Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
Şehrabanı ALLAHVERDİYEVA1
Elmira HEMZEYEVA2
AZERBAYCAN ŞAİRİ ŞAH İSMAİL HATAYI’NIN ŞİİRLERİNDE ZARF-FİİLLER
Özet
Makalede 15.yy.yaşamış Azerbaycan şairi Şah İsmail Hatay’ının eserleri incelenmiştir.
Eserde arkaik zarf- fiillerle beraber, bugün de dilimizde kullanılan bir sıra zarf- fiil örneklerine
rastlıyoruz. Makaledeki esas fikir Hatay’ının dilinde kullanılmış birçok zarf- fiil eklerinin
çağdaş Azerbaycan edebi dilinde hale de kullanıldığını göz önünde bulundurmaktır.
Anahtar kelimeler: Azerbaycan, Hatayı, abide, zarf- fiil, ek, dil.
VERBAL ADVERBS IN AZERBAIJANI POET SHAH İSMAİL HATAYİ’S POEMS
Abstract
In article 15 century Azerbaijani poet Hatayı lived the works was examined. Author
archaic verb together with the envelope, as envelopes used today in our language, we find the
verb examples. The fundamental idea used in the language of Article Hatayı’s gerunds many
envelope-making in the contemporary Azerbaijani literary language used is to consider that.
Key words: Azerbaijan, Hatayı, polish , envelopes-act, addition, language.
Резюме (Аннотация)
В статье рассмотрена Aзербайджанского поэта шax иcмaил Xamaйи Который жил
15veke.В произведении наряду с устаревшими деепрчастиями встречаются и некоторые
окончания деепричастий, которые употребляются и в современном языке. В статье
Prof. Dr., Adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili Ve Edebiyatı Bölümü Yeni Türk Dili
Ana Bilim Dalı Başkanı
2
Yrd. Doç. Dr., Bakü Devlet Üniversitesi
1
Azerbaycan Şairi Şah İsmail Hatayı’nın Şiirlerinde Zarf-Fiiller
основное место занимает мысль о том, что многие деепричастия в произведениях
Xamaйи , употре бляются в Азербайджанском литературном языке и в наши дни.
Ключевые слова: Азербайджан, Xamaйи, пoмяmниk, дeeпpичaсmиe ,окончание,
язык.
Türkçemizin morfoloji yapısının tarihi gelişmesini bazı farklı tarafları ile temsil eden
kelime gruplarından biri de zarf-fiildir. Zarf-fiillerin tarihi yönden öğrenilmesini izlemek için
eski “Orkun”, “Korkut Ata” destanları kitabelerine, aynı zamanda eski abidelere ve şivelerimize
nazar salmamız vaciptir.
Zarf-fiillerin tarihini izlemek için memba gibi Şah İsmail Hatayı şiirleri esas
götürülmüştür. Eski abidelerde zarf-fiiller nazarı yönünden incelenmiştir. Buna bakmayarak bu
mevzu hakkında iddialar hale de devam etmektedir. Bu iddialı meseleler zarf-fiil ve zarf, zarffiilin fiile münasebeti, -ıb, -ib, -ub, -üb eklerinin menşei vb. ile bağlıdır.
Makalede esas maksat zarf-fiillerin taşıdığı gramer rolü açıklamaktır. Bu da zarffiillerin hem morfoloji, hem de gramer yönden incelenmesini talep ediyor.
Bu fiil şekli Azerbaycan Türkçesi, aynı zamanda diğer Türkçeler için sabitliği ve özüne
mahsusluğu ile farklanıyor.
Zarf-fiillerin zengin dil kaynakları esasında öğrenilmesi hususi ehemmiyet kesp ediyor.
Zarf-fiiller hakkında fikir söylemek yazılı membalara müracaat etmek dilcilik bakımından
önemlidir.
Hayati’nin eserlerinde –ıb, -ib -,ub,- üb eki zarf-fiil ve belirsiz geçmiş zaman gibi
kullanılmıştır.
Yandırub hicran odu könlümü ver bade ger,
Tuttu eflaki-cihanı, kuhi gökte karalar (H,1979:74).
Ezelden ta ebed haydar gelibdür,
Adam evladına Server gelibdür (H ,1979:91).
Verilen örnekte -ıb, -ib, -ub, -üb eki zaman, tarz, sebep, maksat, nicelik bildirmeye
hizmet etmiştir.
Başına her kimsenin düşse saçın sevdaleri,
Terk edib dünyaları ömrümden dahi bizar ola (Hatayı,1979: 51).
Ağlını beğenib, ikrarın koyup,
Kalkıb, havalanıb nefsine uyub,
Teberru gömleğin üstüne kıyib,
Gaddar elbiseni biçene lanet (Hatayı,1979: 10).
