BD HAZ‹RAN 2014
Soma,
"‹fl Kazalar›"
ve Kapitalizm
Kâr biricik
hedef olunca,
bunu art›rmak için
masraflar› düflürmek
gerekir.
Yazan: KAYA KARAN
‹TÜ Maden Fakültesi meslek yaflam›m›n bafllang›c›d›r. ‹lk staj›m›z› baz› arkadafllarla birlikte1963 y›l›nda
TK‹ Zonguldak Karadon Bölgesinde yapm›flt›k. 30
gün boyunca her gün Kömür ocaklar›na girip farkl›
vardiyalarda 8 saat çal›fl›rd›k.
aden oca¤›nda ‹flçilerle yemek saatlerinde TTK taraf›ndan verilen helva, ekmek vb.
gibi kuru g›dalarla açl›¤›m›z› gidermeye çal›fl›rken, onlar›n sorunlar›n›, aile
durumlar›n›, ald›¤› ücretleri, geçim
koflullar›n›, kald›klar› yaflad›klar› ko-
M
nutlar› velhas›l yaflamlar› ile ilgili her
fleyi ö¤renmeye çal›fl›rd›k. Bu staj›m›zda bir göçük olay›yla ilgili bir
an›m› anlatmadan geçemeyece¤im.
Kömür oca¤›ndan yeni ç›km›flt›k ki,
staj›m›zdan sorumlu, çak› gibi genç
bir Maden mühendisi olan Metin bizi
23
BD HAZ‹RAN 2014
ocak bafl›nda yakalad› ve çocuklar bu
kaç›r›lmaz bir f›rsat, ad›n› flimdi an›msayamad›¤›m bir Ayak’ta (kömürün
kazmalarla ç›kar›ld›¤› yüksekli¤i yaklafl›k 1-1,5 m, geniflli¤i kömür damar›na ba¤l› olarak de¤iflen üretimin
yap›ld›¤› 30- 40 derece e¤imli damar)
göçük oldu¤unu 2 kazmac›n›n göçük
alt›nda kald›¤›n› ve hemen bizlerin
de kurtarma operasyonuna dahil
olaca¤›m›z› bildirdi. 8 saat yer alt›nda
çal›fl›p tam istirahate çekilirken bize
gelen bu teklifle tüm yorgunlu¤umuzu
lar›ndaki kasklar›n›n önüne bir lamba
takarlar. O lamban›n enerjisi bellerindeki aküden gelir. ‹flçi oca¤a girmeden
önce, kendi markas›n› verip bir lamba
al›r. ‹flten ç›kt›¤›nda da teslim eder
markas›n› al›r. Bu akülerin her gün
bak›m› ve yeniden flarj edilmesi gerekir. Bizim de bafl›m›zdaki lambalar›n
aküsü neredeyse bitmek üzereydi yeni
flarjl› lambalar› baretlerimize tak›p
derhal oca¤a geri döndük. Kömür
üretilen ayaklar, aralar›nda kot fark›
bulunan iki galeriyi ba¤lar. Üretim,
üst galeriden alt galeriye do¤ru üretilen
kömürün kendi mecras›yla alt galeriye
akabilmesi için 30-40 derece e¤imle
üst galeriden bafllar.
iz de üst galeriden aya¤a girdik.
‹çerisi toz duman, göçük galerinin ortalar›nda bir yerde, bir
süre sonra göçü¤ün oldu¤u yere yaklaflt›k. Ayak giderek darald›, Metin
mühendis gibi biz de s›rt üstü uzan›p
bafl›m›z yukar›da korunmak amac›yla
bareti yüzümüze örterek göçü¤ün
oldu¤u yere geldik; bizden önce gelen
iflçiler elleriyle kazma kürek göçü¤ü
kömürü al›nm›fl domuz dam› tahkimatl› alana boflalt›p bütün güçleriyle
altta kalan iki iflçiye ulaflmaya çal›fl›-
B
unutup heyecanla göçü¤ün oldu¤u
Aya¤a inmek için haz›rl›klara
bafllad›k. Maden ‹flçileri ocakta kafa-
Yazar›m›z› tan›yal›m: 1945 do¤umlu Kaya Karan, ilk ö¤retimini subay babas›n›n görev yerleri Ankara, Kars, Ankara ve
Mersin'de yapt›. ‹TÜ, Petrol ve Do¤al Gaz Mühendisli¤i Bölümü'nden mezun oldu. TK‹ Zonguldak Amenajman Müdürlü¤ü,
MTA, ‹sveç'te Atlas Copco fiirketi, Batman' da TPAO'da Kömür
ve Petrol Sondajlar›, Üretim Mühendisi olarak görev yapt›. Çal›flmalar›na
Ankara OST‹M'deki kendi flirketinde, sanayide afl›nma ve ilgili çevre kirlili¤ini
ve üretim kay›plar›n› azalt›c› araflt›rma, üretim, mühendislik ve imalat
alanlar›nda sürdürmektedir. Evli, iki çocuk, iki torun sahibidir.
