİ CHECK UP
M
edeni toplumlarda bireylerin hastalanmadan belirli periyotlarla hekimlerine müracaat
ederek check-up yaptırdıkları ve çoğu zaman
önemli bir hukuki işleme başlamadan öncede hukukçularına müracaat ettikleri bilinmektedir. Hatta bazı
yabancı hukuk sistemlerinde, bazı işlemlerin geçerli
olması için tarafların avukatlarının da işlemlerde imzaları olması şart sayılır. Bu yaklaşım beraberinde,
risklerin daha aza indirildiği konforlu bir yaşam alanı
sağlar. Aynı zamanda problemlerin çıkmasından sonra bulunacak çözümlere kıyasen daha ekonomik ve
ucuz çözümleri içinde barındırır. Bu sisteme ckeckup sistemi de denmektedir.
İşletmelerde yapılması gereken Hukuki Check-Up
öncesi bazı hukuki kavramların ve öncüllerin hukuki
ve sosyolojik açıdan açıklanmasında fayda vardır.
Normlar Hiyerarşisi
İnsanoğlu sosyal bir varlık olarak, toplum içinde bireysel yaşamını ve kurmuş olduğu kuruluşların
yaşamını sürdürmesini ister. İnsanoğlunun arzuları
sınırsızken, toplumun insanoğluna ve kuruluşlara tanımladığı yaşam alanı sınırlıdır.
Yaşam alanın düzenlenmesi ve sınırların belirlenmesi adına binlerce kural yasama organınca bir
sistematik çerçevesinde konulmuş ve bu kurallara
uyulmaması halinde, kişiler veya organizasyonlar yaptırımlarla karşı karşıya kalmışlardır. İhtar, para cezası,
hapis, işlemin iptali, kapama, mal varlığına el koyma,
izin ve ruhsatların iptali, geçici süre ile men şeklinde
44
MAYIS 2014
yaptırımlar ortaya çıkmıştır. Yasama organınca konmuş olan binlerce kuralın olduğu bir yaşam ortamında, temel amaç, kamusal alanda kamu menfaatine
ulaşmaktır. Bu da Normlar Hiyerarşisi ile sağlanır.
Normlar Hiyerarşisi; bütün kuralların birbirleriyle
uyumlu olmasıdır. Bu kavram içinde iki şart barındırır.
l ŞART I - Her kural bütünü farklı önceliğe sahiptir.
l ŞART II -Her kural bütünü bir üst kural bütününe uyumlu olmak zorundadır.
Kavram aşağıdaki tablo ( Şekil:1 ) ile görselleştirilmeye çalışılmıştır.
Anayasa
Kanun
KHK
Tüzük
Diğer Düz. Kur.
KHK - Kanun Hükmünde Kararname
Diğer Düz. Kur. - Diğer Düzenleyici İşlemler
(Genel Tebliğler, Tebliğler, Genelgeler, Kararnameler,
Karar, Tebliğ, İlke kararı, Esaslar, Yönerge, Talimat,
Statü, Genel Emir, Tenbihname, Genel Tenbih, İlan,
Duyuru, Plan, Tarife vb.)
Şekil 1
kuralları doğar. Bu kurallar bütünü, uyumlu olarak
İşletme Bazlı Normlar Hiyerarşisi çatısı altında Genel
Normlar Hiyerarşine aykırı olmayacak şekilde yazılı
hale getirilmelidir.
Genel Kurul Kararları
İşletme Anasözleşmesi
Yönetim Kur. Kararları
Prosedür ve Talimat
Sirkülerler
Sözleşmeler
İşletme Bazlı Normlar Hiyerarşisi
Şekil 2
Bir ara özet vermek gerekirse; her işletmenin
kendine özgü iç hukuk sisteminin olması, İşletme
Bazlı Normlar Hiyerarşini oluşturması ve oluşturulan
yapının Genel Normlar Hiyerarşine uygun olması gereklidir. Genel Normlar Hiyerarşisi anlatımımız KATMANLAŞTIRILACAK olursa, ŞEKİL 3’de gösterildiği
üzere 6 ayrı katmanda söz edilebilir. Bu altı katman,
kamusal alanı düzenleyen hukuk kaynaklarıdır. Yapı,
Şekil 1 ve Şekil 2 görsellerinin ışığı altında detaylandırılacak olursa, herhangi bir işletmeye ait İşletme Bazlı
Normlar Hiyerarşi, Genel Normlar Hiyerarşine 7. katman olarak dahil edilmelidir. O halde anlatılmak istenen yapı, Şekil 3 yer aldığı üzere görselleştirilebilir.
Katman Alan
Anayasa
1
Kanun
2
KHK
3
Tüzük
4
Yönetmelik
5
Diğer Düz. Kur.
6
KAMUSAL ALAN
Bu açıklamalar ışığında bakılacak olursa, Kamusal Alanın düzenlenmesindeki temel kaynak ANAYASA
’dır. Çıkacak kanunların anayasaya, KHK ’nın kanunlara, Tüzüklerin kanun veya KHK’ya, yönetmeliklerin tüzüklere, diğer düzenleyici kurallarında yönetmeliklere
uyumlu olması gereklidir. Bir başka ifadeyle, her bir
alt hukuk kaynağının üst hukuk kaynaklarına uyumlu
olması gereklidir.
Şu ana kadar Normlar Hiyerarşisini DEVLET mantığı çerçevesinden bir üst evrende açıklamaya çalıştık.
Evren daraltılarak İŞLETME (şirket / kuruluş / organizasyon) bazında bir alt evrende değerlendirilecek
olursa, işletme tarafından konan kuralların da, işletme içi normlar hiyerarşisine tabii olması ve yazılı hale
getirilmiş olması gerekir.
Yapılar, (açıklamalarımızda işletme olarak tanımladığımız organizasyon) belli bir amaç ve beklenti
çerçevesinde toplanmış gerçek ve/veya tüzel kişiler
topluluğudur. Özet bir ifade ile topluluğu oluşturan
gerçek ve/veya tüzel kişiler birliğine de GENEL KURUL adlandırılmasını yapmak mümkündür.
Yapıya ait olan, ana sözleşme Genel Kurulun ve İşletmenin anayasası mahiyetindedir. İşletme, genel kurulca verilmiş yetki çerçevesinde Yönetim Kurulunca
yönetilir. Yönetim Kurulu, yönetim erkini kullanırken
genel kurul kararları ve ana sözleşme hükümlerine
çerçevesinde hareket sergilemek zorunda olmasına
rağmen genel normlar hiyerarşine de uygun karar
vermek zorundadır. Normlar hiyerarşine uygun olmayan Genel Kurul talimatları, hukuki olarak geçerli olmayan talimatlar hükmündedir. Normlar hiyerarşine
uygun olmayan genel kurul talimatlarının icrası halinde Yönetim Kurulu üyelerinin ve işletme profesyonellerinin şahsi sorumlulukları doğacaktır.
Bunun yanı sıra tüzel kişiliğe sahip işletme, kamusal alan içinde faaliyetlerini sürdürecek ise, KAMUSAL
ALAN içinde tanımlanmış kurallara uymak zorunda
olacaktır. Çünkü; işletme, tüzel kişilik kazanmak ve işlem ehliyetine sahip olmak için resmi dairelere müracaat edecek, kredi kullanacak, personel çalıştıracak,
işletme alanları kiralayacak, hammadde alacak, ürün
ve/veya hizmet üretimi yapacak, satış yapacak, tahsilat gerçekleştirecek, SGK primi ve vergi ödeyecek, ithalat ve ihracat gibi işlemler yapacaktır. Örnek olarak
sunulan işletmesel eylemlere yüzlercesini eklemek
mümkündür. Unutulmamalıdır ki; bu işletme eylemlerinin her biri hukuki sonuç doğuracak işlemlerdir ve
normlar hiyerarşisine uygun olarak icra edilmelidirler.
İşletme faaliyetlerinin yerine getirilmesi ve etkin
bir yönetim için, işletmenin var oluşundan itibaren
(Kalite Yönetim Sistemleri (KYS) öncesinde, veya KYS
geçiş aşamasında veya sonrasında) İşletme içi bir
takım süreç, prosedür, talimatlara ihtiyaç vardır. Bu
ihtiyaçlar sonrası yazılı olan ve/veya olmayan işletme
Normlar Hiyerarşisi
İşletme Bazlı Normlar Hiyerarşisi
7 İşletme
Şekil 3
Yaptığımız açıklamalardan anlaşılacağı üzere işletme kamusal alanın içinde bir alt yapı, İşletme Bazlı
MAYIS 2014
45
MEVZUAT
Normlar Hiyerarşisi de Genel Normlar Hiyerarşisinin
içinde alt hukuk kaynakları olarak yer alacaktır.
Tanımlamaya çalıştığımız 7. KATMAN aslında İşletmenin Hukuki Yapısıdır.
Dürüst Ticaret İlkesi ( Fair Trade İlkesi )
İşletmenin hukuki yapısı, normlar hiyerarşine uygun olarak kurgulanmış ise; yönetsel bazlı, iç ticaret
ve dış ticaret bazlı faydalar da kendiliğinden ortaya
çıkacaktır.
İşletmelerin, çetin rekabet koşullarının yaşandığı
bir ortamda varlıklarını sürdürmeleri ve büyümeleri için dış ticareti göz ardı etmemeleri de gereklidir.
Yabancı yatırımcı, yatırım yapacağı ülkede ekonomik
istikrarı ve güvenilir hukuki yapıyı (etkin adalet mekanizmasını) ararken, yatırım yapacağı işletmede de
ekonomik istikrar ile birlikte sağlam bir hukuki yapı
aramaktadır.
Bunun yanı sıra globalleşen dünyada Dürüst Ticaret İlkesi ( Fair Trade İlkesi) önem kazanmıştır. Dürüst
Ticaret İlkesi, ticari anlamda yapılan tüm faaliyetlerin
hukuka uygun olarak yapılması olarak tanımlanabilir. Günümüzde dürüst ticaret uygulaması için devletler yasal zorunluluklar kapsamında, işletmelerin
faaliyetlerinin dürüst ticaret ilkesi ile örtüşmemesini
haksız rekabet olarak nitelendirmekte ve ekstra yaptırımlar uygulamaktadırlar. Bu yaklaşımlara örnek
vermek gerekirse, üretim aşamasında hukuka aykırı
bilişim teknolojileri (BT) kullanan, küçük yaşta işçi çalıştıran, sigortasız işçi çalıştıran üreticilerin rakip mal
üreticilerine göre maliyetleri düşürerek haksız avantaj elde ediyor olması haksız rekabet olarak değerlendirilmekte ve ihracatçı firmalara bir takım yaptırımlar
uygulanmaktadır.
Kaçak BT kullandığı tespit edilen bir Brezilya Şirketine ait ihracat mallarının Amerika Birleşik Devletleri gümrüğünden dürüst ticaret ilkesine uymamadan
dolayı çevrilmesi buna örnek teşkil edecektir.
İşletmede Hukuki Yapının Varlığının Faydaları
l Sermayedar / Hissedar / Ortak / Yöneticinin
Sorumluluğu Yasal Sınırlar dahilinde kalacaktır.
l İşletme Yönetimi, şeffaf, hızlı usulüne uygun
kararlar alacaktır.
l Organizasyon, hukuki yaptırımlarla sonuçlanabilecek, ekstra riskleri taşımayacaktır.
l Verimliliğe Katkı Sağlayacaktır.
l İşletme Karlılığına Etki Sağlayacaktır.
l İşletme Etikleri oluşacak ve kayıt altına alınmış olacaktır.
46
MAYIS 2014
l İşletmede standartlaşma işlemleri kolaylaşacak ve gereği halinde belgelendirilebilecek duruma
gelecektir.
l İşletmenin diğer kişi ve/veya işletmelerle işbirliği yapma ihtimali artacaktır.
l Yabancı yatırımcı için farklılık arz edecektir.
l İşletmenin ihracat yapması halinde, yabancı
müşterinin isteyeceği bir kısım şart peşinen yerine
getirilmiş olacaktır.
l Dürüst Ticaret İlkesi dahilinde işlem yapılıyor
olacaktır.
Hukuki Check - Up
Örnek olarak sunulan faydaları elde etmek adına
işletmelerin nasıl bir yol haritası izlemesi gerektiği
yönünde bir soru sorulacak olursa; işletmenin HUKUKİ CHECK UP yapması gerektiği kaçınılmazdır.
l İşletme, iştigal alanları dikkate alınarak sektör
/ sektörler olarak değerlendirilmeli, sektörel mevzuat
envanteri çıkarılmalıdır.
l İşletme, İşletme Bazlı Normlar Hiyerarşi yönlü
incelenerek tespitler çıkarılmalıdır.
l Sektörel mevzuat incelemesinin yapılması ve
organizasyonun süreçlerinin mevzuata uygunluk yönünden değerlendirilmesi gereklidir.
l İşletmenin süreçlerindeki, prosedürlerindeki, talimatlarındaki, proseslerindeki v.b. unsurlarında
bulunan uygunsuzluklar kayıt altına alınarak düzeltilmelidir.
l
İşletmeye sözleşme sistemi kurulmalı, işletmede tüm işlemlerin sözleşmeler ile yapılmasına
özen gösterilmelidir.
