T.C.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
XIII. Bölge Müdürlüğü
Bingöl Şube Müdürlüğü
BİNGÖL KİĞI ŞEYTANDAĞLARI
YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI
YÖNETİM VE GELİŞME PLANI
I. REVİZYONU
Temmuz - 2014 / BİNGÖL
T.C.
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
XIII. Bölge Müdürlüğü
Bingöl Şube Müdürlüğü
Bingöl Kiğı ŞeytandağlarıYaban Hayatı Geliştirme Sahası
Yönetim ve Geliştirme Planı I. Revizyonu
Temmuz 2014 – Bingöl
TEL : 0426 213 44 68
Fax : 0426 213 97 16
E- mail : [email protected]
- Bu planın herhangi bir kısmı kurumdan izin alınmadan yayınlanamaz –
2
ÖNSÖZ
Yaşadığımız gezegende insan, fiziksel çevre ve ekosistemler birbirini etkileyen ve
sınırlayan faktörlerdir. İnsanoğlu ihtiyaçları doğrultusunda doğayı kullanırken fiziksel
çevre ve ekosistemler sadece reaksiyon gösterebilmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi
ülkemizde de bilinçsiz kullanım nedeniyle doğal denge giderek bozulmaktadır. Doğal
dengenin bozulması; iklim değişikliklerine, bitki ve hayvan türlerinin yok olmasına, hava,
su ve toprak kirliliği gibi birbiri ile bağıntılı çevre sorunlarına yol açmaktadır.
Yerküremizin doğal kaynakları sınırlıdır. Sınırlı olan bu doğal kaynaklar ne yazık ki
giderek kirlenmekte, azalmakta ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Eğer
bu kaynaklar iyi kullanılmaz, planlanmaz ve iyi yönetilemezse insanların ve diğer
canlıların geleceğinin tehlikeye girmesi kaçınılmazdır. Bu nedenle, son zamanlarda
çevrenin ve doğal kaynakların yönetimi ile sürdürülebilir kullanımından sıkça söz
edilmektedir. Dünyadaki ekonomik ve sosyal gelişme beraberinde sosyal, ekonomik ve
doğal sorunlar meydana getirmektedir. Bu büyük sorunların çözülmesi ve olası tehlikelerin
önlenmesi, ilgili tüm sektörler ile doğal kaynaklar arasındaki arz ve talep arasında bir
uyum ve denge sağlanması ile mümkündür. Gelişmenin ve çevrenin bir bütün olarak ele
alınması, yalnızca çevreyi korumak için değil, sağlıklı ve sürdürülebilir bir gelişme için de
gereklidir.
Bu nedenle, korunan alanlar ile diğer alanlara özgü ekosistemlerdeki zengin biyolojik
çeşitliliğin korunması ve geliştirilmesi ile doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı için
bu alanların iyi yönetilmelerine gerek vardır. İyi yönetebilme; katılımcı, uygulanabilir,
stratejik yönetim planların yapılması, bu planları uygulayacak personelin istihdam edilmesi
ve gerekli finansın sağlanması ile gerçekleşebilir.
Genel Müdürlüğümüz tarafından Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları için yerinden, katılımcı
ve bütüncül bir yaklaşım ile hazırlanmış olan “Yaban Hayatı Yönetim ve Gelişme
Planı”nın, bu önemli alanın sorunlarına çözüm getirmesini ve sahip olduğu ekosistemin
doğal döngüsünü daha iyi bir duruma getirmesini temenni ederim.
AHMET ÖZYANIK
Doğa Koruma ve Milli Parklar
Genel Müdürü
3
TEŞEKKÜR
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS Yönetim ve Gelişme planının yapılması
sürecindeki katkı ve destekleri için; Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Veysel
EROĞLU'na, Sayın Müsteşar Prof. Dr. Lütfi AKCA’ya, Sayın Müsteşar Yardımcısı
Mustafa ELDEMİR'e, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet ÖZYANIK’a,
Sayın Genel Müdür Yardımcısı Sabri KİRİŞ’e, Yaban Hayatı Daire Başkanı Cihangir
ALTUN’a, Elazığ OBM Planlama Şubesi teknik personeline, Kiğı Orman İşletme Şefliği
personeline, DKMPGM Yaban Hayatı Geliştirme Şube Müdürlüğü personeline, Orman ve
Su İşleri Bingöl Şube Müdürlüğü personeline, Yedisu İlçe Jandarma Garnizon
Komutanlığı’na ve planlama çalışmalarında işbirliği ve yardımlarını esirgemeyen diğer
kamu kurum ve kuruluşlarına, alandaki belediyelere, köy muhtarlıklarına ve planlama
sürecine katılan tüm sivil toplum örgütlerine çalışmalarda özveri ile destek olan
gönüllülere teşekkür ederiz.
PLANLAMA EKİBİ
Güray ÇAYIR
(Orman Yük.. Mühendisi.)
Vedat SAVAŞ
(Dr. Biyolog) Gönüllü
Erdal TOKER
(Orman Mühendisi)
Planlama Sürecine Katkıda Bulunanlar
Erdem ARSLAN
(Orman End. Mühendisi)
Hatice ARSLAN
( Orman Mühendisi)
Yasemin KORKMAZ
( Orman Mühendisi)
Dr. Saime Başaran
(Orman Yük. Müh./BAORAM)
Dr. Mehmet Ali Başaran
(Orman Yük. Müh./BAORAM)
Evrim Kurt
(Orman End. Mühendisi)
Burak Tatar
(Uzman Biyolog )
Erdem ARSLAN
(Orman End.Müh.)
Erkan DAVRAN
(Kiğı Orman İşl. Şefi)
Şevket TAŞ
(Harita Yüksek Mühendisi)
Emin GÜNDÜZ
(Çevre Mühendisi)
4
KISALTMALAR
1. CBS
: Coğrafi Bilgi Sistemi
2. CITES
: Nesli tehlike altında olan yabani hayvan ve bitki türlerinin uluslar arası
ticaretine ilişkin sözleşme
3. ÇBDK
: Çengel boynuzlu dağ keçisi
4. ÇED
: Çevresel Etki Değerlendirmesi
5. DKMP
: Doğa Koruma ve Milli Parklar
6. DKMPGM
: Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
7. DSİ
: Devlet Su İşleri
8. ED-50
: European Datum
9. GCS
: Geographic Coordinate System
10. GPS
: Global Positioning System
11. HES
: Hidroelektrik Santral
12. HKB
: Hassas Kullanım Bölgesi
13. IUCN
: Dünya Doğa Koruma Birliği
14. KAK
: Kara Avcılığı Kanunu
15. KKB
: Kontrollü Kullanım Bölgesi
16. MKB
: Mutlak Koruma Bölgesi
17. OBM
: Orman Bölge Müdürlüğü
18. OGM
: Orman Genel Müdürlüğü
19. ORKÖY
: Orman - Köy İlişkileri
20. OSİB
: Orman ve Su İşleri Bakanlığı
21. SKB
: Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi
22. STK
: Sivil Toplum Kuruluşları
23. T.C.
: Türkiye Cumhuriyeti
24. TEDAŞ
: Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi
25. TEİAŞ
: Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi
26. TÜBİTAK
: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu
27. TÜBİVES
: Türkiye Bitkileri Veri Servisi
28. UTM
: Universal Transverse Mercator
29. YHGS
: Yaban Hayatı Geliştirme Sahası
30. YP
: Yönetim ve Gelişme Planı
5
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ ........................................................................................................................................................ 3
TEŞEKKÜR ................................................................................................................................................... 4
PLANLAMA EKİBİ........................................................................................................................................ 4
KISALTMALAR ............................................................................................................................................. 5
İÇİNDEKİLER ................................................................................................................................................ 6
GİRİŞ ........................................................................................................................................................... 1
1 KORUNAN ALANIN TANIMLANMASI ........................................................................................................ 3
1.1 GENEL BİLGİLER ........................................................................................................................................3
1.1.1 Alanın Tarihçesi ................................................................................................................................3
1.1.2 Coğrafi Konumu ...............................................................................................................................3
1.1.3 İdari Durum ve Yasal Yetkiler ...........................................................................................................5
1.1.4 Yönetim Kaynakları ve Altyapısı .......................................................................................................7
1.1.5 İlgi Grupları ( Paydaşlar) ..................................................................................................................8
1.1.6 Arazi Mülkiyeti ve Kullanım Hakları ...............................................................................................12
1.2 FİZİKSEL ÖZELLİKLER ...............................................................................................................................13
1.2.1 Toprak ............................................................................................................................................13
1.2.2 Jeoloji ve Yer Şekilleri .....................................................................................................................14
1.2.2 Hidroloji..........................................................................................................................................16
1.2.3 İklim ...............................................................................................................................................16
1.3 EKOLOJİK ÖZELLİKLER .............................................................................................................................19
1.3.1 Biyocoğrafya ..................................................................................................................................19
1.3.2 Ekosistem ve Habitatlar .................................................................................................................20
1.3.3 Flora ve Vejetasyon ........................................................................................................................21
1.3.4 Fauna .............................................................................................................................................31
1.3.5 Hedef Türler ve Genel Ekolojik Değerlendirme...............................................................................37
1.4 SOSYO KÜLTÜREL YAPI ..........................................................................................................................51
1.4.1 Yerel Halk ve Nüfus ........................................................................................................................51
1.4.2 Kültürel Değerler ............................................................................................................................53
1.4.3 Rekreasyon ve Turizm ....................................................................................................................54
1.4.4 Tarihi ve Arkeolojk Değerler ...........................................................................................................55
1.4.5 Bölgeye Yönelik Projeler .................................................................................................................55
1.5 EKONOMİK YAPI .....................................................................................................................................56
1.5.1 Arazi Kullanım ve Geçim Kaynakları ...............................................................................................56
1.5.2 Altyapı ve Gelişim ...........................................................................................................................59
1.5.3 Doğal Kaynak Bazlı Ekonomik Faaliyetler ......................................................................................59
2 DEĞERLENDİRME ................................................................................................................................... 61
2.1 YHGS ALANININ SAHİP OLDUĞU DEĞERLER ...........................................................................................61
2.1.1 Biyolojik Çeşitlilik Değerleri ............................................................................................................61
2.1.2 Tarihi ve Kültürel Değerler .............................................................................................................62
2.1.3 Jeolojik ve Jeomorfolojik Zenginlik .................................................................................................62
2.1.4 Rekreasyon Değeri .........................................................................................................................62
2.2 KORUMA HEDEFLERİ ..............................................................................................................................63
2.3 TEHDİT (SORUN) ANALİZİ .......................................................................................................................66
3 PLANLAMA............................................................................................................................................. 71
3.1 YÖNETİM STRATEJİSİ ..............................................................................................................................71
3.2 YHGS VİZYONU ......................................................................................................................................72
3.3 BÖLGELEME ...........................................................................................................................................72
3.3.1 Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda Genel Prensipler ..................................................................73
6
3.3.2 YHGS’de Ekolojik Tedbirler .............................................................................................................75
3.3.3 Mutlak Koruma Bölgesi (MKB) ......................................................................................................77
3.3.4 Hassas Koruma Bölgesi (HKB) ........................................................................................................77
3.3.5 Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi (SKB) .............................................................................................79
3.3.6 Kontrollü Kullanım Bölgesi (KKB)....................................................................................................81
3.4 PROGRAMLAR, HEDEFLER VE STRATEJİK UYGULAMA PLANI..................................................................81
3.5 İZLEME PROGRAMI ................................................................................................................................98
3.6 DEĞERLENDİRME VE PLANIN AKTÜEL DURUMA UYARLANMASI ...........................................................99
4 KAYNAKLAR ......................................................................................................................................... 100
5 EKLER, FOTOĞRAFLAR, HARİTALAR ...................................................................................................... 103
7
GİRİŞ
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu’nun 2003 yılında yürürlüğe girmesi ile 3167 sayılı
Kara Avcılığı Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. 4915 sayılı yasada tanımlanması yapılan ''yaban
hayatı geliştirme'' sahalarında; Av ve yaban hayvanlarının ve yaban hayatının korunduğu,
geliştirildiği, av hayvanlarının yerleştirildiği, yaşama ortamını iyileştirici tedbirlerin alındığı ve
gerektiğinde özel avlanma planı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği korunan alanlardır.
Yaban Hayatı Geliştirme ve Koruma Sahaları Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilmekte
ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu çerçevesinde korunmakta ve yönetilmektedir.
Bu alanlarda ;
- Av ve yaban hayvanlarının beslenme barınma, üreme ve korunmasına olanak sağlayan
doğal yaşama ortamları, zehirlenemez. Sulak alanlar kirletilemez, kurutulamaz ve bunların doğal
yapıları değiştirilemez.
- Yaban hayatı geliştirme sahalarında hedef tür veya türlerin populasyonu ile nesli tehlike
altında olan türler ve yaşam alanları tahrip edilemez.
- Bu sahalarda hedef tür veya türlerin populasyonu ile nesli tehlike altında olan türlere
olumsuz etki yapacak tesislere izin verilemez, varsa mevcut tesislerin atıkları arıtılmadan
bırakılamaz.
- Kaynak değerleri ile koruma ve kullanma esaslarının belirlenmesinde, bilimsel ve teknik
araştırmalara en geniş ölçüde yer verilir.
- Hedef tür veya türlerin populasyonu ile nesli tehlike altında olan türlerin yaşama
alanlarının koruması ve devamlılığı sağlanır.
- Planlamada kullanma ve yararlanma şartları sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda alt
planlarla belirlenir.
- Doğal kaynaklara, kaynak değerini bozmayacak, ancak tamamlayıcı ve restorasyon
amaçlı müdahalelerde bulunulabilir.
YHGS’ler IUCN (International Union for Conservation of Nature) kategorilerine göre,
IV. Kategoriye karşılık gelmekte, “Habitat/Tür Koruma Alanı” olarak değerlendirilmektedir.
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu YHGS’lerin gelişme ve yönetim planlarının kanunun
çıkış tarihi olan 2003 yılından itibaren 15 yıl içerisinde tamamlanmasını ön görmektedir.
2000 yılında başlatılan ve Türkiye’deki dört farklı biyocoğrafik alanda uygulanan
Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi Projesi (GEF-2) ile korunan alanlar için örnek
katılımcı yönetim planları hazırlamak ve projenin uygulandığı dört alandaki deneyimlerin diğer
korunan alanlara yaygınlaştırılması hedeflenmiştir. GEF–2 projesindeki deneyimler ve yetişmiş
personeli dikkate alınarak 2008 yılında Antalya, Erzurum, Artvin ve Adana illerindeki dört örnek
alan seçilmiş ve ilk YHGS yönetim ve gelişme planları bu alanlarda GEF–2 projesindeki
elemanlarının öncülüğünde gerçekleştirilmiştir.
Ülkemizdeki yaban hayatı geliştirme sahalarının sayısı ve yayılış alanları dikkate
alındığında planları yapacak ekiplerin sayısının çoğaltılması ve örnek çalışmaların diğer YHGS’
lere yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. Planlama çalışmalarında planları uygulayacak
teknik elemanların planlama ekibinde yer alması, alanla ilgisi olan ilgi gruplarının, gönüllü kişiler
ve uzman ve akademisyenlerin planlama sürecine katılımının sağlanması ile yapılan planların
uygulanabilir ve sürdürülebilir olmasına büyük katkı sağlayacağı öngörülmüştür. Bingöl Kiğı
Şeytandağları YHGS “Yönetim ve Gelişme Planı”nın, planlama sürecine planlama sürecine Bingöl
DKMP Şube müdürü, ORKÖY Mühendisi,
gönüllüler, gönüllü uzman ve akademisyenler
katılmışlardır. Bu süreçte alandaki ilgi grupları tespit edilmiş, karşılıklı görüşmeler ve toplantılar
yapılması yoluyla bu grupların talep ve görüşlerinin plana yansıtılmasına çalışılmıştır.
Hazırlanan bu gelişme ve yönetim planı ile hedef türler ve diğer kaynak değerlerin etkin
ve sürdürülebilir korunması, alandaki çatışmaların önlenmesi, kontrollü doğal kaynak kullanımının
sağlanması, alandaki kurum ve kuruluşlar arası yetki karmaşasının ortadan kaldırılması ile alanın
katılımcı yönetiminin sağlanması beklenmektedir.
Yönetim ve Gelişme Planındaki bu revizyon çalışması Doğa Koruma ve Milli Parklar
Genel Müdürlüğümüzün 09.03.2012 tarih ve B.23.0.DMP.0.13.02-400-11382 sayılı talimatları
ekindeki 28.02.2012 tarih ve B.23.0.11.03.000.DMP.-400-201 Bakan OLUR’unda yer alan
esaslar çerçevesinde genel bilgiler değiştirilmeyerek yeniden bölgeleme yapılmıştır.
2
1 KORUNAN ALANIN TANIMLANMASI
1.1 GENEL BİLGİLER
1.1.1 Alanın Tarihçesi
Mülga Milli Parklar ve Avcılık Genel Müdürlüğü’nün 19.06.1979 tarih ve AV.2.0.1.01
sayılı olurları ile Bingöl ili Kiğı ilçesi sınırları içerisinde kalan Şeytandağları mevkiinde 2223.06.1979 tarihlerinde yapılan inceleme ve etütler sonucu nesli azalan türlerimizden yaban keçisi
(Capra aegagrus) ve çengel boynuzlu dağ keçisi (Şamua / Rupicapra rupicapra) için uygun
yaşam ortamı özelliğine sahip olduğu ve doğal olarak bu alanda bulunduğu tespit edilmiştir. Alanın
büyüklüğü 24.858,72 hektardır. Alandaki yaban keçilerinin ve çengel boynuzlu dağ keçilerinin
yaşam ortamlarının korunması, doğal olarak üremelerinin sağlanması, söz konusu türlerin alandaki
sayılarının normal populasyon düzeyine çıkarılması amacı ile ''koruma ve üretme sahası '' olarak
ayrılmasına Mülga Milli Parklar ve Av Yaban Hayatı Genel Müdürlüğü tarafından 11.02.1980
tarihinde karar verilmiştir.
Mülga Elazığ Milli Parklar ve Avcılık Bölge Başmüdürlüğü ile Mülga Elazığ Orman
Bölge Başmüdürlüğü arasında 1980 yılında sahanın yönetiminin düzenlenmesine yönelik protokol
yapılmış ve bu protokol Mülga Milli Parklar ve Avcılık Genel Müdürlüğünce onaylanarak
uygulamaya konulmuştur. Sahanın devir teslimi Orman Genel Müdürlüğü ile Mülga Milli Parklar
ve Avcılık Genel Müdürlüğü arasında yapılan 12.03.1979 tarihli protokol gereği yapılmamıştır.
2003 yılına kadar Mülga Elazığ Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Başmühendisliği sorumluluk
alanında bulunan saha 2003 yılında 4856 sayılı kanun gereği kurulan Mülga Bingöl İl Çevre ve
Orman Müdürlüğü faaliyet alanında kalmıştır.
Yaban Hayatı Koruma Sahası statüsünde olan bu alan, 2003 yılında yürürlülükten
kaldırılan 3167 sayılı Kara Avcılığı Yasası yerine kabul edilen 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu
gereği Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS olarak ilan edilmiştir.
1.1.2 Coğrafi Konumu
Şekil 1.1 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS konumu
GCS_European datum 1950 (ED_1950_UTM zon 37N) koordinat sistemine göre;
3
Kuzeyi : 4369000
Güneyi : 4355000
Doğusu : 638000
Batısı : 610000
grid hatları arasında kalmaktadır.
Yukarıda Şekil 1.1’de Türkiye Haritası’nda konumu gösterilen YHGS'nin ön etüt
raporundaki sınırların hassas olarak CBS ortamında sayısal olarak belirlenmesi sonucunda sahanın
24.858,72 ha olduğu anlaşılmıştır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1250 m. ile 2913 m. arasında
değişmektedir.
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS, Bingöl ili Yedisu ve Kiğı, Tunceli ili Pülümür ilçeleri
mülki hudutları içinde kalmaktadır. Saha Yedisu ilçe merkezinin 1 km. güneyinde doğu-batı
istikametinde Peri Çayı’nın güneyinde yükselen Şeytandağları’nın güney ve kuzey bakıları
boyunca uzanmaktadır. Bingöl - Erzurum karayolu (D950) Yedisu ayrımına uzaklığı 44 km. dir.
Bingöl şehir merkezinin karayolu ile alanın doğu sınırına uzaklığı 125 km. ve bu mesafe yaklaşık 2
saat 45 dakika sürer.
Şekil 1.2 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS uydu görüntüsü
Sınırları: Planlama sürecinde sahanın ön etüt teklif raporunda belirtilen fiziki sınır
tariflerine tamamen uyulmuştur. Sayısal ortama (CBS) aktarırken sınır hattının sırt, dere, tepe,
boyun noktası gibi belirgin topografya noktalarından geçirilmesine ve orman amenajman
haritalarının bölme ünitelerinin sınırları ile çakıştırmsına özen gösterilmiştir. YHGS’nin sınırları,
plan ekindeki topografya haritası, arazi kullanım haritası ve sayısal CBS veritabanında sayısal
olarak gösterilmiştir.
Alanın coğrafi sınırları aşağıda verildiği gibidir.
4
Kuzeyi: Akdağ'dan başlayarak Kara Tepe, Kispinik Tepe, Ağaçlı Tepe, Yayık Tepe,
Kavut Dağı sırtından Peri Çayı’na, Peri Çayı’nı çay boyunca takip ederek Veli Sırtı’na kadar
uzanır.
Doğusu: Veli Sırtı, Endires Sırtı, Dikan Tepe, Dikan Sırtı ve Yakup Sırtı’ndan Yakup
Deresi’ne uzanan hat.
Güneyi: Yakup Deresi, Dikan Sırtı, Cırrık Tepe, Cırrık Sırtı, Hacı İlyas Deresi ile Aktaş
Deresi birleşimi, oradan Karir Tepe, Karir Sırtı, Köy Yamacı Sırtı, Şeytan Deresi, Kör Orman, Dik
Deresi’nden Köşmür Deresi’ne ve Peri Çayı’nı takiben Kanlı Dere ayrımına uzanan hat.
Batısı: Kanlı Dere Peri Çayı ayrımından sırt boyunca 2044 rakımlı tepeye, oradan Sirküt
Dağı’na ve Akdağ'a kadar uzanan hat; sahanın dış sınırlarını gösteren coğrafi hat olarak
belirlenmiştir.
1.1.3 İdari Durum ve Yasal Yetkiler
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’nin teknik ve idari sorumluluğu, Orman ve Su İşleri
Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, XIII. Bölge Müdürlüğü,
Bingöl Şube Müdürlüğü’ne aittir. Bingöl Şube Müdürlüğü YHGS' nin yönetilmesinden doğrudan
sorumlu idari birimdir.
Sahanın içinde bulunan arkeolojik ve doğal sit alanlarının korunması, yenileme ve her
türlü bilimsel çalışma yapılması 2863 sayılı kanunun değişen 5226 sayılı kanun ile gereği Kültür ve
Turizm Bakanlığı’nın sorumluluğundadır.
Saha içerisindeki ormanlık alanlar OGM’ye bağlı Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü Elazığ
Orman İşletme Müdürlüğü Kiğı Orman İşletme Şefliği tarafından yasal mevzuat çerçevesinde
yönetilmekte, korunmakta ve orman amenajman planları doğrultusunda işletilmektedir.
5
Yönetim yapısı ve organizasyon şeması:
Orman ve Su İşleri Bakanlığı
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü
PG
M Müdürlüğü
OSİB XIII. Bölge
PG
Bingöl Şube
MMüdürlüğü
Bingöl Valiliği, devletin temsilcisi olarak tüm bakanlıkları temsil etmektedir. Pek çok
kamu hizmeti çeşitli bakanlıkların il müdürlükleri veya bölge müdürlükleri kanalı ile sahaya
götürülmektedir. Bu kurumlar genel olarak Bingöl Valiliği’ne bağlıdır ve valiliğin koordinasyonu
doğrultusunda yatırım planlarını yapmakta ve uygulamaktadırlar. Bu yapıda Orman ve Su İşleri
Bakanlığı’nın taşra birimi olan XIII. Bölge Müdürlüğü önemli bir kurumdur ve Bölge
Müdürlüğü’ne bağlı Bingöl Şube Müdürlüğü idari olarak Bingöl Valiliği’ne bağlıdır.
İl Özel İdareleri 5302 sayılı yasaya göre; il sınırları içinde sağlık, tarım, sanayi ve ticaret;
ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskan, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, sosyal
hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve
orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile v.b. diğer topumsal
ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik işleri yapmakla yükümlüdür. Ayrıca, belediye sınırları
dışında da imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, çevre, acil yardım ve kurtarma, kültür, turizm,
gençlik ve spor, orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine yönelik
hizmetleri yapmakla da yükümlüdür. Bu nedenle Bingöl İl Özel İdaresi YHGS ve çevresindeki
köylere kamu hizmeti götürülmesinde en etkin kuruluştur.
Yedisu ve Kiğı ilçeleri Kaymakamlıkları, anılan hizmetlerin nerelerde verileceğinin
saptanması, hizmetlerin programlanması ve yapılan işlerin denetimi ile yükümlüdür.
Köy Tüzel Kişiliklerinin önemli görevleri arasında; kırsal yerleşmelerde halkın toplumsal
gelişiminin sağlanması, kamu düzeninin tesisi, esenlik ve güvenliğin sağlanması bulunmaktadır.
Yerleşim yerini uygun ulaşım ve altyapı sistemine kavuşturmak, haberleşme sistemlerini
geliştirmek, köy sakinlerini eğitim ve sağlık gibi kamu hizmetlerine kavuşturmak için çalışmalar
yapmak, ihtiyaçları mülki amirlere sunmak da köy tüzel kişiliğinin görevleri arasındadır.
6
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS sınırları içinde yer alan kırsal yerleşmelere hizmet
sunulurken, yukarıda tanımlanan mülki birimlerin yükümlülük, yetki ve sorumlulukları da
gözetilmelidir.
1.1.4 Yönetim Kaynakları ve Altyapısı
Personel ve Ekipman
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’den sorumlu birim Bingöl Şube Müdürlüğü’dür.
Kuruluş hiyerarşisinde şube müdürlüğünden daha altta olması gereken YHGS Mühendisliği birimi
yoktur. Saha ile ilgili tüm iş ve işlemleri bizzat şube müdürü yürütmektedir. Şube müdürlüğü
merkezde (Bingöl) görev yapan 1 adet muhafaza memuru acil ihbar ve şikayetlere
gidebilmektedirler. Sahadan sorumlu koruma memurları yoktur.
Sahada güvenlik sorunları vardır ve askeri operasyonlar Şeytandağları ve Kelkaş Vadisi
etrafında yıllardır devam etmektedir. Bu nedenle sahada fiili kontrol ve çalışma imkanları çok
kısıtlıdır.
Şube Müdürlüğünün kendi emrinde kullanacağı bir aracı yoktur. Araçlar havuz sistemi ile
talep edilmesi durumunda İl Müdürlüğü tarafından görevlendirilmektedir ki bu da koruma
hizmetlerinde zafiyete neden olabilecek bir durumdur. Ayrıca DKMP Şube Müdürlüğü’nün diğer
donanımları da zayıftır ve var olanlar da uygun yapıda değildir. Daha iyi bir yönetim için personel
ve malzeme altyapısının geliştirilmesi zorunludur.
Yaban hayatı geliştirme sahası için mevcut personel, tesis ve donanım aşağıda verilmiştir.
Tablo 1.1 Bingöl İl Şube Müdürlüğü Perosnel Durumu (2014)
GÖREV
DKMP Şube Müdürü
MERKEZDE
SAHADA
GÖREVLİ OLAN
GÖREVLİ OLAN
1
TOPLAM
1
Mühendis
Katip
-
-
-
Muhafaza memuru
1
-
1
İşçi
-
-
-
Şoför
-
-
-
Toplam
2
-
2
7
Tablo 1.2 Bingöl Şube Müdürlüğü Ekipman ve Tesisleri (2014)
TESİS
YER
EKİPMAN
ORMAN VE SU İŞLERİ BİNGÖL
Bingöl Kiğı
2 adet bilgisayar, 2 adet yazıcı, 2 adet
ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ
Şeytandağları YHGS
sabit telefon, mobilyalar, 1 adet
içinde tesis yok.
fotoğraf makinesi, 1 adet dürbün,1
adet teleskop
1.1.5 İlgi Grupları ( Paydaşlar)
Tablo 1.3 İlgi Grupları Tablosu
İLGİ GRUPLARI
PAYDAŞLAR
Paydaşın
Alanla ilişkisi
Paydaşın
alandan
etkilenmesi
(+, -)
Paydaşın
alanı
etkilemesi
(+, -)
AÇIKLAMA
KİĞI ve YEDİSU
İLÇESİ
KAYMAKAMLIĞI
Mülki idareden
sorumlu
+, -
+
YEDİSU
BELEDİYESİ
Belediye sınırları
içinde kalan yerlerde
alt ve üst yapı
hizmetlerinden
sorumlu
+,-
+, -
(+) Belediyenin koruma
ve yatırım çalışmalarına
olumlu katkısı olur.
(-) YP Koruma
yaklaşımı, yatırım
faaliyetlerine engel
olabilir.
İL ÖZEL İDARE
MÜDÜRLÜĞÜ
Köylerin alt yapı, üst
yapı ve imar
planlarının
yapımından sorumlu.
Sosyal ve ekonomik
destekleyici.
-,+
+, -
(+) Koruma, yatırım ve
planlama çalışmalarına
olumlu katkısı olur.
(-) YP Koruma yaklaşımı,