24
BD HAZ‹RAN 2014
yorlard›. Biz de onlara yard›mc› 2-3
saat çal›flt›k. Metin Mühendis “Çocuklar size bu kadar yeter gözlerinizle
gördünüz, ö¤rendiniz bundan daha iyi
staj olmaz.” deyip bizim ç›kmam›z›
istedi. Kalmak için ne kadar ›srar ettiysek de bizi ayak’tan ç›kartt›. Ertesi
gün göçük alt›nda kalan 2 iflçinin cesetleri ç›kar›ld›. O y›l staj›m›z› baflar›yla ama unutulmaz bir ac› ve hüzünle
tamamlad›k.
ârl›l›k kapitalizmin esas motorudur. Kâr biricik hedef olunca,
bunu art›rmak için masraflar›
düflürmek gerekir.
Masraflar› düflürmek
için ise, iflçileri daha
kötü flartlarda, daha
ucuza çal›flt›rmak,
üretim masraflar›n›
iyice k›smak kaç›n›lmazd›r. Bütün bunlar
karfl›s›nda iflçilerin
direnmekten baflka
çaresi yoktur. Ama
direnmek birleflmek
ile olur. Birleflmek ise
ancak demokratik bir
ortamda mümkündür.
Bu nedenle iflçiler dünyan›n her yerinde ve her zaman demokrasinin en büyük savunucular›
olmufllard›r. Kendilerini savunmak
için demokrasiye ihtiyaçlar› vard›r.
Bugün Avrupa Demokrasisi diye tan›mlanan rejimlerin ve ülkelerin hepsi
asl›nda iflçilerin mücadeleleriyle ortaya ç›km›fllard›r.
‹flçilerin örgütlenmesi ve demokrasi birbiriyle ba¤l›d›r. ‹flçiler ne kadar
K
örgütlü ise o ülke o kadar demokratiktir. Ülke ne kadar demokratikse,
iflçiler de o kadar kolay örgütlenebilirler.
İ
flçilerin örgütlerini sadece sendikalar olarak alg›lamak yanl›flt›r. ‹flçilerin esas etkili örgütleri kendi
siyasal s›n›f partileridir. Asl›nda demokrat Avrupa’n›n öyküsü, iktidara
gelmifl iflçilerin kapitalizmi korumalar›n›n ama ayn› zamanda kendi haklar›n› gelifltirmelerinin öyküsüdür.
‹flçiler gerek ekonomik, gerek
sosyal, gerek politik olarak ne kadar
‹flçiler dünyan›n
her yerinde ve
her zaman
demokrasinin
en büyük
savunucular›
olmufllard›r.
elveriflli konumdalarsa, o ülke o kadar
zengindir ve gelirler aras›ndaki eflitsizlik o kadar azd›r. Çünkü iflçilerin
haklar› ve demokrasi aras›ndaki iliflkinin benzeri de demokrasi ile zenginlik ve sosyal adalet aras›nda vard›r.
Neden böyledir?
Çünkü demokrasi ve yüksek bir
örgütlülük düzeyi, ifl gücünün fiyat›n›n
yüksekli¤i demektir ayn› zamanda. ‹fl
25
BD HAZ‹RAN 2014
gücünün fiyat› yüksekse, kapitalist
di¤er kapitalistlerle rekabet edebilmek
için emek üretkenli¤ini art›rmak; yani
daha modern teknikle, daha çok makine kullanarak üretim yapmak zorundad›r. Bu da modern tekni¤in ve araçlar›n kullan›lmas›n›; bu yönde araflt›rma
ve gelifltirmeler yap›lmas›n›; bu modern tekni¤i ve araçlar› kullanabilecek
ve üretebilecek kaliteli, yayg›n ve
yüksek bir e¤itimi zorunlu k›lar.
Ö
zetle, san›lan›n aksine bat›
ülkeleri zengin olduklar› için
demokratik de¤il; demokratik
olduklar› için zengindirler. ‹flçiler örgütlenip, haklar›n› iyi savunabildikleri için o ülkelerde demokrasi geliflebilmifl, bu da iflçilerin örgütlülü¤ünü
ve haklar›n› art›rm›fl; bu da kapitalistleri daha modern makineler kullanmaya zorlam›fl; bu da o ülkelerin zengin
ve ileri olmalar›n›n yolunu açm›flt›r.
Demokrasi için mücadele etti¤inizde asl›nda, ayn› zamanda o ülkenin
zenginli¤i, refah› ve sosyal adaleti
için mücadele etmifl olursunuz. Bir
ülkede iflçiler örgütlenememifllerse ve
direnemiyorlarsa, kapital sahibini
hiçbir güç daha modern teknik kullanmaya, sa¤l›k ve ifl güvenli¤i için para
harcamaya zorlayamaz. Orada üretim,
bo¤az toklu¤una çal›flan iflçi ile ve
eski makine ve teknikle devam eder.
‹fl kazalar›n›n da ard› arkas› kesilmez.
