Serxwebûn
BOTAN / 1997
Sayfa 211
M u s a TOKSA N
Cesaret, fedakarl›k ve moral kayna¤›yd›
ızgar yoldaş, PKK’nin
ilk adımları ardından
büyüyüp gelişmeye başladığı dönemlerde sömürgeciliğin
çıplak zulmünü ve yönelimlerini
görür, gerillaya ve ülkesinin dağlarına özlem duymaya başlar. Zaten gerilla, köylerini sık sık ziyaret etmekte, onlara mücadeleyi
tanıtmaktadır. Kirli savaş alanda
geliştikçe, sömürgeciliğe olan kini, nefreti artmakta, gerilla olma
istemi gelişmektedir. Böylece daha 14 yaşındayken gerilla saflarına katılır. Katıldığı yıllar, savaşımızda hem bizim açımızdan, hem
TC açısından önemli hesaplaşma
yıllarıdır.
Bu yıllarda Türk ordusu, tüm
varlığıyla gerillaya yüklenirken,
içte de tasfiyeciliği dayatmaktadır. Gerek feodal komploculuk,
gerekse zindan çıkışlı tasfiyecilik etkisini göstermeye çalışır.
Buna karşılık partimiz de gerillayı tüm Kürdistan’a taşırmak
ve yaygınlaştırıp her türden yönelimleri boşa çıkarmak istemektedir.
Böylesi bir ortamda saflara
katılan Rızgar yoldaş, ilkokulu
okumuştur. Her ne kadar duygusal temelde bir katılımı söz konusu ise de, daha sonra bilince
dayalı bir katılımı gerçekleştirmek için büyük çaba içinde olur.
Ve kısa sürede bunu gerçekleştirir. Yaşamda oldukça atik, canlı,
cesaretli ve fedakardır. Düzen
ve disipline oldukça önem veren
kişiliğiyle birçok defa ödüllendirilmiştir. Cudi’de üç ay kaldıktan sonra kendi önerisiyle
Gabar’a geçer.
PKK 4. Kongresi ardından
’91 yılında partinin başlattığı
hamle dönemiyle serhildanlar
gelişir. Bu dönemde Rızgar yol-
R
✪ Ad›, soyad›: Musa TOKSAN
Kod ad›: R›zgar
Do¤um yeri ve tarihi: Bespin
Silopi, 1974
Mücadeleye kat›l›m tarihi: 1989
fiehadet tarihi ve yeri: 26 Kas›m
1997, Bayrak Tepesi-Gabar
daş, bulunduğu Mışare alanında
bu hamlesel döneme saldırı ruhuyla cevap vererek kendini
sembol kılmıştır. Her eylemdeki sonuç alıcılığıyla, birçok defa ödül almıştır. Böylelikle gittikçe derinleşen bir kişilikle
komuta özellikleri edinmiştir.
Fakat yakasını bir türlü bırakmayan hastalığı nedeniyle, bu
özelliklerini istediği şekilde
hizmete sunamamanın acısını
da hep duymuştur.
Hem tedavi, hem de eğitim
amacıyla ’93 yılında Önderlik
sahasına geçer. Bir süre orada
kaldıktan sonra Küçük Güney’de cephe faaliyetlerine katılır.
Gerilladaki başarısını bu alanda
da gösterir. Aynı zamanda ideolojik olarak daha da gelişen bir
düzey kazanması O’nda atılıma
yol açar. Üslup ve hitabıyla,
ciddiyetiyle halk arasında sevilir ve değer görür.
1995 yılında yeniden ülkeye
dönerek Gabar alanına gelir.
Pratiğe, çok değişmiş, gelişmiş,
yeni Rızgar olarak dönmüştür.
Önderlik sahasında aldıklarını
yoldaşlarına taşırmakta, onların
bilinçlenmesine destek sunmaktadır. ’94 sonrası ağırlaşan savaş
sorunları karşısında oldukça rahat ve çözümleyici yaklaşmakta
ve bu yönüyle herkese güven
kaynağı olmaktadır. Özellikle
’96 yılında Botan’da partiye dayatılan tasfiyeciliğe karşı çıkmıştır. Bu nedenle de tasfiyeciliğin hedefi olmuştur. Fakat
bundan yılmamış ve parti doğrularında ısrarcı olmuştur.
Parti Önderliği’nin, “Parti yaşamını kişiliğimizde ne kadar uygularsak, savaşı da o kadar uygularız” sözünü kendisine slogan
ederek arkadaşlarına aktarır Rızgar yoldaş. Bu temelde parti yaşamının oturtulması için canla
başla çalışır.
Türk ordu güçleri, partimizin
20. kuruluş yıldönümünde Gabar’a operasyon düzenler. İşte
böylesi tarihi bir günde, GabarBayrak tepesine eylem planlaması yapılır. Rızgar yoldaş bu
eylemde en önde yer alır. Büyük
bir cesaret ve kararlılıkla görevini yerine getirir. Çok önemli yararlılıklar gösterir.
Bu eylemde onurlanarak şehadet mertebesine ulaşan Rızgar
yoldaşın, moral, cesaret ve fedakarlık özelliklerini hep kendimize örnek alacak ve bunun pratikte temsilini layıkıyla yapacağız.
İzinde olacağımıza söz veriyoruz Rızgar yoldaş!
Mücadele arkadaşları
Download

KAPAK (Page 1)