yatırım ve planlama
faaliyetlerine engel
olabilir.
8
(+) İdarenin koruma ve
yatırım çalışmalarına
olumlu katkısı olur.
(-) YP Koruma yaklaşımı,
yatırım faaliyetlerine
engel olabilir.
BİNGÖL
ÇEVRE ve
ŞEHİRCİLİK
MÜDÜRLÜĞÜ
YHGS’de alt ve üst
yapı yatırımlarının ve
imar planlarının
yapılmasından,
denetlenmesi ve
izlenmesinden
sorumlu birim.
+
+, -
(+) Koruma, yatırım ve
planlama çalışmalarına
olumlu katkısı olur.
(-) YP Koruma yaklaşımı,
yatırım ve planlama
faaliyetlerine engel
olabilir.
BİNGÖL ORMAN
İŞLETME
MÜDÜRLÜĞÜ
Kiğı Orman işletme
şefliği vasıtasıyla
YHGS’de planlı ve
sürdürülebilir
ormancılık
faaliyetlerinin
yapılmasından ve
yönetilmesinden
sorumlu birim.
+, -
- ,+
(+) Koruma faaliyetlerini
destekler
(-) Ormancılık
faaliyetlerinin yaban
hayatını olumsuz
etkilemesi
(-) YP Koruma yaklaşımı
odun üretimine yönelik
ormancılık faaliyetlerine
engel olabilir.
GÜNEYDOĞU
ANADOLU
ORMANCILIK
ARAŞTIRMA
MÜDÜRLÜĞÜ
Çevrenin ve orman
kaynaklarının
sürdürülebilir
yönetimine ve
sorunlarının
çözümüne bilimsel
katkı sağlamak amacı
ile YHGS’de bilimsel
çalışmalar yapar.
+, -
+
(+)Bilimsel çalışmalarda
alandan yararlanır.
(-) YP Koruma yaklaşımı
araştırma faaliyetlerine
sınır getirebilir.
(+) Koruma faaliyetlerini
destekler, bilimsel veri
sağlar.
ORMAN VE SU
İŞLERİ İL ŞUBE
MÜDÜRLÜĞÜ
YHGS’nin
yönetiminden ve
izlenmesinden
sorumlu taşradaki en
üst birim.
+
+
(+) Alanın teknik ve idari
sorumlusu.
(+) Koruma için gerekli
tüm imkanları sağlamaya
çalışıyor.
BİNGÖL
DKMP
MÜHENDİSLİĞİ
YHGS yönetiminden
ve uygulamalardan
sorumlu birim.
+
+
(+) Alanın fiili
korunmasını ve
geliştirilmesini sağlıyor.
GIDA, TARIM ve
HAYVANCILIK İL
MÜDÜRLÜĞÜ
YHGS içinde tarımsal
faaliyetlerin
yürütülmesinden ve
izlenmesinden
sorumlu kuruluş.
+
+, -
(+) Kırsal kalkınmaya
destek sağlayabilir.
(+) Ekolojik tarım
uygulamalarının
yürütülmesine destek
sağlar
(-) YP Koruma yaklaşımı
yoğun tarım
uygulamalarını
kısıtlayabilir.
ERZURUM
KÜLTÜR ve TABİAT
VARLIKLARINI
KORUMA
BÖLGE KURULU
YHGS’deki tarihi ve
kültürel değerleri
üzerinde yasal yetkili
kurum.
+
+, -
(+) Koruma faaliyetlerini
destekler.
(-) Yetki karmaşasına
neden oluyor.
9
MÜDÜRLÜĞÜ
BİNGÖL İL
JANDARMA
KOMUTANLIĞI
YHGS'nin genel
güvenliğinden
sorumlu kurum.
DSİ
9. BÖLGE
MÜDÜRLÜĞÜ
+
+
(+) Koruma faaliyetlerini
destekler.
YHGS’deki su
kaynaklarının
yönetiminden sorumlu
kuruluş.
+, -
- ,+
(+) YP Koruma yaklaşım
su kaynaklarını koruyor.
(+) Su kaynaklarının
izlenmesini sağlıyor.
(-) Su kaynaklarının
yaban hayatı aleyhine
kullanılmasını talep
edebiliyor.
(-) YP Koruma yaklaşımı
su kaynaklarının
kullanımını kısıtlayabilir.
BİNGÖL
TAPU SİCİL ve
KADASTRO
MÜDÜRLÜĞÜ
YHGS ve çevresinde
tapu ve kadastro
işlerinden sorumlu,
+
+
(+) Özel ve kamu
arazilerinin sınır ve
mülkiyetlerinin
belirlenmesini sağlayarak
mülkiyet ve sınır sorunu
yaşanmamasını sağlıyor.
KARAYOLLARI 8.
BÖLGE
MÜDÜRLÜĞÜ 84.
(BİNGÖL) ŞUBE
ŞEFLİĞİ
YHGS içinden veya
çevresinden geçen
karayollarının
yapımından,
trafiğinden ve
yönetiminden sorumlu
kuruluş
-
+, -
(-) YP Koruma yaklaşımı
yol güzergahlarına
kısıtlama getirebiliyor.
(+) Alan çevresindeki ve
yerleşim yerlerine yol
yapıyor.
(-) Yol yapım
çalışmalarında yaban
hayatını ve habitatını
olumsuz etkiliyor.
BİNGÖL
İL KÜLTÜR ve
TURİZM
MÜDÜRLÜĞÜ
Alanın tarihi ve
kültürel değerlerin
korunması, işletilmesi
ve turizm
faaliyetlerinden
sorumlu
+, -
-, +
(+) Koruma faaliyetlerini
destekler.
(-) Yetki karmaşasına
neden oluyor.
TEİAŞ
13. İLETİM TESİS
ve
İŞLETME GRUP
MÜDÜRLÜĞÜ
Alandaki enerji iletim
hatları ve trafo
merkezleri yapılması,
işletilmesi ve
bakımından sorumlu
kuruluş.
-
+, -
(-) Alandaki elektrik
tesisleri fiziksel ve görsel
kirlilik oluşturuyor.
(- ) YP Koruma yaklaşımı
nakil hatlarının alandan
geçmesini kısıtlayabilir.
(+) Yerleşim yerlerinin
enerji ihtiyacını
karşılıyor.
YHGS
ÇEVRESİNDEKİ
Alanın içerisinde ve
çevresindeki doğal
+, -
+, -
(+) Alanın doğal
kaynaklarını
10
KÖYLER
(Güzgülü, Kabaoluk,
Şenköy, Maltepe,
İlbey, Topraklık,
Akımlı köyleri ve
Yedisu İlçesi)
kaynakları ihtiyaçları
doğrultusunda
kullanıyorlar.
kullanıyorlar.
(-) Denetimsiz kaynak
kullanımları habitatların
bozulmasına neden
oluyor.
BİNGÖL
AVCILAR ve
ATICILAR
DERNEĞİ
Kontrollü av
yapılmasına ve
avcıların
bilinçlendirilmesine
destek olur.
+
+
(+) Koruma faaliyetlerine
destek olur.
(+) Eğitim ve
Bilinçlendirmeyi sağlar.
AV TURİZM
ŞİRKETLERİ
Profesyonel av turizmi
yaptırıyorlar.
Av ve Avcılık
konusunda dolaylı
olarak bilinçlendirme
sağlıyorlar
+
+
(+) Av turizmi için
YHGS’de av hayvanı
populasyonu artırılıyor.
(+) Yöre insanına
ekonomik katkı, İdareye
gelir sağlıyor.
ÇOBANLAR,
AVCILAR,
ARICILAR
Gelir elde etmek için
faaliyetleri
doğrultusunda alanı
kullanıyor.
-
+, -
(+) Alanın doğal
kaynaklarını
kullanıyorlar.
(-) Alanı denetimsiz
kullanıyorlar ve ekosistem
bozulmasına neden
oluyorlar.
(-) Kaçak av yapabiliyor
veya kaçak avcılara
rehber olabiliyorlar.
ALANDAN
KEKİK, ADAÇAYI,
MANTAR, IŞKIN,
vb. TOPLAYANLAR
Alandan odun dışı
orman ürünleri
toplayarak
geçimlerine katkıda
bulunuyorlar.
+, -
+, -
(+) Alanın doğal
kaynaklarını
kullanıyorlar.
(-) Alanı denetimsiz
kullanıyorlar ve ekosistem
bozulmasına neden
oluyorlar.
(-)Kaçak av yapabiliyor
veya kaçak avcılara
rehber olabiliyorlar.
ÜNİVERSİTELER
Alanda bilimsel
araştırma çalışmaları
yapar.
+
+
11
(+) YHGS’de ekolojik,
sosyal, biyolojik
araştırmaları ile bilimsel
veri sağlar.
(+) Üniversitelere
araştırma, bilimsel
çalışma olanağı sağlar.
1.1.6 Arazi Mülkiyeti ve Kullanım Hakları
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS sınırları içerisinde bulunan arazilerin çok büyük bir
kısmının mülkiyeti devlete aittir. Kamuya ait bu alanları hazine adına Orman ve Su İşleri
Bakanlığı’na bağlı OGM ormancılık faaliyetleri şeklinde, DKMP Genel Müdürlüğü ise yaban
hayatının geliştirilmesi yönünde kullanmakta ve yönetmektedir.
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS, OGM Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü’ne bağlı Elazığ
İşletme Müdürlüğü, Kiğı Orman İşletme Şefliği idari sorumluluk alanında bulunmaktadır. Bu
alanların üzerindeki ormanlarda yapılan her türlü ormancılık faaliyetleri, 6831 Sayılı Orman
Kanunu doğrultusunda düzenlenmiş orman amenajman planları karar ve ilkeleri doğrultusunda
yapılmaktadır. Ancak mevcut ve revize edilecek veya yenilenecek fonksiyonel orman amenajman
planları kararları ile 4915 Sayılı Kara Avcılığı Kanunu ile ilan edilmiş olan Bingöl Kiğı
Şeytandağları YHGS’nin Yönetim ve Gelişme Planı kararları ile uyumlu hale getirilmesi zorunlu
olup, bu konuda ayrı bir mevzuat oluşturuluncaya kadar çalışmalar OGM ile DKMP Genel
Müdürlüğü arasında yapılan 11.07.2007 tarihli ve B.18,0.DMP.03.04.480.00/356–4786 sayılı
protokol ile 28.01.2013 tarihli Protokol çerçevesinde yapılacağı öngörülmüştür.
Köy yerleşimleri, genel olarak alanın içerisindedir. Köyler, bu alanların devlete ait
kısımlarından kanunlar ve bu kanunlarla öngörülen haklardan YHGS'nin yönetim gelişme planı
kararları çerçevesinde yararlanabileceklerdir. Köyler toplu halde değil mahalleler şeklinde
dağınıktır. Alan içerisinde pek çok mahalle, yayla bulunmaktadır. Alanda orman kadastrosu ve
tapulama yapılmadığından tarım alanlarındaki faaliyetler zilliyetlik hakları ile geleneksel ve
özgürce yapılmaktadır. Ancak planlama çalışmasının tamamlanması ile yerleşim niteliği olmayan
alanlarda alanın bulunduğu bölgedeki bölgeleme kararları doğrultusunda faaliyet yapılabilecektir.
Tescilli mera alanı ve yayla yerleşim yeri yoktur. Kültür ve Turizm Bakanlığı
sorumluluğundaki doğal, arkeolojik SİT alanları yoktur.
Alanda ve alan çevresinde izin irtifak hakları mevzuatı ve Maden Kanunu kapsamında
alan kullanımları ve kullanım talepleri bulunmaktadır.
YHGS içerisinde bu kullanımlar dışında otsu bitki (kekik, adaçayı vb.) toplanan alanlar,
otlatma alanları, turizm faaliyetlerinin (av turizmi, dağcılık, dağ yürüyüşü vb.) yapıldığı bölgeler
yer almaktadır. Bu alanların kullanımı öngörülen kurallar doğrultusunda İdarenin iznine tabidir.
Alan içerisinde kalan akarsuların kullanım ve tahsis hakları DSİ teşkilatına aittir. Ancak
bu hakların kullanılmasında YHGS'nin ilke ve kararları önceliklidir.
12
1.2 FİZİKSEL ÖZELLİKLER
1.2.1 Toprak
Yaban hayatı geliştirme sahasında bulunan ana toprak grupları
 Kalkersiz kahverengi topraklar
 Kalkersiz kahverengi orman toprakları
 Kolüviyal topraklar
 Çıplak kaya ve moloz alanlar olarak belirlenmiştir.
Şekil 1.3 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS toprak tipleri haritası
Kalkersiz Kahverengi Topraklar: Olgun topraklardan olan kalkersiz kahverengi
topraklar, kalkerli kumlu kil ve kumlu kil taşları üzerinde oluşmuştur. Bu tür topraklar kahve ya da
açık kahve renkli, dağılabilir üst ve soluk kırmızı kahve renkli alt tabakalardan oluşur. Üst
toprağın, alt toprağa göre pH'ı daha yüksektir. Kalkersiz kahverengi toprakların doğal bitki
örtüsünü otlar ve çalılar ve alpin bölgelere ait bitkiler oluşturur. Bu topraklar alanın doğu
kesimlerinde, yüksek orta kesimlerdeki platolarda, tüm alpin bölgedeki alanlarda, meralarda,
yüksek çayırlık alanlarda yayılış gösterir ve alanda yayılış gösteren en büyük toprak grubudur.
Kalkersiz Kahverengi Orman Toprakları: Yarı olgun topraklardan olan kahverengi
orman topraklarını oluşturan ana kaya genellikle kireç bakımından zengin kildir. Üst toprak
gözenekli yada kırıntılı yapıdan iyi oluşmuştur. Mineral madde ile organik madde iyice karışmış
durumdadır. Alt toprak kırıntılı yapıda ve kahverengidir. Altta kalsiyum karbonat birikimi görülür.
Derinliği 50-60 cm aralığında değişmektedir. Kahverengi orman topraklarının doğal bitki örtüsü
kışın yaprağını döken orman ağaçlar ve çalılardır. Bu topraklar, alanın kuzey, batı ve güney-batı
13
kısımlarında Peri Çayı ile yüksek alpin bölgeler arasında yer alan meşe ağırlıklı yapraklı
ormanların altında bulunmaktadır.
Kolüvyal Topraklar: Dağlık alanlarda ayrışan materyalin dağ eteklerinde birikmelerine
bağlı olarak oluşan, yüzeysel suların ve yan derelerin yakın yerlere taşıyarak biriktirdiği
sedimentlerin oluşturduğu genç topraklardır. Kolüvyal topraklara daha çok bitki örtüsünün zayıf
olduğu eğimli yamaçlarda rastlanır. Alvüvyal, topraklarla geçişli olmak üzere, eğimi, %2’nin
üstünde olan yamaçlarda yer alır. Bu topraklar, bulundukları yamacı oluşturan ana kayanın yapısına
göre killi, kireçli ya da çakıllı olabilir. Bu tür topraklar sellerin güçlü olduğu yamaçlarda iri
malzemelerden oluşurken, sel etkisinin çok az olduğu yamaçlarda ince malzemelerden oluşur.
Genç topraklar olma nedeniyle, özel iklim ve bitki örtüsü gerektirmez. Bölgenin iklim ve
topografya koşullarına uyabilen her ürün yetişebilir. Sahanın kuzeyindeki Peri çayı yatağının
güneyinde Şeytan dağlarının eteklerinde yayılış göstermekte büyük alan kaplamamaktadır. Bu
toprakların yoğunlaştığı bölgelerde genel olarak tarım yapılmaktadır.
YHGS’de arazi yapısı olarak çıplak kaya ve moloz alanlar da bulunmaktadır. Bu alanlar
yüksek eğim dereceleriyle temsil edilen kesimlerde yer almaktadır. Bu gibi sahalar bazı yamaçlara
veya boğazlara (Kelkaş Vadisi) karşılık gelmektedir. Çıplak kaya ve moloz alanlarda, mekanik
parçalanma olaylarının etkisiyle ana kayadan kopan iri ve köşeli parçalardan oluşmuş enkazlar
bulunmaktadır. Kayalık görünümleriyle dikkat çeken bu sahalarda, belirli bir toprak örtüsü
bulunmamaktadır. Taşlık ve kayalık alanlarda bitkilerin yetişmesi için şartlar olumsuz olduğundan,
bu sahalarda bitkiler çok az veya zayıf bir şekilde bulunmaktadır. Bu yapı alandaki Kelkaş
Vadisi’nin doğu ve batı yamaçlarında bulunur.
Alanda, meşe ağırlıklı yapraklı ormanlar kısmen yer alır. Genel olarak çıplak ve dağlık
bir görünüme sahiptir. Karasal iklimin sürdüğü bölgede tarıma elverişli arazi çok azdır.
1.2.2 Jeoloji ve Yer Şekilleri
Bu bölge Doğu Anadolu'daki Toros orojenik kuşağı üzerinde bulunmaktadır. Bölgede
aflöre eden en eski formasyonlar Alt Permien metasedimanları ile, Üst Permien subkristalin
kalkeridir. Alt Kretase flişi kısmen erozyona mâruz kalmış olan Üst Permien kalkeri üstünde
diskordan bir şekilde uzanmaktadır. Fliş, tüf, bazaltik-andezitik akıntı ve kalkerden ibaret kalınlık
Alt Kretase, Üst Kretase ve Alt Eosen yataklarını teşkil edip, her devre ait yatak ötekinden bir
diskordans ile ayrılır. Orta Eosen kalkerinin üstünde diskordan olarak bulunan Alt Miosen denizel
kalkeri, Orta Miosen marnlan ile Üst Miosen kırmızı yalaklarını ihtiva eden linyitin içine doğru
geçmiştir. Üst Miosenden sonra bu bölge erozyon ve geniş bir ekstruzif volkanik faaliyetin
etkisinde kalmıştır.
Permien sırasında bölge Tethys jeosenklinaline dahil olmuş, Triasik-Jurasik devirlerde ise
orojen, yükselme ve erozyona mâruz kalmıştır. Alt Kretaseden Orta Eosene kadar öjeosenklinal
sayılıp, Varistik, Pre-Gosau, Laramien, Pireneen ve Attik orojenlerinin etkisinde kalmıştır.
14
Taban kompleksi üzerindeki bütün sedimanter seksiyon kuvvetli bir şekilde iltivalanmış,
faylanmış,volkanik intruzyonun etkisinde kalmış ve beş orojenik epizod sırasında da erozyona
maruz kalmıştır.
Saha Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümü'nde olup, bu bölümün yeryüzü
şekillerinin özelliklerini gösterir. Çok engebelidir. Dağ sıraları, platolar ve tek kalmış volkanik
dağlar çoktur. Dağ sıraları 3 zamanın kıvrımları sırasında meydana gelmiş bazı kıvrımlar
yükselirken diğerleri alçalmış, bu hareketler esnasında şiddetli volkanizma meydana gelmiş,
volkanizmadan çıkan lavlar etrafa yayılarak yaylaları meydana getirmiştir. Genç kıvrımlı ve
volkanik dağların çokluğundan dolayı 1. derecede deprem bölgesine girer. Bu sebepten her yıl
deprem hareketleri görülür.
Şekil 1.4 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’nin jeolojik yapısı
Alanın en yüksek yeri Şeytandağı (2913 m)’dır. Kaynağını Erzurum’dan alan Peri Çayı
Fırat’ın büyük kollarından biri olup, YHGS’yi adeta kuşatmıştır. Yedisu ilçe merkezi yakınından
15
(1500 m yükseklikte) Kelkaş Vadisi’ne kadar YHGS'nin kuzey sınırını teşkil eder. Daha sonra
Kelkaş Vadisi’nden geçerek Akımlı Köyü’nden itibaren Topraklık Köyü’ne kadar sahanın güney
sınırını (1250 m yükseklikte) teşkil eder. YHGS, Peri Çayı’ndan
itibaren güneydeki tüm
Şeytandağları silsilesini Kiğı ilçesine kadar kaplar. Oldukça sarp ve çok engebeli olan bu yapıda
pek çok yan dere küçük vadiler oluşturur ki bu alanlarda yoğun toprak erozyonu vardır. Dağlık
alandaki bu yan derelerin tamamı güney ve kuzeyden Peri Çayı’na birleşir. Yüksek mıntıkalarda
platolar ve alpin çayırlar yer alır. Ormanlık alan Peri Çayı ile Şeytandağları’nın alpin bölgesi
arasında alt yamaçlarında yer alır. Meşe ağırlıklı bu ormanlar yoğun insan baskısı nedeni ile büyük
oranda bozulmuş, yer yer yok olmuş durumdadır ve bir bütünlük teşkil etmemektedir. Kelkaş
Vadisi sahanın batı bölümünde sahayı kuzeyden güneybatı yönünde kesmektedir. İçerisinden Peri
Çayı akan bu vadi sarp kayalık arazi yapısı nedeni ile olağanüstü güzel bir peyzaja sahiptir. Burası
aynı zamanda her türlü yaban hayatının yoğun olduğu bir bölgedir.
1.2.2 Hidroloji
YHGS ve yakın civarında ofiyolit ve andazit gibi magmatik kayaçlara, topraklı filişi ve
Selenk serisi ile temsil edilen çökel kayaçlar akifer özelliğinde su taşıyan birimler değildir.
Magmatik kayaçlar içinde önemsiz ölçüde çatlak suyu bulunur. Çökel kayaçların kum taşı ve
Konglomera ara tabakalarında ise göreceli olarak az miktarda yer altı suyu bulunmaktadır. Bunlar
düşük debili kaynaklar halinde Şeytandağları’nın yamaçlarından yüzeye çıkmaktadır (Kiğı Barajı
ÇED Raporu, 2006). Çok sayıda dereler vasıtasıyla Peri Çayı’na akarlar. Bu derelerden önemlileri
Şeytan Deresi (kuzey yamaç), Şeytan Deresi (güney yamaç), Büyük Dere, Arnes Deresi (değirmen
dere), Köşnür Dere, Meydan Dere sayılabilir. Bu dereler kış aylarında kalın kar tabakası altında
kaldığından, yabanıl hayvanların sudan yararlanması mümkün olmamaktadır. Peri Çayı vadisi
boyunca yer altı suyu, nehri beslemektedir. Vadi tabanında maksimum 32.5 m kalınlıkta olan
alüviyon akifer özelliğinde yer altı suyu içermektedir. Sondaj kuyularında kısa süreli yapılmış
ölçümlere göre yer altı su seviyesi nehir seviyesinden yüksekte olup, yamaçlarda nehri
beslemektedir (Kiğı Barajı ÇED Raporu, 2006). Bölgenin en önemli yerüstü su kaynağı Peri
Çayı’dır. Havzanın iklim özelliklerine bağlı olarak kış/ilkbahar mevsimlerindeki yağışların akışa
geçme oranı diğer mevsimlere göre daha yüksektir. Bu nedenle su taşkınları Nisan ve Mayıs
aylarında görülür.
1.2.3 İklim
Doğu Anadolu iklimi, çok sert karasal iklim olarak özetlenebilir. Mevsimler ve gece
gündüz arasındaki ısı farkları çok fazladır. Yazın özelikle alçak kesimlerde gündüzleri çok sıcak
olur. Karasal iklim koşullarının yaşanmasında bölgenin ortalama yüksekliğinin fazla olması ve
denizlere olan uzaklığı etkilidir.
YHGS'de hakim olan iklim sert karasal iklimdir. Yazları kurak ve sıcak, kışları soğuk ve
yağışlıdır. Kışlar uzun ve bol kar yağışlıdır. Kar kalınlığı 3-4 metreyi bulur ki yüksek dağlarda
16
daha fazladır. Senenin üçte biri karla kaplıdır. Kışın kar, ilkbahar ve sonbaharda bol yağmur yağar.
Bu iklim yapısı bölgede yaşayan yaban hayatını olumsuz etkilemektedir. YHGS’de yaşayan dağ
keçileri ve diğer yabanıl hayat sert kış şartlarından olumsuz etkilenmektedirler. Açlık ve soğuktan
zaman zaman ölmektedirler. Yaban hayatına ait fauna özellikle memeliler sert kış şartlarında daha
alçak yerlere inerek beslenme ve su ihtiyaçlarını gidermeye çalışmaktadırlar.
En yakın meteoroloji istasyonları Bingöl ve Tunceli istasyonlarıdır. Bingöl meteoroloji
istasyonundan alınan 1975-2010 yılları arasındaki 35 yıllık meteorolojik değerler aşağıdaki tabloda
verilmiştir. (Meteoroloji Genel Müdürlüğü resmi web sitesi).
Tablo 1.4 Bingöl Meteoroloji İstasyonu Meteorolojik Rasat Değerleri Tablosu (1975 – 2010 yılları
rasatlarına ait ortalama ve ekstrem değerler)
İSTASYON Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
BİNGÖL
Uzun Yıllar İçinde Gerçekleşen Ortalama Değerler (1975 - 2010)
Ort. Sıc. (°C)
Ort. En Yük.
Sıcaklık (°C)
-2.6
-1.5
3.8
10.5
16.0
22.0
26.6
26.3
21.0
13.9
6.5
0.5
1.7
3.2
9.0
16.3
22.5
29.3
34.6
34.7
29.8
21.3
12.2
4.7
-6.1
-5.1
-0.4
5.6
9.9
14.6
18.9
18.5
13.5
8.1
2.2
-2.9
3.3
4.3
5.0
5.5
7.6
9.7
9.9
9.4
8.5
6.2
4.5
2.9
12.5
12.6
13.8
15.1
13.9
6.0
2.4
2.2
2.7
8.8
9.5
12.7
129.9 141.9 130.3 119.1 76.9
21.2
8.5
6.0
11.5
69.0 113.6 138.3
Ort. En
Düşük
Sıcaklık (°C)
Ort. Güneşl.
Süresi (saat)
Ort. Yağışlı
Gün Sayısı
Ort Yağış
Mikta
2
(kg/m )
Uzun Yıllar İçinde Gerçekleşen En Yüksek ve En Düşük sıcaklık Değerler (1975 - 2010)
En Y. Sıc.
(°C)
En D. Sıc.
(°C)
13.3
16.2
22.3
28.6
33.4
38.0
42.0
40.6
37.8
32.0
23.0
22.8
-23.2 -21.6 -20.3
-7.2
1.0
5.8
8.8
10.5
4.2
-2.4
-15.0
-25.1
YHGS çevresinde yapılan barajlar geniş su yüzeyleri oluşturmaktadır. Büyük su kütleleri
alan ve çeresindeki iklimin yumuşamasına neden olmaktadır. Sert karasal iklim yerini daha
yumuşak, ılıman bir iklim yapısına bırakmaktadır.
17
Tablo 1.5 Kiğı Orman İşletme Şefliği Amenajman Planı’ndan Alınan (1975-2004) Bazı Ortalama İklimsel Değerler
18
1.3 EKOLOJİK ÖZELLİKLER
Sahada ekolojik özelliklerin
tam ve sağlıklı belirlenmesine yetecek güvenli veriler
yoktur. Flora ve fauna varlığına yönelik Bingöl ili için yapılmış genel (p.h. Davis'in (1965), flora of
Turkey) çalışmalar ve bunlardan yaralanılarak yapılmış ÇED raporu amaçlı çalışmalar vardır. ÇED
raporları çalışmalar bilimsel olmayıp ticari amaçlı çalışmalardır ve yeterli değildir. Bu nedenle
literatürden elde edilen bilgilerle ortaya konulan türler alanda muhtemelen olabilecek türlerdir.
Alanın daha iyi korunabilmesi için makro ekolojik yapılanmasının daha sağlıklı biçimde
ortaya konulması gerekmektedir. Bu nedenle bu tür çalışmalar yapılması Yönetim ve Geliştirme
Planının öncelikli faaliyetleri arasına konulacaktır.
1.3.1 Biyocoğrafya
Türkiye bitki coğrafyası açısından incelendiğinde; alan tamamen Holoarktik Kingdom’un
içerisinde yer almaktadır. Holoarktik Kingdom’un 3 floristik bölgesi Yurdumuzda birleşmektedir.
Bunlar; Avrupa-Sibirya (Euro-Siberian) Bölgesi, Akdeniz (Mediterranean) Bölgesi ve İran-Turan
(İrano-Turanien) YHGS, bu bölgelerden İran-Turan Fitocoğrafik Bölgesi’nde İran-Turan floristik
lejyonunun en batı bölümünün sınırları içerisinde kalmaktadır. Grid kareleme sistemine göre B8
karesinde yer almaktadır. Bu bölge genellikle step vejetasyonunun yaygın olarak gözlendiği çalılık
bölgeler ve bu alanların dışında kalan yerlerde tek veya çok yıllık otsu bitkiler ile aralarında
kuraklığa dayanıklı çalıların da katıldığı vejetasyon biçimleri ile temsil edilir. İran-Turan
lejyonunda yetişen çok yıllık bitkilerin bazılarının gövdeleri az veya çok odunlaşmış olabilir.
Yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve yağışlı geçen bu bölgede tipik bozkır bitki örtüsü
hakimdir. Bozkır florası, genellikle ilkbaharda yeşerip yazın ilk günleri ile kurumaya başlayan tek
yıllık otsu türlerle nadiren bu otsu türlerin kapladığı geniş alanlarda az miktarda yüksek ağaçlarla
temsil edilmektedir. Yağış yetersizliği geniş ormanların oluşmasına engel olmuştur.
Alanda ağaç formundaki türlerden yaygın olarak Mazı Meşesi (Quercus infectoria oliver
ssp. boissieri), saplı meşe (Quercus robur L. subsp. pedunculiflora), Söğüt (salix alba L.), Çınar
(Platanus orientalis L.), Titrek Kavak (Populus tremula L.), Akçaağaç (Acer tataricum L.), Ahlat
(Pyrus eleagnifolia Pallas ssp kotschyana), Alıç (Crataegus orientalis L.), Dişbudak (Fraxinus
angustifolia ssp syriaca), Kızılağaç (Alnus glutinosa L.), Karaağaç (Ulmus glabra) tespit edilmiştir.
Ağaç formları arasında yer yer Karaçalı (Paliurus spina - christi), Yabani İğde (Hippophae
Rhamnoides), Kuşburnu (Rosa canina), Ilgın (Tamarix tetranda), Kayış kıran (Ononis spinosa L.)
gibi çalı formundaki türler gözlenmiştir. Şeytan Dağlarının alt yamaçlarında yer alan meşe
ormanları yoğun insan baskısı (otlatma, yakacak vb.) sonucu özellikle üst zonlarda büyük oranda
bozularak yerlerini otsu bitkilere bırakmıştır. Alanın büyük bölümüne çok yıllık Geven
(Astragalus) türleri, Kirpi yastığı (Achantolimon venustum) gibi türlerin yaygın olarak görüldüğü
19
step vejetasyonu hakim durumdadır. Peri Çayı'nın yakın çevresinde ve çay boyunca çayır
vejetasyonuna ait türler daha yoğun olarak bulunmaktadır.
1.3.2 Ekosistem ve Habitatlar
Doğu Anadolu'nun yüksek dağları (1250-2913 m) arasında yer alan YHGS, ekosistemler
ve habitatlar açısından incelenmiştir. Sucul ve Karasal ana ekosistemlerin hakim olduğu
görülmüştür. Karasal ekosistemler Şeytandağları’nın 1800 m deki yamaçlarında yer alan orman
ekosistemi ve 1800 m den sonra etkin olan yüksek dağ (alpin) ekosistemi ile temsil edilmektedir.
Sucul ekosistemler ise YHGS'nin kuzey sınırını oluşturan ve burada geniş bir yatağa sahip olan
Peri Çayı dere ekosistemi ile temsil edilmektedir.
Orman ekosistemi : Şeytan dağlarının alt yamaçlarında (1200-1800 m) yer alan ana türü
meşe olan (Quercus sp.) baltalık ormanları yer alır. Genellikle saf meşe türünün hakim olduğu bu
ormanlarda titrek kavak meşcereleri (üst zon) bulunmaktadır. Bu ormanların diğer ağaç türleri
1.3.1 biyocoğrafya bölümünde belirtilmiştir. Söz konusu ormanlar, sahanın batı bölümünde
bulunan Kelkaş vadisinin içerisinde tür çeşitliliği daha yüksek olan dere ekosistemi ile iç içe
bulunmaktadır. Vadinin iki yamacında da ormanlık yapı diğer bölümlerdeki ormanlık yapılardan
daha sağlıklıdır. İçerisindeki yaban hayatı da (kuş, sürüngen, memeliler v.b) sahanın diğer
bölgelerindeki ormanlardan daha zengindir.
YHGS içindeki ormanlık alanlar, insan baskısı (otlatma, yakacak ve yapacak ihtiyacı),
son yıllardaki altın kıçlı kelebek (Euproctis chrysorrhoea L.) tahribatı, erozyon nedenleri ile
bozulmuş ve bozulmaya devam etmektedir.
Ormanlık alanlarda Boz ayı, Yaban keçisi, Çengel boynuzu yaban keçisi, Kirpi, Yabani
tavşan, Kurt, Tilki, Yaban kedisi, Ağaç sansarı, Yaban domuzu gibi memeliler bulunur.
Dere ekosistemi: Peri Çayı ile temsil edilmektedir. Sahanın kuzeyinde geniş bir alana
yayılmış ve taşkın alanına sahiptir. Bu bölümler, sellerle gelen taş çakıl ve kayalarla kaplı
olduğundan bitki türleri açısından fakirdir. Kelkaş Vadisi içerisinden geçen Peri Çayı yoğun bir
flora ve fauna ile birlikte devam eder. Derenin su toplama havzasında ve Şeytandağları’nın
yamaçlarında oluşan erozyon Peri Çayı’na yoğun toprak akışı bırakır. Dere bu nedenle bulanıktır.
Bu durum deredeki oksijen miktarının azlığına neden olur ve balık yaşamı tehlike altındadır.
Peri Çayı’nda yaşayan balık türleri olarak siraz balığı (capoeta capoeta), karabalık
(capoeta trutta), gümüşbalığı (chalcarburnus mossulensis), tatlı su kefali (leiciscus cephalus)
akçapak balığı (acanthobrama marmid), kızılkanat (scardimius erythropthalmus), bıyıklı balık
(barbus grypus), dikenli yılanbalığı (mastacembelus simack), yayın balığı (Silurus glanis), turna
balığı (Esox lucius) bulunmaktadır.
20
Yüksek dağ (alpin) ekosistemi
YHGS en fazla bu ekosistem ile temsil edilmektedir. Doğu Anadolu Bölgesi’nin yüksek
dağ ekosistemleri (Alpin ekosistemi) nin tipik step vejetasyonu özelliğini
gösterir. Yüksek
kesimlerin bazı bölümleri az da olsa alpin çayırlıklarla kaplıdır. Subalpin ve alpin çayırlıklarda
nemli ortamı seven Gramineae (Buğdaygil) türleri, Ranunculaceae (Düğünçiçeğigiller) ve
Geraniaceae (Turnagagasıgiller) yaygın olarak bulunur. Yaz aylarında step vejetasyonunu
oluşturan türlerin büyük bir kısmı kuruduğu halde subalpin ve alpin çayırlıklarda bitkiler kurumaz.
Step vejetasyonunun en karakteristik özelliği bir veya çok yıllık otsu bitkilerin (daha çok
buğdaygil familyası üyeleri) baskın olmasıdır. Floristik kompozisyonu çok zengindir ve içerisinde
birçok endemik bitki bulunur.
Step vejetasyonunun hakim bitkileri: Stipa sp. (Sorguçotu), Bromus sp., Astragalus sp.
(Geven), Acantholimon sp. (Kirpi dikeni), Onobrychis sp. (Korunga) ve Salvia sp. (Adaçayı)’dır.
Step bölgelerde yayılış gösteren başlıca çalı ve ağaç türleri: Prunus sp. (Yabani erik),
Berberis sp. (Kadıntuzluğu), Amygdalus sp. (Yabani badem), Pyrus sp. (Ahlat), Paliurus spinachristii (Karaçalı), Rosa sp. (Kuşburnu) ve Crataegus sp. (Alıç) gibi bitkilerdir.
Koruma alanının genellikle 1300-2700 metreler arasında dağ step vejetasyonu yer
almaktadır. Karakteristik türleri yastık formundaki dikenli Astragalus sp.(Geven), Onobrychis
cornuta, (Dikenlikorunga), Acantholimon sp. (Kirpidikeni) ile otsu formdaki Asdphodeline sp,
(Çiriş) ve Thymus sp. (Kekik) Ferula sp. ve Prangos sp. gibi çakşır türleridir.
Fauna olarak step vaşağı, kızıl tilki, arap tavşanı, yabani tavşan, avurtlak, koca avurtlak,
kurt, huş faresi, köstebek ve gelengi, yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi, boz ayı gibi birçok
memeli türünü barındırır. Sürüngen faunasına ait tosbağa, bozkır keleri, yayla kertenkelesi, step
kertenkelesi, çizgili kertenkele, benekli yılan, koca engerek ve şeritli engerek gibi fauna elemanları
yayılış gösterir.
1.3.3 Flora ve Vejetasyon
YHGS'nin bulunduğu çevreye özgü floristik çalışmalar yoktur. Bu nedenle alanın floristik
yapısı hakkında literatür çalışmasına ulaşılamamıştır. Ancak P. H. Davis'in (1965), Flora of Turkey
adlı çalışmasından, TÜBİTAK TUBİVES bilgi sisteminden ve ENGİN (1990) çalışmalarından
yararlanılmıştır. Ayrıca Kiğı Orman İşletme Şefliği Amenajman Planı ve planlama ekibimizce
alanda kısıtlı imkanlarla yapılabilen incelemeler, yöre halkından edinilen bilgiler doğrultusunda
alandaki floristik yapı ortaya konulmaya çalışılmıştır.
Türkiye Florası’nın editörü P. H. DAVİS’in yaptığı karelemede Bingöl’ün tamamı ile
Erzurum, Muş, Diyarbakır, Erzincan, Tunceli, Elazığ, Batman, Bitlis, Siirt illerinin bir kısmı B8
içerisinde yer almaktadır. Araştırma alanının içinde bulunduğu B8 karesi KUTLUK ve AYTUĞ’un
21
hazırlamış olduğu “Kare Kare Türkiye Bitkileri (Plants of Turkey)” ne göre kayıtlı 91 familya, 490
cins ve 1627 tür kayıtlı bulunmaktadır. Endemik tür sayısı 247, endemizm oranı %15,1’dir. B8
karesi içindeki türlerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı ise; Akdeniz elementi sayısı 56 (%5,8),
Avrupa-Sibirya 186 (%19,3), İran-Turan 723 (%74,9) ve elementi bilinmeyen 965’dir. Karedeki
bitkilerin yaşam formlarına göre dağılımı ise; tek yıllık, iki veya çok yıllık tür sayısı 337 (%21,2),
iki, tek veya çok yıllık tür sayısı 89 (%5,6),
çok yılık, iki veya tek yıllık tür sayısı 1165
(%73,2)’dir.
ENGİN (1990) tarafından yapılan Bingöl Dağları ve çevresindeki ilçeleri ele alan
çalışmada 70 familya, 341 cins, 980 bitki türü tanımlanmıştır. En çok tür içeren familyalar yüzde
olarak şu şekilde sıralanmaktadır: Compositae % 13,45, Crucıferae % 7,54, Caryophyllaceae
% 7,54, Labıatae % 7,03, Leguminosae %6,94, Graminaeae %6,43, Umbelliferae % 5,40,
Scrophulariaceae % 4,69, Boraginaceae % 3,98, Rosaceae % 4,17, Liliaceae % 3,88 ve diğer
familyalar % 28,95 tir. Bitkilerin fitocoğrafik bölgelere göre dağılımı ise; Akdeniz elementi sayısı
%1,40, Avrupa-Sibirya %12,7, İran-Turan % 43,30, kozmopolit % 0,40 ve elementi bilinmeyen %
42,20’dir. Yapılan çalışmada endemizm oranı %13,2 olarak bulunmuştur.
