2 Ayda bir yayınlanır
Mart 2014 - Sayı 77
TEMİZLİK VE YABANCI
YATIRIMLAR
TEMİZLİĞİN
AR-GE’Sİ
ISSA YETKİLİLERİ TESHİAD
ÜYELERİYLE BULUŞTU
İŞVERENLER YENİ İŞ GÜVENLİĞİ
YASASINA MESAFELİ
TESİAD BİLGİ ODASI
Kärcher temizlik makineleri
Dünya devi Kärcher yașam alanlarınızda kalıcı
hijyen için fark yaratan temizlik çözümleri sunar.
Tam 78 yıldır.
Müșteri destek hattı: 444 28 50
00
MART 2014
www.karcher.com.tr
MART 2014
01
TESİAD BİLGİ ODASI
E-Plus geçmiş yıllardaki sektör tecrübeleri ile kurulmuş olup şu anda
Türkiye’nin 7 bölgesinde hizmet vermektedir.
E-Plus ‘ın güvenlik hizmetleri markası olan
2 A Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.
yasal olarak alınması gerekli tüm belgeler
alınmış olup ayrıca ISO 9001 KALİTE
SİSTEMLERİ BELGESİ de alınmıştır.
Verilen Hizmetler:
Fabrika ve Üretim Tesisleri Güvenliği
Alış Veriş Merkezi
Güvenliği
Perakende Mağazalar
Güvenliği
Akaryakıt Sektörü Güvenliği
Özel Organizasyon ve Fuar Güvenliği
Eğitim Kurumları
Güvenliği
Site ve Yaşam Alanları
Güvenliği
Otel Güvenliği
02
MART 2014
“artı değer katar...”
Yeniliklere açık dinamik yapısı, uzman kadrosu ve sağlam çözüm ortakları ile
tüm yaşam ve hizmet alanlarında yüksek kalite ile hizmet vermeyi hedeflemekteyiz.
E-Plus ‘ın Tesis Yönetimi hizmetleri markası
olan 2 A Yönetim Hizmetleri Ltd. Şti. tüm
iş, sosyal ve yaşam alanlarının kalitesini
arttırmaya yönelik tüm hizmetleri vermektedir.
Hizmet Verilen Sektörler
Hastane ve Sağlık Tesisleri,
Fabrika ve Endüstriyel
Tesisler,
Verilen Hizmetler:
Periyodik Temizlik
Dış Cephe ve Cam Temizliği
Hastane Temizliği ve Hijyeni
Site ve Yaşam Alanı
Temizliği
İnşaat ve Tadilat Sonrası Temizlik
Alışveriş Merkezleri ve Plazalar,
Site ve Residence
Depo ve Lojistik Tesisler, Mağazalar,
Endüstriyel Temizlik
Kent Temizliği Cumhuriyet Cad. Babil Sok. No:2 Kat:3 Elmadağ - Şişli / İSTANBUL
Tel: +90 212-230 75 71 pbx Faks: +90 212-230 75 72 E-Mail: [email protected]
MART 2014
03
TESİAD BİLGİ ODASI
“artı değer katar...”
PERSONEL BORDROLAMA / PEYZAJ HİZMETLERİ / TEKNİK HİZMETLER
Cumhuriyet Cad. Babil Sok. No:2 Kat:3 Elmadağ - Şişli / İSTANBUL
Tel: +90 212-230 75 71 pbx Faks: +90 212-230 75 72 E-Mail: [email protected]
04
MART 2014
MART 2014
05
TESİAD BİLGİ ODASI
Mükemmelliğe dokunun...
Profesyonel temizlik kağıdı ürünlerinde
hijyenin yeni adı Agron.
06
MART 2014
www.agronkagit.com.tr - www.yigitoglu.com.tr
BAŞKANIN MESAJI
“Temizlik var
oluştan buyana
insanın hayatında
olan bir
ihtiyaç”
Sevgili Hizmet Dergisi okuyucuları ve TESHİAD
üyeleri,
2014 yılının ilk çeyreğinde ülkemiz girdiği seçim
atmosferi ve uluslararası ortam dolayısıyla bütün sektörlerde olduğu gibi sektörümüz açısından da durgun
geçiyor diyebiliriz. Tabi dernek ve sektör olarak yeniliklere ve gelişmelere açık olmamızı en önemli konum
olarak öngörüyorum.
Öncelikle bahsetmek istediğim başlıca konularımız arasında, endüstriyel temizlik ürün ve servisleri
sektörünü bir araya getirecek olan tek kendi kategorisinin lider fuarı olma özelliğine sahip ISSA/Interclean
Fuarı, yerli ve yabancı ziyaretçi hedefi ile yola çıkan
ISSA/Interclean İstanbul Fuarı, sektördeki yenilikleri
görmenin yanı sıra, sektör liderleri ile buluşmak, sektör görüşünü genişletmek, yeni iş yatırım ve bayilik fırsatları yaratmak için önemli bir platform olacak. Fuar
kapsamında ISSA/ TESHIAD işbirliği ile düzenlenecek
konferanslar ile sektördeki son gelişmeleri takip etme
ve öngörü kazanma fırsatını yakalayabiliriz.
Ayrıca sektörümüzün ülkemizi konumu ve kat etiğimiz gelişim itibari ile merkezi üs olarak görmesinin
zamanı geldi. Şimdiye kadar belki istenilen potansiyeli
yakalamamış olabiliriz ama sektörümüzde özellikle
Orta Doğu ülkelerinden hizmet ihraç eden firmalarımız var. Yani var olan potansiyeli bu fuarla fırsata çevirebiliriz. Uluslararası olarak, Avrupa dışından gelecek
olan üyelerin konferansa katılması yaptığımız işin kalitesini artıracağı gibi yeni iş yatırımı, bayilik fırsatları
yaratmak gibi birçok konuda önemli bir platform olacak.
Temizlik var oluştan buyana insanın hayatında
olan bir ihtiyaç. Ülkemizde sektörün yaklaşık 40 yıllık bir geçmişi bulunmakta. Temizlik sektöründe yeni
iş fırsatları doğurduğu gibi, giderek büyüyen sektö-
rümüz beraberinde yeni yönetmelikler, yeni ihtiyaç
doğuyor. Bahsetmek istediğim konulardan birisi de
2013 yılı Temmuz ayında yürürlüğe girdi. Yönetmelik,
gıda üretim ve perakende iş yerlerinde, insani tüketim
amaçlı sularla doğal mineralli suları üreten iş yerlerinde ve insan bedenine temasın söz konusu olduğu
temizlik hizmetlerinin verildiği iş yerlerinde çalışanlara yönelik hijyen eğitimi programların planlanmasını
ve düzenlenmesi Yönetmelik kapsamında bazı esnaf
grubuna ve çalışanlarına 5 Temmuz 2014 yılına kadar
eğitim alınması zorunluluğu getirildi. Yine sektörümüz açısından İşçi sağlığı ve güvenliği konusunda yaşanan problemler, alt işverenlere ait kıdem tazminatı,
kamu ihale kanunu hizmet alımı ihaleleri uygulama
yönetmeliği gibi sektörümüz açısından bir çok işletmemizin dahil olması gereken konular.
İTO ve Çalışma ve Sosyal Bakanlığının tarafından
düzenlenen ve bizimde TESHİAD olarak desteklediğimiz toplantıyı, sektörümüz açısından önemli gelişme
olarak öngörüyorum. Bunun gibi toplantıların işletmelerimize eğitim ve bilgi açısından önemli katkı olarak görüyorum.
Hizmet Dergisi sektörü dizayn ediyor
77. sayımızda okuyucularımız ile tekrar buluşurken, yılardan bu yana sektörümüzün iletişim platformu olarak sektördeki yeni gelişmeleri bulduğumuz
yayın organımız, sektörün yol göstericisi olmaya devam ediyor. Katkı sağlayacak birçok çalışmanın yer aldığı, dolu dolu bir sayı hazırladık. Keyifle okuyacağınız
umuyorum.
TESHİAD Yönetim Kurulu Başkanı
Bülent DOĞRU
MART 2014
07
İÇİNDEKİLER
TESHİAD Adına İmtiyaz Sahibi
Bülent DOĞRU
Yayın Koordinatörü
Abdurrahman Çınar
Avrupa Yakası Temsilcisi
Ruşen Tanrıverdi
Yazı İşleri Müdürü
Zafer Mumcular
Editör
Cengiz Tepebaş
Tasarım ve Uygulama
Ozan Gürel
Yayın Kurulu
Bülent DOĞRU (Başkan)
Zafer MUMCULAR
Mehmet ERSOY
Umut DELİKANLI
Yayın Türü
Yaygın, süreli, 2 ayda bir
Yönetim Yeri
Libadiye Cad. Tahralı Sok. Kavakyeli Plaza
A Blok No:7 D:30 Ataşehir / İSTANBUL
(Soyak Migros Karşısı)
Tel: 0216 291 22 58
Faks: 0216 291 22 59
E-mail: [email protected]
Web: www.teshiad.org.tr
Yapım
Ekonomi Ajans Yayıncılık, Paz.ve Danışmalık Hizmetleri
Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750
Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul
Tel: +90 (0) 216 572 60 69
Faks: +90 (0) 216 576 89 96
Basım: İstanbul Basım Ltd.Şti
Tel: 0212 603 26 21
Hizmet Dergisine Ulaşmak için:
[email protected]
[email protected]
Her hakkı saklıdır. Yayımlanan yazı ve fotoğrafl ar kaynak gösterilerek
özet alıntı olarak kullanılabilir. Basılan ilanların sorumluluğu tamamıyla
ilan sahiplerine aittir. Yazılarla ilgili her türlü hukuki ve etik sorumluluk
yazarlarına aittir.
08
MART 2014
10
12 TEMİZLİK VE YABANCI YATIRIMLAR
Henkel’in 2013 performansına,
14 Türk Henkel’den büyük katkı
ISS Türkiye’den
15 çalışanlarına muhteşem Gala
Şirket evliliklerinde 2013
16 OLDUKÇA durgun geçti
Karcher 79 yıldır
18 kaliteli hizmet sunuyor
Brad Sauer 3M Türkiye’nin
20 iş ortakları ile buluştu
22 TEMİZLİĞİN AR-GE’Sİ
Ecolab üst üste 8. Kez dünyanın en etik
24 şirketleri listesinde yer aldI
“Dünya ülkeleri arasında parmakla gösterilen
26 bir turizm potansiyeline sahibiz”
EDT Expo 2014 Fuarı,300 katılımcı ve
30 50 bin profesyonel ziyaretçi ağırladı
Yerel lezzetlerin
34 yaygınlaşmasında franchIsIng
Yiğitoğlu müşterilerinin
36 ihtiyaçlarını tam karşılıyor
E-Plus kaliteli hizmetiyle
firmaların vazgeçilmezi
38
Sürdürülebilir gelecek
40 için B Planı hazır
ÇAĞIN HASTALIĞI;
42 PATRONKOLİZM
İşçi Sağlığı ve Güvenliği
44 Uygulamaları Yaşanan
Nilco Endüstriyel’den otel
restoranlarıNA hijyen çözümleri
Problemler İTO’da anlatıldı
47
ISSA yetkilileri TESHİAD
48 üyeleriyle buluştu
Belirsiz dönemlerin
50 baş aktörleri; liderler
Sealed Air Dünya Saati
53 Kampanyasına Destek
“ÇOKLU YALNIZLIKLAR”
54
Bu eğitimi almayana
55 para cezası var!
“Girişimciler piyasaya
56 aldanmadan sabırlı olmayı bilmeli”
İşverenler yeni iş güvenliği
58 yasasına mesafeli
TESHİAD ve GHYSD üyeleri
bİR ARAYA GELDİ
60
Korozo, Bu Yıl da İhracatın
61 Yıldızı Oldu!
RSA İstanbul’daki ilk
62 güvenlik zirvesini düzenledi
Vialand AVM’ye
64 tecrübeli yönetici
Buyaka’nın yeni AVM müdürü
65 Leyla Özdemir oldu
Hijyen Akademisi 2009’dan
66 beri sektörün hizmetinde
Tepe Servis Yönetim’in Mesleki
69 Eğitimleri konusunda çözüm
BAHAR TEMİZLİĞİNİZİ DOĞAYA
ZARAR VERMEDEN YAPIN
ortağı; Hijyen Akademisi
71
Geri dönüşüme
72 katkı sağla, yuva yap
ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA
76 İŞ SÖZLEŞMELERİ
ÜYELERİMİZ
78
Üsküdar’da “Bahar
Temizliği Kampanyası” ...
MART 2014
09
AYIN KONUĞU
E-Plus kaliteli hizmetiyle
firmaların vazgeçilmezi
Türkiye genelinde 7 bölgede faaliyet gösteren E-Plus Yönetim ve Güvenlik Hizmetleri,
uzman ve dinamik kadrosuyla kaliteden ve müşteri memnuniyetinden ödün vermiyor.
Ü
lke çapında 7 bölgede faaliyet gösteren E-Plus
Yönetim ve Güvenlik Hizmetleri şirketinin kurucu müdürü Emin Yıldız, kendileri için en önemli
konunun hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyeti olduğunu kaydetti. Yıldız, “Bizim yürüttüğümüz faaliyetlerin kalitesi TSE ve İSO standartları belgeleriyle
belgelenmiş durumdadır. Bu belgelerin dışında bizim
çevre sağlığı ve en son çıkan İş Sağlığı ve Güvenliği
kanunu çerçevesinde tüm belgelere sahibiz” dedi.
Yıldız, “Bizim bünyemizde 1000’in üzerinde temizlik ve güvenlik mesleğinde yetişmiş ve kalifiye bir eleman portföyümüz var. Biz eğitime ve kalifikasyona son
derece önem veren bir firmayız. Çünkü gönderdiğimiz
eleman firmamızı temsil ediyor ve orada karşılaşılan
her hangi bir sorun direk bizim adımıza geçmiş oluyor.
O yüzden portföyümüzdeki çalışanlarımıza düzenli
eğitimler vererek her zaman üst düzey bir hizmet sunmak için çalışmalarımız sürdürüyoruz”. Sunduğumuz
hizmetlerde en uygun maliyeti en efektif çalışma ile
Türkiye genelindeki hizmetlerimizle müşterilerimize
her zaman yakın ve omuz omuza çalışmaktayız.
“2014 yılından sonra sektör gelişecek”
Bizim sektörümüz ülkemizde son 3-5 yıldır oturmaya başladı diyen Yıldız, “2014 yılından sonra bizim
verdiğimiz hizmetler ve sektörümüz daha da oturmuş
olacak. Bu oturumdan kastım, Resmi kurumlarla ilgili 4734 Sayılı Kanun çerçevesinde bir takım kriterler
getirildi. Bir şirketin mali yapısının güçlü olması, bir
şirketin iş bitirmelerini olması, banka mevduatının
istenilen düzeyde olması gerekecek. Bu gereksinimleri sağlayamayan firmalar sıkıntı yaşayacaklardır.
Özel sektör de bir takım kriterler istiyor. Bu durumda
firmaların sizi tercih etmesi içinde bazı noktalarda çıtayı yükseltmeniz bekliyorlar. Bu açıdan baktığımızda,
önümüzdeki dönemde kaliteli hizmet veren firmalar
her zaman ön planda olacaklar”
“Kalite olarak gelişmiş ülkelerden öndeyiz”
Türkiye’deki hizmet sektörünü gelişmiş ülkelerle
10
MART 2014
kıyaslarsak, birkaç sene önce onlar bizden öndeydiler
diyen Yıldız, “Makine ve ekipman konusunda gelişmiş
ülkelerdeki firmalar birkaç yıl önce bizden daha avantajlıydılar. Ancak iş gücü konusunda çalışanlar çok
fazla çalışkan değiller. O yüzden bazı noktalardan sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Bu döneme geldiğimiz zaman
artık bizde de onlardaki gibi hatta bazı noktalardan
onlardan daha iyi ekipmanlara sahibiz. Bir de buna
bizdeki iş gücünün kalitesi ve çalışkanlığı eklenince
rahatça diyebiliriz ki, biz onlardan öndeyiz”. Yurt dışına hizmet verecek duruma geldik. Özelikle orta doğu
ülkelerine hizmet veren firmalarımız mevcut bunun
daha da artacağını düşünüyorum dedi.
Sektörde bir takım sıkıntılar var diyen Emin Yıldız, “Biz mal alıp satmıyoruz. Biz hizmet verdiğimiz
için personelin performansı burada ön plana çıkıyor.
Bizim sektörde en çok zorlandığımız konulardan biri
personelin yeterli oranda çalıştığı zamanın karşılığını
alamamasıdır. Sektördeki rekabet koşulları bunu zorunlu hale getiriyor. Personel yıpranıyor ama yasalar
çerçevesinde baktığımız zaman bu yıpranmanın karşılığını tam olarak alamıyor. Bu yeni yapılan düzenlemeyle umarım bu eksiklikte giderilmiş olacak” eksik
ya da kayıt dışı personel kullanımı gibi sorunlar sektörün ileri adım atmasından ziyade sektördeki var olan
sorunları daha da çoğaltacaktır.
“Hizmet kalitesi ve maliyetlerini
düşürebilmek için tüm yeniliklere açık olmalıyız”
Emin Yıldız; Yoğun rekabet ortamının sürdüğü,
işletmelerin farklılaştırma çabalarının dahi zaman
geçmeden rakipler tarafından da uygulandığı sektörümüzde piyasasında, en ufak farklı bir çabanın bile
işletmeye katkısı oldukça önemlidir. Bu noktada işletmelerin, diğer işletmelerden farklılaşmak için tedarik konusunda, projelerde ihtiyaç duyulan deterjan,
kağıt ve diğer sarf malzemelerin tüketiminin doğru
planlanamaması sonucu ihtiyacın üstünde stok satın
alınması ve depolanması için fazladan harcanan para
ve fazladan işgal edilen alanları çok az kar verdiği
E-Plus Yönetim ve
Güvenlik Hizmetleri
şirketinin kurucu
müdürü Emin Yıldız,
“Sektörün sorunlarını doğru analiz
ederek, sağlıklı bir
tedarik oluşturmak
zorunluluğunu görmezden gelemeyiz;
daha kaliteli hizmet
sunmak için tüm iş
süreçlerinin fayda ve
maliyetlerini çok iyi
analiz etmek, bu süreçlerin maliyetlerini
düşürebilmek için
tüm yeniliklere açık
olması gerekmektedir” dedi.
hizmetten gider olarak görmesi gerekir. Sektörün sorunlarını doğru analiz ederek, sağlıklı bir tedarik oluşturmak zorunluluğunu görmezden gelemeyiz; daha
kaliteli hizmet sunmak için tüm iş süreçlerinin fayda
ve maliyetlerini çok iyi analiz etmek, bu süreçlerin
maliyetlerini düşürebilmek için tüm yeniliklere açık
olması gerekmektedir. Temizlik firması; müşterisine
sunduğu asıl ürünü olan temizlik ve hijyen konusunda
gerekli personel, bilgi ve ekipmanların bir araya gelmesiyle kendi hizmetini üretir, dedi.
“Bizi arayıp kaç eleman istediklerini söylesinler”
Verdikleri hizmetle firmalara sundukları faydalardan bahseden Yıldız, “Biz firmalara bu hizmetleri
verirken, firmaların bu işler için harcayacağı zamanın kendilerine kalmaları sağlıyoruz. Gönderdiğimiz
kalifiye elemanlarla onların işlerini yaparken, onları
bu çalışanların kendilerine yüklediği iş yükünden ve
herhangi bir kaza sonucu oluşacak tazminattan uzak
tutmuş oluyoruz. Çalışanların sosyal güvenceleri bizde olduğu için de her türlü sorunlarıyla direk biz ilgileniyoruz. Yani firmanın tek yapması gereken şey, bizi
arayıp kaç tane eleman istediğini söylemek. Gerisi biz
onlar için yapıyoruz. Onlarda, bizde, çalışan da kazanıyor.” Türkiye ekonomisine ve istihdam artışına katma
değer üretmeye devam edeceğiz, şeklinde konuştu.
E-Plus ‘un güvenlik ve yönetim hizmetleri markası
olan 2 A’nın, 2010 yılında kurulduğu belirten Yıldız, “2
A Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. yasal olarak alınması gerekli tüm belgeler alındı. Ayrıca ISO 9001 Kalite Sistemleri Belgesi de mevcut” dedi.
E-PLUS’IN SUNDUĞU HİZMETLER
Güvenlik Hizmetleri: Fabrika ve Üretim Tesisleri,
Eğitim Kurumları, Site ve Yaşam Alanları Güvenliği,
Otel Güvenliği, Alış Veriş Merkezi, Perakende Mağazalar Güvenliği Akaryakıt Sektörü, Özel Organizasyon
ve Fuar güvenliği.
Temizlik Hizmetleri: Hastane ve Sağlık, Fabrika
ve Endüstriyel, Alışveriş Merkezleri, Site ve Residence,
Depo ve Lojistik Tesisler, Mağazalara temizlik hizmetleri.
Personel bordrolama: E-Plus, müşterilerinin
kendi bünyelerinde bulundurdukları ilgili birime iş
yükü getiren, ancak şirkete katma değer yaratmayan
bir uygulama olan bordro hazırlanması konusundaki
tüm süreçleri yürütmekte ve müşterilerinin kendi işlerine odaklanma fırsatı sağlamaktadır.
Peyzaj Hizmetleri: E-Plus‘ın Tesis Yönetimi Hizmetleri kapsamında vermiş olduğu hizmetlerden bir
diğeri de Peyzaj Hizmetleri’dir. E-plus deneyimli peyzaj
mimarları ve teknik uygulama kadrosuyla tüm işlemleri gerçekleştirmekte ve uygulama sonrası periyodik bakım programlarımızla da peyzaj alanlarının uzun yıllar
yatırımlarınızı koruyarak ömrünü uzatıyoruz.
Teknik Hizmetleri: E-Plus, ortak tesis ve altyapı
sistemlerinin kullanıldıkları zaman dilimi içerisinde
işletilmesi, bakım ve onarım çalışmalarını gerçekleştirmektedir.
Verilen Hizmetleri: Teknik işletme, Koruyucu bakım, Acil müdahale ve onarım, Enerji yönetimi, Mobil
teknik hizmet birimleri, Teknik taşeron yönetimi, Bilgisayar destekli bakım yönetim sistemi, Teknik satın
almaları yapmakta.
MART 2014
11
KAPAK
TEMİZLİK VE YABANCI YATIRIMLAR
1960’lı yıllarda temizlik sektörü ilk gelişmeye başladığı dönemde şirketler bu üç ürünle
yetiniyordu. Bugünse temizlik şirketleri binlerce dolarlık makineler, dev yatırımlar
ve yüz binlerce kişinin istihdam edildiği entegre şirketlere dönüştü.
Bir Arap sabunu, bir kova ve bir bez…
Tabii bu alanda yatırımcı olmak bu kadar basit değil. Fakat yine de işe başlamak için yeteri kadar cesaret verecek bir konsepti var temizlik sektörünün.
1960’lı yıllarda temizlik sektörü ilk gelişmeye başladığı dönemde şirketler bu üç ürünle yetiniyordu. Bugünse temizlik şirketleri binlerce dolarlık makineler,
dev yatırımlar ve yüz binlerce kişinin istihdam edildiği
entegre şirketlere dönüştü.
Sektördeki yeni trend ise entegre hizmetler. Özellikle akıllı binaların artmasıyla rezidans ve devasa
konut projelerinin, yüzme havuzundan, çevre düzenlemesine, evcil hayvan bakımından, güvenlik ihtiyacına
kadar çok geniş bir yelpazede hizmete ihtiyaç duyması
şirketlerin de yeni alanlara atılmasını sağlıyor.
Diğer taraftan daha küçük çaplı hizmet vermek
isteyenler için de fırsatlar var. Kadınların çalışma hayatına atılmasıyla artık evlerde de temizlik hizmetleri12
MART 2014
nin dışarıdan alınmasına neden oluyor. Dönem dönem
kuş gribi, domuz gribi gibi bazı salgın hastalıkların
gündeme gelmesi de sektörü büyüten etkenler arasında. Pazarın büyüklüğünün 250 milyon dolara ulaştığı tahmin ediliyor.
Yabancıların oldukça etkin olduğu bir diğer sektör, temizlik maddeleri. Pazarın ilk 10 firmasını Unilever, P&G, Reckitt Benckiser, Henkel, Colgate, FHP,
3M, Johnson Wax, Hayat Kimya ve Hes oluşturuyor.
Bunların yabancı olan ilk 4’ünün toplam pazar payı
yüzde 70.
SEKTÖRÜ CAZİP KILAN NEDENLER
r Rezidans ve devasa konut projelerinin çoğalmasıyla sektördeki temizlik şirketlerine ihtiyaç artıyor.
r Kadınların iş hayatına daha fazla atılmaya başlamasıyla evlerde de temizlik işleri için profesyonel
şirketler tercih ediliyor.
r Temizlik sektörü genel temizlikten kuru temizlemeye kadar geniş bir alanı kapsıyor.
r Türkiye’de pazarın büyüme potansiyeli yabancı
firmaların da ilgisini çekiyor. Bu firmalar pazarı bilen
bayilerle çalışmak istiyor.
YATIRIM YOLU
Temizlik sektöründe irili ufaklı pek çok şirket
var. Bunlar genelde bayilik yoluyla büyümeyi tercih
ediyor. Sektörde yatırım miktarı markaya ve mağazanın büyüklüğüne göre 50 bin dolardan başlayıp
100 bin dolara kadar çıkıyor. Kar marjı ise yüzde
70’e kadar çıkıyor. Yatırımın geri dönüşü bir yıla kadar çıkıyor. Buda yabancı yatırımcı için cazip Pazar
haline geliyor Sektör genelinde birçok satın alma
ve birleşme var.
GÜVENLİK
Temizlik ve güvenlik sektörleri bir birinden ayrı
dernek çatıları altında olsalar da sektördeki birçok
firma hizmet verdikleri işletmelere temizlik ve güvenlik hizmetini beraber vermekte.
Güvenlik bazında Şehirleşmenin artması, inşaat
ve gayrimenkul sektörlerindeki patlama güvenlik
sektörünü hızla büyüyor. Bundan sekiz yıl önce 5188
sayılı ‘Özel Güvenlik Hizmetleri’ne dair kanununun
yürürlüğe girmesiyle birlikte yasal bir zemine kavuşan özel güvenlik sektörü, o günden sonra hızlı bir
büyüme sürecine girdi. Özellikle inşaat sektöründeki patlamaya paralel olarak sektör, geçtiğimiz yıl 7
milyar TL’lik büyüklüğe ulaştı. Bunun 1 milyar TL’si
elektronik teknoloji güvenlik sistemlerinden oluşuyor. Önümüzdeki birkaç yılda pazarın 10 milyar liralık bir büyüklüğe ulaşması bekleniyor.
Merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa Özel Güvenlik Şirketleri Birliği’ne göre Türkiye, Avrupa’nın en
büyük özel güvenlik sistemine sahip ülkesi. Bu yıl
yüzde 10 büyüyen sektör beklenen pazarın çift haneli büyüme performansını 2014’te de sürdürmesi
bekleniyor.
SEKTÖRÜ CAZİP KILAN NEDENLER
r Türkiye’de penetrasyon oranları hala çok
düşük. Ev kullanımında yüzde 0.8 ve KOBİ’lerde ise
yüzde 4.8 seviyelerinde seyrediyor.
r AVM’ler, rezidans ve konut projelerinin hızla artması güvenlik sektörünün büyümesinde en
önemli etken durumunda.
r Evlere yönelik güvenlik hizmetinin büyümesinin bir başka nedeni ise özellikle gençlerin tek
başlarına yaşamaya başlaması.
r Evde bakıcı ile yalnız kalan çocuk ve yaşlıların sayısındaki artış da elektronik güvenlik pazarını
hızla büyütüyor.
