ALABİLİRSİNİZ
SAYI: 33
www.ngdergi.com
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler
erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine
kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
EDİTÖR
Yenilikçi bir yılın ilk sinyalleri
NG Kütahya Seramik dünyada bir ilke daha imza attı:
Türkiye’nin en büyük teknik granit seramik fabrikası Kütahya’da
faaliyete geçti. Böylesine büyük bir yatırımın bizler için en önemli
anlamı ise rekabette rakiplerimizden ayrı bir yere konumlanmak
ve ülkemize verdiğimiz değer. Kütahya’da toplam 320.000
metrekare arsa üzerine kurulu bu dev çatı altında tam 300 kişi
istihdam ediliyor. Yeni iş imkanlarının doğmasına vesile olan
yatırımlarla büyümeye devam eden NG Kütahya Seramik,
ürettiği büyük ebatlı seramiklerle de profesyonel hayata çözüm
getiriyor. 80x80, 80x160 cm ebatlı yeni seramikler ve teknik
granit seramikler geçtiğimiz aylarda NG Kütahya Seramik
markasının farkını sektöre altın harflerle bir kez daha yazdı. Tüm
yeni ürünlerimizi NG okurlarıyla (s. 12) paylaşıyoruz bu ay.
Gülden GÜRAL
Bir başka gururumuz ise Kütahya Porselen çatısı altında
yaşandı. Mitterteich 1400º markasının kreatif danışmanlığını
yapan ünlü tasarımcı Defne Koz’un, bu marka için hazırlamış
olduğu koleksiyonlardan biri olan ‘Plano’ 1938’de kurulan
Amerikan Endüstriyel Tasarımcılar Organizasyonu tarafından
düzenlenen IDEA Tasarım yarışmasında Bronz Ödülü ve Alman
Red Dot Tasarım Ödülleri’ni aldı (s. 104).
Yenilenmeyi ve genç kalmayı ilke edinen bir marka olarak
heyecan verici bir sezona hazırlanıyoruz yine. 2015 yılının en yeni
koleksiyonlarını ve etkinliklerini öncelikle sizlerle paylaşıyoruz.
Yaratıcı, yenilikçi ve keyifli bir kış dönemi dileğiyle…
NG dergimizi Samsung eKitap ve www.ngdergi.com adlı internet
sitemizden de takip edebilirsiniz.
4
İÇİNDEKİLER
62
12
6 SERGİ İstanbul Modern’den Türk sinemasının
100. yıl dönümü sergisi
8 AJANDA Önümüzdeki aylarda
izleyebileceğiniz konser, sergi ve festivaller
barındıran İznik
62 STİL RENK Kütahya Porselen’in
Naturaceram koleksiyonundan pastel tatlar
64 SANATÇI Ressam Ahmet Güneştekin’in
10 KİTAP Küşat Başar ile son romanı ‘Yaz’ı
tuvallerinden yansıyanlar
konuştuk
68 GEZİ Maya kültürünün sembolü
12 YENİ SERİ SERAMİK NG Kütahya
Guatemala’nın çarpıcı renkleri
Seramik’in 80x80 cm ebatlarındaki seramikleri
72 SANAT VE PORSELEN Ressam
ve teknik granit seramikleri
Bahri Genç’in yüzlerdeki anlamı irdeleyen
18 YENİ SERİ PORSELEN Kütahya
portreleri, Kütahya Porselen’in tabağında
Porselen’in yeni ‘Bone’ serisi
vücut buldu
24 SPONSORLUK NG Kütahya Seramik
74 MİMARİ TREND Mekanlara canlılık ve
Türk Milli Futbol Takımı’nın ana sponsorluğunu
doğallık katan dikey bahçeler
üstlendi.
78 RÖPORTAJ Son yıllarda dizi izleyicilerinin
30 YENİ YATIRIM NG Kütahya Seramik
yakından tanıdığı ve büyük hayranlık duyduğu
Türkiye’nin en büyük teknik granit seramik
Ayça Bingöl’le keyifli bir sohbet
fabrikasını Kütahya’da açtı
82 ALIŞVERİŞ Grafiti serisi ile hem pişirme hem
34 ÖNERİ NG Kütahya Seramik duvar ve
zemin kaplamalarıyla evinizi baştan yaratın
84 SEMT Hem çok eski, hem de çok genç bir
de sunumda yeni bir dönem başlıyor.
38 RÖPORTAJ Vardar Mobilya’nın tamamı el
semt Moda’yı adım adım gezdik
işçiliğiyle hazırlanan mobilyalarının hikayesi
88 ALIŞVERİŞ Yemek yazarı ve yayıncıları
40 ALIŞVERİŞ NG Çikolata ailesi yeniliklerine
porselensepeti.com’dan seçim yaptı
daha da fazlasını katmaya devam ediyor.
92 SAĞLIK Dünyada yükselişte olan ve
42 OTEL SERİSİ Kütahya Porselen, Novo ve
Türkiye’nin de akut hastalıklarından biri olmaya
köşeli hatlı Maya serileri
aday gösterilen obeziteyi mercek altına aldık
44 MİMAR Yüksek Mimar Ertuğ Uçar’ın
96 OTEL NG Sapanca Wellness&Convention
‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali)
romantik balayı paketleri ile hayalleri gerçeğe
adlı kitabı
dönüştürüyor
46 GENÇ TASARIMCI Genç tasarımcılar
98 BESLENME NG Sapanca
Ahmet Korukçu, Ayşegül Akköprü, Gamze
Wellness&Convention’ın diyetisyeni Ali Dereli
Yalçın ve Yasemin Karakaya’nın yaratıcı
sağlıklı bir kış için önerilerde bulundu
dünyaları
99 KİŞİSEL BAKIM Pürüzsüz, sağlıkla ışıldayan
50 ALIŞVERİŞ Kütahya Porselen’in çocuklar
bir görünüme kavuşmak için NG Hotels Aliva
için tasarladığı eğlenceli yemek setleri
SPA’yı öneriyoruz
52 OTEL Termalin mucize dokunuşunu NG
100 GURME NG Güral Sapanca
Afyon Wellness&Convention’da yaşayın
Wellness&Convention’ın şeflerinden
54 MÜZİK Şebnem Ferah son albümü ‘Od’a ve
sonbahar lezzetleri
hayata dair duygularını anlattı
104 BİZDEN HABERLER
58 KÜLTÜR MİRASI Tarihin izlerini
BULMACA
SAYI: 33
EYLÜL 2014
İmtiyaz Sahibi
Nafi Güral Yatırım A.Ş. adına
Eser Çetintaş
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Ahmet Öz
Görsel Danışman
Harun Topuz
İletişim Adresi
Atatürk Bulvarı, Çalça Mah. Kütahya
Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13
www.ngdergi.com
facebook.com/ngdergi
twitter.com/ngdergi
NG Dergisi Nafi Güral Yatırım A.Ş.
tarafından 3 ayda bir
yayınlanır ve ücretsiz dağıtılır.
Haydar Erçin
Yayına Hazırlayanlar
Yazışma Adresi: Turkuvaz Dergi
Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş
Grubu, Barbaros Bulvarı, Cam Han,
No:153, Balmumcu, Beşiktaş
Yayın Direktörü Aslıhan Sarp İşman
Tel: (0212) 354 30 00
Yayın Yönetmeni Fatma Özel
Basımcı: Turkuvaz Matbaacılık
Yazı İşleri Müdürü Şebnem Yıldız
Yayıncılık A.Ş.
Görsel Yönetmen Nazlı Sarı
Basıldığı Yer: Akpınar Mah.
Editörler Çiğdem Hasanoğlu
Hasan Basri Cad. No: 4, Sancaktepe
Zeliha Köşlü
İSTANBUL, Tel: (0216) 585 90 00
Fotoğraflar Agim Can, Füsun Gümeli,
5
SANAT
GÜNCESİ
“Yüzyıllık Aşk ”sergisi, Türkiye’nin ilk sinema
salonlarından günümüzün festival sinemalarına
kadar uzanan bir sunum yaparak açılıyor. Seyircinin
sinema ile en somut ilişkiyi kurduğu yerlerden,
yani sinema mekanlarından başlıyor. Kapı üstüne
asılan fenerlerden (eski sinemalarda çok büyük
afişler hazırlanır ve bunlara sinema fenerleri denirdi),
gişelerine; antre, lobi ve salonlarından perdelerine
kadar sinemalar serginin ilgi alanına giriyor.
6
Bambaşka
bir aşk türü
İstanbul Modern, kuruluşunun 10. yılında Türk sinemasının
100. yıldönümü olması da sebebiyle, 4 Ocak 2015 tarihine kadar sürecek,
“Yüzyıllık Aşk” isimli uzun soluklu sergi ile tutkulu bir aşk türü olan sinemanın
dünden bugüne hikayesini anlatıyor. Yazı Çiğdem Hasanoğlu
T
ürkiye coğrafyasında sinema tarihinin doğuşunun,
ramlar ve el ilanları, broşürler, afişler, sinema dergileri ortaya
1914 yılına ait ‘Ayastefanos’taki Rus Abidesi’ninYıkılışı’
çıkarılıyor. Sinema ve seyirci ilişkisinin bir diğer unsuru olan bi-
isimli bir belgesel olduğu belirlenmiştir. O tarihten bugüne
letler, gala davetiyeleri de eksik edilmiyor.
100 yıllık serüveni olan sinemanın, içerik ve teknik bakımdan
Sinemanın bir fanatizm olduğu bir gerçek ve “Yüzyıllık Aşk”
pek çok sanat dalından daha interdisipliner olduğu bir ger-
sergisi de sinema seyircisinin büyük bölümünün fanatik olduğu
çek. Seyirci ile etkileşimi açısından da son derece büyüleyici
saptamasını yapıyor. Seyirciler hayranı oldukları artistlerin im-
bir havası olan sinemanın ülkemizdeki 100. Yılı Gökhan Ak-
zalı fotoğrafları peşinde koşarlar. Sinema konulu koleksiyoncu-
çura ve Müge Turan’ın küratörlüğünde gerçekleşen “Yüzyıllık
luğun ise sınırları çok geniştir. Çiklet, çikolata vb. tüketim mal-
Aşk” sergisi ile kutlanıyor!
zemelerinden çıkan resimler başta olmak üzere, her tür sinema
Bugüne kadar pek dikkate alınmayan bir noktadan sine-
belgesi-objesi sinema tutkunu koleksiyoncular tarafından top-
ma olgusuna bakmayı amaçlayan sergi; sinema tarihimizde
lanıyor. Sinema konulu kitaplar, sinema romanları, özel sayı-
seyirciye dair yazılı ve görsel arşiv malzemesini dijital platfor-
lar, albüm kitaplar vb. de seyircilerin ilgi alanındadır. Bu tutku
ma aktararak kaynakları iyi korunmamış ve kişisel çabalarla
gündelik tüketim malzemelerine de yansır: Fatma Girik’li çiklet
yaşatılmaya çalışılmış bir tarihin de hafızasını görünür kılmaya
kutuları, yıldız takvimleri, askerin arkadaşına gönderdiği Müj-
çalışması bakımından son derece manidar. Pek çok sine-
de Ar kartpostalı, Türkan Şoray resimli çay tabağı, Ayhan Işık
ma sergisinin aksine, Yüzyıllık Aşk, sinemanın tamamlayıcısı
saç modeli, artist resimli kitap ayraçları vb... Sergide üç fanatik
“seyirci”nin bakış açısını merkeze alarak rotasını çiziyor.
seyirci büyüteç altına alınıyor. Bu seyirciler Türkan Şoray, Filiz
“Yüzyıllık Aşk” sergisi, Türkiye’nin ilk sinema salonlarından
Akın ve Yılmaz Güney’in hayranları…
günümüzün festival sinemalarına kadar uzanan bir sunum ya-
İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) ve Kültür Bakanlığı tara-
parak açılıyor. Seyircinin sinema ile en somut ilişkiyi kurduğu
fından desteklenen Yüzyıllık Aşk, Agah Özgüç, Burçak Evren,
yerlerden, yani sinema mekanlarından başlıyor. Sinemaların
Gökhan Akçura, Ömer Durmaz, Turan Tanyer, Cengiz Kah-
“seyirci mabetleri” olduğu özellikle vurgulanıyor. Kapı üstüne
raman, Ali Özuyar gibi koleksiyonerlerin arşivlerinden belgeler-
asılan fenerlerden (eski sinemalarda çok büyük afişler hazırlanır
le hazırlanmış. Sergiye kapsamlı bir katalog da eşlik ediyor.
ve bunlara sinema fenerleri denirdi), gişelerine; antre, lobi ve
Katalogda birçok yazarın sinema ve seyirci konulu yazıları ve
salonlarından perdelerine kadar sinemalar serginin ilgi alanına
serginin panolarında yer alan görsel malzemeler bulunuyor. giriyor. Gazete ilanları; sinemaların filmlerle ilgili dağıttıkları prog-
www.istanbulmodern.org
7
AJANDA
ETKİNLİK
Önümüzdeki aylarda izleyebileceğiniz konser, sergi ve festivallerden bir seçki hazırladık.
12
34
56
78
Her yıl dünyanın dört bir yanından birçok kuklayı
Türkiye’nin bütün caz severlere hazırlanın!
ve kukla tiyatrosunu İstanbullularla buluşturan,
24. Akbank Caz Festivali 23 Ekim-2 Kasım
Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 16 - 26 Ekim
tarihleri arasında İstanbul’da; Festivalin
tarihleri arasında perdelerini açıyor. Dünyaca ünlü
Kampüste Caz konseri ise
kukla ustalarının, en iyi performanslarını sergileyeceği
3-14 Kasım tarihleri arasında Anadolu’nun
festivalde, 15 farklı ülkeden 30 kumpanya ve 70
farklı şehirlerindeki üniversitelerde
gösteri sahnelenecek. www.kuklaistanbul.org
gerçekleştiriliyor.
www.akbanksanat.com
İstanbul Çocuk Tiyatrosu’nun yeni aile
şovuna davetlisiniz. 5 Ekim-26 Ekim
tarihleri arasında Trump Kültür ve Gösteri
Merkezi’nde gösterilecek olan Jurassic
Adventures, dinozor parkında doğan ilk
bebek dinozorun maceralarını günümüze
taşıyor. www.biletix.com
1926 yapımı ilk animasyon film ‘’Prens
Ahmet’in Maceraları’’ günümüze kadar
gelmiş en uzun metrajlı sessiz film olma
özelliğini taşıyor. Piyanist Hakan Ali Toker’in
piyanosunu eşliğinde bu muhteşem filmi
izlemeye ne dersiniz? Tarihler 10 Aralık
olunca İTÜ Akungüç Oditoryumundaki
yerleriniz hazır olsun. www.biletix.com
Farklı ses rengiyle dikkatleri üzerine çeken
Cem Adrian da turnede! Adrian, yeni albümü
“Sana Bunları Hiç Bilmediğin Bir Yerden
Yazıyorum” albüm konserleriyle Türkiye’deki
dinleyicileriyle buluşuyor. www.biletix.com
Klasik müziğin Madonna’sı olarak
nitelendirilen André Rieu, Johann Strauss
Orkestrası ile birlikte sürprizlerle dolu yepyeni
performansıyla İstanbul’da! Konserler, 27
Kasım’da Sinan Erdem Spor Salonu’nda
ve 29 Kasım’da ise Ülker Sports Arena’da
gerçekleşecek. www.ykykultur.com.tr
2013 yılında çıkardığı 4. albümü Demi’de
yer alan “Heart Attack” ile iTunes
Amerika ve Avrupa’da 16 ülkede 1
numaraya oturarak çok büyük bir başarı
yakalayan ve inanılmaz bir rekora imza
atan Demi Lovato, 16 Kasım’da Ülker
Sports Arena’da! www.biletix.com
Dünyaca ünlü opera balatlarını, klasik
müzik eserlerini kendine özgü bir yorumla
sanatseverlerle buluşturan İngiliz soprano,
aktris, şarkı sözü yazarı ve dansçı Sarah
Brightman, 9 Kasım’da Ülker Sports
910
Arena’da İstanbullu müzikseverler ile bir
araya geliyor. www.biletix.com
Polonya sanatındaki oryantalist eğilimleri,
resim, desen, tekstil ve grafik eserlerle
gözler önüne serecek geniş kapsamlı
sergi bir sergi, 18 Ocak 2015 tarihine
kadar Pera Müzesi’nde ziyarete açık
olacak. www.peramuzesi.org.tr
8
Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun
dans gösterisi Troya turnede!
Hangi tarihte şehrinize uğradıklarını
öğrenmek için web adreslerini ziyaret
edebilirsiniz. www.anadoluatesi.com
KİTAP
YAZ
Yaz
biter,
romanı
kalır
Küşat Başar
ile Everest
Yayınları’ndan
Yayınları’nda
an
romanı
çıkan son rom
manı
“Yaz” üzerinee
keyifli bir sohbet
gerçekleştirdik.
Yazı Çiğdem Hasanoğlu
10
K
ış İkindisinin Evinde isimli ilk kitabıyla 1989 yılının
lerinizden mi yola çıktınız?
Haldun Taner Öykü Ödülü’nün sahibi olan Kür-
Kıbrıs’ta 10, 11 yaşlarındayken iki yıl kalmıştım. 60’lı yıllarda
şat Başar, 1990’da çıkardığı kitabı ‘Konuştuğu-
Kıbrıslı Türklerin yaşadıklarını o zaman canlı tanıklarından çok
muz Gibi Uzaklara’ ve hemen ardından pek çok gencin ba-
dinlemiştim. Aradan uzun zaman geçti sonra bir film projesi için
şucundan ayırmadığı ‘Sen Olsaydın Yapmazdın, Biliyorum’
yeniden adaya gittim ve bu kez tanıklarla yeniden konuştum.
ile edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yaptı. Gazetecelik ve TV
Proje gerçekleşmedi ama bu öyküler ve anılar bende yer etti.
programcılığı gibi alanlarda da üretimine devam eden Başar,
Bir biçimde bu kitap yazılırken de gelip tıpkı o romandaki kele-
2012 yılında yayınlanan ‘Keşke Burada Olsaydın’ isimli bir
bek gibi kitaba girdi.
albümü de bulunuyor.
Seneler sonra “Yaz” ile yeniden okuyucunun karşısına
Milyonlarca kez sorulmuştur muhtemelen ama yaz
mevsiminde çıkan bir romanın adı neden Yaz olur?
çıktınız. Bu kadar uzun süre ara vermenizin nedeni neydi?
Roman kışın da çıksa adı Yaz olacaktı. Çünkü birincisi yaz-
Bu süre içinde pek çok şeyle uğraştım. “Bir Roman Kahra-
ma eylemini anlatıyor, ikincisi bir yaz semtinde geçen çocuk-
manı” adıyla bir Doğan Hızlan biyografisi hazırladım. “Çok Gül-
luğu anlatıyor, üçüncüsü unutulmaz bir yaz aşkını anlatıyor ve
dük, Ağlamayalım” adlı bir kitabım daha çıktı. “Bizim Şarkımız”
dördüncüsü alın yazısını anlatıyor. Bu kitapta yer alan temaların
adıyla bir müzikal yazdım. Bu arada köşe yazıları, televizyon
hemen hepsini içeren bir sözcük.
programları ve bazı dizi projeleri ile bir de
Neden gazeteci oldunuz? Sonra-
film senaryosu yazdım. Son üç, dört yıl da
sında TV programları... Bütün bunlar
hayatımda farklı bir kariyer başladı. Daha
size neler kattı?
önce bir keyif, bir hobi olarak kendi kendime
Üniversiteye girdiğim yıl Hürriyet gaze-
ya da yakın dostlarımla sürdürdüğüm müzik
tesinde Gösteri Sanat Edebiyat dergisinde
çalışmaları ciddi bir şekle büründü. “Keşke
çalışmaya başladım. Uzun zaman da as-
Burada Olsaydın” adlı bir albüme dönüştü.
lında sanat ve edebiyatla ilgili bölümlerde
Son üç yılda 250 civarında konser verdik ve
çalıştım. Daha sonra dergi yöneticiliği ve
kulüp çalışmaları yaptık. Pek çok ünlü isimle
köşe yazarlığı geldi. O dönemlerde özel
farklı projeler gerçekleştirdik. Elbette bütün
kanallar yeni açılıyordu ben de TRT’de bir
bunlar çok fazla zaman alan ve her biri özel,
program yapıyordum bu nedenle gelişen
ciddi çalışma gerektiren işler. Bu nedenle
sektörde genç isimler olarak bizler yer al-
roman biraz fazla bekledi.
dık. Yaptığım her şeyin hayatıma önemli
Yaz’ın hikayesi nasıl oluştu?
şeyler kattığına inanırım. Pek çok insan
Başlangıçta, kitapların arasında büyü-
tanıdım, pek çok şey öğrendim, hep ça-
yen ve gerçek dünyayla kendi hayal dünya-
lışmak zorunda kaldım ve bu da bana bir-
sını bir türlü bağdaştıramayan bir çocuğun
çok şeyi yapabilmeyi öğretti.
öyküsüydü. Giderek değişti. Son olarak da işin içine ilginç bir
biçimde biraz da rastlantıyla Kıbrıs girdi.
Romandaki karakterlerin yazarlara ve yazmaya dair
Şimdilerde hayatınız nasıl geçiyor? Müzikle de ilgileniyorsunuz bir yandan? Her şeyin kendine ait bir zamanı
mı var, yoksa hepsi aynı anda olabiliyor mu?
zaman zaman eleştirel oldukları yerler var. Siz de bu ko-
Bu sıralar müzik devam ediyor. Bu yaz Bodrum’da iki ay
nular hakkında çok düşünmüşsünüzdür. Edebi manada
boyunca haftanın dört gecesi çaldık. Kışa da İstanbul’da yeni
kendinizi nasıl bir alana yerleştiriyorsunuz?
mekanlarda devam edeceğiz. Bu arada yeni albümün çalış-
Bu soruya benim cevap vermem çok doğru olmaz. Elbette
maları devam ediyor. Her zaman yeni projeler oluyor elimde.
yazmaya başladığım zamandan beri yazı ve edebiyat hakkın-
Örneğin “Sen Olsaydın Yapmazdın, Biliyorum” adlı romanımın
da çok fazla düşündüm ve okudum. Başka yazarlar hakkında
senaryosu yazıldı filmi çekilecek. Bunun yanında yeni bir TV
yazılar, kitap yazıları da çok yazdım. Ama sanırım en doğrusu
programı için de görüşmeler sürüyor.
zamanın sizi nereye yerleştireceği...
Bütün zamanların en sevdiğiniz yapıtları nelerdir?
Romanın tarihi fonunda Kıbrıs olaylarının geçmesi
Klasik bir cevap olarak klasikler diyeceğim. Ama bunun yanın-
neden? Dönemin sizin yaşantınız üzerinde herhangi bir
da Türk şiiri her zaman dönüp dönüp okuduğum ve her keresin-
etkisi oldu mu? Yoksa duyduklarınızdan ve merak ettik-
de yeni keyifler bulduğum bir tür. www.everestyayınları.com
11
YENİ SERİ
SERAMİK
Neden
80x80
seramikler
• Çağdaş mimari alanlar
için eşi olmayan bir olan
80x80 cm. ürünler
mimarların da tercihi
• 80x80 cm. ebatlar
sayesinde daha az derz
kullanılıyor.Böylelikle yaşam
alanları daha kusursuz yüzey
görüntüsü ile olduğundan
geniş bir görünüm
kazanıyor.
• Doğal taş, mermer, beton
desenlerinin yer aldığı
80x80 cm. koleksiyonu,
profesyonel tasarımcılara
doğal mekanlar
kurgulamaları için birçok
renk ve doku seçeneği
sunuyor.
12
Sıra dışı
bakış açıları
80x80
NG Kütahya Seramik’in mimarlar, iç mimarlar
ve tasarımcılar için yeni bir çözüm niteliğindeki
80x80 cm. ebatlarındaki seramikleri ve teknik
granit seramikleri işlevleriyle olduğu kadar
tasarımlarıyla da göz dolduruyor.
Büyük projelerin yeni yapı taşı: Vista
AVM, residence, havaalanı gibi dev projeler için
ideal, iç ve dış tüm alanlarda uygulanabilen Vista,
80x80 ve 80x160 cm ebadında seçenekleri ile
mimari projelerin yeni gözdesi olmaya aday.
13
YENİ SERİ
SERAMİK
Büyük ebatlı seramikler dış
cephelerde alternatif kaplama
malzemelerine göre daha
dayanıklıdır. Binaya yüklediği yük
daha azdır.
Mermerin yeni formu: Duval
Mermer görünümüne sahip Duval serisi, 80x80 ve 60x120 cm. ebat
seçenekleri ile yepyeni mimari yaklaşımlara olanak tanıyor.
Mekanlardaki ferahlık etkisi: Opal
Opal serisi, sadelikten taviz vermeyen bone renk seçeneği ve parlak nano yapısı ile
dikkat çekiyor. Serinin 80x80 ve 60x120 cm. ebatları bulunuyor.
14
Şıklığın zarafetle buluşması: Kristal
Gri, bej ve beyaz renkl seçenekleriyle kristal şıklığını, zarif tasarımı ile
harmanlayan serinin 80x80 ve 60x120 cm. ebatları mevcut.
Efsanelerde yaşamak isteyenler için: Vezüv
Adını Vezüv Yanardağ’ının, yüzey efektlerini taşlaşmaya yüz tutmuş lavlardan
alan Vezüv serisinin 80x80 ve 60x120 cm ebat seçenekleri mevcut.
15
YENİ SERİ
SERAMİK
Dinamik ve mimari çözümlere yönelik… Calacatta
Calacatta, yüzey efektlerinin dinamik görünümünü 80x80 cm ebat seçeneği
ile mimari projelerde özel sunumlar yaratıyor.
Büyük ebatta ahşap tonlarının dansı… Rovere
Bone, gri, kahve, kiraz, rustik ceviz, rustik kiraz renk tonlarının seramik üzerindeki dansı Rovere serisinde. Parlak
nano ve mat yüzey dokusu ve 20x120 cm ebat seçeneği ile Rovere serisi ahşabı büyük ebatlarla buluşturuyor.
16
Doğanın zarif çizgileri 60x120 cm ölçülerinde sunuluyor: Royal Traverten
Royal Traverten, doğanın kalbinden gelen çizgileri, 60x120 cm ebat seçimi, parlak nano
yüzeyi ile doğanın zarifliğini mekanlara taşıyor.
Türkiye’
n
in
en
yüksek
teknik
granit
seramik
üretim
kapasitesine
sahip
NG
Kütahya
Seramik,
enkarolarını
büyük dünyanın
ebatlı
üretiyor.
NG Kütahya Seramik’in
en son teknolojiye sahip
üretim tesislerinde 160x480,
120x240, 120x120, 80x160,
60x120, 81x81 ve 61x61 cm
ebatlarında 6 mm ile 20 mm
arasında kalınlık seçeneğine
sahip lamina, teknik granit
seramik ve sırlı porselen
karolar üretiliyor. Yere ve
duvara kolayca döşenebilen
büyük ebatlı teknik granitler,
mimar ve tasarımcılara
Dingin mekanlara yolculuk: Lorima
projelerinde özgürlük sunuyor.
Latte ve bone seçenekleri ile Lorima serisi mekanlara taze bir ruh,
saf bir hava katıyor.
17
YENİ SERİ
PORSELEN
3 TARZ 6 ÖNERİ
Kütahya
K
ütahya P
Porselen’in
orselen’in ““Bone
Bone S
Serisi”
erisi” d
dore
ore vvee llamenin
amenin
asaletini sofralara taşırken porselen yüzeylerdeki ışıltıyı
modern ve klasik mekanlar için yeniden yorumluyor.
Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Cam
Köş
eli B
one
/Go
ld
18
BCK86YT47060113, 86 parça
yemek takımı
BCK86YT47060114,
86 parça yemek takımı
tin
/Pla
e
n
o
eli B
Köş
19
YENİ SERİ
PORSELEN
BC86YT47060115,
84 parça yemek takımı
Yuv
arla
kB
one
/Go
ld
20
BC86YT47060116,
84 parça yemek takımı
k
arla
Yuv
tin
/Pla
e
n
Bo
21
YENİ SERİ
PORSELEN
MNT74YT14R4208422, Krem
Rölyefli Gold, 74 parça yemek takımı
Mit
tert
eic
h
22
Me
nue
t
MNT74YT14R4208423, Krem
Rölyefli Pink Rose, 74 parça
yemek takımı
et
enu
M
h
eic
tert
t
i
M
23
SPONSORLUK
MİLLİ FUTBOL TAKIMI
NG Kütahya Seramik,
Türk Milli Futbol Takımları’nın
ana sponsoru oldu
24
NG Kütahya Seramik, 1 Eylül Pazartesi günü Türkiye Futbol
Federasyonu ile gerçekleştirilen sponsorluk anlaşmasıyla,
Türk Milli Futbol Takımları’nın ana sponsorluğunu üstlendi.
NG Kütahya Seramik, Türk Milli Futbol Takımları’na destek
veren ilk seramik markası olarak bir ilke imza attı.
25
SPONSORLUK
MİLLİ FUTBOL TAKIMI
2
1
5
3
4
1 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı
Erkan Güral. 2 Türkiye Futbol Direktörü Fatih
Terim ve Kütahya Porselen Yönetim Kurulu
Başkanı Sema Güral Sürmeli. 3 NG Kütahya
Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral,
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Gülsüm
Güral. 4 Milli Takım Futbolcusu Caner Erkin.
6 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı
Erkan Güral ve Milli Takım Futbolcusu Arda
Turan. 8 Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim,
NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı
Erkan Güral, Türkiye Futbol Federasyonu
Başkanı Yıldırım Demirören ve Türkiye Futbol
Federasyonu 1. Başkan Vekili Servet Yardımcı.
9 NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı
Erkan Güral ve eşi Yelda Güral, Milli Takım
Futbolcusu Gökhan Gönül.
H
asan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’nde gerçekleştirilen imza töreni Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı
Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu 1. Başkan Vekili Servet
Yardımcı, Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve NG Kütahya Seramik
Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral’ın katılımıyla gerçekleşti. Törenin
ardından Milli Takım futbolcuları ve Fatih Terim dünyanın en büyük karosunu imzaladılar.
Türkiye’nin en büyük seramik karolarını üreten NG Kütahya Seramik
Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Türk Milli Futbol Takımları’nı destekleyerek bir ilke daha imza atmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi:
“Bugüne dek daima ilklere imza atan NG Kütahya Seramik ailesi olarak,
Avrupa’da ve dünyada yepyeni başarılar için Türk Milli Futbol Takımı ile
el ele koşacağız. Fatih Terim liderliğindeki Milli Takımımız tarihinin en büyük başarılarına koşarken, NG Kütahya Seramik ailesi olarak takımımızın
26
6
9
8
yanında olmanın gururunu yaşıyoruz.”
İşbirliğinden duyulan mutluluğu Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı
Yıldırım Demirören şunları söyledi: “Bugün, bize heyecan ve gurur veren,
çok özel bir işbirliğini başlatmak üzere buradayız. Türkiye’nin en köklü markalarından birinin, NG Kütahya Seramik’in, Milli Takımımızın ana
sponsorları arasına katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz. Kendilerine, bize sundukları uzun süreli destek için şükranlarımı sunarım.
Federasyon olarak göreve geldiğimiz günden beri, Türk futbolunun marka değerini yükseltmek için büyük bir çaba içine girdik. Bunun için pek
çok önemli projeye imza attık, atmaya da devam edeceğiz. Öncelikle,
futbolumuzun geleceği olan, genç yetenekleri keşfetmek ve yetiştirmek
“Bugün, bize heyecan ve
gurur veren, çok özel bir
işbirliğini başlatmak üzere
buradayız. Türkiye’nin en
köklü markalarından birinin,
NG Kütahya Seramik’in, Milli
Takımımızın ana sponsorları
arasına katılmasından büyük
memnuniyet duyuyoruz.”
üzere, eğitim ve altyapı yatırımlarını başlattık. Başka bir deyişle, ‘değerlerimize’ sahip çıktık! Türk futbolundaki kaos ortamını düzene sokmak
için sorumluluk aldık. Tüm kulüplerimize eşit mesafede, adil bir yönetim
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı
Yıldırım Demirören
27
SPONSORLUK
MİLLİ FUTBOL TAKIMI
“Ben buradan tüm marka
yöneticilerine ve reklam
verenlere bir mesaj vermek
istiyorum: Büyük küçük tüm
takımlarımıza gönül rahatlığıyla
sponsor olsunlar. Markalarını
futbolla, takımlarımızla
yakınlaştırmaktan artık
çekinmesinler.”
için kolları sıvadık. Başka bir deyişle ‘değerlerimizi’ korumaya aldık!
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı
Yıldırım Demirören
markalar için, iletişim için, seyirciler için nezih ve çekici bir ortama
28
Futbolu şiddetten arındırmak için e-bilet ve Passolig sistemini getirdik,
kötü tezahüratı yüzde 90 oranında azalttık bunu tamamen bitireceğiz.
Centilmenlik, rakibe saygı, sportmenlik gibi bir ara kaybolmaya yüz
tutan erdemleri tekrar yaşatmaya başladık. Başka bir deyişle ‘değerlerimizi’ hatırladık ve hatırlattık.”
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören sözlerini
şöyle sürdürdü: “Ben buradan tüm marka yöneticilerine ve reklam
verenlere bir mesaj vermek istiyorum: Büyük küçük tüm takımlarımıza
gönül rahatlığıyla sponsor olsunlar. Markalarını futbolla, takımlarımızla
yakınlaştırmaktan artık çekinmesinler. Bundan sadece fayda göreceklerine emin olsunlar. Biz Federasyon olarak Türkiye’de futbolun
dönüşeceğinin garantisini veriyoruz. Büyük küçük tüm futbol takımla-
rımızla sponsorların buluşması için uygun ve cazip futbol ortamını
yaratacağımızdan, bu doğrultuda her iki tarafı da destekleyeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Bu anlamda NG Kütahya
Seramik’in tüm markalarımıza örnek olmasını diliyorum. Bugün
imzaladığımız anlaşma ile NG Kütahya Seramik önümüzdeki dönemde yıllık 5 milyon TL destek sağlayacaktır. Bu para da elbette
yukarıda saydığımız değerlerin yaşatılması için kullanılacaktır. Pek
çok kulübümüzün hak ettiği şartlarda sponsor bulamadığı bir dönemde, Milli Takımımızın bu kadar güçlü bir sponsor desteğine
sahip olması, başka pek çok markanın takdirini kazanacak, kulüplerimiz için de önemli sponsorluk anlaşmalarının yolunu açacaktır. Her zaman söylediğimiz gibi, Türk futbolunda ‘ben yerine
biz’ demeye başladığımız bu dönem, büyük başarıların da baş-
Hasan Doğan Milli
Takımlar Kamp ve
Eğitim Tesisleri’nde
gerçekleştirilen
imza töreni nin
ardından Milli Takım
futbolcuları ve Fatih
Terim dünyanın en
büyük karosunu
imzaladılar.
langıç noktası olacaktır.” 29
YENİ YATIRIM
NG KÜTAHYA SERAMİK
Özgür düşünenlere
büyük ebatlar
oğal yüzey efektleri, iç ve dış mekânlarda kullanım
ne yön vermeye devam ediyor. 77.000 metrekaresi kapalı
olanağı ile mimarlar ve iç mekan tasarımcıları için
olmak üzere toplam 320.000 metrekare arsa üzerine kurulan
yeni ve farklı çözümler sunan büyük ebatlar, çağdaş
fabrikada yılda 10 milyon metrekare kapasiteyle büyük ebatlı
D
mimari alanlarına daha kusursuz yüzeyler kazandırıyor.
teknik granit seramik üretimi yapılıyor.
225 milyon TL yatırım bedeli olan fabrikada dünyada
Türkiye’nin en büyük granit seramik üretimini gerçekleş-
bugüne kadar üretilebilen en büyük pres makinelere sahip.
tiren tesis, lamina, granit seramik ve sırlı porselen ürünler
300 kişinin çalıştığı fabrika büyük ebat teknik granit seramik
üretebilen son teknolojiye sahip. Tesiste, 81x81, 61x122,
üretim kapasitesi ve teknolojisi ile dünya seramik sektörüne
120x120, 80x160, 120x240, 160x240 ve 160x480 cm ebat-
adını altın harflerle yazdırıyor.
larındaki ürünler üretiliyor. Özellikle dış cephe kaplamalarında
NG Kütahya Seramik, yeni fabrikasında Türkiye’nin en
büyük teknik granit seramiklerini üreterek seramik sektörü30
8 mm kalınlığında daha hafif granitlerle uygulama kolaylığı
sağlanıyor ve binaya binecek olan yük azaltıyor. Modern çağın ihtiyaçlarına her zaman
yeni çözümler sunmayı ilke edinmiş NG
Kütahya Seramik, yeni ve büyük ebattaki
ürünlerini teknolojinin gücünü doğanın
estetiğiyle birleştirerek tasarlıyor.
Türk sektörü devlerinden NG
Kütahya Seramik, dünyada bir
ilke daha imza atmanın gururunu
yaşıyor. Türkiye’nin en büyük
teknik granit seramik fabrikasını
Kütahya’da faaliyete geçiren NG
Kütahya Seramik dünyada bir
ilk olan 120x240 cm ebadındaki
karoları ile yaşam alanlarına farklı
bir bakış açısı kazandırıyor.
Çevreci Yaklam
NG Kütahya Seramik, sadece teknolojiyi değil, doğayı da sahiplenir.
Doğayı sevmenin, sadece doğaya yatırım yapmak olmadığını düşünür
ve tesislerinde çevre ile bir bütün olmaya özen gösterir.
NG Kütahya Seramik’in yeni fabrikasının en önemli özelliklerinden biri dışarı kesinlikle atık su çıkmıyor oluşu.
Fabrikada üretim esnasında oluşan atık sular arıtılıyor ve üretim işleminde değirmenlerde değerlendiriliyor.
Fırınlardan çıkan hava ise tekrar sistem içinde döndürülerek ısı konusunda %55 -%60 civarında bir tasarruf
elde edilmesini sağlıyor. Fabrikada gerçekleştirilen paketleme işlemlerinde de hiçbir atık ortaya çıkmıyor.
Üretimde kullanılan oksijen yanmalı frit fırınları da yine doğa dostu ve çevreci bir yapıya sahip.
31
YENİ YATIRIM
NG KÜTAHYA SERAMİK
Bu yatırım
dünyada bir ilk
• 160x480 cm
büyüklüğündeki karolar
Türkiye’nin en büyük teknik
granit seramik üretim
kapasitesine sahip fabrikada
en büyüğü 160x480 cm
ve en küçüğü 60x60 cm
olmak üzere 81x81, 61x122,
120x120, 80x160, 120x240 cm
ebatlarındaki granit seramikler
üretiliyor.
• Türkiye’nin en büyük
granit seramik üretim
kapasitesine sahip
Fabrikada yılda 10 milyon
metrekare büyük ebat granit
Mimarlara özel üretim
Fabrika esnek üretim anlayışı ile mimarların
ve tasarımcıların projelerindeki gereksinimlere
yönelik özel üretim gerçekleştirebiliyor.
üretimi yapılacak.
NG Kütahya Seramik 11 Eylül tarihinde yeni tesisle• Dış cephe, yer ve duvar
döşemelerinde devrim
yapıyor Teknolojik açıdan
bir devrim niteliğinde olan
fabrikada, 6 mm ile 20 mm
arasındaki kalınlıklarda lamina
üretiliyor. Böylece yere ve
duvara kolayca döşenebilen
teknik granit seramikler ile dış
cephe kaplamalarında ince ürün
sunularak binaya binecek yük
azaltılıyor.
rinde gerçekleştirdiği basın toplantısında NG Kütahya
Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, fabrikanın yalnızca NG Kütahya Seramik için değil, seramik sektörümüz ve ülkemiz için son derece önemli bir
yatırım olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “NG
Kütahya Seramik olarak biz her zaman ‘ilk’leri hayata
geçirdik. Türkiye’nin en büyük showroom’ları ve uluslararası alanda ülkemize ilk kez getirdiğimiz ödüller
bunlardan yalnızca bazıları. Yeni fabrikamız Türkiye’nin
en büyük granit seramik üretim kapasitesine sahip. Bu
anlamda yalnızca Türkiye için değil dünya için de bir
ilki gerçekleştirdik. Bu fabrika ile bugüne dek dünyada
üretilmesi imkânsız olduğu düşünülen ürünlere imza
• Tesis, esnek teknoloji
ile üretim yapabiliyor
Fabrika esnek üretim anlayışıyla
mimarların ve projelerin her
türlü ihtiyacını sunacak
kapasiteye sahip.
atıyoruz. 160x480 cm ebadına kadar karolar üretebiliyoruz. İhracat anlamında Avrupa ve Amerika’nın
yanı sıra Rusça konuşulan ülkeler ve Asya ülkeleri en
önemli hedeflerimiz. Yeni fabrikamızda üretilen karoların önemli bölümünün ihraç edileceğini öngörüyoruz.
Yeni ürünlerimizi dünya pazarlarına ilk defa eylül ayı
içerisinde İtalya’daki Cersaie Fuarı’nda sunacağız.”
32
NG Kütahya Seramik iş ortakları ile
yeni üretim tesislerinin açılışını yaptı
G Kütahya Seramik, Türkiye’nin en büyük teknik
N
granit ve seramik fabrikasını, 14-16 Eylül 2014
tarihleri arasında, NG Afyon Otel’de düzenlediği toplantı
ile iş ortaklarına tanıttı.
İş ortakları ile bir araya gelen NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral “Türkiye’nin en büyük
seramik fabrikasını kurduk ve burada dünyanın en büyük
karolarını üreteceğiz, yeni hedeflerimizle yolumuzda yine
ilkleri başarmak vizyonuyla hareket edeceğiz,” dedi. NG
Kütahya Grubu Kurucu Başkanı Nafi Güral da iş ortaklarına
“Asla yerinizde saymayın, daima kendinize yüksek hedefler
koyun ve ona ulaşmak için ilerleyin,” mesajını verdi. Konuşmaların ardından 120x240, 80x160, 61x122 ve 81x81 cm
ölçülerindeki yeni karoların sergilendiği showroom’u ziyaret
eden iş ortakları NG Afyon Otel’de düzenlenen öğle yemeği
programında bir araya geldi. Ardından yeni yatırımı yerinde
görmek ve tesisle ilgili detaylı bilgiler almak üzere tüm iş ortakları ve yönetim ekibi Kütahya’ya hareket etti. Kütahya 2.
Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan dev tesisin açılış töreni, NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı, Yönetim
Kurulu Üyeleri, Kütahya Porselen San. A.Ş. Genel Müdürü
A. Rüştü Düver; NG Kütahya Seramik yöneticileri, çalışanları ve iş ortaklarının katılımı ile gerçekleştirildi. Açılış kurdelası
NG Kütahya Seramik iş ortakları tarafından kesildi. Açılış töreninin ardından NG Kütahya Seramik Teknik Genel Müdür
Yardımcısı Celal Üstündağ ve İşletme Müdürü Ali Kemal Ahi
tarafından iş ortaklarına özel ekipmanlar ve sunum sistemleri
eşliğinde yeni tesisinin üretim aşamaları hakkında teknik bir
gezi gerçekleştirildi. Gezinin ardından iş ortakları Türkiye’nin
en büyük seramik karosunu imzaladılar. 33
ÖNERİ
KÜTAHYA SERAMİK
SADELİĞİN ZARAFETİ
Yeni teknolojilerin yardımıyla hazırlanan
karolar, keskin geometrinin izlerini
yaşam alanlarımıza taşıyor.
1
NG Kütahya Seramik ‘Cube’ serisi bu
duyguyu en güzel yansıtan yüzeye sahip.
Zemin
kaplama
sanatı
Geçmişten günümüze banyoların
vazgeçilmezi olan duvar ve
zemin kaplamalarının en trend
olanlarını sizler için derledik.
Yapım Çiğdem Hasanoğlu
34
2
ZAMANSIZ BİR TREND
3
4
Modası hiç geçmeyen yüzey kaplamalarının başında
gelenlerden biri şüphesiz mermer. Bugünün trendlerine
baktığımızda da karşımıza çıkan ilk seçenek dokusuyla farklılık
yaratan mermer örnekleri oluyor. Kullandığınız yumuşak tonları
farklı dokulardaki malzemelerle harmanlayarak üç boyutlu bir
etki yaratabilir ve bu trendi yakalayabilirsiniz.
2
NG Kütahya Seramik ‘Imperial’ serisi klasik mermer yüzeyin
modern ifadelerinden birini temsil ediyor.
RENKLİ DETAYLAR
Olabildiğince sade hatlarla birlikte kullanacağınız canlı renkler
banyolarınızda dengeli bir hareketlilik yaratacaktır. Bir rengin
farklı tonlarından hareketle bir kombinasyon yaratabilir ya da
kontrast renklerden faydalanabilirsiniz.
3
Renk ve desen kullanımının en çarpıcı örneklerinden biri olan ‘Gloria’
NG Kütahya Seramik koleksiyonunun sevilen serilerinden biri.
SOFİSTİKE BİR AMBİYANS
Farklı ebat ve tarzlardaki parçaların bir araya geldiği
duvar kaplamaları şaşırtmaya devam ediyor. Bazen
son derece çılgın kombinlerle, bazen ise kararında
kompozisyonlarla karşılaşmak mümkün.
4
Doğal taş görünümü, 30x75 cm ve 42,5x42,5 cm ebatlarına
sahip Talya serisi ile doğanın uyanışı mekanlarınızda. Talya’nın
yüzeyi kahverengi tonlarının özgün görünümü ile bezeli.
35
ÖNERİ
KÜTAHYA SERAMİK
SADELİĞE ÖVGÜ
Bir kaplamanın sade olması, onun şık ve göz alıcı
olmayacağı anlamına gelmiyor. Beyaz ve bejin
sadeliğini modern bir tasarım ile sunan bu seride, sadelik
ve şıklığı arayanlar için süper alternatifler mevcut.
5
30x60 cm ebadında duvar karosu, 42,5x42,5 cm ebadında
yer karosu olarak tasarlanan Elis serisi, mermer fonlarının
yanında “Elis çiçeği” motiflerindeki dekor seçeneği ile
kendine has uygulamalara olanak tanıyor.
36
6
MODERN BİR SENTEZ
7
8
Modern çizgiye sahip ürünlerle birlikte kullanacağınız
6
optik desenlerle ortaya şık ve bir o kadar da ilginç bir
sentez çıkacak.
TAU Ceramica ile mekanlarınıza gelen İspanyol havası Chebbi serisi
ile ışıltıya dönüşüyor. 33x66 cm ebadında, sedef ve silver renklerinin
kombin kullanımıyla parlak ve prestijli mekanlar yaratıyor.
GEÇMİŞE ÖVGÜ
Doğal ve nostaljik yer ve duvar karolarını tercih edeceğiniz
7
banyolar çok etkileyici bir ortam yaratmanıza yardımcı
olacak. Beyaz ve mavi tonlarını harmanladığınızda bir yandan da
geçmişe gönderme yapacaksınız.
Seramiğin geçmişini kendine has görünümü ile harmanlayan Nostalji
serisi, mekanlarda tarihin ve eşsiz bir ambiyansın kapılarını aralıyor.
UZUN ÖMÜRLÜ ŞIKLIK
Banyolarınızdaki zemin ve duvar kaplamalarında şıklık kadar
dayanıklılığı da göz önünde bulundurmalısınız. Özellikle kırılma ve
aşınmaya dayanıklı ürünler seçmeniz, banyonuzun ömrünü uzatır.
8
İtalyanca altın rengi anlamına gelen Dorato, mermerin duru
görünümüyle mekanlara ulaşıyor. 30x75 cm, 50x50 cm ebatlarına sahip
Dorato kullanım alanlarında zengin yüzey efektlerine olanak tanıyor.
İtalyanca altın rengi anlamına gelen Dorato, mermerin duru görünümü
ve zarif renklerin bir araya gelmesiyle hayat buluyor.
37
RÖPORTAJ
AYHAN&MURAT VARDAR
Vardar Mobilya’nın iki kattan oluşan
atölyesindeki deneyimli ustalar mobilya
ve oyma imalatının yanında altın varak
işçiliği de gerçekleştiriyor.
Nesillerden nesillere
aktarılan zanaat
74 yılında Hüseyin Vardar tarafından kurulan Var-
başlamış. O tezgah önce bana, benden de kardeşim Ayhan’a
dar Mobilya’nın mirasını oğulları Murat ile Ayhan
devroldu. Beraber çalışıyoruz. Kolumuza rahmetli ustamızın bu
19
Vardar devam ettiriyor. 1996 yılında, ortaokulu bitirdikten sonra
mesleğe giriş yapan Murat Vardar, o günden beri mesleğini icra
bileziği takmasıyla biz de bu işlere girdik.
Vardar Mobilya’nın gelişme süreci nasıl oldu?
etmekten gurur duyduğunu söylüyor. Dolapdere Mobilyacılar
Adım adım, çok zor şartlarda ilerliyoruz. Biz çok yüksek
Çarşısı’nda yer alan atölye ve mağazalarında ziyaret ettiğimiz
paralar kazanan insanlar değiliz. Hep müşterilerimizin refe-
Vardar kardeşler, babaları Hüseyin Vardar’ın izinde devam et-
ransları sayesinde tanındık. Bizim elimizden tuttular. Kulaktan
tikleri zanaat anlayışlarını bizlerle paylaştı.
kulağa ilerledi işler.
Babanız Hüseyin Vardar bu mesleğe nasıl başladı?
Tasarımları nasıl yapıyorsunuz?
Yedi yaşında başladı. Köyden geldikleri zaman mezarlıkta
Hepsini biz yapıyoruz. Biz desinatörüz. Gördüğümüzü çizen
su satıyormuş. Dolapdere’de kilisenin yanında Yugoslav bir
insanlarız. Neticede ağacın sanatkarlarıyız. Yılların deneyimi so-
usta vardı. Onun yanında mesleğe başlamış ve 18 yaşına kadar
nuçta, gördüğümüz şeyi unutmayız. Ağaç sevgi sanatıdır.
ustasının yanında çalışmış. Onu hiç yalnız bırakmamış. Ustasını çok severdi. 18 yaşında askerlik dönemi gelmiş. Askerliğini
bitirip döndükten sonra tek başına tek bir tezgah ile oymacılığa
38
Ağaçları yakından tanıyorsunuz haliyle. Hangi mobilya için hangi ağacı kullanmak gerekiyor?
Onu çalışan ustalar bilir. Biz çoğunlukla ıhlamur ve kayın ağa-
Ahşap işçiliğine çocuk yaşta başlayan ve aşkla bağlanan Hüseyin Vardar’ın
kurduğu Vardar Mobilya, tamamı el işçiliğiyle hazırlanan mobilyalar üretmeye
devam ediyor. Yapım Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar İsa Arslan
cı kullanıyoruz. Ihlamur ağacının özelliği oymaya ve el sanatlarına
Müşterileriniz kimlerden oluşuyor?
elverişlidir. Açılmaz, çatlamaz ve patlamaz. Çürüme durumu yok-
Çoğunlukla tavsiye üzerine sipariş alıyoruz. Gülsüm Güral’ın
tur. Seneler geçse de işlevini aynı şekilde korur. Kayın ağacına
özel işlerini yapıyoruz. NG Sapanca Oteli’nin kral dairelerini ve
gelince iskelet, koltuk ve benzeri ağır gruplar arasında kullanırız.
diğer mobilyalarını ürettik. Safiye Soyman gibi ünlülerin evle-
Bu ağacın özelliği de kırılmaması, ilerleyen yıllarda sağlam kalma-
rinin dekorasyonunda yer aldık. Mimar Zeynep Sezgin vası-
sı ve dayanaklığından kaynaklanıyor. Ama bir sürü ağaç çeşidi
tasıyla birkaç yıl önce Ayşe Hatun Önal’ın evini dekore ettik.
vardır. Hepsinin kullanıldığı yer farklıdır. Bunu da işi öğrendiğimiz
Antalya Serik’teki Alva Donna Hotel gibi özel projelerimiz de
zanaatkarın kullandığı ağaçlardan öğreniyoruz. Zanaat bambaş-
oldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin işlerini yaptık. ABD Baş-
ka bir şey. Okumakla olmaz. Deneyimle alakalı. Bize staj eğitimi
kanı Barack Obama, Türkiye ziyaretinde bizim ürettiğim oymalı
için gelen mimar arkadaşlarımıza da aynı şeyleri söylüyoruz.
kırmızı koltukta oturmuştu. Müteahhit aracılığıyla yaptığımız ça-
Çalışma sisteminiz nasıl?
lışmalardan Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün büyük salonlarında,
Sabahın erken saatlerinde atölyenin kapılarını açarız. Perso-
Heybeliada Deniz Müzesi’nde ve Beşiktaş Deniz Müzesi’nin
nel arkadaşımızın iş programını ayarlar, paylaşım yaparız. Kim
çekmeceyi takacak, kim ayağı oyacak, kim malzeme alacak
belirlenir. Sonra da hummalı bir çalışma başlar.
dekorasyonunda da ürettiğimiz mobilyalar kullanıldı. Dolapdere Mobilyacılar Çarşısı, Dereotu Sok. 51, Yenişehir,
Beyoğlu, Tel: (0212) 237 85 19
39
ALIŞVERİŞ
cikolatasepeti.com
Çikolata sektörüne uzun yıllarını
vermiş, müşteri memnuniyeti odaklı
çalışan cikolatasepeti.com; NG Çikolata
ailesi ile birlikte yeniliklerine daha da
fazlasını katmaya devam ediyor.
40
ikolatasepeti.com’da özel günler için tasarlanmış şık
ürünler için cikolatasepeti.com’u ziyaret etmeniz yeterli. Bu-
ambalajlı çikolatalardan, mesajlı çikolatalara, çikolata-
nun yanında yine en sevilen ürünler arasında yer alan sihirli
ya bulanmış Türk lokumlarından renk renk ve birbirinden leziz
harflerde çikolata sevenleri lezzeti ve farklılığı ile mutlu etmeye
drajelere, farklı tatlar içeren spesiyal ürünlerden,Türk kahvesi
devam ediyor. NG Çikolata, Ar-Ge ekibinin sürekli ve yenilikçi
yanında eşlik edecek solid ve madlen çikolatalara, tarihi Tak-
bakış açısıyla geliştirdiği birbirinden farklı kendine özgü ürün-
sim Çikolatası’ndan bebek şekerlerine tüm lezzet alternatifleri
leri ile internet üzerinden sizlerin beğenisine sunuyor. Kurban
ile çikolata sevenlerin bir tık yanında.
