G-20 DÖNEM BAŞKANI TÜRKiYE
Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığı dün
itibarıyla başladı. Başbakan Yardımcısı
Babacan, bu süreci "kapsayıcılık, uygulama ve yatırım" sözleriyle özetledi.
Başkanlık 2016'da Çin'e geçecek.
uygulama ve yatırım" olarak özetleyebileceklerini söyledi. Türkiye'den sonra dönem
başkanlığı Çin'e geçecek.
ürkiye'nin G-20 dönem başkanlığı dün itibarıyla
resmen başladı. Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, "Bugün (dün) itibarıyla dönem başkanlığını
üstlenmiş bulunuyoruz. G-20'nin daimi bir sekretaryası yok.
Her yıl bir ülke ev sahipliği yapıyor. G-20'de ev sahibi olan
ülke, o yılın gündemini de belirliyor. İki yıl önce yoğun lobi
çalışmaları yaptık ve 2015 dönem başkanlığını aldık" dedi.
Babacan, Türkiye'nin dönem başkanlığını "kapsayıcılık,
T
DOĞALGAZ FİYATLARINDA
İYİLEŞME OLMASI
BEKLENTİLER DAHİLİNDE
E
GÖZLEMCİLER BELLİ
Türkiye'nin G-20 dönem başkanlığını devralması nedeniyle basın toplantısı düzenleyen
Babacan, her yıl dönem başkanlığını yürüten
ülke tarafından 5-6 ülkenin toplantılara gözlemci sıfatıyla davet edildiğini anımsattı.
Türkiye'nin gelecek yıl İspanya, Singapur,
Azerbaycan, Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Afrika Birliği ve Afrika
Kalkınması İçin Yeni Ortaklık
isimli girişimin dönem başkanlarını davet ettiğini söyledi.3’de
konomi Bakanı Zeybekci, Putin'in Türkiye
ziyaretinin gündeminde doğalgazın da bulunduğunu, petrol fiyatlarındaki düşüşün
doğalgaza yansımasının kaçınılmaz olduğunu
ve fiyatlarda bir iyileşme beklediklerini söyledi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Putin'in
Türkiye ziyaretinde gündem maddeleri arasında
doğalgazın da bulunduğunu, petrol fiyatlarındaki düşüşün doğalgaza yansımasının kaçınılmaz olduğunu ve fiyatlarda bir iyileşme
beklediklerini belirtti.Pamukkale ilçesi Anafartalar Mahallesinde Dokuzkavaklar-KarşıyakaAnafartalar Bölgesi Doğalgaz Temel Atma
Törenine katılan Zeybekci, gazetecilerin "Rusya
Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye ziyareti"ne ilişkin sorusunu yanıtladı.Zeybekci,
Putin'in ziyaretinde gündem maddeleri
arasında doğalgazın da yer aldığını, Türkiye'ye
doğalgaz temininde Rusya'nın ağırlığının artmasıyla bir fiyat avantajının oluşabileceğini
bildirdi. Petrol fiyatlarındaki düşüşün zaman
içerisinde doğalgaz fiyatlarına yansımasının
olacağını ifade eden Zeybekci, şöyle konuştu:
"Önümüzdeki dönemde petrol fiyatlarındaki bu
seviyenin korunacağı, önümüzdeki yıl da
devam edeceği yönünde beklentimiz var.
onom
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
03 ARALIK 2014 Çarşamba
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
YATIRIM ACIKLARI KAPAHACAK
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin, G20 dönem başkanı olarak devam
eden çalışmaları daha da ileriye taşıyarak yeni bir üslup geliştireceğini belirterek, "Somut ve iddialı yatırım stratejileriyle üye ülkelerin yatırım açıklarını kapatmak için çalışmalar ortaya koyacağız" ifadesini kullandı.
avutoğlu'nun, Türkiye'nin G20 dönem
başkanlığı dolayısıyla yayımladığı mesaj,
G20'nin internet sitesinde yer aldı.
Başbakan Davutoğlu, zorlukların çözümünün küresel
eylemlerde yattığını, G20'nin son yıllardaki yükselişinin bu anlayışın açık göstergesi olduğunu ifade
etti.Dünyanın en önemli ekonomilerinin, 2008-2009
yıllarındaki büyük durgunluk sonrasında zorluklara
karşı daha bütüncül, daha uyumlu ve etkin bir yaklaşım geliştirdiğini vurgulayan Davutoğlu, G20'nin
bu zor zamanlarda küresel krizlere karşı çözüm
platformu olma yeteneğini gösterdiğini kaydetti.
Davutoğlu, büyük durgunluğun ilk etkilerinin
sınırlandırıldığına ancak büyümenin yavaş seyrettiğine, bölgeler arasında farklı hızlarda
D
kaydedildiğine ve istenilen iş hacmini oluşturamadığına işaret etti.Son dönemde tüm dünyada
ekonomilerin potansiyelinin düştüğünü ve eşitsizliklerin arttığını belirten Davutoğlu, G20'nin kriz sonrası
dönemde hala çok önemli ve gerekli olduğuna
dikkati çekti.Başbakan Davutoğlu, G20'nin küresel
ekonomik ve finansal konuların ele alındığı temel
platform olduğunu belirterek, "Küresel ekonomiyi
ve uluslararası finansal sistemi etkileyen tüm
hususlar, G20 gündeminde yansımasını bulmalıdır.
Bu anlayışla biz, bir yandan mevcut G20 gündemini
ilerletirken, diğer yandan da G20'yi dünyanın geri
kalanı, özellikle de düşük gelirli gelişmekte olan
ekonomiler için daha anlamlı hale getirmenin yollarını arayacağız" değerlendirmesinde bulundu.
LAGARDE'DEN "PETROL"
DEĞERLENDİRMESİ
İSTEDiĞiMiZ RAKAM
TEKLiFiN ÜZERiNDE
MF Başkanı Lagarde, düşen petrol fiyatlarının küresel
ekonomiler için iyi haber olduğunu belirterek, çoğu
petrol ithalatçısı olan gelişmiş ülke ekonomilerine yaklaşık yüzde 0,8'lik ek büyüme sağlayacağını kaydetti. Wall Street
Journal'ın Washington'da düzenlediği Yöneticiler Konseyi'nde
konuşan Lagarde, birçok gelişmiş ülkenin son 5 yılın en düşük seviyelerine gerileyen petrol fiyatlarından kazançlı çıkacağı
öngörüsünde bulunarak, "Bu, küresel ekonomi için iyi haber"
dedi.Şimdilik bilinmeyen buna verilecek tepkinin ne olacağı" dedi.
I
nerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, Rusya'nın doğalgazdaki indirim teklifine dair, "Karşı teklifimiz nihayetlenmemiştir. İstediğimiz rakam onların teklifinin üzerinde"
dedi.Bizim de Listing İstanbul kapsamında yakın bölgedeki kuruluşların hisse senedi halka arzı yapacaklarını biliyoruz. Çalışmalarımız devam ediyor." Yıldız, bakanlıkta düzenlediği basın
toplantısında, Rusya Devlet Başkanı Viladimir Putin'in Türkiye ziyaretinde gerçekleştirilen görüşmeler ve gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.
E
DOĞALGAZA
YüZDE
6
iNDiRiM
R
DAKiKADA 300 BiN $'LIK iHRACAT
ürkiye'nin 11 aylık ihracatı % 4.4 artarak 144 milyar dolar oldu. En yüksek artış yüzde 137'yle İran'a
yapılırken 11 aylık dönemde Türkiye dakikada 300
bin dolarlık mal sattı.Türkiye'nin 11 aylık ihracatı
yüzde 4.4 artarak 144 milyar dolar oldu. Kasım
ihracatı ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde
6.4 azaldı. Türkiye geçen ay yurtdışına 12 milyar
875 milyon dolarlık mal sattı. 11 aylık dönemde
Türkiye günde 431.9 milyon, saatte 18 milyon,
dakikada ise 300 bin dolarlık ortalama ihracat
gerçekleştirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin
(TİM) Sinop'ta açıkladığı kasım ayı verilerine göre
12 aylık ihracat da % 4.4 artarak 157 milyar 441 milyon dolara ulaştı. Kasımda en fazla ihracatı, 1
milyar 845 milyon dolarla otomotiv sektörü yaptı.
Onu kimyevi maddeler ile hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri takip etti. Geçen ay en fazla ihracat artışını ise yüzde 117 ile mücevher yakaladı.
T
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, 1999'da kapatılarak müzeye çevrilen tarihi Sinop Cezaevi'nde
gerçekleştirdiği toplantıda ihracatçının kasımdaki
hafif düşüşle moralini bozmamasını istedi. Bir
günlük kaybın bile önemli olduğunu anlatan
Büyükekşi, Sebahattin Ali'nin Sinop Cezaevi'nde
yatarken yazdığı düşünülen şiire atıfta bulunarak
ihracatçılara, "Aldırma gönül aldırma" şeklinde
seslendi.
BORSA
usya Devlet Başkanı Putin'in tarihi
ziyaretine iki ülkenin karşılıklı
jestleri damga vurdu. Türkiye,
Akkuyu Nükleer Santrali'nin ÇED raporunu onayladı. Rusya ise 1 Ocak'tan
itibaren gaza yüzde 6 indirim yapacak.Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin'in tarihi Türkiye ziyaretine
karşılıklı jestler damga vurdu. Ankara,
Putin'in uçağının inmesine 1 saat kala
Akkuyu Nükleer Santrali'nin Çevresel
Eki Değerlendirme (ÇED) raporunu onayladı. Moskova ise doğalgazda yüzde
6'lık indirim müjdesi verdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile
Rusya Devler Başkanı Vladimir Putin'in
eş başkanlığında, Türkiye CumhuriyetiRusya Federasyonu Üst Düzey İşbirliği
Konseyi'nin (ÜDİK) beşinci toplantısı
gerçekleştirildi. İki lider zirvenin ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret
hacminin 2013'te 32 milyar doları bulduğunu hatırlatarak, "Bunu yeterli görmüyoruz, artırmalıyız. 2023 yılında
rakamı 100 milyar dolara çıkarmak için
siyasi irademiz var" dedi. Erdoğan,
şöyle konuştu: "Akkuyu Nükleer Enerji
Santrali ile ilgili geniş detaylı bir
çalışma yaptık. Burada süreç, ÇED'in
İŞSiZE 10 AY MAAŞ
onaylanmasıyla daha da artacak."
EK 3 MİLYAR METREKÜP
Rusya Devlet Başkanı Putin de 1 Ocak
2015'ten itibaren doğalgazda yüzde 6
indirim uygulanacağını açıkladı. Daha
sonra bu oranın artabileceği sinyalini
de verdi. Ayrıca Gazprom, Türkiye'nin
istediği yıllık ek 3 milyar metreküp gazı
sağlamayı kabul etti. Putin, Akkuyu
alışanların işsiz kaldığında en büyük
Nükleer Santrali'nin inşaasıyla ilgili
güvencesi, işsizlik ödeneği. 10 aya kadar
olarak ne finansman ne de süre
maaş imkanı var. Üstelik sadece işten
konusunda sorun olmadığını belirterek,
çıkartılanlar değil, istifa edenler de belli şart"Fukuşima sonrası teknolojiler uygularda bunu alabiliyor. İşte 10 soruda işsizlik
lanıyor.
ödeneği.İşsiz kalanların imdadına işsizlik
ödeneği yetişiyor. 10 aya kadar maaş imkanı
sunuluyor. Ancak belli şartları var. İşte işsizlik
ödeneği ile ilgili bilinmesi gerekenler:
1. Kimler kapsamda?: Bir hizmet akdine dayalı
olarak çalışan sigortalılar, sandıklara tabi sigortalılar, ülkemizde çalışma vizesi ile çalışan yabancı işçiler işsizlik sigortasının kapsamında.
2. Primler hangi kazanç üzerinden kesilir?: Brüt
kazançtan yüzde 1 sigortalı, yüzde 2 işveren ve
yüzde 1 devlet payıyla gerçekleşiyor.
Ç
Hakan ŞİRİN
FİNANSAL OKUR
YAZARLIĞIN ÖNEMİ
Yazısı S.10’da
Süleyman GÖKSU
ŞEKERİN GELECEĞİ
Yazısı S.10’da
2
03 ARALIK 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MODEL BİR İL OLMA POTANSİYELİ TAŞIYOR
Salonu'nda düzenlenen "Doğu
Anadolu Projesi (DAP) Bölgesi
Üniversitelerince Önerilen Kalkınma
Projeleri Çalıştayı"nda yaptığı
konuşmada, yeni üniversiteler
kurduklarında birilerinin, bu
üniversitelerin "tabela üniversitesi"
olacağını iddia ettiğini belirterek, bu
iddiayı ortaya atanlara bölgedeki
üniversitelerin gösterdiği önemli
gelişmeleri yerinde görmelerini
tavsiye etti.
"Bu kapsamda çözüm süreci, yine
Alevi meselesi konusunda atılacak
adımlar, bunlar bu bölgemizle
doğrudan ilgili. Aslında Tunceli,
Dersim, bütün bu süreçler için model
bir il olma potansiyeli taşıyor. Burada
meseleler çözülürse insanımız burada
kendini mutlu hissederse inanıyorum
ki bütün Türkiye'de bu mesele belli
bir yere gelmiş demektir. Belki
Tunceli'nin toplam nüfustaki payı çok
yüksek değil ama ağırlığı bu anlamda
niteliksel özellikleri son derece
önemlidir. Dolayısıyla bu konuda hep
birlikte kafa yormamız lazım."
İnsan odaklı kalkınmanın önemli
olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları
söyledi:
Yılmaz, toplumun tüm kesimlerinin
farklılıklara tahammül göstermesi ve
zenginlik olarak görüp konuşmaya
alkınma Bakanı Cevdet Yılmaz,
Tunceli Üniversitesi İktisadi ve
K
İdari Bilimler Fakültesi Konferans
merkeze aldığımız zaman ben
çözülemeyecek bir meselenin
olmadığını düşünüyorum"
dedi.Yılmaz, Türkiye'de toplumun tüm
kesimlerinin çok fazla siyaset
tartıştığına dikkati çekerek, sözlerini
şöyle sürdürdü:
devam etmesi gerektiğini
vurgulayarak, "Ama bir taraftan da
siyasi görüşümüz, etnik kökenimiz,
mezhebimiz, dinimiz ne olursa olsun
hep birlikte şiddetin karşısında
durmamız lazım. Bunu becerdiğimiz
gün, bence bütün sorunlarımız
aslında rayına girmiş demektir" diye
konuştu.
"Türkiye'de toplumun tüm kesimleri
çok fazla siyaset tartışıyor"
Demokratik kanalların açık olduğu bir
ortamda hiç kimsenin burnunun dahi
kanamaması gerektiğine işaret eden
Yılmaz, "Sonuçta insandan
bahsediyoruz. Bir insanın hayatı
bütün ideolojilerden ve bütün siyasi
tartışmalardan daha değerlidir. Bunu
"Siyaset önemsiz değil fakat biraz da
reel hayat tartışılmalı. Biraz da bu
bölgede yaşayan insanların
durumlarını nasıl daha iyiye
götürürüz, nasıl daha üretken hale
getiririz, gelirlerini nasıl artırırız,
gençlerimize nasıl daha fazla
istihdam imkanları oluştururuz, bu
açıdan Dersim'in ne tür üstünlükleri
var, ne tür özellikleri, değerleri var
bunları konuşmalıyız.
Tarım Kredi kredi hedefini yüzde 9 artırdı
Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Bostancı, yıl sonuna kadar yaklaşık 500 bin kişiye 5 milyar
750 milyon lira kredi kullandırmayı plandıklarını, 2015'te bu rakamı yüzde 9 artırmayı hedeflediklerini bildirdi.
ürkiye Tarım Kredi Kooperatifleri
T
Genel Müdürü Ali Namık Bostancı,
yıl sonuna kadar yaklaşık 500 bin kişiye
5 milyar 750 milyon lira kredi
kullandırmayı planladıklarını
belirterek, "2015 yılında da bu rakamı
yüzde 9 artırarak 6 milyar 250 milyon
lira kredi kullandırmayı hedefliyoruz"
dedi.
Bostancı, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Türkiye Tarım Kredi
Kooperatifleri olarak, Türkiye'nin yüzde
75'ine tekabül eden 33 bin 273'ünde 16
bölge birliği, bin 628 tarım kredi
kooperatifi ve 187 hizmet bürosu ile 1,1
milyon çiftçi ortağına bin 600’ü ziraat
mühendisi olmak üzere 7 bin 553
personel ile hizmet verdiklerini belirtti.
Yıl sonuna kadar yaklaşık 500 bin kişiye
5 milyar 750 milyon lira kredi
kullandırmayı hedeflediklerinin altını
çizen Bostancı, 2015 yılında bu rakamı
yüzde 9 artırarak 6 milyar 250 milyon
lira kredi kullandırmayı hedeflediklerini
bildirdi.
Bostancı, 2014 yılında kullandırdıkları
tarımsal kredinin büyük bir bölümünü
tarımsal üretim kredileri oluşturduğuna
işaret ederek, "Bu yıl kullandırdığımız
5,1 milyar lira kredinin 458 milyon lirası
hayvancılık kredileri, 96 milyon lirası
sulama kredileri, 5 milyon lirası su
ürünleri kredisi, 211 milyon lirası zirai
alet ve mekanizasyon kredisi ve son
olarak 4,3 milyar lirası tarımsal
kredilerden oluşuyor" diye konuştu.
Genel olarak 2015 yılında tarım ve
hayvancılık politikaları ile ortakların
talep ve ihtiyaçlarının da aynı şekilde
devam edeceğini öngördüklerini
vurgulayan Bostancı, kredi kullanma
şartları ve kredi limitlerinin
yönetmelikleri doğrultusunda
belirlendiğine dikkati çekti.
Bostancı 20 Kasım itibarıyla 401 bin
ortağa 5,1 milyar lira kredi
kullandırıldığını, ortak başına
kullandırılan kredi miktarının 12 bin 562
lira olduğunu bildirdi.
uygulamalarla mevcut borcunun yüzde
60'ını ödeyen ortağımıza kalan borcu
için yenileme kredisi kullanma, yüzde
25'ini ödeyerek kalan borcu için
taahhütname veren ortağımıza yasal
takibini durdurma, şartları uygun olan
ortaklarımızın borcu temerrüt faizi
yerine normal faiz oranı ile yeniden
hesaplanarak, hesaplanan tutarın
yüzde 20'sini ödemesi halinde kalan
borcu için en fazla 3 yıl vade tanıma,
ayrıca düşük faizle kredi kullanmış,
şartları uygun olan ortaklara erteleme
işlemleri imkanı getirildi."
100 milyon lira hasar ödemesi
Bostancı, Türkiye'de tarım
sigortalarının uygulanmaya başlandığı
2006 yılından günümüze kadar her yıl
önemli ölçüde arttığına dikkati çekerek,
özellikle tarım sigortalarının Avrupa
ülkeleri ile karşılaştırıldığında
Türkiye'nin, insan ve doğal
kaynaklarının zenginliği yönündeki
Kredi kullanan ortak profili
incelendiğinde genellikle küçük ölçekli
üreticilere kredi kullandırıldığını
belirten Bostancı, kredi limiti 40 bin lira
ve altında olan ortak sayısının yaklaşık
375 bin olduğunu ifade etti.
2013 yılı tahsilat oranları yüzde 98
Bostancı, 2013 yılı tahsilat oranlarının
yüzde 97,67 olarak gerçekleştiğini dile
getirerek, şunları kaydetti:
"Özellikle 2014 yılında ülkemizde de
yaşanan kuraklık, sel gibi doğal afetler
neticesinde kullandırdığımız
kredilerdeki sıkıntıları, ortaklarımıza
sağladığımız imkanlarla hafifletiyoruz.
Kredi alacaklarımızın yasal yollardan
takip edilmesi yerine, ortaklarımıza
sağladığımız imkanlarla kalan
borçlarının bir miktarını tahsil ederek
hem ortaklarımızı yasal takipten
kurtarıyor hem de tekrar kredi
kullanmalarına fırsat sağlayarak
tarımsal üretimlerini sürdürmelerine
gayret ediyoruz. Getirdiğimiz
KONUTTA TÜKETİCİYİ KRAL
YAPACAK DÜZENLEME
satış vaadi sözleşmelerinde
Konutta
yazılacağını söyleyen
Emlak
'tüketici dönemi' TÜSODER
Komisyonu Başkanı
Kolçak, bugüne
başlıyor. Bir çok alanda Hatice
kadar net ve brüt
karmaşasının konut
vatandaşı adeta kral yapan alıcısını
yanılttığını
Konut satışına yönelik birçok
belirterek, ''Brüt ile
alanda devrim niteliğinde
uygulamalar yeni
net arasında piyasada
düzenlemeler içeren ve konut
düzenleme ile resmen yüzde
50’ye varan
alıcısını her açıdan koruma
oransal farklar var.
altına alan yönetmelikle birlikte
hayata
Böylece yeni düzenleme ile
artık konutun m2'sinde oynanan
8 Mayıs'ta yürürlüğe giren
Tüketicinin Korunması
Hakkında Kanun'a dayanılarak
hazırlanan Konut satışlarına
yönelik yönetmeliğin detayları
netleşti.
2
brüt-net oyunları sona erecek.
Maketten konut satışında Noter ‘den
sözleşme yapılabilecek. Yönetmelikle
birlikte hayata geçirilen en önemli
değişiklik ise, işsiz kalınması halinde
alınan konuttan hiçbir cezai işlem
uygulanmaksızın geri dönülebilecek ve
ödenen para ise geri alınabilecek olması.
O SİTEM TARİH OLACAK!
27 Kasım’da çıkan konut yönetmeliğine
göre ön ödemeli konut satışında ön
bilgilendirme formu ve Satış Vaadi
Sözleşmelerinde net ve brüt metrekare
yazılması artık mecburi...
Planlı alanlar Tip İmar Yönetmeliğine göre
belirlenecek konutun net ve brüt alanları
üstünlüğüyle primsel olarak ciddi
büyümeler kaydedildiğini, Avrupa
Birliği ülkeleri arasında Türkiye'nin
tarım sigortaları üretimi konusunda
primsel büyüklük olarak ilk üçe
girdiğini bildirdi.2014 yılının tarımsal
üretim için hasar yılı olarak
değerlendirildiğine işaret eden
Bostancı, "Kurumumuz aracılığıyla
tarım sigortası yaptıran çiftçilerimize 31
Ekim itibarıyla 100 milyon 381 bin 897
lira hasar ödemesi yapıldı" dedi.
vaat edilen '150 metrekare eve
girdim 90 metrekare çıktı' sitemi de
tarih olmuş oldu.'' diye konuştu.
SÖZÜNÜ TUTMAYAN MÜTEAHHİT YANDI
Satıcı verdiği taahhütleri yerine getirmedi,
sözleşme şartlarına uymadı, zamanında
teslim etmedi, anlaşmaya göre kullanması
gereken malzemeleri kullanmadı kısaca
sözleşmede verdiği sözlerden birini
tutmadığında konutu iade edip
ödenenlerin geri istenebileceğini de
aktaran Kolçak, bunu Noter kanalı ile
satıcıya bildirmenin yeterli olacağını ve
kullanılmış konut kredisi olması halinde
ise konut finansman kuruluşuna bildirimi
satıcının yapmak zorunda olduğunu
söyledi.
100 kilometre 3 liralık
maliyetle katedilebilecek
’İŞSİZ KALIRIM’’ KORKUSU SONA ERECEK
Söz konusu yönetmelikte yer alan en
önemli detaylardan biri ise konut alan
vatandaşın kâbusu haline dönüşen ‘’Ya
işsiz kalırsam’’ korkusuna yönelik oldu.
İşini kaybetmesinden ötürü uzun süreli
kazanç yoksunluğu sebebiyle taksitlerini
ödeyemeyecek duruma düşen tüketicilerin
sözleşmeden rahatlıkla dönebileceklerini
ifade eden Kolçak, bunun için ise
kendilerinden hiç bir bedel, masraf, faiz ve
tazminat alınmayacağını da vurguladı.
ÖLÜMDE KARARI MİRASÇILAR VERECEK
Tüketicinin vefatı durumunda da
mirasçıların sözleşmeden
dönebileceklerine değinen Kolçak, burada
da kendilerinden hiç bir bedel masraf ve
faiz talep edilmeyeceğini, ödenen
rakamların ise iade edilmek zorunda
olduğunu söyledi.
PROJESİ DEĞİŞENE 1 AYLIK VAZGEÇME
SÜRESİ
Konut projesinin inşaatı devam ederken
yapılan proje değişikleri de yeni
düzenlemede yer aldı. ‘’Konut projesinde
değişiklik yaptım’’ diyen inşaat firmasının
bunu tüketiciye yazılı bir şekilde bildirmesi
gerektiğini dile getiren Kolçak, proje
değişikliğini kabul etmeyen tüketicinin de
bir ay içinde hiç bir bedel ödemeden
verdiğini de geri alarak sözleşmeden
dönebileceğini söyledi. Kolçak,
değişikliğin yasal bir sebep ya da mücbir
sebep ile yapılmış olması durumunda ise
satıcının sözleşmeden dönen tüketiciden
masraf ve yüzde 2 tazminat alma hakkının
olduğunu belirtti.
YÜZDE 2 İLE İSTENİLDİĞİ ZAMAN
VAZGEÇİLEBİLECEK
Yeni düzenlemede yer alan önemli başka
bir karar ise yapılan sözleşmeden
tüketicinin istediği zaman dönebilmesi.
Teslime kadar hiç bir neden göstermeden
sözleşmeden dönmek istediğini satıcıya
Noter kanalıyla bildirmesinin yeterli
olduğunu aktaran Kolçak, ancak
tüketicinin bunun için yüzde 2 tazminat ve
yapılan vergi, harç ile benzeri yasal
masrafları ödemeyi göze alması gerektiğini
söyledi.
ilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Işık, yerli otomobil konusunda
B
menzili artırılmış seri hibrit araca
menzili artırılmış elektrikli hibrit
araç olacağını belirtti.
odaklandıklarını belirterek, aracın
şehir içinde ortalama 100
kilometreyi 3 liralık maliyetle
katedilebileceğini bildirdi.
Yerli elektrikli otomobilin hem
uzun mesafe gidebileceğini hem de
çok tasarruflu olacağını
vurgulayan Işık, şunları kaydetti:
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı
Fikri Işık, Kanal 7'deki Başkent
Kulisi programında yaptığı
açıklamada, otomobille şehir
dışında akaryakıtla çalışan küçük
bir jeneratör aracılığıyla elektrik
üretilerek bataryaya aktarılmak
suretiyle uzun mesafe yolculuk
yapılabileceğini söyledi.
"Şu anda piyasada olan içten
yanmalı motorlu en iyi yakıt
tasarrufu sağlayan araçlardan
ortalama yüzde 40 daha ekonomik
olacak. En iyi olana göre yüzde 3540 tasarruf var, kısacası her
durumda avantajlı bir modele
yoğunlaştık. Ar-Ge departmanı
olacak. Burada TÜBİTAK lider
olacak, dizayn ve mühendislik
katmanı içinde de TÜBİTAK olacak
ama daha çok özel sektör yapacak.
Şu anda bunu yapan Türk firmaları
ile işbirliği gayretindeyiz. Üretim
ve pazarlama tamamen özel
sektörde olacak, babayiğit o
noktada ortaya çıkacak."
Jeneratörün ihtiyaç duyduğu birkaç
litrelik benzin ya da motorinle
sürekli seyahatin sağlanacağını
ifade eden Işık, yerli otomobille
şehir içinde 100 kilometrelik
mesafenin 3 liralık maliyetle
katedileceğini, yerli otomobilin
3
03 ARALIK 2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Kırıkkale'ye 1 milyar İki konfederasyondan miting çağrısı!
dolarlık güç santrali
ACWA Güç, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası'nın desteğiyle Kırıkkale'ye 1 milyar dolar
değerinde 950 megawatt kapasiteli kombine çevrimli doğalgaz güç santrali kuracak.
yatırımları bankamız için öncelikli.
Banka olarak, 1 milyar dolarlık
kombine çevrimli doğalgaz
santralini inşa etmek üzere ACWA
Güç şirketine finansal destek
veriyoruz" dedi.
Davey, bankalarının Türkiye'deki
rüzgar enerjisi üretiminin yüzde
9'unu oluşturan iki büyük rüzgar
santralini finanse ettiğini hatırlattı
ve aynı zamanda 10 ila 50 milyon
avro arasındaki orta büyüklükte
yenilenebilir enerji projelerine
ülkedeki bankalar yoluyla destek
verdiklerini dile getirdi.
Avrupa İmar ve Kalkınma
Bankasının desteğiyle, ACWA Güç,
Kırıkkale'ye 1 milyar dolar
değerinde 950 megawatt kapasiteli
kombine çevrimli doğalgaz güç
santrali kuracak.
Türkiye'de jeotermal enerji üretimi
yapacak ve finanse edecekleri
projeler aradıklarını belirten
Davey, "Özellikle ülkenin daha az
gelişmiş bölgelerine öncelik
vererek, rüzgar, güneş, biyogaz ve
vrupa İmar ve Kalkınma
Bankası Türkiye Direktörü
A
Michael Davey, "Türkiye'de enerji
hidroelektrik alanlarında da direkt
ve aracı olarak yatırımlar yapmaya
ve projeleri desteklemeye devam
edeceğiz" diye konuştu.İstanbul,
Ankara ve Gaziantep'te ofisi
bulunan Avrupa İmar ve Kalkınma
Bankası, 2009 yılından beri
Türkiye'de faaliyet gösteriyor.
Bugüne kadar banka Türkiye'nin
farklı sektörlerine 5 milyar dolarlık
yatırım yaptı. Bankanın çeşitli
sektörlerde Türkiye'ye 2014 yılı
yatırım planı 1,9 milyar dolar
seviyesindeyken, 2015'te bu
miktarın 2,5 milyar dolara
yükseltilmesi bekleniyor.
Davey, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, ülkede
sürdürülebilir enerjiye
yatırımlarının bankaları için
öncelik oluşturduğunu, bu
yatırımlarla Türkiye'nin
artan enerji talebini
karşılamaya yardımcı olmayı
amaçladıklarını söyledi.
DİSK ve KESK, 2015 bütçesini 13 Aralık'ta
Ankara'da düzenleyeceği mitingle protesto
edecek.Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları
Konfederasyonu (DİSK) ve Kamu Emekçileri
Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Bütçe
Kanunu Tasarısı'nı protesto etmek için 13
Aralık'ta Ankara'da miting düzenleyecek.
Bankanın yaptığı
yatırımlarla ülkede
sürdürülebilir enerji
kapasitesini artırmayı ve
tüm sektörlerde makul
ölçülerde enerji kullanımını
teşvik etmeyi amaçladığını
belirten Davey, Türkiye'ye
yaptıkları yatırımların enerji
sektöründeki önceliğinin
aynı şekilde devam
edeceğini ifade etti.
Yapılan ortak yazılı açıklamada, 2015 yılı Bütçe
Kanunu'nun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu
tarafından kabul edilerek TBMM Genel
Kurulu'na sevk edildiği belirtildi.
Tasarının hazırlanış biçimi ve içeriğinin
antidemokratik olduğu öne sürülürken,
hazırlık sürecinde sendikaların taleplerine
İHRACAT RAKAMLARI AÇIKLANDI
TİM verilerine göre kasım ayında ihracat, geçen yılın aynı ayına
göre yüzde 6,4 azalışla 12 milyar 875 milyon dolar oldu.
Söz konusu dönemde Türkiye'nin
toplam ihracatının yüzde 79,9'unu
gerçekleştiren sanayi grubunda, yıllık
yüzde 7'lik düşüşle 10 milyar 283
milyon 902 bin dolarlık ihracat
yapıldı.
kulak tıkandığı savunularak şöyle denildi:
"Bizler savaşın, rantın, sermayenin,
muhafazakarlığın bütçesine 'Hayır' diyor,
bütçeden hakkımızı almak için mücadelemizi
yükseltiyoruz.