(Bu noktada faaliyetler değerlendirilmeli, sözleşme tipleri belirlenmeli, şartname yapısı, muayenekabul yöntemleri standartlaştırılmalıdır.)
l İnsan Kaynakları Süreçlerinin kapsamlı olarak
hukuki gözetimden geçirilmesi gereklidir.
l Mevzuat değişikliklerinin izlenebilmesi için bir
yöntem geliştirilmelidir.
l Kontrol Noktaları oluşturularak belirli periyotlar halinde işletmede hukuki denetimlerin yapılması
sağlanmalıdır.
Belirli aralıklarla sağlığımız için TİBBİ CHECK-UP
yaptırmak konforlu bir hayat sürmemizi, işletmemiz
için İşletme Bazlı Normlar Hiyerarşi ilkeleri dahilinde hukuk sistemi kurarak belirli aralıklarla HUKUKİ
CHECK-UP yapılması ekstra risk almayan, verimli,
sürdürülebilir, dürüst ticaret ilkelerine önem veren bir
iş sahibi olmamızı sağlayacaktır..
MAYIS 2014
47
İŞ FİKİRLERİ
Küresel iş gücü darboğazı
Türkiye için fırsat olacak
Dünya genelinde 2020-2030 yılları arasında ülkelerin iş gücü verimliliği ve gayrisafi
yurtiçi hâsıla büyüme oranlarına göre değişen şiddette iş gücü kıtlığı yaşanacak ve
özellikle Almanya, İspanya, Rusya, Japonya gibi önemli gelişmiş ekonomilerde iş
gücündeki daralma hızlanacak. Aynı dönemde, aksi bir tablo ile iş gücü fazlası vermeye devam edecek olan Türkiye, dünya genelinde yaşanması beklenen bu darboğazı
fırsata çevirebilir.
D
ünyanın lider yönetim danışmanlığı şirketlerinden The Boston Consulting Group (BCG) tarafından hazırlanan “Yaklaşan Küresel Yetenek
Krizi” raporuna göre dünya genelinde 2020-2030 yılları arasında iş gücü kıtlığı yaşanacak. Yapılan araştırmada, Türkiye’nin de dâhil olduğu ve G20 ülkelerini
kapsayan 25 ülke ekonomisi incelenerek iş gücü arztalep dengesinin sağlanmasının oldukça güç olacağı
vurgulanıyor. İncelenen ülkelerdeki mevcut pozisyonların iş gücü açığından doldurulamaması veya mevcut
iş gücüne yeterli iş fırsatı yaratılamamasından ötürü toplam dünya ekonomisine etkisi 10 trilyon dolar
(dünya toplam GSYİH oranının %10’undan daha büyük)
olacağı öngörülüyor.
sunun yaşlanması ve doğurganlık oranının kısmen
azalmasına rağmen iş gücü arzının talebinden fazla
olacağını belirten BCG Türkiye Genel Müdürü ve Yönetici Ortağı Burak Tansan “Türkiye için, oluşacak iş
gücü fazlalığını avantaja çevirmek mümkün. Öncelikle eğitim alanında yapılacak reformlarla ihtiyaca
yönelik çalışan yetiştirilmesi, daha verimli iş gücü
yönetimi sağlayacaktır. Özellikle girişimciliğin teşvik
edilmesi iş gücü fazlalığını bizim için ülkesel bir rekabet avantajına çevirebilir. Küresel koşullar da göz
önüne alındığında, çevre ülkelerdeki iş gücü eksikliğini doğru yurt dışı ilişkileri ile Türkiye çözebilir ve
sorun yaşayan ülkelere çalışan ihracatı sağlanabilir”
şeklinde konuştu.
Türkiye iş gücü fazlalığı vermeye devam edecek
2012 yılında 27 milyon çalışanı olan Türkiye’de ise
küresek darboğazın aksi bir tablo ortaya çıkacak. BCG
analizine göre 2012-2020 arasında ortalama iş gücü
arz büyüklüğü 1.39% yıllık bileşik büyüme oranı ile
birçok Avrupa ülkesine göre çok daha hızlı büyüyecek.
2020-2030 yılları arasında büyüme hızı düşmesine
rağmen 0.74% yıllık bileşik büyüme oranı ile büyüme
devam edecek. Tahmini GYSH büyüme oranları ve iş
gücü verimlilik artışları dikkate alındığında 2020 yılı
için %7-8 oranında, 2030 yılı için ise %0-4 oranında
toplam iş gücü arzına göre fazlalık olacak.
Gelişmiş ülkelerde yaşanan iş gücü kıtlığı
gelişmekte olan ülkelere de sıçrayacak
BCG araştırmasında 25 önemli ülke ekonomisi için
yapılan öngörülere göre Almanya, İspanya, Rusya, Japonya gibi önemli ekonomilerde 2020’ye kadar iş gücü
arzında yaşanan daralma 2020-2030 yılları arasında
daha da hızlanacak. 2020-2030 arasında Kuzey Kore
ve Çin’de ise ilk defa iş gücü arzında düşüş yaşanacak.
BCG’ye göre Almanya’da 2020 yılına kadar 2,4 milyon, 2030 yılına kadar ise 10 milyon çalışan açığı olacak. BRIC ülkelerinden Brezilya, 2020 yılına kadar 8,5
milyon, 2030 yılına kadar da 40,9 milyon çalışan açığı
yaşayacak. Benzer şekilde Çin 2020’ye kadar 55,2 milyon çalışan fazlası verirken, 2030 sonunda 24,5 milyon
çalışan açığı ile karşı karşıya kalacak.
Türkiye için önemli bir fırsat olabilir
Türkiye’nin 2020-2030 yılları arasında ülke nüfu48
MAYIS 2014
Almanya’da iş gücü eksikliği oluşacak
Avrupa’nın lokomotif ülkesi Almanya’da iş gücü
arzı 2030 yılında 43 milyon kişiden 37 milyona düşecek. Geçmiş yıllara benzer GSYİH ve iş gücü verimlilik
büyümeleri gerçekleşmesi durumunda 2030 yılı için
8-10 milyon kişi arasında bir iş gücü eksiği oluşacak.
Araştırmada, Almanya’nın yakın gelecekte bu krizi yönetmesi için teknolojik yatırımlar, inovasyon ve eğitim
artışı ile iş gücü verimliliğinde daha fazla artış, kadın
ve yaşlılarda iş gücüne katılımın arttırılması, göçmenlik politikalarında değişim, kişi başına düşen çalışma saatlerinin arttırılması gibi yöntemler belirtiliyor.
Doğum oranlarında yaşanacak artışın 2014 yılında
doğanların 2030 yılına kadar iş gücüne katılamamasından ötürü kısa vadeli bir etkisinin olmayacağı vurgulanıyor.
Her bölge için ayrı çözüm
BCG çalışmasında, her bölge ve sorunun ayrı ele
alınması gerektiği vurgulanıyor. İş gücü kıtlığının yaşanacağı bölgeler için aşağıdaki çözüm önerileri üzerinde duruluyor:
l İş gücü verimliliğinin altyapı yatırımları ve inovasyon ile arttırılması
l Sosyal ve eğitim programları ile çalışabilir nüfusun arttırılması
l Kadınların teşvik edilerek iş gücüne katılım
oranının arttırılması
l Emeklilik yaşının yükseltilmesi, çalışma saatlerinin arttırılması
l Göçmenlik kriterlerinin yenilenmesi ile göç artışının sağlanması
l Doğum oranlarının artışına yönelik teşvik mekanizmalarının kurulması
İş gücü fazlalığının yaşanacağı bölgeler için ise
mevcut iş gücünden daha iyi faydalanmaya yönelik çözümler vurgulanıyor:
l Hızlı büyüme politikası ile işsizlik oranının düşürülmesi
l Özellikle işgücü kullanımı yüksek olan üretim
sektörlerinde yatırımların teşvik edilmesi
l Devlet destekli özgül beceriklilik gerektiren ve
talebi olan mesleklere yönelik eğitim programlarının
arttırılması
l Çalışabilir yaşta olan kişileri tam gün çalışmaya yöneltecek eğitim programları
l Kayıt dışı ekonomiyi azaltacak iş regülâsyonları ve vergilendirmelerde kolaylıklar sağlanması
l Özellikle işgücü açığı olacak ülkelerle yapılacak anlaşmalar
Dünya Genelinde
İş Gücü Kıtlığı ve
Fazlalığı:
MAYIS 2014
49
MAKALE
Abdurrahman ÇINAR
Hizmet Dergisi Yayın Koordinatörü
İşletmelerimizden bağırarak
sesimizi kaç kişiye ulaştırabiliriz?
İletişim, iletilen bilginin hem gönderici hem de alıcı tarafından anlaşıldığı ortamda bilginin bir göndericiden bir alıcıya aktarılma sürecidir. İletişim giderek artarken markaların
hem dijital hem de gerçek hayatta iletişim ihtiyacı giderek artmakta tabi bu süreç özellikle sektörümüz açısından sancılı ve her ne kadar iletişim çağında olduğumuz söylense de,
kendimizi ifade etmek ile ilgili sorun yaşıyoruz.
D
ünya pazarına ve ülkemize baktığımızda İşletmeler arası rekabetin her geçen dakika arttığı
dünyada, kurumların rakiplerinden sıyrılıp ön
sıralarda yer alabilmeleri için; hedef kitlelerinin, çalışanlarının yani ilişki içerisinde oldukları herkesin güvenlerini kazanmaları, aidiyet duygusunu geliştirmeleri ve farkındalık yaratmaları gerekiyor. Bu koşulları
sağlayan şirketler süreklilik yolunda en sağlam adımı
atmış oluyor. Kendini doğru ifade eden, toplumun gözünde itibarı yüksek ve başarılı olan işletmelere bakıldığında, etkin bir iletişim stratejisi sergilendikleri
görülüyor. Doğru kitle iletişim araçlarıyla, doğru zamanda, doğru hedef kitleye hitap eden firmalar, kamuoyu tarafından daha kolay anlaşılarak toplumun
güvenini kazanıyor. Kısacası, iletişim şirketlerin başarıya ulaşmalarındaki en önemli faktör olarak nitelendiriliyor.
İletişim, başarıya ulaşma yolunda en önemli faktör
İşletmelerin en önemli sorunlarından biri de verimliliği artırmaktır. Verimliliği artırıcı tedbirlerin
alınması ve uygulanması işletmelerin temel görevlerindendir. Üretim, hizmet kalitesi, ürün güvenirliği,
eğitim, gibi birçok faktör sıralaya biliriz bunları sağ-
50
MAYIS 2014
ladıktan sonra sıra yapacağınız işi tanıtmaya geliyor
peki kendimizi kaç kişiye tanıtabiliyoruz? Nasıl ki bir
AVM, otel, okul veya farklı bir işletme Hijyen sağlama konusunda işi profesyonele teslim edip asıl işine
odaklanıp katma değer sağlıyorsa bizimde tanıtım ve
iletişim konusunda aynı profesyonelliği sağlamamızda fayda var. Bugün sektörümüzde işletmelerimizin
kendi bünyelerinde oluşturdukları tanıtım faaliyetleri
yok denecek kadar az bunlar daha çok mevcut kadro
ile yürütülmeye çalışıyor buda çoğunlukla patron ve
çekirdek kadrodan ibaret onunda ulaşacağı hedef kitle bununla sınırlı olur. Maalesef sektörümüzle ilgili en
önemli eksiklerden biri iletişim çalışmalarına ayırdığımız veya ayırmadığımız bütçe iletişimi verimlilik konusunda en son gider kalemine koymamızdır uluslararası marka olarak farkındalık yaratmış işletmelere
baktığımızda ilk gider kalemine baktığımızda iletişim
harcamaları baş kalemde gelir.
İşletmeler dürüst ve şeffaf iletişim ile
ilişkilerini sağlam temeller üstüne oturtmalı…
İşletmelerin hedef kitleleriyle düzenli ve güvenilir
bir iletişim kurabilmelerinin profesyonel yayın kuruluşları desteğiyle mümkün. Günümüzde şirketler top-
lumun gözünde güven kazanmaya, bunu sürekli hale
getirmeye ve güçlendirmeye ihtiyaç duyuyor. Bugün
geldiğimiz iletişim çağında, birey olarak bile kendimize yol haritası çizip o doğrultuda bir yaşam sürerken,
şirketlerin de sürdürülebilirliğini devam ettirebilmesi
adına stratejik iletişim planı doğrultusunda hareket
etmeleri gerektiğini düşünüyorum. Bu plan dâhilinde
de birinci aşamayı, şirketlerin uzun vadede işleyişlerini sürdürebilmeleri adına kamuoyunu bilgilendirmeleri oluşturuyor. Bilgilendirmenin sağlanmasına imkân veren, onu sağlayan en önemli etkinlik ise halkla
ilişkiler olarak karşımıza çıkıyor. İster kurumlar ve hedef kitleleri arasındaki ilişki olsun, isterse insan ilişkileri olsun; bağın sağlıklı ve kuvvetli olması için gerekli
olan en temel olgu iletişimdir. Bu kavram, kurum içinde veya dışında gerçekleştirilen doğru yönetim, etkili
organizasyon vb. çalışmalarla elde edilebilir. Bu doğrultuda iletişim kurumlar için bir güven ortamını da
beraberinde getirir. Sonuçta güvenin kazanılması zor,
kaybedilmesi ise çok kolaydır. Bunun için işletmeler
dürüst ve şeffaf bir iletişim ile ilişkilerini sağlam temeller üstüne oturtmalıdır.