Bayramı için her damak tadına uygun düşecek bir ürün mut-
C
Yaklaşan Kurban Bayramı’nda kendiniz ve sevdikleriniz için
laka bulacaksınız.
size farklı alternatifler sunan cikolatasepeti.com bayram için
İlk hedefi müşteri memnuniyeti olan cikolatasepeti.com’da
özel hazırlanmış kutulu çikolatalar, çocuklarınızı sevindirmeniz
geliştirilmiş alt yapısı ve yazılımı ile sorunsuz ve kısa sürede üye-
için farklı konseptler sunuyor. Bayramların vazgeçilmez tadı
lik oluşturarak sipariş verilebiliyor. Dilerseniz çağrı merkezini ara-
olan madlen çikolatasına da yeni bir soluk getiren NG Çiko-
yarak telefon üzerinden sipariş oluşturabilir ve sipariş hazırlıkları
lata, bir ilke imza atarak klasik madlen çikolatasının ebatlarını
tamamlandıktan sonra her aşamada mail ve sms ile güncel
ve şeklini değiştirerek müşterilerine ayrıcalıklı bir hizmet veriyor.
bilgiler tarafınıza ulaştırarak siparişleriniz hakkında her an bilgi
Geliştirilmiş olan madlen çikolatası ile sevdiklerinize çikolata
edinebilirsiniz. Ürünler sıcak hava ve ortamlarda erimemesi için
ile istediğiniz mesajı yazdırmanız artık mümkün, başka hiçbir
özel paketleme yöntemi ile gönderiliyor. Bayram alışverişiniz
yerde bulamayacağınız sadece NG Çikolata’ya özel patentli
için cikolatasepeti.com sizleri bekliyor. Yaklaşan Kurban
Bayramı’nda kendiniz
ve sevdikleriniz için size
farklı alternatifler sunan
cikolatasepeti.com bayram
için özel hazırlanmış kutulu
çikolatalar, çocuklarınızı
sevindirmeniz için farklı
konseptler sunuyor.
41
OTEL
SERİSİ
Geometrik şıklık
Kütahya Porselen, özgün geometrik formlu Novo ve köşeli Maya serileriyle
profesyonel mutfaklara yalınlığı taşıyor. Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Can
NOVO
NV17DU00,17x17 cm. tabak
NV21DU00, 21x21 cm. tabak
NV25DU00, 25x25 cm. düz tabak
NV28DU00, 28x28 cm. düz tabak
NV32DU00, 32x32 cm. düz tabak
NV22CK00, 22x22 cm. çukur tabak
NV27CK00, 27x27 cm. çukur tabak
42
MAYA
MY14KS00,14x14 cm. kase
MY16DU00,16x16 cm. düz tabak
MY19DU00,19x19 cm. düz tabak
MY21DU00, 21x21 cm. düz tabak
MY22CK00, 21,5x21,5 cm. çukur tabak
MY23DU00, 23x23 cm. düz tabak
MY25DU00, 25x25 cm. düz tabak
MY27DU00, 27x27 cm. düz tabak
43
MİMAR
ERTUĞ UÇAR
Yüksek Mimar Ertuğ Uçar
Antalya’da doğup
büyümüş. Orta Doğu
Teknik Üniversitesi
Mimarlık Bölümü’nden
1993’te lisans; 1999’da
da lisansüstü derecesini
almış. Önemli yapıları
arasında İstanbul Deniz
Müzesi ve YKB Bankacılık
Akademisi bulunuyor.
Halen İTÜ Mimarlık
Fakültesi’nde mimari
tasarım dersleri veriyor.
Bir sözlük
hayali
Yüksek Mimar
Ertuğ Uçar, kaleme
aldığı ‘Ormanda
Kaybolmak (Bir
Sözlük Hayali)’
adlı
kitabında
dl kit
b d eş
veya yakın anlamlı
sözcükleri kısa
bir öyküde tema
olarak kullanıyor.
Yazı Şebnem Yıldız
44
eğet Mimarlık’ın ortaklarından olan Yüksek Mimar
T
Ertuğ Uçar, 20 yıllık mesleki kariyerinde yaptığı üretimlerin dışında yazdığı kitaplar ile de dikkatimizi
çekiyor. Onun bu çalışmamızda ele alacağımız son kitabı ise,
‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali)’ adını taşıyor.
Her kitabında edebi bir yeniliği denemeyi doğru bulan Ertuğ Uçar, ‘Ormanda Kaybolmak (Bir Sözlük Hayali)’ adlı kitabında eşanlamlı ya da yakın anlamlı sözcükleri kısa bir öyküde
tema olarak kullanıyor ve bu öyküye eşlik eden illüstrasyonlarla bu sözcüklerin anlamları arasındaki nüansları usta bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ertuğ Uçar ile son çalışması hakkında
konuştuk.
Kitabınız eskizler ve öykülerden oluşuyor. Nasıl birbirlerine bağlanıyorlar, bahseder misiniz?
Kitabımın alt başlığı ‘Bir Sözlük Hayali’. İçerisinde de 60
adet eskiz-öykü ikilisi yer alıyor. Tüm bu eskizlerin aslında birtakım kavramları ele aldığını söyleyebilirim. Temel olarak bu kitap
kavrama işaret eden eşanlamlı veya yakın anlamlı üç-dört sözcüğün gündelik kullanımdaki nüanslarını kurcalıyor. Öykü ise,
eskizlerin ilgili olduğu kavramla uzak veya yakından ilişkili bir
öykü. Dolayısıyla, kitaptaki öyküleri bir araya getiren ve onlarda
ortak olan şey nedir diyecek olursanız, bu eskizlerle kurdukları
ilişkidir diye cevap verebilirim.
Öykülerinizde başka ortaklıklar, mesela bir tema
var mı? Önceki kitaplarınızdaki öyküler bir temanın
çeşitlemeleriydi...
Ben kitapta yer alan öykülerimi bir tema ya da temalarr
altında yazmamayı tercih ettim. Ama sonuçta ortaya çıkan
ürüne bakınca da çocuk, yaşlanma, ölüm, rüyalar, şehir, evv
gibi temaların kendiliğinden oluştuğunu ve ortaya çıktığını
görüyorum.
Kitabınız aracılığıyla okuyucuyla nasıl bir iletişim
kurmak istediniz? Bunu gerçekleştirmek için ise hangii
metotları kullandınız?
Bu kitabın oyunlu bir tarafı var. Bunu fark edenler ve bundan zevk alanlar olacaktır. Özellikle eskiz setleri, altlarındaki
eşanlamlı sözcük gruplarıyla tam eşleştirilmemiş durumda.
Benim düşünceme göre herkes kendi eşleştirmesini kendi
geçmişine, eğitimine ve alışkanlıklarına göre yapabilir.
Kitabınızın içeriğinin mesleğiniz olan mimarlıkla kesiştiği noktaları aktarabilir misiniz?
Mimarlık, özellikle de teknik olarak, yazdıklarıma sızmasın diye bir çaba gösteriyorum. Ama eninde sonunda
mezuniyet günümden itibaren sayarsanız, 20 senedir bu
meslekle uğraşıyorum. Bu durumda da mutlaka mesleğim
yazdıklarıma geçiyordur diye düşünüyorum. 45
GENÇ
TASARIMCI
Yaratıcı ruhlar
İİstanbul’da
stanbul’da yyaşayan
aşayan ggenç
enç ttasarımcılar
asarımcılar A
Ahmet
hmet
Korukçu,
Ayşegül
Akköprü,
Gamze
Yalçın
K
orukçu, A
yşegül A
kköprü, G
amze Y
alçın vvee
Yasemin Karakaya’nın keyifli dünyaları ile tanışın.
Yapım Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar Serkan Eldeleklioğlu
Kişiye özel
adımlar
Yasemin
Kara-
kaya 2010 yılında Eskişehir
Anadolu
Üniversitesi
Güzel
Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık Bölümü’nden mezun olduktan sonra, aynı yılın ekim
ayında
İstanbul’a
yerleşip
çalışmaya başlamış. Halen özel
bir mimarlık ofisinde ağırlıklı olarak otel
projelendirmelerinde iç mimar olarak çalışan
Yasemin, akşamları eve döndüğünde günün stres
ve yorgunluğunu atıp kafasını boşaltmak için elişiyle,
resimle uğraşırken kendine satın aldığı bir çift beyaz
bez ayakkabıya gözü takılmış ve böylece 2013 şubat ayından itibaren ayakkabıların üstüne çizimler
yapmaya başlamış. O zamandan bu yana siparişle,
insanların özel günleri ve sevdikleri için ayakkabılarını
desenlerle süslüyor. Tasarım sürecini ise, siparişi veren kişinin ne istediğini öğrenip araştırma yaparak ve
photoshop ile ayakkabıya bir taslak oluşturarak başlıyor. Bu taslak üzerinden konuşmayı tercih ediyor.
En baştan onay alıp bir an önce ayakkabıyı yeniden
tasarlamaya başlıyor ve istenilen desenin detayına
göre üç-dört gün içinde ayakkabılar teslime hazır oluyor. Karakaya izlemeyi, yapmayı ve bakmayı sevdiği
her şeyden ilham alıyor. Çizgi filmler, kuşlar, renkler,
çiçekler, filmler, şarkılar ve hatta kokular Yasemin’in
tasarımlarını şekillendiriyor. Yasemin Karakaya’nın
ürünlerini facebook sayfası ve instagram hesabı
üzerinden takip edebilirsiniz. www.facebook.com/
AYaseminKarakaya www.instagram/yaseminimum
46
Cam bahçelerdeki küçük gezegenler
Amerika’da Emory Üniversitesi’nde hem iktisat,
hem de konservatuar bölümlerini bitiren Ahmet Korukçu, restoran işletmeciliğinden ses mühendisliğine birçok
işte çalıştıktan sonra bitkilere ve bahçeciliğe olan ilgisini dinleyip çiçekçi olmaya karar vermiş. Önceleri hobi
olarak yaptığım peyzaj çalışmalarını hem ticari, hem de
farklı bir sunum haline nasıl getirebileceğini düşünürken,
Amerika’da yaşadığı yıllarda tanıştığı teraryum konseptinin aslında Türkiye’de de çok sevileceğini düşünerek
çalışmalarına devam etmiş. Üç ay önce instagram üzerinden satış yapmaya karar verip kendi şirketini kurmuş. Cam Bahçe aslında çoğumuzun bildiği
teraryum konseptinin yeniden yorumlanmış
hali. Ağzı açık camların içine yapılan mikro
peyzaj çalışmaları da diyebiliriz. Aslında
bu konsept çok eski bir bahçecilik yöntemi, ancak Türkiye’de son senelerde
ilginin arttığı görülüyor. “Bundan 10
sene önce orkide çok popülerdi,
şimdi ise cam içinde yetiştirilen bitkilere ilgi çok fazla,” diyor Ahmet
Korukçu ve ekliyor: “Cam bahçelerde az su isteyen ve fazla bakım gerektirmeyen sukulent tarzı
bitkiler tercih ediliyor. Hem bakımı kolay, hem de su vermeyi
unutmanızı tolere edebiliyorlar. Cam Bahçe, tasarımlarını
üretirken estetik olarak güzel
görünmelerini düşünürken, bir
yandan da bitkilerin doğru şekilde ekilip camın içine uyum
sağlamalarına
önem
veriyor.
Fazla su verildiğinde köklerinin
çürümemesi için camların altına
drenaj sağlayacak volkanik taşlardan konuluyor. Sağlıklı gelişip çiçek
açmaları için de yavaş yarayışlı gübreler ve canlı yosunlar kullanılıyor.”
www.cambahce.net,
www.instagram/cambahce
47
GENÇ
TASARIMCI
Masalsı bir yaşama davet
İç mimar, illüstratör ve iç mekan
sanatçısı olan Gamze Yalçın, 2010
yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar
Üniversitesi, İç Mimarlık Bölümü’nden
mezun olduktan sonra İsviçre merkezli The Do School Vakfı işbirliğinde,
Filipinler’de altı ay geçirmiş ve bu sürenin sonunda illüstrasyon yapmaya
karar vermiş. 2011 yılından bu yana iç
mekanlar için illüstrasyon üreten Yalçın, 2012’de gerçekleştirdiği Bhutan
seyahatinin ardından, ilham aldığı bu
etkileyici zamanları bir sergi projesiyle
izleyici ile paylaşmak istemiş. 2013 yılında bu proje kapsamında, biri Dutch
Design Week olmak üzere üç sergiyi
Hollanda’da
gerçekleştirmiş.
Şimdi
İstanbul’da üçüncü sergi ile izleyicisiyle buluşan ‘Bhutan1912’ projesi için
yepyeni mekanlar arayışında. İç mekanlar için illüstrasyon üreten Gamze
Yalçın, kimi zaman duvar, kimi zaman
mobilya üstüne konsept projeleri ile iç
mekanlar için keyifli hikayeler üretmeye devam ediyor. Bambaşka disiplinler
için karışık teknikler üzerinde çalışan iç
mekan sanatçısı, her projede karşısına
çıkan yeni konu ve hikayelerden ilham
alıyor. Çalıştığı markalar ve mimari firmalar arasında O Design, Erensan, KG
Mimarlık, ID-Istanbul, Adnan Serbest,
The Marmara Hotel Bodrum, La Paz
Cafe Bar, Maersk, Flatofis, Habitat,
Loda Mobilya ve Hexagonortho bulunuyor. Gamze Yalçın ayrıca kendi tasarım markası için yastıklar ve çeşitli
illüstrasyon baskıları üretmeyi sürdürüyor. Bu sıralar suluboya çalışmaları ile
yepyeni bir koleksiyon hazırlıklarında
olan genç tasarımcı Eylül 2013’ten beri
Sumahan’daki ilham verici stüdyosunda çalışmalarını sürdürüyor.
www.gamzeyalcin.net
48
Renkler, formlar ve hayaller
“Tasarımlarımda yaşadığım bir olay, beni etkileyen bir çizgi; renk, kumaş ya da çöpe atılmış metal
parçası, hatta işlevini tamamladığı düşünülen bir avize iskeleti de ilham kaynağım olabiliyor. Yaşadığım
anlardan, geçtiğim sokaklardan alıyorum ilhamlarımı.
Sıradan gri duvarların yanından geçerken bir anda
karşılaşılan rengarenk grafitiler gibi,” diyor Ayşegül
Akköprü tasarım felsefesini anlatırken. Güzel Sanatlar Bölümü’nde okuyan ablası sayesinde 11 yaşında “grafiker” olmaya karar vermiş. 2005’te Anadolu
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü
Grafik ana sanat dalından mezun olunca bavulunu
kapıp İstanbul’a gelmiş. LaSalle’de aldığı stilistlik
eğitimi sonrası moda sektörüne adımını atmış. İlk
işe başladığı yıllarda baskı trend olunca, o da ‘moda
grafikeri’ olmuş. Ayşegül Akköprü için kıyafet, heykel
gibi; üç boyutlu… Ve insanların tasarladığı bir şeyleri
beğenip, sevip üstlerinde taşımaları çok büyük bir
mutluluk. Moda tasarımının yanı sıra, kağıttan yaptığı çiçekleri de var. Untitled’in ilk ürünlerinden kağıt
çiçekler, Hilton Bomonti’nin içindeki tasarım mağazası Jade Boutique’in tavanından sarkıyor mesela.
Tasarladığı kıyafetlerin baskıları, renkleri, canlı ve
görmeye alışık olmadığımız renklerden oluşuyor.
Ayşegül Akköprü, tasarımlarını Untitled adını verdiği
tasarım markası altında toplamış. Ürünleri şimdilik
Yirmibir Metrekare’de, Jade Boutique’te satışta.
www.untitled-design.com
49
ALIŞVERİŞ
ÇOCUK YEMEK SETİ
Merhaba okul
50
Kütahya Porselen’in
çocuklar için tasarladığı
eğlenceli yemek setleri,
günün en önemli öğünü olan
kahvaltıda annelerin işini
kolaylaştıracak.
ütahya Porselen, okula dönüş döneminde çocuk-
K
lar için birbirinden eğlenceli karakterlerin yer aldı-
ğı rengarenk setler hazırladı. Kütahya Porselen’in, Uzun
Zürafa, Neşeli Maymun, Pıtırcık Ailesi, Şaşkın Ördek, Uç
Uğur Böceği, Meraklı Panda, Prenses Çiçek, Sevimli Fare
ve Şirin Sıpa gibi karakterleri çocukları kahvaltıda yalnız bırakmıyor. Çocuklar bu eğlenceli karakterlerle okula gitmeden önce, kahvaltıda keyifli vakit geçiriyor.
Kütahya Porselen’in çocuklara kahvaltıyı sevdirecek tasarımlarından oluşan sağlıklı çocuk setlerindeki çatal, bıçak,
servis tabağı, pasta tabağı, matara, kase, kupa ve yumurtalıklarla yemek saatleri zevkli bir hale dönüşüyor. Çocuklara
özel hazırlanan setleri tüm Kütahya Porselen mağazalarında
ve porselensepeti.com adresinde bulmak mümkün. 51
OTEL
NG AFYON WELLNESS&CONVENTION
Termal su
mucizesiyle
tazelenin
Güneşin ve denizin yıprattığı ciltlere termalin mucize dokunuşunu
profesyonel hizmet anlayışıyla aktaran NG Afyon Wellness&Convention,
soğuk kış aylarına girerken ruhunuzu ve bedeninizi yenileyecek.
52
N
G Afyon Wellness&Convention’ın şifalı termal sula-
ğanın benzersiz hediyesi olan termal sularıyla ruhunuzu ve
rı, yoğun geçen yaz mevsimi sonunda kış aylarına
bedeninizi tazeleyecek birçok seçenek sunuyor.
daha enerjik ve keyifli bir şekilde girmenizi sağlayacak. NG
NG Afyon Wellness&Convention’ın 9.500 m2’lik termal
Afyon Wellness&Convention’ın 9.500 m2’lik termal spa mer-
spa merkezi Aliva SPA, içerisinde termal jakuziler, kadın ve
kezindeki termal sular, bedeninizi ve ruhunuzu stresin ve yor-
erkeklere özel bölümler, Türk hamamı, sauna, buhar odası,
gunluğun yarattığı negatif etkilerden arındıracak.
macera duşları, buz çeşmesi, su kaydırakları ve dışa açıla-
Yaz aylarının koşuşturmacası güneş ve denizin ciltte ya-
bilen sıcak su havuzu gibi alanlar bulunuyor. NG Afyon’un
rattığı olumsuz etkilerle birleşince, birçok kişi yaz sonunda
mineral bakımından zengin termal suları, bedeninizi ve ru-
yenilenme ihtiyacı hisseder. Huzurlu tatillerin öne çıkan ad-
hunuzu stresin ve yorgunluğun yarattığı negatif etkilerden
reslerinden biri olan NG Afyon Wellness&Convention, do-
arındıracak. nghotels.com.tr
53
MÜZİK
ŞEBNEM FERAH
Başarısının
sırları,
kariyerinin
şifreleri, onu
vazgeçilmez
kılan özellikleri
Çalışma
arkadaşları ve
hayranlarıyla
ilişkisi
“Od”un müzik
çevreleri ve
hayranları
üzerinde
“Od”daki
yankıları
şarkıların
sırları
Şebnem
Ferah ve işin
mutfağındakilerin
anlatımıyla “Od”un
üretim dönemi
54
Şebo’nun
şifreleri
Şebnem Ferah yaklaşık bir yıl önce çıkan son albümü
“Od”a ve hayata dair duygularını anlattı. Yazı Suat Kavukluoğlu
yıldır çığlık çığlığa sadece kalbinin şarkısını söylü-
18
özetliyor: “Yaşıma büyük geldi ömrüm...”
yor. İnceliğin, zerafetin, şefkatin ve aşkın şiirini, her
Çok renkli, mutlu bir çocukluk döneminden sonra kısa sa-
albümünde, yeni kelimelerle yeniden yazıyor. İyi bir müzisyen
yılabilecek bir süre içinde arka arkaya sert şeylerle karşılaştım,
olduğu kadar herkesin fikir birliğinde iyi bir insan Şebnem Fe-
bir sürü insan gibi… Hani bazen insan ‘’bu kadarı da fazla!’’
rah. Dünyanın ancak aşk, sevgi ve iyilikle daha güzel bir yer ola-
der ya, bana da öyle geliyordu… Ancak o cümle artık bir sitemi
cağını haykırıyor. Her şeyin değerinden azaldığı bu tuhaf çağ-
seslendirmiyor çünkü biliyorum; hayat her şeye gebe… Nice
da; duygunun camdan kalbi, gerçekliğin en şeffaf aynası, aşkın
insan, nice canlı bir ömür süresince neler neler yaşıyor... Sev-
ateşten kızı yaklaşık bir yıl önce çıkarttığı son albümü “Od” ile
diklerini kaybetmek, hakkaniyet duygusundan uzak yaşamak
yine herkezi büyüledi.
öyle ya da böyle karşılaştığımız ya da karşılaşacağımız şeyler.
Ömrü yaşına büyük gelen; kalbi büyük ama elleri küçük o
İstediğin kadar uğraş hazırlıklı olamazsın. O duyguları başkaları
kadın, yeri geliyor en yumuşak karnını gösteriyor, yeri geliyor en
için ne kadar hissedebiliyorsan o kadar paylaşabiliyor, hafifle-
sert çığlığını atıyor hayata. Bir yanıyla yorgun ve kırılgan, bir ya-
tebiliyorsun belki…
nıyla delikanlı, umutlu ve kafa tutan... Asla ruhundan bir parça
“Od” metaforu bu şarkıya ve albüme nasıl isim oldu?
koparılmasına izin vermeden kendi yaralarına derman olurken,
Şarkıları daha sonra anlatmakta hep çok zorlanmışımdır.
bir yandan da müzik eleştirmeni Naim Dilmener’in dediği gibi
Yazarken de çok düşünerek değil de tam tersine kendimi bı-
herkese şifa dağıtıyor: “Ona hepimizin borcu var. Bize yaptığı
raktığım zamanlarda çıkan şarkıları seviyorum. “Od” böyle bir
katkıyı, desteği, bence o bile tahmin edemiyordur. Şifa dağıtan
şarkı. “Taş üstünde taş, omuz üstünde baş bırakmamak’”
evliyalardan olduğunu...”
savaş, katliam anlatımlarında kullanılan bir deyim. Katliamdan
İlk şarkı “Kalbim Mezar”da “Her şeyi Gömdüm/Kal-
bir şekilde sağ kurtulmuş kadar harap ama hala güçlü olmayı
bim Mezar” sözleri çok etkileyici. Ama aynı şarkıda Kü-
anlatmak istedim. Hayatımda hiçbir şarkıyı yazdıktan sonra da
çük Prens’in ve Kibritçi Kız’ın umudu da var. Albümün
böyle hissetmedim, anlatması zor...
geneline yayılan bir duygu bu. Umudunuzu nasıl koruyorsunuz?
“Od” albümü sizin kişisel tarihinizde nasıl bir dönemi
resmediyor?
İnsan hayatında dönem dönem bazı eşikler atlıyor. Bir sürü
Her anlamda bir sürü tecrübe edindim. Fakat yeni yeni fark
tecrübe; yaşanacak yeni şeyleri nasıl karşılayacağımızı belirli-
ediyorum ki o tecrübeleri değerlendirmeyi öğrenmek de bir eşi-
yor. İlle sert koşullar olması gerekmiyor, yapılması mümkün de-
ği geçmiş olmayı gerektiriyormuş. Bazen bir sürü bilgiyle dolu
ğil gibi gözüken bir şey için de çok umut dolu ve inançlı, hatta
olup o bilgilerle ne kendinize ne de başkasına fayda sağlaya-
biraz da inatçı olabiliyorum. İnandığım gibi olmaktan, inandığım
mayabilirsiniz. Ama bir dönem geliyor ve insan kendini daha
şeyleri yapmaktan kuvvet alıyorum. Hala birine hediye olarak
verimli bir şekilde yönlendirmeyi öğreniyor. Güven ve cesaret
kitap alacaksam ‘’Küçük Prens’’ alıyorum, bu duyguyu paylaş-
her zamankinden daha yukarıda ve sağlam oluyor. Her zaman-
mayı seviyorum.
kinden daha özgür hissediyorsun.
“Birileri Var” şarkısında güzel günlere dair umudunu
Bu albümün hazırlık sürecinde “İlk defa bir albümün
kaybedenlere sesleniyorsunuz. Dünyanın çivisine, bugü-
kayıt sürecinin her aşamasının tadını çıkarıyorum,” de-
nün gerisine sahip çıkan birileri gerçekten var mı?
miştiniz. Bu sayede yeni keşifleriniz oldu mu?
Benim en çok inandığım şey, insanın bir şeyleri kendisinin
Sorumluluk söz konusu olduğunda aşırı titiz biri oldum hep.
değiştirebileceği, kendi gücü… Hep çok kocaman şeylerin bir
Ama bana ne oldu bilmiyorum son yıllarda bu durumla eğlenir
anda oluvermesini bekliyoruz. Küçük küçük parçaların bir bü-
oldum. Sanırım denge kurmayı öğrendim. Çalışıyorsam çok
tünü oluşturduğunu sürekli unutuyoruz. O küçük parçaları; için-
çalışıyorum, eğleniyorsam sonuna kadar eğleniyorum. Yine bir
deki iyilik duygusunu, sevgiyi, tutkuyu kaybetmeden yaşayan
sürü şey için koşturuyorum ama bir şekilde eskiye göre her
ve yaşatan her insan daha büyük bir şeylerin oluşumunu etkili-
şeyin tadını daha çok çıkarıyorum.
yor, geliştiriyor. Bu soruya güncel bir yanıt vermek çok zor ama
“Seçimlerimizin sonuçlarını yaşıyoruz”
geniş zamanda hep sağduyunun galip geleceğine inanırım. O
Albümde Cem Karaca bestesiyle bir Nazım Hikmet
noktaya gelene kadar belki çok hatalar yapılır, bir şeyler kaybe-
şiiri “Çok Yorgunum” da var. O şarkıyı son konserinizde
dilir ama beni hiçbir şey iyi nitelikleri olan sağduyulu insanlarla
söyledikten sonra ikisinin de uzun yıllar sürgünde yaşa-
beraber hissetmek kadar mutlu etmiyor.
dığını hatırlatmış ve şöyle demiştiniz: “Ama bazen uzağa
Albümde bir cümle var ki belki de sizinle ilgili her şeyi
gitmeye gerek yok. Memleketindeyken bile insan ken55
MÜZİK
ŞEBNEM FERAH
dini çok uzakta hissedebiliyor. Oysa tam ortasında
hissetmek istiyoruz, öyle değil mi?” Bu konuda şu
anda nasıl hissediyorsunuz?
Bazen bir çocuk gibi umut dolu oluyorum, bazen
de tam tersi… Sadece şikayet etmek, umutsuzluğu dile
getirmek de bana verimli bir yol gibi gelmiyor çünkü net
olarak seçimlerimizin, duygusal ve malumat açısından
cahilliğimizin dağ gibi birikmiş sonuçlarını yaşıyoruz.
Dünyada ve ülkemizde olup bitenler arasında,
insan olmakla ilgili son yıllarda en çok sizi neler yaralıyor?
Anlamaya çalışmamak… Mucizevi beyinlerimizi bu
kadar hor kullanabiliyor olmamıza, anlamaya çalışmak
yerine kibir içinde boğulmamıza, birinin bir başkasını hor
görebilmesine, herkesin kendi doğrusunu tek ve en doğru zannetmesine ve bunu anlatmak için zalimleşmesine,
okuduğumuzu bile doğru anlayamamıza, cahillikten bu
kadar kuvvet alınabilmesine inanamıyorum.
“Korkuyla değil arzuyla…”
“Ya Hep Ya Hiç” şarkısının sözleri sosyal medyada coşkuyla karşılandı. “Kazansak da kaybetsek
de denemeye değmez mi” sözlerine umutla sarılanlara neler söyleyeceksiniz?