Bu örneklerde beğenib, koyub, kalkıb, havalanıb, uyub, geçib ortak zarf-fiillerdir.
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
89
Şehrabanı Allahverdiyeva - Elmira Hemzeyeva
M.Hüsenzade yazıyor: ” ıb, -ib, -ub, -üb ekleriyle oluşan zarf-fiiller cümlenin gayrı
müstakil eşit yüklemi oluyor.
Sen gedenden beri anca zari Efkan etmişim,
Yer- gök ünsü melek cümle baka kaldı mana (Hatayı,1979:37).
-anda, -ende ZARF-FİİLLERİ
M,Hüseyinzade gösteriyor:” Bu zarf-fiil eki tümcenin müstakil yüklemi ile ifade olunmuş
hal ve hareketin icra olunma vaktini bildirir. Buna göre de -anda, -ende zarf-fiili-an, -en zaman
terkibinin yerine konulur”
( Hüseyinzade,1980:385).
Ancak yüzün görende senin can değil malul,
Zülfün gibi gönül dahi behrem durur mana (Hatayı,1979:34 ).
Men seninle söyleşende ger zimistan, ger bahar,
Her ne çağ görsem seni, alem gülistandır mana (Hatayı,1979: 39).
Gülende dişlerin ağzında ey can,
Sedef içindeki dür danemizdir (Hatayı,1979: 100).
Hatayı’nın dilinde -anda, -ende zarf-fiillerin eşit öğelerine de rastlıyoruz.
Şeb çik-çik eder ağaçta serçe,
Uçanda, konanda böyle derce (Hatayı,1979: 66).
Uçanda, konanda zarf-fiilleri cümlenin eşit zaman zarfı olur.
H.Mirzezade yazıyor: “-anda,-ende zarf-fiili fiil köklerine artırılarak zaman zarfı gibi
kullanılıyor (Mirzezade,1962:283).
Aslında H.Mirzezadenin kaydettiği gibi “Zarf-fiiller zarf olmuyor. Yalnız sentaks
bakımından zaman zarflıyı oluyor”.
Bu ek –an, -en fiili sıfat ekiyle –dan, -den çıkıma hali ekinin birleşmesinden
oluşmuştur.Başka bir şekli ise andan sonra birleşmesidir ki, yazılı abidelerimizde tesadüf
olunmuyor, çağdaş konuşma dilinde ise kullanılıyor.Bu ekin klasik edebiyatta –andan beri
yerine “enden berlü “ şekline Hatayı’ nın dilinde tesadüf ediyoruz:
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
90
Azerbaycan Şairi Şah İsmail Hatayı’nın Şiirlerinde Zarf-Fiiller
Sen gidenden berlü zarü afgan etmişim,
Yerü kök ünsü melek cümle baka kaldı bana (Hatayı,1979:37 ).
Çeşmine hayran olandan berlü gönlüm ey peri,
Ahu nispet aklımı sahraya salmıştır yine (Hatayı,1979:324 ).
-Anda, -ende zarf-fiili ile -andan, -enden zarf-fiilini aynılaştırmak olmaz.. Bunların
gelişmesi aynı kökten başlasa da, ifade ettiği manalar farklıdır.
1.-Anda, -ende müstakil yüklemle ifade olunmuş hareketin icra vaktini bildiriyor.
2.- Andan, -enden müstakil ifade yüklemle olunmuş hareketin başladığı anı gösteriyor.
3.-Andan, -enden bir hareketin bitmesiyle ikinci hareketin başlandığını gösteriyor.
4.-Andan, -enden bir hareketin bitmesi neticesinde ikinci hareketin oluştuğunu ifade
ediyor.
-Dıkda, -dikde, -dukda, -dükde ekleri -anda, -ende ekinin eşanlamıdır.- anda,
-ende zarf-fiili daha çok konuşma dilinde, -dıkda, -dikde, -dukda, -dükde
çoğunlukla edebi dilde kullanılıyor.
zarf-fiili ise
-dıkda, -dikde, -dukda, -dükde ZARF-FİİLLERİ
-dıkta,-dikte,-dukta,-dükte zarf-fiili -an,-en vakit manası ifade etmiştir.
Ol peri gittikte nece hayran olmasın ,
İşve- nazı atıp etmiş keder (Hatayı,1979: 96).
Gittikte-giden zaman /giden vakit.
G.Memmedov gösteriyor: “Zarf-fiiller1.Hareketin devam ettiğini gösteriyor ki, bu zaman
süresinde müstakil yüklemde ifade baş vere biliyor.2. -dıkça-dikçe-dukça-dükçe zarf-fiili
defalarla tekrar olunan hareketi bildiriyor”(G.Memmedov, 1967:27).
