Eğitimde Yeni Metotlar Geliştirelim
Röportaj: Bekir Özer > [email protected]
Eğitim Metotları Geliştirme Derneği (EMGED) Başkanı Sayın Enver Ak ile öğretmenlere yönelik
olarak gerçekleştirilen Eğitim Metotları ve Materyalleri Proje Yarışmasını konuştuk.
Bekir Özer (B. Özer): Enver Hocam, öncelikle derneğiniz hakkında bilgi edinmek istiyoruz. Eğitim
Metotları Geliştirme Derneği (EMGED) nedir? Kuruluş amacı ve hedefleri nelerdir?
EMGED Başkanı Enver AK (E. Ak): Kısa adı EMGED olan “Eğitim Metotları Geliştirme Derneği”
2009 yılında Ankara’da kurulmuştur. Derneğin temel amacı, eğitimin yararına olacak her tür yenilik ve
metodun araştırılmasına imkân hazırlayarak teknolojinin eğitimin her alanında kullanılmasına katkı
sağlamaktır. Derneğimiz, geliştirilen yeni metotların ve eğitim materyallerinin tanıtımının yapılacağı
organizasyonlar düzenleyerek eğitim ortamlarının iyileştirilmesini hedeflemektedir.
B. Özer: Kısaca EMEPYA dediğiniz, Eğitim Metotları ve Materyalleri Proje Yarışması bu hedefler
doğrultusunda mı değerlendirildi, nasıl başladı?
E. Ak: Dernek, kuruluş amaçları ve gerçekleştirmek istediği hedefler doğrultusunda 2010 yılı Nisan
ayında öğretmenlere yönelik olarak Eğitim Metotları Proje Yarışmasını (EMEPYA) düzenlemeye
başlamıştır.
B. Özer: EMEPYA’daki hedefler neler?
E. Ak: Bu yarışma ile öğretmenlerin, proje tabanlı, yapılandırıcı eğitim ve öğretime adapte olmasına,
bilgi ve becerilerinin geliştirilerek sürekli öğrenen bireyler olmasına, bilişim teknolojilerini kendi
branşlarına entegre edebilmelerine, öğretimi kolaylaştırıcı öğretim materyallerini hazırlayabilmelerine ve
geliştirebilmelerine katkı sağlanmaktadır. Yarışmayla öğretmenlerimizin desteklenerek, kabiliyetlerinin
ortaya çıkması, araştırma yapmalarının teşvik edilmesi, sürekli öğrenen bireyler olmaları ve elde edilecek
projelerle ülke genelinde eğitim metodolojisinde ortak bir paylaşım sağlanması gibi hedefler
gözetilmektedir.
B. Özer: EMEPYA’nın kapsamı hakkında bilgi verebilir misiniz?
E. Ak: Yarışmaya, bütün öğretmenler katılabiliyor. Bu katılım bireysel ya da iki kişilik grupla
olabiliyor. Katılımcılar, bir veya birden fazla proje ile müracaat edebiliyor; ancak final aşamasına en fazla
bir proje ile çağrılıyorlar.
B. Özer: Enver hocam, EMEPYA’yı iki yıldır yapıyorsunuz. İlgi ne durumda, katılımlar nasıl?
E. Ak: EMEPYA’ya ilgi her geçen gün artmaktadır. 2010’da düzenlenen birinci EMEPYA’ya 1.157
proje ile müracaat edilmişken, 2011’de gerçekleştirilen yarışmamızın ikincisine 1.796 projeyle
başvurulmuştur.
B. Özer: Yarışmaya kimler katılabiliyor? Müracaat edenler kimler?
E. Ak: EMEPYA, öğretmenlere yönelik bir yarışma. Bütün öğretmenler eğitim ile ilgili ürettikleri
projeleri ile bu yarışmamıza katılabilmektedirler. Ancak katılım için düşüncelerini projelendirmiş olmaları
lazım. Öğretmenlerimiz, internet sitemiz (www.emepya.com) üzerinden projelerini yükleyip yarışmamız ile
ilgili güncel bilgileri takip edebilmektedirler.
B. Özer: Yarışma hangi düzeyde gerçekleştiriliyor? Yerel ya da ulusal mı yoksa uluslararası bir boyutu
da var mı?
E. Ak: Yarışmaya, eğitim hayatımızın her düzeyindeki bütün öğretmenlerimiz istedikleri takdirde
katılabilmektedir. Başlangıçta ulusal olarak düşündüğümüz bu yarışmaya, bu yıldan itibaren uluslararası bir
boyutta kazandırmak istiyoruz. Bunun için yurtdışından yapılacak başvurular da bu sene kabul edilecek.
Ulusal boyuttan uluslararasına geçişte iki önemli nedenimiz var. Aslında nedenden çok zorunluluk da
denebilir: Yarışmaya katılım oranı hiç umulmayacak şekilde yükseldi. İlginin bu büyüklüğünün yanı sıra
yurt dışından gelen yoğun talep de bir anlamda bizi zorladı ve yarışmaya uluslararası bir boyut kazandırdı.
Böylece bu yıldan itibaren diğer ülkelerden yapılan proje başvuruları da değerlendirilecek ve EMEPYA
uluslararası bir yarışma ve paylaşım platformu haline dönüşecektir.
