2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
EĞİTİM BİLİMLERİ
1. Bireyleri sorumluluk almaya yönlendirmek,
okulda düzenli bir ortam oluşturmak, sosyal
ortamın oluşmasını desteklemek ve öğrencileri toplumsal hayata hazırlamak gibi amaçlar
örtük programla ilgilidir. Örtük program bireyin
sosyalleşmesini ve yaşama hazırlanmasını
sağlayan yazılı olmayan amaçlardan oluşan
program türüdür.
2. Skinner’ın küçük adımlar ilkesine göre, bir
birim öğrenme gerçekleşmeden bir zor olan
ötekine geçilmez. Yani öğrenmede ön koşul
öğrenmeler dikkate alınır. Basitten karmaşığa
aşamalı bir ilerleme söz konusudur. Doğrusal
programlamada buna benzer bir aşamalılık
söz konudur ve önceki öğrenmeler sonrakiler
için ön koşul niteliğindedir.
CEVAP: C
3. Kazanımların iç ve dış tutarlılığını denetleme
felsefi temeli akla getirmelidir. Hedeflenen kazanımların tutarlılığı denildiğinde akla felsefe
gelmelidir. Kazanımların öğrenci düzeyine
uygunluğunu kontrol etme ise psikolojik temel
ile ilgilidir. Böylelikle hedeflenen kazanımların
ulaşılabilirliğine bakılabilir. Hedeflenen kazanımların ulaşılabilirliği denildiğinde akla psikoloji gelmelidir. Gereksinim duyulan meslekleri
belirleme, toplumsal bir ihtiyaçtır ve akla sosyal temel gelmelidir.
kısayol yayıncılık
CEVAP: B
5. Günümüz eğitim anlayışında öğrenmeyi öğrenme dolayısıyla öğrenmenin okul ile sınırlı
olmaması, bilgiye her zaman ve her yerde
bireyin kendisinin ulaşması yaşam boyu öğrenme kapsamında ön plana çıkmaktadır. Bireylerin kendi öğrenme biçimlerini tanımasını
ve geliştirmesini sağlaması, ihtiyaç duyulan
bilginin ve becerinin daha verimli ve sistemli
bir şekilde elde edilmesi, öğrenilenlerin meslek yaşamlarında ve sosyal hayattaki başarıya
katkı sağlaması, bilginin ve teknolojinin hızla
gelişiminin takip edilmesine katkı getirmesi
yaşam boyu öğrenmenin özellikleri arasında
sayılabilir. Fakat yaşam boyu öğrenme eğitimi yaşama hazırlık süreci olarak kabul etmez,
tam aksine eğitim yaşama hazırlıktan öte yaşamın kendisi olarak kabul edilir. Bu nedenle
B, C, D, E seçeneklerindeki ifadeler ilerlemecilik eğitim felsefine uygundur. A seçeneği ise
daimici eğitim felsefesinin en önemli özelliklerinden biridir.
CEVAP: A
6. Soruda verilen “Kendi toplumunun kültürel
değerlerini tanır.” kazanımı duyuşsal alan ile
ilgilidir. Değerler, tutumlar, ilgiler duyuşsal
alanı akla getirmelidir. Birtakım değerlerin tanınması duyuşsal alanın alma basamağında
gerçekleşir. Soruda belirtilen proje yöntemi ile
bilişsel alanın üst düzey davranışları gerçekleşebileceği gibi duyuşsal alanın tüm basamakları için uygun bir yöntemdir. Öğrencilerin kendi kurguladıkları süreçlerde yaratıcılıklarını ve
hayal güçlerini kullanarak işbirliği içinde özgün
ürünler ortaya koymaları proje tabanlı öğrenme ile gerçekleşebilir. Proje tabanlı öğrenme,
öğrencilerin gerçek yaşam problemleri ile
uğraşmaları, kendi kurguladıkları süreçlerde
yaratıcılıklarını ve hayal güçlerini kullanarak
işbirliği içinde çalışmaları, bilgi toplama, örgütleme, üretme ve paylaşma amacıyla çalışma
yaparak özgün ürünler ortaya koymaları gereken süreçleri içerir.
CEVAP: C
4. İyi, doğru ve güzel evrenseldir anlayışını benimseyen öğretmen idealisttir. İyi olan doğrudur, doğru olan iyidir anlayışını benimseyen
öğretmen yararcıdır. Mutlak doğrular iyidir ve
mutluluk getirir ve dünya bir bütündür, bu bütün bir arada güzeldir görüşlerini benimseyen
öğretmenler gerçekçidir. İyi olan bireyin kendi
değerlerini özgürce belirlemesidir anlayışını
benimseyen öğretmen varoluşçudur.
CEVAP: E
CEVAP: E
1
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
7. Delphi, bir grup iletişim tekniği olmasına karşın diğer grup iletişim tekniklerinden farklıdır.
Birçok grup çalışmasında görülen sosyal beğenirlik ve primadonna sınırlılığını minimize
etmesi, bu tekniğin önemli bir yararıdır. Sosyal
beğenirlik etkisi, bireylerin kendilerini beğenilen ya da istenilen özelliklere sahip olarak
gösterme eğilimleri olarak açıklanabilir. Primadonna etkisi, baskın uzmanların diğerlerini
etkilemesi anlamına gelir. Delphi uygulaması,
grubu oluşturan uzmanların yüzyüze gelmesini gerektirmemektedir. Aksine, birbirinden habersiz uzmanlardan grup yargısı çıkarılmaya
çalışılmaktadır. Böylelikle uzmanların birbirinden etkilenmesine (primadonna) ve sosyal
beğenirlik etkisine engel olunmaktadır. Delphi
uygulamasında ise ortak karara ve yargıya
varırken bir başkasının görüşünü bilmeden
görüş belirtilmesi söz konusudur.
10. Sorudaki en önemli ipucu “orijinal reklam senaryoları üretme” ifadesidir. Bu ifade akla yaratıcı düşünmeyi getirmelidir. Çünkü orijinal,
farklı, yeni, özgün fikirler ve ürünler denildiğinde yaratıcı düşünme akla gelmelidir.
CEVAP: C
11. Seçeneklerde yer alan kazanımlardan A kavrama, B uygulama, C bilgi , D analiz, E bilgi
düzeyinde niteliklerdir. Soruda üst düzey kazanım ipucu verilmiştir. Seçeneklerden en üst
düzey kazanım D seçeneğinde yer almaktadır.
Ayrıca problem çözme yöntemi ile kazandırılabilecek kazanım da karşılaştırma gerektiren D
seçeneğidir.
CEVAP: D
8. Yenilenen hayat bilgisi programında öğrenme
alanları sırasıyla okul heyecanım / benim eşsiz yuvam / dün, bugün, yarın olarak belirlenmiştir. Bu derse ait program da dahil tüm yeni
programlar yapılandırmacı yaklaşıma uygundur ve öğrenci merkezlidir. Eskiden olduğu
gibi sosyal bilgiler ile fen ve teknoloji derslerine temel oluşturur. Mihver ders olmaktan
çıkarılmıştır. Ünite temelli ve atomistik değildir. Tematik yaklaşıma uygun olarak öğrenme
alanları belirlenmiştir.
kısayol yayıncılık
CEVAP: A
CEVAP: C
9. Öğrenme güçlüğü çeken öğrencinin özel eğitim kapsamında olduğu soruda verilmektedir.
