ÎMTIDIggS^ ^^^^
Ali BORAN
1. GİRİŞ
nadolu'nun dogu ucundaki Van Gölü çev­
resi, birçok kültürün dogma ve yayılma
alanı olmuştur.
Van Gölü çevresinde birçok yerleşim yeri var­
dır. Bunlar; Van (merkez), Tatvan, Edremit, Mura­
diye, Özalp, Erciş, Gevaş, Bitlis (merkez), Hizan,
Adilcevaz ve Ahlat'tır.
Ahlat, Süphan ve Nemrut dağları arasında
Van Gölüne bakan eğimli platolar üzerinde kurul­
muştur. Bitlis ilinin sınırları içinde yer almaktadır.
1700 m. rakımda ve 1044 km^ kırsal bir alana
yayılmış bulunan ilçenin yüzey şekilleri, gerek bi­
çim gerekse meydana geliş bakımından farklılıklar
göstermektedir. Topraklannın geniş bir bölümünü
Sütey yaylalannın yüksek düzlükleri ve Ahlat Ovası
oluştunnaktadır.
Hz. Ömer (640-641) zamanında fethedilen
Ahlat, XI. yy.da Türk akıncılarının üssü olmuştur.
1071 Malazgirt savaşına Alp Arslan Ahlat'ta hazır­
lanmıştır. Yine Osmanlı Devleti'nin kurucusu Ertugrul Gazi'nin beşiği Ahlat'ta sallanmıştır.
Ahlatşahlar döneminde (1100-1207) Anado­
lu'nun en büyük ticaret merkezlerinden biridir. Bu
dönemde imar faaliyetlerinin yoğunlukla uygulan­
dığı görülmektedir.
Anadolu Selçuklu mimarisinin en önemli ese­
ri olan Divriği Külliyesi'nin miman Ahlatlı'dır. Yine
Konya Ulu Camii'nin minberinin, Tercan Mama
Hatun Türbesi'nin, Alay Han'ın, Gevaş Halime
Hatun Türbesi'nin mimarı Ahlatlı'dır. Ahlat'taki
Selçuklu Mezarhgı'ndaki eşsiz süslemelerin mimarlan da Ahlatlı'dır. 2
Türk Sanatı'nda önemli yeri olan Ahlat ve
eserierinin yanında taşı da önemli bir yere sahiptir.
2. TAŞ V E ÇEŞİTLERİ
Taşın Oluşumu
T a ş , Türkçe'de katı toprak
"fcaş"tan gelmektedir.^
manasında
Yer kabuğunu oluşturan ve çoğunlukla bir
kaç mineralin Agrega halinde birleşmesi ile mey­
dana gelen kütlelere taş veya özel adı ile külte adı
verilmektedir. Örneğin, granit, üç mineralden yani
kuvars, feldispas ve mikadan oluşmaktadır.
Taşın içinde yüzü bulan bileşenlerden önemli­
leri O, H, C, Cl, S, F, P, N , Sı, A l . Fe, Mn, K ,
Na, Ca, Mg, Ba, Ti, Zr, Cr'dur.'*
Tortul Taşlar
Tabakalar hıalinde birbirinin üzerinde olan ve
birleşimlerinde daha çok amorf elemanlar bulunan
taşlardır. Bunlar akarsular tarafından taşınan taş
ve topraklann deniz ve göller içinde tabakalar ha­
linde çökelmesi ile oluşmuştur. Bu maddeleri bağ­
layan genellikle kalsiyum karbonat bileşimli bir do­
ğal çimento gösterilmektedir. Taşlann içinde bitki
ve hayvan fosilleri bulunmaktadır. Kum taşlan,
kalkerler, tüf ve travertenler, oniks gibi taş çeşitleri
görülür.^
1.
Boran, AU, Van Gölü Çevresindeki Tek Kubbeli
Camilerin Türk Sanatı'ndaki Y e r i (Basılmamış
Y.Y.Ü.Sos.Bil. Ens.Yüks€k Unas Tezi 1994),4.