Asıl amaç iletişimi sağlayarak
başarıyı sürekli hale getirmek…
İletişim, işletmenin toplum gözündeki güvenini
ve itibarını güçlendirmek ve bu amaçla iletişim çalışmalarına yön vermek. Gerçekleştirilen iletişim
çalışmalarında; öncelikli olarak işletmeler çalışanları ile ilişkilerini düzenleyerek ilk adımı atmalıdır.
Motivasyonu yüksek çalışanlar ile önemli projelere
imza atılarak kurumun başarısı da sağlanır. Yaptığı
başarılı projeleri sıcak medya ilişkileri ile hedef kitlesiyle buluşturan işletmeler marka bilinirliliğini de
arttırır ve işletmenin imajını olumlu yönde güçlendirir. Her işletme sektörde farkındalık yaratmak ve
başarılı olmak ister. Başarılı işletmelere bakıldığında başarının altında yatan en büyük etkenlerden biri
işletmenin çevresiyle düzenli ve sağlıklı bir iletişim
kurmasıdır. İletişimin toplum üzerindeki etkisinin
farkında olan işletmeler bunun için ayrı bir çaba
sarf eder. Sonuçta toplum gözünde saygınlığı artan
markalar başarı merdivenlerini rakiplerinden daha
rahat ve hızlı bir şekilde çıkar.
Sektörün iletişim platformu görevini misyon edinmiş olan Hizmet Dergisi olarak bu yayında daha önce
emeği geçen arkadaşlarımıza teşekkür ederek, asıl
amacımız işletmelerimizin hedef kitle ile iletişimi
sağlayarak başarılarını süreklik hale getirerek sektörümüzün bir adım daha önde olması işletmelerimizde
olduğu gibi sektörümüzde bilinirliliğini, farkındalığı
arttırmak. Esenle kalın.
MAYIS 2014
51
RÖPORTAJ
Star Makine tecrübeyi
kaliteyle buluşturuyor
Türkiye’nin önemli profesyonel temizlik makina üreticileri arasında yer alan Star
Temizlik Makinaları, üretimde 15 yıllık bilgi ve tecrübe sonunda 2000’li yıllarda
profesyonel temizlik makinaları üretimine başlamış ve müşterilerine elektrikli
süpürge ve halı yıkama alanlarında geniş ürün yelpazesiyle hizmet vermekte.
S
tar Makina’nın kurulduğu günden bu yana, ürün
kalitesi ve uygun fiyatlarıyla pazarda gözle görülür bir yol kat ederek ve ilk sıralarda yer aldığını belirten firma genel müdürü Cüneyt Sonuk, müşterisiye özel ürün ve renk çeşitleriyle, dünya çapında
pek çok ülkeye yaptıkları ihracatla kalitelerini kanıtladıklarını söyledi.
Sonuk, “Profesyonel vakum ve halı makineleri
üretimi ve ihracatı yanında yurtdışından ithal ettiğimiz diğer ürünlerle, ürün yelpazemizi tamamlayarak
müşterilerimize en iyi hizmet ve ürünleri sunmaya
gayret ediyoruz. Bu anlamda profesyonel temizliğe
ihtiyaç duyulan, hastane, okul, ibadethane, fabrika,
havalimanı, AVM’ler ve buna benzer pek çoğu hizmet
alanımızın içinde yer almakta” şeklinde konuştu.
Hedeflerinin , müşterilerine profesyonel temizlik
alanında neye ihtiyaç duyuyorlarsa bunları tek bir çatı
altında uygun fiyat ve servis garantisi altında sunduklarını belirten Sonuk, “Bu nedenle vakum makinesinden, halı yıkama makinesine, yer yıkama bakım ve cilalama makinelerinden büyük alanlar için binicili
yer yıkama otomatlarına, yürüyen merdiven
temizlik makinalarından, yüksek basınçlı
su püskürtme makinalarına kadar pek
çok modelde ürünü STAR markamız
adı altında sunmaktayız” ifadesinde
bulundu.
“ÜLKEMİZDE TEMİZLİK
SEKTÖRÜ ÇOK YENİ”
Sonuk, “Gelişmiş ülkelerdeki temizlik makine,
ekipman üretimi ve pro-
52
MAYIS 2014
fesyonel hizmet sağlanmasının geçmişi uzun yıllara
dayanırken ülkemizde temizlik sektörü on yıllarla
ifade edilebilecek kısa sürelerde büyük bir gelişme
gösterdi. İlk başladığımız yıllarda temizlik yapacak
profesyonel makine, araç ve gereçleri ülkemizde
bulamayıp çok yüksek fiyatlara ithal etmek zorunda kalırken, bugün bunların önemli kısmını üreten
firmaların olması elbette
sevindirici. Dileğimiz,
uzun ve sancılı bir
süreç olmasına
karşın, üreticilerin ve kaliteli
hizmet firmalarının art-
ması, bunların ciddi birer marka değerine dönüşmesi, sektörün ülkemize büyük girdiler sağlayacak
büyük bir endüstri haline gelmesidir. Bunu yaparken de doğal çevre ve sağlık açısından en uygun
ürünlerin üretilmesi ve hizmetlerin verilmesidir”
şeklinde konuştu.
Sonuk, “STAR ürünleri temizlik hizmeti verilen
alanlarda kullanıcıyı yormadan en iyi performansı
verebilecek şekilde tasarlanmıştır. Ürün tasarım aşamasında daima kendimizi son kullanıcı yerine koyarak
kullanılan her aksesuardan maksimum verim almayı
hedefleriz. Bu da ürünü kullanan temizlik personelinden, hizmetin verildiği kuruma kadar olumlu bir şekilde yansır” dedi.
“FUARLARA KATILACAĞIZ”
2014 yılı gelişime açık olduğumuz ve yeniliklere
çok çabuk adapte olabildiğimiz için güzel sonuçlarını şimdiden almaya başladığımız bir yıl oluyor diyen
Sonuk, ”Yeni binamızın; merkez ofisler, showroom,
teknik servis, üretim ve depolamayı tek bir çatı altında
toplamak açısından çok yararı oldu. Üretimlerimize
daha pratik ve hızlı bir şekilde devam etmemizi sağ-
ladı. Bunun yanı sıra 2014 Eylül ayında İstanbul’da
yapılacak olan ISSA/Interclean Temizlik Fuarı ve Ekim
ayındaki Expoclean Moscow Fuarına hazırlıklarımız
tüm hızıyla devam ediyor. 2015 yılında ise bu çabalarımızın meyvelerini toplamaya başlamak istiyoruz,
çalışmalarımız ve gayretlerimiz bu yönde” ifadesinde
bulundu.
“BAŞARI EKİP İŞİDİR”
Ortada bir başarı söz konusuysa bunu çalışma
arkadaşlarımızla beraber gerçekleştiriyoruz diyen
Sonuk, “Onlar üzerimizdeki günlük çalışma yükünü
hafifletmeseler biz de yeni fikirler, projeler üretmek
ve bunları gerçeğe dönüştürmek için vakit bulamayız. Bu işler herkesin birbirine el vermesiyle oluşan
ekip işleridir. Zincirin bir halkası zayıf olsa o iş düzgün yürümez. İnsan faktörünün yanında teknolojiyi
de arkanıza alarak sağlam ve istikrarlı bir şekilde
ilerlemeniz için kişisel olarak da sonuç ve çözüm
odaklı, genel tabloyu ve ileriyi görebilen bir yapınızın
olması gerekir. Bunun yanında ailenizin ve sevdiklerinizin desteği de başarıya giden yolda göz ardı edilmemelidir” dedi.
MAYIS 2014
53
SEKTÖRDEN
Hayat Kimya, YZB 2014 Fuarı’nda
misafirlerini ağırladı
Hızlı tüketim sektörünün en büyük yerli şirketi Hayat Kimya, faaliyet gösterdiği ev
bakım, hijyen ve temizlik kağıtları kategorilerdeki tüm ürünlerini 16 – 17 Nisan tarihleri
arasında gerçekleşen ‘Yerel Zincirler Buluşuyor 2014 Fuarı’nda (YZB 2014) ziyaretçiler ile
buluşturdu. Hayat Kimya, fuarın ardından Hilton Bomonti Hotel’de gerçekleştirilen ve ses
sanatçısı Mustafa Ceceli’nin sahne aldığı gala yemeğinin de sponsorluğunu üstlendi.
H
ayat Kimya, Türkiye Perakendeciler Federasyonu tarafından bu yıl 6’ıncısı düzenlenen organize gıda perakende sektörünün en önemli etkinliklerinden Yerel Zincirler Buluşuyor 2014’te, Bingo,
Molfix, Molped, Papia ve Familia markalarının yanı
sıra yetişkin bezi kategorisindeki yeni markası olan
Joly ile yer aldı.
Sektör profesyonellerinin katılımı ile 16 – 17 Nisan
tarihleri arasında gerçekleşen fuar organizasyonunun
ardından düzenlenen ve ünlü ses sanatçısı Mustafa
Ceceli’nin sahne aldığı gala yemeğinin sponsorluğunu
da Hayat Kimya üstlendi. Tüm yerel zincirleri bir araya
getiren YZB 2014 Gala Yemeği, Hilton İstanbul Bomonti Hotel’de düzenlendi.
Bu yıl gerçekleştirilen organizasyonunu değerlen-
54
MAYIS 2014
diren Hayat Kimya İş Geliştirme Direktörü Erdal Tüfekçi, sektördeki yenilik ve değişimlerin paylaşıldığı
Yerel Zincirler Buluşuyor 2014 Fuarı’nın, katılımcılara
yeni trendler konusunda yol göstererek vizyoner bir
bakış açısı kazanılmasına katkı sağladığını belirtti.
Tüfekçi, “Hem perakende sektörüne yol gösteren
hem de ekonomiye büyük katkı sağlayan böyle bir fuarda yer almaktan ve gala yemeğinin sponsoru olarak
tüm yerel zincirlerin bir araya getirilmesine katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyduk” dedi.
Her yıl düzenli olarak organize edilen ‘Yerel Zincirler Buluşuyor Fuarı’, yeni fikirlerin doğmasında ve
işbirliği kanallarının güçlendirilmesinde önemli bir rol
oynuyor. Yerli ve yabancı çok sayıda markanın katılım
sağladığı fuar, sektörün geleceğine ışık tutuyor.
En Beğenilen Şirketler
araştırmasında Sealed Air
ilk sırada yer aldı
S
ealed Air, Fortune Dergisi’nin yayımladığı yıllık
araştırmaya göre, kendi sektörünün en beğenilen şirketi oldu. Global lider Sealed Air, Fortune
Dergisi’nin ‘En Beğenilen Şirketler’ araştırmasında 12
şirket arasında ilk sırada yerini alırken şirketlerin değerlendirildiği dokuz ayrı kategorinin altısında da ipi
göğüsledi.
Daha iyi bir yaşam tarzı yaratmak vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren, hizmet verdiği sektörlere baştan
sona sürdürülebilir çözümler üreterek daha iyi işleyen
bir dünya yaratmayı amaçlayan Sealed Air, Fortune
Dergisi’nin her yıl gerçekleştirdiği ’En Beğenilen Şirketler’ araştırmasının sonuçlarına göre ambalajlama
ve konteyner sektöründe yer alan 12 şirket arasında
ilk sırada yer alırken, şirketlerin değerlendirildiği;
inovasyon, çalışan yönetimi, sosyal sorumluluk, yönetim kalitesi, ürün kalitesi ve küresel rekabet gücü
kategorilerinde de birinci oldu.
si, dünyanın dört bir yanındaki 30 ülkeden yaklaşık 700
şirketi değerlendiren 3900 üst düzey yönetici, yönetici
ve analistin görüşlerine dayanıyor.
“İnovasyon ve sosyal sorumluluktaki
başarımız bizi gururlandırdı”
“Meslektaşlarımızın ve sektör analistlerinin takdirini kazanmış olmamız, 25.000 çalışanımızın, Sealed
Air’i yeniden hayal etmeye kendilerini nasıl adadığının
önemli bir kanıtı olarak karşımıza çıkıyor. Bu inancımız ile beşinci sıradan birinciliğe çıkmamız da geçtiğimiz yıl kaydettiğimiz ilerlemeyi bir kez daha teyit
ediyor,” diyen Sealed Air Başkanı ve CEO’su Jerome
A. Peribere sözlerini şöyle sürdürdü: “Misyon ve vizyonumuzun temelinde yer alan inovasyon ve sosyal sorumluluk konularında da üst üste üçüncü yıl birinciliği
almış olmamız bizi ayrıca gururlandırdı.”