Engelli öğrencilerin özel eğitim gereksinimlerinin, onları normal yaşıtlarından ayırmadan
normal eğitim ortamlarında karşılanmasını
benimseyen yaklaşım kaynaştırma eğitimidir.
Kaynaştırma yoluyla eğitim; özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin eğitimlerini, destek eğitim
hizmetleri de sağlanarak yetersizliği olmayan
akranları ile birlikte resmî ve özel; okul öncesi, ilköğretim, orta öğretim ve yaygın eğitim
kurumlarında sürdürmeleri esasına dayanan
özel eğitim uygulamalarıdır. Kaynaştırma eğitimi normal sınıflarda gerçekleştiği için bu sınıfın öğretmeni tarafından özel eğitime ihtiyacı
olan öğrencilere ayrı plan ve uygulama yapılır.
Bu planlara da bireyselleştirilmiş eğitim planı
(BEP) ismi verilir.
12. Öğretmen sınıfa girdiğinde doğrudan derse
başlamamalıdır. Öğrencilerin dikkatini konuya ve kazandırılacak hedeflere çekmek için;
öykü, fıkra ve anılarına yer vermelidir. Görsel
birtakım sunular, filmler izletebilir, grafik ve
harita gösterebilir. Sorduğu sorularla öğrencinin dikkatini çekip öğrencileri hedeflerden
haberdar ederek, konunun önemini ve ne işe
yarayacağını sezdirerek güdülenmesini sağlamalıdır.
CEVAP: B
13. Uzun zaman gerekmesi, öğretmen gözetimi
dışında yapıldığında bazı problemlerin çıkması, gerekli gözetim ve denetimi sağlamanın
zor olması, öğrenciye ilginç gelen çalışma konusu bulmakta sıkıntı yaşanması sınırlılıkları
proje yöntemi için kesinlikle söylenebilir. Proje
yönteminin diğer sınırlılıkları ise şöyledir; öğrencilerin bilimsel çalışma yöntemi hakkında
ön bilgilerinin olması gerekir; öğretmenin iyi
bir planlama ve yönlendirme yapması gerekir;
bazı projeler pahalı araç-gereç ve materyal
gerektirebilir.
CEVAP: E
CEVAP: E
2
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
14. Sunuş yoluyla öğretim stratejisinde “yeni bilgilere temel oluşturmak” istendiğinde ön organize ediciler kullanılmalıdır. Ön organize
ediciler, bireyin sahip olduğu bilgiler ile yeni
öğrendiği bilgiler arasında ilişki kurulmasını
sağlayan bilgilerdir. Örgütleyiciler dersin genel yapısını öğrenciye gösterdiği için anlamlı
öğrenmeyi sağlar. Örgütleyiciler şekil, şema
ve özet olabilir. Örgütleyiciler dersin, ünitenin
ve konunun başlangıcında verilir. İlgi çekme,
güdüleme, hedeften haberdar etmede kullanılır. Organize edicilerin sunulması kavram
haritaları, şemalar vs. ile yapılabilir. Ön organize ediciler yeni bilgi için yapı iskeleti oluşturur, önemli kısımlara dikkat çeker ve geçmiş
öğrenmelerle sunulacak bilgi arasında köprü
oluşturur.
18. Arkadaşına sinkaflı sözler söyleme, parmak
kaldırmadan soruları cevaplama, öğretmene
karşı saygısızlık etme ve arkadaşlarına fiziksel güç kullanma davranışlarını gösteren öğrenci ile göz teması kurma uygun olmaz. Sıra
arkadaşıyla ders sırasında konuşma davranışını gösteren öğrenci ile göz teması kurmak
daha uygundur. Öğrenci bu durumda davranışın yanlış olduğunu anlayıp istenmeyen davranıştan vazgeçecektir.
CEVAP: B
15. Enerji konusunu işlerken hidroelektrik santrallerini vücut organlarından kalbe benzetme
etkinliği anoloji yani metafor kullanıldığını
gösterir. Çünkü yeni bilgi daha önce bilinen
bir şeye benzetilmiştir. Depremde alınacak
önlemler konusunu işlerken ortamı gerçeğine
benzetme ise benzetim kullanıldığını gösterir.
Çünkü tehlikeli bir durumda gerçeğine uygun
bir ortam düzenlenmiştir. Gerçek yaşamda
karşılaşılabilecek bir problem durumunda öğrencilerin sınıfta tartışarak çözüm üretmesinin
sağlanması ise örnek olayı akla getirmelidir.
Çünkü gerçek yaşamdan bir problemin sınıfta
tartışılarak çözümü örnek olay ile gerçekleşir.
kısayol yayıncılık
CEVAP: C
19. Alan gezileri, örnek olay yöntemi, benzetim
gibi yaparak-yaşayarak öğrenme etkinlikleri
ve performans görevleri öğrencilerin gerçek
veya gerçeğe yakın öğrenme yaşantıları kazanmalarını sağlayacak olan uygulamalardır.
Öğrencinin etkin olduğu birçok etkinlikte öğrencilere gerçek ve gerçeğe yakın öğrenme
yaşantıları sağlama önemli bir yer tutar. Metafor (analoji) ise, öğretmenin yeni bir bilgiyi bilinen ve öğrenilenlere benzetmesi ile gerçekleşen bir öğretim yoludur. Bu nedenle öğrenciye
etkin olma fırsatı, yaparak yaşayarak öğrenme
olanağını ve onların gerçek veya gerçeğe yakın öğrenme yaşantıları kazanmalarını en az
sağlayacak uygulama metafor olacaktır.
CEVAP: D
20. Çekingen öğrencilerin derse katımını sağlamak
isteyen bir öğretmen bu öğrencileri asla diğer
öğrencilerle kıyaslamamalıdır. Kıyaslama sadece çekingen değil tüm öğrenciler üzerinde
olumsuz etki yaratır. Soru sormalarına izin verme, hazırbulunuşluk düzeyine uygun sorular
sorma, zamanı gelince uygun ipucu ve pekiştireç verme ve hazırbulunuşluklarının üzerine
çıkarmaya çalışma bu öğrenciler için yapılabilecek uygulamalardır. Bu soruda hazırbulunuşluklarının üzerine çıkarmaya çalışma ifadesi
hazırbulunuşluklarının üzerinde etkinlik yapma
ile karıştırılmamalıdır. Eğitimde her öğrencinin
hazırbulunuşluğu artırılmaya çalışılmalıdır ve
bu nedenle hazırbulunuşluklarının üzerine çıkarmaya çalışma doğru bir uygulama olur.
CEVAP: E
16. Hedef, öğrenciye kazandırılacak özellik, nitelik ve davranış olarak tanımlanabilir. Soru
öncülünde “kazandırılacak niteliklerle tutarlı
sorular sorma” ifadesi içerisinde aslında hedeflerle tutarlı olması örtük olarak verilmiştir.
CEVAP: A
CEVAP: E
17. Argümantasyonun bir problem çözme tekniği olduğunu bilmek bu sorunun çözümü için
yeterlidir. Argümantasyon, gözlem ve bilgiye
dayalı olarak kanıt bulma ve bu kanıtlara dayanaklandırmadır.
21. Öğretmenin yaptığı etkinlik dramadır. Dramada
yaratıcılık, empati, duyarlılık, iletişim ve sosyal
beceriler gelişir. Fakat böyle bir uygulamada en
az gelişebilecek beceri yazılı iletişimdir.