Bu kapsamda 'Emekten yana halk için bir
bütçe' talebimizi en geniş emekçi kesimlerine,
toplumun tüm ezilen kesimleriyle
ortaklaştırarak 13 Aralık'ta Ankara'da merkezi
bir miting gerçekleştireceğiz. Tüm işçileri,
kamu emekçilerini, insanca yaşam hakkı hızla
elinden alınan tüm yurttaşlarımızı adil bir
gelecek için mücadelemize güç vermeye
çağırıyoruz."
'Üçüncü köprü bağlantılı
yolları'na 12 talip
Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün bağlantılı yolları
ihaleleri için bugüne kadar 12 firma şartname satın
aldı, ihalelere daha çok yerli firmalar ilgi gösteriyor.
Bu dönemde toplam ihracatın yüzde
17,1'ini oluşturan tarım grubunda,
geçen yılın aynı ayına göre yüzde
2,3'lük azalışla 2 milyar 198 milyon 386
bin dolarlık ihracat gerçekleştirildi.
Toplam ihracattan yüzde 3,1 pay alan
madencilik grubu ihracatında ise
yüzde 10,6'lık düşüş yaşandı ve
ihracat 393 milyon 151 bin dolar oldu.
Kasım ayında, sanayi sektörü alt
başlığında toplam ihracattan yüzde
59,4'lük payla sanayi mamulleri ilk
sırada yer aldı. Sanayi mamullerinde
en büyük paya ise yüzde 14,3 ile
otomotiv endüstrisi sektörü sahip
oldu.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM),
kasım ayında ihracatın geçen yılın
aynı ayına göre yüzde 6,4 azalışla 12
milyar 875 milyon dolar olarak
gerçekleştiğini, ilk 11 aylık toplam
ihracatın ise yüzde 4,4 artışla 144
milyar 267 milyon dolara yükseldiğini
açıkladı.
TİM kasım ayı ihracat verilerini Sinop
Valisi Yavuz Selim Köşger’in ev
sahipliğinde, Başkan Mehmet
Büyükekşi’nin katılımıyla Sinop’ta
açıkladı.
TİM verilerine göre, kasım ayı ihracatı,
geçen yılın aynı ayına göre yüzde 6,4
azalışla 12 milyar 875 milyon dolar
olarak gerçekleşirken, ilk 11 aylık
toplam ihracat yüzde 4,4 artışla 144
milyar 267 milyon dolaraulaştı. Son 12
aylık ihracat ise yüzde 4,4 artışla 157
milyar 441 milyon dolara yükseldi.
Kasım ayında en fazla ihracatı, 1 milyar
845 milyon dolarla otomotiv sektörü
yaptı. Bu sektörü kimyevi maddeler ile
hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri
takip etti.Kasım ayında en fazla ihracat
artışını ise yüzde 117 ile mücevher,
yüzde 46 ile tütün ve yüzde 45 ile fındık
sektörleri yakaladı.
Otomotiv endüstrisi, kasım ayında 1
milyar 845 milyon 222 bin dolarla en
fazla ihracat gerçekleştiren sektör oldu.
Kimyevi maddeler ve mamulleri
sektörü 1 milyar 538 milyon 981 bin
dolarlık ihracat ile ikinci sırada yer
alırken, bunu 1 milyar 509 milyon 39
bin dolarlık ihracatla hazır giyim ve
konfeksiyon sektörü takip etti.
Bu dönemde en fazla ihracat artışını
yüzde 117,1 ile gemi ve yat, yüzde 45,8
ile tütün ve tütün mamulleri, yüzde
44,7 ile de fındık ve mamulleri sektörü
yakaladı. Yıllık bazda ihracat yüzde
38,5 ile en fazla zeytin ve zeytinyağı
sektöründe azalırken, bu sektörü yüzde
23,1 ile deri ve deri mamulleri sektörü
takip etti.
Kasım ayında en fazla ihracat yapılan 5
ülke Almanya, Irak, İngiltere, İtalya ve
İran oldu. İhracat Almanya'ya ihracat
yüzde 7, Irak'a yüzde 23, İngiltere'ye
yüzde 4 gerilerken, İtalya'ya yüzde 2,
İran'a ihracat yüzde 137 artış gösterdi.
En fazla ihracat yapılan 30 ülke
arasında en yüksek ihracat artışı ise
yüzde137 ile İran'da gerçekleşti. Bu
ülkeyi yüzde 90'la Kanada, yüzde 30'la
ABD ve yüzde 21'le Cezayir takip etti.
Türkiye'nin G-20'deki 3 önceliği
aşbakan Yardımcısı Ali Babacan,
Türkiye'nin G20 dönem
başkanlığını devralması dolayısıyla
düzenlediği basın toplantısında,
G20'de rutin gündemin yanı sıra,
küresel ekonomide ele alınması
gereken mevcut sorunlar ve dönem
başkanının tartışmaya açacağı yeni
konuların da ele alındığını söyledi.
Türkiye olarak G20 bünyesindeki
tartışmalara en başından beri aktif
şekilde katıldıklarını belirten
Babacan, "Teknik ekibimiz yıllardır
G20 içerisinde görüşlerine değer
verilen bir ekip haline geldi. Türkiye
olarak G20 bünyesindeki tartışmalara
sadece destek vermekle kalmıyoruz.
Artık bundan sonraki dönemde
tartışmaların liderliğini yapmış
olacağız" diye konuştu.
B
YOĞUN LOBİ FAALİYETİ
YÜRÜTÜLDÜ
Babacan, Türkiye'nin G20'nin
yönetim mekanizması troykada yer
almaya devam edeceğini belirterek,
şöyle devam etti:"Türkiye, 1 Aralık
2013'te başlayıp 1 Aralık 2016'ya kadar
ki dönemde fiilen yönetimin
yapısının içinde olacak. Bizden
sonraki dönem başkanı Çin.
Biz bugün, 1 Aralık'ta dönem
başkanlığını devraldığımız anda, Çin
de troyka mekanizmasına bir sonraki
dönem başkanı sıfatıyla giriyor.
Dönem başkanlığı otomatik değil,
sırası gelen olmuyor. Bu seçimle
oluyor. Bu seçim de konsensüsla
oluyor. Tek bir ülke bile itiraz etse, o
ülke dönem başkanlığına seçilemiyor.
Bundan 2 yıl önce, yoğun bir lobiyle
dönem başkanlığı için çalıştık, pek
çok ülkeyle konuştuk."
G20 dönem başkanlığı hazırlıklarına
yönelik geçen sene Başbakanlık
Genelgesi yayımlandığını hatırlatan
Babacan, bu çerçevede "Yönlendirme
Komitesi"nin kurulduğunu ve tüm
hazırlıkların bu komite içinde
sürdürüldüğünü söyledi.
G-20'DE GÖRÜŞÜLEN ANA
BAŞLIKLAR
Yoğun hazırlık döneminin ardından
Türkiye'nin G20 dönem başkanlığının
başladığını belirten Babacan, G20'nin
gündemindeki ana başlıkların güçlü
sürdürülebilir ve dengeli büyüme,
altyapı yatırımları, finansal
düzenlemeler, uluslararası finansal
mimari, uluslararası vergi konuları,
enerji, ticaret, istihdam, iklim
değişikliğinin finansmanı, kalkınma
ve yolsuzlukla mücadele olduğunu
bildirdi.Babacan, G20 platformunun,
özellikle küresel krizin ardından, çok
önemli başarılara imza attığını
belirterek, "Kriz zamanı dünyanın en
önemli ekonomilerini bir araya
getirerek ortak hareket etmelerini ve
krizin etkilerini azaltmalarını sağladı.
arayolları Genel Müdürü Cahit
Turhan, Kuzey Marmara Otoyolu
K
Projesi kapsamındaki Yavuz Sultan Selim
Köprüsü'nün bağlantılı yolları için
ihaleye çıkıldığını, bugüne kadar 42
firmanın şartnameyi incelediğini, 12
firmanın şartname satın aldığını söyledi.
Turhan, yaptığı açıklamada, İstanbul
Boğazı'na yapılacak üçüncü köprünün
bağlantılı yolları Kınalı-Odayeri otoyolu
ve Kurtköy-Akyazı otoyolu için 6 Mart
2015'te ihale yapılacağını ifade etti. Yavuz
Sultan Selim Köprüsü'nün bağlantılı
yollarının Yap-İşlet-Devret (YİD)
modeliyle ihale edildiğini kaydeden
Turhan, bugüne kadar 42 firmanın
şartnameyi incelediğini, 12 firmanın
şartname satın aldığını bildirdi.
Köprü ve bağlantı yollarının toplu
ihalesine teklif çıkmadı
Projeyi ilk etapta üçüncü köprü ve
bağlantı yolları dahil olmak üzere bütün
halinde ihale ettiklerini ancak bu ihalede
teklif gelmediğini anımsatan Turhan,
sözlerini şöyle sürdürdü:
"Teklif gelmediğine göre suçu
kendimizde bulmamız lazım. Burada
bazı konularda bize gelen isteklerde,
sorularda firmaları tatmin edemedik ki
teklif gelmedi. Bunlar aslında yapım
projelerinden ziyade finansman projeleri.
Risk oluşturacak hükümleri açık seçik
görmek istiyorlar. Hakkaniyetli, adaletli
ve isteklisi olan bir sözleşme
hazırlayabilmek önemli. İhalelerde
değişen ve gelişen dünya şartlarında
uygun sözleşmeler hazırlıyoruz. Bazı
hususların daha açık seçik olarak
sözleşmede bulunmasını Hazine,
Kalkınma ve Maliye bakanlıklarıyla
görüşmeler yaparak sağlıyoruz."
Babacan,
Türkiye'nin
G20
başkanlığına
ilişkin,
"Dönem
başkanlığımızı
kapsayan 3
kelime
'kapsayıcılık',
'uygulama' ve
'yatırım'
olacak" dedi.
4
03 ARAYIK 2014
Borsa Finans
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Küresel ısınmaya
rağmen, petrol daha
uzun süre bizimle
Eylül ayında Birleşmiş Milletler
tarafından New York’ta
düzenlenen İklim Zirvesi’nde,
küresel ısınma ile mücadeleye
yönelik önemli adımlar atıldı.
Dünyanın 120 ülkesi küresel
ısınma ile mücadelede kararlı
olduklarını ifade ettiler. On
binlerce insan sokaklara dökülüp,
hükümetleri küresel ısınma ile
ciddi mücadeleye çağırdı. Avrupa
Birliği ülkeleri sera gazı
salımlarını 2030 yılında 1990
seviyesinin yüzde 40 altına
çekmeyi taahhüt ettiler. 40’tan
fazla ülkenin şehir yönetimleri ve
kurumları 2030 yılına kadar enerji
verimliliği hedeflerini iki katına
çıkaracaklarını açıkladılar.
Kurulacak Yeşil İklim Fonu için
2,3 milyar dolarlık taahhütte
bulunuldu. Aralarında 32
hükümet, 20 yerel yönetim, 40
şirket, 16 yerel halk ve 49 sivil
toplum kuruluşunu temsil eden
150 temsilcinin bulunduğu
oluşum, 2020 yılına kadar
ormansızlaştırmayı yarıya indirip,
2030 yılında da durdurmayı
hedefleyen New York Orman
Deklarasyonu’nu imzaladı. Bir
grup banka, fon ve sigorta şirketi
2015 yılında düşük karbon
projelerine 200 milyar dolar
yatırım yapma sözü verdiler.
Verilen tüm bu sözlerin ne derece
tutulacağını Aralık 2015’te Paris’te
düzenlenecek iklim zirvesinde
göreceğiz. Hükümetler, Paris’te,
Kyoto sonrası, yeni bir anlaşmaya
imza atacaklar ve karbon
emisyonlarını azaltma konusunda
taahhüt altına girecekler.
İhtiyaç devam ediyor
Fakat mevcut duruma bakacak
olursak, durum pek parlak değil.
Her ne kadar finans kurumları
düşük karbon projelerine 200
milyar dolar yatırım yapacaklarını
söylemiş olsalar da; petrol
şirketleri hala son derece güçlü
bir şekilde yaşamlarını
sürdürüyorlar. The Guardian’a
açıklamada bulunan Siemens
AltYapı Direktörü Roland Busch,
petrol şirketlerinin uzun bir süre
daha var olmaya devam
edeceklerini söylüyor. Busch,
“Yenilenebilir enerjileri
desteklemek için kömür gibi fosil
yakıtlara ihtiyaç duyulacak”
diyor. Bundan bir süre önce,
ExxonMobil ve Shell,
yatırıcılarına yaptıkları
açıklamalarda, hükümetler
küresel ısınmaya karşı önlem
alsalar da, petrol şirketlerinin
daha uzun yıllar boyunca
faaliyetlerini sürdüreceklerini dile
getirmişlerdi. Fosil yakıtlara
yatırımın devam etmesi,
kaçınılmaz olacak düşük
karbonlu projelere olan ilginin
azalmasına yol açıyor.
Greenpeace’e göre, “Büyük enerji
şirketleri tarafından yakılan
kömür sadece sağlığımıza ve
iklime zarar vermekle kalmıyor,
aynı zamanda temiz enerji
sektörünün oksijenini de emiyor.
Sonuçta birçok şirket için kısır
döngü yaşandığı kesin: Tüm
dünya küresel ısınma ile
mücadele için silahlarını
kuşanırken, kimse fosil
yakıtlardan elde edilen kardan da
vazgeçmek istemiyor. Nelson
Mandela’nın dul eşi Graca
Machel’in New York Zirvesi’ndeki
sözlerini hatırlamakta fayda var:
“Yaşadığımız zorluğun boyutu ile
burada verdiğimiz cevaplar
arasında büyük bir fark var.
Aradaki fark, kat ettiğimiz yoldan
çok daha fazla.” Machel, daha
fazla sera gazı salımı yapabilecek
durumda olmadığımızı söylemiş
ve herkesi bu konuda önlem
almaya çağırmıştı. Fakat Machel’i
duyabilmek için, şirketlerin
geleceğe yönelik karlarının bir
miktarından vazgeçmeleri
gerekecek. Şu an için kimsenin
buna niyeti yok gibi görünüyor.
E.ON kömür ve gazı bırakıyor
Bu arada Almanya’nın en büyük
enerji şirketlerinden E.ON kömür
ve gaz üretiminden vazgeçip,
yenilenebilir enerjilere
odaklanacağını açıkladı. Alman
enerji sektörü, yaşana düşük talep
ve düşük fiyatlar yüzünden bir
süredir zor günler yaşıyor. Ülke
içinde birçok fabrika, gaz veya
kömürden vazgeçip, yenilenebilir
enerji kullanmayı tercih ediyor.
E.ON’un bu kararında, Alman
hükümetinin yenilenebilir
enerjilere odaklanması da son
derece etkili oldu.
Peru'da Paris Zirvesi'ne hazırlık
Uluslararası toplum, Birleşmiş
Milletler nezdinde, Kyoto
Protokolü'nün ardından hayata
geçecek evrensel yeni bir iklim
anlaşmasının müzakerelerini
sürdürüyor. 2015 yılı sonunda
tamamlanması ve 2020 yılında
yürürlüğe girmesi hedefl enen
küresel iklim anlaşması
müzakerelerinde oldukça yoğun
bir sürece girilmiş durumda.
Birleşmiş Milletler İklim
Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi
(BMİDÇS) 20.Tarafl ar Konferansı
Toplantısı 1-12 Aralık 2014 tarihleri
arasında Peru’nun Lima kentinde
düzenleniyor. Zirvede; 2020
yılında uygulamaya konulması
öngörülen anlaşma metninin
oluşturulması çalışmaları
sürdürülecek.
Faizlerde serbest düşüş sürüyor
Finansal istikrar yenmez içilmez
Eski Merkez Bankası Başkanı
Durmuş Yılmaz; faizleri
indirmemekte direnen halefi
Erdem Başçı’nın aksine fiyat
istikrarının ekonominin dış
dengesini sağlamak yolunda
ara hedefler olduğunu
söyledi. Yılmaz, “Ekonomi
yönetiminin nihai hedefi
ekonomik büyümedir. Çünkü
finansal istikrar yenmez,
içilmez, giyilmez” dedi. Eski
Merkez Bankası Başkanı
Durmuş Yılmaz, İstanbul
Kültür Üniversitesi tarafından
düzenlenen “Türkiye’nin
Büyüme Stratejisi” temalı
kongresine katıldı. Yılmaz,
Merkez Bankası’na yönelik
eleştiriler ve büyümeye ilişkin
değerlendirmeler yaptı.
çıkarıp tam istihdamı
sağlamak. Bunun dışında
finansal istikrar, fiyat istikrarı
ve ekonominin dış dengesini
sağlamak diye bir konu var.
Bütün bunlar ara hedeflerdir.
Çünkü finansal istikrar
yenmez, içilmez, giyilmez. ”
TEMEL MESELE BÜYÜME
Günümüzde dünya
ekonomilerinin en büyük
sorununun büyüme krizi
olduğunu belirten Yılmaz,
“Dünyanın önemli bir kısmı
bugün belki bolluk çağına
ulaşmış vaziyette. O nedenle
gelişmiş ve gelişmekte olan
ülkelerin karşı karşıya
olduğumuz en büyük sorun
büyüme sorunudur” dedi.
Nihai hedef büyümedir
KALKINMA YOL, TÜNEL VE
KALDIRIMDIR
Ekonomik kalkınmanın
üzerinde yürüdüğümüz
kaldırım, üzerinden
geçtiğimiz köprü, içinden
geçtiğimiz tünel, tükettiğimiz
sağlık hizmeti ve aldığımız
eğitim hizmeti olduğunu
vurgulayan Yılmaz, Bütün
ekonomik aktivitenin hedefi
budur. diye konuştu.”
Yılmaz, “Finansal istikrar,
fiyat istikrarı, ekonominin dış
dengesini sağlamak konuları
var. Bütün bunlar ara
hedeflerdir. Ekonomi
yönetiminin nihai hedefi
ekonomik büyümedir"
şeklinde konuştu.
FİNANSAL İSTİKRAR
YENMEZ, İÇİLMEZ
Siyasilerin Merkez Bankası’na
yönelik eleştirilerine de
değinen Yılmaz, Merkez
Bankası’nın hedeflerine
ilişkin şunları anlattı:
“Deniliyor ki ‘Merkez Bankası
büyümeyi ön plana çekmeli.’
Bugün makroekonomik
politikaların belli hedefleri
var. Bunların en başında
geleni ekonominin
kaynaklarını atıl olmaktan
Mehmet CAVLI
Kahraman Şehitler,
Gaziler
Kahraman olarak gönüllerde yaşamak onlar için
büyük meziyet, maharet. Gerçek kahraman
hayatın temeli açısından bakıldığında dünyaya
önem vermeyendir. Ruhu bedeninden büyük
olandır. İnsanlara saygılı, mütevazi ve sevgi dolu
olandır. Mukaddes değerleri önemseyendir.
Çanakkale şehitleri bir milletin kahramanları.
Onlar gibi bir çok harplerde şehit olan kahraman
atalarımız, kahraman gaziler var.
Bizim için, bizler rahat ve huzurla evimizde
yaşayalım, rahat ve huzurla işimize, okulumuza,
dostlarımızı ziyarete gidelim diye şehit oldular.
Aileleri elbette üzüntüye boğuldu, aileleri onların
canlarını feda etmelerine sabrettiler.
Tahammüllerinin sebebi millete saygı ve sevgi idi.
Petrol fiyatlarındaki
düşüşle gösterge bono
faizleri 1.5 yılın yeni en
düşük seviyesine indi..
Petrol fiyatlarında devam eden
düşüş eğilimine paralel iki ve 10
yıllık gösterge tahvil getirileri
aşağı yönlü hareketini sürdürerek bugün 1.5 yılın yeni en
düşük seviyelerine geriledi.
Bir bankanın bono masası yetkilisi, "Dünya genelinde petrol fiyatlarındaki düşüş enflasyonu
aşağı yönde baskılayacak. Ayrıca
euro bölgesinde de zayıf
ekonomik görünüm var. Bu nedenle hem euro bölgesi hem ABD
hem de Türkiye'de tahvillere
alım geldi" dedi.
Haziran ayında 115 doların üzerine çıkan Brent petrolün varil fiyatı OPEC'in üretim miktarını
değiştirmemesi ardından yüzde
10 düşüşle bugün 68 dolara yani
5 yılın en düşük seviyesine kadar
geriledi. Brent petrolün varil fiyatı TSİ 1701'de ise 71.24 dolardan
işlem gördü.
seviyesinden gerçekleşirken son
işlem 7.64 seviyesindeydi.
Gösterge 10 yıllık tahvilin bileşik
faizi en son Haziran 2013'te bu
seviyeden işlem görmüştü.
Dolar yükselişte
Tahvil-bono piyasasında 16
Kasım 2016 itfalı iki yıllık
gösterge tahvilin bileşik faizi
spot kapanışta ortalama yüzde
7.53, valörde son işlemde yüzde
7.56 seviyesindeydi. Bugün spot
kapanış yüzde 7.41 bileşik seviyesinden gerçekleşirken son
işlem 7.40 seviyesindeydi.
Gösterge iki yıllık tahvilin bileşik
faizi en son Temmuz 2013'te bu
seviyeden işlem görmüştü.
Öte yandan 24 Temmuz 2024 itfalı 10 yıllık gösterge tahvilin
bileşik faizi ise spot kapanışta ortalama yüzde 7.77, valörde son
işlemde yüzde 7.75 seviyesindeydi. Bugün spot kapanış yüzde 7.67 bileşik
Cuma günü TCMB'nin döviz
satım ihale tutarını düşürmesi
ardından yükselen dolar/TL haftaya da 2.22'nin üzerinde
başlarken, bir banknın döviz
işlemcisi, "Sabah saatlerinde
rublede ciddi bir saqtış eğilimi
vardı. Bu ve dolardaki global
değer kazancı dolar/TL'de de
yükselişe neden oldu. Öğleden
sonra ise ruble haricinde
gelişmekte olan piyasalarda bir
toparlanma söz konusu" dedi.
Bu sabah güne 2.2230/2.2235 seviyesinden başlayan dolar/TL
saat 17:25'te 2.2175/2.2178 seviyesindeydi. Sepet bazında TL
ise aynı saatte 2.4928/2.4936 seviyesinden işlem gördü.
Çeyrek altın 1 günde 5 lira yükseldi!
Şimdi kapınızı bir şehit çalsa, Ben Çanakkale
şehidiyim. Maddi yardımınıza muhtacım dese ne
verirsiniz. Her gün bir şehit kapınızı çalsa yani 250
000 Çanakkale şehidimiz siz hiç tereddüt etmeden
ne yaparsınız düşündünüzmü?
İstanbulun fethinde şehit olanlar, İstanbulluların
kapılarını çalsa, bana yardım edin dese ben
İstanbulun fethinde şehit olan falanım dese siz ne
kadar yardım edersiniz düşündünüzmü?
istanbulluları bir bir denetlese.
Diskolara, kafelere gelse şehitlerimiz ziyaret etse
ihtiyaçlarını söyleseler. Yada farzı muhal sizin bu
ülkeye yanlış yaptığınızı, sahip çıkmadığınızı
söylese ne yapardınız?
Borsaya, emlakçılara, lokantalara, otellere,
üniversitelere, büfelere gelse kendini size tanıtsa,
sonra da falan yerde şehit veya gazi olduğunu
söylese ne kadar hürmet edersiniz? O an ne
yapmayı isterdiniz?
Peki onların eşi ve çocukları var. Torunları ve
nesebi var. Onların da bizlerde bir hakkı yok mu?
lararası piyasalarda 1.220 doların üzerine çıkarken,
yurt içinde ise dün çeyrek altının fiyatı 5 lira birden
arttı.Güne 135 lira seviyesinde başlayan çeyrek
altın fiyatları dün akşam saatlerinde 140 lirayı aştı.
Bugün saat 12:00 itibariyle altının ons fiyatı 1.196
dolar seviyesinde seyrederken, çeyrek altın ise
serbest piyasada 139 liradan satılıyor.
Bir yudum çay içiliyorsa, rahatça evlerde sıcak
döşeklerde uyunuyorsa, para kazanılıyorsa,
üretiliyorsa, ibadet ediliyorsa, huzur varsa onların
fedakarlıkları sayesindedir.
Fiyatların sakinleşmesi beklenmeli
Bir ülkenin ordusu, güvenliği en önemli
güvencedir. Asayişi sağlayan, sınırları bekleyen
gözler kahramandırlar.
Dün uluslararası piyasalarda altında yaşanan ralli
nefes kesti. Altında ons fiyatı dün 80 dolar birden
artarken, çeyrek altın ise gün içerisinde 5 lira birden yükseldi. Ancak uzmanlar "Dalgalanma sürecek, dikkatli olun" uyarısında bulunuyor.
Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali
Yıldırımtürk, ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı
Janet Yellen'ın "Piyasalar normalleşene kadar ciddi
dalgalanmalar olacak" sözlerini hatırlatarak, şunları söyledi:
AYŞE EKİN GÜNDÜZ/UZMANPARA
"Dün akşam saatlerinde 1.221 dolara kadar yükselen altının ons fiyatı bugün ortalama 196 dolar seviyelerinden işlem görüyor. 15-20 dolarlık fark var
arada. Dalgalı seyir daha da devam edebilir. Oynaklığı yakından takip etmek lazım. Fiyatların
sakinleşmesini beklemek daha doğru olur. Özellikle de bu hafta ekonomi gündeminin ve veri
akışının oldukça yoğun olduğu bir hafta."
İsviçre’de referandumda ‘hayır’ kararının çıkmasının ardından dün güne düşüle başlayan altın,
küresel borsalardaki satış baskısının ‘güvenli
liman’ aramaya yöneltmesiyle bir anda yükselişe
geçti. Dün sabah saatlerinde onsu 1.142 dolara
kadar gerileyen sarı metal akşam saatlerinde ulus-
Şehitlik rütbesini takanlar sadakat, sevgi ve
bağlılık ile kahramanlaştılar.
Hayırlı olan apaçık fiili fedakarlıklardır. Karşılıksız
vermelerdir. Kendini feda etmektir. Şehitler ve
gaziler vatanın gerçek fedakarlarıdır.
Şehitlik şehit oldu demekle olunmaz. Gazilikte
gazidir demekle olunmaz. Onların yüreklerine o
manevi mühür, mühür sahibi tarafından basıla ki
onlar şehit veya gazidir.
Her bir şey kitaplarda yazılı olduğu gibi değildir.
Gelişmekte olanlar da ivme
kaybetti
2007 krizinin başlarında
gelişmekte olan ülkelerle
gelişmiş ülkelerin aynı şekilde
genişlemeci politikalara
yöneldiğini hatırlatan Yılmaz,
“Geldiğimiz nokta itibarıyla
ekonomik politikaları
koordine etmek artık o kadar
kolay değil. Başlangıçta 2-3 yıl
boyunca, gelişmekte olan
ülkeler gerçekten nispi olarak
daha yüksek büyüdüler,
dünya ekonomisinin de
motoru oldular. Ama artık
onlar da bu ivmelerini
kaybettiler” diye konuştu.
Dünyadaki bölgesel ekonomik
gelişmelere değinen Yılmaz,
küresel kuruluşların 2014 ve
2015 yılı için genel büyüme
tahminlerini aşağı yönlü
revize ettiğini hatırlattı. ABD
ekonomisinin işsizlik
rakamlarını aşağıya çekerek,
üretimi canlandırdığını
belirten Yılmaz, Avro
Bölgesi’ndeki bölgesel
sorunlara işaret etti.
03 ARALIK 2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
5
Stajını Borçlanan Erken Emekli Olur
AVUKATLIK mesleğine başlayabilmek için staj zorunluluğu var. Avukat olmak isteyen adaylar 6 ay
mahkemelerde, 6 ay da bir avukatın yanında staj yapmak zorunda.
vukat olmak için gereken bu 1
A
yıllık staj süresi, emeklilik
hesabında borçlanılabiliyor. Ancak
bunun için bazı şartlar söz konusu.
Avukatlık stajı yapan kişi için
sigorta yatırılması zorunlu değil.
Staj gören avukat adayına ilişkin
sigorta primleri yatırılabilir. Diğer
yandan avukatlık stajında sigortası
yatan avukat adayının borçlanma
hakkı yok. Bu durumdaki kişiler
adına zaten staj süresince sigorta
yatırıldığı için bu süreyi borçlanma
durumu söz konusu değil. Fakat
avukatlık stajı süresince adına prim
yatırılmamış olanlar bu süreyi
borçlanabiliyor.
1 yıllık sürenin tamamı
Bu 1 yıllık staj süresinin tamamı
borçlanılabilir. Ancak bunun için
önemli bir şart var, avukatlık
stajının tamamlanmış olması.
Avukatlık stajını tamamlamayanlar
bu süreyi borçlanamazlar.
Avukatlık stajında geçirilen sürenin
borçlanmasında askerlik
borçlanmasında olduğu gibi
borçlanılacak süre sigortalının
isteğine göre belirlenebiliyor. Yani
sigortalı isterse avukatlık stajının
tamamını borçlanabildiği gibi daha
kısa bir süreyi de borçlanabilir.
Fakat 1 yılı aşan süreler için
avukatlık stajı borçlanması
yapılamaz.
BORÇLANMA NE KADAR?
Avukatlık stajını borçlanmak
BAKIMA MUHTAÇ
ÇOCUĞU OLAN ANNELERE
isteyen bir kişi kendi belirleyeceği
prime esas kazanç üzerinden
borçlanma yapabilir. 2014 yılının
ikinci altı ayı itibarıyla prime esas
kazanç alt sınırı 12,1 TL’dir. Yani bir
gün borçlanmanın karşılığı olarak
ödenebilecek en düşük tutar budur.
En yüksekten borçlanmak isteyen
kişi ise günlük 78,6 TL ödeyebilir.
En alt limitten 1 yıllık avukatlık
stajı borçlanacak kişinin ödeyeceği
rakam 4 bin 356 TL, en yüksekten
borçlanmak isteyen kişinin
ödeyeceği rakam ise 28 bin 303 TL
olacaktır.
SORU: 4 yıldır tersanede haftanın 6
günü çalışmaktayım. Aylık 45 ile 65
saat arası fazla mesai yapıyorum.
Ayrıca işveren her yılın başında
çalışanından mesai konusunda
yazılı bir belge almak zorunda mı?
270 saatten fazla mesaiye kalmak
istemememe rağmen mesaiye
bırakılmaktayım. Bu
yüzdençıkışımı isteyip haklarımı
talep edebilir miyim? (Barış Aydın)
CEVAP: Fazla mesai konusunda her
yıl işçilerden yazılı muvafakat
alınması gerekir. Bu muvafakat
alınmamışsa ve hâlâ fazla mesai
yaptırılıyorsa işyerinden ayrılarak
tazminatlarınızı istemeniz
mümkün. Yıllık 270 saatin üzerinde
fazla mesai ile ilgili de haklı
durumdasınız. Bu sınır aşılmışsa
tazminatlarınızı alarak işten
ayrılmanız mümkün. Bu konuyla
durumu belgeleyebilmeniz gerek.
Vatani Görevden Dönen İşçiniz
Şu anda Bağ-Kur emeklilik şartlarına
tabisiniz.Bağ-Kur'dan tam emekli
olabilmek için 9000 gün prim
ödemiş olmanız gerekiyor. Bunun
için mevcut primlerinizin üzerine
askerliği de borçlanıp ödeyerek 9000
günü tamamlayınca tam emekli
olabilirsiniz. Kısmi yani yaştan
emeklilik için ise prim gün sayınız
yeterli ama yaş olarak 58 yaşa
tabisiniz. 58 yaşınız da 2017'de
doluyor.