Her türlü sevgi gösterisi çok kıymetli. Sevgi en özgürce, en cömertçe yaşadığımız şey olmalı. Ya öyle olsun, ya
da olmasın diye bir sürü şeyi idealize edip resmen hayatı
yaşamayı kaçırıyoruz. Halbuki belki bu konuda vidaları biraz gevşek tutmak lazım, rahat olmak lazım. Her hangi bir
şeye korkuyla yaklaşmak yerine arzuyla yaklaşmak lazım.
Bunu sadece ikili ilişkiler için söylemiyorum, yapmak istediğimiz şeylere de, mesleklerimize de arzuyla, tutkuyla
yaklaşınca hayat çok daha zevkli oluyor. ŞEBNEM FERAH’IN BAŞARISININ
SIRLARI, ONU VAZGEÇİLMEZ
KILAN ÖZELLİKLERİ
Şebnem Ferah’ın başarısıyla ilgili kilit tespiti Tolga
Akyıldız yapıyor: “Birlikte çalıştığı insanları dostları arasından seçer. Ozan, Buket, Metin, Aykan; sonra prodüktörü Tarkan; albüm kapağını tasarlayan Hale; kaydını yapan, mix’ini yapan, roadie’si, yapımcısı herkes, her
şeyden önce ‘arkadaşıdır’ Şebnem’in. Örneğin Arın,
uzun süredir Şebnem’in yakın korumalığını yapıyor. Ben
uzun süre bunu fark edemedim. Şebnem’in yakın arkadaşlarından biri sanıyordum. Aslında zaten öyleymiş.
Bilmem, anlatabildim mi?”
Birlikte çalıştığı herkes Şebnem Ferah’ın çok özenli,
disiplinli ve titiz olduğu konusunda hemfikir. Buket Doran ve Ozan Tügen albüm çalışmaları ve konserlerde
tüm işleyişe her zaman hakim olduğunu, her detayla
ilgilendiğini, herkesi motive ettiğini, neşeli ve eğlenceli
olduğunu özellikle vurguluyorlar.
Hayranlarıyla çok özel ve derin bir ilişkisi var. En yoğun ve yorgun olduğu anlarda bile onları kırmıyor, yakın
ve sıcak temasını, sevgisini esirgemiyor.
Şebnem Ferah her albüm öncesi uğruna inandığı
aynı şeyi yapıyor. Albümle ilgili detayları çıkana kadar
neredeyse kimseyle paylaşmıyor. “Od” albümünde de
bu kural değişmedi.
Sosyal medyayı kullanmıyor. Hiçbir yerde kişisel
hesabı yok. “O paylaşım ağları birtakım şeyleri çok kolaylaştırabiliyor aslında ama benim internetle o boyutta
bir ilişkim yok.” diyor. Bu yüzden her zaman biraz gizemli kalıyor, merak uyandırıyor, özleniyor.
56
MESLEKTAŞLARI DA
ONA BAYILIYOR
Şebnem Ferah, aynı kulvarda yürüdüğü müzisyen arkadaşlarının yanı sıra Ajda Pekkan, Sezen
Aksu, Nilüfer, Nükhet Duru gibi pop divalarıyla;
Funda Arar ve Deniz Seki gibi isimlerin de hayran olduğu bir müzisyen. Sezen Aksu onu şöyle
anlatıyor: “Genç yaşına rağmen çok sert bir
hayatı oldu. Bu kadar efendi, bu kadar ağır başlı
acı çekebilen birini daha görmedim. Bütün içinde
olup bitenleri muazzam bir estetik süreçten geçirip
öyle şarkılar yazıyor ki gönlümün tellerini titretiyor.”
Hümeyra ise yeni isimlerden bir tek onu dinlediğini
söylüyor: “Kendi sesi, kendi çığlığı var.”
57
KÜLTÜR MİRASI
İZNİK
Bir başkenti
korumak
Tarihin izlerini barındıran yerleşimler
aldıkları mirası bugüne ulaştırma
sorumluluğunu yüklenerek varlıklarını
sürdürürler. İznik de neredeyse 5.000
yıldır bu “yükü” taşıyan bir eski başkent.
Yazı Emine Önel Kurt
58
üzelim mercan kırmızısı, birbirinden parlak maviler...
bir merkez olma özelliği de taşıyor. Her ne kadar ilk aklımıza
Osmanlı çinilerini düşününce zihnimizde sıralanan
gelen olsa da, İznik sadece çinileri açısından değil, prehistorik
renkler ve bu renklerle şekil bulmuş, birbirinden
dönemden antik döneme Roma ve Bizans hakimiyetinden
yaratıcı motiflerle bezenmiş çini panolar ya da çini tabaklar,
Osmanlı’nın erken ve klasik dönemlerine değin mimarlık tarihi
kaseler, kandiller… Bunları görmek için ya Osmanlı’nın önemli
açısından da ele alınması gereken ve tüm bu nitelikleri nedeniyle
yapılarını (camiler, saraylar) ya da bu tür koleksiyonları barındıran
de Unesco’nun Dünya Kültür Mirası listesine girmiş bir yerleşim.
müzeleri gezmemiz gerekir. Peki, ya bunların üretildiği yeri merak
Selçuklulardan sonra Osmanlı’ya da başkentlik yapan İznik’in
ediyorsak... O zaman biraz yol yapıp 16. yüzyılda Osmanlı çini
16. yüzyılda çinicilik sayesinde yıldızı yeniden parlamış. Sonraki
sanatının en yetkin tekniklerinin geliştirildiği, en nadide motiflerinin
dönemlerde Osmanlı çiniciliğinin merkezi başka kentler olsa da,
kullanıldığı İznik’i ziyaret etmek gerekiyor.
asla İznik’te üretilenlerin başarısına erişemiyorlar.
G
Türkiye’nin en büyük göllerinden birini de barındıran İznik,
İznik’e olan ilgim, öğrencilik yıllarımda kazı ekibine dahil
prehistorik dönemden itibaren önemli bir siyasi yerleşim olmuş.
olduğum İznik Çini Fırınları kazıları ile daha da artmıştı. O
Hıristiyanlığa ilişkin çeşitli konuların karara bağlandığı toplantılar
zamandan bu yana çeşitli dönemlerde ziyaret etme fırsatım oldu.
olan ekümenik konsillerin ilki, dördüncü yüzyılda, yedinci ve
Her zaman sokaklarında keyifle dolaşılan, Yeşil Cami’nin yanında
son ekümenik konsil de 787’de burada yapıldığı için İznik dini
soluklanılıp bir çay içilen, göl kıyısında yürüyüş yapılan; İznik’te
59
KÜLTÜR MİRASI
İZNİK
İznik ve Kütahya Çinileri
Osmanlı çiniciliğinin iki önemli merkezi İznik ve Kütahya’dır. Osmanlı
sanatının erken ve klasik dönemlerinde İznik çiniciliği hakimken 18.
yüzyıldan itibaren Kütahya, çiniciliğin merkezi haline gelmiştir. Geometrik desenlerin ağırlıklı olduğu; mavi, turkuaz, lacivert ve siyah
renklerin kullanıldığı erken dönem İznik çinileri sırlı boyama tekniği ile
üretilmiştir. 16. yüzyıla gelindiğinde ise İznik çinileri ile birlikte Osmanlı
çiniciliği en parlak dönemini yaşamıştır. Teknik anlamdaki başarılar
ve desenlerde çeşitlilik öne çıkar. Sır altı boyama tekniği geliştirilmiş,
mercan kırmızısı, yeşil, mavi, turkuaz ve lacivert renkler hakim hale
gelmiştir. Saray nakkaşlarının geliştirdiği motifler arasında, yaratıcı ve
natüralist bir anlayışla çizilmiş lale, sümbül, karanfil, gül gibi çeşitli çiçekler, üzüm salkımları, bahar dalları, servi gibi bitkisel motiflerin yanı
sıra kuş figürleri ve bazen de efsane hayvan figürleri vardır.
17. yüzyıldan itibaren çinicilik alanında İznik’in yerini Kütahya almaya
başlamıştır. Dönemin yapılarında kullanılan (Üsküdar Çinili Cami, İstanbul Yeni Cami ve Külliyesi gibi) çiniler Kütahya çiniciliğinin gelişen
başarısını gösterir. Gelenekselleşen desenler kullanılmaya devam
ederken yeşil, firuze ve lacivert renkler görülür. 18. yüzyıl başlarında İznik çiniciliği tamamen son bulur. İstanbul Tekfur Sarayı’nda,
İznik’ten getirilen ustalar yeni bir imalathane kurulur, ancak bu deneme de uzun ömürlü olmaz. Kütahya, 18. yüzyıldan itibaren tek
çini merkezi olarak etkinliğini sürdürmüştür. İstanbul ve çevresi ile
dış merkezlerden gelen siparişler burada üretilmiştir. Üsküdar Yeni
Valide Camii ve Topkapı Sarayı’nın çeşitli yerlerinde bulunan çiniler,
bu dönemin özelliklerini yansıtırlar. Yeni geliştirilen motifler arasında
çiçek buketleri ve rozetler ile bordür ve dolgu motifleri görülür ve sarı
rengin kullanımı ağırlık kazanmıştır. Kütahya çiniciliğinde, seramiklerdeki biçim ve süsleme çeşitliliğinin yanı sıra kapların çeşitliliğindeki artış da dikkati çeker. Osmanlı çini sanatının örnekleri Neoklasik
üslubun egemen olduğu 20. yüzyıl başlarında yeniden yaşatılmaya
çalışılmıştır. Kütahya çiniciliği günümüzde, Türk çini sanatının parlak
geçmişini anımsatan örneklerle varlığını sürdürmektedir.
yetiştirilen zeytinden, göldeki balıklardan tadılan ve tarihi yapıların
Murad’ın annesi Nilüfer Hatun tarafından yaptırılan imaret. İznik
tekrar tekrar gezilip görüldüğü geziler oldu bunlar. Prehistorik
Müzesi’nde, İznik ve çevresinde yapılan arkeolojik kazılarından
çağa tarihlenen höyükler, Roma dönemi surları, Roma tiyatrosu,
çıkarılan eserler sergileniyor. Antik Roma Tiyatrosu kazısının
Bizans döneminden Ayasofya ve Selçuklu yapıları, İznik’in
bulgularının yanı sıra, İznik Çini Fırınları kazılarından elde edilenler,
simgesi Yeşil Cami, Süleyman Paşa Medresesi ve diğer erken
müze koleksiyonun önemli parçalarını oluşturuyor. İstanbul
dönem Osmanlı yapıları, İznik’e bir müze kent niteliği kazandıran
Üniversitesi tarafından 1964 yılından bu yana sürdürülen çini
örneklerden bazıları. Bunlara geçtiğimiz aylarda bir yenisi eklendi:
fırınları kazısı, Osmanlı çini sanatı için ufuk açıcı veriler sağlıyor.
Bursa Belediyesi’nin tarihi alanlarda yaptığı çalışmalar sırasında
Bir kültür mirası olarak korunması gereken kentlerden olan
havadan çekilen fotoğraflardan birinde, İznik Gölü’nün 20 metre
İznik’te başarılı uygulamalar yapılsa da, zaman zaman şansızlık
açığında bir bazilika tespit edildi. MS dördüncü yüzyıl civarında
yaşamış yapılar ya da tarihi kalıntılar olmuş. Yine de son yıllarda
inşa edildiği düşünülen yapının MS 740 yılındaki depremde
birçok kentte tarihin tahribata uğraması sorununun İznik’te
yıkıldığı tahmin ediliyor. Uzmanlar gerekli çalışmalar yapılabilirse,
yaşanmaması için henüz vakit var diye düşünüyorum. İznik
buranın bir su altı müzesi olma potansiyeline sahip olduğunu
yalnızca mevcut sakinleri açısından değil, dünya nezdinde de
söylüyorlar. Müze projesi gerçekleşirse, burası İznik’in ikinci
önemli olduğundan, tarihi ve kültürel varlıklarının korunması ve
müzesi olacak. Hali hazırda müze olarak kullanılan yapı ise, I.
yaşatılması için İzniklilerin gayret etmesi çok değerli. 60
STİL
RENK
SOFRALAR
Prodüksiyon Harun Topuz, Fotoğraflar Agim Can
62
Doğadan ilham alarak
tasarlanan Kütahya Porselen’in
“Naturaceram” koleksiyonu modern
tasarımı ve pastel renkleriyle
sofraları büyüleyecek.
BER24YS142632, Naturaceram Bergama yeşil yemek seti (1R 632), 24 parça
BER24YS142598, Naturaceram Bergama krem yemek seti (1R 598), 24 parça
BER24YS142634, Naturaceram Bergama lila yemek seti (1R 634), 24 parça
BER24YS142633, Naturaceram Bergama kavuniçi yemek seti (1R 633), 24 parça
63
SANATÇI
AHMET GÜNEŞTEKİN
Anadolu medeniyetlerinin
izinde
Eserleri ile Anadolu mitolojilerinin
izlerini tuvallere taşıyan Ressam Ahmet
Güneştekin, çocuk yaşlarından beri doğup
büyüdüğü topraklardan ilham alıyor.
Yazı Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar Haydar Erçin
64
66 yılında Batman’da dünyaya gelen Ahmet Güneş-
larımı; derlediğim mitolojik öykü, masal, hikaye, destan, söylen-
tekin, kendini her zaman doğup büyüdüğü toprak-
ce gibi sözlü anlatıları tuvale taşımaya başladım.
19
larda yaşamış medeniyetlerin hem mirasçısı, hem de taşıyıcısı
Sizce iyi bir sanatçı kimdir?
olarak gördüğünü söylüyor ve bu mirasın farkına daha çocuk
İyi ve kötü kavramları her dönemde yeniden tanımlanmış-
yaşta varmanın yaşamına da yön verdiğini düşünüyor. İlk ve
tır. Bu kavramlar üzerinden bir sanatçıyı tanımlamanın doğru
orta öğrenimini doğduğu kent olan Batman’da tamamladı. Gü-
olmadığını düşünüyorum. Asıl belirleyici olan, iz bırakmak ve
neştekin, ilk atölyesini 1997 yılında Beyoğlu’nda kurdu. 2003
evrensel değerleri benimsemektir. Ancak bu izi bırakabilenler
yılında ‘Karanlıktan Sonraki Renkler’ adıyla ilk büyük sergisini
yüzyıllar sonra farklı bir çağda yaşamış insanların düşüncelerini
açtı. Anadolu ve Mezopotamya’yı gezmeye başladığı dönemde
etkileyebilir ve sanat tarihinde hak ettikleri yeri alabilirler.
‘Güneşin İzinde’ belgesel projesini hayata geçirdi. 2010’da da
Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü’nü kazan-
Beyoğlu’nda Güneştekin Sanat Merkezi’ni kurdu. İlk uluslara-
mış olmanıza rağmen eğitiminize devam etmediniz? Bu-
rası kişisel sergisini 2013’te Venedik’te açan Güneştekin, aynı
nun nedeni nedir?
yıl Marlborough Gallery’nin sanatçıları arasına dahil oldu. Ah-
Akademiyi kazandım, fakat düşüncelerimi geliştirebilece-
met Güneştekin son iki yıldır uluslararası sanat merkezlerinde
ğim, dışa vurabileceğim bir alanı yaşamımda bana açama-
kişisel sergiler düzenliyor, uluslararası çağdaş sanat fuarları ve
yacağını fark ettim. O zamana kadar yapılmış ve denenmiş
bienallere katılıyor. Eserleri dünyanın önemli koleksiyonları ara-
olan teknikleri kullanmak yerine sürekli deneme yanılma yön-
sına giren sanatçı ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.
temleriyle öğrenmeyi tercih ettim. Anadolu ve Mezopotamya
Ne zaman ressam olmaya karar verdiniz?
seyahatlerimde elde etmiş olduğum bilgi ve o dönem içinde
İnsanın bir şey olmaya karar vermesinin olanaklı olduğunu
yaptığım deneysel çalışmalar sonucunda kendi resim tekniğimi
düşünmüyorum. Bir şey olmaya karar veremezsiniz, ancak ken-
oluşturdum. Akademik eğitimime devam etseydim bu noktaya
dinizi özgür bırakırsınız ve içinizde kendiliğinden bazı düşünceler
ulaşamazdım.
gelişir. Daha beş-altı yaşlarında iken çizgilerle ve boyalarla dış
dünyamdaki nesneleri algılamaya ve düşüncelerimi ifade etme-
Edebiyat, müzik ve plastik sanatlarda kimlerden ilham alıyorsunuz? Sizi besleyen unsurlar nelerdir?
ye yöneldiğimi anımsıyorum. O yüzden de ressam olmaya karar
Edebiyata çocukluk yıllarımda ilgi duymaya başlamıştım.
verdiğim bir an olmadı. Ben de her insan gibi anlamsız sesler
Yaşar Kemal’in eserleri düşüncelerimi önemli ölçüde etkilemiştir
yanında şekiller çizerek başladım dış dünyayla iletişim kurmaya.
ve etkilemeye de devam ediyor. Cervantes’in Don Kişot’unun
Çizdiğim resimler çok farklıymış. Çevreden olumsuz tepkiler al-
edebiyat tarihinin temel eserlerinden biri olduğunu düşünüyo-
malarına rağmen, ailem beni hep destekledi. O yaşlarda büyük-
rum ve tekrar tekrar okumaya çalışıyorum. Modern edebiyatın
lerimden dinlediğim kahramanlık destanları, mitolojik öyküler,
en önemli referanslarından biri olarak Balzac hem romanlarıyla,
aşk hikayeleri, tarihi olaylar ve sözlü anlatıların dünyayı algılama
hem de yaşam öyküsüyle benim algı dünyamı biçimlendiren
şeklimi biçimlendirdiğini ve ürettiğim eserlere yansıdığını düşü-
yazarlardan biridir. Aynı zamanda Manolo Valdés ve Anish Ka-
nüyorum. Resimle olan serüvenim bu şekilde başladı.
poor gibi yenilikçi fikirler geliştiren, şaşırtıcı eserler üreten sanat-
İyi bir ressamı nasıl tanımlıyorsunuz? Sergilere katılmak mı, satış yapmak mı önemli?
Benim için sanatçı; söyleyecek sözü, anlatacak hikayeleri
olan ve bunu görselleştirebilmenin kendine özgü yöntemlerini
çıların eserlerini de takip etmekten keyif duyuyorum.
İzleyicilerinizle nasıl bir ilişki kuruyorsunuz? Takipçilerinizden aldığınız geri dönüşlerin sanatsal yaratım sürecinize bir etkisi oluyor mu?
bulabilmiş kişidir. Bilginin peşinde koşmaktan vazgeçmez. Bu
Yaratım sürecinde son derece içe dönük olurum. Odakla-
yönelimde bir sanatçının eserlerine maddi kazanımlar yönün-
narak çalışmam gerektiği için dış dünyadan gelen seslere ken-
den bakmasının mümkün olamayacağını düşünüyorum.
dimi kapatırım. Aldığım yorum ve eleştiriler benim için önemlidir
Resimlerinizde etnik renkler ve Anadolu kültürlerinin
izleri gözlemleniyor. Resimlerinizde sorunsallaştırdığınız
meseleler nelerdir?
elbette; bunları öğrenmeyi her zaman isterim ama düşüncelerimi bu etkiler olmadan geliştirmeyi tercih ediyorum.
Atölyenize ne zaman taşındınız? Bütün üretimini-
Anadolu, Mezopotamya ve Yunan kültürlerine ait mit,
zi burada gerçekleştiriyorsunuz ama bir yandan galeri
efsaneler ve sözlü anlatılar ana temalarım. Anadolu ve
gibi eserlerinizi de sergiliyorsunuz. Mekanı açık bir galeri
Mezopotamya’nın mitolojisini ve tarihini araştırmaya 1997 yılın-
olarak kullanmayı düşünüyor musunuz?
da başlamıştım. 2003 yılına kadar sürdürdüğüm bu araştırma-
Beş-altı yıldır bütün eserlerimi, yenileme süreci devam eden
65
SANATÇI
AHMET GÜNEŞTEKİN
ve tamamlanınca müze haline getirmeyi planladığımız Güneş-
Türkiye’de sanatçıdan çok galerilerin öncelikli konumda tu-
tekin Sanat Merkezi’nde üretiyorum. 3.000 metrekarelik alan-
tulduğu bir sistem işliyor. Bu sistemin sanat piyasası açısından
da kurulu merkezimizi 2015’in sonuna kadar tümüyle işler hale
uluslararası kriterlerin dışında olduğunu gözlemleyebiliyorum.
getirmeyi planlıyoruz. Bazı katları da ziyaretçilere açık olacak
Bu nedenle de sanatçılarımızın son yıllarda gerek uluslararası
şekilde galeri kullanacağız.
sanat etkinliklerinde yer almaları, gerekse önemli uluslararası
Dünyanın herhangi bir yerinde yaşayabilecekken
İstanbul’da yaşamanızın nedeni nedir?
galerilerin sanatçıları arasına katılmalarını önemsiyorum. Bu
etkileşimlerin sanat piyasamıza da önemli katkıları olacaktır.
Hiçbir zaman başka ülkelerin şehirlerinde yaşamayı düşün-
Ayrıca özel müzelerimizin de artık dünyanın büyük sanatçılarını
medim. Çünkü kendimi ait hissetmediğim bir yerde yaşamak
Türkiye’ye getirmesi ve bu sayede uluslararası sanat ortamıyla
istemem. Düşüncelerimi beslemeyen bir şehirde yaşamak iste-
hem niteliksel, hem de eylemsel bir eş zamanlılık sağlanmaya
diğimde aynı insan olamayacağımı ve aynı şeyleri üretemeye-
çalışılmasını da olumlu buluyorum.
ceğimi düşünüyorum.
Üniversite konuşmaları ve çeşitli etkinliklere katıldığınızı söylediniz. İnsanlarla iletişim kurmak sizce neden
bu kadar önemli?
Deneyimlerin aktarılması ve bilginin paylaşılması açısından
iletişim kurmayı önemli buluyorum. Eğitim sisteminin deneyimi
İyi bir ressam olmaktan öte, iyi bir sanatçı olmanın
sınırlarını nasıl ayırt ediyorsunuz?
Resim yeteneği olan herkes ressam olabilir ama sanatçı
olmak yaşamı farklı yönlerden algılamayı gerektirir. Sanatçıyı
ressamdan ayıran özellik, eserlerinin özgün ve evrensel olabilmesidir.
dışlayan, üretmekten çok taklit etmeye ve ezberlemeye dayalı
Son olarak gençlere tavsiyeleriniz nelerdir?
uygulamaları; gençlerin kendilerini özgürce ifade ettikleri, farklı
Gençlerin kendileri olmaya çalışmalarını, taklit etmeye ge-
sesleri duyabilecekleri ortamları da yaşamalarını engelliyor. Bu
reksinim duymadan düşüncelerini geliştirmelerini tavsiye edi-
buluşmaların eğitim sisteminin dışladığı bu ortamların yaratıl-
yorum. Dünya sanat tarihine geçmiş büyük sanatçıların hayat
masına katkı sağladığını düşünüyorum.
hikayelerini öğrenmelerini, felsefelerini anlamaya çalışmalarını,
Teorik, pratik ve ekonomik bağlamda Türkiye sanat
piyasasını nasıl görüyorsunuz?
66
her zaman disiplinli bir şekilde çalışarak bilginin peşinde koşmalarını öneriyorum. O
GEZİ
GUATEMALA
Maya kültürünün sembolü Guatemala’nın birbirinden
ilginç renklerine gelin birlikte tanıklık edelim.Yazı Attila Atasoy
Kendisini ‘Hayatın
ve müziğin
renklerinde
dolaşmayı seven
bir gezgin’ olarak
tanımlayan Attila
Atasoy, 130’u aşkın
ülkeyi dolaşmış.
68
Volkanların göz hapsindeki ‘Antigua Guatemala’
lerine yaslanmış, kolonyal dönemin bu harika kenti, 230 sene
Bu kadar yok olup tekrar yaratılan başka kent var mıdır
bütün Orta Amerika’nın hem siyasal, hem de dini başkenti ol-
bilmiyorum ama volkanların ya da depremlerin her defasında
muş. Bütün Amerika’nın üçüncü en büyük üniversitesi burada
yerle bir ettiği Antigua Guatemala, bir anlamda defalarca külle-
açılmış. 33 kilisesi var ve inanmayacaksınız, etrafında üçü aktif
rinden yeniden doğmuş. Üniversite, lisans okulları, dağ sporları
33 volkan var. 1976’daki depremde bu sebepten 23.000 kişi
ve kolonyal mimarinin eşsiz örnekleriyle hem sakin, hem kon-
ölmüş. Şu sıralar etrafıyla (Sacatepêquez ili olarak) birlikte nüfu-
sept bar-restoran-kulüp eğlenceleriyle, özellikle gençlerin akın
su 300.000 dolaylarında. Ana merkezde 40.000’e yakın kişi ya-
ettiği Antigua Guatemala, Orta Amerika’nın en gözde turizm ve
şıyor. Her yer deprem bölgesi ama ne gam… Öyle bir şehir ku-
eğitim merkezlerinden biri olmuş.
rulmuş ki, deprem umurlarında değil. Tek katlı mimarinin eşsiz
Guatemala’nın incisi
örnekleriyle dolu sıcak ve sakin bir eğlence ve dinlenme kenti
Bir tarafı Karayip Denizi’ne bağlı Honduras Körfezi’yle, diğer
oluşturmuşlar. Depremler eğlenceli sallantılar olmuş onlar için.
tarafı ise Pasifik Okyanusu ile çevrili, rengarenk, Orta Amerika’nın
Zaten özellikle hafta sonları tıklım tıklım. İklim derseniz, tropikal
ikinci büyük ülkesi Guatemala, UNESCO Dünya Kültür Mirasları
kuşakta akşamları mont ile dolaşılıyor. Yıllık sıcaklık ortalaması
ile de ünlü. Bunlardan biri kolonyal dönemin en büyük merke-
20 derece civarında. Üstelik ulaşım kolaylığı ve güvenli oluşu
zi, Güney Batı’daki eski başkent Antigua Guatemala. Üç aktif
dolayısıyla buraya yerleşim de hızla artmakta.
volkanın (Agua 3.757 m, Fuego 3.918 m, Acatenango 3.880
m) göz hapsindeki kent, bunlardan Agua’ya (su) sırtını dayamış.
Peki, dayamış da ne olmuş? Başına gelmedik kalmamış.
Müze şehir
Antigua, sömürge döneminden kalma yapılar ve harabelerle
bir sömürge tarihi müzesi gibi. Sokak taşları o günden bugüne
Ne olmuş?
orijinalliğini koruyor. Az evvel bahsettiğim kiliselerin yanı sıra, ma-
Evet, önce 1527’de Santiago de los Caballeros de Gua-
nastır ve pek çok onarılmış ev var. Ayrıca pitoresk ve sakin or-
temala adıyla kurulmuş. Sonra Agua volkanının lavları altında
tamda kurulmuş ilginç, modern oteller ile karakteristik restoranlar
kalmış ve yine aynı yerde, Eski Kent adıyla tekrar kurulmuş.
da mevcut. Ünlü ressam Frida’nın Meksika’daki mavi evinin ta-
1542’de ise Eski Kent’in yakınında Santiago adıyla yeni bir baş-
sarımı olan restoran-bar da bunlardan biri. Yiyip içerken Frida’nın
kent oluşturulmuş. Bu defa da 1773’de yaşanan depremle yer-
resimleri ve dönem müzikleri size eşlik ediyor. Hafta sonları ise
le bir olmuş. “Eee bu böyle olmaz,” demişler ve başkenti 24 km
burada ve diğer mekanlarda canlı müziğe geçiliyor. Kentte en
uzağa taşımışlar. O da şimdiki başkent Guatemele City olmuş.
ilginç eserlerden bazıları ise depreme dayanıklı esnek kabartma-
Bizim köy de Eski Kent adından terfi edip Eski Guatemala an-
larıyla meşhur La Merced Kilisesi, Santa Catalina Kemeri, Terk
lamına gelen Antigua Guatemala adını almış. Şimdi ise, kısaca
Edilmiş Kilise, Antigua Guatemala Katedrali, 1676’da kurulan
Antigua adıyla anılıyor.