CEVAP: B
CEVAP: B
3
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
22. Soruda verilen açıklama gösterip yaptırmaya
götürebilir. Fakat gösterip yaptırma psikomotor becerilerin kazandırılmasında kullanılır.
Sorudaki “zihinsel öğrenmeler içeren kazanım” ayrıntısı gözden kaçırılmamalıdır. Zihinsel öğrenmelerin önce öğretmen tarafından
daha sonra öğrencilerle birlikte yapar sonunda da öğrencilerin tek başına gerçekleştirmesi
sağlanırsa bilişsel çıraklık kullanılmıştır.
27. Öğrencilerin yaşadıkları semtte dersane, bu
dersanelerdeki öğretmen ve öğrenci sayılarını araştırmalarını ve bunları farklı etkinliklerle
sunması denildiğinde akla proje gelmelidir.
Aslında aynı soru metni ile araştırma, problem
çözme, gösterim de sorulabilir ve cevap olarak
doğru kabul edilebilir. Bu nedenle bu soruda
hangi öğretim materyalinin kullanıldığının bulunması sorunun çözülmesi için gereklidir.
Elde edilen sayısal verileri görselleştirerek veriler arasındaki ilişkilerin kavranmasını kolaylaştırmak için hazırlanan materyaller grafiklerdir.
CEVAP: A
23. Argümantasyon tekniği kullanılırken, bilimsel
süreç becerilerinin kazandırılmak istendiği bir
süreçte öğrencilere bilgiyi doğru kaynaklardan
elde ederek raporlaştırmaları ve bu bilgileri
kanıtlarla dayanaklandırmalarını gerektiren
uygulamalamalar yaptırılmalıdır. Bu nedenle
A, B, C ve E doğru önerilerdir. Kısa sürede
çok sayıda yaratıcı görüşün sınıfta üretilmesi
ifadesinin yer aldığı D seçeneği beyin fırtınası
tekniğinin en belirgin özelliklerinden biridir. Argümantasyonda böyle bir uygulama yoktur.
24. Öğretmenin, yazılı materyaller hazırlarken,
paragraflar arası boşlukları, satır arası boşluklardan daha geniş tutması; metnin uzun
paragraflar içermesi durumunda tek sütun kullanması; görsellerde fazla ayrıntı veya gerçeğe yakınlıktan kaçınması; satır sonuna sığmayan kelimeleri alt satıra alması; vurgulamalar
için tümü büyük harfler kullanmak yerine farklı
renkler, vurgular, oran-ölçekler kullanması;
ögeler arası ilişkileri belirgin hale getirmesi
(bütünlük ilkesi) gerekir.
CEVAP: E
CEVAP: A
kısayol yayıncılık
CEVAP: D
CEVAP: B
28. A seçeneğindeki çizgiler güçlülük etkisi vermektedir. B sabitlik, C hareketlilik, D zıtlık
(kontrast), E boyut örneğidir.
29. Bir ölçme sonucunun doğru olması için ölçme
sürecindeki tüm şartların olumlu özelliklere sahip olması gerekir. ͞Soruda verilen öncüllerdeki
I. III. IV. ve V. numaralı etkenler ölçme sürecinde yer almaktadırlar. Fakat II numaralı durum değerlendirme sürecinde karşımıza çıkmaktadır. Yani ölçüte ölçme sürecinde değil,
değerlendirme sürecinde ihtiyaç duymaktayız.
Bu nedenle ölçme sonucunun doğru olması
ölçme süreciyle açıklanacağında ‘ölçüt’ sonucunun doğruluğuna etki etmez.
‘Ali matematikten 49 aldı.’ ifadesi bir ölçmedir. ‘Matematikten 50 ve üzeri alanlar başarılı
sayılır.’ ifadesi bir ölçüttür. “Ali 49 aldığı için
başarısız oldu.’ ifadesi ise değerlendirmedir.
Dikkat edilirse ölçüt, değerlendirme sürecinde
karşımıza çıkan bir referans noktasıdır.
Cevap: B
25. Objelerin büyüklüğünün doğru olarak algılanabilmesi için tanıdık başka bir obje ile ölçeklendirilmesi gerekir. Buna oran-ölçek ilkesi
adı verilir. Oran-ölçek objelerin büyüklüğüyle
ilgilidir. Bir objenin diğer objeler ve bütün ile
arasındaki ilişkiye göre objenin büyük, orta,
küçük, ağır, hafif olduğu gibi duygular yaratabilir.
CEVAP: B
26. Varlıkların uzaklaştıkça küçük ve renklerinin
daha soluk gösterilmesi derinlik ile ilgilidir.
CEVAP: D
30. KR-20 yöntemi iç tutarlılık anlamında
güvenirliği belirleme yollarından bir tanesidir.
KR-20’nin yüksek çıkması testin iç tutarlılık
anlamında güvenirliğinin yüksek olduğunu
gösterir. Yani sorular birbiriyle uyumludur, yani
test homojen sorulardan oluşmaktadır. Soruların birbiriyle uyumlu olması testin tek boyutlu olduğunu gösterir. Tek boyutlu homojen
sorulardan oluşan test güvenirlik bakımından
olumludur. Fakat bu testin kapsamını daraltır.
Örneğin bir öğretmen dönem boyunca 4 üniteyi bitirmiş olsun. Sadece I. Üniteden 20 soru
sorduğunda sorular aynı üniteden olduğundan
iç tutarlılığı yüksek olur; ama diğer ünitelerden
soru sorulmadığı için kapsam geçerliği düşer.
Cevap: B
4
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
33. Norma dayalı değerlendirme bağıl değerlendirmedir. Yani ölçüt diğer ölçümlere göre değişiklik gösterebilir. Bir özelliğe göre seçme,
sıralama ve karşılaştırma bağıl değerlendirmeyle yapılır. Örneğin; sınıftaki en başarılı öğrenciyi seçmek bağıl değerlendirmedir. Çünkü
öğrenci 60 puanla da 95 puanla da birinci olabilir, gruba göre değişiklik gösterir. Mutlak değerlendirme ise mutlak ölçütle olur. Örneğin;
sınavdan 50 ve üzeri alanların geçmesi mutlak
değerlendirmedir, çünkü ölçüt önceden bellidir
ve gruptan etkilenmez. Soruda A seçeneği
dışında verilenler norma dayalı (bağıl) değerlendirmeyle yapılabilir. Fakat dersin hedefleri
mutlak değerlendirmeyle elde edilebilir. Öğrencilerin 10 hedef arasından 7 sini kazanması konuyu bildiği anlamına geliyorsa bu mutlaktır. Fakat bağıl olsaydı sınıf sıralamasına
göre tüm sınıf 10 davranıştan 1’ini kazandıysa
bir kişinin 2 davranışı kazanması onun konuyu
bildiği anlamına gelirdi, bu da sağlıklı bir değerlendirme olmaz.
kısayol yayıncılık
31. Ölçek türleri özelliği az olandan çok olana
doğru şu şekilde sıralanmaktadır; sınıflama
˂ sıralama ˂ aralıklı ˂ oranlı. Bir ölçme sonucunda sadece özelliğe göre gruplara ayırma
sınıflama, özelliğin miktarı belirtilmeden azlı
çoklu bağıntısıyla ifade edilme sıralama, (0)
sıfır gerçek yokluğu belirtmiyor. Ve tüm matematiksel işlemler anlamlı sonuç vermiyorsa
aralıklı, 0 (sıfır) gerçek yokluğu ifade edip
sonuçlar üzerinde tüm matematiksel işlemler
yapılıyorsa oranlı ölçek türü söz konusudur.