15.08.1965 doğumluyum. Bağ-Kur
giriş 15.08.1983, prim 5416 gün ve
sonrasında 144 gün SSK var. Ne
zaman emekli olurum? 5...101010
Nolu SMS
akıma muhtaç kardeşim var.
B
İlk raporu 2006'dan ve şu anda
rapor yüzde 93, kardeşim 1987
doğumludur. Çalışan annelere
tanınan erken emeklilik
hakkından yararlanmak istiyoruz.
Annemin doğum tarihi 01.01.1964,
işe giriş tarihi 20.06.1996 ve şu
anki toplam iş günü 5496. Ne
zaman emekli olabilir?
Bakıma muhtaç derecede malul
çocuğu olan annelere 01.10.2008
tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı
yasa ile yine 01.10.2008 tarihinden
sonraki sigortalılıklarından dolayı
ödenen primler yüzde 25 oranında
ya da başka bir deyişle dörtte bir
oranında zamlı ödeniyor. Ayrıca bu
süreler emeklilik yaşı hangi tarihte
doluyorsa aynı oranda emeklilik yaşı
geri çekiliyor.
Anneniz kardeşinizin durumunu
şimdi veya emeklilik aşamasına
kadar ispatlarsa bu haktan
faydalanabilecektir.
Anneniz işe girişine göre 20 yıl, 53
yaş ve 5900 prim gün şartlarına
tabidir. 20 yıl şartı 2016 yılında, 53
yaş şartı 2017 yılında tamamlanacak.
İşte burada bakıma muhtaç
çocuktan dolayı kazanacağı hem
prim zammı hem de emeklilik
yaşından düşüm devreye girecektir.
Ancak bu hesaplamayı tam olarak
yapmak için 01.10.2008 tarihinden
sonra anneniz adına ne kadar primin
yattığının bilinmesi gerekiyor.
14.05.1959 doğumluyum. Sigorta
girişim 1978, 205 sigortalı çalışma
günüm, 1983'ten 2008'e kadar 6700
gün Bağ-Kur'um, tekrar 180 gün
sigortalı çalışmam, 570 gün BağKur'um 300 gün sigortalı çalışma
günüm var. Halen sigortalı
çalışıyorum. Askerlik ödemedim. Ne
zaman emekli olabilirim?
Size en uygun emeklilik SSK'dan
emekli olmaktır.
Bunun için 1116 gün daha SSK'lı
olarak çalışmanız gerekli. 1116 gün
sonra emekli
NE ZAMAN EMEKLİ OLURUM?
Askerliğimi SSK'dan önce yaptım,
SSK girişim 01.01.1992, primim şu an
7500 gün, askerliğimi de ödersem ne
zaman emekli olurum? 5...854662
Nolu SMS
Doğum tarihinizi yazmamışsınız. İşe
başlangıcınıza göre 25 yıl, 53 yaş ve
5600 prim gün şartlarına tabisiniz.
Prim gün sayınız tamamlanmış.
8 aylık askerlik borçlanıp 52 yaşa
tabi olursunuz. Bu durumda 25
yılınız Mayıs 2016 yılında
tamamlanır.
52 yaşınız bu tarihten sonra
tamamlanıyorsa 8 ay askerlik yeterli.
Ancak 52 yaş daha evvel
tamamlanıyorsa askerlik
borçlanmasını daha çok yaparak
daha erken emekli olabilirsiniz.
skerlik ve Kanundan doğan çalışma,
A
sosyal tarafların çalışma
özgürlüğünün sınırlarından biridir.4857
sayılı Kanunun 31. maddesinin 4. ve son
fıkrasında yer alan muvazzaf askerlik
hizmeti nedeniyle işten ayrılan işçilerin,
işe geri alınmalarını düzenleyen
hükümdür. Buna göre; “Herhangi bir
askeri ve kanuni ödev dolayısıyla
işinden ayrılan işçiler bu ödevin sona
ermesinden başlayarak iki ay içinde işe
girmek istedikleri takdirde işveren
bunları eski işleri veya benzeri işlerde
boş yer varsa derhal, yoksa boşalacak
ilk işe başka isteklilere tercih ederek, o
andaki şartlarla işe almak zorundadır.
Aranan şartlar bulunduğu halde işveren
iş sözleşmesi yapma yükümlülüğünü
yerine getirmezse, işe alınma isteğinde
bulunan eski işçiye üç aylık ücret
tutarında tazminat öder''
ekonomisinde yaşanan hızlı ve
teknolojiye dayalı değişim alt
işverenliği yeni bir iş ilişkisi olarak
gündeme getirmiştir. Zira, alt
işverenlik hem uzmanlık gerektiren
işlerin görülmesinde kolaylıklar
sağlamakta hem de üretim
maliyetlerinin azaltılmasına etki
etmektedir. Bununla birlikte esnek
bir çalışma biçimi olması alt
işverenliği günümüz ekonomisinin
vazgeçilmez uygulamaları arasına
koymuş, ancak asıl işveren alt
işveren arasındaki ilişki sebebiyle
işçi haklarının zarar görmesi bu
uygulamanın sorunlu bir alan
haline gelmesine yol açmıştır.
Önceki üç yazımızda 2015-2017 yılı
Orta Vadeli Program, Orta Vadeli
Mali Plan ve 2015 Yılı
Programı'ndaki amaç ve politikalar
çerçevesinde gelecek üç yılda
çalışma hayatı ve sosyal güvenlikte
hangi idari ve yasal düzenlemelerin
gerçekleştirileceği hususlarına
değinmiştik.Bu son yazımızda da
çalışma hayatının önemli sorun
alanlarından olan iki konuyla ilgili
gelecek üç yılda yapılması
planlanan çalışmalar ve
değerlendirmelerimize yer
verilecektir.
Alt işverenlik uygulaması yeniden
düzenlenecek
OVP’de istihdam politikası olarak
“Alt işverenlik uygulamasının işçi
hakları ve ekonominin rekabet gücü
de dikkate alınarak yeniden gözden
geçirileceği” öngörülmektedir.
Gerek dünya, gerekse Türkiye
Esasen, 4857 sayılı İş Kanunu’nun
2'nci maddesinde “Bir işverenden,
işyerinde yürüttüğü mal veya
hizmet üretimine ilişkin yardımcı
işlerinde veya asıl işin bir
bölümünde işletmenin ve işin
gereği ile teknolojik nedenlerle
uzmanlık gerektiren işlerde iş alan
ve bu iş için görevlendirdiği
işçilerini sadece bu işyerinde aldığı
işte çalıştıran diğer işveren ile iş
aldığı işveren arasında kurulan
ilişkiye asıl işveren-alt işveren
ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl
işveren, alt işverenin işçilerine karşı
o işyeri ile ilgili olarak bu
Kanundan, iş sözleşmesinden veya
alt işverenin taraf olduğu toplu iş
sözleşmesinden doğan
yükümlülüklerinden alt işveren ile
birlikte sorumludur. Asıl işverenin
işçilerinin alt işveren tarafından işe
alınarak çalıştırılmaya devam
ettirilmesi suretiyle hakları
kısıtlanamaz veya daha önce o
işyerinde çalıştırılan kimse ile alt
işveren ilişkisi kurulamaz.
Aksi halde ve genel olarak asıl
işveren alt işveren ilişkisinin
muvazaalı işleme dayandığı kabul
edilerek alt işverenin işçileri
başlangıçtan itibaren asıl işverenin
işçisi sayılarak işlem görürler.
İşletmenin ve işin gereği ile
teknolojik nedenlerle uzmanlık
gerektiren işler dışında asıl iş
bölünerek alt işverenlere verilemez”
şeklinde düzenleme yapılmış
olmasına rağmen, asli işlerin alt
işverene gördürülmesinde hangi
şartların birlikte aranacağının
belirsiz olması, muvazaa halleri
konusunda yeterince ayrıntıya yer
verilmemiş olması, asıl iş-yardımcı
iş ayırımındaki kriterlerin belirsiz
olması uygulamada çeşitli sorunlar
yaratmaktadır.
Terhis olanlar eski işyerlerine müracaat
ederken yazılı şekil ile yapmalarını
tavsiye ediyoruz.İleride çıkabilecek işçi
ve işveren uyuşmazlıkların da ispat
kolaylığı sağlayacağı düşüncesiyle yazılı
yapılması yada iadeli taahhütlü posta /
noter kanalıyla bildirilmesi isabetli
olacaktır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 31. Maddesi,
işverene askerlik sonrası işçiyi işe alma
konusunda bir yükümlülük getirmiş ve
başlatılmaması halinde cezai yaptırım
olarak tazminat ödenmesini
öngörmüştür.
Başvuru olmazsa, ya da geç başvuru
olursa işverenin işe alma yükümlülüğü
doğmayacaktır.İşveren, tekrar işe
girmek için müracaat eden eski işçisini
boş yer varsa derhal yoksa boşalacak ilk
işe almak zorundadır.İşverenin
yükümlülüğü işyerindeki herhangi bir
boş pozisyon için işe almak değildir.
Başvuruda bulunan işçinin eski işi ya
da benzeri bir işi için işe alma
zorunluluğu bulunmaktadır.
a.)İşçinin iş akdinin, askerlik nedeniyle
sona ermesi,
b.) İşçinin, askerliğin bitiminden sonra
2 ay içinde işverene başvurması,
c.) İşçinin eski işi ya da benzeri işe boş
yer varsa derhal yahut boşaldığı ilk
anda alınması,
ç.) O andaki şartlarla işe geri alma
d.) Aykırılığın yaptırımı olarak işçiye
tazminat ödenmesi.
SGK' nın Üç Yıllık Yol Haritası
Muvazzaf askerlik nedeniyle işten
ayrılan işçinin kıdem tazminatına hak
kazanıp kazanmadığı, kıdem
tazminatını alıp almadığının da bir
önemi bulunmamaktadır.
ISSN 1308 7606
Bu durumda başka prim ödemeden
de 14.05.2017 tarihinde kısmi
(yaştan) emekli olabilirsiniz. Ayrıca
SSK'dan 1260 gün şartını yerine
getirirseniz SSK'dan emekli
olursunuz. Ama SSK için geç
kalmışsınız, çünkü işe girişinize göre
5000 günle SSK'dan emekli
olabiliyordunuz.
Yıl:70 Sayı:25001 Tarih:03 Aralık 2014 Çarşamba
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Sorumlu Müdür Yazı İşleri Müdürü Yayın Sahibi Temsilcisi
Bilal ÇETİN
Kübra ERENER
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
Yasemin ERENER
İstihbarat Şefi
Caner ERDOĞAN
Haber Müdürü
İnternet Site Editörü
Kenan KURTOĞLU
Yücel TANOL
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Tevfik Bey Mah. Tahsin
Tekoğlu Cad. No:2
Sefaköy/ Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Tel :0212 540 40 45
Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
ANKARA İRTİBAT
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
DORUKKAYA MATBACILIK YAY. REKL. MADENCİLİK ENERJİ VE İNŞAAT A.Ş
ALKIM BASIM YAYIN DAĞITIM
Yayın Türü: Yerel Ticari Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
6
3 ARALIK 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
KIBRIS
Katolik dünyasının
ruhani lideri ve Vatikan
Devlet Başkanı Papa
Francesco’nun Türkiye’ye
düzenlediği ziyaret, Rum
basınında da geniş yer
buldu. Rum gazeteleri,
bu ziyareti “tarihi bir ziyaret” olarak nitelendirerek, haberi şu
başlıklarla aktardı:
Alithia gazetesi:
“Bartholomeos-Papa:
Hristiyan Bulunmayan
Orta Doğu’yu Reddediyoruz”
Politis gazetesi: “İstanbul’dan Kardeş Mesajlar”
Haravgi gazetesi: “Patrik
ve Papa’dan Ortak Mesaj”
Fileleftheros gazetesi:
“Papa Francisco’dan
Türkiye’ye Çok Yönlü
Mesaj”.
CİHAN
İSVEÇ
İsveç ve Filistin arasındaki kültürel ilişkileri
ve iki halk arasındaki
kardeşlik bağlarını
güçlendirmek amacıyla
Malmö şehrinde Filistin
Kültür Etkinliği düzenlendi. Filistin
Büyükelçiliği'nin organize ettiği geceye,
İsveç Sosyal Demokrat
Milletvekili Hillevi Larsson, Sol Parti Malmö
Teşkilat Başkanı Daniel
Sestrajcic konuk oldu.
Filistin halkının
yaşadıklarını anlatan
fotoğraflar ile birlikte
Filistin kültürüne ait
eserlerin yer aldığı
sergiyi gezen İsveçli
davetliler, yetkililerden
bilgi aldı. Programın
sonunda konuk misafirlere gecenin anısına
ödül verildi. İsveç
Sosyal Demokrat Milletvekili Hillevi Larsson, boynuna kefye
dolayıp Filistin
bayrağıyla poz vererek
ödül aldı.
CİHAN
GÜNEY KORE
Güney Kore Katolikleri
merkezinden yapılan
açıklamada, dünyanın
birçok ülkesini dolaşan
Kutsal Teresa'nın
asasının bu hafta ülkeye
getirileceği bildirildi. İspanyalı olduğu bilinen
ve 1515-1582 yılları arası
Roman Katolik Kilisesi'nin reformunda
büyük rol oynadığı bilinen Kutsal Teresa'nın
asasının dünyanın
birçok ülkesini dolaştıktan sonra Güney Kore'ye
getirileceği belirtildi.
Kutsal Teresa'nın Güney
Kore'ye getirileceği
bildirilen asasını, zamanında İspanya'yı
dolaşırken kullandığı
söyleniyor. Kutsal Teresa'nın, 16. yüzyılı İspanya'sında günümüzde
Ordo Carmelitarum Discalceatorum veya O.C.D.
adıyla bilinen fakirliği
tercih ederek kendilerini
duaya adayan kadın ve
erkeklerden oluşan
tarikatın kurucusu
olduğu biliniyor.. CİHAN
RUSYA
Rusya’nın Yekaterinburg kentinde yaşandığı
belirtilen olayın, kameraya yansıyan görüntüsünde biri kadın iki
kişi akşam saatlerinde
durakta araç bekliyor.
Uzun süre ayakta
bekleyen kadın, duraktaki banka oturuyor.
Aşırı soğuğa daha fazla
dayanamayan kadın,
oturduğu yerde baygınlık geçiriyor.
Kadının bayıldığını fark
eden duraktaki diğer
kişi, söz konusu görüntünün kayda alındığı
aracın sürücüsünden
yardım istiyor. Araca
bindirilen kadın hastaneye götürülüyor.
CİHAN
Bosna-Hersek'te
müşterek
ordunun kuruluşu
kutlanıyor
osna-Hersek'te Hırvat-Boşnak
ve Sırp kuvvetlerinin
katılımıyla kurulan müşterek
ordunun 9. yılı kutlanıyor. Başkent
Saraybosna yanındaki Raylovats
üssünde düzenlenen törende, uluslararası operasyonlarda ve Bosna'daki sel felaketlerinde üstün hizmet
gösteren personel de ödüllendirildi.
B
Bosna-Hersek Müşterek Silahlı
Kuvvetleri Kurmay Başkanı Anto
Yelaç, askerlerin üstlendikleri tüm
görevleri en üst sorumluluk
düzeyinde ve profesyonellikte yaptıklarını vurguladı.
Yelaç, yeni katılacak personelle ordunun gençleştirileceğini de sözlerine ekledi. Bosna-Hersek Savunma
Bakanı Zekeriyah Osmiç, ise
"Amacımız NATO ve Avrupa Birliği'nin ordu yapılanması ile ilgili
talep ettiği tüm şartları yerine getirmek.
NATO üyeliğine giden yol kolay olmayacak ama en iyi ordular arasında
yerimizi almaya çalışacağız." dedi.
Konuşmaların ardından tehlikeli
maddelerin bulunduğu bir depodan
askerlerin kurtarılmasına dair bir
senaryo kapsamında tatbikat yapıldı.
CİHAN
Sisi: Mübarek kararları eleştirilmemeli
Mısır
Cumhurbaş
kanı
Abdulfettah
Sisi, Hüsnü
Mübarek
hakkında
verilen
kararların
eleştirilmesi
nin doğru
olmadığını
belirtti.
isi, "25 Ocak ve 30 Haziran devrimlerinden doğan yeni Mısır, adalet,
hürriyet, eşitlik ve yolsuzlukla mücadele temelleri üzerine kurulu modern
ve demokratik bir devletin tesis edilmesi
yolunda emin adımlarla ilerliyor ve
geriye dönmesi asla söz konusu olmaz"
değerlendirmesini yaptı. Mısır’da
Mübarek'e farklı davalardan ceza verilmemesine dair mahkeme kararlarına
yönelik protestolar devam ediyor.
S
Mübarek’in ceza almaması ve mahkemenin Mübarek'in iki oğlu, içişleri
bakanı ve 6 bakan yardımcısının
hakkında da beraat kararı vermesini
protesto etmek için üniversitelerde
başlayan öfke eylemlerinden sonra gece
saatlerinde de protestolar devam etti.
Devrim gençlik örgütleri Mübarek’e ceza
verilmemesini protesto etmek için Giza
eyaletinin Kurdasa kentinde bir gece
eylemi düzenledi. Protestocular yargıyı
yolsuzlukla suçlayan pankartlar taşırken
devrim sırasında ölenlerin haklarını
alınıncaya ve devrimin talepleri yerine
getirilinceye kadar devrimi devam ettireceklerini söyledi. 3 Temmuz 2013 darbesiyle devrilen Cumhurbaşkanı
Muhammed Mursi yanlısı Darbeyi Ret ve
Meşruiyete Destek için Ulusal İttifak (DRMDUİ) kuzeydeki İskenderiye kentinde
gece saatlerinde altı protesto eylemi
düzenledi. Eylemciler, mahkemenin
'protestocu öldürmek ve yolsuzlukla
yargılanan' Mübarek’e ceza vermemesine
tepki gösterirken, 'Asker cuntasının
yönetimi düşsün'’ sloganları da attı.
Pazar günü Kahire Üniversitesi’nde de
protestolar düzenlendi. Mübarek’in
mahkemeden cezasız ayrılmasını
protesto eden kalabalık, mahkemeyi
siyasallaşmakla suçladı. Eylemciler devrim sırasında protestocu öldürenlerinin
cezası verilmesi için de slogan attı.
Mübarek'e ceza yok
Cumartesi günü açıklanan kararla,
Mısır'da devrimle iktidardan uzaklaştırılan ve darbenin ardından
hakkında verilmiş müebbet hapis kararı
bozulduktan sonra yeniden yargılanan
Hüsnü Mübarek, açılan hiçbir davadan
ceza almamıştı.
Dönemin İçişleri Bakanı Habib Adli ve
altı yardımcısı da beraat etti. Mahkeme,
Hüsnü Mübarek hakkında 'İsrail'e doğalgaz satışı ihalesinde rant sağlamak' ve
dolayısıyla 'yolsuzluk yapmak' suçlamasıyla açılan davada beraat kararı
verdi. Mahkeme, söz konusu paranın
satımı gerçekleştiren şirketten faiziyle
birlikte tahsil edileceğini ve dolayısıyla
ortada bir rantın olmadığını belirtti.
Mahkeme, Mübarek ailesine 'haksız
kazanç sağlama ve rüşvet' suçlamasıyla
açılan davada ise zaman aşımından
dolayı davanın düşürülmesine ve
dolayısıyla Mübarek'in beraatine karar
verdi.
Mahkeme, Mübarek hakkında son
olarak, 2011'deki gerçekleşen ayaklanmalarda 'protestocuları öldürmek' suçlamasıyla açılan davada ise yetkisizlik
kararı verdi. Mahkeme, bu suçlamadan
dolayı Mübarek'e dava açılamayacağına
kanaat getirdi.
Mısır Başsavcısı, mahkemenin devrik
Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek
hakkında açılan 'protestocuları
öldürmek' davasında verdiği yetkisizlik
kararı ve dönemin İçişleri Bakanı Habib
Adli hakkında ise verdiği beraat kararına
itiraz ederek kararı temyiz mahkemesine
taşıyacağını söyledi. Mısır'da 3 Temmuz
darbesinin ardından aralarında gazetecilerin, çocukların da olduğu yüzlerce kişi
ağır hapis cezalarına ve idama mahkum
edilmişti.
AA
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
Instagram'la hobilerini
paraya çevirdiler
nstagram her ne kadar hobi olarak fotoğraf çekenlerin öncelikli paylaşım
sitesi olsa da, günde 60 milyon fotoğrafın yüklendiği site aynı zamanda
büyük şirketler için küresel ölçekte bir
pazar anlamına da geliyor. Spor giyim
devi Nike'tan küçük ülkelerin turizm
tanıtım ofislerine kadar birçok şirket ve
kuruluş çok sayıda takipçisi bulunan Instagramkullanıcılarının peşine düşmüş
bile. Instagram sayesinde fotoğrafçılığı
hobi olmaktan çıkarıp tam zamanlı bir iş
haline getirenlerden birisi de 25 yaşındaki
New Yorklu Liz Eswein. 2010 yılında Instagram'ın kurulmasından kısa bir süre
sonra siteye üye olan Eswein
@NewYorkCity hesabından yaşadığı
şehrin fotoğraflarını paylaşmaya başlamış
ve bugün 1,2 milyon takipçiye kadar
ulaşmış.
İ
dolar ücret talep ediyor. Eswein'in bazı
sponsorlu fotoğrafları 23 bin beğeniye
kadar ulaşmış. Bu da tek bir fotoğraftan
23 bin dolar kazanmak anlamına geliyor.
INSTAGRAM
Eswein ile birlikte çalışan şirketlerden
birisi de Türk Hava Yolları (THY)
Nisan ayında İstanbul'a THY sponsorluğunda gelen Eswein'in çektiği Karaköy
fotoğrafı 10 bin üzerinde beğeni, bir
Boğaz klasiği olan vapur ve martılar fotoğrafı ise 12 bin beğeni almış. Eswein'in
Karaköy fotoğrafına yazdığı yorum ise
şöyle: "New York'tan İstanbul'a: Kısa süre
önce Türkiye'ye geldim ve dört değerli fotoğrafçıyla şehri keşfediyorum. Bu müthiş
fırsat için teşekkürler @turkishairlines
(Türk Havayolları). Türkiye maceramızı
#instameettk0001 hesabından takip edin!
Tavsiye edeceğiniz yerler ve yememizi
önereceğiniz yemekler var mı?" #nycgoestoistanbul
İngiliz Guardian gazetesinde yer alan
haberde Eswein'in artık büyük şirketler
tarafından peşinde koşulan bir Instagram
gurusu haline geldiği belirtiliyor. Farklı
şirket ve organizasyonların sponsorluğunda dünyayı gezen Eswein, sponsorlu
fotoğraflarının aldığı "beğeni" başına 1
Dev şirketler fotoğrafçıların peşinde
Guardian'a konuşan Eswein, "Instagram
bana dünyayı gezdirdi. Daha yeni Şili'den
döndüm. Ondan önce de Namibia'daydım. Yaşadığım deneyimleri anlatacak kelime bulamıyorum. En sevdiğimi şey olan
fotoğraf çekme işini dünyayı dolaşarak ve
üzerine de para alarak yapıyorum" diyor.
Eswein sadece sponsorluklarla da yetinmemiş. New York merkezli sosyal medya
danışmanlık şirketi Loundry Service ile
işbirliğine giden genç girişimci-fotoğrafçı,
kendi Instagram hesabını binin üzerinde
etkili Instagram kullanıcısıyla ortaklığa
sokmuş. Loundry Service'in kurucusu
Jason Stein, "Şirketlerin Instagram fotoğrafçılarına olan ilgisi son bir yılda akıl
almaz düzeylere ulaştı. Kullanıcıların Instagram'a koyduğu içerikler internet tarihinin en yüksek etkileşim oranlarına
ulaşabiliyor. Instagram'da 100 bin üzerinde takipçisi olan bir kişinin paylaştığı
tek bir fotoğraf diğer tüm Reklam yöntemlerinden daha fazla kişiye doğrudan
ulaşabiliyor" diyor. Instagram fotoğrafçıları ve dev şirketler arasında arabuluculuk yapan Loundry Service bugüne
kadar internet perakendecisi Amazon ve
Moda devi Michael Kors gibi firmalarla
amatör fotoğrafçıları buluşturmuş.
Instagram'ın gücü
200 milyon kullanıcının yüzde 90'ı 35 yaş
altında. Kullanıcıların yarısı her gün Instagram kullanıyor. Saniyede ortalama
1000 yorum yazılıyor. Her gün 1,6 milyar
beğeni veriliyor.
WSJ: Türkiye ve
ABD askeri üsler
konusunda
anlaşmaya yakın
merikan Wall Street
Journal gazetesi
Türkiye ile ABD
arasında IŞİD ile mücadelede askeri üslerin
kullanımı konusunda fikir
ayrılıkların azaldığını ve
iki ülkenin anlaşmaya
yakın olduğunu iddia etti.
Türk ve Amerikan yetkililere dayandırılan haberde, görüşmelerde
koalisyon güçleri ve mülteciler için sığınak olacak
ve Esed rejimine ait uçakların uzak tutulacağı bir
güvenli bölge oluşturulması ele alınıyor. Eğer anlaşma sağlanırsa ABD ve
koalisyon güçleri söz
konusu güvenli bölgeyi ve
Türkiye'den sınırı geçen
muhalifleri saldırılara
karşı korumak amacıyla
İncirlik ve diğer Türk üslerini kullanabilecek.
A
Habere göre Türkiye,
Suriye’nin üçte birini kapsayan çok geniş bir uçuşa
yasak bölge teklifi sundu
ancak Obama yönetimi bu
fikre, "Esed rejimine karşı
savaş başlatmak manasına gelebilecek istilacı
bir eylem olacağı"
gerekçesiyle olumlu yaklaşmadı. Ankara’nın
sınırda güvenli bölge oluşturulması talebinin bir
diğer gerekçesi ise
Türkiye’de eğitilen muhaliflerin ve muhaliflere
destek amaçlı kullanılan
hatların korunmasını
sağlayacağı fikri olduğu
belirtildi. Amerikalı yetkililere göre uçuşa yasak
bölge yerine sınırda dar
bir güvenli bölge kurulursa Suriye hava
savunma sistemini devre
dışı bırakacak herhangi
bir saldırıya gerek kalmayacak. Bunun yerine ABD
ve koalisyon güçlerince
Esed rejimine güvenli
bölgeden uzak durması
şeklindeki basit bir uyarı
yeterli olacak. Aksi
takdirde misilleme
tehdidinde bulunulacak.
CİHAN
3 ARALIK 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
AK Parti'li
Bostancı: AYM
karar alırken
Meclis'in
yetkisine
nüfuz etmemeli
çeken Naci Bostancı, seçim barajının
Meclis'te görüşülmesinin doğru olacağını, ihtimaller üzerine konuşmayacağını kaydetti. Çözüm sürecine ilişkin
bir soruya ise sürecin kendine has
hususiyetleri olduğu ve bunun hukuki
zemininin bulunması gerektiği şeklinde cevap verdi. Hükümetin bu
konuda bir kanun geçirdiğini ve gerekli
hususlarda da kanunların çıkarılacağını belirterek, görüşmelerin devam
ettiğini, lazım olursa bu kanunların
Meclis'e geleceğini söyledi. Halkın
görüşünün önemli olduğunu vurgulayan AK Parti Grup Başkan Vekili, "Bu
müzakere, esasen siyasetin asli zemini
olan halkla her gün güncellenerek
yapılır ve biz MHP’ye, CHP’ye oy vermiş olanları da, iktidar sahibi seçmenin kitlesini de, HDP’ye oy veren, oy
vermiş olanları da dikkate alan bir
akılla çözüm sürecini götürmek durumundayız. İktidar sorumluluğu onu
gerektirir." şeklinde konuştu.
MHP’li Yurt:
AKP halkı
sadakaya
bağımlı
hale getirdi
7
MHP’li Garip:
Zinayı suç
olmaktan
çıkaranlar
ahlâk zabıtalığı
yapıyor
MHP'Lİ KORKMAZ: BARAJIN KALKMASINA KARŞIYIZ
K Parti Grup Başkan Vekili Naci
Bostancı, Anayasa Mahkemesi
(AYM)'nin seçim barajıyla ilgili
karar verirken Meclis’e ait olan bir
yetkinin alanına nüfuz etmemesini ve
yeni tartışmalar doğurmamasını diledi.
TBMM'de basın toplantısı düzenleyen
Bostancı, seçim barajıyla ilgili başvurunun hukuki bir zeminde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
A
"Anayasa Mahkemesi, bu işi hukuk
zemininde ve siyasetin alanına nüfuz
etmeksizin yapacaktır diye ümit etmek
istiyorum." diyen Bostancı, yüzde 10
barajının 30 yıldan beri uygulanan bir
yöntem olduğunu hatırlattı. Geçmişte
de bu tür tartışmalar olduğunu dile getiren Grup Başkan Vekili Bostancı, temsilde adalet kadar siyasette istikrar için
getirildiğini söyledi. Bu istikrarın ve
adaletin son seçimlerde sağlandığını
gördüklerini belirterek, AYM'nin hukuk
zemininde bir karar alması temennisinde bulundu. Siyasi akımın temsiliyle istikrar arasında optimum
dengeyi bulmanın önemine dikkat
HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yolsuzluklara karşı duyarlılığın gittikçe kaybolduğuna
dikkat çekerek, “Herkesin yolsuzluk
yaptığı, yolsuzluktan geçindiği,
siyasetin de oradan geçindiği bir
süreci yaşıyoruz.” dedi. Parlamento'da görüşülen ve makul şüpheye
dayanan yargı paketinin işadamları
üzerindeki etkilerine dikkat çeken
Kılıçdaroğlu, “Şu anda Parlamento'da bu tasarı görüşülüyor. Biz
bunun mücadelesini veriyoruz.
C
Seçim barajını değiştirmesi durumunda Anayasa Mahkemesi’ne dava
açıp açmayacaklarının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, Türkiye’de seçim
barajının yüksek olduğunu defalarca
söylediklerini hatırlattı. Kılıçdaroğlu,
“Seçim barajının yüksek olduğunu
defalarca söyledik. Bu barajla
sağlıklı demokrasi olmayacağını dile
getirdik. Anayasa Mahkemesi karar
alırsa saygı duyarız. Barajın iptali
yönünde karar çıkarsa demokrasi
kazanır.” diye konuştu.
Böylesine bir müdahale, iktidar ya da demokrasi
yürüyüşümüzde geldiğimiz
nokta açısından acıdır. Buna
toplumun çok büyük kesiminin itiraz
etmesini bekledik. Emin olun itiraz
gelmedi. O zaman bir sorunumuz
var. Duyarlılığımızı kaybediyoruz.
Yolsuzlukları adeta kanıksadık.
Herkesin yolsuzluk yaptığı, yolsuzluklardan geçindiği, siyasetin de
oradan geçindiği bir süreci yaşıyoruz. Farklı bir kültür oluşmaya
başladı: ‘Çalıyor ama iş de yapıyor.’
Oysa hem çalmasın hem de iş yapsın. İşin özü ve ahlâki olan da bu
Demokrasinin, sıcak siyasetin
müdahale edemediği alanları
genişletme olduğunu
söyleyen Kemal Kılıçdaroğlu, şunları
kaydetti: “Demokrasi, sandığa gidip
oy kullanmaktan ibaret değil. ESİAD
özgürce düşünecek, sorunları ve
çözümleri özgürce dile getirecek.