Tablo 1.6 Bingöl ili Bitki Türleri Listesi
Sıra
Familya
Cins
Tür
1
Aceraceae
Acer
Acer tataricum L.
2
Alismataceae
Alisma
Alisma lanceolatum WITH.
3
Amaranthaceae
Amaranthus
Amaranthus albus L.
4
Apiaceae
Anthriscus
Anthriscus nemorosa (BIEB.) SPRENGEL
5
Bupleurum L
Bupleurum cappadocicum BOISS.
6
Heptaptera
Heptaptera anisoptera (DC.) TUTIN
7
Heracleum
Heracleum pastinacifolium C. KOCH
8
Hippomarathrum
9
Oenanthe
10
Rhabdosciadium
11
Smyrniopsis
Smyrniopsis aucheri BOISS.
12
Torilis
Torilis leptocarpa (HOCHST.) TOWNSEND
Hippomarathrum microcarpum
(BIEB.)
FEDTSCH.
Oenanthe sophiae SCHISCHKIN
Rhabdosciadium microcalycinum
HAND.-
MAZZ.
22
13
Xanthogalum
Xanthogalum purpurascens LALLEM.
14
Araceae
Biarum
Biarum carduchorum (SCHOTT) ENGLER
15
Asclepiadaceae
Cynanchum
Cynanchum acutum L. subsp. acutum L.
16
17
18
Cynanchum acutum L. subsp. sibiricum
Asteraceae
Achillea
Achillea vermicularis TRIN.
Anthemis arenicola BOISS. var. tenuisecta
Anthemis
GRIERSON
Anthemis cretica L. subsp. pontica (WILLD.)
19
20
GRIERSON
Centaurea
Centaurea aggregata FISCH.
21
Centaurea consanguinea DC.
22
Centaurea saligna (C. KOCH.) WAGENITZ
23
Centaurea vermiculigera HUB.-MOR.
24
Cirsium
Cirsium macrobotrys (C. KOCH) BOISS.
Cirsium simplex C. A. MEYER subsp. armenum
25
(DC.) PETRAK
26
Cnicus
Cnicus benedictus L. var. kotschyi BOISS.
27
Gnaphalium
Gnaphalium uliginosum L.
28
Helichrysum
Helichrysum armenium DC. subsp. araxinum
(KIRP.) TAKHT.
29
Helichrysum pallasii (SPRENGEL) LEDEB.
30
Helichrysum plicatum DC. subsp. polyphyllum
31
Inula
Inula discoidea BOISS.
32
33
Inula macrocephala BOISS. ET KOTSCHY
Pilosella
Pilosella cymosa (L.) C. H. ET F. W. SCHULTZ
34
Pilosella verruculata
35
Reichardia
Reichardia glauca MATTHEWS
36
Scariola
Scariola viminea (L.) F. W. SCHMIDT
23
37
Scorzonera
38
Senecio
Scorzonera latifolia (FISCH. ET MEY.) DC.
var. latifolia
Senecio cilicius BOISS.
Senecio taraxacifolius (BIEB.) DC. var.
39
taraxacifolius (
Senecio taraxacifolius (BIEB.) DC. var.
40
discoideus
41
42
Boraginaceae
43
Tripleurospermum
Tripleurospermum microcephalum (BOISS.)
Heliotropium
Heliotropium supinum L
Myosotis
Myosotis sicula GUSS.
Myosotis sylvatica EHRH. EX HOFFM. subsp.
44
rivularis
45
46
Brassicaceae
Rindera
Rindera caespitosa (A. DC.) BUNGE
Alyssum
Alyssum hirsutum BIEB. var. hirsutum
47
Alyssum lepidotum BOISS.
48
Cardamine
Cardamine uliginosa BIEB.
49
Erysimum
Erysimum gelidum BUNGE
50
Heldreichia
Heldreichia rotundifolia BOISS.
51
Isatis
Isatis tinctoria L. subsp. tomentella (BOISS.)
Moenchia
Moenchia mantica (L.) BARTL. subsp. caerulea
53
Saponaria
Saponaria viscosa C. A. MEYER
54
Silene
Silene dichotoma EHRH. subsp. dichotoma
52
Caryophyllaceae
55
Silene laxa BOISS. ET KOTSCHY
56
Vaccaria
Vaccaria pyramidata MEDIK. var. grandiflora
Salsola canescens (MOQ.) BOISS.
57
Chenopodiaceae
Salsola
58
Convolvulaceae
Convolvulus
59
Crassulaceae
Rosularia
Convolvulus betonicifolius MILLER subsp.
peduncularis
Rosularia aizoon (FENZL) BERGER
24
60
Rosularia radiciflora BORISS. subsp. radiciflora
61
Sedum
Sedum pallidum BIEB. var. pallidum BIEB.
62
Cucurbitaceae
Bryonia
Bryonia alba L.
63
Cyperaceae
Carex
Carex cilicica BOISS. subsp. cilicica BOISS.
64
Carex hirta L.
65
Carex melanorrhyncha NELMES APUD DAVIS
66
Carex ovalis GOOD.
67
Cyperus
Cyperus fuscus L.
68
Eleocharis
Eleocharis uniglumis
69
Isolepis
Isolepis setacea (L.) R. BR.
70
Dipsacaceae
Pterocephalus
Pterocephalus plumosus (L.) COULTER
71
Euphorbiaceae
Euphorbia
Euphorbia iberica BOISS.
72
Euphorbia macrocarpa BOISS. ET BUHSE
73
Euphorbia orientalis L.
74
Fabaceae
Astragalus
Astragalus aureus WILLD.
75
Astragalus gummifer LAB.
76
Astragalus incerus LEDEB.
77
Astragalus kurdicus BOISS. var. muschianus
78
Trifolium
Trifolium aintabense BOISS. ET HAUSSKN.
79
Trifolium argutum SOL.
80
Trifolium hirtum ALL.
81
Trifolium
Trifolium pilulare BOISS.
82
Trifolium pratense L. var. americanum HARZ
83
Trifolium retusum L.
84
Vicia
Vicia noeana REUTER EX BOISS. var. noeana
85
86
Vicia villosa ROTH subsp. villosa ROTH
Fagaceae
Quercus
Quercus infectoria OLIVIER subsp. boissieri
25
Quercus petraea (MATTUSCHKA) LIEBL.
87
subsp. pinnatiloba
Quercus robur L. subsp. pedunculiflora (C.
88
KOCH) MENITSKY
89
Globulariaceae
Globularia
90
Iridaceae
Iris
Globularia trichosantha FISCH. ET MEY.
subsp. trichosantha
Iris persica L.
91
92
Iris reticulata BIEB. var. reticulata BIEB
Lamiaceae
Dracocephalum multicaule BENTHAM var.
Dracocephalum
multicaule
Lallemantia iberica (BIEB.) FISCH.
ET
93
Lallemantia
MEY.
94
Marrubium
95
Melissa
Melissa officinalis L. subsp. inodora (BORNM.)
96
Origanum
Origanum acutidens (HAND.-MAZZ.)
97
Salvia
Salvia macrochlamys BOISS. ET KOTSCHY
98
Satureja
Satureja boissieri HAUSSKN. EX BOISS.
Marrubium astracanicum JACQ. subsp.
astracanicum J
99
Satureja hortensis L.
100
Scutellaria
101
Stachys
Scutellaria orientalis L. subsp. bicolor
(HOCHST.)
Stachys annua (L) L. subsp. ammophila (BOISS.
ET BL.)
Stachys burgsdorffioides (BENTHAM) BOISS.
102
subsp. burgsdorffioides
103
Stachys cretica L. subsp. garana (BOISS.)
Stachys iberica BIEB. subsp. georgia RECH.
104
FIL.
105
Stachys spectabilis CHOISY EX DC.
26
106
107
Teucrium leucophyllum MONTBRET ET
Teucrium
Lemnaceae
AUCHER
Lemna
Lemna trisulca L.
108
Lemna turionifera LANDOLT
109
110
Liliaceae
Spirodela
Spirodela polyrhiza (L.) SCHLEIDEN
Allium
Allium armenum BOISS. ET KOTSCHY
Allium pseudoampeloprasum MISCZ. EX
111
GROSSH.
Allium scorodoprasum L. subsp. jajlae (VVED.)
112
STEARN
113
Asphodeline
114
Fritillaria
Asphodeline damascena (BOISS.) BAKER subsp.
damescena (BOISS.)
Fritillaria alburyana RIX
115
Fritillaria armena BOISS.
116
Fritillaria minuta BOISS. ET NOE
Gagea reticulata (PALLAS) SCHULTES ET
117
Gagea
118
Tulipa
Tulipa julia C. KOCH
Menyanthes trifoliata L.
119
Menyanthaceae
Menyanthes
120
Oleaceae
Fraxinus
121
Onagraceae
Epilobium
SCHULTES FIL.
Fraxinus angustifolia VAHL subsp. syriaca
(BOISS.) YALT.
Epilobium anatolicum HAUSSKN. subsp.
prionophyllum
122
123
Epilobium stevenii BOISS
Orchidaceae
Cephalanthera
Cephalanthera damasonium (MILLER) DRUCE
124
Cephalanthera kotschyana RENZ ET TAUB.
125
Dactylorhiza
Dactylorhiza umbrosa (KAR. ET KIR.) NEVSKI
126
Epipactis
Epipactis helleborine (L.) CRANTZ
127
Limodorum
Limodorum abortivum (L.) SWARTZ
27
128
Orchis mascula (L.) L. subsp. pinetorum (BOISS.
Orchis
ET KOTSCHY)
129
Orchis palustris JACQ.
130
Orchis punctulata STEVEN EX LINDLEY
131
Plantaginaceae
Plantago
Plantago lanceolata L.
132
Platanaceae
Platanus
Platanus orientalis L.
133
Poaceae
Alopecurus
Alopecurus textilis BOISS. subsp. textilis BOISS.
134
Bromus
Bromus scoparius L.
135
Calamagrostis
136
Crypsis
Calamagrostis pseudophragmites (HALLER
FIL.) KOELER
Crypsis acuminata TRIN. subsp. acumuniata
TRIN.
Crypsis acuminata TRIN. subsp. borszczowii
137
(REGEL) KIT TAN
138
Elymus
Elymus panormitanus (PARL.) TZVELEV
139
Phleum
Phleum bertolonii DC.
140
Secale
141
Setaria
Setaria italica (L.) P. BEAUV
142
Triticum
Triticum aestivum L.
Delphinium
Delphinium dasystachyum BOISS. ET BAL.
Ranunculus
Ranunculus bingoeldaghensis A. ENGİN
143
Ranunculaceae
144
Secale cereale L. var. vavilovii (GROSSH.)
MAYSS
145
Rhamnaceae
Rhamnus
Rhamnus petiolaris BOISS.
146
Rosaceae
Amygdalus
Amygdalus communis L.
Pyrus
Pyrus yaltirikii BROWICZ
147
Rosa dumalis BECHST. subsp. boissieri
148
(CREPIN) Ö. NILSSON var. boissieri (CREPIN)
Rosa
Ö. NILSSON
149
Rosa heckeliana TRATT. subsp. vanheurckiana
28
(CREPIN) Ö. NILLSON
150
Sibbaldia
Sibbaldia parviflora WILLD. var. minor BOISS.
151
Sorbus
Sorbus persica HEDL.
Asperula
Asperula xylorrhiza NAB.
153
Crucianella
Crucianella angustifolia L
154
Galium
Galium consanguineum BOISS.
152
Rubiaceae
155
Galium haussknechtii EHREND.
156
Galium verum L. subsp. glabrescens EHREND.
157
Salicaceae
Salix
Salix armenorossica A. SKV.
158
Scrophulariaceae
Pedicularis
Pedicularis pontica BOISS.
159
Scrophularia
Scrophularia rimarum BORNM.
160
Verbascum
Verbascum agrimoniifolium (C. KOCH) HUB.MOR. subsp. agrimoniifolium
Verbascum armenum BOISS. ET KOTSCHY var.
161
tempskyanum
162
Verbascum lasianthum BOISS. EX BENTHAM
163
Verbascum lysiosepalum HUB.-MOR.
Verbascum macrosepalum BOISS. ET
164
KOTSCHY EX MURB.
Verbascum oreophilum C. KOCH var. joannis
165
(BORDZ.) HUB.-MOR
166
Veronica
Veronica beccabunga L. subsp. beccabunga L.
Sparganium erectum L. subsp. microcarpum
167
Sparganiaceae
Sparganium
168
Typhaceae
Typha
Typha shuttleworthii W. KOCH ET SONDER
169
Valerianaceae
Valeriana
Valeriana alliariifolia ADAMS
(NEUMAN) DOMIN
29
Tablo 1.7 Bingöl ili Endemik Bitki Listesi
Sıra
No
1
IUCN
Familya
Tür
Cins
Tehlike
BERN
Kategorisi
Apiaceae
Heracleum pastinacifolium C. KOCH subsp.
-
-
-
-
-
-
Centaurea consanguinea DC.
-
-
5
Centaurea saligna (C. KOCH.) WAGENITZ
-
-
6
Centaurea vermiculigera HUB.-MOR.
-
-
Inula discoidea BOISS.
-
-
-
-
2
3
Heracleum
Rhabdosciadium
Asteraceae
4
Anthemis
incanum
Rhabdosciadium microcalycinum HAND.MAZZ.
Anthemis arenicola BOISS. var. tenuisecta
GRIERSON
Centaurea
7
Inula
Inula macrocephala BOISS. ET KOTSCHY
8
EX BOISS.
9
Senecio
Senecio cilicius BOISS.
-
-
10
Boraginaceae
Rindera
Rindera caespitosa (A. DC.) BUNGE
-
-
11
Brassicaceae
Alyssum
Alyssum lepidotum BOISS.
-
-
Heldreichia
Heldreichia rotundifolia BOISS.
-
-
DD
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
-
12
13
Cyperaceae
Carex
14
Fabaceae
Astragalus
15
Trifolium
16
Fagaceae
Quercus
17
Lamiaceae
Origanum
18
Scutellaria
Carex melanorrhyncha NELMES APUD
DAVIS
Astragalus kurdicus BOISS. var.
muschianus (KOTSCHY & BOISS.)
Trifolium aintabense BOISS. ET HAUSSKN.
Quercus petraea (MATTUSCHKA) LIEBL.
subsp. pinnatiloba
Origanum acutidens (HAND.-MAZZ.)
IETSWAART
Scutellaria orientalis L. subsp. bicolor
(HOCHST.) EDMONDSON
30
19
20
Teucrium
Liliaceae
21
Teucrium leucophyllum MONTBRET ET
AUCHER EX. BENTHAM
-
-
Allium
Allium armenum BOISS. ET KOTSCHY
-
-
Fritillari
Fritillaria alburyana RIX
-
-
Fritillaria armena BOISS.
-
-
22
23
Orchidaceae
Cephalanthera
Cephalanthera kotschyana RENZ ET TAUB.
-
-
24
Ranunculaceae
Delphinium
Delphinium dasystachyum BOISS. ET BAL
-
-
Ranunculus
Ranunculus bingoeldaghensis A. ENGİN
-
-
25
26
Rhamnaceae
Rhamnus
Rhamnus petiolaris BOISS.
-
-
27
Rosaceae
Pyrus
Pyrus yaltirikii BROWICZ
-
-
-
-
-
-
-
-
Verbascum armenum BOISS. ET KOTSCHY
28
Scrophulariaceae
Verbascum
var. tempskyanum (FREYN ET SINT.)
MURB
29
Verbascum lysiosepalum HUB.-MOR.
Verbascum macrosepalum BOISS. ET
30
KOTSCHY EX MURB.
1.3.4 Fauna
YHGS'nin bulunduğu çevrede fauna ile ilgili bilimsel çalışmaya rastlanmamıştır. Ancak
saha çevresinde yapılan Kiğı Barajı ve Peri Çayı üzerinde yapılmak istenilen HES projelerine ait
ÇED raporlarında bu konuda yapılmış çalışmalarından, sahada planlama ekibimizce yapılan
incelemeler sonucunda, yöre avcılarından, Milli Park ve Orman İşletme arazi personelinden
edinilen bilgiler ışığında alanın fauna yapısı ortaya konulmaya çalışılmıştır.
31
Memeliler
Tablo 1.8 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS Memeli Listesi
FAMİLYA
TÜR ADI
TÜRKÇE
ADI
HABİTATI
Fundalıklar ve
Erinaceidae
Erinaceus
Kirpi
Kirpiler
concolor
Soricidae
Crocidura
Sivriburunlu
Çayırık ve sudan
Sivri fareler
leucodon
tarla faresi
uzak çalılar
Microchiroptera
Rhinolophus
Küçük
Orman, ağaçlık,
Rhinolophidae
hipposideros
nalburunlu
çalılık
çalılıklar
yarasa
Nalburunlu
IUCN
BERN
CITES
LC
EK III
-
LC
-
-
LC
EK II
-
LC
EK II
-
LC
EK III
-
LC
-
-
LC
-
-
LC
-
-
-
-
-
LC
-
-
LC
EK II
EK II
-
-
-
LC
-
EK III
yarasalar
Vespertilionidae
Pipistrellus
Düzburun
pipistrellus
Cüce yarasa
Orman kenarında
yarasalar
Lagomorpha
Lepus europaeus
Her çeşit ortam
Yabani
tavşan
Leporidae
Tavşanlar
Muridae
Apodemus
Kayalık
Ormaniçi
Sıçanlar
mystacinus
faresi
açık.kayalıkar
Apodemus
Orman faresi
Orman kenarı
yerleşimlere yakın
sylvaticus
Mus musculus
Ev faresi
Çalılıklar
Mus musculus
Doğu faresi
Çalılıklar
Arap tavşanı
Stepler
musculus
Dipodidae
Allactaga
Arap tavşanları
williamsi
Canidae
Canis lupus
Kurt
Orman ve step
Canis familiaris
Evcil köpek
Her yerde
Vulpes vulpes
Tilki
Orman, bitki
Köpekler
örtüsü bol step,
çakıllı arazilerde
32
Felidae
Felis silvestris
Yaban kedisi
Orman
ve
steplerde
Mustellidae
Martes martes
Ağaç sansarı
Orman
Ursus arctos
Bozayı
Kayalık, ağaçlık,
Sansarlar
Ursidae
Ayılar
bodur bitkili
LC
EK III
EK II
LC
EK III
-
LC
EK II
EK II
LC
EK III
-
VU
EK II
-
LC
EK III
-
yerlerde
Suidae
Sus scrofa
Domuzlar
Caprinae
Capra aegagrus
Yaban
Ormanlık,
domuzu
fundalık
Yaban keçisi
Orman, step,
kayalıklar
Rupicapra
Çengel
rupicapra
boynuzlu dağ orman
Step,
kayalık,
keçisi
Kuşlar
Tablo 1.9 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS Kuş Listesi
TÜRKÇE
FAMİLYA
TÜR ADI
Cıconiidae
Ciconia nigra
Kara leylek
Ciconia ciconia
Leylek
ADI
IUCN
Vadi yamaçları
LC
A2
EK II
EK II
LC
A3
EK II
-
LC
A3
EK II
-
LC
A4
EK II
EK II
LC
A2
EK II
EK II
LC
A3
EK II
EK II
LC
A4
EK II
EK II
Orman,
kayalıklar
Ardeidae
Nycticorax
Gece balıkçılı Durgun kıyı
suları
nycticorax
Acipitridae
Accipiter nisus
Orman, dağlar,
Atmaca
vadiler
Falconiformes
Buteo rufinus
Kızıl şahin
Orman
Circus cyaneus
Mavi doğan
Ağaçsız
Accipitridae
düzlük, tepelik
Falconidae
Falco tinnunculus
Kerkenez
Yüksek
dağlardaki
33
RED
HABİTATI
DATA
BERN CITES
ormanlık
alanlar
Columbiformes
Streptopelia turtur
Üveyik
Kayalıklar
(Güvercinler)
Columba livia
Kayalıklardaki
Kaya
güvercini
Apodiformes
Apus apus
Kayalıklar
karasağan
Apodidae
Passeriformes
Ebabil,
Oenanthe oenanthe Kuyruk kakan Çıplak, kayalık
(Ötücü kuşlar)
alanlar
Corvus corone
Sturnidae
Sturnus vulgaris
Leş kargası
Sığırcık
Orman, çayır
Ağaçsız, dağlık
Sığırcık kuşları
Galliformes
oyuklar
alanlar
Alectoris chukar
LC
A2
LC
-
LC
A4
LC
A3
LC
-
LC
-
LC
A2
LC
A4
LC
-
Kayalıklar
Keklik
Phasianidae
(Tavuksular)
Coturnix coturnix
Bıldırcın
Tarla, dere
kenarları, mera
Alaudidae
Galerida cristata
Tepeli toygar Tarla, mera
EK
III
EK
III
EK
III
EK II
EK
III
EK
III
EK
III
EK
III
EK
III
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Sürüngenler
Tablo 1.10 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS Sürüngen Listesi
FAMİLYA
TÜR ADI
TÜRKÇE ADI
HABİTATI
CITES
IUCN
BERN
Testudinidae
Testudo graeca
Adi tosbağa
Taşlı kumlu
EK II
VU
EK II
-
LC
EK II
araziler
Kara
Kaplumbağaları
Gekkonidae
Cyrtopodion
İnce parmaklı
Taşlık ve
Ev kelerleri
kotschyi
keler
kayalıklar
34
Lacertidae
Lacerta trilineata
Gerçek
İri yeşil
Orman içi sık
kertenkele
bitkili taşlık
LC
EK II
-
-
EK
kısımlar
Kertenkeleler
Ophisaurus apodus
Ophisops elegans
Scincidae-
-
Eumeces schneideri
Oluklu
Bol bitkili
kertenkele
taşlık yamaç
Tarla
Az bitkili açık
kertenkelesi
alanlar
Sarı kertenkele
Çalılık
III
-
NT
EK II
-
-
EK
Parlak
III
kertenkeleler
Ophidia
Coluber ravergieri
Kocabaş yılan
-
-
EK II
bölgeler
(Yılanlar)
Boudai
Dağlık
Coluber schmidti
Kırmızı yılan
Yamaçlar
-
LC
EK II
Eryx jaculus
Mahmuzlu
Kumlu, taşlı
EK II
-
EK II
yılan
alan
Kör yılan
Seyrek bitkili
-
-
EK
Typhlopidae
Tyhplops
Kör yılanlar
vermicularis
Colubridae
Eires modestus
açık arazi
Uysal yılan
Seyrek bitkili
III
-
-
taşlık arazi
Elaphe
Sarı yılan
Seyrek
EK
III
-
NT
EK II
-
LC
EK
ormanlık,
quatuorlineata
çalılık, taşlık
Malpolon
Çukurbaşı yılan
Az bitkili
taşlık kuru
monspessulanus
III
ormanlar
Natrix
Hemşin yılanı
-
VU
EK II
-
LC
EK II
-
LC
EK II
ormanlık
megalocephala
Telescopus fallax
Seyrek
Kedigözlü yılan Güneşli taşlık
yamaçlar
Vipera ammodytes
Boynuzlu
Alçak boylu
engerek
bitkilerle örtü
kuru taşlık
kısımlar
35
Balıklar
Peri Çayı’nda yaşayan balık türleri; siraz balığı (capoeta capoeta), karabalık (capoeta
trutta), gümüşbalığı (chalcarburnus mossulensis), tatlı su kefali (leiciscus cephalus), akçapak
balığı (acanthobrama marmid), kızılkanat (scardimius erythropthalmus), bıyıklı balık (barbus
grypus), dikenli yılanbalığı (mastacembelus simack), yayın balığı (Silurus glanis) ve turna balığı
(Esox lucius) dır.
IUCN Tehlike Kategorileri:
EX:(Tükenmiş)
Kuşkuya yer bırakmayacak delillerle soyu tükenmiş olduğu
ispatlanan türler
EW:(Doğal
ortamında Vahşi yaşamda soyu tükenmiş, fakat diğer alanlarda
tükenmiş)
(yetiştirme veya sergileme amaçlı) varlığını sürdüren türler.
CR: (Kritik tehlikede)
Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi had safhada (extreme)
olan türler.
EN: (Tehlikede)
Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi çok büyük olan türler
VU: (Hassas)
Vahşi yaşamda soyu tükenme tehlikesi büyük olan türler
NT: (Neredeyse tehdit Şu anda tehlikede olmayan fakat yakın gelecekte VU, EN
altında)
veya CR kategorisine girmeye aday olan türler
LC: (Asgari endişe)
Yaygın bulunan türler
DD: (Yetersiz veri)
Üzerinde yeterli bilgi bulunmayan türler
NE: (Belirlenmedi)
Şimdiye
kadar
yukarıdaki
kriterlere
uygunluğu
değerlendirilmemiş türler
RED DATA BOOK’a göre;
A1
Nesli Tehlike Altında Olanlar
A2
Şiddetli Tehlike Altında Olanlar
A3
Tehdit Altındakiler
A4
Potansiyel Olarak Tehlike Sinyali Verenler
Bern Sözleşmesi’ne göre koruma altına alınan fauna türleri iki kategoriye ayrılmıştır;
Ek II
Kesin olarak koruma altına alınan türler
Ek III
Korunan türler
36
1.3.5 Hedef Türler ve Genel Ekolojik Değerlendirme
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’de yapılan değerlendirme sonucu memeli türlerden
Bovidae familyasına ait Yaban keçisi (Capra aegagrus ) ve Çengel boynuzlu dağ keçisi
(Rupicapra rupicapra) ile Ursidae familyasına ait Bozayı (Ursus arctos) türleri hedef tür olarak
belirlenmiştir.
Yaban keçisi (Capra aegagrus):
Türkiye sahip olduğu yaban hayatı çeşitliliğiyle Avrupa’nın en zengin ülkesidir. Bu
zenginliğin önemli halkalarından biri de 140’a varan çeşitliliğiyle memeli hayvan türleridir. Bingöl
Kiğı Şeytandağları YHGS önemli türlerinden olan yaban keçisi (Capra aegagrus Erxleben 1777)
ise ülkemizde yayılış gösteren, mensup 5 türden biridir (Turan, 1987a). Yaban keçisi ülkemizde
Dağ keçisi, Doğu Karadeniz’de, Güney ve Doğu Anadolu’da ise Geyik diye de adlandırılır
(Demirsoy, 1992). Planlama çalışması alanında (Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS) ''kızıl keçi''
denilmektedir. Erkeğine teke, dişisine keçi, bir yaşına kadar olan yavrusuna oğlak, bir yaşındaki
yavrusuna ise çebiç denilmektedir.
Günümüzde Türkiye’nin en önemli av hayvanı türü olan ve üzerinde yoğun bir yasa dışı
avcılık baskısı bulunan yaban keçisi, resmi kayıtlara göre ilk kez Antalya-Düzlerçamı Koruma ve
Üretme Sahası'nda, sayıları artarak yaşama ortamlarına zarar verdikleri gerekçesiyle 1981’de ava
açılmıştır.
Dünya üzerinde Kafkasya ve Orta Doğu’nun bazı ülkelerinde yayılış gösteren yaban
keçisine yurdumuzda Ege, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu ve Karadeniz
bölgelerinde deniz seviyesinden itibaren 4000–4500 m yükseklere kadar rastlamak mümkündür.
Sistematikteki Yeri:
Alem : Animalia
Şube : Chordata
Sınıf : Mammalia
Takım : Artiodactyla
Alttakım : Ruminantia
Familya : Bovidae
Altfamilya : Caprinae
Cins : Capra
Tür : aegagrus
37
Alttür : aegagrus
Otör : Erxleben,1777
Yaban keçisi (C. aegagrus) türüne ait dünyada 5 alttür olduğu tespit edilmiştir. Bunlardan
ülkemizde yayılış göstereni C. aegagrus ssp. aegagrus, diğerleri ise C.aegagrus ssp. blythi, C.
aegagrus ssp. chialtanensis, C. aegagrus ssp. cretica ve C.aegagrus ssp. turcmenica’dır
(Shackleton, 1997).
Dünya'daki Yayılışı
Dünya üzerinde C. aegagrus türünün Afganistan, Ermenistan, Azerbaycan,Gürcistan,
İran, Lübnan, Rusya, Türkiye, Kıbrıs, Yunanistan, Hindistan, Irak, İtalya, Umman, Pakistan,
Slovakya, Suriye ve Türkmenistan’da yayılış gösterdiği tespit edilmiştir (Shackleton, 1997). C.
aegagrus aegagrus’un ise Türkiye’nin dışında Ermenistan, Azerbaycan, Gürcistan, İran, Rusya,
Afganistan ve Pakistan’da dolayısıyla Kafkasya, İran, Irak’ın kuzeydoğusu ve Asya’nın
doğusundan Sind ve Balucistan’a kadar yayılış gösterdiği bildirilmektedir. Yaban Keçisi’nin
Dünya Kırmızı Liste Kategorisi 'VU A2 cd' dir. Dolayısıyla, habitat kaybı veya bozulması,
populasyonun gelişiminin bilinmemesi, hibritleşme, patojenler, kirlilik, parazit veya predatör
etkisiyle 10 yıl zarfında veya 3 jenerasyon sonrasında Dünya’daki toplam populasyonunda % 20
azalma beklenmektedir (Anonim, 2006b).
Şekil 1.5 Yaban keçisi türünün dünyadaki yayılışı
Türkiye'deki Yayılışı: Ülkemizde, batıda Datça yarımadasından başlayarak doğuya
doğru Akdeniz’i çevreleyen dağlarda, Toros ve Anti-Toroslar üzerinden Doğu, Kuzeydoğu ve
Güneydoğu Anadolu’nun sarp dağlık bölgelerinde bulunduğu bilinmektedir. Anadolu’daki yayılış
alanının daha ayrıntılı şekilde; Köyceğiz ve Marmaris arasındaki Balan Dağları; Siirt’te Botan
Vadisi, Antalya’nın Finike, Kaş, Manavgat; Konya’nın Beyşehir; Muğla’nın Marmaris, Ula,
Yerkesik, Köyceğiz, Fethiye ilçelerindeki sarp kayalık ve ormanlık yerlerde, ayrıca, Isparta,
Burdur, Denizli ve Aydın illerinin Toroslar’a bakan sarp bölgelerinde, Mersin, Pozantı dağlarında,
Artvin ve Tunceli illerinin yaşam alanına uygun yerleri olduğu bildirilmiştir.(Turan, 1987b;
Çanakçıoğlu ve Mol, 1996; Huş (1963;1974)
38
Demirsoy (1992) ise en batıda, Datça yarımadasının burnundaki Karadağ’dan itibaren
doğuya doğru Marmaris, Köyceğiz, Fethiye, Kaş ve Finike’nin kuzeyinde kalan dağlık, ormanlık
alanlarda, Muğla-Milas arasındaki Marçal Dağı’nda, Muğla’nın kuzeydoğusunda Denizli’nin
güneyindeki dağlarda rastlandığını, Batı Anadolu’daki en üst yayılışının Çardak ilçesinin
kuzeydoğusundaki Maymun Dağı olduğunu, yakın tarihte burada soyunun yok edildiğini,
Antalya’dan doğuya doğru Toros silsilesinin tamamında Isparta’nın güneyi ve doğusunda, Beyşehir
Gölü’nün batı ve güneyindeki dağlarda, Seydişehir, Hadim, Ermenek çevrelerinde, Karaman ve
Ereğli’nin güneyinde, Niğde’nin güneydoğusundaki Aladağlar’da, doğuya doğru Tahtalı, Binboğa
dağlarında, Kahramanmaraş ve Malatya arasındaki Engizek ve Nurhak dağlarında, Elazığ, Tunceli,
Bingöl, Muş ve Bitlis çevresindeki dağlık yörelerde, Siirt’in doğusunda, Hakkari ve Van yöresinde,
Sivas ilinin kuzeydoğu, doğu ve güneydoğusunda, Erzincan, Erzurum ve Gümüşhane çevresindeki
dağlarda, Ordu-Mesudiye’den doğuya doğru Rus sınırına kadar tüm Doğu Karadeniz Dağları’nda,
kayalık ve sarp yerlerde yayılmış olduklarını belirtmiştir.
Şekil 1.6 Yaban keçisi ve yavrusu
Morfolojisi: Turan (1987b) ergin bir yaban keçisi tekesinin boyunu 130-180 cm, cidago
yüksekliğinin 80-100 cm, kuyruk uzunluğunu 15-20 cm ve ağırlığını 50-85 kg olarak belirtmiş,
dişinin ağırlığını ise Turan (1987) 20-35 kg, Çanakçıoğlu ve Mol (1996) 35-60 kg olarak
kaydetmiştir. Huş (1963; 1974) ise ergin bir tekenin uzunluğunu 120 cm, cidagosunu 95 cm,
kuyruk uzunluğunu 20 cm, ağırlığını takriben 95 kg, aynı yaştaki dişinin ağırlığını 30 kg,
uzunluğunu ise 60 cm olarak belirtmiştir. Turan (1987b), Demirsoy (1992) ve Çanakçıoğlu ve Mol
(1996) ise yaban keçisinin postunun kısa, sık ve sert kıllı olduğunu, renginin, kışın soluk grimsisarımtırak olduğu halde, yazın kızıl kahverengi olduğunu, erkeklerde bir ucu omuz başından
başlayıp sırta ve enseye, diğer ucu ön ayaklara doğru uzanan ve kuşak (kolan) denilen siyah renkli
bir şerit bulunduğunu, kuşağın renginin çiftleşme mevsiminde koyulaştığını, bu siyah şeridin
dişilerde bulunmadığı gibi karın hattını ayıran siyah çizginin de olmadığını, ayrıca, dişilerin
renginin de daha açık olduğunu ve ergin tekelerde, çene altında sert kıllı, siyah ve uzun bir sakal
39
bulunduğunu belirtmişlerdir. Huş (1963;1974) ise yaban keçilerinin postlarının açık kırmızımtırak
yahut sarımtırak pas renginde olduğunu, dişilerinde rengin büyük ölçüde değişmediğini, buna
karşılık yaşlı tekelerde çeşitli renk varyasyonları görüldüğünü belirtmiştir. Ayrıca, tekelerin
renginin kışın daha ziyade beyaza yakın olduğunu fakat yaşlandıkça bu rengin sırt tarafında grimsi,
karın tarafında da beyaz uçlu kılların bulunması sebebiyle beyaza yakın açık bir renk aldığını, yaşlı
tekelerde omurgadan aşağıya doğru inen ve boyun kısmını içeriye alan bir yele bulunduğunu,
tekelerde 3 yaşından sonra ve kış aylarında göğsü çevreleyen ve omuzun üstünden geçen siyah bir
bant teşekkül ettiğini, sırtının üstünde baştan başa uzanan ve arka kısımlara doğru incelen
kahverengi bir çizgi ve hem erkek hem de dişisinde oldukça uzun bir sakal bulunduğunu
kaydetmiştir. Huş (1963;1974) yaban keçilerinin koku alma hissinin çok keskin olup, uzak
mesafelerden dahi düşmanın kokusunu aldıklarını, duyma kabiliyetlerinin de çok iyi olduğunu,
kulakları daima dik bir şekilde durduğundan en küçük bir kıpırdayışı dahi sezdiklerini, vücut
yapılarının, süratli bir şekilde koşmalarına, sıçrama ve atlamalarına elverişli bir durumda olmak
üzere adaleli olduğunu belirtmiştir. Bouchner (2000), yaban keçisi ayak izinin, kenarlarının daha
yuvarlak ve ucunun küt olmasıyla evcil keçi izinden kolayca ayırt edilebileceğini belirtmiştir.
Şekil 1.7 Yaban keçisi (solda) ve evcil keçi (sağda) izi (Bouchner, 2000’den)
Boynuz Yapısı ve Yaş Tayini: Turan (1984; 1987b) ve Çanakçıoğlu ve Mol (1996)
erkeklerde başta uzun ve geriye doğru kıvrılan ve uzunluğu bazen 150 cm’ye kadar varan
boynuzlar bulunduğunu, dişilerde ise boynuzların kısa olup 25-30 cm kadar olduğunu, erkeklerde
boynuzların ön kısmının dar olup, her yıl boynuz üzerinde bir çıkıntı oluştuğundan yaş tespitinde
kullanılabildiğini belirtmiştir Huş (1963;1974) ise yaban keçisinin boynuzlarının şekil bakımından
eğri bir kılıç gibi, boynuzun ön ve arka kısımlarının keskin köşeli, fakat dış yan kısımlarının
yuvarlak olduğunu, orta büyüklükteki keçilerde boynuz uzunluğunun 40 cm, erginlerde ise takriben
bunun iki misli, dişi de ise bu uzunluğun, takriben 31 cm’ yi bulduğunu, boynuzun dip kısmından
başlamak üzere yaşlı tekelerde yarım çember şeklini alacak bir şekilde büküldüğünü, dip kısmına
yakın olan yerlerde boynuzun diğerine yaklaşır bir şekilde uzanırken orta yerinden itibaren geriye
doğru bükülmeye başladığını, uç kısımların keskin bir şekilde öne ve içeriye doğru kıvrıldığını, bu
uçların birbirlerinden olan aralığının 12-15 cm olduğunu, boynuzun orta kısımlarında ise bu
açıklığın 30-40 cm’ yi bulduğunu, sağ boynuzun ucunun hafif bir şekilde sola, sol boynuzunkinin
40
de yine az miktarda sola bükülmüş durumda olduğunu, boynuzun ön kısmı üzerinde bulunan
çıkıntıların yaşlı bireylerde 10-12 adedi bulduğunu, boynuzun dipteki çapının tekede takriben 24
cm, dişide ise 9 cm olduğunu, ağırlığının ise takriben 3,5 kg geldiğini belirtmiştir.
Demirsoy (1992) ise erkeklerin boynuzlarının uzun ve geriye hançer gibi kıvrık,
yanlardan basık, uç kısmı içe ve aşağı doğru dönük olduğunu, boynuzun dar olan ön yüzünde yaşla
ilgili olmayan 6-12 kabartı bulunduğunu, her yıl büyüyen boynuz kısmının bir çizgi ve kabartıyla
ayrıldığını, bu çizgi ve kabartılardan yaş tespiti yapıldığını belirtmiştir. Ayrıca, boynuzların
uzunluğunun 105-120 cm kadar olabildiğini, hatta iyi gelişmiş bazı erkeklerde 150 cm’ye kadar
boynuza rastlanabildiğini, dişilerin boynuzlarının ise küt ve kısa olup, 25-28 cm kadar
büyüyebildiğini kaydetmiştir.
Korshunov (1994) erkeklerde boynuzların maksimum uzunluğunun 127 cm, dişilerde ise
boynuzların 20-25 cm kadar olduğunu ve 4 yaşına kadar büyüdüğünü, erkeklerde ise yaşamları
boyunca boynuzların büyümeye devam ettiğini, ancak, maksimum boynuz büyümesinin 2 yaşında
gerçekleştiğini, 3 yaşından sonra boynuz büyümesinin azaldığını, boynuz dip çapının ise çiftleşme
yaşına yani 5. yaşa kadar hızlıca arttığını, 8. yaşta maksimuma ulaştığını ve 25 cm’ yi bulduğunu,
ortalamasının ise 20 cm olduğunu belirtmiştir.
Biyolojisi: Turan (1987b), Demirsoy (1992) ve Çanakçıoğlu ve Mol (1996) çiftleşmenin
kasım ayının ikinci yarısında başlayıp, aralık ayının ortalarına kadar 3-4 hafta sürdüğünü
belirtmişlerdir. Huş (1963;1974) kızışma devresini aralık-şubat arası olmak üzere 40 gün olarak
vermiştir. Tolunay (1953) ise kasım ayında çiftleştiklerini kaydetmiştir. Tolunay (1953), Huş
(1963; 1974), Turan (1987b), Demirsoy (1992), Çanakçıoğlu ve Mol (1996) gebelik süresinin 5 ay,
doğumların ise mayıs ayında olduğunu ve genellikle ikiz doğurduklarını, seyrek olarak üçüz
yavrulara da rastlandığını kaydetmişlerdir. Bunlardan farklı olarak Tolunay (1953) 1-2,
Çanakçıoğlu (1987) ise genelde 1 yavru doğurduklarını belirtmiştir. Huş (1963;1974) ise 2
yaşındaki keçilerin yalnız 1 oğlak daha sonraları da 3 yavru yaptıklarını, doğum yerinin, yavruları
kartal ve yırtıcı kuşlardan korumak için ormanın sıklık bir yerinde olduğunu, yavruların
doğduklarının ertesi günü sabahından itibaren annelerini takip edebilecek bir duruma geldiğini,
yavruların takriben 3 kg ağırlığında olduğunu, boynuzları ve azı dişlerinin takriben 1 ay sonra
görülmeye başladığını ve emzirmenin 6 ay sürdüğünü, genç keçilerin 1 yıl veya daha fazla bir süre
annelerini takip ettiklerini, dişilerin 1 veya 1,5 yaşına geldikleri zaman çiftleşme kabiliyetini elde
ettiklerini, çiftleşme zamanında tekelerin kuyruğunu dik tuttuğunu, dişinin ise sağa sola salladığını,
dişide memelerin sarkık olmadığını, sütünün beyaz ve evcil keçininkine nazaran daha sulu
olduğunu belirtmiştir.
Demirsoy (1992) ve Çanakçıoğlu ve Mol (1996) kızışma döneminde erkekler arasında