YATIRIM YOLU
Pazarda irili ufaklı bin 500 civarında şirket olsa
da, sektörü domine eden şirket sayısının iki elin
parmaklarını geçmediğini söyleyebiliriz. Bu şirketler de zaten bayilikle büyümesini sürdürüyor.
MART 2014
13
KAPAK
Henkel’in 2013 performansına,
Türk Henkel’den büyük katkı
T
ürk Henkel Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Alemdar, Henkel’in dünya genelinde ve Türkiye özelinde
gösterdiği başarılı performansa değinerek önemli
bilgiler verdi. Alemdar “Henkel 2013 yılında %3,5 organik büyüme elde etti ve toplam satışları 16 milyar 400
milyon Euro’ya yükseldi. Yükselen pazarlarda organik
büyüme ise %8,3 şeklinde gerçekleşti. Türk Henkel,
elde ettiği çift haneli büyüme ile bu büyümeye en fazla
katkıyı sağlayan ülkelerden biri oldu. 2013 yılında 400
milyon Euro’nun üzerinde satış geliri elde eden Türk
Henkel’in üç iş birimi de bu başarıya katkıda bulundu.
Güçlü ürün inovasyonları da başarı açısından önemli bir
faktör olarak öne çıktı. Türk Henkel’in 2013 yılında elde
ettiği gelirin yaklaşık dörtte biri, son üç yıl içinde piyasa-
ya sunulan ürünlerden oluştu.” dedi.
Türkiye, büyük pazar potansiyeli ile
Henkel’in stratejisinde önemli bir rol oynuyor
Henkel’in Türkiye’yi değerli bir pazar olarak gördüğünü, şirketin Türkiye’de büyümeye ve yatırım yapmaya devam edeceğini ifade eden Hasan Alemdar,
“Bugüne kadar yapılan yatırımlar, bu pazarın potansiyeline olan inancımızı gösteriyor.” şeklinde konuştu.
Henkel, tüm faaliyet ve kararlarında, 2016 yılı için belirlenen global stratejisine göre hareket ediyor. Henkel’in stratejisi ise “sadeleştirilmiş operasyonlar ve
motive bir ekip ile global bir şirket olarak rekabette
üstün bir performans sergilemek” olarak belirlenmiş
bulunuyor. Bu strateji uygulandığında Henkel, 2016 yılı
için belirlediği 10 milyar Euro’su yükselen pazarlarda
olmak üzere toplamda 20 milyar Euro satış ve hisse
başına gelirlerde %10 yıllık büyüme oranı gibi iddialı global mali hedeflere ulaşmayı hedefliyor. Hasan
Alemdar, Türkiye’nin bu hedeflere ulaşmakta önemli
bir rol oynadığını da vurguladı.
Henkel’in en büyük ikinci Çamaşır ve
Ev Bakım fabrikası Türkiye’de
Hasan Alemdar, Henkel’in globalleşme faaliyetleri
kapsamında son yıllarda Türkiye’de yaptığı yatırımları
açıkladı. Alemdar, daha önce Avrupa’dan getirilen Persil Jel’in 2014 başından itibaren Türkiye’de üretilmeye
başlandığını dile getirirken Henkel’in Ankara’da bulunan çamaşır ve ev bakım fabrikasının tüm dünyada
kuruluşun genel merkezi olan Düsseldorf’tan sonra
dünyanın en büyük ikinci çamaşır ve ev bakım fabrikası
olduğunu vurguladı. Persil Jel’in üretimi için fabrikaya
yeni bir üretim hattı eklendiğini söyleyen Hasan Alemdar, “Henkel’in sürdürülebilirlik hedeflerine katkıda
bulunabilmek için Ankara’daki fabrikada sürdürülebilirlik konusunda da yatırımlar yapılıyor. Örneğin; 2014
yılı başında “Tower Heat Recovery” projesi hayata geçti.
Bu proje ile toz deterjan üretiminde kullanılan sıcak
havayı geri dönüşümlü hale getirerek, üretimde kullanıyoruz. Böylece kullanılan enerji miktarı da düşüyor.
Bu sistem ile toz deterjan üretimindeki kurutma prosesinde yaklaşık %10’a yakın doğalgaz tasarrufu sağlanıyor. Bu rakam tüm deterjan fabrikası için ise yaklaşık
%4,5’lik enerji tasarrufu anlamına geliyor.” dedi.
14
MART 2014
KAPAK
ISS Türkiye’den
çalışanlarına muhteşem Gala
Dünyanın lider Tesis Yönetim Hizmetleri şirketlerinden biri olan ISS Türkiye, 8 Mart
Cumartesi günü Bomonti Hilton’da gerçekleştirdiği görkemli gala gecesi ile 2013 yılının
başarılı çalışanlarını ödüllendirdi. Sunuculuğunu Bay J’nin üstlendiği görkemli gecede
ISS Türkiye çalışanları, Kenan Doğulu şarkılarıyla ile tüm yılın yorgunluğunu attı.
K
openhag’da 1901 yılında kurulduğundan bu
yana dünyanın dev lider Tesis Yönetim Hizmetleri şirketinden biri haline gelen ISS, 2006 yılında
Türkiye pazarına girerek sektörde fark yarattı. Çalışan
memnuniyetini en süt seviyede tutan ve bunun için çabalayan ISS Türkiye, 8 Mart 2014 Cumartesi günü Bomonti Hilton’da gerçekleştirdiği gala gecesinde 2013
yılının başarılı isimlerini ve çalışmalarını ödüllendirdi.
Bay J’nin sunuculuğunu üstlendiği gece oldukça keyifli dakikalara sahne oldu.
Açılış konuşmasını yapmak üzere Bay J’nin sahneye davet ettiği ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib, ISS
Türkiye personelinin başarısını övgü dolu sözlerle
taçlandırdı. Sahadaki elemanlardan en tepeye kadar
herkesin emeği ve özverili çalışması sayesinde başa-
rılı bir yılı geride bıraktıklarını dile getiren ISS Türkiye
CEO’su Cavit Habib; “Şirketlerdeki tüm departmanlar,
yani operasyonun yanında, satış muhasebe IK personel satın alma IT finans ve kalite yaptığımız işin bir
ayrılmazı olup, bu departmanların da desteği olmadan herhangi bir başarıyı yakalamamız söz konusu
olamaz” sözleriyle ISS Türkiye’nin bir bütün olarak bu
zamana kadar sergilediği başarılara dikkat çekti.
ISS Türkiye CEO’su Cavit Habib’in açılış konuşmasının ardından başlayan ödül töreni ise heyecanlı ve
eğlenceli dakikalara sahne oldu. Entegre Tesis Yönetimi Hizmetlerinden catering’e güvenlikten CMC Çağrı
Merkezi hizmetlerine kadar ekipler ve çalışmaları ‘Elmas’, ‘Zümrüt’ ve ‘Yakut’ olmak üzere üç kategoride
ödüllendirildiler.
MART 2014
15
KAPAK
Şirket evliliklerinde 2013
OLDUKÇA durgun geçti
Türkiye’deki satın alma ve birleşmelerdeki dokuz ayı değerlendiren Deloitte
Türkiye’nin sonuçlarına göre, değeri açıklanan işlemler 11 milyar dolara ulaşırken,
işlem sayısında belirgin bir azalma yaşandı.
T
ürkiye’de profesyonel hizmetler alanında 27’nci
yılını dolduran Deloitte Türkiye, birleşme ve satın
almalar alanında mevcut durumu değerlendirdi.
Deloitte Türkiye Birleşme ve Satın Alma Hizmetleri Lideri Mehmet Sami’nin yaptığı değerlendirme, 2013’ün
ilk 9 ayında gelinen durumu, son 5 yılın işlem hacimlerini ve bu yıllara ilişkin trendleri ortaya koyuyor.
Global’de 2013’ün ilk 9 ayında
1,7 trilyon dolarlık birleşme ve satın alma
2007 yılında yaklaşık 3,5 trilyon dolarlık işlem değeri
ile zirve yapan birleşme ve satın almalar küresel finans
krizinin etkisiyle büyük bir düşüş trendine girerek, 2009
yılında son 10 yılın en düşük seviyesi olan 1,2 trilyon do16
MART 2014
lar seviyesine geriledi. 2013 yılının ilk 9 ayındaki toplam
işlem değeri ise, bir önceki yılın aynı dönemine göre %2
artış göstererek 1,7 trilyon dolara ulaştı.
Bu dönemde, telekomünikasyon, enerji, gayrimenkul, finansal hizmetler ve üretim işlem yapılan ilk
beş sektör oldu. Toplam işlem değeri sıralamasında
ise önceki yıllarda olduğu gibi ABD, Avrupa ve AsyaPasifik öne çıktı.
Türkiye’de ilk dokuz ayda işlemlerin
toplamı 11 milyar dolar
Türkiye’de her yıl ortalama 15 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen birleşme ve satın alma işlemleri, 2012 yılını 22 milyar dolar işlem değeri ile kapadı.
Hem hacim hem de değer olarak son beş yılın rekorunu elinde tutan 2012 yılında, özellikle büyük çaplı
özelleştirmelerin toplam işlem değerini, ciddi oranda
yükselttiği görüldü.
2013 yılının ilk dokuz ayında ise, geçtiğimiz yılın
aynı dönemine göre işlem sayısında belirgin bir azalma gözlemlendi. 2012 yılının ilk dokuz ayında 198 işlem gerçekleştirilirken; 2013’ün aynı döneminde yalnızca 121 işlem gerçekleştirilerek toplamda açıklanan
11 milyar dolarlık işlem seviyesine ulaşıldı.
Türk şirketlerine en büyük ilgiyi
ABD’li yatırımcılar gösterdi
2007-2012 yıllarını kapsayan beş yıllık dönemde
yatırımcı profili eşit bir dağılım gösterdi. Bu dağılımda yerli yatırıcımlar 554, yabancı yatırımcılar ise 563
birleşme ve satın alma işlemine imza attı. Ancak, her
ne kadar işlem adedi birbirine çok yakın olsa da, yabancı yatırımcıların değer açışından Türk yatırımcılara üstünlük sağladığı görüldü. Üstünlüğü sağlayan bu
yabancı yatırımcılar arasında ise Türk şirketlerine en
çok ilgi gösterenler sırasıyla ABD, Almanya, İngiltere,
Fransa ve Hollanda merkezli oldu.
2013 birleşme ve satın almalarda
adetsel olarak zayıf bir yıl oldu
Her yıl ortalama 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen finansal yatırımcı işlemleri; 2008 yılında 4,9
milyar dolar ile en yüksek seviyesine (Migros’un BC
Partners, Turkven Private Equity ve DeA Capital konsorsiyumu tarafından 3,1 milyar dolar karşılığında
satın alınmasının etkisiyle) erişti. Finansal yatırımcı
ilgisinin son üç yılda istikrarlı bir artış göstermesine
rağmen, 2013 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen
düşük aktivite, 2013 yılının gerçekleşen birleşme ve
satın alma işlemlerinin adetsel anlamda zayıf bir yıl
olacağını gösteriyor. Daha çok satın alma ve birleşmeler ile beslenen uluslararası doğrudan yatırımlar ise,
küresel krizin de etkisiyle ani bir düşüş göstermekle
beraber, henüz 2008 öncesi seviyelerine ulaşamadı.
Önümüzdeki dönemde Asya- Pasifik
ülkelerinin Türkiye’ye ilgisi artacak
2013 yılının ilk 8 ayında – küresel ekonomideki
belirsizlikler ve yakın coğrafyadaki olumsuz gelişmelerin etkisiyle – Türkiye’ye yalnızca 7,5 milyar dolar
uluslararası doğrudan yatırım girişi gerçekleşti. Gelecek dönemde ise yabancı yatırımcıların Türkiye’yi
yakından izlemeye devam edeceği, ancak gerek jeopolitik, gerek global ekonomik konjonktürden ötürü
ilgilerinin yıldan yıla değişim gösterebilecek. Global
sermayenin el değiştirmeye başlamasıyla Asya-Pasifik ülkelerinden Türk şirketlerine olan ilgilinin de önümüzdeki dönemde yoğunlaşması bekleniyor.
Her yıl ortalama 1,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen finansal yatırımcı işlemleri; 2008 yılında
4,9 milyar dolar ile en yüksek seviyesine (Migros’un
BC Partners, Turkven Private Equity ve DeA Capital
konsorsiyumu tarafından 3,1 milyar dolar karşılığında
satın alınmasının etkisiyle) erişti. Finansal yatırımcı
ilgisinin son üç yılda istikrarlı bir artış göstermesine
rağmen, 2013 yılının ilk dokuz ayında gerçekleşen
düşük aktivite, 2013 yılının gerçekleşen birleşme ve
satın alma işlemlerinin adetsel anlamda zayıf bir yıl
olacağını gösteriyor.
MART 2014
17
KAPAK
Karcher
79 yıldır
kaliteli hizmet
sunuyor
Dünya üzerinde 190’ı
aşkın ülkede 40 bin
satış noktasından kullanıcılara hizmet sağlayan, 10 binin üzerinde
çalışanıyla 79 yıldır tüm
dünyada hem profesyonel kullanıcılara hem de
ev kullanıcılarına yenilikçi temizlik çözümleri
sunan Karcher Türkiye
Yönetim Kurulu Üyesi
Mehmet Yalçın ve Bayi
kanalı Türkiye Satış
Müdürü Metin Ağar
KARCHER Türkiye’nin
sektördeki faaliyetlerini
değerlendirdi.
18
MART 2014
beri hem bireysel hem de profesyonel kullanıcılara en
hızlı şekilde ulaşıp, profesyonel kanalda gerek duyulması halinde ücretsiz keşif ve demo çalışmaları yaparak, ihtiyaç duyulan en doğru ürünü tercih etmelerine
yardımcı oluyoruz. Bu anlamda müşteri odaklı yaklaşım bizim temel ilkemiz ve yarattığımız farkındalık da
bu sektöre en büyük katkımız diyebiliriz. Tüm bilgi birikimimizi, uzmanlığımızı ve teknolojimizi müşterimizin
ihtiyaçlarına doğru çözüm bulmak üzere kullanıyoruz.
KARCHER‘ın sektördeki faaliyetlerinden ve sektördeki Pazar payından bahseder misiniz?
Mehmet Yalçın: KARCHER, 1935’den beri temizlik
makine, ekipman ve aksesuarlarının yanı sıra temizlik kimyasal ve deterjanları üretmekte olan, dünya
üzerinde 190’ı aşkın ülkede 40.000 satış noktasıyla
kullanıcılara hizmet sağlayan bir sanayi devidir. Kärcher temizlik makineleri sektöründeki üretim/satış
liderliğini; KARCHER Türkiye olarak Türkiye’de de
devam ettirmekteyiz. Dünya çapında çalışan 400’e
yakın AR-GE personeli, sahadan topladıkları bilgiler
doğrultusunda sektörün ihtiyacına yön veren yeni ve
yaratıcı ürünleri her sene piyasaya sunmaktadır. Özellikle Avrupa ve Amerika pazarında %85‘e varan marka
bilinirliği, her yıl hedeflerin başarıyla gerçekleşmesi
olarak satışlara yansımaktadır. 2013 yılı sonu itibariyle
dünya çapında 2 milyar Euro ciroyu geçmiş bulunuyor.
Uluslararası firma olarak diğer ülkelerde verdiğiniz hizmet ile Türkiye arasındaki farklılıklar nelerdir?
Uluslararası firma olmanın en güzel yanı, dünya çapında aynı standartların uygulanması ve bunun
Kärcher müşterilerine aynı anda yansıtılmasıdır.
Bugün tüm dünyada, sayısı 400’ü geçen ve 14’ü de
Türkiye’de bulunan, ürün teşhir, satış, servis ve danışmanlık anlamında müşterilere her türlü hizmetin
sağlandığı Kärcher Center konsepti, bu devamlılığın
bir göstergesidir. Kärcher müşterisi; bugün Almanya,
İtalya, Kanada veya Güney Afrika’da bir Kärcher Center’a girdiğinde aldığı hizmetin aynısını Türkiye’de de
almaktadır.
Ürün gamı olarak baktığımızda da Kärcher, konfigürasyon uygulanabilir ürün konsepti sayesinde her
ülkenin doğa şartlarından, müşterinin üründen beklentisine kadar bir çok konuyu dikkate alarak, ülkeye ve sektöre özel ürünler geliştirilebilmektedir. Bu
da Kärcher’in müşteri memnuniyetine verdiği önemi
göstermektedir.
2014 hedef ve beklentileriniz nelerdir? ( varsa
yeni proje çalışmalarınız nelerdir? )
Kärcher Türkiye olarak, her yıl min. %30 oranında
gerçekleştirdiğimiz büyüme istikrarımızı, bu yıl da devam ettirmeyi hedefliyoruz. Bugünkü ürün gamımıza
bakıldığında inşaat, konaklama, endüstri, otomotiv,
perakende, tarım, ofis, taşımacılık, restoran, kamu,
sağlık, profesyonel temizlik ve tesis yönetimi gibi birçok hedef grubuna hitap eden makinelerimiz var ve
sektör bazlı çalışmalarımız devam etmektedir.
Önümüzdeki dönem gerek sektörünüz açısından
gerekse hizmet vermekte olduğunuz sektörler açısından ne gibi farklılıklar ön görüyorsunuz?
Manuel temizlik devri artık yerini makinelerle pratik temizliğe bırakıyor. Bu anlamda fark yaratan ve
müşterilerine satış ve satış sonrasında bunu sunabilen
firmalar önümüzdeki 10 yıllık dönemde ayakta kalacak. KARCHER bu anlamda 2020 müşteri odaklı hizmet
stratejisini ön görmüş ve çalışmalarını 2010 yılında
başlatmıştır. Hizmet verdiğimiz sektörler de aynı şekilde gelecek dönemlerde kendilerini yenilemek ve yeni
sistemlerle temizlik yapmak durumunda olacaklar.
Önümüzdeki dönemlerde Türkiye’de aktif olarak
uygulanmaya başlanması planlanan Karcher Filo Takip
Sistemimiz sayesinde firmalar, makineleri nerede, kaç
saat çalışmış, bakım zamanı ne zaman, arızalı mı, arıza
ana firmaya ya da servise bildirildi mi gibi durumlarla
uğraşmadan bunları bir tek bir programla takip edebilecek. Bu ve bunun gibi yeni projelerle her zaman olduğu gibi Karcher, sektöre yön vermeye devam ederek
fark yaratacaktır.
Türkiye’de sektöre katkılarınızdan bahseder
misiniz?
Metin Ağar : Kärcher Türkiye olarak, 1999 yılından
MART 2014
19
KAPAK
Brad Sauer 3M Türkiye’nin
iş ortakları ile buluştu
3M Endüstriyel Ürünler Grubu’dan sorumlu Başkan Yardımcısı Brad Sauer, Grand Tarabya
Oteli’nde düzenlenen yemek davetinde 3M Türkiye’nin iş ortakları ile bir araya geldi.
1
10 yıldır müşterilerinden ilham alarak geliştirdiği
çözümleri ile dünyanın en inovatif şirketleri arasında yer alan 3M’i temsil eden Sauer, iş ortaklarının
gereksinimlerine yönelik, onları daha ileriye taşıyacak
inovatif 3M çözümlerini kendileri ile paylaştı ve yeni çözümlerin geliştirilmesi için fikir alışverişinde bulundu.
Dünyada yüzyılı aşkın süredir yeni fikirler geliştiren ve bu fikirleri dâhiyane ürünlere dönüştüren 3M,
1987’den bu yana Türkiye’de hizmet veriyor. İnovatif
çözümleriyle hayatı iyileştiren pek çok ilke imza atan
3M Türkiye’nin iş ortakları ile buluşmak üzere 3M Endüstriyel Ürünlerden sorumlu Başkan Yardımcısı Brad
Sauer İstanbul’u ziyaret etti.
Şirketin toplam cirosunun üçte birini temsil eden
Endüstriyel Ürünler Grubu, dünyanın en inovatif 3 şirketi arasında bulunan 3M’in inovasyonunda bir güç
merkezi konumunda. 10 milyar dolar eşiğini aşan ilk iş
grubu olan Endüstriyel Ürünler Grubu, aynı zamanda,
şirketin kuruluş temelinden geliyor. Binlerce yenilikçi
ürün ile, inşaattan gemi yapımına kadar geniş bir yelpaze üzerindeki imalatçıların neredeyse tümüne hizmet sağlıyor ve çözümler sunuyor. Brad Sauer ve 3M
Endüstriyel Ürünler Grubu’nun diğer üst düzey yetkilileri, 3M’in küresel vizyonunu ve müşterileri daha ileriye
taşıyacak inovatif 3M çözümlerini paylaşmak amacıy20
MART 2014
la gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Grand Tarabya
Oteli’nde gerçekleştirilen yemek davetinde 3M Türkiye’nin iş ortakları ile buluştu.
Brad Sauer “Değerli iş ortaklarımızla var olan ve
uzun yıllara dayanan işbirliğimiz sayesinde kendimizi
geliştiriyor, inovasyonlarımıza her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Müşteriden ilham alan inovasyon 3M’in
DNA’sını oluşturuyor. Kurulduğu ilk günden bu yana
3M, müşterilerinin bazen farkında bile olmadıkları sorunlarına yönelik çözümler ve yeni ürünler geliştiriyor.
Çoğu zaman en başarılı yeni ürünler karşılanmamış ve
hatta kimi zaman dile getirilmeyen müşteri veya tüketici gereksinimlerinden doğuyor. 3M, müşterilerin en
çok sıkıntı çektiği noktaları anlayıp bölgesel, ulusal ve
küresel ölçekte kurduğu güçlü ilişkilerle rakiplerinin
önüne geçiyor. 3M’in dünyanın dört bir yanında, sadece
müşterilerle inovasyon süreçlerini yürütmeye adanmış
30’u aşkın İnovasyon/Müşteri Teknik Merkezi bulunuyor. Bilim insanları ve araştırmacılarımız davranışları
gözlemliyor, ihtiyaçları belirliyor ve düşüncelerini laboratuvara taşıyor; yeni inovasyonların yolunu açan fikirleri sofistike teknolojiler ile bir araya getiriyor.” şeklinde konuştu.
Sauer, “Geçtiğimiz 10 yılda gösterilen güçlü ekonomik büyüme, genç ve kalifiye işgücü, uzun dönemli yatırımlar ve Ar-Ge planları, Türkiye’yi 3M açısından stratejik öneme sahip bir ülke yapıyor. Yüzyılı aşkın süredir
küresel ölçekte faaliyet gösteren bir kuruluş olarak,
buradaki yatırımımız gelişmekte olan pazarlara yatırım
yapma stratejimizin bir parçasını oluşturuyor. Elde ettiğimiz gelir açısından Türkiye, Orta ve Doğu Avrupa’nın
en büyük ikinci ülkesi. Ayrıca geçtiğimiz sene basınla
da paylaştığımız üzere, Türkiye’de büyük bir yatırıma
imza atıyoruz. 3M içerisinde Super Hub olarak adlandırılan büyük üretim tesislerinden bir tanesinin temelleri Çorlu’da atıldı. Super Hub üretim tesisleri Amerika
dışında sadece 10 adet var ve Türkiye inşaatı devam
eden tesis, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesini kapsayan geniş bir coğrafyadaki üçüncü Super Hub tesisi
olacak.” sözleriyle Türkiye’nin küresel ölçekte 3M için
öncelikli ülkelerden biri olduğunun altını çizdi.
MART 2014
21
KAPAK
TEMİZLİĞİN AR-GE’Sİ
22
MART 2014
Umut Delikanlı
www.ekipmanmarket.com
Elbette 21. Yüzyılın da AR-GE faaliyetleri açısından
insanoğlunun en bereketli dönemi olduğunu da
söylemeden geçmeyelim. Şirket gelirlerinden ayrılan
pay her geçen sene artıyor, bu da gösteriyor ki, bu
konudaki bilinç ve beklentiler de artıyor.
A
raştırma-Geliştirme (AR-GE) faaliyetleri, sürdürülebilir şirket yaklaşımının temel saç ayaklarından birisi. Verimlilik, çevre dostu üretim, inovasyon hepsi AR-GE’nin sonuçları değil mi? Elbette 21.
Yüzyılın da AR-GE faaliyetleri açısından insanoğlunun
en bereketli dönemi olduğunu da söylemeden geçmeyelim. Şirket gelirlerinden ayrılan pay her geçen sene
artıyor, bu da gösteriyor ki, bu konudaki bilinç ve beklentiler de artıyor. ABD’de %4,5, AB’de ve Japonya’da
%4 gibi bir pay here sene AR-GE faaliyetlerine ayrılıyor. Hükümet bütçelerinden şirketlere aktarılan ARGE teşvikleri de cabası tabi. Zaten gelişmiş ülkelerde,
şirketlerin bu konuda ciddi yönlendirme ve destekler
aldığı çok konuşulan bir gerçek. Türkiye’de ise, bu oran
ortalamaya vurursak %1’in epey altında. Demek ki katma değeri yüksek ürünlere yönelmek ve bunun için de
teknoloji geliştirmek ve verimlilik artışı sağlayan geliştirici çalışmalar yapmak ve böylece de yenilikçi ürünler
piyasaya sürerek pazar daralmalarını aşmak gerekiyor.
Temizlik Sektörü AR-GE Faaliyetlerinin Neresinde?
Peki temizlik sektöründe AR-GE açısından durum
nedir? Biliyoruz ki AR-GE bütçeleri daha çok ilaç, otomotiv, bilişim, haberleşme ve enerji gibi daha popüler
ve kısa vadede daha karlı alanlarda yoğunlaşıyor. Temizlik sektöründeki şirketlerde bu oran %1 bile değil.
Neden temizlik konusunda dişe dokunur bir araştırma
ve geliştirme faaliyeti yapılmıyor? Deterjan şirketlerinin ev hanımlarına yönelik bazı çalışmalarını saymazsak, hayatımızda bu kadar geniş yeri olan temizlik,
neden mühendisler ve akademisyenler tarafından ihmal ediliyor? Avrupa’da 4 milyon, Türkiye’de 1 milyon
çalışanın istihdam edildiği endüstriyel ve profesyonel
temizlik faaliyetleri önemsiz mi ki, geliştirmeye değer
bir yan bulamıyor ve bütçe ayırmaktan kaçınıyoruz?
Profesyonel temizlik faaliyetlerini (1)temizlik çalışanları, (2)temizlik kimyasalları ve (3)temizlik makine,
ekipman ve diğer sarf malzemeleri diye üç temel bileşene ayırırsak, sizce bu üç alandan hangisinde nasıl bir
araştırma ve geliştirme faaliyeti yürütülebilir?
Temizlik Sektörü Daha Fazla AR-GE’yi Hakediyor
Ekipman ve deterjan konusunda aklımıza bazı ye-
nilikler şeyler geliyor elbet. Her ne kadar hayatımızı Twitter ya da iPhone kadar değiştirme kudretinde
olmasa da, temizleme etkisi arttırılmış yeni kimyasal
bileşenler ya da emiş gücü yükseltilmiş, ergonomisi
geliştirilmiş temizlik makineleri sektörde verimliliği
arttırıyor, işleri kolaylaştırıyor, bu konudaki ekonomik hacmi büyütüyor. Bu gelişmeleri inkar edemeyiz,
son 20 yılda temizlik üzerine bazı yenilikleri saymak
mümkün. Ancak yine de, toplam gelirlerin %1’inin
AR-GE faaliyetlerine ayrıldığını düşünürsek, genel
ortalamanın altında kaldığını görüyoruz.