Üniversite, BDDK, Merkez Bankası
gibi özerk olması gereken kurumlar
sıcak siyasetin etkisinde olursa
demokrasi olmaz. Biz henüz bu evreye gelmiş değiliz ve bunu hala anlamış değiliz. Demokraside iş
dünyası sıkıntılarını anlatabilmeli,
düşüncelerini açıklayabilmeli. Her
Kılıçdaroğlu
Yolsuzluklar adeta kanıksandı,
herkes yolsuzluktan geçiniyor
değil midir? İnanç açısından
bakarsanız işin özünde yine bu var.”
diye konuştu. CHP Ege Bölge Toplantısı’na katılmak üzere İzmir’e gelen
Kılıçdaroğlu, Ege Sanayicileri ve
İşadamları Derneği’nin (ESİAD) misafiri oldu. Kılıçdaroğlu, işadamlarına
yapılan baskıları anlattı. Birkaç ay
önce TÜSİAD’ın, “Hukukun üstün olmadığı bir ülkeye yabancı sermaye
gelmez.” açıklamasını hatırlatan
CHP Lideri, şöyle devam etti:
“Hemen vatana ihanetle suçlandı.
Dünyanın neresine giderseniz gidin,
çağdaş demokrasilerde hukukun
üstünlüğü temel bir kuraldır.
Siz bunu seslendirdiğinizde
bile vatana ihanetle suçlanıyorsanız, o ülkede demokrasiden söz edilemez. Siyasi alanda
demokrasi diye bir ortak paydamız
olması lazım. Demokrasiyi ancak
böyle güçlendirebiliriz. Herhangi bir
işadamı kalkıp konuştuğu zaman
hükümet o konuşmadan rahatsızlık
duyduğunda, ertesi gün kapısına
yedi tane müfettiş gönderiyorsa
orada demokrasiden söz edemeyiz. O
farklı bir yöntem. Diktanın değişik
yollarıdır. O açıdan bizin
demokrasiye ve özgürlüğe ihtiyacımız var.” Anayasa Mahkemesi’nin
seçim barajına yönelik açıklamasını
da değerlendiren Kılıçdaroğlu, seçim
barajını indirmesi durumunda
demokrasinin kazanacağını söyledi.
enizli Büyükşehir Belediye
Meclisi MHP Grup Başkan
Vekili Yusuf Garip, zinayı
suç olmaktan çıkaranların ahlâk
zabıtalığı yapmaya çalıştığını,
belediyelerin böyle bir görevi olmadığını söyledi.
D
Öte yandan MHP Isparta Milletvekili
Nevzat Korkmaz ise yüzde 10 barajının
kalkmasına karşı olduklarını, 2015
genel seçimine gölge düşmemesi
gerektiğini söyledi. Anayasa'nın 67.
maddesini hatırlatan Korkmaz, "Temsilde adalet gözönünde bulundurularak seçim sistemi değiştirilir, diyor.
Son dakika değişikliğiyle Türkiye gündemine gelmesini yadırgıyorum.
Türkiye gerçekten istikrarsız bir
coğrafyada, demokrasiyi yaşatmaya
çalışan bir ülke. Yönetimde istikrar çok
önemli, temsilde adalet kadar önemli.
Yüzde 10 barajı muhafaza edilmeli.
Yöntemini Meclis'teki partilerin biraraya gelerek mutabakatla
çözmelerini, kontenjanla diğer partilerin Meclis'te temsil edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Anayasa
Mahkemesi, bu kararıyla seçim sistemini belirleyebilecek bir sonuç doğurursa Meclis’in anlamı nedir? Siyasal
sistemi düzenleyen, yasama organıdır.
Anayasa Mahkemesi yasaların,
KHK’ların Anayasa'ya aykırılığını
denetler. Meclis’in yerine geçerek karar
veremez. Anayasa Mahkemesi karar
verirse bile Meclis’in düzenleme yapması gerektiğini, 67. maddenin bir yıl
uygulanamayacağı hükmüne uyulması
gerektiğini düşünüyorum." dedi.
CİHAN
özgürlüğün bir bedeli vardır.
Demokrasi de altın tabakta ikram
edilmedi. Biz başbakanları, gencecik
çocukları idam sehpasına gönderdik.
Bunlar demokrasinin bedeli. İş
dünyasına, belli konulardaki net
tavrından dolayı teşekkür ediyoruz.
TÜSİAD, baskıya rağmen o raporu
yayımladı. Çekinmemek gerekiyor.
Bir işadamının çıkıp tek başına
eleştiri getirmesi doğru değil, onu
temsil eden örgütlerin, TÜSİAD,
TOBB gibi kurumların bu talepleri
dile getirmesi gerekiyor.”
Kılıçdaroğlu, CHP’nin 2015
genel seçim çalışmalarını,
kadın ağırlıklı olarak evlere
giderek yürüteceğini açıkladı.
“Kadınlarımız evlere gidecek, CHP’yi
anlatacak ve evlerin durumlarına
bakacak.” diyen Kılıçdaroğlu,
“2015’te kadın ağırlıklı evlere gideceğiz. Bunun için üç ayrı yerde
eğitim merkezleri kuruyoruz. Ön
seçim yapmak için tüzüğümüzü
değiştirdik. Önümüzdeki seçimde
milletvekili adaylarımızın yüzde
85’ini ön seçimle belirleyeceğiz.
Vatandaşı borç batağından kurtarmaya yönelik, çocuklarla ilgili, yolsuzluklarla ilgili önemli
çalışmalarımız var. Az fakat
toplumun geniş kesimine hitap eden
projelerle toplumun önüne çıkacağız.” şeklinde konuştu.
Murat BÜLBÜL-EKONOMİ
Garip, Pamukkale ilçesindeki
Kınıklı Polis Merkezi'nde düzenlenen huzur toplantısında, Pamukkale Belediye Başkanı
Hüseyin Gürlesin’in, ‘‘Apart olan
her yere gireceğiz. Bugüne kadar
müdahale edilmediyse bizim
dönemimizde olacak.’’ açıklamasına tepki gösterdi.
MHP'li Garip, yaptığı yazılı açıklamada, “Belediye Kanunu'nun
38. maddesinde açıkça belediye
başkanının görevleri belirtilmiştir. Bu görev ve yetkiler
arasında, konutlara girip ahlâk
zabıtalığı yapmak yoktur.
Anayasa'nın 20. maddesinde,
‘Özel Hayatın Gizliliği ve Korunması’ başlığı altında, 'Herkes,
özel hayatına ve aile hayatına
saygı gösterilmesini isteme
hakkına sahiptir.
ydın'ın MHP Efeler İlçe Başkanı Serdar Yurt, hükümetin ekonomi ve
ülke politikalarını eleştirdi. AK Parti
hükümetinin bütün iyilikleri kendinden,
bütün kötülükleri de bir türlü izah
edemedikleri dış mihraklardan bildiğini
iddia eden Yurt, “AKP, bu propaganda ile
vatandaşımızın üstüne baskı kurmaktadır. Yolsuzluk ve rüşvet soruşturmaları
üzerine yasal zırhla kamuoyunun doğru
bilgi alma hürriyeti engellenmektedir.
A
Ülkemizde ekonomik, sosyal ve siyasal
sorunlar, ne yazık ki daha ağır ve çetrefilli olarak karşımıza çıkacaktır. 'Analar
ağlamasın', hükümetin en önemli sloganı
ancak bu sözler edilirken anaların daha
fazla ağlaması için yollara taşlar bizzat
Başbakan ve ekibi, yani AKP hükümeti
tarafından döşenmektedir.” dedi.
MHP İlçe Başkanı Yurt, AK Parti’nin
ülkeyi yönettiği 12 yıllık dönemde ülkede
yaşayanları kömür çuvalları, nohut, bulgur ve makarna torbalarıyla esir aldığını
söyledi.
Yoksul halkın sadakaya bağımlı hale getirildiğini iddia ederek, “Sadakaya
bağımlı hale getirilen halk, biraz daha
yoksullaştırılmaktadır ama bin odalı
saray için 1 milyar 300 milyon lirayı, daha
lüks uçak için 410 milyon lirayı gözlerini
kırpmadan sokağa atıyorlar.
Tek başına yönetim onda, yargıyı,
yasamayı yürütmeyi elinde toplayarak tek
adam düzeni kurma onda, en küçük bir
eleştiri karşısında çevresindeki herkesi
harcamak onda.
Çözüm süreci, çözümün ne olduğunu
söylemiyorlar, müzakerelerin devam edeceğini söylüyorlar. Unutulmamalıdır ki
müzakere, savaş kaybedildiğinde yapılır.
Biz devlet olarak PKK ile savaş mı kaybettik ki müzakere yapıyoruz? Maalesef
Türkiye’yi parça parça sattılar. Bunu,
halktan korktukları için açıkça
söyleyemiyorlar ama gerçek bu.” şeklinde
konuştu.
Türkiye'nin 2015 yılında her açıdan ciddi
sıkıntılarla karşı karşıya geleceğini savunan Serdar Yurt, “Hükümetin
başarılarının bir illüzyon olduğu ortadadır.
Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletinin
birlik ve beraberliği, bizi biz yapan bütün
değerler AKP hükümeti marifetiyle
paramparça edilmiş, sınırları yolgeçen
hanına çevrilip tecavüz edilen, hükümranlık hakları, saygınlığı ve ciddiyeti
sorgulanan bir devlet haine getirilmiştir.
Ekonomik olarak dış krediyle döndürülen
çarklar, kredilerin kesilmesiyle sosyal
sorunları da peşinden sürükleyecek,
ülkemizde ciddi sorunlarla yüzleşmek
zorunda kalacağız.” dedi.
CİHAN
Millî güvenlik, kamu düzeni, suç
işlenmesinin önlenmesi, genel
sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına
bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça,
yine bu sebeplere bağlı olarak
gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça kimsenin üstü, özel
kâğıtları ve eşyası aranamaz ve
bunlara el koyulamaz.' hükmü
yer almaktadır. Yine Anayasa'nın
21. maddesinde, ‘Konut
Dokunulmazlığı’ başlığı altında
kimsenin konutuna dokunulamayacağı hükmü vardır.” dedi.
‘BELEDİYENİN BÖYLE BİR YETKİSİ YOK’
Belediye başkanının böyle bir
yetkisi olmadığını ifade eden
Yusuf Garip, “Anayasamız'da bu
emredici hükümler varken,
‘Apart olan her yere gireceğiz.’
sözü, hukuk devletinde kabul
edilemez bir durumdur,
Anayasa'nın açıkça ihlalidir.
Sayın başkan, bu açıklamasını
fiiliyata geçirdiği takdirde
anayasal bir suç işlemiş sayılır.
Sayın Gürlesin, bu açıklamasıyla
gerçekten herkesin konutlarına
girerek, yasalarda kendisine verilmeyen bir yetkiyi mi kullanmak
istemektedir? Yoksa apart işletmeciği yapan kişilere ya da apart
inşaatı yapıp satan bir kısım
müteahhitlerin yaptığı imara
aykırı, apart adı altında kullanılan yapıları yapıp satan ve
kullananlara gözdağı mı vermektedir?” diye konuştu.
Denizli’de 12 yıl önce apart
furyası olmadığını belirten
Garip, “12 yıldır belediyeciliği,
sizin partinizin seçilmiş başkanları yapmakta. Bu apartlar, sizin
belediyenizin izni ve haberi olmadan mı yapıldı? Eğer bu apart
inşaatları belediyenizin haberi
ve izni olmadan yapıldıysa 12
yıldır bu kadar apart yapılmasına neden müdahale
edilmemiştir.? 12 yıldır bu
ülkede sizin partinizin iktidarı
var.
Bugünün üniversite gençliği 12
yıl önce ilkokul çağındaydı, sizin
iktidarınızda büyüdüler ve
üniversite gençliği oldular. Zinayı suç olmaktan çıkaran sizin
iktidarınız. Neredeyse her ay
yargı paketleri çıkaran iktidarınızda, neden zinayı suç haline getiren yasal düzenlemeler
yapılmamıştır? Bizlerin zaten
tasvip etmediği kızlı erkekli
yaşanan apartların yaygınlaşması, sizin mensubu olduğunuz
partinin iktidarı ve belediyeciliği
döneminde oldu.” dedi.
CİHAN
8
03 ARALIK 2014
Gündem
03 ARALIK 2014
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Seçim barajını hiç dert
etmeyen bir iktidarız
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
114 tesis törenle açıldı Suriye'de çözümün nasıl olacağı noktasında sıkıntı var
B
aşbakan Davutoğlu, Balıkesir Kuvayı
Milliye Meydanı'nda Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yapımı tamamlanan
114 tesisin açılış törenine katıldı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Kuvayı
milliyenin ruhunda bu albayrak vardır
ve hemen onun arasında dalgalanan
Filistin'in bayrağı, Özgür Suriye'nin
bayrağı vardır. Çünkü biz bütün bu
kardeş halkları buluşturmaya, bu
kardeş halkları ezeli ve ebedi kardeş kılmaya yöneldik" dedi.
Davutoğlu, Kuvayı Milliye Meydanı'nda
Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yapımı
tamamlanan 114 tesisin açılış töreninde
yaptığı konuşmaya, kuvayı milliye
ruhunun başkenti olarak tanımladığı
Balıkesir'i ve Balıkesirlileri selamlayarak başladı. Davutoğlu, alanda bulunanlara, "Bizi rahmetle bekleyen,
rahmetle karşılayan, bereketle bir araya
geldiğimiz Balıkesirli yiğitlere, bacılara,
zeybeklere, efelere, yörüklere selam
olsun. Yağmur bereketi altında, şemsiyeler sebebiyle göz göze
gelemediğimiz ama gönül gönüle
konuştuğumuz bütün Balıkesirlilere,
Kuvayı Milliye Meydanı'ndan selam
olsun ve bu Kuvayı Milliye Meydanı'n-
dan işte bu meydandan bir milletin
ayağa kalktığı Balıkesir'den Türkiye'nin
her köşesine Hakkari'ye selam olsun,
Rize'ye, Artvin'e, Van'a Diyarbakır'a
selam olsun, Samsun'a Edirne'ye yurdun her köşesine selam olsun" sözleriyle seslendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Suriye'de
çözüm
konusunda
Putin ile mutabık kaldıklarını ancak
bunun nasıl
olacağı noktasında
sıkıntı bulunduğunu
belirtti.
Selamını tam bir inançla, tam bir
güvenle millete duyduğu büyük bir
aşkla verdiğine işaret eden Davutoğlu,
"İşte bu günler, kuvayı milliye ruhunun
yeniden canlanması gereken günler.
Bizim hiçbir kararımızda tesadüf yoktur. Hesap eder, kitap eder ona göre
karar veririz" diye konuştu.
Orman ve Su İşleri Bakanlığınca yapımı
tamamlanan tesislerin 2010'de 110,
2011de 111, 2012'de 112, 2013'de 113'ünün
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlığı döneminde
açıldığını aktaran Davutoğlu, Orman ve
Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun, bu
yılki 114 tesisin açılışının nerede yapılacağını sorduğunda, hiç tereddüt
etmeden Balıkesir Kuvayi Milliye Meydanı dediğini söyledi. Davutoğlu,
"Çünkü buradan iki mesajı bütün milletimize iletmek istiyoruz. Bir kardeşlik
mesajı. Kardeşlik, kardeşlik, kardeşlik"
dedi. "Yeni bir kuvayı milliye bilinci
uyandırmak için...."
Başbakan Yardımcısı Arınç,
"Biz barajları hiç dert etmeyen bir iktidarız. Ama
geçmişte istikrardan uzun
yıllar uzak kalan Türkiye'nin
neler kaybettiğini de
bilmemiz lazım" dedi.
aşbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü
Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu Toplantısı'nın
B
ardından Başbakanlık Merkez Bina'da düzenlediği
basın toplantısında açıklamalarda bulundu.
Bir gazetecinin, seçim barajının kaldırılmasına
ilişkin Anayasa Mahkemesine yapılan başvuruyu
hatırlatarak, "Anayasa Mahkemesi hak ihlali var
derse ne olur? Hak ihlali var ve bu ivedilikle
uygulanmalı derse ne olur? 2015 seçimlerini etkiler
mi" sorusu üzerine Arınç, Anayasa Mahkemesi
Başkanı Haşim Kılıç'a atfedilen bazı konuşmaların
gazetelerde yer alması üzerine tartışmanın
başlatıldığını belirtti.Anayasa Mahkemesinin, tüm
üyelerini içine alan bir açıklama yapıldığını
söyleyen Arınç, şöyle devam etti:
"Bence, gazetelerde Haşim Kılıç'a atfen
yayımlanan haberlerden ziyade Anayasa
Mahkemesi Başkanlığından yapılan açıklamayı
dikkate almamız lazım. Gerçekten hukuk onu
gerektirir. Anayasa Mahkemesinin kuruluş ve
yapısıyla ilgili kanun onu gerektirir ki bu konuda
ihsası reyde bulunmak bir, önlerine gelen bir
konuda kamuoyuna önceden herhangi bir bilgiyi
sunmak imkanı yoktur, iki. Açıklama bunu istihdaf
ediyor. Dolayısıyla buna itibar etmemiz lazım.
Ancak gazetelerde yayınlanan haberler bir
gazeteciliktir, onu da kınamıyorum. Çünkü önemli
bir konuyu, gazeteci, aldığı bir habere istinaden bu
şekilde yazmıştır. Belki Antalya'da yapılan bir
toplantı münasebetiyle bildiğim kadarıyla bireysel
başvuru üzerine yapılan konuşmalar sırasında bu
konu gündeme gelmiştir. Ama Genel Kurulda nasıl
görüşülecek, ne zaman görüşecek, nasıl bir karar
çıkarılacak, bu kararın niteliği ne olacak, sayın
başkan ve üyeler bunu kesinlikle söylemediklerini,
söylemelerinin de mümkün olmadığını ifade
ediyorlar."
Arınç, bireysel başvuru hakkını 2010
referandumunda, Türkiye için çok önemli bir
demokratikleşme olarak gördüklerini ve buna
"evet" oyu verdiklerini belirterek, "(Hayır) diyenler
düşünsünler, bu sözlerinizin, bu sorularınızın
cevabını. Onlar vicdanlarında nasıl verirler,
bilemem" diye konutu.
Temsilde adalet, yönetimde istikrar
Anayasa Mahkemesinin, yurttaşlara AİHM'e
gitmeden yurttaşlara başvuru hakkı verdiğini
hatırlatan Arınç, "son zamanlarda aldıkları bazı
kararlar eleştirilmiş olsa bile Anayasa
Mahkemesinin, özgürlükleri ve demokrasiyi
önceleyen kararlar aldığını" söyledi.
Yüksek mahkemenin, milletvekillerinin tutukluluk
hallerinin devam etmemesi, adil yargılanma, uzun
tutukluluk süreleri, hak ihlalleriyle ilgili, her
zaman takdir edilen önemli kararlar verdiğini
belirten Arınç, şöyle konuştu:
"Şimdi, önlerindeki bu konu da çok hayati bir
konudur. Çünkü biz, hamdolsun, barajları hiç
kendisi için dert etmeyen bir iktidarız. 13 yılda 9
tane imtihandan geçtik, hepsinde birinci olduk. 13
yıldan beri tek başına iktidarda bulunan bir siyasi
partiyiz. Baraj Türkiye'de her zaman tartışılmıştır.
Bu barajı biz getirmedik. Henüz 15 aylık bir
partiydik ve önümüzde yüzde 10 barajı vardı. Biraz
yaşı bana yakın olanlar hatırlar ki geçmişte seçim
bölgelerinin de ayrıca barajları vardı. 4 milletvekili
ve daha çok çıkaran bölgelerde yüzde 10'u
aştığınız zaman bir de ayrıca yüzde 25'i aşmanız
lazımdı. 3 milletvekilli bölgelerde yüzde 33'lük
seçim barajı vardı. Biz o günlerden geliyoruz. Yani,
15 aylık bir partiyken seçime giderken, 'Bu baraj
çok antidemokratik, önümüzü kesiyor' diye şikayet
etmedik. 'Biz bu barajları düşünerek değil, iktidar
olmak için kurulduk' dedik. Dolayısıyla millet
isterse, partileri iktidar yapabilir, isterse barajın
altında koyabilir. Örnekleri çok.
Ancak Anayasamızın çok önemli bir maddesi var,
temsilde adalet, onun kadar önemli olan da
yönetimde istikrar. Bu sihirli cümleyi
bağdaştıracak bir seçim sistemi elbette
bulunabilir, eğer bugünkünden şikayet ediliyorsa.
Ama geçmişte parçalı siyasetten ve yönetimde
istikrardan uzun yıllar uzak kalmış olan
Türkiye'nin neler kaybettiğini de bilmemiz lazım.
Türkiye 13 yıl boyunca ne kazandıysa yönetimdeki
istikrardan, siyasi istikrardan kazandı. Bunu,
sadece Anayasa Mahkemesi üyelerinin değil,
hepimizin bilmesi gerekir."
Arınç, seçim barajıyla ilgili olarak Türkiye'de
Anayasa Mahkemesine 1990'larda başvurular
yapıldığını ifade ederek, bugünkü noktaya o
başvuruların reddedilmesiyle gelindiğini kaydetti.
Bülent Arınç, bu konuda yapılan başvuru üzerine
AİHM'nin 2008'de, yüzde 10 barajın bütün partiler
için geçerli olduğu, hatta bağımsız adayların da
bunu bilerek seçime katıldığı ve Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi'ne aykırı olmadığı kararı
verdiğini anlattı.
Gerekleri demokrasi içinde yerine getirilir
İktidar partisi olarak, bir yıl kadar önce, bütün
muhalefet partilerine barajın kalıp kalmaması,
kalırsa kaç olması gerektiği, dar bölge, daraltılmış
bölge ve benzeri konulardaki görüşlerini
sorduklarını ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
"Hiçbirisinden incir çekirdeğini dolduracak bir şey
gelmedi. Bazı partiler baraj kalsın ki ben bütün
oyları toplayayım derdinde. Bazı partiler baraj
kalksın ki yüzde 2 de alsam, parlamentoya girelim
derdinde. Biz ayrıca, 450'nin 450 olarak, 100'ün de
Türkiye milletvekilliği veya başka bir isimle olup
olmayacağını da sormuştuk. Dolayısıyla onları
beklemekten sıkıldık. Onlar da esasen, 'Bu baraj
kalsa daha iyi olacak' dediler. CHP'nin bir iki teklif
verdiğini biliyorum ama çok dikkate alınacak
şeyler değildi. Bugünkü sistemin devam etmesi
konusunda, muhalefetin de bir şey söylememesine
bakarak, biz karar verdik.
Toplumun içine
sinmeyecek hiçbir
adım atmayız
umhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan,
"Tüm Suriye'yi oluşturan farklı kesimlerin
C
oluşturacağı bir yönetimin oluşması ve bu
Başbakan Yardımcısı Akdoğan, çözüm sürecine ilişkin,
"Toplumun içine sinmeyecek,
milletin kabul etmeyeceği
hiçbir adım atmayız" dedi.
ı Başbakan Yardımcısı Yalçın
Akdoğan, çözüm sürecine ilişkin,
"Şu anda tren raya oturmuş durumda
ama bunun hızını ne belirleyecek?
Atılacak adımlar, samimiyet ve
dürüstlük belirleyecek. Bu süreçlerde
samimi olmak gerekiyor, dürüst,
kararlı, cesur olmak gerekiyor" dedi.
yönetimle beraber halkın huzur içerisinde
seçime gideceği bir zemini hazırlamak,
inanıyorum ki Suriye'ye objektif bakanların
görevidir. Bu anlayışla biz Suriye'ye yönelik
tavrımızı devam ettiriyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya
Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin,
Türkiye-Rusya Üst Düzey İşbirliği Konseyi 5.
Toplantısı'nın ardından Cumhurbaşkanlığı
Sarayı'nda ortak basın toplantısı düzenledi.
D
Akdoğan, partisinin Gebze İlçe
Kongresi'nde, bazı yerlerde siyaset
yapmanın kolay olmadığını söyledi.
"Kardeşi kaçırılan, parti binası yakılan,
yolu kesilen AK Parti'liler var. Oralarda
zor şartlar altında siyaset yapıyorlar"
diyen Akdoğan, mücadeleyi aile olarak
hep birlikte yürüteceklerini anlattı.
Akdoğan, şöyle devam etti:
"Çözüm süreci, AK Parti'nin başlattığı
bir süreçtir. 'Çözümsüzlük çözümdür'
diyen, sorunları halının altına süpüren
ve bunun bedeline katlanan, her yıl 'şu
kadar insan ölebilir, şu kadar para
harcanabilir' diye bunu sineye çeken
anlayış, kronik sorunları derinleştirdi,
büyüttü, büyüttü, ülkeyi bölünmenin
eşiğine onlar getirdi. Bütün bunlara
karşı biz 'dur' dedik. 'Akan kan, gözyaşı
dursun, analar ağlamasın' dedik. Bu,
Türkiye için beka sorunudur. 'Birlik ve
bütünlüğümüzü, iç barışımızı tehdit
etmektedir' dedik. Bu yüzden çözüm
süreci başlatıldı."
Çözüm süreci başlatıldıktan sonra
çeşitli engellerle karşılaştıklarını
aktaran Akdoğan, "Türkiye, ne zaman
şaha kalksa karanlık bir el devreye
girdi. 'Demokratik açılım' dedik,
arkasından Reşadiye saldırısı geldi.
Habur olayı geldi, 'Oslo süreci' dedik,
Silvan saldırısı geldi. 'Çözüm süreci'
dedik, Kobani bahanesiyle yaşanan
vandalizm ortaya çıktı. Her seferinde
süreci sabote edecek adımlar atıldı. Bu,
sadece bizim başımıza gelmiyor Özal'a
da aynı şeyler yapıldı. 'Kürt' dediği için
başına gelmedik kalmadı. Erbakan'ın
'Kürt sorunu raporları hazırlattı' diye
iktidardan düşürülmesinin bir sebebi
de odur arkadaşlar" şeklinde konuştu.
Akdoğan, 28 Şubat sürecinin "silindir"
gibi milletin üzerinden geçtiğini dile
Bülent Arınç şöyle konuştu:
"Arkadaşlar gittiler, HDP heyeti bildiğim kadarıyla
dört kişi gitti ve döndükten sonra bu mesajların ne
olduğu konusunda bir açıklama yaptılar. Biz bu
konuşulanları ilgili kurumlarımız değerlendirecek
ve biz de muhtemelen her çarşamba yaptığımız
gibi Çözüm Süreci'yle ilgili bir çalışma yapıyoruz.
Her çarşamba, yani 15 günde bir denk geliyor
ayrıca güvenlikle ilgili bir çalışmamız oluyor.
getirerek, şöyle konuştu:
"AK Parti de taşın altına elini koydu.
Cesaretle 'ben bu oyunu bozacağım, bu
millete bunun bedelini
ödettirmeyeceğim, Türkiye'nin
bölünmesine izin vermem' dedi. Bu
süreçleri başlattı, türlü türlü sabotajlar
ortaya çıktı. Buna rağmen yol
yürümeye devam edeceğiz. Kararlı bir
şekilde. Şu anda tren raya oturmuş
durumda ama bunun hızını ne
belirleyecek? Atılacak adımlar,
samimiyet ve dürüstlük belirleyecek.
Bu süreçlerde samimi olmak gerekiyor,
dürüst, kararlı, cesur olmak gerekiyor.
Öldürmenin hiçbir gerekçesi ve
mazereti olmaz arkadaşlar. Bunlar artık
eski Türkiye tablosudur. Geçen
nevruzda bir mesaj verildi, 'silahlar
sussun, fikirler konuşsun".Başbakan
Yardımcısı Yalçın Akdoğan,"Toplumun
içine sinmeyecek, milletin kabul
etmeyeceği hiçbir adım atmayız
arkadaşlar.
Yeni bir barış anlayışını
Ortadoğu'ya egemen kılacağız
yılda iktidar partisine en büyük katkıyı
yapan illerden biri olduğunu anlatarak,
bu yıllarda kentin kan kaybettiğini,
fabrikaların kapandığı ve işsizliğin
arttığını savundu.
Şimdi Anayasa Mahkemesi önündeki konuları
mutlaka en iyi şekilde tartışacaktır. Bizim böyle bir
derdimiz, sıkıntı yok. Bu kriz anlamına da gelmez.
Mahkeme ne karar verirse versin bunun gerekleri
demokrasi içinde yerine getirilir. Hiçbirimiz bir
endişe veya yarın ne olacak kaygısı içinde değiliz."
Arınç'a, Çözüm Süreci'nde "İmralı'dan gelen
mesajlarda dikkat çekilen müzakere taslağında ne
olduğu, taleplerin ve yasal güvencelerin ne
olduğu", ayrıca "Leyla Zana'nın İmralı heyetine
katılacağı yönünde bir talep gelip gelmediği"
soruldu. Bir gazeteci ayrıca "müzakere süreci
ifadesinin maksatlı kullanılıp kullanılmadığı"
sorusunu yöneltti. Bülent Arınç, bu sorular üzerine
"Siz benim Bakanlar Kurulundan sonra yaptığım
konuşmalara herhalde çok iyi kulak
vermiyorsunuz veya kamuoyu bunu yeteri kadar
değerlendirmiyor" karşılığını verdi."Çözüm Süreci
denilen konunun dürüst bir zeminde ve iyi niyetle
gitmesi gerektiğini" vurgulayan Arınç, Çözüm
Süreci'nin "bu konuyla kendisini ilgili gören
herkesin katılımda bulunacağı bir süreç olması
gerektiğini" söyledi.
9
CHP Genel Başkanı
Kılıçdaroğlu, "CHP olarak
iktidara geldiğimizde bütün
komşularımızla barış
içerisinde yaşayacağız, yeni
bir barış anlayışını
Ortadoğu'ya egemen
kılacağız" dedi.
HP Genel Başkanı Kemal
Kılıçdaroğlu, partisinin bölge
toplantısında, Adana'nın tarihi ve
kültürüyle sadece bu bölgeye değil
Türkiye'ye örnek kentlerden birisi
C
olduğunu söyledi.Kılıçdaroğlu, bir
kişinin elindeki gazete kupürünü
kürsüye bırakarak "ön seçim istiyoruz"
demesi üzerine, "Bunu getiren arkadaş,
bunu buraya getiren arkadaş CHP'li
değil, AKP militanı herhalde. Kimseye
bu partide kişisel şov yaptırmayacağım.
Bu partiye demokrasiyi getiren kişiyi,
genel başkan seçimi, yüzde 33 cinsiyet
kotası, yüzde 10 gençlik kotası dahil
hiçbir partide olmayan demokrasi
kültürünü bu partiye getirdik, daha da
getireceğiz" diye konuştu.Adana'dan
sonra İzmir'de bölge toplantısı
yapacaklarını aktaran Kılıçdaroğlu,
böylece 81 ili tamamlamış olacaklarını
kaydetti.KıIıçdaroğlu, Adana'nın son 12
CHP olarak işsizlik manzarasını içlerine
sindiremediklerini aktaran Kılıçdaroğlu,
şunları kaydetti:"İşsizliği bu
topraklarda, sadece Anadolu'da değil
bütün Türkiye'de yenmek benim
boynumun borcudur. Diyorlar ki
'işsizliğini nasıl önleyeceksin?' Bunun
dünyada bilinen bir yolu var. Yatırım
yapacaksınız, üreteceksiniz, ürettiğinizi
satacaksınız, gelir elde edeceksiniz.
Yeniden fabrikalar kuracaksınız.
Ürettiğin malın ne olduğunu
bileceksiniz, dünyadaki gelişmeleri
izleyeceksiniz. Eğer siz bunları
politikanızın ana ekseni haline
getirmezseniz büyüyemezsiniz. Eğer siz
ekonomiyi sıcak paraya teslim
etmişseniz 'dışarıdan para gelecek biz
onunla idare edeceğiz' o zaman
işsizliğin önüne geçemezsiniz. O
nedenle bizim birinci hedefimiz üreten,
çalışan, alın teri döken, herkesin
kazandığı, zengin, onurlu Türkiye.
İstediğimiz bu ve bunu yaratacağız."
Hükumeti eleştiren Kılıçdaroğlu,
"Onların çocuklarının iş sorunu var mı?