Soruda verilen ilk öncülde kardeş sayısı eşit
oranlı ölçekle elde edilmiş çünkü hiç kardeşinin olmaması gerçek sıfırı ifade etmektedir.
Ya da “Benim 2 kardeşim var, senin 4, senin
kardeş sayın benimkisinin 2 katıdır.” ifadesi
anlamlıdır yani oranlama yapılabilmektedir.
Annenin mesleği, insanları o özelliğe göre
gruplamaktır. Öğretmen olanlar, polis olanlar,
doktor olanlar şeklinde. Dolayısıyla II. öncül
sınıflama ölçek türüyle elde edilmiştir. III. öncülde bir dersten alınan puandan bahsedilmektedir. İngilizceden (0) sıfır almak o derse
ilişkin hiçbir bilgisi olmadığı anlamına gelmez
ve 80 alan bir öğrenci 40 alan bir öğrencinin
2 katı fazla biliyor oranlaması yapılamaz. Yani
eşit aralıklı ölçek türüne örnektir. IV. öncülde
Kelvin ölçeğiyle sıcaklıktan bahsedilmiştir.
Termometre ile elde edilen ölçüm eşit aralıklıdır. Çünkü 0 (sıfır) gerçeği ifade etmez, ama
Kelvin ölçeğindeki 0 (−273) gerçek sıcaklık
yokluğunu ifade eder. Dolayısıyla verilenlere
göre ölçek sıralaması oranlı- sınıflama- aralıklı-oranlı.
Bilişsel alandaki tüm test puanları eşit aralıklı
ölçeğe, Kelvin ölçeği ise eşit oranlıya örnektir.
Cevap: D
Dersin hedeflerine ne kadar ulaşıldığı mutlak
değerlendirmeyle elde edilir.
Cevap: A
34. Öğrencilerin en başarılı dersi sorulduğunda
aritmetik ortalamaya bakmak yeterlidir. Aritmetik ortalaması en yüksek grup daha başarılıdır. Fakat soru sayıları farklı verilince aritmetik ortalamaları soru sayısına oranlamak
gerekiyor. Bunun için mutlak başarı düzeyi
hesaplanır.
32. Deneysel araştırmada etkisi incelenen, neden
durumundaki değişken bağımsız değişken,
araştırmada etkilenen, sonuç durumundaki
değişken ise bağımlı değişkendir. Soruda
bilgisayardan yararlanıp ödev yapmanın
ders başarısına etkisi sorulmaktadır. Etkisi
incelenen, etkileyen değişken bilgisayardan
yararlanma, etkilenen sonuç durumundaki
değişken ise matematik başarısıdır.
Cevap: A
Mutlak başarı düzeyi=
Kimya= 11/25x100=44
Fizik=34/45 x100= 75,5
Matematik=14/30 x100=46,6
Türkçe=40/60 x100=66,6
Felsefe=50/100 x100=50
Bulunan en yüksek değer fizik dersine ait olduğundan
Cevap: D
5
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
35. Bir testin ortalama güçlüğü aritmetik ortalamanın sınavdan alınabilecek maksimum puana
bölünmesiyle bulunur. Soruda alınabilecek
maksimum puandan bahsetmiyorsa aritmetik
ortalama soru sayısına bölünür. Örneğin; 20
soruda 100 üzerinden değerlendirilen bir sınavın aritmetik ortalaması 40 ise 40/100 denklemi ile güçlük 0,40 bulunur.
37. Bu gibi tablolu sorularda frekansların toplamı sınıf mevcudunu vermektedir. Bunun için puanları
ve karşısına kaç kişinin 0 puan aldığını yazalım.
Puan
Frekans
0
3
3
1
1
4
Soruda Türkçe dersinin ortalama güçlüğü sorulduğundan 40/60 = 66,6’dır.
2
2
6
3
2
8
Maksimum puandan bahsedildiğinde aritmetik
ortalama alınabilecek maksimum puana bölünür.
4
4
2
6
6
18
8
6
24
9
2
6
10
1
27 sınıf mevcudu.
Cevap: D
Yığılmalı Frekans
36. Öğrencilerin kavram öğrenmede ve alt düzeydeki bilgi seviyesini ölçmeyi amaçlayan alternatif ölçme araçlarından biri de yapılandırılmış
griddir. Yapılandırılmış gridde kutucuklardan
oluşan tabloya verilen kavram numaralarının
yazılması tekniği bizi yapılandırılmış grid götürür. Aşağıda bir örneği verilmiştir.
1. Çocuk benmerkezciliği
2. Hayali seyirci
3. Özel konuşma
4. Yakınsal gelişim alanı
5. Otistik konuşma
6. Yapaycılık
7. Kimlik bunalımı
kısayol yayıncılık
Cevap: E
39. Geçerlik, amaca uygun olmadır. Geçerliğin
yapı, kapsam, yordama ve görünüş geçerliği
şeklinde dört boyut vardır. Seçenekler incelendiğinde B seçeneği yapı geçerliğinin düşük
olduğunu gösterir. Çünkü Türkçe sınavında
matematik bilgisine sahip olanlar yüksek puan
almıştır. C seçeneğinde test- tekrar test güvenirliği yüksektir. D seçeneğinde tesadüfî hatalardan arınıklık güvenirliktir. E seçeneğinde iki
ders arasındaki puan korelâsyonuna değinilmiştir. A seçeneği incelendiğinde sınav sorularının sınav kapsamındaki tüm konuları örneklemesi kapsam geçerliğinin yüksekliğini gösterir.
8. İmgesel dönem
9. Sembolik dönem
Yukarıdakilerden hangileri Piaget’in bilişsel
gelişim kuramında yer alır?
Cevap:1-2-6
38. Bir dağılımda frekansı en çok tekrar eden puan
moddur. Örneğin 2.3.4.4.5.6 puan dağılımının
modu 4’tür. Fakat en çok tekrar eden puanlar
arasında değer yok ise yani 2,3,4,4,4,6,6,6,7
örnekte olduğu gibi tekrar eden değerler arasında puan yok ise tekrar eden puanların ortalaması alınır. Örnekte 4 ve 6 en çok tekrar ettiğinden (6+4)/2=5 durumundan mod 5 deriz.
Soruda en çok frekans 6’dır. 6 frekansı ise iki
farklı puana denk gelmektedir. 6 ve 8 aralarında değer olmadığından (8+6)/2=7
2.3.4.4.4.5.6.6.6 gibi bir puan dağılımında arada başka puan olduğundan dağılım çift modludur. 4 ve 6
Cevap: E
Yukarıdakilerden hangileri ergenlik dönemiyle
ilişkilendirilebilir?
Cevap: 2-7-9
Tesadüfî hata → güvenirliği
Sabit, sistematik hata→geçerliği
Cevap: A
Cevap: B
6
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
Değerlendirme, ölçme sonuçlarının bir kriterle
karşılaştırılarak sonuca ulaşma, yargıya varma işlemidir.