Her ne kadar Avrupa ve ABD’de endüstriyel temizlik konusundaki AR-GE faaliyetlerini destekleyen kurum ve kuruluşlar bulunsa da, hayatımızdaki yeri ve
sektörün büyüklüğü ile karşılaştırıldığında temizlik
sektöründe AR-GE’ye ayrılan payın çok mütevazi kaldığını görebiliriz. Üstelik bu destekleme fonları da daha
çok mikrobiyoloji, nano-kimya, hijyen gibi sonuçları bir
çok sektörü etkileyebilecek çalışmalara ayrılıyor.
Peki, temizlik çalışanlarına yönelik AR-GE çalışmaları ne düzeyde kalıyor? Sıfıra yakın diyebiliriz. Yani
insana yatırım neredeyse hiç yok. Eğitim, verimlilik,
organizasyonel gelişim gibi konular ise tamamen
ihmal edilmiş ve gündem dışı kalmış halde. Oysa ki
milyonlarca temizlik çalışanı, daha fazla yatırımı hakketmiyor mu?
Tecrübe ettiğimiz durum, ne yazık ki, bizce olması
gerekenin tam tersi. Sektörde maliyeti düşürmek için
düşük vasıflı çalışan tercih ediliyor. Aynı şekilde maliyeti yükselmesin diye, çalışana yatırım yapılmıyor,
çalışanlar gelişmiyor, verimliliği ve nitelikleri yükselmiyor.
Kendimize sormamız lazım, neden bir vakum makinesini geliştirmeye yönelik AR-GE bütçesinin %1’i
bile çalışanlara ayrılmıyor?
MART 2014
23
KAPAK
Ecolab üst üste 8. Kez dünyanın en
etik şirketleri listesinde yer aldI
Su, hijyen ve enerji teknolojileri ve servislerinde dünya lideri Ecolab, kurumsal etik ve
yönetimde en iyi uygulamaları teşvik eden bağımsız araştırma şirketi Ethisphere Enstitüsü tarafından Dünyanın En Etik Şirketlerinden biri seçildi.
E
colab arka arkaya 8. kez etik liderlik ve kurumsal
davranış üzerine çıtayı yükseltmeye devam eden
kuruluşlara verilen bu ödül ile onurlandırıldı.
Dünyanın En Etik Şirketi ödülü Ecolab’ın uyumluluk,
etik, kurumsal sorumluluk, sürdürülebilirlik ve yönetim alanlarındaki liderliğini onaylamaktadır. Ecolab bu
ödülü ilk veriliş tarihi olan 2007’den beri her yıl almaktadır.
“Ecolab olarak tüm dünyadaki bir milyondan fazla
müşterimizin işlerinde karşılaştıkları zorlukları çözmesine yardım ediyor, bunu yaparken de yüksek etik
standarlarımıza bağlı kalıyoruz.” diyen Ecolab CEO’su
Douglas M. Baker sözlerine “Bu sorumluluğumuz
45.000 çalışanımızdan yenilikçi çözümlerimize ve müşterilerimizle çalışma şeklimize kadar uzanır. İşimizde
doğruluğa olan bağlılığımız şirket performansımızı ve
dünyayı daha temiz, daha güvenli ve daha sağlıklı bir
yer haline getirme amacımızı yönlendirir.” diyerek devam etti.
Ethisphere Enstitüsü CEO’su Timothy Erblich ise
24
MART 2014
konuyla ilgili “Dünyanın En Etik Şirketleri topluluğu
müşterilerin, çalışanların, yatırımcıların ve denetleyici
kurumların güvene çok önem verdiklerine ve etik ile iyi
yönetimin bu güveni kazanmada kilit faktörler olduğuna inanır. Ecolab önde gelen iş uygulamaları ile çalışmayı prensip edinmiş seçkin bir topluluğun üyesidir.
Ecolab’taki herkesi bu olağanüstü başarı için kutluyoruz” dedi.
Ethisphere Enstitüsü değerlendirme sürecinde Ethics Quotient™ adını verdiği bir aracı kullanmaktadır.
Ethics Quotient™ uzun yıllar süren bir çalışma sonucu
geliştirilmiş ve bir firmanın performansını objektif, tutarlı ve standart
bir şekilde değerlendiren bir araçtır.
Toplanan veriler belli temel yetkinliklerle ilgili kriterler hakkında kapsamlı bilgi vermektedir. Ethics Quotient
sistemi ve metodolojisi Ethisphere
Enstitüsünün uzmanlardan oluşan
ağından ve Dünyanın En Etik Şirketleri Danışma Panelinden aldığı uzman
destek ve tavsiyelerle oluşturulmuş,
test edilmiş ve tashih edilmiştir.
Bu metodda beş ana kategoride
puan verilmiştir: Etik ve uyumluluk
programı (% 25), İtibar, liderlik ve yenilikçilik (% 20), Yönetim (% 10), Kurumsal yurttaşlık ve sosyal sorumluluk (% 25) ve Etik kültürü (% 20)
“kurumsal hijyen”
Marin Grubu
Temizlik
Deterjanlar›
Endüstriyel
Temizlik
Deterjanlar›
Endüstriyel
Temizlik Makine
Ve Ekipmanlar›
Endüstriyel G›da
Hijyen Ürünleri
Endüstriyel Temizlik
Ekipman Aksesuar
ve Yedekleri
al
ide da
n
i
ç
i
run
ller onfo
e
t
O lik k
siz
e
s s
YEN‹‹
S 20 Öko Power
Endüstriyel
Temizlik Ka¤›tlar›
Otomatik
Dozajlama ve
Köpük Sistemleri
Teknik Servis
&
E¤itim
Endüstriyel temizlik ve hijyenin tüm detaylar›nda…
Saruhan ‹ç ve D›fl Tic. A.fi. ‹stanbul (212) 698 07 77 (Pbx)
MART 2014
www.nilco.com.tr
25
fi‹RKETLER GRUBU
HAVUZ HİJYENİ
“Dünya ülkeleri arasında
parmakla gösterilen bir turizm
potansiyeline sahibiz”
Dünya çapında büyük önem arz eden hijyen konusunda, küresel liderliği üstlenen Sealed
Air Türkiye Kanal Yönetimi İş Geliştirme Müdürü Fatih Pullu, Havuz sektöründe su hijyeni
bilinci ve Teshiad ve Promak işbirliği ile yürütülen Havuz Operatörlerine yönelik çalışması hakkında değerlendirmelerde bulundu.
1
975 İstanbul doğumlu, Yükseköğrenimini Yıldız Teknik
Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nde tamamlayan Fatih Pullu, 1997 yılında başlayan
profesyonel iş hayatı, 2000 yılı
itibariyle Diversey firmasına katılmasıyla ile devam etti. Diversey firmasında şu anki ismi ile
Sealed Air’de 14 yıldır çalışıyor.
Kanal Yönetimi Departmanı İş Geliştirme Müdürü pozisyonundaki
görevlerinin yanı sıra
havuz ve endüstriyel
su
şartlandırma
kimyasallarının
bulunduğu
markaları
DIVERGARD’ın Türkiye operasyonundan da sorumlu.
Fatih Pullu: firmamızdan bahsedecek olursam;
Dünya çapında büyük önem arz eden hijyen konusunda, küresel liderliği üstlenen Sealed Air, daha iyi
hissettiren, tat veren ve daha iyi işleyen bir dünya yaratmak amacıyla hizmet verdiği sektörleri yeniden
hayal ediyor ve tasarlıyor. Gıda Güvenliği ve Koruma,
Koruyucu Ambalajlama ve Diversey gibi oldukça tanınmış markalarıyla dünya standardında çözümler
geliştirerek “daha iyi bir yaşam tarzı” yaratıyor.
Bu kapsamda Sealed Air’in iş birimi Diversey ise
ev dışı tüketim alanında profesyonel temizlik ve hijyen sistemleri konusunda; mutfak hijyeni, çamaşır
hijyeni, kişisel hijyen, yer bakımı ürünleri, makine ve
sistemleri, kağıt ürünleri üzerine etkin, yenilikçi ve
ekonomik çözümler sunuyor. Bunun yanında ilaçlama ve dozaj sistemi, temizlik gereçleri, buklet, havuz suyu şartlandırma ve su ıslahı, çevre danışmanlığı ve gıda güvenliği üzerine de profesyonel hijyen
çözümleri sağlıyor. Sealed Air’in iş birimi Diversey,
Türkiye’de profesyonel hijyen çözümlerini, Suma ile
mutfak hijyeni, Clax ile çamaşır hijyeni, Good Sense ile koku kontrolü, TASKI ile bina bakımı ürün ve
pazar lideri endüstriyel zemin temizlik makineleri,
SoftCare ile kişisel hijyen, Solare, Manana ve Belleza ile kağıt ürün gruplarında sunuyor.
Sizce ülkemizde havuz suyu hijyeninin önemi
biliniyor mu?
Ülkemizdeki havuz sayısı ve dolayısıyla toplam
havuz suyu hacmi her geçen gün artıyor. Türk turizminden yola çıkacak olursak, dünya ülkeleri arasında parmakla gösterilen bir turizm potansiyeline
26
MART 2014
sahibiz. Bu da turizm sektörünü
besleyen tüm sektörlerin bu durumdan faydalanmasını sağlıyor
ki; turizm sektörüne yapılan yatırımların çeşitlenmesi ile tesislerin sayısında da ciddi bir artış
yaşandı. İnşaat sektöründeki
gelişmeler ışığı ile yapılan toplu
konutlar, siteler ve sosyal yaşam
alanlarının artışına paralel olarak birçok yeni havuz inşa ediliyor. Biz Sealed Air’in iş birimi Diversey olarak Türkiye’de oteller,
siteler alışveriş merkezleri, spor
kompleksleri, askeri sosyal tesisleri başta olmak üzere birçok
işletmenin havuz suyunun hijyen
sorumluluğunu üstleniyor ve Türkiye’de hijyen standartlarının çıtasını yükseltiyoruz. Sektörün kalbinde
olup, yapılan işi yakından takip ettiğinizde görüyorsunuz ki bundan 5 yıl öncesine dek havuz suyu hijyenini önemli bulmayan işletmeler bilinçleniyor ve
Sağlık Bakanlığı’nın genelgelerinde belirtilen havuz
suyu standartlarına uyarak hijyen standartlarını en
üst seviyede tutuyorlar.
Havuz sektöründe su hijyeni bilinci nasıl yükseltilebilir?
Son 5 yıla kadar havuz suyunun şartlandırılmasının gerekliliği ve şartlandırma koşulları hakkında
çok az sayıda kişi bilgi sahibiydi. Fakat toplumun
hijyen bilinci seviyesindeki artış ve Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda yayınladığı genelgeler farkındalığı artırdı. Aslında bu konuda en kilit nokta uygulayıcıların doğru ve yeterli seviyede bilgiler ışığı ile
eğitilerek görevlerini yapmalarını sağlayabilmek.
Sağlık Bakanlığı’nın 6 Mart 2011 tarihli 27866 sayılı
genelgesinde havuz suyu operatörünün tanımı yapıldı. Havuz operatörü yüzme havuzlarında kullanılan suyu kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik yönden
kullanıma hazırlayan ve bu konuda eğitim almış kişi
olarak belirtildi. İnsan vücudu ile direk temasta olan
havuz suyunun doğru şartlandırılması, insanların
havuz kaynaklı hastalıklara yakalanmasını engeller.
Bu sorumluluk seviyesine sahip mesleği icra edecek
arkadaşlarımızın görev tanımlarının doğru belirlenmesi ve mesleki yeterlilik seviyesine ulaştıracak
eğitimlerin profesyonel kişilerce verilmesinin sağlanması gerekiyor.
Havuz operatörünün yetkinlik ve sorumluluklarının belirlenmesi konusunda nasıl bir yol izlenmelidir?
Bu konuda bilgi ve birikime sahip kuruluşlara ve
bireylere büyük sorumluluk düşüyor. Havuz opera-
törlüğü eğitimi veren merkezler olan Halk Eğitim
Müdürlükleri ve Türkiye İş Kurumu’nun (İŞKUR) bu
konuda gönüllü destek verecek uzman eğitimcilere
ihtiyacı var. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen meslek yetkinliklerinin gelişen sürece ve ihtiyaçlara hizmet edecek şekilde geliştirilmesi de
kaçınılmaz.
Teshiad ve Promak işbirliği ile yürütülen Havuz
Operatörlerine yönelik çalışma hakkındaki görüşleriniz nedir?
Öncelikle sosyal sorumluluk anlayışıyla bu çalışmanın başlamasını sebep olan Promak’a ve sektöre
olan katkılarından dolayı Teshiad’a teşekkür etmek
istiyorum. Sektöre değer katan bu çalışma içinde
Sealed Air’in iş birimi Diversey’i temsil etmekten
firmam ve kendi adıma büyük gurur duyduğumu
belirtmek isterim. Alanya Ticaret Odası’nda ilki
gerçekleştirilen iki günlük çalıştay sonrasında yetkinlikleri yüksek bir havuz operatörünün görevleri,
firmaların ve uygulayıcıların katılımıyla belirlendi.
Sosyal sorumluluk kapsamında yapılan bu çalışmaların sektörün gelişimini de katkı sağlayacağını
düşünüyorum.
2013 yılını değerlendirmenizi ve 2014 yılı hedeflerinizi anlatır mısınız?
2013 yılı Sealed Air’in iş birimi Diversey için başarılı geçen bir sene oldu ve ilgili sektörlerimizdeki
iş ortaklarımıza sunmak istediğimiz hizmet kalitesini sağlamış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.
Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi 2014 yılında da birçok
yeni çalışmaya imza atacağız. Bu kapsamda; ürün
ve hizmetlerimizi geliştirerek liderliğimizi korumak,
sosyal sorumluluk projeleri içerisinde yer alarak
sektörel gelişime destek vermek ve sürdürülebilir
projelerle yaşadığımız dünyayı da korumayı hedefliyoruz.
MART 2014
27
TESİAD BİLGİ ODASI
28
MART 2014
DOĞUŞ TEMİZLİK MAKİNA & KİMYA LTD.
İkitelli OSB Eski Turgut Özal Cad. No: 29/2 Başakşehir İst.
Tel.: +90 212 444 0 764
[email protected]
MART 2014
29
SATIŞ I SERVİS I YEDEK PARÇA I 2.EL MAKİNA
I MAKİNA KİRALAMA
www.dogustemizlik.com.tr www.hako.com.tr
FUAR
EDT Expo 2014 Fuarı,300 katılımcı ve
50 bin profesyonel ziyaretçi ağırladı
Ev Dışı Tüketim Sektörü’ne(EDT) yönelik olarak ilki geçen yıl düzenlenen Ev Dışı Tüketim – Gıda Ürünleri, Sarf Malzemeleri, Ekipmanları Üreticileri & Tedarikçileri Fuarı EDT
Expo’nun ikincisi, 27-30 Mart 2014 tarihleri arasında CNR Expo Yeşilköy’de gerçekleştirildi. 45 bin m2 alanda gerçekleşen EDT Expo 2014 Fuarı, bu yıl, 300 katılımcı ve 50 bin
profesyonel ziyaretçi ağırladı.
E
DT sektörüne bambaşka bir bakış açısı getirmek
ve sektör bilincini artırmak amacıyla sektörün
güçlü oyuncularını çatısı altında toplayan Ev Dışı
Tüketim Tedarikçileri Derneği (ETÜDER) ile CNR Holding kuruluşu Sine Fuarcılık iş birliğinde düzenlenen
EDT Expo 2014 Fuarı’na, İstanbul İhracatçılar Birliği
de (İİB) destek verdi. Fuar, sektör profesyonellerinin
kıyasıya yarışacağı yarışmalar, sektöre ışık tutan paneller, katılımcıların stantlarında gerçekleşecek sürpriz aktiviteler ile oldukça hareketli geçti.
Sektöre hitap eden farklı etkinlik ve yarışmalar ile
renklenecek olan fuarda Gökmen Sözen Organizasyon Hizmetleri tarafından 3 yarışma gerçekleştirildi.
Öztiryakiler Endüstriyel Mutfak sponsorluğunda ger-
30
MART 2014
çekleştirilen Osmanlı Mutfağı Yarışması’nın beşincisinin yanı sıra pastacılığa gönül verenlere özel Gastrobosphorus Pastacılık, Çikolata ve Unlu Mamuller
Yarışması’nda Türkiye’nin en seçkin 10 otel, restoran
ve pastanenin mutfak ekipleri, 10 kurumsal takım halinde yarıştık.
Fuar kapsamında 29 Mart’ta düzenlenen Osmanlı Mutfağı Yarışması’nda Türkiye’nin en seçkin otel ve
restoran şefleri, tarihi yemeklere yeni yorumlar katarak birbirinden değişik lezzetlere imza atacaklar. Türkiye’den gurmeler ve yemek tarihçilerinin yer alacağı
8 kişilik jürinin başkanlığını, Türk mutfağının duayeni
Vedat Başaran yapacak.
Gastrobosphorus Patisserie Yarışması’nda, pasta,
çikolata ve unlu mamuller kategorilerinde canlı performanslar sergilendi. Pasta kategorisinde şeflerin
özel tasarım pastaları, başkanlığını pastacıların duayeni Niyazi Çapraz’ın yaptığı, Türkiye’den seçkin isimlerin yer alacağı 13 kişiden oluşacak jüri tarafından
değerlendirilecek. Ayrıca çikolata alanında display
kategorisinde “Dünya Barışı” temalı çikolata heykel
ve “Anadolu’da unutulmaya yüz tutmuş tatlar” pralin
dolgusu hazırlandı. Yarışmaya Intercontinental İstanbul Hotel, Renaissance İstanbul Bosphorus, JW Ankara Marriott, Hilton Bursa, Elite World Hotels, Sheraton Maslak, CVK Park Bosphorus, Hacıbozanoğulları,
Mado ve Pasta Sanatı; Osmanlı Mutfağı Yarışması’na
ise Hilton İstanbul, Conrad Hotel İstanbul, The Marmara Taksim, Pera Palace Hotel, Hidiv Kasrı, Matbah
Restaurant, JW Ankara Marriott, Sheraton Ankara,
Holiday Inn İstanbul City, Intercontinental İstanbul katıldı.
Unilever Food Solutions sponsorluğunda 27
Mart’ta gerçekleştirilen, black box konseptli üçüncü
yarışma ise “Zamanın Ustaları” adını taşıyor. Şefler,
Unilever Food Solutions’ın ‘Zaman Kazandıran Malzemeleri’ ile zamana karşı lezzet yarışı verdi. 10 yarışmacı, 7 jüri ve 10 moderatör şefin ve 10 hostes veya
öğrencinin yer aldığı yarışmada bireysel olarak yarışan 10 kişi, yanında 2 asistan getirebiliyor. Toplamda 3
course olan ve her course’dan 4’er tabak (başlangıç,
ana Yemek, tatlı) yapıldı.
Ürünleri ile restoran, kafe, otel, pideci ve pizzacılara hizmet veren Sultan Et de, ev dışı tüketim grubu
ürünlerini EDT EXPO Fuarı’ndaki 120 m²’lik standında
sektör profesyonellerinin beğenisine dundu.
MART 2014
31
TESİAD BİLGİ ODASI
32
MART 2014
MART 2014
33
MAKALE
Yerel lezzetlerin
yaygınlaşmasında franchIsIng
Recep Ali Aksoylu
[email protected]
G
Kafalarının karışmasına neden olan franchise sisteme
dair paylaştığım detayı da yeri gelmişken kısaca aktarmakta yarar var. Franchising sisteminde alt girişimcinin
(franchisee) kendine uygun konsepti ararken dikkat etmesi
gereken konuların başında ana firmanın (franchisor) esas
işinin ne olduğu gelir. Eğer ana firmanın asıl işi o franchise
konsepti değilse, yanı bir holding yapılanması içerisinde
ki işlerden bir tanesi konumunda ise akıl parası vererek
sistemlerine dahil olan franchisee lerin ilerde yalnız kalmaları, desteklenememeleri, dolayısıyla mağduriyetleri söz
konusu olabilmektedir.
elişmiş ekonomilerde girişimci adayları, yeni
bir iş kurmak için kendilerinden önce o konuda
deneyim yaşamış ve başarılı işletmesini belirli
bir konsept haline getirmiş marka – iş sahiplerinin
şemsiyesi altına girerek yola çıkmak isterler. Çünkü
iyi bilmedikleri bir konuda iş yapmaya kalkışacaklardır. Her yeni işin, yeni fikrin, her yeni dükkanın pazarda farklı nedenlerle benimsenmeme olasılığı daima
vardır. Bu yüzden girişimci adayı denenmiş, örnek
mağazaları ve standart işletim sistemi olan, tüketici nezdinde de talebi mevut bir ürün veya hizmet
konseptini bir bütün olarak uygulamak ister. Burada temel amacı da, olabildiğince başarı garantisi ve
riski azaltmaktır. Bunun bedeli olarak da şemsiyesi
altına girecek oldukları ana marka – işletmeye ilk
aşamada ve /veya sonrasında her ay düzenli olarak
bir “akıl parası” ödenir. Bu sistemin bütününe, doğru
uygulanmışına “FRANCHISING” veya “FRANCHISE”
diyoruz.
Şimdi, salt bir Franchising yazısı yazmak yerine
son dönemlerde popülerleşen Karadeniz mutfağını,
yaşadığım bir anekdottan hareketle ele alarak sistemi de pekiştirmek istiyorum. Öncelikle belirteyim
gurme olmadığımdan yıllar önce PARA Dergisinde İş
–İşletme başlığı altında farklı yeme – içme mekanlarını yazarken olduğu gibi daha çok işletmecilik açısından konuyu değerlendireceğim.
34
MART 2014
AKILLI GİRİŞİMCİ DENENMİŞ BİR İŞİ SATIN ALIR
Bayındır Grubunda beraber yöneticilik yaptığım
sevgili arkadaşım Selçuk Semizoğlu kuzeniyle beraber ziyaretime geldi. Selçuk’un kuzeni Rusya’da deri
ve inşaat konusunda yatırımları olan müteşebbis bir
Samsunlu hemşerimiz. Kriz nedeniyle işler kötüye
gitmeye başlayınca, şirketinin hisselerini, daha da
dibe vurmadan ortaklarına devredip Bodrum’un güzel
bir beldesine yerleşmişler. Artık orada yaşamaya kararlı olduklarından eşi ile beraber yapabilecekleri bir
iş arayışına girmişler. Piyasalardaki daralmanın etkisiyle gıda konusunu benimser ve bulundukları merkezde de Karadeniz Pidecisi eksikliğinin hissedildiğini
fark ederler. Zaten iş fikirleri de genelde tatmin edilemeyen ihtiyaçlardan doğar ya. Burada da Karadenizli,
Karadeniz pidesi yemek istiyor, bulamayınca kendisi
işe soyunmak istiyor.
İstemesine istiyor, hatta Karadeniz mutfağının
temsil edileceği bir mekan açma kararı da alınıyor
ama bu spesifik konuda ne kendisinin, ne de eşinin
herhangi bir deneyimi yoktur. Ama franchising sistemini bildiklerinden bu durumu sorun olarak görmediler. Nasılsa uygun bir franchise konsepti buluruz
diye düşünmüşler. Ama ziyaretime geldiklerinde onlara Sampi’den başka önerebileceğim bir franchise
markası, pideci olmadığı için itiraf edeyim üzülmenin
ötesinde mahcupta oldum. Üstelik Sampi’nin pidesi-
nin Rizeli Bekiroğlu’nun, Huzur’un veya Sürmenelinin
pidesinin yanına yaklaşabilmesi de mümkün değilken.
Çünkü onlar ve belki onlar gibi başarılı olan onlarca
yerel lezzet dükkanımız sistemlerini standartlaştıramamış ve başka yatırımcıların istifadelerine konsept
olarak sunamadıkları için ancak mevcut bulundukları
mahallerde lezzetlerini tadabiliyoruz.
Konuklarıma franchising sistemiyle ilgili bazı evrensel hususları da paylaşınca girişimi erteleyip Bodrum’a döndüler. Sezon öncesi tekrar gelecekler ama
onlara geldiklerinde Karadeniz mutfağı ile ilgili tavsiye edebileceğim bildiğim hala bir franchisor – marka
yok.
FRANCHİSİNG DE ANA FİRMANIN
YAKLAŞIMI ÖNEMLİ
Kafalarının karışmasına neden olan franchise sisteme dair paylaştığım detayı da yeri gelmişken kısaca
aktarmakta yarar var. Franchising sisteminde alt girişimcinin (franchisee) kendine uygun konsepti ararken
dikkat etmesi gereken konuların başında ana firmanın (franchisor) esas işinin ne olduğu gelir. Eğer ana
firmanın asıl işi o franchise konsepti değilse, yanı bir
holding yapılanması içerisinde ki işlerden bir tanesi
konumunda ise akıl parası vererek sistemlerine dahil
olan franchisee lerin ilerde yalnız kalmaları, desteklenememeleri, dolayısıyla mağduriyetleri söz konusu
olabilmektedir. Eğitimlerde ve danışanlara bu konuda
verdiğimiz en temel örnek, Mc Donalds’in dünya genelinde tek işinin hamburger işletmelerinin olduğudur.
KARADENİZİN LEZZET DURAKLARI
İDRİS USTANIN TAŞ FIRINI GİBİ
Gelelim başarılı örnekleri olmasına karşın zincirleşme konusunda gelişememiş Karadeniz mutfağına… En bilinenleri Muhlama, Dövme Karalahana
Çorbası, Yaprak Dolma, Pide, Sütlaç, Laz Böreği ve
ille de Kuru Fasulye. Aslında “Kuru fasulye – pilav”
genel olarakda milli yemeğimiz. Hatta işyerlerinde
pazartesilerin vaz geçilmezi. Ama Karadeniz mutfağının kuru fasulyesi farklı, İspir menşeli şeker fasulyeden yapılıyor. Lokum lezzetinde, hatta tabiri caizse
helva gibi ağızda dağılanı. Tereyağının nefis kokusunu ve sapsarı rengini hissettiğiniz, sindire sindire kaşıkladığınız cinsi…
Son yıllarda İstanbul’un nerdeyse tüm semtlerinde ”meşhur kuru fasulyeci“ adı altında açılan dükkanları görüyoruz. Eskiden sadece Hüsrev vardı ve
Çayeli usulü İspir Kuru Fasulyesi onların sayesinde
popüler olmuştu. Arnavutköy’de ki Pafuli yıllarca
hamsi, hamsili ve diğer yöresel ürünlerle yıllarca İstanbullulara hizmet verdi. Ümraniye Tepe Üstü mevkiinde çok sayıda dükkan Karadeniz pide çeşitleri ile
müşterilerini ağırlıyor. Son yılarda uğrak yerim olan
Libadiye de ki Lobya, Sahrai Cedit Atatürk Caddesindeki Muhtar’s, Kozyatağı’ndaki Sisore, Cerrahpaşa
daki Fasuli, Bağdat Caddesinde Nostoni, Kartal’da,
Yakacık’ta, Çayırbaşı’nda (Anzer Sofrası) ve diğer
semtlerde de elbette güzel dükkanlar mevcut. Karadeniz mutfağı salt kuru fasulyeden oluşmadığı
içinde; kuru fasulyeci müşterisine pide, muhlamada
yapabiliyor. Tersine pidecide de diğer Karadeniz lezzetlerini bulabiliyorsunuz.