2.
Boran, a.s-e , (bkz.dn. 1)4 v.d.
3.
Arscvcn, C. E., S.A .IV. 1994-1944.
4.
Sayan, M., Mineraloji ve Jeoloji (1960) 306.
5.
Gürdal, E . , "Anıtlarda ve Yapılarda Kullanılmış Doğal
Taşlann Bozulmaları ve Korunmaları" Rölövc ve Res­
torasyon Dergisi, V I . 1987, 27; Sayan, M., m.g.*..
(bkz. dn.3) 307.
Ali BORAN
364
Metamormik Taşlar
Değişime uğramış taşlardır. Bu taşlar hem billursal hem de levhalı dokusu gerek magmatik taş­
lar gerekse ince tabakalardan ibaret tortul taşlan
andırdığından bunlara bazen billurlu ve levhalı taş­
lar manasına gelen kristallofiliyen adı verlimektedir. Metamorfik taş içinde pek az olarak fosillere
rastlanır. Mermer ve serpantinler bu gruba gir­
mektedir.
Magmatik Taşlar
Genellikle dağlık yerlerde düzensiz külteler
halinde bulunan sert, parlak ve genel olarak billur­
lardan meydana gelen taşlardır. Bunlar prosferi
teşkil eden magmanın litosferdeki çatlaklan taki­
ben yeryüzüne yakın yerlere kadar yükselmesiyle ve
orada sertleşerek billur halini almasıyla oluşurlar.
Magmatik taşlar yerkabuQu içinde başlıca iki
şekilde bulunur:
a. Külte halinde (Derinlik Külteleri): Bun­
lar yerkabugu içinde bulunan ve iç püskürme neti­
cesinde meydana gelen tamamı ile billurlardan
ibaret büyük kültelerdir.
b. Filon Halinde (Filon Külteleri): Yerkabu­
gu içinde bulunan ve magma tarafından dolduru­
lan çatlaklara filon denilmektedir. Derinlerden ge­
len magma tortul tabakaların arasındaki çatlaklan
takiben yeryüzüne kadar çıkar ve orada yayılarak
katılaşır. Volkanlar baca adı verilen çatlaklar vası­
tasıyla lavları dışarıya dökmekte ve bunların katı­
laşmasından volkanik taşlar oluşmaktadır.
Yüzey taşlan, derinlik taşlarının aksine mag­
manın çabuk veya birdenbire soğuyup katılaşma­
sından meydana gelmektedir.
Magmatik taşlar yapılan bakımından billursal,
yan billursal ve camsıdır.
Billursal olanlar tamamıyla billurlardan olup,
bunlarda şekilsiz maddeler bulunmaz. Granit, siye­
nit gibi.
Yan billursal olanlar kısmen billurlardan, kıs­
men de şekilsiz maddelerden ibarettir. Trakit, An­
dezit, Bazalt taşlan gibi.
Camsı olanlar ise tamamiyle şekilsiz madde­
lerdendir. Obsidiyen taşı gibi.
Yan billursal ve camsı taşların yapılarından
biri olan volkanik bileşenlerinin bazı çeşitleri içinde
lavlardan başka diğer bir çok volkanik materyalle­
re de rastlanmaktadır. Bunlar volkan bombalan,
lapilli ve küllerden ibarettir.
Volkanik bombaları büyük lav parçalannn
kraterden fırlarken havada eksenleri etrafında dö­
nerek katılaşmasından meydana gelmektedir.
Bunların yüzeylerinde ekseriya kabuklarında çat­
laklar vardır.