Hiçbirinin iş sorunu yok. Onlar
çalışmıyorlar. Zaten gerek de
duymuyorlar. Çünkü yatak odaları var,
odalarda boy boy para kasaları var,
içinde dolar ve avrolar var. Peki gariban
Mehmet efendinin oğlunun odasında ne
var? Bir tane yerde kilim var yok, iş
arıyor. Fabrika kuracağı yerde kendisine
bin odalı saray yapıyor.
Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan
Erdoğan, Suriye sorununun çözümüne ilişkin
Rusya ve Türkiye'nin farklı önerilerinin
olduğunu belirten bir gazetecinin, bu soruna
ilişkin nelerin görüşüldüğünü ve iki ülke
arasındaki 100 milyar dolar ticaret hacmi
hedefinin, tutum ayrılıklarından etkilenip
etkilenmeyeceğini sorması üzerine, "100
milyar dolar hedefinin, 2023 yılı hedefi
olduğunu" belirtti.Erdoğan, "2023'e kadar şu
andaki bu mevcut ticaret hacmini
ulaştıracağımıza dair, gerek Sayın Başkan,
gerek şahsım olarak bu siyasi iradeyi zaten
ortaya koyduk. Ona göre bu çalışmalar devam
edecek" diye konuştu.Suriye'yle ilgili mesele
konusunda da 4 yıllık bir süreç içerisinde
birçok görüşmelerinin olduğunu hatırlatan
Erdoğan, "Şu anda Suriye'deki mevcut
yönetimin, yani zulmeden, katleden, terör
estiren mevcut yönetimin bu durumlarını çok
açıkça tabii ki ben ortaya koydum" ifadesini
kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:
"Sayın Başkanın bu noktada farklı
yaklaşımları da var ama geneli itibarıyla yani
Suriye'deki şu halin bir çözüme
kavuşturulması noktasında mutabıkız. Nasılı
üzerinde sıkıntılarımız var. Nasıl çözüme
kavuşturulacak? Bu noktada sıkıntılarımız
var. Tabii oradaki DEAŞ (IŞİD) terör örgütüne
yönelik bu noktada ortak kanaate sahibiz.
Hatta BM Güvenlik Konseyi'nde Sayın
Lavrov'u da orada dinlemiştim. Kendileri de
DEAŞ terör örgütüne karşı ortak mücadele
platformunun içerisinde yer alma noktasında
da düşünceleri olduğunu söylemişlerdi.
Burada terörle mücadele noktasında bir
sıkıntı yok. Zira Rusya Federasyonu'nun da
zaman zaman terörle mücadelede neler
çektiğini görüyoruz ve onlara karşı nasıl
mücadele ettiğini de biliyoruz. Yani dünyada
'senin teröristin iyi, benimki iyi, seninki kötü'
gibi bir anlayış olamaz. Yani dünyanın
neresinde terör varsa bütün ülkeler, ülkelerin
yönetimleri bu terör eylemlerine karşı bir
ortak mücadele platformu oluşturmaları şart.
Şu anda Irak'ta El Kaide'den çıkıp Suriye'de
palazlanan ve Suriye'de de ilk zamanlar
rejimin desteğini almak suretiyle belli bir
noktaya kadar gelen DEAŞ terör örgütü, daha
sonra tekrar Irak'a yönelerek, Musul başta
olmak üzere Irak'ın şu anda malum yüzde
40'ını işgal etmiş vaziyette ama Suriye'de de
neredeyse yüzde 30'unu işgal etmiş vaziyette.
Böyle bir terör örgütü var."Erdoğan, "Bu terör
örgütü desteğini nereden alıyor? Yani bu
konuda bir ortak dayanışmayı, ortak
mücadeleyi vermemiz gerekiyor. Burada da
Rusya Federasyonu ile Türkiye'nin üzerinde,
hatta İran'ın da üzerinde önemli görevler var.
Bunu zaman zaman aramızda çok konuştuk.
Tabii ki olaya eğer mezhebi açıdan bakmaya
kalkarsak bu işi çözemeyiz. Bu işi çözmek için
insani noktada bu olaya bakmamız lazım,
vicdani noktada bu olaya bakmamız lazım ve
bu şekilde de oluşturacağımız bir dayanışma
platformuyla bu işlerin üzerine gitmemiz
lazım" değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"Yani 'Esed giderse ne olur?' gibi bir yaklaşım
çok çok yanlış bir yaklaşım. Şu ana kadar
Suriye, Esed'le geldi ve bu mevcut hale, yani
300 bini aşkın insanın öldüğü Suriye'de bu
mevcut hale Esed yönetimiyle geldi. Demek ki
ortada bir başarı yok. Şu anda yıkılmış,
yakılmış bir Suriye var. Yani bombalar, varil
bombaları hepsi iniyor. Tarih, medeniyet, her
şey Suriye'de yok edilmiş vaziyette. İnsanlar
acımasızca öldürülüyor. 7 milyon insan
içeride ve dışarıda göç etmiş vaziyette. Benim
ülkem bunun bedelini ödüyor. 1 milyon 600
bin insan şu anda benim ülkemde ve biz 5
milyar dolar civarında şu ana kadar harcama
yaptık. Dünyadan bize gelen destek 200
milyon dolar civarında. Bunun bedelini
ödeyen ülke biziz. Göçü de biz alıyoruz. Şu
anda hala bu bölgede sıkıntı devam ediyor.
Onun için bizim özellikle Rusya ile
dayanışmamız önem arz ediyor. Bu konuda
Esed rejimini bir defa yok farz etmek gerekir.
Esed'le beraber burada netice almak
mümkün değil. Şu anda uluslararası camiada
141 ülke, biliyorsunuz, burada muhalif heyeti
destekliyor. Burada tüm Suriye'yi oluşturan
farklı kesimlerin oluşturacağı bir yönetimin
oluşması ve bu yönetimle beraber halkın
huzur içerisinde seçime gideceği bir zemini
hazırlamak, inanıyorum ki Suriye'ye objektif
bakanların görevidir. Bu anlayışla biz
Suriye'ye yönelik tavrımızı devam
ettiriyoruz."
"Suriye'de objektif olarak seçimler yapılabildi
mi?"
"Gelinen noktada beklentilerinizin
karşılandığını söyleyebilir misiniz? Az önce
bir platformdan söz ettiniz. Onu biraz açabilir
misiniz? Nasıl bir platform çözüme katkı
sağlayabilir?" sorusu üzerine Erdoğan,
platformla ilgili açıklama yapmadan önce
Suriye seçimleriyle ilgili değerlendirmede
bulunmak istediğini söyledi.Cumhurbaşkanı
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Dünyada darbeciler hep yüksek oyla gelirler,
yüzde 90-95 oyla gelirler. Bizde de geçmişte
yapılan darbelerde, ardından yapılan
seçimlerde şunu gördük, hep açık oy, gizli
tasnifle seçim neticelenir. Ondan sonra
istedikleri, arzu ettikleri gibi bir netice
açıklanırdı. Bunun Mısır'da da neticesini aynı
şekilde gördük, kimler seçimlere katılabildi,
kimler katılmadı... Aynı şekilde Suriye'de
kimler katıldı, kimler katılamadı. Gerçekten
objektif olarak buralarda seçimler yapılabildi
mi? Bunları teraziye çıkardığımız zaman
demokratik bir ortamda bu seçimlerin
yapılmadığını görürüz."Mısır'da demokratik
bir ortamda seçimler yapıldığında yüzde 52
ile Mursi'nin göreve geldiğini, anti
demokratik yolla darbe yapıldığını ve
darbenin neticesinde Mursi'nin şu anda
hapishanede olduğunu dile getiren Erdoğan,
"Anti demokratik yöntemlerle şu anda iş
başında duran kişinin meşrulaştırılması
gayretleri var dünyada. Bunları göreceğiz"
dedi. Türkiye, Rusya ve İran'ın ortak bir
çalışma yapması konusunu daha önce de
Putin ile görüştüğünü ifade eden
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu
değerlendirmelerde bulundu:
"Bu müşterek çalışma neticesinde burada bir
çözüme varalım ki bu konuyla ilgili olarak
aslında Türkiye, Rusya, Arap Ligi bütün
bunları da bu işin içine de dahil etmek
suretiyle bir çalışma yapılabilir. Fakat şunu
unutmayalım ki 141 ülke buradaki bir ulusal
koalisyonu destekliyor. Böyle bir güç var, bu
işin arkasında. Böyle bir koalisyon gücünün
olduğu süreçte kimsenin istemediği tek şey
var, Esed'in bu işin başından çekilmesi. Fakat
karşı soru şu, 'Esed giderse kim gelir?' Bu çok
önemli. Ben diyorum ki: Esed giderse halkın
iradesi, milli irade gelir. Bu zemini
hazırlamak lazım. Eğer bu zemin
hazırlanıyorsa hiç endişe etmeye gerek yok
ama 'DEAŞ gibi bir terör örgütü iş başına
gelirse' diye bir endişeyi, korkuyu yaşıyorsak,
işte buna karşı bir platform oluşturmamız
lazım ve bu tür terör örgütlerine karşı
mücadelemizi ortak yapmamız lazım.
Suriye'yi de dayanışma içerisinde, tüm
tarafların katılımıyla oluşmuş bir yönetime
teslim ederek bu terör belasından veya
belalarından kurtarmamız lazım."
Türkiye'de 1 milyon 600 bin sığınmacı var
Erdoğan, bir gazetecinin "Birleşmiş Milletler
(BM) Gıda Programı, yaklaşık 2 milyon
Suriyeli sığınmacıya yapılan gıda yardım
kuponu dağıtımını, bağışçıların taahhüdünü
yerine getirmediği gerekçesiyle askıya
aldığını bildirdi. Bunu nasıl
değerlendiriyorsunuz? sorusuna, "Doğrusu
bunu iyi niyetle desteklememiz mümkün
değil" diye cevap verdi."Türkiye olarak şu
anda 1 milyon 600 bin sığınmacı bizde ve
bizler şu an kendi bütçemizden şu ana kadar
5 milyar dolar harcadık. Burada biz kupon
dağıtmıyoruz. Beslenmeyi karşılıyoruz,
eğitimi karşılıyoruz, sağlığı karşılıyoruz.
Bütün çocukların her türlü ihtiyaçlarını,
giyinme noktasında karşılıyoruz. Barınmayı
karşılıyoruz. Bütün bunları Türkiye olarak biz
tek başımıza yürütüyoruz" diyen Erdoğan,
şunları kaydetti:
"Peki dünyadan bize gelen destek ne? Onu da
söyleyeyim: 200 milyon dolar. Tüm Avrupa'da
ne kadar sığınmacı var? Değerli arkadaşlar,
130 bin. Her şey bu kadar açık ortada ve bu
130 bin sığınmacının tabii niçin acaba bu
kadar az veyahutta 'neden bunlara kapıları
açmıyorlar' diye düşündüğümüzde işte bu
soruların cevabını ben vicdanıma soruyorum.
Tüm insanlar da bunu vicdanına sorsun diye
soruyorum. Birleşmiş Milletler Genel
Kurulu'nda da bunu söyledim. Onun için bu
işi başarmamız lazım. Özellikle de tabii
burada BM Güvenlik Konseyi'nin bir üyesi
olarak değerli dostuma çok önemli görev
düşüyor çünkü, BM Güvenlik Konseyi'nin
burada ciddi bir görev üstlenmesi lazım.
Nereye gidiyoruz, ne oluyor? Bunun
sorgulanması lazım. 7 milyon insan şu anda
bunun ciddi bir kısmı göçmen halinde ve
maalesef bunun işte istemezdik herkes
evinde, yerinde , yurdunda kalsın. 1 milyon
600 bini bizim ülkemizde. Lübnan'da bir o
kadarı var. Ürdün'de 500, 600 bin var. Bir de
kendi ülkesi içinde olanlar var. Temenni
ederim ki bu süreci sona erdiririz."Putin ve
heyet üyeleriyle gerek dar kapsamlı gerekse
geniş kapsamlı çok verimli görüşmeler
gerçekleştirdiklerini ifade eden Erdoğan,
Putin'i 2 yıl aradan sonra tekrar Türkiye'de
misafir etmekten büyük bir memnuniyet
duyduğunu söyledi. Türkiye ile Rusya
ilişkilerindeki atılımın ve yakınlığın nişanesi
olarak 2010'da kurulan Üst Düzey İşbirliği
Konseyi'nin 5. toplantısını
gerçekleştirdiklerini belirten Erdoğan, geçen
toplantıdan bu yana ikili planda hangi
adımların atıldığı, hangi başlıklarda ilave
gayret gerektiği gibi hususları ilgili
bakanların tespit ve izahatları çerçevesinde
değerlendirdiklerini anlattı.
Erdoğan, Türkiye ile Rusya ile arasında
2013'te yıllık 32 milyar dolarlık bir ticaret
hacminin gerçekleştiğine işaret ederek,
"Bunu yeterli görmüyoruz, bu ticaret
hacmini, 2023 hedefi olarak 100 milyar dolara
ulaştırmamıza yönelik siyasi irademiz
mevcut. Bu anlamdaki işbirliğimizle ilgili
konuları ayrıntılı görüşme imkanımız oldu"
dedi. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu doğalgazın
yüzde 50'sini Rusya'dan temin ettiğini ve
bundan kaynaklı ticaret hacminde farklılık
bulunduğunu ifade eden Erdoğan, "32 milyar
dolardan 25 milyar doları Rusya
Federasyonu'nda bize, 7 milyar dolar da
bizden Rusya Federasyonu'na. Orada ticaret
hacminde bir açıklık söz konusu. Bunun
giderilmesi konusunda neler
yapabileceğimizi aramızda müzakere ettik.
Ortak menfaatler temelinde enerjiden
turizme, müteahhitlikten yatırıma işbirliği
alanlarını zenginleştirmeyi arzu ediyoruz"
diye konuştu.Cumhurbaşkanı Erdoğan,
Türkiye'ye gelen turist sayısında Rusların
birinci sıraya yükseldiğini, bunun daha da
artacağına yönelik izlenimler edindiklerini
dile getirdi. "Türkiye'de hayata geçirdiğimiz
en önemli ve stratejik yatırımlardan biri olan
Akkuyu Nükleer Enerji Santrali ile ilgili geniş,
detay bir çalışmayı, değerlendirmeyi değerli
dostumla aramızda yaptık" diyen
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"3 yılı aşkın süredir devam eden bu
çalışmaların bundan sonraki süreci, dün
ÇED'in onaylanmasıyla birlikte daha da
artacak. Bu yatırımla ilgili ki bu yatırımın
bedeli 20 milyar dolar civarında. Bununla
ilgili yine gerek Sayın Başbakan gerek ilgili
bakanlarla müşterek çalışmayı yapacağız ve
bu müşterek çalışmayla Rusya
Federasyonu'nun Türkiye'deki yatırımlarına
yönelik bu konudaki hassasiyetlerini aldık,
bunları da aramızda değerlendireceğiz. Şu
anda gençlerimiz Rusya'da eğitim alıyorlar,
200 civarında gencimiz tekrar Türkiye'ye
dönüp bu projeyi ellerine alıp bunu
taşıyacaklar, götürecekler. Bunun yanında
yeni mühendislerimizi bu ekip yetiştirecek.
ÜDİK'e bağlı olan 3 organdan biri olan ve iki
ülke halkları arasındaki etkileşimi artırmayı
hedefleyen toplumsal forumda bu hususların
önemli bir yanını vurguluyoruz. Burada böyle
bir bildiri de kabul edilmiş oldu.
Görüşmelerimizde yoğun etkileşimin
kaçınılmaz olarak getirdiği bazı konsüler
meseleleri de ele aldık. Diplomatik
temsilciliklerimizin durumunun gözden
geçirdik, bunların bundan sonraki süreçte de
kararlı şeklide bizim siyasi irademizin gereği
oldu. Bugüne kadar 'Güney Akım' diye geçen
ama şu ana kadar şu veya bu nedenlerle
engellenen süreçte de bizler bu akşam
yaptığımız görüşmelerle dayanışma
içerisinde, herhangi bir hukuki neticesi
olmayan ama ön mutabakatla tarafların bir
çalışma yapıp, süratle kısa zamanda
neticelendirip bu ön mutabakatı daha sonra
kesin bir mutabakata çevirmek suretiyle bir
adım atacağız. Bu adımdan Türkiye olarak
doğalgaz açığımızda bizler istifade
edeceğimiz gibi Yunanistan sınırında, Türkiye
topraklarında bir dağıtım merkezi, bir hat
oluşturmayı ve oradan talep neyse bu talebe
göre o merkezden cevabın verilmesi
noktasında da bir ön mutabakatımız var."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin ile bölgesel
konuları da ele aldıklarını belirterek,
"Özellikle terör örgütlerine yönelik, DEAŞ gibi
PKK gibi bunları görüşme imkanımız oldu.
Buradan hareketle Suriye sorununu, Irak
sorununu ele alma imkanımız oldu, bunların
değerlendirmesini aramızda yaptık" dedi.
Görüşmelerde bir diğer önemli başlığın Kırım
konusu olduğunu vurgulayan Erdoğan,
"Kırım Tatarları ile ilgili, soydaşlarımızla ilgili
bu konuyu çok genişçe ele aldık ve bu
konuyla ilgili olarak kendilerinin
yaklaşımının olumlu olduğunu ve 'Kırım
halkına yönelik her türlü bugüne kadar elde
edilmeyen hakları biz veriyoruz, vermeye de
hazırız. Bizim kişilere belli menfaat sağlamak
değil, Kırım halkının bütününe menfaat
sağlamak hatta hatta Kırım Tatarları'nın
dilini resmi dil olarak şu anda kabul
ettiklerini, yerleşim noktasındaki birçok
sıkıntılarını giderdiklerini ve gidereceklerini,
buna benzer herhangi bir sıkıntı olması
halinde de biz bunları direkt görüşebiliriz,
görüşeceğiz' dediler. Sağ olsunlar bu konuda
da bir mutabakatımızın olduğunu da gördük"
değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açık ve samimi
diyalog içinde görüşmeleri devam
ettirdiklerine işaret ederek, "Ukrayna'daki
krizin, uluslararası hukuk temelinde
çözülmesi, barış ve huzurun tesisi, kalıcı
barış için de önemli bir vizyon sunan Minsk
mutabakatına herkesin titizlikle riayet etmesi
konusunda da daha önceden düşüncelerini
bildiğim için bu konuda da hemfikir
olduğumuz rahatlıkla söyleyebilirim. Bölgesel
ve uluslararası konulardaki temaslarımızı
bundan sonrada sürdürme, krizlere çözüm
üretmede ortak adımlar atma noktasındaki
gayretleri gördük. Şüphesiz Türkiye ile Rusya
arasında karşılıklı güvene dayalı ilişkiler ve
gelişen işbirliği, ülkelerimizin yanı sıra tüm
bölgenin barış, huzur ve istikrarına da
katkıda bulunacaktır" dedi.
İmza töreni
Erdoğan ve Putin'in açıklamaları öncesinde
iki ülke arasında "Boru Hatları ile Petrol
Taşıma A.Ş (BOTAŞ) ile Gazprom arasındaki
mutabakat zaptı", "Enerji ve Tabi Kaynaklar
Bakanlığı Yenilenebilir Enerji Genel
Müdürlüğü ve Rusya Federasyonu Enerji
Bakanlığı Federal Devlet Bütçe
Organizasyonu 'Rusya Enerji Ajansı' arasında
enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji
kaynaklarının kullanımına ilişkin mutabakat
zaptı", "KOSGEB ile Rusya Federasyonu
Kalkınma Bakanlığı arasında KOBİ'ler
alanında işbirliği mutabakat zaptı", "Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Rusya
Federasyonu Atom Enerjisi Devlet Kurumu
Rosatom arasında nükleer enerji ile ilgili
alanlarda personel yetiştirilmesine yönelik
mutabakat zaptı", "Türk - Rus
hükümetlerarası Karma Ekonomik
Komisyonu 13. Dönem Toplantısı Protokolü",
"Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Rusya
Federasyonu Hükümeti arasında çalışma,
sosyal güvenlik ve istihdama dair mutabakat
zaptı", "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile
Rusya Federasyonu Hükümeti arasında cezai
konularda adli yardımlaşma ve suçluların
iadesine yönelik anlaşma" ile Ekonomi
Bakanı Nihat Zeybekci ve Rusya Ekonomik
Kalkınma Bakanı Aleksey Ulyukayev
arasında yayımlanacak ortak bildiri ilgili
bakanlarca imzalandı.
10
3 ARALIK 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Hakan ŞİRİN
Süleyman GÖKSU
FİNANSAL OKUR YAZARLIĞIN ÖNEMİ
ŞEKERİN GELECEĞİ
F
inansal okur yazarlık ülkemizde
henüz tanınmış bir kavram değil.
Aldığımız ekonomik kararlar için her
ne kadar bu okur yazarlığa ihtiyaç olsa
da eski usul metotlar ile devam ediyoruz yolumuz.
Babadan kalma finansman planlamalarımız var bizim. En bilineni şu. Yılbaşındaki net varlığımız
(kasa+banka+mal+alacaklar +demirbaşlar- borçlar) ile yıl sonundaki net
varlığımızda bir artış var ise bu iyi bir
sonuçtur.
Bir reklam vardı önceden “siz hala annenizin deterjanını mı kullanıyorsunuz”
sloganlı, işte aynen bu hesap bir çoğumuz hala annemizin deterjanını kullanıyoruz.
Son derece geleneksel olan bu metot
gayet makul ve mantıklı sonucu bizlerin
önüne koymaya yeterlidir ama sadece
sonucu gösterir. İşte sorun burada
başlıyor.
Elde ettiğimiz sonucu önümüze koyan
faktörlerin de analizinin yapılması
gerekmekte. Diyelim ki sonuç net varlıklarda erime olarak karşımıza çıktı.
Bunun neden kaynakladığını, sorunun
kaynağının nasıl çözüleceğini nasıl
bileceğiz.
Veyahut tam tersi olsun net kaynaklarda artış var. Peki biz bu güzel
tabloyu neye borçluyuz. Karlılığı etkileyen birden çok faktör varken bu denli
yüzeysel bir hesapla küresel çapta rekabet etmek pek mümkün görünmüyor.
Artık karların bundan onbeş veya yirmi
sene önceki gibi yüksek olmaması ince
hesapları, analizleri yapmamız gerektiğini bize gösteriyor. Bu konuda sadece
finansman ve muhasebe bölümü
çalışanlarının değil müteşebbislerin
kendileri de finansal okuryazarlığı olan
kimseler olmalı. Bu sayede müteşebbisler, muhasebe finansman bölümleri
ile ortak dili konuşabildikleri gibi
kendilerine sunulan analizlerin doğruluğu hakkında akıllarında bir fikir
oluşabilir. Bu analizlerin çoğu, firma
faaliyetlerinde oluşan satışlar, alışlar,
tahsilat ve ödemelerin muhasebe kayıtlarıyla tasniflenmesi ile elde edilen mali
tablolar (bilanço, gelir tablosu, fon
akım tablosu, nakit akım tablosu) üzerinden yapılır.
Bu mali tablolar sayesinde işletmenin
röntgenini çekmek mümkün hale
geliyor. Örneğin firmanın aylık, üç
aylık, altı aylık veya yıllık satışlarını
kıyas ederek mevsimsel değişikliklerin
satışlara etkisini incelemek mümkün.
Aynı şekilde gerçekleşen mal
iadelerinin hangi üretim döneminde
olduğu görerek o dönemdeki üretimde
yaşanan defolu üretim ihtimalini ve bu
sorunun kaynağının neler olduğunu
kendimize sorma imkanı verir.
İhtimaldir ki pazarlamacıların yöneticileri etkilemek için daha yüksek ciro
yapmak adına müşterilerce talep edilen
miktardan fazla mal satışı sonucunda
iade gelen malların varlığı gibi bir hile
ihtimalini de size hatırlatabilir.
Yine satışta yaptığınız iskonto tutarlarının düşündüğünüzden daha yüksek
veya düşük olduğunu görebilir bu
sayede işleme prensiplerinin dışında bir
iskonto uygulanıp uygulanmadığını da
tespit edebilirsiniz.
Maliyetlerle devam edecek olursak, alsat yapan bir firma iseniz bunu kontrolü kolay olabilir ama imalatçı iseniz
sipariş geldiği esnada hesapladığınız
maliyetlerin sizin planladığınız gibi
gerçekleşip gerçekleşmediğini görebilirsiniz.
Bu sayede siparişlere fiyat verirken
hesapladığınız maliyetlerde ne kadar
isabetli olduğunuz görme imkanınız
olacaktır. Peki cironuzla orantılı olamayan yani satış yapsanız da yapmasanız da katlanmak zorunda
olduğunuz sabit maliyetler, acaba
cironuzun veya maliyetlerinizin yüzde
kaçını oluşturuyor bunu hiç merak ettiniz mi? Sabit maliyetler karşılanması
için işletmelerin belirli bir ciroyu
yakalamasını zorunlu kılar. İşte bu
maliyetlerin ciroya göre belirli bir
yüzdesinin belirlenmesi gerekir.
Böyle bir belirleme sonucu oluşturulacak otokontrol sistemini hiç yabana atmamak gerekir. Çünkü şimdiye kadar
bu konuda sıkıntı yaşanmamış olması
bu sahanın boş bırakılabilirliği anlamına gelmemeli.
Bu anlattıklarım geçmişten elde edilen
veriler sayesinde iyileştirme yapılabilecek veya beklediğimizden iyi olan yanlarımız hakkında bilgi veriyor. Bir de bu
analizlerin geleceğe uygulanması var.
Yani bütçeleme. Yukarıda son derece
sınırlı olarak bahsettiğimi geçmiş yıl
verileri analizleri, bize geleceğe bakma
imkanı sağlar.
Mevsimsel etkilerin, siyasi ortamın
sükuneti vb faktörlerin satış cirolarımıza, ödeme ve tahsilat vadelerine,
bu vadelerin ne ölçüde kısalıp
uzadığına etkilerine görebiliriz. Böylelikle gelecek için tahmini ciromuzu,
maliyetlerinizi, finansal sıkışıklık
yaşanma ihtimallerini planlama
imkanımız olur. Yani geçmişte çektiğimiz fotoğrafı analiz ettikten sonra
geleceğin bize getireceği fotoğrafı bir
nebze olsun çizme imkanımız olacaktır.
Zaten ekonomiye etki eden birçok faktör varken, kontrol edebileceğimiz alanları kontrolsüz bırakmak hiç kar-ı akıl
bir davranış da olmayacaktır. Tabi bu
analizlerin yapılabilmesi ve geleceğin
planlanabilmesi için finansal okur
yazarlık ciddi ölçüde gerekli bir eğitim.
Yani Cem Yılmaz’ın dediği gibi “eğitim
şart”.
Bunun önemini kavramış kişiler var.
Hatta bu konuda kurulmuş dernekler
de mevcut. Benim bir düşüncem de bu
konun öneminin ülkemizdeki odalarca
üyelerine anlatılması yönünde. Bu ve
bunun gibi bilgilendirmeler sayesinde
odalar sadece aidat alıp hizmet vermeyen kurumlar olarak anılmasına
engel olabilir.
D
ünya şeker sektörünün temsilcileri
24-26 Kasım tarihleri
arasında Londra’da gerçekleştirilen iki büyük organizasyonda bir araya geldi,
şekerin geleceğini
konuştu. Gerçekten çok
önemli bir toplantıydı.
Şeker pancarı ve şeker
kamışı üretici örgütlerinin
yanı sıra şeker sanayicilerinin de yer aldığı organizasyonda ülkemizi
Pankobirlik Yönetim Kurulu Başkanı Recep Konuk
ve Pankobirlik Genel
Müdürü Taner Taşpınar,
Konya Şeker Yönetim Kurulu Başkanlık Özel
Müşaviri Abdullah Mutlu,
Pankobirlik İş Geliştirme
Müdürü Cem Kaptan ve
Pankobirlik İş Geliştirme
Uzmanı Kerem Uysal’dan
oluşan bir heyet temsil
etti.
22 sunumun gerçekleştirildiği İSO seminerinde AB
Şeker Reformu
çerçevesinde 2017 sonrası
projeksiyonlarının yanı
sıra obezite, sağlıklı
beslenme gibi konularda
şeker aleyhine yürütülen
kampanyalarda uzun
dönemli istatistikî veriler
ve bilimsel çalışmalar ekseninde değerlendirildi.
Şekerle ilgili ülkemizdeki
gibi bir kampanyanın
Avrupa’da da
yürütüldüğünü belirten
Recep Konuk özetle şunları
söyledi;
Bu seneki seminerde şeker
ve sağlık konusu kadar
erinden yapılır.
önemli olan bir başlık
daha vardı.
Herkesin dilinde olan
ancak herkesin işine
geldiği gibi yorumlamaya
çalıştığı AB Şeker Reformu
ve 2017’de AB ülkelerinde
kalkacak olan şeker kotaları. AB Şeker Reformu ile
ilgili konuşmalar bir kez
daha ortaya koydu ki AB
şeker kotalarını kaldırma
kararını başka ülkeler AB
pazarını işgal etsin diye almamış, hatta pancar şekerinin yerini alternatif
tatlandırıcılar alsın diye de
bu karar alınmamış.
Açık açık ifade ettiler pancar şekeri ihracatında eski
parlak günlerine dönmek
için bu reformu yapmışlar
ve kotaları kaldırma
kararını almışlar.
Kota sadece pazar koruma
aracı değil ki, eğer üretim
şartlarınız uygun ve rekabet gücünüz yüksekse bu
defa dönüp sizi vuran,
frenleyen bir uygulamadır”
Mesela bir ton şeker için
kaç birim arazi kullanılmış, ne kadar su, ne
kadar enerji, ne kadar
işgücü kullanılmış onlara
bakılır onlara göre
kıyaslama yapılır.
Gerçek rekabet gücünü belirleyen bu rakamlardır.
Yoksa siz girdilere ÖTV’yi
KDV’yi yüklerseniz,
gübreyle tohumla maliyet
unsurlarını şişirirseniz,
hadi gel rekabet edelim
diyenler ise girdilerdeki
vergi yüklerini sıfırlamış,
bazı girdilerle ürüne
maliyet kalemi çıkarmamayı da başarmış ve üstelik de doğrudan gelir
desteği adı altında,
kalkınma programı adı altında üreticiyi sübvanse
ediyorsa çiftçi sihirbaz olsa
bile kimse ile fiyat yarışına
giremez.
İşin doğrusu hektara verim
üzerinden kıyaslama yapmaktır.
Tarım ürününde veya
tarımsal sanayi ürününde
kıyaslama sadece fiyat üzerinden yapılmaz.
Rekabet gücümüzün asıl
göstergesi de odur ve Allah’a şükür bizim pancar
şekeri sektörümüz büyük
kaynaklar harcayarak reform gerçekleştiren ve
dünyaya rekabete hazırım
diyerek meydan okumaya
hazırlanan AB şeker sektörü ile hem fiyatta hem de
verimlilik de her şeye rağmen rekabet edebilecek
durumdadır.
Hatta fiyat üzerinden hiç
yapılmaz. Kıyaslama verimlilik rakamları üz-
Şekerde gerçek rekabet
verimlilik rakamları ile
belli olur” dedi.
Ülke olarak biz özelde
şeker sektörü genelde
tarım sektörü için ezberlerimizi bozmalıyız.
Diyen Konuk, “En başta
fiyat saplantımızı bir kenara bırakmalıyız.
Otopark görevlisi
boğularak öldürüldü
Kış lastiği uygulaması başladı,
bayiler talebe yetişemiyor
Beyoğlu’nda
sabah saatlerinde
Kemal Varıcı
(70), adlı
şahıs kaldığı
otoparkta
henüz belirlenemeyen
bir sebeble
boğularak
öldürüldü.
Olay yerine
gelen
Varıcı'nın
yakınları
gözyaşlarına
boğuldu.