kavgalar olduğunu, bu dönemde tekelerin boynuz diplerindeki bezelerden çıkan bir koku nedeniyle
çok fena koktuğunu, geçtikleri ve gezdikleri her yerde bu kokunun duyulduğunu, tekelerin bu
41
dönemde derin ve boğuk bir sesle melediklerini ve ıslığı andıran bir ses çıkardıklarını, dişilerinde
ürktüklerinde aynı ıslık sesini çıkarttıklarını kaydetmiştir.
Huş (1963;1974) diğer zamanlarda yalnız başına yaşayan kuvvetli tekelerin bu mevsimde
dişilerin grubuna katıldığını, dişilerin mevcudiyetlerini sesleri ve aksırmalarıyla, yürüyüşlerinde
taşlara çarpmak suretiyle çıkardıkları gürültülerle belirttiklerini, tekenin aynı keçi ile bir saat
içerisinde 3-4 defa çiftleştiğini, takip eden günlerde de sürü ile birlikte kalan tekenin böylece
gruptaki dişilerin hepsi ile eşleşmiş bulunduğunu, bir tehlike anında ilk olarak canını kurtarmaya
çalışanın bu teke olduğunu, sürüye yeni bir teke geldiği zaman ise ilk tekenin kendisini kuvvetsiz
hissetmesi durumunda yerini yeni gelene bıraktığını, şayet yeni geleni yenebileceğini anlarsa bu
takdirde aralarında şiddetli mücadelelerin cereyan ettiğini, bir yay şeklindeki büyük boynuzların
yek diğeriyle çarpışmasından meydana gelen sesin adeta bir baltanın ağaca vurulmasıyla çıkan sese
benzediğini kaydetmiştir.
Korshunov (1994) ise çiftleşmenin kasım başında başladığını, bu dönemde erkeklerin sık
sık dişiler için dövüştüğünü, boynuzların çarpışmada çıkardığı seslerin durgun havalarda çok
uzaklardan duyulabildiğini, dişilerde östrojen hormonu salgılanması kasım sonu başlayıp, aralık
ortasında bittiğini, bu dönemde kan izlerinin kayalarda sıklıkla görülebildiğini, birleşmenin, bazen
bu dönemden daha erken veya daha geç olabildiğini kaydetmiştir. Ayrıca, gebeliğin yaklaşık 5 ay
sürdüğünü, doğumların çoğunlukla nisan sonu mayıs başı gibi, bazense mart sonu nisan başında
hatta temmuzda dahi olduğunu, genellikle yaşlı dişilerin iki, gençlerin bir yavru, nadiren ise bir
dişinin üç yavru doğurduğunu ve dişilerin yaklaşık % 20’sinin kısır kaldığını belirtmiştir. Bunlara
ilaveten, yılda dişi başına düşen yavru sayısının 1,2 olduğunu, yeni doğan yavruların bir hafta
içinde sarp kayalıklarda annesini takip edecek duruma geldiğini, dişilerin seksüel olgunluğa 19
aylıkken ulaştığını, iki yaşındaki dişilerin yavruladığı gözlense de çoğu dişinin 3 yaşından sonra
doğurmaya başladığını, erkek yavruların ise çiftleşmek için yaptıkları hiyerarşik çatışmalara 4
yaşında başladığını, ortalama erkek/dişi oranının 1:2.1 olduğunu belirtmiştir.
Demirsoy (1992) ve Çanakçıoğlu ve Mol (1996) yaban keçilerinin 15-20 yıl, Tolunay
(1953) ise 20-25 yıl kadar yaşadıklarını kaydetmişlerdir. Korshunov (1994) ise 98 erkek bireyin
ölüm yaşları arasında yapılan araştırmada ölümlerin en çok 4-8 yaşları arasında gerçekleştiğini, bu
yaşlardaki erkeklerin baskınlık yaşına yaklaşması nedeniyle çok hassas olduklarını, 3-4 yaş arası
ise hiyerarşik çatışmaların çok yoğun olduğunu, 7. yaştan sonra ise mortalite' nin azaldığını
kaydetmiştir.
Demirsoy (1992) ile Çanakçıoğlu ve Mol (1996) yaban keçilerinin gündüzcül hayvanlar
olduklarını, dik kayalara maharetle çıkabildiklerini, aslında yavaş hareket ettikleri halde,
korktuklarında sıçramalar yaparak kaçtıklarını, günün çok erken saatleriyle akşam geç vakitlere
kadar hatta bazen aydınlık gecelerde de yayıldıklarını, gündüzleri kayaların gölge yerlerinde,
42
inlerde, geniş mağaralarda, sık ağaçların arasında yatarak geviş getirdiklerini ya da sadece
dinlendiklerini kaydetmişlerdir.
Beslenme: Yaban keçisinin beslenmesi ile ilgili Demirsoy (1992) ve Çanakçıoğlu ve Mol
(1996) genel olarak bitkisel gıdalar aldıklarını, çeşitli otlar, yapraklar, sürgünler, ince dallar,
yosunlar ve meyvelerin severek yediği gıdaları teşkil ettiğini, ayrıca Meşe (Quercus spp.),
Kızılağaç (Alnus sp.), Karaağaç (Ulmus sp.) ve Boyacı sumağı (Cotinus coggyria) gibi ağaç ve
ağaççıkların sürgün ve tomurcukları ile Ardıçların (Juniperus spp.) üzümsü kozalaklarını yediğini
belirtmiştir. Huş (1963;1974) bunlara katılmakla beraber ek olarak taze hububat yaprakları ve
Menengiç (Pistacia terebinthus) sürgün ve meyvelerini yediğinden de bahsetmektedir.
Yunanistan’da C. aegagrus cretica üzerine yapılan bir çalışmada ise bu türün ana besinleri olarak,
Delice (Olea europeae var. sylvestris), Sakız ağacı (Pistacia lentiscus), Laden (Cistus spp.) ve
Kermes meşesi (Quercus coccifera) belirlenmiştir (Sfougaris ve ark., 1996).
Nicholson vd. (1992) ise yaban keçisinde cinsiyet, sezon ve gün uzunluğuna göre
dinlenme ve beslenme davranışlarında belirgin farklılıklar bulunduğunu belirtmiştir. Morits, yaban
keçisinin başlıca besinleri olarak ardıç, çalı yaprakları ve çeşitli otsu bitkileri göstermiştir
(Korshunov, 1994). Ayrıca, yaz ayında yapılan bir işkembe analizi göstermiş ki yaban keçisi
diyetinin %61.1’i Poaceae’ye mensup otlardan, %14.2’si Acer torcomanicum’dan oluşmakta, ardıç
ve çalılar ise sekunder besinlerini meydana getirmektedir. Bununla birlikte yaban keçilerinin diyet
kompozisyonu yıl boyu değişmekte; yaz mevsiminde ana besinini otlar, %30’unu ise ağaç ve
çalılar hatta bazı durumlarda aldığı besinin tümünü otsu türler oluşturmaktadır. Özellikle kışın karlı
zamanlarda ise besininin %80’i Ardıç. ve %10’u Ephedra intermedia’dan meydana gelmektedir
(Korshunov, 1994).
Habitatı (Yaşama Ortamı): Huş (1963;1974) ve Çanakçıoğlu ve Mol (1996) yaban
keçilerinin 1500 m veya daha yüksek kayalık sarp yerlerde, mağaralar ve sık ağaçlıkların
bulunduğu alanlarda yaşadığını, sabahları erken saatlerde ormandan çıkarak yüksek yerlerde
otlamak suretiyle yayılan yaban keçilerinin, akşamüzeri tekrar orman bölgesine döndüğünü, öğle
sıcaklarında bir süre otlamaya ara vererek gölgeli bir yerde istirahata çekildiklerini, öğleden sonra
tekrar otlamaya çıkan keçilerin karanlık oluncaya kadar yayıldıklarını, ay ışığı olan gecelerde
otlamanın sabaha kadar devam ettiğini ve günde bir defa su içmeye indiklerini kaydetmiştir.
Turan (1987) ve Demirsoy (1992) yaban keçilerinin deniz seviyesinden dağların 3000 m
yüksekliklerine kadar sarp kayalıklar, ağaç ve ağaççıklarla, bodur çalılar ve otlarla kaplı kayalık
dağlarda yaşadığından bahsetmektedir. Korshunov (1994) ise yaban keçisinin habitat tercihinin
sadece dağlarla sınırlı olmadığını, herhangi bir yükseltide kayalık ve sarp yerlerde bulunabildiğini,
deniz seviyesinden itibaren 4200 m’ lere kadar yayılış gösterdiğini kaydetmiştir. Yaban keçisinin
en çok kullandığı habitat tipleri olarak; kayalıkları, sarp uçurumları, ardıç ve çalılarla örtülü
vadileri göstermiş ve doğurma döneminde dişilerin yaşlı erkelere oranla dağların eteklerinde
43
yaşadıklarını bildirmiştir. Buraların her mevsim zengin yiyeceklerle dolu olduğunu belirtmiştir.
Ayrıca, yaptıkları bir araştırmada yaban keçisi için başlıca 5 habitat tipi tespit ederek, türün buraları
hangi oranda kullandığını tespit etmişlerdir. Buna göre, yaban keçileri, küçük tepeleri; % 5.3,
platoları; % 7.2, otla kaplı yamaçları; % 15.3, kayalık yamaçları; %42.1 ve kaya çıkıntı ve
oyuklarını ise %30.1 oranında kullanmaktadırlar.
Yırtıcıları ve Parazitleri: Turan (1987b) yaşama ortamının sarp ve çetin olması, avının
güçlüğü, aynı yaşama ortamını paylaşan yırtıcıların da zamanla azalmasının yaban keçisinin süratle
yok olmasını önlediğini, ancak yine de birçok yaşama ortamında çok azalıp, bazı yerlerde ise yok
olduklarını belirtir.
Huş (1963;1974) ise keçinin düşmanlarının insandan başka Pars (Panthera pardus),
Vaşak (Lynx lynx) ve Kurt (Canis lupus) gibi hayvanlar olduğunu, Kartal (Aquila spp.), Çakal
(Canis aureus) ve Tilki (Vulpes vulpes)’nin de daha ziyade yavrularına zarar verdiğini
kaydetmiştir.
Korshunov (1994), Türkmenistan’da yaban keçisinin başlıca yırtıcısı olarak Pars
Panthera pardus’ı göstermiş ve ölümlerin % 85.5’ine -bunun % 67.8’i erkekler, % 16.1’i dişiler ve
% 14.3’ü yavrulardan oluşmakta- sebep olduğunun tespit edildiğini belirtmiştir. Bir sonraki etkili
yırtıcısının Vaşak (Lynx lynx) olduğunu, sonraki potansiyel düşmanlarının ise Sırtlan (Hyena
hyena), Tilki (Vulpes vulpes), Yaban kedisi (Felis sylvestris), Karakulak (Caracal caracal) ve
Sakallı akbaba (Gypaetus barbatus) – özellikle yavrular üzerinde- olduğunu kaydetmiştir. Bunun
yanı sıra, vücut şeklinin uygunluğu ve özel toynaklarından dolayı sarp kayalıklara çok hızlı
tırmanabildiğini ve pars gibi yırtıcılarından kaçabildiğini belirtmiştir. Ayrıca, habitatlarının uzak
olmasından dolayı koyun, inek, keçi gibi evcil hayvanlarla besin rekabetinin olmadığını, antropojen
faktörlerden ise kaçak avcılık, yangınlar, su kaynaklarının tüketilmesi gibi sebeplerden çok
etkilendiklerini, günümüzde illegal avcılık olmadığını, geçmişte ise avcılığın, ölümlerin %7’sini
oluşturduğunu kaydetmişlerdir.
Parazitleri
olarak
ise
Ixodidae’ye
mensup
6
kene
türünü
–Haemaphysalis
pospalovashtromae Hoog, 1966; H. sulcata Can. Et Fanz., 1877; H.punctata Can. Et Fanz., 1877;
H. otophila P.Sch., 1918; Dermacentor daghestanicus Oe., 1929; ve Hyalomma detritum P.Sch.,
1918- göstermişlerdir. Yine bu çalışmada diğer dış parazitleri olarak, Hypoderma silenus (Diptera),
Oestrus ovis (Diptera) ve Mallophagus ovinus (Mallophaga), iç parazitleri olarak ise bir protozoa
olan Sarcocystis sp. ve 22 Helminit türü belirlenmiştir.
Grup Yapısı: Turan (1987), Demirsoy (1992) ve Çanakçıoğlu ve Mol (1996) yaban
keçilerinin genel olarak sürü halinde dolaşan hayvanlar olduklarını, sürülerin başında daima yaşlı
bir dişinin bulunduğunu, sürüde çiftleşme mevsiminden doğuma kadar erkek ve dişilerin bir arada
bulunduklarını, yaşlı ve güçlü tekelerin tek tek veya 2-3’lü gruplar halinde dolaştıklarını, yaz
aylarında ise dişiler, yavrular ve 3 yaşına kadar genç erkeklerin birleşerek sürüler oluşturduğunu
44
kaydetmiştir. Tolunay (1953) ise 10-20’sinin bir arada gezdiğini, sürüye yaşlılardan birisinin
önderlik ettiğini belirtmiştir.
Korshunov (1994) ise yaban keçilerinde grup yapısının populasyonun büyüklüğüne göre
farklılık gösterdiğini belirterek, populasyonlardaki grup yapısının seyrek populasyonlarda farklı
kalabalık ve yoğun populasyonlarda farklı ele alınması gerektiğini kaydetmiştir. Buna göre yoğun
populasyonların grup yapılarını dört dönem olarak ele almış ve bunları; kış/ilkbahar, doğum, su
içme yeri ve çiftleşme olarak adlandırmıştır. Buna göre; kış/ilkbahar periyodu, çiftleşme periyodu
bittikten sonra başlamakta ve ilk doğuma kadar devam etmektedir. Bu dönemde, yağan kar ot
örtüsünü azaltmış ve dolayısıyla beslenme alanları küçülmüştür. Ayrıca, sürüde her iki cinsiyetten
ve her yaştan birey bulunma ihtimali diğer dönemlere kıyasla daha yüksektir.
Sadece erkeklerden oluşan gruplar nadirdir. Daha sıklıkla dişi grupları vardır. Sadece
yaşlı erkek ve dişilerin bir arada bulunduğu gruba ise hiç rastlanmamıştır. Dişi ve yavrularla sadece
dişilerin bulunduğu grup ise birbirine eşit oranda görülmüştür.
Doğum periyodu nisan ayı ortalarında başlamaktadır. Bu dönemde, dişiler doğum
yapacakları sığınaklara çekilerek sürüden ayrılmakta, yaşlı erkekler de sürüden ayrılarak kendi
başlarına veya kendi aralarında kurdukları küçük gruplarla dolaşmaktadırlar. Kalan karışık gruplar;
genç erkekler, kısır dişiler, bir yaşındaki yavrular ve tek başına dolaşan büyük tekelerden
oluşmaktadır. Bu periyodun sonunda yeni doğan yavrularla dişilerin bir arada bulunduğu gruplar
çok yaygın olup, saf dişi grupları sadece bu periyodun çok başında görülmekte, erkek-dişi karışık
gruplarında yaşlı erkekler bulunmamakta ve hala annesini takip eden genç erkekler görülmektedir.
Ağustosun başında aşırı kuraklıkların başlamasıyla su içme yeri dönemi başlamakta, bu dönemde
özellikle yeni doğmuş ve büyümekte olan yavrular, bitkilerden aldıklarından çok daha fazla suya
ihtiyaç duymaktadırlar. Yine bu dönemde yeni yavrulu dişiler, kısır dişiler, yavrusunu kaybetmiş
dişiler ve genç erkeklerden oluşan küçük gruplar ortaya çıkmaktadır. Ayrıca, karışık grupların
sayısı artmakta, saf dişi grupları ortadan kalkmakta ve bunlar yavrulu dişilerin gruplarına
katılmaktadır. Bu grup şekli bu dönemde çok sık gözlenmektedir. Çiftleşme periyodu kasım
başında başlamaktadır. Erkek ve dişiler kış/ilkbahar periyodu gibi bir arada karışık bulunmakta, bu
sürüler liderleriyle, baskınlarıyla, hiyerarşisiyle ve iletişimiyle bir arada özel bir sürü yapısı
göstermekte, genç ve güçsüz erkekler sürüden ayrı gezmekte ve kendi aralarında bir grup
oluşturmakta, bazı dişiler ise yeni büyüyen yavrularıyla bir arada bulunmaktadır. Sadece dişilerden
oluşan gruplara, erkek-dişi karışık grupları kadar sıkça rastlanmaktadır. Populasyon yoğunluğu
azaldığında ise grupların küçüldüğü ve yapısal olarak da daha az değişkenlik gösterdiği
gözlenmiştir. Korshunov (1994)’a göre, bu durumda, sürüler 6-10 bireyden oluşmakta 20 veya
daha fazlası ise çok nadiren olmaktadır. Bu küçük sürülerin her biri sadece bir yaşlı erkek ve birkaç
yetişkin dişi ile yavrular ve bazen de bir yaşındaki erkeklerden oluşmaktadır. Böylece, çoğu grup
tipik bir hareme benzemekte ve çiftleşme poligami davranışı şeklinde cereyan etmektedir.
45
Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra):
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS önemli türlerinden birisi olan Çengel boynuzlu dağ
keçisi (Rupicapra rupicapra) (L.) ise ülkemizde yayılış gösteren, Bovidae familyasına mensup 5
türden biridir (Turan, 1987a).
Tanımı : Çengel boynuzlu dağ keçisi (ÇBDK), başta Doğu Karadeniz dağları olmak
üzere, Doğu Anadolu’daki dağların birçoğunda yaşayan, alpin ekosistemin vazgeçilmezi ve
kayaların usta tırmanıcısı olan büyük otçul bir memelidir. Memeli hayvanlardan çift tırnaklı
hayvanlar takımının, geviş getiren alt takımı, içi boş boynuzlular familyasına ait olup birçok alttüre
(11 alt türe) ayrılır. Yurdumuzun özellikle Anadolu alt türüne (asaitica) ev sahipliği yaptığı
düşünülmektedir.
Boynuzlar kafatasından dik olarak çıkıp uç kısmına doğru çengel gibi içe büküldüğü için
çengel boynuzlu dağ keçisi veya kışın rengi siyaha yakın koyu kahverengi veya gri olduğu için
“kara keçi” denir. Rengi yazın ise açık soluk kahverengi veya turuncuya yakın kahverengidir.
Sırtında omuz başından kuyruğa kadar siyah bir şerit uzanır. Ağız kenarından göz arkasında kadar
yanakta genişçe siyah bir şerit, bant bulunur. Tür, dünya ölçeğinde tehlike altında olmamasına
rağmen, Asya alttürü IUCN tarafından Anadolu Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi olarak
adlandırılmakta ve hakkında tam olarak bilgi olmaması nedeniyle DD (veri yetersiz) olarak
bildirilmektedir. Ancak Kafkasya alttürüne ait olan populasyonlar IUCN tarafından tehdide açık
olarak nitelendirilmektedir. ÇBDK av turizmi kapsamında avlanmaktadır.
Yerel Adlar: Karakeçi veya dağ keçisi olarak adlandırılmaktadır. Başka yerel adları
varsa onları da ekleyebiliriz. Yerelde köylüler veya kaçak avcılar tarafından avlanan hayvan sayısı,
resmi olarak avlattırılan ÇBDK sayısından daha yüksektir. Ancak özellikle kışın yapılan bu kaçak
avcılığı önlemek araziye ulaşımın zorluğu nedeniyle pek mümkün görünmemektedir. ÇBDK'nin
yaşadığı alanlarda özellikle kaçak avcılar tespit edilerek ikna edilmeye ve köylülere bu türün
ekosistemdeki önemi anlatılarak, kaçak avcılık azaltılmaya çalışılmalıdır.
Şekil 1.8 Çengel boynuzlu dağ keçisi
46
Davranışları : Kendilerini düşmandan koruyabilecek (boynuz dışında) bir savunmaya
sahip olmadıkları için çevrelerinde tırmanabilecekleri sarp kayalıkların olması tek kaçış yollarıdır.
Genelde, sürü otlarken en az bir tane gözcü etrafı kontrol eder ve tehlike anında tiz ve keskin bir
ıslık çalarak sürüyü uyarır. Ayrıca, benzer habitatlarda yaşayan ur kekliğin tehlike anında kaçış
ötüşünü, uyarı olarak algılayabilirler ve gözcüler sürüyü uyararak, sürünün kayalıklara doğru
kaçmasını sağlarlar. Ancak tehditten kaçış esnasında durup, geriye dönerek 3 veya 5 saniye
tehdidin halen geçerli olup olmadığını bakarak kontrol ederler ve bu sırada kaçak avcılara hedef
olurlar.
Yayılışı: Türkiye dağılımı genellikle kuzeydoğuda Ordu Mesudiye ilçesinden Gürcistan
sınırına kadar bahsedilse ve kimi kaynaklar Kastamonu’ya kadar uzanıyor olduğunu söylese de son
yıllarda daha önceden doğal olarak bulunduğu bazı alanlarda gözlemlenememiştir. Günümüzde
Trabzon, Rize, Artvin, Ardahan-Posof, Kars, Erzurum, Bingöl, Erzincan, Tunceli’de halen mevcut
olup Bitlis, Van ve Hakkari arasındaki bazı dağlarda da olduğu söylenmektedir.
Habitatı: Arazide genellikle alpin çayırlıklara ve buraya yakın olan tehlike anında
kaçabilecekleri sarp kayalıklara ihtiyaç duyarlar. Kışın ise karın az toplandığı ve daha ılık olan
kuytu yerleri veya sarp sırtları tercih ederler. Karadenizde kışın kullanılmayan özellikle Karçal ve
Kaçkarlardaki birçok mezra, hayvanların sığınma alanlarıdır. Yaban keçileri gibi yazın alçak
rakımlara inmezler, orman üst sınırına yakın kayalıklı ve karlı vadilerde yaşarlar. Çok sıcak
havalarda serinlemek ve dinlenmek için kar veya buzulların üstünde yatarlar.
Biyolojisi: Bu takıma ait hayvanların tırnaklarının altı kalın deri tabakası ile kaplı olduğu
için sarp kayalıklarda rahatça hareket edebilmektedirler. Hem erkek hem de dişilerinde boynuz
bulunur. Boynuz uzunluğu ortalama çengele kadar 18-20 cm tamamı ise 25-30 cm kadardır.
Erkeklerde boynuz daha uzun ve kalındır. Dişi ve erkeği arazide ayırt etmesi oldukça zordur ancak
boynuzun dik çıktığı yer ile çengelin ucu arasındaki açı erkeklerin erginlerinde daha dardır ve
kafatasını gösterir, ancak dişilerde boynuz uçlarının yaptığı açı daha geniştir ve boynu gösterir.
Arazide sonbaharda en alçak 1800 metrelerde gözlemlenebilen ÇBDK 2000 metrenin
üzerinde yaşabilmek için birçok uyum geliştirmiştir. Kalp, tehlike esnasında gerekli olan enerjiyi
sağlayabilmek için hızlı atmaya dayanıklı sağlam kalp duvarları ile çevrilidir. 3500 metre
yüksekliğe uyum için alyuvar sayısı normalin çok üstündedir. Ayrıca tırnakların uç tarafları buzda
hareket edebilmeleri için daha sivridir. Kışın karda enerjilerini verimli kullanmak için birbirlerinin
izini takip ederek tek sıra halinde ilerlerler. Bulunduğu yerden 2-3 metre yukarı ve 6-7 metre kadar
ileriye atlayabilirler. Çok iyi bir koşucu, tırmanıcı ve gözlemcidirler. Çok iyi koku ve görme
duyularına sahiptirler.
Çiftleşme dönemi Kasım – Aralık ayıdır. Daha önceleri ayrı gezen erkek tekeler, bu
dönemde kendi haremlerini oluşturmak için birbirleri ile kavga ederler. Grupların büyüklüğü son
yıllarda oldukça düşmüştür (5-20). Bu sayı eskiden 100 bireye yaklaşan rakamlar ile ifade
47
edilmektedir. Genelde Mayıs ayında doğum gerçekleşir ve yavru sayısı 1-2’dir. Yavruların hayatta
kalma oranı oldukça düşüktür.
Ortalama Yaşam Süresi : 10-15 yıl
Hamilelik Süresi
: 160-170 gün
Doğumda ki Yavru Sayısı : 1-2 adet
Göç etmezler ancak çiftleşme zamanında eş bulmak için erkekler oldukça geniş alanları
gezip yer değiştirebilirler.
Beslenme: Otçul bir hayvandır ve genelde sabahın erken saatleri ile öğleden sonra
akşama kadar beslenirler diğer zamanlar dinlenirler. Gündüz bir otçuldur ancak otlarken çok seçici
bir havyandır. Su ihtiyacını yediği besinlerden karşılar. Kışın ağaç ibreleri, eğreltiler, çalılar ve
yosunlar ile, bahar ve yazın ise taze sürgünler ve alpin bitki türleri ile beslendiği bilinmektedir.
Dolunay olduğu veya ortamın aydınlık olduğu zamanlarda gece beslenen bireylerde görülmüştür.
Populasyonu:
Tehditler: En büyük tehditlerden birisi özellikle Rize-Fındıklı-Ardeşen-Çamlıhemşin,
Trabzon, Karçal Dağları’nın bazı yaylalarında ve Erzurum-İspir, Verçenik dolayları ile Bingöl,
Erzincan-Munzur dağları ve Sansa Deresi civarında rastlanan kaçak avcılıktır.
Birçok parazite bağlı hastalıklara duyarlıdırlar. Ayrıca, kışın çığ altında kalmaktadırlar.
Son yıllarda Kaçkar dağlarında hele-ski diye bilenen helikopterden kayakçıların 2500 - 3000 metre
civarında atlayarak kayak yaptığı turlar başlamıştır. Kayakçıların atlayışı sırasında hayvanlara çok
yaklaşılması onları rahatsız etmektedir. Bazen helikopter veya kayakçının kendisi çığ düşmesine
sebep olabilmektedir. Araştırılan ancak kesin olarak tespit edilemeyen diğer bir tehdit ise heleskinin hayvanların düşük yapmalarına sebep olduğudur. Öte yandan bu helikopterler kışın
hayvanlara kuru ot atmak için de kullanılmaktadır.
Türkiye’de yapılan çalışmalara göre hayvanların özellikle geçen son 20 yılda yaşadıkları
bir çok alandaki popülasyonlarının azaldığı, kimi yerlerde lokal olarak yok olduğu ve özellikle
kışın arazide görülen grup büyüklüğünün azaldığı yönünde hem Kaçkarlar da hem de Karçal
Dağları’nda tespitlerimiz ve gözlemlerimiz vardır. Ancak belirgin olarak eskiden birbirine bağlı
olan populasyonlar birçok yayla ve mezrada yanlış yol yapılmasına, büyük baraj yapımlarına bağlı
habitat bozulması ve parçalanması nedeniyle izole olma durumuyla karşı karşıya kalmışlardır.
Bozayı / (Brown Bear / Ursus arctos)
Türkiye’de yaşayan ayı türünün “Ursus arctos L.” yani bozayı olduğu bilinmektedir.
Ancak alt türü hakkında kesin veriler yoktur. Kafkasya alt ekolojik bölgesinde yaşayanlar ile
Anadolu’nun iç kesimlerinde yaşayan bozayılar arasında bir farklılık olduğu ancak bunun tam
48
olarak araştırılmadığı bilinmektedir. Daha önceki kaynaklar Suriye sınırına yakın olan kısımda
“Syrica” alt türünün yaşadığı ancak kaçak avcılık sonucu yok olduğu kanısı vardır.
Ortalama olarak dişiler 80-150 kg arasında erkekler ise 100-230 kg arasında olduğu
boylarının 110-250 cm arasında değişebildiği bilinmektedir. Boz ayılar belirgin burun ve kafa
yapıları, yuvarlak ve tüylü kulakları, küçük gözleri, iri vücutları sayesinde hemen fark edilir. Genel
olarak boz renkten, kahverengiye, altın sarısına, griye, siyaha veya açık bej rengine kadar çeşitli
kürk rengine sahiptirler. Kafaları genel olarak daha koyu renklidir ve sırtlarından beline doğru bir
şerit bulunur. Ancak bulundukları yaşama alanına ve beslendikleri yere göre çok fazla morfolojik
farklılık gösterirler. Yükseklerdeki kayalık alanlarda griye yakın tonlarda, kahverengi ve gümüş
renginde olabilirler. Ancak açık alanlarda veya topraklı yamaçlarda boz veya kızıl-tarçın rengine
yakın tonlarda olanları da vardır.
Habitatı: Hepçil (hem hayvansal hem de bitkisel besinlerle beslenen) bir canlı olması sebebiyle
her türlü ortama uyum sağlayabilir. Deniz seviyesinden yüksek dağlara kadar birçok farklı habitatta
yaşayabilir. Genel olarak besinin olduğu orman açıklıkları, alpin taşlık ve kayalık alanlar ile
gündüz saklanabileceği kapalılığı yüksek ibreli ve yaprak döken ormanlık alanlarda ve insan
etkisinde uzak alanlarda yaşamayı tercih ederler.
Şekil 1.9 Bozayı ve yavrusu
Yayılışı ve yerel adlar: İç Anadolu, Akdeniz ve Ege bölgesinin bazı illeri, Trakya bölgesi ve
Suriye sınıran yakın alanların bir kısmı hariç birçok ilimizde bulunur. Ankara, Artvin, Muğla,
Çanakkale, Ağrı, Van, Hakkari, Sivas, Kahramanmaraş, Erzurum, Konya, Bartın, Kastamonu,
Çankırı, Bolu, Konya, Siirt bunlardan bazılarıdır.
Beslenme: Boz ayının besin aralığı çok geniştir ancak genelde otçul diyeti seçerler. Büyük
memelilerden, küçük memelilere, kuş yumurtalarından böcek ve larvalarına, bitki köklerinden
meyvelere kadar çok farklı besinleri tüketebilirler. İlkbaharda zor iklim koşullarında arı
kovanlarındaki bal ve larvalar ile yonca tarlalarından, yazın bahçelerdeki meyveler ve tarladaki
ürünler ile ve kimi zaman da evcil hayvanlar ile beslenebilirler. Meyve veya sebzelerin en iyi,
vitaminli ve proteinli olduğu olgun zamanını beklerler, eğer meyvelerin olgunlaşmadığını görürse
49
aynı yere bir iki hafta içinde yeniden gelir. Yaşam alanları ÇBDK, yaban keçisi, yaban domuzu,
karaca, sansar, tilki, kurt vb. hayvanlar ile örtüşebilir. Kurt ve yaban domuzu ile aralarında bir
rekabet vardır. Yaban domuzu yavruları ile beslenebilirler. Kurtlardan ilkbaharda ve kışın
çekinirler.
Biyolojisi: Ilıman iklimlerde ve kuzey yarım kürede ayılar yeterli yiyecek bulamadıkları
zaman bir tür kış uykusuna yatarlar. Bu uyku aslında uzatılmış uyku olarak adlandırılır çünkü kış
uykusuna yatan diğer hayvanların aksine vücut sıcaklıkları sadece bir iki derece azalır,
metabolizmaları daha az yavaşlar ve rahatlıkla uykudan uyandırılabilirler. Kış uykusuna yatma
zamanı yaklaşırken, ayıların yemek yeme ihtiyacı çok artar ve gündüz vakitlerinde de beslenmek
için dışarı çıkabilirler. Ayılar bu dönemde aldıkları besinleri yağ olarak depolarlar. Bu yağları uyku
sırasında ve uykudan kalktıklarında kullanmak içinde saklarlar. Ancak bu 3 ila 7 aya yayılmış bir
uyku halinde kolayca uyandırılabilirler. Mevsime göre Kasım-Aralık aylarında bu uykuya yatma ve
uyuşma hali başlar ve Mart ile Nisan arasında uyanırlar. Boz ayılar kış uykusu sırasında yemek
yemez, su içmez, dışkı ve idrar bırakmazlar ancak ciddi biçimde kemik ağırlığından ve vücut
ağırlığından kaybederler. Bunu yağ ve kemik depolarından günde 300 ila 3000 gr arasında
kullanarak yaparlar. Bu arada dişi ayılar doğum yapabilir ve yavrular annelerini uyandırmadan
emebilirler. Ayıların sütü diğer karasal yırtıcıların sütünden 3 kat daha fazla yağ ve protein içerir.
Bozayılar uzun yaşayan canlılardır. Doğada yaklaşık 20 yıl kadar yaşasalar da kapalı
ortamda 35 yıl kadar yaşabilirler. 4-6 yaşında erginliğe ulaşırlar, ancak 5 yaşından önce anne
olmaları oldukça zordur. Çitleşme Mayıs’ın ortalarından Temmuz ayına kadar olabilir. Ayıların
kızışma dönemi 10-30 gün arasında değişir. Boz ayılar çok eşlidir. Bir kaç ayı bir dişinin peşinden
gidebilir ve yalnızca biri o dişiyle çiftleşir. Bir dişi aynı günde iki farklı erkek ile çiftleşebilir.
Geciktirilmiş üreme döngüsü sergilerler. Döllenmiş yumurta dişinin rahmine sonbahara kadar
yerleşmez. Zigot oluştuktan sonra uterusa tutunmaz ve beklemede kalır. Daha sonra yavrular çok
az gelişmiş bir biçimde gözleri kapalı ve çaresiz bir halde yaklaşık 500 gr. olarak Ocak veya Şubat
ayında doğarlar. Doğduklarında gözleri kapalı ve çaresizdirler. Türkiye’de genelde iki yavru
yaparlar, 3 veya 4 yavru da olabilir ancak oldukça nadir görülür. Bu yavruların muhtemelen her
birinin babası farklı boz ayılardır. Yavrular annelerinin himayesinde yaklaşık 2 sene kadar beraber
yaşarlar ve annelerinden doğada yiyecek bulmayı, saklanmayı ve kış uykusuna hazırlanmayı
öğrenirler. Bu arada babalarını hiç tanımazlar. Erkekler ile sadece çiftleşme döneminde bir araya
gelirler. Erkek boz ayıların dişileri tekrar kızgınlığa getirebilmek ve kendi soyunu devam
ettirebilmek için yavru bozayıları öldürebilirler.
Ortalama Yaşam Süresi
: 15 yıl
Hamilelik Süresi
: Değişken gün
Doğumdaki Yavru Sayısı
: 2-4 adet
Yavru Boyu
: 100 mm
50
Göç : Herhangi bir göç davranışı sergilemez ancak anneden ayrılan yeni yavrular
kendilerine uygun alanlar bulmak için uzun mesafeler gidebilirler.
Populasyonu :
Türkiye de yaşayan en büyük memeli hayvan olan boz ayı, yasadışı avlama, tuzakla yakalama ya
da zehirleme yoluyla öldürülmektedir. Yaşam alanları da madencilik, yol yapımı, HES inşaatları ve
orman kesimi faaliyetleri nedeniyle küçülmektedir. Ayı populasyonu Türkiye’nin güneyinde yok
olacak kadar azalmasına rağmen Doğu Karadeniz bölgesi halen iyi durumda popülasyonlar
barındırmaktadır. Ancak son zamanlarda birçok ilimiz insan-ayı çatışmasının odağı haline
gelmiştir. Türkiye populasyonu tam olarak bilinmemektedir,
Türkiye Cumhuriyeti tarafından Boz ayı'nın korunmasına yönelik imzalanmış
uluslararası antlaşmalar:
• IUCN 2000 Kırmızı liste : Küresel anlamda tehdit altında değil
• CITES: EK- II
• Bern konvansiyonu: EK- II
• Avrupa Birliği Habitat direktifleri: EK II ve IV
Alanda bulunan hedef türlerle ilgili bu güne kadar herhengi bir envanter çalışması
(Bölgenin güvenlik ile ilgili sorunlu bir yer olması vb nedenlerle) yapılamamıştır. YHGS de ciddi
bir Yaban keçisi ve Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi ve Boz Ayı populasyonu bulunduğu, DKMP
şubesi YHGS kuruluş raporu, yerelde yaşayan köylüler ile yöre avcı ve avcı kulüpleri ile yapılan
görüş alışverişleri ve yaşam alanlarında yerel rehberlerle yapılan gözlemler sonucu belirlenmiştir.
Alan içerisinde ağırlıklı olarak yaban keçisi olmak üzere yaklaşık 1000-1500 adet bireyin yaşadığı
tahmin edilmiştir.Alanın kuzeyi ve kuzey batısındaki dağlık alanlarda da yaban ve çengel boynuzlu
dağ keçisi populasyonun yoğun olduğu ve alanla ilişki içinde oldukları belirlenmiştir
1.4 SOSYO KÜLTÜREL YAPI
1.4.1 Yerel Halk ve Nüfus
Yerleşim alanları çoğunlukla derelerin vadiye açıldığı yerlerde ve kısmen yamaç arazide
bulunmaktadır. Bu yerleşim düzeninde yaşayan köyler yaz aylarında mezralara veya kom denilen
yerleşim yerlerine göç etmektedirler. Bu yerler bir veya birkaç ailenin yaşadığı yerlerdir.
Yerleşimin düzensiz ve dağınık olması yöredeki tarım arazilerinin yetersizliği nedeni ile aile
bireylerinin dağılmalarından kaynaklanmaktadır. Bir diğer neden ise hayvancılık için yapılan
göçlerdir.
Bir bölümü YHGS içinde kalan Yedisu ilçesi sahayı en çok etkileyen ve etkileyecek olan
yerleşim yeridir. Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Bingöl iline bağlı bir ilçe olan Yedisu, Peri Suyu