Soruda A,B,C,D seçenekleri ölçmedir. Çünkü bir yargıya varma, karar verme niteliğinde
değildir. Sadece özellikleri ifade etmiştir. C
seçeneğindeki “yedinci oldu” ifadesine değerlendirme diyen arkadaşlar olabilir. Fakat orda
sadece durum belirtilmiştir. “Yedinci olup ödül
aldı.” demiş olsaydı değerlendirme olurdu. E
seçeneğinde “sınıfı geçti” ifadesi değerlendirmedir. Geçti, kaldı, hak kazandı, elendi gibi bir
yargıya ulaşma durumları değerlendirmedir.
Cevap: E
41. Gelişim görevi bireyden içinde bulunduğu
gelişim döneminde beklenen davranışlar ve
özelliklerdir. Bu çerçevede seçenekler incelendiğinde 4 yaşına gelmiş bir çocuğun kendi
başına giyinme, soyunma, yeme içme gibi öz
bakım becerilerini başarması beklenir. Dolayısıyla D seçeneğindeki “Dört yaşına geldin
artık kendin giyinmelisin.” ifadesi o yaşta beklenen bir gelişim görevidir. Diğer seçenekler
ise belli bir yaşa ya da gelişim dönemine özgü
davranış ya da özellikler değildir.
43. Ahmet Bey’in oğlu ve kızının içinde bulunduğu durum yaklaşma-yaklaşma çatışması olarak adlandırılır. Bu çatışma istenen, olumlu
özelliklere sahip seçenekler arasında karar
verememek olarak adlandırılır. Gelişen olaylara bakıldığında Ahmet Bey’in kızı ve oğlu
hem yaz tatiline gitmek hem de hali hazırda
elinde bulundurdukları imkânları sürdürmek
istemektedirler. Oysa babaları onlardan bu iki
seçenekten birisini seçmelerini istemektedir.
Bunun sonucunda da yaklaşma-yaklaşma çatışması yaşanmaktadır.
Cevap: C
kısayol yayıncılık
40. Ölçme, bir özelliğin sayı ve sembollerle ifade
edilmesidir.
Cevap: D
42. Ali Bey’in öfkesinin devamı yön (yer) değiştirme savunma mekanizmasının kullanılamamasından kaynaklanmaktadır. Aslında Ali Bey’in
başına çok farklı nedenlerden dolayı birçok
olumsuz olay gelmektedir. Ancak Ali Bey bunlara karşı herhangi bir tepki yöneltememekte,
bununla birlikte öfkesini yöneltebileceği başka
bir hedef yani günah keçisi de bulamamaktadır. Dolayısıyla Ali Bey kızgınlığını yöneltebileceği başka bir hedef bulamadığı için
kızgınlığı sürmektedir. Bu mekanizmaya yön
(yer) değiştirme adı verilir. Yön (yer) değiştirme savunma mekanizması öfke ve kızgınlığın
asıl hedefinden başka bir hedefe yöneltilmesi
olarak tanımlanmaktadır.
44. Öğrencilerin bir yıl önce gittikleri son birkaç
yeri söyleyebilirken bir yıl sonra neredeyse
gezdikleri yerlerin tamamını söyleyebilmeleri
“Bazı özelliklerin ortaya çıkması olgunlaşmaya dayalı olarak kendiliğinden olabilmektedir.”
ifadesiyle yani kısacası olgunlaşmayla açıklanabilir. Olgunlaşma temeli kalıtıma dayanan
ve zaman içerisinde kendiliğinden gelişme
ya da davranış değişikliği olarak tanımlanır.
Parçada görüldüğü üzere öğrencilerin bir
yıl önceki davranışı bir yıl sonra yapar hale
gelmeleri doğuştan sahip olunan donanımın
zaman içinde kendiliğinden gelişmesiyle yani
olgunlaşmayla mümkün olabilmektedir.
Cevap: E
45. Yoshimura, Moely ve Shapiro tarafından yapılan deneyde, 8-10 yaşları arasındaki çocukların kendilerine verilen bir uyarıcıyı kategorilendirilmiş yani gruplanmış uyarıcılarla ilişkilendirerek yerleştirebilme becerisi gösterirken;
aynı davranışı 4-6 yaş arasındaki çocukların
yapamadıkları, yani kendilerine verilen uyarıcının hangi gruba ait olduğunu, dahası bu uyarıcı ile küme arasında bir ilişki olduğunu fark
edemedikleri görülmektedir. Bu durum 4-6 yaş
arasındaki çocuklarda sınıflama becerisinin
gelişmemesiyle açıklanabilir.
Cevap: B
46. Gelişim psikolojinde kullanılan ilişkisel (korelasyonel) araştırma yöntemleri; iki ya da daha fazla
değişken arasında ilişki olup olmadığını ortaya
koyar ve neden-sonuç ile ilgili herhangi bir bilgi
sunmaz. Değişkenler arasında; ilişkinin yönü,
düzeyi ve anlamlılığı yani mevcut durumla ilgili
veri sağlar. Bağımlı ve bağımsız değişkenden
söz edilen araştırmalar korelasyonel değil, deneyseldir. Bu çerçevede ilişkisel araştırmalar
düşünüldüğünde yalnız III nolu öncüldeki “Değişkenler arası ilişkinin yönünün belirlenmesi”
ifadesi ilişkisel araştırmanın özelliğidir. İlişkisel
araştırmalar düşünüldüğünde ayrıntılı betimsel
bilgi edinilmesi söz konusu değildir.
Cevap: C
Cevap: A
7
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
47. Erikson’un kuramına göre kimlik döneminde
bazı ergenlerin çözümü bir bunalımdan geçmeden sağlaması, mesleki ve ideolojik kararlarını
vermesi; bunda daha çok, ailelerinin seçimlerinin veya başkalarının onlar için belirledikleri
seçimlerin rol oynaması, ergenin de bunu kabullenmesi erken bağlanılmış (ipotekli) kimlik olarak
adlandırılır.
51. Çocukların oyun esnasında kendi kendilerine
konuşmaları, birbirleriyle konuşuyor gibi
görünseler bile birbirlerini dinlememeleri,
birbirlerine söyledikleri ve verdikleri cevapların
ortak bir içerik taşımadığı konuşma biçimine
benmerkezci dil adı verilir. Bu konuşma
biçimi bilişsel gelişimde benmerkezciliğin bir
sonucudur. Çocuğun konuşmanın merkezine
kendisini koyduğu, bir eylem ya da oyununa
eşlik eden zevk aldığı için konuşmasıdır.
Monolog, ikili monolog ve tekrarlama gibi üç türü
vardır.
Cevap: D
CEVAP: B
Cevap: A
52. Taylan’ın ailesinin önerilerine rağmen kendi
istediği bölümü seçmesi bunun nedeninin de
Taylan’ın merak, araştırma duygularının olması
Erikson’un kuramına göre verilen seçenekler
arasından girişimciliğe karşı suçluluk dönemini
başarıyla atlatmasından kaynaklanmaktadır.
CEVAP: B
kısayol yayıncılık
48. Ömer’in sınava çalışmak yerine kopya hazırlaması; arkadaşı Can’ın “Kopya hazırlamakla
uğraşacağına dersine çalışsana.” diyerek uyarması üzerine; “Sınavda işi pek sıkı tutmuyorlar.