San Carlos Üniversitesi’ndeki 1763’de yeniden yapılmış güzel
Tropikal kuşakta ayaz akşamlar
avlu dehlizi, Las del Carmen Kilisesi ve 1743’de yeniden yapılan
Denizden 1.534 metre yükseklikte, Agua Volkanı’nın etek-
Belediye Konağı ile 9.000 kişilik stadyum Estadio Pensativo.
69
GEZİ
GUATEMALA
Dini kutlamalar
tür oluşmuş. Yakınlardaki Chichicastenango’da Santo Tomas
Paskalya öncesinde, kutsal hafta sırasında sokaklar boyalı
Şaman Kilisesi buna en güzel örnek. Yine yakınlardaki ünlü
talaş, çiçekler, çam iğneleri, meyve ve sebzelerle halı gibi kap-
krater gölü Atitlan’ın çevresinde yoğun yaşıyorlar. 22 eyalet-
lanarak bir çeşit sanat eserine dönüştürülüyor.
ten oluşan Guatemala’da İspanyolca haricinde 23 etnik dil ve
Pancho vadisi
lehçe konuşuluyor. Adını ülkenin endemik kuşu quetzal’dan
Sözünü ettiğim üç görkemli volkanın içinde olduğu Pancho
alan para birimi Quetzal (Kitzal okunuyor). 1 USD=7,5 Kitzal
Vadisi; kakao, muz, pamuk, kahve üretimi için ideal toprakla-
(Şubat 2013) alıyor.
ra sahip. Bu üretimler, şimdiki başkent Guatemala City dolay-
Yağmur ormanlarına gizlenmiş uygarlık: Tikal
larına çekilmiş. Tabii tekstil, şeker, kauçuk sanayi de öyle…
Orta Amerika ülkesi Guatemala’nın kültür ve doğa hazine-
Antigua ve volkanları daha çok tırmanış sporu ile ilgilenenlerin
leri saymakla bitmiyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki
rağbet ettiği ruhani bir keşif coğrafyasına dönüşmüş. Bu kap-
klasik Maya uygarlığının en büyük merkezi Tikal de bunlardan
samda dağlara düzenli turlar yapılıyor. Kent merkezinin her
biri. Ülkenin kuzeyindeki Peten Gölü’nün kuzeybatısındaki Tikal
tarafından ayrı bir dağ manzarası karşınıza çıkıveriyor. Zaman
Ulusal Parkı’nın tam kalbine taht kurmuş, her biri güneşin doğu-
zaman bulutlardan taçları ile size heybetli bir selam verir gibi
mu ve batımına göre ayarlanmış, en büyük piramit tapınaklarını
oluyorlar, bir tuhaf oluyorsunuz. Hele o tertemiz, sakin, sağlıklı
barındırıyor. M.Ö. 900-M.Ö. 300 yılları arasında küçük bir köy
havanın ferahlığında başka türlü bir haz oluşuyor. Aynı ruha-
iken, yapılan piramit ve tapınaklarla Mayalar’ın en büyük kenti
ni atmosfer özellikle Agua Volkanı’ndan şehre bakarken de
ve tören merkezi haline gelmiş. Daha sonraları, yani M.S. 400-
hissediliyor. Antigua merkezi dışında kalan bölgelerde etnik
M.S. 800’lerde ise uygarlıkta doruk noktasına ulaşılmış. İşte o
yapı çoğunluğu Kızılderililer ve Ladinos denilen melezlerden
dönemde meşhur hiyeroglif yazıları ve karmaşık takvimleri günı-
oluşurken; geri kalanını beyazlar, zenciler ve diğer azınlıklar
şığına çıkmış. Üstün sanatları ise boyalı mezarları ve anıtsal hey-
oluşturuyor. Maya kökenliler Hıristiyan olmalarına rağmen eski
kellere yansımış (Preklasik Dönem: M.Ö. 500-M.S. 325, Klasik
din ve dil kültürlerini devam ettiriyor. Böylece karışık bir kül-
Dönem: M.S. 325-M.S. 925).
70
Peten, Flores ve Tikal yolları
Görkem ve hüzün
Ülkenin virajlı asfalt yolları, yerleşim bölgelerinde kasislerle
Ormanın bataklıkları, göletleri, karstik oluşumları arasına
donatılmış. Zira Latin Amerika şoförleri, hele de bizim gibi mini-
3.000 binalık bir Maya kenti bu kadar mı kusursuz inşa edilir
büsle gidiyorsanız sizi uçuruyor. Bu kadar hoplama ve zıplama-
diye düşünüyorsunuz. 45.000 nüfusu barındırmış, 16 kilomet-
dan sonra ise, iyice bir dinlenmek gerekiyor. Bizim gibi güney-
rekarelik alanın yanında, batıda ve doğuda piramit tapınaklar;
den geliyorsanız, en iyisi Peten Gölü kıyısındaki kasabalardan
kuzeyde bir iç kaleyle çevrili, rampalarla erişilen geniş bir mey-
birinde dinlenmek oluyor. Bunlardan en uygunu da Fores. Zira
dan var. Aralarında boyalı mezarların da olduğu 16 tapınağın
75 km uzunluğundaki Peten Gölü’nün Tikal’e en yakın ve şirin
en büyüğüne en sonra gidiyorsunuz. Nedeni tabii ki emsalsiz
yeri burası bence. 2.000 nüfuslu bu şirin kasaba, Tikal’e bir
güneş batışını izlemek. Bu da o kadar yorgunluğun üzerine tuz,
saat mesafede bulunuyor. Kuzeyden geliyorsanız, milli park ya-
biber demek oluyor. Yanına vardığımızda kafamız ensemize ya-
kınında güzel lodge’lar var. Jaguar Inn de bunlardan biri. Her
pışacak ki, tamamını görebilelim. Restorasyon çalışmaları do-
türlü sinek ilacını da yanınıza almayı unutmayın tabii!
layısıyla yapılmış yan merdivenler çıkışı epey kolaylaştırıyor olsa
Uygarlığa giriş
da, güneşte insanın canı çıkıyor. Buna razıyız, zira orijinal dik ba-
Giriş’te gerçek bir Maya rehber tarafından karşılanıyor ve
samakların tadını öncekilerden biliyoruz Allah’a şükür! 78 metre
önce yakındaki timsahlı göl ziyaret ediyorsunuz. Sonra da rö-
yükseklikte ve 128 basamak olduğu söylenen tapınağın en te-
morklu ciple, 15 dakika ormanda yol alıyorsunuz. 2.000 çeşit
pesinin bir alt kademesinde olağanüstü yağmur ormanlarına ve
bitki örtüsü, 300 çeşit devasa ağaçtan oluşan orman yollarında
Maya görkemine tepeden şahit oluyoruz. Sonrasında ise içimizi
çalkalanarak serinliyorsunuz. İnip ağaç köklerinden oluşan pa-
tuhaf bir hüzün kaplıyor. Neredeyse 11 yüzyıl yaşanmışlığı itina
tika yollarda yürümeye başladığınızda, yarım saat boyunca size
ile korumaya almış orman, akşam güneşinde endişeli bir karan-
yüzlerce çeşit kuştan bazılarının şarkıları eşlik ediyor. Ormanın
lığa hazırlanıyor sanki. Belki de bu yaşanmışlığı timsahlardan 38
devasa gölgesinde, dışarıdaki sıcağı hissetmiyorsunuz bile ve
çeşit yılan, armadillo, rakun, sincap, puma ve Jaguar’a kadar
sonunda kentin ilk duvarlarına ulaşıyorsunuz.
bütün yeni orman ailesine emanet ediyor. O
71
SANAT VE
PORSELEN
Ozanca
ses veren
bir fırçanın
yüzlerdeki
serüveni
Bahri Genç’in yüzlerdeki
anlamları irdeleyen
portreleri, onun
benliğinden taşan anlam
öğeleridir. Kütahya
Porselen’in beyaz servis
tabağı üstüne, onun
Hollywood ikonu Marilyn
Monroe’yu resmettiği bu
resmi de kendisiyle girdiği
diyalogdan başka bir şey
değil aslında.
Yazı Ruşen Eşref Yılmaz
ndy Warhol ve birçok dünya sanatçılarının resimlerine
sessizliği bırakarak ardında... Ne ki, fırtınalı yaşamından gelen
taşıdığı pop ikonu, Hollywood’un efsane ismi Marilyn
yalnızlığı, mutsuzluğu ve genç yaşta bir yıldız gibi dünyadan ka-
Monroe, bu kez Bahri Genç’in fırçasından Kütahya Porselen’in
yıp gitmesinin acıklı öyküsü, onu bütün zamanların düş kadını
beyaz servis tabağı üstünde bir kez daha ölümsüzleşiyor. Son
kılıp mitleştirdi.”
A
dönemde büyük bir tutku ile yeniden portre çalışmalarına ağırlık
Bahri Genç’in yüreğinin ıssız bir yerinde yeryüzünün ışığına
veren sanatçı, uzun yıllar önce İstanbul’da bir yapının duvarı-
kavuşan Marilyn; sanatçının soluğuna değdirdiği fırçasıyla ha-
na boyadığı, sonra da sanki ikinci kez ölümünü yaşarcasına,
yat öpücüğünü bulur yeniden: Canlandıran, yeryüzüne çağıran
yıkılan duvarla birlikte yok olan Marilyn portresi, ona verilmiş
öpücüğü... Sanatçının bir güz yaprağı gibi içindeki fırtınalarda
bir sözün sanatçı tarafından adeta yerine getirilişidir. “Marilyn
gezdirdiği o düş kadın, romantizmin lirik coşkusu içinde de-
de ölüme yazgılıydı herkes gibi, yeryüzüne bırakılmışlığı içinde...
ğişik yüzleriyle gülümserken yeniden bulgulanır gibidir. Eski
Büyük yıldızlar bir kez parlardı ya, o da öyle oldu. Parladı ve
zamanların yalazları çırpınır yeniden gözlerinde eski bir kent
sönüp gitti kendini saklayarak bilinmezliğin ardına... Sevdalı bir
gibi görkemli. Bir melodiyle yan yana yürüyen doğaya koşut
72
bir anlam ve görüngü birlikteliği içindeki Marilyn imgesi, düş-
boşlukta içindeki titreyişleri kımıldatarak Marilyn aracılığıyla içsel
sel bir sisin içinden geçerek sanatçının aura’sından sızan bir
evrenini açımlar.
ışık parçası gibi kımıldar. Kendi bireyselliğini ötekinde eriterek,
Marilyn’nin el değmemiş doğa gibi bakireliğini boyayan sa-
ona yüklenen anlamın ötesine geçerek... Cinsel bir dürtünün
natçı, yarattığı gerçeklikle duran biri değil; onunla derin iletişim
de perdesini aralayan sanatçı, Marilyn’e olan sevgisini krista-
kuran biri olarak davranır. Onda yakaladığı, kadınca bir kendi-
lize eder. Bir ‘exstatis’ içinde modelini kucaklayan coşkusu
ni saklama ve gizleme içgüdüsüdür. Resimle gövdesel ilişkide
sınırlandırılmamış dünyası içinde çok anlamlılık taşır. Onu gizli
dokunabilirliği değil, duyumsamayı öngörür. Boya ile ten ara-
birer özne olarak görür ve yaşantı içerikleriyle yüklü dünyasını
sındaki bu cinsellik yükü, fırçasında renksel bir benlik parçala-
kendisininkiyle birleştirerek bir sevgi nesnesine dönüştürür. Her
masına dönüşür. Bodler’deki kutsal bir deliliğe dönüşen ‘exsta-
an evrenin her yerinde olmak, sanatçıya özgüyse eğer, Bahri
tis’ (kendinden soyutlanma) durumu tinin ‘karanlık gecesine’ bir
Genç, Marilyn’nin yüzünde kendi dünyasını yüzdürür. Bu, bir
dalış ve o gölgeler içinde ışığı yakalama serüvenidir. O hakikat
yanı acıya öteki yanı sevince bulaşmış bir ‘sensualite’dir aynı
anı Genç’in soluğunu modeliyle buluşturduğu andır ve cinsel
zamanda. Varla yok arasında gidip gelen, kalabalıklardan kur-
bir sevgiyle de doğrudan ilişkilidir. Bir sözcük gibi özenle seçtiği
tulmuş bir duygunun kendine ayırdığı içsel mekanlarda, araya
renk nüansları üst üste konan bedensel arzuların senkronları
bir uzaklık koymadan sürekli bir varoluş içinde anlamın odağına
gibi boşluk içinde tınısal akortları imler. Yeni bir realizmin izi-
alındığı Marilyn, izleyicinin imgeleminde karanlık bir bozkıra dü-
ni süren sanatçının soyutlamacı biçemi, dış gerçekliği de içine
şen yıldız ışıkları gibi titreşerek anıtsallaşır.
alan varlığın ritimsel motifleri kapsayan iç dünyayla bağlantıla-
Modelleri üzerinden içindeki sonsuzluğa dalışın, tedirgin edi-
rını oluşturur. Soyutlama eğer yaratmanın bir başka adıysa, o
ci unsurların arasında sessizliğin kımıltılarını yakalayan sanatçı,
kendi derinliklerine uzanarak yeni formlar yaratmıştır. Ekspres-
tenin ötesine geçen bir anlam arayışı içinde tikel olandan evren-
yonizmle de ilişki kuran yeni bir realizmin sanatçıdaki öngörüsü
sele giden bir duygu örgüsü yaratmıştır. Bir özdedeşleştirme
ve modellerinin de bilmediği bir irdelemeleri kapsayan yanılsa-
içinde modelleriyle konuşurcasına bir düş evreninin biçimlenişi-
malardır. Fırça jestleriyle şaşırtıcı motifleri de içeren bir imler ve
dir bu iletişim çoklukla. Yüzün her ‘an’ını bir anlam
kaygısıyla boyayan sanatçı, kimi
zaman bir kabullenişi,
kimi zaman aldırmazlık
imgeler bütünü içinde Genç, Marilyn’i kendi varlığının evine yerleştirerek konuk
etmiştir adeta.
Sanatçının, bir sevgi
içindeki bir boşlukla
nesnesine dönüştürerek
reddedişi, yer yer de
idealize ettiği Marilyn,
erotizm kokan bir
ölümün karanlığından
tenselliği vurgular.
Marilyn’i
çıkıp
kimi
zamanın
görünür
dalgın ve acılı yüzüyle,
dünyasından ala-
kimi zaman da eski
rak düşsel dünya-
bir sevinç ‘an’ının bir
sının
duyumsaması içinde
sessizliğine
yerleştirir.
Onun
titreşerek erotizmin
gizlerle dolu de-
sıcaklığını da duyu-
ğişik yüzleri hangi
ran bir imgeye dö-
dokunuşu
nüşür. O büyüsellik,
imlesin,
imlerse
sanatçının
plastik kaygısı hep
sanatçın
çağdaşlık
misyonuyla,
Röne-
o serüven içerisinde
sans ustalarının eskil
ödünsüz olarak ken-
gülüşlü
dini sezdirir. Anlamlı
yüz ifadelerindeki ken-
kadınlarının
bir sessizlikten sesini
dini hiç bir zaman ele
yaratan Genç, Wagner
vermeyen kımıldamala-
gibi yüreklice kendini attığı
rına götürür. O
73
MİMARİ
TREND
Paris’
Aboukir
ilecaddelerinin
Petitsteki Carreaus
köşesindeki
beş
katlı
bloğun
cephesini
kaplayan
The
Oasis
of Aboukir
Duvardaki
bahçe
u ay mimari trend sayfalarımızda dikey bahçeleri ele
B
Mekanlar canlılık ve doğallık
Mekanlara
dikey bahçeler için
katan dike
sınır yok! İçeride ve dışarıda
rahatlıkla yaşayabilen
uygulamalar modern
bu uygula
hayatının vahalarına
şehir haya
dönüşüyor. Yapım Şebnem Yıldız
dönüşüyo
ile 2.700 metrekarelik bir yeşil alana ulaşıldı!
almak istedim. Bunun ardında, doğaya karşı yükselen
Enstitüler ve havaalanları gibi kamusal alanlarda estetik kav-
özlemimizi şehir içinde bir parça da olsa giderebilecek bir dü-
ramını geliştirmek amacıyla inşa edilen dikey bahçeler, genel-
zenleme arayışı yatıyor. Elbette bu örnekler günümüzün mimari
likle gelişen bitki ortamını tutan modüler paneller üstüne monte
anlayışına da yeni bir bakış açısı getiriyor. Dikey bahçeler, çoğu
ediliyor ve gelişen ortama göre kategorize ediliyor. Botanikçi
kendilerine entegre olmuş su dağıtım sistemine sahip ve tama-
Patrick Blanc 1980’lerin sonunda bitkilerin dikey yüzeylerde
men bitkilerle kaplanmış gelişen bir ortamı içeren oluşumlar. Di-
de pekala yaşayabileceğini görünce, geliştirdiği sistem ile iste-
key bahçeler aynı zamanda ‘yaşayan duvarlar’, ‘bio-duvarlar’,
nen duvarı bitkilerle bezeyebileceğini keşfetmiş. Bu bağlamda
‘eko-duvarlar’ ya da ‘yeşil duvarlar’ olarak da anılıyorlar. Ser-
onun en son çalışmalarından biri olan Paris’teki The Oasis of
best ya da mevcut bir duvarın üstünde durarak hem iç, hem de
Aboukir örneğini vermek istiyorum. Aboukir ile Petits Carreaus
dış mekanlarda verimli sonuçlar verebiliyorlar ve geniş bir ölçek
caddelerinin köşesindeki beş katlı bloğun cephesini kaplayan
çeşitliliği ile hayata geçirilebiliyorlar. Mesela 2012 yılında, Los
bu çalışma, 7.600 çeşit bitkinin çapraz dalga hareketleriyle 25
Cabos International Convention Center’da konumlanan örnek
metre yükseklikte duvar boyunca gelişen değişik türden bitki-
74
Barcelona
Passeig
deReplay
Gracia’mağazasının
daki
pencerelerinden
çalımsı
ve
begonyalareğreltiotları
göze çarpıyor
leri sunuyor. Cephenin çıplak beton duvarı öncelikle ilkbahar-
begonyalar göze çarpıyor. Giydirilmiş mankenler ve dev
da bitkilendirilmiş ve bitkiler tüm duvarı kaplamış. Paris’in tarihi
örümcek maketleri de dükkanın ön cephesine damgasını
mahallesinin merkezindeki refah ve çevresel duyarlılığa önemli
vuran bitkilendirilmiş duvarın önündeki yerlerini alarak bu
bir katkı niteliğinde şüphesiz bu proje.
sanatın bir parçası oluyorlar. Mağaza, 100 metrekarenin üs-
Yazımın başında dikey bahçelerin iç mekanlarda da gayet
tünde dikey bahçesini konuk ediyor. İki kat boyunca uzanan
verimli bir biçimde yetişebileceğinden bahsetmiştim. Bunun
bu duvar, heykellerle ve tezat yaratan malzemelerle birlikte
için vermek istediğim örnek, Barcelona Passeig de Gracia’daki
dramatik ve oyunlu bir çevre içine yerleştirilmiş bitkilerden
Replay mağazası. Vertical Design Garden isimli peyzaj mimarlık
oluşuyor. Gruplanmış bitkiler organik bir desen oluşturuyor-
firması mağazadaki yeşil duvarları yaratmış. Yan avluda bulu-
lar ve yayıldıkları cömert duvar pek çok bitki çeşidine ev sa-
nan ikinci duvarın bitkileri ise, dükkanın yeni düzenlemesini de
hipliği yapıyor. Geniş begonvil grupları ve sarmaşıklar, daha
yapan İtalyan Studio 10’un mimarları tarafından monte dilen
geride kalan ve basamaklanan aşk merdiveni ve farklı türler-
kafesli metal karolar arasındaki alanları dolduruyor. Mağazanın
deki eğreltiotu yaprakları için dramatik bir fon yaratıyorlar.
pencerelerinden çalımsı eğreltiotlarının ormanı ve filizlenen
Mağazanın dışarısında da bir düşey bahçe var. Etraftaki bi75
MİMARİ
TREND
Dikey
bahçelerin
kendi
başına
devdönüştüğü
bir peyzaj
proj
e
sine
Singapur’
d
aki
Gardens
offirması
Bay, İngiliz
mimarlık
Wilkinson
vepeyzaj
Grantmimarlarının
Associates’Eyre
in
imzalarını taşıyor
nalar tarafından kısmi olarak gölgede kalan güneybatı cephesi
bu ağaçların en yüksek olanının tepesinde bir de bara yer veril-
özellikle üst kısımlarında Akdeniz güneşi ile buluşunca lavanta,
miş. Hem kendilerine, hem de etraflarındaki büyük seralara su
biberiye gibi daha Akdenizli bitkilerin yetişmesine de izin veriyor.
pompalayan bu ağaçlar yağmur sulama tanklarına sahip. Wil-
Üzerinde duracağım son örnek ise, dikey bahçelerin kendi başı-
kinson Eyre ağaçların gövdesine sarılan bu fantastik tasarımları
na dev bir peyzaj projesine dönüştüğü Singapur’daki Gardens
Akdenizli ve tropikal bitkiler yerleştirilmiş limonluklar, yapay bir
of Bay. İngiliz mimarlar Wilkinson Eyre ve peyzaj mimarları Grant
şelale, temalı bahçeler, göl, ağaç çizgili yürüyüş yolları, oyun
Associates’in tamamladığı muhteşem tropik bahçe, ağaç ben-
sahası ve aktivite alanı ile taçlandırmayı da unutmamış.
zeri kuleler, deniz kabuğu şeklinde seralar ve 30 metre yüksek-
Sonuç olarak doğal yaşam hepimizin özlemi. Teknolojiyi ta-
liğinde insan yapımı bir şelaleden oluşuyor. 50 metre yüksekliğe
biatla buluşturan canlı ve doğal dikey bahçeler bu derdimize
kadar uzanan ve deyim yerindeyse, 18 tane ‘süper’ ağaç, ken-
deva olurken, bir yandan da havayı temizlemek ve çevre ısısını
di damar benzeri kaplamalarının üstünde binlerce bitki çeşidini
dengelemek gibi misyonları üstleniyor. Ve tabii ki duvar deko-
barındırıyor. 20 metre yukarıdaki köprülerle birbirine bağlanan
rasyonu anlamında da farklı kapıları aralıyor. O
76
RÖPORTAJ
AYÇA BİNGÖL
78
“Aşktaki adrenalini doğru
dozlarda kullanmak lazım”
Oynamayan, ‘olan’ oyunculardan biri o. İzleyiciye rolünün duygusunu ışık hızıyla aktarabilme
yeteneğine sahip… Son yıllarda dizi izleyicilerinin yakından tanıdığı ve büyük hayranlık duyduğu
Ayça Bingöl’den bahsediyoruz. Bingöl geçtiğimiz yıl, Uğur Yücel’in elinden çıkma “Benim
Dünyam” adlı sinema filmiyle de sinemaseverleri büyüledi. Şimdi ‘Benim adım Gültepe’ adlı
dizede ‘Gülümser’ karakteriyle yine televizyon izleyicisiyle buluşan Bingöl, hayat öyküsünü ve
hayat algısını geçtiğimiz ay kaybettiğimiz gazeteci Arda Uskan’a bütün içtenliğiyle anlattı.
Sonuçta üç yıllık ‘belalısı’ Cemile’den kurtulup, geçtiği-
yaşlarda bir anne, sonra sekiz yaşına gelince onu akıl hasta-
miz yıl bir sinema filmi, tiyatro ve bu yıl da yeni dizi çalışma-
nesine kapatmamak için mücadele eden, ona hocasını bulan
larına başladı Ayça Bingöl... Bu durum heyecanlandırıyor
ve umuda inanan bir kadın. Derken kız büyüyor, Beren olup
mu sizi?
üniversiteye başlıyor...
Sinema filminin çekimi “Öyle Bir Geçer Zaman Ki”nin hemen bittiği günlere denk geldi. Sonra da kamera macerasına
biraz ara verip tiyatroya dönmek çok hoşuma gitti doğrusu...
Önce biraz filmden bahsedelim isterseniz... Uğur
Yücel’in yönettiği, Beren Saat’le birlikte oynadığınız
“Benim Dünyam” çok beğenildi...
O dönemde makyajla yaşlandınız herhalde...
20’li yaşlarda makyajla gençleştirme yaptılar, 30-40 yaşlarımı kendim gibi oynadım... 60’lı yaşlarda yine makyaja başvurduk tabi...
Anlattıklarınıza bakılırsa “Benim Dünyam” biraz sanat filmi kokuyor. Bu da insanı korkutuyor...
Bu filmin orjinalini beş-altı sene önce izlemiştim... “Black”
Aslında gişe filmi. (Gülüyor) Uğur, bunun sanat filmi olmasını
adlı bir Hint filmi... Senaryosunu, kurgusunu çok beğenmiş,
istemedi. Bu işin esprisi tabii... Biz sinema sanatını icra etmeye
çok etkilenmiştim...
çalışıyoruz. Sanat filmi derken bahsettiğiniz şey rengi, dokusu
Bir Hint hikayesi nasıl Türkiye’ye adapte olabiliyor?
ise; “Benim Dünyam” öyle bir film değil. Aydınlık, duygusu ve
Aslında bu Hint hikayesi değil; Helen Keller isimli bir kadı-
ritmi yüksek bir film. Ve sonuçta biz sinema sanatını icra etme-
nın gerçek hayat öyküsü. Bunun pek çok remake’i var. Mesela
ye çalıştık. Sanat filmi-gişe filmi demek çok saçma bir ayrım.
Amerikalılar “Miracle Worker” diye yapmışlar.
Benim için iyi film, kötü film var sadece. Umarım iyi bir film ola-
Helen Keller’ın gerçek öyküsü nedir?
rak hafızalarda yer etmiştir.
Kör ve sağır bir kadın. Yedi dil konuşuyor, iki üniversite mezunu. O yüzden etkili bir hikaye... Hint olmuş, Yunan olmuş,
Amerikalı olmuş hiç önemli değil; çünkü ortada gerçek bir hayat hikayesi ve o kadının bir mucizeyi başarması var.
Doğuştan kör ve sağır bir insandan mı bahsediyoruz?
“Moda benim mahallem”
Şimdi gelelim diğer tutkunuza, tiyatroya... Haluk
Bilginer ile “Nehir” isimli bir oyununuz var. 2013 Nisan
ayından bu yana devam ediyor.
İki yaşındayken bir hastalık sonucu duyma ve görme yetilerini
Aslında bu oyunun provalarına geçen sene başladık ama
kaybediyor. Bir öğretmeni var ve onu hayata bir şekilde kazandı-
dizi devam ettiğinden sürdürmem mümkün olmadı. “En iyisi
rıyor. Hikayenin özü o kadar etkili ki bana bu teklif gelince hemen
seneye Ekim’e bırakalım ve kafamız rahat çalışalım” dedik. So-
üzerine atladım. Uğur Yücel de çok çalışmak istediğim bir yönet-
nuçta geçen yıl başladı. Bu yıl da devam edecek.
mendi... Beren Saat ile birlikte çok güzel bir ekip olduk.