51
Vadisi'nin en geniş yerinde kurulmuştur. Erzurum ili Çat ilçesi Tunceli Pülümür ilçesi Erzincan ili
Tercan ilçesi Karlıova, Adaklı, Kiğı ilçeleri ile sınır durumundadır. Sahada Bingöl ili Yedisu, Kiğı,
Adaklı ilçelerine bağlı köylerin sınırları bulunmaktadır. İlçe tarihi ile ilgili kesin bilgiler
bulunmamakla beraber, 2000 yıllık bir tarihi olduğu sanılmaktadır. 1951 yılına kadar Çerme Köyü
olarak idari birimde yer alırken 1951 yılında Kiğı’ya bağlı Çerme bucağı olmuştur. İsmini 1970
yılında Mülga Yol Su ve Elektrik Müdürlüğü'nce Çerme merkezinde yapılan yedi musluktan
oluşan çeşmeden almıştır. 1990 yılına kadar Kiğı ilçesine bağlı bucak iken, 1990 yılında Bingöl
iline bağlı bir ilçe konumuna getirilmiştir.
Köylülerle yapılan görüşmelerden edilen bilgilere göre, tüm köylerde genç nüfus oranı
çok düşük olup üst yaş grubu daha ağırlıklıdır. Köylerde genç nüfus yeterli olmadığından bazı
köylerde okullar kapanmış ve öğrenciler Yatılı İlköğretim Bölge Okullarına (YİBO)
nakledilmişlerdir.
Genel olarak bütün köylerin ekonomik yetersizlikler ve bölgede olan terör olayları nedeni
ile göç verdiği görülmüştür. Göç edenler iş imkanları daha fazla olan illerimize veya yurtdışına
gitmektedir. Göç edenler ara sıra yaz aylarında köylerine gelmektedir. Bu nedenle köylerin nüfusu
kış aylarında azalmakta ve yaz aylarında artmaktadır.
Sahayla yakın ilişkisi olan Akımlı ve İlbeyi, Topraklık, Maltepe köyleri tamamen boştur.
Geçmişte güvenlik ve terör nedeni ile boşaldığı bildirilmiştir. Bu köylerin ahalisinin köylerine geri
dönmek istedikleri de söylenmektedir.
Saha ile etkileşim halindeki tüm köylerde yol, su, elektrik, telefon, cami ve okul gibi
altyapı hizmetleri tamamlanmıştır. Yollar toprak yol olup son yıllarda asfalt kaplama yapılmasına
başlanmıştır. Bütün köylerde mobil telefon iletişimi vardır.
Tablo 1.11 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS İçinde ve Bitişiğinde Bulunan Köyler ve Nüfusları
(2014)
Hane
Bağlı Olduğu İlçe
Belde veya Köyün Adı
Yedisu
Yedisu
Yedisu
Güzgülü
Yedisu
sayısı
Kadın
Erkek
TOPLAM
940
1340
2283
40
120
136
256
Kabayel
40
59
93
152
Yedisu
Elmalı
35
137
145
282
Yedisu
Şenköy
10
36
41
77
Yedisu
Gelinpertek
16
46
21
46
Yedisu
Akımlı
Boş
0
0
0
Adaklı
Maltepe
Boş
0
0
0
52
Kiğı
Topraklık
Boş
0
0
0
Kiğı
İlbey
Boş
0
0
0
Pülümür
Şampaşa
Boş
0
0
0
1356
1740
3.096
Toplam
1.4.2 Kültürel Değerler
YHGS için kültürel değerlerle ilgili yapılan büro ve arazi çalışmaları sonucu alan
içerisinde tarihi nitelikte yapı veya yer olmadığı anlaşılmıştır.
Alan çevresinde yapılan ziyaretlerde; bölgede yaşayan halkın Doğu Anadolu’ya özgü
yaygın geleneklerine sahip çıktıkları, zengin kültürel değerlere sahip oldukları (düğünler, sosyal
davranışlar, yemekler, tarım, yaylacılık vb.) görülmüştür.
Yaylacılık: Yöredeki geleneksel kültürün en önemli faaliyeti yaylacılıktır. Yedisu
ilçesinin hemen hemen her köyünün bir yaylası vardır.
Yayla evleri; ya bir taş duvar üzerine ağaçların üst üste konmasıyla ve birbirine
geçirilmesiyle oluşup üstü örtülü evlerdir. Ya da yayla zamanı geçici süreyle taş duvar üzerine
konulan ve yayla dönemi bitiminde tekrar yıkılan geçici evlerdir.
Yaylacılığın ekonomik boyutu da vardır. Sürüler yaz aylarının başlamasıyla birlikte
yaylaya çıkar. Yayladaki hayat 4-5 ay devam eder. Yaylalardaki geniş otlaklarda yayılan sürüler,
hem süt, hem de et bakımından önemli kazanç sağlarlar. Koyunlar yaylada kırkılır; yünlerinden
yatak ve yorgan yapılır. Sığır ve davarların sütlerinden peynir, çökelek, yağ ve kaymak yapılır.
Yaylaların bir diğer özelliği de dinlenme, eğlenme, gezip görme, doğa ile iç içe olma gibi insanın
en doğal gereksinimlerinin yerine getirildiği yerlerdir.
Yöresel yemekler kendisine özgüdür ve yöre hakının yaşam biçiminin izlerini
taşımaktadır. Gömme, ayran çorbası, tutmaç çorbası, mastuva, babiko, bişi gibi un ağırlıklı yöresel
yemekler sevilerek yapılır ve tüketilir.
Akrabalık ilişkileri güçlüdür. Eskisi gibi olmasada halen hiyerarşik bir yapıya sahiptir.
Kalabalık aşiretler varlığını ve yapısını şeklende olsa korumaktadır. Halk genelde misafirperver bir
yapıya sahiptir.
Düğünlerde yüzlerce yıldır süren gelenekler hakimdir. Televizyon ve diğer medya
aygıtlarının etkisiyle ‘kent kültürünün’ yöredeki kültürel yapıyı azda olsa etkilediği görülmektedir.
Dokumacılık: Örgücülük halı, kilim, palas, çorap, eldiven, heybe, keçe gibi el sanatları
ürünleri şeklinde olup ailelerin ihtiyacını karşılamaya yöneliktir. Çorap, eldiven, külah, parzun, at
heybesi v.b gibi örgü işleri çok yaygındır. Ticaret amacıyla yapılan örgücülük son yıllarda büyük
53
hız kazanmıştır. Genellikle basit tezgahlarda yapılan dokuma işlerinde yöre insanı çok yeteneklidir.
Özellikle kilimleri çok özeldir.
1.4.3 Rekreasyon ve Turizm
YHGS Doğu Anadolu’nun tipik peyzaj özelliklerine sahiptir. Vadiler arasından yükselen
çıplak dağlar, eteklerinde yeşil bir kuşak gibi sarmış yapraklı ormanlarla örtülüdür. Kışın bembeyaz
karla örtülü bu dağlar ilkbaharda tümü ile yemyeşil olur. Yükseklerdeki yaylaların temiz havası ile
yaşayan yayla kültür birleşir ve bölgeye giden ziyaretçileri derinden etkiler. Özgürlük ve huzur
duygusu hakim olur..
Şeytandağları efsaneleri, gizemi, vahşi, sarp fakat hırçın olmayan görünümü, eteklerinde
akan Peri Çayı ile çok güzel bir panoramaya sahip bir peyzaj değeridir.
Alanda peyzaj açısından önemli noktalar ve bölgeler bulunmaktadır. Bu yerler yöre halkı
tarafından bölgenin görülmeye değer yerleri olarak bilinmektedir.
Kiğı ilçesinin kuzeydoğusundaki Kelkaş Vadisi’nde Peri Çayı iki yakasındaki gür ve sık
ağaçlık alan içinden ilginç bir görünümle akmaktadır. Dere etrafındaki ormanlık yapı galeri ormanı
görünümündedir. Başta dağ keçisi olmak üzere çeşitli yabani hayvanla karşılaşmak mümkündür.
Çeşitli bitki topluluklarının değişik formlarından meydana gelen bu vadi, özellikle ilkbaharda
göçmen kuşlarının uğrak yeridir. Eskiden çok sık olan bu ormanlar devamlı olarak tahrip
gördüğünden son yıllarda seyrekleşmeye başlamıştır. Yapılmakta olan Kiğı Barajı bu vadiyi
tamamen kaplayacak ve vadi tabanında bulunan karışık yapraklı ormanlar su altında kalacaktır.
Vadinin ekoloji ve peyzaj açısından farklı bir şekle ve görünüme bürünmesi kaçınılmaz olacaktır.
Şeytandağları’nın yüksek zirvelere uzanan tepeleri kışın kalın kar tabakalarıyla kaplanır.
Dağlar çok yerde geçit vermez. Bu dağlar çok sayıda dağ keçisi, boz ayı gibi türlerin de bulunduğu
yaban hayatını barındırmakta ve özellikle ilkbaharda yemyeşil olan geniş alpin çayırlıkları ve
yaylaları bulunmaktadır. Şeytandağları silsilesinin güneyinde yer alan Maltepe Köyü Hacı İlyas
mezrası yakınlarındaki Güngörsün Yaylası'nda çok sayıda peri bacası oluşumu vardır ve çok güzel
bir peyzaj oluşturur. Buraya sarp ve yüksek dağlar arasında inilip çıkılan dar bir yol ile
ulaşılabilmektedir.
Şen Köyü yakınında ve Akımlı’ya bağlı Perçivenk mevkisinde bulunan şelaleler önemli
peyzaj değeri olarak alanda yer almaktadır.
Yörede şu anda, güvenlik nedenleri dolayısıyla turizm faaliyeti yok denecek kadar azdır.
Bunun nedeni turizmi özendirecek alt yapının olmaması, tanıtımsızlık, yöredeki terör olaylarının
yarattığı olumsuz etki, yöre insanının turizm konusunda bilinçsiz olması ve finans imkanlarının
yetersiz olmasıdır. YHGS ve çevresinde geleneksel kitle turizmi (deniz, güneş, eğlence, dinlenme
vb.) dışında yayla turizmi, doğa sporları ve av turizm potansiyeli oldukça yüksektir. Yönetim planı
doğrultusunda sahanın iyi yönetilmesi ve av türleri populasyonlarının yeterli sayıya ulaşması ile
54
sahada av turizminin geniş ölçüde yapılabileceği bir gerçektir. Av turizminin gelişmesi ile YHGS
çevresindeki köyler bu etkinlikler dolayısıyla önemli gelir elde edeceklerdir. Bu durum yöre
halkının turizm konusunda bilinçlenmesini hızlandıracak ve diğer turizm etkinllikleri için girişimde
bulunmalarına neden olacaktır.
1.4.4 Tarihi ve Arkeolojk Değerler
YHGS içerisinde bilinen ve tespit edilip tescil edilen tarihi ve arkeolojik kalıntı yoktur.
Güzgülü Köyü’nde tarihi bir Ermeni kilisesi kalıntısı vardır. Köylüler ve çobanlar
Şeytandağları’nın bazı yerlerinde tarihi kalıntılar olduğunu belirtmişlerdir.
1.4.5 Bölgeye Yönelik Projeler
28.05.2010 tarih ve 873 sayılı Mülga İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün yazıları ile
alanla ilgili tüm kurum ve kuruluşlardan yürütmekte ve planladıkları projeler ile talepler istenilmiş
olup, mevcut ve planlanan projeler planlama çalışmasında değerlendirilmiştir.
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS, ağırlıklı olarak devlet mülkiyetinde olup sahadaki
projeler çoğunlukla devlet kurumlarına aittir. Sahanın önemli bir bölümünün orman olması
nedeniyle Orman Genel Müdürlüğü’nün projeleri çoğunluktadır. Meşe baltalık alanlarında imar
ihya çalışmaları ve baltalık kesim düzenleri projelendirilmiştir. Alan, Bingöl ve Tunceli Orman
İşletme Müdürlükleri sınırları içerisinde kalmakta olup, işletme şefliklerinin amenajman planları
2005-2034 yılları için Baltalık kesim düzeni şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları 8.Bölge Müdürlüğü’nün yapımı devam eden Kiğı Barajı ve HES inşaatı ile
yapımı planlanan Duru 1-2 Hes Projeleri nedeniyle baraj göl sahası içerisinde kalan Küğı-Yedisu il
yolunda bağlantının sağlanabilmesi için km. 0+000-20+300 (Kiğı merkezi başlangıç) ile 37+00046+159,92 (Yedisu merkez proje sonu) arası kesimde hazırlanan yeni projelerin Karayolları Genel
Müdürlüğünce onaylanarak yapım çalışmalarına başlandığı, 20+300-37+000 km. arası kesimde
YHGS içerisinde geçiş zorunluğu doğmuş olduğu bildirilmiş olup konu Yönetim ve Gelişme
Planı’nın revize edilmesinden sonra planın bölgeleme kararlarına göre değerlendirilecektir.
İl Özel İdaresi tarafından alan içerisinde ve yakın çevresinde planlanmış proje, tesis ve
imar planı çalışmasının bulunmadığı bildirilmiştir.
Bingöl İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü alan içerisinde 2863 sayılı kanun kapsamında SİT
statüsünde ve 2634 sayılı kanun kapsamında turizm alanı bulunmadığını bildirmiştir.
DSİ 9. Bölge Müdürlüğü’nün sorumluluğunda olan, alan içerisinde ve yakın çevresinde
olmak üzere YHGS’nin kuzey sınırında Peri Çayı üzerinde, su toplama alanı Kelkaş Vadisi’ni de
kapsayan Kiğı Barajı’nın ve HES Projesi’nin yapımının devam etmekte ve yine Peri Suyu üzerinde
yapımı ve işletilmesi planlanan Duru Regülatörü ve Duru-1 HES ile Duru Barajı ve Duru-2 HES
Projesi bulunmaktadır. Durusu Enerji Üretim A.Ş. tarafından Duru 1-2 HES faaliyetleri için
55
YHGS’de çalışma şartlarını gösteren taahhütname 13.06.2014 tarihinde noter onaylı olarak
imzalanmış ve Bakanlığımız XIII. Bölge Müdürlüğüne sunulmuştur.
TEDAŞ Fırat Elektrik Dağıtım A.Ş. Bingöl İl Müdürlüğü tarafından alanda Şenköy,
Kabaoluk, Güzgülü, Geyikli, Akımlı, Kaynarca köylerine giden 31,5 kw enerji iletim hattının
mevcut olduğu bildirilmiştir. Alanda başka herhangi bir projelerinin olmadığını belirtmiştir. Alanın
doğal peyzajının en önemli kaynak değerlerinden birisi olması, yırtıcı kuşlara verebileceği zarar
nedenleriyle mevcut hatlar dışında zorunlu olmadıkça alandan yeni ana hatlar geçirilmemesi
gerekmektedir.
İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nden gelen yazıda, sahada sulu ve kuru tarım
yapılan alanlarla ilgili bir kayıt olmadığı belirtilmiştir. Planlama ekibince kuruma yapılan ziyarette
alanda tarım teşkilatınca yapılması planlanan fiziki boyutlu bir projelerinin olmadığı bildirilmiştir.
İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün alanda herhangi bir projesi bulunmamaktadır.
Bingöl Valiliği Kadastro Müdürlüğü, sahada çalışma bölgeleri olduğunu, ancak
planlanmış veya gerçekleştirilmiş proje, tesis ve korumaya alınmış alanlarının bulunmadığını
bildirmiştir. Tapu Sicil Müdürlüğü’nün alanla ilgili yerleşimlerde herhangi bir projesi
bulunmamaktadır. Alanda bu güne kadar tapulama çalışması yapılmadığı tespit edilmiştir.
1.5 EKONOMİK YAPI
1.5.1 Arazi Kullanım ve Geçim Kaynakları
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS içerisinde kamu ve özel mülkiyet kullanımları vardır ve
alanın tümü göz önüne alındığında kamu kullanımı ağırlıktadır. Alan dağlık yapıya sahip
olduğundan içerisindeki tarım alanları büyük yer kaplamamaktadır. Alan ve çevresindeki
yerleşimlerde orman kadastrosu çalışmaları ve arazi kadastrosu çalışmaları tamamlanmamıştır.
YHGS’de bulunan Yedisu ilçesinin ve köylerin temel geçim kaynakları genelde tarım ve
hayvancılıktır. Coğrafi yapısı ve iklim yönünden hayvancılığa elverişli bir bölgedir. Yedisu
ovasındaki arazi verimli ve her türlü tarıma müsaittir. Bilhassa bu bölgede fasulye, mısır, ceviz,
elma ve hububat bol miktarda yetiştirilebilmektedir. Dışarıya fasulye, elma, bal, peynir ve hayvan
ticareti az miktarda da olsa yapılmaktadır. Yedisu ilçesinde yaklaşık 4.700 büyükbaş, 10.000
küçükbaş, 2.300 arı kovanı bulunmaktadır. İlçe merkezinin toplam kullanılan verimli arazisi
yaklaşık 24 bin dekardır. Tarım ve hayvancılık faaliyetleri kısmen pazara yönelik olsada genellikle
kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile yapılmaktadır. Yöre halkının önemli bir çoğunluğu yurt
dışında ve diğer illerimizde işçi olarak çalışmaktadır.
Maden yönünden zengin olan yörede mermer, krom ve bakır madeni bulunmakta, ancak
şu an işletilmemektedir. Tuzluca Mahallesi’nde (YHGS içinde değildir) bir krom madeni işletmesi
vardır.
56
YHGS içerisindeki yüksek bölgelerde ve orman içi açıklıklarda büyükbaş ve küçükbaş
hayvancılık, çoğunlukla sığır, koyun, az miktarda da kıl keçisi yetiştiriciliği yapılmaktadır. YHGS
sınırları içerisinde çok sayıda hayvan ağılı ve yayla yerleşimi bulunmaktadır.
Alanın içerisindeki ve çevresindeki yerleşim yerlerinde ve Periçayı yatağının çevresinde
tarımsal faaliyet olarak meyvecilik, sebzecilik ve az miktarda arpa, buğday üretimi yapılmaktadır.
Bu alanlarda ekimi ve hasadı yapılan ''Yedisu fasulyesi'' adı ile bilinen şeker fasulyesi meşhurdur.
Bölgede yaşayanların önemli bir besin ve geçim kaynağıdır. Yörede balcılık aktif olarak
yapılmakta ve yöreye önemli bir ekonomik gelir sağlamaktadır.
Ayrıca kırsal alanlarda ceviz, mantar (çarşıt mantarı), kuşburnu, kekik, yabani elma,
yabani armut, ışkın, dağ sarımsağı, alıç gibi bitkiler köylülerce toplanmaktadır. Toplanan ürünlerin
bazıları (ceviz, çarşıt mantarı, ışkın, alıç) pazara sunulmaktadır.
Alanla ilişkili olan köylerin (boş bulunan köyler dışındakiler) sosyo ekonomik durumları
ve altyapı bilgileri, yapılan köy ziyaretleri, ilgili kurumlarla yapılan görüşmeler ve resmi veriler
ışığında tespit edilmiştir.
Akımlı Köyü
Mezraları; Tuzluca-Acıelma-Miko-Perçivenk olup, YHGS’nin batı bölümünde Kelkaş
Vadisi içerisinde bulunmaktadır. Akımlı Köyü, Yedisu ilçe merkezine 29 km. uzaklıktadır. 1994
tarihinde terör olayları nedeniyle köy ve mezraların tamamı göç etmiştir mevcut durumda boş bir
köydür. Köy tüzel kişiliği devam etmektedir. Köyün büyük kısmı Kiğı ilçesinde yapımı devam
etmekte olan Kiğı Barajı sularının altında kalacağı kesindir. Kamulaştırma çalışmaları devam
etmektedir. Perçivenk mezrasında şelale mevcuttur. Köyün geçim kaynağı ceviz ve ormancılıktır.
Elmalı Köyü
Mezraları; Gelincik-Arpacık-Ömürlü-İbiş-A.Salkımlar-Y.Salkımlar olup ilçeye olan
uzaklığı 15 km dir. YHGS'nin kuzeydoğusunda bulunan Elmalı Köyü’nün eski adı “Almalı” dır.
Alanı ve merası en geniş yerleşim birimlerinden olup Yedisu ilçesinin en büyük köyüdür.
Köy merkezi ve A. Salkımlar mezrasında ilkokul; ayrıca köy merkezinde sağlık evi ve
kooperatif binası olmasına rağmen uzun süredir kapalıdır. Köyde elektrik, uydu telefon, içme suyu
ve ulaşım vardır. Ekonomik yetersizlik ve terör nedenleriyle önemli ölçüde göç vermiştir.
Tarım, hayvancılık ve arıcılık başlıca geçim kaynağıdır. Elmalı Köyü’nde ceviz, elma ve
armut yetiştirilmektedir. Özellikle küçükbaş hayvan beslenmektedir. Köyde yaklaşık 209
büyükbaş, 2.000 küçükbaş, 180 arı kovanı bulunmaktadır. Tarım arazisi miktarı yaklaşık 3.400
dekardır. Köylüler Butikan aşireti mensubu olup, köyde okuma-yazma oranı oldukça yüksektir.
57
Gelinpertek Köyü
Mezraları; Çiçekli Göl olup, YHGS'nin kuzeybatı sınırında bulunmaktadır. Yedisu ilçe
merkezine 17 km uzaklıkta dağınık bir köydür. Köyde ilkokul ve sağlık evi vardır ancak uzun
süredir kapalıdır.
Tarım, hayvancılık ve özellikle arıcılık geçim kaynağıdır. Köyde yaklaşık 300 büyükbaş,
550 küçükbaş hayvan bulunmaktadır. Tarım arazisi yaklaşık 900 dekar olup ceviz ve elma
yetiştirilir. Köyün elektriği, suyu, telefonu, ulaşımı vardır.
Güzgülü Köyü
Mezraları; Harmanlı, Yurtiçi, Doluçay, Güleç, Göl, Çaltepe, A. Kotan, Kömürlü, Dursun
olup YHGS'nin kuzey sınırında bulunan köyün eski adı ''Arnes'' tir. Yedisu ilçesine uzaklığı 9 km
olan köy eski yerleşim birimlerinden olup, yöredeki en büyük köylerdendir. Köyde eski bir Ermeni
kilisesi harabesi vardır.
Köyde ilkokul, elektrik, telefon, içme suyu, ulaşım mevcuttur. Tarım, hayvancılık, başlıca
geçim kaynağıdır. Elma, armut ve ceviz yetiştirilmektedir. Yaklaşık 650 büyükbaş, 1.800
küçükbaş, 20 arı kovanı bulunmaktadır. Tarım arazisi yaklaşık 1.000 dekardır. Yakınındaki Peri
Çayı’nda yaygın olarak balık avlanılmaktadır. Köy halkından yurt dışında çalışan çok sayıda işçi
bulunmaktadır. Türkçe ve Kürtçe'nin yanında Zazaca konuşma dili olarak kullanılmaktadır.
Kabayel Köyü
Mezraları; Horoz, Tap, Çıllık, Kuytuca, Göl, Kaldırım, Pirnank, Hatun, Sarıdal, Giyimli,
Kırmızı, Işıklı, İnceler, Toraman, Kamış, Orta, Güldiken, Işık, Kaldırım, D. Dere, A. Tepebaşı, Y.
Tepebaşı, Harabe, Haco'dur. YHGS'nin batı sınırında bulunan köyün ilçeye olan uzaklığı 23 km
olup eski adı 'Fem' dir. Tunceli ili Pülümür ilçesine bağlı iken 1990 tarihinde Yedisu İlçesi’ne
bağlanmıştır.
Köyde jandarma karakolu, sağlık evi, ilkokul, elektrik, uydu telefon, içme suyu, ulaşımı
vardır. İlkokul ve sağlık evi uzun süreden beri kapalıdır. Köye bağlı mezraların genelde birkaç
evden oluşması köye hizmet götürülmesini büyük ölçüde zorlaştırmaktadır.
Ticari ve ekonomik ilişkilerini Erzincan ili ile sürdürmektedir. Tarım, hayvancılık ve
arıcılık başlıca geçim kaynağıdır. Köyde yaklaşık 450 adet büyükbaş, 600 adet küçükbaş hayvan
bulunmaktadır. Tarım arazisi yaklaşık 1.100 dekar’dır. Ekonomik nedenlerle köy halkının büyük
bir kısmı kış mevsiminde Erzincan iline çalışmaya gidip yaz mevsiminde köye dönüş yapmaktadır.
Köyün gelenek, görenek yapısı tamamen eskiden bağlı olduğu Pülümür ilçesi gibidir.
Türkçe ve Kürtçe yanında “ Zazaca” da yerel dil olarak kullanılmaktadır.
58
Şen Köyü
Mezrası Şen Komları (Halil) olup, köy YHGS'nin kuzey sınırında Peri Çayı kenarında
bulunmaktadır. Köyün ilçeye olan uzaklığı 5 km olup ''ağa'' köylerindendir. 1984’de bölgedeki
terör olaylarından dolayı asıl köy sahipleri göç etmişlerdir. Köyde yaşayanlar arazi, ev ve yaylaları
kira karşılığında kullanan ''muraba'' denilen şahıslardır. Köyde ilkokul, elektrik, her evde telefon,
içme suyu ve ulaşımı mevcuttur.
Şeytandağları’nın eteğinde kurulu olan köyün alanı yaylacılığa müsaittir. Küçükbaş
hayvancılığın en yaygın olduğu köydür. Şen Köyü’nde yaklaşık 75 büyükbaş, 621 küçükbaş
hayvan bulunmaktadır. Köydeki tarım arazi miktarı yaklaşık 850 dekardır. Buğday, mısır, fasülye,
elma, armut, ceviz ve sebzecilik başlıca geçim kaynağıdır. Yabani fındık yetişmektedir. Köyün üst
kısmında bir şelale vardır.
1.5.2 Altyapı ve Gelişim
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS sınırları içerisinde ve çevresinde kalan köylerin
tamamında orman kadastro çalışmaları ve tapu kadastro çalışmaları yapılmamıştır. Köylerin altyapı
hizmetleri genel olarak 'Yedisu Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği' tarafından
gerçekleştirilmektedir. Yol, su, elektrik, telefon, cami gibi altyapı hizmetleri büyük ölçüde
tamamlanmıştır. Köylerin tamamında içme suyu, çoğunda ilkokul, telefon, ulaşım ve cami
bulunmaktadır. İlköğretim okulları köylerde göç oranı yüksek olduğundan ve öğrenci olmadığından
kapanmaktadır. Kanalizasyon çalışması hiçbir köyde yoktur. Köylerde sağlık ocağı genel olarak
yoktur. Köy yolları toprak yol olup son yıllarda asfaltlama faaliyetleri devam etmektedir. Yerel
mimari yeni yapılaşmalar ile yerini beton ve tuğla yapılara bırakmaktadır ki bu durum gelecekte
alanda yapılması muhtemel sürdürülebilir kültürel içerikli turizm faaliyetlerini olumsuz
etkileyecektir.
Bingöl-Erzurum karayolunun köylere ortalama uzaklığı 55 km'dir ve asfalt bir yolla
Yedisu ilçesine bağlanır. Köylerin yoğun karlı dönemler hariç Yedisu ilçesine ve Bingöl'e ulaşım
sorunları yoktur. Köylere ulaşım çoğunlukla toprak köy yollarından minibüs, midibüslerle ve özel
araçlarla sağlanır.
1.5.3 Doğal Kaynak Bazlı Ekonomik Faaliyetler
YHGS içerisinde ve kenarında yaşayan yöre insanının en önemli geçim kaynağı olan
hayvancılık ve tarımın temel girdileri alandaki doğal kaynaklardan (orman, mera, su, toprak vb.)
sağlanmaktadır. Büyük oranda yapılan büyükbaş ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliği devlet
ormanlarında ve otlaklarda yapılmaktadır. Tarımsal faaliyetlerde kullanılan su bölgedeki başta Peri
Çayı olmak üzere Şeytandağları’ndan havzaya gelen akarsu ve dağ eteğinden çıkan doğal su
kaynaklarından sağlanmaktadır. Ayrıca alan çevresinde krom başta olmak üzere madencilik
faaliyetleri de yapılmaktadır. Alanda yapılacak av turizmi bugün ve gelecekte ekonomik getirisi
59
olan önemli bir faaliyettir. Ormancılık faaliyetleri ve yöre halkının yakacak ihtiyacını çevre
ormanlardan sağlaması orman doğal kaynağının kullanılması ile mümkün olmaktadır. Kiğı
bölgesinde yapılan ve inşaatı devam eden barajlar ile Peri Çayı su kaynaklarından enerji elde
edilmektedir. Ormanlık alanlardan toplanan doğal bitki ve meyveler de alandaki doğal kaynakların
kullanımının başka bir şeklidir ve yöre insanının ekonomisine katkı sağlar. Bugün ve gelecekte bu
değerlerin sürdürülebilir kullanımı yöre halkının ekonomisine katkısını artıracaktır.
Alanda yoğun olmasa da madencilik talepleri bulunmaktadır. Kelkaş Vadisi’nde şu an
faaliyette olmayan bir krom madeni bulunduğu bilinmektedir. Peri Çayı havzasından çeşitli
yerlerde kum-çakıl alımı yapılmaktadır.
60
2 DEĞERLENDİRME
2.1 YHGS ALANININ SAHİP OLDUĞU DEĞERLER
2.1.1 Biyolojik Çeşitlilik Değerleri
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS, önemli ekosistem ve habitatları barındıran doğu
anadolu yukarı Fırat havzasındaki en önemli koruma alanlarından birisidir. Sahip olduğu yaşam
alanlarının çeşitliliği ve görece olarak batı bölgelere göre insan baskısından daha az etkilenmesi (ki
yöredeki nüfusun azlığı bunun nedenidir) alanda çok sayıda nadir bitki ve hayvan türlerinin
yaşamasına olanak vermektedir.
Alanın tamamı yaban hayatı açısından çok zengindir. Sarp kayalıklar, vadiler ve dağlık
kesimlerdeki Fauna önemli miktarda çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra), yaban
keçisi (Capra aegagrus) ve ayı (Ursus arctos) popülasyonlarını barındırmaktadır. Alan içerisinde
özellikle Peri çayı havzası ve Kelkaş vadisinde bulunan yaşam alanlarında bilinen memeli türlerden
sansar (Martes martes), kokarca (Mustela eversmannii), su samuru (Lutra lutra), porsuk (Meles
meles), sincap (Sciurus anomalus), tavşan (Lepus europaeus), kirpi (Erinaceus europaeus), yaban
domuzu (Sus scrofa), yarasa (Chireptora sp.) vb. bulunmaktadır. Bölgenin diğer büyük memelileri
Şeytan dağları'nın yüksek platolarında, kayalıklarında ve ormanlarında yaşama imkanı bulan tilki
(Vulpes vulpes), vaşak (Lynx lynx), karakulak (Caracal caracal) ve kurt'tur (Canis lupus).
Kuş türleri bakımından da oldukça zengin olan alan yırtıcı kuşlardan kartal (Circaetus
sp.), akbaba (Aegypius monachus), doğan (Falco sp.), kızıl şahin (Buteo rufinus), atmaca (Accipiter
nisus), kerkenez (Falco tinnunculus), delice (Circus macrourus), çaylak (Milvus sp.), Kara leylek
(Ciconia nigra), kaya kartalı (Aquila chrysaetos) bulunmaktadır. Gece yırtıcılarından puhu (Bubo
bubo), baykuş alandaki yaygın türlerdendir. YHGS’de bulunan diğer kuş türleri arasında saksağan
(Pica pica), keklik (Alectoris chuskar), çil keklik (Perdix perdix), toy (Otis tarda), mezgeldek
(Tetrax tetrax), turna (Grus virgo), bıldırcın (Coturnix coturnix), çulluk (Scolopax rusticola),
üveyik (Streptopelia turtur), tahtalı (Columba palumbus) ve kaya güvercinleri (Columba livia),
karga (Corvus monedula), sığırcık (Sturnus vulgaris), arı kuşu (Merops apiaster), ardıç kuşu
(Turdus sp.), kaz (Anser sp.), su tavuğu (Gallinula chloropus), bazı ördek türleri bulunmaktadır.
YHGS'nin genel olarak dağlık bir yapıya sahip olup, dağların eteklerinde seyrek ormanlık
alanlar bulunmaktadır. Üst zonlar çıplaktır. Ormanlar meşe ağırlıklı olup insan baskısı ile büyük
ölçüde tahrip olmuştur ve 1800 m'den aşağı kısımlarda görülür. Alanda ağaç formundaki türlerden
yaygın olarak Mazı Meşesi (Quercus infectoria Oliver ssp boissieri), saplı meşe (Quercus robur L.
subsp. pedunculiflora), Söğüt (salix alba L.), Çınar (Platanus orientalis L.), Titrek Kavak (Populus
tremula L.), Akçaağaç (Acer tataricum L.), Ahlat (Pyrus eleagnifolia Pallas ssp kotschyana), Alıç
(Crataegus orientalis L.), Dişbudak (Fraxinus angustifolia ssp syriaca ), Kızılağaç (Alnus
glutinosa L.), Karaağaç (Ulmus glabra) tespit edilmiştir.
61
Kelkaş Vadisi’nin her iki yamacında, özellikle batı yamacı meşe ormanları açısından en
iyi durumda bulunmaktadır. Bu bölgenin yüksek kesimlerinde bazı ardıç türleri; boz ardıç
(Juniperus excelca) ve adi bodur ardıç (J. communis) bulunmaktadır. Vadinin tabanında, Peri
Çayı’nın her iki yanında meşe ile birlikte diğer yapraklı türler karışık galeri orman şeklindedir.
Dağların yüksek kısımlarında, Alpin bölgede step vejetasyonunda Geven (Astrogalus sp.) ve
sütleğen (Euphorbia sp.) türleri baskındır. Bu bölgelerde Alpin çayırlıklarda çayır otları
(Gramineae) mera olarak kullanılmaktadır. Sahanın bu vejetatif yapısı alanda yaşayan hedef türler
için beslenme, barınma ve saklanma açısından büyük önem taşımaktadır. Otlatma ve yakacak
amacıyla kullanılan bu alanlar yörede yaşayan insanlar açısından da çok önemlidir. Yapılan
gözlemler sonucu insanların flora üzerindeki baskısı ile özellikle orman örtüsünün azalması sonucu
Şeytandağları’nın Peri Çayı’na bakan yamaçlarında yoğun toprak erozyonu olduğu görülmüştür.
Erozyonun etkisi ile Peri Çayı’na yoğun bir toprak akışı olmakta, bu nedenle bulanıklaşan Peri
Çayı’nda yaşayan balıklar ve diğer canlıların yaşaması zorlaşmaktadır.
2.1.2 Tarihi ve Kültürel Değerler
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS içinde ve çevresinde
antik çağlara ait tarihi eser
niteliğinde kalıntılara rastlanmamıştır.
Alanın çevresinde bulunan köy yerleşimlerinde Doğu Anadolu geleneksel köy yaşamı
(tarım ve hayvancılık, dokumacılık vb.) sürmektedir. Alandaki köylerin YHGS içinde yaylaları
vardır. Buralarda yayla kültürü devam etmektedir.
2.1.3 Jeolojik ve Jeomorfolojik Zenginlik
YHGS’nin jeolojik ve jeomorfolojik yapısı ile ilgili yeterli veri yoktur. Ancak;
Şeytandağları’nın jeolojik yapısı güzel bir doğal peyzaj sunmaktadır. Maltepe Köyü yakınlarındaki
peri bacası oluşumları ve Şen Köyü yakınındaki Perçivenk mevkisinde bulunan şelaleler önemli
peyzaj değeri olarak alanda yer almaktadır. Kelkaş Vadisi jeolojik ve jeomorfolojik görüntüsü
açısından bölgenin önemli yerlerinden biridir.
2.1.4 Rekreasyon Değeri
Alandaki rekreasyon değerleri olarak Peri Çayı, Kelkaş Vadisi, şelaler, peri bacaları,
Şeytandağları’nın panoramik görüntüsü, yayla kültürü, galeri ormanları sayılabilir. Bu değerler
yöre halkı tarafından bilinmekte ve önemsenmektedir. Ancak, bu değerlerin tanıtımının yapılması
için çaba gösterilmektedir. Fakat bu çabalar henüz alanda bu konuda bir turizm faaliyeti
yaratmamıştır.
62
2.2 KORUMA HEDEFLERİ
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS, yüksek dağlar, sarp kayalıklar, derin ve ilginç
jeomorfolojik yapıya sahip vadiler ile geniş alpin düzlükler ve yaylalardan oluşan topografyaya ait
ekosistem ve habitatlara ve muhteşem doğal peyzaja sahiptir. Bu yüksek dağların eteklerinde,
meşe ağırlıklı yapraklı ormanlar, vadi tabanlarında pek çok yapraklı ağaç ve ağaççıklardan oluşan
zengin floral yapı ve alt yamaçlardan çıkan temiz su kaynakları bulunmaktadır.
Alanın tamamı yaban hayatı açısından çok zengindir. Sarp kayalıklar, vadiler ve dağlık
kesimleri önemli miktarda çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra), yaban keçisi (Capra
aegagrus) ve boz ayı (Ursus arctos) populasyonlarını barındırmaktadır. Bu türlerin alanda var
olması bu alanın YHGS olarak ilan edilmesinin de ana gerekçesidir.
Sahanın çevresinde ve içerisinde köy ve yazlık kullanım amaçlı yayla yerleşim alanlarının
olması ve ormancılık, tarım, enerji, turizm, madencilik vb. diğer sektörlere ait yatırım talepleri ve
bunlara yönelik faaliyetler yapılması YHGS ve çevresindeki biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynaklar
üzerinde ciddi olumsuz baskılar oluşturmaktadır.
Alanın
biyolojik
çeşitliliğinin
korunması,
kaynak
değerlerinin
sürdürülebilir