Volkan bombaları ve lapilleri. gelişigüzel çimentolaşmasından oluşan taşlara Aglomera, külle-,
rin birikmesiyle meydana gelen taşlara ise Volka­
nik tüf adı verilmektedir. Aglomera ve tüf bazen
tortul taşlar gibi tabaka halinde bulunur. Bunlar
birbiri ardınca devam eden püskürme işlevi ile vol­
kanik metaryallerin göllere, denizlere düşerek bu­
rada birikmesiyle veyahut volkan kültelerinin ya­
maçlar üzerinde kat kat toplanmasıyla meydana
gelmektedir. Aglomera ve tüfler daha sonra taşlann üzerinde oluşan tabakalann aQirhgi veya tekto­
nik hareketlerin yaptığı basınçlar ile taşlar yoğun­
laşmakta, bazen de madensel maddeli sıvılann yar­
dımı ile az çok sertleşmektedir. Bütün bu çeşit taş­
lar, lavlar gibi bileşimindeki maddelere ve ait olduklan taşlara göre isim alırlar. Bazalt bombası,
Andezit Aglomerası, Trakit tüfü, Diyobaz tüfü'
Andezit tüfü gibi.
Aglomera ve volkanik tüfler içinde bazı fosil­
lere rastlanmaktadır. Bazı tüflerin içinde ojit, horn­
blent, idokraz, lösit gibi mineral billurları bulun­
maktadır.
Türkiye'nin hemen her volkanik arazisinde bu
çeşit taşlara rastlanmaktadır. DoQu Anadolu Bölgesi'nde takriben 15'e varan Andezit taşı bulun­
maktadır. Yalnız hepsi kullanım için gerekli sertlik
ve dağınıklık göstemnemektedir. Bu taşlar kırmızı,
siyah, gri, beyaz, kül rengidir.
Andezit Tüf
Andezit taşı, Diyorite açık volkanik bir taştır.
Madensel elemanlan andezin, hornblent, biyortit
ve ojitten ibarettir. Dokusu mikrolitli olduğu gibi
şekilsiz maddeleri de ihtiva eder. Lav hamurları
ufak olan andezitlerde gözle hiç birşey görülmez.
Porfil yapılı olanların içinde minareller kısmen gö­
rülebileceği gibi ince plak halinde mikroskopla ba­
kıldığı zaman ve kesitin kenarlanna paralel kat kat
çizgiler görülür.^
Kaliteli andezitlerde silis miktan yaklaşık %
60'dır. Genel olarak andezitlerin oluşum zamanı
üçüncü zaman (Tersiyer Dönemi)dır.^
Zamanımızda bazı volkanlardan çıkan lavlar­
dan soğuyup katılaşmasıyla da andezitler oluşmak­
tadır. Dogu Anadolu bölgesinde Süphan, Dumanlı
(Erzurum), Küçük ve Büyük Agn Dağlan, Çat (Er­
zurum), Hamur (Agn), Kars daglannda andezit tüf
bulunmaktadır. °
Kaliteli bir andezit taşının içinde ortalama bu­
lunan bileşenler ise:^
6.
Sayan, M., a.g.e., (bkz.dn.4) 363.
7.
Üçüncü zaman (Tersiyer Dönem): Yaklaşık 65 milyon
yıl öncesinden günümüze kadarki zaman dilimidir. Bkz.
Ana Britannica Tersiyer Dcnem'mad. XX, 1992, 553.
8.
T. Ercan ve Diğerleri, "Dogu Anadolu'nun G e n ç Volkanitleri", M.T.A.,1990,110.
9.
Bu veriler dünyada kabul edilen ortalama verilerdir.
M.T.A Van Böl.Müd.'den alınmıştır.
runuşu.
Res. 3: Karhane Taş Ocağının toprak katmanının
görünüşü.
Res. 4: Karhane Taş Ocağının
görünüşü.
Ali BORAN
366
Res. 5: Karhane Taş Ocağının bir başka açıdan
görünüşü.
Res. 6: Karhane Taş Ocağı nm kullanılm
taş katmanının görünüşü.
art
•w
Res. 7: Karhane Taş Ocağının taş çıkartılması­
nın görünüşü.