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme
Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 2 yıl
önce yürürlüğe giren yönetmeliğe göre,
kış lastiği takma uygulaması başladı.
lay, Kasımpaşa Çatma Mescit
Mahallesi Söğütözü Sokak 16
numarada bulunan otoparkın girişindeki evde meydana geldi.
O
İddialara göre otopark işletmeciliği yapan Kemal Varıcı’yı, sabah
eve gelen oğlu hareketsiz yerde
yatarken buldu. Haber vermesi üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaptığı kontrolde Varıcı’nın
boğularak öldürüldüğünü tespit
etti. Cinayetle ilgili çevredeki
güvenlik kamerası görüntülerini
incelemek isteyen polis, kayıtların
alındığını belirledi. Olayı üzerin
otoparka gelen Varıcının yakınları
gözyaşı döktü.
Varıcı’nın cesedi, yapılan incelemenin ardından otopsi için Adli
Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Otoparkta çalışan 2 kişinin
ifadesini alan polis, olayla ilgili
soruşturma başlattı.
Yücel TANOL-EKONOMİ
Kağıthane'de
milyonluk soygun
son güne bırakan vatandaşlar
İbirşini
bayilere akın etti. Bayilerde büyük
yoğunluk yaşanıyor. İsmail Oto
Lastik Sahibi Ömer Eşer, uygulamanın
1 Aralık’ta başlamasıyla insanların
bayilere akın ettiğini belirterek, şunları dile getirdi: “1 Aralık’ta valiliğin
belirttiği tarihe göre müşterilerimiz
lastiklerini takmaya başladılar. Yaklaşık bir aydır hareketlilik vardı. Şuan
itibariyle hareketliliğin en yoğun
olduğu dönemdeyiz. Fiyatlar da normal lastiklerle aynı fiyatlarda. Her
araca, marka modele göre lastiğimiz
mevcut. Ama lastik stoklarında azalmayla birlikte fiyatlarda da artış ilerleyen dönemde görülebilir.”
EŞER: M+S VE KAR İŞARETİ OLAN
LASTİKLERİ TAKTIRIN
Lastik fiyatlarının 100-150 liradan
başladığını ve
500- bin TL’ye
kadar çıktığını ifade eden Eşer, kış
lastiği takacakları şu uyarılarda bulundu: “Her lastik kış lastiği değildir.
Belirli standartları olması lazım.
Lastiklerin üzerinde M+S işareti varsa
kış lastiği olarak kullanılabilir. Ayrıca
kar işareti de zorlu kış şartlarında kullanılabilir. Müşterilerimizin kar işaretli
lastikleri tercih etmelerini tavsiye ederiz.”
Mehmet Sevinç, “Şuanda tam vakti.
Bursa’da daha kar yağmadı ama tedbirimizi önceden almak isterik. Zaten
zorunlu, herkesin yapması gerekiyor.
Fiyatlar da bana makul geldi.” diye
konuştu.
KÖSE: FİYATLAR ÇOK YÜKSEK
AYDIN: DÜKKANI AÇAR AÇMAZ MÜŞTERİLER AKIN ETMEYE BAŞLADI
Lastiklerini değiştiren Volkan Köse de
şunları söyledi: “Sezondan ziyade can
güvenliğimizi düşündüğüm için lastiklerimi değiştiriyorum. Ama ben
lastikçiye katılmıyorum. Fiyatları çok
yüksek buluyorum.
Binbir Lastik Sorumlusu Mahir Aydın
ise değişimin çok hızlandığını söyledi.
Aydın, “Yoğunluk fazla, aşırı yoğunluk
var. Sabah dükkanımızı açar açmaz
müşterilerimiz akın etmeye başladı.
Genelde insanlarımız da son günü bekliyor. Bugün itibariyle işlerimiz çok
yoğun.” Arabasına kış lastiği taktıran
Üç aylık alıyoruz, markasız bir lastiğe
toplam 800 lira veriyoruz. Marka alsak
daha yüksek, bütçemizi bayağı zorluyor.” Bu arada, 1 Aralık - 1 Nisan
2015 tarihleri arasında zorunlu olan
kış lastiği kuralına uymayanlara, 519
lira para cezası ve ceza puanı yaptırımı
uygulanacağı belirtildi.
CİHAN
kesti. Zanlılar
la çelik kasayı yaklaşık 1
ıy
tt
ha
ik
tr
, kima bulunan
r döviz bürosu
döviz bürosund taki 2 bin lira bozuk
ağıthane’de bi rce soyuldu.
ah
zg
ile te
şile
soy- milyon arak kaştı. Soygunu saatliği belirsiz ki
büroya giren
al
an
yı
rd
dura
va
pa
du
i
er
iş yeri sahibi,
Deldikl
k aldıkkasayı kesere plara
rinde fark eden e bildirdi. İhbar
le
lik
çe
,
ar
ul
nc
gu
ile kayı
en polis
ları 1 milyon TL z bürosu yak- rumu hem yerine gelen polis ekipvi
ay
dö
ol
e
nı
in
Ay
er
üz
karıştı.
e başlattı.
de hırsızların
ş çaplı incelem
ce
ni
ön
ge
,
ay
ri
8
le
k
şı
r
la
bi
olay sırasında
venlik kamhedefi olmuş
.
tü
iş yerlerinin gü n polis
i
üş
ek
lm
ed
rü
vr
dü
Çe
öl
kişi
ı da inceleye
erası kayıtların lerini belirlemeye
e
nd
lik
ri
le
m
at
ki
sa
zanlıların
Soygun, gece
nı döviz bürosu
lim
lesi Sultan Se
or. Bu arada ay de silahlı
ıy
lış
ça
Sanayi Mahal
ar
.
aşık 8 ay önce
de bulunan H
Caddesi üzerin dana geldi. Kar nun yakl fından soyulduğu belirtildi
ey
ra
m
ta
or
r
e
n
le
nu
şi
ki
su
ro
bü
,
ran Döviz’d
nda döviz
hlı 4 soyguncu
Soygun sırası er Faruk İnci’nin de
maskeli ve sila rafında deldikm
Ö
n
da
ta
ın
taklar
ı.
büronun arka
girdi. Daha
ettiği anlaşıld CİHAN
e
yb
iy
ka
er
ı
iç
tın
an
ya
rd
ha
r
la
leri duva
cu
un
çıkan soyg
sonra üst kata ri uzatma elekle
ik
kt
çe
buradan
Taksim'de yangın paniği
K
dialara göre soba bacasının tutuşması sonucu çatıdan dumanlar yükseldi. Dumanı gören
apartman sakinleri hemen polis
ve itfaiyeye haber verdi.
aksim'de bulunan 5 katlı bir
apartmanın çatı katında
henüz belirlenemeyen bir sebeple yangın çıktı. İtfaiyenin müdahalesi ile kontrol altına
alınan yangında çevredekiler
büyük panik yaşadı. Yangın Tarlabaşı Sakız Ağacı Caddesi'nde
bulaunan 5 katlı bir apartmanın
çatı katında meydana geldi. İd-
T
Olay yerine gelen itfaiye ekipleri
üst katta mahsur kalan 3 kişiyi
merdivenle kurtardı. Ardından
yangına müdahale eden itfaiye
kısa sürede söndürdü.
Mahalle sakinleri ise yangına
müdahale eden ekipleri meraklı
izle. Maddi hasara neden olan
yangının çıkışı ile ilgili çalışma
başlatıldı.
CİHAN
3 ARALIK 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
TEOG'da özel okullar için yeni formül
Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Tekin, TEOG yerleştirmelerinde krizi
çözmek için özel okullara yeni formül uygulayabileceklerini açıkladı.
T
ekin, “Özel okullara erken
kayıt sistemi getirip, bu tarihi
sınırlayacağız. Bir özel okula kayıt
yaptıran öğrenci devlete ancak
nakille geçebilecek. Kayıt yaptırdığı sistemde görüldüğü için devlet okulunu tercih edemeyecek”
dedi.
Geçen yıl hem özel hem de devlet
okullarına aynı anda kayıt yaptırıldığı için sürekli kontenjanların
dolup boşaldığını belirten Tekin,
yeni formülü şöyle açıkladı:
Temmuzun ilk haftasında
sonuçları ilan edip, aynı haftada
özel okullara kayıt için süre verilecek. Bu sürede hem özel okullar
hem de açık liseye gitmek isteyenler tercih edecekleri okullara kayıt
yaptıracak.
okula kayıt yaptıran öğrencinin
devlete geçişi ancak nakil yoluyla
olacak. Nakilde de puan üstünlüğüne göre öğrenci yerleştirilecek.
Bu yıl olduğu gibi önümüzdeki yıl
da okullardaki boş kontenjanlara
öğrenciler okulun taban puanı
dikkate alınmadan puan üstünlüğüne göre yerleştirilmeye devam
edecek.
AÇIKTAN NORMAL LİSEYE GEÇİŞ
Kaydını yapan öğrenciler, devlet
okullarının listesinden çıkacak. Bu
nedenle veliler iyice düşünüp,
gideceği okula kesin karar verip,
kaydını buna göre yapacak.
Bakanlık önümüzdeki dönem açık
liselilere de önemli bir şans
tanıyor. Buna göre açık lise öğrencilerine örgün eğitime, yani
meslek ya da Anadolu lisesine
geçiş hakkı tanınacak.
Bu formüle göre, özel okula kesin
kayıt yaptıran öğrencinin adı eokul sisteminde görülecek.
Böylece öğrenci devlet okuluna
otomatik olarak yerleştirilemeyecek. Sisteme göre çocuğunun özel
okula gitmesine karar veren veliler
kaydını yaptırınca, devlet okulları
listesinde ismi olmayacak. Özel
Bu değişikliğe göre açık meslek lisesinde okuyan öğrenci isterse
örgün bir meslek lisesine, açık
imam hatip lisesinde okuyan
öğrenci örgün imam hatip lisesine,
açık lise programında okuyan da
Anadolu lisesine geçebilecek. Bu
geçişlerde puan üstünlüğü esas
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
MEB’de şube müdürü atamaları
1709 müdür atamasında zamanla yarış
ube müdürü adayları,
Ş
girdikleri sınavın geçerlilik
süresi aralık sonunda dolacağı
için bir an önce sözlü ve
yazılının birlikte değerlendirildiği yeni bir atama istiyor. Eğitim-Sen ise Milli
Eğitim Bakanlığı yönetimi
hakkında suç duyurusunda
bulundu.
YENİ FORMÜL NASIL UYGULANACAK?
“TEOG sonuçları açıklandıktan
sonra, öğrencilerin yerleştirme
puanları belli olduğu ilk hafta,
özel okulların kayıt takvimi
başlatılacak. Bu süre en fazla 1
hafta olacak.
11
alınacak.
49 BİN ÖĞRETMEN YER
DEĞİŞTİRECEK
Aynı okulda 12 yıl görev süresini
dolduran öğretmen sayısı 49 bin.
Rotasyonla birlikte 49 bin öğretmen de yer değiştirmiş olacak.
Eğer 8 yılını dolduran öğretmenlere rotasyon gelseydi bu sayı 90
bin olacaktı. Rotasyon iller
arasında değil, aynı ilin ilçeleri
arasında yapılacak.
Öğretmen atama ve yer değiştirme
yönetmeliği taslağında yapılacak
değişiklikle rotasyona girecek
öğretmenler illere göre farklı uygulamaya tabii olacak. Bu durumda
aynı okulda 12 yılını doldurmuş bir
öğretmen tercih ettiği ilçelere
öncelikle atanacak.
Bu atama şehirlere göre değişiklik
gösterecek. Öğretmenler metropol
ilçeler arasında tercih yapabilecek.
Ancak İstanbul için henüz ayrıntıları kesinleşmeyen bir başka formül bulunacak.” Haber Merkezi
Milli Eğitim Bakanlığı, taşra
teşkilatında şube müdürü
olarak görev yapacakların
seçimi için 29 Aralık 2013’te
Görevde Yükseltme Sınavı’nı
yazılı olarak gerçekleştirdi.
Yazılı sınavda 70 ve üzerinde
puan alan 5 bin 913 aday için
10-28 Şubat 2014’te MEB Taşra
Teşkilatı Şube Müdürlüğü
Görevde Yükselme Sözlü Sınavı yapıldı.
Sözlü sınavdan 70 ve üzerine
puan alan ve başarılı sayılan 3
bin 287 aday arasından 1709
kişinin ataması, nisan ayında
puan üstünlüğüne göre
gerçekleştirildi. Ancak yapılan
atamalarda sadece sözlü sınavın dikkate alındığını ve
bunun objektif olmadığını
savunan, sözlü sınavda 70 ve
üzerine puan aldıkları halde
başarısız sayıldıkları gerekçesiyle tercihte bulunamayan ve
atanamayan bazı adaylar
mahkemeye başvurdu.
Bazı eğitim sendikaları
tarafından ve bireysel olarak
açılan davaların ardınından
mayıs ayında Danıştay 5’inci
Dairesi ve haziranda Danıştay
2’nci Dairesi sadece sözlü
puana dayalı atamaların
hakkaniyete aykırı olduğuna
karar verdi. Eğitim-Sen
tarafından açılan bir davada
Ankara 10’uncu İdare
Mahkemesi yürütmenin durdurulması isteğinin reddine
hükmetti. Bunun üzerine
sendika, Ankara Bölge İdare
Mahkemesi’ne başvurarak
karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren Ankara Bölge İdare
Mahkemesi, 11 Eylül’de, MEB
Taşra Teşkilatı Şube Müdürlüğü Görevde Yükselme Sözlü
Sınavları’nın yürütmesinin
durdurulmasına karar verdi.
Ancak aradan geçen sürede
mahkeme kararlarının uygulanmadığını gerekçe gösteren
adaylar ise şube müdürlüğü
atamalarının iptali ile atamaların sözlü ve yazılı sınava
dayalı olarak yapılması için
girişimlerini sürdürüyor.
Eğitim- Sen de Milli Eğitim
Bakanı Nabi Avcı, Milli Eğitim
Müsteşarı Yusuf Tekin ve
İnsan Kaynakları Genel
Müdürü Hamza Aydoğdu
hakkında yargı kararını uygulamadıkları gerekçesiyle 24
Kasım’da Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’na suç duyusunda
bulundu.
Avcı: Yönetmeliği değiştirdik
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı,
Meclis’te bu konudaki sorular
üzerine şöyle demişti: “Yargı
kararlarının yerine getirilmesi
amacıyla yürütmenin durdu-
rulmasından sonraki 30 günlük süre dolmadan bakanlığımızca yönetmelik
değişikliği yapılmış,
Başbakanlık’a gönderilmiştir.
Söz konusu yönetmeliğin
yürürlüğe konulduğu tarih
itibarıyla yargı kararları
doğrultusunda, yazılı ve sözlü
sınav puanlarının yüzde 50’si
üzerinden belirlenecek puanlar esas alınmak suretiyle,
şube müdürü atamaları
yapılarak yargı kararlarının
gereği yerine getirilecektir.”
‘Sınavın gerçerlilik süreci
dolduğunda mağdur olacağız’
Sınava girenlerden, Hatay’da
bir lisenin müdür yardımcısı
tepkisini şöyle dile getirdi:
“Yazılı sınavdan 91 puan
aldım. Sözlü sınavdan 73 puan
aldım.
Tercihe hak kazandım ama
sadece puan üstünlüğüne göre
sözlü sınava dayanılarak
atama yapıldığı için atanamadım. Danıştay ve İdare
Mahkemesi’nin kararları uygulanmıyor. 29 Aralık’a kadar
bakanlığın tekrar bir atama
yapması gerekiyor. Aksi durumda yazılının bir yıllık
geçerlilik süreci dolacak ve
mağdur olacağız.”
AA
KPSS-2014/2 yerleştirme sonuçları açıklandı
azı Kamu Kurum ve KuB
ruluşlarının Kadro ve
Pozisyonlarına Yerleştirme
İşlemleri (KPSS-2014/2) Yerleştirme Sonuçları açıklandı.
ÖSYM Başkanlığı’ndan
yapılan duyuruda, "Kamu
görevlerine ilk defa
atanacaklar için yapılacak
sınavlar hakkında genel
yönetmelik hükümleri
uyarınca, bazı kamu kurum
ve kuruluşlarının kadro ve
pozisyonlarına yerleştirme
işlemleri tamamlanmıştır.
Yerleştirme sonuçları 1 Aralık 2014 günü saat
17.30’dan itibaren ÖSYM'nin
https://sonuc.osym.gov.tr
internet adresinden açıklanacaktır. Adaylar yerleştirme sonuçlarını
belirtilen internet adresinden T.C. kimlik numaraları
ve şifreleri ile öğrenebileceklerdir. Yerleştirme işlemine ait yerleştirme sonuç
belgesi basılmayacak ve
adayların adreslerine gönderilmeyecektir." ifadeleri
yer aldı. Yerleştirme
sonuçlarına ilişkin sayısal
bilgilere ÖSYM’nin internet
sitesinden ulaşılabiliyor.
CİHAN
12
Parkinson hastalığına
neden olan gen bulundu
3 ARALIK 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
B
ilkent ve Washington üniversiteleri bilim insanları, parkinson hastalığı ve el titremesine neden
olan geni buldu. Bilkent Üniversitesi'nden yapılan açıklamaya göre,
araştırma, bilim alanında en prestijli
yayınlardan olan Amerikan Bilimler
Akademisi’nin yayın organı Proceedings of the National Academy of Sciences, Amerika'da yayınlandı.
Bilkent Üniversitesi ve Washington
üniversitesi araştırmacıları,
Hacettepe ve Ankara Üniversitesi’nden klinisyenlerle yaptıkları ortak
araştırma kapsamında yaklaşık 400
yıldır Orta Anadolu’da yaşadığı bilinen bir ailede bu sorunun yanıtını
buldu.
Bu buluş ile insanlarda en sık
gözüken iki farklı hareket bozukluğunun ortak sebebi ilk kez tanımlanıyor. Bu buluştan sona yeni
tedavilerin önünün açılması bekleniyor.
Özellikle bir işi yaparken ellerin
titremesi (esansiyel tremor) insanlarda görülen en sık hareket bozukluğu. Bu rahatsızlığa tüm dünya
nüfusunda yaklaşık yüzde 1, yaşlı
nüfusta ise yüzde 4 gibi sık oranlarda karşılaşılıyor.
Avrupa Birliği’nde yaklaşık 14 milyon, ABD’de 10 milyon esansiyel
tremor hastası olduğu tahmin
ediliyor. Türkiye'de ise bu sayının en
az 1,5-2 milyon kişi düzeyinde olduğu
düşünülüyor.
Parkinson hastalığı ise hareket
bozuklukları listesinde ikinci sırada
yer alıyor. Gelişmiş ülkelerde binde
30, 60 yaş üzerinde yüzde 1 ve 80 yaş
üzerinde yüzde 4 gibi oranlara
ulaşabiliyor. Dünyada yaklaşık 7 milyon parkinson hastası olduğu hesaplanıyor. Klinisyenler, 1800’lerin
sonlarından beri el titremesi olan insanların bir bölümünün daha sonra
parkinson hastalığına yakalandıklarını biliyorlardı. Ama bu ilişkinin
temeli nörolojinin bilinmeyenleri
arasında yerini koruyordu.
AILENIN 6 NESLINE ULAŞTILAR
Bilkent Üniversitesi ve Washington
üniversitesi araştırmacıları,
Hacettepe ve Ankara Üniversitesi’nden klinisyenlerden oluşan
araştırma ekibi, aralarında akrabalık
bulunan, bunun yanında el titremesi
ve parkinson hastalığı görülen bu
büyük ailenin altı nesline ulaşarak
tüm genom dizilemesi yaptı, kapsamlı aile ağacı çizimleri ve nörolojik incelemeler yürüttü.
Yaklaşık 5 yıl süren, bu aile yanında
55 adet farklı büyük ailenin de
karşılaştırmalı incelemesi sonucunda mitokondrilerde görev yapan
bir serin proteaz olan HTRA2 geninin
her iki hastalığın da ortak nedeni
olduğunu gösterdi.
HTRA2 geninde bulunan mutasyonun farelerde de parkinson
hastalığına benzer bulgulara neden
olması güçlü ve bağımsız bir delil
olarak dikkati çekti.
Hastalık geninin hem anne hem de
babadan birlikte kalıtılması durumunda el titremeleri 10-20’li
yaşlarda başlayıp yaklaşık 30 yıl
içinde parkinson hastalığı ile
sonuçlanıyor.
Her iki hastalığın da beyin
hücrelerinin ve özellikle dopamin
üreten hücrelerin dejenerasyona
uğramasından kaynaklandığı,
dopamin maddesinin insanların
hareket kabiliyetleri ve bunun
yanında ruh halleri ile ilgili oldukları daha önce yapılan araştırmalarda ortaya konmuştu.
Açıklamada, araştırmanın sorumlu
yazarlarından Bilkent Üniversitesi,
UNAM Ulusal Nanoteknoloji
Araştırma Merkezi öğretim üyesi Dr.
Ayşe Begüm Tekinay'ın, “Şimdi yaklaşık 100 ailede yeni genleri
araştırıyoruz. Bunun için TÜBİTAK
tarafından desteklenen bir projemiz
bulunuyor” görüşüne yer verildi.
"YENI HASTALIK GENLERINI AYDINLATMAYA DEVAM EDECEĞIZ"
Akraba evliliklerinin, nadir genetik
hastalıkların genlerinin bulunmasına katkıda bulunduğu biliniyordu. Ama toplumda sık gözüken
nörodejenerasyon, obezite, diyabet
gibi kompleks hastalıkların genlerinin bulunmasına da akraba
evliliklerinin bu derece güçlü bir
katkıda bulunması beklenmiyordu.
Araştırmanın yöneticilerinden olan,
Türkiye Bilimler Akademisi üyesi ve
Bilkent Üniversitesi Fen Fakültesi
Dekanı Prof. Dr. Tayfun Özçelik'in ise
açıklamada, “Kuvvetle inanıyorum
ki kompleks hastalıklarla ilgili yeni
hastalık genlerini önümüzdeki
dönemde aydınlatmaya devam edeceğiz” görüşü yer aldı.
Parkinson hastalığı veya el titremesi
için kesin bir tedavi metodu bilinmiyor. Bazı ilaçların ve derin beyin
uyarısının bazı semptomları azalttığı
ise hastalıklardan etkilenen kişiler
için bir ümit kaynağı.
Amerikan Bilimler Akademisi üyesi,
Washington Üniversitesi öğretim
üyelerinden ve Lasker ödülü sahibi
ünlü genetikçi Prof. Dr. Mary-Claire
King ise “Dr. Tekinay’ın araştırmaları bilim dünyası için yeni bir
umut oldu,
Bilkent, Hacettepe ve Ankara Üniversitesi ekiplerinin parkinson hastalığı
ve el titremesi alanlarına çok değerli
katkıları olmakta, bunun gelecekte
artarak devam edeceğine, tedavinin
önünü açacağına inanıyorum” şeklindeki görüşüne yer verildi.
AA
Obez hastalar
psikolojik destek almalı
O
bez hastaların yüzde 15-20'sinde
gıda bağımlılığının söz konusu
olduğu, cerrahi uygulamanın başarılı
olabilmesi için bu kişilerin mutlaka
psikolojik destek almaları gerektiği
belirtildi.
Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp
Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim
Dalı Öğretim Üyesi ve Obezite Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Süleyman
Bozkurt, AA muhabirine yaptığı açıklamada, aşırı yemek yemenin bağımlılık yaratabileceğini belirterek, bu
kişilerde obezite (aşırı şişmanlık)
riskinin yüksek olduğunu söyledi.
Bozkurt, Türkiye Beslenme ve Sağlık
Araştırması ön raporuna göre,
Türkiye'de obezite sıklığının erkeklerde yüzde 20,5, kadınlarda ise
yüzde 41 olduğunu ifade etti.
GIZLICE TÜKETILEN YEMEĞE
DIKKAT
Bunların dışında üzerinde dikkatle
durulması gereken bir konunun
"gıda bağımlılığı" olduğunu vurgulayan Bozkurt, gıda bağımlılığının
yeme bozukluğu olarak isimlendirildiğini söyledi.
Bozkurt, yeme bozukluğunun sağlıksız yemenin bir kısır döngü halinde
oluşması olarak ifade edildiğini belirterek, şunları kaydetti:"Burada
çoğu zaman kalorisi çok yüksek yiyeceğin yenilmesini takiben tekrar
tüketme isteğinin duyulması ve aynı
Bahçeşehir Camii Kültür ve Sanat Vakfı’nın 2014 Yılı Olağan Genel Kurul Toplantısı 19.12.2014 Cuma günü saat
14.00’de Büyükdere Cad.No:257 Kat:19 Maslak/İstanbul adresindeki Vakıf Merkezi’nde aşağıda yazılı gündemle
yapılacaktır.
Belirtilen gün ve saatte yeterli çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı 26.12.2014 Cuma günü, aynı gündemle, aynı yer ve saatte nisapsız aranmaksızın yapılacaktır.
GÜNDEM
01- Yönetim Kurulu Başkanı’nca açılış ve yoklama, gündemin okunması ve onaylanması,
02- Divan Heyeti’nin seçimi ve Divan Heyeti’ne toplantı tutanaklarını imzalama hususunda yetki verilmesi,
03- ATATÜRK ve Cumhuriyet Şehitleri anısına saygı duruşu,
04- Çalışma raporunun okunması ve onaya sunulması,
05- Denetim Kurulu raporunun okunması ve onaya sunulması,
06- Bilanço ile gelir-gider tablolarının okunması ve onaya sunulması,
07- İstifa ya da sair nedenlerle boşalan Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeliklerine yeni üyelerin seçimi,
08- Geçmiş dönem faaliyetleri konusunda Başkan, Yönetim ve Denetim Kurulları’nın ayrı ayrı ibrasının
onaya sunulması,
09- 2014 bütçesinin okunması ve onaya sunulması,
10- Dilekler ve kapanış.
İHALE İLANI
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
TAŞINMAZ SATIŞI YAPILACAKTIR
Mülkiyeti Belediyemize ait ve aşağıda özellikleri belirtilen taşınmazın satışı işinin ihalesi yapılacaktır.
1) Encümen Kayıt No: 3636
2) Taşınmaza Dair Bilgiler:
a) İli: İstanbul
b) İlçesi: Kartal
c) Cinsi: Arsa
d) Pafta No: --e) Ada No: 8990
f) Parsel No: 24
g) Yüzölçümü: 390,42 m2
h) Satılacak Hisse Oranı: Tamamı
i) Halihazır: Boş
j) İmar Durumu: Konut Alanı
k) Vakfiyesi Olup Olmadığı: Yok
I) Adres (Cadde-Sokak-No) : Yakacık Mah.Üst Sok.
3) Muhammen Bedeli
: 312.336.-TL
4) Geçici Teminatı
: 9.370,08.-TL
5) İhale Tarihi ve Saati
: 17 Aralık 2014-13.00
6) İhalenin Yapılacağı Yer : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümen Salonu Saraçhane/İstanbul
7) İhale Usulü
: Fonlar İhale Yönetmeliğinin 38. maddesine istinaden Açık Teklif Usulü
8) İhale Şartnamesi
: Mesken Müdürlüğü'nden satın alınabilir ya da aynı yerde ücretsiz görülebilir.
Fuatpaşa Cad.No:26 Mercan/İSTANBUL
Tel: 0212 455 33 30
Fax: 0212 449 51 07
9) Şartname Bedeli
: 250.-TL
10) İhaleye katılmak isteyenlerden istenen belgeler:
a) Nüfus cüzdan sureti ve ikametgah belgesi yada T.C. Kimlik Numaralarını ihtiva eden "Nüfus Cüzdanı",
"Sürücü Belgesi" veya "Pasaport" ibrazı (Gerçek Kişiler)
b) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nda Belirtilen Geçici Teminat
c) Vekaleten katılınması halinde Noter Tasdikli Vekaletname
d) Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren ihale tarihi itibariyle son bir yıl içerisinde düzenlenmiş noter
tasdikli imza sirküleri (Tüzel Kişiler)
e) Mevzuatı gereği tüzel kişiliğin siciline kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ihale tarihi
itibariyle son bir yıl içerisinde alınmış, tüzel kişiliğin sicile kayıtlı olduğuna dair belge (Tüzel Kişiler)
f) Yabancı istekliler için Türkiye'de gayrimenkul edinilmesine ilişkin kanuni şartları taşımak ve Türkiye'de
tebligat için adres beyanı
g) Ortak katılım olması halinde Ortaklık Beyannamesi
h) Gayrimenkul satın alınmasına ilişkin Ticaret Sicilinden Alınmış Yetki Belgesi (Tüzel Kişiler)
ı) Yabancı isteklilerin sunacakları yurtdışında düzenlenmiş her türlü belgenin Türkiye Cumhuriyeti
konsolosluklarınca tasdik edilmiş veya apostil şerhini havi olması gerekmektedir.
11) Nüfus Cüzdan Sureti ve ikametgah getirmeyen gerçek kişiler, kimlik paylaşım sistemi kayıtlarının teyidi
için ihale saatinden önce Encümen Müdürlüğü'ne (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kemalpaşa
Mah.Şehzadebaşı Cad.No:25 34134 Fatih/İSTANBUL) başvurmaları gerekmektedir.
12) İhaleye katılmak isteyenlerin, ihale saatinden önce ihale şartnamesini incelemeleri ve tekliflerini de
şartnamede belirtilen şartlar çerçevesinde vermeleri gerekmektedir.
İLAN OLUNUR.
BASIN:76976/www.bik.gov.tr
İHALE İLANI
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINDAN
TAŞINMAZ SATIŞI YAPILACAKTIR
Obezitenin basit bir hastalık olarak
algılanmaması gerektiğini dile getiren Bozkurt, bunda başta genetik
olmak üzere çevresel faktörlerin etkili olduğuna dikkati çekti. Bozkurt,
yüksek kalorili yiyeceklerin
tüketilmesi, yetersiz fiziksel aktivite
ve hormonal sorunların obeziteye yol
açtığını ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine
göre, dünya çapında en az 2,8 milyon
kişinin aşırı kilolu veya obez
olduğunu belirten Bozkurt, "205 milyon erkek ve 20 yaşın üzerinde 297
milyon kadının obez olduğu
öngörülüyor" dedi.
OLAĞAN GENEL KURUL İLANI
BAHÇEŞEHİR CAMİİ KÜLTÜR VE SANAT VAKFI
YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞI’NDAN
yiyeceğin yeniden tüketilmesinden
bahsedilmektedir. Yeme bozukluklarının sebebi ile ilgili pek çok
araştırma yapılmış ve davranışsal,
genetik ve hormonal pek çok sebep
bulunmuştur.
Özellikle kişinin kendini mutsuz hissettiğinde çok tükettiği gıdaların bulunması, aç olmadığı halde yeme
istediği duyulması, bazı gıdaların
saklanıp gizlice yenilmesi, tatlı veya
atıştırmalıklar tüketirken kişinin
kendini durdurmakta güçlük
çekmesi gıda bağımlılığı olarak gösteriliyor.
Ayrıca, planlananın üstünde yemek
yenilmesi, yemek sonrası suçluluk
duygusu hissedilmesi, sürekli kilo
alma korkusu duyulması ve sürekli
bir sonraki öğünün planının yapılması da gıda bağımlılığının söz
konusu olabileceğini gösteriyor."
PSIKOLOJIK DESTEK ŞART
"Obez hastaların yaklaşık yüzde 1520'sinde gıda bağımlılığının söz
konusu olduğunu" anlatan Bozkurt,
bu hastalarda normal popülasyona
göre daha sık depresyon ve anksiyete
görüldüğünü söyledi. Bozkurt, gıda
bağımlılığı altında tıkınırcasına
yemek yeme, geceleri uyanıp yemek
yeme ihtiyacı duymanın söz konusu
olduğunu dile getirerek, "Kişi bunları yapamadığında, alkol, sigara ve
ilaç gibi başka bağımlılıklar söz
konusu olabiliyor.
