BİR MÜHENDİS VAR MİMARDAN İÇERİ
AYDAN KESKİN BALAMİR*
MİMAR / Architect:
MÜHENDİS / Engineer;
imar' faaliyetini yürüten kişi; yapı sanatı;
techne alanının baş (arch) yöneteni.
'Hendese' alanında yetkin kişi; makine (engine) erbabı.
Mimar, 'en eski meslek' gruplarından birine ait olmanın övüncü ile, modern çağda
imar faaliyetinin baş aktörü konumundan artık uzaklaşmış olmanın ezikliğini birlikte
yaşayan; hem kendini her işin ehli gibi hissedip, hem de kendi işine bile adamakıllı
sahip çıkamayışın hüsranını duyan bir buhranlı kişidir. Özerk bilgi alanlarının henüz
günümüzde olduğu kadar kesin hatlarla ayrışmadığı modern öncesi toplumda mimar, aynı zamanda sanatçı/zanaatkar, mühendis, ve hatta plancı (ve elbet hem 'iç'
hem 'dış' mimar) iken, bugün hepsinden birer tutam kimlik barındırdığı halde, bu
kimliklerini kendi başlarına kurumsallaşmış durumlarıyla pek de barışık olmayan
bir sıkıntılı yapı sergilemekte. Bu yapı, barındırdığı parçaların toplamından fazla (ve
başka) bir bütün, bir geştalt oluştursa da, her mimarın bu ideal konuma ulaştığını
söylemek kolay değil. Söz konusu kimliklerden birinin diğerlerine ağır bastığı mimar tipleri, sahip oldukları/yücelttikleri bilgi türü ve idealler bakımından birbirinden
ayrılmakta. Bazılarımız öncelikle "sanatçı-mimar" kimliğini sürdürürken, kimimiz
mesleğin teknik yönünü ön planda tutan "mühendis ruhlu mimarı", kimimiz ise
toplum mühendisliği rolünü ön plana çıkaran "plancı-mimar" türünü temsil etmekteyiz. (Belki bir tek, yapı ustası/zanaatkar mimar türüne pek rastlanmıyor; çünkü
özünde bir statü ve güç yarışını barındıran meslekleşme projesinde onun çapı küçümsenmece.)
Bu mini dosyamızda yer alan, mimarın nerden nereye gelirken büründüğü çeşitli
rollere, ve modernizmin türlü yönlerinden disiplinimizi en çok ilgilendiren
modernizm = uzmanlaşma denklemine değinen yazıları, konunun daha etraflıca ele
alınacağı gelecek dosyaların bir habercisi, bir ön hazırlığı olarak alınız. Bu giriş
yazısında vurgulamak istediğim tek nokta, "ne onunla, ne de onsuz" yapabildiğimiz
mühendisle aramızdaki çelişkiler kadar, "içimizdeki mühendis" ile bağlarımızı da
yeniden gözden geçirmemiz gereğidir. Dışımızdaki mühendisle çelişkilerimiz, öncelikle dünyaya farklı bakmaktan kaynaklanıyor; varolma nedenlerimiz kadar, bilgiyi
kullanma ve üretme biçimlerimizde ayrılıyoruz. (Ontolojimiz, epistemolojimiz farklı)
Bu fark kuşkusuz, her durum için geçerli değil. Mühendislik idealleriyle tariflenmiş
mimarlık anlayışları (aramızdaki gizli mühendisleı) olduğu gibi, ortalama bir mimardan kat kat daha 'mimarca' düşünen ve yaratan sıradışı mühendisler de var. Uç
örnekler dışında ise, bir diğer çelişkimizi şöyle dile getirebilir miyiz? Mimarın bir
yönü mühendis, ama mühendisin bir yönü mimar değil. (Her mimar asgari mühendislik bilgisiyle donatılmıştır, ya mühendis?) Ancak o kadar da övünmeyelim;
biz mimarlar kendi disiplinimizin doğal olarak barındırdığı mühendislik boyutunu
yeterince canlı tutabildik mi? İçimizdeki "iyi mühendis"i ne kadar inceltebildik?
Baştaki tanımlara karşılık, son zamanlarda sıkça karşılaştığım bir terim, "Biz Mimarlar" ve "Ah O Mühendisler" ayrımını aşabilecek, her iki tarafı da zenginleştirici
bir izdivacın ümidini taşıyor;
Architecture = IMAGINEERING
(Mimarlık = Hayal Mühendisliği)
*ODTÜ Mimarlık Bölümii
Ecole des Beaux-Arts öğrenci projelerinden örnekler:
"Yapı Projesi' dersi için demir köprü ve yüzyıl başından bir eskiz sınavı:
telefon, telgraf ve elektrik telleri için anıtsal/dekoratif cadde direkleri.
Download

BİR MÜHENDİS VAR MİMARDAN İÇERİ