Res. 9: Karhane Taş Ocağında taş çıkaı
nm görünüşü.
ası
m
Res. 10: Karhane Taş Ocağında taşa taş
nin çakılması.
jisi-
A-
ar
Res. 8: Karhane Taş Ocağının taş damarları­
nın görünüşü.
«- r-.
Res. 11: Karhane Taş Ocağında taş çiuisfy/e ta­
şın parçalanması.
A H l ^ T TASI (ANDEZİD T ü n
Resim 12: Karhane Taş Ocağından
taşlardan görünüş.
367
çıkartılan
^4
Res. 13: Ortakira Taş Ocağında taşın ebatları­
nın kesilmesinden görünüş.
Res. 14: Ortakira Taş Ocağında taşm alt kısmı­
nın kesim sahnesi.
«i
/
Res. 15: Ortakira Taş Ocağında taşm ebatlarının
kesilmt
,üş.
m
Ali BORAN
36»
9^
Res. 17: Ortakira Taş Ocağından çıkan taşlar.
Res. 18: Karhane Taş Ocağında taşın kaba
{yontusunun görünüşü.
a •
Res. 19: Karhane Taş Ocağında kaba yontu.
Res. 20: Karhane Taş Ocağında ince yontu.
I
"İV,
Taş Ocağırtia murçun görü-
Res. 21: Karhane Taş Ocağında tarak yontu.
Res. 22:
nuşu
Res. 23: Karhane Taş Ocağır)da taşın yüklen­
mesi.
Res. 24: Karhane Taş Ocağında taş
malzemeleri.
çıkartma
AHLAT TAŞI (ANDEZlD Tl-in
369
%62
AHLAT TAŞ OCAKLARI V E TAŞ ÇI­
%2,9
P205
KARMA TEKNİKLERİ
%0,8
Tİ02
Ahlat Taş Ocakları
: 500-1000 ppm.
Ba
Taş ocakları Ahlat'ın kuzeybatı tarafındaki
Zr
: 164 ppm.
Güvercinlik,
Kuruçay, Karhane, Ortakira, YassıteNagO
%5
pe, Uzunyol, Kellebulak, Kafir Kalesi, Malhankira,
%13
AI2O3
Uludere (Sor Köyü), Sütey Yaylası, Degirmençalı
%7
mevkilerinde bulunmaktadır (Res.2).
CaO
%8
Fe
Verimli taş ocaklarının derinliği 1-10 m. ara­
M2.
Dikerleri
sında değişmektedir. Kınalıkoç köyündeki taş bloklannın boyu 20-30 m'yi bulmaktadır.
AHLAT TAŞININ TANIMI V E OLUŞUMU
Ahlat Taşının Tanımı
Ahlat taşı volkanik tüfün alt grubunda yer
alan andezit tüftür. Taş, Süphan Dagı magmaları­
nın ürünüdür. Tarihi olarak da 6.7± 0,15 milyon
yıl ile 280 bin yıl zaman dilimi arasında yer almak­
tadır.^" Bu taşlar Süphan Dağının püskürttüğü
lavlann ani şekilde soğuması sonucu oluşmuş yan
billursal taşlar içinde yer almaktadır.
Ahlat taşı, Süphan Dagı' nın birbiri ardınca
devam eden püskürüklerinin sonucu volkanik kül­
lerin yamaçları üzerinde kat kat toplanmasıyla
oluşmuştur. Zamanla teknotik hareketler sonucun­
da madensel maddeli sular vasıtasıyla az çok sert­
leşmiştir (Res.l).
Ahlat Taşının Özellikleri
Andezit tüfü (Ahlat taşı) hakkında M.T.A.