Ama dedim ya bunların her biri bağımsız birer
dükkan şeklinde ve standartları oluşturulamamış
olduklarından farklı semt veya merkezlerde yeni girişimciler tarafından şube olarak açılabilmeleri, dolayısıyla zincir haline gelebilmeleri mümkün olamıyor.
İstanbul’da uzun yıllar faaliyetlerini sürdürenlerin
(deneyenleri dışarda tutuyorum) işletmelerini yeni girişimcilerin istifadesine sunmaya uygun tarzda standartlaştırmadıkları gibi Rize’deki kökleşmiş markalarımızda yerelde çok başarılı olmuş işletmelerinden
Türkiye geneline yayılabilecek başarılı ve de yüksek
kar elde edebilecekleri franchise konseptleri oluşturamadılar.
YEREL LEZZETLER
FRANCHİSİNGLE YAYGINLAŞABİLİR
Bu nedenle başarılı örnek lezzet noktalar olsa
bile bir Rize’nin, Doğu Karadeniz’in mutfak kültürünü İstanbul’da temsil edecek, yaşatacak ve de talebi
karşılayacak kadar işletme olduğunu düşünemiyorum. Rize’de yediğimiz lezzet ve kalitede odun ateşinde pişirilmiş parça etli döneri, pideyi, fasulyeyi,
pilavı, köfteyi, kuzu haşlamayı, süzme mercimeği,
turşuyu, sütlacı, tel kadayıfı, tavaliyi, saç kavurmayı
bir arada bulabileceğimiz büyük ve nezih mekanlardan vaz geçtim. Ama en başarılı olduğu birkaç yerel
lezzeti baz alarak başarılı lokantacılığını alt girişimciler vasıtasıyla hemen her semtte bu lezzetleri özleyenlere sunabilmek pekala mümkün. Bu sayede
marka – konsept çok daha fazla geniş kitleye hitap
edebilip daha karlı hale gelirken hedef tüketicisi de
daha önceden lezzetini, kıvamını, sağlıklılığını bildiği bir ürüne kolayca kavuşabilmiş olacak. Bunun da
formülü her dükkanda aynı servis kalitesi, aynı çeşit
ve lezzeti sağlayabilmek için öncesinde mevcut işletmeyi standartlaştırmak, eğitim yoluyla başka kişilerinde yürütebileceği bir konsept haline getirmekten
geçiyor.
Zor mu? Değil ama iki nedenle franchise kültürümüz pek gelişememiş durumda. Birincisi, küçük olsun sadece benim olsun, formülümü başkasıyla paylaşmayayım. İkincisi de mevcut güzel ve verimli işimizi
standartlaştırıp bir işletme paketi haline getirip başka
girişimcilerin istifadesine – işletmesine sunabilecek
organizasyon kültürümüz yetersizliği.
MART 2014
35
FUAR
Yiğitoğlu müşterilerinin
ihtiyaçlarını tam karşılıyor
Temizlik ve kimyevi maddeler sektörünün önemli firmalarından Yiğitoğlu, tam müşteri memnuniyeti ve yeni ürün çeşitleriyle bu yıl katılacağı etkilinler ve geniş ürün gamıyla sektörde
adından söze ettireceğe benziyor.
1
956 yılında ticarete adım atan Yiğitoğlu ailesi,
1986’da “kimyevî madde” alanındaki faaliyetlerine başladı. Yiğitoğlu Kimyevi Maddeler Satış Müdürü Aykut Acar, firmanın faaliyetleri ve gelimi hakkında verdiği bilgilerde, “Profesyonel Temizlik Ürün
ve Sistemleri ile Kimyasal Ürün Grupları”ndan oluşan iki temel kategoride sunduğu hizmet ve ürünler,
Yiğitoğlu adını kalite ve güven ile beraber anılır hale
getirdi. İstanbul’da bulunan Merkez’imizin yanı sıra
servis kalitemizi arttırmak amacıyla, Çorlu, Antalya,
İzmir, Mersin ve Bursa da bulunan Bölge Müdürlüklerimiz ve Şubelerimizle hizmet ağımızı genişletiyo-
36
MART 2014
ruz” dedi.
Ürün ve hizmet kalitesini bir bütün olarak ele alıp,
yakaladığımız yükseliş çizgisini ödün vermediğimiz
değerlerden, istikrarlı ve tutarlı yapımızdan beslenerek yükseltiyoruz diyen Aykut Acar, “Kendi bünyemizde yaşattığımız üretken devamlılık, iş yaptığımız
tüm kuruluşlarla ilişkilerimize de daima yansıdı.
Müşteri ihtiyaçlarını gözeten, duyarlılıkla karşılayan,
geniş ürün yelpazesiyle katma değerli çözüm sunan
gelenekleşmiş hizmet anlayışı, kimliğimizi belirleyen
önemli unsurlar arasında yer aldı. Sağladığımız eksiksiz müşteri memnuniyeti ise, gayretlerimize her
aşamada ilham verdi” şeklinde konuştu.
Acar, “Çalışanlarımızın refah ve mutluluğunu
önceleyen yaklaşımımız, saygı ve dostluğun hakim
olduğu insan ilişkileri, sadakatli yol arkadaşlıkları
iç işleyişimizin esaslarını oluşturdu. Beraber yola
çıktığımız arkadaşlarımızın yanı sıra, aramıza yeni
katılan arkadaşlarımız da aynı uyuma eşlik ederek,
enerjilerini büyüyen geleceğimize kattılar. Kurumsal
kültürümüzden, köklerimizden, geleneğimizden hız
alıyoruz. Günden güne genişleyen dinamik varlığımızla, projelerimizle, dinmeyen heyecanımızla, daha
güçlü bir geleceği bugünden hazırlıyoruz” ifadelerini
kullandı.
Aykut Acar, “Ev Dışı Tüketim alanında, kurum ve
kuruluşların ihtiyacı olabilecek tüm temizlik – hijyen
ürün ve sistemlerini ‘’ One Stop Shopping’’ (Tek Elden Tedarik) sistemi ile müşterilerimize en etkili ve
ekonomik şekilde ulaştırıyoruz. Sağladığımız kaliteli
hizmet sayesinde; müşterilerimize sadece malzeme
tedariği değil aynı zamanda ürün alımından önce ve
sonrasında da danışmanlık hizmeti vererek her zaman iş ortaklarımızın en büyük destekçisi olmaya
çalışıyoruz. Sunmuş olduğumuz başlıca ürün ve hizmetlerimiz; Ecolab – Temizlik Ürün ve Sistemleri,
Agron – Temizlik Kağıtları, Wetrok – Profesyonel Temizlik Makineleri, Vileda Professional, Eldy Professional – Çöp Torbaları ve Temizlik Sarf Malzemeleri,
Teknik Servis Hizmetleri olarak sıralayabiliriz” şeklinde konuştu.
Müşterilerimizi, iş ortağımız olarak görüyoruz
ve tüm iş ortaklarımıza temizlik ve hijyen operasyonlarını en rahat şekilde yürütebilmeleri için her
anlamda destek veriyoruz diyen Acar, “Sunmuş
olduğumuz etkili ürün ve kullanıcı eğitimleri sayesinde ürünlerin çok daha verimli kullanılmasına, bu
sayede kullanıcı personelin güvenli ve etkili temizlik yapmasına katkıda bulunuyoruz. Ayrıca doğru ve
etkili ürün kullanımı sayesinde müşterilerimiz çok
ciddi oranda maliyet avantajı elde etmiş oluyorlar”
dedi.
Bu yıl için beklentilerinden söz eden Acar, “Yiğitoğlu ailesi olarak 2014 yılı için başlıca hedefimizin faaliyet gösterdiğimiz Ev Dışı Tüketim – Temizlik
Ürün ve Sistemleri alanındaki lider konumumuzu
devam ettirmek olduğunu söyleyebiliriz. Ayrıca bu
yıl piyasaya sürmüş olduğumuz yenilikçi ve olduk-
ça rekabetçi ürünler sayesinde müşterilerimize çok
çeşitli avantajlar sunarak, pazar payımızı daha da
arttırmayı hedeflemekteyiz. Bu hedefimiz doğrultusunda müşterilerimiz ile ilişkilerimizi güçlendirmek,
yeni ürün ve hizmetlerimizin avantajlarından haberdar etmek adına katılmış olduğumuz EDT Expo
2014 fuarında 4. Hall B-04 No’lu standımıza tüm iş
ortaklarımızı bekleriz. Ayrıca; bu yılın ortalarında
faaliyete geçireceğimiz ve şu anda yoğun bir şekilde
inşası devam etmekte olan lojistik merkezi projemiz
ile de sevkiyat hızımızı arttırmayı hedeflemekteyiz.
Yiğitoğlu olarak bu yeni yatırımımızla müşterilerimize çok daha kaliteli ve etkili lojistik hizmeti vermeyi amaçlamaktayız. Ülke büyüme oranlarının çok
üzerinde büyüme oranlarına sahip olan sektörümüzün 2014 yılında da yine yüksek oranda büyümesini
devam ettireceğini öngörüyoruz. Bu dinamik sektöre ayak uydurabilmek için durmadan çalışmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
MART 2014
37
HİJYEN ÇÖZÜMLERİ
Nilco Endüstriyel’den otel
restoranlarıNA hijyen çözümleri
Faruk Aydın, “Nilco ’nun portföyünde yer alan profesyonel mutfak hijyen ürünleri ve dozaj
ekipmanları otel mutfaklarında, kusursuz lezzetlerin, kusursuz hijyen ortamında hazırlanarak,
otel müşterilerine sağlıkla sunulmasını sağlıyor” dedi.
E
ndüstriyel temizlik ürünleri, makine ve kağıt
ürünleri ile ev dışı tüketim alanında müşterilerine yenilikçi çözümler sunan Nilco Endüstriyel,
konaklama sektöründe otel restoranlarının kullanımına sunduğu ürün portföyü ile müşterilerinin işlerine değer katıyor. Otel müşterilerinin ev konforunda
aradığı lezzetlerin hijyen ortamında hazırlanmasını
ve sunulmasını sağlıyor.
Nilco Endüstriyel Teknik Müşteri Hizmetleri ve Eğitim Müdürü Faruk Aydın, endüstriyel mutfaklardaki hijyen standartlarının yüksek olmasının
gerektiğini belirterek, hizmet sunulan kitlenin büyüklüğünden ve tercih sebeplerinin başında lezzet ve hijyenin olduğunu söyledi. Aydın, “Evimizdeki
mutfakta yaşanabilecek bir hijyen riskinden dolayı,
ortaya çıkabilecek muhtemel bir olumsuzluk, sadece evde yaşayanları etkileyecektir ve aile içerisinde
kısa süre içerisinde unutulacaktır. Oysa ki, benzer
bir hijyen riskinin bir otel mutfağında yaşanması,
tüm otel müşterilerini olumsuz etkileyecek ve tercih
sebeplerini değiştirecek, otel imajının ve markasının
zarar görmesi gibi telafisi çok zor durumlara sebep
olacaktır” şeklinde konuştu.
38
MART 2014
Nilco Fix
Elle Bulaşık Yıkama Deterjanı
Her türlü su şartlarında ve sıcaklıkta mükemmel
sonuç veren, farklı aktif maddelerden meydana gelen
yüksek performanslı bir üründür. Nötr pH değerine
göre formüle edilmiştir. Kolayca durulanır ve yüzeylerde leke ya da tabaka bırakmaz.
Nilco Fixmatik
Bulaşık Makinesi Deterjanı
Kirli yüzeylere çok iyi nüfuz ederek her türlü yağ
kalıntısını emülsiye eder. Çözünen kirlerin yüzeye
tekrar yapışmasını önler. Su sertliğinden kaynaklanan zararlı etkileri yok eder,kireçlenmeye neden olmaz. Yıkanan malzemelerin sırlarına zarar vermez.
Özel dozaj pompaları ile dozajlanır.
Nilco Fixmatik SW
Orta ve Az Sert Sularda Etkili
Bulaşık Makinesi Deterjanı
Kirli yüzeylere çok iyi nüfuz ederek her türlü yağ
kalıntısını emülsiye eder. Çözünen kirlerin yüzeye
tekrar yapışmasını önler. Su sertliğinden kaynakla-
nan zararlı etkileri yok eder,kireçlenmeye neden olmaz. Yıkanan malzemelerin sırlarına zarar vermez.
Özel dozaj pompaları ile dozajlanır.
Nilco Rinse
Bulaşık Makinesi Parlatıcısı
Formülasyonunda yağ ve kir çözücü aktif maddeler, organik çözücüler içerir.Deterjanın daha etkili
çalışmasını sağlayarak yıkanan malzemelerde deterjan kalıntısı kalmasını önler,lekesiz, kuru ve parlak olmalarını sağlar.
Nilco Rinse
Orta ve Az Sert Sularda Etkili
Bulaşık Makinesi Parlatıcısı
Formülasyonunda yağ ve kir çözücü aktif maddeler, organik çözücüler içerir.Deterjanın daha etkili
çalışmasını sağlayarak yıkanan malzemelerde deterjan kalıntısı kalmasını önler,lekesiz, kuru ve parlak olmalarını sağlar.
Nilco Descaler
Kireç Çözücü
Bulaşık makineleri, çay-kahve makineleri ve diğer yüzeylerde oluşmuş kireç birikintilerini en iyi şekilde parçalayarak çözer ve parlatır.
Nilco Caldeks
Yüksek Performanslı Kireç Çözücü
Bulaşık makineleri, çay-kahve makineleri ve diğer yüzeylerde oluşmuş kireç birikintilerini en iyi şekilde parçalayarak çözer ve parlatır.
Nilco Grill
Yanmış Yağ ve Fırın Temizleyici
Yağ ve ısının karışmasıyla tencerelerin,tavaların
dışında,fırınlarda ve ızgaralarda biriken yoğun kirler için üretilmiştir.Çizmeden tam ve gerçek temizlik
sağlar.
Nilco Predeep
Sıvı Leke Giderici Ön Bastırma Ürünü
Çok lekeli ve kirli kaplardaki çay, kahve,nişasta ve
meyve gibi inatçı lekeleri mükemmel temizler.
Nilco Presoak
Bulaşık İçin Leke Çıkarıcı Toz Ön Daldırma Ürünü
Formülasyonundaki beyazlatıcı ve oksijen bazlı ağartıcı sayesinde fincan ve tabaklarda oluşan
çay,kahve,meyve suyu ve nişasta kalıntılarını mükemmel temizler.
Nilco Metallic Cleaner
Metalik Leke Temizleyici
Porselenlerde zamanla oluşan metal iz ve lekelerini mükemmel temizler.
Nilco Sanitizer
Hijyenik Yüzey Temizleyici
Bakteri ve mantarları yok eder ve üremelerini önler. Gram negatif, gram pozitif bakteriler kadar küf,
maya ve diğer fungi türlerine karşı çok etkilidir.Gıda
ile temas eden yüzeylerde ve sağlık kuruluşlarında
emniyetle kullanılır.
Nilco Bistro
Mutfak Yüzeyleri İçin Kir ve Yağ Çözücü
Güçlü formülü ile gıda üretim merkezlerinde ve
mutfaklarda gıdanın temas halinde olduğu, inatçı
protein ve yağ bazlı kirlerin toplandığı her türlü yüzeyin temizliğinde etkilidir.
Nilco Desoxy Norinse 635
PAA Bazlı Durulama Gerektirmeyen
Sebze-Meyve Hijyen Ürünü
Per Asetik Asit Bazlı dezenfeksiyon ürünüdür.
Sebze ve meyve dezenfeksiyonunda kullanılır. Koku
ve kalıntı bırakmaz, durulama gerektirmez. Düşük
sıcaklıklarda etkilidir. Gram negatif, gram pozitif
bakteriler kadar küf ve maya ile diğer fungi türlerine karşı çok etkilidir. Kullanım konsantrasyonunda
paslanmaz çelik yüzeylerde kullanılabilir, diğer metallerde kontrollü kullanılmalıdır.
Nilco Hand Wash
Hijyenik Sıvı El Sabunu
Sedefli ve bol köpüklü el temizleme sıvısıdır. içerdiği antibakteriyel maddeler sayesinde mükemmel
hijyen sağlar.Cilt pH’ına göre formüle edilmiştir, cildi
yumuşak tutar ve ellerde hoş bir koku bırakır.
Nilco Alcoskin 710
Alkol Bazlı El Dezenfektanı
Alkol Bazlı el dezenfektanıdır. Gram negatif, gram
pozitif bakteriler kadar küf ve maya ile diğer fungi
türlerine karşı çok etkilidir. Boya ve parfüm içermez.
Uçucudur, koku bırakmaz.
MART 2014
39
SÜRDÜRÜLEBİLİR KALIKINMA
Sürdürülebilir gelecek
için B Planı hazır
Binyıl Kalkınma Hedefleri için şirketlere büyük görev düşüyor Birleşmiş Milletler,
yoksulluğu azaltmak ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam kalitesini iyileştirmek
için Binyıl Kalkınma Hedefleri’ni gündeme getirdiğinde şirketler, bu plan içinde
yer almıyordu. Bugünse, şirketlerin sürdürülebilir geleceğe katkıları, geniş bir
çerçevede bakıldığında büyük yer tutuyor.
A
ralarında Unilever’in de bulunduğu 14 lider
şirket, kurum ve kuruluş, insanlar ve gezegenin geleceği için sürdürülebilir iş modelleri
oluşturmak amacıyla B Team’de (B Takımı) buluştu.
Sosyal, çevresel ve ekonomik fayda için bir itici
güç olmak amacıyla Unilever’in de aralarında bulunduğu 14 şirket, kurum ve kuruluş tarafından kurulan
B Team, şirketlere sürdürülebilir iş modelleri için bir
‘B Planı’ sunuyor.
Değişen dünyayla birlikte şirketlerin başarılarının
kârlılıktan çok daha fazlasına bağlı olduğu felsefesiyle
hayata geçen B Team, sürdürülebilir gelecekten insan
haklarına kadar farklı alanlarda lider şirketlerle çalışmalar gerçekleştiriyor.
İnsan ve doğanın faydası için çalışan gönüllü bir
kuruluş olan B Team, Dünya Ekonomik Forumu’nun
Davos’ta gerçekleşen geleneksel zirvesinde, barış,
ortak fırsatlar ve giderek artan karşılıklı dayanışma
için umutların risk altında olabileceğine dikkat çekti.
İnsanların bu problemleri fark etmesinin önemine de
değinilen zirvede, şirketlerin girişim, yenilik ve teknolojik güçleriyle verdikleri desteğinin önemi vurgulandı.
Binyıl Kalkınma Hedefleri için
şirketlere büyük görev düşüyor
Birleşmiş Milletler, yoksulluğu azaltmak ve gelişmekte olan ülkelerde yaşam kalitesini iyileştirmek
için Binyıl Kalkınma Hedefleri’ni gündeme getirdiğinde şirketler, bu plan içinde yer almıyordu. Bugünse, şirketlerin sürdürülebilir geleceğe katkıları,
geniş bir çerçevede bakıldığında büyük yer tutuyor.
Gelişmekte olan ülkelerdeki yabancı yatırım oranının %25’ten %60’a çıkması, bu bölgelerdeki milyonlarca insana iş imkanı yarattı ve aileleriyle birlikte
çok daha fazla insanın ekonomik olarak kalkınmasına destek oldu; iki milyondan fazla insan temiz
40
MART 2014
suya ulaştı ve tüberküloz ve sıtma nedenleriyle ölüm
önemli ölçüde azaldı.Ancak, daha sürdürülebilir bir
dünya için Birleşmiş Milletler’in Binyıl Kalkınma Hedefleri kapsamında yaptıkları çalışmalar dışında, şirketlere de büyük rol düşüyor.
Unilever’in şimdi, işin büyümesini çevresel
etkilerden ayıran yeni bir iş modeli var
Dünyanın en büyük hızlı tüketim ürünleri şirketlerinden Unilever de sürdürülebilir gelecek için firmaların, klasik yöntemlerin dışında daha az kaynakla
büyümenin yollarını aramak zorunda olduğunu savunuyor. Unilever’e göre, bunun çözüm yolu yeni bir iş
modeli olarak, işin büyümesini çevresel etkilerden
ayırmaktan geçiyor ve hükümetlerle birlikte çalışmak ve işbirliği büyük önem teşkil ediyor.
Unilever CEO’su Paul Polman, “Tüm dünya olarak
bugün artık çok daha zor sosyal ve çevresel problemlerle karşılaşıyoruz. Küresel ısınma, ekonomik krizler, küresel değişimler… Tüm bunlar gösteriyor ki,
bir B Planı’na ihtiyacımız var. Unilever olarak, global
değişime öncü olmak amacıyla 2010 yılında duyurduğumuz Sürdürülebilir Yaşam Planı çerçevesinde
çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ancak ne
biz ne de başka bir şirketin bu dönüşümü tek başına gerçekleştirmesi mümkün değil! Değişime teşvik
etmek için sürdürülebilir odaklı kuruluşlarla birlikte
çalışıyoruz, ancak sürdürülebilir iş modellerini daha
da yaygınlaştırmak için daha fazla organizasyonla işbirliği yapmaya ihtiyacımız var. Bu nedenle B Team’i
ve içindeki rolümüzü çok önemsiyoruz” şeklinde konuşuyor.
MART 2014
41
MAKALE
ÇAĞIN HASTALIĞI;
PATRONKOLİZM
Y
eliz Sarıçam çalışma hayatında sıkça karşılaşılan hastalıklarından biri olarak Patronkolizm’
den bahsedebiliriz.
Peki çeşitli belirtilerle kendini gösteren ve tedavi
edilmez ise çok vahim bir hal alan bu hastalığın sizin
firmanızda bulunup bulunmadığını nasıl anlarsınız?
Eğer firmanızda sabah yöneticisini görmeden güne
başlayamayan, akşam rahat uyumak için yöneticisini
görmeden çıkmayan mesai arkadaşlarımız bulunuyor ise çalıştığınız firmada patronkolizm varlığından
söz edilebilir. Bu hastalığa yakalanmış arkadaşlarınız
patron bağımlısı olarak yaşarlar. Her şeyleri yönetime
odaklanmıştır.
Özellikle sene başlarında bu hastalığın şiddeti
artar ve dayanılmaz bir hal alır. Normal seyrinde bile
tahammül edemediğiniz hastalığın şiddetini arttırmasından dolayı patronkolik, neredeyse yöneticinin
kapısında nöbet tutar duruma gelir.
Patronkoliklerin birçok özelliği vardır. Bu özelliklerden en önemlisi firma içerisinde iyi yapılmış her
işin başında bulunmasıdır. Nedense hiç başarısız iş
yapmamışlar, hiçbir hatanın sorumlusu olmamışlardır.
Onlarsız hiçbir personel iyi iş çıkaramaz. Eğer iyi
bir iş çıkarmış ise de mutlaka fikri kendisi vermiştir.
Çünkü hiç kimse onun gibi analitik, çözüme yönelik
düşünemez.
Çoğu patronkolik iyi sondaj yapar. Firma içerisinde ne olmuş, ne bitmiş herkesten önce öğrenir. İleti-
42
MART 2014
Yeliz Sarıçam
şim ağı çok güçlüdür.
Bazı yöneticiler her türlü bilgiye sahip olan patronkolikleri sever ve destekler. Kendisinin eli kolu
gibi görür. Firma içerisindeki gözü kulağı olduğunu
düşünür.
Patronkolik, onlarca çalışan olmasına rağmen
diğer çalışanlar ile pek arkadaş olamaz. Destekçi
yöneticiye göre onun anlaşamama nedeni patronkoliğin başarılı işler yapması, Patronkoliğe göre anlaşamama nedeni ise yöneticisinin onu sevmesi ve
desteklemesidir.
Ama ortada tek gerçek vardır. Aslında kendileri pek düşünemedikleri için başkalarının düşüncelerinden sık sık faydalanan patronkolikler emek
hırsızlarıdır. Kendi mesailerini birlikte harcadıkları
arkadaşlarının çalışmalarını, kendi çalışması gibi yöneticisine satan insanlardır.
Bu tarz çalışanlarına prim veren yöneticiler ise
kendilerinden emin olmayan, çalışanları ile iletişim
kuramayan insanlardır. Bu yüzden patronkolliklere
ihtiyaç duyarlar ve desteklerler.
Bu illet hastalık firma içerisinde huzursuzluğa ve
şiddetine bağlı olarak verim düşüklüğüne neden olabilir. Bu sebeple patronkolik hastalığına yakalanmış
çalışanlara karşı yöneticilerin hassas davranması ve
bu çalışanlarına desteği keserek her çalışanı ile doğru iletişim kurması hastalığın tedavisinde önemli rol
oynayacaktır.
MART 2014
43
TESHİAD BİLGİ ODASI
İşçi Sağlığı ve Güvenliği
Uygulamaları Yaşanan
Problemler İTO’da anlatıldı
İTO ve Çalışma ve Sosyal Bakanlığının tarafından düzenlenen ve TESHİAD’ın desteklediği toplantı İstanbul Ticaret Odası (İTO) İşletme Destek Hizmetleri Meslek Komitesi Toplantısı’nda,
sektörün bu alanda yaşadığı sıkıntılar dile getirildi.
Toplantıda; İşçi Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarında Yaşanan Problemler, Alt İşverenlerin
Çalışanlarına Ait Kıdem Tazminatı ve Kamu İhale Kanunu Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama
Yönetmeliği anlatıldı.
T
oplantının açılış konuşmasını yapan Abdulkadir Turan, yapılacak toplantılarda konu başlıklarında yer alan mevzuları hep beraber değerlendireceğiz. Burada önemli kamu ve özel sektör
alanından yetkililerin bir araya gelerek ortak bir
noktada görüşlerini paylaşarak yaşanan sıkıntıların
çözümü konusunda işbirliği yapmaya yoluna gitmek
44
MART 2014
olacağını söyledi.
Açılış konuşmasının ardından kürsüye gelen İstanbul Ticaret Odası Meclis Başkan Yardımcısı İbrahim Doğan Salman, sektörde yaşanan gelişmeleri
değerlendirerek yapılması gereken iyileştirmeler ve
atılması gereken adımlar konusunda açıklamalarda
bulundu. Salman, “Sektörümüz istihdam sayısı ba-
kımından çok önemli bir noktada. Ülke genelinde
yaklaşık 1 milyon 200 bin istihdamın olduğu bir sektör. Bu alana ilişkin yapılan ticaret kanunları hayati
önem arz etmekte. Bu bakımdan bugün karşılaştığımız sorunların çözümü son derece önemlidir. Yaklaşık 10 yılı aşan bir zamandır bu sorunların çözümü
konusunda İstanbul Ticaret Odası komitesi TESHİAD
ve sektörümüzün bir çok sivil toplum kuruluşu adına
başta kamuya olmak üzere bir çok girişimimiz oldu.
Buna ilişkin bakanlığımızın ilgili dairesi bazı çalışmalar yaptı. Bu çalışmaların taslak haline geldiğini
görüyoruz. Ancak şu ana kadar çözüme yönelik ciddi
bir ilerleme beklerken, bu konu yine yılsonuna kadı
gibi gözüküyor” şeklinde konuştu.
Kıdem tazminatı ve diğer çalışan hakları konusunda da açıklamalarda bulunan Salman, “Bu içtihattan kaynaklanan konudur. Bir kanunla, düzenlemek zorundayız. Biz şuan sözleşmemizi yaparken,
kıdem haklarını iş kanununa göre görüyoruz. Ancak
bunu gündeme getiremiyoruz. Sözleşmenin bitiminden sonra aksaklıklar karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla
sektörümüzün geleceği açısından bu belirsizliğin çözümü önem arz ediyor. Bunun dışında bir diğer problemimiz ise işçi sağlığı ve güvenliği uygulamaları.