Yönetim kalitesinde lider Sealed Air!
Araştırmanın kategorileri içinde Sealed Air’in en
çok gelişme gösterdiği alan ise Şirket’in dokuzuncu
sıradan birinciliğe yükseldiği ‘yönetim kalitesi’ oldu.
Şirket aynı zamanda ‘uzun vadeli yatırım’ kategorisinde dört, ‘kurumsal varlıkların kullanım’ kategorisinde
dört ve ‘finansal sağlamlık’ kategorisinde de iki basamak ilerledi. Fortune’un En Beğenilen Şirketler listeMAYIS 2014
55
SEKTÖRDEN
Ecolab’dAn çubuklu
oda kokuları: Xense
Ortamda kalıcı ve güzel kokular sağlayan, konsantre parfüm içeren ürünleriyle Xense
markası çubuklu oda kokusu portföyüyle ortamlara farklı bir kokulandırma seçeneği
daha sunar.
X
ense çubuklu oda kokuları kullanıldığı ortamın
havasını tazeler ve temizlik algısını destekler.
Odalarda, tuvaletlerde, ofislerde, genel alanlarda, lobilerde vb. yerlerde kullanılabilen Xense çubuklu
kokular renkli ve özel tasarım şişeleriyle göze de hitap eder. 3 farklı koku seçeneği bulunan çubuklu oda
kokuları doğal yağlar içermekte ve bu doğal yağlar
aynı zamanda iyileştirici ve rahatlatıcı etki de göstermektedir. Şişenin içine yerleştirilen çubuklar özenle
seçilmiş parfüm karışımını emerek kokunun ortama
yayılmasını sağlar. Ortamın büyüklüğüne veya ortamda arzu edilen koku yoğunluğuna bağlı olarak koku
seviyesini şişedeki çubuk sayısını azaltarak veya art-
56
MAYIS 2014
tırarak belirleyebilirsiniz.
l Xense Fresh – Portakal, misket limonu, greyfurt ve limon kabuğunun taze kokularıyla kendinizi turunç bahçesinde hissetmenizi sağlar.
l
Xense Aqua – Açılıştaki marin notların, gül
ve menekşenin narin çiçeksi akorları ile sarmalanan
orta notlarla buluştuğu koku, dip notlarda sizi karşılayan beyaz miskler ile bu mavi tonlardaki yolculuğu
tamamlar.
l Xense Blue – Bergamot ile ışıltı katılmış, ferahlığı marin notlar ile harmanlanıp Akdenizin eşsiz
maviliği üzerinde dans eden güneş ışıklarının pırıltılarını sunar.
Kenar ve köşelerin
temizliğinde etkin çözüm!
K
ärcher’in yeni zemin bakım ve temizlik otomatı BR 35/12, her iki yöne 200 derecelik açıyla
dönebilen rulo fırça kafasıyla, kenar ve köşelere rahatlıkla erişerek etkin temizlik sağlar.
Otel ve restoranlar için en etkili temizlik çözümleri sunan dünya lideri Kärcher’in yeni BR 35/12
ürünü, tüm geniş ve dar alanlarda kolaylıkla kullanılabilir. Özellikle, dönen başlığı sayesinde kenar
ve köşelerin temizliğinde fark yaratarak mükemmel
görünen bir alana sahip olabilirsiniz.
Geniş ürün gamıyla Alman teknolojisi Kärcher;
mucidi olduğu basınçlı yıkama makineleri, dar ve
geniş alanlarda kullanımı rahat zemin otomatları,
yüksek vakum gücüne sahip ıslak-kuru elektrik süpürgeleri, tek seferde en etkili sonucu veren süpürücüler ve halı yıkama makineleri ile bir işletmenin
temizlik ihtiyacı olan tüm alanlarında yüksek verimlilik sağlar.
MAYIS 2014
57
İŞ FİKİRLERİ
Beyin pazarlamaya
ipucu verir mi?
Satın alma davranışlarının %90’ını bilinçaltındaki süreç yönetiyor. Son yılların trend
kavramlarından biri hali gelen nöropazarlama ise bu süreci bize en somut şekilde
gösterebilen nörolojik bulguları, pazarlama stratejileri ve algı yönetimi çalışmaları için
kullanılabilecek bir disiplin.
Ü
sküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi bu yıl ilkini gerçekleştirdiği İletişim Günleri’nde pazarlamaya yeni bir vizyon kazandıran nöropazarlama
kavramını ele aldı. Nöro bilim ve pazarlama kavramlarını birleştiren yeni bir disiplin olarak kabul edilen
Nöropazarlama kavramı, Üsküdar Üniversitesi’nde
ele alındı. Üsküdar Üniversitesi Altunizade Yerleşkesi’nde, 3 Nisan Perşembe günü gerçekleşen Nöropazarlama Zirvesinde, Business and Information Technology School Öğretim Üyesi Dr. Christian Chlupsa,
Romanya’nın ilk nöropazarlama araştırma merkezi
olan Buyer Brain şirketinin Kurucu Ortağı Ana Iorga
ve Prof. Dr. Ali Atıf Bir gibi önemli konuşmacılar yer
aldı. Katılımcılara ücretsiz olarak düzenlenen, “Kariyer.net” in iletişim sponsorluğunu yaptığı zirveye ilgi
yoğun oldu. Pazarlama sektöründen, akademik çevreden ve üniversite öğrencilerinden çok sayıda kişinin
takip ettiği konferansta nöropazarlama -örtülü iletişimde yeni fırsatlar, tüketici gözüyle pazarlama gibi
konular işlendi.
Klasik pazarlamanın etkisi azaldı
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı
Prof. Dr. İzzet Bozkurt’un “Dünden Bugüne Pazarlama” başlıklı sunumuyla başlayan zirvede, klasik
pazarlama teknikleri ve nöropazarlama tekniği karşılaştırıldı. Prof. Dr. İzzet Bozkurt açılış konuşmasında klasik pazarlamanın etkisinin sorgulandığına
dikkat çekerek reklam verenin artık somut ve ölçülebilir stratejiler doğrultusunda iletişim çalışmalarını
yönlendirmek istediğini ifade etti. İletişim olmadan
pazarlamanın olamayacağının altını çizen Bozkurt,
artık kişilerin fikrini öğrenip, onları sürece dahil etmenin zorunlu olduğunu belirtti. Nöropazarlamanın
58
MAYIS 2014
tüketicinin beynindeki subliminal reklamların peşinde olmadığını vurgulayan Bozkurt, konuşmasını şöyle
sürdürdü; “Beyinle ilgili bilinmezlikler azaldıkça kişinin gerçek düşüncesi ve dile getirdiği aynı olmadığı
ortaya çıkıyor. İnsan davranışlarının ilk kez biyolojik
marker’larla saptanabilmesi, ölçülebilir olması söz
konusu. Artık az yanılır verilere ulaşma şansına sahibiz. Bu sayede doğru verilerle çok büyük pazarlama
bütçelerinde doğru sonuçlar alma şansımız var. Nöropazarlama, daha nokta vuruşlu, daha efektif projelerin
oluşturulmasını sağlıyor. Bizleri nelerin güdülediğini,
bilinç dışı olarak nelerin tetiklediğini nöropazarlama
araştırmaları sayesinde öğrenebiliriz“.
Beynimiz Google Gibi Çalışıyor
“Business and Information Technology School Öğretim Üyesi Dr. Christian Chlupsa, örtülü iletişimdeki
fırsatları aktardığı sunumunda, düşünce sisteminin
yüzde doksandan fazlasının bilinçaltının ürünü olduğunu belirterek, beynimizin google gibi örtülü bilgiyi
de hemen algıladığını belirtti. Örtülü iletişimin beyin
sisteminin karar verme üzerindeki etkisi olmasa da,
ürünü seçme eğilimi oluşturabildiğini belirtti.
Nöropazarlama dile getirilmeyen
tepkilere ve bilinçaltına odaklanır
Romanya’nın ilk nöropazarlama araştırma merkezi olan Buyer Brain şirketinin Kurucu Ortağı Ana Iorga
sunumunda, nöropazarlamanın kişilerin anlattıklarına değil, beyin reaksiyonlarına odaklandığını belirterek, “nöropazarlama, dile getirilmeyen tepkileri ve bilinçaltını araştırır” dedi. Ana, nöropazarlamanın akıl
okuma olmadığını dolayısıyla manipülatif bir eylem
olmadığını belirti. Nöropazarlamanın etik bir çalışmayı kapsadığını vurgulayan Ana, beynin olumlu reaksiyon gösterdiği durumlardaki satın alma arasındaki
süreç hakkında bilgi verdi.
MAYIS 2014
59
ÜRÜN TANITIMI
60
MAYIS 2014
TEDARİKÇİ
MAYIS 2014
61
TESİS YÖNETİMİ
Park Bosphorus Hotel’in Genel
Müdür Yardımcısı Tolga Akıncı oldu
CVK Hotels&Resorts çatısı altında bulunan Park Bosphorus Hotel, ekibini deneyimli
isimlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. İstanbul’un saygın otellerinde önemli pozisyonlarda
çalışmış olan, sektörün deneyimli isimlerinden Tolga Akıncı, Park Bosphorus Hotel’de
Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başladı.
O
telcilik hizmet kalitesinin en
üst sınırını simgeleyen “deluxe
hotel” klasmanında hizmet veren Park Bosphorus Hotel, sektörün
deneyimli isimleriyle ekibini güçlendirmeyi ve fark yaratan çalışmalara
imza atmayı sürdürüyor. İstanbul’un
önemli otellerinde görev yapmış olan
Tolga Akıncı, Park Bosphorus Hotel’in
Genel Müdür Yardımcısı oldu.
Saint Benoit Lisesi’nden mezun
olduktan sonra Bilkent Üniversitesi
Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nü bitiren Tolga Akıncı, İstanbul’un birçok saygın otelinde staj
yaparak iş hayatına adım attı. 19982002 yılları arasında Digiturk’te görev alarak profesyonel kariyerine
başladı. 2002-2006 yılları arasında
Hyatt Regency’de Satış Müdürü olarak çalışan Tolga Akıncı, 2006-2009
yılları arasında ise Beşiktaş Group’ta
Turizm Yatırımları Proje Koordinatörü olarak görev yaptı. 2009-2011
yılları arasında Pera Palace Hotel’de
Satış Direktörü, 2012 yılında ise Martı
İstanbul Hotel’de Satış ve Pazarlama
Direktörü olarak çalıştı. 2012 Kasım
ayından 2013 Ekim’e kadar Radisson
Blu Hotel’de Satış Direktörü olarak
görev yaptı. Tolga Akıncı şu anda,
Park Bosphorus Hotel’de Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışıyor.
62
MAYIS 2014
Tolga Akıncı
Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina’ya
“Mükemmellik Sertifikası”
D
ünyanın en ünlü seyahat değerlendirme sitesi
TripAdvisor, 2014 yılı mükemmelik sertifikasına
layık görülen otelleri açıkladı. Uluslarası Wyndham Grand Collection standartlarında hizmet veren
Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel, yeni
markasıyla ‘‘Certificate of Excellience 2014’’ sahibi
oldu.
Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel,
Kalamış’ın dokusuna değer katan ve Fransız saraylarını andıran mimarisi ile İstanbul otelleri arasında üst
sıralarda yer alıyor. Otelin Satış ve Pazarlama Direktörü Kemal Sinmez alınan ödüller hakkında; “Wyndham
zincirinin Türkiye’deki ilk temsilcisi olarak 2013 yılı
Ocak ayında faaliyete geçen Wyndham Kalamış Marina Hotel, üstün hizmet ve servis kalitesi ile çok önemli
iki ödülün sahibi oldu. Birinci yılında Wyndham Hotels
zinciri içinde Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinde
“Hotel Of The Year – Yılın En İyi Oteli’’ ödülünü kazandı.
Bununla birlikte Dünya turizm oskarları olarak kabul
edilen “World Travel Awards” ödüllerinden ‘’Turkey’s
Leading Business Hotel - Yılın En İyi İş Oteli’’ ödülü
ne layık görüldü. Geçen yıl alınan başarılı sonuçlar ve
ödüllere istinaden otelimiz 1 mayıs 2014 tarihi itibarı
ile Wyndham zincirinin en üst segmenti olan ‘’Wynd-
ham Grand Colection’’ markasını temsile hak kazandı.
Misafirlerimiz tarafından servis kalitemizin %93 mükemmellikte değerlendirilmiş ve hotelimiz ‘’ Certificate of Excellence – 2014 Mükemmellik Sertifikası ‘’
ile ödüllendirildi. Hotel 2014 yılında’da “World Travel
Awards” ödüllerinden ‘’Yılın En İyi İş Oteli’’ ödülüne
yeniden aday gösterildi. “ bilgisini verdi.