(Van Böl.Müd.)'nın 29 Mayıs 1995 Pazartesi günü
yapılan analiz raporu:
SİO2
AİO2
% 59
% 17
FegOg
%9
Na202
K2O
Ca O2
%6
% 3
%4
Zr
: 100 ppm
Diğerleri % 1
Mineralojik Rapor
Camsal hamur içerisinde prokscn, plajioklaz
kristalleri ve cam kınklan porfirik halde bulunmaktadır.ll
Ahlat taşında silis miktarının fazla olmasından
dolayı çok dayanıklı bir yapıya sahiptir. Yine için­
de bulunan bol miktarda oksijen ve madensel su­
lardan dolayı hava ile temas ettiğinden dolayı bun­
lar zamanla taştan aynlmaktadır.-^^ Bu ayarışma
hava ile temastan sonra 10-15 gün içinde tamam­
lanmaktadır.
Taşın renkleri ise kırmızı, siyah, kül, beyaz,
gri, açık sandır.
A H L A T TAŞ OCAĞINDA TAŞ ÇIKAR­
MA TEKNİĞİ
Yukarıda özelliği ve mevkileri verilen taşlar
yüzeyden yaklaşık 0,5-1 m. kadar toprak altında
bulunmaktadır (R.3).
Ahiatlı taş ustalan doğal andezit tüfünü çıkar­
mak için üç esas evrede taşlan çıkanp işlemekte­
dirler.
Birinci Evre: Verim/i Taş Ocağının Tes­
piti ve Üstündeki Toprakfarın Kaldmlmasi:
ilk önce taş ocağının yeri tespit edilmektedir.
Bu tespitte kullanılan metod ise klasik yöntemdir.
Herhangi bir sondaj veya ölçüm yapılmamaktadır.
Daha önceki dönemlerde (Selçuklu, İlhanlı, Os­
manlı) kullanılan taş ocaklan tercih edilmektedir.
Çünkü önceki dönemlerde ocak halinde taş alın­
mamış, ihtiyaca göre bir kaç taş çıkarma şeklinde
yapılmıştır. Günümüzde bu taş yataklanndan yararianılmaktadır (Res. 4).
Toprağın kaldırılmasında da yine klasik me­
tod kullanılmaktadır. 3-5 m. genişliğinde bir yer
açılıp taşlar çıkartılmaktadır. Yüzeyin fazla açılma­
masının nedeni ise taşın hava ile temas etmesini
önlemek içindir (Res.5).
tkinci Evre: Taşın (Dcaktan Çıkartılması:
Ahlat taşı, Süphan Dagı'nm lavlannın ani şe­
kilde soğuması sonucu oluştuğundan kalıp kalıptır.
Çünkü lavlar katman katman akmıştır. Kalıplann
m^ değişmektedir. 5 m^'ten 20-30 m^e kadar de­
ğişebilmektedir. Ustalar kalıp taşlan istedikleri
ebatlarda teline ve tel baskısı damarianna göre bö­
lerek kullanıma hazır hale getinnektedirler (R5).
Taş ustaları taşın yatay damarlarına teline,
düşey damarianna ise tel baskısı adını vermekte-
10. T.Ercan vc Diğerleri, a.g.*., (bkrz.dn.8) 110.
11. M T.A. Van Böl.Müd. vc aynca Jeologlar Demir ERKANOL ile Mehmet KlUÇ'a yardımlanndan dolayı tejektor
ederim.
12. Sözen, M.- Tanyeli, U., Sanat Kavram vc TcrbnUrl
Sözlüğü, T ü f mad. 1st., (1986), 241.
Ali BORAN
3701
Kaba Yontusu: Kıran denilen aletle yapıl­
maktadır (Res. 19).
Ocaklardaki taş katmanlarından üstteki silis
miktarı bol olan taş yataklan kullanılmaktadır. Da­
ha sonra gelen taş katmanlan ise kullanılmamak­
tadır. Çünkü aranan özellikler bu katmanda bulun­
mamaktadır (Res. 6).
Temiz Kıran Yontusu: Bu da kıranla ya­
pılmakta olup ince işçilik isteyen bir yontudur
(Res. 20).