kullanılabilmesi ve gelecek nesillere taşınabilmesi için; bu kaynaklar üzerindeki tehdit ve
baskıların belirlenmesi ile bu baskı ve tehditlerin giderilmesine yönelik strateji ve faaliyetlerin
ortaya konulması korunan alan yönetim planlaması açısından önemlidir.
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’deki koruma hedeflerinin öncelikle ortaya konulması
planlama sürecinin en önemli adımıdır. Plan stratejilerinin ve buna bağlı öncelikli faaliyetlerin
ekosistem ve habitatların öncelikleri ihtiyaçları doğrultusunda, objektif ve katılımcı yaklaşımlarla
belirlenmesi sürdürülebilir bir plan ve korunan alan yönetimi için büyük önem taşımaktadır.
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS'nin ilan edilmesine gerekçe olan çengel boynuzlu dağ
keçisi (Rupicapra rupicapra) ve yaban keçisinin (Capra aegagrus) ve boz ayının (Ursus arctos )
alanda yaşadığı ciddi bir populasyona sahip olduğu planlama sürecinde yapılan alan
çalışmalarından anlaşılmıştır. Alandaki biyolojik ve fiziksel yapının ortaya konulması ve koruma
hedeflerinin belirlenmesi için arşiv çalışması, gözlem, araştırma, inceleme, ilgi grupları ile
görüşme, alanın yönetiminden sorumlu birimlerden doğrudan bilgi alma gibi yöntemler
kullanılmıştır. Çalışmalar sonucunda alanın hedef türlerinden başka boz ayı, Kelkaş Vadisi, Peri
Çayı önemli tür ve habitatlar olarak öne çıkmaktadır.
Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra) ve yaban keçisi (Capra aegagrus):
YHGS’ye koruma statüsü kazandıran türler olarak ve alandaki varlıkları üzerinde oldukça
fazla baskı bulunması nedeniyle yaşam alanları ile birlikte öncelikli koruma hedefleri içerisinde
bulunmaları zorunludur. Yönetim ve gelişme planının alan kullanımı ve plan kararları bu türlerin
63
populasyonlarının
artırılmasının
önündeki
engellerin
kaldırılmasına
yönelik
stratejileri
belirleyecektir.
Boz ayı:
Ülkemizde bulunan ve dünyadaki sekiz ayı türünden biri olan boz ayı alandada yayılış
göstermektedir. Boz ayı ( Ursus arctos) ülkemiz dışında kuzey Amerika, Asya ve Avrupa’da
yayılış gösterir. Ülkemizdeki boz ayılar Kuzey Amerika ve Sibirya’daki alttürlere oranla çok daha
küçüktür. Karıncadan geyiğe ve böğürtlenden yaban armutlarına kadar neredeyse herşeyi yerler.
Ayılar aroma seven hayvanlar oldukları için meyveleri ete tercih ederler. Bunun dışında ayılar
özellikle ağustos ve eylül aylarında yüksek oranda karbonhidrat, yağ ve proteinli beslenmeye
ihtiyaç duyarlar. Özellikle de dişi ayılar kış uykusu öncesinde deli gibi beslenmek zorundadır.
Çünkü yavrularını kış uykusunda dünyaya getirirler. İnsanların gitgide daha çok ayıların yaşam
alanlarına girmeleri ve bu bölgelerde hayvanlarını barındırmaları ister istemez ayılarla insanları
karşı karşıya getirmektedir. Bu nedenle ülkemizin yaban hayatındaki en büyük memelisinin
neslinin devamı büyük tehdit altındadır. Ayılar için en büyük tehdidi oluşturan çiftçi ve çobanlarla
ayılar arasındaki savaş, tüm yasal koruma önlemlerine rağmen boz ayılar aleyhine gelişmektedir.
Yüksek parasal cezalar bile insanlar için caydırıcı olmamaktadır. Çünkü çoğunlukla ayılara karşı
yapılan saldırılar faili meçhul olarak kalmaktadır. Bölgede koruculuk amaçlı dağıtılan otomatik
silahlar ayılara karşı sıklıkla kullanılmaktadır.
YHGS içerisinde yaşama olanağı bulmuş bu türün bu alanda korunması, türün gelecekte
de ülkemizde var olması için büyük önem taşımaktadır. Yönetim planında bu tür ve insan
çatışmasının çözüm stratejileri geliştirilerek koruma yapılabilmesi için boz ayının ve yaşam
alanının koruma hedefleri içerisinde değerlendirilmesi zorunludur.
Kelkaş Vadisi:
Kiğı ile Yedisu ilçesi arasında bulunan Kelkaş Vadisi kuzey-güneybatı yönünde
YHGS’yi batı bölümünde sahayı bölmektedir. Peri Çayı gür ve sık ormanlık içinden bu vadide
akmakta ve çok güzel bir peyzaj oluşturmaktadır. Vadinin batı ve doğu yamaçlarında çok ilginç bir
jeomorfolojik yapı vardır. Bu alanlar yüksek bir ekoturizm potansiyeli taşımasının yanında çengel
boynuzlu dağ keçisinin (Rupicapra rupicapra) ve yaban keçisinin (Capra aegagrus) en önemli
yaşam alanlarından birisidir. Kelkaş Vadisi aynı zamanda sahadaki hedef türlerin çiftleşme
döneminde Tunceli ve Erzincan bölgesindeki yaban keçisi ve çengel boynuzlu dağ keçisi
populasyonlarıyla buluşmak için kullandığı bir geçiş güzergahıdır. Kiğı ilçesi yakınında inşaatı
devam eden Kiğı Barajı’nın su toplama havzası Kelkaş Vadisi’nin tamamını kaplayacaktır.
Oluşacak su alanları bu geçiş yolunu tamamen kapatacaktır.
Vadideki yapraklı karışık orman habitatları pek çok yabanıl türe ev sahipliği yapmaktadır.
Çeşitli orman gruplarından meydana gelen bu vadi bilhassa ilkbaharda özellikle göçmen kuşlar
tarafından da yoğun olarak kullanılmaktadır ve kuş göç yolu üzerinde bulunmaktadır. Eskiden çok
64
sık olan bu ormanlar devamlı olarak tahrip gördüğünden son yıllarda seyrekleşmeye başlamıştır.
Hedef tür, ender peyzaj görünümü, doğu Anadolu yapraklı meşe ormanlarının geçmişine ışık
tutacak yaşlı yapraklı karışık orman parçalarına sahip olması, taşıdığı eko turizm potansiyeli ve
üzerindeki
baskılar
alanının
öncelikli
koruma
hedefleri
içerisinde
değerlendirilmesini
gerektirmiştir.
Peri Çayı:
Karagöl ve Bingöl Dağlarındaki kaynaklardan çıkan sular Karlıova ilçesinin
kuzeybatısında Elmalı Deresi ve Yedisu’dan Kelkaş Deresi ile birleşerek Peri Suyu’nu
oluşturmaktadır. Peri Suyu buradan itibaren güneydoğu yönünde akıp Kiğı ilçesi sınırları içinde
Çomak Dağı’ndan Fas Deresi’ni daha güneyden Çomak Suyu ve Kalman Deresi’ni alarak Bingöl
ili sınırlarından çıkar. Tunceli il sınırları içerisinde Munzur Suyu ile birleşen Peri Suyu Elazığ’da
Yeşil Dere civarında Fırat’la karışır. Peri Suyu kenarında yükselen dağlık arazilerde sık sık heyelan
olaylarına rastlanır.
Toprak kaymaları bu civarda yerleşen köyleri tehdit eder. Arazi zemini henüz
oturmadığından, bu kaymalar yöreden geçen karayolunu tahrip etmektedir.
Peri Çayı, YHGS’nin kuzey sınırını teşkil etmektedir. Kuş göç yolu üzerindedir ve göç
sırasında pek çok göçmen kuş tarafından kullanılan bir habitattır. Balıkçılığa müsaittir ve yöre halkı
tarafından kontrolsüz olarak kullanılmaktadır. Kenarındaki yerleşme yerleri sayısı oldukça fazladır.
Hedef türlerin özellikle yüksek dağlık kesimlerdeki kar, kışın dondurucu soğuğu, yükseklerdeki
suların donması, yiyecek bulamama gibi nedenlerle kış mevsiminde özellikle kullandığı önemli bir
habitattır. Hedef türün sahanın kuzeyindeki Koşan Dağı (3078 m) ve daha kuzeyde Erzurum
bölgesindeki populasyonlarla özellikle çiftleşme dönemlerinde irtibat sağladığı geçiş yolları Peri
suyu çayı üzerinden geçmektedir. Hedef türler Kelkaş Vadisi başlangıcı ile Yedisu ilçesi arasındaki
Peri suyu çayı hattının tamamını kullanmaktadır ki bu alanın ve habitatının korunması bu anlamda
çok önemlidir. Bu hat üzerindeki geçişlerin herhangi bir tesis veya faaliyet ile engellenmesi
durumunda, zaten güney ve batı yönde oluşacak baraj su alanları ile çevrilmiş olan YHGS'deki tüm
yaban hayatı habitat olarak izole edilmiş olacaktır. Hedef tür yerleşim yerlerinin varlığı ve uygun
olmayan habitatlar ve arazi şekilleri nedeni ile güney ve doğu yönüne gitmemektedirler.
Peri Çayı yatağının çevresinde yöre halkı tarafından tarım yapılmakta ve sulama suyu
Peri Çayı’ndan temin edilmektedir. Alternatif gelir kaynaklarına yönelim için önemli bir olanaktır.
YHGS üzerindeki insan kaynaklı baskıların azaltılması nihayetinde kaldırılması için bir araç olan
alternatif gelir getirici faaliyetler çok önemlidir. Üzerindeki kullanımlar ve varlığını olumsuz
etkileyecek olası tehditlerin çok fazla olması, Peri Çayı’nın öncelikli koruma hedefleri içerisinde
yer almasının gerekçesidir.
Elde edilen bilgiler ekosistem ilişkileri temelinde değerlendirilip yorumlandıktan sonra
katılımcı yaklaşımla (Bilgilendirme ve talep alma düzeyinde) YHGS'nin koruma hedefleri
aşağıdaki gibi tespit edilmiştir.
65
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’de öncelikli koruma hedefleri :
1- Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra) ve yaban keçisi (Capra aegagrus)
populasyon ve yaşam alanlarının korunması.
2-Boz ayı (Ursus arctos) populasyon ve yaşam alanlarının korunması.
3-Alanın jeomorfolojik yapısının ve doğal peyzajın korunması (Kelkaş Vadisi).
4-Alanda yaban hayatı için önemli su kaynaklarının korunması (Peri Çayı).
2.3 TEHDİT (SORUN) ANALİZİ
Alanın
biyolojik
çeşitliliğinin
korunması,
kaynak
değerlerinin
sürdürülebilir
kullanılabilmesi ve mevcut biyoçeşitliliğin gelecek nesillere taşınabilmesi için; öncelikle
korunması gerekli kaynakların üzerindeki mevcut ve olası tehditlerin ortaya çıkarılması, bu
tehditlerin irdelenerek tehdit kaynağının belirlenmesi ve bunun giderilmesine yönelik strateji ve
faaliyetlerin tespit edilmesi gereklidir. Bu çalışmalar korunan alanın geleceğe taşınabilmesi, doğru
ve sürdürülebilir olarak yönetilebilmesi, geleceğe yönelik hedef ve stratejilerin ortaya
konulabilmesi, yapılacak faaliyetlerin belirlenmesi ve önceliklendirilmesi açısından çok önemlidir.
Koruma hedefleri üzerindeki tehditlerin ortaya konulması irdelenmesi sistematik bir tehdit analizi
ile gerçekleştirilmiştir.
Tehdit analizi için alan ile ilgili elde edilebilen ikinci el veriler ve arazide bizzat elde
edilen veriler (biyolojik, ekolojik, sosyo ekonomik, sosyal) toplanıp ekosistem tabanlı
değerlendirmeler yapılarak alanın koruma hedefleri belirlenmiş, bu hedeflere ulaşılmasındaki engel
ve baskılar değerlendirilmiştir. Ayrıca ilgi grupları ile Kiğı ve Yedisu ilçelerinde yapılan
toplantılarda sahadaki kaynak değerler, yaban hayatı ile ilgili sorunlar ve bunların çözüm yolları
tartışılmıştır. Bu tartışmalardan elde edilen talep ve öneriler sınıflandırılarak analiz çalışmalarında
kullanılmıştır. Böylece katılımcılık boyutu olan bir tehdit (sorun) analizi yapılmıştır.
Tehdit analizi aynı zamanda sahanın mevcut durumu ile ilgili bilgilerin geleceğe
taşınmasını
sağlayacak
ve
koruma
çalışmalarında
ne
düzeyde
ilerlemeler
olduğunun
ölçülebilmesine yarayacak bir belge olacaktır. Bu sayede ilerdeki uygulamalarda ve izleme
çalışmalarında yararlanılabilecek bir başlangıç noktası tehdit analizi çalışması ile oluşturulmuş
olacaktır.
66
Tablo 2.1 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS Yönetim Planı Tehdit Analizi
KORUMA
HEDEFLERİ
BASKI
BASKININ KAYNAĞI
ÇÖZÜM YOLLARI
1- Çengel
1-Kaçak avcılık.
1-Yaban hayatı ve özellikle
1- YHGS ilgi gruplarını
boynuzlu dağ
2-Koruma
hedef türler konusunda eğitim
kapsayan eğitim ve
keçisi
sisteminin
ve bilinç eksikliği.
bilinçlendirme çalışmaları
(Rupicapra
yetersizliği.
2-Çok yönlü av yönetim planı
(yaban hayatı, biyolojik
rupicapra ) ve
3-Yaban hayatının
olmaması.
çeşitlilik, ormancılık,
yaban keçisi
korun-
3- Envanter eksikliği.
avcılık vb. konularda)
(Capra
ması öncelikli
4- Yöre insanın avcılık tutkusu
yapmak.
aegagrus)
olmayan ormancılık
ve alışkanlıkları.
2-Çok yönlü av planı
popülasyon ve
faaliyetleri .
4 -Av ekipmanlarındaki teknik
yapmak.
yaşam
4-Alanda yapılan
gelişme ve kolay silah
3- Hedef türlerin
alanlarının
plansız otlatma
edinilebilmesi.
envanterini yapmak ve
korunması.
faaliyetleri
5- Koruma ekiplerinin
izleme programını
5-Yaylacılık
donanımlı, konusunda
oluşturmak.
6-Çoban köpekleri.
eğitilmiş yeterli sayıda
4- Koruma ekiplerinin
7-Alan içerisindeki
elemana sahip olmaması.
kapasitelerini arttırmak ve
kıl keçisi ve diğer
6-Orman amenajman
sürdürülebilir hale
evcil hayvanların
planlarının yaban hayatı
getirmek.
hastalık ve parazit
gelişme ve yönetim planları
5-Köy tüzel kişiliği ile
bulaştırması.
hedeflerine uyumlu olmaması.
koruma sistemini
8-Alandaki evcil kıl
7- Fiili ormancılık
geliştirmek.
keçileri ile olası
faaliyetlerinde yaban hayatının
6-Amenajman planlarının
çiftleşmeler ve
korunmasının öncelikli
yönetim ve gelişim planı
genetik bozulma.
olmaması.
ilkeleri doğrultusunda
9- Alan içerisindeki
8- Geleneksel kıl keçisi ve
yenilemek.
ve çevresindeki su
hayvan yetiştiriciliği.
7- Yönetim ve gelişim
kaynaklarının
9-Kurumlar arası
planı ilkeleri
kontrolsüz kullanımı
koordinasyon eksikliği.
doğrultusunda otlatma
ve alınması.
10- Maden yasasının YHGS
planları yapmak.
9-Alan içerisi ve
lerin koruma önceliklerini
8- Alternatif hayvan
yakın çevresindeki
dikkate almaması ve talep
yetiştiriciliği konusunda
maden işletmeleri ve
sahiplerine kolaylık sağlaması.
teşvik ve destek sağlamak.
yeni izin talepleri.
11- Bingöl ve YHGS
9- Saha içerisindeki ve
10- Regülatör ve
çevresindeki maden arama ve
yakınındaki su
HES projelerinin
işletme talebinin yüksek
kaynaklarının yaban hayatı
hedef tür yaşam
olması.
ve biyolojik çeşitliliğin
alanı bütünlüğünü
12-Enerji talebi.
korunması ve geliştirilmesi
67
bozması.
13- Yoksulluk.
öncelikli kullanımını
14-Güvenlik sorunları nedeni
sağlamak.
ile alanın kontrolündeki
10- Kurumlar arası
zorluklar.
koordinasyonu sağlamak.
15-Sürü sahiplerinin
11- Saha ve çevresinde
yırtıcılardan hayvanlarını
sürdürülebilir doğa
korumak istemeleri.
turizmini canlandırmak.
16-Geeneksel yaşam şekli
14- Çevre köylerde
17-Yörenin hayvancılığa
alternatif geçim kaynakları
uygun olması.
yaratmak.
15-Korunan alanlarda
madencilik mevzuatının
düzenlenmesi.
16- Sahayı tanıtan uyarma
ve bilinçlendirme amaçlı
levhaların sahanın
girişlerine asmak.
2- Ayı
1-Kaçak avcılık.
1-Yörede yaban hayatı ve
1-YHGS ilgi gruplarını
(Ursus arctos)
2-Zehirleme,ayak
özellikle hedef türler konusunda
kapsayan eğitim ve
populasyon ve
kapanı vb. ile
eğitim ve bilinç eksikliği olması.
bilinçlendirme çalışmaları
yaşam
öldürme.
2-İnsan ve ayı çatışması.
(yaban hayatı, biyolojik
alanlarının
3-Koruma
3- Yöre insanın avcılık tutkusu
çeşitlilik, orman
korunması.
sisteminin
ve alışkanlıkları.
yangınları, vb. konularda)
yetersizliği.
4 -Silah ve arazi
yapmak.
4-Alanda yapılan
ekipmanlarındaki teknik gelişme
2-Boz ayı envanteri
plansız otlatma
ve kolay silah edinilebilmesi.
yapmak ve izleme
faaliyetleri.
5-Alandaki ayı varlığı ve
programı oluşturmak.
yayılışının belirlenmemiş olması.
3-Koruma ekiplerinin
su kaynaklarının
6- Koruma ekiplerinin
kapasitelerini arttırmak ve
kontrolsüz kullanımı
donanımlı, konusunda eğitilmiş
sürdürülebilir hale
ve alınması
yeterli sayıda elemana sahip
getirmek.
6- Baraj ve akarsu
olmaması.
4-Köy tüzel kişiliği ile
regülatör ve HES
7- Geleneksel hayvancılık
koruma sistemini
projelerini yaşam
yapılması.
geliştirmek.
alanı bütünlüğünü
8- Enerji talebi.
7- Alternatif hayvan
bozması.
10- Güvenlik sorunları nedeni ile
yetiştiriciliği konusunda
alanın kontrolündeki zorluklar.
teşvik yapmak.
5- 5-Alan içerisindeki
8- Saha içerisindeki ve
yakınındaki su
kaynaklarının öncelikli
68
olarak yaban hayatının
korunması ve geliştirilmesi
amaçlı yararlanmak.
9- Kurumlar arası
koordinasyon sağlamak.
10- Arazi sahipleri ile
görüşmeler yapmak ve
yaban hayatı konusunda
bilinçlendirmek.
11-Saha ve çevresinde
sürdürülebilir doğa
turizmini canlandırmak.
12-Çevre köylerde
alternatif geçim kaynakları
yaratmak.
5-
3- Alandaki
1-Ormancılık
1-Doğal peyzajı dikkate
1- Önemli peyzaj ve
jeomorfolojik
faaliyetleri.
almayan ormancılık
jeomorfolojik değerler ve
(Kelkaş Vadisi)
2-Saha içi ve
faaliyetleri.
önemleri hakkında eğitim
yapının ve doğal
etrafındaki
2-Bilinç eksikliği.
ve bilinçlendirme
peyzajın
madencilik
3- Maden yasasının ve enerji
çalışmaları yapmak.
korunması
faaliyetleri.
yatırımları izinlerinin YHGS
4- Doğa turizmi ve
3-Alandaki askeri
lerin koruma önceliklerini
madencilikle uğraşan ilgi
operasyonlar.
dikkate almaması ve talep
gruplarının korunan
4- Baraj ve akarsu
sahiplerine kolaylık
alanlar ve doğa koruma
HES projeleri.
sağlanması.
konusunda eğitim ve
5- Enerji nakil
4- Bingöl ve YHGS
bilinçlendirmek.
hatları.
çevresindeki maden arama ve
3- Önemli peyzaj
6 - Kontrolsüz
işletme talebinin yüksek
değerleri olarak
rekreasyonel
olması.
tanımlanan alanlardaki
kullanımlar.
5-Alana girişlerin
ormancılık faaliyetlerini
7-Madencilik
kontrolsüzlüğü.
doğal peyzajı bozmayacak
faaliyetleri.
6- Enerji talebi.
şekilde yapmak.
7- Güvenlik sorunları.
4-Alan çevresindeki
yerleşimlerde yapılaşma
ile alt ve üst yapıların doğa
koruma öncelikli imar
planları doğrultusunda
yapmak.
5-Alan dışında alternatif
rekreasyon alanları
69
oluşturmak.
6-YHGS’ na girişlerin
kontrol altına alınması.
7- Alandaki doğa turizmi
faaliyetlerinin
düzenlemek.
4- Alanda yaban
1-Peri çayına atılan
1-Günü birlikçiler ve altyapısı
1-Alan çevresindeki köy
hayatı için
katı ve sıvı atıklar.
olmayan yerleşim yerleri
ve yerleşimlerin
2-Bilinç eksikliği.
altyapıların tamamlamak,
önemli su
5- 2- Kaçak balık
kaynaklarının
avcılığı.
3-Yakın çevreden gelen olta
katı ve sıvı atık yönetimi
korunması (Peri
3-Proje ve inşaat
balıkçılar.
konusunda önlem almak.
Çayı havzası)
aşamasındaki HES
4-Enerji ihtiyacı için Akarsu
2-Küresel ısınma ve su
talepleri.
enerji yatırımlarının teşvik
konusunda okullarda ve
edilmesi.
köylerde eğitim yapmak.
kullanımı.
5-Doğal yapıyı ve ekosistem
3-Alanla ilgili grupları
5- Barajlar
işleyişini gerçek anlamda
suyun önemi konusunda
irdelemeden yapılan enerji
bilinçlendirmek.
projeleri.
4-Ekolojik tarımı ve
7-Geleneksel sulama ve tarım
modern sulama
uygulamaları.
tekniklerini teşvik etmek.
4- 4- Denetimsiz su
5- Su tahsislerinin doğa
koruma öncelikli verilmesi
için gerekli yasal
önlemlerin almak.
6- Peri çayı ekosistemine
zarar verecek ve habitat
bölünmelerine neden
olacak akarsu enerji
projelerine izin vermemek.
70
3 PLANLAMA
3.1 YÖNETİM STRATEJİSİ
Planın bu kısmında; I. bölümdeki alanla ilgili temel verilere ve edilen bilgilerle, II.
bölümdeki alanın değerleri ile bu değerleri etkileyen sorunların ve tehditlerin değerlendirilmesi
sonucu, Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’nin sürdürülebilir ve katılımcı yönetimi için gerekli ana
yaklaşımlar ortaya konulmaktadır. Bu bölümdeki yönetim planı ilke ve kararları, alanın statüsü var
olduğu sürece geçerli olacaktır. Ancak stratejik planlamada belirlenen faaliyetlerin yerine
getirilmesi ve izlenmesindeki başarılı çalışmalar sonucu alandaki koruma hedeflerine ulaşıldıkça
dinamik plan yaklaşımı gereği plan revize edilebilecektir.
Yönetim planının stratejik ve uygulama bileşenlerinin nasıl yapılandırıldığı aşağıda Şekil.
3.1’de gösterilmiştir.
Vizyon
Program 1
Hedef
Strateji ve Amaç
Program 2
Program 3
Hedef
Strateji ve Amaç
Strateji ve Amaç
Faaliyet 1
Faaliyet 2
Yıllık İş Planları
Faaliyet 3
Faaliyet 4
Bütçe ve Kaynak Planı
Teknik Ekler
Şekil 3.1 Yönetim planı uygulama stratejisinin genel görünümü
71
3.2 YHGS VİZYONU
Şeytandağları’nda,
Biyolojik çeşitliliğin öncelikle korunması temelinde sürdürülebilir doğal kaynak
kullanımı yapılabilen, çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi, boz ayı populasyonları yeterli
sayıya ulaşmış, su kaynaklarının doğal haliyle korunduğu, bilinçli av turizmi ve eko-turizm
faaliyetleri yapılan, doğaya saygılı turistlerce tercih edilen, tüm sorunları çözülmüş köylerde;
refah seviyesi yüksek, doğayı koruyan ve korunan alan yönetimine etkin destek veren mutlu,
bilinçli insanların yaşadığı, yeterli ve deneyimli personel ile gerekli altyapı ve donanıma sahip
YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI görmek.
3.3 BÖLGELEME
YHGS’de ulusal ve uluslar arası düzeyde korunan doğal flora ve fauna türlerinin
saptanmasına ve geliştirilmesine, bu türlerin yaşam alanlarının tespitine ve bu alanlarda iyileştirici
tedbirlerin alınmasına, habitat ve ekosistem bütünlüğüne, bilimsel amaçlı faaliyetlere, yöre halkının
ve ziyaretçilerin alanın koruma statüsü ve kaynak değerleri ile uyumlu temel gündelik ve
rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılanmasına, doğal kaynak kullanımı biçimlerine göre bölgeleme
yapılmıştır.
Tablo 3.1 Bingöl Kiğı Şeytandağı YHGS Bölgeleme Tablosu
Bölgeler
Oranı (%)
Alanlar ( ha.)
Mutlak Koruma Bölgesi
Hassas Koruma Bölgesi
Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi
Kontrollü Kullanım Bölgesi
Toplam
0
0
3.151,10
12,68
20.452,33
82,27
1.255,29
5,05
24.858,72
100
Bu bölgeleme çalışmasında genel yaklaşım, HKB’deki müdahale görmüş kaynak değerlerin
korunması ve iyileştirme çalışmaları ile doğal süreçlere yaklaştırılması, diğer bölgelerde ise
alandaki tehdit ve çatışmaların sonlandırılmasına katkı yapacak koruma öncelikli – sürdürülebilir
kaynak kullanım olanakları sağlamaktır. Bu şekilde doğal süreçlerin kesintisiz işlemesini garanti
edecek alan kullanımının düzenlenmesi hedeflenmiştir.
72
Şekil 3.2 Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS bölgeleme haritası
3.3.1 Yaban Hayatı Geliştirme Sahası'nda Genel Prensipler
1- YHGS içerisinde bulunan hedef türleri ve predatörlerini kapsayan envanterin İl Şube
Müdürlüğünce her yıl yapılması zorunludur.
2- YHGS içerisindeki yaban hayatı kaynak değerlerinin tüm imtiyaz ve kullanım hakkı
DKMP Genel Müdürlüğüne aittir. Genel Müdürlüğün belirlediği esaslar dahilinde Bölge
Müdürlüğünün izni olmadan YHGS kaynak değerlerini içeren her türlü reklam, film, belgesel vb.
unsurlar ticari amaçlı yapılamaz.
3- YHGS içerisinde DKMP Genel Müdürlüğü tarafından belirlenmiş esaslar dahilinde,
tahribata neden olmayan bilimsel amaçlarla araştırma ve izleme faaliyetlerine izin verilebilir.
4- Eğitim ve tanıtım faaliyetleri DKMP Genel Müdürlüğünün belirlediği esaslar dahilinde
yürütülür.
5-YHGS içerisinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülecek her türlü yatırım
faaliyeti için Bölge Müdürlüğünün uygun görüşünün alınması zorunludur.
6-YHGS yönetim ve gelişme planında öngörülmemiş her türlü kara avcılığı faaliyetleri
yasaktır. Balık avcılığı yürürlükteki mevzuat ile yönetim planı ilkeleri çerçevesinde yapılır.
73
7- YHGS’deki dereler ile bunlarla bağlantılı saha dışındaki derelere ve göllere, biyolojik
çeşitlilik ve gen kaynaklarının korunması açısından, bu dere ve göllerde bulunmayan yabancı balık
türlerinin salınması yasaktır (özellikle Kiğı Barajı, Peri Çayı ve onu besleyen sulu yan dereler,
Kelkaş Deresi).
8- YHGS’de yangınlara, ilgili birimlerce doğal yapının korunmasına yönelik müdahale
edilir, yangın sonrasında yanan sahanın doğal haline getirilmesine Bölge Müdürlüğü ve ilgili
Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kurulacak komisyon marifeti ile karar verilir.
9- Orman teşkilatınca yapılacak ormancılık faaliyetleri YHGS yönetim ve gelişim
planları ilke ve kararları doğrultusunda hazırlanacak ''Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Orman
Amenajman Planları'' çerçevesinde yapılır. Mevcut durumda fonksiyonel amenajman planının
olmaması halinde faaliyetler OGM ile Genel Müdürlük arasında yapılan 11.07.2007 tarihli ve
B.18.0.DMP.03.04.480.00/356–4786 sayılı protokol ve 28.01.2013 tarihli Protokol çerçevesinde
yapılacaktır.
10-
YHGS
içerisinde
belirtilen
yerlerde,
dönemlerde
ve
miktarlarda
Bölge
Müdürlüğü’nün belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde toplanmasına izin verilen bitkiler, bir
plan dâhilinde toplattırılır. Toplama işleminin toplama tekniklerine uygun olması için yörede
yaşayanlar arasından talep sahibi olanlar İl Şube Müdürlüğü’nce eğitilir.
11- Yerel halkın da katılımıyla İl Şube Müdürlüğü tarafından doğaya uygun arılık yerleri
planlanır ve tesis edilir. Arılık yerleri yaban hayvanlarının olası zararlarına karşı gerekli önlemleri
alacak şekilde toplu olarak düzenlenir. Planlanan arılık yerleri hariç YHGS içerisinde arılık yeri
yapılamaz. Yaban hayvanı zararlarından korunmak için tedbirleri almak arı sahiplerine aittir.
Yaban hayvanlarını arı kovanlarından uzaklaştırmak için Bölge Müdürlüğünce izin verilen
yöntemler kullanılabilir.
12- Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ile İlgili Yönetmeliğin
11. maddesi 2. fıkrası gereği, köy ve beldelerin meskun mahallerinde, özel mülkiyetteki tapulu
yerleşim alanları ile alt yapı hizmetleri, konut, ahır, samanlık ve benzeri ek binaları, ibadethane,
sağlık ocağı gibi ortak kullanım yerleri planlamalarda plan hükümleri dışında bırakılır.
13- Alana herhangi bir yerden moloz, cüruf, çöp gibi atıklar atılamaz ve dökülemez.
Ancak plan hükümleri çerçevesinde izin verilen maden işletmeciliği ile Baraj-HES inşaat işlerinde
dekopaj, pasa alanları ve bu bozulmuş, tahrip olmuş alanlara ait hazırlanacak rehabilitasyon
projesine Bölge Müdürlüğü tarafından uygun görülmesi halinde izin verilmelidir.
14- YHGS içerisinde özel ağaçlandırma faaliyetlerine; Ağaçlandırma projesi İl Şube
Müdürlüğünce incelendikten sonra uygun görülmesi halinde izin verilebilecektir.
15- Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında özellikle hedef tür ve diğer türlerin yaşam
alanlarında habitat bölünmesine sebep olacak yatırımlar, her türlü enerji yatırımları, maden arama
74
ve işletme faaliyetleri, sanayi tesisleri, turistik amaçlı tesisler, enerji, su, petrol, doğalgaz,
haberleşme nakil hatları ve bunlara ait yatırımlar ve tesisler, su kaynakları ile yaban hayatı ve
ekosistemi etkileyecek her türlü faaliyet için en az 3 farklı üniversitenin yaban hayatı başta olmak
üzere yapılacak yatırımın özelliğine göre Genel Müdürlüğün belirlediği bilim dallarında konusunda
uzmanlaşmış öğretim üyelerince “Ekosistem Değerlendirme Raporu” hazırlanacaktır. Raporda,
tesisin bu yaban hayatı geliştirme sahasındaki hedef tür ve diğer türlerin bu alandaki devamlılığını
tehlikeye düşürmeyeceğini ve ekosistemi bozmayacağı sonucuna varılması halinde; her türlü su
kullanım koşulları için Sulak Alanlar Mevzuatı, diğer kullanım koşulları için ilgili mevzuat
çerçevesinde hazırlanacak taahhüt senedinde bulunan şartlar dahilinde yürütülür. Genel Müdürlük;
çalışma alanı, çalışma mevsimi, çalışma şekli, kaybolan habitatın ikamesi, habitat rehabilitasyonu,
hedef türlerin izlenmesi ve beslenmesi, yerel halkın bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gibi konularda
yatırımcı kişi ya da kuruluşlara ek şartlar getirilebilir. Ekosistemi etkilemeyeceği yukarda
belirtildiği şekilde üniversite raporlarıyla tespit edilmiş benzer yapı ve tesislerin tümü bu kapsamda
değerlendirilecektir. YHGS ilanından önce göre verilen izinler, izin süresi sonuna kadar geçerlidir.
İzin süresi bitiminde bu izinler yeni müracaatlar gibi değerlendirilir.
16- Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde 5177 ve 5995 sayılı kanunlarla değişik 3213
sayılı Maden Kanunu’nun 2. Maddesinde tanımlanan 1. ve 2. Grup madenlerin arama ve işletilmesi
yapılamaz. Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilanından önce verilmiş izinler, izin süresi sonuna kadar
geçerli olup uzatılamaz. Yönetim ve Gelişme Planının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle uzatılma
aşamasında olan izinler yeni müracaatlar gibi değerlendirilir. YHGS içerisinden elde edilen ham
madenlerin işlenmesi YHGS dışarısında yapılmak zorundadır.
17- Yönetim ve Gelişme Planı’nda öngörülemeyen hususlar ilgili mevzuat çerçevesinde,
4915 sayılı KAK ve planın genel prensiplerine uygun şekilde çözümlenecek, bu hususlar planın
revize edilmesi sırasında tekrar değerlendirilecektir.
3.3.2 YHGS’de Ekolojik Tedbirler
1- Doğal olarak bozulmuş veya tahrip olmuş ekosistemlerin iyileştirilmesi için İl Şube
Müdürlüğü gerekli tedbirleri alır, iyileştirmeleri sağlar.
2- YHGS içerisinde orman içi açıklıklardan ve hazine arazilerinden uygun görülenlere
yaban hayvanlarının istifadesi için habitat rehabilitasyonu amacıyla yörede yetişen meyveli bitkiler
dikilir veya ekilir, dikim veya ekim işlemleri Mülga Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel
Müdürlüğü ile DKMP Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 19.03.2010 tarihli protokol
çerçevesinde yürütülür. Bu alanlara yabancı bitki türlerinin ekimi ve dikimi yasaktır.
75
3- Geleneksel tarımsal faaliyetler kontrollü bir şekilde sürdürülür. Organik ve ekolojik
tarımsal faaliyetler teşvik edilir. Tarımsal zararlılardan korunmak için İl Şube Müdürlüğü
koordinasyonunda ilgili kanunlar çerçevesinde biyolojik mücadele yöntemleri araştırılır.
4- Derelere ve göllere, biyolojik çeşitlilik ve gen kaynağının korunması açısından derede
bulunmayan yabancı tür balığın salınması yasaktır. YHGS içerisindeki derelerde ve göllerde tespit
edilen doğal balık türlerinin artırılması ve azalan derelere ve göllere salınması maksadıyla doğal
balık üretim istasyonu tesis edilebilir.
Anaç balıklardan üretilen balıklar, ayrı havuzlarda
yetiştirilerek tekrar toplandıkları derelere salınır.
5- YHGS içerisinde yaban hayvanlarının beslenmesi ve barınması ortamları yeterli
gelmediği takdirde gerektiğinde İl Şube Müdürlüğünce belirlenen uygun yerlere yemlikler, suluklar
ve barınma yerleri yapılır.
6- YHGS içerisine hiçbir suretle sahipsiz hayvan, ev ve süs hayvanı bırakılamaz.
Bırakılması durumunda Kara Avcılığı Kanunu Kapsamında yayımlanan “Av ve Yaban
Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele Usul ve Esasları
Hakkında Yönetmelik” kapsamında mücadele edilir. Sahipsiz hayvan, ev ve süs hayvanlarının
YHGS içerisine bırakılmaması için yürürlükteki kanunlar çerçevesinde önlemler alınır.
Gelişme planında yer almayan konular için aşağıdaki kanun ve yönetmelikler
geçerli olacaktır:

Kara Avcılığı Kanunu (No.4915) ve Yönetmelikleri,

Çevre Kanunu (No. 2872) ve Yönetmelikleri,

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (No. 2863) ve Kanunun Yönetmeliği,

Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (Resmi Gazete No. 25818, 17.05.2005),

İmar Kanunu (No 3194) ve Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde İmar Planında
Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği,

Turizm Teşvik Kanunu (No. 2634) ve Bu Kanunun Turizm Yatırım ve İşletmeleri
Nitelikleri,

Mera Kanunu (No. 4342) ve Yönetmeliği,

Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu (No. 5403),

Tarım Kanunu (No. 5488),

İl Özel İdaresi Kanunu (No. 5302),

Köy Kanunu (No. 442).
76
3.3.3 Mutlak Koruma Bölgesi (MKB)
28.02.2012 tarih ve B.23.0.11.03.000.DMP.-400-201 sayılı “Korunan Alanlarda Koruma
Bölgelerinin Belirlenmesi” konulu Bakan OLUR’unda belirtilen “Mutlak Koruma Bölgesi;
Küresel ölçekte korunması gereken ve/veya ülkemizin taraf olduğu sözleşmelerde korunması
taahhüt edilen türerin bağımlı oldukları habitatlardan, günümüze kadar hiçbir insan
müdahalesi görmeden doğallığı muhafaza edilmiş olan alanlar mutlak koruma bölgesi olarak
ayrılır.” tanımına uygun YHGS içerisinde mutlak koruma bölgesi olarak bir bölge tespit
edilememiştir.
Ancak, bilimsel çalışmalar sonucunda yukarıda belirtilen tanıma uygun alanların
belirlenmesi durumunda “Mutlak Koruma Bölgesi” yapılacaktır. YHGS içerisinde, MKB tespit
edildiğinde; bu alandaki faaliyetler yönetim ve gelişme planı hükümlerine derc edilir.
3.3.4 Hassas Koruma Bölgesi (HKB)
Hassas koruma bölgesinin ana amacı; Bir alanın kaynak değeri ya da çekirdek zonunu
oluşturan bölümü geleneksel kullanımla iç içe günümüze kadar gelebilmiş ise, hedef türlerin,
habitatlarının bozulmadan gelecek nesillere intikalini sağlayacak şekilde kullanımı, zaman, faaliyet
ve süreye göre kısıtlandığı kısımlardır. Yönetim maksadı ise müdahale görmüş kaynak değerlerini
koruyarak ve/veya iyileştirme çalışmaları ile doğal süreçlere yaklaşmasını sağlayarak türlerin ve
habitatların geleceklerini teminat altına almaktır.
Hassas Kullanım Bölgesinde:
1- Arıcılık: Sınırlı sayıda olmak koşuluyla İl şube müdürlüğünce doğaya uygun arılık
yerleri planlanır ve tesis edilir. Planlanan ve tesis edilen arılık yerleri hariç İl şube müdürlüğünden
izin almak ve ağaçlara zarar vermemek koşuluyla kara kovan konulabilir.
2- Bitki Toplama: Bu bölgede bitki toplama faaliyetlerine izin verilmez.
3- Su Kullanım Koşulları: Hassas Koruma Bölgesi içerisinde kalan su kaynakları ticari
olmamak kaydıyla yöre halkının içme suyu ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılacak su isale hatları
ve yaban hayatı yaşam ortamlarını düzeltme amacı dışında alınamaz, su yataklarının yapısını
değiştirecek müdahalelerde bulunulamaz.
4- Balık Üretim İstasyonları: İl Şube müdürlüğü tarafından derelerde ve göllerde tespit
edilen doğal balık türlerinin artırılması, azalan derelere ve göllere salınması amacıyla doğal balık
üretim istasyonu kurulabilir. Mevcut tüm balık çiftliklerinin, derelerin kirlenmesi ve biyolojik
çeşitliliğin korunması amacıyla alanın gelişim amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi esastır.
Var olan ticari işletmeler İl şube müdürlüğü tarafından istenilen ek önlemleri almakla
sorumludurlar. Bu alanlara ticari amaçlı yeni balık çiftlikleri kurulamaz.
5- Avcılık: Bu bölge içerisinde her türlü avcılık faaliyeti yasaktır.
77
6- Kamu Kurumlarının Yatırımları: Korunan alan içerisinde veya yakın çevresinde
yaşayan halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere başka bir seçenek olmaması halinde kamu hizmetleri
yatırımlarına (yol, su, elektrik, telefon vb. her türlü alt ve üst yapı) ticari amaçlı olmaması
kaydıyla Genel Müdürlükçe belirlenen şartlar çerçevesinde izin verilebilir. Bu izinlerde alandaki
doğal yapıya ve biyolojik çeşitliliğe en az zarar verecek şekilde teknolojik imkânların kullanılması
zorunludur.
7- Planlama: Bu bölge içerisinde yaban hayatı tanıtım merkezi ve bekçi kulübesi
yapılabilecektir. Günübirlik kullanım alanları ve yeni yerleşim yerleri oluşturulamaz.
8- Tarım ve Hayvancılık Faaliyetleri: Tarım alanlarına ulaşım için mevcut yollar
kullanılacak olup yeni yollar açılmayacaktır. Ekosisteme zarar vermeyecek geleneksel tarım
uygulamaları devam ettirilecektir. Ekosisteme ve yaban hayatına zarar verecek kimyasallar,
zirai ilaçlar ve gübreler kullanılmaması için İl Şube müdürlüğünce ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarıyla temasa geçilerek gerekli önlemler alınacaktır. Ayrıca bu konuda kamuoyunun
bilgilendirilip bilinçlendirilmesi sağlanacaktır. Mevcut hayvan çiftliklerinin gelişme ve
yönetim planı amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi İl Şube müdürlüğü tarafından
denetlenecektir. Yeni çiftliklerin kurulması talepleri Bölge Müdürlüğünce belirlenecek esas
ve usuller doğrultusunda değerlendirilecektir.
9-Mera Alanları, Subalpin/Alpin Alanlar, Otlatma: Yaban hayatı hükümlerini içeren
Bölge Müdürlüğü görüşleri otlatma planını yapacak ilgili kuruma bildirilir. Nesli tehlikede endemik
bitkilerin bulunduğu alanlar otlatma kapsamı dışında tutulur. Köylere ve yaylalara tahsis edilecek
mera alanlarında taşıma kapasitesinin hesaplanması zorunludur. Büyükbaş ve küçükbaş
hayvanların belirlenecek ve planlanacak mera alanları dışarısına başıboş bırakılması
kesinlikle yasaktır. Ormanlık alanlarda otlatma yürürlükteki mevzuat çerçevesinde belirlenecektir.
10- Ormancılık: Alanın hedef türünün ekolojik istekleri göz önüne alınarak, yaşam
alanlarını iyileştirici ve doğal peyzajı dikkate alan ekosistem tabanlı çok yönlü fonksiyonel
amenajman planları doğrultusunda ormancılık faaliyetleri sürdürülür. Fonksiyonel planın olmaması
durumunda Yönetim ve Gelişme Planı Genel Prensiplerinin ilgili maddesi çerçevesinde
yürütülecektir. Bu bölge içerisinde kalan meşcerelerde; meşcere bakımları,
silvikültürel
müdahaleler ve yol şebeke planında bulunan orman yollarının ve yol bakımlarının yapılması İl Şube
Müdürlüğünün bilgisi ve alandan sorumlu birimi ile işbirliği içerisinde Orman İşletme Şeflikleri
tarafından gerçekleştirilebilir. Şebeke planında bulunmayan yol yapımı talebi halinde Bölge
Müdürlüğünün uygun görüşü alınacaktır.
11- Ekoturizm: İl Şube müdürlüğü tarafından belirlenecek faaliyetler, yapılacak bir plan
çerçevesinde yine İl Şube müdürlüğünce eğitilecek alan kılavuzları eşliğinde yürütülebilecektir.
12- Yaylacılık: Bu bölge içerisinde yaylacılık faaliyetleri yapılmasına izin verilmez.
13- Madencilik: Bu bölge içerisinde 5. ve 6. Grup maden haricinde madencilik arama ve
işletme faaliyetleri yapılamaz. 5. ve 6. Grup madenlerin arama ve işletmesi genel prensipler 14.
78
maddesi çerçevesinde yapılabilir. Yol yapımı talebi halinde Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü
alınacaktır.
3.3.5 Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi (SKB)
Tabiatı koruma amacıyla belirlenmiş kurallara göre ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesine
izin verilen, çekirdek bölge ile insani faaliyetlere açık bölgeler arasında kalan alanlar sürdürülebilir
kullanım bölgesi olarak ayrılabilir. Sürdürülebilir kullanım bölgesinin maksadı, ekolojik ortam ile
uyumlu sürdürülebilir doğal kaynak kullanımını sağlamaktır.
Yaban Hayatı Geliştirme Sahası için belirlenmiş olan hedef türlerin korunması ve gelişimi
için ayrılmış olan MKB ve HKB üzerinde baskı unsuru yaratmayacak biçimde, Yaban Hayatı
Geliştirme Sahası sınırları içerisinde yöre halkının ve ziyaretçilerin alanın koruma statüsü ve
değerleri ile uyumlu temel, gündelik ve rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile doğal
kaynak kullanım biçimlerine (ormancılık, tarım, su kaynaklarının kullanımı, hayvancılık ve otlatma,
yerleşim, yaylacılık, alan yönetimi ve rekreasyonel faaliyetleri) izin verilen alanlardır.
Sürdürülebilir Kullanım Bölgesinde;
1- Arıcılık: İl Şube müdürlüğü tarafından doğaya uygun arılık yerleri planlanır ve tesis
edilir. Planlanan ve tesis edilen arılık yerleri hariç İl Şube Müdürlüğünden izin almak ve ağaçlara
zarar vermemek koşuluyla kara kovan konulabilir.
2- Bitki Toplama: Belirtilen yerlerde, dönemlerde ve miktarlarda İl Şube Müdürlüğünün
belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde bitki toplanılmasına izin verilebilir.
3- Su Kullanım Koşulları: Su kullanım koşulları için 3 (üç) farklı üniversitenin yaban
hayatı başta olmak üzere yapılacak yatırımın özeliğine göre idarenin uygun göreceği bilim
dallarında konusunda uzmanlaşmış öğretim üyelerince hazırlanacak, tesisin bu yaban hayatı
geliştirme sahasındaki hedef tür ve diğer türlerin bu alandaki devamlılığını tehlikeye
düşürmeyeceğini ve ekosistemi bozmayacağını belirtir ekosistem değerlendirme ve çevre düzen
raporu sonucunda Sulak Alanlar Mevzuatı çerçevesinde yürütülür.
4- Balık Üretim İstasyonları: Mevcut tüm balık çiftliklerinin, derelerin kirlenmesi ve
biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla alanın gelişim amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi
esastır. Bu alanlara ticari amaçlı yeni balık çiftlikleri Bölge Müdürlüğünce belirlenecek esas ve
usuller çerçevesinde kurulabilir. Var olan ticari işletmeler ile kurulacak yeni işletmeler İl Şube
Müdürlüğü tarafından istenilen ek önlemleri almakla sorumludurlar.
5- Avcılık: Envanteri yapılmış, sürdürülebilir kullanıma uygun olarak belirlenen alanlarda
ve sayılarda av hayvanlarının;
a) Karada yaşayanlarının avcılığı, Genel Müdürlükçe onaylanan Avlanma Planı çerçevesinde,
belirlenen kota sayısı kadar ve belirlenen bedellerle,
79
b) Suda yaşayanlarının avcılığı, Su Ürünleri Sirkülerinde yasaklanan dereler hariç Bölge
Müdürlüğünün uygun görüşü ve izniyle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sportif olta
balıkçılığı çerçevesinde yaptırılabilir.
Avcılık faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini temin için uygun olan yerlere doğaya uygun
gözlek yerleri ve bek yerleri yapılabilir. Av organizasyonu Kara Avcılığı Kanunu ve buna ilişkin
yönetmelikler çerçevesinde yapılır.
6- Kamu Kurumlarının Yatırımları: Korunan alan içerisinde veya yakın çevresinde
yaşayan halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere başka bir seçenek olmaması halinde kamu hizmetleri
yatırımlarına (yol, su, elektrik, telefon vb. her türlü alt ve üst yapı) ticari amaçlı olmaması
kaydıyla Bölge Müdürlüğünce belirlenen şartlar çerçevesinde izin verilebilir. İzin verilmesi
halinde Genel Müdürlüğe bilgi verilir.
7- Planlama: Bu bölge içerisinde yaban hayatı tanıtım merkezi, av köşkleri, bungalovlar,
bekçi kulübesi, giriş kulübesi vb. yapı ve tesisler yapılabilecektir. Yeni yerleşim yerleri ve yaylalar
ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde yapılacak imar planı dahilinde sınırlı olarak yer alabilir.
8- Tarım ve Hayvancılık Faaliyetleri: Ekosisteme zarar vermeyecek tarım
uygulamaları devam ettirilecektir. Ekosisteme ve yaban hayatına zarar verecek kimyasallar,
zirai ilaçlar ve gübreler kullanılmaması için İl Şube müdürlüğünce ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarla temasa geçilerek gerekli önlemler alınacaktır. Ayrıca bu konuda kamuoyunun
bilgilendirilip bilinçlendirilmesi sağlanacaktır. Mevcut hayvan çiftliklerinin gelişme ve
yönetim planı amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi İl Şube müdürlüğü tarafından
denetlenecektir. Yeni çiftliklerin kurulması talepleri plan hükümlerine aykırı olmayacak
durumlarda Bölge Müdürlüğünce değerlendirilecektir. Sonucundan Genel Müdürlüğe bilgi
verilecektir. Tarım ve hayvancılığın teşviki için gerekli olan yapı ve tesislerin (ahır, samanlık,
kümes, havuz, depo vb.) yapımına izin verilecektir.
9-Mera Alanları, Subalpin/Alpin Alanlar, Otlatma: Yaban hayatı hükümlerini içeren
Genel Müdürlük görüşleri otlatma planını yapacak ilgili kuruma bildirilir. Nesli tehlikede endemik
bitkilerin bulunduğu alanlar otlatma kapsamı dışında tutulur. Köylere ve yaylalara tahsis edilecek
mera alanlarında taşıma kapasitesinin hesaplanması zorunludur. Büyükbaş ve küçükbaş
hayvanların belirlenecek ve planlanacak mera alanları dışarısına başıboş bırakılması
kesinlikle yasaktır. Ormanlık alanlarda otlatma yürürlükteki mevzuat çerçevesinde belirlenecektir.
10- Ormancılık: Yönetim ve Gelişme Planı genel prensipleri çerçevesinde yürütülecektir.
Şebeke planında bulunmayan yol yapımı talebi halinde Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü
alınacaktır.
11- Ekoturizm: İl Şube müdürlüğü tarafından belirlenecek faaliyetler, yapılacak bir plan
çerçevesinde yine İl Şube müdürlüğünce eğitilecek alan kılavuzları eşliğinde yürütülebilecektir.
12- Yaylacılık: Bu bölge içerisindeki yaylaların mevcut durumları korunarak geleneksel
kullanımları ile faaliyetlerine devam etmeleri sağlanacaktır. Yaylaların kullanımı sınırları
80
belirlenen alanlarda İl Şube müdürlüğü ve ilgili kurumlarca hazırlanacak plan çerçevesinde yaban
hayatına ve ekosisteme zarar vermeyecek şekilde olacaktır. Bu konuda kamuoyu bilgilendirilip
bilinçlendirilecektir.
13- Madencilik: Bu bölge içerisinde Genel Prensiplerde yasaklanmış olan 1. ve 2. Grup
madenler haricindeki madenlerin arama ve işletilmesi yapılabilir. Arama ve işletme faaliyetleri
genel prensipler 14. madde çerçevesinde sürdürülür. Yol yapımı talebi halinde Bölge
Müdürlüğünün uygun görüşü alınacaktır.
3.3.6 Kontrollü Kullanım Bölgesi (KKB)
Korunan alanlar içerisinde yer alan turizm ve rekreasyon alanları, yerleşim yerlerinin yer
aldığı alanlar turizm ve rekreasyon hizmetlerinden ziyaretçilerin faydalanmasını sağlamak ve
mevcut yerleşim alanlarında planlı gelişimi sağlamak amacıyla Kontrollü Kullanım Bölgesi olarak
ayrılır.
Bu bölgede yapılacak Balık üretim istasyonları, yeni yerleşim bölgeleri, turizm ve
rekreasyon alanları, 3.4.5. ve 6. Grup madenler ve enerji yatırımları için Genel Müdürlüğün
belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde hareket edilir. Diğer her türlü faaliyet Bölge Müdürlüğünün
uygun görüşü çerçevesinde gerçekleştirilebilir
Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS koruma hedefleri için düzenlenen tehdit analizi
çalışmasında baskı, baskının kaynağı ve baskının ortadan kaldırılmasına yönelik çözümler ortaya
konulmuştur.
Bu
çözümlere
ulaşmak
için
çözüm
yollarının
programlar
çerçevesinde
sınıflandırılması, önceliklendirilmesi ve öngörülen faaliyetlerle tehditlerin (baskıların) ortadan
kaldırılmasına ve sahanın sürdürülebilir kullanılması için stratejik uygulama planı düzenlenmiştir.
3.4 PROGRAMLAR, HEDEFLER VE STRATEJİK UYGULAMA PLANI
Programlar:
1-Koruma programı.
2-Eğitim ve bilinçlendirme Programı.
3-Doğal kaynak kullanım Programı.
4-İzleme programı.
PROGRAM 1: KORUMA PROGRAMI
Hedef 1.1: Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içinde bulunan yaban keçisi, ÇBDK ve boz
ayının yaşam alanları ile birlikte korunarak populasyonlarını artırmak.
81
Politika ve Temel Mantık
Yaban keçisi, ÇBDK ve Boz ayının populasyonlarında, beslenme, barınma ve üreme
alanlarında insan kullanımlarından ve kaçak avcılıktan kaynaklanan baskılardan dolayı azalma
olmuştur ve tehditler devam etmektedir. Alanın av planı yapılarak ve koruma sistemi güçlendirilip
devamlılığı sağlanarak sürdürülebilir bir av sistemi oluşturulması ve habitat bölünmelerinin önüne
geçilmesi ile yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve boz ayının alandaki populasyonu
artırılarak devamlılığı sağlanacaktır.
Strateji 1.1.1: Sürdürülebilir avlanma sistemini oluşturmak
Amaç 1: Alanın sürdürülebilir avlanma planını yaparak yaban keçisi populasyonunu
artırmak.
Strateji 1.1.2: YHGS ve çevresinde kaçak avcılığı kontrol altına almak.
Amaç 1: Koruma ekiplerinin personel sayısını artırarak ve araç yönünden destekleyerek
daha aktif hale gelmelerini sağlamak.
Amaç 2: Alandaki mevcut koruma sistemini köy tüzel kişiliği ve benzeri yaklaşımlarla
(yöre halkından hizmet satın alma vb) yapmak.
Amaç 3: Ayı ve insan çatışmasını engellemek
Strateji 1.1.3: Yaban keçisi ve çengel boynuzlu dağ keçisi beslenme ve yaşama
alanlarının korunması.
Amaç 1: Alandaki ormancılık faaliyetlerinin yaban hayatı koruma ve geliştirme öncelikli
olmasını sağlamak.
Hedef 1.2: YHGS’deki Peri Çayı akarsu ekosisteminin ve Kelkaş Vadisi’nin
jeomorfolojik yapısının korunmasını sağlamak.
Politika ve Temel Mantık
Yaban keçisi ve çengel boynuzlu dağ keçisi üreme, beslenme ve yaşama alanları Kelkaş
Vadisi ve Peri Çayı’nın YHGS ile ilişkili bölümleri ile doğrudan bağlantılıdır. Her iki habitatın
bozulması hedef türlerin alanda yaşamlarını devam ettirememelerine sebep olacaktır. Ayrıca her iki
habitat ender doğal güzelliklere ve doğa turizmi potansiyeline sahiptir. Üzerlerinde mevcut doğal
yapılarını bozacak kullanımlar ve kullanım talepleri YHGS’nin var olma nedenlerini ortadan
kaldırabilecek düzeydedir. Bu nedenle Kelkaş Vadisi ve Peri Çayı’nın YHGS ile ilişkili
bölümlerindeki kaynak kullanımlarının ve kullanım taleplerinin bu habitatlara zarar vermemesi için
bir strateji oluşturulması gerekmektedir.
Strateji 1.2.1: Peri Çayı’nın ve Kelkaş Vadisi’nin doğal yapısını ve peyzaj değerlerini
geleceğe taşımak
82
Amaç 1: YHGS'deki yaban hayatı için önemli olan Peri Çayı ve Kelkaş Vadisi’nin
ekosistemlerini, peyzaj değerlerini ve jeolojik yapısını bozacak her tür doğal kaynak kullanımını
engellemek.
PROGRAM 2: DOĞAL KAYNAKLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIMI
Hedef 2.1: Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’nin doğal kaynaklarının sürdürülebilir
kullanımını sağlamak
Politika ve Temel Mantık
YHGS aynı zamanda bir tür koruma alanı olarak değerlendirildiğinde türün korunması
için gerekli olan koruma kararları alınırken bu kararların diğer ilgi gruplarının çıkarlarını da
gözetmesi gerekmektedir. Bu anlamda yapılacak bir planlama alandaki kaynakların yaban hayatına
olumsuz etki yapmadan kullanılmasında tasarlamalıdır. Alan ve çevresinde yaşayan insanların ve
alana olabilecek toplumsal ve bireysel taleplerin (turizm, otlatma, ormancılık, vb) koruma
hedeflerine ulaşmayı engellemeyecek şekilde değerlendirilmesi kurumca yapılması gerekenlerin
yapılmasını gerektirir.
Bu program altındaki hedefler ile alandaki doğal kaynakların kontrollü ve sürdürülebilir
kullanılabilmesi beklenmektedir.
Strateji 2.1.1: Sahada sürdürülebilir doğa turizminin olmasını sağlamak.
Amaç 1: Alanda doğa turizmi potansiyelini ortaya koymak ve uygulamak.
Strateji 2.1.2: Alandaki otlatma baskısını azaltmak
Amaç 1: YHGS’de büyükbaş ve küçükbaş hayvan otlatmasını sürdürülebilir kullanım
zonu sınırları içerisine çekmek.
Amaç 2: Alternatif geçim kaynakları geliştirmek.
PROGRAM 3: EĞİTİM VE BİLİNÇLENDİRME
Hedef 3.1: Tüm ilgi gruplarının Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının korunmasına ve
yönetimine katkıda bulunabilmelerini sağlayacak bir doğa ve doğa koruma bilinci oluşturmak.
Politika ve Temel Mantık
Tüm ilgi gruplarının öncelikle sahadaki fauna elemanları olmak üzere ekoloji, çevre
bilinci, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı, doğal peyzaj ve su kaynaklarının önemi konularında
bilinçlenmeleri ve eğitilmeleri ile alanın daha iyi korunması ve ilgi gruplarının alan yönetimine
katılması hedeflenmektedir.
Strateji 3.1.1: Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS ilgi gruplarını doğa koruma ve yaban
hayatı konusunda bilinçlendirmek.
83
Amaç 1: Korunan alan sınırları içerisinde ve yakın civarında bulunan avcıları eğitmek.
Amaç 2: YHGS içinde ve çevresinde yaşayan yöre halkının yaban hayatı biyolojik
çeşitlilik ve su kaynakları konusunda bilincini arttırmak.
Amaç 3: YHGS ile ilgili kurumları sahanın önemi, kaynak değerleri, sürdürülebilir
kullanım hakkında bilinçlendirmek
Amaç 4: Saha çevresindeki okul çocuklarında küresel ısınma, yaban hayatı ve alanın
kaynak değerleri konusunda bilinç oluşturmak.
Amaç 5: Korunan alanlarda doğa bilincini geliştirmek amacıyla kurumsal kapasiteyi
arttırmak.
Strateji 3.1.2: Doğa koruma alanlarındaki madencilik faaliyetlerinin olumsuz etkilerine
karşı tedbir almak.
Amaç 1: Alandaki maden arama taleplerini önleyici strateji geliştirmek
Strateji 3.1.3: YHGS’nin biyolojik zenginliklerini ortaya çıkarmak.
Amaç 1: Alanda flora ve fauna ile ilgili araştırmaları desteklemek.
PORGRAM: 4 İZLEME
Hedef 4.1: Alanın ekosisteminin ve önemli fauna türlerinden olan yaban keçisi, çengel
boynuzlu dağ keçisi ve bozayı popülasyonlarının izlenebilmesi için mekanizmalar kurulmasını
sağlamak
Politika ve Temel Mantık
Türlerin yaşadığı ekosistemin durumu ile türlerin populasyonunun izlenmesi, bu
hususlarda yapılan çalışmaların değerlendirilmesinden sonra yapılacak değerlendirmelere göre
etkin ve uygulanabilir kararlar alınmasını sağlamaktır.
Strateji 4.1.1: Türlerin populasyonlarının izlenmesi.
Amaç 1: Yaban keçisi populasyonunun izlenmesi.
Amaç 2: Çengel boynuzlu dağ keçisi populasyonunun izlenmesi
Amaç 3: Boz ayı populasyonunun izlenmesi
Strateji 4.1.2: Su kaynaklarını izlemek.
Amaç 1: Yaban Hayatı Geliştirme sahasındaki su kaynaklarındaki değişimlerin ortaya
konulması.
Strateji ve amaçlara ulaşmak için yapılması gereken faaliyetleri ve gerçekleştirileceği
yılları ve faaliyet önceliklerini gösteren tablo düzenlenmiştir. Faaliyetlerin Önceliklendirilmesinde
84
(1) en önce yapılması gereken faaliyet olmak üzere (3) e kadar değer verilmiştir. Faaliyetlerin
önceliklendirilmesinde yapılacak faaliyetin tehdit ve sorunların çözümünde aciliyeti, etkileme
derecesi, yapılabilirliği gibi kriterler kullanılmıştır.
Alandan sorumlu birim bir yıl önceden faaliyetlerin detaylı açılımını yaparak gerekli
maliyeti ortaya çıkaracak ve yılı içerisinde bütçesine koyulmasını sağlayacaktır. Çeşitli imkansızlık
veya zorunlu olarak yapılamayan faaliyetler bir sonraki yılda mutlaka gerçekleştirilecektir.
Gerçekleşen faaliyetler ve yaptıkları etkiler bir rapor halinde düzenlenerek DKMP Genel
Müdürlüğüne gönderilecek ve izleme dosyasında muhafaza edilecektir.
Stratejik Uygulama Planınında tanımlanan faaliyetler ilk planlama döneminde 2012-2016
yılları arasında olduğundan ve tamamlanmadığından uygulanmasına devam edilecektir. 2016
yılında uygulama planının yenilenmesi gündeme gelecektir.
Tablo 3.2 Stratejik Eylem Planı
PROGRAM 1: KORUMA PROGRAMI
Hedef 1.1: Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içinde bulunan yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ
2015
2016
2014
göstergesi
2012
Öncelik
Başarı
2013
keçisi ve boz ayının yaşam alanları ile birlikte korunarak populasyonlarını artırmak.