2014 yılı ocak ayında yasalaştı. Devlet kamu kurumlarında bu zorunluluğu kendisi açısından 2016 yılına
erteledi. Ama alt taşeronlar bu sorumluluğu yerine
getirmek zorunda kaldı. Ancak bu konuyla ilgili maliyetler devam ediyor. Bunun uygulamayla ilgili birçok
problemi var. Bakanlığımız bu konuya ilişkin bir çö-
züm üretmesi gerekiyor” ifadesinde bulundu.
Personele dayalı çalışıyoruz ama aslında yaptığımız bir hizmet işidir diyen Salman “Bu hizmetin
yapılması personel çalıştırılmasını gerektirse de,
bu hizmet bir şekilde bir organizasyon yeteneğini,
teknoloji kullanımını ve yönetim becerisi gerektirir.
Kamuda birçok iş güven başta olmak üzere, personelin alacağı asgari ücret katsayısı ve personel sayısı belirtilerek yapılıyor. Bu noktada firmalar uzman
ekipler tarafından hazırlanan şartnamelere bağlı
olarak çalışıyorlar. Bu ciddi bir açmaza sürüklüyor.
Bir şirketin iç hizmet eğitimine bir bütçe ayırmasının bir anlamı kalmıyor. Bu noktada firmalarımızın
bu rekabet şartlarında kurumsallaşması mümkün
gözükmüyor. Şartnamelerde fiyat dışı unsurlarında
puanlamaya tabi tutulması lazım. Her şeyin düşük
fiyatla belirlendiği sektörel yarışta ne teknolojiye, ne
yazılıma, ne eğitime, ne bütçe ayrılır ne de zaman.
Bu böyle devam ederse devasa bütçeleri yöneten
ama çok kırılgan olan bir sektöre dönüşürüz” şeklinde konuştu.
Yurtdışında faaliyet gösteren sektör mensupları
hakkında da konuşan Salman, “Bizim firmalarımız
yurtdışında çok önemli işlere imza atıyorlar. Bunun yanında ülkemize dışardan gelen firmalar da var. Bizim
dünyaya açılmamız için, hizmet sektöründe ihracatçı
olabilmemiz, özellikle batılı firmalarla daha rekabetçi olabilmemiz için bu aşırı rekabetçiliği kırmamız
gerekiyor. Kamunun yasal işçilik maliyetleriyle aldığı
hizmetlerin ona daha pahalıya mal olduğunu görüyo-
MART 2014
45
TESHİAD BİLGİ ODASI
Çalışma ve Sosyal güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı
ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail
Gerim, “Daha önce sektörle ilgili başka toplantılara da katıldım. Biz sektörlerin temsilcileriyle her zaman bir araya gelmeye çalışıyoruz.
Biz mevzuatlarımızı oluştururken sizin de
desteklerinizle hayata geçebiliyoruz. Bu mevzuatları hazırlarken mümkün olduğunca sizin
görüşlerinizi yansıtmaya çalışıyoruz. Ancak
özellikle uygulamada karşılaştığımız bazı
sorunlar var. Bu süreçte de bazı problemlerin
olması gayet normal. El birliğiyle çözeceğiz bu
sorunları” şeklinde konuştu.
ruz. Yani yüzlerce insan çalıştırıyor ama ödediği paranın hakkını alamıyor. Bu sektörün geleceğinde kamu
düzenleyici bir rol alabilir. Şeffaflığı kontrol ilkesiyle
rekabetçiliğin makul şartlarda olduğu, kurumsallaşmanın yarıştırıldığı bir sektör olarak gerek yurt içinde
gerekse yurt dışında çok önemli ilklere imza atacağımızdan eminim. Özellikle yabancılara karşı elimizi
önemli ölçüde zayıflatıyor. Özellikle alınacak önlemler
hizmet kalitesinin artırılması sağlanacak ve merdiven
altı diye tabir edilen hizmetleri ortadan kaldıracak bir
unsur olacak” ifadesinde bulundu.
Salman, “Bizim beklentimiz, başta kıdem meselesi olmak üzere, işçi sağlığı güvenliği gibi bir çok
konunun çözüme kavuşturulmasıdır. Aşırı rekabetçiliğin önüne geçecek bir denetim sisteminin yürütülmesi gerekir. Biz birçok yerde aşırı düşük fiyatlardan
dolayı, SGK ya bildirilen primlerin muhtasar karşılığının eksik yatırıldığını görüyoruz. Bunlar gerçekten
iş yapmak isteyen, geleceği inşa etmek isteyen şirketleri çok ciddi sıkıntılara sokmakta. Bu şirketlerin
küçülmesine yol açmakta. SGK’nın, maliye ve kamu
ihale kurumunun başlattıkları koordinasyon toplantılarını daha somut bir şekilde yürütmesi, burada
özel sektör olarak bizim tespitlerimizi ve görüşlerimizi alarak özel sektörün ihtiyaçlarının bu sürece
dahil edilmesi gerekir” açıklamasında bulundu.
“SEKTÖRLE BİRLİKTE ÇALIŞMALIYIZ”
Daha sonra söz alan Çalışma ve Sosyal güvenlik
Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim, sektör için gerçekleştirilecek
iyileştirmeler konusunda açıklamalarda bulundu.
Gerim, “Daha önce sektörle ilgili başka toplantılara
da katıldım. Biz sektörlerin temsilcileriyle her zaman bir araya gelmeye çalışıyoruz. Biz mevzuatlarımızı oluştururken sizin de desteklerinizle hayata
geçebiliyoruz. Bu mevzuatları hazırlarken mümkün
olduğunca sizin görüşlerinizi yansıtmaya çalışıyoruz.
Ancak özellikle uygulamada karşılaştığımız bazı sorunlar var. Bu süreçte de bazı problemlerin olması
gayet normal. El birliğiyle çözeceğiz bu sorunları”
şeklinde konuştu.
İş sağlığı ve güvenliği mevzuatının 1850’li yıllara dayanan çok eski bir mevzuat olduğunu söyleyen
Gerim, “Diğer ülkelerde olduğu gibi bizde de müstakil
bir kanun çıkartıldı. Kapsam genişletildi. Tüm çalışanlar bu kapsama alındı. Eskiden 50’den fazla çalışanı
olanları kapsarken, artık 1 çalışanı olan firmaları da
kapsamış oldu. Bu kanunla sadece işverenlerin değil,
çalışanların da bu sürece katkıda bulunması gerekiyor. Çalışanlar gördükleri eksikleri, aksaklıkları işverenine bildirmesi ve işverenin de gerekli iyileştirmeyi
yapması konusunda işbirliğine gidilmesi gerekiyor”
ifadesini kullandı.
46
MART 2014
TESHİAD BİLGİ ODASI
TESHİAD ve GHYSD üyeleri
bİR ARAYA GELDİ
G
enişletilmiş Halı Yıkamacılar ve Sanayiciler Derneği’nin (GHYSD) düzenlemiş olduğu motivasyon
ve eğitim gecesinde TESHİAD Yönetim Kurulu
Başkanı Bülent Doğru, TESHİAD Yönetim kurulu üyeleri
Cüneyt Sonuk, Ali Haydar Gürkan ve Recep Ali Aksoylu
katıldı.
Genişletilmiş Halı Yıkamacılar ve Sanayiciler Derneği’nin düzenlediği gecede TESHİAD üye firmalarından
Sektöre emeği geçenler adına STAR Temizlik Makine
Ödül aldı.
Genişletilmiş Halı Yıkamacılar ve Sanayiciler Derneği Başkanı Uğur Avni Başarır, geceye katılan tüm konuklara teşekkür ederek, TESHİAD ile olan ilişkilerinin gelişerek devam ettiğini ve bundan sonra da farklı çalışma
platformlarında bir araya geleceklerini ifade etti.
GHYSD hakkında da bilgiler veren Başarır, “Genişletilmiş Halı Yıkamacılar Ve Sanayicileri Derneği İstanbul
merkezli olup ve 22 ilde faaliyet gösteren bir dernektir.
Bu kapsamda tüm ülkeye yayılarak büyün meslektaşlarımızı tek açtı altında toplamayı hedefliyoruz” şeklinde
konuştu.
MART 2014
47
TESHİAD BİLGİ ODASI
ISSA yetkilileri TESHİAD
üyeleriyle buluştu
25-27 Eylül 2014 tarihleri arasında WOW İstanbul Hotel’de gerçekleştirilecek olan
ISSAİNTERCLEAN Fuarı için ISSA yetkilileri ile TESHİAD Yönetim Kurulu bir araya geldi.
T
esis Hizmetleri Yönetimi İşadamları Derneği
(TESHİAD) üyeleriyle bir araya gelen Uluslararası Temizlik Endüstrisi Derneği (ISSA)
yetkilileri, Eylül ayında yapılacak fuar ve konferans
hakkında bilgiler verdi. Toplantıda, ISSA’in Türkiye’de
yapılacak olan konferansları ve fuarları arttıracağı,
hijyen güvenliği ve hijyenle ilgili temizlik çalışmalarını artıracağı vurgulandı.
Toplantıda ISSA’in çalışma prensipleri hakkında bilgiler veren ISSA Yönetim Kurulu Başkanı Fritz
Gast, derneklerinin her zaman yenilik peşinde olduğunu ve bununla ilgili konferanslar ve fuarlar düzenlediklerini söyledi. Gast, “Geçtiğimiz yıl İstanbul’da
yaptığımız toplantıda 3 tane hedef belirlemiştik. İlki
ISSA Fuarı’nı burada gerçekleştirmek. İkincisi bir
konferans organize etmek. Üçüncüsü TESHİAD’ın
ISSA’ye üye olmasını sağlamak” olduğunu kaydetti.
Fritz Gast, “Bu konuda TESHİAD ile mutabakat
sağlayıp, görüşmüştük. TESHİAD’ın; ISSA’ye üyeliğiyle ilgili son durumu değerlendirmek istiyoruz.
Bize şu an kendilerinden ulaşan hiçbir üyelik bilgisi
yok. Biz onlara birtakım formlar göndermiştik. Şu an
48
MART 2014
açıkçası TESHİAD ISSA’ye üye olmayacaksa bu konuda bununla ilgili toplantı düzenlemek bizim için pek
de anlatılabilir bir olay olmaz. Amerika’da düzenlediğimiz konferanslar ücretli konferanslardır. Bu konuda başka bir seçenek yoktur. Amsterdam’daki konferanslar ise ISSA tarafından iki fuar öncesine kadar
ziyaret edilebilen ücretsiz konferanslardır. Bu konferansları ziyaretçilerin fuara gelmeleri için yapıyoruz.
Ama fuar o kadar gelişti ki, şu an geldiğimiz nokta;
fuarın kendisini çekici hale getirdi. Konferansın ücretli olmasının sebebi ise fuarın kalitesini arttırmak.
ISSA üyesi kişiler konferansa düşük ücret verip katılabilirler. Üyelik dışında katılacak firmalar ise konferans katılım bedeli olarak üye olanlara göre iki kat
ücret ödeyecekler. Özellikle Ortadoğu Ülkelerinden
konferansa katılanlar, tam ücret ödeyip bizlere katılıyorlar. Dolayısıyla bu fuarın konferansının ücretli
olması bu yüzden önemli” şeklinde konuştu.
Uluslararası olarak, Avrupa dışından gelecek
olan üyelerin konferansa katılması da fuara katılımı
ve kalitesini arttıracağını ifade eden Gast, “Bu konferansı paralı organize etmemize gerek yok. Fakat
bunlar sponsorluk için yapılan işler. Bunlar konferansı ve fuarı düzenleyenlerin ihtiyaçlarını karşılamak adına yapılan işler. ISSA üyesi katılımcılardan 50
Euro; (yaklaşık 150 TL) ISSA üyesi olmayan katılımcılardan ise 100 Euro; (yaklaşık 300 TL) ücret alacağız.
Üye olanlarla bu konuda tekrar görüşüp yeni kararlar vereceğiz. Belki indirimli fiyat ya da ücretsiz giriş
sağlayacağız. Buna TESHİAD üyeleri de dahil” dedi.
Avrupa’da pek çok konferansa katıldığını kaydeden Gast “Mart ayında İngiltere’de bir konferans var.
İngiltere’de katılım bedeli iki gün için 1000 dolar. Biz
burada bu paraları geçecek konferanslar yapacağız.
Önümüzdeki hafta Amsterdam’da sponsorluk için
bazı firmalarla görüşme yapacağım. İstanbul’da bir
firma ile sponsorluk anlaşması yapacağız. Sponsorlardan gelecek olan yardımlarla ihtiyaçlarımızı karşılayacağız. 4-5 tane Uluslararası katılımcı firma bize
sponsor olduğu vakit fuarlarımız daha da gelişecek.
Konferanslarda simultane çeviri yapmamız lazım.
Karşılıklı daha da rahat anlaşabilmek için. ISA konferans ve fuarlarla ilgili daha da tanıtıcı çalışmalar
yapacak, bununla ilgili olarak, çeşitli İngilizce materyalleri Türkçe ’ye çevirtip paylaşacağız” şeklinde
konuştu.
Gast, “Şu anda fuar olarak başladık ama gelecek
sefer Türkiye’de hem konferans hem fuar şeklinde düzenleyebiliriz. Burada esas konumuz formatı
oturtmak, ISSA olarak en önemli hedefimiz; temizlikteki ısıyı düşürmek. Eskiden çamaşırlar 40 derecede yıkanırken şimdi 30 derecelerde yıkanıyor. Bu
sayede deterjanları daha tasarruflu ve daha verimli
kullanabilmekteyiz. Bununla ilgili çalışmalar gerçekleştirmekteyiz. Dolayısıyla ısıyı düşürmeyle alakalı
temizlik işlerini konuşabiliriz. Biz hijyenle ilgili görüş
bildirmek zorundayız, diğer firmalarında hijyenle ilgili güvenliğinden sorumluyuz. Onların; deterjanları
güvenli bir şekilde kullandıklarını düşünmeleri gerekiyor. Yüksek binaların cam temizliği ile ilgili yeni gi-
rişimler var. Batı Avrupa’da katı kurallar uygulanıyor,
temizlik güvenliği ile ilgili” ifadelerini kullandı.
Toplantının ana teması hijyendi diyen Gast, “Bunun dışında sertifika konuları ve ISSA’in sistemiyle
ilgili farklı seminerler düzenlenebilir. Oraya yeni
üyelerimiz gelebilir, üye olmayanlarla ilgili nasıl bir
düzenleme yapılacak bilemiyoruz. İş güvenliği önceliğimiz arasında. İlerleyen zamanlarda Türkiye’nin
içinde bulunduğu şartları da konferansımıza katacağız. Katılımcılara; sertifika, personel eğitimi gibi
yardımlar sağlayabiliriz bununla ilgili çalışmalar
yapabiliriz. Dünyada temizleme unsuru nedir, Türkiye’de nasıl iş yapılabilir gibi? Çalışmalar yapabiliriz. Dünyadaki temizlik gelişmeleri ile ilgili bilgiler
vermek isteriz, gelecek konferansta. Dünyayı anlayıp
görmemiz, Türkiye’de yapılacak işlerle ilgili bilgilendirici olacaktır. Bu projeleri anlatacak yetkili kişiler
bu konferansa katılıp, konuşmalar yapabilir. İşle ilgili
bilgileri; firmalar değil, bu konuyla ilgili daha yetkili
olan kişilerin vermesine çalışacağız”şeklinde konuştu.
MART 2014
49
TESHİAD BİLGİ ODASI
Belirsiz dönemlerin
baş aktörleri; liderler
Global Danışmanlık şirketi Hay Group’un Araştırmasına göre; belirsiz dönemleri iyi yönetebilmek için liderlere çok büyük görevler düşüyor. Özellikle bu dönemlerde cesur olan ve çalışanlarına yaratmak için gereken koşulları sağlayan şirket ve liderler; kazanan taraf oluyor.
G
ündemin malum yoğunluğu, yaklaşan seçimler vb. içerisinde Türkiye; belirsizliklerle dolu
bir dönemden geçiyor. Şirketler için yönetim
stratejileri, belirsizliklerle dolu dönemlerde daha da
zor. Peki ya istikrarsızlıktan doğan fırsatlar…
Global Danışmanlık şirketi Hay Group’un Araştırmasına göre; belirsiz dönemleri iyi yönetebilmek
için liderlere çok büyük görevler düşüyor. Özellikle
bu dönemlerde cesur olan ve çalışanlarına yaratmak
için gereken koşulları sağlayan şirket ve liderler; kazanan taraf oluyor.
Türkiye’nin belirsizliklerle dolu bir dönemden
geçtiği aşikar. Peki şirketler belirsiz dönemleri nasıl
yönetebilir? Global danışmanlık şirketi Hay Group’a
göre belirsizliklerle dolu bu tip dönemlerde liderlere
büyük görevler düşüyor.
“Belirsizliğin hakim olduğu dönemlerde yönetmek” konulu Hay Group araştırmasına göre, belirsizliklerin hakim olduğu zamanlarda yönetmek,
kurumların karşı karşıya kalabilecekleri en büyük
zorluklardan biri. Ancak bununla birlikte, bu belirsiz
zamanları iyi yöneten şirketler için benzersiz fırsatlar sunuyor.
BELİRSİZ DÖNEMLER ÇOK DAHA TEHLİKELİ
Belirsizlikleri yönetmek, ekonomik gerilemenin
hüküm sürdüğü zamanlarda yönetmekten çok daha
zor ve tehlikeli. Çünkü bir ekonomik gerileme döneminden geçerken yapılması gerekenlerin açık ve
net olduğunu vurgulayan Hay Group Türkiye Genel
Müdürü Gökhan Toğrul; “Yapabildiğiniz yerlerde kurum ve işgücü seviyelerini gözden geçirir, primleri ve
maaş artışlarını keser ve önemli sermaye yatırımlarını durdurursunuz. Ayrıca bütün rakiplerinizin aynı
şekilde hareket ettiğini bilirsiniz. Bu nedenle rekabetin gerisinde kalma riskinin bir sınırı vardır. Ancak
belirsizliğin kol gezdiği dönemler çok daha tehlikelidir” diyerek şirketleri uyardı.
Belirsizlik dönemlerinde ne yapılması gerektiğini
bilmek çok zordur ve şirketler için bundan daha zor
olanı ise rakiplerin ne gibi önlemler aldığını bilmektir. Bazı şirketler, durumların belirgin hale gelmesini
beklerken, ellerindeki girişimlerin sayısını azaltıp
durdurabilirken, diğerleri yollarına devam edip bu
belirsiz dönemin cesurca üstesinden gelebilir ve ellerindeki program ve girişimlere devam edebilir. Şirketlerin stratejilerini böylesi dönemlerde geleceğe
yönelik belirlemeleri gerektiğinden söz eden Gökhan
Toğrul şöyle konuştu:
“Durum böyle olunca, olaylar çok daha istikrarlı
bir hal aldığında kimin rakiplerinden daha avantajlı
konumda olacağı bir hayli açıktır. İşleri durdurmak ve
nelerin durdurulması gerektiği hakkında seçici davranmamak tehlikeyi de beraberinde getirir.”
ŞİRKETLER NELER YAPMALI?
Belirsizliğin hakim olduğu dönemlerde yönetmek
konulu Hay Group araştırması, 5 ana temayı ortaya
koyuyor:
1.Yöneticiler hem gelecekteki hem halihazırdaki zorlukları birlikte değerlendirmeli ve görünürde
birbiriyle çelişen hedefleri bir araya getirmeli. Bu
yaklaşımın, başarılı liderliğin kritik bir unsuru haline
50
MART 2014
geldiği görülüyor.
2.Şirketler, inovasyonu destekleyen “kesintili (süreksiz) değişimler”den yararlanmalı. Şirketler, sadece mevcut iş modellerini uyumlu hale getirmekle
kalmamalı, aynı zamanda doğrusal olmayan, yaratıcı
düşünme tarzlarını da benimsemeli (sadece korumacı-savunmacı bir tutumla hareket etmemeli).
3.Liderler ve yöneticiler “en iyi uygulamalar” yerine değer yaratan “gelecek uygulamalara” odaklanmalı. Bu, aynı belirsizlik “gemisindeki” müşteri ve
tedarikçilerle birlikte yaratılan ürün ve hizmetleri de
içeriyor.
4.Şirketler, lider zihniyetini ve beceri setini, geleneksel “patron” rolünden katalizör rolüne doğru
kaydırmalı. Liderler, daha fazla, daha uzun ve daha
esnek çalışmalarını gerektiren bir ortamda çalışanlarının yüreklerini, ellerini ve kafalarını kazanmak
için çok daha büyük çabalar ortaya koymalı. Bu çaba,
çalışanlara işin nasıl yapılacağını emretmek değil, ilham veren bir lider olarak hareket etmek anlamına
geliyor.
5.Teknolojinin kucaklanması. Teknolojiye yatırım
yapmak her zaman çözüm değil – eldekilerin kucaklanması çoğunlukla daha iyi sonuçlar veriyor. Bu,
özellikle hızlı bir şekilde norm haline gelen birbiriyle
bağlantılı, müşteri odaklı işletme modeli için geçerli.
CESUR ADIMLAR ÖN PLANA ÇIKIYOR
Hay Group’un Harvard Üniversitesi ile uzun yıllar
iş birliği ile gerçekleştirdiği çalışmalara göre riskli
durumlar karşısında cesur davranmak üstün liderleri tanımlayan özelliklerden biri. Belirsizliklerle dolu
zamanlarda bile, çalışanlarının %45’e kadar oranla
daha fazla gönüllü çaba göstermelerini sağlayan,
işte bu üstün liderler ve belirsizliğin hakim olduğu
bir dönemde gösterilen bu gönüllü çabalar her zaman olduğundan çok daha önemli.
Ayrıca araştırmalar; üstün performans gösterenlerin, ortalama veya iyi performans gösterenlerden
3 kat daha fazla değer sağladıklarını gösteriyor. Bu
nedenle, gelişim faaliyetleri, çalışanlardan en fazla
faydayı sağlamanız gereken, belirsizliklerle dolu zamanlarda çok daha kritik önem taşıyan faaliyetlerden
biri ancak çoğu zaman durdurulan ilk şey oluyor.
Belirsizliklerin hüküm sürdüğü bir dönemden
geçerken liderlerin, neyin isteğe bağlı neyin zorunlu
olduğunu bilmeleri gerekiyor. “Her şeyi durduralım”
zihniyetine kapılmak kolay olmakla birlikte özellikle rakipler aynı yaklaşım ile hareket etmediklerinde
tehlikeleri beraberinde getiriyor.
KISITLANAN FAALİYETLERE DİKKAT
Şirketlere verilecek ana mesajın; çok fazla program ve girişimi durdurma konusunda temkinli davranmaları olacağını anlatan Hay Group Türkiye Genel Müdürü Gökhan Toğrul, “Bu, özellikle eğitim ve
gelişim gibi kimi zaman “isteğe bağlı” olarak kabul
edilen faaliyetler için geçerli” dedi.
Örneğin Aralık’ta Türkiye’nin önde gelen ilk 547
şirketinin katılımıyla gerçekleştirilen Hay Group
Araştırması; şirketlerin çoğunluğunun, büyüme ve
MART 2014
51
TESHİAD BİLGİ ODASI
genişleme, sürdürülebilirlik ve rekabet edebilirlik
konularına yoğunlaştığını ve masrafları azaltma yönünde sınırlı bir yaklaşım benimsediklerini ortaya
koydu. Bu şirketler aynı zamanda eğitime fazlasıyla
ağırlık verdiklerini ve yatırım yaptıklarını da belirtti.
Aslına bakılırsa kurumların %78’i eğitimin birincil
öncelikleri olacağını ifade etmişti. Ancak bu durum
şu anda geçerli değil…
“Bu durum artık değişti” diyen Gökhan Toğrul
şöyle konuştu: “Şirketlerle yaptığımız görüşmelerden yaklaşık %50’sinin eğitim ve gelişim masraflarını ve inovasyonu arttırma yönündeki çalışmalarını
azalttığını görüyoruz. Bu eğilim endişe verici çünkü
aynı sektörde doğrudan rakip olan şirketlere baktığımızda bunlardan bazılarının büyüme ve karlılık
programlarını sürdürürken diğerlerinin doğrudan
işletmeyle ilgili olmayan her şeyi durduklarına tanık
oluyoruz.”’
İSTİKRARSIZLIK FIRSAT ANLAMINA GELİYOR
Hay Group’un dünyanın üstün liderleriyle ilgili
son 10 senedir gerçekleştirmekte olduğu araştırmalara göre savunmacı bir yaklaşım benimseyen, ha-
52
MART 2014
yatta kalma zihniyetine geçen ve fırtınanın dinmesini
bekleyen kurumlar, en iyi durumda, rekabet üstünlüklerini kaybediyor; en kötü durumda ise tamamıyla
başarısız oluyor.
Belirsizliklerin hüküm sürdüğü zamanlarda, çalışanların daha fazla netliğe ve işte daha fazla uyuma ihtiyaçları var. Yüksek performanslı şirketler,
çalışanlarının, işle tamamıyla uyumlu hissetmelerini
sağlıyor. İşin gerçeği yüksek performanslı şirketlerin
%81’i böyle yaparken ortalama şirketlerin %50’sinden azı ancak bu şekilde hareket ediyor.
Daha fazla hareket özgürlüğünün de kilit bir etken
olduğu görülüyor. Yüksek performanslı kurumların
%75’inden fazlası belirsizliklerle dolu zamanlarda
hareket özgürlüğü tanırken ortalama şirketlerin yarısından azı çalışanlarına böyle bir özgürlük veriyor.
“İstikrarsızlık şirketler için gerçek bir avantaj
halini alabilir” diyen Gökhan Toğrul; “Ekonomik istikrarsızlık dönemlerinde çalışanlar, öne çıkıp fark
yaratabilmek için netliğe ihtiyaç duyuyor ve bunu yapabilmek için de hareket özgürlüğüne sahip olmak
istiyor. Böyle bir ortamı yaratmak liderlerin lehine
olacaktır’’ diyerek uyarıyor.
KAMPANYA
Sealed Air Dünya Saati
Kampanyasına Destek
S
ealed Air, her yıl yedi kıtadan milyonlarca kişinin katıldığı, WWF - Türkiye’nin Dünya Saati
kampanyası kapsamında, 29 Mart Cumartesi
günü 20.30-21.30 saatleri arasında bölge ofisleri,
fabrika binası ve İstanbul’daki merkez ofisinin tüm
ışıklarını kapatacak.
Daha iyi bir yaşam tarzı yaratmak vizyonuyla yola
çıkan ve hizmet verdiği sektörlere baştan sona sürdürülebilir çözümler üreterek daha iyi işleyen bir
dünya yaratan, insan sağlığına ve sürdürülebilir yaşama verdiği önemi her fırsatta gözler önüne seren
Sealed Air, ilk kez 2007 yılında Avustralya’da gerçekleştirilen ve tüm dünyaya yayılan WWF - Türkiye’nin
Dünya Saati kampanyasına bu yıl da destek veriyor.
Sealed Air, iklim değişikliğiyle mücadeleye dikkat
çekmek amacıyla, 29 Mart Cumartesi günü 20.3021.30 saatleri arasında bölge ofisleri, fabrika binası ve
İstanbul’daki merkez ofisinin tüm ışıklarını kapatacak.
2008 yılından beri ülkemizde WWF - Türkiye tarafından yürütülen kampanyaya bu yıl da ‘Dünya Saati
Elçisi’ olarak katılan Sealed Air, yedi kıtayı bir araya
getiren dünyanın en büyük çevre hareketi olan Dünya
Saati’ne sponsor olarak da destek veriyor.