Taş ocaklannda çeşitli renkteki taşlar bir ara­
da bulunabilmektedir. Siyah taşlann yanında kır­
mızı ve gri taşlar olabilmektedir (Res.7).
Tarak Yontusu: Taşın yüzeylerine tarak
çekilerek süsleme yapılacak hale getirilmektedir
(Res.21).
Günümüzden önceki dönemlerde (Selçuklu
ve Osmanlı) taş katmanının yaklaşık 1 m'ye varan
en üst kısımlan kullanılmıştır (Res. 8)
Daha sonra taş yüzeyinde işleme yapılacaksa
murç denilen aletle yapılmaktadır (Res. 22). Taşın
yüzeyine yapılan işlemeler inşa alanında yapılmak­
tadır. Ahlat Yanm Kümbet buna bir örnektir.
Kalıp kalıp olan taşları ustalar bir araya gele­
rek üç beş manivela yardımıyla çıkartılmaktadır.
Kalıp taşlar diğerlerinden aynldıktan sonra taş çivisiyle parçalanır, istenilen ebatlar gönye ve metrey­
le tespit edildikten sonra kıran ile düzeltilmektedir.
Bir taş ustası günde 25 taş düzeltebilmektedir.
Süsleme ise murç denilen aletle yapılmaktadır
(Res.9,10,11,12).
Ortakira taş ocağında ise modem aletlerle taş
çıkartılmaktadır. Bu ocağı Mustafa ERSOY^^ isim­
li bir şahıs çalıştırmaktadır.
Kendi tasarladığı makinalarla taş çıkartılmak­
tadır. Taş katmanının üzerinde yer alan 1 m'ye va­
ran toprağın büyük bölümünü dozerle kaldırmak­
tadır. Tamamını kaldınnamasının sebebi ise; önce­
leri toprağın tamamını kaldırmış ve taş sertleştiği
için kesememiştir. Bunun üzerine üstte bir miktar
toprak bırakarak taş çıkartmaktadır. Seyyar raylar
üzerinde çalışan makinelerden biri en ve boy ölçü­
lerine göre taşı kesmekte, diğeri ise alttan istenilen
kalınlıkta taşlan kesmektedir. Daha sonra taşların
yüzeyleri zımparalanmaktadır. Diğer bir makine ile
köşeler pahlanmaktadır. Bu taş ocağından günde
500 ton taş çıkartılmaktadır (Res. 13,14,15).
Mustafa Usta, taş çıkartma esnasında iki adet
seramik fınnı ve bir adet de taş çivisi bulmuştur.
Fırınlardan çıkan malzemeye göre Urartu dönemi
olması muhtemeldir. Fırın, Ahlat taş ocağı içine
açılmış, taş yatağı fırın olarak kullanılmıştır. Taş çi­
visinin ise hem bulunduğu katman hem de yanın­
da taşın kalıp kalıp olarak çıkartılan izlerden dolayı
Selçuklu veya Osmanlı olması gerekmektedir. Çi­
vinin boyu 14 cm, üst kalınlığı 12 cm, agırhgı 600
gr.dır(Res.l6,17).
Taş ustalan, eski dönemde kalıp kalıp çıkartı­
lan taş yöntemini çözümediklerini belirtmektedir­
ler. Şöyle ki; istenilen bir mezar taşı ise pasta ke­
ser gibi ölçülerine göre kesilip çıkartılmaktadır.
Kalan izlerden köşelerin 90 derece olması o döne­
min taş çıkartma yönteminin ileri bir düzeyde ol­
duğu göstermektedir.
Üçüncü Evre:Taşın
İşlenmesi;
Çıkartılan taşlar işlenirken yontu aletine göre
isimlendirilmektedir. Önce istenilen ebatlarda met­
re ve gönye ile ayarlandıktan sonra fazlalıklar çizi­
lerek sıranla aynimaktadır (Res. 18).