Sorumlu Birim
Strateji 1.1.1
Sürdürülebilir
avlanma sistemini
oluşturmak
Amaç 1:
Alanın
sürdürülebilir
avlanma planını
yaparak yaban
1
keçisi



populasyonunu
Gözlek yerleri
Bingöl Şube
artırmak.
tespit edildi
Müdürlüğü
Faaliyet 1.1:
2



Alandaki Yaban
keçisi için gözlek
Envanterler
yerleri tespit ve
düzenli yapılıyor
Bingöl Şube
Müdürlüğü
85
tesis edilmesi
2
Faaliyet 1.2:



Alandaki Yaban
keçisi ve çengel
boynuzlu dağ
Bingöl Şube
Av planı yapıldı.
Müdürlüğü
keçisi populasyon
envanterlerinin
düzenli yapılması
Faaliyet 1.3:
Bingöl Kiğı
Şeytandağları
YHGS’nin
avlanma planının
1
yapılması




Strateji 1.1.2
YHGS ve
çevresinde kaçak
avcılığı kontrol
altına almak.
Raporun
Amaç 1:
hazırlanması.
Koruma
yönetimin ekibi
Bingöl Şube
Müdürlüğü
ekiplerinin personel güçlendirmesi
sayısını artırmak ve
teknik ve araç
kapasitesini
artırmak.

2
Faaliyet 1.1:


Av koruma
ekiplerinin nitelik
ve nicelik olarak
güçlendirilmesi,
DKMP Genel
için kapsamlı bir
Müdürlüğü,
rapor hazırlanması,
Bingöl Şube
donanım ve elaman
Müdürlüğü
talebinin yapılması. 2 adet
köy tüzel kişiliği

3
86

ile protokol
Amaç 2:
imzalandı
Alandaki mevcut
koruma sistemini
köy tüzel kişiliği ve

2
benzeri
yaklaşımlarla
Bingöl Şube
(hizmet satın alma
Müdürlüğü
vb) yapmak.
Faaliyet 2.1:
1




Alandaki mevcut

koruma sistemini
köy tüzel kişiliği ve Bilgilendirme
benzeri
yapıldı.
yaklaşımlarla 3 yıl
Başvurular
içinde en az 2
desteklendi.
Bingöl Şube
Müdürlüğü
köyde etkin hale
getirmek.
Bingöl Şube
Amaç 3:
Müdürlüğü
Boz ayı ve insan
Bilgilendirme
çatışmasını
yapıldı.
engellemek
Başvurular
Faaliyet 3.1:
desteklendi
Tarım alanlarının
çevresine
elektroşoklu tellerle
çevrilmesine
ekonomik ve teknik Projesi yapıldı.
destek verilmesi
Uygulanıyor
2


2


Faaliyet 3.2:
Arı kovanlarının
yükseltilmiş
platformlar üzerine
taşınması için
teknik ve ekonomik
destek verilmesi
87

Faaliyet 3.3:
Orman içlerine ve
yerleşim yerlerine
Bingöl Şube
uzak ayı yaşam
Müdürlüğü,
alanlarına yabani

2
meyve fidanları

Orman Böl.
Md.
dikmek ve var
olanları korumak
Strateji 1.1.3
Yaban keçisi ve
çengel boynuzlu
Bingöl Şube
dağ keçisi
Müdürlüğü,
beslenme ve
Orm. Böl. Md.
yaşama alanlarının
korunması
Amenajman
Amaç 1:
Plan değişikliği
Alandaki
yapıldı.
Bingöl Şube
ormancılık
Müdürlüğü,
faaliyetlerinin
Orman Bölge
yaban hayatı
Müdürlüğü
koruma ve
geliştirme öncelikli
olmasını sağlamak.
Projesi yapıldı.
Uygulanıyor.
Faaliyet 1.1:
Sahadaki baltalık
Ekosistem
meşe ormanlarının
tabanlı
odun üretimi
Fonksiyonel
amacıyla kesiminin orman
durdurulması için
amenajman planı
gerekli plan
düzenlendi
değişikliğinin
88
yapılması
Faaliyet 1.2:
Bozuk meşe
alanlarının
rehabilite edilerek
ormanlık alanın
artırılması
Faaliyet 1.3:
Mevcut orman
amenajman planının
YHGS Yönetim ve
Gelişme planı
ilkeleri
doğrultusunda
ekosistem tabanlı
fonksiyonel orman
amenajman planı
şeklinde
düzenlenmesi.
Hedef 1.2: YHGS'deki Peri Çayı akarsu ekosisteminin ve Kelkaş Vadisi’nin jeomorfolojik
yapısının korunmasını sağlamak.
Strateji 1.2.1
Peri Çayı’nın ve
Kelkaş Vadisi’nin
doğal yapısını ve
peyzaj değerlerini
geleceğe taşımak
Amaç 1: Yaban
89
2016
2015
2014
2013
2012
göstergesi
Sorumlu
Öncelik
Başarı
Birim
hayatı için önemli
olan Peri Çayı ve
Kelkaş Vadisi’nin
ekosistemini,
peyzaj değerlerini
ve jeolojik yapısını
bozacak her tür
doğal kaynak
kullanımını
engellemek.
Faaliyet 1.1:
Başvuru ve
2





YHGS içerisindeki talepler
her tür doğal
incelendi ve
kaynak
yanıtlandı.
Bingöl Şube
Müdürlüğü
kullanımının plan
Bingöl Şube
ilkeleri
doğrultusunda
değerlendirilmesi.

3


Müdürlüğü
Koruma
programı
Faaliyet 1.2:
oluşturuldu ve
Kaçak balık
eğitim çalışması
avcılığı için
yapıldı.
koruma programı
oluşturulması ve
amatör balık
avcılarının
bilinçlendirilmesi.
PROGRAM 2: DOĞAL KAYNAKLARIN SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIMI
Hedef 2.1: Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS’nin doğal kaynaklarının sürdürülebilir kullanımını
Strateji 2.1.1
90
2016
2015
2014
2013
göstergesi
Sorumlu
2012
Başarı
Öncelik
sağlamak
Birim
Sahada
sürdürülebilir doğa
turizminin olmasını
sağlamak.
Amaç 1: Alanda
doğa turizmi
potansiyelini ortaya
koymak ve
uygulamak.
Faaliyet 1.1:
Alandaki mevcut
Taşıma

3
kapasitesi

Bingöl Şube
Müdürlüğü,
belirlendi
Üniversite, Araş.
turizm
Md.
faaliyetlerinin ve
taşıma kapasitesini

3
ortaya konulması.
Güzergahlar
Faaliyet 1.2:
tespit edildi.

Bingöl Şube
Müdürlüğü
Alanda turizm
amaçlı yer ve

3
güzergâhların
Güzergahlar
tespiti.
düzenlendi
Faaliyet 1.3:
kurallar
Tespit edilen
belirlendi.


Bingöl Şube
Müdürlüğü
güzergâhların
değerlendirilmesi,
düzenlenmesi ve

3
Bingöl Şube

Müdürlüğü
kullanım
kurallarının
Seyir noktaları
belirlenmesi.
tespit edildi ve
Faaliyet 1.4:
düzenlendi.
Bingöl Şube
Yaban hayatı
Müdürlüğü
gözlemi için uygun

3
seyir noktalarının
tespit edilmesi ve
Tesisler yapıldı
düzenlenmesi
ve kullanılıyor.
Faaliyet 1.5:
91



Koruma ve av
turizmi için
kulübeler
yapılması.
Strateji 2.1.2
Alandaki otlatma
baskısını azaltmak
Bingöl Şube
Amaç 1:
Müdürlüğü
YHGS’de
büyükbaş ve

2




küçükbaş hayvan
otlatmasını
Sürü sahipleri ile
sürdürülebilir
görüşüldü
kullanım zonu
sınırları içerisine
çekmek.
Faaliyet 1.1:
Bingöl Şube
Hayvan
Müdürlüğü
sahipleriyle
görüşmeler yaparak
2


ORKÖY,

Tarım Md.
planın bölgeleme
kararları hakkında
bilinçlendirme
yapılması.
Toplantılar
yapıldı, rapor
hazırlandı.
Amaç 2:
Bingöl Şube
Alternatif geçim
Müdürlüğü,
kaynakları
ORKÖY,
3

geliştirmek.



Gıda, Tarım
Hayvancılık İl
Faaliyet 2.1:
Alternatif geçim
Kredi ve
kaynakları
hibelere yönelik
oluşturmak üzere
proje hazırlandı.
Müdürlüğü
Gıda, Tarım ve
Hayvancılık İl
Müdürlüğü ve
ORKÖY ile
92
çalışmalar yapmak.
Faaliyet 2.2:
Geliştirilen
alternatif geçim
kaynakları için
kredi ve hibe
destekleri
araştırmak ve
projeler
geliştirmek.
PROGRAM 3: EĞİTİM VE BİLİNÇLENDİRME
Hedef 3.1: Tüm ilgi gruplarının Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının korunmasına ve
2016
2015
2014
2013
göstergesi
2012
Başarı
Öncelik
yönetimine katkıda bulunabilmelerini sağlayacak bir doğa ve doğa koruma bilinci oluşturmak.
Sorumlu Birim
Strateji 3.1.1
Bingöl Kiğı
Bingöl Şube
Şeytandağları
Müdürlüğü
YHGS ilgi
gruplarını doğa
koruma ve yaban
hayatı konusunda
bilinçlendirmek.
Amaç 1: Korunan
alan sınırları
içerisinde ve yakın
civarında bulunan
Avcılarla
avcıları eğitmek.
toplantı yapıldı.

1




Bingöl Şube
Faaliyet 1.1:
Müdürlüğü,
Her yıl yılda bir
Avcılar kulübü
kez olmak üzere
avcılara
bilinçlendirme
93
toplantısı yapmak..
Amaç 2:
YHGS içinde ve
çevresinde yaşayan
yöre halkının yaban
hayatı biyolojik
çeşitlilik ve su
kaynakları
konusunda bilincini
arttırmak.
Materyaller.

1




Basıldı.
Müdürlüğü,
Toplantılar
STK
düzenlendi.
Bingöl Şube
Faaliyet 2.1:
kullanarak köylerde


Müdürlüğü
Bilgilendirme
levhaları yapıldı
toplantılar
ve uygun
düzenlemek.
yerlere
Faaliyet 2.2:

1
Basılı ve görsel
materyaller
Bingöl Şube
yerleştirildi.
Bingöl Şube
Yaban hayatı
Müdürlüğü
sahasının önemini
2



vurgulayan
bilgilendirme
levhaları
hazırlamak ve
çevredeki yerleşim
merkezlerine
asmak.
Afiş, broşür,
poster v.b.
basıldı ve
Bingöl Şube
toplantılar
Müdürlüğü
düzenlendi
Faaliyet 2.3:
Köylerin


1
geleneksel
günlerinde
bilinçlendirme ve
İlgili kurumlar
tanıtım yapmak.
ziyaret edildi.

Protokol
yapıldı.
94


Faaliyet 2.4:
Bingöl Şube
Köy camilerinde
Müdürlüğü,
yaban hayatı ve
STK
çevrenin önemi ve
korunması

konusunda bilgi

1
verilmesinin
Bingöl Şube
sağlamak
Müdürlüğü,
Amaç 3:
YHGS ile ilgili
İlgili kurumlar
kurumları sahanın
ziyaret edildi.
STK, İlgili
kurumlar

önemi, kaynak
değerleri,


1

sürdürülebilir

Bingöl Şube
Müdürlüğü,
kullanım hakkında
Araştırma Md.,
bilinçlendirmek.
Doğa
Üniversite,
Faaliyet 3.1:
yürüyüşleri
STK
Saha ile ilgili
düzenlendi.
kurumlara alan

yönetim birimi

2
tarafından alanın
tanıtılması.
Faaliyet 3.2:
İlgi grubu kurum
yetkilileri ve
STK’larla birlikte
alanda yılda en az
bir kez doğa
yürüyüşü
düzenlemek.
Flora ve fauna
açısından
yapısını ortaya
koyan
araştırmalar
yapıldı
Faaliyet 3.3:
YHGS nın floral ve
faunal yapısını
detaylı olarak
belirlemek için
95

araştırma
çalışmaları
yapmak.
PORGRAM 4: İZLEME
Hedef 4.1: Alanın ekosisteminin ve hedef türler olan yaban keçisi, çengel boynuzlu dağ keçisi ve
boz ayı populasyonlarının izleme sisteminin kurulmasını sağlamak.
2016
2015
2014
2013
2012
göstergesi
Sorumlu
Öncelik
Başarı
Birim
Strateji 4.1.1
Hedef türlerin
populasyonlarının
izlenmesi.
Amaç 1:
Yaban keçisi
populasyonunun
izlenmesi.
Faaliyet 1.1:
Envanter
Yaban keçisi
tutanakları
1





Bingöl Şube
Müdürlüğü
envanterinin her yıl
iki defa katım
dönemi ve doğum
sonrası dönemde
yapılması.
Amaç 2:
Çengel boynuzlu
dağ keçisi
Bingöl Şube
populasyonunun
1
izlenmesi
Faaliyet 2.1:
Çengel boynuzlu
Envanter
Müdürlüğü

tutanakları
dağ keçisi
96




envanterinin her yıl
iki defa katım
dönemi ve
doğumdan sonraki
dönemde yapılması
Bingöl Şube
Amaç 3:
Müdürlüğü
Boz ayı
2
populasyonunun
izlenmesi
Faaliyet 3.1:





Envanter
tutanakları
Bozayı
envanterinin her yıl
1 defa doğumdan
sonraki dönemde
yapılması
Strateji 4.1.2
Su kaynaklarını
izlemek.
Bingöl Şube
Amaç 1:
Müdürlüğü,
Yaban Hayatı
DSİ,
Geliştirme
İl Özel İdaresi
Sahasındaki su
2

kaynaklarındaki
değişimlerin ortaya İzleme kayıtları
konulması.
Faaliyet 1.2:
Peri Çayı
yatağındaki fiziki
yapılaşma ve
faaliyetlerin yılda 2
defa izlenerek
raporlanması
97




3.5 İZLEME PROGRAMI
Korunan alanlara yönelik hazırlanan yönetim ve gelişme planlarının sürdürülebilir
olabilmesi için, stratejik planın faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve plan uygulamalarının alandaki
baskı ve sorunları etkileme düzeylerinin sistematik ve uygulanabilir bir izleme sistemi ile izlenmesi
çok önemlidir.
Bu amaçla, Bingöl Kiğı Şeytandağları YHGS yönetim ve gelişme planına yönelik olarak,
 Planda belirlenen koruma hedeflerine ulaşmak için yapılacak olan faaliyetlerin,
alandaki
baskı ve sorunlar üzerine yaptığı etkileri görebilmek,
 Alandaki her türlü ekolojik ve sosyal değişimi izleyebilmek,
 Sorunlara zamanında müdahale edebilmek,
 Aksayan konularda uygulama planında gerekli düzenlemeleri gerçekleştirebilmek.
amacıyla aşağıdaki izleme programı hazırlanmıştır.
Programda belirtilen çalışmalar zamanında uzman kişiler tarafından ve kurallara uygun
yapılmalıdır. Elde edilen veriler yine konusunda uzman kişiler tarafından değerlendirilmelidir.
İzleme çalışmalarının kurum personeli tarafından gerçekleştirilmesi olanağı yoksa hizmet
alım yöntemleri ile izleme çalışmaları aksamadan gerçekleştirilmelidir. Elde edilen veriler ve
değerlendirme sonuçları gerektiğinde yararlanılmak üzere arşivlenerek saklanmalıdır.
İZLEME PROGRAMI
Tablo 3.3 İzleme Tablosu
İzlenecek
İzleme
Konu
Yöntemi
İzleme zamanı
Gerekli malzeme
Bot, dürbün,
Sorumlu
Başarı
kişi / birim
göstergesi
Yaban keçisi
-Yerden
Yılda iki defa
Bingöl
Sayımlar
ve çengel
Doğrudan
sayım yapılacaktır: teleskop, GPS
Şube
yapıldı.
boynuzlu dağ
Gözlem Metodu 1- Çiftleşme
cihazı, çadır, mat, Müdürlüğü Görsel
keçisinin
ile Total Sayım Dönemi sayımı
fotoğraf makinesi
istatistiki
populasyon
(Gözlek
(Ekim-Aralık)
vb. gereçler.
tablolar
gelişimi.
Metodu)
2- Yavrulama
oluşturuldu.
dönemi sonrası
sayımı
(Haziran Temmuz)
Peri Çayı ile
Mevsime göre
Mart – Eylül
Araç,
98
Bingöl
İzleme
onu besleyen
su miktarındaki aylarında yılda iki fotoğraf makinesi Şube
önemli dere
değişimleri
ve su
ölçmek.
kaynakları.
Akarsu yatak ve
kayıtları ve
Müdürlüğü paporlar
kez
düzenlendi.
çevresindeki
fiziki
faaliyetleri
gözlemek ve
tespit etmek.
Boz ayı
1- Dolaylı
Yavrulama dönemi Bot, dürbün
Bingöl
Sayımlar
Gözlem
sonrası yılda bir
teleskop, GPS
Şube
yapıldı.
Teknikleri .
defa sayım
cihazı, çadır, mat , Müdürlüğü Görsel
2- Doğrudan
yapılacaktır
fotoğraf makinası
istatistiki
vb. gereçler.
tablolar
Gözlem Metodu (Haziran ile Total Sayım Temmuz)
Bingöl Kiğı
Yıllık plan
Şeytandağları uygulama
oluşturuldu.
Her yılın sonunda
Bingöl
Plan
(Aralık ayı)
Şube
uygulama
Müdürlüğü raporları
YHGS
larının
bir rapor ile tespit
Yönetim ve
gerçekleşme
yapılacak.
gelişme planı düzeyinin
stratejik plan
raporlanması.
düzenlendi.
DKMPGM’ye
sunulacak.
uygulamaları
3.6 DEĞERLENDİRME VE PLANIN AKTÜEL DURUMA UYARLANMASI
Yönetim ve Gelişme Planı’nın tamamının gözden geçirilmesi, değerlendirilmesi ve
revizesi Bingöl Şube Müdürlüğü tarafından yapılacaktır. Planın uygulanmasında uygulamalar bir
yıl önceden bütçelendirilerek ve detayandırılarak zaman programları hazırlanacaktır. Her yıl
gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili yıl sonu raporu düzenlenerek plan uygulamalarının izlenmesi
gerçekleştirilecektir.
Stratejik uygulama planı bölümü uygulamaların gerçekleştirilmeleri ve oluşabilecek
ekolojik - sosyal değişimler de göz önünde bulundurularak BEŞ (5) yılda bir yenilenecektir.
Yönetim ve Gelişme Planı’nın ON (10) yılda bir genel REVİZYONU gerektiğinde
YENİLENMESİ uygundur.
99
4 KAYNAKLAR
 Bingöl DKMP Şube Müdürlüğü kayıtları
 Mülga Bingöl Tarım İl Müdürlüğü kayıtları
 Bingöl Valiliği resmi web sitesi
 Bingöl İl Özel İdare Müdürlüğü kayıtları
 Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü kayıtları
 Bingöl Tapu Kadastro Müdürlüğü kayıtları
 Elazığ DSİ 9. Bölge Müdürlüğü kayıtları
 Elazığ Orman İşletme Müdürlüğü Kiğı İşl. Şefliği Amenajman Planları ve kayıtları
 Antalya Akseki İbradı Üzümdere YHGS Yönetim ve Gelişme Planı (2010)
 Nihat TURAN, 1984:Türkiyenin Av ve Yaban Hayvanları
 Türkiyenin Doğa Rehberi, 2005
 Kare Kare Türkiye Bitkileri (Plants of Turkey-KUTLUK ve AYTUĞ)
 Bingöl Dağları ve Çevresi Florası - ENGİN (1990)
 Kiğı ve Özlüce Barajı ,Yedisu ve Durusu HES ÇED raporları
 TÜBİTAK TÜBİVES web sitesi
 Türkiye Florası (P. H. DAVİS)
 MTA resmi web sitesi
İlgili Kanun veYönetmelikler
 Kara Avcılığı Kanunu (No.4915) ve Yönetmelikleri,
 DKMP Genel Müdürlüğünün Tamim ve Yönetmelikleri
 Çevre Kanunu (No. 2872) ve Yönetmelikleri
 Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu (No. 2863) ve Kanunun Yönetmeliği
 Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği (Resmi Gazete No. 25818, 17.05.2005)
 İmar Kanunu (No 3194) ve Belediye ve Mücavir Alan Sınırları İçinde İmar Planında
Bulunmayan Alanlarda Uygulanacak İmar Yönetmeliği
 Turizm Teşvik Kanunu (No. 2634)
 Mera Kanunu (No. 4342) ve Yönetmeliği
100
 Ormanlarda ve orman içinde bulunan otlak, yaylak ve kışlaklarda hayvan otlatma
yönetmeliği
 Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu (No. 5403)
 İl Özel İdaresi Kanunu (No. 5302)
 Maden Kanunu (3213 sayılı)
 Köy Kanunu (No. 442)
101
BİNGÖL KİĞI ŞEYTANDAĞLARI YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI
YÖNETİM ve GELİŞME PLANI ONAYI
İş bu Yönetim ve Gelişme Planı …. sayfa, … CD ve … haritadan oluşmuş olup; arazi
özelliklerine ve 4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve 8/11/2004 tarih ve 25637 sayılı
resmi gazetede yürürlüğe giren Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme
Sahaları ile İlgili Yönetmeliğe uygundur.
/
/ 2014
.... ....
….. Mühendisi
02/ 07/ 2014
Ali ÖZCE
İl Şube Müdürü V.
/ / 2014
Yusuf SOYSAL
XIII. Bölge Müdürlüğü
Avcılık ve Yaban
Hayatı Şube Müdürü V.
Tatbiki uygundur.
/ / 2014
M.Sıddık KILINÇER
Orman ve Su İşleri Bakanlığı XIII. Bölge M.d
4915 sayılı Kara Avcılığı Kanunu ve 8/11/2004 tarih ve 25637 sayılı resmi gazete
yürürlüğe giren Yaban Hayatı Koruma ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları ile İlgili
Yönetmeliğe göre hazırlanan Bingöl Kiğı Şeytandağları Yaban Hayatı Geliştirme
Sahası Yönetim ve Gelişme Planı onayıdır.
Tarafımızdan incelenmiştir.
/ / 2014
Şevket TAŞ
Harita Yük. Mühendisi
/ / 2014
Mehmet Ali YAŞAR
Şube Müdürü
/
Kontrol
/ 2014
Sabri KİRİŞ
Genel Müdür Yardımcısı
Cihangir ALTUN
Daire Başkanı
/
ONAY
/ 2014
Ahmet ÖZYANIK
Genel Müdür
102
5 EKLER, FOTOĞRAFLAR, HARİTALAR
Yönetim ve gelişme planı ekinde 1/25.000 ölçekli bölgeleme haritası çıktısı yer almaktadır.
Ayrıca CD içerisinde:

CBS ortamında üretilmiş veri tabanı,

PDF ve WORD formatında yönetim ve gelişme planı metni,

JPEG formatında bölgeleme haritası bulunmaktadır.
103
Download

Revize Planı - 13.Bölge Müdürlüğü