Calıskan Antrenör Ahmet Ocal
●●
●
●
Sürekli çalışmak, başarıyı
kovalamak ve mesleğinizi
eksiksiz yapmaya çalışmak nasıl
bir duygu bunu at camiasında
olan herkes bilir. Ancak bunun
yanında yardımsever olup beşeri
ilişkilerinizi üst düzeyde tutmak
karakteristik bir özelliktir.
Dededen ve babadan atçı olan
Antrenör Ahmet Öcal sorularımızı
yanıtlandırdı.
Necati Doğan: Yarış Dünyası Dergisi okurları için
kendinizden bahseder misiniz?
Ahmet Öcal: Kısaca anlatacak olursam Kocaeli’nin
Sapanca ilçesinde 1970 yılında dünyaya geldim. Ailem
atadan atçıdır. Kendimize ait yarış atlarımız vardı ve
ben çocuk yaşlarda atlarla iç içe büyüdüm. Atlara olan
sevgim burada bulunan çoğu insan gibi erken yaşlarda başladı. Onları tanıyınca bir daha onlardan ayrılma
ihtimaliniz normal olarak imkansız oluyor.
İlk olarak 1983 yılında apranti lisansımı alarak camiamızdaki çalışmalara katılmaya başladım. Ancak
her binicinin korkulu rüyası kilo problemi yüzünden
askerlik görevimden sonra aprantiliğimi bırakmak zorunda kaldım. 1998 yılında antrenör lisansımı alarak
camiamıza bu alanda hizmet etmeye başladım.
Necati Doğan: Yeri gelmişken sormak isterim.
Apranti ve antrenör olarak ilk katıldığınız ayrıca ilk kazandığınız yarışlar hangileriydi?
Ahmet Öcal: Apranti olarak katıldığım ilk koşu 1984
yılında İstanbul Veliefendi Hipodromunda idi. İlk kazandığım koşu ise aynı yıl içerisinde İzmir Şirinyer
Hipodromunda Fahri Yüksel’e ait Benhur isimli safkan
ile idi. Antrenör olarak başladığım yıllarda Rahmetli
Burhan Amca (SOLPÜK)’nın ekürisi ile ilk yarışımı koş-
tum ve ayrıca ilk birinciliğimi de bu eküri de kazandım.
Daha sonraları rahmetli at sahibi Ali İhsan Kaya
Ekürisi ve birçok eküri ile çalışma imkanı yakaladım.
Halen İzmir Şirinyer Hipodromunda antrenör olarak
çalışmalarıma devam ediyorum.
Necati Doğan: Mesleğiniz ve düşünceleriniz ile ilgili
görüşlerinizi alabilir miyiz?
Ahmet Öcal: Sizde bizler gibi yıllardır buradasınız.
Bu meslek anlatılmaz, anlatmaya kalksanız sadece
zorluklarından bahsedersiniz. Çünkü at sevgisi ile
yoğrulmuş, atları seven insanların burada olduğunu
biliyorsunuz. Ben sadece şunu belirtebilirim. Hiç bir
sosyal hayatı olmayan, sürekli bir çalışma ve bilgi birikimi ile düzgün bir dimağ isteyen antrenörlük mesleği
sizi her daim etkiler, başka bir şey düşünmez olursunuz. Ben antrenör olarak burada olmaktan son derece
mutluyum ve dışa dönük bir yapım olduğu içinde burada edindiğim dostluklar ile işimi severek yapıyorum.
Allah ömür verirse, uzun yıllar işimi yapmaya devam
edeceğim.
Ayrıca, atçılık camiasının büyüdüğünü düşünüyorum. Yapılan çalışmalar ve ileriye bakışın camiamız üzerinde olumlu etkileri olacağı kanaatindeyim.
İnşallah, daha güzel günlerin bizleri beklediğini de
söylemeliyim.
10 Haziran 2014 Salı günkü 1056 sayılı Yarış Dünyası Dergisi’nden alınmıştır
Download

tıklayınız - Liderform