Sizin rolünüz hangisiydi filmde?
Dört farklı yaşta kızın annesini oynadım. Kız bebekken 20’li
Nasıl bir oyun “Nehir?”
Jez Butterworth’ün bir eseri. Aynı yazarın ‘Jerusalem’ adlı
oyununu Amerika’da seyretmiş, bayılmıştım. Kadın erkek ilişkisi
79
RÖPORTAJ
AYÇA BİNGÖL
üzerine, bir adamın beyhude haline ayna tutan sürprizli, keyifli
başladım oynamaya. İki sene devam etti oyun...
bir oyun. Oyunu anlatmak çok zor... Zaten anlatamadığımız için
Daha çocukken profesyonel olmuşsunuz.
oynuyoruz. Ben kendimi baştan beri Haluk’un Oyun Atölyesi’ne
Gerçekten öyle... Annem elimden tutup turnelere götürürdü
yakın hissediyordum. Zaten doğma büyüme Modalıyım. Burası
benim mahallem gibi...
o yaşta.
Anneniz tiyatrocu olmanızı desteklemiş anlaşılan…
O zaman mahallenizden konuşalım, sanat hallerinden sıyrılıp...
Hem de nasıl... Babam daha mesafeliydi. Zaten o yüzden
önce İTÜ’de kimya bölümünde okumaya başladım. Sonra bı-
Moda’da doğdum, büyüdüm, Bahariye İlkokulu’ndan mezun
raktım, iyi ki de bırakmışım...
oldum. Hala da buralardayım işte... Buranın dokusu, mahalle haya-
O aralar tiyatro devam ediyor muydu?
tı, çocukluğumdan beri herkesin beni tanıması çok keyifli...
Gizli gizli konservatuvar sınavlarına hazırlanıyordum; sonra ka-
Nasıl bir çocuktunuz?
17 yaşına kadar yalnız bir çocuktum. Kardeşim çok sonra dünyaya geldi. Babaanne ve
dedem ile büyüdüm diyebilirim.
zandım. O zaman babam da mecbur oldu zaten...
Konservatuvarda Yıldız Kenter’in öğrencisi
olmuşsunuz. Onun bir lafı vardır, “Tiyatro
kocanız, kocanız metresinizdir,” diye...
Anne, babanız ne yapıyorlardı?
Ben o lafa çok inanmıyorum. Çünkü be-
Çalışıyorlardı. Ama karşılıklı apart-
nim hayatım sadece tiyatro ve oyunculuk
manlarda oturduğumuz için ayrı kal-
değil ki. Hayattan beklediğim başka mutlu-
mıyorduk...
luklar, başka güzellikler de var... Kendini
“Yalnız bir çocuktum,” de-
sadece bir noktaya kısıtlamak bana çok
diniz. Neler yapardınız, nere-
keyifli gelmiyor.
lerde oynardınız?
Amcamın
Eş durumundan da şanslısınız
kızıyla
Moda
herhalde. İkiniz de aynı meslek-
Çay Bahçesi’nde gazoz ka-
tensiniz.
pağı toplayıp, diş fırçalarıyla
onları
kalaylayıp
Evet, Ali üniversitede doktorasını
kalaycılık
verdi, Şehir Tiyatroları’nda yönet-
oynardık mesela... Sonra sar-
menlik yapıyor. Konservatuvardan
dunya yapraklarıyla kasapçılık
sınıf arkadaşıyız...
oynardık...
Ve neredeyse 100 yıldır evli-
Sardunya ile kasapçılığın
siniz...
ne alakası var?
Aynen öyle... Beraber büyüdük,
Sarduya yapraklarını kuruduk-
ne mutlu ki beraber yol almaya de-
tan sonra elinizle ezerseniz kıyma
vam ettik. Birbirimizi sırtlayarak bu-
olur. Taze sardunya yaprağını kimse
günlere geldik.
görmeden koparırsanız o pirzola, eğer
Ali Bey için daha güç olmalı her-
kuyruklu koparırsanız biftek olur... Böyle
halde. Sizin diziler filan...
fantastik oyunlarım vardı...
Hayal gücünüz o zamandan müthişmiş doğrusu...
Bu biraz da evde yalnız çocuk olmanın getirdiği
Yooo... Bizim tanınmışlık, şöhret umurumuzda değil.
O anlamda söylemedim. Sabahın köründe evden çıkıyorsunuz, gecenin bir yarısında
bir durum. Mesela kendi kendime konuşurdum, evdekiler
dönüyorsunuz. Dizi çekerken de fazla görüştüğünüz
korkarlarmış neden tek başına konuşuyor diye. Sahnede de
söylenemez…
var olmayan bir şeye varmış gibi reaksiyon veriyoruz. Çocukluğumda oyun oynuyormuşum ve hala oyun oynuyorum; o
yüzden çok mutluyum.
Yanılmıyorsam tiyatroya da çocukken başlamışsınız...
Tabii, Enis (Fosforoğlu) abinin tiyatrosunda, 9-10 yaşlarında
80
O da iyi, çünkü dip dibe yaşamayı benimseyen bir evlilik
yaşamımız yok. Bence en iyi evlilikler az görüşülen evliliklerdir.
Bıkmıyorsunuz yani birbirinizden...
Bıkmıyorsun, anlatacak çok şeyin oluyor, sohbetler daha
keyifli geçiyor. Ama birbirimizin akıl hocasıyız.
“Gişe beni
ilgilendirmiyor”
Kıskançlık oluyor mu aranızda?
Yooo.. Ali kıskanç bir adam değildir, ben de öyle. Hatta ben bazen, tamamen kadın kimliğiyle ‘Sen beni hiç kıskanmıyor musun’ diyorum. (Gülüyor)
Bir de Şerif Gören ile yaptığınız bir film var: “Ay
Büyürken Uyuyamam.” O film çok büyük ümitlerle
çekildi ama sonu hayal kırıklığı oldu.
Gerçekten çok büyük hayal kırıklığı ve büyük mutsuzluk...
Gişede iş yapmadığı için mi böyle düşünüyorsunuz?
Gişe beni hiç ilgilendirmiyor. Onu yapımcı düşünsün.
Kendimi seyrettiğimde mutsuz olduğum bir filmdir.
Kendi oyunculuğunuz açısından mı, filmin bütünü için mi söylüyorsunuz bu lafları?
Daha çok filmin bütünlüğü açısından. Onun içinde de
ben doğru yolu bulamadım; olmadı işte.
Ama senaryoyu kabul ederken herhalde beğendiniz de girdiniz bu işe...
Tabii ki... Öncelikle Necati Cumalı’nın bir öyküsünden
söz ediyoruz. Senaryo ile ilgili sorunlarım vardı; bunları Şerif beyle konuştuğumda “merak etme hepsini sette düzeltiriz” demişti. Ben de onun inanılmaz tecrübesine, bugüne
kadar yaptığı başarılı işlere güvendim doğal olarak...
Daha ne olsun? Cannes’da büyük ödülü alan
“Yol” filminin yönetmeni...
Ona hangi oyuncu hayır diyebilirdi. Senaryodaki bütün
sorunları sette halledeceğiz diye söz de verince...
Şerif, Yılmaz Güney’in öğrencisi... Güney de hemen
hemen her şeye sette karar verirdi...
Ama bu defa olmadı işte. Daha başka ne söyleyeyim...
Sanatın seyirciyi eğitmek gibi bir görevi var mı
sizce?
Salt eğitmek gibi bir görevi yok; ama düşünmeye
sevk etmeliyiz insanları. O kadar çok hazıra alıştık ki,
biraz da başka şeylerin farkına varmamız lazım. İlla ki
insanların gözüne sokulan mesajlardan bahsetmiyorum. Ama sinemayla, tiyatroyla insanların düşünmeye
başlamasını, o keyfi yaşamasını sağlayabilirsek ne kadar güzel olur. Bu her anlamda işimize yarayacak. Eğitimsizlikten birbirlerini bıçaklayan insanları düşünsene...
Tiyatroyla, sanatla beslenen bir insanın birini öldürebile-
KADINA ŞİDDETE KARŞI PROJE
Bu arada bir de kadınlara karşı şiddete dikkat
çeken bir fotoğraf sergisine katılmıştınız.
UNICEF’in içinde olduğu, kadına şiddete karşı hazırlanan bir projeydi o...
Kadına şiddet sadece kırsal kesimlerde değil,
İstanbul’un en elit tabakası arasında da çok yaygın
bir durum. Bunun eğitimle alakası yok galiba.
Öğretim ile ilgisi yok ama eğitim ile ilgisi var. Biz
anne babalarımızı rol model olarak alıyoruz büyürken.
Küçük yaşta aile içinde yaşananları taklit ediyor insanlar. O çocuğun babası da annesine şiddet gösteriyordu, çocuk büyüyünce aynı şeyi yapıyor. Burada görev
o küçücük çocuğun anne babasına düşüyor...
Ama ne yapsın Anadolu’da kocasından şiddet
gören kadın? Nasıl eğitecek çocuğunu?
Bireysel çabalar burada çok yetersiz kalıyor. Bunlar aslında devletin görevi ve çok zaman isteyen, uzun
süreli işler.
Peki yaptığınız kampanyada çektirdiğiniz fotoğrafların bir işe yarayacağına inanıyor musunuz?
Ümit ediyorum.
Erkekler o fotoğraflara bakıp şiddet uygulamaktan vazgeçecekler diye mi düşünüyorsunuz?
Böyle bir şey olamaz tabii. Ama bazen işaret etmek gerekiyor. Belki ufak da olsa düşünmesine sebep olur.
ceğine inanmıyorum. O
81
ALIŞVERİŞ
GRAFIT
Sağlıklı bir öğün
“Grafit” serisi doğal
hammaddelerle özel olarak
üretilmiştir ve fırında 250
dereceye kadar kullanabilir. Aynı
tepsi ile servis de yapılabilir.
Prodüksiyon Harun Topuz
Fotoğraflar Agim Can
82
GRF33BFT0004, 33x24 cm, biftek tepsisi
GRF37X28AHSTP, 37,5x28 cm ahşap tepsi
SEMT
MODA
Bizon Studio
Egzotik, genç ve
yaratıcı bir semt
Hem çok eski, hem de çok genç bir semt Moda. Onu ilginç kılan da bu özelliği bence.
Entelektüel bir çevrenin yoğunlaştığı bu ilginç yerleşim bölgesinin her sokağında bir sürpriz
bekliyor sizi. Küçük bir moda turunda objektifimize takılanları sizlerle paylaşmak istedik.
Her an değişen ve yepyeni mekanlara ev sahipliği yapan bu semti yılın belli aylarında
mutlaka yeniden keşfe çıkmak gerek. Yapım Fatma Özel, Fotoğraflar Serkan Şentürk
DİSİPLİNLER ARASI BİZON STUDIO
Sanat eğitimi alan üç kişilik ekibin yarattığı Bizon Studio, atölye ve mağazadan oluşan iki mekanın birleşiminden oluşuyor. Farklı malzemelerin
ve farklı disiplinlerin meydana getirdiği ortak bir dil oluşturan Murat Gökçe Yılmaz ve Seçil Abdişler, atölye ve mağazayı bir araya getirmekteki
amaçlarının işin mutfak kısmını biraz daha göz önünde bulundurmak olduğunu söylüyor. Bizon Studio’da belirli günlerde workshop’lar da
düzenleniyor. Çağdaş takı tasarımları, mimari seramik çalışmaları ve en ilginci ise; kağıt lamba, kağıt mobilya ve kağıt şapka tasarımları
yapılıyor burada. Kullanılan kağıt malzeme petek yapısı sayesinde mukavemeti artarak bir strüktür görevi görüyor. Ürünlerin esnek yapısının
verdiği avantajla sıkıştırılıp az yer kaplıyor oluşu, depolamada da avantaj sağlıyor. www.bizonstudio.com
84
Müze Shop
Soy Bakır
Polka Kafe
SOY BAKIR’LA GEÇMİŞE
MODERN BİR DOKUNUŞ
İĞNE OYALARIYLA BİR
MÜZE SHOP
Kalay kaplı bakırların ve gümüş kaplama
mutfak ürünlerinin en modern ve
temiz işçiliğini Soy Bakır mağazasında
bulabileceğinizi söyleyebiliriz. Yaklaşık
dört yıldır 37 ülkede satış gerçekleştiren
Soy Bakır firmasının sahibi Emir Ali Enç
çok genç olmasına rağmen, geleneksel
zenginliklerimizden biri olan bu köklü işçiliği
geliştirip modern bir estetikle buluşturmaya
gönül vermiş. Kapalıçarşı’da üretilen tüm
bakır mutfak ürünleri Soy Bakır’ın Moda’daki
bu küçük mağazasında sergileniyor.
www.soy.com.tr
Tekniği örgü olan bir el sanatının
bambaşka yorumlarını bulacağınız
Müzeshop; iğne oyası, mekik oyası, tığ
oyası, firkete oyası olarak sınıflandırılan
her uygulamayı bulacağınız özgün
bir mağaza. Yapımlarında kullanılan
malzemeye göre boncuk oyası,
mum oyası, iplik oyası gibi adlar
da alan bu geleneksel el sanatını
yeniden yorumlayan Gülin Şenyuva,
birbirinden ilginç tasarımlarıyla bu
tekniği günümüz modasına başarıyla
uyarlamış. www.muzeshop.com
İRLANDA TARZI POLKA
Hem dekorasyonunda, hem
de yemeklerinde İrlanda tarzını
yansıtan bu küçük kafede her şey
ev yapımı. Dünya mutfağından
örnekler içeren menüsünün
yanında, özgün kahveleri ve
çayları yaz-kış tadabileceğiniz
sakin ve huzurlu bir atmosfere
sahip. Beş-altı masadan oluşan
küçük mekan, Moda semtinin
samimi yüzünü en güzel özetleyen
örneklerden biri.
Tel: (0216) 405 27 48
facebook.com/page/POLKA-cafe
85
SEMT
MODA
Zelazo
Çamurlu Düşler
Danke
ZELAZO, BİR RENK CÜMBÜŞÜ
Seri üretime karşı olan Zelazo, Moda’nın
belki de en renkli dükkanlarından biri.
Çocuk ve yetişkinler için çok özel
tasarımlar gerçekleştirilen atölyemağaza, tasarımlarını üretim yaptıkları
mekanda sergiliyorlar. Trikoların, kesim
ve dikim işlemlerinin yapıldığı mekanda
tasarımdan üretime kadar tüm aşamalar
göz önünde hazırlanıyor. New York’ta
moda tasarım eğitimi aldıktan sonra
yaptığı renkli tasarımlarla dikkatleri
üzerinde toplayan Nazlı Çetiner ‘in renkli
dünyasına konuk olmanızı öneririz.
www.mandalinarossa.com
86
ÇAMURLU DÜŞLER
ÜLKESİ
Çömlekçi tornaları ve çamur…
Moda’da ara sokaklardan
birindeki bu küçük atölyede
renkli düşler çamurla
şekilleniyor. Çömlek ustası
Mehmet Yılanlı Bodrum’daki
atölyesini kapadıktan sonra
Moda’ya yerleşmiş. Çocuk
ve yetişkinlere çömlek
dersleri veren Mehmet Yılanlı
atölyede kalabalık gruplara
workshop’lar da düzenliyor.
Tel: (0538) 911 94 16
DANKE İMZALI TİŞÖRTLER
El boyama tişörtler ve çantalar üreten Aslı
Kepekli resim çalışmalarını tekstil üstüne
yapıyor. Kullanım alanı giderek genişleyen
beyaz tişörtlerin hem spor, hem de abiye
olarak kullanılabileceğine dikkat çeken Aslı
Kepekli, çeşitli markalar ve tasarımcılarla
çalıştıktan sonra 2010’da kendi markası
olan Danke’yi kurmuş. Tüm tişörtleri elle
boyadığı içen her ne kadar aynı gözükseler
de, her biri aslında tek. Özel ürettirdiği
beyaz kumaşlar üstüne bazen doğaçlama,
bazen de fotoğraftan yola çıkarak
resimlediği tişörtlerin fiyatları 40 ile 120 TL
arasında değişiyor. www.dankeshirt.com
Pappa Cafe
İrma Boutique
Soldan sağa Sezgi Abalı, İpek Çankaya, Cansu Attal,
Gözde Kırksekiz, Ceren Kartal, Hande Başargün.
Halka Sanat
PAPPA CAFE’DE ESPRESSO
KEYFİ
RETRO MERAKLILARINA
İRMA’DAN ÇAĞRI
HALKA SANAT PROJESİ’YLE
EVRENSEL SANAT
1903’te Mimar Constantin Pappa
tarafından inşa edilmiş şahane bir Moda
yapısının hemen altındaki bu küçük kafede
hala yok olmayan eski mahalle ambiyansını
da hissedeceksiniz. Sahibi Gaye Adaköy,
Ruşen Ağa Sokağı’ndaki bu eski binanın
alt katında açtığı kahvesine mimarının adını
vermiş. Kafenin asma katı okuma günleri,
küçük davetler ve hatta ofis toplantıları
için organize edilmiş. Çeşitli kahvelerin ve
soğuk içeceklerin bulunduğu kahvede ev
yapımı tuzlu ve tatlılar ikram ediliyor.
Tel: (0216) 358 80 50
Retro elbiselerin ve vintage gözlüklerin
satıldığı İrma Boutique’te her şey
sadece birer adet. Ağırlıklı olarak
elbiseden oluşan koleksiyonda çanta
ve ayakkabılar da var. Sahibi Süsen
Filiz gençleri farklı giyinmeye teşvik
etmek için bu butiği açtığını söylüyor.
Vintage şapkaların da yer aldığı bu renkli
mağazada adeta zaman durmuş gibi!
50’li yıllara yolculuk etmek isteyenler için
Caferağa Mahallesi’nin ara sokaklarından
birinde yer alan bu keyifli mağaza
heyecan verici. Tel: (0216) 541 92 34
Mayıs 2011’de İpek Çankaya ve Sezgi
Abalı Attal tarafından, arkadaşları Ayşe
Kâya’yla beraber, başlatılan Halka Sanat
Projesi’nin misyonu ise sanatın fark
etmeden sağladığı dönüştürücü güce
ve herkes tarafından erişilebilir olmasına,
çağdaş sanatın ve kültür ögelerinin günlük
yaşamla buluşmasına ve farklı insanlarca
deneyimlenmesine aracılık etmek. Halka
Sanat Projesi, 2012 yılında ayrı bir çatıda
başlayan merak odası Kabine Nadire’yi,
2013 sonbaharından itibaren bünyesine
katmış. www.halkaartproject.net
87
ALIŞVERİŞ
porselensepeti.com
Davet sofrasını
en iyi onlar bilir!
Alanında profesyonel ve saygın isimlere ‘bir davet verecek olsak ne hazırlamamız
gerekir?’ diye sorduk; menüden sofra takımına kadar özgün önerilerde bulundular.
Hazırlayan Gülderen Tumba
ELİF EDES TAPAN
Yemek Yazarı, Mutlu Mutfak&TV Program Yapımcısı&Sunucu
Y
“
“
Kalabalık
bir
davet,
bir
aile
yemeği
veya
eşimle
baş
başa
olacağım
bir
sof
r
ada
her
zaman dekoratif birkaç aksesuar olur.
Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle beraber sofralarınıza
özenir misiniz?
Sofra, sevdiklerimizle vakit geçirdiğimiz özel yaşam alanlarının başında
geliyor. Bu sebeple sofralarıma en az yemeklerim kadar önem veririm.
Dekorunu sofrayı paylaştığımız kişilerin yemek sonunda mutlu ve keyifli olmasını düşünerek planlarım. Mevsime, menüye, okazyona göre tabaklar;
çatal/bıçak, bardaklar, aksesuarlar ve dekor malzemesi seçerim.
Davet sofrası sizce nasıl olmalı?
Davet sofrası kişi sayısına, mevsime, okazyona, saate, misafirlerin birbirleri ile olan yakınlığına ve tabii menüye göre belirlenmeli. Yerine göre
sade, gündelik malzemeler; yerine göre şamdanlar; iki, üç değişik tabak/
bardak, vs. kullanarak pek çok farklı davet sofrası hazırlanabilir.
Hangi tür sofra aksesuar ve ürünleri kullanmayı tercih edersiniz?
Soframda porselen takımlar kullanmayı çok severim. Aksesuar olarak
taze çiçekler, yeşillikler, peçete ve orijinal peçetelikler gibi klasiklerin yanı
sıra, farklı mum ve mumluklar, irili ufaklı heykelcikler, eski oyuncaklar, şişeler gibi pek çok değişik obje kullanmayı severim.
http://www.porselensepeti.com’dan bir öneriniz olursa hangi yemek takımını tercih edersiniz?
Yazdan ilham alan hasır mavi file yemek takımını tercih edebilirim.
Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz?
• Közlenmiş biber&keçi peynirli tart
• Taze incir&karamelize cevizli salata
• Pesto soslu dana pirzola&kekikli, sarımsaklı patates püresi
• Vişne soslu panna cotta
• Kahve&mini çikolata kapları
88
HSR24Y21497365, Naturaceram Hasır yemek seti, 24 parça
PELİN BİLGİÇ
Yemek Yazarı, ‘Pelin ile Mutfak Sohbetleri’
“
“
Masamın ortasında mutlaka mevsim renklerini
vurgulayan taze çiçeklerim olur. Karşılıklı
oturan konuklarımın görüşünü kısıtlamayacak
boyda irili ufaklı mumlarla ortamı aydınlatırım.
Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle
beraber sofralarınıza özenir misiniz?
Bir yemeğin lezzeti ile ilgili tahmini ilk olarak gözümüzle yaparız. Sofrada yemeklerimizi sunarken gösterdiğimiz özen ve titizlikle ilk izlenimde
yaratacağımız etkiyi yemeklerin tadına bakmadan
artırabiliriz. Bunun için birbiriyle uyumlu yemekleri
Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz?
• Pazılı ve peynirli tart
• Kabuklarıyla pişirilmiş sarımsak ve biberiye ile
lezzetlendirdiğiniz püre&fırında incik&salata
• Damla sakızlı ve çikolatalı mus&taze meyve
hazırlamakta gösterdiğim ilgi ve zamanı soframı
kurarken de gösteririm.
Davet sofrası sizce nasıl olmalı?
Menüde yer alan çorba başta olmak üzere başlangıçlar, salata, ana yemek ve tatlıyı ayrı ayrı
servis etmeyi tercih ederim. Mutfağımı dağıtmak
pahasına yemeklerimi gözden uzakta tabaklarda
teker teker hazırlayıp, taze baharatlarla süsleyip,
soslarla tadını güçlendiririm.
Hangi tür sofra ürün ve aksesuarlarını kullanmayı tercih edersiniz?
Uyumlu tatları bir araya getirmek kadar servis ettiğim tabakların da yemeklerle uyum yakalaması
için bazen hazırladığım menüye uygun servis takımı ararım. Bazen de kullanmak istediğim takımı
öne çıkaracak bir menü hazırlarım. Ancak yemekler tabaklar ile yarışmak yerine destek olmalıdır.
Bu sebeple beyaz veya küçük, zarif desenli tabakları öneririm. Özel kutlamalar için gümüş ve
altın rengini kullanmayı severim. Mevsime göre
öne çıkarmak için sonbahar yaprakları ve bahar
dallarını süsleme için kullanırım. Masa örtüsü ile
uyumlu kumaş peçete de her zaman tercihim.
porselensepeti.com’dan bir öneriniz olursa
hangi yemek takımını tercih edersiniz?
Soframda ‘Caprice’ krem rengi yemek takımını
tercih edebilirim.
CPR81YT0014, Caprice yemek takımı, 81 parça
89
ALIŞVERİŞ
porselensepeti.com
ESRA DÜZDAĞ
Sofra Dergisi Yayın Yönetmeni
“
“
Daha önce denemediğim
tariflerle misafir ağırlama
riskine kalkışmam!
Sofra sizin için ne anlam taşıyor?
Yemekle
beraber
sofralarınıza
özenir misiniz?
Benim için her şeyden önce yemeklerin mevsime uygun malzemelerle
hazırlanmış
olması,
protein-sebze-bakliyat
karbonhidratdengesinin
Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz?
• Ağır olmayan bir çorba
• Mevsime uygun, sebze ve bakliyat dengesini barındıran birkaç çeşit
zeytinyağlı ve salata
• Fırında et ya da köfte
• Yemeklerle uyumlu bir pilav ya da börek
• Meyveli ve sütlü hafif bir tatlı
göz ardı edilmemesi gerekir. Konserve ürünleri ve hazır gıdaları ne gündelik olarak, ne de davet sofralarında
tercih ederim.
Misafirlerin farklı zevkine hitap edecek
alternatifleri masada bulundurmaya
çalışırım. Özellikle çocuklar söz konusuysa, onlar için garantili birkaç tat
mutlaka masada olmalı!
Davet sofrası sizce nasıl olmalı?
Hangi tür sofra aksesuar ve ürünleri kullanmayı tercih edersiniz?
Görsel olarak masada hiçbir şey yemeklerin önüne geçmemeli. Bu yüzden masa örtüsü ve yemek takımında beyaz, krem, kırık beyaz tonlarını
tercih ediyorum. Misafirler kapıdan
girdiğinde masa eksiksiz hazırlanmış
olmalı, çünkü ilk bakıştaki görsellik
etki bence çok önemli.
porselensepeti.com’dan bir öneriniz olursa, hangi yemek takımını
tercih edersiniz?
Kendi evimde de en sık kullandığım
yemek takımı olan ‘Mitterteich San
Marco’ kabartmalı yemek takımı ve
Kütahya Porselen ‘San Marco’ kremkahverengi eskitme yemek takımı.
90
SMR24Y213273117, San Marco yemek takımı, 24 parça
GÜLHAN KARA
Sofra sizin için ne anlam taşıyor? Yemekle beraber
Gurme, Yemek Yazarı, Mutfak Koçu
Bir sofra aileyi buluşturur, yabancıları tanıştırır, güzel sohbet-
sofralarınıza özenir misiniz?
lere vesile olur. Sofralar insanları bir araya getiren en önemli
sosyal unsurlardan biridir. En lezzetli sohbetler sofra başında
yapılanlardır. Tabii ki yemekler kadar sofranın ferahlığı, düzeni
ve rahatlığı da önemlidir.
Bir davet sofrası sizce nasıl olmalı?
Özenilerek hazırlanmış, şık olduğu kadar rahat ve masa örtüsünden servis takımına kadar uyumlu olmalı. Aksesuarlar
abartılı olmamalı. Öncelikle davetin konusu, sofraya oturacak
kişilerin birbirini tanıyıp tanımadığı, nasıl bir menü sunulacağı
dikkate alınmalı ve bunlara göre sofranın düzeni ve konsep-
Davet sofrası için bir menü önerisi verir misiniz?
• Kremalı tarhana çorbası,
• Zeytinyağlı ekşili kabak sıyırma (Ege’den).
• Sebzeli çıtır börek.
• Asma yaprağı ile kuzu kapama ile üzümlü pirinç pilavı.
• Kahveli irmik tatlısı, mevsim meyveleri, sakızlı lokum
ile Türk kahvesi.
ti oluşturulmalı. Öğle yemeği mi, akşam yemeği mi olacak?
Buna göre sofranın konumu iyi ayarlanmalı. Aydınlık ve ferah
bir ortam sağlanmalı.