Yakalanmadığım sürece sorun olmaz.” şeklinde
cevabı, ceza ve itaat evresine uygun bir davranıştır. Cümlelerine dikkat edilirse Ömer sınavda
bir otoritenin aşırı denetleyici olmadığı, yakalansa bile başına kötü bir şey gelmeyeceği yani cezalandırılmayacağı noktasından hareket etmektedir. Bu durum Kohlberg’in kuramına göre ceza
ve itaat evresine uygun bir davranıştır.
49. Berrin’in sergilediği davranışları ve gelişim
özelliklerinin altında Berrin’e özgü bir yaşam
olayı yani normatif (kural) olmayan bir etken
yatmaktadır. Bilindiği üzere gelişimi etkileyen
etkenleri kalıtım, çevre, yaş, tarihsel zaman ve
bireye özgü yaşam olayları olarak sınıflayabiliriz.
Bu çerçevede bireye özgü yaşam olayları aynen
Berrin’in başına geldiği gibi ailenin kaybı, ailenin
ekonomik durumunun değişmesi, hastalık
vb. türde etkenler olabilir. Bu olaylar aynı yaş
grubunu etkileyen bir kural (norm) değil bireye
özgüdür.
53. Küçük bir kasabada ayakkabı mağazası çalıştıran Sercan Bey’in satışlarını artırabilmek için
dükkanın camına “Ailece gelin 3 ayakkabı alın
dördüncüsü bedava” yazması edimsel koşullanmadan yararlandığını gösterir. Edimsel koşullanma organizmanın kendisini pekiştirece ulaştıran ya da cezadan koruyan davranış yapmasını
öğrenmesidir. Edimsel koşullanmanın gerçekleşmesi için davranışın en az bir kez yapılması,
tekrarlanması için de pekiştirilmesi gerekir. Yani
davranış sonuçları tarafından kontrol edilir. Sercan Bey davranışın pekiştirilmesi olasılığından
yararlanmaya çalışmaktadır. Eğer müşteriler 2
ayakkabı alırlarsa üçüncüyü bedava alarak pekiştirilmiş olacaklardır. Bu şekilde de Sercan Bey
ayakkabıları satmış olacaktır.
CEVAP: E
CEVAP: E
50. Gelişimde evre yaşla belirlenen belli bir gelişim
kesitini ifade eder. Gelişim dönemleri yani belli
özellikleri taşıyan bir evreyi belirlemede en temel
ölçüt yaştır. Çünkü aynı yaş aralığında bulunan
bireylerin beklenen gelişim özellikleri, görevleri
aynıdır. Bu nedenle parçada gelişimi etkileyen
yaş faktörünün önemine vurgu yapılmıştır.
54. Parça da öğrencilerden fotoğrafları tekrar dikkatlice incelemelerinin istenmesi sonucunda
yeni yaşantılarla önceden sahip oldukları bellek
izleri etkilenmiş, bu etkilenme sonucu fotoğraf
kendilerine ait olmadığı halde olayı hatırladıkları
hatta en güzel tatil olduğunu söylemişlerdir. Bu
durum yeni bilgilerin bellekteki daha önceki izleri
etkileyebildiğini göstermektedir.
CEVAP: C
CEVAP: D
8
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
55. Ferhat Bey’in aç olması bir ihtiyaç meydana
getirmiş bunun sonucu bir dürtü ve bu dürtünün
yarattığı açlık gerilimi meydana gelmiştir.
Bu dürtü Ferhat Bey’i bu ihtiyacı doyurma
konusunda karnını doyurmaya güdülemiştir. Bu
nedenle mutfağa yönelmiştir. Ancak oğlunun
ısrarıyla yemeyi yani doyumu ertelemek zorunda
kalmıştır. Güdülenme sürecinin tamamlanması
bir doyumun elde edilmesine bağlıdır.
59. Maymunun rastgele davranışlarla bir süre uğraştıktan sonra yukarıda asılı muza erişememesi deneme yanılma yoluyla problemin çözülemediğini gösterir. Deneme yanılma rastgele
davranışlarla gelişigüzel bir şekilde problemin
çözülmesi ve bunun sonucunda öğrenmenin
gerçekleşmesidir. Bu öğrenme süreci rastgele
sergilenen davranışların sonucuna dayanır.
Maymunun deneme yanılmalarla sonuca ulaşamaması sonucu, bir kenara çekilip problemi,
problemin çözümünde kullanabileceği ipuçlarını değerlendirmeye başlaması kavramaya
dayalı bir öğrenme sürecinin başladığını gösterir. Bu şekilde maymun, problemin doğasını,
problemle parçalar arasındaki ilişkileri incelemiş ve bir içgörü geliştirerek çözümü kafasında
bulmuştur. Buna kavrama yoluyla öğrenme adı
verilir. Fotoğraftaki diğer maymun ise doğrudan
kendi yaşantısıyla değil öbür maymunun yaptıklarını izleyerek öğrenmiştir. Yani onunki dolaylı yolla gerçekleşen bir öğrenmedir. Dolaylı
yolla öğrenme organizmanın doğrudan kendi
yaşantılarına dayalı olarak değil başka birinin
davranışlarını gözleyerek elde ettiği öğrenmedir.
CEVAP: A
.
Kişilerin cep telefonlarıyla SLM. NBR? KİB
gibi eksik harflerle mesajlaşsalar bile bu yazıyı “SELAM. NE HABER? KENDİNE İYİ BAK.”
şeklinde okumaları algıda tamamlama ilkesiyle ilgilidir. Yani kısaltmalar uzun halleriyle
anlamlandırılarak bütüne ulaşılır. Dolayısıyla
zihnimiz dış dünyadan bir uyarıcıyı sadece almakla kalmaz o uyarıcıya bir anlam yükler. Dolayısıyla uyarıcı bir kısaltma halinde olsa da açık
haliyle anlamlandırılmıştır.
CEVAP: E
kısayol yayıncılık
56. SLM. NBR? KİB
57. Filiz’in ders çalıştığı için bulaşık yıkamak gibi
istenmeyen bir durumdan muaf olması ve bunun sonucunda da ders çalışma alışkanlığının
devam etmesi olumsuz pekiştirme sürecine
örnektir. Olumsuz pekiştirme organizmanın
hedef davranışı yaparak kendisini istenmeyen
bir durumdan kurtarmasıdır. Bu şekilde bir
davranışın tekrarlanma olasılığı artmaktadır.
CEVAP: D
CEVAP: B
60. Arabanın alarmının sürekli çalması, önceleri
bir şey olduğunu zannederek her seferinde
cama koşup, bir şey olmadığını görmesiyle
zamanla yanından hızla bir araba geçtiğinde
ya da biraz sert bir rüzgar estiğinde alarmın
çalmaya başladığını Mert Bey’in anlayarak
artık alarm çalsa bile oralı olmamaya başlaması alışmadır. Alışma koşullu uyarıcının sürekli olarak verilmesi sonucu organizmanın
zamanla bu uyarıcıya başlangıçtaki gibi tepki
vermemeye başlaması ya da tepkideki azalmadır. Bu soruda en büyük çeldirici sönmedir.
Sönme koşulsuz uyarıcının verilmemesi sonucu tepkinin azalarak ortadan kalkması iken
alışmada koşullu uyarıcı sürekli olarak tekrar
tekrar verilir ve giderek tepki oluşturma gücü
azalır.