Kemal Sinmez
MAYIS 2014
63
TESİS YÖNETİMİ
Vialli dispenser
konusunda uzman
Yaklaşık 15 yıl önce kurulan Vialli Temizlik Gereçleri firmasının ünlü İtalyan futbolcu Vialli
ile hiçbir bağlantısı yok diyen Güngör, sadece isim benzerliği olduğunu, yapılan araştırmalarda da markanın en akılda kalıcı isimlerden birisini olduğu söyledi.
O
ğuzhan Plastik firmasının alt firması olarak
yaklaşık 15 yıl önce kurulan Vialli Temizlik
Gereçleri, dispenser üretimine odaklanmış
bir firma. Genel olarak sadece dispenserlere odaklandıklarını söyleyen firmanın genel müdürü Semih
Güngör, dünyadaki birçok ülkede devamlı çalıştıkları
firmalara; sıvı sabun, köpük, kartuşlu tip sıvı sabun ve
köpük, dezenfektan dispenserleri sunduklarını söyledi. Güngör, kağıt havlu, tuvalet kağıdı dispenserleri ve
yeni ürünleri olan olan autocut rulo havlu dispenseri
sektörde emin adımlarla ilerlediklerini kaydetti.
Göngör, “Biz sensörlü dispenserlerin yanı sıra,
Semih Güngör
64
MAYIS 2014
elektronik aksamı olmayan dispenserlerin de kullanılması gerektiğini düşünen bir firmayız. Gelişmiş ülkelerde de manuel tip dispenserlere yöneliş olduğunu
gözlemledik. Mesela Amerika’da sensörsüz ürünlere
talep var. Bu ürünün en önemli avantajı enerji kaybı
yok. Çok daha önemli bir avantajı bozulma olmuyor.
Elektronik ürünlerde elektrik devreleri ve kartlar var.
Bu ürünün bozulması çok daha kolay. Devamlı gelen
şikayet elektronik dispenserlerin bozulduğu ve pilinin
bittiği yönünde şikayetler geliyor. Tamamen plastikten ürettik. İçinde pil, kablo veya herhangi bir elektronik kart yok. Neredeyse hiç arıza yapmayacak bir
ürün geliştirdik. En önemli avantajı fiyat avantajıdır”
şeklinde konuştu.
“Biz pazarlama şirketi değiliz”
Sektörde birçok irili ufaklı iş yapan firma olduğunu
hatırlatan Güngör, “Biz kendi alanımız olan dispenserde iddialıyız. Biz Türkiye’de zayıfız ama yurtdışında çok
kuvvetliyiz. İhracatımız daha yoğun. Firmalar pazarlama faaliyetiyle Anadolu’nun dört bir yanını geziyorlar
ve pazarlama yapıyorlar. O Anadolu’daki müşteri bizim
kalitemizle geçte olsa tanıştığında bizi tercih ediyor.
Türkiye’de müşteri bizi buluyor, biz müşteriye gitmiyoruz. Bu bizim açımızdan bir yetenek eksikliği olabilir.
Bizim böyle bir stratejimiz yok. Biz pazarlama şirketi
değiliz. Biz üretim şirketiyiz. Üretim odaklıyız. Bizim
ürünlerimiz kendi kendini satıyor. Vialli 16 yıllık tescilli
markamızdır. Dünyada 17 ülkede de bir Türk markası
olarak faaliyet sürdürüyor” ifadesinde bulundu.
Yurtiçi satış ve ihracat konusunda da bilgiler veren
Güngör, “Ciromuzun yüzde 60’nı yurtdışı, yüzde 40’ını
yurtiçi satışları oluşturuyor. Yaklaşık 45 kişilik bir ekibimiz var. Kazancımızın yaklaşık yüzde 50’si yeni yatırıma gider. Yani üretim yatırımına gider. Diğer yüzde
50’si de bu sıralar Sakarya’da bir fabrika inşaatı var
oraya gidiyor. Yani kazancımızın tamamını kendi işimize yatırıyoruz” şeklinde konuştu.
Firma olarak önümüzdeki dönemde hedeflerinden
söz eden Güngör, “Bundan sonra ki hedefimizde dünyada bir Türk markası olarak yerimizi korumak ve büyütmek olacak. Büyüme derken asla cirolarla konuşmuyoruz. Tamamen kalite odaklı konuşuyoruz. Biz az
satalım ama sattığımız ürünler kaliteli olsun. İnsanlar
mutlu olsun. Tekrar tercih etsin bizi. Biz nihai tüketiciye ürün satan bir firma değiliz. Biz nihai tüketicilere
ürün ve hizmet satan firmalara ürün satan bir firmayız. Onların kazancı bizim kazancımızdır. Biz istiyoruz
ki bizim ürünlerimi alıp para kazanan insanlarda mutlu olsun. Hedef çok önemli bizim için. Dürüst, oturmuş, kalıcı bir mark olmak istiyoruz. Günlük kazanlar
peşinde değiliz” şeklinde konuştu.
2014 Mükemmelik Ödülü
Ramada Resort Bodrum’un
K
onuk ağırlamada mükemmel
hizmeti onurlandıran bu ödül
yalnızca, TripAdvisor’da her zaman ayırt edici gezgin yorumları alan
kuruluşlara verilmekte ve küresel ölçekte bunu başaran işletmeleri kapsamakta. Mükemmellik Sertifikası alan
kuruluşlar, tüm dünyadan seçilmekte
olup web sitesinde listelenen işletmeler arasında üst seviyede yer almakta.
“TripAdvisor for Business Başkanı
Marc Charron, “TripAdvisor, sürekli olarak mükemmel düzeyde hizmet
sunan olağanüstü konuk ağırlama işletmelerini onurlandırmaktan memnuniyet duymakta. “Mükemmellik Sertifikası ödülü, en önemli kişilerin, yani
müşterilerin geri bildirimlerini temel
alarak tüm dünyadan en iyi performans
gösteren kuruluşlara hak ettikleri itibarı sağlamaktadır” dedi.
MAYIS 2014
65
TESİS YÖNETİMİ
Venedik KOBİ’lerin de
İş’ine geliyor!
İş hayatına İtalya stilini taşıyan Viaport Venezia’da, 221 ofisin yüzde 40’ı bir ayda
satıldı… Ağırlıklı olarak KOBİ’lerin projeden ofis sahibi olduklarını belirten Viaport
Venezia Satış Pazarlama Direktörü Cenk Hayırlıoğlu, “Kobiler rotasını Venezia’ya
çevirdi” diye konuştu.
V
ia Properties & Gürsoy Yatırım Ortaklığı tarafından İstanbul Gaziosmanpaşa’da hayata geçirilen Venedik
konseptli karma proje Viaport Venezia, tamamlanmaya gün sayıyor. Projede bulunan
konutların yüzde 85’inin satışının gerçekleştirilmesinden sonra iş dünyasına yeni
bir soluk getirecek olan 221 adetten oluşan
Venedik ofisleri etabı Nisan ayının ortasında satışa sunuldu. Yaklaşık bir aylık sürede
ofislerin yüzde 40’ının satışı gerçekleşti.
Ağırlıklı olarak KOBİ’lerin projeye ilgi duyduğunu ifade eden Viaport Venezia Satış
& Pazarlama Direktörü Cenk Hayırlıoğlu,
“Ofis ve diğer ticari alanlarda gerçekleşen
yüzde 18’lik KDV oranı, konuta göre bir yük
olarak görülebilir. Ancak bunu vergi iadeleriyle avantaja dönüştürebilen kesimler,
özellikler KOBİ’ler, alımlarında ofisleri tercih etmeye başladı” diye konuştu.
Cenk Hayırlıoğlu
66
MAYIS 2014
“KOBİ’ler ofis alımını gider kalemi olarak görüyor”
Viaport Venezia’da kurulan satış ekibi
KOBİ’lere özel sunumlar yapıyor. Bu sunumlar doğrultusunda KOBİ’lerin ne istediklerini gözlemleyip, analiz ettiklerini
aktaran Hayırlıoğlu, “Kobiler ofis alımlarını
bir gider kalemi olarak görüyorlar. Ofis ihtiyaçlarını karşılamakta da artık tereddüt etmiyorlar. Biz 9 yılda kendisini amorti eden
bir yatırımdan bahsediyoruz. Konutta bu
süre 15-20 yıl” dedi. KOBİ’lerin kolaylıkla
ofis sahibi olabilmesi için düzenlenen kampanyada yüzde 25 peşin, geri kalan yüzde
25 teslimde ödenebiliyor. Yüzde 50’lik kısım içinse 12
ay vade farksız taksit imkânı sunuluyor. Metrekaresi 6
bin TL’den satışa sunulan ofislerin metrekare fiyatının
teslimde 9 bin 500 TL’yi bulacağı öngörülüyor.
Lokasyon avantajı dikkat çekiyor
TEM otoyolunun yanı başında yükselen Venezia,
Habipler-Topkapı tramvay hattının karşısında konumlanıyor. Mecidiyeköy-Mahmutbey metro hattından da direkt bağlantı alacak proje, Venedik’e metro
ile rahatlıkla ulaşım imkânı sunuyor. Toplamda 25 bin
metrekarelik alan üzerinde İtalyan mimarisi ile tasarlanarak inşa edilen ofisler, 3,30 tavan yüksekliği ile de
ferah bir ortamda çalışma ayrıcalığı sunuyor. Büyüklükleri 53 metrekare ile 202 metrekare arasında değişen ve modüler olarak tasarlanan çalışma mekânları,
birleştirilerek daha geniş bir alana sahip olma avantajı da sunuyor. Toplantılar, eğitimler veya seminer
organizasyonları için düşünülerek tasarlanan toplantı
odaları ise ofis sahiplerinin hizmetine sunuluyor. Ofis
çalışanları için tasarlanan kapalı otoparklardan direkt
ofislere çıkış yapılabiliyor.
Projeye ayda 1,5 milyon ziyaretçi gelecek
Projenin Mayıs 2015’te tüm fonksiyonlarının hayata geçmesi ile birlikte, Venezia ayda 1 buçuk milyon
kişi tarafından ziyaret edilecek. San Marco Meydanı’na
bakan manzarada çalışma fırsatı yakalayacak olan
ofis sahipleri, gondolların gezinti yaptığı su kanallarının kenarında kahve keyfi yaparken müşterilerini
ağırlayabilecek, iş yemekleri organizasyonlarını ofislerin hemen yanındaki dünyaca ünlü İtalya restoranlarında yapabilecekler. Öğle tatillerini spor yaparak
değerlendirmek isteyenler de, çok uzağa gitmeyecek.
Venezia’daki ofislerin hemen yanı başında bulunan
fitness ve SPA merkezi, ofis çalışanlarına özel hizmet
verecek…
“ İş dünyasının en keyifli buluşma noktası”
Şehir merkezinde, yeni ve gelişen çağın ihtiyaçlarını karşılamak üzere yüksek performansla dizayn
edilen Venezia ofisleri, iş hayatını son derece kolaylaştıracak donatılara sahip. Bölgenin ofis ihtiyacına cevap
verecek olan Venezia ofislerinin yaptıkları araştırmada
9 yılda kendini amorti edecek şekilde kiraya verilebileceğini kaydeden Hayırlıoğlu, “Bu konuda kapsamlı bir
araştırma yaptık. Venezia’dan ofis satın alan yatırımcılar, metrekaresi 25-30 dolardan ofislerini kiraya verebilecek. Kiralamaları yine şirket bünyesinde organize
edeceğiz. Bu da yatırımcılara ayrı bir avantaj sunuyor”
dedi. Yatırımcıların hem doğru bir lokasyon hem de
doğru projeden yatırım yapmanın farkına varacağını
söyleyen Hayırlıoğlu, “Venezia ofisleri, herkesin işine gelecek! Konut etabıyla birlikte, müthiş bir sinerji
yaşayacak olan ofisler Mayıs 2015’te iş dünyasının en
keyifli buluşma noktası olacak” dedi.
MAYIS 2014
67
EĞİTİM
dsÖ, Dünya El Hijyeni Günü’nde
sağlık çalışanlarına eğitim verdi!
Dünya Sağlık Örgütü’nün her yıl geleneksel olarak gerçekleştirdiği 5 Mayıs Dünya El Hijyeni Günü etkinliği, dünya çapında sağlık çalışanları başta olmak üzere herkesin ellerini
temiz tutarak enfeksiyon yayılımını engellemesi konusunda bilinçlenmesini amaçlıyor.
P
rofesyonel temizlik ve hijyen çözümlerinin önde
gelen tedarikçisi Diversey Care, ‘Private Organizations for Patient Safety (Özel Hasta Güvenliği
Örgütleri)’ girişimi aracılığıyla daha iyi bir el hijyenini
teşvik etmek ve bunu sağlamak amacıyla Dünya Sağlık Örgütü ile ortak çalışıyor.