Geçtiğimiz yıl 150’den fazla ülkede iki milyardan
fazla kişinin katılımıyla rekora imza atan Dünya Saati’ne bu yıl daha da yüksek sayıda katılımın olması
bekleniyor.
MART 2014
53
SEKTÖRDEN
“ÇOKLU YALNIZLIKLAR”
Bir işadamının edebiyat aşkından doğan şiirler...
İ
şadamı, şair ve yazar Cevat Turan’ın 3. şiir kitabı
“Çoklu Yalnızlıklar” çıktı... Üstelik kitapla birlikte
Bertan Coşar ve Bülent Cenkçi’nin besteleri ile notalarla birleşen şiirler, Cevat Turan’ın sesinden okunarak bir CD eşliğinde okuyucularının beğenisine
sunuluyor... Delisarmaşık Kitapları tarafından yayınlanan kitabın tüm geliri Altı Nokta Körler Derneği’ne
bağışlanıyor...
Son kitabı Çoklu Yalnızlıklar’ı değerlendirirken;
“Usuldan Bir Hüzün kitabımdan beri toplum ve birey
o kadar hızlı değişime uğradı ki, her bir kitapta bu
değişimin izlerini görmek mümkündür.” diyor Cevat
Turan... Ve insanın günler geçtikçe yalnız kaldığına
vurgu yapan şair şunları ekliyor cümlelerine; “İnsan
her gün biraz daha yalnızlaşıyor. Sosyal bir varlık olmaktan çıkıp hızla iktisadi bir dişlinin parçasına dönüşerek iktisadi bir varlık oluyor. Bu, insanlığın kendi
serüveni içinde, bugüne dek yaşadığı en acı trajedidir.
Tabii ki şiir bu trajediden beslenecektir. Sadece muhteviyat olarak değil, estetik olarak da imgesel olarak
da kendini yeniden üretecektir. Benim şiirlerim ve üç
ayrı kitaptaki imge tutkusu, sözcük sarfiyatından kaçınma sürecinin devam ettiğini gösteriyor. Şiirlerimde imge ile yalınlığın harmanlanması vazgeçilmezim
gibi duruyor; bunu seviyorum.”
Nar Oldum
Bin yıl gezdim toprağına döl oldum
İnsana canevi kurmaya geldim
Başak için toprağına döl oldum
Işığın izini sürmeye geldim
Ne kıyımlar gördüm yandım kül oldum
Düşmüşü kaldıran gölge el oldum
Kötünün ruhuna coştum sel oldum
Aşkın bahçesini dermeye geldim
Cevat Turan 1966 yılında Çorum’da doğdu... Çivi
Yazıları Yayınevi’nden çıkan “Usuldan Hüzün” ve Güniz Yayıncılık’tan çıkan “Gözlerine Sakla Beni” adlı
iki şiir kitabı bulunuyor. Ayrıca Komşu Yayınları- Deli
Sarmaşık Kitapları tarafından “ İnsanın Üşüdüğü
Yer” adında bir de öykü kitabı yayınlandı. Profesyonel hayatında Mis Group Yönetim Kurulu Başkanlığı
yapan Cevat Turan hem iş hayatında hem de edebiyat
dünyasında başarılı işlere imza atıyor.
54
MART 2014
SEKTÖRDEN
Bu eğitimi almayana
para cezası var!
İşyerlerinde temizlik eğitimi almayan kişiler çalıştırılamayacak. Bu meslekleri yapıp da hijyen
eğitimi sertifikası olmayanlara 250 TL ila 1000 TL arasında ceza kesilecek.
M
illi Eğitim Bakanlığı (MEB), kantin işletmecisi, dövmeci, hamam görevlisi, barmen,
pastacı, makyöz, garson gibi çeşitli hizmet
alanlarında çalışanlara hijyen eğitimi veriyor. MEB
Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim kurumlarınca verilen 40 saatlik eğitimi başarıyla
tamamlayanlara sertifika verilecek. 5 Temmuz 2014
tarihinden itibaren yapılan denetimlerde hijyen eğitimi sertifikası olmayanlara 250 TL ila 1000 TL arasında ceza kesilecek.
2013 TEMMUZDA YÜRÜLÜĞE GİRDİ
Sağlık Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ile Gıda, Tarım
ve Hayvancılık Bakanlığı’nca hazırlanan ‘Hijyen Eğitimi Yönetmeliği’ 2013 yılı temmuz ayında yürürlüğe
girdi. Yönetmelik, gıda üretim ve perakende iş yerlerinde, insani tüketim amaçlı sularla doğal mineralli
suları üreten iş yerlerinde ve insan bedenine temasın
söz konusu olduğu temizlik hizmetlerinin verildiği iş
yerlerinde çalışanlara yönelik hijyen eğitimi programların planlanmasını ve düzenlenmesini içeriyor.
Yönetmelikle belirlenen iş yerlerinde çalışanlara,
Milli Eğitim Bakanlığı’nca hijyen eğitimi ve ardından
belge verilecek. İş yerlerinde belge almayan kişiler
çalıştırılamayacak. Yönetmelik kapsamında bazı esnaf grubuna ve çalışanlarına 5 Temmuz 2014 yılına
kadar eğitim alınması zorunluluğu getirildi. İş yeri
sahipleri ve işletenler çalışanlarının hijyen eğitimi almasından ve belgeli olarak çalıştırılmasından birinci
derecede sorumlu. Ayrıca, iş yeri sahipleri ve işletenleri de bizzat çalışmaları durumunda bu eğitimi almak zorunda. Bakanlıkça 5 Temmuz 2014 tarihinden
itibaren yapılan denetimlerde belgesi olmayanlara
250 TL ila 1000 TL arasında cezai işlem uygulanacak.
EĞİTİMİ MEB’E BAĞLI KURUMLAR VERİYOR
Eğitimler, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı eğitim kurumlarında veriliyor. İş yeri
sahipleri ve işletenleri, belirlenen esaslar çerçevesinde bu eğitimleri çalışanlarına kendi imkanlarıyla
da verebiliyor. Bakanlık, hijyen eğitimine yönelik verilecek eğitim programlarını hazırladı. Eğitim kapsamında, hijyen ilkelerine uyulmaması sebebiyle, halk
sağlığı açısından risk oluşturduğu bilinen virüslerin,
bakterilerin, parazitlerin, mantarların ve diğer enfeksiyon etkenlerinin genel özellikleri anlatılacak,
bulaşma yolları üzerinde duruluyor. Hangi iş kolunda nasıl bulaşmalar olabileceği veya halk sağlığının
nasıl tehdit göreceği, hastalık belirtileri ve korunma
yolları da öğretilecek konular arasında bulunuyor.
Eğitimler, çeşitli hizmet alanlarında çalışanlara verilecek. Bu alanlar arasında güzellik ve saç bakımı hizmetleri, pazarlama ve perakende, yiyecek ve içecek
hizmetleri, toplum sağlığını koruyucu hizmetler, gıda
teknolojisi yer alıyor. Bakanlıkça hazırlan programla
cilt bakımı, dövme, vücut bakımı, makyaj yapanlar ile
kuaförlere, sauna, hamam görevlilerine, kantin işletenlere, meyve ve sebze satış elemanlığı yapanlara,
bakkallara, aşçılara, barmenlere, otel yöneticilerine,
garsonlara, pastacılara, çay üretimi, gıda kontrol, süt
işletme, zeytin işletme elemanlarına, et ürünleri işletmecilerine hijyen eğitimi veriliyor.
MART 2014
55
İŞ FİKİRLERİ
“Girişimciler piyasaya
aldanmadan sabırlı olmayı bilmeli”
Startup Turkey’nin sunuculuğunu yüksek enerjisiyle başarılı bir şekilde yürüten ve girişim
ekosisteminin Silikon Vadisi dışındaki küresel gelişimini dikkatle izleyen Forbes.com’dan Elmira Bayrasli ve Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Yönetim
Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın karşılıklı sohbeti, Startup Turkey’in en çok merak edilen
oturumları arasındaydı.
A
ntalya’da altıncısını gerçekleştirdiği Startup
Turkey Girişimcilik Kampı’nın sunumları ilk
gün gece 23.00’e kadar sürdü. Planlanan akşam oturumlarında Faruk Eczacıbaşı ve Serdar Kuzuloğlu’nun görüşlerini dinlemek için salonda boş
yer bırakmayan katılımcılar, iki saat boyunca hem
keyifli anlar geçirdi, hem de girişimcilik ile ilgili
önemli dersler çıkardı.
Startup Turkey’nin sunuculuğunu yüksek enerjisiyle başarılı bir şekilde yürüten ve girişim ekosisteminin Silikon Vadisi dışındaki küresel gelişimini
56
MART 2014
dikkatle izleyen Forbes.com’dan Elmira Bayrasli ve
Türkiye’nin önde gelen iş adamlarından Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı’nın karşılıklı sohbeti, Startup Turkey’in en
çok merak edilen oturumları arasındaydı. Reuters ve
Huffington Post gibi dünyanın saygın haber ajanslarına küresel girişimcilik hakkında içerikler hazırlayan
Bayrasli, saat 21.00’de başlayan oturumda ağırlıklı
olarak Eczabaşı’na söz verdi.
Eczacıbaşı, endüstriyel girişimcilerin elinde tuttukları asıl değerin ürünleri olduğunu, yeni ekonomi
dahilinde faaliyet gösteren girişimcilerin sahip olduğu asıl değerin ise yetenekleri olduğunu vurguladı.
Eczacıbaşı, piyasanın girişimcileri daha yüksek beklentiler ile daha hızlı hareket etmeye zorlamasına
rağmen, girişimcileri sabırlı olmaya davet etti.
Kendinden ve ailesinden örnekler vererek yeni
ekonomi yaklaşımlarını somutlaştırmaya çalışan
Eczabaşı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim dönemimizde geleneksel yöntemler ile iş yapmayı öğrenmiş
iş adamlarının internet ve yeni ekonomi girişimciliğinde artık pek yeri yok. Ancak hala bazı paralellikler
var. Babam zamanında, yönetim yeteneklerine sahip
bir grup insana güvenecek kadar cesur davrandı ve
bugün başarılı bir girişimci olarak anılmasının ardında yatan nedenlerden biri de bu. Ekonomil ve siyasi
krizler, muhafazakar ve ilerici güçler arasındaki çatışma her çağda, her nesilde olacaktır. Önemli olan
teknolojik ilerlemeyi ve serbest pazar ekonomisini
elden bırakmadan sabretmek ve yola devam etmek.”
“Girişimler satılmak için değil, satın alınmak için
vardır”
Bugüne kadar 17 internet projesini hayata geçiren ve şu anda dört yeni ürün üzerine çalışan internet, sosyal medya ve teknoloji dünyasının yakından
tanıdığı M. Serdar Kuzuloğlu ise, kahkahalar eşliğinde ilerleyen ve Startup Turkey’in en keyifle dinlenen
oturumlarından birini gerçekleştirdi.
“Gerçekleri mi, yoksa sektörün duymak istediklerini mi dinlemek sterseniz?” sorusuyla söze başlayan Kuzuloğlu, başarının ve mutluluğun tek kriterinin bugüne kadar bize öğretildiği gibi zenginlikle ve
milyon dolarlarla ölçülmemesi gerektiğini söyledi.
İhtiyaçları karşılayan, sistemdeki boşlukları etkili
bir şekilde dolduran girişimlerin de başarılı olarak
değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Girişimcilerin entellektüel birikiminin zaman zaman göz ardı
edildiğini belirten Kuzuloğlu, Apple’ın yaratıcısı Steve Jobs gibi inadı elden bırakmayan, takıntılı, estetik
kaygılar güden ve hiç pes etmeden çalışan girişimcilerin eninde sonunda başarılara imza atacağını vurguladı.
Girişim ekosisteminde unvan ve egoya yer olmadığını ve herkesin her işi yapması gerektiğine özellikle dikkat çeken Kuzuloğlu, girişimcilere şu tavsiyelerde bulundu: “Girişimler satılmak için değil, satın
alınmak için vardır. Girişimlerinizi birilerine satmak
için sürekli pazarlama anlayışıyla işinize yaklaşırsanız kaybedersiniz. Bırakın onlar size gelsin; siz işinize odaklanın. Şirket kurduğunuzda, gerektiğinde bulaşıkları yıkayın kişi de siz olun. Fakat ürünlerinizle
duygusal bağlar kurmayın ve başarısız olduğunuzu
hissettiğinizde bunu kabul etmeyi de bilin. Zamanı
gelmemiş girişimlere çok fazla zaman harcamadan
farklı yöntem ve fikirlerle yolunuza devam edin. Yeter
ki çok çalışın.”
MART 2014
57
İŞ FİKİRLERİ
İşverenler yeni iş güvenliği
yasasına mesafeli
Yeni yılla beraber 50 ve altında eleman çalıştıran işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri
hekimi bulundurma şartının yürürlüğe girmesiyle tekrar gündeme gelen Yeni İş Sağlığı ve
Güvenliği Yasası konusunda tartışmalar devam ediyor. Elemanonline.net’in yaptığı araştırmaya göre, işverenler yasanın çalışma ortamının sorunlarını çözüp çözmeyeceği konusunda
kararsız görünüyor.
Y
eni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası uzun soluklu tartışmaları da beraberinde getirdi. Kanun
kapsamında ‘balıkçılık ve makine imalatı’ gibi
‘tehlikeli’ ve ‘madencilik, doğalgaz ve petrol çıkarımı,
mermer ocağı, inşaat’ gibi çok tehlikeli sınıflarda faaliyet gösteren 50 ve altında eleman çalıştıran işyerleri için iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurma uygulaması 1 Ocak 2014’te resmen başladı.
58
MART 2014
İşyerlerinin sınıfına göre kademeli olarak uygulanan
yasa, radikal değişiklikler içermesi nedeniyle tartışma konusu oldu.
Elemanonline.net’in yaptığı anket ise yasa konusundaki farklı görüşleri ortaya koydu. Yaklaşık 8 bin
şirket yetkilisi arasında yapılan ankette katılımcılara
“Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası sizce çalışma ortamının sorunlarını çözebilecek mi?” sorusu sorul-
du. Katılımcıların yüzde 48’i ‘kısmen’ cevabını verirken, yüzde 38’i ‘hayır’ ve yüzde 14’ü ise ‘evet’ dedi.
KOBİ’ler nezdinde zorlayıcı
Anket sonuçlarını yorumlayan Elemanonline.
net Genel Müdürü Özlem Demirci Duyarlar, ankete
göre yasaya tam desteğin yüzde 14’ler seviyesinde
kaldığını söyledi. Yasanın çalışanları güvence altına
alması nedeniyle birçok açıdan faydalı olacağını belirten Duyarlar, ancak işverenler nezdinde yasanın
yaptırımları tam bilinmediği için kafa karışıklığı yarattığını açıkladı. Duyarlar, “Özellikle en çok tartışılan konulardan biri olan yasa gereği iş yeri hekimi ve
iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu, KOBİ’ler
açısından ciddi bir maliyet artışı olarak yorumlanıyor,
KOBİ’ler nezdinde zorlayıcı görülüyor” şeklinde konuştu.
“Yeni İş Sağlığı ve Güvenliği Yasası sizce çalışma ortamının sorunlarını çözebilecek mi?” sorusuna
katılımcıların cevabı.
firmaları 1000 TL’den 80 bin TL’ye kadar para cezası
bekliyor.
Özlem Demirci Duyarlar, uzman ve hekim çalıştırmada kriterin çalışan sayısı ve tehlike sınıfı olduğunu belirtti. Bu uygulamanın iş güvenliği uzmanlığı
mesleğine olan talebi önemi ölçüde artırdığına işaret
eden Duyarlar, “Yeni iş güvenliği yasası ile birlikte
yeni bir istihdam alanı oluştu ve son 2 yılda en çok
tercih edilen mesleklerden biri iş güvenliği uzmanlığı
oldu. Elemanonline.net de aday profilimize baktığımızda ise iş güvenliği uzmanı sayısında ciddi bir artış gözlemliyoruz. 2012 yılında 8 bin 750 iş güvenliği
uzmanı özgeçmişi bulunurken, 2013 yılında kayıtlı iş
güvenliği uzmanı özgeçmiş sayısı 20 bini buldu” dedi.
En büyük endişe maliyet artışı
Yasanın getirdiği zorlayıcı yaptırımlar nedeniyle, işverenlerin
yasaya mesafeli durduğunu belirten Duyarlar, “Anket sonuçlarında
‘kısmen’ ve ‘hayır’ cevaplarının bu
kadar yüksek çıkmasının sebebi,
yasanın öngördüğü yaptırımlar ve
yüksek ceza oranları” dedi. Türkiye’de iş kazalarının en önemli
sorunlardan biri olduğunun altını çizen Duyarlar, yasanın bu tür
olumsuzlukların önüne geçmesi
açısından faydalı olacağını belirtti.
Duyarlar şöyle devam etti: “Sık
sık gündeme gelen iş kazalarının,
bu yeni yasanın uygulanmaya başlamasıyla beraber önemli ölçüde
azalacağını umuyoruz. Yasa çalışanların haklarını gözetmesi açısından oldukça faydalı olacak. İşverenler açısından ise maliyet artışı
nedeniyle endişe yaratsa da özellikle iş kazalarının önüne geçeceği
için uzun vadede önemli faydalar
sağlayacak.”
İş güvenliği uzmanı
sayısı hızla artıyor
Yasa kapsamında yeni yıldan
itibaren işyeri hekimi ve iş yeri
güvenliği uzmanı bulundurmayan
MART 2014
59
TEDARİKÇİ
BAHAR TEMİZLİĞİNİZİ DOĞAYA
ZARAR VERMEDEN YAPIN
Doğal ürünlerin adresi ailemicinsaglik.com bünyesindeki Seventh Generation ahşap ve cam
yüzey temizleyiciler, mekanlarınızı doğaya zarar vermeden temizliyor.
K
işisel bakım ürünleri ve ev temizliği konusunda ABD’nin lider markası Seventh Generation,
1988 yılından bu yana ürettiği en sağlıklı ürünleriyle Türk tüketicisiyle buluşuyor. ailemicinsaglik.
com’da satışa sunulan Seventh Generation ahşap ve
cam yüzey temizleyicileri, ev temizliğinde kadınların
işini kolaylaştırıyor.
Seventh Generation ahşap yüzey temizleyicisi,
biyolojik olarak doğaya zarar vermeden yok olabilen
formülü ile ahşap yüzeyleri temizlerken doğal parlaklığını yeniden kazandırıyor. Aynı zamanda yüzeyi
nemlendirerek iyi durumda kalmasını sağlıyor. İçeriğindeki organik hindistan cevizi ise yüzeyin sararmasını engelliyor.
Cam yüzeylerde, aynalarda, paslanmaz çelik yüzeylerde ve daha birçok yüzeyde güvenli kullanım
sunan Seventh Generation cam yüzey temizleyicisi,
etkin formülüyle el ve parmak izlerini yok ediyor, yüzeylerde lekesiz parlaklık sağlıyor.
60
MART 2014
Seventh Generation’ın, tamamen doğal ve organik, hipoalerjik ve yenilenebilir biyolojik kaynaklardan üretilen ahşap ve cam yüzey temizleyicileri ile
evinizde sağlıklı ve hijyenik ortamlar yaratın.
TEDARİKÇİ
Korozo, Bu Yıl da
İhracatın Yıldızı Oldu!
Türkiye ambalaj sanayinin liderliğini üstlenen Korozo, İstanbul Maden ve Metaller İhracatçı
Birlikleri (İMMİB) tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en çok ihracat yapan firmalarının
ödüllendirildiği “İhracat Yıldızları Ödül Töreni”nde “Plastik ve Ürünleri” kategorisinde bu yıl
da birincilik ödülünün sahibi oldu.
T
ürkiye’nin en büyük ambalaj üreticisi ve sektör lideri Korozo, İMMİB tarafından 19 Şubat
Çarşamba akşamı Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin katılımıyla gerçekleştirilen 2013 İhracatın
Yıldızları Ödül Töreni’nde “Plastik ve Ürünleri” kategorisinde Türkiye’nin en fazla ihracat yapan firması
seçildi.
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’den birincilik
ödülünü alan
Korozo İhracat Satış
Grubu
Başkanı Semih Şalhon, 40 yılı aşkın deneyime ve ileri teknolojiye sahip bir firma olarak Türkiye’yi dünya
çapında temsil etmekten duydukları mutluluğu dile
getirdi. Korozo’nun 50’yi aşkın ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla bir dünya markası olmanın yanı sıra bu
değerin ülke ekonomisine katkısına vurgu yapan Şalhon, Türkiye’nin en büyük 90. ihracatçı firması olarak
110 milyon Dolar’lık ihracat hacmine sahip olduklarını da sözlerine ekledi.
Türkiye ambalaj sanayinin liderliğini üstlenen
ve Avrupa’nın önde gelen ambalaj üreticileri arasında yer alan Korozo 1973 yılında kuruldu. 2009 yılı
itibariyle, Koroplast, Korsini - Saf ve Sareks firmalarını da bünyesine katan Korozo, bugün İstanbul ve
İzmir’deki toplam 130 bin m2 kapalı alana sahip 7
fabrikası ve İngiltere, Almanya
ve Fransa’daki bölge ofisleriyle
toplam 1400 kişiye istihdam
sağlıyor. Gerçekleştirdiği ihracat ve sağladığı istihdam
sayesinde sektörüne ve Türkiye
ekonomisine değer katan, yüzde
100 Türk sermayeli Korozo, yıllık
80 bin tonun üzerinde üretim hacmine sahip olan tesisleri ile Orta Doğu
ve Avrupa’nın en büyük tesisleri arasında yer alıyor. 40 yıllık deneyime ve
ileri teknolojiye sahip olan Korozo,
daima yüksek kaliteyi hedefler,
sektördeki gelişmeleri sistemli olarak araştırır, yenilikleri
müşterilerine sunar. Türkiye’nin en büyük ambalaj üreticisi ve sektör lideri olan
Korozo, 50’yi aşkın ülkeye
gerçekleştirdiği ihracatla
bir dünya markasıdır.
MART 2014
61
TESİS YÖNETİMİ
RSA İstanbul’daki ilk
güvenlik zirvesini düzenledi
RSA Güvenlik Zirvesi İstanbul’da, gelişmiş güvenlik analizlerine yeni yaklaşımlarla, güvenlik
yönetimi ve kurumsal yönetişim çözümleri vurgulandı.
E
MC’nin Güvenlik Birimi RSA, 30 Ocak Perşembe günü İstanbul’daki ilk güvenlik zirvesini, Ritz Carlton Oteli’nde gerçekleştirdi.
RSA Güvenlik Zirvesi İstanbul; Türkiye’den finans,
bankacılık, sigorta, telekomünikasyon, enerji ve
lojistik sektörlerinden karar verme yetkisine sahip
üst düzey yönetici ve IT güvenlik uzmanlarını, en
iyi uygulamaları paylaşmak ve bölgede siber güvenlik alanındaki son gelişmeleri incelemek üzere
bir araya getirdi. EMC Başkan Yardımcısı ve RSA
Yönetim Kurulu Başkanı Art Coviello zirvenin açılış
konuşmasını gerçekleştirdi.
Teması “İstihbarata Dayalı Güvenlik” olan zirvede gelişmiş, belirli hedefleri olan ileri düzeyde
siber saldırıların arttığı günümüzde akıllı güvenlik
uygulamalarına duyulan ihtiyaç vurgulandı.
Türkiye’de internetin, online bankacılıktan sosyal ağlara kadar birçok alanda yaygın kullanımı ve
mobil bilgi işlemin ortaya çıkması, işletme ağlarını ve hassas verileri yeni tür siber suçlululara ve
“hacktivist”lere karşı daha hassas ve savunmasız
kılıyor. Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda önemli sayılabilecek güvenlik ihlalinin yaşanması, işletmeleri
güvenlik ihlallerinin oluşturduğu gerçek tehdide
62
MART 2014
karşı alarma geçirdi.
İşletmelerin ağları içinde kapsamlı bir güvenlik
sistemi kurulması konusu, CIO’ların gündeminde
her geçen gün daha üst sıralara çıkıyor.
EMC’nin Güvenlik Birimi RSA’in Bölge Müdürü
Ahmed Abdella zirvenin açılışında; işletmelerin,
işletme verilerinin güvenliğini sağlamayla ilgili artan taleplerini karşılamaya yönelik olarak RSA’in
ülkedeki çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.
EMC Başkan Yardımcısı ve RSA Yönetim Kurulu Başkanı Art Coviello da işletmelerin güvenliğini
sağlamak ve BT’nin “üçüncü platform” çağını yaşadığı günümüzde riskleri yönetmek için gerekli
olan istibarata dayalı güvenlik yaklaşımı hakkında
RSA’in görüşlerini aktardı.
Coviello ayrıca işletmelerin, günümüzün statik
ve çevreye dayalı savunma doktrinlerinin ötesine
geçmelerine yardımcı olacak etkin becerileri ve
programları nasıl geliştirebileceğine değindi.
Zirvede Yönetişim, Risk ve Uyumluluk, RSA Güvenlik Analitiği, finans ve e-ticaret sektörlerine yönelik tehditler, PCI-DCI standartlarına uyumluluğa
alternatif yöntemler gibi güvenlikle ilgili birçok konuyu kapsayan toplantılar gerçekleşti.
MART 2014
63
TESİS YÖNETİMİ
Vialand AVM’ye
tecrübeli yönetici
1
00 futbol sahası büyüklüğünde bir alana yayılmış
olan VIALAND’de yeni atamalar belli oldu. Şubat
ayında Kemal Arslan VIALAND AVM’nin Direktörü
olarak göreve başlarken, VIALAND PALACE OTEL’in
Direktörü ise Sedat Meşe oldu.
Vialand AVM’nin Direktörü olan Kemal Arslan,
bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışındaki birçok AVM’de
yöneticilik yapmış, tecrübeli bir isim. Arslan Metro
Group, Gaziantep, Kartal ve Bursa illerindeki AVM’lerin yanı sıra; Fiba Holding bünyesindeki Moldova ve
Romaya’da bulunan 3 AVM’de de Yönetim Direktörü
olarak görev aldı. Kemal Arslan VIALAND AVM’den
hemen önce ise yönetimi Jones Lang Lasalle tarafından yapılan Malatya Park AVM’de Genel Müdür pozisyonundaydı.
21 yıldır sektörde
Vialand Palace Otel’in Direktörü Sedat Meşe ise
21 yıldır sektörde bulunan bir başka deneyimli isim.
Çukurova Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü’nden mezun olan Sedat Meşe, iş yaşamına 1993
yılında Moevenpick Hotel’de merhaba dedi. Uzun yıllar
Hilton Worldwide Oteller zincirinde yönetici pozisyonunda bulunan Meşe, son olarak da Biz Cevahir Otel
İstanbul’da Genel Müdür olarak görev yaptı.
Perakende sektöründe fark yarattı
Dünyada ve Türkiye’de bir tema parkı, AVM ve
gösteri merkeziyle birleştiren ilk alışveriş, eğlence ve
yaşam kompleksi olan VIALAND, Gürsoy Grup ve Via
Properties ortaklığında, 650 milyon dolar değerindeki
yatırım bedeliyle geçen yıl Mayıs ayının sonunda açıldı.
Vialand’in içindeki AVM, 200 mağaza ile açılışını yüzde
90 doluluk oranıyla yaptı.