Bu nedenle aşırı yemek yeme bir
bağımlılık modeli olarak gözüküyor"
diye konuştu. Bu tür davranışsal
sorunlar yaşayanların mutlaka
hekime başvurması gerektiğinin altını çizen Bozkurt, bu kişilerin
psikolojik açıdan da değerlendirilmelerinin uygun olduğunu
vurguladı.
Bozkurt, cerrahinin bir ekip işi
olduğunu ve cerrahi operasyonun
kalıcı başarıya ulaşabilmesi için
psikolojik desteğin gerekebildiğini
bildirdi.
Operasyon sonrası ciddi kilo kaybı
olduğunun altını çizen Bozkurt, hastanın psikolojik olarak cerrahi müdahaleye uygun olup olmadığını
görmek için ameliyat öncesi görüşme
yapılmasını tavsiye ettiğini kaydetti.
AA
Mülkiyeti Belediyemize ait ve aşağıda özellikleri belirtilen taşınmazın satışı işinin ihalesi yapılacaktır.
1) Encümen Kayıt No: 3635
2) Taşınmaza Dair Bilgiler:
a) İli: İstanbul
b) İlçesi: Kartal
c) Cinsi: Arsa
d) Pafta No: --e) Ada No: 8654
f) Parsel No: 3
g) Yüzölçümü: 390 m2
h) Satılacak Hisse Oranı: Tamamı
i) Halihazır: İşgalli
j) İmar Durumu: Konut Alanı
k) Vakfiyesi Olup Olmadığı: Yok
I) Adres (Cadde-Sokak-No) : Yakacık Mah.Samandıra Cad.
3) Muhammen Bedeli
: 585.000.-TL
4) Geçici Teminatı
: 17.550.-TL
5) İhale Tarihi ve Saati
: 17 Aralık 2014-13.00
6) İhalenin Yapılacağı Yer : İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Encümen Salonu Saraçhane/İstanbul
7) İhale Usulü
: Fonlar İhale Yönetmeliğinin 38. maddesine istinaden Açık Teklif Usulü
8) İhale Şartnamesi
: Mesken Müdürlüğü'nden satın alınabilir ya da aynı yerde ücretsiz görülebilir.
Fuatpaşa Cad.No:26 Mercan/İSTANBUL
Tel: 0212 455 33 30
Fax: 0212 449 51 07
9) Şartname Bedeli
: 300.-TL
10) İhaleye katılmak isteyenlerden istenen belgeler:
a) Nüfus cüzdan sureti ve ikametgah belgesi yada T.C. Kimlik Numaralarını ihtiva eden "Nüfus Cüzdanı",
"Sürücü Belgesi" veya "Pasaport" ibrazı (Gerçek Kişiler)
b) 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nda Belirtilen Geçici Teminat
c) Vekaleten katılınması halinde Noter Tasdikli Vekaletname
d) Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren ihale tarihi itibariyle son bir yıl içerisinde düzenlenmiş noter
tasdikli imza sirküleri (Tüzel Kişiler)
e) Mevzuatı gereği tüzel kişiliğin siciline kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ihale tarihi
itibariyle son bir yıl içerisinde alınmış, tüzel kişiliğin sicile kayıtlı olduğuna dair belge (Tüzel Kişiler)
f) Yabancı istekliler için Türkiye'de gayrimenkul edinilmesine ilişkin kanuni şartları taşımak ve Türkiye'de
tebligat için adres beyanı
g) Ortak katılım olması halinde Ortaklık Beyannamesi
h) Gayrimenkul satın alınmasına ilişkin Ticaret Sicilinden Alınmış Yetki Belgesi (Tüzel Kişiler)
ı) Yabancı isteklilerin sunacakları yurtdışında düzenlenmiş her türlü belgenin Türkiye Cumhuriyeti
konsolosluklarınca tasdik edilmiş veya apostil şerhini havi olması gerekmektedir.
11) Nüfus Cüzdan Sureti ve ikametgah getirmeyen gerçek kişiler, kimlik paylaşım sistemi kayıtlarının teyidi
için ihale saatinden önce Encümen Müdürlüğü'ne (İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kemalpaşa
Mah.Şehzadebaşı Cad.No:25 34134 Fatih/İSTANBUL) başvurmaları gerekmektedir.
12) İhaleye katılmak isteyenlerin, ihale saatinden önce ihale şartnamesini incelemeleri ve tekliflerini de
şartnamede belirtilen şartlar çerçevesinde vermeleri gerekmektedir.
İLAN OLUNUR.
BASIN:76977/www.bik.gov.tr
3 ARALIK 2014
Kültür-Sanat
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
13
Türk sinemasının
kalbi Beyoğlu'nda atıyor
K
ültür ve Turizm Bakanlığı,
Beyoğlu Belediyesi ve
Türkiye Sinema ve Audiovisuel
Kültür (TÜRSAK) Vakfı’nca
hayata geçirilen projenin ilk
etkinliği ressam İbrahim
Enez'in, Beyoğlu Belediyesi
Sanat Galerisi'nde açılan "100
Afiş Resim" sergisiyle başladı.
yılını dolduran Türk Sineması’nda şöyle geriye dönüp
baktığımız da Türkiye’nin
yaşadıklarının ne olduğunu,
sinemamızın hafızasını
Ressam İbrahim Enez'in yaptığı güzel yağlı boya tabloları
bizleri bir kez daha geçmişe
götürdü.”
senaristlerimizi bir araya
toplayacağız. Yeşilçam ödülü
tadında güzel bir akşam
yaşamış olacağız” Bu yarışmanın sonunda birinci olmanın çok önemli olmadığına
dikkat çeken Başkan Demircan, “Önemli olan hatırlanmak.
Sinemaseverlerin yoğun ilgi
gösterdiği sergiye Beyoğlu
Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, TURSAK
Başkanı Engin Yiğitgil, sanatçı
Selda Alkor yönetmen Muzaffer Hiçdurmaz da katıldı.
Ressam İbrahim Enez'in, "100
Afiş Resim" sergisi ile start verilen açılışta konuşan Beyoğlu
Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, “Beyoğlu Türk
Sineması’nın her zaman en
popüler mekanı olmuştur. Beyoğlu İstanbul’un, İstanbul’da
Türkiye’nin özeti” dedi. Başkan
Demircan konuşmasında şunları ifade etti; “Bu gün 100.
Demircan ayrıca, 100. yılda 100
gün boyunca etkinlik yapacaklarını da ifade ederek sözlerini
şöyle sürdürdü; “Bu gün
jürinin belirlediği ilk on’u ilk
defa vatandaşımıza soracağız.
Her şeyi demokrasi ile yapıyoruz. Her şey sandıktan geçer
diyoruz. Aslında buranın
kazananı yok, kazanan hepsi
olacak. Vatandaşımız en güzel
sıralamayı yapacaktır. Sonunda bu finali, Mart ayının
sonunda yine görkemli bir organizasyon ile
sinemacılarımızı, yönetmenlerimizi, büyüklerimiz ve o çok
sevdiğimiz aktörlerimizi,
Biz burada üzerimize düşeni,
vefamızı gösterip büyüklerimiz
hatırlamış oluyoruz. Onu için
bu heyecanı yaşatan katılımcılara çok teşekkür ediyorum.”
İfadesini kullandı. Konuşma
sonrası sergi salonuna kurulan
sandıkta oyunu kullanan
Başkan Demircan, yapılacak
oylamanın hayırlı olması
temennisinde bulundu. 100.
yılın anısına yapılan pasta,
Demircan ve Alkor tarafından
kesilerek davetlilere ikram
edildi. Oylamanın başlamasının ardından bir ay sürecek halk oylamasıyla "en iyi
drama" filmi belirlenecek. AA
FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ
Fatih İlçesi, Mevlanakapı Mahallesi, 381 Pafta, 1573 Ada 11 parsele ilişkin F-21-c-24-c-1-d numaralı Pafta
üzerinde Konut Alanı, H: 9.50m irtifalı kütlenin iptal edilerek taşınmazın Park ve Dinlenme Alanına alınması
hususuna dair itiraz kapsamında hazırlanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı değişikliği
12.06.2014 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanmıştır.
Fatih İlçesi, Mevlanakapı Mahallesi, 381 Pafta, 1573 Ada 11 parsele ilişkin F-21-c-24-c-1-d numaralı Pafta
bir ay süre ile 02.12.2014 tarihinde Fatih Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü koridorlarında
askıya asılmıştır. Ayrıca RESMİ WEB SİTEMİZ den de görülebilir.
BASIN:76532/www.bik.gov.tr
FATİH BELEDİYE BAŞKANLIĞI
İMAR VE ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜ
Fatih İlçesi, Mevlanakapı Mahallesi, 366 Pafta, 1507 Ada 4 parsele ilişkin F-21-c-24-d-2-c numaralı Pafta
üzerinde Konut Alanı, H: 9.50m irtifalı kütlenin iptal edilerek taşınmazın tamamının Park ve Dinlenme Alanına
alınması hususuna dair itiraz kapsamında hazırlanan 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı
değişikliği 12.06.2014 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca onaylanmıştır.
Fatih İlçesi, Mevlanakapı Mahallesi, 366 Pafta, 1507 Ada 4 parsele ilişkin F-21-c-24-d-2-c numaralı Pafta
bir ay süre ile 02.12.2014 tarihinde Fatih Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü koridorlarında
askıya asılmıştır. Ayrıca RESMİ WEB SİTEMİZ den de görülebilir.
BASIN:76533/www.bik.gov.tr
GİYİM KUŞAM (EŞOFMAN, PİJAMA, SPOR AYAKKABI)
POLİS MESLEK EĞİTİM MERKEZİ-ARNAVUTKÖY İÇİŞLERİ
BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Giyim Kuşam (Eşofman, Pijama, Spor Ayakkabı) alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık. ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:
İhale Kayıt Numarası
: 2014/158193
1- İdarenin
a) Adresi
: YAVUZ SELİM MH.SEVBAN MEHMET CD.86/6
ARNAVUTKÖY/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 212 6861850-212 6861827
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi (varsa)
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 650 Adet Eşofman 650 Adet Pijama 650 Adet Spor Ayakkabısı.
Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan
idari şartnameden ulaşılabilir
b) Teslim yeri
: Arnavutköy POMEM Müdürlüğümüz İkmal Deposuna
c) Teslim tarihleri
: Sözleşmenin imzalanmasından sonra ölçülerin yükleniciye
verilmesinden itibaren 45 (Kırkbeş) takvim gününde idareye teslim
edecektir
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: Yavuz Selim Mah.Sevban Mehmet Cad.No:86/6 Arnavutköy
POMEM Müdürlüğü
b) Tarihi ve saati
: 15.12.2014-10.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası
Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre
Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortaklan, üyeleri veya kurucuları ile tüzel
kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının
bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil
Gazeteleri veya bu hususları gösterenbelgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı Bedeli Mal Müdürlüklerine yatırıldıktan sonra makbuz karşılığı, Arnavutköy Polis Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğü İdari
Mali İşler Şube Müdürlüğü Satınalma Büro Amirliğinden Temin edilecektir adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak
indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar Arnavutköy POMEM Müdürlüğü İdari Mali İşler Şube Müdürlüğü
Satınalma Büro Amirliği adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla
da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu,
üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici
teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 30 (Otuz) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
BASIN:75804/www.bik.gov.tr
T.C.
İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ SAYIN ÜYELERİNE;
23.07.2004 tarih ve 25531 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun 13. maddesi gereğince "her ayın 2'nci haftası, 5 (Beş) gün süreyle" toplanacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinin 7'nci Seçim Dönemi
1'inci toplantı yılı, Aralık Ayı Toplantıları, 08 Aralık 2014 Pazartesi-12 Aralık 2014 Cuma tarihleri arasında yapılacaktır.
Aralık Ayı Toplantılarının ilk birleşimi 08 Aralık 2014 Pazartesi günü saat 14.00'de yapılacağından, Büyükşehir Belediye Meclis Üyelerinin
belirtilen gün ve saatte Saraçhane'de bulunan Başkanlık Binası A Blok içindeki Meclis Toplantı Salonuna teşrifleri rica olunur.
TEKLİFLER:
1- 2015 Yılı Meclis Çalışma Takvimi hk.
2- 2015 Yılına ilişkin Meclis Üyelerinin Huzur hakları.
3- Şişli İlçesi, 1/5000 ölçekli Ayazağa Nazım İmar Planı hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1847)
4- Bağcılar İlçesi, NİP-4691 işlem numaralı Bağcılar Mahmutbey Mah. Köyiçi Mevkii 1/5000 ölçekli KANİP itirazı hk. Şehir Planlama
Müdürlüğü teklifi. (2014/1848)
5- Silivri İlçesi, 05.03.2009 onanlı 1/5000 ölçekli Silivri merkez ve yakın çevresi Nazım İmar planı değişikliği hk. Şehir Planlama
Müdürlüğü teklifi. (2014/1849)
6- Maltepe İlçesi, Bryas Sarayı ve Çevresi Koruma Amaçlı İmar Planı itirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1850)
7- Çatalca İlçesi, NİP-5432,1 plan işlem numaralı Subaşı ve Oklalı Köyleri 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı itirazı hk. Şehir Planlama
Müdürlüğü teklifi. (2014/1851)
8- Silivri 13.04.2013 onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı değişikliği (Büyüksinekli Mah.) hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/1852)
9- Silivri İlçesi, 13.04.2013 onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği (Kurfallı Mah.) hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/1853)
10- Silivri İlçesi, 13.04.2013 onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı Değişikliği(Sayalar Mah.) hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/1854)
11- Fatih İlçesi, 1/1000 ölçekli KAUİP itirazları (1851 Ada, 5 Parsel) hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1855)
12- Şişli İlçesi, 1/5000 ölçekli Ayazağa Nazım İmar Planı İtirazları hk. Şehir Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1856)
13- Gaziosmanpaşa İlçesi, Merkez Mah. F21C19D pafta 1972 ada 1-2-3-8-10 parsellere ilişkin 1/5000 ölçekli NİP değişikliği hk.
Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1867)
14- Arnavutköy İlçesi, 5734 ada 1-12-13 parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli UİP tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1866)
15- Bağcılar İlçesi, 3188 ada 15-16 parseller 104 parsel ve 107 parselin bir kısmı ile tescil dışı alan ve 2143 parsele ilişkin NİP tadilatı
hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1865)
16- Beşiktaş İlçesi, Dikilitaş Mah. 1431 ada 1 parsele ilişkin 1/5000-1/1000 ölçekli NİP-UİP değişikliği hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/1864)
17- Esenyurt İlçesi, Örnek Mah. 1384 ve 1985 adalar, 1. Etap UİP plan notlarına plan notu ilavesine ilişkin 1/1000 ölçekli plan tadilatı
hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1863)
18- Büyükçekmece İlçesi, Mimar Sinan Mah. 279 ada 9 parsele ilişkin 1/5000 ölçekli plan değişikliği hk. Planlama Müdürlüğü teklifi.
(2014/1861)
19- Küçükçekmece İlçesi, Halkalı 4 nolu imar adası ile 595 ve 654 sayılı parsellerin batısına ilişkin 1/1000 ölçekli UİP değişikliği hk.
Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1860)
20- Beşiktaş İlçesi, Dikilitaş Mah. F22D16D pafta 1452 ada 11 parsele ilişkin 1/5000 ölçekli NİP değişikliği hk. Planlama Müdürlüğü
teklifi. (2014/1859)
21- Zeytinburnu İlçesi, Maltepe Mah. 3053 ada 1 parsele ilişkin 1/1000 ölçekli UİP tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1858)
22- Bayrampaşa İlçesi, 338 ada 1 parsel 398 ada 1 parsel 397 ada 1 parselin tamamı ile kısmen 395 ada 1 parsel 396 ada 1 parsel ve terkinli
alanlara ilişkin 1/1000 ölçekli UİP tadilatı hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1845)
23- Fatih İlçesi, Yedikule Mahallesi 1166 adanın büyük bir kısmı ile 2454 adanın bir kısmına ait Yenileme Avan Projesinin 1/1000 ölçekli
plana işlenmesine ilişkin 1/1000 ölçekli KAUİP tadilatına ilişkin 19.11.2014 gün ve 1709 sayılı Meclis Kararının yeniden görüşülmek
üzere Meclise iadesi hk. Başkanlık Makamı teklifi. (2014/1577)
24- Sancaktepe İlçesi, Paşaköy Deresi ve Kolları ile yakın Çevresine ait 12.07.2013 t.t.li 1/5000 ölçekli NİP ve 1/1000 ölçekli UİP
değişikliğine itiraz hk. Planlama Müdürlüğü teklifi. (2014/1869)
-İhtisas Komisyonlarında bulunan dosyaların görüşülmesiBASIN:76975/www.bik.gov.tr
FİBERGLAS TEKNE ALIMI
İSTANBUL SU KANAL İDARESİ İSKİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Fiberglas Tekne Alım 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin
ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır:.
İhale Kayıt Numarası
: 2014/153032
1- İdarenin
a) Adresi
: GÜZELTEPE MAHALLESİ ALİBEY CADDESİ NO:7, 34060 NURTEPE-EYÜP/İSTANBUL
b) Telefon ve faks numarası
: 0212 301 35 11-0212 321 77 10
c) Elektronik posta adresi
: [email protected]
ç) İhale dokümanının görülebileceği
internet adresi (varsa)
: https://ekap.kik.gov.tr/EKAP
2- İhale konusu malın
a) Niteliği, türü ve miktarı
: 1 Adet Fiberglas Tekne Alımı-Mal Alımı. Ayrıntılı bilgiye EKAP'ta yer alan ihale dokümanı içinde
bulunan idari şartnameden ulaşılabilir
b) Teslim yeri
: İSKİ Ömerli Su Arıtma Şube Müdürlüğü/Ömerli Gölü
c) Teslim tarihi
: İSKİ Ömerli Şube Müdürlüğü/Ömerli Gölüne yüzer vaziyette teslim edilecektir
3- İhalenin
a) Yapılacağı yer
: İSKİ Genel Müdürlüğü Güzeltepe Mah.Alibey Cad. 34060 5. Kat 504 Nolu Oda Eyüp/İstanbul
b) Tarihi ve saati
: 11.12.2014-10.00
4- İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler:
4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler:
4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası Belgesi;
4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi
Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin
içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge,
4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri;
4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi,
4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri
belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri,
4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu.
4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat.
4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz.
4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler:
İdare tarafından mesleki ve teknik yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir.
5- Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir.
6- İhaleye sadece yerli istekliler katılabilecektir.
7- İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması:
7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası)karşılığı İSKİ Genel Müdürlüğü Güzeltepe Mah.Alibey Cad.
34060 5. Kat 507 Nolu Eyüp/İstanbul adresinden satın alınabilir.
7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur.
8- Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar İSKİ Genel Müdürlüğü Güzeltepe Mah.Alibey Cad.No:7 34060 Yazı İşleri ve Arşiv Şube Müdürlüğü Alt Zemin Kat Eyüp/İSTANBUL adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir.
9- İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden
birim fiyat sözleşme imzalanacaktır.
Bu ihalede, işin tamamı için teklif verilecektir.
10- İstekliler teklif ettikleri bedelin % 3'ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir.
11- Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 90 (Doksan) takvim günüdür.
12- Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez.
BASIN:76801/www.bik.gov.tr
14
Magazin-Tv
3 ARALIK
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Amine Gülşe ilk
20'ye girdi!
Emrah, Pazarlık
Yapıp Eşine 20 TL'ye
Sahte Yüzük Aldı
imriliği ile nam salmış şarkıcı, sahte takı satan bir
mağazadan pazarlık edip 20 TL'ye aldığı yüzüğü
Ceşine,
"Bu sana doğum günü hediyem olsun" deyip
Fahriye
Evcen'i kim
keşfetti?
014 Miss
World
2
yarışmasında
verdi.
Emrah; eşi ve annesi ile Mahmutpaşa'dan alışveriş yaparken objektiflere yansıdı. Emrah, 8,5 aylık hamile
eşi Sibel Kirer ve annesi Ayten İpek ile önceki gün İstanbul'un en ucuz giysi ve eşyalarının satıldığı Mahmutpaşa'da alışveriş ederken görüntülendi.
Türkiye’yi temsil eden Amine
Gülşe, final
öncesi Londra’da kampa
girdi.
20 TL'YE SAAT ALDI
Emrah, sahte takı satan bir mağazadan pazarlık edip
20 TL'ye aldığı yüzüğü eşine, "Bu sana doğum günü
hediyem olsun" deyip verdi.
HABER MERKEZİ
Kampta düzenlenen yarışmalarda puan
toplamaya
çalışan kraliçe
adayı,
geçtiğimiz gün
de ‘top model’
yarışmasında
jüri karşısına
çıktı.
ir
b
lu
k
u
c
o
ç
8
t
a
a
S
n
Bere
k
anneyi canlandıraca
Kenan Doğulu ile evlendikten sonra oyuncuara veren Beren Saat, 9 ayda 4 sinema 7 dizi film
Ünlüluğaşarkıcı
teklifini geri çevirdi.
8 ÇOCUKLU EMİNE'Yİ
CANLANDIRACAK
Beyaz Tv’de yayınlanan Söylemezsem
Olmaz programının sunucularından
Oya Aydoğan, ünlü oyuncu Fahriye
Evcen hakkında şaşırtıcı açıklamalar
yaptı.
Fahriye Evcen’i kendisinin keşfettiğini
söyleyen Oya Aydoğan şöyle konuştu:
Dünyaca ünlü
model Irina
Shayk’a benzetilen ve
yarışmanın favorileri
arasında gösterilen Gülşe,
jüri üyelerini
etkilemeyi
başararak ilk
20’ye girdi.
2014 Miss
World finali, 14
Aralık’ta
yapılacak.
HABER
MERKEZİ
”BENİ KİMİN KEŞFETTİĞİNİ SÖYLEMEYİN”
Fahriye kendisini kimin keşfettiğini
söylemeyebilir.
Ama katılacağı programlarda “Beni
kimin keşfettiğini söylemeyin” diye
tembih ediyormuş.
Zaten Beyaz Show’a katıldığında bu
durumu anlamıştım.
”15-20 GÜN İÇİNDE FAHRİYE’NİN HAYATI DEĞİŞTİ”
"Aşkım Benim” adlı bir televizyon programı yapıyorduk.
Fahriye de programı görmek için oraya
gelmişti.
Ses dergisinin haberine göre,
Beren Saat’i ikna eden ilk
proje, Kemal Yılmaz’ın ‘9on’
filmi oldu. Çekimleri 17 Aralık’ta başlayacak filmde Saat
8 çocuklu Emine karakterini
canlandıracak.
Çıkarken de kulise davet edip tanıştım,
numarasını aldım ve yapım şirketini
arayıp kendisini tanıttım.
AYNI ZAMANDA YAPIMCI
OLACAK
15-20 gün içinde Fahriye’nin hayatı
değişti, bir dizide başrol oynadı.
Fahriye’yi halkın arasında görüp sahneye aldım.
Sonra birkaç kez telefonda görüştük
ama karşı karşıya gelmedik.
Filmdeki ressam, avukat, oyuncu
gibi farklı meslekteki rolleri ünlü
isimlerin canlandıracağı film, 8 Mart
Dünya Kadınlar Günü'nde vizyona girecek.
Benim de böyle bir teklifim olmadı
ama; ne Fahriye’nin kendisi ne de
ailesi benimle görüşmek istedi. HABER
MREKEZİ
Beren Saat, yeni projesi Kemal Yılmaz'ın 9oN filminde aynı
zamanda yapımcı olacak. HABER MERKEZİ
KANAL AKIŞLARI
08:35Böyle Bitmesin
10:40Beni Böyle Sev
13:00Haber
13:15Spor
13:18Hava Durumu
13:25 1 Çorba
13:30Küçük Hanımefendi
15:25Hayat Yokuşu
16:25Zengin Kız Fakir Oğlan
18:20Yoldaki Haber
19:00Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Kızılelma
21:55Reis-i Cumhur
07:00Oynat Bakalım
08:30Batman
09:00Casper
09:30Duck Dodgers
10:00Aramızda Kalsın
12:15Özge İle Güzel Bir Gün
14:30Batman
14:55Casper
15:25Duck Dodgers
15:45Oynat Bakalım
16:45Söyle Söyleyebilirsen
18:00Batman
20:00O Ses Türkiye
06:00Geniş Aile
08:00Galip Derviş
10:00Küçük Ağa
12:00Çok Güzel
Hareketler Bunlar
14:00Akasya Durağı
16:30Arka Sokaklar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Çarkıfelek
21:45Canlı Canlı
04:5020 Dakika
05:20Geniş Aile
06:45İki Aile
08:30Kadın İsterse
10:00Dürüye'nin Güğümleri
12:00Aramızda Kalsın
14:00Medcezir
16:45En Güzel Bölüm
17:15Benim Kuaförüm
19:00Star Haber
06:30Cennet Mahallesi
07:30Ayı Kardeşler
08:00Pepee
08:30Hayat Bilgisi
10:00Elveda Dostum
12:00Ender Saraç ile
Sağlıklı Günler
14:00Dila Hanım
16:30Fatih Harbiye
19:00Show Ana Haber
20:00Güldür Güldür Show
22:00Muhteşem Yüzyıl
06:05Benim Annem
Bir Melek
07:00Doksanlar
08:40Selena
10:25Karadayı
13:10Adanalı
15:10Çocuklar Duymasın
17:10Alemin Kıralı
18:55ATV Ana Haber
20:00Akrep Kral 2
22:00Şifre Merkür
07:00Her Sabah
08:45Gagguk
09:15Dünyayı Geziyorum
10:20Burada Ne Yenir?
11:20Yeter Ki Sen Kazan
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:30Fatmagül'ün Suçu Ne?
16:30Dolu Dolu Anadolu
17:55Sıcak Gündem
18:15Ana Haber
18:50Ekip
19:50Uçuş 93
01:00Gossip Girl
01:405 Yıldızlı Şefler
02:10Kanıt
03:30Acemi Pilotlar
05:00Gossip Girl
06:00Shappies
07:30Ejder Avcıları
08:305 Yıldızlı Şefler
09:10Elveda Derken
11:10Kavak Yelleri
13:10Çalıkuşu
15:10Kuzey Güney
17:30Ejder Avcıları
18:30Gossip Girl
19:30Yalan Dünya
21:30Anneler ve
Kızları
23:20The Killing
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
05:00Rizzoli and Isles
06:30Sullivan and Son
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00Kapanışa Doğru
17:00Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Planet Sheen
18:30Penguins of Madagascar
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
01:15Ruhumun Aynası
03:00BKM Güldür Güldür
04:45Komedi Türk
05:30Çocuklar Duymasın
07:30İsmail Küçükkaya
ile Çalar Saat
10:00BKM Güldür Güldür
12:00O Hayat Benim
14:30Ruhumun Aynası
16:30Çocuklar Duymasın
19:00Fatih Portakal ile FOX
Ana Haber
19:30Ruhumun Aynası
21:00Ruhumun Aynası
23:00Kocamın Ailesi
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
3 ARALIK 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan
Bilic, "İlk yarıda rakip sahada yeteri kadar katedemedik. Ama top kaybı da yapmadık, sakindik. İyi organize olan bir rakibe karşı oyunun kontrolünü elimizde tuttuk. Yeteri kadar şut atmadık. Bazı fırsatlar yakalayabilirdik ama
son pasları iyi yapamadık.
Slaven Bilic:
Fişi çekmeliydik
S
adece bizim yaptığımız fauller netticesinde birkaç duran
topta tehlike yarattılar. İkinci yarıda çok çabuk oynamaya başladık. Dikine
oynadık ve goller geldi.
Üçüncü, dördüncü gole
gidebilirdik. Bazı pozisyonlarda biraz şansızdık,
bazı pozisyonlarda rakip
iyi savunma yaptı." dedi.
"Son 10 dakikadaki performanstan memnun
değilim. Üçüncü golü atıp
maçın fişini çekmeliydik"
diyen Bilic, "2-0'lık bir
skor Karabükspor gibi
takıma karşı bizim için
yeterli olmalı.
Karabükspor'a çok büyük
saygım var yanlış anlaşılmasın. Ama büyük hedeflere oynayan takımsak
böyle bir skor
yakalamışken daha iyi
savunma yapmalıydık ve
rakibimizin bu kadar
üstümüze gelmesine izin
vermemeliydik. Ama nihayetinde çok önemli üç
puan aldık. Buradaki
işimizi gördük. Özellikle
oyunun belirli bölümlerinde çok iyi performans
gösterdik. Üç puan alarak
buradan eve dönüyoruz."
şeklinde konuştu.
Sosa'nın oyundan çıktıktan sonra orta sahada pas
trafiğinin kesildiği yönündeki soruya Bilic, "Şu
anda Sosa iyi bir form
yakaladı. 90 dakika oynayacak performansa
ulaşmamış olabilir. Çok
yoğun bir maç takviminin
içerisindeyiz, çok seyahat
ediyoruz. Buraya gelmeden önce psikolojisi çok
yüksek bir maç oynadık.
Yunanistan'da çok zor bir
zeminde oynadık. Kenarda iyi oyuncularımız
var. Şunu gözardı etmememiz lazım: Oyuna
giren Mustafa Pektemek
ve Oğuzhan Özyakup Türk
Milli Takımı'nın oyuncuları. Burada değilse onlara
ne zaman şans vereceğiz.
golü atmamız gerektiği
düşüncesine kapılıyor.
Takım savunmasını daha
iyi yapmamız lazım.
Bunun üzerinde çalışıyoruz.
şampiyonluğu garanti
eder. Sezon başından beri
biz çok iyi ivme yakaladık.
Elimizde çok iyi bir
oyuncu gurubu var. Rotasyon yapıyoruz.
Bunlara bir şans vermemiz gerekiyordu.
Çünkü onlarda bu takımın
önemli parçaları." şeklinde yanıt verdi. Hırvat
teknik adam, taraftarların
son dakikalardaki oyundan memnun olmadığı
yönündeki eleştirilerle ilgili "Son 15 dakika
telaşlanmadık ama golü
yedikten sonra bir baskı
hissettik üzerimizde. Özellikle deplasman
maçlarında bu duruma
düştüğümüzde rakip vites
arttırmaya başlıyor. Oyuncularda ister istemez maçı
kazanabilmek için üçüncü
Hem takım savunmasını
geliştirmemiz hem de
bireysel olarak daha iyi
savunma yapmamız
gerekiyor. Savunma hattında özellikle kenarlarda
takım savunmasını daha
doğru yapmamız
gerekiyor" cevabını verdi.
Bilic, kaleci Cenk Gönen'in sakat sakat oynadığı ve bu tür
fedakarlıkların şampiyonluğu getirebilecek şeyle
rolduğunun altını çizerek
"Fedakarlıklar olmaksızın
şampiyon olamazsınız.
Ama bu demek değildir ki
fedakarlık yapmak size
Bu rotasyonu yaparken
takım içindeki bütün
oyuncular kendilerini
önemli ve değerli hissedebiliyorlar. Sürekli oynamayan bazı oyuncuların
mutsuzlukları var, bu
görülebilir bir şey. Cenk
bu akşam çok büyük bir
fedakarlık yaptı, sakat
sakat oynadı. İyi de bir
maç çıkardı. Ona şapka
çıkarıyorum. Söylediğim
gibi sadece şampiyon olmamız için yetmez ama
bu olmaksızın da
şampiyon olmak imkansız." sözlerine yer verdi.
AA
15
Kafkas maçtan
sonra bombaladı
Karşılaşmanın
ardından düzenlenen basın
toplantısında
konuşan Kafkas,
"Hızlı hücumlarda
birkaç pozisyonda
etkili çıkabildik.
Oyun ilk devre ortadaydı. İkinci
devre etkili olmaya çalıştık.