- ken, -iken ZARF-FİİLLERİ
-ken, -iken zarf-fiilleri hem eski yazılı abidelerde, hem de çağdaş dilimizde iki varyantta
kullanılıyor. Bu zarf-fiilin bir sıra farklı hususiyetleri vardır
1-.ken, -iken zarf-fiilleri şimdiki, gelecek ve belirsiz geçmiş zaman eklerini kabul etmiş
fiillere koşuluyor ve cümlede zarf-fiil vazifesi taşıyor.
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
91
Şehrabanı Allahverdiyeva - Elmira Hemzeyeva
2. Bu ek yalnız fiillere değil, adlara da birleşiyor ve her iki halde zaman ifade ediyor.
A.N.Kononov yazıyor : “- ken, -iken zarf-fiilleri müstakil semantik fillere bağlıdır ve iki
müstakil kelimeden eke doğru gelişmiştir.( Kononov,1956: 484-485)
Dur dedim yerin gayinden, ey rakibi ru siyah,
Hasta bülbül var iken neyler gülistan cürap (Hatayı,1979: 59).
Avlak da bir gün avlar iken yere yoluktum,
Bir aydan arı, gün gibi dildara yoluktum (Hatayı,1979: 264).
-dıkca, -dikce, -dukca, -dükce zarf-fiilleri
- Dıkda, -dikde, -dukda, -dükde ekleri eski abidelerin dilinde o kadar da aktif
olmamıştır. Etimolojisi böyle izah olunuyor: -dık, -dik, -duk, -dük, - da, -de. Tarihen faaliyet
göstermiş bu zarf-fiiller zaman geçtikçe yerini –anda, -ende eklerine vermiştir, çünkü bu ekle eş
anlamlıdır. Çağdaş edebi dilimizde –dıkda eki yine de kullanılmaktadır, lakin canlı konuşma
dilinde onun yerine -anda ,-ende kullanılıyor.
-Dıkda, -dikde, -dukda, -dükde hareketin icra olunma vaktini bildiriyor. Tümcenin
zaman zarf tümcesi oluyor.
Türkoloji’de böyle bir fikir mevcuttur ki, zarf-fiiller Tarihen şahıs kipi olmuştur.
Hatayı’nın dilinde zarf-fiiller hareketin devam ettiğini gösteriyor.
Örneğin:
Garunu gör bunadı ya buldukça ,
İnandı, felek yüzüne güldükçe,
Sen iyilik et durumun elden geldikçe,
Dediler halk bilmese halik bilir (Hatayı,1979: 17).
Bu örnekte” buldukça” “güldükçe” “geldikçe” cümlenin ortak tarz ve eylem zarf
tümlecidir.
İsterim geldikçe benden kurtulasın rahim edip,
Günbegün derdin viran ettiğin yani ki ne? (Hatayı,1979: 56).
Yettikçe tükeniyor Arap’ın küyu meskeni ,
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
92
Azerbaycan Şairi Şah İsmail Hatayı’nın Şiirlerinde Zarf-Fiiller
Bağdat içinde her nice kim Türkmen kopar (Hatayı,1979: 154).
Hatayı eserlerinin dilinde -dığınca, -digince, -dugunca, -dügünce şekline rastlıyoruz.
Hatayı’nın dilinde -dığınca, -diyince, -duğunca, -düyünce şekli şahıs ekleri ile beraber
kullanılmıştır.
İncimez bu hasta canın derdi- hicrinden senin,
Cövri -kahrın geldiyince lütuf ile ihsan bulur (Hatayı,1979: 131).
Çün iliştim yüzüne, buldum siratil müstegim,
Abı-hayvana erişti varlığınca rahimiz(Hatayı,1979: 188).
Hublar cihanı cümle tutarsa aye senem ,
Can olduğunca ben dahi terk eylemem seni (Hatayı,1979: 369)
Orta çağ dili için işlek olan bu şekil çağdaş dilimiz için eski seciye taşıyor. Lakin bu
zarf-fiillerin ağızlarda sesçil değişikliğe uğrayan şekilleri kullanılmaktadır. Nahçıvan ,Cah
,Zakatala, Ordubat, Tebriz ağızlarında -dıhca, -duhca, Bakü, Şamahı,İsmayıllı,Muğan
ağızlarında -dığcan, -dikcen, Gazah, Garabağ, Ağdam, Gence şivelerinde –dıhca, -dühce, duhca, -dühce, -dıhcan, -dıhcan, -duhcan, -dühcan şekilleri işlektir(Şireliyev, 1968:282).
Bundan ilave -dıhtan, -dihten, -duhtan, -dühten sonra birleşmesi ağızlarda
kullanılmaktadır. Mesela: aldıhtan sonra, geldihten sonra, kurduhtan sonra. Bu tür zarf-fiiller
Cuba, Ordubad, Tebriz ağızlarında kullanılmaktadır(Şireliyev, 1968:283).