Vialand, dünya standartlarındaki eğlence ünitelerine yenilerini katarak ve kompleks içindeki yepyeni
otel yatırımıyla da büyümesini sürdürüyor. Geçen yılı
8.5 milyon ziyaretçi ile kapatan, 2014’te ise 4.5 milyonu turist olmak üzere, tam 30 milyon ziyaretçi hedefleyen Vialand’de bu yıl açılacak olan Vialand Palace,
101 odalı apart otel olarak hizmet verecek. Türkiye’de
ilk kez eğlence ve perakendeciliği birleştirerek fark
yaratan Vialand, otel yatırımıyla 360 derece entegre
perakendeciliği sektöre kazandırarak bir ilke de imza
atmış bulunuyor.
64
MART 2014
Bilal Meşe
Kemal Arslan
TESİS YÖNETİMİ
Buyaka’nın yeni AVM müdürü
Leyla Özdemir oldu
İ
stanbul’un Anadolu yakasında, Mart 2012 tarihinden
bu yana hizmet veren, yönetim ve kiralama hizmetleri Bilfinger Real Estate tarafından yürütülen Buyaka’nın alışveriş merkezi müdürlüğü görevine Leyla
Özdemir getirildi.
2003 yılında Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamlayan Özdemir, 2006
yılında Amerika’nın Seton Hill üniversitesinde pazarlama programından mezun oldu.
Leyla Özdemir profesyonel iş hayatına 2002 yılında
başladı. 2007-2014 yılları arasında Türkiye’de ve yurtdışında önde gelen birçok Alışveriş Merkezinde pazarlama yönetimi ve danışmanlığı görevini yürüttü. 20102012 yılları arasında Cevahir Alışveriş Merkezi’nde
Pazarlama Müdürü olarak çalıştıktan sonra kariyerini
Florya’da yer alan Aqua Florya Alışveriş Merkezi’nde
Pazarlama ve Kiracı İlişkileri Müdürü olarak sürdürdü. Buyaka’da Şubat 2014 tarihi itibariyle AVM Müdürü
olarak göreve başlayan Özdemir, iyi derecede İngilizce
bilmektedir.
MART 2014
65
EĞİTİM
Hijyen Akademisi 2009’dan
beri sektörün hizmetinde
Temizlik ve Tesis Yönetim Hizmetleri sektörünün önemli isimlerinden Zafer Mumcular, faaliyet gösterdiği alanlarda yaşanan gelişmeleri ve sundukları hizmetler hakkında bilgiler verdi.
U
zun yıllardır Hizmet Sektöründe görev yapan
Hijyen Akademisi Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Mumcular, genelde Tesis Yönetim Hizmetlerinin, özelde ise henüz yasal bakımdan gelişmesini
tamamlayamamış durumdaki Temizlik Hizmetleri
Sektörünün bu gelişim sürecinde Profesyonel Eğitim,
İnsan Kaynakları ve Danışmanlık Hizmetlerine ihtiyaç
duyduğunu bilerek Hijyen Akademisi’ni kurdu. 2009
yılından bu yana da sektörün değerli kurum ve kuruluşlarına hizmet veriyor. Zafer Mumcular, firmasının
sektördeki yerini ve ülkemizde hijyene akademik açıdan nasıl yaklaşılacağını ayrıntılarıyla anlattı.
Bize Hijyen Akademisi’ni kısaca tanıtır mısınız?
Hijyen Akademisi olarak, özellikle Sağlık Kurumları ve Konaklama İşletmeleri konusundaki uzun yıllara dayanan Otelcilik ve Destek Hizmetleri Yönetimi
deneyimimizle, saha çalışanları ve sektör yöneticilerine Mesleki Gelişim ve Kişisel Gelişim konularında
eğitimler vermekteyiz. Ancak eğitim hizmetlerimizle
birlikte, özellikle bu hizmetlerin bir Meslek olarak
66
MART 2014
kabul edilmesi, meslek standartlarının oluşturulması
konusunda birçok çalışmaya imza attık. 2010 yılı itibarı ile Sağlık Bakanlığı-Sağlıklı Nesiller Derneği ile
iş birliği yaparak, Hastane Temizlik Görevlisi Ulusal
Meslek Standardı (UMS) çalışmasını yürüttük. 2011
yılı itibarı ile de TESHİAD ile iş birliği içerisinde FM
Sektörünün ihtiyaçları doğrultusunda 9 ayrı meslek
dalında UMS hazırlanması konusunda çalışmalarımızı
devam ettiriyoruz. Bu UMS çalışmalarından, Genel Temizlik Görevlisi, Dış Cephe ve Cam Temizlik Görevlisi,
Havuz Operatörü ve Araç Yıkama, Temizlik ve Bakım
Görevlisi UMS çalışmalarını Mesleki Yeterlilik Kurumuna teslim ettik. Diğerlerini 2014 yılının ilk 6 ayında
hazırlayarak teslim etme konusunda çalışmalarımız
devam etmektedir.
Hijyen Akademisi’nin Eğitim Faaliyetleri ve Yöntemleri Nelerdir?
Hijyen Akademisi olarak, salt sahada verilen eğitimin, kuruluşların gerçek ihtiyacını karşılamaktan
uzak olduğunun bilincindeyiz. Bilindiği üzere, personel dönüşümünün yüksek hızda yaşandığı bir sektörde hizmet veriyoruz. Ayrıca, maalesef sektörün ihtiyaç
duyduğu Yetişmiş İş Gücü ihtiyacını karşılayabilecek
Lise ya da Yüksek Okul düzeyinde Eğitim Kurumu yok
ülkemizde. Bunun sonucunda, hizmet veren kuruluşlar, özellikle Şef / Süpervizör ve Proje Yöneticisi yani
Orta Kademe Yönetici konusunda ciddi eksiklik yaşamaktadır.
Bu nedenlerle, Hijyen Akademisi olarak anlaşmalı kuruluşlara verdiğimiz hizmet, Eğitim Çıktılarının
Analizleri ve Çalışanların Eğitime Gösterdiği Reaksiyon ile birleştirerek dönemsel Analiz Raporları oluşturuyoruz. Bu raporlarda, hizmet verdiğimiz kuruluşun yöneticileri Gelişime Açık Çalışanlarını net olarak
görebiliyorlar. Biz Hijyen Akademisi olarak, gelişime
açık personelin bir seviye yukarı taşınabilmesi adına
kendilerine Ek Eğitim öneriyoruz. Hedef, tüm kuruluşların ihtiyaç duyduğu Orta Kademe Yönetici Adaylarını bu seviyeye taşıyabilmek ve Kurumsal Kimliğe
Sahip ve Sadık Yöneticiler yetiştirmek. Bu uygulamanın gelişime açık personele yaratacağı faydanın yanı
sıra, eğitim verdiğimiz tüm çalışanlara isteklendirme
etkisi de yadsınamaz. Çalışanınız, zaten ona değer
verdiğinizi, onun için bir bedel ödeyerek onu eğittiğinizi genellikle şükranla karşılıyor. Bir de O’na, “Eğer
bu eğitim sürecinde başarılı olursan (İşinde de başarılı olman kaydı ile) biz seni bir adım yukarı taşıyacağız ve (İlk fırsatta) yönetici olabilirsin…” dediğinizde,
özellikle hızlı sirkülasyon belası ile mücadele etmekte
olan kuruluşlar için Sadık ve İstekli bir çalışan kitlesi
yaratmış oluyorsunuz…
Eğitimleriniz Sadece Saha Eğitimleri mi?
2014 yılına kadar evet, sadece proje bazlı, yerinde
eğitimler verdik. Ancak yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığımız ve bu yıl ortalarında müşterilerimize sunacağımız bir başka model var; E-Learning.
Beş yıllık deneyimlerimizde gördük ki, saha çalışanlarına, mesai öncesi ya da sonrası eğitimler verebiliyoruz. Ancak sistemin Bel Kemiği olarak tanımlayabileceğimiz Orta Kademe Yöneticilere bu hizmeti
sunamıyoruz. Hiçbir kuruluşun buna zamanı ve imkânı olamıyor. Kapsamlı bir Eğitim Programı uygulayıp,
çıktılarını değerlendiremiyorsanız zaten bu eğitimi
vermenin de bir anlamı kalmıyor, verdiğiniz ara-sıra
eğitimler, günler içerisinde etkisini yitiriyor. Bu kitleye
sistematik bir eğitim vermek ve çıktılarını yorumlayıp,
sistem yararına kullanmak, ancak hedefleri belirlenmiş ve zaman bakımından doğru planlanmış bir eğitim süreci ile mümkün olabilir.
Bu nedenlerle, Kuruluşların Yöneticileri için, zaman ve mekâna bağlı eğitimler yerine, elektronik ortamda eğitimler vermeyi önderdik müşterilerimize.
Üstelik bu eğitimlerin ölçme ve değerlendirmelerini
de elektronik ortamda gerçekleştireceğimizden, Yönetici uygun olduğu zaman ve mekânda, algılarının
açık olduğu bir dönemde bu eğitimi alacak ve internet
üzerinden sınava girecek. Hem biz hem de kuruluşun üst yönetimi, “hangi çalışanı, hangi eğitimleri, ne
zaman aldı, bu eğitimlerin her birinin başarı sonucu
MART 2014
67
EĞİTİM
nedir?” internet üzerinden takip edebilecek ve Kariyer
Planlaması konusunda hiçbir çaba harcamadan kararlarını verebilecek, politikalarını uygulayabilecekler.
Bu sistemin bir diğer önemli faydası da Eğitim
Programlarımızı, kuruluşlara daha yaygın ve ekonomik olarak sunabilecek olmamız. Günümüzde hemen
hemen hiçbir Hizmet Kuruluşu, işin ekonomik gerçekleri nedeni ile Bütçe Planlaması yaparken Eğitim
Giderleri başlığı altında bir gider bütçesi oluşturmuyor, oluşturamıyor. Oysaki Eğitim Planlamasını
eğer kalıcılıktan uzak, uzun vadeli ve belli hedefler
koymadan yaparsanız, istenen sonuca ulaşamayacağınız için, zaman içerisinde yaptığınız tüm harcamalar boşa gidecek, bir yatırım olarak anılamayacaktır.
Yeni sistemimiz, tüm eğitimlerin çok daha ekonomik
sunumuna olanak sağlayacağı için, ekonomik gerçekler nedeni ile çalışanlarına eğitim hizmeti sunamayan
tüm kuruluşlar, bu fırsata kavuşmuş olacaktır. Çünkü
hali hazırdaki klasik uygulamalarda, vaz geçilmez şekilde; Zaman ve Mekan ögelerini, bir Uzman Eğitimci
ile entegre etmek ve bunların toplam maliyetine katlanmak bir zorunluluk. Hele eğitim hizmeti alacağınız
proje Anadolu’da ise üzerine bir de Uzman Eğitimcinin
ulaşım, konaklama vd. masraflarını da koyduğunuzda
bütçe ikiye katlamakta ve optimal olmaktan çıkmaktadır. E-Learning modelimizde saha çalışanları, kendi
proje gerçeklerine göre bir izleme programı uygulayarak, bir proje yöneticisinin nezaretinde eğitim videolarımızı izleyecek ve ihtiyaç duyduğu bilgiyi edinecektir.
Bu sistemde kullanılacak tüm eğitim videolarımız,
68
MART 2014
Modüler Sisteme uygun, en fazla 40 dakikalık programlar olacaktır. Yaklaşık 15 dakikası konu uzmanı
tarafından anlatım, 25 dakikası ise eğitim konusunun
saha uygulama görüntülerinden oluşacaktır.
Hijyen Akademisi Olarak Sadece Eğitim Hizmetleri mi veriyorsunuz?
Hayır, Eğitim işimizin büyük bir yüzdesi, ancak
ilkemiz müşterilerimiz için maksimum verimlilik.
Dolayısı ile Eğitim Hizmeti vermekte olduğumuz
değerli kuruluşlarla, eğitim çıktılarının değerlendirilmesine dayanan Kariye Planlaması hizmeti ve İK
Hizmetleri de veriyoruz. Ayrıca eğitim için gittiğimiz
projelerin Operasyon Denetleme Hizmetleri’ni de
bu paket içerisinde sunuyoruz.
Yine 2014 yılı ortalarında Denetleme Hizmetlerimiz de İnternet üzerinden yapmaya başlayacağız.
Konu hakkındaki sistem yazılımları ve saha denemeleri devam ediyor. Artık Denetçilerimiz bir projeye Dış Denetlemeye gittiğinde, Akıllı Telefonları
üzerinden cevaplayacakları Denetleme Formlarına,
yorum ve görsel de ekleyebilecekler. Bu denetleme
sonucu anında ilgililere raporlanacağı için, yaşanabilecek aksaklıklar/eksikliklere çok kısa sürede
müdahale şansı doğacaktır. Ayrıca Hizmet Kuruluşu bu sistemi dilerse Müşterisinin yetkililerinin
kullanımına da sunacak. Yani sistem salt Periyodik
Dış Denetleme için değil, Anlık/Günlük Operasyon
Denetlemesi için de efektif olarak kullanılabilen bir
sistem olacaktır.
EĞİTİM
Tepe Servis Yönetim’in Mesleki
Eğitimleri konusunda çözüm
ortağı; Hijyen Akademisi
Tepe Servis ve Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Miktat Kuzhan, ülkemizdeki tesis yönetim
hizmetleri anlayışını ve firması hakkında bilgiler vererek, sektördeki konumunu anlattı.
Tepe Servisin Tesis Hizmetleri Yönetimi olarak
sektöre bakışınız nasıl?
Bildiğiniz gibi uluslararası adıyla Facility Management, yani Tesis Hizmetleri Yönetimi yaklaşımı ülkemizde son 15 yılda benimsenmeye başlamış ancak
henüz model olarak, birkaç firma dışında başarıyla
uygulanamayan bir yaklaşım. 1983 sonrası Kamu İhale Kanununu’nda yapılan değişiklikle, kamunun hizmetleri dış kaynak kullanımı yolu ile sağlamaya başlaması sonucu, başta Endüstriyel Temizlik Hizmetleri,
sonrasında da 5188 sayılı kanun doğrultusunda da
Özel Güvenlik Hizmetleri sektörlerinde ciddi bir gelişme yaşanmaya başlandı.
Gelişen müşteri tercihleri ve özellikle kalite ve verimlilik konusundaki beklentiler, neredeyse 100 yıldır
Avrupa ve Amerika’da başarıyla uygulanan Facility
Management / FM yaklaşımını gündeme getirmiştir.
Yani Tesislerin Yönetimi için ihtiyaç duyulan türlü-çeşitli hizmetlerin organize bir biçimde, sinerji yaratarak
tek bir merkezden alınması eğilimi.
Özellikle 2000’li yılların başlaması ile gerek Müşteri Tercihleri, gerekse de sistemini doğru kurgulayarak verimlilik ve kalite doğrultusunda hizmet üretmeyi amaçlayan hizmet kuruluşları, münferit hizmetler
yerine entegre hizmetler vermeye başlamışlardır. Bu
dönüşümde elbette yabancı orijinli hizmet kurumlarının sistemi pazara sürmesinin etkisi büyüktür.
Biz de Tepe Güvenlik olarak girdiğimiz bu sektörde, değerli müşterilerimize entegre hizmetleri verimli
ve daha kaliteli vermek adına 2000’li yılların başında,
yukarıda andığımız nedenlerle FM sektörünün diğer
unsurlarını da bünyemize dahil etmeye başladık.
FM Sektörünün sizce günümüzdeki sorunları nelerdir?
Yeni doğmuş bir sektörden söz ediyoruz. Henüz
uluslararası deneyimlerden yola çıkarak, ulusal modelimizi oluşturma aşamasında olduğumuzu söylemeliyim. Bu nedenledir ki başta yetişmiş iş gücü
olmak üzere, sektörün içerisinde bulunan, mesela
Temizlik gibi unsurların, henüz kamu yönetimi tarafından meslek olarak kabul edilmemiş olması, haksız
rekabet, tüketicinin satın alma konusundaki deneyimMART 2014
69
EĞİTİM
sizliği gibi bir dizi sorundan söz etmek mümkün.
Bu sorunların bir kısmı, mesela İş’in Meslek olarak kabul edilmesi konusunda çalışmalar var ve b
konuda yasal düzenlemeler yakın bir gelecekte Kamu
Yönetimi tarafından gerçekleştirilecektir inancındayız.
Buna bağlı olarak özellikle TESHİAD’ın MYK nezdinde
yürütmekte olduğu Ulusal Meslek Standardı çalışmaları da meslek erbabının eğitimi ve belgelendirilmesi
konusunda büyük bir gelişmedir. Ancak bu düzenlemelerin en az birkaç yıllık bir zamana ihtiyacı olduğu
da bir gerçek.
Konu “Yetişmiş İş Gücünden” açılmışken Eğitim
konusundaki düşüncelerinizi alabilir miyiz?
Biz Tepe Güvenlik ve Tepe Servis olarak zaten yola
çıktığımız andan itibaren Yetişmiş İş Gücünün gerekliliğine inanarak hareket ettik. Gerek hizmet içi eğitimler, gerekse de dış kaynak kullanımı ile tüm Saha
Çalışanlarımızı, Saha Uzmanlarımızı ve Yönetim Kadromuzu işinin gerektirdiği uzmanlığa ulaştırmak adına
bir program dâhilinde eğitim faaliyetlerimize devam
ediyoruz. Teknik Hizmetler, Güvenlik ve İSG konusunda zaten yasal düzenlemeler var ve bu doğrultuda
yasal format ve üzerine kişisel gelişim eğitimlerimiz
devam etmekteydi. Ancak özellikle Temizlik Hizmetlerinde biliyorsunuz her hangi bir kanuni düzenleme
yok henüz.
Ancak Temizlik Hizmetleri konusunda, Tepe Ser70
MART 2014
vis olarak zaten Ankara orijinli bir eğitim programımız
uygulanıyordu. 2014 yılı başında, 3. Seviye Temizlik
Görevlilerinin eğitimi konusunda da Hijyen Akademisi
firması ile bir anlaşma imzaladık. Anlaşmamız sadece
personellerimize Mesleki Gelişim Eğitimlerinin verilmesi ile sınırlı değil. Hijyen Akademisinin bize getirdiği
Özel Program, Temizlik Görevlilerinin eğitiminin yanı
sıra, özellikle sektörde ciddi biçimde eksikliği hissedilen Şef, Süpervizör ve Proje Yöneticilerinin, uygulanan
özel program ile içeriden yetiştirilmesini sağlayacak.
Yani bir başka deyişle, Hijyen Akademisi, şu an saha
eğitimlerini veriyor. Ancak verilen eğitimlerdeki Eğitimci Gözlemleri ve her ay uygulanan dönem sınavları
ile Gelişime Açık Çalışanlarımız belirleniyor. Bu analizler elbette, Proje Yöneticilerimiz ve Saha Uzmanlarımızın değerlendirmeleri ile birleştirilecek ve her ay
düzenli ve kapsamlı bir raporla tarafımıza sunulan raporlarla birlikte çalışanlarımızın gelişime açık olanları
için bir kariyer planlaması yapılacak. Yılın ikinci yarısı
için planımız, ilk altı ayda eğitim performansı yüksek
saha çalışanlarımızı, bir adım yukarıya taşıyacak Özel
Gelişim Programları ile yöneticiliğe hazırlamak.
Bu program çok yakında Saha Uzmanlarımız ve
Proje Yöneticilerimiz için de uygulanması konusunda
çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Hedefimiz, 2014 yılı
itibarı ile tüm Proje ve Saha Operasyon Yöneticilerimizi kendi bünyemizden yetiştirerek, Kurumsal Kimliğe
haiz ve Markamıza Sadık çalışanlarla sahada olmak.
ÇEVRE
Üsküdar’da “Bahar
Temizliği Kampanyası” ...
Ü
sküdar Belediyesi daha temiz bir çevre, daha
temiz bir Üsküdar için bahar temizliği kampanyası başlattı. Kampanya süresince Üsküdar’ın 33 mahallesindeki sokaklar tek tek özel ekipler tarafından temizlenecek.
Vatandaşları çevre temizliği konusunda bilinçlendirmek ve daha duyarlı hale getirmek için düzenlenen kampanya, 7 Mayıs Perşembe günü Üsküdar Belediye Başkanı Mustafa Kara tarafından
başlatıldı.
Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nden Emniyet Müdürlüğü’ne inen Gazi Caddesi’nde gerçekleştirilen
çalışmada Başkan Mustafa Kara, belediye temizlik
işçileriyle sokak temizliği yaptı. Başkan Mustafa
Kara daha sonra Başkan Yardımcısı Hasan Ekmen’le, Üsküdar Meydanı’nda bulunan Gülfem Hatun Camii’ne gitti ve temizlik işçilerinin çalışmasına
katıldı. Üsküdar halkının desteğiyle gerçekleşecek
ve 2 ay sürecek kampanyada tüm Üsküdar sokaklarının tek tek temizlenmesi hedefleniyor.
Belediye Başkanı Mustafa Kara, Üsküdar’da her
gün 600 ton çöp toplandığını, yaz aylarında artan
hava sıcaklığı nedeniyle bu çöplerin çevreye kötü
kokular yayabileceğini, buna engel olmak için Üsküdar Belediyesi ve Üsküdar halkının el ele vermesi
ve bilinçli bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.
Başkan Mustafa Kara kampanya süresince çalışacak tüm ekibe başarılar diledi.
MART 2014
71
ÇEVRE & YAŞAM
Geri dönüşüme
katkı sağla, yuva yap
PAGDER’in “Sıcak Bir Yuva Her Canlının Hakkıdır” sloganıyla sahipsiz sokak hayvanları için
düzenlediği “Yuvaya Dönüşen Plastikler Projesi”, düzenlenen basın toplantısıyla hayata geçti.
P
rojeyle, ülke genelinde tüm hayvan severlerin
katılımıyla toplanacak, her biri defalarca geri
dönüştürülebilme özelliği taşıyan atık plastiklerin (Plastik yoğurt-peynir kapları, pet şişeler ve
kapakları, deterjan şişeleri, eski plastik oyuncaklar,
işlevini kaybetmiş plastik damacanalar, plastik askılar vb.) yüzde 100 geri dönüşümü sağlanarak plastik
hayvan yuvaları yapılacak.
Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri olan atıkları kaynağında ayrı toplama, ayırma ve geri dönüşüm
uygulamalarının ülke geneline yayılması büyük önem
taşıyor. PAGDER (Türkiye Plastik Sanayicileri Derneği),
aslında birer değerli hammadde olan plastik atıklarla
ilgili çevre ve geri dönüşüm bilinci yaratırken, bireysel
olarak da kaynağında ayrı toplama alışkanlığını kazandıracak; ayrıca sokak hayvanlarının da yaşam ko-
72
MART 2014
şullarını iyileştirecek önemli bir proje hayata geçiriyor.
Defalarca geri dönüştürülebilme özelliği taşıyan
atık plastikler, hayvanları sıcak bir yuvaya kavuşturacak!
PAGDER’ in öncülüğünde başlayan “Sıcak Bir Yuva
Her Canlının Hakkıdır” sloganı taşıyan “Yuvaya Dönüşen Plastikler” kampanyası, Türkiye’nin geniş katılımlı ve önemli çevre ve geri dönüşüm projelerinden
biri olmaya aday. Proje kapsamında ihtiyacı bulunan
hayvan bakımevleri başta olmak üzere ülke genelinde
toplanacak (Plastik yoğurt-peynir kapları, pet şişeler
ve kapakları, deterjan şişeleri, eski plastik oyuncaklar,
işlevini kaybetmiş plastik damacanalar, plastik askılar vb.) tüm plastik atıkların yüzde 100 geri dönüşümü
sağlanarak plastik yuvalar yapılacak.
İlk etapta pilot bölge olarak İstanbul’da 3 bin sa-
hipsiz hayvana sıcak bir yuva sağlamayı, ileriki dönemde de ülke geneline yayılmayı hedefleyen kampanyada, geri dönüşüm yoluyla da önemli ekonomik
ve çevresel artı değerler yaratılması bekleniyor.
Projeye önemli kurum ve kuruluşlardan
tam destek!
“Sıcak Bir Yuva Her Canlının Hakkıdır” projesinin detayları, PAGDER’in ev sahipliğinde düzenlenen
basın toplantısıyla paylaşıldı. Toplantıya, PAGDER
(Plastik Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı
Hüseyin Semerci ile üst düzey yetkililerinin yanı sıra
önemli kurum ve kuruluşlardan tam destek geldi.
“Tüm Türkiye’ye projemize katılım için çağrıda
bulunuyoruz; PAGDER olarak 685 plastik kulübe bağışımızla projemizi başlatıyoruz”
Hayvan hakları ve hayvanları koruma konusunda
gönüllü olarak birçok çalışma yapan Tuna Arman’ın
proje yüzü olduğu basın toplantısında konuşan PAGDER Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Semerci, “Projemizle, toplumumuzun çevre, geri dönüşüm ve sokak
hayvanlarına dikkat çekmeyi; sadece ilgili bakanlıkların, yerel belediyelerin, vakfı ve derneklerin çabalarıyla
değil, tüm kamuoyunun katılımıyla, el ele verildiğinde
bu sorunların çözülebileceğini kanıtlamayı amaçlıyoruz. PAGDER olarak projemize ilk katkıyı da yine biz
yapıyor; 685 plastik yuva bağışında bulunuyoruz. Birçok hayvan severin, hayvan hakları koruma derneklerinin de kendi olanakları kapsamında çare üretmeye
çalıştıkları sokak hayvanları, sevimli dostlarımız kedi
ve köpeklerle ilgili sorunların etkili, insancıl ve kalıcı bir şekilde çözülebilmesinin yolları uzun zamandır
araştırılıyor; yıllardır yerel yönetimler de bu sorunla
başa çıkmak için uğraşıyorlar. Ancak, sahipsiz sokak
hayvanlarının sayılarının çok fazla oluşu özellikle büyük metropoller başta olmak üzere Türkiye’nin birçok
kentinde süregelen bir sorun. Bu projemizle yine yanlış bilinen bir algıyı da düzeltmeyi, ülke ekonomimize
de zarar veren bir alışkanlığı değiştirmeyi hedefliyoruz. Afişlerle, billboard’larla, üniversiteler arası düzenlediğimiz ve 10 bin lira para ödüllü yarışmamızla
hayata geçerek kamuoyunu bilgilendirecek kamu spot
filmimizle, sosyal medya çalışmalarıyla ve siz değerli basın mensuplarının haber destekleriyle, defalarca
geri dönüştürülebilen atık plastiklerin aslında birer
hammadde de olduğunu ve geri dönüşümle yeniden
birçok mamule dönüşebildiğini; plastiğin doğa dahil
tüm canlılar için dost olduğunu bir kez daha anlatmış
MART 2014
73
ÇEVRE & YAŞAM
olacağız. Şayet, yerinde, kaynağında ayrıştırma alışkanlığını; çevre ve geri dönüşüm bilincini tüm toplumumuza kazandırabilirsek, sokaktaki canlılar için de
sıcak bir yuvaya dönüşebilen plastik ile ilgili haksızca
oluşturulan olumsuz imajımıza da pozitif katkı sağlamış olacağız” dedi.
Plastik hayvan yuvaları özel kalıp maliyetleri
yüzünden bir türlü hayata geçememişti!