4. AHLAT TAŞININ KULLANIM A L A N ­
LARI V E ÖZELLİKLERİ
Ahlat taşı tespit edebildiğimiz kadarıyla, X I .
yüzyıldan günümüze kadar kullanılmıştır.-''*
Günümüzde de hem bölgede kullanılmakta
hem de Anadolu'nun birçok bölgesine gönderil­
mektedir. Tadilatı yapılan Başbakanlık binasında
bu taşlardan kullanılmaktadır.
Ahlat taşının bir çok rengi mevcuttur. Siyah,
kül, san, kınnızı, açık san, beyaz, gri, gibi. Beyaz
taş kaynak itibariyle az bulunmaktadır. Bunun için
kitabe taşı veya cepheleri renklendirmek için kulla­
nılmaktadır. Çeşitli renkte olması cephe süsleme­
sinde bolca kullanmasına neden olmuştur.
Taş yapısı itibariyle volkanik olduğundan ha­
fiftir. Hafifliğine karşın çok dayanıklıdır. Öyle k i
oksijen kaynağı taşı eritememektedir. Bu özellikle­
rinden dolayı yapılann her tarafında kullanılmakta­
dır. Kubbe ve kubbeye geçiş elemanlarında rahat­
lıkla kullanılmaktadır. Ahlat Kadı Mahmut Camii'nde ve Ahlat'taki türbelerde olduğu gibi. Daya­
nıklılık süresi yüzyıllarcadır. Ahlat Meydanlık Mezarhgı'ndaki mezarlar 900 yıldan beri sapasağlam
ayaktadır(Res.23).
Süslemeye elverişlidir. Taş üzerinde, ahşaba
nasıl desen ve şekil veriliyorsa, Ahlat taşına da ay­
nı şekilde şekil verilebilmektedir. Hatta Mustafa
ERSOY, Ahlat taşının agaç doğramaktan daha
kolay olduğunu söylemektedir.
Taş yatağında kalıp kalıp olması çıkartılma­
sında büyük kolaylıklar sağlamaktadır (Res.24).
Gece ile gündüz ve mevsimler arasında mey­
dana gelen sıcaklık değişiminden çok az etkilen­
mektedir.
Taş içinde mevcut olan bir miktar suyun ve
oksijenin uçması ve boşluktaki eriyiklerin aşağı sü13. M ERSOY, 71 yaşında Ahlatb, ilkokul mezunu, orduda
yıllarca makine dairesinde sivil ustabaşı olarak çalışmış­
tır. Amerika'da makine teknisyeni olarak görev yapmış,
birçok dünya ülkesini gezmiştir. Dünya'da ilk kez atık
plastikleri işletme ünitesi kurmuş bir kişidir.
14. Karamagaralı, B., Ahlat Mezar T a ş l a n (1992), 42.
AHLAT TAŞI (ANDE7lnTl"!n
371
zülerek kristalize olmasından sonra t a ş biraz sert­
leşmektedir.
Ahlat taş ocaklan günümüzde de faal olarak
kullanılmaktadır. Jeologlar ocaklardan çıkacak taşBu saydığımız olumlu özelliklerinden sonra
lann yıllarca yeteceğini belirtmektedir.
tek olumsuz tarafı rutubetli ortamda içine su em­
mesidir. Taşta nem sorunu olduğu zaman malze­
meler içinde bulunan tuzlar haraketlenmekte ve
KAYNAKÇA
taş üzerinde beyaz çiçeklenmeler, kabuklaşma,
AKİLLİ, Hüseyin, ' T a ş Eserlerin Tahribatına Neden
oyuklar ve yeşil yosun tutmaya başlamaktadır. Yo^
olan Etkenler", Rölöve ve Restorasyon Dergisi. VI.
şunlar taş yüzeyini soldunnakla birlikte yüzeyde
1987, 129.
gözeneklerime meydana getirmektedir.^^ Ahlat'ta­
ALKİM, U.Bahadır, Yesemek Taşocağı ve Heykel Atöl­
ki evlerde ve yanından su geçen tarihi eserlerde
yesinde Yapılan Kazı ve Araştırmalar T T . K . , Ankara
yosurdaşma görülmektedir.