Oyunun
hakimiyeti
bizdeyken etkili
ve yaratıcı oyuncularıyla 2 gol buldular. Oyunun
kontrolü Beşiktaş'a geçti. Ondan
sonraki 10
dakikada rakip
farkı arttırabilirdi. Daha sonraki 15-20 dakika
kontrolü elimize
aldık. Gol bulduk,
goller de bulabilirdik" diye
konuştu.
r ve menarın kendi çıka işler yanl
sa
İn
le
iz
p doğru
l, kendim
faatlerini bırakı vunamazlarsa
yunla ilgili deği r" diyen
sa
ı
va
ış
ız
nl
ım
ya
nt
a
kı
rs
sı
rla
pa
ilgili
u
un
oy
unun düzelei
ol
ek
tb
ed
fu
lg
n
bu ülkeni
Kafkas, "Ön bö rımızın sakat
fkas, "Biz hep
Ka
la
ceğini aktaran iz. Ben bugün
taşıyan oyuncu lemler
ey
ob
yanlışın peşind
raya
olması, ciddi pr sonra biraz
a duygularla bu an
şk
ba
nd
Bu
da
.
lın
or
as
tıy
üy
yl
yara
sö
er
oy
yl
rla
şe
şka
takımla
geldim ama ba
daha denk olan ın altında
mdaysa
ru
du
bu
p
lü
an
orum. Bu ku
nayacağız. 15 pu kiyor. Kalırsak
su benim. Ben
re
bunun sorumlu nu erkekçe de
kalmamamız ge . Devre
Bu
.
im
rız
beceremed
zor günler yaşa
r şeyleri düzelte yapacağız.
söylüyorum. Bi dikal kararlar
arasında takviy tebrik ediyora
ını
mek istiyorsak
Beşiktaş takım hirspor Teknik
düzen ve sisBu
.
şe
m
zı
ki
la
Es
.
ak
di
m
de
al
rum"
,
'ın
rarlar alacak
ğrul Sağlam
tem, radikal ka e Ertuğrul
Direktörü Ertu olundan
nc
Be
tb
düzen değil.
"Benim Türk fu sözleri hatırşmuş.
nu
r"
ko
yo
fif
pu
ha
daha
ümidim ko
ti:
et
m
va
de
e
yl
şö
latılan Kafkas,
başka tarafa
nlar gerçekten
sa
İn
ı. Bütün nade ülkemin in
gitmeye başlad çmaya
"Ben ülkeden
.
im
st
ke
u
ka
udum
,
muslu insanlar
sanından da um yük bir şey
nesillere temiz
k
ce
bü
le
Ge
ha
başladı.
kÇok net ve da
ra
bı
er
yl
şe
de
r
bi
en
lked
doğru, dürüst
i.
söylüyorum: Ü an da
desine yer verd
nd
mak lazım" ifa
rulülkemin insanı . Çünkü hiç
so
ın
rın
la
ta
ha
im
Hakemlerin
umudumu kest lişmesi ve ilerfkas, "Genelde
ge
ması üzerine Ka ta yapıp yapkimse futbolun yapmıyor.
ha
in
y
m
şe
sorun hake
lemesi için bir
Burada niyet
ve menfaatleri
maması değil.
Kendi çıkarları
nsa
in
de
ti de biz okuyae'
ye
iy
ni
rk
Tü
önemli. Bu
için çalışıyor.
a,
un
uğ
ır bu işin
ul
ld
doğr
biliyoruz. 30 yı
ların kişiliğine, ı gösterti gördükten
ye
ni
yg
Bu
.
sa
m
içindeyi
dürüstlüğüne
sgö
ne
maz, ofsayt
ol
cü
ur
gü
ol
ve
ltı
na
ilmiyor. Parası deyse... Bu ülke sonra pena nlar önemli değil.
m
olur olmaz, bu
AA
teriliyor. Güç ki
dedi."
nel söylüyoGe
.
da
m
ru
Niyet önemli"
du
bu
rum."
O
G.Saray'da Hamzaoğlu dönemi başladı
Yanal: Zirveye
biraz daha yaklaştık
anal, 4-1 kazandıkları
Y
müsabakanın ardından
yaptığı değerlendirmede,
“Koşan, mücadele eden ve
bunun kalitesini içinde
barındıran iyi bir takıma
sahibiz. Ve bu oyuncularımızda coşkulu ve istekli
bir şekilde bunu sahaya
yansıttıklarında onların bu
koşulardı bize keyifli ve
zevkli dakikalar yaşatıyor.
Fakat bunu uzun süreye
yaymak. Disiplinle şekilde
oynamak ve bunu iyi bir formatla uzun süre saha
içerisinde devam ettirmek
amacımız olmalı.” dedi.
Bugünkü maçta bu sürenin
çok uzun olmadığını ifade
eden tecrübeli teknik adam,
şöyle devam etti: “Bu süreyi
zaman zaman takım yaptı.
Ben oyuncularımı kutluyorum bu coşkuyu saha
içerisinde ortaya koydukları
aray
s
a
t
a
l
a
G
Kulübü, irek
d
k
i
n
k
e
t
törlük
gee
n
i
v
e
r
gö
za
m
a
H
i
ğ
i
tird
ğlu
o
a
z
m
a
H
son
o
z
e
s
ile
dar
a
k
a
n
u
n
resmi sö lza
m
i
e
m
ş
e
zl
adı.
eknik direktör Cesare Prandelli'nin görevine
son verilmesinin ardından anlaşmaya
varılan Hamza Hamzaoğlu, kendisini sarı kırmızılı renklere bağlayan sözleşmeye imza attı.
Florya Metin Oktay Tesisleri'nde gerçekleşen
imza törenine İkinci Başkan Hamdi Yasaman
ve Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak
katıldı. İkinci Başkan Hamdi Yasaman,
imzanın Galatasaray’a hayırlı olmasını dileyerek, "Biz kendisine çok güveniyoruz. Şimdiye
kadar olan kariyeri ile dikkat çekti.
Akhisar’daki başarılarını ve milli takımdaki
başarılarını takip ettik. Burada kendisi ile
dördüncü yıldızı alacağımıza inanıyoruz. Eski
futbolcumuza güveniyoruz. Avrupa’da hedefimiz kalmadığı için buradaki tüm kupaları
T
almak istiyoruz. Hamza Hamzaoğlu’nun bu kapasiteyi gerçekleştirebileceğine inanıyoruz.
Kendisinden beklentimiz büyük." diye
konuştu. Başkan Yardımcısı Abdurrahim Albayrak da yaptığı açıklamada, "Hamza Hoca’nın ismini yönetime getirdiğim de herkes
itiraz etmeden kabul etti. Tüm yönetim kurulu
üyelerinden tek olumsuz bir şey çıkmadı.
Hamza Hamzaoğlu üzerinde birleştik. Camiamıza hayırlı olsun. Kendisi bizimle para bile
konuşmadı. Bize göstermiş olduğu sıcak ilişkiden dolayı teşekkür ediyorum." dedi. Sarı kırmızılı takımın yeni teknik direktörü Hamza
Hamzaoğlu ise duygusal anların yaşandığı bir
ortamda imzayı attı. Babasının hayatını kaybettiği gün Galatasaray’dan teklif aldığını açık-
layan Hamza Hamzaoğlu, zaman zaman ağlamaklı bir hal aldı. Genç hoca, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Babamı kaybettiğim günün akşamı
o üzüntü ile zor durumdaydık. Ben odaya çekildim. Kızım ne oldu başka kötü bir haber mi
var diye yanıma geldi. Bizim acımızı dindirecek
bir haberi aldık. Abdurrahim abi teklifini
söyledi, ilk kızımla,, ardından da eşimle paylaştım. Tabi ki o anda misafirlere bunları
söylemedik." Galatasaray’a tekrar döndüğü için
mutlu olduğunu dile getiren Hamza Hamzaoğlu, "Yuvam diyebileceğim yere tekrar geldim.
Gözlerimizi burada açtık. Tekrar burada olmaktan dolayı çok mutluyum ve gururluyum Tabi
bize bu görevi layık gören yönetim kurulu
üyelerine ve başkanımıza teşekkür ediyorum."
G.Birliği Antrenörü Şensoy, sakatlıklardan dert yandı
ençlerbirliği Yardımcı
Antrenörü Naci Şensoy,
G
Trabzonspor karşısında eksik
futbolcuların yokluğunu
hissettiklerini söyledi.
Şentop, 4-1 mağlup oldukları
müsabakanın ardından yaptığı
değerlendirmede, “Trabzonspor'u
tebrik ediyoruz. Galip geldiler. Her
şeye rağmen hak ettiler. Özellikle
ilk yarıda bizi çok kötü
cezalandırdılar. Birisi bu maçı
seyretmemiş, sadece skoru duymuş
olsa Trabzonspor'un çok
olağanüstü oynadığını zanneder
ama bence öyle olmadı.” dedi.
Karşılaşmada oyunu lehlerine
çevirecek çok kritik anlar
yaşadıklarını anlatan Şentop,
“Karambolde atılan golle öne
geçtiler ama hemen reaksiyon
gösterip karşılık verdik.
zorlayarak ilk yarıyı tamamladı.
Bakarsınız ikinci yarıda skor 1-1.
İkinci yarıda daha üstün
oynadığımızı söyleyebilirim. Ama
Trabzonspor gibi tecrübeli
takımlara karşı o hataları
yapmayacaksınız.
Guido bir golü atamadı, daha
kötüsü bu oyuncuyu da kaybettik.
Stancu ve Doğa'nın da
eksikliklerini katabiliriz buna.
Çünkü ikisi de bizim için önemli
oyuncular. Uğur'u da oyundan
almak zorunda kaldık. 10.
dakikada çıkmak istedi ama
Özellikle Cardozo, uluslararası
tecrübeye sahip bir golcü. Sizi
hemen cezalandırabiliyor. Sahada
pozitif futbol oynayan iki takım
vardı. Taraftara da güzel futbol
seyrettirdiğimize inanıyoruz.
Trabzonspo’u tekrar tebrik
ediyorum.” diye konuştu. CİHAN
diyerek, şunları söyledi: "Bundan sonra bize
güvenenleri mahcup etmemek için çalışacağız.
Şu anda şampiyon olacağız gibi şeyler söylemek isterim tabiî ki zaman içinde olacak şeyler.
Bunları keskin bir şekilde söylemek doğru
değil. Ancak şunun sözünü verebilirim, başarılı
olmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız.
Sahada kazanmak için futbol adına doğruları
ortaya koymak için takım oluşturmak için
çalışacağız. Sorumluluklarımızın farkındayız.
İnşallah bir sinerjiyi oluşturup hedeflere ulaşmayı amaçlıyoruz. Galatasaray’a gelmem
konusunda bana izin veren ve destek olan
Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım
Demirören ile Türkiye Futbol Direktörü Fatih
Terim’e teşekkür ediyorum."
CİHAN
için fakat oyunun kalitesi ve
sürekliliği ortaya koymamaları için de zamana ihtiyacımız olduğunu ve bu
maçta elimize geçirdiğimiz
bur fırsatı da daha uzun
süre oynama adına kaçırmış
olduğumuzu düşünüyorum.” ‘Kazanmak önemliydi, kazandık’ diyen Yanal,
“Zirveye biraz daha yaklaştık. Bu farkı kapatmak ve
orada kalmak ve sezon
sunana kadar bu mücadelenin orada olacağının
müjdesini bugün takımın
yatığı oyunla almak bizi
oldukça mutlu etti e umutlandırdı.” şeklinde konuştu.
Yanal, göreve gelmesinin
ardından kısa sürede
takımda görülen toparlanmanın, oyuncuların
içerisinde bulunduğu
psikolojik durumu düzeltmelerinin etkili olduğunu
kaydetti. Ligde artan hakem
hatalarıyla ilgili bir soru üzerine de başarılı teknik
adam, kendisinin ve oyuncularının işinin saha
içerisinde olduğunu ve saha
içerisinde kalmak için
gayret edeceklerini ifade
etti. Yanal, en son konuşacakların şeyin hakemlerle
ve yönetenlerle olan kısım
olduğunu dile getirdi.
CİHAN
onom
Lezzet yolculuğunda zirve PALİVOR ÇİFTLİĞİ ve ürünleri
HERKES iÇiN LEZZET VE GASTRONOMİ
Gourmet Chef
Haldun Z. Tüzel
Türkiye Lezzet Hareketi tarafından LEZZETSEVERLER için hazırlanmıştır
GKM
İSTANBUL
GASTRO
KÜLTÜR
MERKEZi
Yönetiminde Halkımızın Hizmetinde...
Levent Metro istasyonu üstü ÇARŞI PAZAR AVM içinde
www.gastrokulturmerkezi.com
Lezzet yolculuğunda zirve PALİVOR ÇİFTLİĞİ ve ürünleri
Hakkı KORKMAZ
2011 Avrupa Gayrımenkul Ödüllerinde “Avrupa’nın en iyi projesi” ödülü kazanan bu eşsiz çiftlikte, Saanen keçisi
süt ve damızlık üretim merkezi, tavşanlar ve kümes hayvanları ile binlerce meyve, sebze ve ceviz fidanı bulunuyor.
[email protected]
Ç
özlerinizi kapatın ve derin bir
nefes alın .. Kalbininizin sizi
başka hiçbir yere benzemeyen bir yere götürmesini izin
verin… Istranca Dağları ve
muhteşem bir çiftlik. Palivor
Çiftliği 140 dönüm arazide tarım
ve hayvancılık faaliyetlerinde bulunan sağlıklı yaşama ve doğal üretime adanmış bir çiftlik. Trakya’da,
Kırklareli'nin Demirköy İlçesinde, Bulgaristan sınırına yakın, Karadeniz’in
göz alıcı plajlarının bulunduğu
İğneada’ya 11 kilometre mesafede.
1700-1800’lü yıllarda Istranca ormanlarının içerisinde kurulmuş bağlarla
bezeli, hayvan yetiştirilen, yetenekli
çiftçilerin yaşadığı çiftliklerden biri
olan Palivor Çiftliği bundan tam 300
yıl önce kurulmuş, 2011 yılında ise
yeni sahipleri tarafından yeniden
faaliyetegeçirilmiş.
G
Istanbul Nişantaşı’da uzun
yıllar, mimarlık ve inşaat yapan
Oral mimarlık fi rmasının sahipleri
Emre Oral ve Kerem Oral kardeşler
çocukluk hayallerinin gerçeğe
dönüştürdüleri gelecek nesillere
bırakabilecekleri bir çiftik yaratmışlar.2011 Avrupa Gayrımenkul
Ödüllerinde “Avrupa’nın en iyi projesi”
ödülü kazanan bu eşsiz çiftlikte, Saanen keçisi süt ve damızlık üretim
merkezi, tavşanlar ve kümes hayvanları ile binlerce meyve, sebze ve ceviz fi
danı bulunuyor. Büyük uğraşlardan
sonra, bu sene organik tarım sertifi
kası alarak, Kırklareli ilinde ilk organik tarım uygulamaları yapacak çiftlik olmayı hedefl iyorlar. Çiftlik gıda
işine, önce Demirköy’de meşe ormanlarından çıkarılan, “Meşe Balı” ndan
başlamış. Palivor Çiftliği 2012 yılında
bölgede üretilen balın nerede ise
tamamını alarak macrocenter’larda
satışa başlamış. Aynı yıl, çiftliğe
hayvancılık yatırımı yapılarak Saanen
keçileri ile keçi sütü üretimine
başlamışlar. Palivor’daki damızlık
Saanen keçisi üretim merkezi
bölgenin ilk
modern süt
keçiciliği
işletmesi
olarak kurulmuş.
alısma hayatında is
kazaları ve meslek
hastalıkları çalısma ortamında yasanan risklerden en
önemlileridir. Bu sebeple is
saglıgı ve is güvenligi
ekonomik, sosyal ve teknik nedenlerle gittikçe önem kazanmakta ve daha çok ilgi çeken bir
konu haline gelmektedir. Is
kazaları ve meslek hastalıklarının; devlet, isçi ve isveren
bakımından pek çok olumsuz
etkisinin bulunması konunun
titizlikle incelenmesinizorunlu
kılmaktadır.
Anne
sütüne en yakın
olması ve
ülkemizde
son yıllarda
giderek büyüyen
talebi sebebiyle
keçi sütü ürettiklerini belirten Emre Oral, ürettikleri
keçi sütünü Trakya’daki mandıralarda,
keçi yoğurdu, taze keçi kaşar
peyniri, ve keçi beyaz peyniri yaptırdıklarını ifade ediyor.
Öte yandan,Trakya’ya özgü “Trakya
eski kaşar” konusunda ise, Trakya’nın
en iyi ustaları ile çalışıp, sihirli bir eski
kaşar sunuyorlar. Et ürünlerinde ise,
Palivor Çiftliği, önce Kırklareli’ne
has “kasap sucuğu” ve pek bilinmeyen
“keçi sucuğu” ile başlamış, bugun
tüm fume etleri, boşnak eti diye bilenen kuru etleri, kavurmaları, endine
has lezzetleri ile uzman üreticilerle
ürettirip, nitelikli ulusal marketlerde
satıyorlar. Yıllar önce, sofralarımızdan
eksik olmayan, yerli hardalımızı,
yeniden yaratmışlar. Unlu mamullerde
Kırklarelinde başarılı bir bayan girişimci ile, sebzeli makarna yapıyorlar.
Ama bu aralar çiftlikte büyük bir telaş
var, 60 dönüm araziyi avrupa’nın
her yerinden taşıdıkları özel sebze ve
meyve tohumlarını ekmişler, temmuz
ayında başlayıp, ekime kadar bu özel
sebze ve meyvelerin hasatlarını
yapmayı bekliyorlar. Kerem Oral bu
konuda çok heyecanlı “50 çeşit domatesi, yan yana yetiştimek ve hepsini
denemek büyük bir heyecan, merakla,
Trakya’da yetişebilen en iyi tür özel domatesi, bulmak ve sürekli üretmek istiyoruz” diyor. Emre Oral, Palivor
Çiftliği'nin hedefi ni “Trakya'nın
doğasından lezzetli ve gurme ürünleri
sağlıklı nesillerin yetişmesi içingüvenle sunmak” şeklinde ifade ederken, Trakya’da özellikle az gelişmiş
bölgelerinde yerel kalkınmanın ancak
gastronomi ve turizme verilecek değer,
ve yatırımlarla gerçekleşebileceğini
düşündüklerini belirtiyor.
KOR ORGANİK YUMURTALARI
Ulusal ve Yerel Marketlerde
İzmir’in Çam Ormanları içinde, çiçek özleriyle beslenen tavukların yarattığı muhteşem
lezzet ve sağlık kaynağı KOR ORGANİK YUMURTALAR Ulusal ve Yerel Marketlerde
Tüm Tüketicilere Tavsiye ve Altın
Adam Ödüllü Kuruluşun
Y.K.Başkanı Dr. İsmail KOR,
Eğe Ünv. Ziraat Fakültesindeki
Akademik birikimini eğerlendirdiği,
İzmir'in 1200 Rakımlı doğa harikası
çam ormanları içinde; Avrupa
Organik Yumurta Üretimi
Standartlarındaki tesisinde
(Tavukların temiz ve doğal ortamda
serbestçe gezinerek beslendiği )
ürettiği ve Ulusal Yerel Market
zincirlerinde pazarladığı
çalışmalarını Ekonomi LEZZET
GAZETESİ'ne anlattı.
T
█ DOĞAL YAŞAMDA ORGANİK
YUMURTANIN ÖNEMİ NEDİR ?
Dünyamızda hızla ilerleyen
teknolojiye paralel yapay ortamda,
yapay gıda ürünlerinin üretimi o
kadar çok gelişti ki artık insanoğlu
"SUN-İ YUMURTA" bile yapabilmektedir. Bir taraftan sunni gıdalar ve
gıda katkı maddeleri hızla çoğalırken, diğer yandan; "DOĞALA" ve
"ORGANİĞE" karşı yine aynı hızda
yönelim başlamıştır. Tabi ki bu
hareket toplumlarda belli bir ekonomik güce ve eğitim durumuna bağlı
olarak değişim göstermektedir. Geniş
halk itlelerine yansıması çok uzun
zaman alacaktır.Organik tarım ve
hayvancılık ülkemizde resmi yönetmeliklerle oluşturulması çok yenidir.
5-6 yıl gibi yeni bir geçmişi vardır,
süreklide değişim halindedir.
Özellikle organik hayvancılık içinde
organik yumurta ve et üretimi daha
da yenidir. işte bu nedenle ORGANİK
YUMURTA nedir, ne değildir, tartışması ve tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi çok önem arz etmektedir.
Bu konuyu 34 yıllıktavukçuluk yapan
bir kişi olarak ilk ağızdan anlatılması
daha doğru olacaktır.
█ ORGANİK YUMURTA ÜRETİMİNİN
OLMAZSA OLMAZLARI NELERDİR?
1.ŞART; Yerde serbest gezinim ve yer
kümeslerindeüretim. Bunun için 1
m2 ye 6 tavuk hesabı ilen fazla 3000
tavuk kapasiteli hayvan refahına
uygun kümes olacak ayrıca bu
kümesin etrafında ki gezinti alanı en
az 12 dönüm olacaktır.
2.ŞART; Organik yem ham
maddelerinden(Org. mısır, org. soya,
vs.) oluşmuş sertifi kalı yemle
besleme ve diğer yemlerde kullanılan
katkı maddele rini kullanmama
(amino asitler, sunni boyalar)
3.ŞART; Geçiş sürecini
tamamlanması.1 yıl kümes
çevresinin dinlenmesi ve herhangi
bir kimyasal kullanılmamasıdır.
4.ŞART; Bağımsız denetleme
kuruluşlarından birisi ile anlaşarak,
müteşebbis sertifi kası çıkartmaktır.
5.ŞART; Üretimde kullanılacak
tavuklar mutlaka dış ortamda
gezmeye elverişli ve dayanaklı bir ırk
olmalıdır. ( BEYAZ TAVUK tercih
edilmez.)
çıkan kirli, ıskarta diye tabir
edilençıkıntı yumurtalardır. Bu
yumurtalar işlem dışı olduklarından
dolayı bunlara kabuk üzerine işletme
kod numarası da basılmamakta
dırlar. Satıcı bu ayıbını bile bile,
tüketiciye satarken "işte bak kabukta
çiftlik numarası yok bu hakiki köy
yumurtası" diyerek, kendini ve
ürününü savunmakta ve tüketiciyi
kandırarak haksız kazanç sağlamak
tadır. Bu duruma bilinçli tüketici
hemen bunu geriye doğru izlenebilir
liği yok diyerek, karşı çıkmalıdır.
█ HER KÖYDE ÜRETİLEN YUMURTA
ORGANİKMİDİR?
Kırsal alanlarda olsun veya gezinen
serbest dolaşan tavukların
yumurtaları eğer ORGANİK YEMLE
beslenmiyorsa o yumurtalar
da kimyasal katkılar veya GDO
kalıntısına rastlaya bilirsiniz. Buda o
ürünün organik olmadığını gösterir.
Organik yönetmeliğinde yer alan tüm
şartlar hem tüketicileri hem de
üreticileri hem de hayvanları
koruyan şartlardır. Bu nedenle
tüketicilerin organik yumurta
satın alırken devamlı olarak etiketli
, ambalajlı markalı ürünleri tercih
etmeleri organik ürünlerin
güvenirliği açısından son derece
önemlidir.
█ ORGANİK YUMURTANIN FİYATI
NEDEN KAFES YUMURTASINA
GÖRE FARKLIDIR ?
3 Nedenden dolayı fi yat farklılığı
ortaya çıkmaktadır.1.NEDEN; Orga
nik yem hammaddeleri dekara
verimleri sunni gübre ve ilaçlama
kullanmadıklarından dolayı düşük
tür. Bu nedenle üretim maliyetinin %
olarak 60/70 ini teşkil eden organik
yem diğer konvansiyonel yemlere
göre daha pahalıdır. Hem de tavuk
gezdiğinden dolayı kafestekine göre
daha fazla yem (135/145gr) emektedir.
Bu değer kafeste (115/120gr)dır. 2.
NEDEN; Kafes koşullarında barın
dırılan tavuklar yılda (kahve renkli
ırklar)=315/320 yumurta, beyaz
ırklarda =325/335 yumurta tavuk
başına üretimde bulundukları halde
yer koşullarına geçince, serbest
dolaşınca sırası ile bu değerler kahve
renklilerden 240/250 adete düşmek
tedir. Zaten beyaz ırklar organikte
tercih edilmezler. O nedenle onların
üretimi bizi burada ilgilendirmiyor.
3.NEDEN; Her yıl bağımsız denet
leme kuruluşlarına ödenen sertifi
kasyon ücretleri. Tüm bu farkları
topladığınızda karşınıza hatırı sayılır
bir maliyet farkı çıkmaktadır. Buda
doğal olarak ürüne yansımaktadır.
Bunu tüketicilerimizin asla pahalı
olarak görmemeleri ve değerlendir
memeleri gerekmektedir. Çünkü bu
ürünün fi yat oluşumu bu şekilde
belirlenmektedir. Bunu bu şekilde
kabul etmek gerekir. Eğer teknoloji
bu kadar hızlı gelişmeseydi veya
ülkemiz Afrika ülkeleri gibi çok
geri kalmış olsaydı ve tavukçuluktaki
ilerlemeleri saat farkı ile transfer
etmeseydik bizde bu maliyetlere
normal konvansiyonel yumurtayı
üretim yapmış olacaktık ki, buda
█ ORGANİK YUMURTA SATIN
ALIRKEN
NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR.?
Organik yumurtayı ülkemizde çıplak
olarak almayınız, çünkü istismara
çok açık bir konudur. Mutlaka paketli
ve etiketli ürün alınız. Alırken önce ;
TARIM VE HAYVANCILIK
BAKANLIĞININ organik logosuna
sonra denetim şirketinin logosuna
sonrada üretim ve son kullanım
tarihlerine bakınız. En sonunda fi
yatına bakınız. Pahalı ürünü organik
hatırına almayınız. Rafta mukayese
yapınız. Düşük fi yatlı olan organik
yumurtaya şüpheli yaklaşınız.
Muadillerinden çok yüksek ve düşük
olanlarını tercih etmeyiniz.
█ PAZARLARDAKİ GÜBRELİ, KİRLİ
YUMURTALAR ORGANİKMİDİR?
Semt pazarlarında satılan sepet
içinde samanla, talaşla süslenen
yumurtaların çoğu; kafeste üretilen
yumurtaların, ayıklama sonucu
Çalısma Hayatında
Yeni Bir Dönem
bize kapalı ekonomilerde normal
gelecekti. Demek ki organik yumurta
üretimindeki maliyet yüksekliğini
pahalı diye görmeyip, bu üretimin
normal fi yatı diye kabullenmemiz
gerekiyor. Sonuç olarak; ORGANİK
YUMURTAYI PAKETLİ VE
KONTROLLU SATIN ALMAMIZ
GEREKMEKTEDİR.
█ YUMURTA SARILARI NASIL
RENKLENDİRİLİR?
Gerek yem fabrikaları ve gerekse
kendi yemini yapan kafeste yumurta
üretimi yapan tavuk çiftlikleri
tüketicilerin arzu ettikleri portakal
kabuğu rengi veya altın sarısı rengini
yakalayabilmek için; yemlere
sentetik boyalar dediğimiz petrol
türevlerinden elde edilen “ beta apo
karoton ester” yani üreticilerin
karanfi lli diye tabir ettiği ama
karanfi lle hiç alakası olmayan
boyayı her ton yeme 3/5 kğ katarak
sağlamaya çalışırlar. Göz zevki
adına yapay renklendiricilerin gerek
yem sanayinde gerek gıda sanayinde
kullanımı ile vücudumuza ne denli
faydalı veya zararlı olduğu konusu
henüz netleşmiş değildir.
AB ülkelerinde yapay boya
maddelerinin kullanımı ya çok aza
indirilmiş veya tamamen
kaldırılmıştır. İşte organik yumurta
üretim yönetmeliği bu konuyu
dikkate alarak, sunni renk vericilerin
kullanımını yasaklamıştır. Biz bu
olayları 1983/1990 döneminde çok
dile getirdik, doğal renk vericilerden
kadife çiçeği ve kırmızıbiber üretimi
yaparak yemlerimize koymaya
başladık. Geçen süreç içinde
hiç kimsenin dikkatini çekmedi,
yapılan şahsi uğraşılardan da öteye
geçmedi. Kadife çiçeğinde “LUTEİN”
ve beraberinde A VİTAMİN in provitamini olan “KAROTEN” bol
miktarda bulunmaktadır. İnsan
sağlığında karoten göz ve görme
yeteneğinde ve bayanların yumurt
lama ve cinsel hormonların
yapımındakoenzim olarak görev
almaktadır. Gerçek Organik Yumurta
olarak KOR Markası altında Ulusal ve
Yerel Marketlerde halkımızla
buluşan, Bizim "Organik
yumurtalarımızın"
çiçek özlü olma hikâyesi bu şekilde
özetlenebilir. www.koryumurta.com)
Türkiye’de is kazalarının boyutları ile ilgili ürkütücü
sayılar söz konusudur ve bunların sadece resmi
makamlara ulasan sayılar oldugu bilinmektedir. 20032007 yılları arasında yapılan arastırmalar Türkiye’ nin
ölümlü is kazalarında Hindistan’ dan sonra ilk sırada
oldugunu gözler önüne seriyor.
Süphesiz ki bu sonuç Türkiye açısından is kazaları ve
meslek hastalıklarının azaltılmasına dönük önlemlerin
bir an önce hayata geçirilmesini kaçınılmaz kılmaktadır. Tamda bu noktada 01.01.2013 tarihinde Çalısma
ve Sosyal Güvenlik Bakanlıgı tarafından 6331 sayılı Is
Saglıgı ve Güvenligi Kanunu yayınlanmıstır. Bu kanun
ile Türkiye ‘ de Is Saglıgı ve Güvenligi konusu ilk defa
müstakil olarak ele alınmıs olunup, kuralcı bir yaklasım yerine önleyici yaklasım esası benimsenmistir.
Önleyici yaklasım anlayısında bulunan Kanun isverenleri en genis sorumluluk yükümüyle sorumlu tutmustur ve busorumlulukların ihlali durumunda isverene
ciddi maddi cezai yaptırımlar yüklenmistir.
Öyle ki bu cezai yaptırımlar asagıda görüldügü üzere
Kanun’ nun ihlal edilen her maddesi için tasarlanmıstır. 6331 sayılı Is Saglıgı ve Güvenligi Kanunu’ nda
kaza ve hastalıklar olustuktan sonra cezalandırmayı ön
planda tutan geleneksel yaklasım terk edilerek, “Önleyici Yaklasım” benimsenmistir.
Bu önleyici yaklasım anlayısının yasam kültürü haline
getirilmesi yolunda karsılasılacak sorunları bertaraf
edebilecek bilgi ve tecrübe birikimine sahip Ortak
Saglık Güvenlik Birimleriyle çalısıyor olmak çok önemlidir. Firma olarak Is Saglıgı ve Güvenligi Kanununa
uyum sürecinizde, sizlere is gücü kayıpları yasatmadan
çözüm ortagınız olacak Ortak Saglık Güvenlik Birimi
seçiminde titiz olunması gerekmektedir.
Çözüm ortagınız sizin için çalısma sartlarınızı iyilestirebilmeli, verimliliginizi artırabilmeli, is güvenligi ve
is barısını saglayabilmeli, insan ve çözüm odaklı, yenilikçi bir anlayısta olmalıdır.
Is kazaları ve meslek hastalıklarının sonuçlarıyla
mücadele etmenin zorlugu ve maliyetikarsısında bu
kaza ve hastalıklar ortaya çıkmadan önlemeyi, kaynagında yok etmeyi hedef alan çagdas standartlarda
bir düzen kurgulayan Kanun çalısma hayatımızda ki
olumlu etkilerini her geçen gün daha fazla gösterecegini umut ediyorum…
Download

buradan