CEVAP: D
58. Köpek korkusu tepkisel bir koşullanmaya örnektir. Tepkisel koşullanmalara en belirgin
örnek, korkulardır. Birey, korku koşullanması
sonucu uyarıcısına bilinçli bir hatırlama süreci gerekmeden otomatik olarak tepki verir. Bu
davranış bilinçli bir hatırlamayı gerektirmeyen
diğer bir deyişle ifade edilen değil, otomatik ve
refleksif bir tepkidir. Bu tür tepkiler bilgi işleme
kuramına göre örtük bellekte yer alır. Örtük
bellek hatırlama için bilinçli bir çabayı gerektirmeyen alışkanlık, tepkisel koşullanmalar,
beceriler gibi bilgilerin yer aldığı bellektir.
61. Öğrenmeyi etkileyen faktörlerden birisi de
öğretim materyalinde sunulan bir kavramın
koyu veya farklı bir karakterle yazılması,
altının çizilmesidir. Bu durum uyarıcıya
odaklanmayı yani dikkati ve algılamayı sağlar.
Uyarıcının dikkat edilip algılanması kısa süreli
belleğe giriş ile ilgilidir.
CEVAP: C
CEVAP: E
9
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
62. Veysel Öğretmen’in öğrencilerine bazı soyut
ya da gözle göremedikleri kavramları anlatırken benzetmelerden (analoji) yararlanması;
örneğin beyni cevize, dolaşım sistemini sokak
ve caddelere benzeterek öğrenmelerini kolaylaştırmaya çalışması bilginin bellek sistemine
yerleştirilmesi yani kodlamayı amaçlamaktadır. Kodlamadaki araçlardan birisi de benzetmelerden (analoji) yararlanmaktır. Bu şekilde
yeni bilgi mevcut bilgilerden birisiyle ilişkilendirilerek kodlanması ve bellek sistemine yerleştirilmesi sağlanmaktadır.
66. Öğretmenin istendik davranışları yapmadıklarında öğrencilerin ellerinden biriktirdikleri ataçları (pekiştireçleri) alması tepkinin bedelidir.
Tepkinin bedeli II. tip ceza türlerinden birisidir.
Bu uygulamada bireyin istendik davranışlarıyla pekiştireç elde etme şansları devam ederken istenmedik türde davrandıklarında bu pekiştireçler elinden alınır. Bu şekilde istenmeyen davranışların azaltılması veya sönmesi
amaçlanır.
CEVAP: E
63. Anlatırken hata yapmaktan kaygılandığını
söyleyen öğrencisine profesörün anlattıkça
daha iyi anlatacağını söylemesi, öğrenmede
tekrarın önemini vurgulamaktadır. Tekrarlar bilişsel yaklaşımlara göre bellek izlerini,
davranışçılara göre uyarıcı tepki bağını güçlendirerek otomatikleşmeyi ve öğrenmenin
kalıcılığını sağlar. Profesör de bunun önemini
vurgulamaktadır.
CEVAP: C
kısayol yayıncılık
CEVAP: B
64. Empati kişinin kendisini başkalarının yerine
koyarak herhangi bir durumda onun ne hissedebileceğini, onun yerinde kendisi olsa nasıl
davranabileceğini düşünüp onun davranışlarını anlamaya çalışması kişiler arası ilişkilerde
bir tahmini gerektirir. Sosyal öğrenme kuramına göre bu durum öngörü yeteneğine sahip
olmak demektir. Öngörü yeteneği kişinin davranışlarının yaratabileceği sonuçları kestirebilmesidir. Dolaylı yolla öğrenmenin öğrenende
olmasını beklediği yeteneklerden birisidir.
67. Zihinsel engelliler sınıfı öğretmeni Yeliz
Hanım’ın sınıfındaki öğrencileri soru sorduğu
ve parmak kaldırdıklarında konuşmaları için
izin verirken, soru sorulmadığında konuştuklarında görmezden gelmesi ayrımlı pekiştirmeye örnektir. Ayrımlı pekiştirme bireyin istenen
davranışı sergilediğinde pekiştirilirken uygun
davranmadığında pekiştirilmemesidir. Bundaki amaç, bireyin hangi durumda pekiştirildiğini
ya da hangi durumda pekiştirilmediğini anlayarak istenmeyen davranışı ortadan kaldırmayı sağlamaktır. Öte yandan istenen davranış
da tekrarlanmaya devam eder.
CEVAP: B
68. Belma Hanım’ın sahibiyle tartışırken köpeğin
saldırması sonucunda hem sahibinden hem
de köpekten korkmaya başlaması birlikte koşullamaya örnektir. Birlikte koşullama organizmanın bir koşulsuz uyarıcıyla aynı anda birkaç
nötr uyarıcıya bir arada maruz kalması ve bunun sonucunda bu uyarıcıların hepsine birden
koşullanmasıdır.
CEVAP: C
CEVAP: A
69. Deprem, yangın, saldırı, şiddet, intihar, sel
vb. ciddi bir olayın oluştuğu sırada okul
bahçesinde bulunan öğrenciler için yaşadıkları
durum duygusal bir travmadır. Bu duruma
sıcağı sıcağına müdahale edilmeli ve olayın
ilk andaki acil etkilerinin azaltılması yoluna
gidilmelidir. Bu durumda verilen hizmete de
krize müdahale adı verilir. Krize müdahale
yaşanan olağanüstü durumlarda ilk anda
olayın olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla
sunulan etkinlikleri kapsar.
65. Aslı Öğretmen’in verdiği ödevleri yapan öğrencilerine hem sınav puanlarına ek yaparak
hem de bu öğrencileri tahtaya çıkarıp diğer
öğrencilere alkışlattırarak ödüllendirmesi ve
bunun sonucunda ödevlerini aksatan öğrencilerin de ödev yapma alışkanlıklarında belirgin
bir artış görülmesi dolaylı pekiştirmenin sonucudur. Dolaylı pekiştirme modelin pekiştirilmesidir. Bu pekiştirme gözlemcide pekiştirileceği
beklentisi yani bir güdülenme sağlar ve gözlemcinin bu davranışı taklit etme olasılığı artar.
CEVAP: E
CEVAP: C
10
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
70. Soru incelendiğinde sorunun Yekta’da değil ailenin tutumunda olduğu görülmektedir.
Yekta’nın yönelmek istediği alanla ilgili hem
yeteneği hem de ilgisi uyumludur ve Yekta da
buna uygun bir alanda eğitim almak istemektedir. Ancak aile çocuğunun özelliklerini dikkate almadan tercihine karşı çıkmaktadır. Bu
durumda ailenin çocuklarının mutlu ve başarılı
olabileceği bir alana yönelmesinin uygunluğu
hakkında yönlendirilmesi gereklidir yani aileye
müşavirlik yapılmalıdır.
74. Okullardaki rehberlik hizmetlerinin ekip olarak yürütülmesi için öncelikle herkesin ortak
bir rehberlik anlayışına sahip olması gerekir.
Rehberliğin anlamı ve ilkeleri, nihai amacı hizmeti sunan kişiler göre değişmez. Eğer rehberlikle ilgili olarak ekipteki kişilerde temel ilkeler dışında anlayışlar varsa bunlar rehberliğe
ilişkin yanlış anlayışlar olarak kabul edilir. Bu
anlayışların değiştirilmesi ve herkesin ortak
bir anlayışa sahip olması isteniyorsa rehberlik
görevlilerince öncelikle diğer ilgililere müşavirlik ve bu yolla rehberlik hizmetlerinin tanıtımı
yapılmalı ve ortak bir anlayış geliştirilmelidir.