Her yıl 5 Mayıs’ta, ‘Ellerini Yıka: Hayat Kurtar’
sloganı ile Dünya Sağlık Örgütü’nün Dünya Hijyen
Günü’nü kutlayan Sealed Air iş birimi Diversey Care,
Dünya Sağlık Örgütü’nün Beş Adımda El Hijyeni çalışmasına destek verdi. Diversey Care, 5 Mayıs Dünya
68
MAYIS 2014
El Hijyeni Günü’nde, Dünya Sağlık Örgütü ile işbirliği
yaparak Cerrahpaşa Tıp Fakültesi sağlık çalışanlarına
hijyen ve el hijyeni konusunda bilgiler aktardı. Doğru
el yıkama tekniklerinin özenle aktarıldığı etkinlikte
sağlık personellerinin bu konuda daha hassas olmaları gerektiği de vurgulandı.
Bu küresel olaya katılımını belirgin hale getirmek
amacıyla, “el hijyeni ile daha iyi bir yaşam yaratmak”
temasıyla bir etkinliğe daha imza atan Diversey Care,
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde gerçekleşen etkinlikte
hijyen konusunda bilgileri aktardıktan sonra sağlık
çalışanlarına el şeklindeki şablonlarını dağıttı ve kendileri için hijyeni anlatan çizimler yapmalarını istedi.
Bu çizimler daha sonra tüm ülkelerden gelen boyalı
şablonlar ile birleşecek ve beğenilen dizaynlar Sealed
Air iş birimi Diversey Care ofislerinde sergilenirken
aynı zamanda dev bir duvar resmine dönüştürülecek.
Bu resim ile Dünya Sağlık Örgütü’ne olan desteğini
gözler önüne serecek olan Diversey Care, tüm dünyada el hijyeni konusunda dikkat çekmeyi planlıyor.
Sealed Air iş birimi Diversey Care’in deneyimli eğitim kadrosu, Dünya Sağlık Örgütü’ne destek vermek
için Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde yaptığı etkinlik sırasında Dünya Sağlık Örgütü’nün dikkat çekmeye çalıştığı konulardan biri olan El Hijyeninde Beş Önemli
Aşama’yı anlattı.
El Hijyeninde 5 Önemli Aşama ise;
l Hasta ile temastan önce
l Tıbbi müdahaleden önce
l Hastaların vücut sıvısına maruz kalma riskinden sonra
l Hastaya dokunduktan sonra
l Hastanın ortamıyla temastan sonra şeklinde
gösterilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü, her yıl 9 milyarın üzerinde
insana Beş Adımda El Hijyeni çalışmasını sunuyor. 175
ülkede uygulanan üstün uzmanlığı ve uygun ürün gamı
ile el hijyenini en çok ihtiyaç duyulduğu noktaya yaklaştıran Diversey Care, doğru el hijyeninin önündeki
engelleri kaldırarak, daha güvenli, daha basit ve daha
akıllı çözümler sunmak amacıyla sürekli yenilik getiriyor. Diversey Care, çok çeşitli formül ve formatlarda
hazırlanan dezenfektan el sabunları, nemlendiriciler
ve alkollü friksiyonlar dâhil olmak üzere eksiksiz bir
ürün yelpazesi sunuyor. Ürün serisi düzenli kullanım
ve sık kullanım ürünleri ile gıda hazırlama alanlarında
kullanılacak ve alerjisi olanların kullanacağı ürünleri
de içeriyor.
MAYIS 2014
69
RÖPORTAJ
İpek Kağıt’tan üçlü atılım
Türkiye temizlik kağıdı sektörünün lideri İpek Kağıt, kuruluşunun 45. yılında 300
milyon TL’lik yatırımla kapasitesini yüzde 65 artırmaya ve Kazakistan’da inşası süren
yeni tesisleri ile bölgesel gücünü pekiştirmeye hazırlanırken, Selpak markası ile de
“kişisel medikal hijyen” kategorisine iddialı bir giriş yapıyor.
4
5 yıldır Türkiye temizlik kağıdı sektörünün lideri
olan İpek Kağıt, uluslararası pazarlarda güçlü
bölgesel bir oyuncu haline gelme vizyonu doğrultusunda, üç büyük yatırımı peşpeşe hayata geçirmeye hazırlanıyor. Toplam 300 milyon TL’lik yatırımla
Manisa ve Kazakistan’da yeni tesisler kurarak üretim
kapasitesini artıracak olan İpek Kağıt, üçüncü olarak
da Selpak markası ile yeni bir kategoride liderliğe
koşacak. 50 ülkeye ihracat yapan İpek Kağıt; üretim,
teknoloji ve pazarlama alanında yapacağı yeni yatırımlarla, beş yıl içerisinde yurtdışında dört kat büyümeyi
ve toplam cirosunu ikiye katlamayı hedefliyor.
Sertaç Nişli: “İpek Kağıt yurt dışında
4 kat büyüyecek”
İpek Kağıt’ın yeni yatırımlarını açıkladığı toplantıda konuşan İpek Kağıt Genel Müdürü Sertaç Nişli,
2012 yılının İpek Kağıt için bir dönüm noktası olduğunu ve yabancı ortaklığın sonra ermesinin ardından
70
MAYIS 2014
yüzde 100 Eczacıbaşı kuruluşu olarak atağa kalktıklarını belirterek şunları söyledi:
“2012’den beri İpek Kağıt’ın ve markalarının potansiyelini daha yukarılara taşıma hedefiyle; yeni
ürünlerle, yeni pazarlara açılma yolunda çalışmalarımızı hızlandırdık. Geçtiğimiz iki yılda hızlı bir büyüme ivmesi yakaladık, ihracatımızı beş kıtada 50
ülkenin üzerine çıkardık. Önümüzdeki beş yılda ise
aynı ivmeyle yurt dışında dört kat büyürken, yurtiçi ve
yurtdışı toplam ciromuzu ikiye katlamayı hedefliyoruz. Uluslararası pazarlarda markalaşma konusunda
amiral gemimiz Selpak’a çok güveniyoruz. Sadece
ürün ihracatı yaparak değil, tüketici araştırmasından
ürün geliştirmeye bütünsel bir pazarlama yaklaşımıyla seçtiğimiz pazarlarda liderliği hedefliyoruz.”
Nişli sözlerine şöyle devam etti:
“Önümüzdeki dönemde büyümemizin kaynağı yeni
coğrafyalar olacak. Mevcut pazarlarımız olan Kafkas-
Sertaç Nişli
ya ve Orta Asya pazarlarının yanı sıra Balkanlar, Doğu
Avrupa ve Orta Doğu ağırlıklı olmak üzere yeni hedef
pazarlara odaklanacağız. Yaptığımız çalışmalarla Kafkasya ve Kazakistan pazarlarında Selpak markamızla
en yüksek marka bilinirliğine ve segmentimizde lider
konuma ulaştık. Üstün kaliteli ve yenilikçi ürünlerimizle hedef pazarlarımızda da kısa sürede ilk üç oyuncudan biri olmayı ve önümüzdeki 10 yıllık dönemde 20
ülkede Selpak ile lider konuma ulaşmayı hedefliyoruz.
Şu anda Yalova, Manisa ve Kazakistan’daki üretim tesislerimizde tam kapasite ile çalışıyoruz. Hızlı büyüme
planlarımız önemli bir ek kapasite ihtiyacı doğuruyor.
Temizlik kağıdı kapasite ihtiyacını karşılamak ve kişisel hijyen alanında yeni kategorilerle büyümek üzere,
üç yeni yatırım yapıyoruz.”
ÜÇ KOLDAN YATIRIM HAMLESİ
l Manisa’da kurulacak yeni kağıt üretim tesisi
kapasiteyi yüzde 65 artıracak:
Manisa’da kurulacak yeni kağıt üretim tesisi, İpek
Kağıt’ın üretim kapasitesini yüzde 65 artışla, yıllık 110
bin tondan 180 bin tona çıkaracak. En yeni ve ileri teknolojilerin kullanılacağı yeni tesis 2015’in ikinci yarısında üretime başlayacak. Ana tedarikçi olarak Valmet
firmasının seçildiği bu yatırımın en önemli bölümünü
oluşturan Advantage DCT 200TS model yeni kağıt makinesi, 5,60 metre genişliği ve 2200 m/dakika hızıyla,
üretim kapasitesi artışının en önemli ayağı olacak.
l Astana’da inşa edilen yeni ve modern tesisler
bölgesel gücü pekiştirecek:
İpek Kağıt sadece Türkiye’de yatırım yapmayacak,
ikinci yatırımını Orta Asya’daki liderlik hedefi doğrultusunda Kazakistan’da gerçekleştirecek. Almati’deki fabrika, başkent Astana’da inşa edilecek modern
tesislere taşınacak. 2015 yılında tamamlanacak olan
yeni fabrika, üretim kapasitesini artırırken modern
teknolojisiyle maliyetleri de düşürecek. Yeni tesisler,
Orta Asya operasyonunun uzun vadede genişlemesine
de olanak sağlayacak. Üstün ürün kalitesi ile Kazakistan, Azerbaycan ve Gürcistan başta olmak üzere
bulunduğu pek çok pazarda Selpak markasıyla sınıfında lider olan İpek Kağıt, önümüzdeki 10 yılda liderliğini bölgedeki 20 ülkeye yaygınlaştırma hedefiyle
çalışacak.
l Selpak ile yeni bir kategori:
İpek Kağıt üçüncü yatırımını ise amiral gemisi
Selpak ile yeni bir kategoriye girmek için yaptı. Türkiye’nin “Kişisel Hijyen” markası Selpak ile “Kişisel
Medikal Hijyen” kategorisine güçlü bir şekilde giriş
yapacak olan İpek Kağıt, tüketicilerine hijyen ve konforu birlikte sunacak. İdrar kaçırma (inkontinans) sorununa özel olarak tasarlanan ürünler ve medikal bakım
sağlayan tamamlayıcı ürünlerle Selpak bu kategoride
de liderliğe oynayacak.
MAYIS 2014
71
SOSYAL SORUMLULUK
Sealed Air’in İş Birimi olan
Diversey Care’in Mardinli
Kadınlara Desteği Sürüyor
S
ealed Air’in iş birimi Diversey Care’in 2007 yılında kaybolmaya yüz tutmuş bir değer olan bıttım
sabununu kültürümüze ve Türkiye turizmine
yeniden kazandırmak ve Mardinli kadınlara destek
olmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Kadından Kadına
Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’ kapsamında yenilenen
sabun atölyesi ve satış ofisi, 23 Mayıs Cuma günü gerçekleşen törenle Mardin’de açıldı.
Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz, GAP Bölge Kalkınma İdaresi Sosyal Projeler Genel Koordinatörü Adalet
Budak, Mardin Artuklu İlçe Kaymakamı Soner Karataşoğlu, Sealed Air ve ÇATOM’dan yetkililerin de katıldığı açılışla el emeğiyle bıttım sabunu üreten kadınlara
destek olan değer zincirine yeni bir halka eklendi.
Daha iyi bir yaşam tarzı yaratmak vizyonuyla faaliyetlerini sürdüren, hizmet verdiği sektörlere baştan
sona sürdürülebilir çözümler üreterek daha iyi işleyen
bir dünya yaratmayı amaçlayan Sealed Air, Diversey
Care iş birimi ile 2007 yılında hayata geçirdiği ‘Kadından Kadına Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’ ile kaybolmaya yüz tutmuş bir değerimizin gelecek nesillere
aktarılmasına destek olmaya devam ediyor.
Mardin Valiliği, GAP Bölge Kalkınma İdaresi iş birliği; ÇATOM (Çok Amaçlı Toplum Merkezleri) desteği
ile yürütülen bir sosyal sorumluluk projesi olan ‘Kadından Kadına Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’ kapsamında yenilenen Mardin’deki sabun atölyesi ve satış
ofisi, 23 Mayıs Cuma günü gerçekleştirilen törenle
açıldı. Törene Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz, GAP
Bölge Kalkınma İdaresi Sosyal Projeler Genel Koordinatörü Adalet Budak, Mardin Artuklu İlçe Kaymakamı
Soner Karataşoğlu, Sealed Air Kurumsal İletişim Yöneticisi Seda Doğan ve ÇATOM’dan yetkililer de katıldı.
Bıttım sabununu kültürümüze, Türkiye turizmine
yeniden kazandırmak ve Mardinli kadınlara istihdam
sağlayarak bölge kalkınmasına katkıda bulunmayı
amaçlanan proje kapsamında atölyede çalışacak kadınlara teorik ve uygulamalı sabun üretimi ve iş güvenliği eğitimleri verildi. Atölyede aldıkları eğitimle
geleneksel bıttım sabununu en yüksek kalite ve stan-
72
MAYIS 2014
dartlarda üretebilen kadınların el emeklerini yansıtan
sabunlar, özellikle yerli ve yabancı turistlerden büyük
ilgi görüyor.
Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz
“‘Kadından Kadına Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’
Mardin için altın değerinde”
Mardin Valisi Dr. Ahmet Cengiz “‘Kadından Kadına
Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’ Mardinli kadınlarımıza
önemli bir istihdam imkanı yarattı. Bu sabun atölyesinde kadınlarımız, el emekleriyle tarihimizin önemli
bir değeri olan bıttım sabununa yeniden hayat veriyor.