Türkiye’nin bütün di¤er güney
Avrupa ülkelerinden fark›, Avrupa'da
oldu¤u gibi güçlü iflçi sendika ve güçlü
iflçi s›n›f› partilerinin bulunmamas›d›r.
Türkiye’nin yar›m yüzy›l› aflk›n bir
zaman dilimi gerisinde kalmas›n›n
nedeni bu “ekonomik ve toplumsal
yap›”d›r.
2
006 y›l›nda yap›lan ihale ile
SOMA madenlerinin iflletilmesini
alan ZORLU HOLD‹NG, 2009
y›l›nda madenlerinin iflletmesini SOMA HOLD‹NG Afi ‘ye devretti. TK‹,
Soma’da kömürü kendisi ç›kar›rken
tonunu 130-140 dolara mâl ediyordu.
SOMA HOLD‹NG ise TK‹’ye verdi¤i
yüzde 15’lik rödovans pay› dahil kömürün tonunun maliyetini 23,80 dolara
Bir ülkede iflçiler
örgütlenememifllerse
ve direnemiyorlarsa,
kapital sahibini hiçbir
güç daha modern
teknik kullanmaya,
sa¤l›k ve ifl güvenli¤i
için para harcamaya
zorlayamaz.
düflürdü. Bunun ad› “üretim zorlamas›”d›r.
Bu zorlaman›n nedeni olarak
“patronun kâr h›rs›” ve “siyasetçilerin
vicdans›zl›¤›” gösteriliyor. Bunlar
do¤ru de¤ildir. ‹flçi ölümlerinin ard›ndaki nedenin "patronlar›n kâr h›rs›”
oldu¤unu ileri sürmek, konunun ancak, “h›rsl› olmayan patronlarla çözümlenece¤ini” iflaret eder. Böylesi
ciddi bir sorun, patronun kâr h›rs› ve
vicdanl› olup olmamas› basit nedeniyle aç›klanamaz.
irmalar›n, yeterli güvenlik önlemleri olmayan ve sonu ölümle
bitecek kazalar›n yaflanmas›n›n
“gözle görülür” derecede aç›k oldu¤u
bir ifl ortam›n› “görmezden gelmelerinin” üç temel nedeni vard›r.
Bunlardan ilki ve galiba en önemlisi, çal›flmak zorunda olan iflçilerin
d›flar›da bu ifl için “s›rada bekler” haz›r
durumda olmalar›d›r. Bu durum firman›n elini güçlendirmektedir.Yani
iflsizlik oran› yüksek oldu¤u sürece,
firmalar gereken güvenlik yat›r›mlar›n›
yapmadan da faaliyet gösterebilirler,
çünkü bu koflullarda çal›flmay› kabul
edecek iflçilerin her zaman “s›rada
haz›r durumda beklediklerini” bilirler.
‹kincisi devletin yapt›¤› piyasa
dostu deregülasyonlard›r. Bu kurals›zlafl›rma uygulamalar› sonucunda firmalar›n üzerindeki denetim azalmaktad›r ve güvenlik yat›r›m›n›n yap›lmamas› durumunda firman›n karfl›laflabilece¤i maliyet azalmaktad›r.
Sonuncusu ve o da çok önemli
olan bir neden de, iflçilerin örgütsüz
olmalar› ya da örgütlü eme¤in “gös-
F
Böylesi ciddi bir sorun,
patronun kâr h›rs› ve
vicdanl› olup olmamas›
basit nedeniyle
aç›klanamaz.
termelik”, güçsüz olmas›d›r. ‹flçiler
bu durumda da çok zor çal›flma koflullar›nda çal›flmak zorunda kalmaktad›rlar. Bugün Türkiye’deki tablo bu
durumdad›r.
Ş
imdi s›ra, sorulmas› gereken
sorumuzu sormaya geldi: Peki
bu durum, “Böyle geldi¤i gibi,
böyle mi gidecek?”
Elbette hay›r. “Ça¤ d›fl› tablo”nun
tüm ac›mazl›¤›yla gözler önünde olmas› gibi, “çözüm tablosu” da tüm
ça¤dafl yap›s›yla gözler önündedir.
Görmemekte israr eden siyasetçilere,
patronlara ve hatta sendika sorumlular›na, bu tabloyu, kimbilir kaç›nc›
kez olmak üzere, bir kez daha gösterelim:
Demokrasinin eksiksiz uyguland›¤› ülkelerdeki gibi iflçi sa¤l›¤›, ifl
güvenli¤i ile ilgili ‹LO yasalar›n›n
daha fazla zaman geçirilmeden imzalanmas›, yürürlü¤e geçirilmesi, daha
önemlisi, uygulamaya konulmas› ve
denetimlerin ba¤›ms›z kurulufllarca
yap›lmas› sa¤lanmal›d›r.
Bir “kolay” çözüm de fludur:
Düflüncenin egemen oldu¤u ça¤›m›zda insan›n, “insan onuruna yarafl›r
bir çal›flma düzeni” içinde çal›flabilmesi ve yaflayabilmesi için demokrasinin
eksiksiz uygulanmas› yeterlidir.•
27
Download

kaya karan.fh11