B. Özer: İlgi büyük dediniz. Daha çok hangi illerden ne tür projelerle katılım sağlanıyor?
E. Ak: Yarışmaya bütün illerimizden katılımlar söz konusu. Ancak bu katılımlarda belki illerin nüfus
yoğunluğunun da etkili olduğu söylenebilir. Büyük illerimizden görece olarak daha fazla başvuru olduğunu
söylemek yanlış olmaz. Mesela 2011 yılındaki 2. Ulusal EMEPYA’ya Ankara’dan 192 veya İstanbul’dan
164 başvuru yapılırken Mardin’den sadece 5 müracaat olmuştur. Yine örnek olarak Adana’dan 86,
Konya’dan 75, Antalya’dan 43, İzmir’den 36, Van’dan 26, Diyarbakır’dan 15, Şanlıurfa’dan 13,
Erzurum’dan 8 başvuru yapıldığını söylemek mümkün.
B. Özer: Hocam, bu büyük ilgi sizde ne tür duygular uyandırdı? Başvurular, beklentilerinizi karşılıyor
mu?
E. Ak: Bu tür bir yarışmaya bu kadar geniş kapsamlı bir ilginin olması eğitim hayatımız adına çok
büyük bir kazanç ve bizim için de sevinç kaynağı. Sözlü kültürle yetişmiş bir toplum hayatında herkes pek
çok şey söyler; ama bunu proje haline getirip bir yarışmaya katılmak ayrı ayrı takdir edilecek güzellikler.
Kime sorulursa sorulsun, “eğitim şart” der; ama bu alanda herhangi bir somut adım attırmak asıl itibariyle
çok zordur. EMEPYA’ya katılımın bu şekilde yüksek olması ülkemizin her tarafında eğitime verilen önemin
arttığını göstermektedir. Bu durum hem eğitim hayatımızın gelişmesi hem ülkemizin geleceği adına bizi
sevindirmekte ve gelecekle ilgili umutlarımızı kamçılamaktadır.
B. Özer: Müracaat edenler hangi kategorilerde projelerle katılım sağlıyorlar?
E. Ak: Yarışmaya lise fen bilimleri, lise sosyal bilgiler, lise matematik, ilköğretim fen bilgisi, sınıf
öğretmenliği, ilköğretim sosyal bilgiler, ilköğretim matematik, okul öncesi, mesleki eğitim ve eğitim
yönetimi kategorilerinde başvuruluyor.
B. Özer: Yarışmaya katılanlar ödüllendiriliyor mu, ne tür teşvikleriniz var?
E. Ak: Yarışmamız alışılagelmiş sıradan birinci, ikinci ve üçüncüye ödül var, diğerlerine hiçbir şey yok
yaklaşımından uzak bir ödüllendirme yöntemi izlemektedir. Dereceye giren öğretmenlere, eğitim süreçlerine
yardımcı olacak, teşvik edici çeşitli ödüller verilmekte düzenlenen organizasyonlar sonucu elde edilen yeni
teknik, metot ve projeler, internet ortamında paylaşılarak, ülke genelinde eğitim metodolojisinde ortak bir
paylaşım sağlanarak manevi bir ödüllendirme yapılmaktadır. Yine bu çerçevede bütün yarışmacı ve
okullarına katılım sertifikası verilmektedir. Bu yıl, yarışmanın ön elemelerini geçip finale kadar gelen
projelerin, %5’ine birincilik, %10’una ikincilik, %15’ine üçüncülük, %20’sine de mansiyon ödülleri
verilecektir. Jürinin belirleyeceği sayıda da jüri özel ödülü verilecektir. Finalde ödül alamayan projelere de
dijital fotoğraf makinası hediye edilecektir. Tabi bu ödülleri parasal olarak ifade edersek nasıl bir teşvikte
bulunduğumuz belki daha iyi anlaşılabilir. Birincilere 1.500 TL, ikincilere 1.000 TL, üçüncülere 75 TL,
Mansiyon olarak 500 TL ve Jüri Özel Ödülü olarak da 250 TL parasal ve Başarı Sertifikası şeklinde de
manevi ödüllendirme yapılacaktır.
B. Özer: Enver hocam, bu ödüllerle cazip olmaması düşünülemezdi. Ama finallere yükselmek zor mu?
Jürinin değerlendirme kriterleri neler?
E. Ak: EMEPYA’ya katılımda ilk değerlendirme kriterimiz yeni ve orijinal bir fikir olması ve bu fikrin
eğitime katkı sağlayacak bir neticeye bağlanması lazım, tabi var olan bir probleme de çözüm getirmeli.
Güncel eğitim yaklaşımlarına ve müfredata uygun olması, genellenebilir ve geniş bir kullanım alanına sahip
olması ve kolay bulunabilecek malzemelerle yapılan, uygulanabilir bir proje olması gibi şartlar olmazsa
olmazımız. Ayrıca projenin öğrenci merkezli olması, hedeflediği öğrenci seviyesine uygun olması, anlaşılır
bir dille ve zengin görsel materyalle raporlaştırılmış olması ve içerisinde öğretim materyalleri ve
teknolojileri kullanılması da zorunlu.
B. Özer: Enver hocam, bu kadar açıklamadan sonra artık iş EMEPYA’ya katılacaklara düşüyor,
sanıyorum. Size de çok teşekkür ederim. İnşallah eğitim hayatımıza renk katacak, bize gelecekle ilgili
motive edecek yeni projeler görürüz de “eğitim şart” sözünün sözde değil, uygulamada yansımalarını
görmüş oluruz.
E. Ak: Ben de Derneğimiz (EMGED) ve yarışma (EMEPYA) yürütme kurulumuz adına sizlere
teşekkür ederim.
Download

Eğitimde Yeni Metotlar Geliştirelim