Atölyemizde daha önce sadece üretim yaparken kurulan satış ofisiyle artık gelir de sağlanabilecek. Bu
anlamda ‘Kadından Kadına Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’ Mardin için, kadınlarımız için ve gelecek nesillere
aktarmak istediğimiz bir değer olan bıttım sabunu için
altın değerinde. Başta bu değerli projeyi hayata geçiren Sealed Air’in iş birimi Diversey Care olmak üzere
destek olan herkese çok teşekkür ediyoruz” şeklinde
konuştu.
Sealed Air’in Kurumsal İletişim Yöneticisi Seda
Doğan yaptığı açıklamada “Sealed Air’in iş birimi Diversey Care olarak, 2007 yılında hayata geçirdiğimiz
‘Kadından Kadına Köprü: Bıttım Sabunu Projesi’ ile
Anadolu’nun kaybolmaya yüz tutmuş geleneksel bir
değerine sahip çıkıyoruz. Projemiz kapsamında Mardinli kadınlarımızın ürettikleri sabunları, Sealed Air
iş birimi Diversey Care güvencesi ile yeni bir marka
ve ambalaj altında seçkin otel ve tesislere sunma fırsatı yaratarak kadınlarımızın aile bütçelerine destek
oluyoruz. Türkiye turizmine değer kattığına yürekten
inandığımız projemizi, bugün, burada açılışını yaptığımız sabun atölyesi ve satış ofisi ile de bir adım daha
öteye taşımanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz.”
dedi.
Bıttım Sabunu Hakkında:
Güneydoğu’da yetişen bir meyve olan bıttım bitkisi,
aşılanmamış fıstığa verilen bir isimdir. Yabani bir fıstık
türü olan bıttım, kimi yörelerde melengiç, çitlembik,
çit emik veya çıtlık olarak anılmaktadır. Bitkinin yağından ve yeşil doğal kabuğundan elde edilen karışım ile
bıttım sabunu elde edilmektedir. Bıttım, yenilebildiği
gibi kahve ve sabun üretiminde de kullanılmaktadır.
Kaybolmaya yüz tutmuş bir Türk geleneği olan ve
bıttım bitkisinden elde edilen bıttım sabunu, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretilen bitkisel ve eşsiz
bir güzellik sabunudur. Fıstık kabuğunun yağından
üretilen bıttım sabununun cilde ve saç dökülmelerine
iyi geldiği bilinmektedir. Doğal yöntemlerle üretilen
%100 bitkisel bıttım sabunu, hiçbir katkı maddesi kullanılmadan üretilmektedir, bu yüzden herhangi bir yan
etkisi de bulunmamaktadır. Ünü ülkemizi aşan sabun,
bu özellikleriyle Galler Prensi Charles’ın da tercihi
olmuştur. Kendisinin Mardin gezisiyle tanıştığı bıttım
sabunu, uzun süre medyanın gündeminde kalmıştır.
Zamanın yıpratıcı etkisine karşın direnç kazandırdığı bilinen bıttım sabunu, antiseptik mikrop öldürücü
özelliği olduğundan egzamaya, mantara, ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yara ve tahrişlere karşı oldukça etkilidir. Gözenekleri açar, varisleri rahatlatmak
için kullanılır, vücudu rahatlatır, kaşıntıları giderir ve
doğallığından gelen saflığı ile yan etki yaratmamaktadır.
MAYIS 2014
73
ÇEVRE & YAŞAM
The Grand Tarabya,
2014 Mükemmellik Ödülü
Dünyanın En Büyük Seyahat Sitesindeki Gezgin Değerlendirmeleri Sonucunda, The Grand
Tarabya “Mükemmeliyet Sertifikası”nı almış olduğu diğer ödüllere ekledi.
A
çılışının üzerinden bir yıl geçmeden Türkiye’den ve dünyadan birçok önemli ödülü bünyesine kazandıran The Grand Tarabya, hanesine
bu kez de bir TripAdvisor® Mükemmellik Sertifikası
ödülü eklemiştir. Konuk ağırlamada mükemmel hizmeti onurlandıran bu ödül yalnızca, TripAdvisor’da
her zaman ayırt edici gezgin yorumları alan kuruluşlara verilmekte ve küresel ölçekte bunu başaran
işletmeleri kapsamaktadır. Mükemmellik Sertifikası
alan kuruluşlar, tüm dünyadan seçilmekte olup web
sitesinde listelenen işletmeler arasında üst seviyede
yer almaktadır.
Mükemmellik Sertifikası’nı kazananlar seçilirken, TripAdvisor ödül alacakları belirlemek için yorumlardaki puanları dikkate alan özel bir algoritma
kullanmaktadır. İşletmeler, TripAdvisor yıldız derece-
74
MAYIS 2014
lendirmesinde beş üstünden en az dört yıldız almalı,
hacimleri düşmemeli, yorumlar yeni olmalı ve işletmenin sitedeki yetkinlik ve popülerlik sıralaması düşmemelidir.
The Grand Tarabya Genel Müdürü Bora Göymen
“[TripAdvisor Mükemmellik Sertifikası’nı kazanmak tüm The Grand Tarabya ekibi için gerçek bir
övünç kaynağıdır ve biz de vakit ayırarak TripAdvisor’da yorum yazan geçmiş konuklarımıza teşekkür etmek istiyoruz. İtibar konusunda, müşteriler
tarafından kabul görmekten daha büyük bir kanıt
olamaz. Müşteri yorumlarına dayalı TripAdvisor
Mükemmellik Sertifikası ödülü, işletmemize ve
sürekli mükemmellik hedefimize yönelik önemli
bir güven oyudur” şeklinde memnuniyetlerini dile
getirmiştir.
Mall of İstanbul açıldı
Türkiye’nin en büyük yerli AVM yatırımcısı Torunlar GYO tarafından 1.3 milyar TL’lik yatırımla hayata geçirilen Mall of İstanbul, ziyaretçilerini ağırlamaya başladı.
M
all of İstanbul 350 mağaza, binlerce marka,
Avrupa’nın en büyük kapalı eğlence parkı Moi
Park, gurme lezzetleriyle Gusto Moi, sanatın
yeni sahnesi Moi Sahne gibi farklı fonksiyonları aynı
çatı altında buluşturuyor.
Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun;
“Mall of İstanbul, perakende sektöründeki 15 yıllık
tecrübemizi, bilgi birikimimizi yansıttığımız bir proje
oldu. Fonksiyon zenginliği, ulaşım kolaylığı, büyüklüğü, sunduğu içerik ve yaşam vaadiyle Mall of İstanbul
İstanbul’un alışveriş merkezi olacak” dedi.
Torunlar GYO tarafından hayata geçirilen Türkiye’nin ikinci en büyük alışveriş merkezi Mall of İstanbul açıldı. İstanbul’un gelişen bölgelerinden Başakşehir’de Atatürk Havalimanını TEM’e bağlayan Prestij
Yolu (eski Basın Ekspres) üzerinde yer alan Mall of
İstanbul, konsepti ve içinde barındırdığı farklı üniteleri
ile Türkiye’nin en fonksiyonel alışveriş merkezi olarak
ön plana çıkıyor.
Mall of İstanbul’un açılışı ile ilgili değerlendirme
yapan Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, AVM yatırımlarında artık içerik zenginliğinin ön
plana çıktığını vurguladı. Torun, “Sürdürülebilir ziyaretçi ve buna bağlı olarak kiracı ilgisi için AVM yatırımlarında artık yeni bir dönem yaşanıyor. Lokasyonu,
mağaza karması ve mimarisinin yanı sıra AVM’lerin
içeriğinin daha anlam kazandığı ve tercih noktası olarak ön plana çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. AVM’ler bugün modernitenin, gelişmişliğin, sosyalleşmenin kül-
türel ve eğitsel gelişmenin merkezleri olarak önemli
misyonlar üstleniyor. Modanın, teknolojik gelişmelerin ve her alanda rekabetin arenası oldular. Biz de bu
anlayışla Mall of İstanbul’u tasarladık ve geliştirdik.
Fonksiyon zenginliği, ulaşım kolaylığı, büyüklüğü,
sunduğu içerik ve yaşam vaadiyle Mall of İstanbul İstanbul’un alışveriş merkezi olacak” dedi.
Mall of İstanbul’dan yıllık
24 milyon ziyaretçi hedefi
Aziz Torun; “Mall of İstanbul hem kendi kadrosu,
hem de 350 mağazası ile 5 bin kişi için yeni istihdam
alanı yaratıyor. Konut ve ofislerimizde yaşam başladı.
Kısa sürede burada da ciddi bir canlılık başlayacak.
Sabah iş günü başladığında AVM, rezidans ve ofislerde
10 binden fazla insan yaşıyor olacak. Yerli ve yabancı
ziyaretçiler için önemli bir destinasyon ve yaşam merkezi olacağına inandığımız Mall of İstanbul için yıllık
kapı girişi hedefimiz 24 milyon ziyaretçi” dedi.
Perakende Sektörünün ilk’leri ve
en’leri Mall of İstanbul’da
Mall of İstanbul yaklaşık 154 bin metrekare kiralanabilir alanı ve toplam 350 mağazası ile dünyanın
ve Türkiye’nin önde gelen markalarına ev sahipliği
yapacak. Türkiye’de içerisinde 12 adet ile en fazla departman store bulunan AVM unvanını taşıyan Mall of
İstanbul, ayrıca en çok çocuk mağazasına sahip alış
veriş merkezi olarak ön plana çıkıyor.
MAYIS 2014
75
ÇEVRE & YAŞAM
2020 yılında plastik çöp
olmayacak
Avrupalı plastik üreticilerinin çatı kuruluşu olan Plastics Europe, Akdeniz Danışma Kurulu
toplantısında çevre temizliği konusunu masaya yatırdı ve sanayicilerin bu konudaki
eylem ve hedeflerini paylaştı.
2
012 yılında plastik atıklarının yüzde 36’sını enerji
geri kazanımında, yüzde 26’sını geri dönüşümde
kullanan, yüzde 38’ini ise toprağa gömen Avrupa’nın hedefi büyük! Buna göre, 2020 yılında toprağa
gömülen plastik atık kalmayacak! Böylece her yıl 9,6
milyon ton plastik atık yani 9 milyar Euro’luk değer
kazanılacak.
Almanya’yı örnek alan PlasticsEurope’a göre hedef ‘zorlayıcı’ görünse de ‘ulaşılabilir’. Çünkü Almanya 5 yıl gibi kısa bir sürede toprağa gömülen plastik
oranını yüzde 1’in altına indirebilmiş.
Plastik üreticilerinin Avrupa’daki çatı kuruluşu
olan PlasticsEurope’un Akdeniz Danışma Kurulu Toplantısı, Atina’da gerçekleştirildi. Yunanistan Plastik
Sanayicileri Derneği’nin ev sahipliğinde yapılan toplantıda PAGDER Plastik Sanayicileri Derneği’ni Proje
Uzmanı Günay Erdoğan temsil etti.
“Plastik atıklar ve çevre” konusunun öncelikli
gündem maddesi olduğu toplantıda, Avrupa’nın plastik atıklarla ilgili hedefleri PlasticsEurope yetkilisi L.
Knox-Peeble tarafından paylaşıldı. L. Knox-Peeble,
2012 yılında Avrupa’daki plastik atıkların yüzde 36’sının enerji geri kazanımında, yüzde 26’sının geri dönüşümde kullanıldığını aktarırken atıkların yüzde 38’inin
de toprağa gömüldüğünü belirtti.
Peeble tarafından verilen bilgiye göre, 2020 yılı itibariyle toprağa gömülecek plastik atık miktarlarının
sıfırlanmasına yönelik Avrupa Birliği (AB) mevzuat
değişikliği yılsonuna kadar tamamlanacak. Böylece 2020 hedefi doğrultusunda, her yıl 9,6 milyon ton
plastik atığın, yani 9 milyar Euro’luk değerin toprağa
gömülmesinin önüne geçilecek. PlasticsEurope, toprağa gömülmeyen plastik atıkların yüzde 40’ının geri
dönüşümde, sürdürülebilir şekilde geri dönüşümü
sağlanamayan yüzde 60’ının ise enerji geri kazanımında kullanılacağını öngörüyor.
76
MAYIS 2014
Zorlayıcı hedefin referansı Almanya
Paylaşılan bilgilere göre, günümüzde yedi
AB ülkesi ile beraber Norveç ve İsviçre, tüketici
sonrası plastik atıkların yüzde 10’unu; diğer 11
üye devlet ise hala plastik atıklarının yüzde 60’ını
toprağa gömüyor. Yetkililer, 9,6 milyon ton plastik
atığın her yıl toprağa gömüldüğü bilgisi göz önüne alındığında 2020 hedefini ‘zorlayıcı’ olduğunu
kabul etmekle birlikte imkansız olmadığını düşünüyor ve referans olarak Almanya’yı gösteriyor. 5
yıl gibi kısa bir sürede bu oranı yüzde 1’in altına
indirmeyi başaran Almanya, hedefin ulaşılabilir
olduğunu kanıtlıyor.