(1974), 17.
A R S E V E N , C.Esad, Sanat
desi" I V , 1994, 1944.
5. SONUÇ
Van gölü çevresinin Müslüman Türkler tara­
fından fethedilmesinden sonra Ahlat XIII. yüzyılda
"Kubbet'ul-islam" ünvanını almıştır. Nüfusunun
300 bin olduğunu tarihçiler belirtmektedir. Dünya­
nın en büyük mezariıgma sahiptir. Yine Anado­
lu'nun nadide eserleri bulunmaktadır. Birçok
eser, dönem içindeki yerini göstermesi açısın­
dan önemlidir.
Üç meb-eyi bulan mezar şahideleri ve sandukalanndaki süslemeleri ile Türk-lslam sanatında
önemli bir yer tutmaktadır.
Mimarisi ve sosyal yapısı ile önemli bir mer­
kez olan Ahlat'ın bu güzelliklerinde taşının d a
önemli bir katkısı bulunmaktadır. Çünkü yapılarda
ve mezar taşlanndaki süslemeler, kabartmalar ve
kitabelerin günümüze kadar sağlam gelmesini sağ­
layan Ahlat taşıdır. Taşınması ve işlenmesi kolay
aynı zamanda da dayanıklı bir yapıya sahiptir. Aynca Van Köse Hüsrev Paşa Külliyesi, Kaya Çelebi
Camii, Gevaş Selçuklu Mezarlığı ve Halime Hatun
Kümbeti'nde kullanılan taşlar Ahlat taşıdır. Günü­
müzde ise, Anadolu'nun her tarafına gönderilmek­
te olup Eski Başbakanlık binasının tamiratında d a
Ahlat taşı kullanılmıştır.
AnsOdopedisi.
T a ş mad­
B O R A N , Ali, V a n Gölü Çevresindeki Tek KubbeÜ C a ­
milerin Türk Sanatındaki Y e r i (Basılmamış Y . Y . Ü .
Sos.Bil.Ent.Yüksck Unas Tezi 1994) 1,4 vd.
E R C A N , Tuncay-Diğcrleri, D o ğ u Anadolu'nun G e n ç
Volkanitleri" M.T.A Dergisi, 1990, 100.
G R A M M O N T - B A C Q U E , J . L O U l S , "Osmanb Dönemi
Mermer Kullanımı Hakkında Bazı Düşünceler", X.
Türk Tarih Kongresi. 1986, 1927.
G Ü R D A L , Erol, "Anıtlarda ve Yapılarda Kullanılmış Do­
ğal Taşların Bozulmaları ve Korunmaları" Rölöve ve
Restorasyon DergUi, 1982, 27.
KARAMAĞARALI, Beyhan, Ahlat Mezar Taşları,
(1992), 41, 51, 115.
K U B A N , D o ğ a n , "Divriği Ulu Camii ve Şifahancsi ve
Restorasyon Uygulamalan Üzerine Gözlemler" Rölöve
ve Restorasyon DergUi. 1982, 23
S A Y A N , Malih;
306.
15.
Mineraloji ve Jeoloji.
1st. (1960),
Alolb, H . , "Taş Eserlerin Tahribatına Neden Olan Etken-
' ^ 1 2 9 ° ' ° ^ * ve Restorasyon Dergisi, VI, 1987,
OTUTAK
PATNOS
MALAZGİRT
Dalı
KARAH
al Nehri
uzo
KOP
HAR
NMİİCG.
KARMU
LAT
EV
"3emnıtD«|i
TATVAN 5
BJTLİS
VAN
REŞAD
AS
Res. 1:
Ahlat ve
Süphan Dağını
gösteren harita.
372
Ali BORAN
Res. 16: Ortakira Taş Ocağında çıkan taş çiuisi (Murç).
Download

View/Open