Dayanıklılık, hijyenin kolayca sağlanabilmesi gibi
birçok açıdan ahşap kulübelere kıyasla kedi-köpekler
açısından daha uygun özellikler taşıyan plastik hayvan
yuvalarının yapımının özel kalıp maliyetlerinin 500 bin
dolarlara varan yüksek maliyetlerde olması nedeniyle
bugüne kadar hayata geçemediğini aktaran Hüseyin
Semerci, bu sorunu projenin ana sponsorluğunu da
üstlenen Benoplast ile aştıklarını belirtti. Semerci,
“Toplanan atık plastiklerle, soğuğa, yağmura dayanıklı, kolayca yıkanabilen, şık tasarımlı, kaliteli plastik
yuvalar yapılacak. İşbirliği yapan, projeye destek veren bireylerin, firmaların, derneklerin isimleri de bu
yuvaların üzerine yazılacak. Buradan tüm çevrecileri,
hayvan severleri ve dernekleri, birlikleri, belediyeleri,
firmaları ve projemizin sürdürülebilirliğini sağlayacak
her bireye destek vermeye, kampanyamıza katılmaya çağırıyoruz. Plastik atıklar dahil tüm atıkları çöpe,
sokağa atmak yerine kaynağında ayrıştıralım. Böylece
hem ülke ekonomimize kazandıralım hem doğayıçevreye atarak, bırakarak, üstelik suçunu da plasti-
74
MART 2014
ğe yükleyerek, görüntü kirliliği yaratmayalım, hem
de önemli sosyal bir sorunlarımızdan biri olan sokak
hayvanlarına sıcak bir yuvaya dönüştürelim. Unutmayalım ki, her atık plastik bir cana sıcak bir yuvanın tuğlası olacak” dedi.
Hayvan severler, projenin “iyi bir fikir” olmaktan
çıkıp başarılı ve uzun soluklu bir uygulamaya dönüşebilmesi için bireysel sponsorluklar yoluyla da projeye
katılabilecek; yuva ihtiyacı bulunan hayvan bakımevlerine, kontrollü bölgelere bu yuvalardan temin edebilecek!
Hüseyin Semerci, ülkemize, çevreye ve sahipsiz
sokak hayvanlarına fayda getirecek bu projenin sürdürülebilirliğinin sağlanmasının, ülke geneline yayılmasının en önemli hedefleri olduğunu aktardı. Bir sivil
toplum örgütü olarak bu projeyle ilgili kendi imkanları
dahilinde her türlü katkıyı sağladıklarını; ancak çok
büyük çaplı ve uzun soluklu olması gereken bu projede herkesin desteğine ihtiyaç bulunduğunu paylaştı.
Semerci, arzu eden firma ya da hayvan severlerin yuva
ihtiyacı bulunan hayvan bakımevlerine ya da konutunun bulunduğu siteye vb. bu plastik yuvalardan sağlayabileceğini, bireysel sponsorluklarla da bu projenin
iyi bir fikir olmaktan çıkıp başarılı bir uygulamaya dönüşebileceğinin altını çizdi. Semerci, “Bireysel olarak,
bu yuvalardan ihtiyacı olan yerlere temin etmek isteyenler için de özel bir hesap açılıyor; 350 TL gibi uygun bir rakamla, bir yuva alan kişi, bir tane yuvayı da
ihtiyacı bulunan hayvan bakımevine bağış yapmış ola-
cak. Yani bu projeye katılan herkesin
katkısı, projenin tüm ülke geneline
yayılması ve sürdürülebilirliği
için kullanılacak” dedi.
Projeyle plastik ile ilgili bilinen
yanlışların da doğruları anlatılacak!
Bu projenin plastikle ilgili yanlış bilinenlerin doğrularını
da anlatmayı hedeflediğini söyleyen Hüseyin
Semerci, “Tüketicilerin sorumluluk paylaşımını esas
alan, sürdürülebilir bir geri kazanım sisteminin kurulmasına katkıda bulunmayı da
hedeflediğimiz projemizdeki bir diğer amacımız da
bugünkü refahımızı sağlayan plastik ile gerçekleri
bıkıp usanmadan anlatmak… Çünkü plastiğe büyük
haksızlıklar yapılıyor; çeşitli nedenlerle ortaya atılan
ve “şehir efsaneleri” ile bilgilerin doğruluğu, yanlışlığı
araştırılmadan önyargıların oluştuğunu ve insanları
olumsuz etkilediğini görüyoruz. Alternatif malzeme
üreticilerinin de pazar kaybetme kaygısı ile her gün
artan ölçüde ve bilimselliğe dayanmayan iddialarla
plastiğe saldırılması, plastikle ilgili kamu algısının
olumsuzlaştırılmasına neden olmaktadır. Oysa plastikler üretim, kullanım ve geri dönüşüm safhalarında
en çevreci malzemelerdir; tıptan eczacılık, kozmetik,
ilaç sanayine, inşaata, teknik parçalara, tekstilden
sportif eşyalara, otomotive kadar çok sayıda sanayi
kolunda kullanılıyor. Defalarca geri dönüştürülebilme özelliği taşıyan plastikler geri dönüştürüldüğünde
kaynak tasarrufu ve ülke ekonomisine çok büyük katkı
sağlarlar. Gelişen teknolojiye paralel olarak her gün
yeni uygulamalara imkan sağlayan plastiklerin ekonomik ve kolay uygulanabilir olması, diğer maddelere
göre tüketimini hızla artırıyor; yapılan tüm ölçümlemeler, araştırmalar plastiğin birçok kişi tarafından
bilinmeyen benzersiz ve olumlu yanlarını da ortaya
koyuyor” dedi.
şirketiyle 250 bin kişilik istihdam
yaratan Türkiye plastik sektörünün ağırlıklı kısmını oluşturan
mamullerde, 2013 yılı üretimde
değer bazında yüzde 17 artışla
34.3 milyar dolar üretim değerine ulaşıldı. Plastik mamullerde 2013 sonunda
bir önceki yıla göre yüzde
13 artışla, 4 milyar 583
milyar dolar ihracat yapıldı. Plastik mamullerde
yurt içi talebin tamamına
yakını karşılandı; kişi başına
plastik mamul tüketimi 74 kg
oldu. 1 milyar 680 milyon dolar
dış ticaret fazlası verildi. Kısaca;
plastikler büyük bir katma değer zinciri
yaratarak ülkelerin sosyal ve ekonomik gelişmelerine katkıda bulunmaktadır. Açıkçası, doğru bilgilere sahip olan herkesin, özellikle medyanın kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatması, bugün burada
sizlerle paylaştığımız projemizin ülke başarısı için de
büyük önem taşıyor, siz değerli basın mensubu dostlarımızın da gönüllülük esasına dayalı bu projenin
faydalarını görerek, kamuoyuna duyurum için haber
desteklerinizi vereceğinize inanıyoruz” dedi.
Çünkü plastiğe büyük haksızlıklar yapılıyor; çeşitli
nedenlerle ortaya atılan ve “şehir efsaneleri”
ile bilgilerin doğruluğu, yanlışlığı araştırılmadan
önyargıların oluştuğunu ve insanları olumsuz
etkilediğini görüyoruz. Alternatif malzeme
üreticilerinin de pazar kaybetme kaygısı ile her
gün artan ölçüde ve bilimselliğe dayanmayan iddialarla plastiğe saldırılması, plastikle ilgili kamu
algısının olumsuzlaştırılmasına neden olmaktadır.
Plastikler, büyük bir katma değer zinciri yaratır:
Türkiye plastik sektörü Avrupa 2’ncisi, dünya 7’ncisi!
Hüseyin Semerci, Türkiye plastik sektörünün başarılarının da ne yazık ki bilinmediğini, plastik üretimini 8,1 milyon tona yükselterek şu anda Türkiye’nin
İtalya’yı sollayarak Almanya’nın ardına yerleşerek
Avrupa’nın ikinci büyük plastik üreticisi olduğunu,
dünya sıralamasında ise üretim miktarı bazında
yüzde 2,8 payla 7’nci ülke konumuna yükseldiğini
aktardı. Semerci, “Plastik sektörü, 14 bin dolayında
MART 2014
75
MEVZUAT
ÇAĞRI ÜZERİNE ÇALIŞMA
İŞ SÖZLEŞMELERİ
Çağrı üzerine çalışma; “yazılı sözleşme ile işçinin yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş
ilişkisi, çağrı üzerine çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.” şeklinde tanımlanmakta olup, aslında kısmi süreli iş sözleşmelerinin özel bir uygulama şeklidir.
E
konomik kriz dönemlerinde işçi ve işverenlerin
esnek bazı kurallardan yararlanmasına 1475
sayılı İş Kanununun engel olması, yasal olmayan uygulamaların artmasına neden olmuştur. Bu
nedenle, iş hayatında, esneklik ve yeniliklerin yasal
bir platformda düzenlemeye tabii tutulması ihtiyacı
doğurmuştur. Bu ihtiyaçlar doğrultusunda 1475 Sayılı İş kanunun yerini alan 4857 Sayılı yeni İş kanunu,
iş hayatında esneklikleri ve bir takım yenilikleri bünyesine alarak, kısmi süreli çalışma ile çağrı üzerine
çalışma şekillerini tanımlamıştır.
Bu yazımızda hizmet sektöründe, özellikle otel,
restoran ve eğlence hizmetleri veren işletmelerde
yaygınlaşmaya başlayan 4857 sayılı İş Kanunun 14.
Maddesinde düzenlenen çağrı üzerine çalışma şeklinin yasal düzenlemesi ve bu çalışma şeklinde dikkat
edilmesi gereken hususlara değinmeye çalışacağız.
Otel, restoran, eğlence ve buna benzer hizmetleri sunan işletmeler, süreklilik arz eden kadrolarının
dışında günlük veya iş oldukça, ek bir emeğe ihtiyaç
duyabilmektedirler. Otel işletmeleri gerekirse, sürekli kadroları ile yeterli hizmeti veremediği durumlar için (davet, toplantı, kongre, fuar gibi organizasyonların olması zamanında ihtiyaç duyulacak işçiler)
bu yönlü bir çalışma ilişkisi kurabilmektedirler.
Çağrı üzerine çalışma; “yazılı sözleşme ile işçinin
yapmayı üstlendiği işle ilgili olarak kendisine ihtiyaç
duyulması halinde iş görme ediminin yerine getirileceğinin kararlaştırıldığı iş ilişkisi, çağrı üzerine
çalışmaya dayalı kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.”
şeklinde tanımlanmakta olup, aslında kısmi süreli iş
sözleşmelerinin özel bir uygulama şeklidir.
Yazılı Olma Şartı
Çağrı üzerine çalışma sözleşmeleri süresine bakılmaksızın yazılı olarak yapılmak zorundadır. Yazılı
yapılmamış olması sözleşmenin geçerliliğini ortadan
kaldırmayacaktır. Bu şart, sözleşme ve hükümlerinin
kanıtlanması ve işçileri korumaya yöneliktir.
Nesrin SERİN
Danışma Kurulu Başkanı
Endüstri Yük. Mühendisi
[email protected]
76
MART 2014
Çağrı Üzerine Çalışma Şartı
“İşçiden iş görme borcunu yerine getirmesini
çağrı yoluyla talep hakkına sahip olan işveren, bu
çağrıyı, aksi kararlaştırılmadıkça, işçinin çalışacağı
zamandan en az dört gün önce yapmak zorundadır.
Süreye uygun çağrı üzerine işçi iş görme edimini yerine getirmekle yükümlüdür.” Hükmü mevcut olup,
işveren ve işçi serbestçe çağrının ne kadar süre içe-
risinde yapılabileceği yönünde anlaşma yapabileceklerdir. Çağrı süresi dört günün altında veya üstünde
bir zaman olarak belirlenebilir. Bu yönlü bir anlaşma
olmaması halinde çağrının en az dört gün öncesinden
yapılması gerekecektir. Çağrının ne şekilde yapılacağı yönünde yasada bir düzenleme bulunmamaktadır.
İşveren iletişim araçlarının birini kullanarak çağrıyı
yapabilir. Ancak, çağrının yapıldığının kanıtlanması
aşamasında iadeli taahhütlü mektup, telgraf, APS
veya işçinin elektronik postasına yapılan bildirimlerin
muteber olduğu tartışmasız olacaktır.
Çalışılacak Zaman Diliminin Belirlenmesi
“Hafta, ay veya yıl gibi bir zaman dilimi içinde işçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi yirmi saat
kararlaştırılmış sayılır. Çağrı üzerine çalıştırılmak
için belirlenen sürede işçi çalıştırılsın veya çalıştırılmasın ücrete hak kazanır.” şeklindeki yasal düzenleme üzerine açıklama yapmak gerekirse;
4857 Sayılı İş Kanunun 63. Maddesi kapsamında
çıkarılan İş Kanununa ilişkin çalışma süreleri Yönetmeliğinin 6. Maddesinde, “ işyerinde tam süreli
iş sözleşmesi ile yapılan emsal çalışmanın üçte ikisi oranına kadar yapılan çalışma kısmi süreli çalışmadır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır. Yönetmelik
hükümleri gereğince aşağıdaki tablo değerlerine
ulaşılacaktır.
ZAMAN
DİLİMİ
TAM ZAMANLI
(Çalışma Süresi)
KISMİ SÜRELİ
(Çalışma Süresi)
Hafta
45 Saat
30 Saat
Ay ** 195 Saat
130 Saat
Yıl
2340 Saat
1560 Saat
** 7,5 Saat/gün x 26 gün = 195 Saat --- 7,5 Saat/gün x 30 gün =
225 Saat aylık çalışma süresi iki ayrı yöntemle hesaplanmakta
olup, bu konu tartışmalıdır. 30 günlük süreden 4 gün hafta tatili
çıkarılarak bulunan 26 günün 7,5 saat/gün ile çarpılmasıyla 195
saat bulunmaktadır.
Çağrı üzerine çalışma sözleşmelerinde taraflar çalışma sürelerini serbestçe belirleyebilecek
olmalarına rağmen tabloda belirtilen kısmi süreli sütununda yer alan saat değerleri üzerinde bir
anlaşma yapamayacaklardır. Bu süreler işçinin en
fazla çalıştırılacağı sürelerdir. Taraflar bu sürelerin
altındaki sürelerde anlaşma yapabileceklerdir.
İşçi, işverence çağrılmamış veya çağrılmış olmasına rağmen çalıştırılmamış olsa dahi ücrete
hak kazanacaktır. İşçinin çalıştırılacağı süre sözleşmede belirtilmemişse işçi çalışıp çalışmadığına
bakılmaksızın haftalık yirmi saatlik ücrete hak kazanacaktır.
Yasal Asgari Ücretin Alt Sınır Olması
Belirlenecek ve ödenecek ücret, tam süreli çalışmaya orantılandığında çalışma tarihinde meri olan
asgari ücretin altında olmamalıdır.
Fazla Çalışma Yasağı
İş Kanununa İlişkin Fazla Çalışma ve Fazla Sürelerle Çalışma Yönetmeliği’nin 8. Maddesinin “d” bendine göre kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalıştırılan
işçiler, fazla çalışma yaptırılmayacak işçiler statüsündedir. Kanunda olmayan bir hükmün yönetmeliğe
girmesi tartışma yaratmış olsa da bu hususa dikkat
edilmesi de gerekmektedir.
Günlük Çalışma Süresi
“Sözleşmede günlük çalışma süresi kararlaştırılmamış ise, işveren her çağrıda işçiyi günde en az
dört saat üst üste çalıştırmak zorundadır.” şeklindeki
hükümde kanunda yer almaktadır. Bu noktada tarafların süreyi serbestçe belirlemeleri mümkündür. Ancak, İş Kanununa ilişkin çalışma süreleri Yönetmeliğinin 6. Maddesinden yola çıkılacak olursa günlük
çalışma süresinin üçte ikisi beş saattir. Çağrı üzerine
çalışma hizmet akdi imzalayan işçi yönetmelik gereği
fazla çalışma yapamayacağından dolayı, işçinin günde en fazla 5 saat çalışması gerekecektir.
Hafta Tatili Ücreti
Günlük beş saat, haftalık otuz saat çalışan bir işçi
çalışma süresini tamamladıktan sonra hafta tatiline
ve beş saat tutarında hafta tatili ücretine de hak kazanacaktır.
Sosyal Güvenlik Açısından Bildirimler
Bu başlığı bir örnek ile açıklayacak olursak; bu
yönlü bir sözleşme yapmış işçi bir ay içinde 95 saat
çalışmış ise;
92 Saat / 7,5 Saat = 12,26 tama iblağ edildiğinde
13 gün çalışmış sayılacaktır. Bu da sosyal güvenlik
açısından bildirilecek gün sayısıdır.
İşçinin sosyal güvenlik prim matrahı ise, saat ücretinin günlük yedi buçuk saat ve ay içinde çalışılan
toplam gün sayısıyla çapılması sonucu bulunacaktır.
İşçinin ilgili aya ait otuz günün altında olan çalışma gün sayılarının ilgili aya ait eksik gün kısmi
istihdam olarak bildirilmek zorundadır. İşçi eksik
günlerini isteğe bağlı sigorta kapsamında otuz güne
tamamlayabilir.
Kısmi süreli veya çağrı üzerine çalışan işçinin ay
içinde eksik kalan günleri için GSS
( Genel Sağlık
Sigortası) primi de ödemesi gerekecektir.
Katkıda Bulunan:
Av. Serdar SEZERN YÖNDES Hukuk Müşaviri
MART 2014
77
ÜYELERİMİZ
Ali Başdurak
Ali Ekber Durmaz
Ali Murat Çimen
Altan Özbey
Ayşe Berkol
Ayşe Kantarcılar
Berat Pürçek
Binali Keleş
Bora Koçak
Bülent DOĞRU
Canan Aksu
Caner Geban
Cemalettin Doğan
Cengiz Pala
Didem Baba
Dinçer Yalçın
Eflatun Mutlu
Emine Kalkanlar
Erdoğan Kalay
Ergün Kolçak
Eyüp Güntay
Furkan Albayrak
Güven Kadakal
Hakan Özalp
Hale Kapsız
Halit Ersoy
Halit Şener
Hasan Çapkurt
Hüseyin Sonuk
İpek T. Dumanoğlu
İsmail Kösem
İzzet M. Fert
Kadir Turan
K.Tunç Buyruk
Keramettin Arpacı
Mehmet Ersoy
Mehmet Emin Yıldız
Miktat Kuzhan
M.Çağrı Akgündüz
Musa Bulut
Müslim Bazkır
Nazan Civaş
Necati Altın
Oktay Şirin
Orhan M. Çapkurt
Orhan Tağı
78
MART 2014
Ekspress Temz
FMS Temizlik
Deça
Destek Temz
Clean Temz
Güney İlaçlama
Öztem
Akademi Grup
Sodexo
DGR Group
Koç Ak Temz
Proserve
Doğuş-Tempar
Deniz Temizlik
İtemsan Temz
Emeksan
Artem Tesis Yön
Küresel Hizmet
Klüh Profesyonel
Sistem İlaçlama
Güntay Temz
Eubsa Turkey
Yağmur Prof Hiz
Etkin Grup
Exper Temz
Ersoylar Temz
İPS Temz
CSS Hizmet
Ecenur Temz
Yüksel Yön Hiz
Eko Group
Euroserve
Cam Pak
Buyruk Group
Artemiz Temz
Ersoylar Grup
2A Yönetim Hiz
Tepe Servis
MÇA Grup
Mispak
Çevre Grup
RGS Group
P Group
Ayos Temz
Online Group
Ekol Temz
www.ekspresstemizlik.com
www.fmstemizlik.com.tr
www.deca.com.tr
www.destektemizlik.com
www.euroclean.com.tr
www.guneyilaclama.com
www.oztem.com.tr
www.akademihizmet.com
www.sodexo.com.tr
www.dgrgroup.com.tr
www.kocaktemizlik.com
www.proserve.az
www.dogusgrup.net
www.artemtesis.com
www.itemsan.com.tr
www.emeksan.com
www.artemtesis.com
www.kureselth.com
www.kluhsm.com
www.prosistemilaclama.com
www.clean-up.com.tr
www.eubsaturkey.com
www.yagmurtemizlik.com
www.etkinhizmet.com
www.expertemizlik.com
wwww.ersoylar.com.tr
www.ipstemizlik.com.tr
www.css.com.tr
www.ecenur.com.tr
www.yukselyonetim.com.tr
www.eko-group.com.tr
www.euroserve.com.tr
www.cam-pak.com.tr
www.buyrukgroup.com.tr
www.artemiz.com.tr
www.ersoylar.com.tr
www.eplustr.com
www.tepeservis.com.tr
www.mis-pak.com.tr
www.cevregruptemizlik.com
www.rgsgroup.com.tr
www.pgroup.com.tr
www.ayostemizlik.com
www.onlinegrouptr.com
www.ekoltemizlik.com
212 270 35 77
232 486 14 97
212 256 56 80
212 278 92 08
212 284 55 30
242 241 04 56
212 452 89 89
212 210 04 56
216 340 45 00
212 452 89 89
216 660 03 80
99412 5024367
212 629 98 00
216 508 29 00
216 314 01 27
212 267 24 49
312 397 00 33
342 230 30 01
212 423 33 34
216 567 20 91
216 326 83 30
216 470 03 08
212 583 15 74
212 569 78 08
242 324 84 68
444 60 61
212 284 56 64
216 428 07 07
216 572 74 04
212 344 12 05
212 334 48 48
216 578 98 00
212 351 92 65
216 392 92 59
212 274 24 60
4446061
212 230 75 72
212 267 23 98
462 325 29 30
216 455 92 82
212 238 42 88
216 324 33 33
212 219 29 15
212 223 50 95
216 546 01 95
216 422 78 90
Şaduman Uçar
Şebnem Özenç
T.Yılmaz Berik
Yeşim Tekin
Yaşar Çantepe
Zafer Mumcular
Uçar Sosyal Hiz
Özenç Hizm Yön
Destek Servis
Bizim Servis
GTS Group
Group7/24
Ali Haydar Gürkan
Ali Tolga Gediz
Ahmet Havuz
Arif Ömer Karaşehirli
Bülent Ş Ayan
Emrah Taşçı
Erdal Demircioğlu
Erdinç Berkay
Erkan Ataker
Ersin Topak
Pelin Özbilgin
Fadime Sarıkaya
Fatih Kutlutaş
Göksel Atmaca
G. Maria Aydın
Gürkan Doğanay
Hamit Bektaş
Hülya Çetin
Işıltan Balabanlı
Kutlukhan Tüte
Memduh Aybar
Murat Soylu
Murat Yiğit Öcal
Nesrin Serin
Nezih Kocaman
Oktay Güven
Osman Aybar
Ömer Annaç
Recep Ali Aksoylu
Sema Mumcular
Sarper Ekşioğlu
Sezgin Hazangil
Suat Yiğitoğlu
Tayyip Tokar
Turgut İpkırmaz
Umut Delikanlı
Vedat Yılmaz
Yiğit Öztat
Yunus Bingöl
Ecolab
SMG Makina
Tak Kozmetik
Mss Grup
EffectiveMedya
Bayco End
Ermop
Berkat Kağıt
Ataker Dozaj
Star Makina
Eczacıbaşı Profesyonel
Sarikohn
TMT Pazarlama
Saruhan
Tosay Makina
Diversey
Tektem Makine
Promak
Işıltan Group
KT
Siba İth İhr
Hayat Makine
Adonis End Ürün
Yöndes Yön
Sentez Fuar Org
G Tekstil
Titiz Temz Ürün
Dayland
Acoor Hizm Yön
Edim Eğitim
Santem
Hazan Makine
Yiğitoğlu
Nilfisk Advance
Doğuş Makina
Karcher
ETS Grup
Kima Makine
Osmanlı Makine
www.ucartemizlik.com
www.ozenc.com.tr
www.destekservis.com.tr
www.bizimservis.com.tr
www.gtstemizlik.com
www.group7-24.com
212 854 02 17
216 428 54 05
212 358 59 40
216 545 88 45
232 362 99 55
216 339 97 24
MAKİNE, KİMYASAL, SEKTÖRE MAMÜL VE HİZMET TEDARİKİ YAPAN FİRMALAR
www.ecolab.com
www.smg-tr.com
www.takkozmetik.com
www.mssgrup.com
www.effectivemedya.com
www.bayco.com.tr
www.ermop.com
www.berkatkagit.com.tr
www.ataker.com.tr
www.starmakina.com.tr
www.eczacibasiprofesyonel.com.tr
www.sarikohn.de
www.tmtpazarlama.com
www.saruhan.com.tr
www.tos-ay.com
www.diversey.com
www.cleanvac.com
www.promak.com.tr
www.isiltan.com.tr
www.hizmetinadresi.com
www.sibaltd.com
www.hayatmakine.com
www.adonis.com.tr
www.yondes.com
www.sentezfuar.com
www.gpromosyon.com
www.titiz.com.tr
www.dayland.com.tr
www.acoor.net
www.hijyenakademisi.com
www.santem.com.tr
www.hazan.com.tr
www.yigitoglu.com.tr
www.nilfisk.com.tr
www.dogustemizlik.com.tr
www.karcher.com.tr
www.edsgrup.com.tr
www.kimamakina.com
www.osmanlimakine.com.tr
216 441 20 30
232 457 27 23
212 221 91 95
216 660 08 98
0049 89 97600600
282 651 29 70
216 466 52 67
212 886 39 18
216 527 17 05
216 572 74 04
216 333 71 00
4930 52139986
212 659 33 60
212 249 33 80
226 814 24 50
216 578 64 00
216 499 90 90
242 522 56 56
242 343 23 50
532 314 72 95
392 822 40 69
212 671 75 31
212 549 50 59
212 327 01 84
216 358 57 57
216 456 83 07
216 491 94 45
224 443 39 40
532 266 02 13
216 339 97 24
212 232 20 52
216 321 76 74
212 284 43 37
216 466 94 94
212 444 07 64
232 252 07 08
216 493 20 90
212 230 90 05
216 398 07 97
MART 2014
79
TESİAD BİLGİ ODASI
DERGİ İSTEK FORMU
Adı:............................................................................................................................................................
Soyadı:...................................................................................................................................................... Firma Adı:.................................................................................................................................................
Görevi:.......................................................................................................................................................
Telefon:.....................................................................................................................................................
Faks:...........................................................................................................................................................
Web Adresi:...............................................................................................................................................
E-Mail Adresi:...........................................................................................................................................
Vergi Dairesi:...........................................................................................................................................
Vergi No:...................................................................................................................................................
Dergi Başlangıç Sayısı:..........................................................................................................................
Dergi Bitiş Sayısı:..................................................................................................................................
Bize Nereden Ulaştınız?
Adresi:
Ekonomi Ajans Yayıncılık, Paz.ve Danışmalık Hizmetleri
Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul
Tel: +90 (0) 216 572 60 69 Faks: +90 (0) 216 576 89 96
[email protected]
[email protected]
80
MART 2014
Ekonomi
Ekonomi&&Sanayinin
Sanayinin
Ekonomi
&&Sanayinin
Buluşma
Noktası
Buluşma
Noktası
Ekonomi
Sanayinin
Ekonomi & Sanayinin
Buluşma
Noktası
Buluşma
Noktası
Buluşma Noktası
www.ekonomiajandasi.net
www.ekonomiajandasi.net
e-posta: [email protected]
e-posta: [email protected]
www.ekonomiaj
Ekonomi Ajans Yayıncılık,Paz. ve Danışmalık
Hizmetleri
MART
2014
81
Ekonomi Ajans Yayıncılık,Paz. ve Danışmalık Hizmetleri
Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir
– Istanbul
e-posta:
[email protected]
Adres: Fevzi Paşa Cad. No 2 Sarı Ap.D:6 34750 Küçükbakkalköy – Ataşehir – Istanbul
Ekonomi & Sanayinin
TESİAD BİLGİ ODASI
82
MART 2014
Download

TEMİZLİK VE YABANCI YATIRIMLAR TEMİZLİĞİN AR-GE