ınca, -ince, -unca, -ünce ZARF-FİİLLERİ
Eski yazılı abidelerin dilinde daha çok kullanılan eklerdendir. Zaman mefhumu ifade
ediyor. Sentaks bakımdan tümcenin zarf tümleci oluyor. Müstakil fiil ile ifade olunacak işin
icrası zarf- fiilin aynı zaman içinde ifade olunmuş zamanına bağlı olur.
- ınca, -ince, -unca, -ünce zarf-fiilleri Hatayı’nın dilinde olumlu ve olumsuz şekilde
kullanılmıştır.
Olumlu şekilde:
Geceler ta sup olunca uyku gelmez eynime,
Hayalin daima çeşmimde kovuşur bana (Hatayı,1979: 35).
Her seher ta şam olunca tapmazım çüyi rahati
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
93
Şehrabanı Allahverdiyeva - Elmira Hemzeyeva
Bendeni kaygudan azat ettiğin yani ki, ne?( Hatayı,1979: 336).
Cahil olan söyler, sözünü bilmez,
Meydana gelince özünü bilmez (Hatayı,1979: 9).
Hürrem eden ümit ile veslin -ruhin meni, seli,
Vesil erişince canıma hüznü melal içindeyim (Hatayı,1979: 129).
Olumsuz şekilde:
Halis oldum ta ki ben kan yaş akıttım dideden
Yumayınca kan ile olur mu meğer yüzü pak (Hetai,1979: 211).
Varü varlık varmayınca, şaha varmaz vari,
Sen özünü şaha tapşır, dehi gel var isteme (Hetai,1979: 330).
-alı, - eli ZARF-FİİLLERİ
-alı, -eli zarf-fiilleri her hangi iş, hal hareketin başlangıç noktasını bildiriyor
Cemalın göreli can buldum,ey can,
Yüzinin nuriyle iman buldum, ey can (Hatayı,1976:284).
- ıban,-iben,-uban,-üben ZARF-FİİLLERİ
İncelediğimiz şiirlerde–ıban,-iben,-uban,-üben zarf-fiili değişik manalar ifade etmiştir.
Tarz anlayışı ifade etmiştir:
Şahi hak duyuben girdik bu yola,
Hüseyni yüz bugün devranımızdır ( Hatai,1979: 83).
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
94
Azerbaycan Şairi Şah İsmail Hatayı’nın Şiirlerinde Zarf-Fiiller
Yüz gösteriben aleme ne için açırsan vechini ,
Dilber yüzü fitne değil ,sor,ey gönül, aya nedir?( Hatai,1979 : 165).
Zaman manası bildirmiştir:
Aşiyani terki edüben, yade can verme gönül,
Yad ile biliş olunca aşina yar elden giden ( Hatayı,1979: 150).
Bize sagi dolu sundu kadehini,
İçiben esrib olak divane (Hatayı, 1979: 378).
-CAK,-CEK ZARF-FİİLLERİ
- cak, -cek zarf-fiil eki hareketin baş verme anını ve sebebini bildiriyor. Zarf-fiille ifade
olunan zamanla esas fiilde ifade olunan zaman arasında çok cüzi ara oluyor. Yazılı abidelerde cak, -cek zarf-fiillerine az tesadüf ediyoruz.
Görcek onu çekti atın başın
Sencide gılırdı elçi daşın (Hatayı, 1976: 128)
-cak, -cek zarf-fiillerinin ağızlarda ilginç versiyonu kullanılıyor. Mingeçevir, Kürdemir,
Yevlah,Zerdab ağızlarında cağın.-ceğin şekline rastlıyoruz.: alacağın,tutacağın vb. (Şireliyev,
1963:286).
KAYNAKÇA
H.Mirzezade, Azerbaycan Dilinin Tarihi Morfologyası, Bakı, Azertedrisneşir, 1962.
Kononov, A.N. Grammatika Sovrimenogo Türetskogo Literaturnogo yazıka, İzb.-vo, AN.
SSSR, M-L, 1956
M.Hüseyinzade, Muasır Azerbaycan dili morfologyası, Bakı, Maarif, 1973.
Memmedov G.G, Desprçastiya v pismennıh pamyatnikah Azerbayjan skogo yazıka, XIV. –
XIX. vekov/Avtoraf. kad.diss./ Bakı,1967.
M.Şireliyev, Azerbaycan Dialektologiyasının Esasları, Bakı, Maarif, 1963.
Şah İsmail Hatayı, Eserleri,I.c, Azernerşir, Bakı, 1976.
Şah İsmail Hatayı, Eserleri,II.c, Azer neşir, Bakı, 1979.
SOBİDER
Sosyal Bilimler Dergisi / The Journal of Social Science / Yıl: 1, Sayı: 1, Aralık 2014, s. 88-95
95
Download

II. Meşrutiyet Dönemi Türk Romanında Millî Kimlik