CEVAP: B
CEVAP: C
75. Rehberliğin en nihai amacı bireyin kendisini
gerçekleştirmesine yardımdır. Kendini gerçekleştirmiş birey tam verimli, üretken, potansiyelini geliştirmiş, kendisiyle ve çevresiyle barışık,
uyumlu, ruh sağlığı yerinde, farklılıklara saygı
duyan, geleceğe dönük özelliklere sahiptir.
kısayol yayıncılık
71. Uygun bir rehberlik hizmeti sunabilmek amacıyla öncelikle öğrencileri çeşitli özellikleri açısından tanımak ve bu doğrultuda sunulacak
hizmetleri ve öncelikleri belirlemek gerekir.
Öğrencilere sunulacak hizmetlerin planlaması
bu doğrultuda yapılmalıdır. Tüm rehberlik hizmetlerinde olduğu gibi bireyi tanıma hizmetlerinin yürütülmesinde de ilgili herkesin görev
alması gerekmektedir. Her türlü rehberlik hizmetinin sunumunda olduğu gibi bireyi tanıma
hizmetlerinin yürütülmesinde de rehberliğin
genel ilkeleri geçerlidir. Bu kapsamda A, B, C
ve D seçeneklerinde yer alan ilkeler bireyi tanımada da geçerlidir. Ancak rehberlik hizmetlerinin sunumunda bireysel farklılıklara saygı
esastır. Her birey kendince bir değerdir. Dolayısıyla bireyi tanımanın amacı tüm öğrencileri
aynı düzeyde başarılı kılmak olamaz.
CEVAP: E
72. Bireye sunulan yöneltme hizmeti bireyin kendi
potansiyeline en uygun kararı vermesi ve kendisini o alanda geliştirmesini sağlamayı amaçlar. Bu çerçevede seçim kararı nihai olarak
bireyin ve ailesinindir.
CEVAP: E
76. Rehberliğin bireylere kazandırmak istediği
yeterliklerden birisi de bireyin yaşantıya açık
olması ve kendisini olumlu ya da olumsuz tüm
yanlarıyla kabul etmesine yardım etmektir.
Yaşantıya açıklık bireyin ister içsel ister dışsal dünyasından kaynaklansın, yaşantılarının
kendi üzerindeki etkilerinin farkında olması,
onları çarpıtmadan kabul etmesidir. Öte yandan bireyin olumlu ya da olumsuz tüm yanlarıyla kendisini olduğu gibi benimsemesi kendini kabul olarak tanımlanır.
CEVAP: A
CEVAP: E
73. Otobiyografi yazılı olarak bireyin kendisini,
geçmişte yaşadıklarını, gelecek hayallerini,
yaşadığı önemli olayları ve hayatında yer alan
önemli kişileri, doyurulmamış arzu ve isteklerini, gelecek planlarını öğrenebilmeye yardımcı
bir tekniktir. Bu anlatım kendisinin yazılı ifadesine dayalı olduğu için kendini ifade etmeye
dayalı bir tekniktir.
77. Okullarda sunulan yeni duruma alıştırma hizmetlerinin temel amacı, öğrencinin yeni olan
her duruma alışmasını sağlamaktır. Bu kapsamda özellikle okulun açıldığı ilk günlerde ve
daha çok yeni öğrencilere yönelik bir hizmettir.
Bu nedenle bu hizmetler özellikle yeni öğrencilerin tamamına ulaşmayı hedeflemelidir. Öte
yandan bu hizmetler ailelere veya değişen her
yeni duruma yönelik tüm öğrencilere de sunulmalıdır.
CEVAP: D
CEVAP: B
11
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı
78. Ayla’nın yaşadığı problem ve içinde bulunduğu
koşullar değerlendirildiğinde kişisel alanına
yönelik ciddi bir durum olduğu görülmektedir.
Bu tür durumlar daha profesyonel ve uzmanlık
gerektiren müdahaleleri gerektirir. Bu durumda
en uygun yardım Ayla’nın profesyonel bir
yardım alabileceği uzmana sevk edilmesidir.
80. Özel eğitim hizmetleri kapsamında çocuğa olduğu kadar aileye yönelik hizmetler de sunulmalıdır. Bu hizmetler ailenin çocuğu ve/veya
engelini kabul etmesini ve olumlu tutumlar geliştirmesini destekleme, çocuğun engelini başkalarına açıklama konusunda duygusal olarak
güçlendirme, ailenin sosyal yaşama uyum
sürecinde yaşadığı duygusal sorunların çözümüne yardımcı olma ve ailedeki diğer kişileri,
özellikle kardeşlerin gereksinimlerinin karşılanması yönünde bilinçlendirme ve duygusal
destek sağlama gibi amaçlara sahiptir. Aileye
ve çocuğa sosyal ve maddi destek sağlamak
bu hizmetler kapsamında yer almaz.
CEVAP: B
79. Özel eğitim hizmetleri bedensel, sosyal, duygusal, zihinsel olarak normalden olağan dışı
sapma gösteren bireylere sunulan ve kendisine uygun ilkeleri bulunan bir hizmettir. Bu
kapsamda bireyin normal ortamında ve toplumdan soyutlanmadan eğitim hizmetlerinden
yararlanmasını sağlamak esastır. Bu çerçevede özel eğitim hizmetleri kapsamında, bireyin
tüm gelişim alanındaki özellikleri ve akademik
disiplin alanlarındaki yeterlilikleri ile eğitim ihtiyaçlarının belirlenerek en az sınırlandırılmış
eğitim ortamında özel eğitim hizmetinden yararlanması sağlanmalıdır. Bu hizmete ihtiyaç
duyan öğrencilerin öncelikle eğitsel bir değerlendirme ve tanılamaya tabi tutulması gerekir.
Bu değerlendirme ve tanılama yönetmelik
kapsamında Özel Eğitim Değerlendirme Kurulu tarafından yapılır. Eğitsel değerlendirme
ve tanılamada, bireyin öğrenme ortamları ile
yeterli ve yetersiz olduğu yönler birlikte değerlendirilmelidir. Eğitsel değerlendirme ve tanılama; eğitimin her tür ve kademesindeki geçişler ile bireylerin eğitim performansı ve eğitim
ihtiyaçları dikkate alınarak veli ya da okulun/
kurumun isteği üzerine gerektiğinde tekrarlanmalıdır. Eğitsel değerlendirme ve tanılama,
bireyin yetersizliğine göre birden fazla yöntem
ve teknik ile uygun ölçme araçları kullanılarak
yapılmalıdır. Ancak B seçeneğinde yer alan
ifade doğru değildir. Yönetmelik kapsamında
yer alan kurullardan birisi olan Özel Eğitim
Hizmetleri Kurulu eğitim-öğretim kurumlarındaki özel eğitim hizmetlerini düzenlemek, bu
hizmetlerin eş güdümünü sağlamak, izlemek
ve değerlendirmek görevini yerine getirir.
kısayol yayıncılık
CEVAP: E
CEVAP: B
12
Download

2014 - KPSS / EB Türkiye Geneli 3. Deneme Sınavı Çözüm Kitapçığı