Hangi tür sofra aksesuar ve ürünleri kullanmayı tercih
edersiniz? Neler olmamalı, neler mutlaka olmalı?
Masada ihtiyaçlar haricinde dekoratif amaçlı kullanılacak aksesuarların seçimine dikkat edilmeli. Yemeğe oturanların bir-
FLY83YT14R520, Fulya yemek takımı, 83 parça
birlerini görmelerini engelleyecek yüksek boyutlu aksesuarlar
olmamalı. Şamdan, vazoda çiçek gibi… Sofranın ferahlığını
sağlamak da doğru olur. Bunun için de fazla sayıda tuzluk
biberlik, sirke, limon, zeytinyağı seti olmamalı. Servis takımları ve bardaklar menüye göre seçilmeli. Yani geleneksel bir
menü varsa, klasik yuvarlak tabaklar olmalı. Zeytinyağlılar ve
salata ortaya serpme yapılabilir. Özel misafirlerin olduğu ve
günümüzde ‘Dünya mutfağı’ diye tabir edilen bir menü ile özel
bir davet sofrası hazırlanacak ise; beyaz masa örtüsü, kare
veya dikdörtgen köşeli modern tasarım tabak ve bardaklar
tercih edilebilir. Kısaca, sofrada kullanılacak servis takımları
ve aksesuarlar tamamen sunulacak yemeklere, menüye ve
sofrada olacak kişilere göre planlanmalı. Peçeteler kesinlikle
unutulmamalı. Kumaş peçetelerin haricinde şık bir peçetelikle mini kağıt peçete de bulunmalı. Ekmek sepeti örtülü olmalı.
Şahsen ben düz, tek renk masa örtülerini kullanmayı tercih
ederim. Eğer örtü kullanmayacaksam farklı renklerde keten
veya hasır tek kişilik servis altlıklarını (Amerikan) seçerim. Davet masası bahçede veya terasta, yani açık havadaysa ve
akşam ise; hafif loş ışık ve birkaç büyük mum kullanmak isterim. Ev sahibinin de misafirleri ile birlikte masada olması
önemlidir. Eğer evde bir yardımcı yoksa masanın yanında
mutlaka küçük bir servis arabası ve servis masası olmalı.
Son olarak porselensepeti.com adresinden bir yemek
takımı seçer misiniz?
Kütahya Porselen’den ‘Fulya’ krem yemek takımı.
91
SAĞLIK
OBEZİTE
ÇOCUKLARDA OBEZİTE ARAŞTIRMALARININ SONUÇLARI ENDİŞE VERİCİ!
TÜRKİYE’DE İKİ MİLYON ÇOCUK OBEZİTE SINIRINDA
ÇOCUKLARDA
ALARMI
Araştırmalara göre dünyada yükselişte olan obezite giderek Türkiye’nin de akut
hastalıklarından biri olmaya aday görünüyor. Obezite çocukluk çağının da en sık rastlanan
kronik hastalığına dönüşmüş durumda. İki milyon civarında çocuk ve genç, obezitenin
tehdit kuşağı içerisinde. Peki, nasıl bu noktaya gelindi ve ne yapmak gerek?
bezite genel olarak bedenin yağ kütlesinin yağsız küt-
değerlerden 10 kat fazla olduğu belirtiliyor. Yine Dünya Sağlık
O
leye oranının aşırı artması sonucu boy uzunluğuna
Örgütü tarafından yapılan bir araştırma Avrupa’da fazla kilolulu-
göre vücut ağırlığının belli bir düzeyin üstüne çıkması olarak ta-
ğun yetişkinlerin yüzde 30-80’ini etkisi altına aldığını, çocuk ve
nımlanıyor. Son yıllarda başta gelişmiş ülkeler olmak üzere tüm
gençlerinse beşte birinin fazla kilolu olduğunu gösteriyor. Bun-
dünyada yükselen başlıca sağlık sorunlarından biri haline gelen
ların üçte birini ise aşırı kilolu olan obezler teşkil ediyor. 2011
obezite giderek ülkemizin de akut hastalıklarından biri olmaya
yılında toplanan 18’inci Avrupa Obezite Kongresi’nden çıkan
aday görünüyor. Rakamlar da bu gidişatı doğruluyor.
sonuçlar dünyadaki genel eğilim değişmezse dünyadaki mevcut 400 milyon olan obez insan sayısının üç yıl içerisinde 700
40 yılda 10 kat arttı
milyona ulaşacağını haber veriyor.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 12 yıllık bir sürede ve dünyanın
altı ayrı bölgesinde gerçekleştirdiği MONICA adlı çalışması da
Şişmanlığın temelleri çocuklukta atılıyor
obezitenin hızlı artışını ortaya koyuyor. Bu çalışmaya göre son
Geçtiğimiz haziran ayında ülkemizde medyaya yansıyan
10 yılda dünyada obezite oranı yüzde 10 ila 30 arasında artış
rakamlar da çocuk obezitesi konusunda Türkiye’nin de dün-
göstermiş durumda. Bu oran son 40 yıllık dönem göz önüne
yanın genel gidişine uymaya başladığını ve fazla kilolu çocuk
alındığında ortaya çok daha vahim bir tablo çıkıyor. Günümüz-
sayısının iki milyona ulaştığını gösteriyor. Okullarda çocukları ve
de gelinen noktada çocukluk çağı obezitesinin 1970’lerdeki
gençleri obezite ve ona bağlı olarak en fazla görülen hastalık
92
olan diabete karşı bilinçlendirmek amacıyla başlatılan “Okulda
raporda şu ifadeler var: “Yapılan araştırmalar dünyada olduğu
Diabet Programı” verileri de çocuklar ve gençlerde obezitenin
gibi ülkemizde de fazla kiloluluk ve obezite sıklığının giderek art-
inanılmaz bir yükselişte olduğunu gözler önüne seriyor. Buna
tığını ve obezitenin özellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi etkisi
göre ülkemizde 6-16 yaş grubunda fazla kilo ve obezite sık-
altına almaya başladığını göstermektedir.”
lığı son sekiz yılda iki katından fazla artış göstermiş ve yüzde
beşten yüzde 10.5’e yükselmiş durumda. Bu her 10 çocuktan
Obezitenin sebepleri
birinin şişmanlık sınırında olduğunu gösteriyor. Daha net ifade
Çocukluk obezitesinin 2005-2006 yıllarından itibaren hem ül-
edilirse ülkemizde 19 yaşın altındaki nüfus olan 21 milyon genç
kemizde hem dünyada artış gösterdiği ve bu artışın erişkin obe-
ve çocuğun iki milyona yakını şişman ve bunun bir kısmı da ileri
zitesiyle de paralel gittiğini belirten Prof. Bağrıaçık’a göre de ciddi
derecede şişman yani obez.
yükselişe geçen çocuk obezitesinin başlıca nedenleri şöyle: “Bu
1976 yılında Cerrahpaşa’da kurulan ilk obezite servisinden
artışın nedenleri; beslenme alışkanlıkları, çocukluk çağında anne
beri konuyla yakından ilgilenen Türkiye Obezite Araştırma Der-
sütünün normal ya da yeterli şekilde verilmemesi, suni gıdalara
neği Başkanı Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık ülkemizde çocuklarda
yönelimler, annelerin iş hayatına erken başlayarak çocuklarıyla
fazla kilo ve obezite oranı konusunda yapılan araştırmaları ve
yeterli ilgilenememeleri dolayısıyla beslenmenin hazır gıdaya yön-
sonuçları şöyle yorumluyor: “Biz 1998’de obezite araştırma
lendirilmesi, okul çağında ise okul kantinlerinde sunulan gıdaların
derneğini kurduk ve ülke sathında araştırmalara başladık. 2000
aşırı kilo almayı teşvik etmesi gibi etkenler. Bunun yanında sedan-
yılında Beşiktaş ve Şişli ilçelerinde okullarda obezite sıklığını
ter hayat dediğimiz çocukların hareket aktivitelerinin azalmasına
tespit ettik. Kızlarda yüzde 6.4, erkek çocuklarda yüzde 5.4
sebep olan durumların çoğalması, oyun alanlarının sınırlanması da
oranında obezite oranı tespit ettik. 2009-2010 yılındaki araş-
bir başka faktör. Bir diğer etkense beslenme bozukluğu. Özellikle
tırmamızda ise bu rakamların kızlarda yüzde 9.1’e, erkeklerde
iki-dokuz yaş arasında meydana gelen kilo almalar ileri yaşlarda
ise yüzde 11.6’ya çıkmış olduğunu tespit ettik. Yüzde 50 ila 75
şişmanlığa, diabet ve kardiyovasküler hastalıklara sebep oluyor.”
arasında artış gördük.” Sağlık Bakanlığı’nın 2009 yılında onlar-
Çocukluk çağında şişman olan kişilerin yüzde 60’ının erişkin
ca uzman ve kurumun çalışmasıyla dört yıllık bir dönemi kap-
yaşamda da şişman olarak kaldıkları tespiti ise tek başına konu-
sayan “Obezite ile Mücadele ve Kontrol Programı” hazırlatmış
nun Türkiye’nin geleceği açısından ne denli önemli bir sorun oldu-
olması da gidişatın ciddiyetinin adeta resmi belgesi. Hazırlanan
ğunu göstermeye yeterli görünüyor. 93
SAĞLIK
OBEZİTE
KORKUTAN
RAKAMLAR
• İstanbul, Ankara ve
İzmir’de 12-13 yaş
grubu üzerinde yapılan
araştırmaya göre fazla
kilolu çocuk oranı yüzde
12; obez çocuk oranı
yüzde iki.
• Türkiye Obezite
Araştırma Derneği’nin
İstanbul Şişli’de 12-15
yaş grubu üzerinde yaptığı
araştırmaya göre fazla
kilolu çocuk oranı yüzde
9,9; obez çocuk oranı
yüzde 6,2.
‘İLK ADIM, SPORA
YÖNLENDİRMEK’
Ali Dereli, NG Sapanca Wellness Park Diyetisyeni
04 yılında henüz üniversite öğrencisiyken,
20
hastanede ‘tip 2’ diyabet hastası yedi yaşında
bir çocuk görmüştüm. O zamandan belliydi bu dünyanın başına sonradan musallat olan hastalığın, çocukluk
çağına kadar ineceği. Bütün bunlara rağmen literatür,
‘mümkün olduğunca 15 yaşına kadar, büyüme ve gelişmesi hızla devam ederken çocuklara çok müdahale
etmemeye çalışın,’ der. İlk yapılacak şey uzun süre
devam ettirebileceği bir aktiviteye, spora yönlendirmek, sonraki adım ise, doğru beslenmeyi öğretmek.
7-15 yaş arasındaki bir çocuğa herhangi bir şeyi yasaklayamazsınız, yasaklamamalısınız. Hatta tamamen
• Kayseri’de 6-10 yaş
grubu öğrenciler arasında
yapılan araştırmaya göre;
fazla kilolu çocuk oranı
yüzde 10,6; obez çocuk
oranı yüzde 1,6.
kendi görüşüm, ailesine bile ‘çocuğunuza sakın şunu
vermeyin’ cümlesinin kurulmamasından yana. Çünkü
uzun soluklu, zor, önemli, çok yorucu ve sabır isteyen
bir süreçtir bu. İş sadece kilo vermesi değil, büyümesi,
gelişmesi devam eden bir insanın, 30 yaşından sonraki
hayatının önemli kısmına, eksik başlamamasını sağla-
• Yeditepe Üniversitesi’nin
üst düzey gelir grubunda
yer alan 20 ilköğretim okulu
ve lisede gerçekleştirdiği
araştırmaya göre her 6
çocuktan biri obezite
sınırında, 10-12 yaş grubu
erkeklerin üçte biri yüksek
obezite riski altında.
• Muğla’da 6-15 yaş
grubu üzerinde yapılan
araştırmaya göre kızların
yüzde 7,6’sı, erkeklerin
yüzde 9,1’inin obez olduğu
saptandı.
• Marmara Üniversitesi ve
Türkiye Obezite Araştırma
Derneği’nin 2009-2010’da
İstanbul Beykoz ilçesindeki
okullarda 21 bin çocuk
üzerinde yaptığı taramaya
göre fazla kiloluluk ve
obezite oranı kızlarda
yüzde 9,1, erkeklerde ise
yüzde 11,6.
94
maktır. Okul kantinleri, okullardaki beslenme eğitimi,
aile ile birlikte sofraya oturma, çocuğunuza verdiğiniz
harçlık ve bunun düzgün bir şekilde nasıl harcandığının
sorgulanması bu yolda atacağınız ilk adımlar. En büyük ve önemli adım ise, çocuğunuzun evden kahvaltı
yapmadan çıkmamasını sağlamak olacaktır.
OTEL
NG SAPANCA WELNESSS&CONVETION
Aliva Elegance Balayı&Yıldönümü
Paketi, Aliva Deluxe
Balayı&Yıldönümü Paketi ve Aliva
Romance Balayı&Yıldönümü
Paketi; özel cilt bakımları,
masajlar, ikramlar ve hediyelerle
düğün yorgunluğunu atmanız için
gereken her şeyi sağlıyor.
NG Sapanca’da
rüya gibi bir balayı
NG Sapanca Wellness&Convention romantik
balayı paketleri ile hayalleri gerçeğe dönüştürüyor.
omantik Suite odalarıyla rüya gibi bir balayı vaat eden NG
bekliyor. Özel olarak tasarlanan ve dekoratif ürünlerle süslenen
Sapanca Wellness&Convention, çiftleri peri masalının
odalarla balayınızı keyife dönüştürebilirsiniz. Tercihinize göre
ortasına taşıyor. Aliva Wellness’ın birbirinden rahatlatıcı masaj ve
seçeceğiniz kırmızı ya da beyaz odalar aşkınızı göstermenizin
kürleriyle düğünün tüm yorgunluğunu ve stresini atmanız müm-
en tatlı hali olabilir. Romantik Suite keyfinin yanı sıra, NG Sa-
kün. Doğayla iç içe bir ortamda, romantik sürprizlerle dolu bir ba-
panca Wellness&Convention’ın diğer ayrıcalıklarından da fay-
layı geçirmek isteyenler için NG Sapanca Wellness&Convention,
dalanmak isteyen çiftler için balayı ve yıldönümü paketleri su-
özel fırsatlar sunuyor. Peri masalı gibi bir balayı vaat eden NG
nuluyor. Aliva Elegance Balayı&Yıldönümü Paketi, Aliva Deluxe
Sapanca Wellness&Convention, özel olarak düzenlenen roman-
Balayı&Yıldönümü Paketi ve Aliva Romance Balayı&Yıldönümü
tik odalar ve balayı paketleriyle çiftlere bir rüya yaşatıyor.
Paketi, özel cilt bakımları, masajlar, ikramlar ve hediyelerle dü-
R
Türkiye’nin yükselen otel zinciri markası NG Hotels’in
ğün yorgunluğunu atmanız için gereken her şeyi sağlıyor. Siz de
göz alıcı bir doğa içinde bulunan oteli NG Sapanca
hem düğün stresini üzerinizden atmak hem de romantik bir tatil
Wellness&Convention’da bulunan Romantik Suite odalar, düğü-
yaşamak için NG Sapanca Wellness & Convention’ı tercih ede-
nün tüm yorgunluğunu rahatlatıcı bir balayı ile atmak isteyenleri
bilirsiniz. www.guralsapanca.com
96
BESLENME
ALİ DERELİ
Mevsim geçişleri
Koca bir yaz bitti. Eğlencesi, tatili ve üstümüzde kalan üç-beş
kilosu ile hepimizin güzel bir yaz geçirdiğini umuyorum. Güneş
etkisini yavaş yavaş azaltırken, sonbahar ve kışın gelişi derken,
sağlığımız için en dikkat etmemiz gerekli zamanlara giriyoruz.
[email protected]
ücudumuz saat 23.00 ile 05.00 arasında melatonin
saf sudan karşılanması gerektiğini söylemektedir. Alınan bu
V
denen bir hormon salgılar. Işığa duyarlı olarak çalışan
ödem atıcılar ve sıvının bir şekilde vücuttan çıkarılması ge-
bu hormon vücudun çalışma hızını yavaşlatarak bizi uykuya
reklidir. İdrar veya ter yolu ile atılacaktır ödem, bu sebeple
doğru yönlendirir. Vücudumuzun biyoritminden sorumludur.
terleyeceğiniz egzersizler yapmayı unutmayın.
Diğer hormonların ve bununla ilintili sistemlerin çalışmalarının
Hastalıklardan korunmak için ise, biraz daha özen göster-
düzenlenmesinde etkilidir. Bağışıklık sistemimiz de bunlardan
melisiniz. D vitaminini yazın aldığımız kadar aldık ve depola-
biridir ve gün ışığı ile en çok bağlantısı olandır. Hem melatonin
dık, kışa girmeden hemen önce bir kontrol ettirin; eğer yeterli
yoluyla bir ilişkisi vardır, hem de bağışıklık sisteminin en büyük
değil ise, dışarıdan destek alabilirsiniz. B vitaminleri, E vitamini
destekçisi olan gün ışığı ile bağlantılıdır. Bu iki yolun da bir nevi
ve bazı yağ asitleri de bağışıklık için önemlidir. Bütün bunlar
hasara uğraması sonucu daha çabuk hastalanabiliyoruz. Mev-
besinler yolu ile alındıktan sonra vücutta depolanır. Bizim dik-
sim geçişlerinde hastalanmamızın yanı sıra, anlam veremediği-
kat etmemiz gereken, depolanmayan ve bağışıklık için birinci
miz ödemlerimizin oluşması da bu gün ışığındaki değişiklik ve
derecede önemli olan C vitaminidir. Günlük alınması gereken
vücudun adaptasyon sürecinden ileri geli-
miktar, 75 mg’dır (sigara içenler üç kat daha fazla almalıdır).
yor. Bu doğal süreci doğanın bize
Bu gerekli günlük miktarı her gün tüketmeliyiz. Önemli olan ve
sunduğu besinler ile hasarsız bir
kivi ve iki-üç adet mandalina, C vitamini
şekilde atlatabiliriz.
Ödemleriniz
gözden kaçırılmaması gerek nokta budur. Bir orta boy
için,
bol
ihtiyacınızı karşılar. Bunlara ek olarak
maydanoz ve bitki çayı tü-
bir de öğlen ve akşam mönünü-
ketmelisiniz. Vücudun ken-
ze bir yemek kaşığı bol yeşil
dini korumak adına yaptığı
yapraklı
bir şeydir bu dönemdeki
diğer bağışıklık sistemi des-
ödem. Sizin ona korunacak
tekçilerinden de faydalanmış
veya telaşlanılacak bir şey
olursunuz. Hele bir de gün
olmadığını doğru beslenerek
içinde iki su bardağı süt
göstermeniz
veya
gerekmektedir.
sebze
yoğurt
eklerseniz,
tüketirseniz,
Bol su tüketmek, yapmanız
mümkün
gerekenlerden en önemlisidir.
size yanaşması. Tabii ki Al-
Vücudunuza sıvı vermek fayda-
lah korusun yine de… lıdır ama otoriteler alınması gerekli günlük sıvının yüzde 70’inin
98
değil
hastalığın
Düzenli Diyetle, Sağlıklı
Bir Yaşam Dilerim.
KİŞİSEL BAKIM
NG HOTELS ALIVA SPA
Yaz sonrası Sothys ile bakım...
Pürüzsüz, sağlıkla ışıldayan bir görünüme kavuşmayı kim istemez ki? Bu konuda birçok
alternatif sunan NG Hotels Aliva SPA’nın bakımlarını denemenizi tavsiye ediyoruz. Hem
günlük stresten arınıp hem de kendinizi farklı ritüellerle şımartabilirsiniz.
ilt, güneş sonrası kaybettiği nemi kazanmak için özel
siniz. Hydradvance bakımı; Sothys’e özel digi esthetique masaj
bakım ister. Cildin problemi ne olursa olsun, herhangi
metoduyla uygulanarak cilde anında nem ve pürüzsüzlük ka-
C
bir küre başlamadan önce cildin nemi yeterli olmalıdır. Düzenli
zandırıyor. Cilt dolgun ve dinlenmiş bir görünüm alıyor.
temizlenerek nemlendirilen cilt, diğer bakım aktiflerini de alma-
AYDINLIK VE LEKESİZ BİR CİLT HERKESİN HAYALİ
ya hazırdır. Eğer cilt yeterince nemli değilse, önce derinlemesi-
Yaz aylarında yapılan tatil ve bronzlaşma keyfi, güneşin
ne nemlendirilmeli, vitamin, oksijen veya anti-aging bakımlara
zararlı ışınlarının da etkisiyle tatil sonrası eziyetine dönüşebi-
daha sonra geçilmelidir. Bunun için, özellikle mevsim dönüşle-
lir. Özellikle UV ışınları cildin en derin noktalarına kadar nüfuz
rinde yoğun nemlendirici serum veya ampullerle kür uygulana-
ederek ışığın neden olduğu erken yaşlanmaya yol açabilir, kırı-
bilir. Özellikle güneşlenme sonrasında kullanılmak üzere formü-
şıklıkların oluşumunu hızlandırır, cilt renginin koyulaşması baş-
le edilen ürünlerden Sothys Intensive Hydrating Serum, hızlı ve
ta olmak üzere ciltte istenmeyen renk değişimlerine ve güneş
yoğun bir şekilde cildin ihtiyacı olan nemi kazandırıyor. Bir aylık
çillerine neden olabilir. Sothys’in leke açıcı serisi W+ Line size
düzenli kullanım ile cildin nemi yüzde 55 oranında artıyor. Cildi
bu konuda tatmin edici çözümler sunuyor. Cildin pigmentas-
yenilerken cildin elastikiyetini yeniden kazandırıyor. Serumun
yonunu düzenliyor ve kahverengi melanin oluşumunu önlüyor.
yanısıra normalden karmaya dönük ciltlere yönelik hazırlanan
Cilde canlılık ve berraklık kazandırıyor. Seride yer alan ürünler-
Hydradvance Light Cream ve normalden kuru ciltlere yönelik
den Preparative Lotion; cildin bakıma başlamadan önce diğer
hazırlanan Hydradvance Comfort Cream günlük bakım için
ürünlerin emilimi için cildi hazırlıyor, bakım esnasında cildi nem-
ideal. Cildi nem ile beslerken aynı zamanda cildi yumuşatıyor,
lendirerek cilde parlaklık kazandırıyor, Double Action Serum;
kuruluğa bağlı hissedilen gerginlik hissiyatından cildi anında ra-
Brightening solution ve peelingden oluşuyor. Gündüz melanin
hatlatıyor. Aliva Spa’da, uzman terapistler tarafından uygulanan
dengesini düzenleyen akşam ise soyma işlemi yapan çok hafif
düzenli cilt bakımı ile, cildin temel fonksiyonları desteklenir, hem
akışkan jel krem. Brightening Fluid; serbest radikallere karşı ko-
cilt temiz, berrak ve aydınlık görünür, hem de cildin yaşlanması
ruyor ve cildi nemlendiriyor. Cildi aydınlatıyor ve ciltteki kırışıklık
geciktirilir. İlerleyen yaşınıza rağmen gençlik ışıltısını kaybetmez-
derinliklerini azaltıyor. www.nghotelsandresorts.com
99
GURME
SONBAHAR
Sezonun gözdeleri
Sonbaharın gelişiyle birlikte bu ayların favori lezzetlerini sofralarımıza taşıyoruz.
NG Güral Sapanca Wellness&Convention’ın şefleri bize bu lezzetler ile ilgili
çok şık önerilerde bulundu.Yapım Şebnem Yıldız, Fotoğraflar Füsun Gümeli
TAZE MEYVELİ BAHÇE YEŞİLLİKLERİ SALATASI
• 1/5 demet maskolin yeşillikleri
• 1/3 demet roka
• 1/3 demet tere
• 1/5 demet maydanoz
• 1/5 demet dereotu
• 1/5 adet nar
• 20 gr siyah üzüm
• 25 gr armut
• 20 gr kırmızı erik
• 30 gr şeftali
• 10 gr zeytinyağı
• 5 gr nar sirkesi
• 5 gr balsamik sirke
Hazırlanışı Tüm yeşillikleri yıkayıp iri parçalara
bölün, meyveleri ince şekillerde doğrayın, zeytinyağı
ve sirkelerle birlikte soslayarak servis edin.
100
SİYAH İNCİR VE ARPACIK SOĞANLI
BONFİLE IZGARA
• 250 gr dana bonfile
• 30 gr arpacık soğan
• 30 gr siyah incir
• 5 gr tuz
• 2 gr karabiber toz
• 10 gr zeytinyağı
• 3 gr taze kekik
Hazırlanışı 250 gr porsiyonlanmış bonfileyi
tuz, karabiber, kekik ve zeytinyağında
marinasyon yapın. Izgarada isteğinize göre
pişirin. Arpacık soğanı ve incirleri de ızgarada
pişirerek bonfile ile birlikte servis edin.
101
GURME
SONBAHAR
102
PALAMUT TAVA
SÜTLÜ ÇİKOLATALI TORFU
• 1 adet palamut
• 35 gr sütlü çikolata
• 1/4 paket Akdeniz yeşillikleri
• 10 gr fildişi çikolata
• 1 adet limon
• 20 gr pandispanya
• 5 gr tuz
• 35 gr krema
• 20 gr zeytinyağı
• 10 gr jelatin
Hazırlanışı Palamudu
• 30 gr yumurta beyazı
temizleyip halka dilimler şeklinde
• 20 gr toz şeker
kesin, limon ve tuz ile birlikte
Hazırlanışı Yumurta beyazını şeker ile
marinasyon yapın. Zeytinyağında
çırpın, krema ile karıştırın, jelatin ilave edin ve
tavada kızartın, Akdeniz
içine çikolata doldurun. Derin dondurucuda
yeşillikleri ile birlikte servis edin.
dondurun, dekor ile servis edin.
Kütahya Porselen ‘Square Bone’ 84 parça
65102 desenli yemek takımı, 1.099 TL.
ÇİKOLATALI, FRAMBUAZLI TOP
• 35 gr frambuazlı kuvertür
• 50 gr krema
• 30 glikoz
• 50 gr toz şeker
• 30 gr frambuaz
• 30 gr su
• 20 gr pandispanya
Hazırlanışı Su, şeker, glikozu kaynatın; çırpılmış
krema ile karıştırın içine çikolata doldurun ve derin
dondurucuda dondurun, dekor ile servis edin.
103
BİZDEN
HABERLER
NG Kütahya Seramik’ten
en yeni mağazalar
Bu sezon Batı Karadeniz Bölgesi ve Erzurum en büyük iki seramik showroom’una kavuştu.