Temiz deniz için AB direktifi güncellenmeli
Akdeniz Danışma Kurulu toplantısının katılımcılarından Hırvat Ekonomi Odası Temsilcisi G.
Pehnec Pavlovic ise, konuşmasında denizlerdeki
çöplere, atıklara dikkat çekti. Denizlerdeki çöplerin
yüzde 80’inin karalardan denizlere ulaştığı, yüzde
20’sinin ise gemiler tarafından illegal olarak denizlere bırakıldığı bilgisini paylaşan Pavlovic, ilgili AB
direktifinin, geri dönüştürülebilir ve yüksek kalorili
plastik atıkların toprağa gömülmesinin önüne geçilmesini sağlayacak şekilde güncellenmesinin deniz kirliliği sorununun çözümüne yönelik en önemli
adımlardan biri olacağına dikkat çekti.
Toplantıya katılan Waste Free Oceans (WFO)
Türkiye, Afrika ve Orta Doğu Başkanı Yavuz Eroğlu
ise toplantıda “Türkiye sahillerindeki deniz çöplerinin yüzde 53’ü Türkiye’ye ait değildir. Diğer ülkelerden Türkiye’ye gelmektedirler. Özellikle Suriye’deki
savaşın da etkisiyle yüklü miktarda deniz çöpü sahillerimize ulaşmaktadır” dedi ve sınır tanımayan
deniz kirliliğine karşı küresel hareket edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Rakamlarla deniz kirliliği!
Denizlere en çok sigara ve filtreleri, yiyecek ambalajları, plastik içecek şişeleri, plastik poşetler,
kapaklar, tabak/çanak/çatal/kaşık/bıçak, pipetler,
cam içecek şişeleri, teneke içecek kutuları ve kağıt poşetler atılıyor. 2012 yılında Uluslararası Kıyı
Temizleme Fuarı’nda yapılan bu sıralama çok daha
zararlı olabilecek ve gün geçtikçe sağlık açısından
daha da endişe verici bir hal alan balıkçılık ağları gibi 5-0,01 mm boyutlarındaki mikro-plastikleri
içermemektedir.
l
Deniz çöplerinin yüzde 80’inin kara, yüzde
20’sinin deniz kaynaklı olduğu düşünülmektedir.
l Her yıl 6,4 milyon ton çöp, gemiler tarafından
denizlere bırakılmaktadır.
l Her yıl kentlerde yaşayan insanlar tarafından
1,3 milyon ton belediyesel katı atık üretilmektedir. Bu
rakam 2025 yılında iki katına çıkacaktır.
l Tüm deniz atıklarının yüzde 70’inin sudan daha
ağır olduğu tahmin edilmektedir. Dolayısıyla atıkların
yüzde 70’i deniz dibine çökmekte; yüzde 15’i sahillere
vurmakta; yüzde 15’i ise açık denizlere ulaşmaktadır.
l Okyanuslarda milkare başına 46.000 parça yüzen plastik atık düşmektedir. Yani okyanusların her 55
m2’sinde bir, yüzen bir plastik atığa rastlamak mümkündür.
MAYIS 2014
77
ÜYELERİMİZ
Mehmet Emin Yıldız
Eflatun Mutlu
Oktay Şirin
Yeşim Tekin
Kemal Tunç Buyruk
Abdulkadir Turan
Hasan Çapkurt
Samet Taşkıran
Ahmet Eren
Zafer Mumcular
Ali Murat Çimen
Cengiz Pala
Tahir Yılma Berik
Altan Özbey
Bülent Doğru
Hüseyin Sonuk
Ali Haydar Gürkan
Pelin Özbilgin
Sema Mumcular
Özgür Köstekçi
Ali Başdurak
Dinçer Yalçın
Mehmet Ersoy
Halit Ersoy
Emre Saygılıer
Hakan Özalp
Canan Aksu
Furkan Albayrak
Cem Alakuştekin
Ali Ekber Durmaz
Ayşe Kantarcılar
Abumüslim Bazkır
Erdoğan Kalay
Levent Alatlı
Orhan Kutlukhan Tüte
Cevat Turan
Musa Bulut
Arif Ömer Karaşehirli
Orhan Mirza Çapkurt
Şebnem Özenç
Halil Doğru
78
2A Yönetim Hizmetleri
Artem Tesis Yönetimi ve Hizmetleri AŞ:
Ayos Temz.Hizm.İnş.Rek.Org.San.ltd.
Bizim Servis ve Danışmalık Hizmetleri AŞ.
Buyruk Group
Cam Pak
CSS Hizmet İşletme San. AŞ.
Çetin Group
Çetin Group
Çevre End.Temizlik Hizm.Ltd. 7/24
Deça Hij.ve Kimyasal Temz. Hizmt. AŞ.
Deniz Temizlik
Destek Servis Tesis İşi ve Yönetim Hizmetleri
Destek Temizlik Hizmt.Ltd.
DGR
Ece Group
Ecolab
Eczacıbaşı Girişim Pazarlama
Edin Eğitim ve İnsan Kaynakları Hizm.Ltd.
Eko İnşaat Turizm Yönetim Hizm.San. AŞ.
Ekspress Temizlik
Emeksan
Ersoylar Temizlik ve Yönetim Hizm.Ltd.
Ersoylar Temz.Ltd.
Esse Temizlik
Etkin Grup
ETS Endüstriyel Temz. Sis.San.ve Dış Tic.Ltd.
Eubsa Bsg.Tesis Yönetimi ve İşletme Hizmt.Ltd.
Euroserve
FMS Temizlik Hizmt.Ltd.
Güney İlaçlama Turizm ve Tic.Ltd.
İştem Çevre Grup Entegre Tesis Yönetim Hiz.
Klüh Deniz Profesyonel Hizm AŞ.
Koza Yönetim ve Servis A.Ş.
KT Danışmanlık
Mis Group AŞ:
Mispak
Mss Grup Kimya Temizlik San. Ve Dış Tic. Ltd.
Onlıne Group
Özenç Hizm.Yönetim
Öz-Tem
MAYIS 2014
www.eplustr.com
www.artemtesis.com
www.ayostemizlik.com
www.bizimservis.com.tr
www.buyrukgroup.com.tr
www.campak.com.tr
www.css.com.tr
www.cetin-group.com
www.cetin-group.com
www.deca.com.tr
www.artemtesis.com
www.destekservis.com.tr
www.destektemizlik.com
www.dgrgroup.com.tr
www.ecenur.com.tr
www.tr.ecolab.eu
www.maratem.com.tr
www.ekofms.com
www.ekspresstemizlik.com.tr
www.emeksantemizlik.com
www.ersoylar.com.tr
www.ersoylar.com.tr
www.esseyika.com
www.etkinhizmet.com
www.etsgrup.com
www.eubsaturkey.com
www.eurestservices-tr.com
www.fmstemizlik.com.tr
www.guneyilaclama.com
www.istemcevregrup.com
www.kluhsm.com
www.kozayonetim.com
www.ktdanismanlik.com
www.misgroup.com.tr
www.mis-pak.com.tr
www.mssgrup.com
www.onlinegrouptr.com
www.ozenc.com.tr
www.oztem.com.tr
0212 230 75 71
0312 397 00 33
0212 223 50 95
0216 545 88 45
0216 392 92 59
0216 465 14 00
0216 428 07 07
0282 725 41 41
0282 725 41 41
0216 339 97 24
0212 256 56 80
0216 508 29 00
0212 358 59 40
0212 278 92 08
0212 452 89 89
0216 572 74 04
0216 458 69 00
0216 333 71 00
0216 339 97 24
0212 334 48 48
0212 270 35 77
0212 274 55 80
444 37 74
444 60 61
0416 223 23 14
0212 569 78 08
0216 493 20 90
0216 470 03 08
0216 578 98 00
0850 221 03 67
0242 241 04 56
0212 238 42 88
0212 423 33 34
444 21 24
0212 603 10 43
0212 253 68 68
0216 455 92 82
0216 660 08 98
0216 546 01 95
0216 428 54 05
0212 452 89 89
Necati Altın
Caner Geban
Ünal Kurumuş
Ali Tolga Gediz
Murat Çakmak
Miktat Kuzhan
Şaduman Uçar
Güven Kadakal
Bahadır Adıyaman
P Group
Server Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş (Eroğlu)
Silen Temizlik
SMG Steam Cleanıng Machines & Services Co
Sodexo
Tepe Servis ve Yönetim AŞ:
Uçar Sosyal Hizmetleri
Yağmur Prof Hizm.Temz.ve Org. Ltd.
YKS Tesis Yönetim Hizmetleri A.Ş.
www.pgroup.com.tr
www.erogluholding.com
www.silenhizmet.com
www.smg-tr.com
www.sodexo.com.tr
www.tepesavunma.com.tr
www.ucartemizlik.com
www.yagmurtemizlik.com
www.yks.com.tr
0212 219 29 15
0212 653 27 00
0258 264 49 77
0232 457 27 23
0216 340 45 00
0212 267 23 98
0212 854 02 17
0212 583 15 74
0212 280 42 88
MAKİNE, KİMYASAL, SEKTÖRE MAMÜL VE HİZMET TEDARİKİ YAPAN FİRMALAR
Duygu Ömeroğlu
Murat Yiğit Öcal
Emrah Taşçı
Ömer Annaç
Gürkan Doğanay
Turgut İpkırmaz
Arzu Yıldız
Pelin Özbilgin
Sema Mumcular
Umut Delikanlı
Erdal Demircioğlu
Vedat Yılmaz
Hilmi Karasu
Murat Soylu
İsmail Korkmaz
Kutlukhan Tüte
Arif Ömer Karaşehirli
Tayyip Tokar
Yunus Bingöl
Hülya Çetin
Metin Babacan
Ali Tolga Gediz
Ersin Topak
Ahmet Havuz
Hamit Bektaş
Fatih Kutlutaş
G. Maria Aydın
Suat Yiğitoğlu
Nesrin Serin
3M
Adonis End.Temz Gıda ve Kozm.Ürün San.Ltd.
Bayco End
Dayland
Diversey
Doğuş Makina
Dönertaş Makine Sanayi
Eczacıbaşı Profesyonel
Edim Eğitim
Ekipman Market
Ermop
ETS Grup
Fanset
Hayat Makine
Karcher
KT
Mss Grup
Nilfisk Advance
Osmanlı Makine
Promak
Saruhan
SMG Makina
Star Makina
Tak Kozmetik
Tektem Makine
TMT Pazarlama
Tosay Makina
Yiğitoğlu
Yöndes Yön
www.3M.com
www.adonis.com.tr
www.bayco.com.tr
www.dayland.com.tr
www.diversey.com
www.dogustemizlik.com.tr
www.donertas.com.tr
www.eczacibasiprofesyonel.com.tr
www.hijyenakademisi.com
www.ekipmanmarket.com
www.ermop.com
www.edsgrup.com.tr
www.fanset.com
www.hayatmakine.com
www.karcher.com.tr
www.hizmetinadresi.com
www.mssgrup.com
www.nilfisk.com.tr
www.osmanlimakine.com.tr
www.promak.com.tr
www.saruhan.com.tr
www.smg-tr.com
www.starmakina.com.tr
www.takkozmetik.com
www.cleanvac.com
www.tmtpazarlama.com
www.tos-ay.com
www.yigitoglu.com.tr
www.yondes.com
0216 538 06 55
0212 549 50 59
0282 651 29 70
0224 443 39 40
0216 578 64 00
0212 444 07 64
0232 281 65 76
0216 333 71 00
0216 339 97 24
0212 306 32 14
0216 466 52 67
0216 493 20 90
0212 697 57 70
0212 671 75 31
0232 252 07 08
0532 314 72 95
0216 660 08 98
0216 466 94 94
0216 398 07 97
0242 522 56 56
0212 249 33 80
0232 457 27 23
0216 572 74 04
0212 221 91 95
0216 499 90 90
0212 659 33 60
0226 814 24 50
0212 284 43 37
0212 327 01 84
MAYIS 2014
79
TESİAD BİLGİ ODASI
DERGİ İSTEK FORMU
Adı:............................................................................................................................................................
Soyadı:...................................................................................................................................................... Firma Adı:.................................................................................................................................................
Görevi:.......................................................................................................................................................
Telefon:.....................................................................................................................................................
Faks:...........................................................................................................................................................
Web Adresi:...............................................................................................................................................
E-Mail Adresi:...........................................................................................................................................
Vergi Dairesi:...........................................................................................................................................
Vergi No:...................................................................................................................................................
Dergi Başlangıç Sayısı:..........................................................................................................................
Dergi Bitiş Sayısı:..................................................................................................................................
Bize Nereden Ulaştınız?
Adresi:
Ekonomi Ajans Yayıncılık, Paz.ve Danışmalık Hizmetleri
Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul
Tel: +90 (0) 216 572 60 69 Faks: +90 (0) 216 576 89 96
[email protected]
[email protected]
80
MART 2014
MART 2014
81
TESİAD BİLGİ ODASI
82
MART 2014
Download

78. SAYI - Teshiad