190. maaza Safranbolu’da
lu’da hizmete açl
açld
ld
NG Kütahya Seramik’in Karabük’teki iş ortağı Uslu Yapı,
20 Haziran Cuma günü Safranbolu mağazasını görkemli bir
gelen isimleri ve NG Kütahya Seramik iş ortaklarının katılımıyla gerçekleşti.
törenle hizmete açtı. Açılış, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel
NG Kütahya Seramik’in en yeni koleksiyonlarının yer aldı-
Başkan Yardımcısı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şa-
ğı 1000 metrekare büyüklüğündeki mağaza, Batı Karadeniz
hin, Karabük Valisi Orhan Alimoğlu, Türkiye Genç İş Adam-
Bölgesi’nin en büyük seramik showroom’u olma özelliğini ta-
ları Konfederasyonu Genel Başkanı ve NG Kütahya Seramik
şıyor. Adres: Barış Mah. Adnan Menderes Bulvarı NO:51-A
Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, Karabük ilinin önde
Safranbolu, Karabük
104
Erzurum’un en büyük seramik showroom’u
NG Kütahya Seramik’in Erzurum’daki iş ortağı Kadıoğlu
terasa, bahçeden yatak odasına ve oyun parkına kadar 56 ayrı
İnşaat, 14 Haziran Cumartesi günü Kütahya Ticaret ve Sa-
mekânın sergilendiği mağazada, NG Kütahya Seramik serile-
nayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı ve NG Kütahya Seramik
riyle yaratılan birbirinden farklı kombinasyonlar ve mekân uy-
Onursal Başkanı Nafi Güral, Türkiye Genç İş Adamları Konfe-
gulamaları ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. 1500 metrekare
derasyonu Genel Başkanı ve NG Kütahya Seramik Yönetim
büyüklüğündeki iki katlı showroom’da NG Kütahya Seramik’in
Kurulu Başkanı Erkan Güral, Erzurum Büyükşehir Belediye
her zevke ve her bütçeye uygun yepyeni kreasyonlarının yanı
Başkanı Mehmet Sekmen, Erzurum ilinin önde gelen isimle-
sıra, ödüllü serilerine de yer veriliyor. Modern mimarisiyle ve zi-
ri ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen NG Kütahya Sera-
yaretçilerin dinlenebileceği geniş kafesiyle de dikkat çeken ma-
mik iş ortaklarının katılımıyla Erzurum’un en büyük seramik
ğaza, Erzurumlulara keyifli bir alışveriş deneyimi vaat ediyor. showroom’unu ve 189. mağazasını hizmete açtı.
Özel uygulamaların yer aldığı panolarla birlikte şömineden
Adres: Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü, Ek OSB Alanı C
Kapı No: 2 Aziziye, Erzurum
1.500 metrekare
büyüklüğündeki iki katlı
showroom’da NG Kütahya
Seramik’in her zevke ve
her bütçeye uygun yepyeni
kreasyonlarının yanı sıra, ödüllü
serilerine de yer veriliyor.
105
BİZDEN
HABERLER
Erkan Güral
AVIS Boğaziçi
Rallisi’ndeydi
Bu yıl 43. kez düzenlenen
ve Avrupa Ralli
Kupası’na dahil AVIS
Boğaziçi Rallisi, 15-17
Ağustos tarihleri arasında
İstanbul’da gerçekleşti.
Sanayici kişiliğinin yanı
sıra sportmenliğiyle de
bilinen NG Kütahya
Seramik Yönetim Kurulu
Başkanı Erkan Güral,
Türkiye’nin en eski ve
en köklü uluslararası
organizasyonlarından
biri olan AVIS Boğaziçi
Rallisi’ne katıldı.
106
oplam 48 ekibin yarıştığı ve zorlu etapların olduğu AVIS Boğaziçi
T
Rallisi iki gün sürdü. Ekipler, Dünya Ralli Şampiyonası’nın meşhur
parkurlarının kullanıldığı, İstanbul’un Anadolu Yakası ve Kocaeli il sınırları
içinde yer alan toprak etaplarda mücadele etti. Güral, zorlu etapların olduğu mücadeleyi NG Kütahya Seramik’in sponsorluğundaki Mitsubishi
Lancer Evo 9 ve ekip arkadaşı Aras Dinçer ile birlikte tamamladı. SALII
VE GÜVENL
ETM
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında çalışanların alması gereken yıllık eğitimler Kütahya Porselen, NG Kütahya Seramik,
Kütahya Ambalaj fabrikalarının kendi eğitim
salonlarında yapıldı ve yaklaşık 3000 çalışan
bu eğitimi aldı. Eğitim; danışman firma, tam
zamanlı işyeri hekimleri ve tam zamanlı A sınıfı
Gökyüzünde işbirliği
Pegasus Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali
Sabancı ve NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu
Başkanı Erkan Güral öncülüğünde gerçekleşen işbirliğiyle
dünyada ilk kez bir uçağın koltuk numaralarının
bulunduğu alınlık, reklam alanına dönüşüyor.
iş güvenliği uzmanları, insan kaynakları, fabrikaların idari personelinin işbirliğiyle gerçekleştirildi. Mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki,
sorumlulukları anlatılırken ayrıca NG Kütahya
Seramik, Kütahya Porselen, Kütahya Ambalaj
çalışanlarının hepsine çalışma ortamında yol
gösterici olması amacıyla eğitimlerde İş Sağlığı
ve Güvenliği El Kitapçığı ve İş Sağlığı ve Gü-
oltuk numaralarının bulunduğu alana reklam verme fikrinin bir iş ge-
venliği bilgi notları dağıtıldı. Mevcut iş sağlığı ve
zisinde geliştiğini ifade eden NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu
güvenliği kurulu aylık olarak toplanıyor ve bu
Başkanı Erkan Güral, “Japonya’dan dönmeden Ali Sabancı ile bu fikrimi
yöndeki çalışmalara katkı sağlıyor. İşyeri Sağlık
paylaştım ve el sıkıştık. NG Kütahya Seramik, NG Hotels ve Pegasus ol-
Birimi tam zamanlı olarak bir adet ambulans ve
dukça yenilikçi ve girişimci markalar. Fikrimizi kısa bir süre içinde hayata
eğitimli personeli ile çalışanlara hizmet veriyor.
K
geçirmekten mutluluk duyuyorum.” dedi. Pegasus Hava Yolları’nın uçak içi
reklam alanlarının her geçen gün değer kazandığını ifade eden Pegasus
Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sabancı “Markaların ayda 2 milyona yakın hedef kitleye birebir ulaşabilecekleri uçak içi reklam alanlarımıza
bir yenisini daha ekledik. Bu işbirliğimizi ilk olarak NG Kütahya Seramik ve
NG Hotels ile gerçekleştirmiş olmaktan dolayı da ayrıca mutluyuz.” dedi.
Pegasus Hava Yolları, uçak içerisinde promosyonel ürün ve broşür dağıtımının yanı sıra LCD ekranlarını ve koltuk başlıklarını da reklam mecrası olarak kullanıyor. Türkiye’de yine ilk defa uçak içerisinde kullanılmaya başlanan
kabin içi bagaj kapakları ve servis masaları da hedef kitleye ortalama bir buçuk saat boyunca kesintisiz iletişim sağlıyor. Uçak içi mecralar, yüksek geri
dönüş oranları sayesinde reklamverenler tarafından yoğun ilgi görüyor.
Pegasus Hava Yolları reklam alanlarının en iyi şekilde pazarlanması için
2006 yılından bu yana mecraları yaratmak ve geliştirmek üzerine çalışan
SniperChannel’dan hizmet alıyor.
İftar yemeğinde buluşma
NG Kütahya Seramik iş ortakları, yöneticileri ve
bölge yöneticileri; Nafi Güral ve Erkan Güral’ın
katılımları ile 13 Temmuz 2014 tarihinde Saklı
Dünya Restoran’da iftar yemeğinde bir araya geldi. NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı
Erkan Güral yemekten sonra yaptığı konuşmada,
hızla büyüyen NG Kütahya Seramik’in yaptığı yatırımlardan bahsetti. Yemekten sonra Dünya Kupası 2014 final maçı hep birlikte izlenildi.
107
BİZDEN
HABERLER
Kütahya Porselen’in
2015 koleksiyonu ilk kez ZUCHEX’te
P
orselen sektörüne yön veren Kütahya Porselen’in
kez porselen severlerle buluştu.
2015 yılı koleksiyonunu ilk kez 3-7 Eylül 2014 tarih-
Kütahya Porselen’in porselen sanatının tüm ayrıntıları-
leri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekle-
nı içinde barındıran 2015 koleksiyonu ve ödüllü tasarımları,
şen 25. Uluslararası Züccaciye Dekoratif ve Ev Eşyaları Fuarı
ZUCHEX Fuarı’nın gözdesi oldu. Kütahya Porselen’in 40 yılı
ZUCHEX’te 6. Hall’de sunuldu. Kütahya Porselen Yönetim
aşkın birikimi ile tasarladığı göz alıcı kreasyonlarının ve por-
Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli’nin katılımıyla Kütahya
selen modasında çığır açan yeniliklerin sergilendiği stant, fuar
Porselen’in porselen modasında çığır açan yeni tasarımları ilk
ziyaretçilerinin uğrak yeri oldu. 108
KÜTAHYA AMBALAJ’A
TASARIM ÖDÜLÜ
Kütahya Ambalaj, Ambalaj Sanayicileri Derneği
(ASD) tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen
Ambalaj Ay Yıldızları Yarışması’nda “Diğer Gıda
Dışı Ürün Ambalajları&Ev Otomotiv Ofis Araç ve
Gereçleri ile İhtiyaç Malzemeleri” kategorisinde “3’lü
Çay Fincan Seti” ile Bronz Ödülü kazandı.
arışmaya başvuru yapan 192 ambalaj dokuz farklı ka-
line gelen ve son beş yıldır düzenlediğimiz Ambalaj Ay Yıldız-
tegoride değerlendirildi ve 98 ambalaj ödüle layık gö-
ları Yarışması’nda ödül alan ürün sahipleri istedikleri takdirde
rüldü. Şampiyon finalistler bu yıldan itibaren WorldStar’ın yanı
üyesi bulunduğumuz Dünya Ambalaj Örgütü (WPO) yarışması
sıra Asya Ambalaj Federasyonu (APF) yarışması AsiaStar’a da
WorldStar’a gidebiliyordu. Bu yıl şampiyon ambalajlar Asya
katılabilecek. Ambalaj Sanayicileri Derneği (ASD) tarafından dü-
Ambalaj Federasyonu (APF) yarışması AsiaStar’a katılmak üze-
zenlenen Ambalaj Ay Yıldızları 2014 Yarışmasının Ödülleri 5 Ey-
re başvuruda bulunabilecek. Dünya genelinde bu kuruluşlara
lül 2014’de Conrad İstanbul Otel’de yapılan bir tören ile dağı-
üye ülkelerin tamamı tarafından desteklenen ve ASD olarak jü-
tıldı. Ödül Töreni Ceylan Saner’in sunuculuğunda, 500’e yakın
rilerinde yer alarak oy kullanmakta olduğumuz bu uluslararası
davetli ile Zuhal Olcay konserinin de gerçekleştiği bir programla
yarışmalar ile de Türkiye ambalaj sektörümüzün geldiği noktayı
yapıldı. 11 Altın, 13 Gümüş, 25 Bronz ve 49 Yetkinlik Ödülü
tüm dünyaya göstereceğimizi düşünüyoruz.”
Y
kazanan firmaların yetkililerine takdim edildi. Ambalaj Ay Yıldız-
Bu yıl beşincisini düzenlenen Ambalaj Ay Yıldızları Yarışma-
ları Yarışması’nda verilen Altın Ödüller arasında TSE işbirliği ile
sını küresel hale getirmek için kolları sıvadıklarını belirten Kor-
Altın Ambalaj Ödülleri de verildi. Seçici Kurul uygun gördüğü
kut, “Ulusal bir marka haline gelen Ambalaj Ay Yıldızları Yarış-
yarışma kategorilerinde verdiği Altın Ödüller içinden ayrıca üç
mamıza önümüzdeki yıldan itibaren yurt dışından ürünler de
adet “Altın Ambalaj Ödülü’nü” seçti.
katılabilecek. Yani Ambalaj Ay Yıldızları uluslararası olacak ve
Ambalaj Ay Yıldızları Ödül Töreni açılışında konuşma yapan
Dünya Ambalaj Ay Yıldızları seçilecek. Beş yıl içinde ulusal bir
ASD Yönetim Kurulu Başkanı Sadettin Korkut küresel rekabe-
marka haline gelen yarışmamızı önce Doğu Avrupa, Balkanlar,
tin hızla arttığı bir ortamda ürünlerin giysisi olan ambalajın ürün-
Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türk-i Cumhuriyetleri kapsayacak
lere standart getirdiğine ve değer kattığına dikkat çekti. Korkut,
şekilde önce bölgesel daha sonra ise uluslararası yarışma hali-
sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye genelinde bir marka ha-
ne getirmeyi hedefliyoruz.” şeklinde konuştu. 109
BİZDEN
HABERLER
Mitterteich 1400º-Plano Koleksiyonu
Uluslararası Tasarım Ödüllerini topluyor
Mitterteich 1400º markasının
kreatif danışmanlığını yapan
ünlü tasarımcı Defne Koz’un,
bu marka için hazırlamış
olduğu koleksiyonlardan biri
olan ‘Plano’, 1938’de kurulan
Amerikan Endüstriyel
Tasarımcılar Organizasyonu
lano koleksiyonu, uluslararası tasarım dünyasında pek cok
P
önemli firmayla calışmış olan Defne Koz tarafından hazırlandı.
Şimdiye kadar pek çok ödül kazanan Koz, 1917’de kuru-
lan Alman porselen firması Mitterteich için, Mitterteich 1400º markasının
stratejik ve kreatif danışmanlığını üstlenerek, bu marka için profesyonel
şefler ve amatör gurmenleri düşünerek iki yüze yakın çağdaş ürün tasar-
tarafından düzenlenen IDEA
layarak dört farklı koleksiyon oluşturdu. Bu porselen ürünler Frankfurt’ta
Tasarım yarışmasında Bronz
düzenlenen Ambiente fuarında dünyaya tanıtıldı.
Ödül ve Alman Red Dot
risi en önemli tasarım ödüllerinden biri olan Alman Red Dot Tasarım
Tasarım Ödülleri’ni aldı.
Ödülü’nün yanı sıra, Amerikan Endüstriyel Tasarımcılar Organizasyo-
Farklı mutfak kültürlerinin
IDEA tasarım yarışmasında ‘Bronz Ödül’e layık görüldü.
yemek alternatiflerinin
büyük bir keyifle sunulduğu
Mitterteich 1400º serilerinden en genişi olan 64 parçalık Plano se-
nu olan IDSA’nın (Industrial Design Society of America) düzenlediği
Mitterteich için Mitterteich1400º alt markasını porselenin pişme
derecesini göze alarak yaratan Defne Koz, gurme koleksiyonlarının
hazırlanış sürecinde düşüncelerini şöyle paylaştı:“Profesyonel şeflerin
yemek tariflerini kendilerinden dinlemekten ya da genel olarak yemek-
‘Plano’ koleksiyonu 64 farklı
modelden oluşuyor.
110
lerden bahsedişlerindeki ‘tutku’dan her zaman hoşlandım...Yarattıklarını tabaklara yerleştirmelerindeki özen, sunuş için gösterdikleri hazırlık
Kütahya
Porselen’den
barbekü partisi
ve profesyonellik ise kendimi ayrıca konunun içine kaptırdı. Bir
tasarımcı için tabak hazırlamak bir yerde bir grafik çalışması, ya
da boş bir tuval üzerine bir takım şekillerin yerleştirilmesidir diyebiliriz, ya da resim yapmak gibi... Hatta belki de tiyatroda bir
oyunun sahnelenmesidir; ön planda/odak noktasında neyin/kimin olacağına, geri planda neyin nasıl olacağına karar vermektir.
Oyunu tek bir kişi mi oynayarak seyirciyi büyüler yoksa kalabalık
bir grup sahneyi mükemmel bir harmoni ile doldurarak mı? Üç
gurme koleksiyonunu, ‘Ala’ , ‘Onda’, ‘Plano’yu tasarlarken, tabakların birer sahne, yemeklerde kullanılan malzemelerin ise bu
sahnede yer alan aktörler olduğu düşüncesi ile çalışmaya başladım. Buna ilaveten ‘Plano’ serisinde, çok geniş boyuttaki özel
şef tabaklarından, küçük ama önemli tabaklara kadar farklı boyutlardaki ürünleri detaylı olarak çalışırken, biraz daha da öteye
giderek, kimi zaman bu ‘aktör’lere kendilerini rahatça gösterebilecekleri geniş alanlar ayırdım, kimi zaman ise onları ‘önemli’
çerçevelerle sınırlayarak sahnenin ortasına odakladım... Kimi zaman da onları sahneye asimetrik olarak yerleştirdim.
Yemeklerdeki ana ve diğer malzemeleri düşünerek, tariflerdeki baharatlar ile tabak üzerindeki bezemelerden oluşan ‘tasarım baharatları’ nın nasıl diyaloglar kurabileceklerini hayal ettim. Belki de bir yerde bu uç koleksiyon profesyonel şefler veya
amator gurmenler için bir sınama ya da bir teşvik: Sizlerin özel
tariflerinizi kutlamak için en iyi sahneyi verdiğimize göre, bizleri o
Kütahya Porselen,
gastronomi sektörü
profesyonelleriyle birlikte
yazı karşılamak için bir
etkinlik organize etti.
orselen sektörünün lider ismi
Kütahya Porselen, gastronomi
sektörü profesyonelleri ile birlikte yaza
merhaba demek için bir barbekü partisi düzenledi. Kütahya Porselen, Basın
Ekspress Showroom’unda gerçekleşen etkinlikte İstanbul’un en önemli
otel ve restoranlarının yetkilileriyle bir
araya geldi. Toplam 4 bin 800 metrekareye yayılan alanıyla İstanbul’un en
büyük showroom’u olma özelliğini taşıyan Basın Ekspress Showroom’da
yer alan geniş ürün yelpazesi davetliler
tarafından ilgi gördü. Otel ve restoran
yetkilileri Ho-re-ca (Hotel-RestoranCafe) olarak adlandırılan gastronomi
serilerini inceleme şansı yakaladı. Davetlilere, Kütahya Porselen’in sofrada kullanılabilecek her detayı içinde
bulunduran profesyonel ekipmanları
tanıtıldı. Aralarında Midpoint, Çırağan
Kempinski, Ritz Carlton ve Kaşıbeyaz
gibi beş yıldız otel ve restoranların yetkililerinin de bulunduğu etkinliğe katılanlar keyifli vakit geçirdi. P
güzel yemeklerinizdeki yaratıcılıklarınız ile şaşırtın lütfen!” 111
BİZDEN
HABERLER
Yemyeşil orman
içindeki konumuyla
özellikle sporseverlerin ve doğa
düşkünlerinin tercih
ettiği NG Sapanca
da, tenis kortlarını iki
başarılı sporcunun
ücretsiz kullanımına
açarak genç rakete
destek veriyor.
NG Sapanca’dan tenisin
muhteşem kardeşlerine destek
Kariyerleri şampiyonluklarla dolu
K
tenisçi kardeşler Çağatay Özşeker
ariyerlerinde birçok şampiyonluk bulunan 16 yaşındaki Çağatay ve 14 yaşındaki Şevval, Ada-
ve Şevval Özşeker, turnuvalara NG
Hotels sponsorluğunda hazırlanıyor.
Türk turizmine farklı bir bakış açısı
kazandırmayı amaçlayan NG Hotels
bünyesindeki NG Sapanca Wellness&
Convention’ın tenis kortlarında antrenman
yapan iki genç raket, koleksiyonlarındaki
kupalara yenilerini eklemek amacıyla
yoğun bir şekilde çalışıyor.
112
pazarı doğumlu. Her ikisi de eğitimlerine Özel Sakarya
Doğa Koleji’nde devam ediyor. Annelerinin desteğiyle bir
yıl Gürcistan’ın başkenti Tiflis’te Gürcü ve Rus asıllı antrenörlerle beraber çalışan iki kardeş, 2 yıldır çalışmalarına
Sakarya’da devam ediyor. Yemyeşil orman içindeki konumuyla özellikle sporseverlerin ve doğa düşkünlerinin tercih
ettiği NG Sapanca da, tenis kortlarını iki başarılı sporcunun
ücretsiz kullanımına açarak genç rakete destek veriyor.
Haftanın 6 günü yoğun bir tempoda antrenmanlarını
sürdüren Çağatay ve Şevval’in büyük hayalleri var. İki kardeş, gelecekte erkekler ve kadınlar kategorisinde dünya
sıralamasında ilk 50’de yer almayı hedefliyor. ADVERTORIAL
DEMİRTAŞ KAUÇUK
Bilgiye
dayanan
üretim
Demirtaş Kauçuk 1975 yılından
günümüze kadar Türkiye
ve dünyada gelişen kauçuk
sektöründe teknik detayların
ön planda olduğu farklı
kimyasal yapı ve özelliklerde
özel kauçuk ürünlerin
üretimini gerçekleştiriyor.
emirtaş Kauçuk Lastik San. Tic. Ltd. Şti. Yönetim
Teknik kauçuk nedir?
Kurulu Başkanı Ceyhun Cenk Demirtaş, 2013 yılının
Teknik kauçuk demek; genellikle sanayinin tercih ettiği ma-
firmalar açısından başarılı geçtiğini ve yüzde 34 büyüme ger-
kinelerinde ya da işletmelerin başka noktalarında kullandıkları
çekleştirdiklerini ve bu yılı yatırımlar yaparak gerçekleştirdikle-
yedek parça mamullerin üretimi demektir.
D
rini söyleyerek şu bilgileri verdi:
Demirtaş Kauçuk Hakkında bilgi verir misiniz?
2013 yılı firmanız açısından nasıl geçti?
2013 yılı bizim için çok verimli geçti. Yılı, yüzde 30 olarak
Uzun zamandır Türkiye ve dünyada kullanılan teknik ka-
öngördüğümüz büyüme oranının dört puan üstünde kapattık.
uçuk ürünlerinin üretimini gerçekleştiren bir fabrikayız. Kau-
Bu başarının sırrı da, Ar-Ge ve sonrasındaki satış stratejileri-
çuk üreticisiyim dediğimde ilk aldığım soru ‘ayakkabı tabanı
dir. Yaklaşık 1.000.000 TL kalıp üzerine yatırım yaptık. Bunun
mı üretiyorsun?’ oluyor. Fakat biz Demirtaş Kauçuk olarak
yanında, 1500x2000 mm ebadında ekstra compression press
teknik bilgiler doğrultusunda üretim gerektiren çalışma orta-
yatırımı da gerçekleştirdik. Ayrıca satış ekibimizi genişleterek
mına göre karakterize edilmiş, minimal ölçü toleranslarında
istihdam sayımızı da arttırdık.
hassas ve önem arz eden; kauçuk, silikon, epdm, neopren,
İhracat faaliyetlerinizden bahseder misiniz?
viton, poliüretan ürünler yapıyoruz. Bu durum Boğaz’da ha-
İhracatımızı direkt ve endirekt olarak gerçekleştirmekte-
reket edemeyen geminin motoruna hareket veren şaftınberk
yiz. Seri olmayan kauçuk türevi ürünlerin satış organizasyonu
kaplini; bir tekstil fabrikasında kimyasal kaçağına sebep olan
sağlamak biraz zor. Özellikle konu ihracatsa, kullanıldığı yerleri
conta; bir gıda fabrikasında gıda için uygun conta olabilir. Yani
bulup çözümlemek gerekiyor. Bu da teknik kauçuk ürünlerde
kullanılacak alana göre farklı mühendislik bilgisi gerektiren,
pazar yaratmak konusunda biraz zaman alan bir süreç; ihracat
farklı çözümler sunan kauçuk üretimi diyebiliriz. Maalesef ülke-
ciromuzun yaklaşık yüzde 20’si kadar…
mizde kauçuk üretimi bilgiye dayalı gerçekleşmiyor. Demirtaş
2014 yılı hedeflerinizden bahseder misiniz?
Kauçuk olarak pratikte hammaddeyi kalıbın içerisine koy-üret
2014 yılı için ilk hedefimiz, çalıştığımız firmaları ve yeni çalışaca-
mantığı ile çalışmıyoruz. Çünkü kauçuk ürünler son kullanıcılar
ğımız firmalara teknik kauçuk konusunda daha fazla bilgi sunmak.
tarafından önemsenmeyebiliyor. Ancak biz diyoruz ki, “Her ka-
Bu yıl içinde en büyük yatırımlarımız kalıp yatırımları ve Ar-Ge yatı-
uçuk ürün, bir projedir.”
rımları olacak. Ayrıca özel üretimler için de tesis kuracağız. 113
BULMACA
Hazırlayan Ali Bakın
Karadeniz’de bir
iç deniz
NG Kütahya
Seramik’in cam
koleksiyonları
Altı düz bir tekne
İri taneli misket
üzümü
Eski bir uygarlık
4
27
Kalayın simgesi
İltihaplı sivilce
36
Bulmacam›z› doğru yanıtlayan
okurlarımız, Kütahya Porselen’den
sürpriz armağanlar kazanacaktır.
NG Kütahya
Seramik yeni
showroom’u
Güneşte kurutulmuş
peynir
80x80 yeni NG
Kütahya Seramik
serisi
Adres: Taps Ajans, Atatürk Bulvarı
43001, Kütahya
Tel: (0274) 225 15 16
Kolalı bez
41
Çözüm anahtarıyla birlikte
Ahmet Öz adına
göndermeniz rica olunur.
29
İridyumun simgesi
Japonya’da bir kent
Temiz
14
Ödün
Erkek eşin karısına
yanaşmaması için
yemini
Budunsal
Bir hayvan
Eski dilde ayaklar
32
2
Rey
13
5
45
Gerekli olan şeyler,
araçlar
17
Bir gösterme sıfatı
Bir zaman birimi
Riyaziye
Atın yavrusu
Endonezya’nın
plakası
35
Sidik asidi tuzu
Unvan
Güdü
Öldürme, yok etme
Ayakkabı boyama
1
39
10
Utanma
Bir süs bitkisi
Kütahya Porselen’in
katıldığı fuar
Bir sayı
Çıplak resim
30
11
Yılanın çıkardığı ses
Günah
26
15
Veri
Bir malın fiyatını
artırma
Becerikli
28
Ata binen kadın
Hatay’da bir ova
7
Eski dilde Albay
Vilayet
34
18
Üzerine yapı
yapılmak için
ayrılmış yer
NG Kütahya
Seramik yeni
showroom’u
Mimarlıkta ızgara
İlave
İnam, vedia
21
80x80 yeni NG
Kütahya Seramik
serisi
Lübnan’ın plakası
Bir kimsenin
egemenliğini tanıma
Bir sebze
Ferment
Zeytingillerden
bir ağaç
Türk malı
Bayındır
Ödün
31
Gümüşün simgesi
Baharlı bir bitki
Bir şeyin
niteliklerini övme
12
42
Maskara
16
Tombalaya
benzer bir oyun
23
20
Debboy
Aş
Notada durak işareti
Ceylan
Faiz, getiri
3
40
Tabaklanmış
ceylan derisi
Sipersiz şapka
44
Huysuz,
sevimsiz kimse
Zirkonyumun
simgesi
Bir nota
Genişlik
9
Gemi güvertesinin
enine konmuş
kirişleri
Manganezin
simgesi
114
22
33
2
3
4
5
6
23
24
25
26
27
28
7
29
30
8
9
31
32
10
Çobanların
giydikleri üstlük
1
43
Kara yumuşakçası
37
Dökülen yaprak
ANAHTAR
CÜMLE
19
80x80 yeni NG
Kütahya Seramik
serisi
24
Beddua
Cet
Yapma, etme
Otomobil
Uluslararası Af
Örgütü’nün kısa
yazılışı
38
Boyun eğen
Rüzgar
Ten
25
Çevresi kapalı yol
46
Öküz yemliği
Bir kuş
Hokeyde
vurmak amacıyla
kullanılan sopa
8
6
Asya’da bir ülke
Yemiş, meyve
İskambilde ikili
Bir düşünceyi
anlatan söz
Eski dilde su
Bir üst giysisi
Kulak iltihabı
Maden Tetkik
Arama enstitüsü
Yabancı
İlaç
Familya
Gölge balığı
11
33
34
12
13
14
15
16
35
36
37
38
39
17
18
40
19
41
42
20
21
22
43
44
45
46
Download

ALABİLİRSİNİZ